Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: Nefis Terbiyesi — Sayfa 5

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Nefis Terbiyesi(499) — Sayfa 5/7

Nefis ile mücadelede İslam dünyası ne durumda?

Hz. Pir de ona diyor zaten diyor ki cehennem senin içinde ve bu cehennem yedi denizin suyunu içse yine harareti sönmez. Sebep? Sen bu nefs-i emmare de durduğun müddetçe o senin içini yakacak. O hararet sende sönmeyecek. Sen nefsine uydukça daha fazla uymayı isteyeceksin. Uydukça daha fazla uymayı isteyeceksin. Haramı katmerleyeceksin. Haramı işlerken bir daha katmerleyeceksin. Bir daha katmerleyeceksin çünkü nefis öyle bir ejderha ki haramı katmerleyerek yaptırmak ister. Birisiyle kavga edeceksin, daha şedit kavga ettirir sana. Eşinle tartışacaksın, daha şedit tartıştırır seni. Küfrettirir sana, el kaldıttırır, tokat vurdutturur, çocuğuna tokat vurdutturur, çocuğuna zulmettirir. Bir insan çocuğunu alır yere çarpar mı? Alır yere çarpar. Nefis böyle bir ejderhadır. Bir insan eşini aymış sekiz kez bıçaklar mı ya! insan eşini atmış kez, atmış sekiz kez bıçaklar mı? Atmış sekiz kez! Nefis böyle bir ejderhadır. insanı yalar yutar. Sen nefsine uymaya gör. Sen emmareye uyumaya gör! Öldürsen dersin ki ya canım rahat etmedi, adam öldürmüş ölünün üzerine bir şarjör daha sıkmış. Nefis böyle bir şeydir. Adam öldürmüş, parçalara ayırıyor, bunu gazetelerden basından okuyoruz. Nasıl bir nefis var insanda! Öldürdüğün insanı nasıl kasap gibi parçalara ayırdın da parça parça poşetlere koydun da hiç mi için sızlamadı! Hiç mi vicdanın sızlamadı! Hiç mi bu da Allah’ın kuludur, bu da bir insan evladıdır demedin! Demez! Nefis böyle bir ejderhadır. Bakın böyle bir ejderhadır. Kendi çocuğunu ateşe attırır, kendi eşini ateşe attırır. Nefis böyle bir ejderhadır. Bak şimdi dünyaya, bak etrafına, nefsinin heva hevesine düşenleri gör. Nasıl eşlerini çocuklarını zulme maruz bırakıyorlar, nasıl Müslümanları zulme maruz bırakıyorlar, nasıl kendi rahatlarını düşünüyorlar, nasıl kendi paralarını, pullarını, makamlarını düşünüyorlar, nasıl kendi hayatlarının şatahatını, şatafatını düşünüyorlar, nasıl hayatlarını böyle ultra zenginliğin içerisinde sefil bir şekilde yaşıyorlar! Nefis böyle bir ejderhadır. Bakın böyle bir ejderhadır. Onunla mücadele etmediğin müddetçe, onun başını ezmediğin müddetçe senin başına sarmayacağı hiçbir şey yoktur. Sana işletmeyeceği hiçbir haram yoktur. Her haramı sana işletir. Her haramı! Düşünebileceğin en uç haramı işletir sana. Öyle ben kendi kendime ben adamım, ben erkeğim, ben efeyim, ben yiğidim, ben şöyleyim… Sakın!Nefsin alt edemeyeceği hiç kimse yoktur.. Nefis onu alt eder. Allah muhafaza eylesin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1370-1385. Beyitler Şerhi

Nefis ile cihad nedir?

“Hak’tan ona şu nida gelmedikçe bu kadar azaba da kanaat etmez.’Doydun mu’ denir. O, kurt ve sırtlan gibi hayır doymadım der. İşte sana ateş, işte sana hararet! Bütün bir âlemi bir lokma edip yutar da yine de midesi ‘daha fazla yok mu’ diye bağırır.” Kaf Suresi, ayet 30, cehennem doymuyor yani. O gün cehenneme doldun mu deriz. O da daha da var mı der. Cehennem aç, cehennem büyük. Onca cehennemlikler içeri konur ve bir nidacı melek nida eder. Doydun mu? Cehennem der ki doymadım. Daha cehennem kendisine gelecek yakıt ister. ‘Nihayet Hak onun üstüne lâmekân âleminden ayağını koyar da işte o vakit derhal sakinleşir.’ Yani cehennem ne varsa yutuyor, yalıyor yutuyor, yalıyor, alıyor içine, çeki veriyor. Alıveriyor. Böyle bir topluluk düşünün. Bir ateş, ahtapot gibi bir ateş, bir hortum gibi o topluluğun içerisinden kimi alacaksa onun kafasından tutuyor böyle tam bu alnının ucundan çekiveriyor, o debelene debelene, anında cehennem yutuyor. Böyle topluluğun içerisinde görüyorsun. Ateş böyle ahtapot gibi dolaşıyor. Yanındakine ateş hararet vermiyor. Yanındakine! Topluluğun içerisinden çekiveriyor böyle, enteresan bir şey. Onca o mahşerin içerisinde çekiveriyor ve Cenab-ı hak nida ediyor:‘ Doydun mu?’ O diyor ki: ‘Doymadım, daha da gönder.’ Buhari’de geçiyor hadisi şerif. Ve diyor Cenab-ı Hak ona duydun mu diye nida eder. O da duymadım deyince diyor daha var mı der diyor ve Allah diyor Cehennemin, cehennemin üzerine ayağını koyar. Şimdi bu ne o selefiler diyecekler ki Allah’ın ayağımı var. işte ayette de diyor Allah’ın ayağını koyar diyor Ayeti kerimede de. Biz Allah’ın ayağı nasıldır bilemeyiz, bir şeye benzetemeyiz, biz benzetemeyiz. Allah ayağını koyuyor, cehennemin üzerine koyar ve cehennem diyor ki yeter ve başka hadis-i şerifte diyor ki ‘cehennem küçülmeye başlar.’Ayağını koyunca daralır, büyümez! Daralır! Bir hadis-i şerifte diyor ki katlanır. Bunların üzerinde ayrı ayrı tefekkür etmek lazım aslında. Hani katlanması nasıl? Daralması lazım, nasıl? Ondan sonra böyle enteresan şeyler bunlar. Tabii ben böyle cehennem sohbeti çok yapmak istemem ama cehennem ile alakalı hadisi şerifler de farklı ibareler var. Birisinde diyor ki daralır, birisinde diyor ki katlanır. Katlanıyor yani böyle, yelpaze gibi perde perde. Öyle düşünün. Hani böyle açıyorsunuz akordeon gibi açılıyor. Perde düşünün, kapatıyorsunuz kaplanıyor. Önceden şeyler vardı böyle ne o, albümler vardı. Hiç gördün mü Salim öyle bir albüm? Değil mi böyle akordeon gibi. Evet, böyle bir şey yani.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1370-1385. Beyitler Şerhi

Nefsi emmare nedir?

Hırs, hınç, bu konuda tamah ve vahşilik nefsi emmareye aittir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1340-1355. Beyitler Şerhi

Nefsi emmareden kurtulan insanın durumu nedir?

Nefs-i emmareden kurtulan insan özgürlüğe adım atmıştır. Emmare, levvame, mülhime, mutmainneye gelen bir kimse artık Cenab-ı Hakkın hitabına mazhar oldu. Hitabına mazhar olunca ‘ey nefis sen Rabbine mutmain olarak dön’ hitabını aldı. O hitabı alan nefis ne yaptı? Artık gülüp oynuyor. Onun için bayram o.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1340-1355. Beyitler Şerhi

Nefsi emmarede bulunan bir insanın tohumunun yetişmesi nedir?

Balçığın içinde tohum yetişmez. Balçığın içinde ağaç yetişmez. Balçığın içinde fidan yetişmez. Onu ordan söküp götürmek, orda tohumu yeşerttirmek büyük keramettir. Asıl keramet odur. Sufiliğin özü budur. Onu balçıktan kurtarmaktır. Onu karanlıktan kurtarmaktır. Onun nefsi emmareden kurtulmasına vesile olmaktır. O balçığın içerisinden onu alıp üstünü yıkayıp temizleyip onu bir güzel parlatıp onu vitrine koymaktır. Sufilik budur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1340-1355. Beyitler Şerhi

Nefis mücadelesinde ne gibi durumlar ele alınmaktadır?

Birinin boğazını sıkıp yere vurmaya muktedir misin? Muktedirsin. Adam gelmiş sana hakaret etmiş. Sen boğazını sıkıp, kolunu kıvırıp yere indirebilir misin onu? indirebilirsin. Yapmıyorsan nefis mücadelesi bu. Bir tokatta onu yere serer misin? Serersin. Sermiyorsan nefis mücadelesi bu. Bunu içmeye muktedir misin? Muktedirsin. içmiyorsan nefis mücadelesi bu. Cebinde para var, meyhaneye gidebilir misin? Gidebilirsin. Gitmiyorsan nefis mücadelesi bu, gitmediğinden dolayı sevap alıyorsun, içmediğinden dolayı sevap alıyorsun.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1340-1355. Beyitler Şerhi

Nefsin emirlerine uymamak için ne yapılması gerekir?

Emmare kuyusunda durma, emmare kuyusunda oyalanma, emmareden çık, kendine bir üstat ara, bir üstat bul. Git onun elinden tut, Allah yolunda yürü. O üstadın elinden tut, bırakmamacasına tut. Hele hele böyle yalım yavşak değil, doğru düzgün tut. Düzgün tutacağın bir üstat bul. Kim olursa olsun, tuttun mu bir el? Bırakma. Onun da sözlerini dinle. Bu kim olursa olsun, isterse ağaç olsun bağlandığın, sözünü dinle Kur’an ve sünnet dairesinde. Yap dediğinde yap, yürü dediğinde yürü, otur dediğinde otur, kalk dediğinde kalk, sözünü dinle. Nefsine uyma! Nefsini şeyh edinme! Nefsini şeyh etindiğin müddetçe o emmare kuyusunda duracaksın.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1340-1355. Beyitler Şerhi

Nefsin emirlerine uymak neden zararlıdır?

Sen nefsine uymuşsun ya, nefsine uyduğundan dolayı yiyip içiyorsun boyna, zevk ve sefa ediyorsun. O emmare kuyusundaki o senin zevkü sefan, sana gerçekmiş gibi geliyor. Sanki kalıcı imiş gibi geliyor. Değil! Sen dedikodu ve bahis ve münakaşa kuyusunun dibindesin diyor. Sen o münakaşa, o nefsin oyunları içine düşmüşsün. Sen o öyle miydi, bu böyle miydi, bu hadis böyle miydi, bu ayet böyle miydi, şu şöyle miydi bu böyle miydi… Boyna münakaşa et. Emmareden kurtul. Emmareden kurtulmadığın müddetçe kurtuluşu bulamayacaksın.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1340-1355. Beyitler Şerhi

Nefsin emirlerine uymamak için neden bir üstat bulunması gerekir?

Nefsine uyma! Nefsini şeyh edinme! Nefsini şeyh etindiğin müddetçe o emmare kuyusunda duracaksın. Yüz bin tane şeyhe bağlan, önemli değil. Sen nefsine uyduğun müddetçe, nefsini şeyh ettiğin müddetçe emmare kuyusunda duracaksın. Kime intisap edersen et, kime intisap edersen et, sen nefsine uyduğun müddetçe emmare kuyusunda durursun.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1340-1355. Beyitler Şerhi

Nefisle mücadeleden geri dönmek ne demektir?

Nefisle mücadeleden geri dönmek, günahı kebairdir. Savaş alanından geri dönmek, günahı kebairdir. Allah muhafaza eylesin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1330-1339. Beyitler Şerhi

Kendine zulmetmek ne demektir?

Bir kimse haramları terk etmiyorsa haramların içerisinde yaşıyorsa, Cenab-ı Hakkın emirlerini yerine getirmiyorsa nefsiyle mücadele etmiyorsa o önce kendi kendisini zulmetmiş oldu. Kendine zulmetti yani.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1325-1329. Beyitler Şerhi

Kendine zulmetmenin örnekleri nelerdir?

Bunun en önemli örneklerinden birisi de malum atamız Âdem ile alakalıdır. Âdem aleyhisselam da yaklaşmayın, yemeyin dediği meyveyi yiyince onlar da dua ederlerken kendi kendilerine zulmettiklerini itiraf ettiler.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1325-1329. Beyitler Şerhi

Kendine zulmetmenin diğer örnekleri nelerdir?

O zaman demek ki biz Kur’an ve sünnete kendimiz sımsıkı yapışmazsak en büyük zulüm bizim için birinci derecede o. Aynı şekilde hani Musa’nın kavmiyle de alakalı var ya, ben böyle hemen birkaç tane ayeti kerime çıkarayım, ölçü olsun istedim bu beyitlere.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1325-1329. Beyitler Şerhi

Kendine zulmetmenin sonuçları nelerdir?

Yani bir kimse o zaman dünyaya tapınmakla ne yapmış oldu? Kendine zulmetmiş oldu. Bir başkasına değil, birinci derecede kendine zulmetti. Demek ki ayeti kerimelerde Rabbim bu tip meselelerde insanın kendi kendisine zulmettiğini yani dinin dairesinin dışına çıkanların, kendi kendilerine zulmettiği, nefsine uyanların kendi kendilerine zulmettiğine dair ayeti kerimeler var.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1325-1329. Beyitler Şerhi

Kendine zulmetmenin diğer sonuçları nelerdir?

O yüzden normalde birisine biz sövüyor olmuş olsak aslında biz kendimize sövmüş olduk. Çünkü birisine bir kötülük yapmış olsak yine biz kendine kötülük yapmış olduk. O zaman insanın kendi kendisine zulmetmesini düşündüğümüzde Kur’an ve sünnetin dışında Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin öğretisinin dışına çıkan bütün herkes, birinci derecede kendi kendine zulmetti.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1325-1329. Beyitler Şerhi

Kendine zul.menin diğer sonuçları nelerdir?

Zulmettikçe zulmeder, zulmeddikçe zulmeder, sarhoştur o. O zulüm sarhoşudur, haram sarhoşudur. Haramdan harama geçer, haramdan harama geçer. Nefse uymak böyle bir sıkıntılı bir şeydir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1325-1329. Beyitler Şerhi

Nefs-i emmare ne anlama gelir?

Aslan neydi? Nefs-i emmareydi. Nefsi emmare olunca karşısındakinin de bir nefs-i emmare olduğunu görmedi, anlamadı ve nefs-i emmaredeki kimse cahildir, nefs-i emmaredeki kimse zalimdir, nefs-i emmaredeki kimse kördür, nefs-i emmaredeki kimse cehennemlik yani, cehennemlik.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1310-1324. Beyitler Şerhi

Tavşanın nefs-i emmare taşıyan bir nefis sahibi olduğunu belirtti mi?

Evet, aslanın nefs-i emmare taşıyan bir nefis sahibi olduğu belirtilmiştir. Nefsi emmaresine düştüğünden, sadece yemekten içmekten hayatı algılıyor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1297-1310. Beyitler Şerhi

Karga, nefsin hangi kısmına hitap eder?

Karga, nefsin biriktirmeye, cimriliğe, paylaşmamaya ve kıskançlığa işaret, hasisliğe işaret.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1226-1230. Beyitler Şerhi

Tavuskuşu, nefsin hangi kısmına hitap eder?

Tavuskuşu, insanın kendi kalbindeki süse, ihtişama süslenmeye işarettir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1226-1230. Beyitler Şerhi

Horoz, nefsin hangi kısmına hitap eder?

