Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
İçtimâî Hayat(1147) — Sayfa 7/12
O zaman şehît olanlar bu vatanın gencecik çocukları değil miydi?
Atatürk "ben size ölmeyi emrediyorum" derken hiç kimse yadrgamaz. Bu vatan için şehît olmadılar mı? Şimdi de bu vatan için şehît olacak herkes; herkes bu vatan için neyin varsa koyacak ortaya. "Çok şehît oluyormuş" — çok şehît istiyor demek ki toprak. Toprak acıkmış. Toprak şehît kanıyla mukadddesleşir. Gök zikre aç, o yüzden zikrullahsız durma, göğü zikrullaha doyur. Şair demiş: "Söz konusu vatansa gerisi teferruattır." Hiç kimse vatan millet noktasında oynanacak bir şey bırakmasın. Dindarmış gibi görünüp yozluk yapmasınlar, kemalistmiş gibi görünüp komünistlik yapmasınlar.
Kaynak: 484. Dergâh Sohbeti — Türkiye’nin Kıskacı, Dârülharp Meselesi, Yoz Derviş Olmaz
Ayasofya Camii ve İslâm Dünyasının Hürriyeti Ayasofya neden ibadete açılmıyor?
Abdülhamid: Vird ve Ders İlişkisi Perşembe günü yapılan ders veya mahallede yapılan ders, o günkü virdin yerine geçer. Bir yerde ders yapıldıysa o ders o günkü virdin yerine sayılır. Henüz daha tam hür değiliz. Ayasofya ibadete açılınca bilin ki sabah namazını Ayasofya’da kıldınız mı, öğlen namazını Kudüs’te kılarsınız, akşam namazını Mekke-i Mükerreme’de, yatsıyı Medîne-i Münevvere’de kılarsınız. Ayasofya’da cuma ve sabah namazı kılınmadıktan sonra Kudüs’te, Şam’da, Bağdat’ta hür olmaz. Kendi Başına Zikir Yapmak Kendi başına bilinçsizce yapılan zikir kişiye zarar vermez. Kim Allah’ı zikrederse Allah da onu zikreder. Ancak bir kimse kendi kendine sayılı vird koyarsa, Ehl-i Sufî "Kendi nefsinin şeyhi oldu" demiş ve bunu uygun görmemişlerdir. Fenâ Fillâh Makamı Fenâ fillâhı tarif etmek, balı tarif etmek gibidir. Bal yemişsin ama tarif edemiyorsun. Balı tarif edemediğin gibi fenâ fillâhı da tarif edecek bir kimse yoktur. Her tarif eden kendince kendi yediği balı tarif etmiştir. Yunus Emre buyurmuştur: "Ballar balını buldum, kovanım yağma olsun." Fenâ fillâh, ballar balını bulmak için bir basamaktır; ama o basamağı bilenler geçemiyorlar, akılları önde geliyor. Mehdî Meselesi 1986’dan beri "Mehdî çıkmış, çıkacak" diyorlar. Otuz yılı aşkındır böyle söylüyorlar. Mehdîyim diyen varsa biz cemaat hâlinde gider biat ederiz; çünkü ahir zamanda Mehdî’ye biat etmek farz olur. Ama biat kabul etmenin Türkiye Cumhuriyeti hukukuna göre cezası dokuz yıldan başlıyor; bu mesele ciddi bir meseledir. Mevlânâ ve Şems-i Tebrîzî Mevlânâ Hazretleri şiirlerinde hep Şems-i Tebrîzî’den bahseder, Peygamberimizden daha az bahseder deniliyor. Bu, İnternetten Mevlânâ’ya saldıranların sözüdür. Mesnevî’yi baştan sona okursanız yaklaşık altı binin üzerinde hadis-i şerif ve dört binin üzerinde âyet-i kerîme içerdiğini görürsünüz. Bu iddiaları yapanlar Mesnevî’yi okuyanlardan değildir. Dergâhta Misafir Ağırlama Âdâbı Bir Sufî dergâhına misafir geldiyse ona ayrıca ihtimam gösterilir. O misafirdir, yeni gelmiştir; ikram ederken, çay dağıtırken ona daha hususi bir şekilde ilgilenilmesi gerekir. İkram dağıtırken birinin arkasını dönüp geçmesi bir çiğliktir; olmaması gereken bir davranıştır. Abdülhamid Han ve Dindar Entelektüeller Abdülhamid Han’ı bize okullarda "Kızıl Sultan" olarak tanıttılar. Abdülhamid Han’ın yıkılmasına sebep olanlar dindar entelektüellerdir: Bediüzzaman Said-i Nursî neden "Eski Said" der, "Allah eski Said’i affetsin" der? Çünkü Abdülhamid Han’ın yıkılması için mücadele edenlerdendi. Namık Kemal, Mehmet Âkif Ersoy — bunlar da İttihat ve Terakki’nin entelektüelleriydi. Bugün de bu devletin yıkılmasına sebep olacak dindar entelektüeller işlerine devam ediyorlar. Siz bugüne çağrıştırırsınız onları, resmi tamamlarsınız. Çile ve Musîbet Âdem aleyhisselamdan Peygamber Efendimiz’e kadar bütün peygamberler çile çekmiş; evliyâlar, velîler, mürşidler hep eziyet ve ızdırap çekmiştir. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: "Belanın büyüğü önce peygamberlere, sonra Allah’ın velîlerine, sonra onların etrafındaki kimselere gelir." Âdetullah budur; Sufî olacak kardeşlere derim ki ağrımayan başınızı ağrıtmayın. İnfak Hadisleri ve Aile İlişkileri "Bir adam karısına su bile içirse sevap kazanır." Bir erkek eşine bir bardak su ikram etse sünneti işlemiş olur. Evli olanlar evlerinize gittiğinizde eşlerinize birer bardak su ikram edin. Bir çikolata alıp çocuklarınıza getirin; infak etmiş olursunuz. "Kulların sabahladığı her gün iki melek iner; biri ‘Allah’ım, infak edene karşılığını bol bol ver’ diye dua eder, diğeri ‘Allah’ım, cimrilik yapana yokluk ver’ diye beddua eder." Her gün bir bardak su da olsa, bir hurma da olsa, bir tebessüm de olsa, bir dua da olsa infakı kendinize ölçü edinin. "İnsana günah olarak görüp gözettiği kimseleri ihmal etmesi yeter." Eşlerinizi maddî-mânevî ihmal etmeyin; yiyecek-içeceklerini, cinsel ilişkilerini temin edin. Bir erkek maddî, mânevî, cinsel olarak, akıl olarak, fizik olarak eşine yetmeli. Çocuklarını görüp gözetmeli, anne-babalarına bakmakla mükellef. Çeşitli Meseleler Perük Takmak Saçın üzerine perük takmak caiz değildir. Hadis-i şerifte "Saça saç ekleyen ve perük takana Allah lanet etmiştir" buyurulmuştur. Seferde Sünnet Namazları Seferi olduğunda namazın sünnetini kılmama hakkı vardır. Abdest Alırken Parmak Hilallemek Parmak aralarını hilallemek sünnettir. Aşağıdan küçük parmaktan büyük parmağa doğru hilallemek gerekir. İmam-ı Âzam, bunu yanlış yaptığını öğrenince kırk yıllık abdestini iade edip "Ben nasıl Rasûlullah’ın sünnetini yanlış yapmışım" demiştir. Hilallenmezse sünnet terk edilmiş olur ama abdest sahihtir.
Kaynak: 491. Dergâh Sohbeti — Fenâ Fillâh, Ayasofya, Abdülhamid Han ve İnfak Hadisleri
Bayanların sosyal medyada fotoğraf paylaşması caiz mi?
Bayanların yüzleri, elleri, ayakları müstesna; bunların açık dolaşmasında bir beis olmadığı gibi tesettürlü bir fotoğraf paylaşmalarında da bir beis yoktur. Bir kadının canlı olarak yüz yüze bakışmak caiz değildir; ama fotoğraftan bakmak caizdir, çünkü karşılıklı etkileşim söz konusu değildir.
Hazreti Ali radıyallâhu anh’ın naklettiği hadis-i şerif: "Birinci bakış Allah’tandır, ikinci bakış nefistendir, üçüncü bakış şeytandandır." Karşılıklı kadın ve erkeğin bakışmalarının, birbirlerini süzmelerinin kesişmesi caiz değildir.
Kaynak: 494. Dergâh Sohbeti — Ehven-i Şer, Derviş Gönülsüzlüğü, Laiklik Eleştirisi ve Sı
Din adına para toplamak caiz mi?
Din adına para toplamak, kermes yapmak — bunları biz doğru görmüyoruz. Orta yere çıkıp "filanca yere cami yapacağız, pamuk eller cebe" demek son 25-30 yıldan beri olan bir şey; ondan öncesinde İslâm tarihinde böyle şeyler yoktur.
Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem istemezdi, dilenmezdi. Mescid-i Nebevî yapılırken dilenilmedi; Hazreti Peygamber arsayı kendi parasıyla aldı, kerpiçten yapmaya başladı. Onu görenler kendiliğinden yardım ettiler. Bir yere mescid yapacaksa bir kimse gider arsasını alır, başlar yapmaya; ümmeti Muhammed de gider demirini, çimentosunu, tuğlasını alır getirir.
Kaynak: 494. Dergâh Sohbeti — Ehven-i Şer, Derviş Gönülsüzlüğü, Laiklik Eleştirisi ve Sı
Laiklik ve demokrasi eleştirisi nedir?
Türkiye’de laiklik hiçbir zaman din ve vicdan hürriyeti olarak uygulanmadı; İslâm düşmanlığı olarak uygulandı. Bütün Müslümanlara antipatik gelmesinin sebebi budur. Din ve vicdan hürriyeti Osmanlı’da zaten vardı; Cebriyeci’den Kaderiyeci’ye, Şia’dan Fatımîler’e kadar onca mezhep ve meşrep oluşmuştu. İslâm dünyasının içinde Hristiyanlar, Yahudiler, Yezidîler, Dürzîler hep yaşadı; hangisinin kilisesi yağmalandı?
Anayasanın 4. maddesinde Türkiye laiktir deniliyor, herkesin din ve vicdan hürriyeti var. Ama 14. maddede bu hürriyetler kısıtlanıyor. "Kahrolsun şeriat" diye yürümek serbest; ama "Kahrolsun laiklik" dersen anayasaya aykırı hareketten ceza alırsın. Bir kimse "Ben laikim" derse dinden çıkar; çok güzel ama o zaman dinden çıkmış bir anayasanız var.
Devlet laik dediğinizde devletin dini yok demektir. Devlet kerhane çalıştırır, meyhane çalıştırır, kumarhane çalışyır, fuhuş yaptırır, bunlardan vergi toplar. Laiklikla devletin bütün haramları korunmuştur. Kur’ân ve Sünnetin haram ettiği hiçbir şeyi haram deyip anlatamazsınız; laikliğe aykırı olur çünkü.
Kaynak: 494. Dergâh Sohbeti — Ehven-i Şer, Derviş Gönülsüzlüğü, Laiklik Eleştirisi ve Sı
İleri demokrasi meselesi nedir?
"Demokrasiden geri dönüş yoktur" diyenler var. İleri demokrasi ne demek? Eşcinselliğe itiraz edemezsin, kişinin özel hayatına dokunamazsınız; oğlan oğlanla evleniyormuş — demokrasi. Sen bekâret diyorsun, namus diyorsun, eşcinselliğe karşısın; o yüzden henüz ileri demokrasi seviyesine gelmediniz diyorlar. Bir Müslüman diyecek ki: "Benim yolum Kur’ân ve Sünnet. Ben demokrat değilim, laik de değilim. Laikliği anayasada da istemiyorum, hiçbir yerde istemiyorum."
Kaynak: 494. Dergâh Sohbeti — Ehven-i Şer, Derviş Gönülsüzlüğü, Laiklik Eleştirisi ve Sı
Ülkeye göç eden Suriyelilere ve Türkmenlere bakış açımız nasıl olmalı?
Neden bu meseleyi bu kadar çok büyüttü insanlar? Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri Yunanistan’dan gelmiş, Bulgaristan’dan gelmiş, Kırım’dan gelmiş, Ahıska’dan gelmiş, ne olmuş? Daha gelsin, Türkiye’ye ihtiyaç var. Türkiye ekonomik olarak büyüyecekse daha ihtiyaç var. Millet çalışacak eleman bulamıyor. Konfeksiyonda, tekstilde, normal işlerde çalışacak eleman yok.
Kaynak: 502. Dergâh Sohbeti — Hayırlı Eş, Türkçe İbadet, Akâid ve Aile Meseleleri
15 Temmuz sonrası değerlendirmeler nedir?
Yıkılmaz görünen, kimsenin devireemeyeceği gibi görünen bir cemaat şu anda terör örgütü oldu. Türkiye’nin yüzde doksan beşi düşman oldu. Bütün millet ayağa kalktı. Herkesin yobaz, pısırık, tembel, eğitimsiz, korkak dediği millet ayağa kalktı, tükürmedi bile. Tükürse okyanusu boğacak. Sadece bir kalktı, baktı ne oluyor diye; yetti. Sildi süpürdü attı kenara. Herkes ders alsın: siyasetçisi, bürokratı, şeyhi, dervişi, zâkiri, eş, çoluk çocuk, belediyeler, devleti yönetenler, dergâhları yönetenler, âlimler, ulemalar, profesörler, ilahiyatçılar, diyanetçiler. Allah öyle bir tokat vurur ki yerle yeksan eder. Cenab-ı Hak gönülleri öyle çevirir ki bütün dostlar düşman olur. Dört saatte kırk senelik emek bitti.
Kaynak: 506. Dergah Sohbeti — Bilgi Dereceleri, Dilin Afatı, Ahlak ve Kurban Adabı
Devletten alınan maaşta haram meselesi nasıl ele alınmaktadır?
Soru geldi: ‘İmamın devletten aldığı parayı haram diye bakıyorlar, dayanaklı mıdır bu?’ Ona bakarsanız hepimizin kazancında haram vardır. Devletten almasa da var. Bugün Türkiye Cumhuriyeti devletinde yaşayan herkesin kazancında haram vardır. Hepsi haram değil ama haram bulaşığı vardır. Devlet; meyhaneden, genel evden, faiz gelirlerinden vergi alıyor ve bu parayı maaş olarak dağıtıyor. Ben de emekliyim, bana da veriyor. Bunu söyleyen kendini ayırmıyor mu? Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında yaşayan herkes devletle alakalı hizmetten faydalanıyor. Faiz Hakkındaki Hadis-i Şerif: Hadis-i şerifte buyrulmuştur: ‘Öyle bir zaman gelecek ki faiz yememiş kimse kalmayacak, dağdaki çoban dahil.’ Sahabe sordu: ‘Ya Resulallah, dağdaki çoban nasıl faize karışabilir?’ Buyurdu ki: ‘Faizle iştigal eden bir kimsenin yemeğini yiyecek, o da faizden nasibini alacak.’ Bugün Türkiye’de ve dünya üzerinde böyle bir hal mevcuttur. Ama bir kimsenin elinde olmayan sebeplerden dolayı haramla ilintilenmesi ayrı, kendi iradesiyle göz göre göre haram işlemesi ayrıdır. Kendi iradesiyle hırsızlık yapan, birinin malını gasp eden, haksızlık yapan kimsenin haramı kendi gücü ve iradesiyledir. Ama bir de insanın kendi cüz’î iradesinin dışında kendisine bulaşan haramlar vardır. Devlet diyor ki: ‘Ödemelerini bankadan yapacaksın.’ Sisteme mecbur ediliyor insan. O yüzden mümkün olduğunca bankalardan işlem yapmamaya, kredi kartı kullanmamaya, uzaklaşabildiğiniz yere kadar uzaklaşın. Ama kaçamadığınız yerlerde Dârülharp-Dârülislam fıkhı devreye giriyor. Dârülharp’te müminin kâfirin arasında faiz yoktur fetvası çalışıyor.
Kaynak: 507. Dergah Sohbeti — Zikir Adabı, Cami Birlikteliği, Ticaret Ahlakı ve Recm Tar
Cami birlikteliği nedir?
Cami birlikteliği, cami içindeki insanların bir araya gelerek birlikte ibadet etmeleri ve sosyal ilişkilerini korumaları anlamına gelir. Bu birlikte ibadet etme, sosyal dayanışma ve toplumsal sorumlulukları içerir.
Kaynak: 507. Dergah Sohbeti — Zikir Adabı, Cami Birlikteliği, Ticaret Ahlakı ve Recm Tar
Ticaret ahlakı nedir?
Ticaret ahlakı, ticaret faaliyetlerinde gösterilmesi gereken ahlaki değerler ve davranış kurallarını ifade eder. Bu ahlak, ticaretin şerefi, dürüstlüğü, güvenilirliği ve toplumun yararına hizmet etmesini sağlar.
Kaynak: 507. Dergah Sohbeti — Zikir Adabı, Cami Birlikteliği, Ticaret Ahlakı ve Recm Tar
Banka promosyonu ve diğer kısa sorular nelerdir?
Banka Promosyonu: İş yerinin maaş karşılığında bankadan aldığı promosyonda bir sakınca yoktur. Almıyacaksanız bana getirebilirsiniz. Bu, eski fıkıh erbâbının yöntemiyle söylüyorum: bir âlime su içilebilir mi diye sormuşlar, o da cevap yazmak yerine gelip kuyunun suyunu kendisi içmiş — fiili cevap vermiş.
Kaynak: 513. Dergah Sohbeti — Biatlaşma, İhsân Hedefi ve Helâl Ticâret
İlâhî bir el müdâhale etmedikçe kısa vadede böyle bir şey söz konusu değil midir?
ABD’nin Çöküşü Meselesi: ABD çöküyor diye hayal görmeyin, böyle hayal görenlerin hayâline de katılmayın. Dünyanın bir numaralı askerî güce sâhip olan bir ülke bir günde çökmez. Osmanlı nasıl 200 yılda çöktüyse, ABD de ancak 200 yılda çöker. İlâhî bir el müdâhale etmedikçe kısa vadede böyle bir şey söz konusu değildir.
Kaynak: 515. Dergah Sohbeti — Zikrullah, Sema, Sûfîlik ve Ortadoğu Siyâseti
Darbe direkt Amerika’nın işi midir?
Darbe direkt Amerika’nın işidir. Planı, programı her şeyi Amerika’ya âittir; uygulaması cemâate âittir. Amerika, Türkiye’nin Ortadoğu’da bilek güreşine girmesini istemediğinden hem Rusya ile arasını bozdu, hem de darbeyle son yumruğu vurdu. Ama millet toparlandı.
Kaynak: 515. Dergah Sohbeti — Zikrullah, Sema, Sûfîlik ve Ortadoğu Siyâseti
Fırat Kalkanı başarılı olmuştur; Türkiye’nin girdiği yerden çıkmayacağını herkes bilir — Kıbrıs’a gitti, geri döndü mü?
Rusya ile yakınlaşma doğrudur, hem politika hem siyâset olarak doğrudur. Ama Ruslara da güven olmaz. Türkiye’nin elinde 3 milyon mülteci kozu vardır; Avrupa’ya karşı güçlü bir pozisyondadır.
Kaynak: 515. Dergah Sohbeti — Zikrullah, Sema, Sûfîlik ve Ortadoğu Siyâseti
Başkanlık Siste mi?
Başkanlık sistemi gelmeli ve geçmelidir. İnsanlar başkan seçsinler. Sekiz yıllık sınırlama bir oyundur; adam henüz koltuğu ısınmadan başkanlığı bitiyor. Hiçbir projeyi 8 yılda tamamlayamaz. Seçildiği müddetçe devam etsin.
Kaynak: 515. Dergah Sohbeti — Zikrullah, Sema, Sûfîlik ve Ortadoğu Siyâseti
7 Haziran seçimlerinden sonra ülkenin siyâsetine devlet adına, millet adına el koyan, yönlendiren, çekidüzen veren Devlet Bahçeli’ midir?
7 Haziran seçimlerinden sonra ülkenin siyâsetine devlet adına, millet adına el koyan, yönlendiren, çekidüzen veren Devlet Bahçeli’dir. MHP söz konusu vatan, millet, devletse menfaatsiz, hesapsız, kitapsız orada görülür. Türkiye’yi kaosun içinden ipten alan iki adam vardır: biri Devlet Bahçeli, biri Cumhurbaşkanı Erdoğan. İkisinin de muhteşem cesâreti vardır ve ortak noktalarda buluşmaktadırlar.
Kaynak: 515. Dergah Sohbeti — Zikrullah, Sema, Sûfîlik ve Ortadoğu Siyâseti
Yeni doğan bebeğin yedinci günü uygulamaları nelerdir?
Yeni doğan bebeğin yedinci günü, kız-erkek fark etmez, başı traş edilir. Hadîs-i şerîfin metninde ‘traş edilir’ denmektedir, ‘kesilir’ denmemiştir. Tam sünnete uyulacaksa baş tamamen traş edilecektir. Çıkan saçlar tartılacak, kaç gram gelirse o kadar gram altın tasadduk edilecektir — gücü yetene. Kız çocuğu için bir koyun, erkek çocuğu için iki koyyan akîka kurbanı kesilecek ve dağıtılacaktır. Anne-baba da yiyebilir. Ayrıca yedinci güne kadar çocuğa isim konulacaktır (Tirmizî, Edâhî 16; Ebû Dâvûd, Edâhî 21).
Kaynak: 516. Dergah Sohbeti — Yakînlik Mertebeleri, Sûfîlik Anlayışı ve Sünnete Bağlılık
Hatimde niyet ve şüphe etmemek neden önemlidir?
Bu konuda şüphe etmeyin, tereddüt etmeyin. Şüphe ederek, tereddüt ederek bütün gece yaptıklarınızı boşa çıkarmayın. Kendinizce makul ve malûm niyetiniz varsa niyet edin. Ümmet-i Muhammed’e de niyet edin, kardeşlerinize de niyet edin, gelemeyenlere de niyet edin. Ümmet-i Muhammed’in maddî manevî sıkıntıda olanlarına, darda olanlarına da niyet edin. Sadece kendinizi düşünmeyin. Hem Türkiye olarak hem de ümmet-i Muhammed olarak sıkıntılı günlerden geçiyoruz. Daha önümüzde sıkıntılı günler de görünüyor.
Kaynak: 519. Dergâh Sohbeti – Kadirî Hatmi Hazırlığı ve Bağışlama
Türkiye Cumhuriyeti’nde doğru bir şekilde yaşamak için özel bir yola başvurmanıza gerek var mı?
Türkiye Cumhuriyeti’nde doğru bir şekilde yaşamak için özel bir yola başvurmanıza gerek yok. Kur’ân ve Sünnete sımsıkı yapışalım, dinin gereklerini kendi nefsimizin üzerinde yaşamaya gayret edelim. Gücümüzün yetmediği şeyleri inşallah Cenâb-ı Hak hayra çevirir.
Kaynak: 531. Dergâh Sohbeti — Beklentisizlik, Empati, Kadının Çalışması ve Halka Zikri
Ziyaret ve Randevu Meselesi konusunda ne söylendi?
Arkadaşlar, beni ziyaret etmek için benden randevu almanıza gerek yok. Bursa’da olduğum zamanlar — genelde Perşembe günleri — büronun kapısı açıksa herkes dilediği zaman gelebilir. Bir tek istediğim: kapı kapalıysa, kilitliyse beklemeyin. Bay bayan hiç önemli değil — orada beklemenizi istemiyorum. Sokağın köşesinde beklemeyin, apartman girişinde beklemeyin, çay ocağında beklemeyin. Gel, bak; kapı açıksa gel, görüş, konuş, ziyaret et. Kapı açık değilse — Allah yolunu açık etsin, selamünaleyküm.
Kaynak: 531. Dergâh Sohbeti — Beklentisizlik, Empati, Kadının Çalışması ve Halka Zikri
531. Dergâh Sohbeti — Beklentisizlik, Empati, Kadının Çalışması ve Halka Zikri konusunda ne tartışıldı?
Bazı cemaatlerin Türkiye’de "Dârülharp" deyip kendi aralarındaki alışverişlerinde faizi caiz gördükleri söylentileri vardır — Dârülharp’te de olsa mümin müminden faiz alıp veremez. Türkiye Cumhuriyeti’nde doğru bir şekilde yaşamak için özel bir yola başvurmanıza gerek yok. Kur’ân ve Sünnete sımsıkı yapışalım, dinin gereklerini kendi nefsimizin üzerinde yaşamaya gayret edelim. Gücümüzün yetmediği şeyleri inşallah Cenâb-ı Hak hayra çevirir. Halka Halinde Zikir Hadisi — Sahâbe ve Allah’ı Zikretme Muâviye radıyallahu anh naklediyor: Bir gün Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, ashâbından halka meydana getiren bir grubun yanına çıkıp "Burada sizi oturtan şey nedir?" diye buyurdu.
Kaynak: 531. Dergâh Sohbeti — Beklentisizlik, Empati, Kadının Çalışması ve Halka Zikri
Türkiye’nin geleceği ne durumda?
Ülke bıçak sırtında denilebilir. Ortadoğu’daki kargaşa bitmeyecek ve Türkiye’de hem direkt hem endirekt etkisi olacak. Türkiye kendi kılcal damarlarına henüz daha inemedi temizlikle alâkalı. Görünenleri temizledi, 15 Temmuz ile beraber görünen iç meseleleri halletti. Ama sıkıntı bitti mi? Hayır.
Kaynak: 533. Dergâh Sohbeti — Türkiye Ekonomisi, 15 Temmuz Değerlendirmesi ve Ordunun Gü
15 Temmuz’da bütün cemaatler, bütün tarikatlar tereddüt ettiler mi?
Şu içinde bulunduğum cemaat gâzi bir cemaat. Henüz daha cumhurbaşkanı bile "sokaklara dökülün" demeden bu cemaat sokağa indi. Ne asker var ne polis var daha. Cafer bana dedi ki: "Biz meydandayız, hiç kimse yok daha." Ben İzmit’ten "inin meydana, çıkın meydana" dedim. 15 Temmuz’da bütün cemaatler, bütün tarikatlar tereddüt ettiler. AK Parti’nin kendisi de tereddüt etti. Biz sabah namazı vaktine kadar bekledik. Ne zaman ki Cenâb-ı Hak o işareti gösterdi, dedim "bitti işimiz." Geri kalan artık işin gösterisiydi. Biz ama evlere giderken AK Partili bazı milletvekilleri ve yöneticileri yeni uyanmışlardı. Beklediler — eğer darbeciler galip gelecek olsaydı onlar darbeciler safına geçeceklerdi. Bunlar hâlâ da var kendi içlerinde. Temizlenmesi lâzım.
Kaynak: 533. Dergâh Sohbeti — Türkiye Ekonomisi, 15 Temmuz Değerlendirmesi ve Ordunun Gü
Cemaatin yetiştirmiş olduğu bürokrata teslim oldular mı?
Cemaatin yetiştirmiş olduğu bürokrata teslim oldular. Ne tarafa dönerlerse dönsünler onlar çıkıyorlardı karşılarına. Kripto gibi hareket ettiklerinden birbirlerinden bağımsız göründüklerinden kimse birbirini tanımıyor. Atanan da cemaatten, alınan da cemaatten, sürgüne gönderilen de cemaatten, yerine getirilen de cemaatten. Eğer cemaat deseydi ki "alan da veren de namussuzlardır, biz bu namussuzluğu yapamayız" deselerdi Allah onları yıkmazdı. Deselerdi ki "biz namusumuzla şerefimizle hizmet edeceğiz" — altını çiziyorum — ülke onlarındı. Ama onların da bir farkı yokmuş.
Kaynak: 533. Dergâh Sohbeti — Türkiye Ekonomisi, 15 Temmuz Değerlendirmesi ve Ordunun Gü
Bölgesel bir güç mü?
Türk ordusu uluslararası arenada NATO’yla, ABD’yle, İngiltere’yle, Rusya’yla savaşabilecek güçte değil. Uzun menzilli füzelerimiz yok. Uçak gemimiz yok. Ağır bombardıman uçaklarımız yok. Evet. Karasal güçte iyi — PKK’ya, Suriye’deki güçlere karşı. Irak’la, Suriye’yle, İran’la baş edebilir. Yunanistan’ı on günde, Bulgaristan’ı üç günde siler süpürür. Ama bırakmazlar. Türkiye dolaylı olarak İngiltere, Fransa, Almanya, Amerika, Rusya bunlarla savaşıyor. Çok ince bir politika gütmeleri lâzım.
Kaynak: 533. Dergâh Sohbeti — Türkiye Ekonomisi, 15 Temmuz Değerlendirmesi ve Ordunun Gü
534. Dergâh Sohbeti hangi konuları ele alıyor?
Antidepresan Bağımlılığı, İstigâse Tartışması ve Sûfîlerin Topluma Katkısı
Kaynak: 534. Dergâh Sohbeti — Antidepresan Bağımlılığı, İstigâse Tartışması ve Sûfîlerin
Antidepresan ilaçlarının etkisi nedir?
Antidepresan ilaçlar beynimizdeki hormon dengesiyle alâkalı ilaçlardır. Depresyon aslında beynin bir koruma mekanizmasıdır — bir şeyler ağır geldiğinde beyin kendini yakmasın diye çöküntü hâli oluşturur. Dışarıdan ilaçlar verildiğinde hormonlar tekrar yükselir ama farklı mekanizmaları harekete geçirir. Özellikle uyku üzerine çok etkilidir ve ön korteksteki bilişsel fonksiyonları uyuşturur.
Kaynak: 534. Dergâh Sohbeti — Antidepresan Bağımlılığı, İstigâse Tartışması ve Sûfîlerin
Mümin antidepresan kullanmalı mı?
Mümin, iman etmiş bir kimse — imanı gerçekten iman ise — antidepresana ihtiyacı yok. Başına sıkıntı geliyor, kafa gidiyor. Sıkıntı olacak oğlum. Problem yaşayacaksın. Problemsiz dünya mı var? Battın battın, Allah çıkartırır. Tekrar çalış, çabala, gayret et. Hanım bıraktı gitti — git yenisini al gel. Hayat bu. Git bir hayat daha kur.
Kaynak: 534. Dergâh Sohbeti — Antidepresan Bağımlılığı, İstigâse Tartışması ve Sûfîlerin
Mustafa İslâmoğlu hakkında ne söylendi?
"Hacamat yaptırmak sünnet" diye yapan arkadaşa "Resûlullah yetim idi, ananı öldürsene" diyecek kadar sünnete düşmanlıklarında ileri gidenler var. Bu konuda ilminiz varsa, ağzınızı bozmayacaksanız mücadele edin. İlminiz yoksa "câhillere yüz çevirin" âyetiyle yüz çevirin. Bu bir anlık bir boşluk olabilir. Belki sağlık olarak bir rahatsızlık var. Kur’ân ve Sünnet’e bile bile zarar veren, âlim görünümündeki insanlara Cenâb-ı Hak ibretlik olarak aklî melekelerine bir meşter uğratabilir. Bin dört yüz yıllık İslâm dini kadere iman üzerine ittifak etmiş. Mustafa İslâmoğlu "kadere iman yoktur" diyor. Abdülaziz Bayındır "Allah gaybı bilmez" diyor. Allah’ın bir ism-i şerîfi el-Alîm. Asıl akıllarını kiraya verenler bunların peşinden gidenlerdir.
Kaynak: 534. Dergâh Sohbeti — Antidepresan Bağımlılığı, İstigâse Tartışması ve Sûfîlerin
Müslümanların hürriyeti nasıl sağlanır?
Müslümanlar ne zaman ki kısaslarını uyguladılar, orada hürriyetlerini elde etmişlerdir. Eğer yaşadıkları topraklarda kısaslarını uygulayamıyorlarsa — yani İslâm’ın hukuku yok ise — orada Müslümanlar hür değildir. İmâm-ı Şâfiî’ye göre, bir beldede daha önce İslâm hukuku uygulanır da orada İslâm hukuku askıya alınır, uygulanmazsa, son Müslüman şehit oluncaya kadar Müslümanların İslâm hukukunu icrâ etmesi için cihad etmesi farz-ı ayndır.
Kaynak: 536. Dergâh Sohbeti — Dergâhların Tarihî Seyri, Atatürk Tartışmaları ve Zikir Me
Kıbrıs’ta Bahis Sitesinde Çalışma Hükmü nedir?
Kıbrıs’ta yasal bir bahis sitesinin web tasarım alanında çalışmak uygun olur mu? Dârülharp, dârülislâm hukuku girer ortaya. Ben bu işin hukukundan fazla insanın bir de gönül hukuku olacak ya, gönül hukukuna bakarım. Dârülharpta faiz — fıkıh olarak söylerim ya — dârülharpta faiz dârülharbîyle müminin arasında var mıdır, yoktur. Ben gönül hukuku olarak uzak durmaya gayret edin derim ya, bu da onun gibi. Fıkıh açısından söylenirse dârülharpta fıkıh açısından sıkıntı yok, ama gönül hukuku noktasından sıkıntılı.
Kaynak: 537. Dergâh Sohbeti — Aile Sorumluluğu, Rüya Adabı ve Hatme Erkânı
Tüketim toplumu nedir?
Biz öylesine tüketeriz ki eşimizi de tüketeriz, çocuğumuzu da tüketeriz, annemizi babamızı da tüketeriz. Kelimeleri tüketeriz, cümleleri tüketeriz. Tüketecek bir şey bulamazsak kendimizi tüketeriz. Bu vahşi kapitalist sistem böyle bir sistemdir.
Kaynak: 540. Dergâh Sohbeti – İmanın Kemâle Ermesi, Tüketim Toplumu, Sûfî Tarihçesi ve Z
Kötülüklerle mücadele etmek kimin görevidir?
Kötülerle ve kötülüklerle mücadele etmek birinci derecede devletin işidir. Bu konuda bir kötülük gördüğünüzde devletin güvenlik kuvvetlerine müracaat edeceksiniz, şikâyet edeceksiniz.
Kaynak: 541. Dergâh Sohbeti – Kötülüklerle Mücadele, Uyuşturucu Meselesi ve Her Halükârd
Uyuşturucu meselesi ne tür bir mesele olarak tanımlanır?
Uyuşturucu uluslararası bir mesele. Şeytanla, deccalle ortak iş yapan uluslararası karanlık güçler, İslâm dünyasını ve bütün insanlığı uyuşturucuyla, fuhuşla, kumarla, terörle sersemletiyorlar.
Kaynak: 541. Dergâh Sohbeti – Kötülüklerle Mücadele, Uyuşturucu Meselesi ve Her Halükârd
Demokrasi eleştirisi ve Batı’nın teslîs yapısı nedir?
Batıdan gelen bu kavramlara bakın, hep üçlüdür: Demokrasi, insan hakları, serbest ticaret. Hep üçlü, teslîsçi yapı. Demokrasi Rab’dır, insan hakları Kutsal Ruh’tur, serbest ticaret Oğul’dur, onun gibi. Hep üçlü. Batıdan gelen kavramların hepsi de teslîsçi vurgular taşır.
Kaynak: 544. Dergâh Sohbeti – Seyr-i Sülûk, Emaneti Ehline Vermek, Mehdi Beklentisi ve E
Orta Doğu’ya silah satışı ve Türkiye’nin bağımsız askeri kabiliyeti nedir?
Suudi Arabistan’a, Körfez ülkelerine milyonlarca dolarlık silahlar satıldı. Kim sattı? Amerika ve Avrupa. Neden? "DAEŞ’ten kurtulmanız lâzım" dediler. Orta Doğu yüz yıllık borçlandı. Aldıkları silahların hiçbirisi de İsrail’in ne tankını vurur, ne uçağını vurur. Kodlu çünkü hepsi. Amerikan uçaklarını vurmaz, Avrupa’nın silahlarını vurmaz.
Kaynak: 544. Dergâh Sohbeti – Seyr-i Sülûk, Emaneti Ehline Vermek, Mehdi Beklentisi ve E
İslâm toplumu nasıl kuvvetlenebilir?
İslâm toplumu bilimi üretemiyorsa, bilgiyi elde edemiyorsa, ticaret yapmıyorsa, mal alıp satamıyorsa bu toplum nasıl kuvvetlenecek? İki Müslüman bir araya gelemiyor, beş Müslüman ortak iş yapamıyor; ortak yaptıkları bir tek dedikodu ve gıybet.
Kaynak: 549. Dergah Sohbeti — Sanal Para Meselesi, Allah Sevgisi ve Sûfîlikte Gönüllülük
Çiftlik Bank diye bir firma varsa neden sanal para kullanılmamalıdır?
Çiftlik Bank diye sanal bir firma var. Çiftliğin gerçeğini kuramayanlar sanalından hayvan alıp satıp para kazanacaklar. Gerçeğini kuranlar size süt satıyor, et satıyor, yoğurt ve peynir satıyor. Köyü terk ediyoruz, asgari ücretle ucuz işçilik yapıyoruz; köyde iki inek, on koyun alıp üretmeyi düşünmüyoruz.
Kaynak: 549. Dergah Sohbeti — Sanal Para Meselesi, Allah Sevgisi ve Sûfîlikte Gönüllülük
"Sen ibadetlerini yerine getir; sana kimse bir şey söylemez" diyorlar mı?
Değişik kanallarda, kendince muhafazakâr ve İslâmî kesimden ilahiyat profesörleri, diyanetçiler, siyasetçiler ve sosyologlar bize tatlı tatlı konuşmaların arasında İslâm’ın bir devlet modeli olmadığını, bir hukuk modeli dayatmadığını anlatıyorlar. "Sen ibadetlerini yerine getir; sana kimse bir şey söylemez" diyorlar. Ama Beytullah’ta "bu böyle olmalı" deme, Medîne-i Münevvere’de "bu böyle olmaz" deme. Halkı Müslüman olan topraklarda devlet sistemini eleştirme. Uluslararası ekonomik sömürgeye karışma; vahşi kapitalist sistemin devam ẻtsin. Kur’ân-ı Kerim’de "kâfir tek millettir" buyurulmaktadır; nerede gavur varsa o Müslümanı kendine dost etmez. Bizi aldatıyorlar; "şu bizim dost ülke, bu bizim dost ülke" diyerek.
Kaynak: 550. Dergah Sohbeti — Kudüs Meselesi, Sûfî Adâbı ve Aile Hukuku
Uluslararası Silah Ticareti ve Ekonomik Sömürge?
Trump Körfez’i alabora edip 250-300 milyar dolarlık silah sattı. Kuzey Kore meselesiyle Güney Kore ve Japonya’ya 250 milyar dolar, Avrupa’ya da sattı; toplam 1 trilyon dolar dış silah satışı yaptı. Amerikan ekonomisini kurtardı; ama belli merkezlere yetmedi, saldırıyorlar. ABD ve NATO ülkeleri daima en eski teknolojiyi gönderirdi: Amerikan yardımı, NATO yardımı adı altında kullanılmış, miyadını doldurmuş silahlar. Ekonomik kredi adı altında da aynısı yapılır: Fransa sana kredi açar ama paketin içinde eski teknoloji ürünleri de alırsın. Hollanda sana kredi açar ama yarısıyla peynir, tereyağı gönderir; sen onu uzun vadeli ödersin.
Kaynak: 550. Dergah Sohbeti — Kudüs Meselesi, Sûfî Adâbı ve Aile Hukuku
Namazı Kasten Terk Etmenin Hükmü Namaz için nefes alıp vermek yetti; şuurun yerindeyse nefes alıp, veriyorsan namaz sana farz mıdır?
Şeyh: Helallaşarak İbadete Gitmek Komşusundan helâllik almadan ömreye gidilir mi diye soruldu. İki tarafı da dinlemeden hukuk koymak doğru olmaz. Bir kimse kendi kendine kendisini suçsuz ilan edebilir, haklı ilan edebilir. İnsanın helallaşarak ömreye gitmesi, helallaşarak hacca gitmesi lazım; aynı şekilde helallaşarak namaz kılması lazım. Namazı Kasten Terk Etmenin Hükmü Namaz için nefes alıp vermek yetti; şuurun yerindeyse nefes alıp, veriyorsan namaz sana farzdır. İmam-ı Şâfiî’ye göre namazı kasten terk etmek küfürdür. Hanefîler küfür olarak görmemişler ama demişler ki: Bir kimse kasten namazı terk ederse ona namaz tebliğ edilir; yine kılmazsa hapsedilir; yine kılmazsa tuzlu su içirilerek katledilir. Peygamber Efendimiz’i Rüyada Görme — Tuz Yalama Kıssası Bir mürit şeyhine sormuş: ‘Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini nasıl görebilirim?’ ‘Evladım tuz yala biraz’ demiş. O da tuz yalamış — eski dervişler şimdiki gibi değil; tuz yala dese yalamış, çamur yala dese yalamış. Sabaha kadar serap görmüş; suyun peşinden koşmuş, yakalayamamış. Şeyhine söylemiş. ‘Evladım, Hazreti Peygamber’i görmek için de çok sevmek lazım. Sünnetlerine tamamen tâbi olursan, kalbinden ona karşı nifak olmazsa, bütün sünnet-i seniyyesine iman edersen — Allah’ın izniyle görürsün’ demiş. Muâviye bin Ebû Süfyân Hakkında Duruşumuz Muâviye hakkında olumsuz duygular beliriyor diye soruldu. Biz Muâviye’ye hakaret edecek, ona olumsuz bir şey söyleyecek noktada değiliz. Ama Hazreti Ali’yi sevdiğimiz gibi sevmeyiz. İmam-ı Âzam’ın içtihadına göre sahâbenin içerisinde en fazla sevilecek olanlar: Birincisi Hazreti Ebû Bekir, sonra Hazreti Ömer, sonra Hazreti Osman, sonra Hazreti Ali, sonra Hasan ile Hüseyin, sonra Aşere-i Mübeşşere. İmam Şâfiî’nin meşhur sözü: ‘Allah bizim kılıcımızı korudu bu meselede, dilimizi de korusun.’ Biz sahâbeyi sövmeyiz, hiçbirisine hakaret etmeyiz, küçültücü, incitici bir söz söylemeyiz. Ama tarihî gerçekleri de görürüz: Hazreti Ali’ye biat etmedi, ayrılık çıkardı, devlet başkanı olmak için değişik entrikalar yaptı — bunlar tarihî tespitlerdir. Hazreti Osman’ın Şehadeti ve Müminlerin Sorumluluğu Hazreti Osman efendimiz muhasara altında alınmış, aç, susuz, oruçlu iken şehit edildi. Muâviye tam teçhizatlı beş bin asker gönderiyor Medine’ye ama Medine’nin dışında konuşlanıyorlar. Bütün Medineliler suskun. O muhasarayı cesaretiyle, şecaatiyle, dirâyetiyle yaran Hazreti Ali efendimiz oldu. Mümin, devlet başkanını korumakla mükelleftir. Mümin, ailesini korumakla mükelleftir. Dervişsen dergâhını, şeyhini, zâkirini, çavuşunu, derviş kardeşini korumakla mükellefsin. Bir Müslümanın namusunu, şerefini, ırzını, haysiyetini arkasından korumak, kollamak — kim bunu yaparsa Allah da o kimsenin namusunu korur. İslam Halifesine Biat ve Hilâfet Meselesi Biat Etmek Farz mıdır? Hadis-i şerif: İslam halifesine biat etmeyen kimse, cahiliye döneminde ölmüş gibi olur. Hazreti Ali radıyallahu anh hazretleri, Hazreti Ebû Bekir efendimize altı ay biat etmedi — siyasî çalkantıya sebep olmamak için. Sonra altı ay bitince gidip biat etti. Hilâfetin Seyri Hazreti Ebû Bekir seçimle geldi. Hazreti Ömer seçimle geldi. Hazreti Osman seçimle geldi. Hazreti Ali seçimle geldi. Hazreti Hasan seçimle geldi. Muâviye Şam’da seçildi. Hazreti Hasan hutbeye çıkıp hilâfetten Muâviye adına vazgeçti; Kûfe Şam’a bağlanmış oldu. Muâviye’nin hediye ettiği cariye Hazreti Hasan’ı zehirledi, şehit oldu. Muâviye seçim yapmadan Yezid’i devlet başkanı olarak atadı. Hazreti Hüseyin buna karşı çıktı: ‘Bu Kur’an ve Sünnet’e uygun değil; dört halife seçimle geldi, Hasan seçimle geldi; atamayla halife olmaz’ dedi. Dinî ve Siyasî Otoritenin Ayrışması Hazreti Hasan efendimizin içtihadı: ‘Dinî meselelerinizle alakalı her ne olacaksa bize soracaksınız.’ İmamlık müessesesi burada ayrılıyor — Şîa’nın ayetullah dediği, Osmanlı’da Şeyhülislam denilen müessese. Hazreti Ali ve Hazreti Hasan’ın kısa döneminde dinî ve siyasî otorite tek merkezde idi; asıl hilâfet budur. Bugün İslam Devleti Yok — Hilâfet ve Dârülharp Bugün İslam devleti yoktur. Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti devlet başkanını halife noktasında göremeyiz; İslam hukuku olmadığından dolayı. Sûfîler şeyhlerini halife olarak görebilirler mi? Hayır. Bu iş sulanır; her sûfî topluluğu kendi şeyhini halife görme noktasına gelir. Bu zaten batının istediği sulandırmadır. Hanefîlere göre dârülharpte Müslümanlar kendi aralarında bir dârülharp imamı seçebilirler. Ama bunu yapabilecek noktada değil Müslümanlar şu anda. Müslümanlar kendi içlerinde — hem dergâhlar hem cemaatler — birinci derecede kendi içlerindeki kardeşliklerini ve birlikteliklerini tesis edemiyorlar; ikincisi kardeş cemaat ve tarikatlarla da kardeşliklerini tesis edemiyorlar. Şeyh Vefatından Sonra Üveysî Olmak İddiası Bir şeyh vefat ettikten sonra ‘biz üveysî olduk’ demek — hoş geldin 23 Nisan! Yıllardır ‘şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır’ diye bağırırsın; şeyhin vefat edince ‘üveysî olduk’ dersin. Üveysîlik böyle bir şey değil. Birisi çıkıyor ‘Şeyh Efendi bana rüyamda görev verdi’ diyor; öbürü çıkıyor ‘bana da rüyamda görev verdi’ diyor; bir kadın çıkmış ‘bana da rüyamda görev verdi’ diyor. Bir işin ölçüsü kaçarsa bir taraftan nefsine uyarsın, bir ölçüyü kaçırırsın, o yürür gider. Ölçü: Kur’an, Sünnet, İmamların İçtihadı, Sûfîlerin Kaideleri Ölçü her daim: Kur’an, Sünnet, imamların içtihadı ve sûfîliğin temel kaideleri. Kuşeyrî Risâlesi’ne bakalım, Ferîdüddîn Attâr’a bakalım, Mesnevî’yi okuyalım, İbnü’l-Arabî’ye bakalım, Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin sohbetlerine bakalım — bunlardan cem edilmiş bir ölçü koyacağız ortaya. Dergâhta Ticarethane Olmaz Bir şeyh efendi dervişlerden her ay aidat mı toplar? Bir şeyh efendi milletin parasını toplayıp kendine iş yeri mi açar? Bir dergâhın ticarethanesi olmaz. Market açmış dergâhın adına — böyle bir şey yoktur. Ölçüyü konuşun; hangi şeyh yaparsa yapsın, yanlıştır. Kadın-Erkek Karışık Zikrullah Yapılmaz Kadınlar erkekler bir halakada zikrullah yapılmaz. Keman, tambur, ne varsa toplayıp kadınlar erkeklerle ilâhi söyleyip zikrullah yapmak — böyle bir şey Kur’an’da yok, sünnette yok, imamların içtihadında yok, sûfîlerin genel kaidelerinin içerisinde yok.
Kaynak: 558. Dergah Sohbeti — Hilâfet Meselesi, Sahâbe Sevgisi, Şeyh Sonrası Ölçü, Üveys
Türkiye Cumhuriyeti Devleti İslam devleti mi?
Uber helâl mi?’ diye sormaya hakkınız yok ki. Hukuku İslam mı ki? Siz yediğinize, içtiğinize bakın. Uluslararası bir şirket, devletin kendince düzenleyeceği bir şeydir. Buna kalkıp da birisinin fetva vermesi mümkün değil. Türkiye’de böyle şeylere fetva verirlerse başları derde girer. Bunlar uluslararası kapitalist sistemin öngördüğü şeylerdir. Siz Uber’i tartışmaya başladığınızda başka uluslararası şirketler var onları tartışın: yabancı finans sektörleri, yabancı bankalar, yabancı petrol şirketleri, yabancı doğalgaz şirketleri, yabancı enerji şirketleri, yabancı sanayi… Siz başınıza dert mi açmak istiyorsunuz?
Kaynak: 563. Dergah Sohbeti — Büyük Günahlar ve Hukuk, Çocuk Yetiştirme, Riyâ Hadisleri
Ya İslam kadınları biz mi genel evine hapsettik?
NTV radyoda ‘İslam kadınları hapsetmez, İslam kadınları şöyle yapmaz, İslam kadınları böyle yapmaz’ diye konuşuyorlar. Doğru İslam anlatacaklar. İslam kadınları hapsetmezse genel evlerinden çıkarın. Randevu evlerinden çıkarın. Siz bayan istihdamını açtınız da milletin önüne iş koydunuz da çalışmadı mı? Siz çalışan bayanların, erkeklerin namusunu, şerefini, haysiyetini, ırzını muhafaza mı ettiniz? Asansörde tecavüz edenler sûfîler mi? Kadınlara tecavüz eden, kadınları döven, kadınları söven, kadınlara hakaret eden sûfîler mi?
Kaynak: 563. Dergah Sohbeti — Büyük Günahlar ve Hukuk, Çocuk Yetiştirme, Riyâ Hadisleri
Kooperatifleşme ve üretici-tüketici buluşması nasıl sağlanmalı?
Kiraz dalında 50 kuruş, sofrada 5 lira. Bu aradaki parayı kim kazanıyor? Tüketiciyle üreticiyi en kısa noktada buluşturacak olan kooperatifler kurulmalı. O kooperatifler kendi içlerinden satış organizasyonları kurmalı ve üreticinin kârlılığını arttırmalı.
Meselâ İğdır köyünde mahsullerini pazarlayan bir kooperatif kurulmalı. O kooperatif ürünleri paketlemeli, rantabl hâle getirmeli ve direkt alışveriş merkezlerine satmalı. Paketleme sistemi, saklama sistemi, soğuk hava sistemi yatırımlarını yapmalı. Her sezonun sonunda kardan üreticilerine süspansiyon olarak dağıtmalı.
Kaynak: 567. Dergâh Sohbeti — İslâm’da Helâl Kazanç, Borsa Meselesi ve Üretime Dayalı Ek
28 Şubat’ta neler yaşanmıştır?
28 Şubat’ta neler yaşandı: İmam hatipler kapandı, Kur’ân kursları kapandı, Kur’ân kurslarının binalarına el konuldu. Kadınlarımız, kızlarımız başörtüleriyle okullara gidemediler. İstanbul Üniversitesi’nin içine tecrit odaları koydular, başörtülü gelenler orada başörtülerini çıkarsınlar diye baskı yaptılar. Dergâhlar basıldı, hepimiz basıldık; operasyon yaptılar hepimize. Vergi müfettişleri gönderildi, inceleme yapmadan cezalar yazıldı.
Kaynak: 572. Dergâh Sohbeti — Az Ama Devamlı İbadet, Cumâ Şartları, Çocuk Eğitiminde Bab
İlaçlarda kullanılan alkoller nasıl değerlendirilir?
Bazı ilaçların tanıtım kağıdında "bu ilaçta alkol vardır" yazar. İlaçlarda kullanılan alkoller çok çeşitlidir ve bunlar bildiğimiz sarhoş edici alkollerle farklıdır. Sarhoş edici alkollerden olmayan, ilacın kullanımı için eklenen alkoller farklı değerlendirilir.
Kaynak: 577. Dergâh Sohbeti — Dârü’l-İslâm ve Dârü’l-Harp, Faiz Meselesi, İbn Ömer Hadîs
Semazen başları ile ilgili tespit yapıldı mı?
Bir kardeş, tekkede Semazen başı olan görevli abilerine, herkesin içinde kendisiyle ve arkadaşlarıyla dalga geçildiğini söylemiş; bundan dolayı arkadaşları Sema’yı bırakmış, kendisi de bırakmak istediğini ifade etmiştir. Bu meseleyle alakalı görüşüldü, konuşuldu, Semazen başlarıyla da görüşüldü. Böyle bir şeyin olmadığına dair beyan geldi. Belki Sema eğitimi biraz kolay bir eğitim değildir, gençlerin canlarını yakmış olabilir, olmayan bir şey farklı anlaşılmış olabilir, yahut da kardeşlerden birisi gerçekten böyle bir şey yapmış olabilir. Bu konuda tespit yapılamadı.
Kaynak: 577. Dergâh Sohbeti — Dârü’l-İslâm ve Dârü’l-Harp, Faiz Meselesi, İbn Ömer Hadîs
Dünya sevgisinin din yaşamına nasıl engel olur?
Kur’ân ve Sünnet’in yaşanması ve yaşatılması için o kimsenin önünde engel olduğu müddetçe dünya puta dönüşür. Senin makamın, mevkin, evin, araban, çevren… "Benim çevrem bunu kaldırmaz" diyerek dinden tâviz veriliyor. Çevrem kaldırmaz deyince neyi kaldırır senin çevren? "Ben koca müdürüm, orada gidip zikrullah mı yapayım onlarla beraber?" diyen kimsenin hâli, Mekkeli müşrikleri hatırlatır.
Kaynak: 577. Dergâh Sohbeti — Dârü’l-İslâm ve Dârü’l-Harp, Faiz Meselesi, İbn Ömer Hadîs
Osmanlı-Cumhuriyet tartışıması nedir?
Cumhuriyetin ilk kurulduğu zaman 1935’e kadar, 1940’a kadar Cumhuriyetin yetiştirdiği bir ilim adamı mı var? Bir öğretmen mi var? Bu ülkeyi yöneten insanlar hepsi Osmanlı’dan kalma, Osmanlı’nın yetiştirdiği kimseler. Mustafa Kemal Osmanlı’nın paşası, İnönü Osmanlı’nın paşası, Kâzım Karabekir Osmanlı paşası. Cumhuriyetin birinci meclisi Osmanlı’dan kalma, ikinci meclisi Osmanlı’dan kalma insanlar. İslâm hukukunu ortadan kaldıran kimseler Osmanlı’dan kalma, Osmanlı’nın eğittiği kimseler. Bizde şöyle bir şey var: Osmanlı muhteşem, Cumhuriyetçiler perperişan. Canım kardeşim, bu Cumhuriyeti ilk kuranların hepsi de Osmanlı yetiştirmesi.
Kaynak: 586. Dergâh Sohbeti — Varlık ve Enerji, Allah İçin Sevmek ve Dergâh Hiyerarşisi
Dergâhta ders verme yetkisi ve hizmet nedir?
Bizden ders almış olan bütün arkadaşlar ders verebilirler başka bir arkadaşa. Bunda bir sıkıntı yok. Ders yaptırabilirler evlerinde. Çalışsınlar yeter ki. Birisi ‘Ben evimde ders yaptıracağım’ dese, Allah mübarek etsin. Topla milleti, aç evini, ders yaptır. Ama şu değil: dergâhtaki mevcut derslere alternatif ders koymak olmaz. Perşembe günü burada ders varsa başka bir gün yap. Zâkirliğe özenme. Yemeğinizi yiyin, çayınızı için, oturun bir de zikrullah yapın. Kim en eskiyse o dersi yaptırsın.
Kaynak: 586. Dergâh Sohbeti — Varlık ve Enerji, Allah İçin Sevmek ve Dergâh Hiyerarşisi
Zamanın sıkıntılarına göğüs germek nedir?
Bu problemler, sıkıntılar Osmanlı’da da farklı bir cenahta devam etti. Osmanlı’nın fetihâtı vardı. Sınırların içerisinde bir sıkıntı yoktu belki ama sınırlarının dışına gidenler o sıkıntıları çektiler. Osmanlı’dan sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu, yine o sıkıntılar devam etti. Meselenin aslı özü zamanın sıkıntılarına göğüs germektir. Zamanın dertlerine göğüs germektir. Zamanın kendi dairesinde Müslümanların üzerinde oynanan oyunlara göğüs germektir. Bu geçmiş dönemde sahabenin ‘ehad’ demesidir; kimisinin eşinden, aşından, malından, mülkünden olmasıdır. Bunlar hiç eksilmez ve eksilmeyecek de.
Kaynak: 589. Dergâh Sohbeti — Her Dönemin Sıkıntısı, Siyaset Eleştirisi ve Meleklerin Zi
Müslümanlar kendi sistemlerini kurmadıkları müddetçe ne olur?
Kur’ân ve Sünnete dayalı, bu sıkıntılar hiç bitmeyecektir. Kurulsa farklı sıkıntılar oluşur, yine oluşur. Sıkıntısız, dertsiz, gamsız bir dünya yok. Bir Müslüman iman edip imanını yaşamaya koyulursa dakika bir gol bir sıkıntı onu bulur. Eğer hiçbir sıkıntısı, derdi yoksa o kimse kendince imanını bir daha gözden geçirsin.
Kaynak: 589. Dergâh Sohbeti — Her Dönemin Sıkıntısı, Siyaset Eleştirisi ve Meleklerin Zi
Müslümanlar sahipsiz ve dağınık mı?
Ne yazık ki Müslümanlar sahipsiz. Sahipsiz olduğu kadar da dağınık. Dağınık oldukları kadar da birbirlerine düşmüş vaziyetteler. Ümmet-i Muhammed’in durumu iç açıcı değil. Bu dağınıklık yaklaşık iki yüz-iki yüz elli yıldan beri devam ediyor. Müslümanlar zaman zaman herhangi bir cemaatin, tarikatın, siyasi liderin peşine takılıp bu dağınıklığın biteceğini düşünüyorlar. Ne yazık ki bir müddet sonra oradaki işlerin değiştiğini, farklılaştığını görüyorlar. Ümitsizliğe düşüp dağılıyorlar. Bunu şeyh efendiler, hoca efendiler, siyasetçiler, suçu yine Müslümanların üzerine atıyorlar. Onların hiç hataları, kusurları yok.
Kaynak: 589. Dergâh Sohbeti — Her Dönemin Sıkıntısı, Siyaset Eleştirisi ve Meleklerin Zi
Ekonomik gerçekler ve ihale yolsuzlukları nedir?
Dolar üç bin beş yüzden altı bin beş yüze çıktı. Beş bin üç yüze inince seviniyoruz. Dolar şimdi iki buçuk lira diyor. Doların iki buçuk liraya düşeceğine inanan varsa aklı gitmiştir. Üç buçuk lirada seyrediyordu, beş buçuk liraya çıktı. Yüzde elli yedi gerileme. Hepimizden yüzde elli yedi aldı gitti. Bunu sorgulayabiliyor muyuz? Hayır. İhale Sistemi ve Sayıştay Raporları Orman işletmesinde çalışırken yol ihalesinde yapılanları biliyorum. Yol ihalesi yapılıyor: iki yüz metre. Üç kişi ihaleye giriyor; birisi iki yüz yirmi lira, birisi iki yüz kırk lira, birisi iki yüz altmış lira veriyor. Ortalamasını seçiyorlar: iki yüz kırk lirayı. İki yüz metrede adam yirmi lira zarar edecek. Ama işi aldıktan sonra iş iki bin iki yüz metreye çıkıyor. On katına çıkınca devlet dört yüz lira zarar ediyor. İhale kanununa göre usulsüzlük var mı? Yok. İhale şartnamelerine göre usulsüzlük var mı? Yok. Ama para nerede? Açın okuyun Sayıştay raporlarını. Ben vatanımı milletimi seven insanım. Kim bu vatana, bu millete, bu devlete, bu topraklara zarar veriyorsa siyasi, ekonomik, idari hiç önemli değil, ben ona hakkımı helal etmiyorum. Asla da etmeyeceğim.
Kaynak: 589. Dergâh Sohbeti — Her Dönemin Sıkıntısı, Siyaset Eleştirisi ve Meleklerin Zi
İş yerinin yılbaşı dolayısıyla verdiği çikolata paketi gibi ikramları almakta Dârülharp hükmünce bir sıkıntı yok mudur?
İş yerinin yılbaşı dolayısıyla verdiği çikolata paketi gibi ikramları almakta Dârülharp hükmünce bir sıkıntı yoktur. Almanya’da bir iş yerinde çalışırken Noel tatilini reddetmenin lüksüne sahip değilsinizdir; oranın hukukuna göre tatil vardır.
Kaynak: 592. Dergâh Sohbeti — Din Özgürlüğü, Adalet ve Tokalaşma Meselesi
Hristiyan vatandaşlar için Noel bir bayramdır; nasıl Müslüman vatandaşlar için Kurban ve Ramazan bayramlarına tatil yapılıyorsa mıdır?
Hristiyan vatandaşlar için Noel bir bayramdır; nasıl Müslüman vatandaşlar için Kurban ve Ramazan bayramlarına tatil yapılıyorsa, Hristiyan vatandaşlar için de tatil yapılmaktadır. Bu insanların doğal dini haklarıdır, insani haklarıdır.
Kaynak: 592. Dergâh Sohbeti — Din Özgürlüğü, Adalet ve Tokalaşma Meselesi
Ziraat Bankası’nın faizsiz kâr-zarar katılım bankacılığına para yatırmak caiz midir?
Banka faiz yuvasıdır. "Faizsiz" diyerek oltaya din takıyorlar, Müslüman avlıyorlar. Siz bir borcunuzu ödemeyin de bakın o banka size nasıl davranıyor; ensenize boza mı pişiriyor yoksa sizi tavasota mı yapıyor?
Kaynak: 592. Dergâh Sohbeti — Din Özgürlüğü, Adalet ve Tokalaşma Meselesi
Oltasına din koyarak bu işleri yapanların cesareti varsa isimlerini açıklasınlar mı?
Oltasına din koyup insanları siyaseten, bürokraten aldatan, Müslümanların gözyaşını, emeğini, parasını, malını, mesaisini harcayan kimseler var. Oltasına din koyarak bu işleri yapanların cesareti varsa isimlerini açıklasınlar.
Kaynak: 592. Dergâh Sohbeti — Din Özgürlüğü, Adalet ve Tokalaşma Meselesi
Bizde de kadın-erkek tokalaşma kültürü yoktur; bizde el öpme kültürü var mıdır?
Tokalaşma yoktu. Sonradan avamın içerisinde kadın-erkek tokalaşmaya başlandı. Bizde de kadın-erkek tokalaşma kültürü yoktur; bizde el öpme kültürü vardır.
Kaynak: 592. Dergâh Sohbeti — Din Özgürlüğü, Adalet ve Tokalaşma Meselesi
El Öpme Geleneği ve Hanefî Hük mü?
Bizde el öpme kültürü vardır. Kimlerin eli öpülür? İmamlar bunu sıralamışlardır: anne-baba, amca, dayı, teyze, dede, nine ve büyükler. Gelin kayınpederinin ve kaynanasının elini öper, damat kayınvalidesinin elini öper. Ama sarmaşmak yoktur; kayınpeder gelinle, damat kayınvalideyle sarmaşmaz.
Kaynak: 592. Dergâh Sohbeti — Din Özgürlüğü, Adalet ve Tokalaşma Meselesi
Bu kurgulanan sistem en ince adalet anlayışının üzerine kurulmalı mıdır?
Din bir sistemdir; zahiri olarak o sistemin üzerine kurgular. Bu kurgulanan sistem en ince adalet anlayışının üzerine kurulmalıdır. Yoksa dini kabuk olarak tutup içini imanla, adaletle, ihlasla, samimiyetle, doğrulukla dolduramzsak hem bireysel, hem toplumsal, hem de devletsel manada çökmeye mahkumdur.
Kaynak: 592. Dergâh Sohbeti — Din Özgürlüğü, Adalet ve Tokalaşma Meselesi
Eşimizin, çocuğumuzun veya sevdiğimiz kişilerin doğum gününü kutlamak günah mıdır?
Günah diyemeyiz buna. Bizim adetimiz, geleneğimiz, görenimiz değil ama Kur’an’da "Sen geçmiş peygamberlerin kıssalarını an, onları an" buyurulmuştur. Sevdiğimiz kimselerin, çocuklarımızın günlerini böyle anabiliriz.
Kaynak: 592. Dergâh Sohbeti — Din Özgürlüğü, Adalet ve Tokalaşma Meselesi
Bunlar Hristiyan adetleri midir?
Bunlar Hristiyan adetleridir. Ben şahsen hiç doğum günü kutlamadım; kendimin de başkasının da. Hiç alışkanlığım değildir.
Kaynak: 592. Dergâh Sohbeti — Din Özgürlüğü, Adalet ve Tokalaşma Meselesi
Yalanın mübah olduğu üç durum nedir?
Hadîs-i Şerîf: Yalanın Mübah Olduğu Üç Durum Halkın söyleyip durduğu yalanlardan sadece üçüne izin verilmiştir: Savaşta düşmanı aldatmak — Dârülharp’te harbi de kapsar. İki kişinin arasını bulmak — İki arkadaş veya iki kardeşin arasını bulmak için. Karı-koca arasını bulmak — Aile düzenini korumak düşüncesiyle kocanın karısına, karının da kocasına söylediği sözler. Bunun dışında yalana müsaade edilmemiştir. Karı-koca arasını bulmakta büyük sevap vardır: birinin olumsuz sözünü ötekine yetiştirmeyeceksin; olumlu taraflarını cımbızlayıp aktaracaksın.
Kaynak: 593. Dergâh Sohbeti — Velilerin Günahsızlığı, Münafıklık ve Okumak ile Yaşamak
Bağırsak Temizliği ve Tedavi Yöntemleri Nedir?
Bağırsak temizliği için sabahları aç karnına birkaç diş sarımsak yenebilir veya kekik suyu içilebilir. Bunlar bağırsakları temizler, kurtçukları giderir. Ayrıca sıcak bal şerbeti de aç karnına içildiğinde bağırsak temizliğine faydalıdır.
Kaynak: 594. Dergâh Sohbeti — Tasavvuf Nedir, Adil Hükümdar ve Tebberrük Sünneti
Kaybedilen Sünnetler ve Ecdadın Hatıraları Nedir?
Biz bu özelliklerimizi, bu hassasiyetlerimizi kaybettik. Toplum bu geleneği, bu göreneği, bu ahlakı, bu inceliği kaybetti. Bunu kaybederken de bizi din adına eleştirdiler: "Siz böyle tapınıyorsunuz. O suda bereket mi olur, o sudan şifa mı olur? Siz dini bozuyorsunuz, ifsat ediyorsunuz." Bunlar böyle eleştirile eleştirile, eleştirinin altında ezilenler bu güzel gelenekleri terk ettiler. Oysa bunlar sünnetle sabit olan şeylerdi.
Kaynak: 594. Dergâh Sohbeti — Tasavvuf Nedir, Adil Hükümdar ve Tebberrük Sünneti
Bundan sonra sosyal medya üzerinde bir başkasının sayfasında benim hakkımdaki eleştirilere midir?
Bundan sonra sosyal medya üzerinde bir başkasının sayfasında benim hakkımdaki eleştirilere, benim hakkımdaki iftiralara hiçbir arkadaş, hiçbir kardeş cevap yazmayacak, cevap vermeyecektir. Bir başkası adına kurulmuş Twitter hesabı, Facebook hesabı veya ne hesabıysa, o kimseye beni savunma adına yapılan iftira, dedikodu, gıybet neyse onunla alakalı bir cevap yazmayacak, savunmayacaktır.
Kaynak: 594. Dergâh Sohbeti — Tasavvuf Nedir, Adil Hükümdar ve Tebberrük Sünneti
Türkiye’nin Orta Doğu Politikası hakkında ne söylendi?
Türkiye’nin Orta Doğu’da Suriye, Irak yapılanmasını gayet olumlu görüyorum. Arkadaşlar, kim nereye muhalif olursa olsun, ben vatanın milletini, Kur’ân’ın sünnetini seven, ona bağlı bir vatandaşım. O yüzden AK Parti de olsa başka bir parti de olsa doğru hareketlerine alkışlarım, desteklerim. Yanlış yaptıklarında da eleştiririm.
Kaynak: 599. Dergâh Sohbeti — Vazifeli Hiyerarşisi, Nüşûz Âyeti, Sosyal Medya Fitnesi, H
15 Temmuz Sonrası Değişim hakkında ne söylendi?
Bu son 15 Temmuz’dan sonraki NATO’cuların komple tasfiye edilmesinin ardından Suriye sınırında, Irak’ta, Güneydoğu’da ve doğuda iç terörle etkin bir mücadele edilmesi ve bunda başarıya ulaşılması, bugüne kadar olan başarısızlığın sebebini ortaya çıkardı. Bu NATO’cu darbeci bozuntuları, Türkiye’nin doğu ve güneydoğu politikasını ve Orta Doğu politikasını perişan etmişler. Bunu zaman içerisinde gördük.
Kaynak: 599. Dergâh Sohbeti — Vazifeli Hiyerarşisi, Nüşûz Âyeti, Sosyal Medya Fitnesi, H
Türkiye’nin sınır güvenliği neden önemlidir?
Devlet niçin var? Bu millet niçin ordu besliyor, savunma giderlerine katlanıyor? Bunun için.
Kaynak: 599. Dergâh Sohbeti — Vazifeli Hiyerarşisi, Nüşûz Âyeti, Sosyal Medya Fitnesi, H
Suriyeli meselesi ve istihdam nedir?
Oradaki Suriyelilerle alakalı güvenli bölgeler kurulur, güvenli yerler kurulur. İçimizdeki Suriyeli kardeşler de oraya istihdâm edilir, oturtulur. Böylece Türkiye’nin içerisindeki işsizlik problemi de bir şekilde hallolmuş olur.
Kaynak: 599. Dergâh Sohbeti — Vazifeli Hiyerarşisi, Nüşûz Âyeti, Sosyal Medya Fitnesi, H
Saadet Partisi’nin içinden kaç tane parti çıktı?
İslâm Birliği diyen bir siyâsî topluluk varken başka partiye oy verilebilir mi?" Kendi içlerindeki birliği muhafaza edemeyen, kendi kendisi paramparça olan bir topluluk mu İslâm dünyasını bir arada toplayacak? Has Parti, AK Parti… Müslüman siyâsetçiler makamı, mevkiyi gördüğünde bozuluyor. Bugüne kadar gördüklerimizin hepsi bozuldu. Derdi İslâm olanın arkasından yüz elli kilo altın kalır mı? Bir tane parti başkanı, belediye başkanı, milletvekili gösterin ki görevden sonra fukaralaşmış olsun. Siyâsetçiler seçimden seçime İslâm’ı hatırlıyorlar. Derdiniz İslâm’sa durmayın, ev ev dolaşın, mahalle mahalle dolaşın. Müslümanları aldatmayın. Biz siyâsete karşı değiliz ama bu söylemlere üzülüyorum.
Kaynak: 601. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Nedir, Firavun’un Boğulması, Cebrâîl’in Sekir Hâl
İnternet bankacılığı üzerinden altın alım satımı câiz midir?
Ben işin reel kısmına bakarım. Altın mı alacaksın? Git kuyumcudan al. Döviz mi alacaksın? Git dövizci den dövüzünü al. Benim bildiğim budur. İnternetten satılıyormuş; beni ilgilendirmez. Herhangi birine de tavsiye etmem.
Kaynak: 612. Dergâh Sohbeti – Kadının Boşanma Hakkı, İtikâf Hükümleri ve İslâm Ekonomi H
Borsa ve sanal ticaret İslâm ekonomi hukukuna göre ne ifade eder?
Borsa, sanal ticaret… Bunlar vahşi kapitalist sistemin insanların paralarını üttüğü şeylerdir. Çiftlik Bank’ı hatırlayın: hayal satıyordu adam, saadet zinciri kuruyorlardı, sonra hepsi birden gitti. Bizim gibi ülkelerde bunların kanunları prosedürleri yok; soyulmaya, ütülmeye hazırız.
Kaynak: 612. Dergâh Sohbeti – Kadının Boşanma Hakkı, İtikâf Hükümleri ve İslâm Ekonomi H
İslâm’da para ve reel ekonomi nasıl işler?
İslâm ticaret hukukunda kağıt para kullanılmaz; gümüş basarsın, altın basarsın. Karşılıklı mal vardır, mal takası gibi. Adam çalışır, günlük ücretini alır; aylık maaş yoktur İslâm hukukunda. Adam günlük yevmisini alır, her gün harcar; böylece ekonomi devamlı canlıdır.
Kaynak: 612. Dergâh Sohbeti – Kadının Boşanma Hakkı, İtikâf Hükümleri ve İslâm Ekonomi H
İslâm’da biriktirme nedir?
İslâm’da biriktirme de yoktur; para bir merkezde beklemez. Şimdi parayı görmüyorsun bile: bir plastik kartın var, rakamlar dolaşıyor ortalıkta, para dolaşmıyor. Kapitalist sistem alıyor madeni, petrolü, sana kâğıt veriyor; sonra o kâğıtları da alıp tahvil veriyor. Sana beyaz kâğıt kalıyor.
Kaynak: 612. Dergâh Sohbeti – Kadının Boşanma Hakkı, İtikâf Hükümleri ve İslâm Ekonomi H
Kredi kartı ve borçlanma tuzağı nedir?
Size diyorlar ki "Parayı elinize almayın" ve bir plastik kart veriyorlar. Sanki para senin değilmiş gibi harcıyorsun; sonra her ay açık. Sonra telefon açıyorlar: "Ben köprünün oradayım, kendimi atacağım, kredi kartı mağduruyum." Bütün Müslümanlar bununla sorunlu.
Kaynak: 612. Dergâh Sohbeti – Kadının Boşanma Hakkı, İtikâf Hükümleri ve İslâm Ekonomi H
616. Dergah Sohbeti – Bosna Seyahati İzlenimleri, Tarihimize Sahip Çıkmak ve Kur’ân-Sünnet Mücahitliği konusunu ele alan sohbetin içeriği nedir?
Kur’ân: Bosna ve Balkan Seyahati İzlenimleri
Filibe Mevlevîhânesi
Bulgaristan Filibe’den başlayıp Bosna’da biten kısa bir seyahat gerçekleştirildi. Filibe Mevlevîhânesi güzel restore edilmiş durumda; ancak semahânenin bulunduğu yer meyhanenin salonu olmuş. Bu acı bir gerçek. Buna rağmen, Mevlevîhâne en azından ayakta tutulmuş.
Edirne’de Balkanlarda kurulan ilk Mevlevîhâne olan Muradiye Mevlevîhânesi ise yerle yeksan olmuş durumda. Türkiye Cumhuriyeti Devleti General Gümüşpala’nın emriyle bu Mevlevîhâne’yi tamamen yıkmış; içinde yaklaşık beş yüz yıllık tarihî yazıtlar, levhalar ve kitaplar Edirne Bit Pazarı’nda satılmıştır. Komünist sistem mi daha ağır, bizdeki durum mu daha ağır — insan kendi kendine tereddüt eder.
Novi Pazar ve Sancak Bölgesi
Novi Pazar’a gittiğinizde bir Osmanlı şehri görürsünüz. Yapısı, mimarisi, dokusu itibariyle Osmanlı mirası yaşamaya devam etmektedir. Oradaki Şeyh Efendilerle, Milli Meclis Başkan Yardımcısı ve üyeleriyle görüşmeler yapıldı.
Foça Alaca Camisi
Sırplar bir gece yetmiş iki tane mayın koymuşlar caminin tabanına ve patlatmışlardır. Camiden geriye hiçbir şey bırakmamışlar, molozlarını bile dışarı götürmüşlerdir. O camiyi Remzi Pitiç can hıraşla yeniden ayaklandırmıştır. Remzi Pitiç tek başına ordu gibi bir gazi; Sırplarla burun burun, göğüs göğüse mücadele etmiş bir savaş gazisidir.
Muhakkak Bosna’ya gitmeye gayret edin. Oradaki Müslümanlara destek olmak için, faydalı olmak için, onların yanında olduğunuzu göstermek için gidin. Bütün cemaatler, tarikatler ve dinî topluluklar o bölgeye gerekli ehemmiyeti göstermelidir.
Tarihimize ve Kültürümüze Sahip Çıkmak
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak kendi tarihimize ve kültürümüze asla sahip çıkmamışız. Bulgaristan’da komünist sistem altında bile Mevlevîhâne’nin etrafındaki Osmanlı’dan kalan evler ve yapılar hâlâ duruyor. Bizde ise yıkılmış, tarumar edilmiş, satılmış, samanlık ve hayvan damı yapılmış. Tarihle bağımız kesilmiş ve bu ne yazık ki başarılmıştır.
Evlilikte Erkeğin Rolü ve Sorumlulukları
Evde neşe, muhabbet, yürüyüş ve evlilik dizaynı birinci derecede erkeğe bağlıdır. Erkek bu konuda kapsayıcı, kavrayıcı, neşeli, muhabbetli ve insanların sevgisiyle sevk eden bir konumda olmalıdır. Ancak bu tek başına olmaz; kadınların da bu konuda erkeklere yardımcı olması gerekir. Karşılıklı konuşarak ve anlayarak evlilik yürütülür.
Abdest Sonrası Okunacak Dua ve Cennetin Sekiz Kapısı
Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur: "Sizden biri güzelce abdest alır da ‘Eşhedü en lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerîke leh ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve resûluhû’ derse, o kimse için cennetin sekiz kapısı açılır, istediği kapıdan girer." (Müslim, Tahâret, 17; Tirmizî, Tahâret, 41)
Hadis kitaplarında geçen duaları ve zikirleri yapmakta hiçbir mahzur ve sakınca yoktur. Dersli olan kardeşler de bu hadislere tabi olarak abdest sonrası bu duayı okuyabilirler.
Cenab-ı Hakk’ın Yaratması ve İhtiyaçsızlığı
Cenab-ı Hak hiçbir şeye ihtiyaç duymaz. Bir şeyi yaratmayı murad ettiğinde, onu neyden yaratacaksa ondan yaratır. Âdem aleyhisselam bir şeyden bir şey olarak yaratılan bir varlıktır. "Cenab-ı Hak neden toprağa ihtiyaç duydu?" sorusu yanlıştır; toprağın da sahibi O’dur, Âdem’in de sahibi O’dur. Bütün elementlerin sahibi ve yaratıcısı O’dur. Bu konuda tecrid-i iman ve tecrid-i nikâh gereklidir. (İmam Mâturîdî, Kitâbu’t-Tevhîd)
Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu’daki Mücadelesi
İslam dünyasında Vahhabîlerle Şia’nın birbirine savaştırılması projesi uygulanmaktadır. Sünnî kesimin temsilciliğine soyunan Türkiye ise kendi topraklarında kurulmuş terör örgütleriyle mücadele etmektedir. Doğu ve Güneydoğu’daki senaryo Türkiye’nin yenilmesi, parçalanması ve zayıflaması üzerine kuruluydu.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hükümetiyle, askeriyesiyle, dış işleriyle ve milletiyle beraber bu oyunu bozmuştur. Hendek operasyonlarıyla başlayan süreç, Suriye ve Irak’a kadar genişlemiştir. On beş Temmuz ile birlikte iç temizlik yapılmış ve dış güçlerle iş birliği yapan yapılanma bertaraf edilmiştir.
Kur’ân ve Sünnet Mücahitliği
Kur’ân için, Sünnet için, vatan için, millet için varız. Bin tane parti gelir bin tane de bozulur; biz ayakta duracağız. Biz Kur’ân ve Sünnet mücahidiyiz; sufi olarak, zâhiri olarak Hz. Âdem’e kadar dayanırız. Mânevî olarak ise sufîler henüz Âdem çamur ve sudan önce sufîydiler.
Bu topluluk Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’ın ayak izlerini takip eden bir topluluktur. Rüyasında gördüğünü yaşayan, halinde gördüğünü yaşayan bir topluluktur. Kimseye ihtiyacı yoktur Allah’tan başka. Kur’ân’a, Sünnete, vatana, millete, bayrağa, sancağa laf söyletmeyiz.
Allah’a Tam Teslimiyet ve Velâyet
Cenab-ı Hak buyurmuştur: "Eğer Allah’tan korkarsanız, Allah size öğretir." (Bakara Suresi, 2/282) Allah’a tam teslimiyet ile hiç kimsenin görmediğini görür, duymadığını duyar, bilmediğini bilirsiniz. Bin bir cilt eser okuyup da konuşamayan kimsenin konuşamadığı sözleri bir kelimeyle söylersiniz; çünkü Allah öğretir, Allah gösterir.
Hadîs-i kudsîde buyurulmuştur: "Kulum bana nafilelerle yaklaşmaya devam eder, nihayet onu severim. Onu sevdiğimde onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum." (Buhârî, Rikâk, 38) Bunlar Allah’ın velileri ve velilerin etrafındaki müritlerdir. Allah’tan hakkıyla korkan, dosdoğru kul olan, istikamet sahibi müminlerdir.
Kaynak: 616. Dergah Sohbeti – Bosna Seyahati İzlenimleri, Tarihimize Sahip Çıkmak ve Kur
Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi ve kültürel mirasına dair ne tür bir durum söz konusu?
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak kendi tarihimize ve kültürümüze asla sahip çıkmamışız. Bulgaristan’da komünist sistem altında bile Mevlevîhâne’nin etrafındaki Osmanlı’dan kalan evler ve yapılar hâlâ duruyor. Bizde ise yıkılmış, tarumar edilmiş, satılmış, samanlık ve hayvan damı yapılmış. Tarihle bağımız kesilmiş ve bu ne yazık ki başarılmıştır.
Kaynak: 616. Dergah Sohbeti – Bosna Seyahati İzlenimleri, Tarihimize Sahip Çıkmak ve Kur
İhvân-ı Müslimîn Hareketi ve Türkiye’deki Siyasi Süreç nedir?
İhvân-ı Müslimîn’in Yapılanması
Mısır’da kurulan İhvân-ı Müslimîn (Müslüman Kardeşler) hareketi, Suriye’de, Irak’ta, Ürdün’de, Fas’ta, Tunus’ta ve Cezayir’de yapılanmıştır. Bu yapılanma kendi coğrafyalarındaki ehl-i tasavvufla çatışmalıdır; hepsi ehl-i sûfîyi reddederler ve ağır kelimelerle eleştirirler. İslam dünyasındaki bu hareketin kuruluş sebepleri ve sonuçları iyi analiz edilmelidir.
Kaynak: 618. Dergah Sohbeti – Dervişlikte Edep, Hadis Titizliği ve Namazda İmamlık Adabı
Milli Nizam Partisi ve Mehmet Zahit Kotku Hazretleri nedir?
Milli Nizam Partisi’nin ilk kuruluş fikri Nakşibendî Şeyhi Mehmet Zahit Kotku Hazretleri’ne aittir. Beş altı talebesine böyle bir partinin kurulmasını söylemiştir. Ancak parti başkanı olarak Necmettin Erbakan’ı düşünmemiştir. Necmettin Erbakan partiyi kurup kendisini başkan ilan edince, Mehmet Zahit Kotku Hazretleri istifa etmesini söylemiş, ancak o istifa etmemiştir. Bunun üzerine yollar ayrılmıştır.
Kaynak: 618. Dergah Sohbeti – Dervişlikte Edep, Hadis Titizliği ve Namazda İmamlık Adabı
Ümmetin Hâli ve Dinozorlar nedir?
Müslümanlar olarak sahip değiliz kendimize. Cumamıza sahip değiliz, bayram namazımıza sahip değiliz, kurbanımıza sahip değiliz, Ramazan orucumuza sahip değiliz, beş vakit namazımıza sahip değiliz, kendi ahlâkımıza, kendi âdâb ve erkânımıza sahip değiliz.
İslâm dünyasında din dinozorları, siyaset dinozorları, ekonomi dinozorları, hukuk dinozorları, kültür dinozorları var. Bu dinozorlar boğuyor ortalığı. Asıl mücadele verilmesi gereken bu dinozorlarla savaşmaktır. Bu dinozorlarla savaşmak vallahi de billahi de farz-ı aynıdır, cihâd-ı ekberdir. Siyaset dinozorları insanları sömürdükleri yetmiyormuş gibi devleti sömürüyorlar; yiyorlar, içiyorlar, çalıyorlar, çırpıyorlar, harcıyorlar, paralarına para katıyorlar. Ve ümmet sessiz.
Kaynak: 623. Dergah Sohbeti — Kurban İbadeti, Çifte Standart ve Ümmetin Hâli
Türkiye’nin İç Temizliği ve Dış Operasyonlar nedir?
Türkiye kendi bağırsaklarını temizlediği müddetçe ve bağırsaklarını temiz tutarsa dış operasyonlara daha rahat, daha emin bir şekilde gider. Türkiye hem içeride kendi bağırsaklarını temizliyor hem de dışarıda kendisini ahtapot gibi saracak olan emperyalizmle mücâdele ediyor.
Kaynak: 630. Dergah Sohbeti — İslâm Ekonomisi, Dergâhta Para Adâbı ve Tövbe
Suriye Operasyonu nedir?
O yüzden Suriye’deki operasyon tahminim başarıya ulaşır. Orada bir operasyon lâzım mı? Evet. Lâzım. Geciktirildi mi? Evet. Bunun da tabiî bir sürü siyâsî, askerî, uluslararası sebepleri vardır. Sonuçta devleti yönetmiyoruz biz. Biz normal bir sivil vatandaş olarak duâ ederiz.
Kaynak: 630. Dergah Sohbeti — İslâm Ekonomisi, Dergâhta Para Adâbı ve Tövbe
Şeb-i Arûs’ta ne giyilmeli?
Bizim bir kıyafet zorunluluğumuz yok. Ama Çanakkale’de cepheye giderken, semada bütün herkes kendi kültür kıyafetlerini giymesini istiyoruz. Şeb-i Arûs ile alakalı böyle bir zorunluluk yok; serbest. Birisi kendisi kültür kıyafeti giyiyorsa ona da kimse bir şey demez.
Kaynak: 636. Dergah Sohbeti — Vesvese, Silsile-İcâzet ve Kadir Gecesi
Edeb konusunun ele alındığı bu dergah sohbetinde ne eleştirilmiştir?
Zikir halkasında, sohbet, cuma namazında, her yerde cep telefonuyla uğraşılıyor. Mesajlaşma, sosyal medya, yanındakiyle kritik yapma… Bu zamanın dervişliği böyle oldu. Müslümanlar rahatlarına ve sosyal medyaya çok düşkün. Herkes fotoğrafçı, herkes videocu, herkes gazeteci oldu. Bir yerde kadını dövüyorlar; millet kadını kurtarmak yerine "ben çektim" diye sosyal medyaya yükleyecek.
Kaynak: 640. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Âdâb, Telefon Bağımlılığı ve Edeb
Zikrullah halkasında, dergâhta, sohbette telefona bakmak kabul edilebilir mi?
Hele zikrullah halkasında, hele dergâhta, hele sohbette telefona bakmak kabul edilemez.
Kaynak: 640. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Âdâb, Telefon Bağımlılığı ve Edeb
Şeyhin yanında izinsiz telefon açıldığında ne söylendiği?
Şeyh Efendi’nin yanında izinsiz telefon açıldığını hatırlamıyorum. Birisi telefonunu açsa, Şeyh Efendi "Evlâdım, senin işin çok, sen işine bak" derdi; o kimse yavaşça gitmek zorunda kalırdı.
Kaynak: 640. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Âdâb, Telefon Bağımlılığı ve Edeb
Tekke edebi ve misafirperverlik konusunda ne vurgulanmaktadır?
Dergâhta yaşayanlar, dergâhta duranlar dikkat edecekler. İnsanlar sizi örnek alıyorlar. Gelen misafirler sizin oturmanızı, kalkmanızı, yemenizi, içmenizi, tavırlarınızı, edebinizi, âdâbınızı örnek alıyorlar. Bir misafir varsa, bir şeyh efendi varsa, bir üstad varsa çağırmadan paldır küldür girilmez. O kimsenin söyleyeceği özel bir şey olabilir.
Kaynak: 640. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Âdâb, Telefon Bağımlılığı ve Edeb
Hayal kurmak ve hayâlin reele dönüşmesi neden önemlidir?
Hayâlin akli bir tarafı vardır: Kişi kendi donelerini masaya koyar, sermayesini hesaplar, ekipmanlarını değerlendirir ve realist bir hedef belirler. "Ben bir baba olarak şöyle bir baba olabilirim, bir derviş olarak şöyle bir derviş olabilirim, bir çalışan olarak şöyle bir çalışan olabilirim" diye kendini tanımlar. Hayâl reel olmalı ama yüksek olmalıdır.
Kaynak: 643. Dergah Sohbeti — Kur’ân Dinlemenin Farziyeti, Cezbe ve Hayal Kurmak
645. Dergah Sohbeti — Faiz ve Dârül-Harb, Tövbenin Fazileti ve Şatahat konusunu ele aldığınız dergah sohbeti nedir?
Tövbe konusunun ele alındığı bu dergah sohbetinde Allah gecenizi, gündüzünüzü, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah.
Kaynak: 645. Dergah Sohbeti — Faiz ve Dârül-Harb, Tövbenin Fazileti ve Şatahat
Günahkârların en hayırlısı nedir?
Hiçbir kimse yoktur ki peygamber hariç günahın pençesinin altına girmemiş olsun. Günahlarına tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir. Hz. Peygamber sallallâhü aleyhi ve sellem: "Allah’tan en fazla korkanınız benim ama günde yüz kez Allah’a tövbe ederim." Sûfîler mümkün ise sabah akşam, her gün tövbe ederler. Günde yüz kez "Sübhânallâhi ve bi-hamdihî sübhânallâhi’l-azîm ve bi-hamdihî estağfirullâhe’l-azîm" diyen kimsenin deniz köpükleri kadar günahı olsa Allah onu affeder.
Kaynak: 645. Dergah Sohbeti — Faiz ve Dârül-Harb, Tövbenin Fazileti ve Şatahat
Hiçbir velî günahsız mıdır?
Her velinin muhakkak günahı vardır, her şeyhin muhakkak günahı vardır. Bir kimsenin Hz. Peygamber sallallâhü aleyhi ve sellem haricinde günahsız olduğunu düşünmek küfürdür; hem âyet-i kerîmeyi, hem hadîs-i şerîfleri inkâr olur. Etrafınızdaki insanları günahsız, masum olarak görmeyin, aldanmayın.
Kaynak: 645. Dergah Sohbeti — Faiz ve Dârül-Harb, Tövbenin Fazileti ve Şatahat
Bayraktar SİHA teknolojisi nedir?
Şu anda dünya neyi konuşuyor? SİHA’ları sürüler hâlinde dolaştırdılar, sürüler hâlinde bombaladılar diyorlar. Herkes bayrakların önüne gelecek, sıraya girecek: "Bize de sat!" Milyon dolarlık olacak. Şu anda Türkiye’de korunması gereken tek şirket Bayraktar’ın şirketi; içindeki mühendislerin hepsinin korunması lazım. Dünya üzerinde böyle bir teknoloji yok. Yüz akı oldu, Türkiye’nin elini kuvvetlendirdi.
Kaynak: 648. Dergah Sohbeti — Suriye Meselesi, Misâk-ı Millî, Real Ekonomi ve Ölümü Teme
Mülteci meselesi nedir?
Mülteci konusunda politika hür olmalı; insanlar istedikleri yere yerleşebilmeli. Dünya üzerinde insanın seyahat özgürlüğü ve istediği ülkeye gitme özgürlüğü olmalı. Avrupa böyle düşünüyordu: Dünya evrensel, küçücük bir köy. Nerede o sözler? Hepsi boşmuş. Yunanistan sınırında onca Müslüman, hepsi din kardeşimiz, kapılarda sürünüyorlar. O kadar can hırâş Avrupa’ya geçeceğiz diye uğraşacaklarına kendi ülkelerindeki hak ve adalet için savaşsalardı kendi ülkelerindeki problemleri çözerlerdi.
Kaynak: 648. Dergah Sohbeti — Suriye Meselesi, Misâk-ı Millî, Real Ekonomi ve Ölümü Teme
Türkiye’nin Duru mu?
İran felç olmuş vaziyette, Avrupa felç olmuş vaziyette; bu memlekette bir şey yok. Bir genetikle uğraşan doktor açıklamış: Korona virüsü Türklerde durmaz; genlerimiz ile hastalığın geni birbirine zıt. Biz kaynakçılık yaparken elektriği elimizle kontrol eden bir milletiz; normal statüde gitmiyoruz biz. O yüzden koronadan kendinizi fazla sıkmayın.
Kaynak: 649. Dergah Sohbeti — Korona, Sünnet-i Seniyye ile Temizlik, Nankörlük ve Sufili
Cemaatlerin ve Tarikatların sınav veremeyişinin nedeni nedir?
Ehli sûfî, ehli tarikat doğru bir sınav veremedi. Benim nazarımda cemaatler, tarik, siyâsî partiler bu toplumda sınıfı geçemedi. Sınıfta kaldı. Kimimiz paraya bozuldu, kimimiz makama bozuldu, kimimiz hadsiz, hudutsuz işlere girdi. Şeytan bizi aldattı, nefis bizi aldattı, dünya hepimizi aldattı.
Kaynak: 652. Dergah Sohbeti — Yaşayarak Tebliğ, Cemaatlerin Sınavı, Fitne Meselesi ve Mü
İmâm-ı Gazâlî’nin Nizamiye Medresesi’nin baş müderrisi iken devletle bağını kesip, kendi köyüne göçtüktense ne yapmıştır?
İmâm-ı Gazâlî bile Nizamiye Medresesi’nin baş müderrisi iken — bugünün tabiriyle bir üniversitenin dekanı — devletle bağını kesip, kendi köyüne göçtükten sonra İhyâ’yı yazdı. Önceden yazdıklarının hepsini reddetti. Emevî Camii’nin minaresinde 2-3 yıl inziva yaptı. Çıktığında bambaşka bir insandı.
Kaynak: 654. Dergah Sohbeti — Gayret, Geçmişe Takılmamak, Sevgi Ortaklığı ve Diyanet Mes