Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
İçtimâî Hayat(1147) — Sayfa 8/12
Enflasyon miktarı kadar faizi, faizden saymayan bir zihniyet var mı?
Enflasyon miktarı kadar faizi, faizden saymayan bir zihniyet var.
Kaynak: 654. Dergah Sohbeti — Gayret, Geçmişe Takılmamak, Sevgi Ortaklığı ve Diyanet Mes
Ekonomik tedbirler nelerdir?
Bundan sonra siyasi, ekonomik, sosyal ortamdan çok fazla iyilik beklemeyin. Ayağınızı kısa uzatın. Tasarruf edin, tasarruflarınızı altında biriktirin. Borçlanmayın, gereksiz alışverişler yapmayın, kredi kartlarınızı doldurmayın. Temkinli ve tedbirli yaşayın. Ticaret yapanlar ekonomiyi daha da iyiye gidecek diye düşünmesinler. Belli müddet daha ekonomik olarak büyük bir durgunluk bekliyorum — küçük değil, büyük bir durgunluk.
Kaynak: 660. Dergah Sohbeti — Mehdiyetle İlgili Uyarılar, Ekonomik Tedbirler ve Evlilik
661. Dergah Sohbeti — Mücahede, İstihraç ve İslam Dünyasının Durumu nedir?
Giriş: Dua ve Niyaz
Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed’i hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip hak yolunda mücadele eden, batılı batıl bilip batıla karşı cihat eden kullarından eylesin. Cenab-ı Hak bütün ümmet-i Muhammed’i her türlü zorluklara göğüs geren, kâfirlerle mücadelede ve cihatta galip gelen ümmetlerden eylesin. Rabbim nerede ümmet-i Muhammed’e zulmeden zalimler varsa hepsini kahır-perişan eylesin.
Kaynak: 661. Dergah Sohbeti — Mücahede, İstihraç ve İslam Dünyasının Durumu
Aldatan Liderler ve İstemeyen Mürşid nedir?
Aldatan Liderler ve İstemeyen Mürşid
Cemaatçısı aldatıyor, şeriatçısı aldatıyor, tarikatçısı aldatıyor, siyasetçisi aldatıyor. Aldatmasına rağmen biz hâlâ da kör körüne alkışlayacağız diye uğraşıyoruz. İslam diyorsunuz yola çıkıyorsunuz; sizi karanlığa götürüyor. Kendine han yaptırıyor, hamam yaptırıyor, saray yaptırıyor.
Ben buradan yıllardır, 35 yıldır bağırıyorum: isteyen bir veli, veli değildir. İsteyen bir mürşid, mürşid değildir — dilencidir. Bir tarikatın zekât memuru var; mahalle mahalle zekât memurları tayin etmiş. Tarikatın üyelerinden zekât topluyor, oradan maaşını alıyor, buna İslami kılıf uydurmuş. Müslümanlar dilencilikten kurtulmadıkça İslam hâkim olmaz.
Kaynak: 661. Dergah Sohbeti — Mücahede, İstihraç ve İslam Dünyasının Durumu
662. Dergah Sohbeti — Horasanî Töreni ve Dergâhın Geleceği nedir?
Giriş: Dua ve Niyaz
Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Rabbim ömrünüzü hayırlı eylesin. Cümlemize ve cümle ümmet-i Muhammed’e hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip hak yolunda mücadele eden, batılı batıl bilip batıla karşı cihat eden kullarından eylesin. Rabbim nerede Müslümanlara zulmedenler varsa zulmedenlerden Müslümanların intikamını alsın. Filistin’e, Doğu Türkistan’a, Irak, Suriye — nerede Müslümanlara zulmediliyorsa hepsinden kahır-perişan eylesin.
Halife Muhammed Azimî’nin Ziyareti
Aramızda dergâhımızın halifesi Muhammed Azimî ve Hüseyin ziyaretimize gelmiş. Hem Mevlüt Kandili münasebetiyle hem de değişik tören ve çalışmalarla alakalı aramazdalar.
Azimî’nin selamlama konuşması: "Başta üstadım olmak üzere tüm abiler, kardeşler, aziz canlılar, dervişanlar herkese çok selam söylüyoruz. Çok özledik. Gönülden, batından daima birlikteyiz. Zahirî görüş de tekrar nasip oldu. Üstadımızın eliyle sizin ziyaretinize gelmek bize nasip oldu. İnşallah teşrif edersiniz, İran’da hizmetinizde varız. Umarım ki bu cemaat, bu aşk, bu muhabbet, bu birlik, bu dirlik, bu sefa, bu sıdk, bu vefa daim ve kaim kılsın. Allah kalbimizi kendi nur-ı Muhammedî’siyle ışıklandırsın."
200 Yıl Sonra Horasanî Töreni
İnşallah Cumartesi günü Mevlüt Kandili’nden önce yukarıda vakıfta bir tören olacaktır. Bu topraklarda yaklaşık 200 yıldır, hatta 250-300 yıldır yapılmayan bir tören yapılacak. Bu Horasanî Kolu’nun kendi iç dünyasında, kendi iç oluşumunda bir törendir. Kitaplarda rumuzlu bir şekilde yazılan ama teferruatlı bir şekilde anlatılmayan, Horasanî Dergâhı’nın kendi iç dizaynında var olan bir şeydir.
Horasanîlik ve Hüseyinîlik Bağlantısı
Horasanîlik deyince Hüseyinîlik’ten gelir. Horasanîlik, Hüseyinîlik’ten doğmadır; yani onun ana kolu Hüseyinîlik’tir. O yüzden kendilerince böyle ritüeller oluşturmuşlardır. Ne yazık ki Osmanlı’nın son dönemindeki kargaşadan, siyasi atmosferden ve saraya yakın değişik grupların etkisinden dolayı o ritüeller terk edilmiştir. Avrupalılaşma, çağdaşlaşma adı altında o ritüelleri terk etmişlerdir.
Ritüellerin Yeniden Canlandırılması
Şeyh Efendi, Allah rahmet eylesin, biz yalnızken bana birkaç sefer bazı ritüelleri göstermişti. Ama "oğlum, Çorum Hacı Mustafa Efendi de çok yapmazdı, yaptırmazdı" derdi. Çorum Hacı Mustafa Efendi’den önceki de Ahıska’dan gelmeydi. O yüzden Ahıska’dan gelince onun da Horasanî tavrı tarzı oturmuş, yerleşmiştir.
Bu ritüellerin yeniden canlanması, yeniden yaşanır hale gelmesi, yeniden işlevsel hale gelmesi benim nazarımda önemlidir. İnşallah Azimî kardeş bununla alakalı azimle çalışmalar yapıyordu; uzun müddetten beri haberim vardı çalışmalarından. O çalışmalarını belli bir noktaya getirdi. İnşallah bizim dergâhımızın geleceği için de böyle kalıcı bir şekilde devam edilir bizden sonra da.
İyi Bir Çığır Açmak
Her nefes, her nefis ölümü tadıcıdır. Herkes bu dünyada gelecek, vazifesini yapacak, gidecek. Ama ya iyi bir çığır açacak ya kötü bir çığır açacak. Rabbim inşallah bizleri de sizleri de iyi çığır açan kullarından eylesin.
Kaynakça
Âl-i İmrân Sûresi 185 — "Her nefis ölümü tadıcıdır" (Kur’an-ı Kerim, 3. Sûre, 185. Ayet)
Hadis-i Şerif: Çığır Açmak — "Kim İslam’da güzel bir çığır açarsa, onun ecri ve onunla amel edenlerin ecri ona yazılır" (Müslim, İlim, 15; Zekât, 69; Nesâî, Zekât, 64)
Hadis-i Şerif: Sekaleyn Hadisi — "Size iki şey bıraktım: Kur’an ve Sünnet-i Seniyyem" (Muvatta, Kader, 3)
Hücvîrî, Keşfü’l-Mahcûb — Horasanî tasavvuf ekolü ve Hüseyinî silsilenin tarihî kökenleri (Fasıl 7-9)
Abdülkadir Geylânî, el-Gunye li-Tâlibî Tarîki’l-Hak — Dergâh tören ve ritüellerinin usulü (Cilt 2)
Sühreverdî, Avârifü’l-Meârif — Tarikat törenleri, icazet merasimi ve dergâh adab-ı erkânı (Bâb 10-14)
Ebu’l-Hasan eş-Şâzelî Silsilesi — Horasanî-Hüseyinî bağlantısı ve Anadolu’ya intikali (Şâzelî Menâkıbnâmeleri)
Osmanlı Tasavvuf Tarihi — Osmanlı’nın son döneminde tekke ve zaviyelerin durumu, batılılaşma sürecinde tasavvufî ritüellerin terk edilmesi (Mustafa Kara, Tekke ve Zaviyeler)
Kaynak: 662. Dergah Sohbeti — Horasanî Töreni ve Dergâhın Geleceği
Müslümanların iç çatışmalarının nedeni nedir?
Bugünkü Müslümanlar kendi Müslümanlıklarına bakmadan başkasının dini anlayışını eleştirmekle meşguldür. Kâfirler, münafıklar, mürtedler, Sebataistler, dönmeler, dinsizler bir kenara bırakılmış; cemaat kavgası, tarikat kavgası, şeyh kavgası yapılmaktadır. İsrail Ortadoğu’yu kana bularken, çocuklar ve kadınlar katledilirken ümmet birbirine düşmüş, birbirleriyle uğraşmaktadır.
Kaynak: 671. Dergah Sohbeti — Necm 29: Zikrullahtan Yüz Çevirenlerden Yüz Çevirmek
Takva, Evlilik Hukuku ve Toplumsal Öz Eleştiri — 676. Dergâh Sohbeti nedir?
Takvanın Üç Adımı Hadîs-i kudsîde geçen üç aşamalı takva tarifi şöyledir: Birinci adım: Farzları yerine getirmek — hem ibâdet farzlarını edâ etmek hem de haramlardan uzak durmak. Haramdan uzak durmak da farzdır. İkinci adım: Nâfilelerle Allah’a yaklaşmak — bu noktada çokça ibadet etmekten ziyade güzel ahlâklı olmak, Allah’ı çok zikretmek ve Allah’ı sevmek kastedilmektedir. Üçüncü adım: Bu iki adımın bütünleşmesiyle Allah’ın sevgisine mazhar olmak.
Kaynak: Takva, Evlilik Hukuku ve Toplumsal Öz Eleştiri — 676. Dergâh Sohbeti
Takva sahibi olmak için ne yapmak gerekir?
Eşin senden şikâyetçiyse, çocuğun senden şikâyetçiyse, annen baban senden şikâyetçiyse takva sahibi değilsin. Beş vakit namazını kılabilirsin ama anne babaya ‘öf’ bile dememeyi yerine getirmiyorsan takva iddiasında bulunamazsın. Allah’ın hakkından sonra gelen hak, babanın hakkıdır.
Kaynak: Takva, Evlilik Hukuku ve Toplumsal Öz Eleştiri — 676. Dergâh Sohbeti
Kadının denklik (kefâet) hakkı nedir?
Hanefî fıkhına göre kadın, baba evindeki yaşam standardına denk bir hayat talep edebilir. Oturduğu ev 140 metrekareyse aynısını isteyebilir; babası aylık belirli bir harçlık veriyorsa aynısını talep edebilir. Bu denklik hakkı kadının meşrû talebidir.
Kaynak: Takva, Evlilik Hukuku ve Toplumsal Öz Eleştiri — 676. Dergâh Sohbeti
Canhıraş söylenmeyen fetvalar nelerdir?
Yılbaşı kutlamanın câiz olmadığı fetva olarak doğrudur. Ancak aynı canhıraş çabayla yılın 365 günü söylenmesi gereken fetvalar neden söylenmiyor? Rüşvetin haram olduğu, alanın da verenin de günahkâr olduğu, Faizin %50’lere ulaştığı bir ekonomide bunun fetvasının verilmesi, Fuhuş oranlarının korkunç boyutlara ulaştığı, Asgari ücretle bir ailenin geçinemeyeceğinin açıkça ilân edilmesi, Eşcinselliğin yaygınlaştığı hâlde canhıraş mücadele edilmemesi, Belediyelerdeki, kamu kurumlarındaki rüşvetin teşhir edilmesi gerektiği.
Kaynak: Takva, Evlilik Hukuku ve Toplumsal Öz Eleştiri — 676. Dergâh Sohbeti
İslam dünyası 200-250 yıldır Batı’nın esiridir mi?
İslam dünyası 200-250 yıldır Batı’nın esiridir — idarecileriyle, bürokrasisiyle, âlimleriyle, şeyhleriyle. ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya ve Çin paylaşmışlardır İslam dünyasını. Bu paylaşım nedeniyle İslam dünyası kısırdır, bir şey üretememektedir.
Kaynak: 679. Dergâh Sohbeti — İslam’da Sınıf Kavramı, Faiz Fetvası, Sûfîler ve Siyaset
Üstad ile dervişin arasına girme yasağı nedir?
Hiçbir derviş, hiçbir zakirr, hiçbir kimse üstad ile dervişin arasına girmeye hakkı yoktur. Yasak konacaksa ben kendim koyarım, kural konacaksa ben kendim koyarım. Herkes istediği zaman üstadını ziyaret edebilir, yazabilir, mesaj atabilir, telefon açabilir. Kandil, Perşembe, Cumartesi — sohbete gelebilir, bunda bir sıkıntı yoktur.
Kaynak: 681. Dergâh Sohbeti — Devran Zikri, Ağız Taşı, Veysel Karanî ve Sahabe Fazileti
Dem Parti’nin Pkk’nın silah bırakıp örgütün feshedileceğini açıklaması hakkında görüşleriniz nedir?
Bu terör örgütleri kendiliğinden oluşmuş şeyler değildir — dışarıda ağababaları vardır. PKK’da tek bir grup yok: CIA’nın yönettiği grup ayrı, Mossad’ınki ayrı, İran Gizli Servisi’ninki ayrı, Çin’inki ayrı, Almanların, Fransızların, İngilizlerin, hatta Türkiye’ninki ayrı. Suudi Arabistan’ın ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin desteklediği kısımlar da var.
Kaynak: 683. Dergâh Sohbeti — Terör Örgütleri, Şeyhe Yakınlık, Zikrullah ve Namaz, Evlil
Bazı gruplaşmalar vardır, mahalleleşmeler vardır, şehirleşmeler var mıdır?
Olması gerekiyor zaten. Olmaması gayrimümkün bir şey. O kalbî bağ olacak. Kalbî bağ olmadan burada kimse dervişlik de yapamaz. Çok zor. Tanışacak burada; mesela gelmiş, muhabbet besle, sev onu, aranı al. Bazı gruplaşmalar vardır, mahalleleşmeler vardır, şehirleşmeler vardır. Bunları böyle ayırıştıran bir noktaya geldiyse o zaman bağ kopar. Dervişlik defans oluşturmak değildir. Bir şehir, bir ile, bir ilçeye karşı defans oluşturmak dervişliğin işi değildir. Derviş Kardeşle Bağ Koparsa Şeyhle de Kopar mı? Saymayız. O ağır bir hüküm olur. Birisiyle problem oldu diye şeyhiyle bağ kopmaz. Şeyhiyle bağ kopması, o kimsenin şeyhine muhalefet etmesi, dergâhın âdâb ve erkânının çok dışında bir şey yapması, ya da kendisi dışında dervişlere ve dergâha zarar vermesiyle olur.
Kaynak: 695. Dergah Sohbeti | Ruhların Koklaşması ve Kalbî Bağ
Türkiye’nin anayasası İslam dinine uygun mudur?
Türkiye’nin mevcut anayasasında İslam dinine uygun bir tane harf bile yoktur. Bu anayasa, İslam dinine ait bir harfi olmayan bir sistemle yönetilir. Anayasa mahkemesi, bazı maddeleri iptal ederek Refah Partisi’nin kapatılmasına neden olur. Bu durum, dinin modern toplumda korunamadığını gösterir.
Kaynak: 714. Dergah Sohbeti | Zaruratu Hamse — Beş Temel Hakkın Muhafazası
Dini emniyetin korunması için neler yapılmalıdır?
Dini emniyetin korunması için bireyin dini eğitim alması, dinini yaşaması ve dinini emniyet altına alması gerekir. Türkiye’de 150 yıldır dini bir eğitim yoktur. Bu durum, dini emniyetin korunamadığını gösterir. Ayrıca, toplumsal emniyetin sağlanması için namus, mal ve can emniyetinin korunması gerekir.
Kaynak: 714. Dergah Sohbeti | Zaruratu Hamse — Beş Temel Hakkın Muhafazası
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yaşayan bir kimsenin mal emniyeti neden yoktur?
Bir ülkede eğer ki faiz, normal faiz, piyasadaki faiz yüzde 140’a çıktıysa, yüzde 140’a çıktıysa o ülkede yaşayan normal vatandaşların mal emniyetleri yoktur. Bir ülkede faiz var ise o ülkede mal emniyeti yoktur. bu mal emniyeti ne demek? Kazanç emniyeti. Senin kazancının emniyeti yoktur.
Kaynak: 714. Dergah Sohbeti | Zaruratu Hamse — Beş Temel Hakkın Muhafazası
Kanunlara uygun hırsızlık yapmak neden mal emniyetini yok eder?
Bir ülkede faiz var ise o ülkede mal emniyeti yoktur. bu mal emniyeti ne demek? Kazanç emniyeti. Senin kazancının emniyeti yoktur. Sen fark etmezsin. Cebellezi minel beşer eder o hırsızlar senin paranı. Kanunidir bu. Sen bir sürü vergi verirsin kanunidir. O vergiler sonra bir yerde toplanır, faize gider kanunidir bu. Kanunsuz değildir.
Kaynak: 714. Dergah Sohbeti | Zaruratu Hamse — Beş Temel Hakkın Muhafazası
Sapkınların arasında yaşamak, çıplakların arasında yaşamak, her türlü melanetin yaşandığı bir toplumda dinini muhaf, imanı muhafaza edip orada yaşamay mıdır?
Yani bugün kendini bilen bir Müslümanın sokakta yürümesi zor. Kendini bilen bir Müslümanın bir alışveriş merkezinde yürümesi zor. Çarşıda yürümesi zor.
Kaynak: Her türlü melanetin yaşandığı bir toplumda dinini muhafaza edip yaşamaya çalışma
Her türlü melanetin yaşandığı bir toplumda dinini muhafaza etmek neden zordur?
Orada burada yürümesi zor ve dışarı çıktığında kendini bilen bir Müslüman sanki çıplaklar kampına girdi. Çıplaklar kampında dolaşıyor sanki. Yani kadınların yatak odasında kocalarına giyecek olduğu kıyafetlerle şimdi insanlar dışarıda dolaşıyor özgürlük adına. Bunun da adına özgürlük denmiş.
Kaynak: Her türlü melanetin yaşandığı bir toplumda dinini muhafaza edip yaşamaya çalışma
Toplumda artan özgürlük kavramı nasıl değerlendirilmelidir?
Teşirciliğin, pornografin adı özgürlük oldu ülkede. Bildiğiniz Teşir de değil artık bunlar. Bildiğiniz Dışarıda izliyorsunuz. Millet otobüste sevişiyor, trende sevişiyor, yolun kenarında sevişiyor, yolda sevişiyor, banklarda sevişiyor, pastanelerde sevişiyor, ticarethanelerde sevişiyor, ne bileyim o alışveriş merkezlerinde sevişiyor.
Kaynak: Her türlü melanetin yaşandığı bir toplumda dinini muhafaza edip yaşamaya çalışma
Müslümanların dışarıda nasıl davranmaları gerektiği konusunda ne düşünüyorsunuz?
Birliğiniz pornonografii izliyoruz. Ya bana görünüyor bunlar. Ben sokağa çıkamıyorum. Nasıl çıkıyor insanlar bilemiyorum.
Kaynak: Her türlü melanetin yaşandığı bir toplumda dinini muhafaza edip yaşamaya çalışma
Övünme ne anlama gelir?
Senin kaç tane tezgah var? Senin kaç tane dairen var? Hamdolsun şu kadar daire var. Hamdolsun şu kadar işte tezgah var. Hamdolsun şöyle bir iş var. Bu sene bir daha böyle yaptık. Filanca tekstil firmasının zekatıdır de. Bir de kendi çıktığın köye.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne tür bir devlettir?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti laik, demokratik, insan haklarına saygılı hukuk devleti olarak geçer ve bütün kurum ve kuruluşlar laiktir.
Kaynak: Birey dinini, aklını, malını ve namusunu koruyamıyor, sistem buna izin vermiyor
Dini eğitim veren kurumlar neden dini eğitim vermiyor?
Bu sizin kandırılmışızı gösterir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti laik, demokratik, insan haklarına saygılı hukuk devleti olarak geçer ve bütün kurum ve kuruluşlar laiktir.
Kaynak: Birey dinini, aklını, malını ve namusunu koruyamıyor, sistem buna izin vermiyor
Bunun karşısında ne yapıyoruz?
Altmış dört yaşındayım; bildiğim bileli Filistin meselesi var. Adamlar habire öldürüyor, katlediyor, tecavüz ediyor, toprağı gasp ediyor. Yürüyüş düzenliyoruz, kınıyoruz, dağılıyoruz. Aldatılıyoruz hep beraber.
Kaynak: Aldatılıyoruz hep beraber, yürüyüşle, kınama ile aldatılıyoruz
Boykotun gidip yürüyüşün geri kalan yanı yok mu peki?
Oysa Gazze’de insanlar açlıktan ve bombalardan ölmektedir.
Kaynak: Aldatılıyoruz hep beraber, yürüyüşle, kınama ile aldatılıyoruz
Devletler, yöneticiler ve BM yüksek perdeden kınıyor, sonra dağılıyorlar mı?
Devletler, yöneticiler ve BM yüksek perdeden kınıyor, sonra dağılıyorlar. Sanki herkes bir düğmeden kontrol ediliyormuş gibi aynı tepkiyi veriyor. Bu tablonun gerçek bir değişiklik yaratmayacağı apaçık ortadadır.
Kaynak: Aldatılıyoruz hep beraber, yürüyüşle, kınama ile aldatılıyoruz
Bir devlet başkanının görevi nedir?
Bir devlet başkanı da bu prensiple hareket etmelidir. Hem zahiren yönetici hem de batınen Allah’ın sıfatlarına mazhar olan kimse, halkına rızık, adalet ve rahmet dağıtır. İşte bu iki kanatlı liderlik, gerçek bir hizmetin temelidir.
Kaynak: Cömertlik etmek, insanların hizmetine amade olmak hak dostlarının fıtratı hükmün
Bağımsız çiftçiden süt alan komşunun yerini dev dağıtım zincirleri almıştır; toprak ve gıda egemenliği yavaş yavaş kaybedilmekte midir?
Bağımsız çiftçiden süt alan komşunun yerini dev dağıtım zincirleri almıştır; toprak ve gıda egemenliği yavaş yavaş kaybedilmektedir.
Kaynak: Dünya üzerinde bütün kanunlar, vergiler hepside dünya siyonist sistemine uygun h
Bu etiket bir susturma yönte midir?
Siyonist ve deccalist sisteme karşı çıktığın anda demokrasi düşmanı ya da anayasa düşmanı ilan edilirsin. Sistem, kendisini eleştirenleri etiketlemek için her zaman hazır bir araç bulur. Bu etiket bir susturma yöntemidir.
Kaynak: Siyonist, deccalist sisteme karşı çıktığın anda demokrasi düşmanı, anayasa düşma
Süslü araçlar, gösterişli kalabalıklar, havalı görünümler ve etkileyici söylemler insanı aldatmaya yeter mi?
Süslü araçlar, gösterişli kalabalıklar, havalı görünümler ve etkileyici söylemler insanı aldatmaya yeter.
Kaynak: Şeytan, ilim sahiplerinin diliyle insanları delalet ve sapıklığa davet edecektir
Gazze’de belki de son iki bin yılın en büyük soykırımı yaşanmakta mıdır?
Gazze’de belki de son iki bin yılın en büyük soykırımı yaşanmaktadır. Bosna’dan Afganistan’a, Irak’tan Suriye’ye, Lübnan’dan Libya’ya uzanan bu kanamaya şimdi de Filistin ve Doğu Türkistan eklenmiştir. Müslümanlar dünyanın neresinde olursa olsun kanları, namusları, toprakları tehdit altındadır.
Kaynak: Son iki bin yılın en büyük soykırımı Gazze’de yaşanıyor ve dünya devletleri bu k
Bosna’da da Afganistan’da da aynı sessizlik yaşandı; Birleşmiş Milletler de aynı şekilde davranmakta mıdır?
Bosna’da da Afganistan’da da aynı sessizlik yaşandı; Birleşmiş Milletler de aynı şekilde davranmaktadır. Sanki tek bir düğmeyle yönetilen bir dünya sistemi söz konusudur.
Kaynak: Son iki bin yılın en büyük soykırımı Gazze’de yaşanıyor ve dünya devletleri bu k
Bu hüznü sessizce yaşamak değil, sesi çıkmayanlara ses olmak gerekmekte midir?
Kandillerimizi kutlarken Gazze’nin acısını yüreğimizden çıkaramıyoruz. Bu hüznü sessizce yaşamak değil, sesi çıkmayanlara ses olmak gerekmektedir.
Kaynak: Son iki bin yılın en büyük soykırımı Gazze’de yaşanıyor ve dünya devletleri bu k
Her Müslüman, elindeki imkânlar ölçüsünde Filistin halkının yanında durmak, zulmü teşhir etmek ve adaleti haykırmakla sorumlu mudur?
Her Müslüman, elindeki imkânlar ölçüsünde Filistin halkının yanında durmak, zulmü teşhir etmek ve adaleti haykırmakla sorumludur.
Kaynak: Son iki bin yılın en büyük soykırımı Gazze’de yaşanıyor ve dünya devletleri bu k
Halkı Müslüman olan ülkemizde hadsiz hudutsuz çıplaklığa, fuhşa, kumara, içkiye, uyuşturucuya dalmış?
Müslüman halkıyla öne çıkan ülkemizde cezaevlerindeki tutukluların büyük bir bölümü uyuşturucu ve hırsızlık suçlarından yatmaktadır. Çıplaklık, fuhuş, kumar, alkol ve uyuşturucu toplumun her kesimine sızmış durumdadır. Bu tablo, dini bir hassasiyetle yaşamaya çalışan bir ülke için son derece düşündürücüdür.
Kaynak: Halkı Müslüman olan ülkemizde hadsiz hudutsuz çıplaklığa, fuhşa, kumara, içkiye,
İslami, imani ve milli duyarlılığımızı yitiriyor muyuz?
İslami, imani ve milli duyarlılığımızı günden güne yitiriyoruz. Bunu fark ediyor, ama bu gidişe dur demek için hiçbir şey yapamayacağımız düşüncesiyle evlerimizin köşesine çekiliyoruz. Bu çaresizlik kabul edilebilir değildir.
Kaynak: Halkı Müslüman olan ülkemizde hadsiz hudutsuz çıplaklığa, fuhşa, kumara, içkiye,
Devlet idarecileri, siyasetçiler, valiler, belediye başkanları ve milletvekilleri; ilahiyatçılar, diyanetle ilgilenenler ve şeyhler — tüm bu kesimler mi?
Halk bozulduysa devlet idarecileri birinci derecede, ikinci olarak alimler, ilah ki ilahiyatçılar sorumludur. Bu iki sınıfın her ikisi de bozulduğunda halk kaçınılmaz olarak bozulur. Devlet idarecileri, siyasetçiler, valiler, belediye başkanları ve milletvekilleri; ilahiyatçılar, diyanetle ilgilenenler ve şeyhler — tüm bu kesimler bu sorumluluğu omuzlamak zorundadır. Eğer bu iki sınıf canlarını, zamanlarını ve imkânlarını Kur’an ve sünnet yolunda harcasalar toplum da doğru bir istikamete yönelir. Aksine heva ve heveslerine harcarlarsa, makamlarını şahsi çıkara alet ederlerse halkı ifsat eder, ardından da bozuk toplumdan şikâyet ederler. Halk bozuksa bu bozukluğun birinci sorumlusu devlet idarecileridir. İkinci sırada ise dini rehberlik görevini ihmal eden âlimler, ilahiyatçılar ve şeyhler gelmektedir. Sorumluluktan kaçmak mümkün değildir; hesap günü herkes üstlendiği makamdan sorulacaktır.
Kaynak: Halk bozulduysa devlet idarecileri birinci derecede, ikinci olarak alimler, ilah
Cenab-ı Hak, Casiye suresinin 23 mıdır?
Cenab-ı Hak, Casiye suresinin 23. ayetinde şöyle buyurur: ‘Kendi hevasını ilah edinen, Allah’ın da bir ilim üzere saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üzerine perde çektiği kimseyi gördün mü?’ Bu ayet, heva ve heveslerini ilah edinenlerin hakikati görme, işitme ve yaşama kabiliyetini yitirdiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Kaynak: Heva hevesini ilah edinmiş yalancı,sahte önderlerin kendilerine hayrı yok ki baş
Kapitalist ve deccalist sistem insanları nasıl etkiliyor?
Kapitalist ve deccalist sistem, tüm insanları parçalayıp bölmektedir. Her dine ve inanca farklı bir din dayatarak, insanları birbirinden ayrıştırıyor ve zayıflatan yapılar oluşturuyor. Tarihte Osmanlı İmparatorluğu bölünüp otuz fazla devlete ayrılmışsa da, bugünün güçlü devletleri kendi bütünlüğünü korumak için bölünmeye karşı direnir. Bu çifte standart, sistemin insanları kontrol etme ve böylece manevi yoldan uzaklaştırma çabasının bir yansımasıdır.
O şeyh sahte icazetlidir manevi rehber değildir bir gün foyası çıksada dervişin orada ömrü gitmiştir?
Bu yalancı ve sahte rehberlerin sözleri göz kamaştırıcı ve aldatıcıdır. Hadis-i şerifte de belirtildiği üzere, onlar koyun postuna bürünmüş kurtlar gibidirler. Dışarıdan yumuşak, tatlı ve toleranslı görünseler de, içlerinde kurt kalbi taşırlar. Allah bizi bu tür insanlardan korusun.
Kaynak: O şeyh sahte icazetlidir manevi rehber değildir bir gün foyası çıksada dervişin
Devletin insan üzerindeki etkisi nedir?
Devlet dağılırsa toplum dağılır, her şey dağılır. Türklerdeki genel yapı budur. Ha şimdi o günkü Türklerdeki devlet yapısı insana zulmetmeyen devlet yapısıdır. kadınlara, çocuklara, hayvanlara, ağaca, yeşile, insanların kazançlarına zulmetmeyen bir devlet vardır. Ve o devlet yapısı insanı önde tutar. Fakat insanın önde olması için devletin sağlam temeller üzerine kurulması gerekir. Geleneksel Türk düşüncesi budur. Devlet öndedir. Ama devlet tapını bir şey değildir. Devlet ilah değildir. Tanrı değildir. Hiçbir zaman devlet insanlarına din dayatamaz. Normalde Türkiye devlet sisteminde devlet kendi tebasına din dayatmaz. Hukuk koyar ortaya. Aslında Türk demek hukuk demektir. Biraz milliyetçilik damarım kabardı herhalde. Öyle görebilirsiniz. Hiç önemli değil. Ben milliyetçi bir insanımdır. Bunu da ben inkar etmem. Ben milletimi severim. Ben en üstün ırk, Türk’ün ırkı diyenlerden değilim. Türk demek hukuk demektir. Adalet demektir. Türk demek insanlık demektir. Türk demek zalime kafa kaldıran, baş kaldıran demektir. Türk demek haksızın değil, haklının yanında durmaktır. Türkler hiçbir zaman çok tanrılı bir dine sahip değillerdir. Türkler tek tanrılı dine sahiplerdir ve Türkler ta Nuh’un oğlundan itibaren müslümandırlar.
Kaynak: Gazalide Devlet ve İnsan
AK Parti’nin kaybettiği belediyelere giden elemanların çoğu kimlerdir?
Şimdi gidin mesela açık açık konuşmam gerekirse AK Parti’nin kaybettiği belediyelere gidin. Onların aldıkları elemanların %80’i 90’ı AK Partili değil. İçeriden vuruldular.
Kaynak: DÜŞMANINA ŞİRİN GÖRÜNENLER
Halkın bozulmasının sebebi bu ikisinin bozulmasından dolayı mıdır?
Bu ikisi eğer ki bozulursa halk bozulur. Halkın bozulmasının sebebi bu ikisinin bozulmasından dolayıdır. Bunlar canlarını feda edip Kur’an ve sünnete anlatırlar. zamanlarını, nefislerini, paralarını, pullarını, hanlarını, hamamlarını, her şeylerini Kur’an ve sünnet yolunda, Kur’an ve sünnet yolunda hizmete adarlarsa kurtulurlar. Bunlar heva ve heveslerine harcarlarsa bu makamlarını bunlar halkı ifsat eder, bozar ve bu ikisinin bozulmasından halk bozulur. Sonra da bunlar halkın bozukluğundan şikayet ederler. Halk bozuksa o zaman ümaremalar sorumlu bundan. Yani devlet idarecileri, valiler, belediye başkanları, siyasetçiler, milletvekilleri, bakanlar, başbakanlar, devlet başkanları.
Bunlar birer fantezi midir?
Bunlar birer fantezidir. Batı, bu kavramları Müslüman ülkelere bir sopa gibi kullanmaktadır: ‘Sende insan hakları yok’, ‘Sen tam demokrasiye geçemedin’, ‘Laikliği doğru uygulayamıyorsun’ söylemleriyle dövülmektedir İslam dünyası.
Bugün dünyadaki pek çok seçimde ne gibi bir durum söz konusudur?
Dünya sistemine uymayan bir lider iktidara gelse bile uluslararası baskılarla alaşağı edilmektedir. Gerçek anlamda hür ve adil bir seçim için ülkelerin dışarıdan dayatılan sistemlerin baskısından kurtulması gerekmektedir.
Batı’nın anlayışında "üstün insan" kavramı nasıl eleştirilir?
Aslında Batı tamamiyetle faşisttir. Bildiğiniz faşisttir. Siz asla bir İngiliz olamazsınız, asla bir Fransız olamazsınız, asla bir Alman olamazsınız, asla bir İsveçli olamazsınız, asla bir Danimarkalı olamazsınız. Batı kendi içerisinde bu ırkları üstün ırk olarak görür. Mesela Hitler ne yapıyordu, kafatası ölçüyordu, soylarına bakıyordu, göz renklerine bakıyordu, üstün Alman ırkı oluşturuyordu. Üstün Alman ırkı adayı olan bir erkekle üstün Alman ırkı olan bir kadını evlendiriyordu. Ondan doğan üstün Alman ırkı oluyordu. Göz rengiyle, kaşıyla, saçıyla, kendi rengiyle ne olmuş oluyordu? Üstün Alman ırkı oluyordu.
Batı’nın aydınlanma felsefesi nedir?
Batı’nın aydınlanması kilisenin aktif hayattan ve devlet yönetiminden geri çekilmesidir. Batı’nın aydınlanması budur. Bu Osmanlıya da sirayet etmiştir. Batılılaşma noktasında Osmanlıda da dini devlet sisteminden ve halkın kendi içerisinden çıkarmak istemişlerdir.
Eğitimimiz ve toplumumuz soru sorma yeteneğimizi nasıl etkiler?
Eğitimimiz, yetiştiğimiz toplum, soru sorma yeteneğimizi ve arzumuzu da arttırmıştır.
Vatikan neden evrim teorisine karşı çıkmaktadır?
Vatikan savaş açtı evrim teorisine. Sebep? Çünkü o da kendi ayağına sıkıyor evrim teorisini kabul ederse. Çünkü onun da dini sorgulanacak. E din sorgulanacaksa o da sorgulanacak.
Neden Müslümanlar kendi derinliklerini gösterememektedir?
Müslüman en iyisine layık deyip de lükste, israfta, şatahatta, şatafatta, sefahatte Müslümanlar çağ atladıysa Müslümanlardan bu soruları beklemek mümkün değil. Aynı şey Avrupalılar için de geçerli ama biz onlardan daha fazla şana, şöhrete, şatafata aitiz. Bizdeki perde kültürü onlarda yok. Bizlerdeki yatak odası kültürü onlarda yok, bizlerde olan oturma odası kültürü onlarda yok. Onlar bizlerden daha itidalli yaşıyorlar.
Neden Müslümanlar kendi değerlerini gösterememektedir?
Bizdeki perde kültürü onlarda yok. Bizlerdeki yatak odası kültürü onlarda yok, bizlerde olan oturma odası kültürü onlarda yok. Onlar bizlerden daha itidalli yaşıyorlar. Ben görmedim, gezmedim, anlatıyorlar. Bir apartman kaç katlı? Beş katlı. En altında bir tane çamaşır makinası, beş katı da aynı çamaşır makinasında yıkıyor saatle. Öyle anlattılar, doğru yanlış bilmiyorum. Amerika’da parayla yıkıyorsun, çamaşır makinesi çok zenginlerde var. Bizim memleketimiz çok zengin. Bir tane yetmiyor, iki tane var bizde. Tabi. Bizim memleket çok zengin. Gerçekten. Biz o kadar çok zenginiz ki size tuhaf gelir bunlar.
Kuru fasulye pişirirken tanrıya göre pişirilmesi neden gerekir?
Sizin yemek tanrınız patlıcanlı kuru fasulyeyi kabul etmeyecek çünkü inkâr edeceksiniz. Basit şeyler değil mi? Evet, o sizin hangi tanrıcılıklarla uğraştığınızı gösteriyor. Tanrıcıklar var. Sizin kafanızdaki tanrıcıklar koyuyor sizin önünüze ama içerde ama dışarıda.
Devletin tanrıcağı nedir?
Bizi yöneten bizim kendi içimizde veya bir başkasının baskın olan bize daha baskın olan bir kimsenin veya kurumun tanrıcığıyla biz hareket ediyoruz. Baskın. Birinci baskın ne? Devlet. Devlet de bir tanrıcılıktır. Devlet o kuralı, o kaideyi koyar; tanrıcılığını ilan eder; biz de onun tanrılığını kabul ederiz zaten.
Hazreti Mevlâna’nın zamanında ne gibi bir durum vardır?
Hazreti Mevlâna sekiz yüz elli yıl olmuş. Dikkat edin! Sekiz yüz elli yıllık bir körlüğümüz var, sekiz yüz elli yıllık. Buna yüz yıl da Arabî’yi koyarsan dokuz yüz elli yıllık. Bin yıllık. Biz bin yıl önce bir söz söyleyen Muhammedî bir kimsenin sözünü bugün anlamaya gayret edenlerdeniz. Biz bin yıl sonra ondan ileri bir söz söyleyememişiz, körlüğümüzü görüyor musunuz? Bin yıl geçmiş üstünden, bin yıl sonra biz ondan daha ileri bir şey söyleyememişiz.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dini nedir?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendine ait bir dini vardır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir din oluşturur kendince ve bütün tebaaya da bu dini tavsiye eder, söyler. Türkiye laik falan değildir, öyle o kâğıdın üzerindedir. Türkiye’deki muhafazakâr kesim de bağırır, Türkiye laiklik var da dinsiz de. Ya ne alakası var, bak bakalım, dinsiz mi bu devlet? Bal gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dini var. Kendi dini var, aynı şey İngiltere için de geçerli, aynı şey Amerika için de geçerli, Almanya için de geçerli, Rusya için de geçerli, bugün dünya üzerindeki bütün devletlerin kendi dinleri var.
İslam’da gnostik yapılanma nedir?
Gnostik yapılanma İslam için uygun değildir ve Muaviye zamanından sonra o gnostik yapılanmayla alakalı insanlık tarihinde eski bir kültür var. O eski kültürle beraber Muaviye zamanından sonra gnostik yapılanma oluşmuş. Mesela Şia’nın içerisinde İsmailliye, İsmailiyenin içinden çıkma Bâtınilik, Bâtıniliğin içinden çıkma Fatimilik. Bunların hepsi de içinden çıkmadır ve hala daha bunlar daha devam eder daha gnostik yapılanma olarak. Şu anda da İslam dünyasının içinde vardır bunlar, bunlar yok değildir.
İslam’da gnostik yapılanmanın etkileri nedir?
İslam’da gnostik yapılanma varsa, bu yapılanma bazı mezheplerde ve toplumlarda etkili olabilir. Mesela İsmaliye mezhebi Şia’nın içerisinden çıkma gnostik bir yapılanmadır. Onun içerisinde de Bâtınilik çıkar. Batinlilerin içerisinden Fatimilik çıkar, devam eder. Türkiye’deki Alevilerde de vardır bu. En son ölen gazeteci vardı, Hacı Beştaşı Veli’ye gömüldü, neydi onun adı? O Türkiye’deki Alevilerin içerisinde gnostik yapılanmanın piri hükmündeydi.
Ütopyacılar ve realistler neden başaramadılar?
Ütopyacılar, reel hayat insanların hayatlarını görmediler. Bu ütopik düşünce sufiye de bulaştı. Bir kısım sufi yapılanmaları kendi dairelerinde ütopiktir. Realistler ise insan sadece görünürden ibaret değil. İnsanın mana tarafını unuttular, görmemezliğe geldiler, bütün her şeye madde bağlamında bakaraktan onlar da beceremediler, başaramadılar.
Kaynak: Nefes III — 31 Ekim 2015 Sohbeti
İslam, ütopyacı ve realist yaklaşımların başarısızlıklarını nasıl değerlendirir?
İslam, ütopyacıların reel hayat insanlarını görmediklerini ve realistlerin insanın mana tarafını unuttuklarını belirtir. Ütopyacılar, reel hayat insanlarını görmediklerinden dolayı başaramadılar. Realistler ise insanın sadece görünürden ibaret olmadığını unuttuklarından dolayı başaramadılar. İslam ise bu konularda bir çözüm sunmaya çalışmaktadır.
Kaynak: Nefes III — 31 Ekim 2015 Sohbeti
İslam, toplumsal eşitliği nasıl sağlayabilir?
İslam, şura ve infak anlayışını temel alır. Toplanın, ortak karar verin ve dağıtın. Yani toplumsal eşitlik. Ütopyacılar ve realistler başaramadığından, İslam’ın bu konuda nasıl bir çözüm sunabileceğini tartışmaktadır.
Kaynak: Nefes III — 31 Ekim 2015 Sohbeti
İslam, toplumsal eşitlikte hangi unsurları vurgular?
İslam, toplumsal eşitlikte şura ve infak anlayışını vurgular. Toplanın, ortak karar verin ve dağıtın. Yani toplumsal eşitlik. Ütopyacılar ve realistler başaramadığından, İslam’ın bu konuda nasıl bir çözüm sunabileceğini tartışmaktadır.
Kaynak: Nefes III — 31 Ekim 2015 Sohbeti
İslam, toplumsal eşitliği nasıl bir çözüm sunar?
İslan, toplumsal eşitliği şura ve infak anlayışını temel alarak bir çözüm sunar. Toplanın, ortak karar verin ve dağıtın. Yani toplumsal eşitlik. Ütopyacılar ve realistler başaramadığından, İslam’ın bu konuda nasıl bir çözüm sunabileceğini tartışmaktadır.
Kaynak: Nefes III — 31 Ekim 2015 Sohbeti
İslam, toplumsal eşitliği nasıl bir sistemle sağlar?
İslam, toplumsal eşitliği şura ve infak anlayışını temel alarak bir sistemle sağlar. Toplanın, ortak karar verin ve dağıtın. Yani toplumsal eşitlik. Ütopyacılar ve realistler başaramadığından, İslam’ın bu konuda nasıl bir çözüm sunabileceğini tartışmaktadır.
Kaynak: Nefes III — 31 Ekim 2015 Sohbeti
İslam, toplumsal eşitliği nasıl bir yapıyla sağlar?
İslam, toplumsal eşitliği şura ve infak anlayışını temel alarak bir yapıyla sağlar. Toplanın, ortak karar verin ve dağıtın. Yani toplumsal eşitlik. Ütopyacılar ve realistler başaramadığından, İslam’ın bu konuda nasıl bir çözüm sunabileceğini tartışmaktadır.
Kaynak: Nefes III — 31 Ekim 2015 Sohbeti
Müslümanlar niye bu kokuşmuş düzene sessiz kalıyordu?
Onlara empoze edilen şuydu: Sen kendin iyilerden olabildin mi ki kalkmış toplumu iyileştireceğim, diyorsun. Üstelik cennetin sekiz kapısı var. Kesinlikle cihad kapısından girmek gerekmez, dua vird ve zikir cennetin anahtarlarını kazasız belasız başın ağrımadan eline uzatır. Daha da önemlisi takvalı dindar rabbani bir Müslüman için siyasete karışmak bir tür sapma olup dünya karşılığında dini satmaktır deniyordu. Oysa Peygamber cihaddan dönerken sallallahu aleyhi ve sellem küçük cihaddan büyük cihada döndük dememiş miydi? Bilinçli ve özgür insan mutlak güçsüzlük durumlarında bile zulme karşı savaşmakla yükümlüdür çünkü bilinç ve irade özgürlüğü dağların, yerin, göğün meleklerin dahi üstlenemediği yalnızca insanın üstlendiği Allah’ın emanetidir.
Kaynak: Nefes III — 1 Kasım 2014 Sohbeti
Laiklik ne demektir?
Laiklik (Fransızca) Devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir. (Türk Dil Kurumu)
Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti
Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyetlerini tekeffül (sorumluluk alma) etmek demek midir?
Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyetlerini tekeffül (sorumluluk alma) etmek demektir.
Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti
Nevruz nedir?
Nevruz, doğuş, diriliş anlamına gelir. Aynı zamanda baharın başlangıcı sayılır. Türk kültüründe Nevruzun bir adı da ERGENEKON’dur. Ergene’nin manası “Bir dağın kemeri”, Kon’un manası “Dik”tir.
Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti
Nevruz ile ilgili tarihi bilgiler nerede mevcuttur?
Nevruz ile ilgili tarihi bilgiler Kutadgu Bilig Divan-ü Lügat-it Türk gibi Türk kültürünün ilk yazılı kaynaklarından başlayarak Nizamü’l Mülk’te, Melik Şah’ta hatta Çin kaynaklarında mevcuttur.
Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti
Nevruz bayramı İslam’da ne durumdadır?
Mesele nevruz gününde zeyd müsellem eyü libaslarını giyüp yiyüp içse yaranlarıyla sahraya gitse, ism lazım gelürmü? Cevap: Nesne lazım gelmez, nevruz Mecusi (İslamiyet’e aykırı) değüldür, nevruz sultanidir (örfe var olan bir adettir)
Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti
İslam, devlete bir yükümlülük koyar mı?
Evet. İslam, devlete bir yükümlülük koyar. Bir mümin için bir Müslüman için devlette aranılacak beş özellik lazımdır: Bir devlet kendi tebaasının can emniyetini sağlamak zorundadır, kendi tebaasının namus emniyetini sağlamak zorundadır, kendi tebaasının din emniyetini sağlamak zorundadır, din emniyeti, kendi tebaasının akıl emniyetini sağlamak zorundadır, kendi tebaasının mal emniyetini sağlamak zorundadır. İslam bu beş emniyeti önemli kılar.
Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti
Nevruz bayramının Türkiye’de nasıl bir durumda olduğu?
Metin, Nevruz bayramının Türkiye’de terör örgütlerinin eylem yapması nedeniyle ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu, Nevruz denilince herkesin aklına bomba geliyor olduğunu, Nevruz kutlamalarının bazı yerlerde yasaklanmasının nedeni bu tehdit olduğunu, Nevruz’un Orta Asya’dan gelen bir gelenek olduğunu, bu bayramın İslam hukukuna uygun olduğunu, ancak Türkiye’de bu bayramın kutlanmasının bazı yerlerde yasaklanmasının nedeni terör tehditlerinin olması gerektiğini savunan görüşler içerir.
Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti
Zeybekler oynuyor, herkes milli, kendince yöresel kıyafetlerini giyip geliyor, böyle aslında bütün ülkenin renkleri bir yerde toplanıyor güzel oluyor mu?
İnşaallah bu sene Kocayayla’yla alakalı teslim olmayalım, inşaallah yapalım. Yani böyle insanın içi de burkuluyor hani bir tarafta şehitler var, bir tarafta bombalar patlıyor ama gerçekten acılı bir durum. Bir taraftan diyoruz ki, bombalar patlarken, şehitler varken işte biz orda hani, bizimki eğlenti de değil aslında, bizimki bir milli kültürün uyanışı gibi bir şey. Eğlenti olup da vur patlasın çal oynasın yaptığımız yok. Zeybekler oynuyor, herkes milli, kendince yöresel kıyafetlerini giyip geliyor, böyle aslında bütün ülkenin renkleri bir yerde toplanıyor güzel oluyor. Bu sene bir Kocayayla yapalım inşaallah.
Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti
Hey Rab nedir?
Hey Rab! Çıkmam gerekti arşındaki kürsüye, Mademki ilk demiri koymuştu Türk örsüne, Mademki ilk kıvılcım sıçramıştı toprağa, Hacer yoktu bir yeni büyüklük yaratmaya, Doldurunca bir demir sapı Türkün elin, Yere diktin demekti etten bir heykelini, … Ne çok gecikecekti insan olmakta insan, Olmasa Türk ilk seven, ilk inanan, ilk yazan…
Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti
Arabî’nin vahdet-i vücud düşüncesini oturtmaya çalışan bir kısım vahdet-i vücudcular yaratanla yaratılanı birlemeye çalışıyorlar, yaratıcıyı yaratılanın içeresine koyuyorlar. Bu durum nasıl açıklanabilir?
Yaratan ve yaratılanı kabul eden bir kimsenin yaratanla yaratılanı bir görmesi mümkün değildir. Oysa vahdet-i vücud düşüncesini oturtmaya çalışan bir kısım vahdet-i vücudcular yaratanla yaratılanı birlemeye çalışıyorlar, yaratıcıyı yaratılanın içeresine koyuyorlar. Her yaratılanın üzerinde, yaratanın yaratıcı sıfatı tecelli etmiştir o kimsenin üzerinde ama bu yaratıcının yaratması gibi değildir.
Kaynak: Nefes II — 6 Şubat 2016 Sohbeti
Batıda materyalizm durumu nedir?
Gerçek manada batıda materyalizm bitti. "Güneş batıdan doğacak" dedikleri şey herhalde bu olsa gerek. Bir gün batının bütün bilim adamları toplanıp "Eve tanrı vardır, bir yaratıcı vardır artık hiç kimse bunu tartışmasın." diyeceği günü bekliyorum ben. Bunu diyecekler çünkü. Çünkü onları araştırmaları, onların bu noktadaki bilimsel deneyleri, onların bilimsel bakışları, onları bir yaratıcıya götürdü.
Kaynak: Nefes II — 6 Şubat 2016 Sohbeti
Efendim, bütün çizgileri farklı bir alem olarak değerlendirebilir dediniz, peki bütün çizgileri kapsayan bir alem de düşünülebilir mi?
Düşünülebilir. "Yani bir alemin içerisinde…" Hepsi de düşünülebilir, müteşabih. "Binlerce kare resmi yan yana koyduğumuzda film meydana geliyor…" Düşünülebilir. Bu aslında düşünürseniz kendinizce, diyebilirsiniz biz bunu düşünmekle mi mükellefiz, birisi diyebilir biz bundan mükellef değiliz. Eyvallah. Ama O bilinmekliği istedi. Bakın O bilinmekliği istedi. Bilinmekliği istediyse ve bilinmeklik hoşuna gittiyse Onun bilinmekliğine yarayan, bilinmekliğine sebep olan her şey Onun hoşuna gidecektir. dikkat edin.
Kaynak: Nefes II — 5 Aralık 2015 Sohbeti
İslamın sekülerizmi konuşmasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Biz sekülerizmi konuşacaksak, evet bu İslam zaten dünya sevgisini reddederken batı dünyaya sarılmaya çalışıyor. Bizim bir kısmımız dünya sevgi sevgisini reddedeceğine, dünyayı reddetti. Hactan sonra terazi tutma, hactan sonra metre tutma. Bitti artık bunlar da. “Hacca gittin mi?” “Evet” “Ne daha ticaret yapıyorsun?” Ya neden? Yapmayacak mı? Ha yok metre tutmayacakmış. E ben ne yapayım şimdi 30 yaşında hacca gittim, 30 yaşından sonra ne yapacağım tatile mi çıkartacağım kendimi? Ama yok, 60 yaşında ölmeye gideceğiz biz hacca. Ne zaman hacca gidecek, çocukları evlendirecek, herkesi ev bark sahibi edecek, torunları sünnet ettirecek, torunları da büyütecek okutacak, 65 yaşına gelince oğlan-kıza ağır gelmeye başlayacak “baba- anne ikinizi de hacca gönderelim.” kaç yaşında, 70 yaşında. Ya nerde çoluğunuz çocuğunuz yok mu, dedim. Ölmeye göndermişler oraya, gitsinler orda ezilsinler ölsünler böyle kurtulalım diye düşünmüşler. Hasta yatağından hacca getirilen insan biliyorum. Başında kimse yok. Resmen ölsün diye göndermişler, onlar da dirildiler orda. Şeyh Efendinin Allah rahmet eylesin grubuna düşmüşler, Şeyh Efendinin de yanına düşmüşler. Şeyh Efendi de “Mustafa Efendi baktır bunlara.” ooo dervişler aldılar onu uçurdular, canlandılar. Sonra adam itiraf etti zaten Şeyh Efendinin yanında “Beni ölsün diye gönderdiler ama efendim siz denk geldiniz ben can buldum burada.” dedi. Ölsün diye gönderiyoruz biz sonra. Allah muhafaza eylesin.
Kaynak: Nefes II — 3 Ekim 2015 Sohbeti
Demokrasiyi konuşmama gerek var mı?
Demokrasiyi konuşmama gerek yok. Ne idüğü belirsiz, ne olduğu belirsiz. İnsanlar insanları yönetmek için, aslında yönetilmemesi için oluşturulmuş bir şey ve dünya üzerinde öyle demokrasi yok. Bunu söylediğimde, evet tam bir demokrasiye henüz daha ulaşamadık diyorlar. Ulaşamazsınız. Sebep? Ulaşılmayı istemediğinizden dolayı.
Kaynak: Nefes II — 3 Ekim 2015 Sohbeti
Amerika’da zencilerin yönetimdeki durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Siz Amerika’da zencilerin daha fazla olduğunu biliyor musunuz? Zencilerin kendilerince Amerikan yönetimine sahip olacağını düşünüyor musunuz?
Kaynak: Nefes II — 3 Ekim 2015 Sohbeti
İslam dünyasında eleştirel akılcılık var mı?
Eğer pozitif sorgulayıcı akıl eleştirel akıl olmasaydı İslam medeniyeti dediğimiz bir medeniyetin oluşması mümkün değildi.
İslam dünyasında fikri sorgulama var mı?
İslam dünyasındaki pozitif eleştirel aklın varlığını gösterir ve ilklerde yani ilk yüz yıl, ikiyüz yıl, üçyüz yıl, dörtyüz yıl, beşyüz yıl bu kocaman bir İslam kültürü oluştururken medeniyeti oluştururken bu sorgulayıcı bu pozitif sorgulayıcı aklın, pozit, sorgulayıcı fikrin bu meselede temeli vardır.
İslam dünyasında fikri eleştiri var mı?
İslam dünyasındaki pozitif eleştirel aklın varlığını gösterir ve ilklerde yani ilk yüz yıl, ikiyüz yıl, üçyüz yıl, dörtyüz yıl, beşyüz yıl bu kocaman bir İslam kültürü oluştururken medeniyeti oluştururken bu sorgulayıcı bu pozitif sorgulayıcı aklın, pozitif sorgulayıcı fikrin bu meselede temeli vardır.
İslam dünyasında fikri yapılanma var mı?
İlklerde yani ilk yüz yıl, ikiyüz yıl, üçyüz yıl, dörtyüz yıl, beşyüz yıl bu kocaman bir İslam kültürü oluştururken medeniyeti oluştururken bu sorgulayıcı bu pozitif sorgulayıcı aklın, pozitif sorgulayıcı fikrin bu meselede temeli vardır.
Fizikçiler ve felsefeci düşünürlerin hologram teorisi üzerindeki görüşleri nedir?
Bunu ister negatif noktada algılayın isterse bunu pozitif noktada algılayın. Negatif noktada algılarsınız bunu eski Helenistik çağdan Sokrat’tan itibaren veyahutta daha öncesinden Aristo’dan itibaren alabilirsiniz. Varlığın üzerine konuşanların büyük bir çoğunluğu meseleye ilk önce felsefi boyuttan bakmışlar. Felsefi boyuttan bakmak, normal matematiğin üzerine dayalı fizikçilerin önünde olmuş hep, yani önden felsefe koşmuş, İslam dünyasının Karabaş-i Veli Kültür Merkezi – NEFES içerisinde önden tasavvuf ehli konuşmuş, ehli hal koşmuş önden, arkadan gelen astrofizikçiler, matematikçiler önden koşan felsefeyi, önden koşan ehli tasavvufu matematikleştirmeye çalışmışlar.
Kaynak: Nefes — 6 Aralık 2014 Sohbeti
Enel hak diyen Mansur Suyun rengi kabın rengidir Cüneyd-i Bağdadi Allah’ı görmek isteyen eşyaya baksın. Arabî gibi İslam tasavvufu "Tanrı evrenin toplamından başka bir şey değildir" diyen Panteizm’le örtüşmekte midir?
Bruno; Aristoteles’in evreni bölümlerine ayırmasına karşı çıkarak tanrı ve evren bir ve aynı yerdedir. Tanrı evrenin yaratıcısı değil kendisidir der. Panteist SPİNOZA; var olan her şey tanrıda vardır. Tanrı olmadan hiçbir şey var olamaz ve tasarlanamaz. Spinoza var olan her şey tanrıdır demez ve tanrıya sınır koymaz. Yunus; Mevlâna’ya MESNEVİYİ çok uzun yazmış ben olsam ETE KEMİĞE BÜRÜNDÜM YUNUS DİYE GÖRÜNDÜM yeterdi der. Ünlü fizikçi DAVID BOHM atom altı parçacıklarla ilgili araştırmalarında evrenin dev bir hologram olduğunu, günlük yaşantımızın gerçekte holografik görüntü olduğunu söyler. Hologram: lazer ışınlarıyla elde edilen 3 boyutlu görüntü. Sanki ARABÎ’yi okuduk. Bir yanda İslam tasavvufu bir yanda bilim adamları.
Kaynak: Nefes — 15 Kasım 2014 Sohbeti
Şu hâlde bizim "gerçek diye kabul ettiğimiz rüyadan" başka bir şey değilse yani varlığın gerçek şekli değil de vehim ettiğimiz bir şey ise bu takdirde ne yapmamız gerekir?
Evet. Mademki bir vehmin sonucu bu hadiseler bu vehmin içerisinde Arabî’ye göre biz ne yapacağız o zaman? Sorduğum soru o, ben madem birisinin hayali isem, mademki birisi benim üzerime bir hayal kurguladıysa ve o hayalin içersinde benim tiyatrocudan bir farkım kalır mı? Ben bir hayal kurgulayacağım, o hayalin içersinde protipler var o protiplerin eline ben replikleri koyacağım, onlar o protipler elindeki replikleri okuyacaklar. Benim elimde bir replik olacak, ben o repliği okuyacağım şu anda. Eğer ben bir başkasının hayali isem. Ama bunu âleme böyle koydukta kendimizi bunun içerisinden sıyırmamız mümkün değil. Biz felsefe olarak veyahutta bir zevk olarak, zevk olarak biz bütün âlemi hayal üzerinde yürür görebiliriz, biz içsel manada da hayale pay verebiliriz belli şeylerde ama Arabî’nin üzerinde benim tespit ettiğim nokta şu: Arabî varlığın derecelerinin içersinde, varlığın derecelerini birbirinden ayıran ve varlığın her iki derecesinin arasında birbirinin yüzüne bakan bir hayal mertebesi oluşturur.
Kaynak: Nefes — 20 Eylül 2014 Sohbeti
Dondurulmuş dinin etkisi nedir?
Dünya üzerinde örneğin yüzelli bin aile var, yüz elli bin, yüz bin kişi, yüz bin kişi, Anadolu’da bir kasabada yüz bin kişi, İnegöl’ün nüfusu kaç? Yüz yetmiş bin İnegöl’ün nüfusu. İnegöl nüfusu kadar dünya üzerinde şirket var, şirket sahibi var İnegöl nüfusu kadar dünya üzerinde, dünyanın %65 ticaretine sahip, dünyanın %65 ini bu İnegöl kadar olan insanlar ütüyorlar. Ütüyorlar. Türkiye’sini de Amerika’sını da Rusya’sını İngiltere’sini de hepsinde ütüyorlar. Dünya insanlığı dondurulmuş din yiyor, İsevi’si, Musevi’si, Budist’i, Katoliği, Protestan’ı, dinlisi, dinsizi. Dinsiz de dondurulmuş dinsizlik yiyor, bakıyorsunuz dinsizlerin de fikirlerine onlarda iki yüz yıl öncesinde kalmış. Hepimiz dondurulmuş bir fikir anaforun içersindeyiz, uyanalım. Uyanalım, kendimizi buradan sıçratalım, dondurulmuş din yemeyelim.
Kaynak: Nefes — 20 Eylül 2014 Sohbeti
Mürciye ve Cebriye nedir?
ALİ ŞERİATİ’nin dediği gibi “SİZİ RAHATSIZ ETMEYE GELDİM” iki korkunç kanser Allah ve İslam adına halkın içine atıldı. Bu iki kanserden BİRİNCİSİ MURCİE MÜRCİE; ne kadar cinayet işlemiş ve ne kadar kötülük yapmış ve ne kadar ihanet etmiş olursa olsun iyi kötü herkesin Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemesi gerektiği görüşünü savunan insanlara denir. “Onun hakkından ancak ALLAH gelir” gibi. Bu havale etme hastalığı, bu MÜRCİE kanseri; İslam’ı ve Kur’an ı Hz. Muhammed’den, Ali’den değil de satılmış düşünceden öğretildi halka. İKİNCİ KANSER CEBRİYE; cebriye “Hiçbir şey” diyordu. “Verilene karşı sus. Ben de sen de seçecek güçte değiliz.” Bu halkı uyutma taktiklerini ve sömürüyü legalleştiriyorlardı.
Kaynak: Nefes — 13 Eylül 2014 Sohbeti
Mürciye ve Cebriye düşünceleri İslam toplumunda nasıl etki yaptı?
Bu İslam toplumunun içerisinde zaman zaman yer buldu. Bu zaman zaman yer bulurken genelde Müslümanlar Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin “Siz çok olacaksınız ama denizin üzerindeki köpük misali gibi bir ağırlığınız olmayacak, bir kıymetiniz olmayacak, bu noktada bir hükmünüz olmayacak.” hükmü galip geldiği zamanlarda oldu. Zaman zaman bu halden İslam toplumu kendini kurtardı bir Gazali ile. Örnek zaman zaman İslam toplumu bir devletin bu noktada devlet başkanı ile beraber bundan sıçrama yaptı. Zaman zaman böyle yanar söner gibi flu bir şekilde bazen ama bu genelde İslam toplumunun kendi içersinde yenilgiyi kabul etmesinden kaynaklandı, mücadeleden, gayret etmekten, savaşmaktan, hakkı söylemekten, hakkı haykırmaktan yorulduğu, bitap düştüğü, korktuğu, çekindiği, utandığı, güçsüz gördüğü zamanlarda oldu.
Kaynak: Nefes — 13 Eylül 2014 Sohbeti
Dondurulmuş din ne demektir?
Bize konserve balık gibi din lazım. Bizi konserve yemeye alıştırdılar ya bizi, bize konserve din lazım, hazır pişirilmiş al yavrum din bu, yut bakayım, yuttu, tamam sen dindarsın yürü git. Ne farkımız kaldı ki bizim? Gitti, papanın önünde durdu papa, al yavrum, dedi, ağzına bir şeker koydu onun, kurtuldum dedi o, cennetlik oldum dedi gitti.
Kaynak: Nefes — 13 Eylül 2014 Sohbeti
Dondurulmuş dinin toplum üzerindeki etkisi nedir?
Bütün toplum dondurulmuş din yer. Toplumun uyutulması, toplmez normalde bu şekilde sömürülmeye devam etmesi için dondurulmuş din yenmesi lazım. Biz burada kadın erkek, kadınlar orda ve erkekler burada, kadınlar üst katta nasıl oturuyorsa oturuyorlar, öbürkü oradan der, bu günah değil mi? Dondurulmuş din yerler.
Kaynak: Nefes — 13 Eylül 2014 Sohbeti
Dini yenilemek ne anlama gelir?
Bunu yenen, bunu ifade eden sufiler, tarih boyunca kendi topluluklarında, kendi dairelerinde kendi imanlarını yeniledikleri için dinlerini de yenilemişler, dinlerini de yeniledikleri için toplum onları kabullenmekte zorlanmış
Kaynak: Nefes — 14 HAZİRAN 2014 Sohbeti
Din ve toplum arasındaki ilişki nasıl açıklanıyor?
Bir kısmını şehirlerinden kovmuşlar, sürmüşler, bir kısmını istememişler, büyük bir çoğunluğu o kendi dinini, kendi imanını yenileyen kimselere tu-kaka demişler, itmişlerdir. Bunun tarih boyunca özellikleri çoktur; Hazreti Mevlâna’ya Şems-i Tebrîzî gelinceye kadar Hazreti Mevlâna komple Konya halkının bir ittifak kabul ettiği âlimdir.
Kaynak: Nefes — 14 HAZİRAN 2014 Sohbeti
Din ve toplum yönetimi arasındaki ilişki nedir?
İşid Irak’ta din adına katliam yapıyor, İsrail din adına Filistin’de katliam yapıyor. Git bir tane Yahudi’yi al “Bize vaat edilmiş topraklar” Kim vaat etti? “Tanrı, Allah vaat etti ve bütün insanlar bizim kölemiz hükmünde, bunu Allah vaat etti. Ya bizim sultanlığımızı kabul edecekler ya da esir alınacaklar, öldürülecekler.”
Kaynak: Nefes — 14 HAZİRAN 2014 Sohbeti
Allah’ın hesabı nedir?
Allah’ın hesabı farklıdır. Mesela Lozan’da Türkiye Cumhuriyeti’nin tanınmasının sebebini bilir misiniz siz? Lozan’da Türkiye Cumhuriyeti’ni tanırlarken, Lozan’da öyle anlaşmalar koyarlar ki Türkiye’de dinin ve İslam’ın bir daha konuşulması söz konusu bile değildir. Derler ki öyle bir gençlik gelecek ki arkadan, öyle gençlik gelecek ki, hiç bunlar din konuşmayacaklar. Ve Türkiye’nin Lozan’dan çıkacak olan sonuç şuydu, Türkiye Hristiyan bir ülke olacaktı. Türkler Hristiyan olacaklardı. Evet. Lozan’ı hala daha açıklayamıyorlar, açıklayamayacaklar. Açıklarlarsa zaten yıkılacak ortalık. Fikri planda yıkılacak.
Kaynak: Nefes — 19 EKİM 2013 Sohbeti
İslam dünyasında ekonomik güçlü olmak neden önemlidir?
İslam dünyasında ekonomik güçlü olmak, Müslümanların kendi aralarında kargaşaya ve savaşa dönmüş olmalarının önüne geçmek ve Batı’nın zulmünden kurtulmak için önemlidir. Ekonomik güçlü olan Müslümanlar, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmektedirler. Ancak bu durum, zekat vermemenin yolunu aramak ve İslami mücadeleye sırtını dönmek anlamına gelmektedir.
İslamcı diye nitelendirilen kimselerin siyasi uygulamalarında halk katılımı nasıl yer alır?
Yani bugün ona ne yapıyorlar? Halk oylaması diyorlar ya örneğin, milletin içinden o şû-raya fikir verecek erdemli insanların oluşması, o erdemli insanların o şûraya fikir üretmesi lazım; bunun gibi. O günkü İslamcılar bunları istiyorlar ve bu ise o grupların, o halkın temsilcilerinin olması gerekiyor. Eğer temsilcileri olmazsa bu mümkün mü? Değil. O zaman bu insanlar kendilerince temsilci seçmeleri lazım, kendileri seçmesi lazım, birilerinin atamaması lazım. Ken-dilerini seçmesi ne demek? İnsanlar diyecekler ki; biz x kimseyi seçiyoruz. Ama şimdi ne yazık ki dünya üzerindeki demokrasi denilen ne idüğü belir-siz sistem, parti başkanlarının atadıklarını seçiyor. İnsanlar veyahut da ka-pitalist sistemin iktidara aleveresiyle dalaveresiyle ikltidara getirdiği, getir-meye çalıştığı, algı operasyonlarıyla iktidara getirdiği kimseleri seçiyorlar.