Horoz, insanın şehvete düşmesini, ondan sonra, işte böyle kendince kendisini güçlü göstermesine işaret gibi.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1226-1230. Beyitler Şerhi

Kerkenez veya akbaba, nefsin hangi kısmına hitap eder?

Kerkenez veyahut da akb, yiyecek, içecek, helal haram tanımayacak, bunun gibi.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1226-1230. Beyitler Şerhi

İnsanın içi ve dışının ne şekilde olduğu?

Hz. Pir’den devam ediyor: "İnsan, içi su ile dolu, dışı kupkuru küp gibidir" Yani insanın içi ruhla, canla, akılla, damarlarla, bütün her şeyle, küp gibi. içinde envayi çeşit ne ararsanız var. Maddi manevi. Hepsi de içinde ama dışardan baktığınızda kuru bir küp gibi diyor Hz. Pir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1120-1129. Beyitler Şerhi

Nefis, aslan gibi mi?

Nefis, insanda aslan gibidir. O yüzden hatta ejderhaya benzetirler, aslana benzetirler. Değişik nefsin benzetilme şekilleri vardır. Rüyada farklı farklı hayvanlar suretinde görülür. O rüyada farklı farklı hayvanlar suretinde görülünce, onun esmaları da veyahut da onun normalde tecelliyatı farklıdır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1108-1119. Beyitler Şerhi

Bir kişinin olgunlaşması ve kabuğun kırılmasıyla ilgili ne söylendi?

Bir meyve düşünün. O kabuğun içerisinde olgunlaşması uygundur. Ey Sufi kardeş, olgunlaşıncaya kadar yuvada kendini tut. Kendine olgunlaşmış havası ve hevası verme ve böylece kendi kendisine olgunlaşmadan ben uçacağım deyip de tüylenmeden yuvadan atma kendini. Kediye köpeğe yem olursun. Allah muhafaza eylesin. Eğer olgunlaşırsan senden zaten kemal akmaya başlar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1091-1107. Beyitler Şerhi

Meyve ve kabuğun simgesel olarak kullanıldığı anlatım ne anlama gelir?

Meyve ve kabuğun simgesel olarak kullanıldığı anlatım, bir kişinin ruhsal gelişim sürecini ve ilahi bilgiye ulaşma yolunu temsil eder. Meyve, ilahi bilgiyi, kabuk ise bu bilgiye ulaşmak için gerekli olan zihinsel ve ruhsal gelişim sürecini temsil eder. Kabuğun kırılması, kişinin bu süreci tamamlaması ve ilahi bilgiye ulaşması anlamına gelir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1091-1107. Beyitler Şerhi

Nankörler neden hidayete eremezler?

Allah nankörleri hidayete erdirmez. Hidayete erdirilmeyecek olanlar, bir kavim de bunlardır. Bunlar kavim kavimdir. Allah nankörleri hidayete erdirmez.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 992-1007. Beyitler Şerhi

Nankör olmak ne demektir?

Sen bir yola nankörlük yaparsın, hidayete erdirilemezsin. Sen eşine nankörlük edersin, hidayete ermezsin. Sen annene babana nankörlük edersin, hidayete eremezsin. Sen üstadına nankörlük edersin, hidayete ermezsin. Sen bir yola nankörlük edersin, hidayete ermezsin. Allah nankörleri hidayete erdirmez. Sen nankörsen, hidayete eremezsin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 992-1007. Beyitler Şerhi

Nefsinin terbiyesi nasıl sağlanmalıdır?

Dilenmekle nefsini terbiye edeceksen, karnını dahi doyurmayacaksın. Bir kuruş dahi kendine almayacaksın. Dilendiğin parayı gideceksin fakire fukaraya dağıtacaksın o zaman dedim. ihtiyacı olan ihtiyaç sahiplerine dağıtacaksın ki dedim, o zaman sen nefsini kırasın, kibrini kırasın dedim. Tabii bunu böyle söyleyince, burdan yol bularaktan ben fakirlere istiyorum, ben işte komşuya istiyorum, ben filancaya istiyorum deyip de kendinize bir şey almayın. Bu da işin ayrı bir noktası.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 987-991. Beyitler Şerhi

Sufi topluluklarında paraya ulaşamama neden olur?

Öyle olunca bir kısmı ne yazık ki böyle işte paraya pula bir türlü ulaşamazlar. Ulaşamazlar ama Allah’a sabrederler. Allah’ı zikrederler, kulluğa, ibadete devam ederler. Cenab ı Hak da onların manevi kapılarını açar, Allah cümlemizi onlardan eylesin inşallah.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 987-991. Beyitler Şerhi

Dünya hırsının insan üzerindeki etkisi nedir?

Dünya hırsı insanı bu noktaya getirir. Her şeyi kendine caiz gösterir. Her şeyi kendine helal gösterir. Bütün işte işleri o yapmalı, bütün ihaleleri o kapmalı, bütün paraya o sahip olmalı, bir nerde bir rant varsa onu o elde etmeli. Harislik böyle bir şeydir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 948-955. Beyitler Şerhi

Nefis nasıl bir durumdadır?

Cenab ı Hak, ayan ı sabitede onlara nefsi üflememişti ve aynı zamanda ruhlar aleminde de onlara nefsi üflememişte. işte anne karnında üflenen nefis, üflenince artık o anne karnından dışarı çıkınca, o zaman işte hırsa, o zaman hiddete, o zaman hem kötü huylara ve nefsin kendi olgusuna tecelliyat, kendi olgusunun tecelli ettiği bir zemin oldular. Yani ondan önce nefis onların üzerinde bu manada tecelli etmemişti.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 922-929. Beyitler Şerhi

Nefis nasıl bir zemin oluşturur?

O yüzden ötede her şey ayan beyan ve berraktı ama dünyaya, şehadet alemine sürgün edilince, burda hırs, tamah, burdaki heva heves onun gözlerindeki, onların insanların gözlerindeki görüşü bulanıklaştırdı, kirlileştirirdi. Herkes mümin doğdu, parlak bir şekilde görüşü öyleydi ama hiç kimse o mümin doğuşunu koruyamadı. O mümin bakışını koruyamadı, omümince kalbi koruyamadı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 922-929. Beyitler Şerhi

Nefis nasıl terbiye edilmelidir?

O yüzden Allah muhafaza eylesin. O yüzden Cenab ı Hak bütün kulları tekrar söyleyeyim, bütün kullarını islam üzerine yaratır. Hepsi de sonradan büyürken yollarını sapıtır. Allah muhafaza eylesin. Cen,ab ı Hak cümle Ümmeti Muhammed’in evlatlarını kur’an ve sünnete sımsıkı yapışan evlatlardan eylesin. Cenab ı Hak cümle Ümmet i Muhammedi kur’an ve sünnete sımsıkı yapışan ümmetlerden eylesin inşallah.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 922-929. Beyitler Şerhi

Nefis kelimesi ne anlama gelmektedir?

İçinde pusu kurmuş olan nefis ise kin bakımından bütün adamlardan beterdir. Şimdi nefis kur’an ı kerimde ve hadis-i şeriflerde değişik manalarda alınmış ve çok farklı bir şekilde kelimenin yani nefis kelimesinin kullanıldığı cümleye göre değişik manalar almış. Mesela işte böyle bir cisim, ondan sonra bir cevher, ne bileyim işte bir birey, bir ruh, bircan, bütün normalde farklı farklı manalar da kullanın kullanılmış ama sufiler, ehl-i tasavvuf , nefsi kullanırken onlara, onlara kötülüğü emreden, kötülüğü tavsiye eden, haramlardan uzak tutan, kuran ve sünnetten uzaklaştıran, kuran ve sünnete uyma, kuran ve sünnete tabi olmada gevşeklik gösteren, nefsi anlamışlar. Öyle anlamışlar ki o nefis ona hep kötülükleri emreden, kötülükleri isteyen, insanı kötü yola sevkeden olarak ehl-i tasavvuf nefsin o tarafını almışlar kendilerine ve Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin deyimiyle, ‘nefsiyle cihad, cihad ı ekberdir. En büyük cihattır.’ düsturuyla ele alıp, o kötülükleri emreden, kötülükleri işlemesini emreden nefisle mücadele etmişler.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 895-906. Beyitler Şerhi

Nefis nasıl temizlenebilir?

Yusuf Suresi, ayet 53: ‘Ben nefsimi temize çıkarmak istemem. Çünkü nefis şüphesiz ki çokça kötülüğü emredendir ancak Rabbimin merhamet ettiği müstesnadır. Şüphesiz ki Rabbim çok affeden, çok merhamet edendir.’ O yüzden işte burdaki nefis, sufli arzular, kötü huy, insanı haram yaşantıya, haram düşünmeye, haram işlemeye sevk eden nefis ve buYusuf Aleyhisselam da diyor ki ben nefsimi temize çıkarmak istemem. Neden? Çünkü nefis kötülüğü emreden bir olgudur. O zaman kötülüğü emreden bir olguysa her zaman için bizi kötülüğe doğru sevk eder mi? Evet. Bununla alakalı. Yine Nisa Suresi, ayet 79’da da: ‘Sana gelen iyilik Allah’tan, başına gelen kötülük ise nefsindendir.’ der. işte demek ki başımıza gelen sıkıntılar, başımıza gelen problemler, dertler, gam kasavet veyahutta başımıza gelen herhangi bir şey, bizim nefsimizden. Biz herhangi bir yerde nefsimize uyduk, bir hata yaptık, bir kusur işledik, bir yanlışlık yaptık o yüzden normalde başımıza bir sıkıntılar geldi. Yine hadis i şerifte Hazreti Peygamber sallallahü vesselam dua ediyor: ‘Allah’ım nefislerimizin şerrinden sana sığınıyoruz.’ diye. Yine başka bir hadis-i şerifte, ‘Allah’ım, nefsimizin şerrinden sına sığınırız.’ diye dua ediyor ve yine başka bir hadis-i şerifte, ‘Bir an bile olsa göz açıp kapatıncaya kadar beni nefsimin eline bırakma.’ diyor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 895-906. Beyitler Şerhi

Zevk ve mutluluk nedir?

Her kavmin gözü, bir günceğiz zevk sürdüğü cihette kalmıştır. Yani bir topluluk düşünün. O topluluğun gözü bir gün dahi olsa, bir şeyi zevk edinir, o gün böyle neşelenir, o gün ağzı tatlanır, gönlü hoş olur. Hep aklı fikri orada kalır. Onun devamlı onu arzular. Onu ister. Hani bayram günleri vardır ya. insanlar, tekrar o bayram gününü arzu ederler veyahutta mutlu bir evlilik olmuştur. O mutlu evliliğin başlangıcı düğünü, hep insanlar o başlangıcını, o düğünü arzular veyahutta bir zaman olmuştur. Çok mutlu olmuştur bir meselede. Bir mesele de mutlu olunca, hep o mutluluğu hatırlamak ister.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 888-894. Beyitler Şerhi

Zevk ve cinsiyet ilişkisi nedir?

Yakinen her cinsin zevki kendi cinsiyledir. Yani normalde insanlara bakarsanız veyahutta bütün mahlukata bakarsanız, herkesin zevki kendi cinsindendir. Hani bir kumru ile bir kartalın arkadaş olması, birbirine muhabbet etmesi beklenmez veyahutta kumru ile bir karganın arkadaş olması, birbirine muhabbet beslemesi mümkün değil veya da işte bir yırtıcı kuş ile bir serçenin dost olması mümkün değil. Her cins hani kuşlar kuşlarla arkadaşlık eder, dost eder ama kuşlar da kendi aralarında kendi cinsleri ile arkadaşlık ederler. O zaman kuşlar bir bütündür ama kuşların içerisinde yırtıcı olanlar, kendi yırtıcı olanlarıyla yırtıcı olmayanlar da yırtıcı olmayanlarla dost olur, arkadaş olur, kardeş olur, bir şey paylaşırlar. işte kendi cinsinden kimseyle o kimse zevklenir. Kendi cinsinin peşine koşar. Ona inanır, onunla hemhal olur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 888-894. Beyitler Şerhi

Şehvet ateşinin içine düşmek neden tehlikelidir?

Ümmet, şehvet ateşinin kuyusunda, gayya kuyusunda. Üzüldüm kendi kendime dedim şu hale geldik ya! Bu hale geldik dedim. Bu haldeyiz ve kimsenin dedim kılı kımıldamıyor. Kimse bunun hüznünü yaşamıyor. Kimse bunun kederini yaşamıyor. Kimse bunun üzüntüsünü yaşamıyor. Kimse bu dertle dertlenmiyor. Yok! O ateşin içerisine düşmüş. O nefis ateşine, o heva heves ateşine, o şeytanın ateşinin içine!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 854-864. Beyitler Şerhi

Allah’a söz ver, gözünü çek haramdan mıdır?

Allah’a söz ver, gözünü çek haramdan. Bırak kim neresini açıyorsa açsın. Sen gözünü haramdan çek. Bunu söyleyen Mustafa Özbağ, ya hakkınızı helal edin. Ya normalde bu şeyde dün cuma günü, yani orda burda ufak tefek işlerim vardı, yani çarşıda dolaşmaya utandım ya, ya kafamı nereye çevireceğimi şaşırdım. Ya kaf,amı öne çeviriyorum, yani bu insanlara çarpacağım, ya ne tarafa çevireceğimi şaşırdım kafamı. Dedim yok. Kırk yılın başında bir dışarı çıkıyorum. Dedim yok, sersemledim. Şaşırdım, nereye gideceğimi şaşırdım. Dedim bu Ümmeti Muhammed ne hale gelmiş! Bu insanlar ne hale gelmiş dedim. Bu kızların anneleri babaları yok mu? Bu çocukların, bu kadınların kocaları yok mu? Bu insanların tanıdık birileri yok mu? Amcaları, dayıları, enişteleri yok mu? Ya bu insanlık nereye gidiyor? Bu millet nereye gidiyor? Arkadaşlar nereye gidiyoruz ya? Ya bıraktım her şeyi, bizim gelecek zürriyyetlerimizin başına ne gelecek ya, biz nereye koşuyoruz. Biz bu ülkenin insanları olarak, biz nereye koşuyoruz. Biz bu toprakların insanları olarak biz nereye gidiyoruz!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 854-864. Beyitler Şerhi

Şehvetin sadece cinsel alandaki etkileri mi yoksa diğer alanlarda da etkileri var mı?

Arkadaşlar, benim Amerika’da dostlarım yok. ingiltere’de dostlarım yok. Benim Almanya’da dostlarım yok. Benim yurt dışında gidecek bir kapım yok. Olsa da gitmem. Ben bu toprakların çocuğuyum. Ben bu topraklarda Kur’an ve sünneti yaşamak istiyorum. Ben bu topraklarda Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışıp Hazreti Muhammedi Mustafa(s.a.v.)’in ahlakını yaşamak istiyorum. Benim başka bir derdim yok. Ben gelecek olarak bizi ne beklediğini, bizim çocuklarımızın torunlarımızın ne yaşayacağını gerçekten hiçbir zaman ümidimi yitirmemiş bir insan olarak diyorum nereye koşuyoruz biz, nereye gidiyoruz! Ben hiç ümidimi yitirmem. Benim hayatım zorluklarla geçmiştir, sıkıntılarla geçmiştir. Ben hiç ümidimi yitirmem. Ben birkaç sefer iflas ettim, sıfırı tüketmek değil eksinin ta eksisine düştüm, yine ümidimi yitirmedim ben. Ben Allah’tan ümidimi kesmem. Ben mücadele ederim, gayret ederim, koştururum. 15 yaşında babasız kalmışım, mücadeleyle geçer benim ömrüm. Hala da mücadele içindeyimdir kendimce. Hiçbir zaman Cenabı Hakka hamdusena olsun, rezil de olmadık ama başımızdan dert eksik olmadı. Hamdolsun. Bir çoraplar örüldü başımıza ama ümitsizlik yok. Mücadele var. Gayret var. Koşturmak var. Azmetmek var. Cihad etmek var.Yürürüm ben, bu noktada, sıkıntım yok. Ama bakıyorum ümmet dağılmış! Ümmet toparlayamıyorum kendini. Ümmet silkelenemiyor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 854-864. Beyitler Şerhi

Şehvetin insanları nasıl etkilediği?

Bizim Özgür götürdü bir şeye, birkaç sefer Özgür’le beraber gittim, bakıyorum o alışveriş merkezlerine, insanlara bakıyorum, Allah’ım diyorum, ne hale gelmiş insanlar! Biz bu değiliz. Biz bu değiliz. Bu şehvet sadece cinsellikle alakalı bir şehvet değil. Bu şehvet israfta var. Bu şehvet gösterişte var. Bu şehvet kılık kıyafette var. Bu şehvet hayatın her alanında var. Her alanında, her alanında! illa ki biz lüks, pahalı eşyalar almak zorunda değiliz. illa ki biz lüks kıyafetler içerisinde yüzmek zorunda değiliz. Biz müslümanız. Biz müminiz. Biz günlerce evinde ocak tütmeyen bir Peygamberin ümmetiyiz. Tekrar söylüyorum, günlerce evinde ocak, duman tütmeyen bir Peygamberin ümmetiyiz. Bunu unutmayalım. Kendi diliyle söyleyeyim, kendi diliyle: ‘Ben Mekke’li kuru ekmek yiyen dul kadının oğluyum.’ Kendini tabir ederken öyle tabir ediyor. Arkadaşlar sünnet kuru ekmek yemek, evinizde kuru ekmek yiyor musunuz? Sünnet sünnet! Kuru ekmek yemek sünnet. Kuru ekmek yemek sünnet. Tekrar söylüyorum! Atmayın, israf etmeyin. Şehvet her yanımızı sarmış. Her yanımızı sadece cinsel noktada değil, bilmem ne marka takım elbise giyecek, bilmem ne marka örtü takacak. Ey mümin bacım! Ey mümin kardeşim! Sen gidip iki milyona, üç milyona o örtüyü başına nasıl takarsın! Sen gidip beş milyona örtü alıp üç milyona da üstüne bir tane gözlük takıp, nasıl çıkar da müminlik taslarsın. Yapma, yapma! Sen gidip beş milyonluk, üç metre de değil birbuçuk metrelik bir manto ile nasıl hava atarsın, dolaşırsın. Yapma! Yapma! Bilmem hangi nargilelerde başörtüsü ile nasıl nargile höpürdetirsin! Yapma, yapma! Nasıl acı çekmeden onu içersin! Nasıl utanmadan onu höpürdetirsin! Nasıl gidip lüks restoranlarda masada beş milyon, altı milyon, on milyon, üç kişilik, dört kişilik yemek parası verirsin! Verme! Verme! Nasıl müminlik bu, bu nasıl bir müminlik!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 854-864. Beyitler Şerhi

Nefis ile mücadele etmek neden zordur?

Nefis ile mücadele etmek, insanın nefsi ile mücadele etmesi, kendisine ateşten kor gibi gelir. Haramlardan uzak durmak ateş gibi gelir insana. Namaz kılmak insana zor gelir, sıkıntılı gelir veyahut da Allah’ın emirlerini yerine getirmek zor gelir, sıkıntılı gelir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 800-810. Beyitler Şerhi

Nefis ateşi nasıl söndürülemez?

Su onların ateşine işleyemez, tesir edemez. Siz onu herhangi bir suyla söndürmeniz mümkün değildir. Bak, taş ve demirden çıkan kıvılcımı su söndürür ama taş ve demirin içerisindeki ateşi hiçbir su ne yapar? Söndürmez.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 774-779. Beyitler Şerhi

Nefisin ürettiği putçuklar nelerdir?

Mesela işte dünyaya karşı hırs, kin, nefret, insanlara bühtan. Bu kötü huyların hepsi de birer putçuktur. insandaki kötü huyların hepsi de birer putçuktur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 774-779. Beyitler Şerhi

Nefis nedir?

Nefis, demir ve taştan yapılan çakmaktır, put kıvılcımdır. O kıvılcım su ile söner. Fakat taş ve demir yani (çakmak), su ile söner mi? Ademoğlunda bu ikisi oldukça ne vakit ve nasıl emin olur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 773-774. Beyitler Şerhi

Hz. Pir nefsi taşa ve demire benzetiyor. Taş ve demiri birbirine çakınca ne yapar?

Kıvılcım çıkar. Taş ve demiri birbirine çaktığında kıv, O kıvılcımı da put olarak gösteriyor. Burdaki put ne? Bir kimsenin kendi içindeki putları. içerdeki putlarla dışardaki putlar farklı. Bir kimse içindeki putu yıkamazsa dışındaki putları yıktığını söylemesi abestir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 773-774. Beyitler Şerhi

İçimizdeki putlar nedir?

İçimizdeki putlar nefse uyma, harama uyma, heva hevese uyma. Benliğe uyma. Bence böyle olmalı dini meselelerde.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 773-774. Beyitler Şerhi

Nefis terbiyesi ve şeytanla mücadele konusunda ne söylendi?

Bir kimsenin sağlam bir mürşidi kamil bir şeyhi yok ise onun şeyhi şeytandır. Onun şeyhi nefsidir. Çünkü neden? O nefsine uyup, nefsine uyup, hayasızlığa ve kötülüğe gider. Devam ediyoruz, Furkan ayet 43: ‘Ey Muhammed, gördün mü arzu ve hevesini ilah edineni?’ Gördün mü arzu ve hevesini ilah edineni, Kur’an ve sünnetin dışındaki her şey, her şey heva ve hevestir. Allahın yasakladığı her şey şeytanidir. Bir kimse Kur’an ve sünnetin çizgisinden ayrıldıysa, nefsine uymuştur, heva ve hevesine uymuştur, şeytanın yolunda gidiyordur o kimse. Yol keskindir. Ya şeytan taraftarısındır ya Allah taraftarısındır. Yol keskindir. Ya şeytanın yanındasın ya da Allah’ın yanındasın. ikisinden biri, ortası yok. Bu haram mı haram. Bu haramı işliyor musun? Evet. Şeytanın taraftarı oldun o esnada. Haramdan tövbe ettin, döndün, Allah’ın taraftarı oldun.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 772. Beyit Şerhi

Nefsinin ilahlaştırılması neden tehlikelidir?

O şeytanın yolundan gidiyor. O nefsinin yolundan gidiyor. O nefsinin yolundan gittiği müddetçe, o şeytana uyduğu müddetçe, sonuç olarak, sonuç, Allah onun gözünü mühürleyecek, Allah onun kalbini mühürleyecek, Allah onun kulağını mühürleyecek. Başka bir ayeti kerimede diyor ya: ‘onların gözleri kördür, görmezler, kulakları sağırdır duymazlar, onların kalpleri mühürlenmiştir diyor. Neden? Küfür lerinden dolayı. Neden? Heva ve heveslerini ilah ettiklerinden dolayı. Neden? Kendi nefislerini putlaştırdıklarından dolayı. Asıl put Hazreti Pir’in dediği gibi ejderha olan o kimsenin kendi nefsini putlaştırması.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 772. Beyit Şerhi

Nefsinin mühürlenmesi ne anlama gelir?

Allah onun gözünü mühürleyecek, Allah onun kalbini mühürleyecek, Allah onun kulağını mühürleyecek. Başka bir ayeti kerimede diyor ya: ‘onların gözleri kördür, görmezler, kulakları sağırdır duymazlar, onların kalpleri mühürlenmiştir diyor. Neden? Küfür lerinden dolayı. Neden? Heva ve heveslerini ilah ettiklerinden dolayı. Neden? Kendi nefislerini putlaştırdıklarından dolayı. Asıl put Hazreti Pir’in dediği gibi ejderha olan o kimsenin kendi nefsini putlaştırması.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 772. Beyit Şerhi

Nefsinin ilahlaştırılması neden bir putlama olarak görülür?

Asıl put Hazreti Pir’in dediği gibi ejderha olan o kimsenin kendi nefsini putlaştırması. Ayet var, diyor ki ama ben böyle düşünüyorum, hadis var ama böyle hadis olur mu, ben böyle düşünüyorum! Kardeş, sufilik yolu bu, edebi adabı bu. Ben böyle düşünüyorum ama! A iyi, sen her şeyi biliyorsun. Sana Kur’an’da lazım değil, sana hadis de lazım değil, sana şeyh de lazım değil. Senin nefsin ilah. Sen nefsinin önünde tapın. Al eline bir tane gitar, en güzel dini benyaptım, en güzel Allah’ı ben yarattım, en güzel din benim dinim de. Senin bir tek gitarın eksik. Zımbır zımbır zımbır zımbır zımbır zımbır! Aaa nasıl ya? Basbayağı. Sen kendi nefsine göre bir Allah, kendi nefsine göre bir kitap, kendi nefsine göre bir peygamber, kendi nefsine göre bir Peygamber yolu, kendi nefsine göre bir veli, kendi nefsine göre bir sufi cemaati oluşturmaya çalışıyorsan, sen hem Allahsın, hem peygambersin hem velisin. Nasıl? Basbayağı, bunun direk karşılığı bu. Ya çok yakışıklı, çok iyi konuşuyor ama çok sert ya! Kim? Mustafa Özbağ. Ha, iyi olur, size göre konuşalım! Müslümanların en büyük problemi, kendi nefislerine göre bir Allah üretmeye çalışıyorlar. Müslümanların en büyük problemi, Allah’ın indirdiği kitabı kendi heva ve hevesine göre yorumlamak istiyor. Müslümanların en büyük problemi, Peygamber (s.a.v.) hazretlerini, kendi nefsine göre bir peygamber yapmak istiyor. Sufilerin en büyük probleei ne? Başlarındaki şeyhi kendi nefislerinin istediği gibi yönetecekler. Evet onun problemi o. Nefsine göre bir şeyh istiyor.Yani onu onun dediği gibi yapacaksın hep, onun istediği gibi olacak,sıvazlıyacaksın, okşıyacaksın. Sensin, en iyi bilensin. O bilgiçlik taslayacak sana. O keram,etlerini anlatacak sana. Sen dinleyeceksin, senin haberin mi var öyle şeylerden, tabii! Onun nefsine uygun bir şeyh olacaksın. istediği gibi at koşturacak o, tabii ya. Neden? E sen ona muhtaçsın ya. Tabii ya, akşam ekmeğin ondan geliyor. O olmasaydı ne yapardın sen şeyhlik mi yapabilirdin. iyi ki o var. O olmasaydı sen yürüyebilir miydin? Yok. O derviş önemli ya. O zakir önemli. O çavuş önemli. Müslümanların problemleri bunlar. Bir kimse nefsinin kafasına vurup bununla alakalı ayet var, bununla alakalı hadis var, ey nefsim dur, sen kimsin, sen Kur’an’a tabi ol, sen Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerine tabii ol. ‘Ey iman edenler, Allah’a itaat edin, Resulüne itaat edin, sizden olan emir sahiplerine it, itaat edin.’ Emir, farz bu. Sen kendi kafadan niye yoruyorsun ya, kimsin sen? Sen kimsin kendi kafadan yoruyorsun. Din bu. Allah’a itaat edin. Allah’a itaat, Kur’an-ı Kerim, Allah’a itaat Kur’an-ı Kerim, sen Kur’an-ı Kerim’in ayetlerini eğip bükme. Kur’an-ı Kerim’in ayetlerini kendi heva ve hevesine göre, kendi arzularına göre, kendi şeytanına, kendi nefsine, kendi putperestliğine bakaraktan eyip bükme. Kur’an belli. Resulüne itaat edin. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri meydanda. Senin gözün görmüyor. Kör gözlü Ahmak!O beş vakit namazı hala daha kıldırıyor kör gözlü ahmak, o her zikrullahı o yönetiyor, görmüyorsun sen kör gözlü ahmak! Sen nerde oynuyorsun sen! Sen Hz. Muhammed i Mustafa’nın sallallahü ve sellem hazretlerinin zikrullahı yönettiğini göremiyorsan, sen kör gözlü ahmağın tekisin. O gayb değil. O meydanda. O ceseden vefat etti. Ceseden. Siz onlara ölü demeyiniz. Ahmak! Ayet var. Kim ölmüş? Siz onlara ölü demeyiniz. Adem’den itibaren bütün peygamberler sağdır, Adem’den itibaren itibaren bütün veliler sağdır. Adem’den itibaren bütün şehitler sağdır, sen görmüyorsun. Resulüne itaat et. Onun sünneti seniyyesine sımsıkı sarıl, yalvar, ağla, gözyaşı dök. Allah yolunda koş. De ki Ya Rabbi senin rızan için koşuyorum. Senin habibinin rızası için koşuyorum, senin dininin ayakta kalması için koşuyorum. Ya Rabbi, benim eğer bu dini yaşamada veya yaşatmada bir zerre miktarı bir payım olursa, en büyük şerefli insan benim de yürü. Sen kör gözünle bir daha kara gözlükler takıp da köreltme. Heva ve hevesine uyma. Madem körsün, eline bir değnek tut. Madem körsün, birisinin elinden tut, görenin elinden tut ki doğru yolu bulasın. Eline bir deynek al ki sen batmayasın be ahmak! Sen neden birisinin elinden tutmazsın. Görmez misin gözü görmeyenler birinin elinden tutarlar, görmezmisin gözü görmeyenlerin eline bir değnek alır bataklığa düşmeyeyim, dereye düşmeyeyim, köprüden düşmeyeyim diye. Senin elinde değnek de yok. Senin elinden tuttuğun bir kimse de yok. Hiç olmazsa körlüğünü anla. De ki ben körüm. Bana bir gören gerek. Ben sağırım, bana bir duyan gerek. Benim kalbim mühürlenmiş, benim kalbimi açacak kalbi açık bir kimse gerek de. Nereye kadar bu körlük. Nereye kadar bu nefse, bu şeytana tapınmak. Bu insanlar nereye gidiyorlar? Bu Müslümanlar nereye gidiyorlar? Heva ve heveslerini ilah edinmişler, şehvetlerini ilah edinmişler, haramları ilah edinmişler.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 772. Beyit Şerhi

Nefse en ağır gelen şey nedir?

Nefse en ağır gelen şey, bir şeyhe intisap etmektir. Nefse en ağır, en zor gelen şey budur. Bir üstada intisap etmektir. Nefse en ağır gelen şey budur. Nefis ordan yol bulur, burdan yol bulur, ordan sana çelme takar, burdan çelme takar, ordan heva heves yaptırır, ordan şeytan yaptırır, yaptırır da yaptırır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 759-760. Beyitler Şerhi

Nefis meratibi olarak altıncı makamın ne anlama gelir?

Nefis meratibi olarak altıncı makamı geldiğinde o kimse veli olur. O yedinci makama geldiğinde Mürşidi Kamil olur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 755-756. Beyitler Şerhi

Kötülük nasıl temizlenebilir?

Kötü ancak iyilikle temizlenir. Pislik ancak temizlikle temizlenir. Bir şey necaset olur, ne yaparsın, suyla yıkarsın. Necaseti necasetle temizlemeye kalkmazsın, bu aptallık olur. Allah bizi iyilerden eylesin. Kötülük yaptığında kötüülükten dönüp, tövbe edenlerden eylesin inşallah.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 745-746. Beyitler Şerhi

Pişman olarak işliyor mu?

Nefsi levvame. Bir kimse, bir kimse var haram işliyor, pişman. Nefs i levvame. Haramı işliyor ama. Ama pişman olarak işliyor. Yüzünü ekşiterekten işliyor. Yüzünüburuşturaraktan işliyor. Diyor ki nefsime uydum yine ben ya! Yaptım bunu ben. Nefsi levvame. Ama bir kimse haramı severekten yapıyor. O hayvandan daha aşağı bir mahluk. Hayvandan daha aşağı bir mahluk.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 745. Beyit Şerhi

Taviz vermek ve haram işlerle nasıl bir ilişki vardır?

Ya taviz vereceksin, sen de lay lay lom yapacaksın. Kakara kukara yapacaksın. Ha ha ha hi hi hi yapacaksın. Ya harammış, ne yapalım ya işte, haram ama işte ya yapıyoruz, ya işte oluyor be işte! Ya ne demek oluyor! Haram! Ne demek oluyor? Haram haramdır. E öyle olursa, sıkıntı olmuyor o zaman zaten. O zaman sıkıntı yok. O zaman ne anadan babadan sıkıntı var, ne eşten sıkıntı var, ne çocuklardan var. Neden? E haram helal önemli değil. Farz mış, sünnetmiş, nafileymiş, önemli değil. O zaman sıkıntı yok ki. Annem diyor bu diyor Abdullah Baba nerden çıktı diyor. Ne oldu diyorum ya, kalıyor kadın, patinaj çekiyor, herkes patinaj çekiyor. Bakıyorum etrafıma, ya diyorum, önceden neden patinaj çekmediniz. Yani önceki benim hayatımı biliyorsunuz. Yani hiçbiriniz bir şey demediniz bana. Hiçbiriniz bir şey söylemediniz ban. Söyleyemediniz. Şimdi söylüyor ben kendimce diyorum ki Mustafa Özbağ doğru yoldasın sen. Evet, intiham bu. Allah muhafaza eylesin. O yüzden asla, asla ümidi kesmek yok. Asla mücadeleden geri dönmek yok. Asla karanlıktan korkmak yok. Asla ‘Ey oğullarım! Gidin Yusuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. ‘Zira kafir kavimden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.’ Kim Allah’ın rahmetinden ümit kesermiş? Sadece kafirler Allah bizi küfürden muhafaza eylesin. Melekler dediler ki Peygambere, geçmiş peygamberlere ‘seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakın Allah’ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma. Kime söyledi? Çocuğu olmayan yaşlı bir şekilde çocuğu oldu ya. Zekeriya mıydı, hangisiydi, yaşlandığında çocuğu olan? Zekeriyaydı. Allah bizi ümitsizliğe düşmekten korusun, muhafaza eylesin. Karanlıklardan korkanlardan eylemesin inşallah. Karanlıklarla mücadele eden, efe yürekli yiğit insanlardan eylemesin inşallah. Haklarınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun. Geceniz hayır olsun. Selamünaleyküm.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 723-724. Beyitler Şerhi

Nefsinin terbiyesi neden önemlidir?

Eğer siz kur’an ve sünnet dairesinin içerisinde nefsinizi terbiye yoluna girmemişseniz, eğer nefsinizi terbiye etmemişseniz, sizin bu noktada tahta hükmündesiniz siz. Nefsini terbiye etmeyenler, heva ve hevesine uymaya devam edenler, şeytanın hile ve desisesine kanmış olanlar, tahtadan kılıç gibidirler.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 715-717. Beyitler Şerhi

İnsanın iç alemi ve manası nasıl etkiler?

O kimsenin manevi bir cezbesi olacak. O kimsenin manevi bir çekiciliği olacak. Olmaz, manasız olmaz. O kimse o dergahın içerisinde Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerini görüp ondan bu noktada kendince şahitlendiren, kendince şehadetlendirilen, kendince delillendirilenlar olacak. Bugün bayanlar sohbetinde kimler bu dergaha gelip de Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerini gördü dediğimde, elhamdülillah büyük bir oran elini kaldırdı. Cenab ı Hakka hamd ederiz. O büyük bir mesele. Öyle küçük bir mesele değil. Bu manasız olmaz. işte hazreti Pir de (hakkınızı helal edin, şekerli adam böyle oluyor işte, dil, dudak kuruyor), Hz. Pir de enteresan bir vurgu yapıyor. ‘Ey surete tapan.’ Hani öyle insanlar vardır ya hep işin suretindedir. işin hep suretindedir o ve o suretinde olanlar, surete değer verenler de toplanırlar. Sarığı güzel, cübbesi güzel, fistanı güzel. Harika, sakalı güzel, asası güzel, işlemeli böyle, oooo şatafatı güzel, şatahatı güzel, suret on numara. Mana? Teneke, tın tın tın, çal. Tenekeden güzel, boş tenekeden çok ses çıkar. Teneke, boş ses ama surete tapıyor o kimse. Sureten meseleyi bitirmiş. işin mânâsına bakmıyor. Onlara diyor ki sırf surete bakan, sufi grubuna söylüyor bunu. Sırf surette tapanlar var. Var! Böyle tarikatlar var Türkiye’de, dünyada, her yerde var bunlardan. Bunlar suretlerini düzeltiyorlar. Suretler on numara. Bunlara söylüyor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 710-714. Beyitler Şerhi

Kişi sevdiği ile beraber mi?

Hz. Muhammed i Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem hazretleri hadis-i şerifte buyurdu ya: ‘Bir kimse, bir topluluğu sevse veya bir şahsı sevse, o amel ile onun yaptığını yapmasa dahi, onun yaptığına ortak olur.’ dedi. Sen bir kumarbazı sever, kumarbazla kendini ona aşina edersen, kumar oynamazsan dahi kumar oynamış gibi günaha girersin. Kalbin kararır senin. Sen fahşiyata düşmüş, fuhşiyata düşmüş, kur’an ve sünnetten uzaklaşmış, şeytanın yolunu kendisine yol edinmiş bir kimseyi seversen, sen onlardan sayılırsın. Kişi sevdiği ile beraber.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 710-714. Beyitler Şerhi

Yönetme sevdası ne tür bir nefis mücadelesidir?

En büyük nefisle mücadele insanın yönetme sevdasından vazgeçmesidir. En büyük nefis mücadelesi budur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 701-703. Beyitler Şerhi

Nimetin kıymetini bilmeden onu geri almak ne anlama gelir?

Biz nimetin kıymetini bilmiyoruz. Biz nimetin kıym,etini bilmiyoruz ve nimetin kıymetini bilmeyip geri dönünce, elimizden düşürünce, kendimizce o aldı. O aldı diyoruz. Geri alırsan senden kim alabilir? Tabii bu hal üst nokta bir hal. Geri alırsan bunu senden kim isteyebilir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 610-619. Beyitler Şerhi

Dünya ve mana arasındaki fark nasıl açıklanmaktadır?

Sen bu bedene bağlı kalırsan, dünyada dolaşabilirsin. Bu bedenden kurtulursan sen manadan manaya, perdeden perdeye, hayretten hayrete geçersin. Bu da mana denizinde seni yüzdürür. E sen bu bedenden, sen bu dünyadan, sen bu karanlıktan kurtulmazsan, o mana aydınlığına erişemezsin. Sen mana aydınlığına erişmeye çalış. ‘Ömür kimi dağlara tırmanarak, kimi denizleri geçerek, kimi ovalar aşarak, karada geçip gittikten sonra ab-ı hayatı nerden bulacaksın.’ Sen ömrünü bu mecaz da geçirir, yok şunu yaptıramadım da yok bunu ettiremedim de diye uğraşır da Allah’a yakinleşmeyi kendi üzerinde tesis edemezsen, sen bu gördüklerinle bu dünyayı, gördüklerinle, bu hayatı sadece değerlendirir, o bağda kalırsan, ab-ı hayatı nerden bulacaksın. Ab-ı hayat ne? Ölümsüzlük. Ölmeden önce ölmezsen, nasıl ölümsüzlüğü yakalayabileceksin bu dünyada? imtihan yeri burası, yakalanacak yer burası, olacak olan yer burası. Burda ab-ı hayata erişeceksin. Burda manaya erişeceksin. Yoksa sen son nefesinde gördüğün seni kurtarmayacak.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 569-582. Beyitler Şerhi

Dünya ile ilgili bir bağın çözülmesi neden önemlidir?

Bağı çözmemişsin dünya ile, uyku ile bağı çözmemişsin, heva hevesle bağı çözmemişsin, nefsinle bağı çözmemişsin. !Ömür kimi dağlarda, kimi denizlerde geçti gitti.’ Beyhude gitti ömrümüz. Allah bizi affetsin. ‘Denizin dalgalarını nerden yaracaksın.’ E sen normalde bu dünya ile alakalı şey yaptın, nerde mânâ deniz’nde yürüyeceksin. Nerde mânâ denizinde dalgaları yaracaksın.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 569-582. Beyitler Şerhi

Dünyanın sarhoşu olmak ne demektir?

Dünyanın sarhoşu olmuşsun, dünyanın aklın sarhoşu oldukça, sen manadan uzak olursun, mana sarhoşluğundan uzak olursun. ‘Bundan sarhoş oldukça o kadehe karşı kör kesilirsin sen.’ Sen dünyadan, bu gördüklerinden sarhoş oldukça sen mansur şarabına kör olursun, içemezsin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 569-582. Beyitler Şerhi

Zahitlik nedir?

Zahitlik, dünyayı sevmemektir. Dünyayı boş bırakmak değildir. Dünyayı terk etmek değildir. Zahitlik, dünyayı sevmemek, dünyaya aşık olmamaktır. Yoksa dünyayı terk etmek, işi gücü terketmek, ne bileyim işte, malı mülkü terk etmek.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 480-489. Beyitler Şerhi

Züht nedir?

Asıl züht de budur. Züht, dünyayı terketmek demek değildir. Asıl züht hiç kimseden hiçbir şey istememek ve beklememektir. Zühtün hakikati budur. Zühtün hakikati! Bu noktada o kimse hiç kimseden hiçbir şey istemez ve beklemez de. Bu, dervişlik adınadır, dervişlikle alakalıdır. Dervişlik yapacaksa o kimse, böyle bir dervişlik yapacak. Bu işin en güzel noktasıdır, en hakikat noktasıdıR.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 480-489. Beyitler Şerhi

Nefsinin kölesi olan bir insan ne yapar?

Nefsinin kölesi olan bir insan, sufiyi istemez, sufiliği de istemez. O çünkü nefsinin kölesi. Aynı zamanda şeytanın köleleri vardır. Satmışlardır kendilerini şeytana. O şeytanın taraftarı olmuştur, onun kölesi olmuştur. Şeytan onu elinin altına almış, çepeçevre sarıp sarmalamıştır. Gözünü açtırmaz ona. Ona gözünü açtırmaz. O, şeytanın kölesi hükmündedir. Ne zaman ona birisi kur’an ve sünnet dairesinde bir şey söylese, şeytan onda gümbür gümbür gümbürder. Bu yalan, bunun aslı yok, bunun astarı yok. Hadislerin hangisi sahih ki işte hangi ait, öyle olduğu nerden belli. Nerden onun delili var… Başlar şeytan okumaya. Başlar, seni bırakmaz. Bırakmaz! O kimse de dine diyanete sufiliğe düşman olur. Akıllıdır o. O kadar çok zekidir ki!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 480-489. Beyitler Şerhi

Nefis ile ruhun mücadelesi nedir?

Ruhla değil! Bütün inançlar nefsin üzerine kuruludur. Siz ancak nefsinize söz geçirebilirsiniz. Bu da belli dairededir. Siz ruhunuza söz geçiremezsiniz. Ruhunuza söz geçirmeye kalkarsanız, cehaletiniz çıkar orta yere. Bir başkasının ruhuna da söz geçiremezsiniz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 389-399. Beyitler Şerhi

Nefsin oyunlarını ve hilelerini öğrenmek neden önemlidir?

Nefsin aldatmacası, kandırmacası çok önemli. Karşıdaki kimsenin nefis aldatmacası yapıp yapmadığı çok önemli. "Ondan kulluğun üstünlüğünü aramazlardı." Yani biz nasıl üstün kul olalım diye aramazlar. Biz nefsimize nerde uyarız. Biz nasıl aldanırız, biz nasıl kandırılırız, buna sorarlardı. Biz nasıl çok harika bir kul olalım onu sormazlar, nerden kanarız onu sorarlardı. "Görünen ayıp nedir, onu söyle derlerdi. Onu araştırırlardı."

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 367-373. Beyitler Şerhi

Gönül sağlığını nasıl koruyabilirsiniz?

Siz dünya ile alakalı bir şeyi, gidin dünyalıklardan bulun. Siz vücudun sağlığını, gidin vücut hekimlerinden arayın ama gönül sağlığını da gönül ehlinden arayın bulun. Bu duygunun sağlığı bedenin sağlamlığındandır, o duygunun sağlığı ise bedenin yıkılmasındandır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 297-309. Beyitler Şerhi

Nimetlerin kıymetini bilmeden dolayı ne olur?

İnsanlar, nimet ellerindeyken kıymetlerini bilmezler. Nimet elinden uçunca kıymetlenir. O zaman anlar ki insan, bu nimetmiş. O yüzden nimetin içinde yüzerken, nimetlere ham edin, şükredin ki Allah nimetlerini arttırsın size.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 248-262. Beyitler Şerhi

Müslümanların hijyen kuralları nelerdir?

Sokaktan geçen alelade bir insan değiliz. Biz paganist değiliz. Bizim totemlerimiz bu noktada değil. Bizim elimizde kitabımız var. Heva ve hevesimiz yok. Bizim önümüzde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri var, her daim. Hem maddi hem manevi. Biz müminiz. Yapamayız. Farzları yerine getirmekle mükellefiz. Allah’a yakinliğin birinci adımı. Yapamazsın! Yapamazsın! Sen denize dahi bevledemezsin. Müslümansın. Sen çölün ortasına dahi büyük abdestini yapsan, meydanda bırakamazsın onu. Onu gömmekle mükellefsin. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri toprağı biraz eşeler, oraya bevleder, oraya büyük abdestini yapar, sonra gömerdi. Tırnağını keser, gömerdi. Saçını keser, gömerdi toprağa. Hijyen. Orta yerde hiç bir görüntü kirliliği yok. Müslümanız. Temiz giyinmek zorundayız. Müslümanız güzel kokmak zorundayız. Müslümanız.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 228-229. Beyitler Şerhi

Müslümanların kıyafet ve koku kuralları nelerdir?

Kasık altlarımız, koltuk altlarımız en az, hanefiler en fazla yedi gün demişler. En fazla yedi günde bir sefer ama hanefilerin ittifak ettikleri var. Ne? Üç günde bir. Biz en az üç günde bir tıraş oluruz. Bu da ne demektir? Üç günde bir banyo yaparız. Ter kokmaz müslüman. Üzerinden kötü kokular çıkmaz müslümanın. Boşanma sebebi koymuş hanefiler bunu. Bir kimsenin vücut kokusu, boşanma sebebidir. Biz müslümanız. Vücudumuz tertemiz kokar. Biz müslümanız. Ağzımız tertemiz kokar bizim. Ağız kokusu olmaz. Bir kimsenin üzerinde cigara kokusu, kahve kokusu, necis kokusu, kedi köpek kokusu olmaz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 228-229. Beyitler Şerhi

Nefislerin gerçek iman sahibini nasıl kabul etmediği anlatılıyor mu?

Hayır! Nefisleriniz kabul etmez onu. Gerçek iman ehlinin nefisleri kabul etmez insanı. Dağdan daha kaçırır. Yurttan yurda kaçırır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları