1. Bölüm
Ne yazık ki Müslümanlar üç günlük dünya için, üç günlük dünya için ne yazık ki ruhlarını, bedenlerini satmakta, bu üç günlük dünya için heva ve heveslerini ilah edinmekte, Hzre Muhammed Mustafa’nın yoluna Cenabı Hakk’ın Kitabullah’ına sırtını çevirmekte. Bu üç günlük dünyada padişah olsan ne yazar, çöpçü olsan ne yazar, hizmetçi olsan ne yazar? Sen geldin, geldin gibi gideceksin. Arkana tatlı bir huzur, tatlı bir nefes bırakmaktansa deccaliyetin nefesi olmayı tercih etmiş. 3 kuruş için, 5 kuruş için ne yazık ki kendisini peşkeşç etmiş, satmış siyasetçilerin, bürokratların, sahte alimlerin, sahte şeyhlerin, sahte makam sahiplerinin peşine düşmüş. Onlarla beraber kendisini de helak etmekte. Ve Müslümanlar ne yazık ki sokağın heva ve hevesini kendisine ilah etmiş.
İnternetin heva ve hevesini kendisine ilah etmiş. Kibrini kendisine ilah etmiş. Nefsini kendisine ilah etmiş. Hzreti Muhammed Mustafa’nın ahlakını unutmuş. Onun yolunu unutmuş. Kur’ân’ın ahlakını ve yolunu unutmuş. Heva ve hevesinin peşine düşmüş. Heva ve hevesini ilahlaştırmış. Ve ne yazık ki Cenabı Hak Maide suresinde siz Hristiyanları ve Yahudileri kendinize dost etmeyiniz demesine rağmen Müslümanlar ama açıktan ama gizliden ama bilerek ama bilmeyerek Hristiyan ve Yahudileri kendine dost etmiş. kendilerine Hristiyan ve Yahudileri kendilerine kurtarıcı olarak görmüş ve ne yazık ki o kafirlerin, o münafıkların, o mürtetlerin, o fasıkların, o rüşvetçilerin, o içkicilerin, o eşcinselcilerin, o kumarcıların, o deccaliyetin emrine girmiş o bürokratlar, o siyasetçiler, o âlimler, o şeyhler ne yazık ki kendilerini satmışlar kitabına Ve Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetine sırtlarını çevirmişler.
Ölüm var. Bir gün hepimiz onunla yüzleşeceğiz. Ve mahşer kurulduğunda ve bütün herkesin hesabı kitabı görülürken ve Muhammed Mustafa orada makamında otururken onun nasıl yüzüne bakacağını hiç düşünmeden Topy’ün ne yazık ki Müslümanlar rahatlarına, heva ve heveslerine düşmüşler. kibirlerine ve nefislerine düşmüşler. Ne yazık ki Muhammed Mustafa’nın yolunu unutmuşlar. Ve bizden olan o resule âyet-i kerime öyle diyor. Çünkü sizden olan bir peygamber gönderdim diyor. o peygamber bizden, benden, senden, ondan, hepimizden bizden. Biz o bizden olan peygamberin sünnetine sırtımızı çevirdik. Evet. Bugün Mevlüt Kandili. Bugün Muhammed-i Mustafa’yla yüzleşme günü. Evet. Bugün dünya hayatına bizim hayatımıza gönderildiği gün ve bütün varlığa merhamet timsali, merhamet rahmet peygamberi.
Ama biz ne yazık ki onun yolundan, onun aydınlığından, onun nurundan, onun şerefinden, onun Allâh katında kıymetinden, onu manadaki kıymetinden ne kadar faydalanıp, ne kadar anladığımız O da ayrı bir tartışma. Peygambere itaat eden Allâh’a itaat etmiş olur dedi. Nisa 80. Oysa ona itaat eden Allâh’a itaat etmiş olurdu. Bize Kur’ân yeter diyenlere bir cevap. Peygambere itaat nasıl olur acaba ki? Kur’ân bize Hazreti Muhammed Mustafa’ya itaat etmemizi emrediyor. Hzreti Muhammed Mustafa da ibadetleri benden gördüğünüz gibi yapın diyerekten ibadetleri nasıl yapmamız gerektiğini söylüyor. Ama biz ne yazık ki ibadetlerimizi de sünnet-i seniye yaşantımızı da kendi nefsime bu sohbetin tamamı da ne yazık ki biz dost doğru yerine getiremedik.
Bibliyografya — Zikredilen Kaynaklar
- Kur’ân-ı Kerîm: Nisa, Maide, Muhammed sûrelerinden referanslar; geçen âyet-i kerîmelerin tefsîr ve siyâkı sohbet içinde tafsîlâtlı işlenmiştir.
- Tasavvufî Istılâh: şeyh, nefis, heva, cin, ruh, sır, âyet, sünnet kavramları ve bu kavramların kalbî-zâhirî tecellîyâtı.
- Silsile-i Meşâyih (Mustafa Özbağ Efendi’nin yolu): Hacı Ebû Bekr Baba → Çorumlu Mustafa Anaç Efendi → Nevşehirli Hacı Abdullâh Gürbüz Efendi → Mustafa Özbağ Efendi
- Hadîs-i Şerîfler: Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim, Sünen-i Ebû Dâvûd, Sünen-i Tirmizî, Sünen-i Nesâî, Sünen-i İbn-i Mâce ve Müsned-i Ahmed bin Hanbel’den iktibâslar.
Sohbetin Tasnîfi ve Bağlamı
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi hazretlerinin Müslümanlar nefislerine, heva heveslerine düşmüşler ve Muhammed-i Mustafa'nın yolunu unutmuşlar başlıklı sohbetinin tam transkriptinin Karabaş Tekkesi düzeltme ve telîf standartlarına göre hazırlanmış uzun-format hâlidir. Sohbette geçen âyet, hadîs, pîr menkıbeleri ve tasavvufî ıstılâhlar yukarıda zikredilmiş olup, sohbetin esas metni paragraflar boyunca tafsîlâtlı sûrette serpiştirilerek aktarılmıştır.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Müslümanlar nefislerine, heva heveslerine düşmüşler ve Muhammed-i Mustafa'nın yolunu unutmuşlar | Video: YouTube | Seri: Dergâh Sohbetleri Serisi
Diğer sohbetler: Dergâh Sohbetleri Serisi
İlgili Sözlük Terimleri: Nefs, Sünnet, Şeyh, Silsile, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı