Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Nefis Terbiyesi(499) — Sayfa 3/7
Nefis merhalelerinde mutmainne ne demektir?
Bir cemaat sabırlı olursa içinde inci oluşur. Bir cemaat tahammüllü olursa içinde inci oluşur. Bir cemaat hırsız olmazsa, tamahı olmazsa içinde inci oluşur. İnci ilahi akıldır, ilahi hikmettir. Bunu bireysel olarak düşündüğünüzde mükemmel bir şeydir ama biz tasavvufu cemaat halinde yapmamız lazım.
Kaynak: 312. Dergah Sohbeti — Nefis Merhaleleri, Mehdi Meselesi ve Sufi Adabı
Yedi rakamı ve dini safsata eleştirisi nedir?
Kainat 7 günde halik olmuştur diyorlar. Yanlış bilgi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri: Biz kainatı 6 günde yarattık diyor. Bazıları her şeyi 7’ye, 19’a bağlayacak, böyle bir hastalık var. 7 kat semavat diyor — semavat 7 kat değil. Seyyareler 7 diyor — seyyare 7 değil, 12 tane gezegen var. Sefa Merve koşması 7 defadır diyor — farzı 4’tür. Bir kimse Sefa Merve’yi 4 sefer yaparsa farzını yerine getirmiş olur. Tavaf tamam 7 demiş — o da farzı 4’tür, 3’ü sünnettir. Bunların üzerinde sır inşa etmek, sır bina etmek, bunların üzerinde din bina etmek dini safsatalaştırmaktır. 19’cuların tezgahına düşmektir.
Kaynak: 312. Dergah Sohbeti — Nefis Merhaleleri, Mehdi Meselesi ve Sufi Adabı
Dergahta Hizmet ve İstişare Adabı konusunu ele alıyor mu?
Dergahta Hizmet ve İstişare Adabı
Büyüklere Saygı, Küçüklere Şefkat
Büyüklere saygılı, hürmetli, sevgili davranmak adabımızdandır. Dergahın içindeki küçüklerimize, akrabaların içindeki küçüklere de sevgili, şefkatli, merhametli davranmak adabımızdandır. O kardeşiniz sizden önce dergaha girmiş ve hizmet etmiş. Edep odur, ona saygılı davranacaksın. İstişare edin. Büyüklerinizle istişare edin. Sizden önce dergaha girip hizmet etmiş olan abilerinizle istişare edin.
Hizmet Sorumluluğu ve Nefis Tuzağı
Orada bir sorumlu var, sorumlu sorumluluğu üzerine almış. Haberi olup olmadığını, o işin sonucuyla başıyla hesabı verecek olan odur. ‘Haberi var mı yok mu’ diye sorgulamak sana düşmüyor. Hizmet edeceksen et, koşacaksan koş. Orada bir iş yapacaksan yap. Kimse seni zorla yap diye zorlamıyor.
Bizim dergahımızda hiç kimse hiçbir şeye zorunlu değil. Ne zaman zorunlu? Ben bu kağıtları götürmeye talibim, götüreceğim dedin mi? Dedin. Al bunu götür. Şimdi zorunlusun sen. Bu vazifeyi yerine getirmezsen sözünde, ahdinde durmamışlardan oldun. Vefasızlardan oldun, döneklerden oldun.
Ben tarikat hayatım boyunca hiç kimseye zorla ders vermedim. Kalbin ısındıysa, rüyanda gördüysen, kendince bunu doğru kabul ettiysen bu dersi alacaksın. Aldığın zaman da çekeceksin. Bu dergahı kendine dergah gördüysen bu dergahta koşacaksın. Hangi hizmeti yapmak istiyorsan durumuna göre, zamanına göre bir hizmet kendince bulup koş orada.
Kaynak: 314. Dergah Sohbeti — Sufi Adabı, Mahremiyet Hukuku ve Dergahta Hizmet
Ancak şimdi bu görev ve vazifelerin hepsi birer geçici süreç olarak değerlendiriliyor mu?
Semazen, hizmetli veya başka bir görevde olan kardeşlerin farklı vazifelere de katılması meselesi gündeme geldi. Eskiden bir vazifesi olan kimsenin başka bir vazifeye koşması uygun görülmezdi. Ancak şimdi bu görev ve vazifelerin hepsi birer geçici süreç olarak değerlendiriliyor. Bir kimse semazenlikten başlıyor, eğitim alıyor; yarın öbür gün başka bir yerde vazife söz konusu olduğunda oraya gitmeyecek diye bir kayıt yok.
Kaynak: 333. Dergâh Sohbeti — Hizmette Rotasyon, Namazın Fazileti ve Allah’a Yakınlık
Arkadaşlar kendi aralarında küçük gruplar oluşturmalı mıdır?
Arkadaşlar kendi aralarında küçük gruplar oluşturmalıdır. On kişilik bir grup ‘Bu cumartesi bütün çay işini biz yapacağız, temizliği biz üstleneceğiz, tuvaletleri biz temizleyeceğiz’ diyebilmeli. Mahalleler bazında da olabilir: bir gün Yıldırım, bir gün Nilüfer, bir gün İstanbul, bir gün İzmir grubu hizmet edebilir. Bu hem nefis terbiyesi açısından önemlidir, hem de bir işin işleyişini öğrenme açısından değerlidir.
Kaynak: 333. Dergâh Sohbeti — Hizmette Rotasyon, Namazın Fazileti ve Allah’a Yakınlık
Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râdıye, Mardıyye, Sâfiye diye nefsin mertebeleri var mıdır?
‘Nefsin mertebeleri var mıdır?’ Evet. Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râdıye, Mardıyye, Sâfiye diye nefsin mertebeleri vardır. Bunların kalbin üzerine tecelliyatı, ruhun üzerine tecelliyatı vardır. Bunlar uzun bir meseledir. Sufilerin adabından biri de nefsin her daim hak yolundan uzak tutmaya çalıştığını bilmek ve ona karşı uyanık olmaktır. Nefsin seni kötülüklere götürebileceğini, afata sürükleyebileceğini anlamaktır. Nefsin seni kendini beğenmeye sürükleyebilir, kibre götürebilir, her türlü altını oyabilir. Bununla alakalı nefse karşı hep uyanık durmak, mücadele noktasında tutmak, kendini diri noktada tutmak ve hiçbir şeyi kendinden bilmemek. Hiçbir zaman kendini beğenmemek. Kendi eksikliğini, noksanlığını her daim tefekkür etmek. Ve böylece her noktada hep Allah’la irtibat yapmak.
Kaynak: 336. Dergâh Sohbeti — Mehdi, Sevgi ve Sadakat, Nefsin Mertebeleri
337. Dergâh Sohbeti — Nefis Terbiyesi, Sünnet Bilinci ve Dostluk Kavra mı?
Dostluk: Devlet, Haram Para ve Faiz Meselesi
‘Devlet faiz ile para kazanıyor ve bu parayla emeklilere, cami imamlarına maaş veriyor. Bu paralarda faizden gelen haram vardır.’ Sonuçta devlet sadece faizden para kazanmıyor. Devlet genel evi çalıştıranlardan da vergi alıyor. Devlet meyhane restoranı çalıştıranlardan da vergi alıyor. Devlet kumarhane de işletiyor, içki de satıyor. Devlet her türlü melaneti işletiyor. Bunu sadece faizle sınırlandırmak mümkün değil.
Ne kadar haram var ise hepsinden devlet alıyor. Bu noktada biz de o devletin tebaası olarak devletin yapmış olduğu her şeyden nasibimizi alıyoruz. Yani sadece devletten maaş alanlar değil. Bütün herkesin devletle bağlantısı var. Devletle bağlantısı olan herkes bundan nasibini alıyor. Kimsenin bundan kurtuluşu yok. Ancak o kimse kendince bu haramlarla mücadele ederse o zaman kurtuluş söz konusu olur.
Nefret Terbiyesi ve Dostluk Kavramı
Nefreti Terbiye Etmek
‘Kalplerimizden nefreti atmanın tasavvuf açısından yolu nedir?’ Kalplerinizden nefreti atamazsınız. Nefret bu noktada fıtridir. Ama nefreti terbiye edersiniz. Nefret terbiye edilir, ahlak terbiye edilir. Neden nefret edilir? İçkiden nefret edilir. Kumardan nefret edilir. Yalandan nefret edilir. Gıybetten nefret edilir. İftiradan nefret edilir. Suizandan nefret edilir.
Cenab-ı Hak insana nefret duygusu vermiş; Allah’ın haram kıldığı, sınırlarının dışına attığı şeylerden nefret edip yapmasın diye. Onu kalbinizden atmak için uğraşmayın, onu terbiye etmek için uğraşın. Eğer siz ‘La ilahe illallah Muhammedun Resulullah’ diyen bir kimseden nefret ediyorsanız, bu şeytanidir. Bir müslümandan nefret ediyorsanız, bu şeytanidir. Ama Allah’ın haram kıldığı bir şeyden nefret ediyorsanız, bu rahmanidir.
Kavim Kavimdir: Dostluk Fıtridir
Nefret fıtridir, kime nefret duyduğuna bak. Sevgi fıtridir, kimi sevdiğine bak. Dostluk fıtridir, kime dostluk tuttuğuna bak. Düşmanlık fıtridir, kime düşman olduğuna bak. Her şeye ve herkese dost olan Allah’a düşmandır. ‘Ben herkesi seviyorum’ diyen Allah’ı sevmiyor demektir. Allah’ı seven, Allah’ın sevdiği şeyleri sever.
Cenab-ı Hak der ya: ‘Biz insanları kavim kavim yarattık.’ Kavim kavimdir. Aşıklar aşıkları sever. Akıllılar akıllıları sever. İlim ehli ilim ehlini sever. Cömertler cömertleri sever. Cimriler cimrileri sever. Kibirliler kibirlilerle buluşurlar. Her şey kendi ahlakının etrafında toplanmıştır. Kurt kurtla dost olur. Aslan aslanların yanında. Tavuk tavukların yanında. Siz tavuk kümesinde tilkinin dolaştığını gördünüz mü? Bir tane tavuk bırakmaz.
‘Bana arkadaşını söyle, senin dinini söyleyeyim.’ Hazreti Ebu Bekir Efendimiz. Bu ne demek? Sen arkadaşını söyle, senin arkadaşının ahlakı onun dinidir. Sen de onunla arkadaşsan, sen de onunla dostsan, ikiniz de aynı ahlaka sahipsiniz.
Erkek-Kadın İstişarelerinin Gizliliği
Son zamanlarda abilerinin talimlerde yaşadıkları istişareler, eşleri aracılığıyla kadınların arasında konuşuluyor. Bayanların da aralarındaki konuların aynı şekilde abilere ulaşması söz konusu olabiliyor. Allah muhafaza eylesin. Bunlar çok hoş şeyler değil. Erkeklerin problemleri, erkeklerin istişareleri erkeklerde kalmalı. Kadınların problemleri ve istişareleri kadınlarda kalmalı. Bunu birbirlerine taşımak başka yerlere taşımak hoş bir şey değildir. Bir mesele konuşulduğu yerde kalmalıdır. Laf taşımak, laf getirip götürmek hastalıktır.
Rızık ve Sebebe Tevessül
‘Bir erkek, nasıl olsa Allah benim ve ailemin rızıkını bir şekilde verecek düşüncesiyle işine karşı ilgisiz kalabilir mi?’ Kalamaz. Cenab-ı Hak her şeyi sebeplerin üzerinden verir. Bir kimsenin bir şeye sımsıkı yapışması sebeptir. İşine sahip çıkarken rızık endişesinden dolayı değil, daha faydalı olmak için sahip çıkar.
Cenab-ı Hak sebepsiz bir şey vermez. Sebebe tevessül etmek sünnetullahtır. Cen,ab-ı Hak Musa aleyhisselamla konuşurken sebebe tevessül ediyor. Ortada zahirde görünen bir ağaç var. Cenab-ı Hak ağacın arkasından ona seslendi. Tur-i Sina’ya çıktı. Allah insana bulunduğu yerde seslenemez mi? Sebep vesile olarak Tur-i Sina’ya çıktı. Allah Beytullah’tan seslenir sufiye. Allah üstadından seslenir sufiye. Allah Cebrail aleyhisselamın üzerinden seslenir sufiye. Allah başka bir kardeşinin rüyasından seslenir sana.
Çalışma Disiplini ve Ticaret Ahlakı
‘Kişinin çalışmak üzerine disiplini ne olmalıdır?’ Bir kimse ne iş yapıyorsa ibadet şuuru ile yapsın. Yaptığınız her işi ibadet şuuru ile yapın. Uyumak dahi ibadet hükmüne geçer o zaman. Yemek yemeniz ibadet hükmüne geçer. Konuşmanız, yürümeniz ibadet hükmüne geçer. Helal dairede her şeyin ibadet olmuş olur.
‘Ticaretteki edep ve ahlak nasıl olmalıdır?’ Hiç kimseyi aldatma. Hiç kimseyi kandırma. Hırs yapma. Disiplinli ol. Ama zenginlik hırsı seni görmesin. İşini düzgün yap, işini takip et. Kimseyi kırma, kimseyi üzme, kimseyi aldatma. Çalış, çabaklık göster. Tembellik yapma, gevşeklik yapma.
Atatürk ve Din
‘Atatürk din ile ilgili hangi hususlarda durmuştur?’ Atatürk büyük Kur’an tefsirini yazdırdı. Atatürk Buhari şerhini yazdırdı. Büyük Kur’an tefsirini yazdırdıktan sonra Hamdi Yazır’a bastırıp okullara ve camilere gönderdi. Buhari şerhini de bastırıp Diyanet’e, okullara ve camilere gönderdi. Her Atatürkçüyüm diyenin evinde muhakkak Elmalılı Hamdi Yazır’ın büyük Kur’an tefsiri ve Buhari’nin şerhi bulunması lazım. Atatürkçüyüm diyenler muhakkak bu kitapları da okumaları lazım.
Nefis Terbiyesi: Haramları Terk Etmekle Başlar
‘İnsan nefsinin şeytanlaşması ne demektir? Bir insan nefsini en iyi nasıl terbiye edebilir?’ İnsan nefsinin şeytanlaşması, o kimsenin haramları helalmiş gibi yaşamasıdır. Hiç endişesiz, utanmadan bir haram işler. O esnada o kimsenin nefsi şeytanlaşmıştır. Terbiyenin en kestirme yolu haramları terk etmektir. Bu haram, terk et. Öğrendin, bitti. Haram, bırak, yapma.
Herkes nefis terbiyesi soruyor. Aslında istedikleri şu: oturacaksın, bir saat bir şey yapacaksın, nefsin terbiye olacak. Veya bir kediye bakacak, nefsi terbiye olacak. Bir köpeğe bakacak, nefsi terbiye olacak. Böyle şey yok. Müslümana denecek şudur: ‘Bu haram, bunu terk et.’ Kardeşim yapma. Nefis terbiyesi haramları terk etmekle başlar. Nefis terbiyesi farz olan ibadetleri yerine getirmekle başlar.
‘Kul, farzları yerine getirmekle Allah’a en sevgili işi yapmış olur.’ Farzları yerine getirmek: bir, haramlardan uzak durmak; iki, Allah’ın emrettiği ibadetleri yerine getirmek. Beş vakit namazını kıl, kaçırma. Pazartesi-Perşembe oruç tut, kaçırma. Zikrullah’a gel, otur dizinin üstünde.
Sünnet Bilinci ve Salavat-ı Şerife
‘Salavat-ı şerifler arasında hak katında makamı ve derecesi yüksek olan salavat var mıdır?’ Önemli olan gönülden salavat-ı şerife çekmektir. Ama ondan daha önemlisi, o kimsenin Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetlerine tabi olmasıdır. Sağ eliyle yemesi, giyinirken sağ tarafından giyinmesi, otururken, kalkarken, yolda yürürken, arkadaşlarıyla, eşiyle, çocuklarıyla, anne babalarıyla ilişkilerinde sünnet-i Resulullah’ı gözetmesi.
Her sünnet-i Resulullah’ı gözetmeniz, oturup salavat çekmenizden daha kıymetlidir. Sünnet bilinciyle birisine tebessüm etmeniz büyük sevaptır. ‘Terk edilmiş bir sünnetimi icra edene yüz şehit sevabı vardır.’ Sufiler çok salavat götürüyorlar ama çoğu zaman sünnet-i Resulullah işlemiyorlar. Bir ahlaki sünnete uymak yüz tane salâvattan kat kat daha büyük ecir taşır.
Allah’ın sevmediği bir şeye buğz etmen, oturup ‘la ilahe illallah’ demenden daha hayırlıdır. Allah’ı bilmeyen bir kimseye tebliğ etmen, oturup ‘la ilahe illallah’ demenden daha hayırlıdır. Müminlere karşı mütebessim ol. Kâfirlere karşı şedid ol. Münafıklara karşı şedid ol. Müminlere kibirlenme. Kâfirlerin düzenini bozmak için çalış. Ama iki Müslüman cemaatini birbirine düşürme, bu günah-ı kebairdir.
Oruç Tutamayanlara Tavsiye ve Yüz Rekat Namaz
Oruç tutamayan kimse parası varsa fidye verecek. Parası yoksa Allah onu affedecek. Oruç tutamayanlar namazlarını artırsınlar biraz. Pazartesi orucu tutamadıysan o akşam elli rekat namaz kıl. Perşembe orucunu terk ettiysen o gece elli rekat namaz kıl. Bir yalan söylediğinde üç gün oruç tut. Bir gıybet ettiğinde üç gün oruç tut. Bir iftira attıysan üç gün oruç tut.
Sufiler, ömrünüzde elli rekatlık, yüz rekatlık namazınız olsun. Hiç olmazsa bir gece yüz rekat namaz kılın. Ayda bir kılın, yılda bir kılın. Yapabilirseniz haftada bir kılın. Herkes Hallac-ı Mansur’un ‘enel hak’ dediğine bakar, Hallac-ı Mansur’un gecede yüz rekat namaz kıldığını görmez. Herkes İbrahim Ethem’e balıkların altın iğne getirdiğini söyler ama İbrahim Ethem hazretlerinin hacca giderken her adımda iki rekat namaz kıldığını görmez.
Çeşitli Sorular ve Kısa Cevaplar
‘Futboldan kazanılan para haram mıdır?’ Bir kimse bunu meslek haline getirdiyse ve meslekte haram yoksa neden haram olsun ki?
‘Borç olarak verilen ve geri ödenmeyen paranın zekâtını vermek gerekir mi?’ Hayır. Hanefî’ye göre para elde olacak, bir yıl duracak, ondan sonra zekâtı ödenecek.
‘Abdest alırken konuşmak abdesti bozar mı?’ Bozmaz. Ama mekruhtur.
‘Bir erkek bir kadına seni nikahıma aldım dese, kadın da sussa, kabul etmiş sayılır mı?’ Evet, sükut ikrardandır. İmamlar demiştir ki kadın utanmasından, edebinden dolayı kabul ettiğini ikrar etmeyebilir; onun susması ikrardır. Kadın kabul etmiyorsa ‘Ben kabul etmiyorum’ demelidir.
Kaynakça
Hadis-i Şerif: ‘Bana arkadaşını söyle, sana dinini söyleyeyim.’ — Meşhur rivâyet; Ebû Hüreyre (r.a.) tarikiyle Deylemî, el-Firdevs
Hadis-i Şerif: ‘Kul farzları yerine getirmekle Allah’a en sevgili işi yapmış olur.’ — Buhârî, Rikâk, 38 (Hadis No: 6502), hadis-i kudsî
Hadis-i Şerif: ‘Terk edilmiş sünnetimi icra edene yüz şehit sevabı vardır.’ — Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr; Beyhakî, ez-Zühdü’l-Kebîr
Âyet-i Kerîme: ‘Biz insanları kavim kavim yarattık ki birbirinizi tanıyasınız.’
Kaynak: 337. Dergâh Sohbeti — Nefis Terbiyesi, Sünnet Bilinci ve Dostluk Kavramı
Nefis ve sevmemek meselesi nedir?
Nefis ve sevmemek meselesi, tanımadığını sevememek ve bana iyilik de yapsa sevemiyorum. Bu nefistir. Tanımadığın kimseyi sevmemek, sana iyilik yapsa dahi onu yine sevememek nefsin aldatmasıdır. Nefis insanı kandırıyor. Bir de bundan insanlar kendilerince hikmet çıkarırlar: ‘Ya ben bunu sevemedim, bana sevdirilmedi’ falan. Sevdirilmeyen şey haram ise bundan bir hikmet çıkar. De ki Allah bu haramı sevdirmemiş, Allah’a hamd et. Eğer sevemediğin kimse mümin ise şeytanın vesvesesidir. Şeytan seni aldatıyor, şeytan seni kandırıyor. Şeytan seni avucunun içine almış. Çünkü mümini sevmek imandandır. ‘Ancak iman ettiğinde müminleri sever.’ O müminler ki birbirlerini severler. Müminler kâfirleri sevemezler. Müminler münafıkları sevemezler. Müminler müşrikleri sevemezler. İnsan olarak severler, bu ayrı meseledir.
Kaynak: 340. Dergâh Sohbeti — Hizmet, Liderlik ve Sufi Adabında Kardeşlik
Kalp ilmi nedir?
Bir şeyin zahiren hukuku belli ise ona kalp ilmi gerekmez. Kalp ilmi, zahiren hukuku belli olmayanlarda devreye girer. Mesela çayın helal olduğu bellidir; bir kimsenin çay üzerinde şüphelenmesi o kimsenin psikolojik rahatsızlığıdır. Ama tanımlanması mümkün olmayan bir şeyle karşılaşıldığında, o kimse zahiren inceledikten sonra hâlâ şüphe ediyorsa kalbine müracaat edebilir.
Kaynak: 346. Dergah Sohbeti — Hilal İzleme, İtikaf Sünneti, Kalp İlmi ve Gerçek Dostluk
Kalp ilmi ile zahir ilminin farkı nedir?
Kalp ilmini dile döktüğün anda bozulur. Kalp ilmi sana münhasırdır. Başkasına helal olan sına kalben yasaklanabilir; bu senin kendinle alakalıdır. Onu bir başkasına "kalbime böyle geldi, böyle yapacaksın" dediğin anda batarsın. Kalbine gelen vesveseleri kalp ilmi olarak görmek büyük bir hatadır. Kalp ilminin başlangıç noktası, o kimsenin gönlünden şeyhinin konuşmasıdır. Ses tanıdık ve bildiktir, emin olur. Bir derece yukarısı melektir, bir derece daha yukarısı Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’dir.
Kaynak: 346. Dergah Sohbeti — Hilal İzleme, İtikaf Sünneti, Kalp İlmi ve Gerçek Dostluk
Kusurları örtmekte gece gibi olmak ne demektir?
"Kusurları örtmekte gece gibi ol" sözünün manası, bir kimsenin kusurunu bir başkasına nakletmemek, aktarmamak ve taşımamaktır. Ama din nasihattir. O kimseye iyi, doğru ve güzeli anlatmak farzdır. Nasihat ettiğini de bir başkasına söylememek gerekir.
Kaynak: 346. Dergah Sohbeti — Hilal İzleme, İtikaf Sünneti, Kalp İlmi ve Gerçek Dostluk
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri nasihate dair ne buyurmuştur?
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuştur: "Siz bir kötülük gördüğünüzde mümkünse elinizle, mümkün değilse dilinizle, o da mümkün değilse kalbinizle buğz ederek önlemeye çalışınız." Hanefiler "elle düzeltmek"i devletin ve amirlerin işi olarak görmüşlerdir. Dil ile terbiye etmek alimlerin ve müminlerin, kalple buğz etmek ise dilimizin yetmediği, nasihat etsek fitne kopacak durumlar içindir.
Kaynak: 346. Dergah Sohbeti — Hilal İzleme, İtikaf Sünneti, Kalp İlmi ve Gerçek Dostluk
Zaruret ve nefis terbiyesi arasında nasıl bir ilişki vardır?
Zaruret noktasında yürüyen pişer; zaruretten fazlasını almak nefsin seyrine kapılmaktır. Zahmet miktarını alırsan kalbin feraha ulaşır; zaruretten fazlasını alırsan kalbin feraha ulaşmaz. Bir çeşit yemek zaruriyettir. Nefis ikincisini, üçüncüsünü, dördüncüsünü ister. Nefse fazlasını alıştırırsan nefis hep fazlasını talep eder.
Kaynak: 346. Dergah Sohbeti — Hilal İzleme, İtikaf Sünneti, Kalp İlmi ve Gerçek Dostluk
Nefis terbiyesinin temel prensiplerinden biri nedir?
Bazen bir zaruret için başka bir zaruret ortadan kalkar. Uyku zarurettir ama Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’nden bir emir geldiğinde, o emri yetiştirmek için uyku zarureti unutulur. Hedef belirlendiğinde, hedef için bir zaruret diğerinin önüne geçer. Bu, nefis terbiyesinin ve yolun temel prensiplerinden biridir.
Kaynak: 346. Dergah Sohbeti — Hilal İzleme, İtikaf Sünneti, Kalp İlmi ve Gerçek Dostluk
Sıkıntıların kaynağı nefs midir?
Sıkıntının kaynağı ve sebebi insanın kendisidir. Muhakkak ki Cenab-ı Hak sebepsiz bir şey yapmadığından sebeple gönderir. Ama bu noktada biz o sıkıntının sebebini, o sıkıntının temelini kendimizde görürsek birinci derecede sıkıntıya karşı bir sıfır galip oluruz.
Kaynak: 355. Dergah Sohbeti — Sıkıntıların Kaynağı Nefis, Evlilik Sünneti, Mürşid-i Kami
Sıkıntıların kaynağı nedir?
Sıkıntıların kaynağı nefis’tir. Nefis, insanın iç dünyasını yönetmesi açısından çok kuvvetlidir. Nefis terbiyesi, bu kuvvetli bir gücün kontrol altına alınmasını sağlar.
Kaynak: 355. Dergah Sohbeti — Sıkıntıların Kaynağı Nefis, Evlilik Sünneti, Mürşid-i Kami
Tasavvufta teslimiyet ne anlama gelir?
Tasavvufta teslimiyet, nefis terbiyesinin bir parçasıdır. Bu teslimiyet, nefis terbiyesinin bir parçasıdır. Nefis terbiyesi, bu kuvvetli bir gücün kontrol altına alınmasını sağlar.
Kaynak: 355. Dergah Sohbeti — Sıkıntıların Kaynağı Nefis, Evlilik Sünneti, Mürşid-i Kami
Örtünmek istiyorum ama anne-babamın ve çevrenin vereceği tepki beni ertelemeye itiyor deniyor mu?
Örtünmek istiyorum ama anne-babamın ve çevrenin vereceği tepki beni ertelemeye itiyor deniyor. Allah bizi affetsin. Böyle bir zamanda artık bir kimsenin örtünme noktasında ailesinin ve çevresinin tepkisini düşünmemesi lazım.
Kaynak: 365. Dergah Sohbeti — Fitne Zamanlarında Temkinli Olmak, İhlas ile Hizmet ve Zik
Cihat nedir?
Cihat, dışsal noktada kafirlerle mücadele etmektir; içsel noktada ise bir kimsenin nefsiyle mücadele etmesidir. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: "Mücahid nefsine karşı cihad edendir."
Kaynak: 368. Dergâh Sohbeti — Cihat Meselesi, Uluslararası Oyunlar ve Hakk’el-Yakîn
Nefsin itaatsizliği nedir?
Nefsin İtaatsizliği: On Sekiz Besmele Hikayesi
Nefis tabi olmak istemez, itaat etmek istemez, bağlanmak istemez. Deli danalar gibi koşturur insanı. Ne itaat etmek ister ne tabi olmak ister. Hz. Mevlana’nın dediği gibi, nefis karşısındaki kimseyi kendisi gibi görür, kıyaslar: "O da benim gibi ekmek yiyor, su içiyor, uyuyor" der.
Şeyh Efendi Allah rahmet eylesin birisine on sekiz tane besmele verdi. Koca adam, daha önce günlük beş yüz beş yüz çeşitli zikirler çekiyormuş kendi başına. Şeyh Efendi dedi ki: "Sen hepsini bırak, on sekiz tane besmele-i şerife çek." Adam akşam abdest aldı, tesbihi eline aldı, "Bismillahirrahmanirrahim" derken kafası düştü uyudu. Sabaha kadar on sekiz besmeleyi bitiremedi.
Şeyh Efendi buyurdu: "Senin beş yüz beş yüz çektiklerin nefsindendi. ‘Çok zikir yapıyor’ desinler diye yapıyordun. Nefis emir almak istemez. On sekiz tane besmele verdi, çekilmedi. Dersi ufak gördün. Bir daha Allah dostlarının dersini ufak görmeyesin."
Kaynak: 370. Dergâh Sohbeti — Mehdiyet Meselesi, Nefsin İtaatsizliği ve Nübüvvet Yolu
Nefsin oyunları ve ibadet arasında nasıl bir ilişki vardır?
Nefsin Oyunları ve İbadet
Birisi uyuyamıyorum diye mesaj çekmiş, ben de "Kalk namaz kıl" dedim. Mesajımdan sonra hemen uyumuş. Namazı bile kılamamış. Nefis böyle haindir; onu namaza kaldıracağını anlayınca pat diye uyutuyor.
Normal zamanda sabaha kadar televizyon izlersin; al tesbihi eline iki tespih çek, harun harun uyursun. Normal zamanda bir hevaya esir olsan sabaha kadar uyumazsın; ama bir ibadet edeyim, bir namaz kılayım de, bak nefis seni nasıl uykunu getirecek.
Eğer ibadetinizi çok rahat, huşu içinde yapıyorsanız bilin ki nefis sizi daha kıymetli bir şeyden alıkoyuyordur, sizi perdelemiştir. İbadetler huşu için, zevk için değildir. Nefis zikretmek ister mi? Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de zikri "en büyük iştir" diye buyurmuştur. En büyük işi yapacaksın, nefis seni güle oynaya bırakır mı?
Kaynak: 370. Dergâh Sohbeti — Mehdiyet Meselesi, Nefsin İtaatsizliği ve Nübüvvet Yolu
Nefisle cihâd-ı ekber ne demektir?
Nefisle Cihâd-ı Ekber. Nefisle cihâd etmek, cihâd-ı ekberdir. Kim bu cihâdı terk ederse şeytanın oyuncağı olur. Kim bir nefes dahi nefisle mücadelesinde boşluk bırakırsa, şeytan o boşluktan girer ve insanı alt eder.
Kaynak: 379. Dergâh Sohbeti — Cibrîl Hadisi, Deizm Eleştirisi ve Nefis Muhâsebesi
Sûfîde gönülden dahi bir yanlışlık geçirmemek esastır mı?
Sûfîde gönülden dahi bir yanlışlık geçirmemek esastır. Bir an kendini haklı görüyorsan, nefsine uymuşsundur. Dergâhta bir tek haklı vardır: mürşid. Onun dışında kimse kendini haklı görmemelidir.
Kaynak: 379. Dergâh Sohbeti — Cibrîl Hadisi, Deizm Eleştirisi ve Nefis Muhâsebesi
Nefis muhâsebesi ne demektir?
Asıl olan güzel ahlâk, nefis muhâsebesi ve her şeyde kendi kusurumuzu görmektir.
Kaynak: 379. Dergâh Sohbeti — Cibrîl Hadisi, Deizm Eleştirisi ve Nefis Muhâsebesi
Nefisle cihâd etmek ne anlama gelir?
Nefisle cihâd etmek, cihâd-ı ekberdir. Kim bu cihâdı terk ederse şeytanın oyuncağı olur. Kim bir nefes dahi nefisle mücadelesinde boşluk bırakırsa, şeytan o boşluktan girer ve insanı alt eder.
Kaynak: 379. Dergâh Sohbeti — Cibrîl Hadisi, Deizm Eleştirisi ve Nefis Muhâsebesi
Dergâhta bir tek haklı vardır mı?
Dergâhta bir tek haklı vardır: mürşid. Onun dışında kimse kendini haklı görmemelidir.
Kaynak: 379. Dergâh Sohbeti — Cibrîl Hadisi, Deizm Eleştirisi ve Nefis Muhâsebesi
Kadınlar da erkekler de evlerinde işleri bittikten sonra duş alıp temiz hale gelmeliler mi?
Kadınlar da erkekler de evlerinde işleri bittikten sonra duş alıp temiz hale gelmeliler. Bunu yapmayan erkek ve kadınlar eşlerine zulmetmiş olurlar.
Kaynak: 393. Dergâh Sohbeti — Yakınlığın Hakikati, Kişisel Temizlik ve İslami Uyanış
Herkesin zayıf noktası nelerdir?
Herkesin kendince yıkıldığı bir yer vardır. Bir erkeği kadın meselesi vurur, bir başkasını para hırsı vurur, bir diğerini makam hırsı vurur. Birisine namaz zor gelir, öbürüne oruç. Bir kadına tesettür zor gelir, bir erkeğe kadınlara bakmak tat verir. Herkesin kendince kendi nefsinin zayıf bir noktası vardır. İnsan kendi kendisini tanımlayacak, en zayıf noktasını görecek ve o noktayı kuvvetli tutmaya çalışacak.
Kaynak: 394. Dergâh Sohbeti — Oruç Hükümleri, Nefis Terbiyesi ve Dergâhta Sorumluluk
Eşcinsellik İslam hukukuna göre nasıl değerlendirilir?
Eşcinsellik bütün semavi dinlerde haram kılınmıştır. Nasıl zina Hz. Adem’den itibaren haramsa, nasıl içki haramsa, eşcinsellik de Hz. Adem’den itibaren haramdır. İsevilik, Musevilik, İbrahimilik hepsi bu haramı yasaklamıştır. Bir erkeğin bir erkekle cinsel ilişkisi haram kılınmıştır ve zina hükmüne konulmuştur. Eşcinsellikle ilişkilenenlerin namazları ve ibadetleri kabul olunmaz. Bu insanlık suçudur, fıtrata ve Allah’a aykırı bir suçtur.
Kaynak: 394. Dergâh Sohbeti — Oruç Hükümleri, Nefis Terbiyesi ve Dergâhta Sorumluluk
Bosna ziyareti ve Ayvaz Dede şenlikleri neler içerir?
Dört günlük Bosna ziyaretinde Ayvaz Dede şenliklerine katıldık. Gelen kardeşlerin hepsine teşekkür ediyorum; gözümün gördüğü bir olumsuzluk olmadı. Gayet muntazam bir şekilde edep dairesinde geçti. Her gün ve her gece dolu dolu program yaşandı; boş bir turistik gezi olmadı. Halileviç Efendinin kendisi ve arkadaşları gayet yumuşak, iyi ahlaklı, temiz insanlar; o ahlakları, temizlikleri, hoşgörüleri, yumuşaklıkları görülmeye değerdir. Oradaki dergah gerçekten destek verilmesi gereken bir yerdir. Anadolu’nun uç kalesi olarak orada ayakta duruyorlar. İnşallah tekrar tekrar hayırlı hizmetler yapacağız.
Kaynak: 394. Dergâh Sohbeti — Oruç Hükümleri, Nefis Terbiyesi ve Dergâhta Sorumluluk
Savaştan dönmemek ne anlama gelir?
Savasdan geri donmek yok. Ne maddi ne manevi savasdan geri donmek yok. Bir soz vermisim sozunden geri donmek yok. Demisim ki: ‘Ben burada mucadele etmeye soz verdim. Beraber kosmaya soz verdim. Hem nefsimle hem seytanla mucadele etmeye soz verdim.’ Yuru. Her ne yasarsin yasa. Geri donusun hepsini sut gevselikligidir, kan gevselikligidir.
Kaynak: 411. Dergah Sohbeti: Anne-Babaya İyilik, Dokuz Büyük Günah ve Savaştan Dönmemek
Ne zaman bize Islami yonden vurur?
Nefisle Mücadele: Bireysel ve Toplumsal Boyut Bizim gibi zayif insanlarda nefis bizi Islam disina cekmeye calisir. Nefis bize kotuluklerden vurur. Biz seyri sulukta belli bir noktaya geliriz de, o noktaya gelen kimseye nefis Islami yonden vurur. Daha faziletli bir sey varken seni daha faziletsiz olana yonlendirir. Guç yetiren bir kimsenin Kabe’yi tavaf etmesi gerekir. Ama guç yetirdigi halde oturup sadece Kabe’ye seyretmek sevaptir diyorsa, o kimse yanilmistir. Nefis bize bu noktada oyalanmaz. Asil bizi oyalayacagi sey haramlardir. Namazı geciktirmek haramdir. Farz olan namazi terk etmek butun gunahlarin ustundedir. Günahın Toplumsal Boyutu Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurur: ‘Muslumanlar bir vucut gibidir. Bir tarafinda bir sikinti varsa sikintini butun vucut cekerler.’ Hic kimse bir gunahi tek basina islemez. O vucudun icerisinde bir parazit gibi olur, butun toplumu ilgilendirir. ‘Her koyun kendi bacagindan asilir’ sozu yanlastir. Burada birisi hata yaparsa butun toplulugu ilgilendirir. ‘Bu sadece beni ilgilendirir’ diyemeyiz. Adam disari ciktiginda filanca dergah tanirlar, filanca tarikat tanirlar. O yuzden nefisle mucadele sadece bireyin isi degil, toplulugu da ilgilendirir. Nefsin Sufilere Vurma Şekli Gece yarisi hic kimse seni gormuyor. Var mi nefis ‘Kalk namaz kil’ diyen? Yok. Bir kimse gece namazina kalktiysa nefsin yenildigi yerdir. Bir insan gece oturup zikrullah yapiyorsa nefsin yenildigi yerdir. Gunduz ogle namazini herkesin icerisinde kilarsin, bunda sikinti yok. Gece eve gidince sikinti baslar. Nefis bir yer bulur, bir aralik bulur, bir catlak bulur, oradan bizi alt etmeye calisir. Evimizde cocugumuza, esimize, etrafimiz olan davranislarda bize yol bulmaya calisir. ‘Benim seyhim var, ben onu dinlemem’ gibi dusunceler nefsin vurdugu yerlerdir. Nefisle mucadele bu: Haydar kardes gel, yine girelim seninle. Sufiliği Terk Edenlerin Durumu Seyh Efendi’yi birakan kimse once oyle bir takva goruntusu bulunurdu ki sanki namaz, abdest, oruc akiyor ondan. ‘Dergahi birakti, kemale erdi’ derlerdi. Ama yavvas yavas yavas yavas cizgisi basladigi yere gelmez, basladigi yerden daha kotuye gider. Nefis artik onu hegemonyasinin altina almistir. Hegemonyasinin altina aldigindan dolayi onu geriye dogru esfeli safiline seyri suluk ettiriyor. Birisi gidiyor. Allah yolunu acik etsin. Sen gitme. Birakiyor. Sen birakma. Kaciyor. Sen kacma. Dagilıyor. Sen dagilma. Laf soyluyor. Sen soyleme. Birisi gidince keramet gorur o gidende. O da gider. Senaryo hemen hemen her yerde aynidir. Her zaman aynidir. Oyuncular degisiyor, baska bir sey degismiyor. Dergahta Maddi Menfaat Yoktur Bir kurus istersem getirmeyin. Verirseniz de hakkim helal degildir. Hala da ayni noktadayim. Olunceye kadar Cenab-i Hak beni bu noktada istihdam eylesin. Boyle bir dergah olunca hic kimsenin bu noktada bir yok gebeligimiz yok. Hic kimsenin yok burada. Hepiniz de mursidi kamil olun isterim. Bagirin, geceleriniz vecd namazı kilin diye. Kosun kardes. Allah yolunda kosun. Etrafinizda hic kimseyi kirmayin. Laf-i kode etmeyin. Insanlarin namusuyla, serefiyle, haysiyetiyle oynamayin. Milleti kandirmayin. Allah icin hizmet edin. Kol kola girin. Allah’i sevin, Resulullah’i sevin. Allah diyenleri sevin. Büyük Günahların En Büyüğü Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri uc defa tekrarladi: ‘Size buyuk gunahlarinin en buyugunu haber vereyim mi?’ Ashab: ‘Evet ey Allah’in Resulu’ dedi. Resulullah soyle buyurdu: ‘Allah’a sirk kosmak ve ana-babaya isyan etmektir.’ Hz. Ali’nin Kılıcındaki Sayfa Hazreti Ali’ye soruldu: ‘Resulullah size ozel olarak bir sey soyledi mi?’ Hazreti Ali dedi ki: ‘Allah’in Resulü butun insanlara anlatmadigi bir seyi bize ozel olarak soylemedi. Ancak su kilicimin kininda yazili olanlar var.’ Sonra kilcindan bir sayfa cikardi. Sayfada soyle yaziliydi: Yuce Allah’tan baskasi adina hayvan kesene Allah lanet etsin Arazinin hudut isaretlerini calana Allah lanet etsin Ana ve babasina lanet edene Allah lanet etsin Dinde yeni bir sey icat edeni koruyan kimseye Allah lanet etsin Ebu Derda’ya Verilen Dokuz Emir Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem dokuz seyi Ebu Derda’ya emretmistir: Vucudun parca parca kesilse ya da ateste yansa bile Allah’a hicbir seyi ortak kosma Bilerek farz namazi sakin terk etme. Bilerek onu terk edenden Allah’in himayesi kalkar Sakin sarap, icki icme. Cunku o butun kotuluklerin anahtaridir Anana ve babana saygili ol. Asla saygida kusur etme Eger memleketinden sefere cikmanı sana emrederlerse onlarin gonlunu almak icin cik Basindaki Musluman idarecilerle cekisme. Kendini hakli gorseni bile cekisme Savas sirasinda arkadaslarin kacsa bile sen savasdan sakin kacma, dagilma Malindan ailene harca, cimri olma. Esine cocuklarina bakmakla mukellefsin Ailelerine sopayi kaldirma. Yuce Allah’in emri icin onlari korkut, ama dovme Eşe ve Çocuklara Şiddet Yasağı Benim seyhim hic dovmemis. Bana dedi ki: ‘Mustafa Efendi, ben bir fiske bile vurmadim.’ Ben de ic imden soz verdim. Sufiler eslerini dovmezler. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri dovmedi. Onun sunnetinde dovmek yok. Cocuklarimizi ve ailemizi egitirken kaba kuvvete basvurmayacagiz. Anne-Babayı Ağlatmama Anasini ve babasini aglatarak hicret etmek isteyen bir adam Resulullah’a geldi. Resulullah ona dedi ki: ‘Anana ve babana don. Onlari aglattgin gibi her ikisini de guldur.’ Anne-babasini aglatan kimseyi Cenab-i Hak aglatir. Iki yakasi bir araya gelmez. Onun isi rast gitmez. Varsa anne-babalarinizla aranizda bir sikintiniz, halledin. Gonullerini alin. Ellerini opun. Dualarini alin. Helallasin. Kendinizi hakli gormeyin. Malinin fazlasini kardesinize vermis olsun, paranin fazlasini kard,esinize vermis olsun. Sen annen-babanin arani iyi sur, sen duasini al, sen helalas. Manevi Eğitim ve Rabıta Her insanin hayatinda yasadigi nedenlere, sonuclara gore farkli bir boyutu vardir. Akil hem manevi hem maddi olarak butun doneleri toplar. Manevi olarak toplama rüyadır, haldir. Mananin maddeye tecelliyatidir ruya. Akil bunlarin hepsini toplar, betimler, algilar ve hifz eder. Bir kimsenin kendi ruyasinda bir baskasinin ruyasini gormesi mumkundur. Bu Allah’in lutfudur. Orada iradeşi yoktur. Zikrullahta rabit ediliyor, orada irade vardir, talep ediliyor. Veya talep etmeden de lazim olan gosteriliyor, bu da teslimiyettir. Dergahta Tek Şeyh Prensibi Bir dergahta bir tane seyh olur, iki tane olmaz. Bir dergahin muntesipleri de bir yere baglidir, ikinci bir yere bagli degildir. Seyh Efendinin sozu uzerine soz konulmaz, kim olursa olsun. Bir zakirin, nakibin bu noktada hakkina tecavuz etme hakki yoktur. Din Nasihattır Kardesinizin bir hatasini gordinuz. Koluna girin, ince ince, tatli tatli ‘Kardes yapma ya bunu’ deyin. Veya onunla alakali bir hadis-i serif soylen, bir kissa anla. Dolasin. ‘Sen neden kufrediyorsun’ deme, kufrun kotulugunu anlat. ‘Sen neden yalan soyluyorsun’ deme, yalanciligin kotulugunu anlat. ‘Kardesin olu etini yemek ister misiniz? Tiksindiniz degil mi?’ Tiksinmek icin agiz gerek, yurek gerek, insan olmak gerek, mide gerek. Tiksinmeyince midesi de bozuk, akli da bozuk, kalbi de bozuk. Sakın insanlarin iyiliklerini one cikarin. Insanlarin kotu yonlerini konusmayin. İçki, Namaz ve Günah Meselesi Alkolun etkisi gectikten sonra namazı kılacaktır herkes. ‘Sarhoşken namaza yaklasmayınız’ ayet-i kerimesi, icki haram edilmezden onceki ayet-i kerimedir. ‘Dunya onu sarhos etmis, namaza yaklasmain’ veya ‘Ask sarhosuymis da namaza yaklasmayacakmis’ gibi sozlerin hepsi seytanidir. Namaz farz. Akil Musluman olan herkese namaz farz. Bitti. Selam ve Seyyidlik Meselesi Selam Allah’in selamidir. Herkese gonderilir, herkesten de getirilir. ‘Allah dostlarina selam goturulmez’ diye bir sey Kur’an ve sunnete uygun degildir. Asil Allah dostlarina selam goturulur. Ona selam goturulur ki o da selama karsilik cevap verir. Rahmet olur, bereket olur, lutuf olur. Neseben seyyidlik onemlidir, bu noktada bir sikinti yok. Ama velilerin arasinda, dostlarin arasinda boyle yaristirmak hos bir sey degil. Allah’in onunde herkes esittir. Hazreti Peygamber’e sordular: ‘Cogalinca biz nasil taniyacagiz?’ ‘Kim benim Kur’an ve sunnetime simsiki yapisirsa o ehli beytimdendir’ buyurdu. Kaynakça Hadis-i Şerif Referansları Buyuk gunahlarin en buyugu hadisi – Buhari, Edeb 6, Hadis No: 5976; Muslim, Iman 143 Hz. Ali’nin kilicindaki sayfa hadisi – Buhari, Ilim 39, Hadis No: 3179; Muslim, Edahi 43-44 Ebu Derda’ya dokuz emir hadisi – Ahmed ibn Hanbel, Musned 5/238; Taberani, el-Mu’cemul-Kebir Muslumanlar bir vucut gibidir hadisi – Buhari, Edeb 27; Muslim, Birr 66, Hadis No: 2586 Anne-babasini aglatan hicret hadisi – Ebu Davud, Cihad 31, Hadis No: 2528; Nesai, Biat 14 Din nasihattir hadisi – Muslim, Iman 95, Hadis No: 55 Gozunu acip kapatincaya kadar beni nefsime birakma duasi – Ahmed ibn Hanbel, Musned; Ebu Davud, Edeb Omer’den sonra peygamber gelseydi o Omer olurdu hadisi – Tirmizi, Menakib 17, Hadis No: 3686 Kisi sevdigine sevdigini soylesin hadisi – Ebu Davud, Edeb 122, Hadis No: 5124; Tirmizi, Zuhd 54 Ayet-i Kerime Referansları Hucurat Suresi, 49/12 – Kardesinizin olu etini yemek ister misiniz?
Kaynak: 412. Dergah Sohbeti: Nefisle Mücadele, Büyük Günahlar ve Din Nasihattır
Nefis terbiyesi ve kalbin seyri sülükü ne demektir?
Nefis terbiyesi ve kalbin seyri sülükü, birinci merhalede nefsin tezkiyesi ve ikinci merhalede kalbin seyri sülüküdür. Hadis-i kutside buyurulur: ‘Kul farzını yerine getirmekle Allah’a en sevimli gelen işi yapar. Nafilelerle Allah’a yaklaşır.’ Farzları yerine getirmek, haramlardan uzak durmak, nafilelerle yaklaşmak ve Allah’ı sevmek — bu dört adım nefsin tezkiyesidir. Bu yoldan yürünmezse kalbin seyri sülükü başlamaz.
Kaynak: 419. Dergah Sohbeti — Cennet-Cehennem, Cüzi İrade, Seyri Sülük ve Nefis Terbiyes
Organ nakli dinen sakıncalı mıdır?
Organ nakli (göz korniyası): Ölen kimsenin kadavrasından nakil yapmak dinen sakıncalı değildir ancak varislerinden izin alınması gerekir.
Kaynak: 419. Dergah Sohbeti — Cennet-Cehennem, Cüzi İrade, Seyri Sülük ve Nefis Terbiyes
Haramı yaşamak kolay mıdır?
Haramı o kadar kolaylaştırdılar ki insanlar kaçak göçek namaz kılıyor. Cumaya gidecek gidemiyor, fabrikada çalışıyor. İbadet edecek; kocası, karısı, patronu izin vermiyor.
Kaynak: 443. Dergah Sohbeti: Allah Sevgisinin Sınırsızlığı, Tasavvufun Olmazsa Olmazları
Nefis terbiyesi ve iç dönüşüm konusunda ne söylendi?
Kendi içimizdekini yıkamadığımızdan evimizde yıkamıyoruz. Evimizde yıkamadığımızdan işimizde yıkamıyoruz. İşimizde yıkamadığımızdan sokakta yıkamıyoruz. Sokakta yıkamadığımızdan ülkemizde yıkamıyoruz. Ülkemizde yıkamadığımızdan dünyada yıkamıyoruz. Biz neye iman ettik? Allah ve Resulüne. Harika. Bakalım nefsimize, evlerimize, işimize. Nerelerde Lat, Menat, Uzza bizden önde gidiyor, tabi olmuşuz? Biz kendi içimizde yıktığımızda ne geçtiyse, dışarıda da yıktığımızda yerine geçecek olan budur. Kendi içimizde ne var? Gücü eline geçirme sevdası, ne pahasına olursa olsun parayı ele geçirme düşüncesi, şehvani arzular. Güç, gadap. Bunu biz kendimizden yok edebiliyor muyuz? Kendimizden yok edemiyoruz. Allah bizi affetsin.
Kaynak: 469. Dergah Sohbeti
Nefsin ölmesi ve terbiyesi nedir?
"Vücudunda nefsi ölen kişinin fermanına güneş de tâbidir, bulut da." Bir kimsenin nefsi ölmez hiçbir zaman. Nefsi ölürse su içmeye ihtiyaç duymaz, yemek yeme ihtiyacı duymaz, uyku ihtiyacı duymaz. Nefsin ölmesi demek, nefsin terbiye olması demek. O kimsenin bütün fiil ve sıfatlarının Allah’ın fiil ve sıfatlarında yok olması demek.
Kaynak: 543. Dergâh Sohbeti – Faiz ve Dârülharp, Mevlânâ Sözleri, Nefis Terbiyesi ve Zik
Sakal bırakma meselesi ne anlama gelir?
Allah rahmet eylesin, Şeyh Efendi bize sakalı rüyada görmedikten sonra bıraktırmazdı. Ben birkaç sefer sakal bırakayım diye yüksündüm, ama hiç seslenmedi bana. Ondan sonra bir gün rüyamda sakalımı toplatıyorum, sakalım uzamış; kendisine dedim, ‘rüyamda sakalımı toplatıyordum’ dedim. ‘Şimdi bırak sakalını’ dedi.
Kaynak: 564. Dergah Sohbeti — Riyâ ve Gösteriş Meselesi, Vaktin Çocuğu Olmak, Anne-Babay
Nefise karşı nasıl mücadele edilmelidir?
İnsanın nefsine bir şey hoş geliyorsa, nefsin işi hak ve hakikate giden yolda bizim önümüze engel çıkarmaktır. O yüzden nefsimize ağır gelen muhakkak bir şeyler olur, bu da imtihanın sırrıdır. Hayır ve hasenâta, doğruya, hak ve hakikate doğru yönelirken nefsimiz her daim herhangi bir meselede bir engel çıkarır.
Kaynak: 564. Dergah Sohbeti — Riyâ ve Gösteriş Meselesi, Vaktin Çocuğu Olmak, Anne-Babay
Nefis bazen kimlerden vurur?
Şeytanla beraber oturur; sana söz geçiremezse senin etrafındaki bir kimseye söz geçirir, oradan vurur seni. Sen dersin ki ‘derse gideceğim’; öbür taraftan dolaşır, babanla vurur, annenle vurur, eşinle vurur, çocuğunla vurur, kayınvalidenle vurur, kayınpederinden vurur — bir yerden vurur sana.
Kaynak: 564. Dergah Sohbeti — Riyâ ve Gösteriş Meselesi, Vaktin Çocuğu Olmak, Anne-Babay
Dergâh Bağışlamada İsim Okuma Meselesi nasıl uygulanmalıdır?
Bir üstâdın edebine âdâbına bağlı bir derviş tıkısıkı bağlıysa, bir zâkir de bağlıysa, derviş ile zâkirin arasında sıkıntı çıkmaz. Ama zâkir tam bağlı değilse, nefsine uyuyorsa sıkıntı çıkar. Benim bulunduğum yerlerde hiçbir dervişle aramda sıkıntı çıkmaz; çıkarsa derv.
Kaynak: 566. Dergâh Sohbeti — Mehdî-Deccâl Meselesi, Filistin ve Dergâh Bağışlama Âdâbı
Kanalize: Nimete Şükür ve Nankörlüğün Tehlikesi İnsanlar normalde kendi içinde bulunduğu nimetin farkında değilse midir?
Kanalize: Nimete Şükür ve Nankörlüğün Tehlikesi
İnsanlar normalde kendi içinde bulunduğu nimetin farkında değilse, aslında o bir cihetten Allah muhafaza eylesin nankördür. Öyle olunca o nankörlük insanı küfre kadar götürür. Bir nimete şükürsüzlük etmek, içinde bulunduğu o nimet ortamını görmemektir. Bu belki de insanın farkına vararak veya farkına varmayarak işlediği en büyük günahtır; kebâire veya küfre götüren bir mânevî hastalıktır.
Bir kimse günah işler, günahını görür, tövbe eder, günahtan geri döner, Allah onu affeder. Ama bir kimse nimetin içerisindeyken nimeti fark etmezse, o halinden tövbe edip geri dönmez. Tövbe edip geri dönmediği için o halde kalır ve bu onun Allah muhafaza eylesin iyice mânevî körlüğüne sebep olur, küfre kadar götürür. Çünkü şükürsüzlük bir veçheden Allah’ın direkt kuluna bahşettiği şeyleri görmemektir.
Nimetin Farkında Olmak
Bir kimse namaz kılıyordur, namaz kılmak bir nimettir. Oruç tutuyordur, nimettir. Îmân ehlidir, nimettir. İyi dostlara, iyi arkadaşlara, iyi kardeşlere sahiptir, nimettir. Sâlihlerle beraberdir, sâlihlerin içindedir, nimettir. Başını sokacak bir evi vardır, nimettir. Yatacak bir yatağı vardır, nimettir. Bir eşi vardır, bir çocuğu vardır, bunların annesi babası vardır — hepsi nimettir.
Bunların farkında değiliz. Bunlardan birisi eksildiğinde o eksikliği görürüz, ancak o zaman anlarız. Eksilmediği müddetçe anlamakta güçlük çekeriz. Eğer eksilmediği halde o kimse elindeki nimetlere hamd ederse, Cenâb-ı Hak diyor ki: ‘Sen uyanıksın, elindeki nimetleri ben verdim, hamd ettin, sana nimetimi arttırıyorum.’ Ama yok, o kimse elindeki nimetin kıymetini kadrini bilmezse, âyet-i kerîme ile sâbit: elinden nimeti alarak onu terbiye ediyor.
Sûfîlikte Acziyet ve Mahviyet
Sûfîlikte bir kimse her dâim kendini acziyet noktasında görür. Acziyetini görmüyorsa, kendisini kibirliliğe attıysa, şatâfata attıysa muhakkak başına bir sıkıntı gelir. Kul acziyetini görmezse Allah muhafaza eylesin, bu sefer ilâhlığa kalkar olur.
Biz Cenâb-ı Hakk’ın vermiş olduğu nimetlerin hiçbirisinin şükrünü edâ edemeyiz. Mûsâ aleyhisselâm şükrünü edâ edemeyeceğini beyân ediyor. Cenâb-ı Hak da diyor ki: ‘Yâ Mûsâ, bunun farkındaysan, sen şükrünü edâ edenlerden saydım seni.’ İki kırık namaz kılmakla, iki kırık zikir yapmakla O’nun şükrünü edâ edebildiğini düşünmek yanlıştır. Ama bunu edâ edemediğini beyân etmek acziyetini görmek adınadır.
Nefsin Huyları ve Doğru Kanalize Edilmesi
Nefsin bütün huylarına baktığımızda hepsinde de aynı şeyi söyleyeceğim: bir açıdan iyidir, bir açıdan kötüdür. Hırs, şehvet, öfke — hepsi böyledir. Mesele, bunları doğru yere kanalize edebilmektir.
Dünya Hırsı ve Ticaret
Hazret-i Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri ‘dünyaya âşık olmak bize harâm kılındı’ buyurmuştur; ama kumaş alıp satmak, ticâret yapmak değildir. Ben dünyaya hırsı olmayan bir insan istemiyorum derviş olarak. O adam dünyaya karşı hırsı olsun ki eşini, çoluğunu çocuğunu geçindirsin, zekât versin. Ama bu dünyaya olan hırsı onu harâma sevk etmesin, orada frenlesin.
Para kazanmak ne zamandan beri kötü addedilmiş ki? Para kazanmak için fâizcilik yapmasın, ölçüde tartıda yalana yemîne gıybete meyletmesin. Hadîs-i şerîfte sâlih olan tüccarlar âlimlerden önce cennete girer. O âlimi yetiştirecek olan medrese, mektep, öğretmen, araç gereç — hepsi cömert olan tüccardan çıkacak.
Şehvet Meselesi ve Evliliğin Farziyeti
Şehvet olacak. Adamın şehveti olmazsa kadın aramaz. ‘Evlenin çoğalın, ben sizin çokluğunuzla iftihâr edeceğim.’ ‘Evlenin, dininizin yarısını tamamlayın.’ Kadın da şehvetli olsun, adamına sahip çıksın, adamdan adamlık beklesin. Biz bunu almışız, şehvetten uzak dur diye; nereye uzak duruyorsun kardeşim? Senin fıtratın o. Senin şehvetinin harâma seni meylettirmesinden uzak dur.
Bazı sûfî gruplarda evlenmeyi yasaklıyorlar. Bir de örneklere bak: İşte Bedîüzzaman Saîd Nursî Hazretleri evlenmemiş. Bunları örnek alıyorlarmış. Ben diyorum ki kardeşim, Hazret-i Muhammed Mustafâ sallallâhü aleyhi ve sellem Hazretleri evlenmiş. Âdem aleyhisselâm’dan itibâren bütün peygamberler evlenmiş. Bütün sahâbelerin büyük çoğunluğu evlenmiş. Pîr efendilerin hepsi de evli. Bizim silsilemizde, yolumuzdaki şeyh efendilerin hepsi de evli.
Öfkenin Doğru Yere Kanalize Edilmesi
Öfke senin fıtratın. Kime öfkelenme? Eşine öfkelenme, çocuklarına öfkelenme, mü’min kardeşine öfkelenme. Elin gâvuruna öfkelen. Harâmlara öfkelen. Nefsinin harâm isteklerine öfkelen. Şeytânî şeylere öfkelen. Ama biz kime öfkeleniyoruz? Evde eşe öfkeleniyor adam, vuruyor tokadı kadına. Çocuğunu dövüyor. Harâm kardeşim bunlar. O zaman sen öfkeni doğru yere kanalize et. Öfkeyi doğru yere kanalize etmek nefisle mücâdeledir.
Nefisle Mücâdele ve İslâmî Ölçüler
Nefisle mücâdelede hep derim: harâm işlemeyin kardeşim, en büyük nefis mücâdelesi budur. Kur’ân ve sünnet tarihinde ve sûfî terbiyesinde başka bir şey görmüyorum. Oruç belli İslâm’ın: pazartesi-perşembe orucu, bir gün boş bir gün dolu oruç, ayın 14-15-16’sı orucu. Bir de Ramazan orucu var, farz oruç. Bu kadar.
Bunun haricinde bir oruç, bunun haricinde bir perhîz yok. Ağız yemek var: üç kap yeme, bir kap yemek ye ama ye. Aç kalk, bu var. Ama yemeyecek o kimse — böyle bir şey yok. Evlenmeyecek — böyle bir şey yok. Öfkelenmeyecek — öfkelenecek, yanlışa öfkelenecek, zulme öfkelenecek, adaletsizliğe öfkelenecek.
Çocuk Eğitimi ve Karakter Oluşumu
Bir çocuğun karakteri nasıl oluşur? Birinci derecede evde oluşur. Daha çocukluğundan itibâren karakteri oluşur. Şımarık yetiştirirsen şımarık bir karakterle yetişir. Yanlış olanı söylersen, ‘bunu böyle yapma, bunu böyle etme’ dersen çocuğun karakteri doğru şekillenir. Çocuk onu görüyor, o eğitimi alıyor.
Evdeki Zulüm ve Çocuğa Etkisi
Baba annesine iki de bir tokat vuruyor. İlk önce çocuk onu normal bir şey görüyor. Ama bir müddet sonra annesinin üzüldüğünü görünce çocuk onun normal olmadığını anlıyor. Baba devam ederse çocuk annesini severek babasına karşı kinlenmeye başlıyor. Babayla olan iletişim bozuluyor. Aynı şey, anne babaya gereksiz laflar söylese de geçerli: çocuk babanın üzüldüğünü görünce anneye karşı kinleniyor.
Burada karakter ile biz İslâmî terminoloji olarak nefsin içerisine aldığımız bütün her şeyi, Batı terminolojisi ‘karakter’ olarak önümüze koyuyor. Terim kargaşası var. O kimsenin doğrusu yanlışı, etkileşimi çevresel faktörlerle oluşuyor.
Misafirperverlik Eğitimi
Eve devamlı misâfir geliyor, çocuk devamlı misâfir görüyor evde. O çocuk misâfire alışkın bir şekilde büyüyor. Ama çocuk evde misâfir görmüyorsa, misâfir geldiyse odasına çekiliyor; o çocuk evlendiğinde misâfir istemiyor. Bir misâfir nasıl ağırlanır, çayı kahvesi nasıl götürülür, hoş geldiniz nasıl denir — bunları bilmiyor.
Anne-baba evladına: ‘Çık misâfirlere hoş geldiniz de, ellerini öp. Sofra kur, su getir, kahve getir, çay getir.’ Öğreteceksin. Öbür türlü o çocuğun ahlâkı öyle oluşacak. Eve büyük gelmiş, küçük gelmiş hiç kimsenin umurunda değil.
Tüketim Alışkanlığı ve Çocuk
Çocuk dilediğini alıyor. Almayınca tepiniyor. Çarşıda tepiniyor. Para var mı yok mu dinlemiyor. Neden? Hep alınmış. Tepinince bir daha alınmış. Annesi almış, babası almış, anneannesi almış, babaannesi almış, dedesi almış, dayısı almış, amcası almış. Her tepindiğinde sonuç alınmış. Çocuğun ahlâkı öyle gelişiyor.
Terbiye var. Sûfîlik o yüzden önemli. Ben değiştiğine inanıyorum. ‘Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.’ Sahâbeler değişmiş. Pîr efendiler değişmiş. Buradakiler de değişiyor. Herkes değişiyor.
Kutsalların Korunması ve Sınır Koyma
Bir insanın eşi kutsaldır, çocuğu kutsaldır, malı kutsaldır, canı kutsaldır, evi kutsaldır, vatanı kutsaldır, kitabı kutsaldır. Bunlara dokunduran bir kimse her şeyine dokundurur. Ben bütün dervişlere söylerim: sizin eşlerinize kimse laf söyleyemeyecek. Söyleyeceksen sen söyleyeceksin. Senin çocuğuna kimse tâciz etmeyecek. Kimse senin malını zorla yemeyecek. Kimse senin evine zorla girmeyecek. Kimse senin vatanını işgâl etmeye kalkmayacak. Kimse senin bayrağını indirmeye kalkmayacak. Kimse senin Kur’ân’ına dokunmaya kalkmayacak.
Tavuk Kıssası: Sınır Koymanın Önemi
Mahallenin hayta gençleri beyin bir tavuğunu götürmüşler. Bey oğluna demiş ki: ‘Şu tavuğu götürenleri bul getir.’ Oğlan: ‘Baba bir tavukla mı uğraşacaksın?’ Bir zaman geçmiş, bir kuzu götürmüşler. ‘Baba kuzu değil mi altı üstü?’ Sonra bir inek götürmüşler. ‘Baba onunla mı uğraşacaksın?’ Derken kız kardeşe sarkıntılık etmişler.
Babası demiş: ‘Ben sana kaç sefer diyeceğim, şu tavuğu götürenleri al getir. İlk tavuğu götürenleri eğer burada sallandırmazsak, yarın öbür gün bırak kız kardeşini, senin anana da sarkıntılık yapacaklar.’ Sizin tavuğunuzun kanadından bir tüy yoluyorsa, o tüy yolunu bulup getireceksiniz. Tüyün hesabını sormayan yarın kanadın hesabını soramaz. Kanadın hesyabını soramayan tavuğunu götürürler.
Eşe Sahip Çıkmak
Senin annenmiş. Sen nesin başında onun? Kocasısın. Seninle mi nikâhlı? Bu kadın seninle nikâhlıysa oğlum, neden başkası laf söyledi buna? Benim karıma kimse laf söyleyemez — annesi de dâhil, babası da dâhil. Nasîhat edersin, nasîhat edin. Ama laf söyleme hakkın yok. Bu kadının kocası benim.
Buna yürek lazım. Adamın isterse boyu iki metre olsun, yürek yoksa ne olacak ki, önüne gelen laf söyleyecek eşine. Kadının sâhibi yok. Herkes gelen bir tokat vuruyor, giden bir tokat vuruyor.
Derviş Duruşu ve Eğitim
Bu eğitimle alakalı. Ben Efe’lere söylüyorum: göğüs ileride olsun, kafanı dik tut. Yürürken dosdoğru yürü. Bastın ya titresin. Bu Efe’lerin kendi içindeki kâidesidir. Bu kilo ile boy ile alakalı değil, o kimsenin eğitimi ile alakalı. Dik kafanı, vakurla yürü.
Bizim sûfîliğimiz bir yanağımıza tokat vurunca öbür yanağımızı çevirmek değildir. Bizim kutsalımız var. Kutsalımıza birisi elini uzatırsa elini koparırız. Zâlime korku saçacak adam: böyle baktığı zaman zâlim diyecek ki ‘dikkatli olayım ben bundan.’ Bu eğitimle alakalı.
Kadının Kocasına İtaat Sınırı
Evli bir kadın harâm olmadığı müddetçe makul dâirede, ma’lûm dâirede itaat eder. Ama bunlar geniş bir çerçevedir, tek sözde veya maddeler hâlinde söylemek mümkün değildir. İtaat, Kur’ân ve sünnet dâiresinde makûl olacak.
Bir derviş olmayan adamın birisi hanımına ‘sen bana itaat edeceksin, tek ayak üstünde dur sabaha kadar’ demiş. Dedim ki: ‘Zâlim misin sen? Kadın bana itaat edecek diye tek ayak üstünde dur?’ Adam onu dîn olarak algılamış. Böyle bir dîn yok, böyle bir İslâm yok. Makûl dâirede: ‘Bu komşuya gitme, ahlâkı hoşuma gitmedi’ — buna itaat edecek kadın. ‘Benden habersiz evden dışarı çıkma’ — buna itaat edecek. Ama ‘masayı sırtında götür, elli kilo yükle dolaş evin içinde’ — böyle bir şey yok.
Türkiye’nin Yönetim Sistemi ve Toplumsal Meseleler
Başkanlık Sistemi
Başkanlık sistemi zaten benim önceden beri savunduğum, Türkiye için uygun gördüğüm bir sistemdi. Bilhassa cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve tek merkezden yönetilmesi benim istediğim bir şeydi. İnşallah doğru organize edilirse, bunun altı doğru doldurulursa hayırlı sonuç olacağına inanıyorum.
Adâlet ve Eğitim Meselesi
Bir ülkede eğitim ve adâlet düzeltilmezse o ülkenin geleceği tehlikeye girer. On altı yıllık AK Parti iktidarı döneminde ne yazık ki bu iki şey becerilemedi, başarılamadı. Ne adâlet ne de eğitim dosdoğru bünyesine oturmadı. Eğer bunları analiz ederler, sebeplerini bulup çözüm yollarına giderlerse söylenecek laf yok.
Bir toplumda adâlet mekanizmasına güven yok ise, o toplumda asla suçu önleyemezsiniz. Bir toplumu eğitemiyorsanız, doğru eğitim veremiyorsanız, o toplumun geleceğinin ne olduğunu kestirmeniz mümkün değil.
Kaynak: 569. Dergâh Sohbeti — Nimete Şükür, Nefsin Kanalize Edilmesi ve Kutsalların Koru
Nefsin Yaratılışı Meselesi nedir?
Nefsin Yaratılışı Meselesi: İnsan topraktan, şeytan ateşten, melek nurdan yaratıldı. Nefsimiz neden yaratıldı? Her şeyin bir yaratılış özü var. Burada nefisten kastımız ne? Nefsi ruhun üzerine tanımlayacaksak, Cenâb-ı Hak kendi ruhundan üfledi. Nefsi beden olarak tanımlayacaksak, onu topraktan yarattı.
Kaynak: 570. Dergâh Sohbeti — Zikrullâha Engel Olmanın Hükmü, Zikir Âdâbı ve Sûfî Ahlâkı
591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi nedir?
591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi, cinlerin insanlara musallat olmaları, rukye (okuma) uygulamaları ve nefis terbiyesi gibi konuları ele alan bir sohbettir. Bu sohbet, cin musallatının insanlara zarar verebileceği, rukye ile bu zararların giderilebileceği ve nefis terbiyesinin dervişlikteki önemini vurgular.
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Rukye nedir ve Hz. Peygamber’in kalbinin yıkanmasıyla ilgili ne söylendi?
Rukye: Hz. Peygamber’in Kalbinin Yıkanması ve İsmet Sıfatı
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellemin kalbinin çıkarılıp yıkanması ona münhasır bir durumdur. Geçmiş peygamberlerde küçük zelleler vardı; ama Hz. Muhammed Mustafa’da ne peygamberlik öncesi ne de sonrasında hiç hatası, kusuru yoktur. Bu noktada biz onun ismet sıfatıyla sıfatlandığına inanırız.
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Peygamberliğinden önce Hz. Muhammed Mustafa’nın hata ve kusuru olup olmadığı?
Peygamberliğinden önce yedi yaşında bir manevi ameliyat geçirmiştir; periyodik olarak üç tane ameliyatı vardır. Bu yüzden peygamberliğinden önce de hiç hata, kusur işlememiştir. Diğer peygamberlerin peygamberlik öncesi küçük zelleleri olmasına rağmen Hz. Muhammed Mustafa’da bunlar yoktur.
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Zaman zaman bazı kimselerin Hz. Muhammed Mustafa’nın hatasının kusurunun olduğuna dair iddialarda bulunmasının doğru olup olmadığı?
Zaman zaman bazı kimseler onun hatasının kusurunun olduğuna dair iddialarda bulunuyorlar. Bu doğru değildir; böyle bir kapı açılırsa sahâbeleri ve hadîs-i şerîfleri tartışmaya açacaklar, İslam dünyasında büyük bir fitneye çanak tutacaklardır.
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Mahalle dersine katılmama veya sorumluya tabi olmama düşüncesi doğru mudur?
Bir kimsenin işi var, mahalle dersine yetişemedi, başka bir derse katıldı; bunda bir beis yoktur. Ama sırf mahalle dersini protesto etmek veya oradaki sorumluya tabi olmama düşüncesiyle yapılırsa bu doğru bir şey değildir.
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Sufi topluluklar nefisle mücadele etme toplulukları mıdır?
Sufi topluluklar nefisle mücadele etme topluluklarıdır. Nefismize uymayacak zaten; bize ters gelecek, sıkıntılı gelecek, katlanmamız zorlaşacak. Evet bu böyle olacak.
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Zikrullah sırasında ilahi söyleyene veya bendir vurana bakıp gülmek edebe aykırımı mıdır?
Zikrullah sırasında ilahi söyleyene veya bendir vurana bakıp gülmek edebe aykırıdır. Bu, zikrullah yaptıran kimsenin düzelteceği bir meseledir; başkasının işi değildir.
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Zikrullah sırasında ilahi tempoyu düşürmek doğru mudur?
Zikrullah gümbür gümbür giderken ağır bir ilahiye girilmesi tempoyu düşürür. Ben böyle bir durumda darbiye geçerim; zikrullahın temposu düşmesin diye. İlahiler de anlarlar; ilahiyi değiştirirler.
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Çocuklara nasihat etmek Müslümanların üzerinde bir vecibedir mi?
Çocuklara nasihat etmek bütün Müslümanların üzerinde bir vecibedir. Ama çocuklara sert davranmak, azarlamak, incitmek kimsenin hakkı değildir. Bilhassa dergahta çocukları bağırıp çağırmak, onlara sert davranmak hiç doğru değildir.
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Şurada çocuklar dolaşıyorlarsa dergahın geleceği var mı?
Şurada çocuklar dolaşıyorlarsa bu dergahın geleceği var demektir. Çocuklar burada dolaşamıyorlarsa dergahın geleceği yok demektir. Eğer camilerde gençler ve çocuklar yoksa ümmetin geleceği sıkıntılı demektir.
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Edepsizlere baktığında ne yapmak gerekir?
Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretlerine sormuşlar: "Bu edebe nasıl nail oldun?" Cevap vermiş: "Edepsizlere baktım, sustum." Bir kimse sözünü bilmiyorsa ondan uzak duracaksın; onun yanında dolaştırmayacaksın, onunla beraber olmayacaksın.
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Olur olmaz lafa giren, olur olmaz gülen, boş lakırdı yapan, küfürlü ve sinkaflı konuşan kimseleri yanında dolaştırmamak neden gerekir?
Olur olmaz lafa giren, olur olmaz gülen, boş lakırdı yapan, küfürlü ve sinkaflı konuşan kimseleri yanında dolaştırmayacaksın. Zâkirler ve ders yaptıranlar bu kimselere tatlı bir şekilde nasihat edecekler: "Abi bu sözler sana yakışmadı." Arkasından dedikodu yapmadan, yüzüne söylenecek. Din nasihattir.
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Cinlerin hurma çalması hadisi nedir?
Hadîs-i Şerîf: Ebû Eyyûb el-Ensârî ve Cinlerin Hurma Çalması
Ebû Eyyûb el-Ensârî hazretlerinin içinde hurma olan bir kuyusu varmış. Cinler gelerek ondan çalıyormuş. Durumu Resûlullah sallallâhu aleyhi ve selleme şikayet etti. Hz. Peygamber buyurdu: "Git, onları gördüğünde ‘Bismillah, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellemin davetine icabet edin’ de."
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Ümmetin tükenişi tâûn ve tağûn ile olacak mı?
Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu: "Ümmetimin tükenişi tâûn ve tağûn ile olacaktır." Denildi ki: "Ey Allah’ın Resûlü, tağûnu biliyoruz. Peki tâûn nedir?" Buyurdu: "Tâûn, cinlerden olan düşmanlarınızın çarpmasıdır. Her ikisinde de şehitlik vardır."
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Kafir cinlerin musallatından korunmak için ne yapılmalıdır?
Kafir cinlerin musallatından korunmak için: salâtü selâma devam edin, tevhide devam edin, La ilâhe illallâh çekin. Kendinizde bir tuhaflık hissederseniz hemen ezan okuyun. Evin içerisinde bir sıkıntı olursa cehrî zikrullaha başlayın. Çocuğunuzda bir şey olduysa hemen cehrî ezan okuyun.
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Zalim sultanın yanına varırken okunacak dua nedir?
Hadîs-i Şerîf: Zalim Sultanın Yanına Varırken Okunacak Dua
İbn Abbas radıyallâhu anh’dan nakledilmiştir. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu: "Sana saldırmasından korktuğun bir sultanın yanına varırsan şöyle de: Allah en büyüktür. Allah yarattıklarının hepsinden daha büyüktür, korkup çekindiğimden de güçlüdür. İzni olmaksızın yere düşmekten yedi kat göğü tutan Allah’a falan kulundan ve onun cin ve insandan olan cemaati, tabileri ve askerlerinden de sığınırım. Ey Mabud’um, beni onların şerrinden kurtar. Övgün ne yücedir, kurtarman da pek yücedir. İsmin ne mübarek ne yücedir. Senden başka ilah yoktur."
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Rukye (okuma) ve ücret meselesiyle ilgili ne söylendi?
Rukye (Okuma) ve Ücret Meselesi
Bir sahâbî müşrik bir kimseye Fâtiha-i Şerîf okuyup iyileştirmiş ve karşılığında altı koyun almıştı. Diğer sahâbeler koyunlara ortak olmak istediler; Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellemin üç koyunu beytülmale ayırdı, birer tanesini de her birine paylaştırdı.
Buradan hareketle imamlar rukye karşılığında ücret almayı caiz görmüşlerdir. Muska (rukye) yaptırmanın ücretini almak dinen caizdir. Ama biz almayız. Bizim burada öğrettiğimiz, edindiğimiz bilgi ve ilmin karşılığı ücret olmamalıdır.
Kaynak: 591. Dergâh Sohbeti — Cin Musallatı, Rukye ve Nefis Terbiyesi
Kabız hâli nasıl bast hâline dönüşür?
Kabız hâli de yaşanır; ama bir esmâ değişince, bir nefis merâtibi aşılınca bast hâline geçilir.
Kaynak: 600. Dergâh Sohbeti – Tebük Gazvesi, Kabız-Bast Hâli, Helallaşma ve Dergâhta Seb
Nefis merâtibi nedir?
Kabız hâlinin Üç Derecesi: İlme’l-yakîn kabız hâli günahlarla alâkalıdır; o kimse bir günah işlediğinde yeryüzü dar gelir, yediğinden lezzet almaz, içtiğinden lezz, almaz. Ayne’l-yakîn kabız hâli mânevî derece ve makam geçişleriyle, nefis merâtibini aşmakla alâkalıdır. Hakke’l-yakîn kabız hâli ise Müslümanların üzerine gelen belâ ve musîbetle alâkalıdır; bu ümmetle ilgilidir.
Kaynak: 600. Dergâh Sohbeti – Tebük Gazvesi, Kabız-Bast Hâli, Helallaşma ve Dergâhta Seb
Her şeyde duygu ararsanız o duyguyu korumak ve yükseltmek sizi yanıl mıdır?
Günlük yaşamda ve ibadetlerde duyguyu sorgulamak, her geçen gün daha şevkli olmayı beklemek insanı aldatabilir. Her şeyde duygu ararsanız o duyguyu korumak ve yükseltmek sizi yanıltır. Yapmanız gerekene odaklanın, meselenin duygusuna bakmayın.
Kaynak: 617. Dergah Sohbeti – Duygu ve Hakikat Ayrımı, Hadis İnkârcıları ve Kur’ân-Sünne
Nefis ne şekilde terbiye edilmelidir?
Eğer nefsimizi terbiye edersek bize faydalı bir hâle gelir.
Kaynak: 643. Dergah Sohbeti — Kur’ân Dinlemenin Farziyeti, Cezbe ve Hayal Kurmak
Zikir Arttıkça Nefis Neden Zorlar? konusunu ele aldığınız metnin nedir?
Zikir ve nafile ibadetleri arttırdığınızda nefsinizin daha da kabarmasını ve zorlanmayı fark ettiyseniz bu normaldir. Zaten nefisle mücadele budur. Siz iyilik yaptıkça nefsiniz sizi zorlayacak, zikrullaha geldikçe nefsiniz sizi zorlayacak, namaz kıldıkça nefsiniz sizi zorlayacak. Bir ibadet yapmazken nefis insanı zorlamaz; zaten nefsinin istediği yerdedir, hevâ ve hevese uymuştur. İbadet eden, zikreden kimseyle nefis mücadelesine başlar.
Kaynak: 647. Dergah Sohbeti — Şerle Mücadele, Nefis, 28 Şubat ve Zikir Meclisinin Fazile
Radikal karar almak ne demektir?
Bir şey gitmiyor, gitmiyorsa, iyi gitmesi için çaba gösteriyorsun yine gitmiyor — yol yakınken kestirip atmak lazım. Terasta bir bitkide sürekli böcek çıkıyordu, ilaçlıyorduk ama iki hafta sonra gene geliyordu. Dedim: "Bitkiyi komple kesin, hiç yaprak bırakmayın. Olacaksa olsun, olmayacaksa kurusun gitsin." Radikal karar bu.
Kaynak: 655. Dergah Sohbeti — Radikal Kararlar, Nefis Mücadelesi, Gönül Birlikteliği ve
Nefis mücadelesi nedir ve nasıl korunur?
Zaman içinde namazlar, oruçlar, zikirler alışkanlık haline gelir. Alışkanlık haline gelince heyecanını kaybeder — şevkin kaybolması budur. İnsan her sabah tazecik fırından çıkmış ekmek gibi zikrullahı çıtır çıtır yemeliydi. Nefis, tasavvuf yolunda eklât edince kuvvetini yitirir. Ama can havliyle bir şeye saldırır — hayvan kesilecek ama can havliyle debelenir ya, nefis öyle bir şeydir. Allah der ki "bu eskisi olmayacak artık," nefis can havliyle direnmeye başlar. Bu insanda "nefis kuvvetleniyor" değil; o son demlerini yaşıyor, can havliyle direniyor. O direnci kırarsanız nefsinizle mücadelede ileri doğru gidersiniz.
Kaynak: 655. Dergah Sohbeti — Radikal Kararlar, Nefis Mücadelesi, Gönül Birlikteliği ve
Narsizm nedir ve çocuk terbiyesiyle nasıl ilişkilidir?
Hiçbir çocuk narsist değildir. Allah güzel yaratmıştır. Hiçbir kimseyi narsist yaratmaz. Çocuk anne-baba terbiyesi alırken doğru ahlâk üzerine yaşamazsa narsist olur. Çocuk paylaşımcılığı bilmeden, egosunun üzerinde, "ben-merkezli" büyümüştür. Çocuklarımızı Kur’ân-Sünnet terbiyesiyle büyütürsek ne narsist olur ne egoist.
Kaynak: 655. Dergah Sohbeti — Radikal Kararlar, Nefis Mücadelesi, Gönül Birlikteliği ve
Haram kazancın kalbe etkisi nedir?
Rüşvetten, hırsızlıktan, mesaiden çalarak, üç kâğıt beş kâğıt yaparak kazanılan para haramdır ve o parada bereket olmaz. Başkası bir kuruşla on kuruşluk iş yaparken, haram kazanan on kuruşla bir kuruşluk iş yapamaz. Haram kazanç kalbi karartır, bedeni çürütür, zâhirde ve bâtında insanı batırır. Yediğine içtiğine bakan kimse cennetlik mi cehennemlik mi olduğuna kendisi karar verebilir.
Kaynak: 668. Dergah Sohbeti — Zümer 22: Kalbin Katılaşması, Zikrullaha Düşmanlık ve Kalp
Nefsin şikâyeti nedir?
Nefsin bu şikâyeti kadının ya da erkeğin değil, insanlığın ortak dilidir. Sahip olunanı küçümsemek, bulunulan hali beğenmemek ve ihtiyaç duyulan şeyin kölesi olmak insanlığın en eski zaafiyetidir.
Müslümanlar nefislerine, heva heveslerine düşmüşler ve Muhammed-i Mustafa’nın yolunu unutmuşlar?
Ne yazık ki pek çok Müslüman, geçici dünya menfaati uğruna ruhunu ve bedenini harcamakta; Hazreti Muhammed Mustafa’nın yolundan ve Allah’ın Kitabullah’ından yüz çevirmektedir. Padişah da olsan, çöpçü de olsan bu dünyadan gideceksin; geriye bırakacağın şey yalnızca amellerindir.
Kaynak: Müslümanlar nefislerine, heva heveslerine düşmüşler ve Muhammed-i Mustafa’nın yo
Nefs terbiyesi neden önemlidir?
Çünkü nefsini terbiye etmiyorsan sen o zaman candan geçmedin. Nefsini terbiye edeceksin. Nefsini terbiye etmedikten sonra namaz kılmışsın, oruç tutmuşsun, zikrullah yapmışsın. Bunlar seni kurtarmayacak. Nefsini terbiye edeceksin. Eğer nefsini terbiye etmezsen o zaman sen bu dünyanın geçici heva ve hevesine kandın. Dünyanın geçici güzelliklerine aldandın. Sanki bu dünyada ebedi kalacakmış gibi dünyayla haşer neşer oldun.
Kaynak: İmanın kemaline varmak nefsi Kur’an ve sünnete boyun büktürmekten geçer
Nefsin terbiyesi nasıl sağlanır?
Nefsini terbiye edeceksin. Nefsini terbiye etmiyorsan sen o zaman candan geçmedin. Nefsini terbiye edeceksin. Nefsini terbiye etmedikten sonra namaz kılmışsın, oruç tutmuşsun, zikrullah yapmışsın. Bunlar seni kurtarmayacak. Nefsini terbiye edeceksin. Eğer nefsini terbiye etmezsen o zaman sen bu dünyanın geçici heva ve hevesine kandın. Dünyanın geçici güzelliklerine aldandın. Sanki bu dünyada ebedi kalacakmış gibi dünyayla haşer neşer oldun.
Kaynak: İmanın kemaline varmak nefsi Kur’an ve sünnete boyun büktürmekten geçer
Gördün mü ruhunu dedim nedir?
Madem beden kabuk. Asıl olan ruh. İyi. Asıl olan ruh. Gördün mü ruhunu dedim. Neye benziyordu dedim. Durdu. Dedim sözle bitmiyor bu iş. Dedim ruhun bedeninden çıktı. Beden ne olarak gördü ruh dedim. Nasıl dedi? Öyle ya dedim. Dedikodu yapıyorsan dilin kaç metreydi dedim. Harama bakıyorsan gözlerin kan çukuru muydu dedim. Haram yiyorsan, haram içiyorsan dedim miden dedim cehennem kazanı gibi mi gördün dedim. Hocam böyle mi görünüyor dedi. Böyle görünse ne yapardın acaba dedim.
Kaynak: Allah sadece kalbinizdeki niyetinize değil fiiliyatınıza da bakar
Bu işin kolay tarafı mıdır?
Allah yolunda cihat edip şehit olmak. Bu işin kolay tarafıdır. Çıkarsın savaşa, savaşa çıkarsın canın verirsin orada. Bitti. Nefisle mücadele zordur. Nefise mücadele etmek zorun zorudur. O yüzden Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki, "Nefis de cihad cihadı ekberdir. En büyük cihattır dedi. Sebep sen savaş meydanına çık. Bir kurşunlu işin vardır. Kurşun atarken yersin, şehit olursun. Hiç vallaha gözünü kırpmazsın. Şu nefis var ya, o nefisle mücadele gerçekten herkesin ve bütün Müslümanların patinaj ettiği yerdir. Bütün Müslümanların. O nefis insanın takvasını bozar, orucunu bozar, namazını bozar, insanı bozar, insanın delikanlılığını bozar, kadının kadınlığını bozar, namusunu, şerefini, haysiyetini yerle bir eder o nefis. Nefis öyle bir melanettir. Nefis öyle bir şeydir ki hiç yapmayacağını yaptırır sana. Hiç konuşmayacağını konuşturur. Hiç bakmayacağına baktırttırır. Nefis öyle bir melanettir. Asıl ribat odur zaten. Hani ribatla alakalı hadis-i şerifte düşman sınırlarında hani böyle nöbet tutmak derman içimizde ne? Nefis. Asıl ribat nefsin üzerinde devamlı nöbet tutmaktır. Uyanık olmaktır. Bu da ancak zikrullah ile mümkündür. Asıl cihat da budur. Asıl canı vermek de budur. Eğer öyle olursa maddi manevi maddi hani siz o Allah yolunda öldürülenlere ölü demeğiniz var ya ayet-i kerime. Nefisle cihad, cihad-ı ekberdir Hakkında Bakura 154. O savaş meydanında öldü. Evet. Onlara ölü demeyiniz. Öbürkü de nefisle cihad yaptı. Nefis de cihad yapa yapa yapa nefsini canını verdi. İşte ölmeden önce ölünüzün sırrına ulaştı. İşte ona da ölü diyemezsiniz. Siz şimdi hadi Üftadi Hazretlerine ölü deyin. Hadi Emir Sultan Hazretlerine ölü deyin. Hadi İsmail Hakkı Bursevi Hazretlerine ölü deyin. Hadi siz Abdullah Görbüz Efendi’ye ölü deyin. Hadi siz Çorumlu Hacı Mustafa Efendi’ye ölü deyin. Hadi siz Hacı Ebubekir Bab’ya, Hacı Ali Haydar Efendiye ölü deyin. Hadi siz geçmiş şey efendilere, pirilere ölü deyin. Hadi diyemezsiniz. Neden? Onlar nefislerini eze eze yürüdüler. Herkes paraya bozulurken onlar bozulmadı. Herkes mala bozulurken onlar boz, Herkes kadına bozulurken onlar bozulmadı. Herkes onun bunun parasını üterken onlar ütmediler. Onların arkada trilyonlarca para miras bırakmadılar. bırakmadılar. Çorum Hacı Mustafa Efendi Hazretlerinin fukara bir evi vardı. Gördüm biz zati ziyaret ettik Abdullah Efendi Hazretleriyle. O zaman Mustafa Efendi’nin hanımı da sağdı. Beni tanıştırdı. Allah rahmet eylesin. Hatta Hacı anne dedi, "Bu kim? Abdullah Efendi dedi benden için bu dedi Bayındırlı ha meşhur Bayındırlı Mustaf Efendi bu mu dedi bana ben meşhur olmuşum haberim yok bu dedi. Görüştük konuştuk orada bazı konular konuşuldu. Fukara Sabirinden arke 17 20 trilyon para bırakmamış. Çorumcı Mustafa Efendi Abdullah Gürbüz Efendi de arkada 17 trilyon bırakmadı. Ben kalan mallarını çocuklarına ben paylaştırdım. Bir tane Gecekonda evi vardı. Bir tane de onun yanında eski dergah vardı. Bir de oturduğu ev vardı. Bir de caminin yanındaki ev vardı. Caminin yanındaki evin de yarısını bana ver dedi. Bu kadardı malı. Ben paylaştırdım çocuklarının içerisinde. Ustaf Efendi, "Gel oğlum" dedi, "Bunları paylaştır" dedi. "Benim sağlığımda herkes nereye alacağını bilsin dedi. Ben pay ettim malları. Evet. Bu ümmetin parası mıydı? Bu bilmem kimin parası mıydı? Yoktu. Ben eski evi bir damadına verdim. Dergahı küçük damada verdim. Oturdukları evi de normalde iki oğlana verdim. Bu kadardı malı. O yüzden onlar nefislerine basa basa kıra kıra yürüdüler. Basa basa kıra kıra yürüdüler. nefisle cihad ettiler. O yüzden rüyada da görürler, halde de görünürler. Siz onlara ölü demeyiniz. O yüzden asıl önemli olan her zaman için derim. Nefis de cihattır. Hani sahabeden bir kimse vefat etmek üzereydi. Allah Resulü sordu. Dediler ki şehit oldu. Olmadı dedi. Allah Resulü. Gidin dedi bakın arayın bunu. Yaralıların içerisinde buldular. Ona sordular. Ne için savaştı bu kafirler gelir de bizim hurma bahçelerimize el koyarlar diye savaştım. Dedi, öldü. Saddak, "Ya Resulallah" dediler. Bu hurmalık için savaşmış. Allah için savaşmamış. Sen sufiliğini Allah için yap. Nefsin için yapma. Sen dervişini Allah için yap. Nefsin için yapma. Sen şeyhlini Allah için yap. Nefsin için yapma. Sen alemini Allah için yap. Nefsin için yapma. Dünyaya kanma. Paraya pula kanma. Ben şeyhim deyip onun bunun malına konma. Ben şeyhim deyip ona buna salma salma yapma. Ahri zaman şehliği yapma. Otur oturduğun yere. Kimseye şeyen deme. Kimseden bir şey isteme. Merak etme. Sen dost doğru yoldasan sana lazım olan yolda gelir. Ne lazımsa sen şeyhliğin şeyhlik makamının boynunu bükme. Kirletme o makamı. O makamı kirletme. Zakirlik makamını kirletme. Kimseden bir şey isteme. Çavuşluk makamını kirletme. Kimseden bir şey isteme. Andırma. Zakirlik yapacaksan dost doğru yap. Hiç kimseden hiçbir şey istemeden yap. Çavuşluk yapacaksan hiç kimseden hiçbir şey istemeden yap. Bu yol kaldırmaz. istismar etme. Ben hizmet ediyorum deyip de ona buna da çemkirme. Ona buna da laf söyleyeceğim diye uğraşma. Terbiyeni takın, ahlakını takın. Dost doğru bir dervişlik yap. Yoksa burada yürür gidersin. Senin yürüyüp gittiğini kimsenin de haberi olmaz. Kimse de senin peşinden nereye gidiyorsun demez burada. Hatta gidiyorsan yayı geriz biz daha uzağa gidersin. Gidin yayını gireriz biz iyice. Daha uzağa gitsin. Yüzümüzü dahi görmesin isteriz. O yüzden evet sufilik manadır. Mana kadar da fiiliyattır. Ve Allah yolunda o kimse nefsini eze eze yürür. Yeah.
Kaynak: Nefisle cihad, cihad-ı ekberdir
Nasıl güneş bütün dünyaya can verir?
Sen bir ölü topraksın. O ölü toprağa can veren Cenabı Hak.
Kaynak: Nefsin karanlıklarından kurtulup kalbin aydınlık deryasına kendini atmak gerekir
Nefsani ruh nedir?
Nefsani ruh: Odak noktası beyindir; tüm sinir sistemiyle bağlantılıdır. Şehvet, açlık, tokluk hissi bu ruhun alanındadır.
Kaynak: Ruhun tecelliyatları
Nefes nedir?
Aslında ona nefes denir, söz de değildir. Sufiler ona sufi nefesi denir, ilahi nefes derler, hak nefes derler. Onun adı nefestir çünkü dilin özünde.
Nefs, Allah’ın kendisini nasıl gösterir?
Allah nefsin her şeyden kurtulup kendine feda edilmesini ister böylece nefs hiçbir şeye âşık olmalıdır. Yani normalde gördüğü hiçbir şeye âşık olmayacak.
Kaynak: Nefes II — 5 Mart 2016 Sohbeti
Nefesin sonunda ne olur?
Nefesin sonunda, bir başka bir perdeye geçiş olur, bir başka bir hayalde bulunulur, bir başka bir dalgada bulunulur. Bu dünya, bu âlem bir dalga gibidir artık, her şey deniz gibidir senin gözün önünde ve her şey bir dalga vuruşundan başka bir şey değildir. Baktığın her şey bir deryanın içerisinde bir dalga vuru, kâh kendini görürsün o deryanın içerisinde, o zerrenin içerisinde, her şeyde. Vuran senden sanadır. Kâh dersin ki: bu ben değilim, bu Odur, vuran Ondan Ona olur. İşte ister kesrette vahdet de sen, ister vahdette kesret de.
Kaynak: Nefes II — 9 Ocak 2016 Sohbeti
Arabî Fena konusunu üç safhaya ayırır mı?
Bildiğimiz gibi ARABÎ Fena konusunu üç safhaya ayırır: 1-Sıfatların fena bulması. Arabî buna Tahallûk der. Bu Hakk yolu yolcusunun nefsine ait bütün beşerî sıfatları ifna etmiş ve onların yerine tıpkı kendisininmiş gibi Hakk’ın sıfatlarını vazetmiş olduğuna delalet etmektedir. BALİ EFENDİ buna "Kendi sıfatlarını Hakk’ın sıfatlarında ifna etmek" der. Yani kendi üzerindeki bütün fiiliyatı ve ef’ali Allah’a bağlamak, addetmek. Kendinden bir şey görmemek. Kendinden bir şey görmüyorsun. İç aleminde namazı sen kılmadın. İç aleminde sen cömertlik etmedin, sen birisini doyurmadın. Doyuran Allah, yaptıran Allah, ettiren Allah, güldüren Allah, ağlatan Allah. Etrafındakileri de öyle görüyorsun. O ağlıyor onu Allah ağlatıyor, ona dert vermiş Allah dert vermiş, ona sıkıntı vermiş Allah sıkıntı verdi ona her şey Allah’ın, sıfatsal açıdan. 2- TAHAKKUK. Hakk yolu yolcusunun kendi zatını ifna etmiş ve kendi zatı ile Hakk’ın Zat’ının bir ve aynı olduğunu tahakkuk ettirmiş. Sıfatlar böyle söz konusu olunca bir çıt yukarı çıktı. Artık kendi üzerinden tecelli eden Hakk oldu. Bu noktada idraki. 3- TA’ALLÛK.
Kaynak: Nefes II — 25 Nisan 2015 Sohbeti