Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sayfa

Sorular: Nefis Terbiyesi — Sayfa 2

Table of Contents

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Nefis Terbiyesi(499) — Sayfa 2/7

Haramlardan uzak durmak ne demektir?

Bunun en alt zemini, haramlardan uzak durmaktır. Sufi, haramlardan uzak durduğu gibi Sufi, bir Müslüman, bir Mü’min zaten haramlardan uzak durmakla mükellef. Ama Sufi bir çift daha o içinden gelen sesleri, nefsinden gelen hevaya, nefsinden gelen hevese, şeytanın vesveselerine her daim secci çekecek o.

Kaynak: 46. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Muhabbet, Derviş Eş, Tevazu, Saman Çöp

Nefisle mücadele ne demektir?

Nefisle mücadele öyle kendine güvene bakmaz. Nefisle mücadele öyle kendini böyle yükseklerde görmekle olmaz. Aman sen diyeceğim bir saman çöpüsün, ‘Ben Bir Saman Çöpüyüm’: Makama Göz Dikmeme, Eşek Çilbiri ve Nefsin Putu dikkat et. Bir saman çöpü dağı kaldırabilir mi demiş Hz. Pir. Kendine dikkat edeceksin, aman ha. Kendini saman çöpü görmekten uzak tutma.

Kaynak: 46. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Muhabbet, Derviş Eş, Tevazu, Saman Çöp

Nefis terbiyesi ve cihad ne demektir?

Nefis terbiyesi terbenin en yükseğidir. O yüzden dergahlar tekkeler nefis terbiye eğitimi verir. Dergahlar para toplama yeri değildir. Dergahlar makam mevki dağıtma yeri değildir.

Kaynak: 46. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Muhabbet, Derviş Eş, Tevazu, Saman Çöp

Nefis terbiyesi ve cihat-ı ekber ne demektir?

Demiş küçük cihattan büyük cihada dönüyoruz. Ya Resulallah kim var karşımızda? Demiş ki iki göğüs kemimizin arasındaki nefsimiz var. Bu en büyük cihattır. Bu en büyük cihattır. Eğer o nefisle olan cihadı bir kimse halledemezse savaş yerinde can verse şehit olmaz. Birisi savaş diyorsun böyle can hıraş. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri sordu felanca dedi şehit oldu ya Resulallah dediler.

Kaynak: 46. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Muhabbet, Derviş Eş, Tevazu, Saman Çöp

Dergahlar ne işe yarar?

Dergahlar tekkeler insanların nefislerini daha da putlaştıracağı daha da yükselteceği yerler değildir. Dergahlar geliver ayvazım gidiver tünkuzum yeri değildir. Dergahlar insanların gösteriş yapacağı şatahat yapacağı şatafat yapacağı yer değildir. Dergahlar zekat toplama, fitre toplama, kurban toplama, et toplama, ot toplama yeri değil. Dergahlar onun bunun yalakası olma, onun bunun peşine düşme yeri değildir.

Kaynak: 46. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Muhabbet, Derviş Eş, Tevazu, Saman Çöp

Nefsi ıslah etmek için hangi alışkanlıklar bırakılması gerekir?

Yemeni içmeni terk edecek misin? Marka, kıyafet düşkünlüğünü terk edecek misin? Önüne geleni yemeye önüne gelene içmeyi terk edecek misin? Hava atmayı terk edecek misin? Şata atı şatafatı terk edecek misin? Kafelerde dolaşmayı terk edecek misin? Geldi, ne yapacaksın? Evindeki televizyonu terk edecek misin? Cebindeki cep telefonunu terk edecek misin? Geldi, kaç gece sen Allah’ın zikrine gideceksin? Geldi, nereye cihada gideceksin? Geldi, nefsine söz geçirebilecek misin? Şimdi nefsine söz geçir, geldi ya. Kur’ân belli, sünnet belli. Mehdi yeni bir din getirmeyecek size. İsa Aleyhisselâm yeni bir din getirmeyecek. Kur’ân ile sünnet ile hareket edecek. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hz. ‘nin hadislerini inkar ediyorlar. Siz ne Mehdi bekliyorsunuz? Ne Mehdi bekliyor ki bu ümmet? Kur’ân’daki ayetleri kaldırmayı düşünüyorlar. Bunu anlaşmaya çalışıyorlar. Ne Mehdi’si bekliyorsunuz siz daha? Aha iki gün sonra Kurban Bayramı. Marketler kurban kesiyor. Bilmem alışveriş merkezleri kurban kesiyor. Paketlerle kurban gelecek evlere. Paketlerle et gelecek. Kapitalist olmuş ümmet ya. Ne Mehdi’si bekliyor? Deccal hakim olmuş ümmete. Şeytaniyet hakim olmuş. Böyle bir şeyi pompalıyorlar gene. Pompalıyorlar. Nereden pompalanıyorsa. Nereden pompalanıyorsa. Mehdi, ben kendi kendime düşünüyorum. Mehdi geldiğinde ne yapacak? Kur’ân Sünnet anlatacak bize. E aç oku. Aç oku yaşa kardeşim. Dini herkes biliyor şu anda. Yaşamıyor. Önceden bilmiyordu insanlar. Bilmediklerinden dolayı yaşamıyorlardı. Şimdi biliyor herkes. Biliyor. Herkes seninle çatır çatır din tartışacak kadar dini biliyor. Tartışmak için biliyor ama. Aha kıyamet elhameti. Hadisle sabit. Hadisle sabit bu. Dini tartışırlar yaşamazlar. Hadisle sabit. Bu mana olarak. Lafız olarak değil mana olarak. Millet dini şu anda tartışmak için öğreniyor. Yaşamak için değil. Abdest belli kardeşim. Abdestin farzı dört. Ellerini kollarına kadar yıka başını mest et. Yüzünü yıka ayaklarını yıka. Abdestin abdest. Al abdestini. Abdest almıyor. Ama abdesti tartışacak. misva alıp kıbleye karşı bu böyle uygun mu bu çağda? İyi yavrum yapma sen. Misva alıp kahveye doğru sen dişlerini misvaklama. Yapma be şimdi. Ama kitaplarda yazıyor. İyi oğlum yeni bir kitap yaz çıkart dedim ben de. Sen çıkar yazıyorsa. Tartışacak yer arıyor. Biraz daha bir iki laf söyleyince elimi omuzuna koydum. Abdestin var mı dedim he? Yok dedi. Hasreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri abdestsiz yere basmaz dedi. Sen şu dedim dördü al misvaklamayı bırak. Dördü al al abdestine. Abdestli dolaş. Yok abdesti dolaştırmak için derdi yok onun. Onun derdi abdesti tartışmak. Din tartışacak o. Guslün farzı iki hanefiye göre. Şafiye göre üç malikiye göre dört hanefiye, hambiliye göre altı yedi her neyse. Ama hepsi de aynı. Ne? Ağza burna su vermek, vücudu komple yıkamak. Al kardeşim Guslü. Yok tartışacak. Namazı tartışacak. Kim tartışıyor? Kılmayan tartışıyor. Ya sana ne? Kılmıyorsun zaten. Yapmadığın bir işi neden tartışıyorsun? Ne iş yapıyorsun dedim ben bankacı. Ya bankacılığı tartışıyor muyum ben seninle? Ne? Tartışamazsın zaten dedi uluslararası gerçekliliği var dedi. Aha dedim sen zalimin tekisin. Hainin tekisin dedim. Bu öyle durdu. Şimdi dedim bir hadis yeri söylerim çökersin dedim.

Kaynak: 41. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Arefe Orucu, Mehdi Beklentisinin Eleşt

Nefis terbiyesi için ne yapılmalıdır?

İçindeki defineyi bul: Kendini harap et (mücâhede), defineyi bul, sonra ihyâ ol.

Kaynak: 25. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Mesnevî’den Define, Kale ve Ark Metafo

Nefis putunun hakîkatini açıklamaktedir mi?

Mustafa Özbağ Efendi hazretleri, Mesnevî’nin 772. beytinden hareketle nefis putunun hakîkatini açıklamışlardır. Nefis gerçekten de manâda ejderhâ gibi görünür. Rüyâsında nefsini görenler ejderhâ gibi görürler, sûfîler genelde. Bu ejderhâ gibi görülen bu nefsin yedi başı vardır. Her başta ayrı yedi tane dil vardır.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Nefis Putunun Yedi Başlı Ejderhası, İn

Zünüvâs kıssası ve Burûc Sûresi arasında nasıl bir ilişki vardır?

Zünüvâs kıssası, putperestliğin târihî bir örneği olarak nakletmiştir. Bir zâlim padişah vardı — bâzı târihçiler putperest derler, bâzıları zâlim bir Yahûdî padişahı derler. Şehrin ortasına bir tane put dikti. Hendekler kazdırdı, hendeklerin içine odunlar koydu, ateşi yaktı. Dedi ki: ‘Ya bu puta secde edersiniz, ya da bu ateşe atarım sizi.’ Bu kıssa Burûc sûresinde geçer: ‘Ashâbu’l-uhdûd — hendek sâhipleri lânetlendi’ (Burûc 4-8).

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Nefis Putunun Yedi Başlı Ejderhası, İn

Putperestliğin kökeni ne zaman başlamıştır?

Putperestliğin kökeni, Hz. Nûh aleyhisselâm öncesi başlamıştır. Bu insanlar kendilerince o zamânın büyük velîlerini, şahsiyetlerini çok sevdiklerini iddiâ ediyorlardı. Ve onların putlarını — şeytan onlara vesvese verdi: ‘Siz bunları unutmayın, hatırlayın. Hatırlamak istemez misiniz? O hâlde şehrin ortasına onun bir putunu yapın ki dâimâ aklınızda kalsın.’ Önce şehirlerin ortasına yaptırdı. Sonra şehirlerin çıkışına yaptırdı. Sonra evlerine koydurttu. Sonra evlerinde bir put köşesi yaptırdı.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Nefis Putunun Yedi Başlı Ejderhası, İn

İnsanı oluşturan yedi temel unsur nelerdir?

İnsanı oluşturan yedi temel unsur: Ruh, can, nefis, melekler, akıl, şeytan, cinnî taifesi. Ruh, kalp; can, bedene bağlanma vâsıtası; nefis, göğüs boşluğunda bulunur. Melekler, her organın, her hücrenin bir meleği vardır. Akıl, beyninde tecellî eder. Şeytan, nefisle ‘kardeş çocukları’ gibidir. Cinnî taifesi, mümin cinnîler ve kâfir cinnîler olmak üzere ikiye ayrılır.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Nefis Putunun Yedi Başlı Ejderhası, İn

Şeytanın kalpte otağ kurması ve zikrullâhın ilâcı nedir?

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Kalpte zikrullâh yok ise oraya şeytan gelir oturur. O kimse Allâh’ı zikretmeye başladığında şeytan hemen kalpten çıkar — ama hemen kapının dibinde bekler. Ne zaman o kimse zikrullâhı kesti, hemen şeytan içeri girer. Bu hadîs-i şerîf, kalbin devamlı zikir hâlinde tutulması gerektiğinin en açık delîlidir. Efendi hazretleri bu hadîsin ardından hadîs-i kudsîyi okumuştur: ‘Kim ‘Lâ ilâhe illallâh’ derse Allâh’ın metîn kalasına sığınmıştır ki o kale ne sağlam bir kaledir.’

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Nefis Putunun Yedi Başlı Ejderhası, İn

Temizlik ve kâfir cinnîler arasında nasıl bir ilişki vardır?

Temizlik olmayan yere kâfir cinnîler gelir. Onların yiyecekleri, içecekleri kirlilik ve pisliktir. Şeytan seni temiz olmamaya gayret eder. Ağzının içinde dahi senin kâfir cinnîler dolaşır, şeytan dolaşır. Ağız temizliğine dikkat etmeyen bir kimsenin ağzında kâfir cinnîler dolaşır. Yemekten sonra ellerini yıkamayan bir kimsenin ellerinde kâfir cinnîler dolaşır.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Nefis Putunun Yedi Başlı Ejderhası, İn

Edepsiz dervişin Nazilli kıssası nedir?

Efendi hazretleri nefsin en sinsi tezâhürlerinden birini kendi hayâtından bir kıssayla anlatmıştır. ‘Ben Şeyh Efendi’yi Nazilli’ye götürüyorum. Bir hacı ağabeyimiz illâki ‘ben de geleceğim’ dedi. Ben onu götürmek istemiyorum — ama Şeyh Efendi ‘gelsin’ deyince ne diyeceksin?’ O hacı ağabey, Şeyh Efendi sohbet ederken defalarca araya girmiş, sözünü kesmiş, kendi kerâmetlerini anlatmıştır. Efendi hazretleri bu durumu şöyle teşhîr etmiştir: ‘Bu dervişin küstahıdır. Bu dervişin edepsizidir. Hangi topluluğa giderseniz gidin — orada şeyhin sohbetini kesen bir kimse varsa o küstahın tekidir. Araya giriyorsa şeyhin sohbetine, o küstahın kare köküdür.’

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Nefis Putunun Yedi Başlı Ejderhası, İn

Mürşid-i kâmilsiz şeytan hâkimiyeti nedir?

Bir kimse bir velînin elini tutmadıysa, o şeytanın ve nefsin kölesidir. O kim olursa olsun, ne kadar âlim olursa olsun — eğer o bir mürşid-i kâmilin elinden tutmadıysa, şeytanın ve nefsin kölesidir. ‘Nefsi şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır’ — hadîstir, sahîh hadîstir, manâ itibâriyle sahîh bir hadîstir. Efendi hazretleri bu beyânın ardından sahte şeyhleri de ayıklamıştır: ‘Benim bahsettiğim şeyh, dervişlerin parasına-puluna göz diken değil. Ders kâğıdını 100-200 liraya satan değil. Cuma mübâreği için cebine para katılan değil. Dervişlerden sadaka-zekat toplayan değil. Benim bahsettiğim şeyh: ‘Sizden ücret istemeyenlerin peşinden gidiniz’ âyet-i kerîmesinin tatbîkçisidir.’

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Nefis Putunun Yedi Başlı Ejderhası, İn

Uhud’da hurmalık için savaşıp ölen sahâbî ile kılıcına yüklenerek intihâr eden sahâbî kıssaları nedir?

Efendi hazretleri nefsin en tehlikeli tuzağını iki sahâbî kıssasıyla göstermiştir. Birinci kıssa: Uhud’da Hz. Peygamber ‘filanca şehîd oldu mu?’ diye sormuş — ‘hayır’ demiş. Sahâbeyi yaralılar arasında bulmuşlar, son nefesinde ‘neden savaştın?’ diye sorduklarında ‘hurmalıklarımızı bozmasınlar diye savaştım’ demiş ve ölmüştür. Hz. Peygamber ‘saddak — doğru söyledim, o şehîd olmadı’ buyurmuştur. İkinci kıssa: Bir başka sahâbî de savaşta hârikulâde kahramanlık göstermiş ama yaralanınca kılıcının kabzasını yere dayayıp üzerine yüklenmiş — intihâr etmiştir. Hz. Peygamber ‘o da şehîd olmadı’ buyurmuştur.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Nefis Putunun Yedi Başlı Ejderhası, İn

Yûsuf Sûresi 53. âyeti neden önemli bir ders olarak verilmiştir?

Sohbetin son âyeti, Yûsuf sûresi 53. âyetidir: ‘Ben nefsimi temize çıkarmak istemem. Çünkü nefis şüphesiz ki çokça kötülüğü emredendir.’ Efendi hazretleri bu âyeti şöyle tatbîk etmiştir: ‘Sakın nefsini temize çıkarma. Sakın ‘ben iyilerdenim’ deme. Sakın kendini suçsuz görme. Sakın kendini günahsız görme. Sakın kendini çok iyilerden görme. Bu peygamber sözüdür — Peygamber’in dilinden Kur’ân-ı Kerîm bize söylüyor.’

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Nefis Putunun Yedi Başlı Ejderhası, İn

Bir ülkenin "Dârü’l-Harp" olduğunu belirten şartlar nelerdir? Ülkemiz Dârü’l-Harp midir?

Mustafa Özbağ Efendi hazretleri sohbetin ilk kısmında, bir kardeşin sorduğu "Bir ülkenin Dârü’l-Harp olduğunu belirten şartlar nelerdir? Ülkemiz Dârü’l-Harp midir?" sorusuna cevâp vermiş, fakat evvelâ bu sorunun târihî olarak bir "tuzak soru" mâhiyetinde olduğunu beyan buyurmuştur. "Dârü’l-Harp ile alâkalı mezheb imâmlarının farklı farklı görüşleri vardır. Bu mevzu İslâm târihi içerisinde hep tartışılmış, hep konuşulmuştur. Cumhuriyet döneminde de bu tuzak sorular olmuştur. Bir kimsenin başını yakmak istiyorlarsa, dönem dönem âlimlere ve efendilere tuzak sorular sorarlar. Bu tuzak sorulara o kimse ilmi, siyaseti bilmezse tuzağa düşer. Tuzağa düşünce de ya canından olur ya da cezaevini boylar." Bu ikâz, sâlikin zâhirî ilim kadar onu nasıl ve ne zaman kullanacağına dair bir edeb eğitimi de alması gerektiğini göstermektedir. Çünkü bir ülkeye "Dârü’l-Harp" demek, o ülkenin savcıları tarafından "mevcut anayasal hukûku silâhla değiştirme", "savaş çıkarma", "anayasayı ihlâl" suçları hâline getirilebilir. Mesele sâdece fıkhî bir tanımlama değil, aynı zamanda bir siyâsî ve hukûkî mes’elîyet taşımaktadır. Efendi hazretleri bununla beraber "bundan korkumdan, çekintimden düşünmeyin; benim böyle bir korkum-çekintim yok" diye ilâve etmiş ve meselenin hakîkatini açıkça beyan buyurmaya başlamıştır.

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Dârü’l-Harp ve Dârü’l-İslâm Meselesi, E

İmâm Muhammed, İmâm Yûsuf, Serahsî ve İmâm Şâfiî’nin Dârü’l-Harp meselesindeki görüşleri nelerdir?

Efendi hazretleri, aynı Hanefî mezhebi içinde İmâm-ı A’zam’ın talebeleri olan iki büyük müctehidin bile bu mevzuda farklı görüşlere sâhip olduğunu beyan buyurmuştur. İmâm Muhammed rahimehullâh — üstâdından daha "keskin" bir tutum almıştır: "Bir yerde İslâm hukûku yoksa, orası Dârü’l-Harp’tir." Tek şart yeterlidir. İmâm Yûsuf rahimehullâh ise İmâm-ı A’zam’a muvâfık kalarak üç şartın hepsinin birden gerçekleşmesini aramıştır. Hanefîler içinde büyük bir otorite olan Serahsî rahimehullâh (Mebsût müellifi) ise İmâm Muhammed ile aynı görüşe meyletmiş ve tek şartı (İslâm hukûkunun olmaması) yeterli kabul etmiştir. Şâfiî mezhebinin kurucusu İmâm Şâfiî rahimehullâh ise bundan çok daha ileri bir hükme varmıştır: "Bir yerde daha önce İslâm hukûku uygulanıyor ise, orada İslâm hukûku kaldırılırsa, bütün Müslümanların şehîd oluncaya kadar İslâm hukûkunun uygulanması için cihâd etmeleri farz-ı ayındır." Bu, İmâm Şâfiî’nin en sert fetvâsıdır ve zâhiren günümüze tatbîk edildiğinde çok ağır neticeler doğuran bir görüştür.

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Dârü’l-Harp ve Dârü’l-İslâm Meselesi, E

Dârü’l-Harp’te cum’a namazı kılınabilir mi?

Cemaatten bir başka kardeş Efendi hazretlerine şunu sormuştur: "Ben fıkhî olarak Hanefî mezhebindenim. Cum’a namazı şu an sizin ilminize göre Türkiye’de Hanefî için mecbûr mudur? Çünkü Dârü’l-Harp açıklamanızı cum’a açısından tam anlayamadım." Efendi hazretleri cevaben çok net bir ayrım yapmıştır: "Normalde Dârü’l-Harp’te cum’a ‘kılınmayabilir’ diye hüküm vardır — ‘kılınmaz’ diye hüküm yoktur Hanefîlerde. Yâni herhangi bir zorunluluk olursa, bir sıkıntı olursa orada cum’a kılınmayabilir. Ben öyle anlıyorum." Buradaki fıkhî nüans son derece mühimdir: "Kılınmayabilir" (câiz değil terkedilmesi) ile "kılınmaz" (terki vâcib) arasındaki farktır. Efendi hazretlerine göre Türkiye’de herhangi bir sâlik için cum’ayı terk etmek câiz değildir; çünkü özel bir "zorunluluk" (meselâ hapsedilme, savaş hâli, yasal yasak) yoktur. "Bu ülkede cum’a kılınmaz kardeşim. Medîne-i Münevvere’de ilk kılınan namaz cum’adır, ilk yapılan mescid de cum’a mescididir. Henüz Medîne’de İslâm hukûku yoktu — İslâm hukûku olmadığı hâlde Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem orada cum’ayı kıldı mı? Evet." Bu nokta çok çarpıcıdır: Hz. Peygamber’in Medîne’ye hicret ettiğinde henüz bir "İslâm devleti" bulunmuyordu, Medîne Vesîkası bile henüz imzalanmamıştı, ama cum’a ilk kılınan namaz olmuştur. Bu, cum’anın "Dârü’l-İslâm" şartına bağlı olmadığını gösteren en net târihî delîldir.

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Dârü’l-Harp ve Dârü’l-İslâm Meselesi, E

Dârü’l-Harp’te cum’a kılınmazsa, neden olur?

Efendi hazretleri bu bahsi son derece kuvvetli bir îmân beyânı ile bitirmiştir: "Bu câmiler bizim, bu topraklar bizim. Biz câmileri boşlayamayız. Olmaz böyle bir şey. Birisi kalksa ‘Türkiye Dârü’l-Harp’tir’ dese, iyi kardeşim, e cum’a kılmayacak mıyız? Ne alâkası var? Cum’a âyetle sâbit olan bir ibâdettir. Cum’a yasaklansa dahi üç kişi yolun kenarında dur, cum’anı kıl. Git bir boşluk bul, git bir alan bul, yaygı serdiyânı, cum’ayı kıl orada. Sana ‘neden orada cum’a kılıyorsun?’ diyen yok ki." Bu beyân, Efendi hazretlerinin Karabaş-i Velî Tekkesi’nden ümmete verdiği en sarsıcı derslerden biridir: Cum’a namazını terk etmeyi fıkhen mümkün kılan hiçbir "Dârü’l-Harp" nazariyesi sâlikin kalbinde mâzeret bulamaz. Mâdem üç kişi bir araya gelse Hanefî’de cum’a sahîh olur (İmâm-ı A’zam’ın görüşüne göre — imâm ve iki me’mûm), o hâlde hangi şartta olursa olsun bu ibâdet ayakta tutulur. Fâsık İmâm Arkasında Cum’a Kılınmak: Hanefî’nin Hükmü Efendi hazretleri bu bahsi sertleştirerek, Türkiye’de "bu imâmların arkasında cum’a kılınmaz", "bu Diyânet’in arkasında cum’a kılınmaz" diye fetvâlar verenlere bir uyarı da yapmıştır: "Kardeşler, açık ve net konuşacağım. Hanefîye göre imâm fâsık da olsa diyor, arkasında tâbî olunur, namaz kılınır. Fâs, da olsa. Diyânetin işlem ve işlevlerinden ben de rahatsızım. Evet. Ama bu benim cum’aya gitmeme engel değil. Ben seyâhat hâlinde değilsem her cum’a cum’ayı kılarım." Efendi hazretleri hattâ kendi kıldığı câmileri söylemek istemediğini, çünkü bunu duyan insanların o câmiye toplanıp "cum’alaşmak, mübârekleşmek" istediklerini, bunun kendisini rahatsız ettiğini ifâde etmiştir.

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Dârü’l-Harp ve Dârü’l-İslâm Meselesi, E

Bunu duyan insanların o câmiye toplanıp "cum’alaşmak, mübârekleşmek" istediklerini, bunun kendisini rahatsız ettiğini ifâde etmiştir?

” Efendi hazretleri hattâ kendi kıldığı câmileri söylemek istemediğini, çünkü bunu duyan insanların o câmiye toplanıp “cum’alaşmak, mübârekleşmek” istediklerini, bunun kendisini rahatsız ettiğini ifâde etmiştir.

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Dârü’l-Harp ve Dârü’l-İslâm Meselesi, E

Bu sohbette açıkça ilân etmiştir: "Ben cum’ama sâdıkım mıdır?

Yine de cemaat arasında “Efendi hazretleri cum’ayı kılmıyor” diye yanlış bir söylentinin dolaştığını duyduğu için, bu sohbette açıkça ilân etmiştir: “Ben cum’ama sâdıkımdır. Câmime sâdıkımdır. Bir kimse göz göre göre cum’ayı terk etmesi mümkün değildir. Cum’a yasaklansa toplarım arkadaşları bir yerde, burada cum’ayı kılıyoruz’ derim. Öyle bir şey yok.”Enfâl Sûresi 46.

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Dârü’l-Harp ve Dârü’l-İslâm Meselesi, E

Tasavvufun bütün disiplini bu tespitin üzerinde kurulmuştur?

Nefis terbiye edilmedikçe, ibâdetin zâhiri ne kadar kuvvetli olursa olsun, bâtını çürük kalır.

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Dârü’l-Harp ve Dârü’l-İslâm Meselesi, E

Her gün yeni bir putçuk üretir, her gün yeni bir günah fikri sunar, her gün yeni bir şübhe eker mi?

Her gün yeni bir putçuk üretir, her gün yeni bir günah fikri sunar, her gün yeni bir şübhe eker. Sâlikin vazîfesi, pınârın kendisini terbiye etmek, bataklığı kurutmaktır — yoksa sâdece sivrisinekleri öldürmekle bir yere varılmaz.

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Dârü’l-Harp ve Dârü’l-İslâm Meselesi, E

Lüks ve israfın sufînin yaşam tarzına nasıl uygun olmadığı?

Lüks ve israf sufînin yaşam tarzına aykırıdır; 100 örtüsü-30 ayakkabısı olanlar hevâ-hevese tapınmaktadırlar. "Bir şey kullanılacağı yere kadar kullanın" — söküntüyü dikmek, düğmeyi dikmek, yırtığı yamalamak — israf nankörlüktür.

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Kadir Gecesi, "Rabbinizden Size İndiri

Müslümanların sosyal medyada zikrullâhı terk etmesi neden tehlikeli?

Dînin emrini bırakıp iki tweet atmakla vatan kurtaracağını zanneden gafletin tehlikesine vurgu yapmıştır. Miyorsun. Beş bin tevhîd çekmeden yatmayayım demiyorsun. O kadar Twitter’da işin çok, Facebook’ta işin çok, orada burada işin çok" şeklinde günümüz insanının zikrullâhı terk edip sosyal medyada ömür tükettiğine dikkat çekmiştir.

Kaynak: 36. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Çocuk Terbiyesi, Rûhlar Âleminde Hitâb, Can

‘Mustafâ Efendi ne olursun’ dedi, ‘üç gündür perişân olduk.’ ‘Nerede?’ dedi mi?

Birisi yanaşma geldi. ‘Sen kımıldamıyorsun’ dedi bana. ‘Bana emretmedi. Size emrediyor’ dedim. ‘Bulsanıza — hâl dervişisiniz hepiniz’ dedim. ‘Mustafâ Efendi ne olursun’ dedi, ‘üç gündür perişân olduk.’ ‘Nerede?’ dedi. Şatahat yapmak da insanın nefsine hoş geliyor ya — döndüm: ‘Bir direk dibinde oturuyor perişân bir vaziyette’ dedim.

Kaynak: 34. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hayal Âlemi: Halk Hayali ile Hak Hayali Ayr

Nefsin yedi mertebesi nedir?

Nefis bu manada o kimseye kötülükleri emreden ama işte levvame noktasında pişman olan nefsin o emmare, levvame, mühimme, mutmainne, radiyye, mardîye, safiye halleri de söz konusu olur.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Çocuğun gözyaşı ne anlama gelir?

Efendi, Mesnevî’deki bu ağlama meselesini açarken çok çarpıcı bir tespitte bulunur: "Çocuk dâdısıyla inatlaşmaz ama iyi nedir, kötü nedir bilmeden ağlar durur. Çocuk iyiyi kötüyü bilmez. Dâdıyla da inatlaşmaz, bakıcısıyla da inatlaşmaz. Ama çocuk her isteği için ağlar durur. Ağlaması devam ettiği müddetçe bütün hâne halkı çocukla ilgilenir. Çocuğun üzerinde pervâne döner. Ağlamak o kadar kıymetlidir."

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Efendi’nin "Çocuğun gözyaşı" örneği ne anlama gelir?

Efendi’nin bu örneği genişletişi çok ince bir psikolojik tahlîldir: "Bir adam ne kadar karısına kızarsa kızsın, kadın ağlamaya başlayınca adamı etrafında pervâne döndürür. Adam ne kadar kötü olursa olsun, adam ağlamaya başlarsa kadın etrafında pervâne döner. Kim ağlıyorsa ağlayan işi kapar."

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Kâmil insanlar gözyaşıyla kandırılmaz mı?

Efendi’nin bu bölümdeki en önemli tesbîti şudur: "Ancak kâmil insanlar gözyaşıyla kandırılmazlar. Kâmillerin hâricindeki herkes gözyaşıyla etrafını isterse kandırır." Bu tespîtin dayanağı olarak Efendi, Hazret-i Dâvûd aleyhisselâm Hazretlerinin meşhûr çocuk dâvâsını anlatır: "Birisi nasıl ağlıyordu? ‘Çocuk benim’ diye. Öbürü de diyordu ki ‘hayır, çocuk benim.’ En sonunda Dâvûd aleyhisselâm dedi ki ‘getirin benim kılıcımı. Ben çocuğu ortadan yarayım, yarısını sana vereyim, yarısını da sana vereyim.’ Çocuğun asıl annesi dedi ki ‘ey Dâvûd, ben dâvâmdan vazgeçtim. Tamâm dedi, çocuğumu ona ver.’ Dâvûd aleyhisselâm çocuğu ona verdi — yâni dâvâdan vazgeçene verdi."

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Kalbinde Ne Varsa Uzuvlarin Onu Soyler konusunda ne anlatildi?

Her odunun kokusu dumanından duyulur. Senin kalbinde ne varsa dilinde, gozunde, elinde, ayagında, butun tarafinda o vardir. Kalbinde sehvet varsa kadinlara sehvetle bakarsin. Kalbinde mal sevdasi varsa herkesin sana getirmesini istersin. Kalbinde dunya sevgisi varsa zengin olayim diye bakarsin. Kalbinde tamah, vefasizlik, cirkinlik, eksiklik, doksanlik varsa — hepsi onunue gelir. Hz. Peygamber buyurmustur: "Itirci dukkanina giden itir kokar; demirci dukkanina giden is kokar." Kotunun yanina gidersen kotuluk bulasir, iyilerin yanina gidersen iyilik bulasir. Bu hem maddi hem manevi anlamda gecerlidir — guzel koku da sunnettir; erkeklerin de kadinlarin da koku surunmesi sunnettir, evlerinde birbirlerine kokulanmalari sunnettir.

Kaynak: 8 Aralık 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Nefsin paradoksal yapısı nedir?

Nefsin Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadîslerde kullanıldığı dört ayrı alan vardır: 1. Kimlik-kişilik bütünü: içi-dışı, rûhu, iyiliği-kötülüğü, canı-vücudu ile bir insanın bütünü. ‘İzzet-i nefsime dokundu’ dediğimizde bu komple şahsiyetimizi kastederiz. 2. Rûh — kullanıldığı yere göre. 3. Kötülüğü emreden olgu — nefs-i emmâre. 4. Bedeni ayakta tutan, fizikî cenneti sağlayan can.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (8 Ekim 2011) — Mürşid-i Kâmilin Tanımı, Velî Sın

Nefse zulmetmek nedir?

Nefse zulmetmek, bize helâl olanı kendi kendimize haram etmektir. Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri üç sahâbenin — birisi hiç uyumayacak, birisi hiç yemeyecek, birisi hiç evlenmeyecek — kararını duyduğunda buyurdu: "Allah’tan en çok korkanınız benim. Yerim, uyurum, evlenirim."

Kaynak: 32. Dergâh Sohbeti — Haramlarla Ölçülen Yakınlık, Niyet ve Nefse Zulüm

Gönül Aynası nedir ve nasıl temizlenir?

"Ben profesörüm, neden böyle bilmiyorum?" dedi birisi. Kalbine gelmeyince ben ne yapayım dedim. Akıl söyletir: "senin kalbine neden gelmiyor?" Senin aynan parlak değil — toz-pis içinde kalmış. Toz-pis günahı kebâir, çamur kötü ahlâk. Hadi başla temizlemeye: önce tövbe, sonra zikir, sonra oruç, sonra namaz, iyilik yap, cömertlerden ol, Allah’ı sev, aşık ol. Bak seninle aynen kırıl kurul olup seninle kambazlık yapmaya başlayacak — gönül aynası parladığında Allah’ın ilhamı o aynada görünür.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (28 Temmuz 2012) — Ramazan’da Azamet: Modern Hırs

Nefisle mücadele ne zaman biter, şeytanla mücadele ne zaman başlar?

Nefis dördüncü makama kadar insanla mücadele eder — günâh-ı kebâire, tembelliğe, haramlara sevk eder. Bu aşamalar geçildikten sonra şeytan devreye girer; ancak şeytan mü’mine "kötülük yap" demez, kibir ve ucup tuzağı kurar: "Sen olmasaydın bu cemaat yürümezdi" gibi.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (22 Ekim 2011) — Mehdî Anlayışı, Nefis-Şeytan Far

Nefsimize uyduk derken ne kastedilir?

Kur’ân ve Sünnet’in dışındaki her hal, davranış, fiiliyat, söz ve hattâ kalbinden geçirme — sûfîler için nefse uymaktır. İnsan bu nefse uymayı terk ettikçe kapasitesi yükselir ve artık şeytanla mücadele aşamasına geçer.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (22 Ekim 2011) — Mehdî Anlayışı, Nefis-Şeytan Far

Nefsin her yönden vurması ne anlama gelir?

Nefsin vurmayacağı zaman, yer ve makam yoktur. Her makamda, her mertebede nefis vurur. Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri bu yüzden "Yâ Rabbi, göz açıp kapayıncaya kadar beni nefsimin eline bırakma" buyurmuştur. Nefis soldan vurur — kötülüklere emreder. Arkadan vurur — geçmişi karanlık gösterir, affedilmez gösterir. Önden vurur — ümitsizlik verir. Sağdan vurur — yaptığı ibâdetleri güzel ve yeterli gösterir. Ne zaman kendini bir kimseden fazîletli, kıymetli, tatlı gördüysen — nefsin sana vurmuştur.

Kaynak: 50. Dergâh Sohbeti — Nefsin Her Yönden Vurması, Çalışmak ve Seyri Sülûk

Dokundukları her şey altın olsa nasıl şükrederdiniz?

Önce altın olmaması için duâ ederim — altın olmadığında da şükrederim. Her şeyin altın olması yaşanılmaz bir hayatı getirir; kibre götürür. Değer fonksiyoneldir — işe yarayan şey zamanında ve zemîninde değerlidir. Dağın başında bir lokma ekmek sıfırları bol çekten daha değerlidir. Toprak bir testi altın bir testiden daha kıymetlidir — suyu soğuk tutar çünkü. Mûsevîler’in men-ü selvâ yerine sarımsak-soğan istemesi bu gerçeğin bir başka ifadesidir.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv

Müslümanların uyanması için ne gereklidir?

İnsanların uyanması için kalp gözlerinin açılması, kalplerinin mutmain makamına gelmesi lâzımdır. Kalpler mutmain makamına gelmedikçe uyanmaz. Bunun için kişinin kalbindeki hırsın, tamahın, kibrin, ucubun, Allah’tan başkalarını korkmanın, sevmenin, utanmanın kesilmesi gerekir.

Kaynak: 65. Dergâh Sohbeti — Ortadoğu, Deccâliyet, Tarikat ve Uyanış

Nefis terbiyesi ve ruh terbiyesi arasında nasıl bir fark vardır?

Ruh terbiye olmaz, nefis terbiye olur. Bazı tarikatlar ruhu terbiye ettiklerini söylerler; söylenecek bir söz yok ama bizim meşrebimiz böyle değil. Biz nefsi terbiye ederiz. Nefis güzel ahlâka bürünmeye, iyi bir kimse olmaya adaydır. Ruh zaten iyidir, temizdir; kirletilmesi gereken nefistir.

Kaynak: 65. Dergâh Sohbeti — Ortadoğu, Deccâliyet, Tarikat ve Uyanış

Tüketim alışkanlıkları ve gerçek özgürlük arasındaki ilişki nedir?

İhtiyâcınız kadarını alın. Evlerinizi çöplüğe dönüştürmeyin, evlerinizi depoya dönüştürmeyin. Ne kadar una ihtiyâcınız var — beş kilo? Beş kilo un alın. Markette "on kilo toz şeker bir milyon ucuz" diye adamın depo derdinden kurtarıyorsunuz. Ucuz değil o; sizi aldatıyor, kandırıyor.

Kaynak: 70. Dergâh Sohbeti — Belâya Sabır, Küslük, Peygamber Ahlâkı ve Özgürlük

Maddî ve mânevî hastalıkların üç sebebi nelerdir?

Çok yemek, çok uyumak ve çok konuşmak maddî-mânevî hastalıkların başlıca üç sebebidir. Dilini muhafaza edemeyen dinini muhafaza edemez.

Kaynak: 91. Dergah Sohbeti — Tevekkül, Kader ve Eşleri Tehdit Etmemek

93. Dergah Sohbeti — Nefis Terbiyesi, Dilencilik Yasağı ve Kur’ân-Sünnet Önceliği konusunu ele alan sohbetin içeriği nelerdir?

Nefis: Giriş

Bu sohbette kasko ve sigorta meselesi, iyiliklerin Allah’tan kötülüklerin nefisten oluşu, dört teslim meselesi, nefis terbiyesinde Kur’ân ve Sünnet önceligi, kazâ namazı, zuhr-i âhir, dilencilik yasağı ve ehl-i tasavvufun vakarı ele alınmıştır.

Kaynak: 93. Dergah Sohbeti — Nefis Terbiyesi, Dilencilik Yasağı ve Kur’ân-Sünnet Önceliğ

Kasko yaptırmak câiz midir?

İslâm hukukunun uygulanmadığı ülkelerde bireyin devlet hukukuyla ilişkisi farklı bir boyut kazanır. Kasko yaptırmak câizdir; çünkü kişi devletin koyduğu kurallara uymak zorundadır.

Kaynak: 93. Dergah Sohbeti — Nefis Terbiyesi, Dilencilik Yasağı ve Kur’ân-Sünnet Önceliğ

İyilikler Allah’tan, kötülükler nefsinden mi gelir?

Kalbe iyilik penceresi açılmıştır; o pencereye uyarsan hidâyete erersin, nefse uyarsan şerre düşersin. Yaratan Allah’tır ama isteyen insandır. Nisâ Sûresi 4/79 âyet-i kerîmesinde buyurulduğu üzere sana gelen iyilik Allah’tandır, sana gelen kötülük ise kendi nefsindendir. Ra’d Sûresi 13/11’de ise bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez buyurulmaktadır.

Kaynak: 93. Dergah Sohbeti — Nefis Terbiyesi, Dilencilik Yasağı ve Kur’ân-Sünnet Önceliğ

Farklı tasavvuf erbâbı dört teslim meselesini nasıl yorumlamışlardır?

Farklı tasavvuf erbâbı dört teslim meselesini farklı yorumlamıştır. Bu farklılıklar kafanızı bulandırmasın; esas olan Kur’ân ve Sünnet’e sık sık yapışmaktır. Velîlerin yorumları kendi makamlarına ve hâllerine göre şekillenmiştir; dolayısıyla aralarındaki fark tezat değil, bakış açısı farkıdır.

Kaynak: 93. Dergah Sohbeti — Nefis Terbiyesi, Dilencilik Yasağı ve Kur’ân-Sünnet Önceliğ

Nefis terbiyesinde Kur’ân ve Sünnet öncelikli midir?

Tasavvuf, nefis terbiyesinin icrâ yeridir. Rehber sıralaması şöyledir: Kur’ân → Sünnet → ashâb → imamlar. Velîlerin sözlerini anlamaya uğraşmaktansa Peygamber’in bir sünnetini yaşamak binlerce velinin sözünden evlâdır. Tasavvuf yolunda yürüyen kimse önce Kur’ân’ı rehber edinmeli, sonra Sünnet’e sarılmalı, ardından ashâbın ve imamların yolunu takip etmelidir.

Kaynak: 93. Dergah Sohbeti — Nefis Terbiyesi, Dilencilik Yasağı ve Kur’ân-Sünnet Önceliğ

Kazâ namazı kılınması câiz midir?

Hanefî fukahâsı sünnet yerine kazâ kılınmasını câiz görmüştür. İmâm-ı Âzam ise her ikisinin de kılınmasını söylemiştir. İmâm-ı Rabbânî ve Abdülkâdir Geylânî hazretleri de önce kazânın kılınmasını tavsiye etmişlerdir. Kazâ namazı borcu olan kimse bu borcu ödemeyi öncelik hâline getirmelidir.

Kaynak: 93. Dergah Sohbeti — Nefis Terbiyesi, Dilencilik Yasağı ve Kur’ân-Sünnet Önceliğ

Zuhr-i âhir namazı nedir?

Zuhr-i âhir namazı Osmanlı ulemâsının fetvâsıyla Anadolu’ya mahsus bir uygulamadır. İmâm-ı Âzam’da ve diğer mezheplerde böyle bir uygulama yoktur. Mustafa Özbağ Efendi, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kılmadığı namazı kılmamaktadır. Bu mesele ihtilâflı olmakla birlikte Sünnet’e bağlılık esas alınmalıdır.

Kaynak: 93. Dergah Sohbeti — Nefis Terbiyesi, Dilencilik Yasağı ve Kur’ân-Sünnet Önceliğ

Dilenmek haram mıdır?

Fakir olmadığı hâlde fakir gibi dilenen kimse ateş koru yer. Bir sabah kahvaltısı olanın dilenmesi haramdır. Dilenmeyene cennet sözü verilmiştir. Hadîs-i şerîflerde açıkça buyurulmaktadır: Vakarını koru, çalış, gayret et. Terk edilmiş bir sünneti ihyâ eden kimseye yüz şehit sevabı verileceği müjdelenmiştir.

Kaynak: 93. Dergah Sohbeti — Nefis Terbiyesi, Dilencilik Yasağı ve Kur’ân-Sünnet Önceliğ

Ehl-i tasavvuf dilenir mi?

Ehl-i tasavvuf elini sadece Allah’a açar, hâlinden şikâyet etmez, kılık kıyafetini düzgün tutar, vakarını korur, çalışır ve gayret eder. Tasavvuf yolunda olan kimse halkın kapısına değil Allah’ın kapısına yönelir. Bu durum tasavvufun temel prensiplerinden biridir.

Kaynak: 93. Dergah Sohbeti — Nefis Terbiyesi, Dilencilik Yasağı ve Kur’ân-Sünnet Önceliğ

Ramazan, ne tür bir aydır?

Ramazan, nefsi terbiye etmenin, dili ve namusu muhafaza etmenin, fukaraya el uzatmanın ve Allah’a yaklaşmanın ayıdır.

Kaynak: 104. Dergah Sohbeti — Ramazan, Orucun Hakikati ve Tayy-i Mekân

Nefis, Allah yolundaki tek engel midir?

Hiç kimsenin önünde nefsinden başka bir engel yoktur. İnsanların işi, aşı, eşi, çoluğu çocuğu, mal varlığı, yokluğu, zenginliği, fakirliği, âmirliği, memurluğu — hiçbirisi Allah yolunda Allah adamı olmaya engel şeyler değildir. Ama nefis öbürüne çıkar, engelmişi gibi görünen şeyleri büyütür.

Namaz kılmamaya nefis oyun çıkarır, bir sürü sebebi vardır. Oruç tutmayanın bir sürü sebebi vardır. Hacca gitmeyenin bir sürü sebebi vardır. Haram işleyecek kişinin de sebebi çoktur — nefis üretir, onun işi odur. Allah yolunda koşturmanın, zikretmenin, farz ibadetleri yerine getirmenin önünde bir tek engel vardır: nefis. Başka hiçbir şey değil.

Kaynak: 105. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Delilleri, Nefis Engeli ve Kadere Rızâ

Şehvet kavramı ve orucun şehveti yenmesi ne anlama gelir?

Hadîs-i Kudsî’de Allah buyurur ki: ‘Şeytan sizin damarlarınızda dolaşır.’ Peygamber de buyurur ki: ‘Siz onun yollarını tıkayınız.’ Şeytanın yolunu tıkamanın kapısı şehvetin kesilmesinden geçer.

Kaynak: 161. Dergah Sohbeti — Rüya Hükümleri, Orucun Üç Derecesi, Şehvet ve Nefis Terbiy

Şehvetin ne tür örnekleri verilmiştir?

Şehvet sadece kadınlara duyulan ilgi değildir. Çok lüks bir arabaya sahip olmak istemek şehvettir. Çok lüks bir eve sahip olmak istemek şehvettir. Birisine kinlenmek şehvettir. Haksız yere küsmek şehvettir. İşte bu şehveti kesen ibadettir oruç. Şehveti terbiye eden, helâl daireye koyan oruçtur.

Kaynak: 161. Dergah Sohbeti — Rüya Hükümleri, Orucun Üç Derecesi, Şehvet ve Nefis Terbiy

Dervişlerin temizliği ve kokusu hakkında ne söylenmiştir?

Derviş kokmaz; dervişten mis gibi koku gelir. Terli, ekşi, tuzlu kokusu gelmez. Çamaşırlarınız temiz olsun, üstünüz başınız temiz olsun. Gömleğinin düğmesi kopuk, yakası yırtık, bir tarafı sökük dolaşmayın. Oturun kendiniz dikin. Eşler dışarı çıkarken birbirlerine bakacaklar: eksiği gediği var mı diye.

Kaynak: 161. Dergah Sohbeti — Rüya Hükümleri, Orucun Üç Derecesi, Şehvet ve Nefis Terbiy

Sigara içenlerin kokusu hakkında ne söylenmiştir?

Sigara içen leş gibi kokuyor: sakalı, elbisesi, vücudu, gömleği — her tarafı kokuyor. Osmanlı’da sigara tuvaletlerin başına konurmuş çünkü tuvaletin kokusunu bastırıyormuş. O kadar keskin kokusu var.

Kaynak: 161. Dergah Sohbeti — Rüya Hükümleri, Orucun Üç Derecesi, Şehvet ve Nefis Terbiy

Neden sigara bırakmayan bir sufi tarikat ve tasavvufunda ilerleyemez?

Sigara bırakmayan sufi, tarikat ve tasavvufu ilerleyebilir mi? Bir kimse sigarayı bırakamıyorsa sigara sevgisinden kurtulamıyordur.

Kaynak: 172. Dergah Sohbeti — Güzellikle Tebliğ, Aile Sünneti ve Hizmet Odaklı Tarikat A

Diş estetiği meselesi nedir?

Eğer sağlık söz konusu değilse, sırf estetik kaygıyla sağlıklı dişleri kestirip kaplama yaptırmak uygun görülmez. Dişler doğuştan sarı renkli olsa bile sağlıklıysa, fırçalama ve tartarı temizletme gibi yollarla idare etmek tercih edilmelidir. Cenab-ı Hakk’ın verdiği fıtrat gibi olmaz yapay müdahale. Ancak eğer dişlerde fıtrata uygun olmayan bir durum varsa — birisi fazla uzamış, birisi az uzamış, şekil bozukluğu mevcutsa — bunları fıtrata uygun hale getirmekte bir sakınca yoktur. Estetik müdahale ile fıtratı düzeltme arasındaki çizgiyi iyi ayırt etmek gerekir.

Kaynak: 184. Dergah Sohbeti – Dervişlik, İslam Sevgi Felsefesi ve Nübüvvet Yolu

Kıyamet Alametleri: Dabbetü’l-Arz, Mehdi ve İsa nedir?

Dabbetü’l-Arz içinizdedir. Dünya sevgisi kalbinizden öyle bir hayvan üretir ki sizi perişan eder. Büyük kıyamet alametleriyle uğraşmayın, onlar sizi aldatır, nefsinize yorarsınız. İsa’nın inmesi demek senin bir üstada ulaşman demektir. Sen bir üstada buluştuysan İsa sana inmiş. Mehdi’nin çıkması demek senin hidayetle müşerref olman demektir. Sen hidayetle müşerreflendiysen Mehdi sana zuhur etmiş.

Kaynak: 214. Dergah Sohbeti – Kader Meselesi, Kıyamet Alametleri, Üstada Adab ve Aile İl

Nefsin bahaneleri nelerdir?

Ekonomik kriz, işsizlik, yoğunluk — bunların hepsi nefsin bahaneleri ve Tembellik Eleştirisi. Yirmi üç yıldır bu yolda yürüyen birisi olarak söylüyorum: başımıza gelmedik şey kalmadı. Son imtihanımda bir milyon dolar borcum oldu. Adam yirmi milyar borç için dünyayı karartmış; benim ayağın küçük serçe parmağı fazla gelir.

Kaynak: 218. Dergah Sohbeti – İtikaf İbadeti, Nefsin Bahaneleri ve Tembellik Eleştirisi

Tembellik eleştirisi nedir?

İşsizliğe inanmam, kriz var iş yapamıyoruz diyene inanmam. Saat 8’de dükkanının önünden geçiyorum kapalı, 9’da kapalı, 10’da kapalı; sonra ‘kriz var, iş yok’ diyor. 500’e çalışırım, 300’e çalışırım; pazarda maydanoz satarım, limon satarım, çalışırım. Tembellikten başka bir şey değil bunlar.

Kaynak: 218. Dergah Sohbeti – İtikaf İbadeti, Nefsin Bahaneleri ve Tembellik Eleştirisi

Nefsin aldandırmak nasıl olur?

İnsan nefsi bahane bulmakta ustadır. Mesela der ki: ‘Teraviye kılınmıyor, ben teraviye gidiyorum oradan.’ Veya ‘Ben burada teraviye kılayım, eve gidince dersimi çekerim.’ Nefis insanı hep bir taraftan dokundurur ve her dokunduğunda insan ‘ben haklıyım’ der. Kendi kafasınca fetva verir, kendi verdiği fetvaya inanır, devam eder.

Kaynak: 218. Dergah Sohbeti – İtikaf İbadeti, Nefsin Bahaneleri ve Tembellik Eleştirisi

Haramı terk etmek neden önemlidir?

Hayatınızda ne kadar haram varsa terk edin. Bu size istikamet verecek, yol gösterecek, kalbinizi aydınlatacak, içinizi nurlu edecek, Allah’la olan dostluğunuza yol açacaktır. Bir kimse haramı terk etmezse kalbi kararmış vaziyette durmaya devam edecektir. Geçmiş ümmetlerin de bizim ümmetin de en büyük problemi haramı terk etmemektir.

Kaynak: 226. Dergah Sohbeti – Nefis Terbiyesi, Tarikat-Tasavvuf Ayrımı ve İlahi Aşkın Ka

Nefis ile mücadelenin en büyük zırhı nedir?

Nefisle mücadelenin en büyük zırhı haramı terk etmektir. Ardından namaz kılmak, oruç tutmak, Allah’ı zikretmek, salihlerle beraber olmak gelir. Bunların hepsi yardımcı faktörlerdir — o mücadelede seni destekleyecek, Allah’ın yardımını senin üzerine indirecek unsurlardır.

Kaynak: 226. Dergah Sohbeti – Nefis Terbiyesi, Tarikat-Tasavvuf Ayrımı ve İlahi Aşkın Ka

Haramdan uzaklaşmanın meyvesi nedir?

Haramlarla irtibatı kestiğiniz anda kalbinizde bir lezzet göreceksiniz, kalbinizde bir tat bulacaksınız, bir aşk kıvılcımı göreceksiniz. Nefis, kötülüğü emreden bir şeydir. Nefis sana iyi bir şey emretse dahi kanma, güzel göstermiş olsa dahi kanma. Örtülü bir şekilde seni kandırır. Burada uyanık durmak ancak Zikrullah ile, Allah sevgisiyle mümkündür.

Kaynak: 226. Dergah Sohbeti – Nefis Terbiyesi, Tarikat-Tasavvuf Ayrımı ve İlahi Aşkın Ka

227. Dergah Sohbeti – Tövbe, Nefis Makamları, Güzel Ahlak ve Şüphe Hastalığı nedir?

Tövbe: Giriş: Hayır Duası ve Hizmet Teşekkürü

Allah gecenizi hayır etsin inşaAllah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Hayırınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Allah ordularımıza da hayır eylesin, ordularımızı muhafaza eylesin. Geçen Çebi Arız ve Aşure programlarında arkadaşlar olağanüstü bir çaba sarf ettiler. Bütün kardeşlere teşekkür ediyorum. İnşallah nice hizmetlerde, nice programlarda tekrar buluşuruz.

Bunlar bizim gevşememize, nefsimize, huymamıza, başka cemaatlerin şeyhlerine, mürşidlerine tepeden bakmamıza sebep olmasın. Başarı Allah’tandır. Gayreti veren, kudret ve kuvveti veren Allah’tır.

Kaynak: 227. Dergah Sohbeti – Tövbe, Nefis Makamları, Güzel Ahlak ve Şüphe Hastalığı

Nefisle cihat nedir?

Peygamber (s.a.v.) bir savaştan dönerken ‘Küçük cihattan büyük cihada döndük’ buyurdu. Ashâb ‘Kiminle savaşacağız?’ diye sorduğunda ‘Nefsimizle’ dedi (Beyhakî, Kitâbü’z-Zühd, nr. 373). Nefiste olan cihat, cihâd-ı ekberdir. Nefsinin kötülüklerinden, gevşekliğinden, Kur’ân ve Sünnet’ten uzaklaştırmasından kurtulmak en büyük savaştır.

Kaynak: 231. Dergah Sohbeti — Suretten Sirete, Nefisle Cihat ve Kader Meselesi

Nefis terbiyesinin zorlukları nelerdir?

Nefis Mücadelesinin Zorlukları Senin önüne öyle şeyler gelir ki savaş meydanında aldanmayan orada aldanır. Para kalmaz, haksızlığa uğrarsın; eşin yüzüne bakmaz olur, sokakta kadın gelir ‘Beni nikâhla’ der — o zamandır nefisle mücadele. Ölmek daha kolay gelir insana. Medine’de kıtlık esnasında dışarıdan buğday gelince davul çalınmış; Cuma namazında Hz. Resûlullah’ın arkasında duranlar bile davul sesine koşmuştu. Üç beş fukara kaldı (Cum’a, 62/11).

Kaynak: 231. Dergah Sohbeti — Suretten Sirete, Nefisle Cihat ve Kader Meselesi

Dua Ettiğini Söylememenin Önemi nedir?

Dua Ettiğini Söylememenin Önemi. Sakın birisine "Dua ettim" deme. Sakın birisine "Senin için dua ettim" deme. Bir şey söylediğinde "Ben bunu rüyamda gördüm" deme. Bu sana hak ve hakikat gibi gelse de deme. Bu nefsinden senin. Bu seni aldatır. Bu seni kandırır. Bu seni yolda bırakır. Allah muhafaza eylesin.

Kaynak: 292. Dergah Sohbeti — Mücadele Makamı, İlham-Hitap Farkı ve Naz-Niyaz Yolu

Nefisle Mücadele: Cihadü’l-Ekber ve Üstada İntisap nedir?

Allah gecenizi hayır etsin inşaallah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşaallah. Dinin en önemli esaslarından, edeplerinden, farzlarından birisi de o kimsenin nefsini terbiye etmesi, nefsini ezmesidir. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, "Küçük cihattan büyük cihada dönüyoruz" buyurmuştur. Küçük cihattan kastettiği dışarıdaki müşriklerdi. Müşriklerle, kafirlerle savaştan döndüğünde ashabına "Küçük cihattan büyük cihada dönüyoruz" diye daha büyük bir şey söyledi. O yüzden nefisle mücadele etmek bütün veliyyullah, bütün evliyaullah, bütün alim, ulema, peygamber-i zişan efendilerimiz tarafından cihadü’l-ekber olarak tanımlanmıştır. En büyük cihat olarak tanımlanmıştır.

Kaynak: 294. Dergah Sohbeti — Nefisle Mücadele: Cihadü’l-Ekber ve Üstada İntisap

Tasavvufun Nefis Terbiyesi Emri nedir?

Tasavvuf, tarikat, din, bu manada şeriat bize hep nefisle terbiyeyi, nefisle mücadeleyi emreder. Nefisle mücadeleyi emrederken dini yüceltmek; hem insanın kendi iç aleminde hem insanın dış aleminde dini yüceltmesi ve etrafında dini yüceltmesi, ama asıl önemli olan kendi nefsinde dini yüceltmesidir. Kendi nefsinde bir kimsenin dinini yüceltmesi demek, din ve dinle alakalı her şeyi önüne koyup, onu ahdap kabul etmektir. Ve dinin haram kıldığı, dinin müsaade ettiği şeyleri hep gözünün önünde görüp o şekilde hayatı devam ettirmesidir.

Kaynak: 294. Dergah Sohbeti — Nefisle Mücadele: Cihadü’l-Ekber ve Üstada İntisap

Nefisle mücadele nedir?

Küçük cihattan büyük cihada dönüyoruz — Hz. Peygamber (s.a.v.), Beyhaki, ez-Zühd, Hadis No: 373; Hatib el-Bağdadi, Tarih-i Bağdad, 13/523. Savaştan dönüşte nefisle mücadelenin dış düşmanla savaştan daha büyük olduğunu beyan eden hadis. Nefisle mücadelenin cihadü’l-ekber (en büyük cihat) olarak tanımlanması — Bu kavram Sünnet ve Selefi Salihin geleneğinde yaygın olarak kabul edilmiştir.

Kaynak: 294. Dergah Sohbeti — Nefisle Mücadele: Cihadü’l-Ekber ve Üstada İntisap

Zikrullah Meclisinde Kardeşlerin Kusurunu Görmemek neden önemlidir?

Biraz kendinizi derviş kardeşlerin eksik ve kusurunu görmekten uzak tutun. Etrafınızdaki insanların eksik ve kus,urunu görmekten uzak durun. Bir kardeşinizin eksik ve kusurunu gördüğünüzde, şahit olduğunuzda ‘Bu benim eksik ve kusurumdur’ deyip hem kardeşiniz için hem kendiniz için tövbe edin. Eğer kardeşlerimizin arkadaşlarımızın eksik ve kusurunu görmeye devam ederseniz, Allah sizi zikredenler cemaatinden uzaklaştırır. Çünkü Cenab-ı Hak zikredenlerle beraberdir, zikredenlerini korur. Siz zikredenlerinin üzerine eksik, kusur, hata, yanlış görürseniz, onların üzerine düşüncelerinizi bina ederseniz bir bakmışsınız ki o zikredenler topluluğundan uzaklaşmışsınız. Allah muhafaza eylesin. ‘Beni zikredin, ben de sizi zikredeyim.’ (Bakura, 2/152) Kim Allah’ı zikrederse Allah onu zikreder. O zaman kimin eksik ve kusurunu görüyorsak, Allah’ın zikrettiği kimsenin kusurunu görüyoruz demektir. Bu çok ciddi bir meseledir.

Kaynak: 306. Dergah Sohbeti — Temizlik, Aşk ve Şevk, Emanet, Ticaret Hukuku, İslam Felse

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları