Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

484. Dergâh Sohbeti — Türkiye’nin Kıskacı, Dârülharp Meselesi, Yoz Derviş Olmaz

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 484. Dergâh Sohbeti — Türkiye’nin Kıskacı, Dârülharp…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Selamun aleyküm. Allâh gecenize hayır etsin inşâAllah. Biz binbir hatip cüz okuyoruz, caminin hatibinin şerifine cüz okuyoruz. Bunların dualarını evde okuduğumuz zaman yapmamız gerekiyor mu? Bir de evde kendi okuduğumuz, hatemi okurken mesela bir cüz okuduk hemen sonunda duasını yapmak gerekiyor mu? İstediğiniz zaman dua edin. Caminin hatb-ı şerifine onu anlayamadık yalnız. Türkiye’nin son dönemde İsrailliğe yakınlaşmasını nasıl bakıyorsunuz? Uzak mıydı ki? Türkiye ile İsrail hiçbir zaman birbirinden uzaklaşmadı. Belli noktada belli şeylerde mesafe oluştu. Sonuçta o mesafede siyasi bir mesafe, ekonomik değil. O siyasi mesafenin oluşması lazımdı, oluştu. Zaten Türkiye’nin de normalde o siyasi mesafeyi Türkiye’ye koydu.

Bunu da koruması muhafaza etmesi gerekiyor. O yüzden yakınlaştı, uzaklaştı, hepsi de bunların farazı şeyler. aynı mesafeyi koruyorlar. Zaten o mesafe korulsun amaçlı Türkiye, İsrail’in hiç kabul edemeyeceği bir şart koştu ortaya. O şart da Gazze’ye Avrupa’nın kaldırılması. bunu nasıl birbirlerine yedirecekler, bunu nasıl yutacaklar, bu belli değil. Gazze’ye Avrupa kalktığında Türkiye siyasi yakınlaşmayı sağlayacak. Onlar da Gazze’ye Avrupa’yı kaldırmazlar. Gazze’ye Avrupa’yı kaldırırlarsa o zaman Türkiye’nin Orta Doğu’daki abiliğinin tasdiklenmesi demektir. Onun da normalde İsrail’in abiliğinin kalmadığını gösterir. Bu büyük bir handikap, siyasi bir handikap çıkarır Orta Doğu’da. O yüzden bütün bu çok kıskançlı Türkiye’nin, böyle çok kıskançlarından birisi de Türkiye-İsrail ilişkileri zaten.

Kıskacın bir tarafında da bu var. O yüzden normalde Türkiye’nin içerisindeki çok uluslu terör örgütü olan PKK’yla Türkiye’nin mücadelesi, savaşı içeride çok böyle derinlemesine gitmesinin sebebi de bu. Bugüne kadar olmadık kadar derinlemesine, olmadık kadar kanlı, olmadık kadar ciddi bir savaş var. Bunun sebebi Türkiye’nin bu çok uluslu kıskançla Türkiye’nin boğulmak istenmesi, hem de içeride boğulmak istiyorlar. Çünkü dışarıda normalde Türkiye’yi boğabilecek böyle kolay kolay bir şey değil bu üçüncü dünya savaşı olur zaten. Türkiye’nin bir uluslararası güçle savaşa girmesi demek o uluslararası büyük üçüncü dünya savaşı demektir. Artık ne olur bilinmez onun arkası. Türkiye birinci dünya savaşında kaybedenler safında, ikinci dünya savaşına katılmadığı, ikinci dünya savaşında da katılmamakla yine kaybedenler safında, kazananlar safında değil.

Ama Türkiye ile herhangi büyük bir güç mesela Rusya ile savaştırma, Rusya ile bu noktada birbirini tutuşturma deniyorlar. Olmadı, tutmadı, Türkiye o oyuna düşmedi, Rusya da o oyuna düşmedi. Aslında Rusya’nın savaşa ihtiyacı var. Rusya’nın savaşa ihtiyacı var ama galip gelecek bir savaşa ihtiyacı var. Rusya’nın Türkiye ile olan savaşında Rusya’nın galibiyeti mutlak değil. Rusya’yı da savaşa katmak istiyorlar. Rusya’nın bir daha bölünmesi lazım. Rusya bir bölündü, ardından toparlandı. Ama Rusya’nın bir daha bölünmesi lazım, iyi bir ders verilmesi lazım Rusya’ya. Ukrayna orada duruyor, Ukrayna, Kırım meselesi duruyor. O yüzden normalde Orta Doğu’daki denklem veya Orta Doğu’daki denklemler tek taraflığı bakılırsa, tek taraflığı analiz etmeye kalkınca işin içinden çıkmak mümkün değil.


2. Bölüm

Orta Doğu denklemleri çok oynaklı, çok bakışlı, çok görüşlü, çok veçeli olan bir denklem. bir mesele de Amerika’yla beraber hareket ederken, öbür mesele de Amerika’yla karşı karşıyasınız. Bir mesele de İran’la beraber hareket ederken, başka bir mesele de İran’la karşı karşıyasınız. Bir mesele de Rusya’yla beraber hareket ederken, başka bir mesele de karşı karşıyasınız. Türkiye böyle çok girift bir denklemin içerisinde. Allâh yardım etsin hepsine. Âmîn. Kolay değil. bu kıskançtan Türkiye inşâAllah sağ salim çıkacak. Sağ salim çıktığında da zaten bu böyle, Türkiye’nin önüne geçecek, zaten bu böyle Türkiye’nin önüne geçecek bir nokta olmayacak. Bunun arkasından bizleri ve Müslümanları korkuttukları bir şey var.

Batılıların Armageddon Savaşı dediği, bizim de Mehdi Savaşları dediğimiz, o savaşla korkutuyorlar ortalığı. Bu savaşla korkutaraktan insanlar, normalde kendi özgün haklarından vazgeçmelerini istiyorlar. Bir şekilde bu savaşı da Orta Doğu’da devam ettiriyorlar şu anda. Bunu normalde Türkiye’nin, belli bölgesinde değil bütün bölgelere yaymak istiyorlar. Demirtaş’ın da söylediği iç savaş çıkarız dediği, bir türlü aslında çıkarmayı istediği, talep ettiği, çıkmasını istediği, asıl vazifesi o çünkü onun. Onun vazifesi de o. Önce Amerika’ya gitti, Amerika’daki neokanlarla konuştu, anlaştı, ardından Rusya’ya gitti, Rusya’nın neokanlarıyla konuştu, anlaştı, geldi, mesele bitti. plan proje hazır, plan projeye göre, normalde Türkiye’de bir Türk-Kürt savaşı çıkarmak.

Bunun ateşini Güneydoğu’da yaktılar, ama gel gelin, Türkiye’deki Sünni Kürtler, altını çizerekten söylüyorum. Sünni Kürtler. Bunlar öteden beri Osmanlı’dan ve ondan önce Selçuklulardan, ondan önce de Abbasiler’den itibaren, İslam stantlı, İslam stantlı olunca İslam’ın Sünni stantlı, İslam’ın Sünni stantlı olan o Sünni Kürtler hiçbir zaman Türklerle, Sünni Türklerle savaşmamışlardır. Hiçbir zaman. Kürtlerin Şia olanları yoktur. Altını çizerek söyleyeyim. Şia, Kürt yoktur hiç. Kürtlerin hepsi de Sünnidir. Sünni olmayan Kürtler ne? Ne unsur olarak ne, değil mi? Şimdi arkasından sizi sormanız gereken soruyu ben sorayım. O zaman bu savaşan PKK kimler, öyle değil mi? Onlar kendilerince Sünni olmayan Kürtler.

Onların içerisinde Zerduşlar var. Onların içerisinde Kızılbaşlar var. Onların içerisinde Ermeniler var. Güneydoğu halkı kendi sülalelerini tanırlar, bilirler. Güneydoğu’da eskiler o sülalenin gerçekte Ermeni sülalesi olduğunu bilir. Gerçekte süryani olduklarını bilir. Gerçekte Zerduş olduklarını bilir. Onlar sonra kendilerini alevi şimşesinin altında topladılar. Meseleyi fazla dağıtmayayım. Küçük yaşlarda limata eden kişi mesuliyetini bilmeden tövbe ettikten sonra yapması gereken bir şey var mı? Çok tövbe edecek, bir daha geri dönmeyecek. Allâh muhafaza eylesin. Bu büyük bir hastalık bu büyük bir hastalık olduğundan dolayı bunla karşı çocuklarınızı muhafaza edin. Erkek çocuklarını erkek gibi yetiştirin, muhafaza edin.


3. Bölüm

Kız çocuklarınızı da kız çocuğu gibi yetiştirin, muhafaza edin. Limata meselesi sadece erkek erkeği değil, kadın kadına da arttı. Kadın kadına da arttı. Allâh muhafaza eylesin. Bu müthiş bir soru, darül harp midir? Türkiye Cumhuriyeti darül harp midir diye. Bu muhteşem bir soru. Türkiye Cumhuriyeti darül harptir diyen bir kimse savcılığın önünde şeyi alır. Ne o? Soluğu alır. Avukatlar baktınız mı bu meseleye normalde? Anayasaya kırılık oluyor değil mi? Anayasaya kırılık oluyor hocam. Efendim? Müşterim oluyor. Oluyor değil mi? Evet. Baktınız mı? Anayasa ikinci madde. Ne diyor anayasa ikinci madde? Türkiye Cumhuriyeti devleti geçişten sonrasında ve ilk demokratik, sosyal bir devlet edildi. Bu anayasa maddesinin aykırı hareket eden kimse de anayasa suçu işlemiş oluyor.

Anayasa düzeni yıkmaya teşebbüs. Anayasa düzeni yıkmaya teşebbüs. Evet. Bu soruyu soran arkadaş herhalde benim içeri girmemi istediğinden sormamıştır. Değil mi? bu bir bilgi olarak söylüyor, diyor ki böyle böyle bunun cevabını Süleyman Demirel bir televizyon programında söylediydi. Geçmiş gün öyle hatırlıyorum ben dedi ki Türkiye darül harktır dedi. Darül İslam değildir dedi. İslam hukuku bitmiştir dedi. İslam hukuku kaldırılmıştır dedi. Süleyman Demirel dediydi bunu. Biliyorum. O yüzden gidecekler Süleyman Demirel’in yakasını tutacaklar. Eğer yakada o kadar el varken kendi ellerini katabilirlerse bir de şimdi bu tarafa bak. Kim soruyor soran? Sensin. İyi. Ben sorayım sen cevap verir misin? Yok başka bir şey soracağım.

Şimdi İmam Azam Hazretleri demişki İmam Yusuf ile beraber bir beldede daha önce İslam hukuku var ise orası kaldırıldı ise orada İslam hukuku. İki darül harp olan bir yere bitişik ise üç daha önce eman verilenlerin emanları orada kaldırıldı ise orası darül harptir demiş. İmam Muhammed Hazretleri de demişki bir hanefiye göre bir yerde İslam hukuku yoksa orası darül harptir demiş. Sence ne şimdi? Türkiye mi? İmam Muhammed’e göre orada İslam hukuku yok ise orası darül harptir diyor. Türkiye’de İslam hukuku var mı? Sakın darül harp deme gene sen. Orada üç tane dört tane avukat var ama seni kurtaramayız gene. Anladın? Sakın deme. Bahadırlık yapar ben derim filan deme. Anladın? Bir başka birisi olsaydı şimdi ben onu hoplatırdım da senin güler yüzüne hoplattım.

Yok sen masumhane sormuş o yani. Tamam eyvallâh. Allâh razı olsun inşâAllah. Tabi işin bir tarafı daha var. Hiç bir kimse Türkiye darül İslam diyemez. Bir kimse de Türkiye darül İslam derse o da girer içeri. O da anayasanın ikinci maddesi var. Sen hakim olduğunda gelirsin önüne bu dava vay babam vay. Sen de uğraşacak mısın? Allâh iyi etsin inşâAllah. Kişinin insanlar bozuldu dediğini duyarsanız anlayın koşarız en fazla bozulanların içindedir. Evet. Bu herkesin dilinde. toplum bozuldu. İnsanlar bozuldu. Etraf bozuldu. Sen sen demekki çok iyisin. Hepimiz o bozulmadan pay alıyoruz. O zaman biz yeteri kadar mücadele etmemişiz. Yeteri kadar biz gayret sarf etmemişiz ki bozulmuş. Allâh muhafaza eylesin.


4. Bölüm

Bugün bir sözü Hoca Olanda söylüyor. Hoca Olanda buradan atılmak istenen nedir? Bu normalde insanların cahilliğinden başka bir şey değil. Türkler size saldırmadan siz sakın Türklere saldırmayın. Çünkü onların gelecekte İslamiyete çok hizmetleri bulunacaktır. Bu Hadîs-i Şerif’teki Türkler kelimesi Türkiye’de yaşayanlara mı ilgilidir? Mul ve Tatar Türkler için mi söylenmiştir? Bütün Türkler için söylenmiş. Normalde Türkler saldırmayınca bir sıkıntı yok. Ama Türklere de saldırmak hoş bir şey değil. normalde böyle bir nasıl söyleyeyim, kavminin eğitimini almış. Kavminin eğitimini almış bir kimse eğer ona saldırılırsa o ondan intikamını alır. Türklerin bu eğitimi geleneği, göreneği bu. Siz bir normalde Orta Asya’dan itibaren süre gelmiş bir eğitim bu.

Siz ondan ekmeğini isterseniz verir. Bir lokma iste bir tane versin sana. Komple ama onun ekmeğini zorla almaya kalkarsanız o size zorla ekmeğini vermez. İslam’ın öğretisiyle Türklerin öğretisi bu noktada aynı noktadadır. O yüzden Türkler hemen İslam’ı kabul ederler. Kabul etmelerinin sebebi kendi gelenek, göreneklerine uygundur çünkü İslam’ın vermiş olduğu dini kaideler. O yüzden İslam’da bir kimse malı için canını verir, şehit olur. Namusu için canını verir, şehit olur. Toprağı için, vatanı için canını verir, şehit olur. Bu normalde şey değildir. Her ırkta böyle bir algı yoktur. Bu Türklerle Türklerin bu noktadaki eğitimiyle, İslam’ın eğitimi aynı noktada örtüştüğünden sıkıntı çıkmaz hiç. Problem çıkmaz.

Millet elini kolunu sallaya sallaya ölüme gider. Sonradan bozuşmaları olur. Mesela herkes Atatürk’ün Ey askerler ben size ölmeyi emrediyorum sözünü hiç kimse yadırgamaz. Kimse de bir laf söylemez. Ama bugünün dandik Atatürkçüleri yozlaşmış, yosmalaşmış fahişeleşmiş Atatürkçüleri şimdi Güneydoğu’da yurdunla değişik bir yerinde terörle mücadele onları şehit olanların normalde onları böyle küçümsemeye çalışıyorlar. Bunlar yozlaşmış, yosmalaşmış fahişeleşmiş Atatürkçüler. Yozlaşmış yosmalaşmış fahişeleşmiş bir de Müslüman tipleri var Türkiye’de. Bu tipler her yerde var. Sufilerin içerisinde de var. Daha önce bizim dergahta da vardı. Bu yozlaşmadan yosmalıya geçiyorlar. Yosmalıktan fahişeliye geçiyor bunlar.

Bunlar fikir fahişesi fikir yosması bunlar. Bunlar başka bir şey değil. Bunlar Kur’ân, Sünnet, Vatan, Millet noktasında mücadele edecek, koşturacak, sağlam duracak, cihâd edecek, direnecek kimseler değil. Bunlar yozlaşmışlar. O kasasını düşünecek, masasını düşünecek, rahatını düşünecek olmadı paraları milyon dolarlar Kanada’ya gönderecek orada kendine hazırlık yapacak olmadı Almanya’ya gönderecek, olmadı İsviçre bankalarına gönderecek gidecekler oradan pasaport alacaklar çifte vatandaş olacaklar olmadı bunlar bir sıkıntı olursa 28 Şubat gibi bir düdük oldu mu evlerine gidecekler ondan sonra koşacaklar şehirlerine diyecekler ki çeklerimizi Mustafa abim ödeyecek dükkanlarımızı Mustafa abim açacak biz olur da olur bir şey olursak memuriyetimizi kaybedersek bizim çoluğumuza çocuğumuza Mustafa abim bakacak biz dersleri iptal edebilir miyiz biz evde dersimizi çekebilir miyiz derslere gelmesek olur mu haydarileri evde bulundurmasak olur mu sarıkları evde bulundurmasak olur mu çok seviyoruz dediği şehlerinin siidilerinin kasetlerini toplayacaklar getirecekler benim dükkanın önüne koyacaklar bunlar yozlaşmış, yosmalaşmış faşeleşmiş bunların ruhları sarışın bunlar kemalistlerin içerisinde var Müslümanların içerisinde var cemaatlerin tarikatların içerisinde var bunlar münafık tipli insanlar bunlar zoru görünce kaçacak yer arayan zoru görünce sığışacak yer arayan zoru görünce evden dışarı çıkmayacak olan zoru görünce evden dışarı çıkmayacak olan bu tip insanlar bunlar bunlar zaten ama öncesinden de bellidir bugün yağmur yağıyor ya derse gitmesem de olur bugün hava çok karlı gitmesek de olur bunlar yozlaşma adamın içerisinde yozluk var yoz güreş tutmuyor bir türlü yoz develer vardır salarsın çayırak fotoğraf çektirir öyle bakar kuyruk döver boynuna yanındakine saldırayım demez yok güreş tutmuyor bir tane maya yanına dişiyi bağıttırırlar bağıttırırlar gene güreş tutmaz yoz çünkü yoz oldu mu öyledir horozun da yozu vardır var ya orada yoz derler ya güreş tutmaz anında karşıdaki horoz bir kanatlarını diker bir gözünü diker onu yandım Allâh gider o dervişin de yozu vardır adamın da yozu vardır kadının da yozu vardır cemaatçısının, tarikatçısının particisinin, purticisinin hepsinin de yozu vardır yozdur o bir sıkıntıda kadın evi terk edip gidiyorsa yozdur o benim genel felsefem o kadını bir daha kapıdan içeri alma bir adam bir sıkıntıyı gördüğünde çekip gidiyorsa o ondan adam olmaz bir daha onu evinden içeri katma, yoz o bir derviş sıkıntıyı gördüğünde çekip gidiyorsa yoz o, ondan adam olmaz, olmaz hiç bir şey ondan olmaz bir dütlük eve gidiyorsa bir kimse yoz o ondan hiç bir şey olmaz Allâh’a aşık olanın gözünde Allâh’tan başka bir şey yoktur Allâh’tan başka bir şey yoktur bir kadın evde mi ne olursa olsun evde mücadelesine devam eder yoz olan bırakır gider o kadın evde durur namusuna şerefine, haysiyetine bir şey gelmediği müddetçe zank gibi eve yapışır o, evin direğidir o bir adam evini korur hanımını korur, çoluğunu, çocuğunu korur, muhafaza eder her şeyiyle evini geçindirmeye çalışır adam odur karısına demez bir on beş gün hadi sen ananın evine git sen ananın evine gidiyorsun on beş gün orada durur, dama çıkar Hazreti Peygamber gibi, salallahu aleyhi ve sellem gibi dama çıktı kimseyi göndermedi, kovmadı evden derviş yoz olmaz, mücadele eder ne yapılması gerekiyorsa yapar oturur orada, durur orada yok yanındaki kenara kay demişte yok filanca zakiri böyle demişte yok fişmancası böyle söylemişte yok hava bugün çok soğukmuşta giderse hasta olurmuşta, yoz o, yoz asıl değil o yok bugün çok uykusuz kalmışta çok yorgunmuşta bugün gitmesi olmazmışta yozduk bunların hepsi de o yüzden Atatürk ben size ölmeye emrediyorum derken hiç kimseleştirmiyor o zaman şehit olanlar bu vatanın gencecik çocukları değil miydi? bu vatan için şehit olmadılar mı? şimdi de bu vatan için şehit olacak herkes herkes bu vatan için neyin varsa koyacak orta yere ya çok şehit oluyormuş çok şehit istiyor demek ki toprak acıkmış toprak şehit kanıyla mukaddesleşir yutacak onu sen karnına acıkınca ekmeğin pırasayı yutuyorsun ya sen karnına acıkınca eti sütü yutuyorsun ya bu topraklar temiz şeyler ister temiz temiz bu topraklar temiz karnı doyacak neşu neva bulacak mayalanacak o yüzden toprağa şehit kanı lazım mayalanmasını yapmak için mayalanması lazım geleceğe tap taze yeşillikler baharlıklar açması lazım gök zikre aç o yüzden zikrullahsız durma göğü zikrullah’a doyur namert de namert vefasız hain de kurşuna muhtaç kurşunu aç o da onunla doyacak çünkü onun kökü sıkıntılı onun o sıkıntılı o marazlıların temizlenmesi lazım bir bahçe düşünün neşu neva edecekse bahar çiçekleri açacaksa orada gül güllüğünü gösterip ortalığa seyran ettirecekse o zaman ayrı köklerinin temizlenmesi lazım o zaman o zakkum çiçeklerinin toplanması lazım o zakkum ağaçlarının kökünün kazınması lazım bu ülkede de var zakkumlar onların köklerinin kazınması lazım hem siyasi hem askeri hem ekonomik inşâAllah bu ülke onları temizleyerekten büyüyecek o yüzden bir yerlerde böyle konuşurlarken orada burada herhangi bir yerde sakın ha bu ülke için bin tane de şehit veririz biz günlük yüz tane de veririz elli tane de veririz veririz bizim gözümüze çok görünmez münafık gönüllüler içimize fitne atmasın yoz yozmalar yoz fahişe fikirliler bu memleketin içine fitne atmasın dindarmış gibi görünüp yozluk yapmasınlar bize kemalismiş gibi görünüp bize komünistlik yapmasınlar hiç kimse bu noktada vatan millet noktasında oynanacak bir şey değil demiş ya şair söz konusu vatansa gerisi teferruattır demiş gerisi teferruat kardeşler inşâAllah bu Âmîn Evvela bizzat Fahri kainat sebebi mevcudat sevgili Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem azettir mübarek ruhu şeriflerine Adem aleyhisselamla ikisinin arasında gelmiş geçmiş bütün Peygamber zişan efendilerimizin mübarek ruhu şeriflerine Cihari yâri guzu nebubu kursudu kömürü faru kosmanı zunurin efendilerimizin evladı Resûlullâh zevce hatı Resûlullâh hasabı Resûlullâh, şoheday Resûlullâh, imamız imam azam-ı buhanife, imam şafi, imam malik, imam muhammele, imam-ı şerih imam-ı aturid, imam muhammet, imam yusuf, imam-ı imamîn azettir ruhlarına birimiz bir Seyyid Abdülkadir-i geylani, Seyyid Ahmet el-Rufay, Seyyid Ahmet el-Bedevi, Seyyidi İbrahim’in dostu ki şeyhe bile sana nişaz eli şahın nakşı benle Muhammed-i Bahaddin Allâh’ın Mevlânâ celaletini Rûmî, Hacı Bektaş ve Hacı Bayram ve Veysel Karanı, Mahmud-u Dayi Halvet-i Celvet’in uşağı küslümünü söhre verdi, küfre verdi Şeyh Muhittin Arap’i bütün Pir-i Pir’an Hazretleri mübarek Rus şeflerine geçmiş bütün velilerin, mürşidi kamillerinin evliyalarına aşıkan, sadıkan, mühban, ehli iman lâ ilâhe illâllah Muhammed Resûlullâh diye mümin ve müminatın ruhaniyetteni hediledik vasıl ve sadareyle ya Rabbi amin estağfirullah el azim el kerim el lezi lâ ilâhe illâllah el hayrı gayyem ve tüvbe ve tüm günlük el hayrı gayyem ve tüm günlük el hayrı gayyem ve tüm günlük el hayrı gayyem ve tüm günlük el hayrı gayyem ve tüm günlük el hayrı gayyem ve tüm günlük el hayrı gayyem ve tüm günlük el hayrı gayyem ve tüm günlük el hayrı gayyem ve tüm günlük el hayrı gayyem ve tüm günlük el hayrı gayyem ve tüm günlük el hayrı gayyem ve tüm günlük el hayrı gayyem ve tüm günlük el hayrı gayyem ve tüm günlük Allâh, la ilahe illa Allâh.

Fatiha ma as-salamu ala RasulAllah wa l-hamdu lillahi Rabbi l-Alamin. Fatiha ma as-salamu ala RasulAllah wa l-hamdu lillahi Rabbi l-Alamin. La ilahe illa Allâh. Âmîn. Restur.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Zikir, Sünnet, Şeyh, Halvet, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı