Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

394. Dergâh Sohbeti — Oruç Hükümleri, Nefis Terbiyesi ve Dergâhta Sorumluluk

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 394. Dergâh Sohbeti — Oruç Hükümleri, Nefis Terbiyesi ve…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Oruç: Oruç Hükümleri ve Temel Kaideler

Orucun Farz Kılınması

Cenab-ı Hak Bakara Suresi 183. ayette ‘Size oruç farz kılındı’ buyurmuştur. İslam dini beş esasın üzerine oturur, bunlardan birisi de oruçtur. Ramazan orucu belirli günler, belirli saatler, belirli vakitler arasında her ‘La ilahe illallah Muhammeden Resulullah’ diyen kimseye tutmak şarttır. Oruç tutamayacak olanlar dinin kendi içerisinde hükmedilmiştir.

Hilal Gözetleme ve Ramazan Başlangıcı

Hilali görmenin hükmü yirmi dokuzuncu günden itibaren başlar. Diyanet hem teknolojik olarak hem de hilal gözetleme merkezlerinde bu konunun uzmanlığını çıkararak gözetlettiğini söylüyor. Bir cemaat veya tarikat olarak hilali gözetleyebilecek noktalarda adam çıkarma gibi bir durumumuz olmadığından Diyanete tabi oluyoruz.

Oruçta Niyet

Şafilerde niyet geceden başlar; bugün akşam namazından sonra yarınki oruca niyetlenirler. Hanefiler ise sahura kalktıklarında niyetlenirler. Sahura kalkmak da niyettir. Bir kimse oruç kastıyla sahura kalksa bir bardak su içse yine niyetlenmiştir. Uyudu kaldıysa sabah uyandığında niyetlenir, yine geçerlidir. Öğlen namazının vakti girene kadar niyet edilebilir; ama öğlen vakti geçerse o gün için niyet olmaz.


Orucu Bozan ve Bozmayan Haller

Orucu Bozmayan Durumlar

Unutarak yiyen, içen veya cinsel ilişkide bulunan kimsenin orucu bozulmaz. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ‘Unutarak yiyene, içene Allah lütuflandırmıştır’ buyurmuştur. Bu hadisten dolayı Hanefiler orucun bozulmadığını hükmederler.

Uykuda ihtilam olan kimsenin orucu bozulmaz. Ağzından bir şey kusan kimsenin orucu bozulmaz; ancak kusduğunu yutarsa bozulur. Kan aldırmak orucu bozmaz. Kadından veya erkekten kendiliğinden bir sıvı gelirse orucu bozmaz. Vücuduna yağ süren kimsenin orucu bozulmaz; Hz. Peygamber saçlarını yağlardı. Gözlerine sürme çekmek orucu bozmaz.

Orucu Bozan Durumlar

Bir kimse bir kadını öper veya dokunur da ondan şehvetle meni gelirse orucu bozulur. Dişlerinin arasına kalan yemek kırıntısını yutan kimsenin orucu kırıntı büyükse bozulur, küçükse bozulmaz. Kırıntıyı eline alıp tekrar yutarsa orucu bozulur. Kasten kusan kimsenin orucu bozulur. Bile bile cinsel ilişkiye giren kimsenin orucu bozulur.

Enfiye çeken, kulağına ilaç damlatan kimsenin orucu bozulur. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ‘Vücudunuzdan içeri bir şey girerse orucunuzu bozar, vücudunuzdan bir şey çıkarsa abdestinizi bozar’ buyurmuştur. Beslenme veya tedavi maksadıyla herhangi bir şey yiyen veya içen kimseye hem kaza hem kefaret lazım gelir.

Sakız ve Misvak Meselesi

Sakız çiğnemek orucu bozmaz; ancak imamların büyük çoğunluğu bunu mekruh görmüştür. Oruçlu olan kimsenin ağzına ister sabah ister akşam misvak sürmesi sünnettir, mekruh değildir.


Orucun Kazası ve Kefareti

Kaza ve Kefaret Hükümleri

Bir kimse göz göre göre orucunu kasten bozarsa iki ay kefaret orucu tutması gerekir. Buna muktedir değilse altmış fakiri doyurması gerekir. Bu meşhur hadise Hz. Peygamberin huzuruna gelen bedevinin kıssasıdır: Köle azadı bulamadı, iki ay oruç tutamayacağını söyledi, altmış kişi doyuracak gücü de yoktu; Hz. Peygamber ona bir kap hurma vererek ‘Al götür evine, yoksullara dağıt’ buyurdu. Bedevi ‘Benden daha yoksul birisi var mı?’ deyince Hz. Peygamber ‘Al götür evine, Allah seni affetsin’ buyurdu.

Abdülaziz Bayındır Eleştirisi

Abdülaziz Bayındır orucun kazasının ve kefaretinin olmadığını söylemiştir. Bir kimse orucunu tutmazsa, Ramazan orucunu terk ederse, bütün ömrünü oruçlu geçirse bile o bir günün karşılığı olmayacağını söyleyen hadisi delil getirmiştir. Ancak bu yaklaşım hem hadis-i şeriflere hem de Hanefi fıkıh geleneğine aykırıdır. Bu görüş, orucun kazasını, kefaretini ve kadınların tutamadığı günleri sonradan kaza etmeleri hükmünü ortadan kaldırmaktadır.

Oruç Tutamayacak Kimseler

Hasta olan kimse hastalığı ağırlaşıyorsa tutmadığı günleri Ramazan’dan sonra kaza eder. Yolculukta olan kimse oruç tutmakta kendisine zarar gelmiyorsa tutmak daha hayırlıdır; tutmamak da caizdir. Ramazan orucu kaza edilirken isterse aralıklı isterse peş peşe kaza edilebilir.

Gebe veya emzikli olan kadın kendisi veya çocuğu için endişe ediyorsa orucunu sonra kaza etmek üzere bozar; ne kefaret ne de fidye lazım gelir. Oruç tutamayacak kadar yaşlı ve güçsüz olan kimseler her bir gün için bir yoksula fidye verirler.


Nefis Terbiyesi ve Manevi Mücadele

Nefis Ölmez, Terbiye Olur

Hiç kimsenin nefsi ölmez. İnsanların nefislerini öldürmeyi hedeflemeleri yanlıştır. Nefsin ölmesi mecazi olarak algılanabilir; yani nefis terbiye olmuştur demektir. Nefis ile mücadele son nefese kadar devam eder.

Herkesin Zayıf Noktası Farklıdır

Herkesin kendince yıkıldığı bir yer vardır. Bir erkeği kadın meselesi vurur, bir başkasını para hırsı vurur, bir diğerini makam hırsı vurur. Birisine namaz zor gelir, öbürüne oruç. Bir kadına tesettür zor gelir, bir erkeğe kadınlara bakmak tat verir. Herkesin kendince kendi nefsinin zayıf bir noktası vardır. İnsan kendi kendisini tanımlayacak, en zayıf noktasını görecek ve o noktayı kuvvetli tutmaya çalışacak.


Eşcinsellik Meselesi ve İslam Hukuku

Eşcinsellik bütün semavi dinlerde haram kılınmıştır. Nasıl zina Hz. Adem’den itibaren haramsa, nasıl içki haramsa, eşcinsellik de Hz. Adem’den itibaren haramdır. İsevilik, Musevilik, İbrahimilik hepsi bu haramı yasaklamıştır.

Bir erkeğin bir erkekle cinsel ilişkisi haram kılınmıştır ve zina hükmüne konulmuştur. Eşcinsellikle ilişkilenenlerin namazları ve ibadetleri kabul olunmaz. Bu insanlık suçudur, fıtrata ve Allah’a aykırı bir suçtur. Ancak o kimse psikolojik olarak rahatsız olabilir, tedaviye ihtiyacı olabilir.

Her haramı işleyen kimse kendisini masum göstermeye çalışırsa bunun altından kalkılmaz. Batı toplumu eşcinselliği farklı bir noktaya koyarak normalleştirmeye çalışıyor; bu bir fuhuş tuzağıdır. Çocuklarınızı koruyun: Erkek çocuklarınızı erkek gibi yetiştirin, kız çocuklarınızı kız gibi yetiştirin. Evlenme çağına gelmiş çocuklarınızı evlendirin.


Ticaret Ahlakı ve Anlaşma Hukuku

Fiyat Değiştirme Hükmü

Mal satan kimse alıcının lehine fiyatı değiştirebilir; bu caizdir. Mesela on liraya sattığım malı ertesi gün dokuz buçuk liraya indirebilirim. Ancak sattığım malın fiyatını ‘Fiyatlar değişti’ diyerek arttırmak faiz hükmüne girer.

Umre Oteli Anlaşmazlığı

Bir kimse beş kilometre yakınlıktaki otele belirli bir fiyata anlaşmışsa, organizatör ‘Oradan otel tutamadım, başka yerden tuttum, iki yüz lira fark verin’ diyemez. Anlaşmaya karşı tarafın uyması gerekir; uymadıysa o kimse anlaşmayı kendi tarafından bozabilir ve yükümlülüğü karşı taraf çeker. Kabul etmeyenler anlaşılan şartlardaki otele gönderilmek zorundadır.


Dergâhta Sorumluluk ve Gönüllülük Esası

Cepheyi Terk Etmemek

Bu dergahın içerisindeki hizmeti Allah’a hizmet olarak görüyorum. Bir kimseye bir görev verdim, o kimse ‘Yaparım’ dedi ama gelmedi, haber de vermedi; ben bir daha o kimseye gel demem. Hemen yerine birisini koyarım. Bu sertlik değildir, sorumluluktur. Bir kimse cepheyi terk ettiğinde bir daha ne zaman gideceği belli değildir.

Herkes kendi nöbet günlerinden sorulur. Diğer günlerde sorumluluğunu hallettiyse kimse onu zorla çağıramaz. Bir kimsenin dergah dışındaki günlerinde programa çıkmaya zorlanması, ‘Gelmezsen şikayet ederim’ diye tehdit edilmesi yanlıştır.

Gönüllülük Esası

Sufi gruplar gönüllülük esasına göre yaşar. Hiç kimse burada bir hizmeti yapma mecburiyetinde değildir. Ama ‘Yaparım’ deyip de yapmamak başka bir meseledir. Bir şeye ihtiyaç duyduğunuz anda o şeyin mahkumu, kölesi olursunuz. Herkes sorumluluğunun birincisi olacak, cepheyi terk etmeyecek. Yapamayacaksan ‘Yapamayacağım’ de, git; selamünaleyküm aleykümselam. Seni kimse dövmez, sövmez.


Bosna Ziyareti ve Ayvaz Dede Şenlikleri

Dört günlük Bosna ziyaretinde Ayvaz Dede şenliklerine katıldık. Gelen kardeşlerin hepsine teşekkür ediyorum; gözümün gördüğü bir olumsuzluk olmadı. Gayet muntazam bir şekilde edep dairesinde geçti. Her gün ve her gece dolu dolu program yaşandı; boş bir turistik gezi olmadı.

Halileviç Efendinin kendisi ve arkadaşları gayet yumuşak, iyi ahlaklı, temiz insanlar; o ahlakları, temizlikleri, hoşgörüleri, yumuşaklıkları görülmeye değerdir. Oradaki dergah gerçekten destek verilmesi gereken bir yerdir. Anadolu’nun uç kalesi olarak orada ayakta duruyorlar. İnşallah tekrar tekrar hayırlı hizmetler yapacağız.


Çeşitli Sorular ve Cevaplar

Cenazeden Sonra Zikrullah

Biz cenazelerden sonra kabr-i şerifin başında Allah’ı zikrederiz. Zikretmek bu noktada farzdır ve o zikrin sevabını kabirdeki kişilerin üzerlerine hediye ederiz. Sahabede de bunun örnekleri vardır.

Helal Dairesinde Kalmak

‘El-Amin’in on dokuzunu terk ederdik’ sözü helal daireden harama düşmemek ile ilgilidir. Haramlardan uzak durmak yeterlidir. Vesvese ve şüphelerden emin olmak için helal olanla yetinmek gerekir.

Musafaha (Tokalaşma) Sünneti

Musafaha etmek yani bir kimse Müslüman kardeşini gördüğünde sarılıp kucaklaşmak sünnettir. Ancak yanak yanağa öpmek, kafa kafaya tokuşturmak gibi davranışlar sünnette yoktur. Üçleme şeklinde tokalaşmanın hadis-i şerifte bir kaynağı bulunmamaktadır.

Kur’an Meali Tavsiyesi

Genel olarak Elmalılı Hamdi Yazır mealine bakılması tavsiye edilir.

Ramazan’da Mukabele

Cebrail aleyhisselam her Ramazan’da gelir, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleriyle o güne kadar gelmiş olan Kur’an-ı Kerim’i mukabele ederek okurlardı. Mukabele etmek birisinin okuyup birisinin dinlemesidir. Bu sünnettir.


Kaynakça

  • Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi 2/183 — ‘Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı’
  • Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi 2/184 — ‘Sayılı günlerde… Güç yetiremeyenlere bir yoksulu doyuracak kadar fidye gerekir’
  • Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi 2/185 — ‘Ramazan ayı… Kim hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun’
  • Hadis-i Şerif — ‘Unutarak yiyip içene Allah lütuflandırmıştır, orucunu tamamlasın’ (Sahih-i Buhari, Kitabu’s-Savm, 1933; Sahih-i Muslim, Kitabu’s-Siyam, 1155)
  • Hadis-i Şerif — Ramazan orucunu bozan bedevinin kıssası (Sahih-i Buhari, Kitabu’s-Savm, 1936; Sahih-i Muslim, Kitabu’s-Siyam, 1111)
  • Hadis-i Şerif — ‘Vücudunuza bir şey girerse orucunuzu bozar, çıkarsa abdestinizi bozar’ (Sünen-i Ebu Davud, Kitabu’s-Savm)
  • Hadis-i Şerif — Hz. Peygamber (s.a.v.) oruçluyken saçlarını yağlardı (Sünen-i Ebu Davud, Kitabu’s-Savm)
  • Hadis-i Şerif — Musafaha sünneti (Sünen-i Ebu Davud, Kitabu’l-Edeb; Sünen-i Tirmizi, Kitabu’l-İsti’zan)
  • Hadis-i Şerif — Cebrail (a.s.) ile Ramazan mukabelesi (Sahih-i Buhari, Kitabu Fezaili’l-Kur’an, 4997)
  • Hadis-i Şerif — ‘Kim Ramazan orucunu bozarsa zihar kefareti ona lazım gelir’ (Sünen-i Tirmizi, Kitabu’s-Savm)
  • Hanefi Fıkhı — Orucu bozan ve bozmayan haller, kaza ve kefaret hükümleri (el-Hidaye, Merginani, Kitabu’s-Savm)
  • Hanefi Fıkhı — Sakız çiğnemenin mekruh görülmesi (Reddü’l-Muhtar, İbn Abidin, Kitabu’s-Savm)
  • Hz. Ali (r.a.) — Kadının en az dört günde bir cinsel ilişki hakkı fetvası (Fetava-yı Hindiyye)
  • Tarih — Ayvaz Dede Şenlikleri, Bosna; Halileviç Efendi Dergahı

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Sünnet, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı