Eûzü Billâhi Mine’ş-Şeytâni’r-Racîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm
Efdâlü’z-Zikr Fa’lem Ennehû
LÂ İLÂHE İLLALLÂH
LÂ İLÂHE İLLALLÂH
LÂ İLÂHE İLLALLÂH
Hak Muhammedü’r-Rasûlulllah
Cemî’i’l-Enbiyâ-i ve’l-Mürselîn
ve’l-Hamdülillâhi Rabbi’l-Âlemîn
“Kıyamete kadar o kötülerin cinsinden kim vücuda gelse yüzü o kötülüğedir. Bu tatlı suyla tuzlu su, damar damardır. Halk arasında sur üfürülünceye dek birbirine karışmadan böylece gider durur. İyilere tatlı su miras kaldı. O ne mirasıdır? ‘Evrensel kitap’ mirası. Dikkat edersen görür anlarsın ki taliplerin dileği peygamberlik cevherinin şuleleridir, o şuleleri dilerler. Şuleler, mücevherlere tabi olarak parıldar ve dönerler. Şule, nereden çıkıyorsa, madeni neredeyse oraya gider.”
Evet, şule nereden çıkıyorsa, madeni neredeyse oraya gider. Kıyamete kadar o kötülerin cinsinden kim vücuda gelse, yüzü kötülüğedir. Kötülüğü de iyiliği de birer insana benzetin. Kötülüğü de iyiliği de birer insana benzetin ve o kötülüğün de çocukları oluyor o iyinliğin de çocukları oluyor. Kötülüğün bu noktadaki babası iblis, şeytan. Annesi kim? Sensin. Şimdi iblis dişi mi erkek mi? iblis hem erkek, hem dişi öyle bakarsan. iblis erkeğe yaklaşınca, iblis erkeğe yaklaşınca dişi, kadına yaklaşınca erkek. Desek ki şimdi biz bütün insanlara, çok özür dilerim, iblisin eşi olmak ister misiniz, bütün herkes der ki hayır ve iblisi iblis olarak rüyanızda görseniz, kırk gün yemek yiyemezsiniz. iblisi iblis olarak rüyanızda görseniz, kırk gün yemek yiyemezsiniz. iblisi son nefeste bir kimsenin başında görseniz, son nefeste imanınızı kaybetmemek için var gücünüzle gayret edersiniz. Var gücünüzle! O zaman kötülüklerin anası kim? Biziz, insan oğlu. Kötülüklerin babası kim? Şeytan ve o kötülük bir insan şeklinde düşünün. Bir eli kadın, bir eli erkek olsun ve bir kimse kötülük yaptığı anda bilsin ki on tane kötü çocuk oluşturdu, habire o kötü çocuk üretiyor. Bir kimse düşünse, küfr ettiği anda
şeytanın bir tane daha çocuğu oldu desek ona inanmazlar da görmüyorlar çünkü küfretmeyi bırakır insanlar. Bir kimse her hakaret ettiğinde, her küfür ettiğinde, her günaha girdiğinde, her günah işlediğinde, yapmış olduğu günahın boyutuna göre bir, üç, beş, yedi, on, yirmi, otuz, kırk, elli, şeytandan çocukları oluyor desek insanlar günah işlemezler ama kıyamete kadar o kötülük ağacı, o kötülük evi var olacak orda ve o kötülük evini seçenler o kötülük ağacının meyvesinden yiyenler, o şeytana kendisini peşkeş çekenler, her daim kendisinden kötü çocuklar zuhur ettirecekler. Eğer siz geriye bir kötülük mirası bırakırsanız, çocuklarınız kötülüğe devam edecekler.
Bırakmış olduğunuz mirasa bakın. Babalarınızı düşünün ama böyle, ya benim babamdı öyle benim babam babaların babasıydı, öyle değil. Din gözlüğüyle bak. Bak bakalım baban iyi bir insan mıydı? Bak bakalım annen iyi bir insan mıydı? Senin baban, eyvallah bak bakalım, deden iyi bir insan mıydı ya işte… Ya bak, bak analiz et, sen onu yapma. Hani meşhur laf ya, daha çıkan keçinin ağaca çıkan oğlağı olur diye, bak bakalım, sen o kötü silsileyi kesebildin mi ona bak. Sen o kötü kanalı tıkayabildin mi ona bak, sen o kötü perdeyi kaldıra bildin mi ona bak. Yoksa ömrünce sen iblisle dost olacaksın. Ne dedi Hicr suresi ayet 39-40, burayı iyi dinle: ‘Rabbim beni saptırdığın için mutlaka ben de yeryüzünde Adem oğullarına kötülükleri güzel göstereceğim ve onların hepsini azdıracağım; ancak kullarından ihlaslı olanlar müstesnadır.’ iblisin en büyük handikapı buydu. Beni saptırdığın için dedi Allah’a, yani ben sapıcılardan olmayacaktım, sen saptırdın beni dedi Allah’a. Adem ise o yolu seçmedi. Adem ne dedi, YaRabbi ben nefsime zulmedenlerden oldum, ben satanlardan oldum, ben yanlışlığa düşenlerden oldum, beni affet dedi. O zaman sen de cebriyeye düşme. O ahmak cebriyeciler gibi beni saptıran sensin deme. Şeytan sana musallat olmuş derim ben o zaman. Sen şeytanla nikahlanmışsın, yüzükleri takmışsın, eş olmuşsunuz siz derim. Şeytanla eş olan, şeytana kendisini peşkeş çekenden kötülük çıkar. Bu kim olursa olsun.
Bir kimsenin elinden, dilinden, gözünden, ayağından, kadınlık organından, erkeklik organından, bir kötülük çıkıyorsa, bir haram çıkıyorsa, o esnada o şeytana kendini peşkeş çekti. Ona desen ki gel zina yap, yapmaz; ona desenki gel kumar oyna, oynamaz; ona desen ki gel içki iç içmez ama kötülük yaptı ya bir gıybet etti, bir dedikodu etti, bir iftira etti, göz göre göre bir haramı işledi, şeytana eş oldu eş! Evet, bunu tuhaf karşılayabilirsiniz. Ben öyle söylüyorum. O gönül rızası ile şeytanla ilişkiye girdi, zina yaptı. Kimle? Şeytanla. Neden günah ı kebairleri işleyen insanlar, imansız hükmünde hadisi şerifler gereğince? Bir kimse iman üzerine hırsızlık yapamaz, bir kimse iman üzerine içki içemez, bir kimse iman üzerine zina edemez,
bir kimse iman üzerine kumar oynayamaz. Bakın bunların hepsi de hadis i şerif, günahı kebairleri sıralıyor Hz. Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem hazretleri. Sen bundan bütün günahı kebairleri kıyas et. Namazı kıyas ediyorsun, orucu kıyas ediyorsun, yeme içme olunca kıyas ediyorsun, haramları neden kıyas etmiyorsun? Haramı da kıyas et. Hz. Muhammed i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, bütün haramları sabahtan akşama kadar sana sıralayacak değil ya. Sen onunla kıyas et. Her şeyi aklına uyduruyorsun ya, onu da aklına uydur. Onu da kıyas et. E kıyas ettiğinde, bir kimse günahı kebairleri o zaman iman üzerine işleyemeyecekse, nereye gitti bu? imansızlığa. Neden? Çünkü şeytanla nikahlandı o, o esnada. Onun eşi, işi şeytanlaştırma. Sen diyorsun ki bu hatunun nikahı bana ait, sen diyorsun ki bu adam benimle nikahlı. Ya şirke düştü o, şeytanla nikahlandı. Neden? Haram işledi göz göre göre ve ondan geri dönmedi.
Kötülüğe devam ediyor, gıybete devam ediyor, dedikoduya devam ediyor, hırsızlığa devam ediyor, uyuşturucuya devam ediyor. Müminin müminden faiz alması haram. Büyük günah ı kebair. Annesiyle Kabe duvarının dibinde nikahlanmış gibi zina etmiş gibi olur. Bu hadis i şerifi inkar etmeye çalışıyor faizciler. Bunu söylediğim zaman hemen başlıyorlar mail yazmaya bana, bu hadis i şerif nerde var diye. Aç bütün hadis kitaplarında var ama sonra hadis kitaplarını da inkar ediyorlar. Neden? Mümin kardeşinden göz göre göre faiz alacak çünkü. Kim mü’min kardeşinden göz göre göre faiz alırsa, annesiyle Kabe duvarının dibinde zina etmiş gibi günaha girer. Şeytan! Şeytan! insan annesiyle zina eder mi? Şeytan eder, ettirir de! Sen diyorsun ki ben onunla nikahlıyım. Kimle? Şeytanla. Ya değil! Ya şeytanlasın. Bir günah ı kebaire devam ediyorsan, şeytanlasın sen! Elini yüzünü yıka, bir güzel gusül abdest al, tövbe et, geri dön. Adam babasına isyan ediyor. Oğlum neden isyan ediyorsun babana? Bakıyor gözümün içine. Diyorum şeytanla sen şimdi kolkolasın, baban ya! Annen senin! Baban! Ne yapıyorsun? Şeytanla kol kola, iç içe ŞŞeytan o kimsenin içine oturmuş. içine yerleşmiş. Şeytan onu idare ediyor. Şeytan sevk ediyor onu. Onun nefsine diyor ki bu tarafa yap, o tarafa gidiyor. Bu tarafa git, o tarafa gidiyor. Onu yap, yapıyor, bunu yap yapıyor. Sebep? Kötülük! Şeytan, insanoğlunun imtihanı. Araf ayet 17: ‘Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım.’ Şeytanın dört ciheti. Sağından, solundan, önden ve arkadan girmesi, şeytanın sokulması. Ayet i kerime öyle diyor. Önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından, sokulacağım. ‘Böylece çoğunu şükredenler olarak bulmayacaksın’ dedi ve onlar bu noktada şeytanın önden, arkadan, sağından, solundan musallat olmasından dolayı onun gönlü karışacak, gözü karışacak, kulağı karışacak, eli ayağı karışacak, dili karışacak.
Böylece ne yapacak? Allah’a şükreden, Allah’a hamdeden, Allah itaat eden, Allah’ı tanıma, Allah’ı bilme noktasından ne olacak? Uzaklaşacak. Uzaklaşacak, kör olacak kör. Onun gözüne perde inecek. Sebep? Kulağına perde inecek. Sebep? Çünkü şeytanla ahitleşti. Çünkü şeytanla evlendi. Normal insanla evlenmek için iki şahit lazım. Şeytanla evlenmek için şahit mahit lazım değil. Bir kimseyle evlenmek için nikah akdi lazım. Şeytanla evlenmek için nikah akdine bile ihtiyaç yok. Yok! Allah muhafaza eylesin.
‘Sonra Adem oğullarına hak ve batıl olan her yönden sokulacağım.’ Ademoğullarına, yani insanoğluna, insanlara hak ve batıl olan her yönden sokulacağım. Her yönden! Sağı yok, solu yok, önü yok, arkası yok, altı yok, üstü yok. Şeytan ne yapacak? Her yönden insanlara sokulacak. Her yönden insanlara sokulup onları iğfal etmeye çalışacak. Şeytanın işi bu, bakın şeytanın işi bu. ‘Onları ahiretleri hakkında şüpheye düşüreceğim. Dünyayı kendilerine süslü göstereceğim. iyiliklerden nefret ettireceğim, kötülüklere teşvik ettireceğim. Sen de onların çoğunu nimetlerine karşı sana şükredenler ve seni birleyenler olarak bulmayacaksın.’ Açık ayeti kerime. iyiliklerden nefret ediyor, kötülükleri seviyor. Bir haramı severek yapıyorsa o kimse, haramı severek yapıyorsa, haramı ballandıra ballandıra, severek işliyorsa, o şeytanla eşdeğerde. Haram! Haramı ballandıra ballandıra yapıyor. Haramdan tat alıyor. Lezzet alıyor. Onun kökü kömeci, onun gelmişi geçmişi kötü. Kötülükten lezzet alıyor o kimse. Kötülükten lezzet alıyor. Faizden lezzet alıyor, haramdan lezzet alıyor, haramdan lezzet alıyor. Bir kimse, bir kimse var haram işliyor, pişman. Nefs i levvame. Haramı işliyor ama. Ama pişman olarak işliyor. Yüzünü ekşiterekten işliyor. Yüzünüburuşturaraktan işliyor. Diyor ki nefsime uydum yine ben ya! Yaptım bunu ben. Nefsi levvame. Ama bir kimse haramı severekten yapıyor. O hayvandan daha aşağı bir mahluk. Hayvandan daha aşağı bir mahluk.
Şimdi diyorlar ki ya bu vahşet niye, yaşındaki, üç yaşındaki çocuğa tecavüz edenler var. Ya kendimize gelelim. Bu ülkede onbeş yıl öncesine kadar Kur’an-ı Kerim kurslarını kapatan siz miydiniz? Sizdiniz! Kur’anı yasaklayan, camiyi yasaklayan, tekkeyi yasaklayan, şeyhleri dervişleri yasaklayan, insanlara ahlakı öğretecek her türlü kurumu kuruluşu yasaklayan değil miydiniz? Öyle değil miydiniz? Meyhaneleri açan, genelevlerini açan, bu ülke insanları! irtica diye başını örtenleri kapılardan toplayan, üniversite kapılarından katmayan kimdi ya, bu ülke nerden geldi bunlar? Kim onları üniversite kapılarında engelledi. Geri gönderdi. Yunanlılar mı gönderdi, moskof mu gönderdi, CIA mi gönderdi, Yahudiler mi gönderdi, kim gönderdi ya bunları? Bunları yasaklayan kimin çocuklarıydı? Kimin çocuklarıydı bunlar? Zikrullah yapanları basıp, eline kimliği alıp kameralara çeken kimin
çocuklarıydı bunları yapanlar? Söyleyeyim mi kimin çocukları olduğunu? Şeytanın çocuklarıydı. Onların anneleri babaları belli. Kendileri şeytanın uşağıydı. Hepsi de! O şeytanın çocukları kendi çocuklarını yetiştirdi. Ya adam dinsin ya! Dinsiz! Anne baba da yok, sokakta yok, okulda yok, çarşıda yok, bacada yok. Nereden öğrenecek bu ahlakı, dini. Batılı desek, batılı değiliz. Doğulu desek, doğulu değiliz. Müslümanız desek, Müslüman değiliz. Biz Yahudimiyiz, Hristiyan mıyız? Biz ata mı tapıyoruz, puta mı tapıyoruz, budaya mı tapıyoruz? Ne bizim dinimiz? Müslümanız. islamız. La ilahe illallah Muhammeden Resulullah dedik. Bu haramlarne? Bu haramlar ne kardeş? Şeytan serbest, melekler prangalı. Kötü ve kötülükler serbest, iyi ve iyilikler prangalı. Hz. Muhammed i Mustafa’nın sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin Mekke’sinden farkı mı var dünyanın? Vallahi de fark yok, billahi de fark yok. Mekke müşrikleri bugünün müşriklerinden daha evlâ. Mekke müşrikleri, bugünün müşriklerinden daha evla, daha kaliteli. Evet! Bugünün müşrikleri acımasız. Vahşet! Bugünün müşriklerinin direk şeytan önünde takla atar bugünün müşriklerinin. Der ki ya benim aklıma gelmezdi böyle bir şey. Mekkeliler müşrikti müşrik, müşrik. Puta tapıyordu ya, puta tapıyordu. Mekke müşrikleri puta tapıyordu. Bildiğiniz puta tapıyorlardı. Bugününkiler hiçbir şeye tapmıyorlar. Taptıkları hiçbir şey yok. Direk şeytan, direk şeytan, Allah muhafaza eylesin. Hz. Pir, enteresan bir tespit yapıyor. Kıyamete kadar o kötülerin cinsinden kim vücuda gelse, yüzü o kötülüğedir. Kötülüğün yolunu kes. Kötülüğün yolunu kesmezsen. Sen kesmedin, kendin kesmedin. Senden kötülük zuhur ediyor boyna. Bu işin manevi boyutu var. Senden sıra sıra manevi kötü çocuklar oluyor. Tövbe et. Geri dön. O tövbe ile o kötü çocukları, iyi çocuklara döndür. Senden sudur etmiş olan manevi o kötü çocukları iyiye çevir. Sen şimdi benim bu konuştuklarım var ya her birileri çocuk hükmünde. Senin bakışın, senin tavrın, senin davranışın, senin hal ve hareketlerin, konuştukların senden çıktı ya senden çıkan her şey bir çocuk hükmünde, öyle gör.
Kötülük senden sudur eder, çıkarsa bir sürü kötü çocukların oluyor. Senden iyilik çıkarsa bir sürü iyi çocukların oluyor. Sonra iyi ile kötü çocukların mahallede bir dövüşüyorlar, kavga ediyorlar. Eğer senden iyi çocuklar fazlaysa, kötü çocukları ne yapıyor? Yeniyor. Eğer yok senden kötü çocuklar fazla da iyi çocukları yok edip yiyorsa, kötü bakteri gibi mikrop gibi gör bunu. Hani vücudunda dolaşıyor ya mikroplar, kötü mikroplar var. iyi mikroplar var. Vücudunda dolaşıyor. Eğer sen kötü beslenirsen, haram yersen, kötü beslenir, haram yersen, temiz şeyler yemezsen, vücudunda kötü bakteriler çoğalıyor. Onlar iyi bakterilere galip geliyorlar. Eğer helal yersen, temiz şeyler yer içersen, vücudunda temiz bakteriler çoğalıyor. Bu sefer vücut kötü
bakterilere galip geliyor, vücut sağlıklı oluyor. Raftan aldın, hazır kızartma, hazır barbunya, hazır balık, hazır ıspanak, hazır türlü, hazır şundan, hazır bundan yedin; içinde domuz eti mi var, at eti mi var, eşek eti mi var, bakmadın. Aaa ucuz dedin. Ne kadar bu sucuk? Yirmibeş liraymış. Lan etin kilosu otuzbeş lira. Yirmibeş liraya sucuk mu olur? Olur mu Sait yirmi beş liraya sucuk. Olmaz. Kaç para sucuğun şu anda kilosu? Et sucuk olunca atmış liradan aşağı olmayacak. Ben etin kilosunu da bilememişim ya. Kırkbeş lira şu anda kasaplarda, dana eti kıkbeş lira, kırk beş lira dana eti. Et sucuk diyor atmış liradan aşağı olmaz diyor. Kaça aldın sen hazır marketten sucuğu? Otuz liraya aldın, otuzbeş liraya aldın. otuz beş liraya sucuk mu var! Alma, yeme, içinde ne et olduğu belli değil onun, alma kardeşim, yeme. Vücudunu bozma, ahlakını bozma, karakterini bozma, DNA’larını bozma. Temiz şeyler ye. Yemeyi ver. Git ordan on liralık et al kasaptan, utanma boş ver, bırak. Al on liralık et ye, et yiyeceksen. Konserve bilmem ne, alma kardeşim yeme. Hazır paketlenmiş, alma kardeşim. DNA’larını bozuyorsun, vücudunu bozuyorsun, ahlakını bozuyorsun, karakterini bozuyorsun, çoluğunu çocuğunu da bozuyorsun. Alma, yeme, yedirme. Neden? Mikropları topluyorsun kendine. Yapma kötülük, kötü düşünme, kötü düşünme. Düşünceni temiz tut, fikrini temiz tut, kötü düşünme hiç. Birine kötülük yapmayı düşünme. Haramı düşünme, haram işlemeyi düşünme. Haramı düşünme, haram işlemeyi de düşünme. Haramı düşünürsen, haram işlemeyi de düşünürsün. Harama doğru yol gidersin. Seli baştan önle demiş Hz. Pir. Seli baştan önle. Kötülükle mücadele et. Önce kötülüğü düşünme. Kötülüğü at kafandan.
Vay Ya şu adama şimdi para lazım. Ben buna beş lira vereyim de aylık, bin lira bin lira ben ondan işte böyle faiz alırım, bunu düşündün, kötülük düşündün. Bakın otomatikman. Ben kaynanam gelsin de göstereceğim ben ona, kötülük düşündün. Damat gelsin kör olasıca damat da… Kötülük düşündün! O gelin gelsin ben ne yapacağım, kötülük düşündün. Ne dervişliği kardeşim bu. Ne dervişliği! Hani Müslüman elinden, dilinden diğer insanların emin olduğu kimseydi? Hani mümin, mümin insanların canından emin olduğu insandı? insan kötülük düşünebilir mi? insan kötülük düşünüyorsa, kendini şeytana peşkeş çekti. Sen insan görünümünde şeytan, insan görünümünde şeytan! Şeytan onun damarlarında dolaşıyor. Şeytan onun hücrelerinde dolaşıyor. Şeytan geldi, manevi olarak oraya taht kurdu kalbine. Bütün vücur şeytan oldu. Vallahi de billahi de tillahi de kokusunu alsanız yemin ediyorum kadınsa yüzüne bakmazsınız ebediyen, erkekse yüzüne bakmazsınız ebediyen. Cenab ı Hak bunu örtmüş, insanların üzerinden. Vallahi de billahi de insanlığınızdan utanır günlerce yemek yiyemezsiniz.
Yiyemezsiniz! Bazen dervişler kendilerince derler yani ya bir halimiz açılsa. Kardeş, halin açılınca sadece Abdülkâdir Geylânî hazretlerini görmüyorsun öyle bir şey olunca, öyşe bir şey olunca vay Mekke’yi göreyim vay Medime’yi göreyim, vay cennet, göreyim. Öyle olmuyor. Yanından geçen, şeytan kokuyor. Dayanabilecek misin? Ne istediğine bak. Geliyor senin yüzüne tebessüm ediyor, şeytan tebessüm ediyor. Her şey şeytan olmuş. Dayanabilecek misin? Vay işte zikrullah yapıyorduk da şeyh efendi geldi oturdu. Şeytanı gördün mü hiç? Daha emekliyorsun sen. Levvameden mülhimeye geçmişsin sen daha şeyhini görüyorsan. Daha dur bakalım. Sen elbebek gülbebek tutuyorlar seni daha. Sen öyle olacak, kalacak zannediyorsun. Dayanabilecek misin? Şeytanlaşmış insanların arasında yaşayabilecek misin? Şeytanlaşmış insanların arasında yaşayabileceksen yürü bu yolu. Evet!
O şeytan kokusunda yaşayabilecek misin? Bu bildiğin hayvan leşi değil ki ağzını burnunu kapatıp üç metre soluna gidesin. Her daim burnunun ucunda, etrafta. Neden zannettiniz siz, o mübarek zatlar atmışüçünden sonra gitmişler, mağaralarda yaşamışlar. Kapatmış, çilehanesinin altında yaşıyormuş. Kim? Ahmet el Bedevi. Demiş bu dünya atmışüçe kadardı, ben de demiş geçeyim mağaranın dibine, bir yer açmış. Sebebi ne biliyor musunuz? Yaşamak istemez insan, yaşamak istemez. Tabii biz böyle hep güzel manevi haller göreceğiz Ay böyle bir huzur yapacağız, dağın arkasında kim var. Huzur yapacağız, şimdi kim geliyor kapıdan? Filanca giriyor. Ah söyleyeyim de bir anlatsın benim kim olduğumu. Ne güzel şey değil mi. Dervişlik böyle, harika. Dün akşam ne yapıyordun? Biliyordum ben senin dün akşam ne yaptığını. Ya işte filan filan işte! Güzel, muhabbet, harika. Çelik çomak oynamak bu. Bu iş çelik çomak oynamak bu. Çocuk işi bu iş. Değil! Öteye doğru yürü. Allah bizi affetsin. Ne diyor bak, ‘sağından, solundan, önünden, arkasından, hak, batıl, hak batıl. Ben ona sokulacağım. Sana hakmış gibi görünüyor. iyiymiş gibi görüyor. Güzelmiş gibi görünüyor. Hocam ben kaç tane fakir bakıyorum, biliyor musun. Hak gibi gösteriyor ona. Elimi omzuna vurdum. Öğrenmek istemiyorum, Allah razı olsun. Bana ne dedim. Nasıl yani dedi. Ben Allah mıyım kardeşim dedim. Sen git Allah’a söyle o. Ben, Allah’ım kaç tane fakir bakıyorum biliyor musun, de? Bana ne! Senin gecede ne kadar zikrettiğinden bana ne? Ben mi vereceğim karşılığını. Neden söyleme ihtiyacı duyuyorsun bana? Allah mıyım ben? Ne iyilikler yapmışsın, bana ne kardeşim. Bana ne ya! Allah mıyım ben! Bana hesap mı veriyorsun? Hesabı vereceksin, bana ne. Ben mi çeteleni tutuyorum. Amel defterin benim elimde mi? Amel defterin kimin elindeyse git ona söyle. Cennet kiminse, cehennem kiminse git ona söyle. Gecede bilmem nerde, ne kadar ne çekmişsin, bana ne! Kime çektiysen, neyi çektiysen
ona söyle. Elhamdülillahi Rabbil Mustafa mı diyorsun! Zikrederken Mustafa Özbağ, Mustafa Özbağ mı diyorsun! Bana ne! Ama şeytan ona dalalacak ordan, dalacak.
‘iyyakena’büdü ve iyyâke nesta’în.’ Onu unutturacak şeytan ona. Kalbine oturmuş çünkü onun, oynatıyor onu, vuruyor onun omzuna, hadi yavrum, evladım diyor, şu diyor fukaralara pirinç at kamyondan, o kamyondan pirinç atıyor fukaralara. Hadi yavrum diyor, sen şu tırdan, şu hacı gibi görünenler var ya diyor, bir kaselik yoğurtçu, bir kaselik yoğurtçu bunlar, bir kaselik! Hadi diyor şunlara yoğurt at. Açıyor kapıyı, başlıyor yoğurt atmaya. Herkes hüraaaa, oraya koşturuyor. Bir tane yoğurt kapacak! Gelme hacca. Bir tane yoğurt kapmak için elini uzatacaksan gitme hacca! Gitme kardeşim ya! Gitme ya! Orda sofradan üç tane hurma alacağım çantama koyacağım, beş tane hurma alacağım torbaya koyacağım, on tane hurma alacağım torbaya koyacağım, gittiğimde millete orda ikram edeceğim diyor, gidiyorsan, gitme ya! Gitme! Ama şeytan, yaptıracak onu! Yaptıracak onu şeytan. Bi de toplayacak ordan yoğurtları, ondan sonra otele getirecek! Pilavları toplayacak otele götürecek. Hani isa’(as)dedi ya, bu dedi cennet nimetidir, her gün gelir. Ertesi güne saklamayın. Ertesi güne saklamayın. Ertesi gün kaygısı. Ne diyor şeytan? Önünden gireceğim diyor. Önden girmiş ona. Kim? Hacı! Almış on tane, yirmi tane pilav, getirmiş otele. Yarın yeriz diyor. Böyle baktım onlara iyi ki dedim bunlar sufi değil. Bizim dergahtan olsa soğurum ben bunlardan dedim içimden. Ama neden? Şeytan önden girecek ona. Kaygı! Hepimize önden giriyor. Yarına çocuğumuz rezil olursa, yarın biz rezil olursak, bizim torunumuzun torunu rezil olursa… Hamdolsun hocam, benim torunlarımın torunlarına kadar yetecek mal bıraktım. Ben tebessüm ettim öyle. Maşallah dedim! Torunlarının torunları cennetlik olur, sen cehennemlik olursun dedim. Neden dedi. E bu kadar dedim torunlarının torunlarına kadar biriktirip. Bunları dedim kendin hayır hasenat etmediysen, torunlarının torunlarına bıraktıysan… Sen hayır hasenat etsen, Allah yolunda harcasan, cennetlik olacaksın. Şeytan sana harcatmıyor.
Şeytan sana fakire fukaraya baktırmıyor. Eli titriyor beş lira verirken. Bir de herkese gösterecek beşlirayı. Senin dedim torunlarının torunları kesin cennetlik olur. Sen? Sen bay bay edeceksin! Neden? Ya sen cömert bir insan değilsin, o yüzden. Şeytan önden girmiş sana. Allah muhafaza eylesin. Bu konuya inşallah önümüzdeki hafta Allah fırsat verirse devam ederiz inşallah.
Mesnevî-i Şerîf Şerhi — Cilt 2 — Mustafa Özbağ’ın sohbetlerinden yazıya aktarılmıştır.
ISBN: 978-625-92739-5-2 • Tasavvuf Vakfı Yayınları
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
- Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
- Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
- Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
- İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
- Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Şeyh, Muhabbet, Kâbe. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı