Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Nasihatler ·

Sünnet-i seniyyeye karşı savaş, bazı üniversite hocaları ve müftüler eliyle topyekün sürdürülmekte

Mustafa Özbağ Efendi'nin nasihat sohbeti: Sünnet-i seniyyeye karşı savaş, bazı üniversite hocaları ve…. Tasavvuf yolundakiler için mânevî nasihat ve ders.


1. Bölüm

Andolsun ki Allâh müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Çünkü içlerinden onlara Allâh’ın ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermiştir. Cenabı Hak müminlere özel bir lütufta bulunmuş, inananlara özel bir ikramda bulunmuş. O Hazreti Muhammed Mustafa’ya göndermiş ve o Hzreti Muhammed Mustafa’ya iman edenler, onun peygamberliğini kabul edenler cennetle müjdelenmiş ve büyük manevi lütuflara ve ikramlara mazhar olmuşlar. Ve o peygamber ki Cenabı Hakk’ın ayetlerini ümmetine şerh etmiş. Onu tefsir etmiş. Dikkat edin. Başlangıçta ayetlerini okuyan der. O ayetleri okuyan demek varlığın tamamıyla alakalıdır. Ve Hazreti Muhammed Mustafa hala daha ayetleri okuyup anlamak isteyenlere manen manen o ayetleri hala daha tefsir etmekte, hala daha ayetlerin içsel manasını anlatmakta.

Hala da o dünya veyahut da bütün alemlerde var olan hakikati o müminlerin gönüllerini akıtmakta ve Allâh’ın ayetlerinin yanında Allâh’ın kitabullah’ını anlatmakta ve kitabullah’ın anlaşılmayan, Kitabullah’ta derinleşmek isteyen Müslümanlara ve müminlere manevi olarak kanatlarını indirmekte ve onlara anlayacağı dilden anlatmaya devam etmektedir. Ve Hzreti Muhammed Mustafa kitapla beraber hikmetle gönderilmiş ululazim peygamberdir. Ve o kitabın yanında insanları hikmet de öğretmekte. Hikmet ki bu fakirin düşüncesine ve inanışına göre bütün hadîs-i şerifler ve sünnet-i seniye ve Cenab-ı Peygamber bütün sünnet-i seniyesiyle diptiri sünnet-i seniyesiyle ayakta her ne kadar şom ağızlılar, kafir ağızlılar, şeytan ağızlılar, deccaliyet ağızlılar onun nurunu söndürmek için uğraşsa da o Cenabı Hakk’ın gusisi koruması ve muhafazasıyla ne kitabın nurunu, ne Peygamber Muhammed Mustafa’nın nurunu, ne de Cenab-ı Hakk’ın nurunu söndüremeyeceklerdir.

Ve Hazreti Muhammed Mustafa bu manada ölü değildir. Sağdır, diridir. Ve Muhammedi Mustafa ümmetinin başındadır. Kimin başı sarılacaksa başını sarmakta. Kimin kolu kırıldıysa kolunu tamir etmekte. Kimin gönlü kırıldıysa onun gönlünü tamir etmektedir. Ve o öyle bir gönül peygamberidir ki kırık gönüllerin, mahsun gönüllerin peygamberidir. Ve o müminler ki peygamberde çok güzel örnekler görüp onun sünnet-i seniyesini yaşama ve yaşatma mücadelesi verenlerin önünde ardındadır tabiri caizse o Muhammed-i Mustafa eteğini beline bağlamış. İbrişimi beline bağlamış. Gayret kuşağını beline bağlamış. Nerede ümmeti Muhammed’in bir zorluğu varsa, nerede ümmeti Muhammed’in bir sıkıntısı varsa, can hıraş ne gece ne gündüz görüp canh hıraş manevi olarak ne yapılması gerekiyorsa yapmakta.

Ve zannetmeyin ki Muhammed-i Mustafa öldü. Ve zannetmeyin ki Muhammed Mustafa’nın görevi bitti. Muhammed Mustafa’nın ne görevi bitti ne de o öldü. O hala da ve hala da peygamberlik vazifesini bir tamam yerine getirmekte. Ama ümmeti Muhammed ne yazık ki benim gibi kör gözlülerin elinde kalmış körebe oynamakta ve Muhammed Mustafa’nın sağlığından, diriliğinden habersiz bir şekilde onun getirmiş olduğu hikmeti sünnet-i seniyeye savaş açmaktalar ve ona tabi olmaktan uzaktalar. Çünkü deccaliyet abileri, deccaliyet ilahları, deccaliyet sultanları, deccaliyet siyasetçileri, deccaliyet devlet başkanları ve bürokratları Hz. Muhammedi Mustafa’yı susturmak, onun sünnet seniyesinin ihya edilmesini yasaklamak ve onun peşinden gitmeyi engellemek için şeytanla beraber olup var güçleriyle savaşı devam etmekteler ve Müslümanların karşısında deccaliyet, şeytaniyet ve ruhunu, kalbini deccaliyete ve şeytaniyete satan siyasetçiler, bürokratlar, devlet başkanları Bunların hepsi de Müslümanların düşmanı.

Hepsi de Müslümanları ezmek için Müslümanların kanlarını, namuslarını, şereflerini, haysiyetlerini ayaklar altına almak için bin bir türlü şeytanilik, şeytanilik düşünüp bin bir türlü tuzaklar kurup, bin bir türlü alev, daraverey ile Müslümanları ezmeye, Müslümanlara haksız, hukuksuz davranmaya, Müslümanları aldatmaya devam etmekteler. Ve Hazre Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri kitabullah’la ödüllendirilmiş, kitabullah’ın yanında hikmet de verildiğini söylemiş olduğu halde bir kısım üniversitelerimizdeki bir kısım hocalar, Diyanetin içerisindeki bir kısım müftüler veyahut da oradaki bürokratlar Hzreti Muhammed Mustafa’nın sünnet-i seniyesine topyekün savaş açmışlar Ve bu savaş açanlar ne yazık ki ahir zaman âlimi hükmünde olup hak ve hakikati haykırmayan, doğruyu anlatmayan ve insanları sapkınlığa, insanları sapıklığa sevk eden kimseler ve Müslümanlar namaz kılanlar için günde 40 sefer bizi doğru yoluna ilet.

Bizi o peygamberlerin yolunda, o hakikatin yolunda ilet diye dua ederlerken ne yazık ki Müslümanlar namazda kendi lisanlarıyla yapmış oldukları duayı unutup zalimlerin peşine takılmaktalar. Ne yazık ki Müslümanlar dini değiştirmeye çalışan, reforme etmeye çalışan, dinin haram ayetlerini, cihâd ayetlerini, hukuk ayetlerini ortadan kaldırmayı düşünen zalim devlet başkanları ve bürokratların arkasından gitmekte tabiri caizse katiline aşık olan ahmak aşıklar gibi onları alkışlamakta, onların her dediklerini desteklemekte Ve ne yazık ki onları alkışlayıp onları desteklerken imanlarının gittiğinin farkında değil.


Bibliyografya — Zikredilen Kaynaklar

  • Kur’ân-ı Kerîm: Muhammed sûrelerinden referanslar; geçen âyet-i kerîmelerin tefsîr ve siyâkı sohbet içinde tafsîlâtlı işlenmiştir.
  • Tasavvufî Istılâh: şeytan, ruh, kalb, ayet, hadîs, sünnet kavramları ve bu kavramların kalbî-zâhirî tecellîyâtı.
  • Silsile-i Meşâyih (Mustafa Özbağ Efendi’nin yolu): Hacı Ebû Bekr Baba → Çorumlu Mustafa Anaç Efendi → Nevşehirli Hacı Abdullâh Gürbüz Efendi → Mustafa Özbağ Efendi
  • Hadîs-i Şerîfler: Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim, Sünen-i Ebû Dâvûd, Sünen-i Tirmizî, Sünen-i Nesâî, Sünen-i İbn-i Mâce ve Müsned-i Ahmed bin Hanbel’den iktibâslar.

Sohbetin Tasnîfi ve Bağlamı

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi hazretlerinin Sünnet-i seniyyeye karşı savaş, bazı üniversite hocaları ve müftüler eliyle topyekün sürdürülmekte başlıklı sohbetinin tam transkriptinin Karabaş Tekkesi düzeltme ve telîf standartlarına göre hazırlanmış uzun-format hâlidir. Sohbette geçen âyet, hadîs, pîr menkıbeleri ve tasavvufî ıstılâhlar yukarıda zikredilmiş olup, sohbetin esas metni paragraflar boyunca tafsîlâtlı sûrette serpiştirilerek aktarılmıştır.


Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sünnet-i seniyyeye karşı savaş, bazı üniversite hocaları ve müftüler eliyle topyekün sürdürülmekte | Video: YouTube | Seri: Dergâh Sohbetleri Serisi

Diğer sohbetler: Dergâh Sohbetleri Serisi

İlgili Sözlük Terimleri: Kalb, Sünnet, Silsile, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı