Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: İçtimâî Hayat — Sayfa 5

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

İçtimâî Hayat(1147) — Sayfa 5/12

Yaratılışın lezzeti nedir?

Ardından "Allâh’ın bir şeye ihtiyâcı yokken niçin yarattı?" ve "niçin bizi direkt cennete koymadı?" gibi temel kelâmî sorulara yaratılışın lezzetinin, hamdın ve cennet bahçelerinin — zikrullâh meclislerinin — dünyâda mevcut olduğu cevabını verir.

Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Mürşîd-i Kâmile İntisâb Zarûreti, Bedî

Vatikan-Papa-keşiş-budanın hepsi ne anlama gelir?

Vatikan-Papa-keşiş-budanın hepsi "Tanrı adına iş yapan" figürlerdir. Bunlar tanrıyı öldürmüş ama kendileri tanrı oluvermişlerdir. "Yeryüzündeki dînî inanışların hepsinde de Tanrı ölmüştür. Kim yapar Tanrı adına işi? O felsefenin en zirve noktasındaki kimse yapar. Dilediklerini affederler, dilediklerini cennete koyarlar, dilediklerini cehenneme koyarlar, aforoz ederler. Tanrı adına iş yaparlar. Bir tek istisnâ vardır: İslâm. İslâm’ı ifsâd etmek istediklerinin sebebi budur. Çünkü İslâm’da Tanrı adına dîni-hükümlerle oynayabilecek hiçbir merci yoktur."

Kaynak: 4. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Hayalin Surete Bürünmesi, İslâm’da Cins

Batı’nın aydınlanması ne ifade eder?

Batı’nın aydınlanması kilisenin aktif hayattan ve devlet yönetiminden geri çekilmesidir. Bu Osmanlı’ya da sirayet etmiştir. Batılılaşma noktasında Osmanlı’da da dîni devlet sisteminden ve halkın kendi içerisinden çıkarmak istemişlerdir.

Kaynak: 4. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Hayalin Surete Bürünmesi, İslâm’da Cins

İnternetten hadîs okuyan kimse hadîs âlimi olabilir mi?

Efendi hazretleri çok ağır bir teşhîs koyar: "İnternette 5 hadîs okur, 5 Kur’ân meali okur — âlim olur. Önüne gelene çatar, herkesi kâfir eder. ‘Yavrum sen hiç bir hadîs kitabı okudun mu?’ ‘Hayır.’ ‘Evinde bir hadîs kitabı var mı?’ ‘Hayır.’ ‘Yavrum hadîslerin üzerine nereden böyle hükmediyorsun?’ ‘İnternette okuyorum ben.’ Evinde bir hadîs kitabı olmayan-hiç hadîs okumamış kimse, hadîs âlimi bizde. Bir şeyhin kapısının önünden dahi geçmeyen kimse tasavvuf konusunda hükmediyor."

Kaynak: 2. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Varlığın Hayalden İbâret Olması, Semâ S

Musa Aleyhisselam’ın Firavun Karşısında Doğuşu ve Nil’e Bırakılması nedir?

Sohbet, okunan akademik metinde Arabi’nin "Kevn-i insan" kavramını işlediği Füsüs sayfa 251-253, 198-199 pasajına geçer. Metin şöyle açılır: "Musa doğduktan sonra Firavun kendi imparatorluğunu yıkacak olan Musa’yı katletmeye karar verir. Kahinlerini toplar, kahinler derler ki bu sene rahime dönecek senin sarayını yıkacak olan kimse. Bu sefer ayın hareketleri izlenerekten gün tespit edilir. Gün tespit edilince Firavun şehrin ortasına büyük eğlenceler, eğlentiler ve büyük hediyeler koyar. Bütün erkekleri oraya toplar." Bu kısma, biyolojik bir kontrole benzer bir operasyondur: Firavun bütün erkekleri tüm şehrin merkezinde toplar, böylece hiçbir bebek doğmaz.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 30 Mart 2013 | Hallac-ı Mansur’un 1091. Yılı, İ

Cenâze evinde yemek pişirilmemesi neden önemlidir?

Doğru olan cenâze evinde yemek pişirilmemesi, komşuların oraya yemek göndermesidir.

Kaynak: 34. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hayal Âlemi: Halk Hayali ile Hak Hayali Ayr

Çanakkale Şehitleri Anma Yürüyüşü ve Mevlevî Alayı nedir?

Efendi Hazretleri sohbetin sonunda yaklaşıyan Mevlevî alayı haber verir: “Herkes davetli, Cepheye Sema, Mevlevî alayı yürümüşümüz var geleneksel olarak. Önceden mayıs ta yapıyorduk. Bunu Çanakkale Şehitlerini anma haftasına aldık. Bundan sonra da öyle olacak. İnşallah bu vatanı, bu memleketi, dinimizi, namusumuzu, haysiyetimizi, şerefimizi kafirlerin çizmesinin altına çişnetmeyen bu memleket evlatlarının her şeylerini feda ederekten, daha doğrusu Çanakkale’de göğüslerini siper ederekten şu vatan münafasında onlarla beraber olduğumuzun simgesel bir faaliyeti diyelim orada bulunacağız.” “Cepheye Sema” yürümüşümüz Karabaş-ı Velî Dergâh’ının mart ayında geleneksel olarak Çanakkale Şehitlerini anma programıdır.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

32. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Laiklik Analizi, Nevruz Bayramı ve Berzah Âlemi: Nefsin Sûret Alışı konusunu ele alan sohbetin temel konuları nelerdir?

Sohbetin ele alınan başlıkları: Kadınların âdet günleri hakkında Hanefî fıkhî bilgisi; "Kur’ân’a aykırı hadîsleri kabul etmiyorum" diyen akıl perestlere karşı sert bir reddiye; Türkiye’deki laikliğin Fransız menşei ve hiçbir devletin gerçek anlamda laik olmaması; Osmanlı’nın çok hukuklu sistemi; Diyanet İşleri’nin devlet bütçesinden finanse edilmesinin tutarsızlığı; İslâm hukûkunun devletten beklediği beş emniyet (can, namûs, din, akıl, mal); Yahudîlik ve Mûsevîlik ayrımı; Nevruz bayramının Türk kültüründeki yeri, Şeyhülislâm Ebussuud Efendi’nin Nevruz fetvâsı ve PKK’nın Nevruz’u terör eylemlerine çevirmesi; Yusuf Has Hâcib’in Kutadgu Bilig’i; Nâzım Hikmet’in Mevlevî köklüğü; İbnü’l-Arabî’nin "nefsin sûret alışı" ve ölüm anında peygamberlerin velîyi karşılaması doktrini; ve Efendi’nin kendi müşâhede tecrübeleri (Güzîde Hanım ve Semerci Hâfız Efendi’nin vefâtı).

Kaynak: 32. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Laiklik Analizi, Nevruz Bayramı ve Berzah Â

Nevruz bayramının Türk kültüründeki yeri ve bu bayramın PKK tarafından nasıl kullanıldığı hakkında ne söylendi?

Efendi sohbette 18 Mart-21 Mart aralığına denk geldiği için Nevruz bayramına ve Çanakkale Zaferi’ne değinir: "Nevruz, Orta Asya’dan itibâren oradaki bütün kavimlerin kendilerince bir bahar bayramı. Keşke bu bahar bayramı olarak kutlanabilse. Bizim çocukluğumuzdaki Nevruz gibi kutlansa." Efendi çocukluk âdetlerini nostaljiyle anlatır: "Evlenmek isteyen genç kızlar evlerinin bahçelerinin bir köşesine bir maketten ev yaparlar. İçine bir tâne gelinliklik bebek, bir tâne damatlık bebek koyarlar. Kendilerince dilek tutarlar. Ateşler yakılır, ateşlerin üzerinden hoplanır. Gençler, sevgililer birbirleriyle buluşurlar." "Bir efsaneye göre Hızır ile İlyâs Peygamberin buluştukları gün. Öyleydi. Şimdi Güneydoğu’da PKK’nın kalkışması oldu Nevruz. Şimdi bu ülkede ‘Nevruz’ denilince herkesin aklına bomba geliyor. 10 yıldan beri Nevruz denilince herkesin tüyleri diken diken oluyor." Efendi bu duruma hayıflanır: "Siz Bursa sokaklarında ateş yakıp kadın-çocuk o ateşin üzerinden atlamayı mı hayâl ediyorsunuz şimdi? Ne acı bir şey ülkemiz için! Nevruz’dan dolayı Alman konsolosluğu kapattı gitti. Tâcikistan’daki, Kırgızistan’daki, Türkmenistan’daki Nevruz kutlamalarını televizyonlardan seyrediyorsunuz. Bunun esâmesi bu ülkede var mı? Yok. Aç PKK bayraklarını, yık-yak ortalığı."

Kaynak: 32. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Laiklik Analizi, Nevruz Bayramı ve Berzah Â

Türkiye’deki laikliğin Fransız menşei ve hiçbir devletin gerçek anlamda laik olmaması hakkında ne söylendi?

Efendi bu tarife göre hiçbir dünya devletinin gerçek anlamda laik olmadığını söyler: "Laiklik Fransızca’dan geçme. Devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmaması — o zaman bütün Avrupa devletleri kendilerince Hristiyanlığı referans almışlardır. Adamlar ezanları susturuyorlar, câmîlerin önüne engel olmaya çalışıyorlar. Avrupa’da laiklik yok." "Amerika’da da laiklik yok. Amerikan devlet başkanları hepsi de İncîl’e yemin ederekten göreve başlıyorlar. Rusya Katolik, o da kitâba yemin ederek başlıyor. İsrâil zâten bir din devleti. Dünya üzerinde laik bir devlet sistemi yok."

Kaynak: 32. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Laiklik Analizi, Nevruz Bayramı ve Berzah Â

Laiklik Analizi Nedir?

Türk Dil Kurumu tanımına göre dünyâ üzerinde hiçbir devlet tam anlamıyla laik değildir — Amerikan devlet başkanları İncîl’e yemin eder, Rusya Katolik’tir, İsrâil din devletidir, Avrupa Hristiyanlığı referans alır. Türkiye’nin Diyanet İşleri Başkanlığı’nı devlet eliyle finanse etmesi tam bir paradokstur.

Kaynak: 32. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Laiklik Analizi, Nevruz Bayramı ve Berzah Â

Modern demokrasi ve "ileri demokrasi" eleştirisi nedir?

Efendi modern demokrasi söylemine karşı çok keskin bir eleştiri yöneltir: "Ne kadar sapık olursanız o kadar ileri demokrasi oluyorsunuz. Fethullah Gülen Amerika’dan açıklamayı yapıyor: ‘İleri demokrasiden geri dönüş yoktur’ diye. Yapıyor. Bir daha bir daha araştırdım. Açıklaması var." "Olabildiğince sapıklık yapacaksınız. Bunun adı demokrasi olacak. Allâh’ın harâm ettiği ne kadar melânet varsa işleyeceksiniz. Demokrasi olacak bunun adı. ‘Vücûduma kimse hükmedemez’ diye bağırıyor kadınlar. Eşcinseller de aynı şeyi bağırıyor."

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-

Efendi’nin modern demokrasi-insan hakları söylemlerine dair yorumu nedir?

Efendi modern demokrasi-insan hakları söylemlerinin "üçlü teslis inancı"na benzer bir Batı kalıbı olduğunu söyler: "Batıdan gelen üçlü teslis inancıdır bizde. Demokrasi, insan hakları ve bir de üçüncüsü. Tekerlemelerin hepsi üçlüdür. Batıdan gelen dörtlü tekerleme yoktur, hepsi üçlüdür."

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-

Hadîs inkârcıları neden zehirliyorlar?

Bu hadîs inkârcıları Ümmet-i Muhammed’i zehirliyor. Dinlemeyin.

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-

Amerika’da zencilerin kilisesindeki ayin hakkında hikâye ne anlatır?

Ayin üç saat sürer; telefon sokmak yok, tuvalete çıkmak yok, konuşmak yok. Bir Türk kiliseye girecekmiş. ‘Türkler giremez. Neden? ‘Siz laf dinlemiyorsunuz. Aykırısınız. Siz kavga çıkarıyorsunuz’ demişler içeride.

Kaynak: 23. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Bid’at Kavramının İstismârı, Seferîlik, Câm

Türk milletinin ‘aykırılığının’ güzel tarafı nedir?

Efendi Türk milletinin ‘aykırılığının’ güzel tarafını da kabûl eder: ‘Biz bir şey olmadı, neden ses çıkarmıyor burada ders? Ses çıkarırız biz. Hiç çıt yok — olmadı masaya vuruyor. ‘Sordum bu neden masaya vuruyorsun?’ ‘Ses yok ya, ses olsun diye.’

Kaynak: 23. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Bid’at Kavramının İstismârı, Seferîlik, Câm

Laiklik kavramının Türkiye’deki uygulama biçimindeki problemler nelerdir?

Türkiye’de laiklik kavramı tam olarak bilinmiyor. Bir de yabancı bir terim olduğu için — Fransız terimi — normalde hiçbir şey yerli yerine oturmuyor. Uygulanış biçimi açısından da Türkiye’de problemli, her şey problemli. Laisizm Fransa’dan Cumhuriyet’in ilk yıllarında ithâl edilmiş bir kavramdır ve Türk toplumunun dînî ve kültürel dokusuna hiç oturmamıştır. Bu yüzden "herkese göre laiklik var, her gündeme göre laikliğin anlamı değişiyor."

Kaynak: 21. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Laiklik, Cehennem-Cennet Kavramı ve "Ol" Em

Türkiye’de laiklik adı altında yapılan din ve dindar düşmanlığının tarihî seyri nedir?

Türkiye’de "laiklik" adı altında yapılan din ve dindar düşmanlığının tarihî seyri; Kur’ân kurslarının kapatılması, İmam Hatipler’in kapatılması, câmîlerde Kur’ân-ı Kerîm öğretilmesinin yasaklanması. "Ne yaptılarsa, yâni dinin ve dindarlığın karşısında Türkiye’de ne icrâ ettilerse, hepsini de laiklik adına yaptılar. Kelimelerin arkasına saklandılar."

Kaynak: 21. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Laiklik, Cehennem-Cennet Kavramı ve "Ol" Em

Laiklik kavramının Türkiye’de uygulanmasının gerçek mânâsı nedir?

Eğer laiklik insanların dinlerine, îmânlarına, ibâdetlerine karışmamaksa bunda bir sıkıntı yok. Ama Türkiye’de hiç böyle uygulanmadı. Ben en az Hristiyânlar kadar özgür olmak istiyorum. En az Mûsevîler kadar özgür olmak istiyorum. Aslında ben aslî unsurum.

Kaynak: 21. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Laiklik, Cehennem-Cennet Kavramı ve "Ol" Em

Laiklik kavramı nereden gelmektedir ve Türkiye’de nasıl uygulanmaktadır?

Laiklik kavramı Fransa’dan Cumhuriyet’in ilk yıllarında ithâl edilmiş bir kavramdır ve Türk toplumunun dînî ve kültürel dokusuna hiç oturmamıştır. Bu yüzden "herkese göre laiklik var, her gündeme göre laikliğin anlamı değişiyor."

Kaynak: 21. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Laiklik, Cehennem-Cennet Kavramı ve "Ol" Em

Laiklik kavramı neden eleştirilmektedir?

Türkiye’de ‘laiklik’ adı altında dinin ve dindarların sistematik olarak baskıya uğraması — Kur’ân kursu kapatmaları, İmam Hatiplerin kapatılması, 28 Şubat’ta Mevlûd kitâbı altında zikir yaptırılması — bunun ne kadar sahte bir laiklik olduğunu göstermektedir.

Kaynak: 21. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Laiklik, Cehennem-Cennet Kavramı ve "Ol" Em

Laiklik nedir?

Türkiye’deki Laiklik Uygulaması: Cumhûriyetin ilk yıllarından 28 Şubat’a uzanan din ve dindar baskısı — Kur’ân kursu kapatmaları, İmam Hatip yasakları, tesettür yasakları, tarîkat yasakları. "Diyânet İşleri Başkanlığı" varlığı ile "laiklik" kavramının çelişkili uygulanışı.

Kaynak: 21. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Laiklik, Cehennem-Cennet Kavramı ve "Ol" Em

15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz. Osman’dan Günümüze Darbeler konusunu ele aldığımız bu sohbetin özeti neden önemli?

Sohbetin özeti, 15 Temmuz darbesinin İslâmî uyanışa bindirilmiş dev bir darbe olduğunu göstermektedir. Bu darbe, cemaatin haksız kazanım sistemi, Amerika’nın Türkiye’deki kullan-at politikası ve İslâm tarihinde darbenin başlangıcı olarak Hazret-i Osman’ın şehâdeti hâdisesi gibi birçok konuyu ele almaktadır. Bu nedenle sohbetin özeti, bu olayların derin tarihsel ve dini bağlamını anlamak açısından çok önemlidir.

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Fetullah Gülen cemaatinin üniversite sınavlarında sorularını paylaşma sistemi neden eleştirilmiştir?

Fetullah Gülen cemaatinin üniversite sınavlarında sorularını paylaşma sistemi, cemaatin haksız kazanım sistemi olarak eleştirilmiştir. Bu sistem, sınavda soruların cevaplarının sınavdan bir gün önce verilmesiyle öğrencilerin emek vermeden kazanç sağlayabilmelerine olanak tanımaktadır. Bu durum, cemaatin haksız kazanım sistemi olarak eleştirilmiştir.

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Amerika’nın Türkiye’deki kullan-at politikası neden eleştirilmiştir?

Amerika’nın Türkiye’deki kullan-at politikası, Türkiye’nin başındaki herhangi bir sistemin dışarıdan yönlendirilmesini ve yönetilmesini kabul etmemesine rağmen, bu politikanın hangi lider olursa olsun, dış yönlendirmeyi reddeden her yöneticinin başına geldiğini göstermektedir. Bu durum, Amerika’nın Türkiye’deki kullan-at politikasının eleştirilmesine neden olmaktadır.

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Milletin 15 Temmuz darbesiyle ilgili kahramanlığı nasıl açıklanmıştır?

Milletin 15 Temmuz darbesiyle ilgili kahramanlığı, Allâh’ın ilhâmına ve Anadolu insânının fıtrî kahramanlığına bağlanmıştır. Milletin sokağa dökülmesi, televizyonlardaki çağrıların bir sonucu değildir. Bu hareketin arkasında Allâh’ın pozitif nefesi vardır. Millet, kurşuna ve bombaya karşı galip gelmiştir.

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

15 Temmuz darbesi, Yezîdî zihniyeti ve Hz. Osman’dan Günümüze Darbeler konusunu tartışan metin neden yazılmıştır?

” Efendi’nin bu fıkhî tesbîti, aynı zamanda 15 Temmuz darbecilerinin İslâm hukûkuna göre cezâlarının idâm olması gerektiğine dayanak teşkil etmektedir.

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

15 Temmuz darbecileri için Yezîdî kavramı nasıl uygulanır?

Efendi’nin bu kategorileştirmesi, aynı zamanda 15 Temmuz darbecileri için de geçerlidir. Çünkü: "Bir kimsenin fikir, bilinç, akıl ve imân dünyâları berrak olmuş olsa kendi vatanını, kendi milletini, kendi insanını bombalayabilir mi? Kendi insanını ya. Yezîdî. O yüzden bu farklı bir şey. Bizim bu duyguyu anlamamız mümkün değil. Bizim DNA’larımız buna müsâit değil. Bizim mânevî oluşumumuz buna müsâit değil. Biz bunu anlamakta güçlük çekiyoruz."

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Yezîdî kavramı neden 15 Temmuz darbecileri için geçerlidir?

Efendi’nin kendi ifâdesiyle: "Bu güçlüğün içerisinden bu terim beni kurtardı. Bunlar Yezîdî dedim. Nasıl bir kimse Hazret-i Hüseyin Efendimiz’in kundaktaki çocuklarına varıncaya kadar gözünü kırpmadan şehîd ediyorsa, bir Yezîdî kafası bu. Bir Yezîdî kafası da gelir bu ülkeye silâh çeker, tank yürütür, top yürütür, bombalar." Yezîdîler her şekle şemâle bürünebilirler. Kiminin Gülenci, kiminin Kemalist, kiminin solcu, kiminin ülkücü görüneceğini söyler Efendi. "Bizim i’tibâr edeceğimiz onların sözü değil, eylemleridir."

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

İncirlik Üssü neden darbenin ilk gününde kapatılmasını istenmiştir?

Efendi’nin kesin kanaati, 15 Temmuz darbesinin İncirlik üssünden yönetildiğidir: "Darbe girişiminin daha hemen birinci günü dedim ben onu. CIA işin içerisinde, Amerika işin içerisinde. İncirlik işin içerisinde, kapatın İncirlik dedim, söyledim. Bunun başka bir şey, yerden bir şey aramaya gerek yok. Bu darbe direkt CIA’nın, NATO’nun, Amerika’nın bilgisi ve desteği tarafından yerli işbirlikçi Yezîdîlerle yapılmış bir darbe. Bu kadar."

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

İncirlik üssünde neden Amerikalılar, İngilizler ve Almanlar var?

Efendi’nin soruya verdiği cevap şudur: "İncirlik’in bir komutanı var, ortaklaşa İncirlik. Orada Amerikalılar da var, İngilizler de var, Almanlar da var. İki tane tanker uçak nereye gidiyor? Bunu bilemeyecek noktalar var mı? İncirlik’e geliyorlar, gidiyorlar zâten darbe planlarda. İncirlik işin içerisinde olmuş."

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Batı’nın "Sempatik" Yüzünün Gerçek Yüzü nedir?

Efendi, Türk insanındaki "Batı’ya sempatiklik" eğiliminin çok tehlikeli olduğuna dikkat çeker: "Amerika Hiroşima’yı bombalamamış, Nagazaki’yi bombalamamış mı, bizi mi bombalayamayacak? Irak’ı bombalamamış, yerle bir etmiş, bize mi yerle bir etmeyecek? Bombalar çok rahat ki."

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Batı’nın geçmişteki zulümlerini nasıl somutlaştırır?

Efendi Batı’nın geçmişteki zulümlerini somutlaştırır: "Yani onlar Osmanlı’dan sonra Batı’da Afrika’da az mı zulmetti? Yerle bir ettiler Afrika’yı, komple, hattâ Kuzey Afrika’yı. Katliâm yaptılar, soykırım yaptılar. Daha yeni de Bosna’da soykırım — unuttuk mu? Batı dediğiniz bu. Bizdeki böyle siyâsetçiler, bürokratlar sempatik gösteriyor bize."

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Efendi’nin "Ben Demokrat Değilim" ifadesi ne anlama gelir?

Efendi sohbetin dönüm noktalarından birinde kendi siyâsî kimliğini çok açık bir şekilde beyân eder. Medyanın 15 Temmuz sonrası "demokrasi şehîdi", "demokrasi nöbeti", "demokrasi uğruna" gibi söylemlere sığınmasına karşı Efendi’nin cevabı sarsıcıdır: "Bizler halk demokrasi için mi, yoksa gece vakitte uykumuzdan uyandırılıp, abdestimizi alıp ev halkıyla helâl alıp, gece vakitte uyuyan çocuklarımızı son bir defa öpüp, koklayıp — vatan, millet, Kur’ân, sünnet uğruna mı yollara dökülüp geri dönmemeyi düşündük?"

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Efendi’nin demokrasiden ne kanaati vardır?

Efendi’nin bu konudaki kanaati tamâmen nettir: "Benim demokrasiden anlamadığımı, demokrat olmadığımı, demokrasiye de inanmadığımı herkes bilir. Bunu açıkça beyân ederim herkese. Ben demokrat değilim, ben demokrasici de değilim. Demokrasi benim işim değil. Ben Kur’ân ve sünnete îmân etmiş bir Müslümânım. Allâh’a îmânımı Kur’ân ve sünnetle nitelendiririm."

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Demokrasi ne üretir?

Demokrasinin ürettiklerine dâir Efendi’nin tesbîti çok ağırdır: "Demokrasi hep fitne üretir. Demokrasi hep kan, gözyaşı üretir. Demokrasi dediğiniz şey hep pislik üretir, başka bir şey değil. İslâm, Kur’ân ve sünnet târîsinde nûr-üzre nûrdur. O yüzden ben Kur’ân ve sünnete bakarım, başka bir şey değil."

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Efendi’nin darbeye karşı çıkış motivasyonu nedir?

Efendi’nin darbeye karşı çıkış motivasyonu da bu çizgiye uygundur: "Hareket ederken de ben vatan-millet için hareket ettim, demokrasi için değil. Demokrasi kurtarılacak bir şey ise benim için değil o. Ben hangi Yezîdî, hangi soysuz benim vatanıma çöreklenecek diye düşündüm. Ben öyle hareket ettim. Ben Kur’ân, sünnet, vatan, millet diyeraktan yürüdüm. Benim derdim bu." Efendi, hurma ağaçları için savaşan adamın örneğini verir: Herkes aynı savaşın içinde olsa da niyetleri farklıdır ve herkesin niyeti kendisine âittir.

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

15 Temmuz Darbesi’nin arkasında kimlerin bulunduğu söylendi?

Darbenin arkasında düpedüz ABD-CIA-NATO’nun bulunduğunu; bunun sâdece Erdoğan’a karşı değil, dış yönlendirmeyi reddeden her Türk lidere karşı yapıldığını söyleyen Efendi, Turgut Özal ve Erbakan’ın âkıbetlerini örnek olarak göstermiştir.

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Efendi’nin siyâsî kimlik beyânı ne şekildedir?

Efendi’nin siyâsî kimlik beyânı çok nettir: "Ben demokrat değilim, ben demokrasici de değilim." Darbeye karşı çıkışı "demokrasi uğruna" değil, "Kur’ân, sünnet, vatan, millet uğruna" dır. Demokrasinin fitne, kan ve gözyaşı ürettiğini, İslâm’ın ise "nûr üzre nûr" olduğunu söyler.

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

Adâlet mekanizması ve idam cezâsı meselesinde Mustafa Özbağ Efendi’nin görüşü nedir?

Efendi, darbecilerin yargılanması meselesinde sert bir duruş sergiler. "Eğer adâlet mekanizması düzgün çalışmış olsaydı, sen Genel Kurmay Başkanı’nı Genel Kurmay’da dersetmenin cezâsı idâm demiş olsaydın ve ânında onu idâm etseydin — kardeşim bunun araştırılacak, soruşturulacak bir şeyi yok. Sen mi yaptın? Tank idâm." Efendi’nin bu noktadaki fıkhî kanaati nettir: Devlet başkanına suikast düzenlemeye kalkan, başbakana silâh çeken kimse hakkında İslâm hukuku açıktır — idâm edilir. Ancak Türkiye’de idâm cezâsının kaldırılmış olması, darbeye cesâret veren bir sistem oluşturmuştur.

Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T

Siyâset ve entrika girdabı nedir?

Efendi, siyâset-entrika ilişkisini çok çarpıcı bir biçimde ele alır: "Yerleşik düzene girenler biraz devletin içine girdiğinizce entrikacı olmaya başlıyor. Devletle fazla iş dışı olanlar entrikacı oluyor. Bu Âdem’den itibâren böyle olmuştur. Siyâsetin içerisine girdiğinizde entrikacı olursunuz biraz. Çok yüzlü olursunuz." Bu yüzden sûfîlerin devletle alâkalı işlere yakın durmadıklarını söyler. Bir yerden genel müdür telefonu kaldırır, orada şefsin: "Bunu böyle yap. Yapsan bir türlü, yapmasan bir türlü. Yapmazsan yer beğen kendine der. Yaparsan sorumluluk sana âit. Üç yıl sonra, beş yıl sonra Sayıştay’dı, Danıştay’dı, savcılıktı, hâkimdi — sensin orta yerde. Sen çıkarsın, imza senin altında."

Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T

16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 Temmuz Darbesi ve Yenilenme İhtiyacı konusunu ele alıyor mu?

Yapılan sohbet, 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti kapsamında ‘Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 Temmuz Darbesi ve Yenilenme İhtiyacı’ konusunu ele alıyor. Bu konu, adaletin önemi, 15 Temmuz darbesi ve Türkiye’nin yenilenme ihtiyacını tartışıyor.

Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T

İslâm’ın toplumsal ahlâk vermediği tezi neden reddedilmiştir?

İkinci tez — yâni "dinler sâdece bireysel ahlâk verir, toplumsal ahlâk vermez" — de Efendi’ye göre temelsizdir. Efendi’nin verdiği örnek çok çarpıcıdır: "İslâm dînî toplumsal ahlâk vermez dediğinde hadi kapının önünde zinâ edin. Zinâ haram olduğu gibi kapının önünde zinâ etmek de haramdır. Siz kendi eşinizle bile kapının önünde cinsel ilişkiye giremezsiniz. Bu toplumsal ahlâktır. Din bunu yasaklar."

Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T

Osmanlı Mîrâsı Ülkelerin Modernleşme İflâsı ne anlama gelmektedir?

Efendi, Osmanlı’dan koparılan ve Batı’nın emrine giren devletlerin modernleşme deneyimlerinin topyekûn iflâs ettiğine dikkat çeker: "20. yüzyılın ikinci yarısından sonra bağımsızlıklarını kazanan Tunus, Cezâyir, Mısır, Pâkistan, Sûriye, Hindistan, Endonezya ve Lübnân’ın devrimci hükûmetleri modernleşmeyi birinci toplumsal amaç olarak belirlemişlerdir."

Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T

Sivrisineği file gâlip kılmak ne ifade eder?

Allâh’ın gücünün-kudretinin önünde kim duracak? Allâh’ın tuzağının önünde kim duracak? Sivrisineği file gâlip eder. Amerika’dan bir sürü ahmak onu aptal sandı, onun aptal sandığı bu millet onu aptal sınıfına koydu. Sen tankı süreceksin millete — millet bedeniyle tankı durduracak.

Kaynak: 15. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dilini Korumak, Sohbet Âdâbı ve Tasfiyenin

Askerlikteki İtâat Örneği nedir?

Kur’ân apaçık: "Peygamber’e itâat edin." Bundan daha açık ne var? Askerlikte de "komutan ne derse odur" mantığı vardır. Komutan yat dese İslâm hukûkuna göre yatılmaz diyor muyuz? Hayır — yat yatıyoruz, kalk kalkıyoruz. İslâm hukûkunda komutan ancak harâmı emrederse itâat edilmez. "İtâat mâruftadır" kâidesi İslâm’ın esâsıdır. Amasya’daki çavuş tâlimgâhında bir asker ağaca selâm veriyordu — selâm vermeyen cezâ almıştı. Ben çavuş tâlimgâhındaki tek ortaokul mezûnuydum; geri kalanlar hep lise, üniversite terk. Kumandan beni "uyanık gibi benziyorsun" diye çavuş tâlimgâhına seçti. Asker itâat eder, bu en doğalıdır. Peygamber’e itâat de bunun gibidir, öyle olacaktır. Başka bir âyet Medîne’de gelip "Artık itâat gereğinde kalmadı" demedi — itâat edeceksiniz.

Kaynak: 7. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hadîs İnkârcılığına Cevap, Anne-Baba Hukûku

"Kur’ân’da Yok" Mantığının Absürdlüğü nedir?

Hadîs inkârcıları diyor ki "Semâ Kur’ân’da yok, bid’at." İyi kardeşim — uçak da yok, otomobîl de yok, telefon da yok. Elma da yok, armut da yok, ıspanak da yok, karnabahar da yok, salatalık da yok, domates de yok. Hiçbirini yeme o zaman. Kur’ân’da 50 katlı bina yok — yıkın hepsini. Köprüler yok — yıkın. Hastâne yok, postahâne yok, buzdolabı yok, televizyon yok. Atın hepsini evlerinizden! Senin mantığın bu. İlkokul çocuklarında dahî yok bu akıl seviyesi; onlar akıllı telefonu oynatıyor, sen bunu oynatacak seviyede değilsin. Din, Kur’ân, Sünnet ve imamların içtihâdıdır.

Kaynak: 7. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hadîs İnkârcılığına Cevap, Anne-Baba Hukûku

6. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kızılay Programı, Rüyâ ile Amel ve Toplumun Değişmesi konusunu ele alan sohbetin temel mesajı nedir?

Sohbetin temel mesajı: toplum kendini değiştirmedikçe Allah onun üzerindeki hükmü değiştirmez — sokakta sevişenlere, erotizme, faize, dergâh dışındaki kötülüklere tükürmedikçe hiçbir şey değişmez.

Kaynak: 6. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kızılay Programı, Rüyâ ile Amel ve Toplumun

Kızılay ile yapılan kan bağışı programının sonucu nedir?

Bu sohbetin başında Bursa Kızılay İl Müdürlüğü ile dergâhın ortaklaşa düzenlediği kan bağışı ve kök hücre bağışı programının teşekkür ziyareti yapılmıştır. Sunumda belirtildiğine göre, program öncesinde Türkiye genelinde 600 eşleşme varken, iki-üç ay içerisinde 868’e yükselmiştir — yâni 268 hastaya uygun kişi bulunmuştur.

Kaynak: 6. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kızılay Programı, Rüyâ ile Amel ve Toplumun

Tâciz ve toplumun değerler eğitimi eksikliği neden önemlidir?

Tâciz bir şeyin sonucudur. Biz hep sonuca bakıyoruz — suçun öncesindeki unsurlara bakmıyoruz. "Sarhoştum hâkim bey, vurdum, pişmanım" dediği için indirim alıyor; içkiyi üretene, satana bakılmıyor. "Haplıydım" diyor; haplıyı getirene bakılmıyor. Tâcizci oldu — neden tâcizci olduğuna bakılmıyor. Peki bu gençliği İslâm’a göre kim eğitecek? Değerler eğitimini kim verecek? TRT-1, TRT Diyânet haricinde dînî içerikli kanal var mı? Yok. Okullarda yok. İmâm-hatiplerde bile değerler eğitimi zayıf — ilâhiyat hocası kitap eviyle anlaşıp ders notlarını oradan sattırıyor; öğrenci dört yıl boyunca onu okuyor. Hangi değerden bahsedeceğiz? Erotizm oluk oluk bütün kanallardan akıyor. Her türlü reklâm, dizi, film, magazin programında erotizm var. Bir televizyondaki erotizmden dolayı dâvâ açan var mı? Yok. Belediyeler konser düzenlerken erotizm saçan sanatçıları getiriyor — itirâz eden var mı? Yok. Biz bir kötülüğe tüküremiyoruz bile. Eğer bu millet bir kötülüğe tükürse memlekette kötülük kalmazdı.

Kaynak: 6. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kızılay Programı, Rüyâ ile Amel ve Toplumun

Toplumun değişmesi için ne gereklidir?

"Bir toplum kendini değiştirmedikçe Allah onlara ait bir durumu değiştirmez." Bir kimse tövbe edip geri dönmeye karar verirse Allah onu değiştirir. "Yâ Rabbi namazımı kılacağım" diyene Allah namaza mâni olan şeytanın dizginlerini tutar — çünkü kişi değişmeye karar verdi. Biz toplum olarak değişmeye karar vermedik. Darbe gecesi bir toplum sokağa çıkınca her şey değişti. Millet meydana çıksa "şerîat istiyoruz" dese Allah değiştirir. Toplum çıksa "biz faize karşıyız" dese Allah değiştirir. Ama biz kredi kartından kredi kartına, 350 lira faiz ödemeye devam ediyoruz. "Kullanmayın" diyorum, "Ne olacak ki diyor" — en fukara zamanımda da kullanmayın demiştim. Toplum kendini değiştirmiyor. Tâcizciler daha da artacak — bu millet ahlâkî çöküşü "özgürlük" olarak gördüğü müddetçe artacaktır.

Kaynak: 6. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kızılay Programı, Rüyâ ile Amel ve Toplumun

Bu haris ve kıskanç insanlar böyle bir şey midir?

Vezir on iki tomarı dağıttıktan sonra kırk gün kendini kapattı, hiçbir şey yiyip içmedi. Bir kimse kırk gün su içmezse ölür. Bu haris ve kıskanç insanlar böyle bir şeydir. Geçmiş devirlerde bir kimse bir kimseyi öyle kıskanırsa en son kendisini öldürtüp o düşman kabul ettiği kimsenin kapısının önüne cesedini koyduranlar bile olmuştur — "O öldürdü" zannedilsin diye.

Kaynak: 3. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Mesnevî’den Yahudi Vezir Kıssası, Mezhepçili

Vezirin Ölümü ve Halkın Mâte mi?

Vezirin ölümünü duyunca halk mezarının başında kıyâmet kopardı. Araptan, Türk’ten, Rum ülkesi halkından mezarının başına toplananların sayısını ancak Allah bilir. Saçlarını başlarını yolarak, elbiselerini yırtarak mâtem tuttular.

Kaynak: 3. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Mesnevî’den Yahudi Vezir Kıssası, Mezhepçili

Gayrimüslimlerin Kâbe’ye girmesi ve Mekke’deki otellerin meselesi nedir?

Gecenin son bölümü ise gayrimüslimlerin Mekke’ye girme meselesi, Kâbe etrafındaki oteller, Hacda lüks-safahat ve Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in teslimiyet hâli üzerine yüksek sesle yapılmış bir vicdan çağrısıdır.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Gayrimüslimlerin Kâbe’ye girmesi yasak mıdır?

Gayrimüslimler dinî noktada necis hükmündedir. Bunu böyle açık açık söylemezler, kızacaklar şimdi gene bana.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Şeytanın küfrü, Darül İslam-Darül Harp ve Faiz meselesi konusunda ne ifade edilmektedir?

Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Darül Harp ve Faiz Meselesi başlıklı sohbet, Şeytanın küfrü, Darül İslam-Darül Harp ve Faiz meselesi konusunda tartışılmaktadır.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Mekke’nin etrafında otellerin bulunması neden bir sorun oluşturur?

Mekke’nin etrafında otellerin bulunması, mübarek mekânlarda kültürel dağınıklık ve lüksün yaygınlaşması nedeniyle bir sorun oluşturur. Efendi Hazretleri, Mekke’nin etrafı dağlarla çevrili olmalı ve o bölgede otellerin, alışveriş merkezlerinin olmaması gerektiğini ifade eder.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Hacca gitmek için gerekli olan maliyet nedir?

Hacca gitmek için gerekli olan maliyet 3000 euro civarındadır. Diyanet vakfı tarafından götürülen en ucuz Hacca turu 2300-2400 euro arasında değişmektedir. Hacca, dünyanın en pahalı turizm seyahati olarak ifade edilmektedir.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Hilton otellerinde namaz durmak neden bir sorun olarak değerlendirilmektedir?

Hilton otellerinde namaz durmak, lüks ve safâhat içinde yaşayan Müslümanların, mübarek mekânlarda lüks otellerde kalmayı normalleştirmesi nedeniyle bir sorun olarak değerlendirilmektedir. Efendi Hazretleri, Hilton otellerinde namaz duran Müslümanların, Hz. Peygamber’in huzuruna çıkmakta utanmadıklarını ve bu durumun bir gaflet behbat olarak görülmesini ifade eder.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Darül İslam ve Darül Harp nedir?

“Öyle bir Mekke hayal ediyorum ya ben işte, insanlar böyle toprağın, çölün, kızgın çölün üzerinde yürüsünler; tenteleri olmasın, şemsiyeleri olmasın, yansınlar; yana yana gitsinler, zor olsun, zyor olsun, sıkıntılı olsun, sıkıntılı olsun — ne oteli. En çok da üzüldüğüm şey şu: etrafındaki koca koca otellere ve otellerde yattıkları zaman insanlar ‘Yattığında Beytullah’ı göreceksin’ demiyorlar mı ya? İçim sızlıyor benim. Ya hiç olmaz, git dağın öbür yakasında kal ya! Yattığında görme bâri! Orada yatacaksan ya yatmandan dahi üzül, yatmandan zül duy. ‘Ben geldim buralara, nasıl yatarım?’ de, ‘Nasıl uyurum?’ de, ‘Ölmeyecek kadar uyuyayım da namazda sallan uykusuzluktan, yanındakine yaslan uykusuzluktan, o yanındakine yaslansın.’” Bu, Efendi Hazretleri’nin kendi Ömre tecrübesinden süzdüğü bir âdâbdır.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Faiz bankaları ve "kuzu postuna bürünmüş kurt" yöneticileri nedir?

Faiz bankalarındaki "kuzu postuna bürünmüş kurt" yöneticilerin sahte takvâsını ve sinnet bıyık eleştirisini, kendisinin pala bıyık tercih etmesinin sebebini ("kâfirlere haşyet vermek için") ifade eder. Kıs sinet bıyıkların İslâmî finansçıların simgesi olduğunu, Şîa’da câferî mezhebinin diğer Anadolu alevîlerinden farkını, satrancın savaş sanatını öğrenmek için câiz olduğunu ama gaflet için haram olduğunu, kadınlaşan erkeklerin (kaş aldıran, krem-pudra-tüllük süren) lanetli hadîsi, Cem’in iki nikâh şartını (Hanefî-Şâfi’î farkı ile birlikte velinin hakkı), büyünün herkesi tutabileceği ve bizim muhâfazamızın zikirle olduğunu, gibi temel meseleleri tafsîlâtlı bir şekilde açıklamaktadır.

Kaynak: 4. Dergâh Sohbeti — Tövbenin Hakîkati, Kâr Ederek Yatma, Allâh’a Yakînlik, Faiz

Allâh’a yakînlik nedir?

Allâh’a yakînlik, kâr ederek yatma, faiz bankaları ve sünnet için pala bıyık sebebi gibi konular tartışılmaktadır.

Kaynak: 4. Dergâh Sohbeti — Tövbenin Hakîkati, Kâr Ederek Yatma, Allâh’a Yakînlik, Faiz

Kâr ederek yatma nedir?

Kâr ederek yatma, faiz bankaları ve sünnet için pala bıyık sebebi gibi konular tartışılmaktadır.

Kaynak: 4. Dergâh Sohbeti — Tövbenin Hakîkati, Kâr Ederek Yatma, Allâh’a Yakînlik, Faiz

Faiz bankaları nedir?

Faiz bankaları, sünnet için pala bıyık sebebi gibi konular tartışılmaktadır.

Kaynak: 4. Dergâh Sohbeti — Tövbenin Hakîkati, Kâr Ederek Yatma, Allâh’a Yakînlik, Faiz

Sünnet için pala bıyık sebebi nedir?

Sünnet için pala bıyık sebebi, karşıdaki kimse sen böyle zayıf bıyık bıraktığında — seni gördüğünde — seni zayıf addediyor. O mü’minler ki müşriklere, kalbî kayıtlara, kâfirlere kalplerine bir haşyet vermeliyiz. Kalplerine bir titreme vermeliyiz. Adam gördüğünde o kimseyi böyle bir titremeli — ‘ulan adam gibi adam de böyle ya’ demeli, dur demeli. Bizim kine Allâh affetsin.

Kaynak: 4. Dergâh Sohbeti — Tövbenin Hakîkati, Kâr Ederek Yatma, Allâh’a Yakînlik, Faiz

Kadınlaşan erkeklerin giymeleri haram mıdır?

Lanet olsun kadınlaşan erkeklere! Lanet olsun kadın yiysisi giyen erkeklere! Kadınlaşan bir şeyi giymek, kullanmak câiz değil. Bunlardan uzak durun. Şimdi krem kullanıyor, pudra kullanıyor, tüllük, erkek için her şey kullanıyor — hepsi de haram.

Kaynak: 4. Dergâh Sohbeti — Tövbenin Hakîkati, Kâr Ederek Yatma, Allâh’a Yakînlik, Faiz

Gördüğümüz salih rüyâları arkadaşlarımıza ibâdete-zikre teşvik maksadıyla anlatabilir miyiz?

Bizim kardeşlerimiz böyle şey yapmayacaklar. Önce rüyâlarını üstâdlarına anlatacaklar, üstâdına anlattıktan sonra bir kardeşine bu noktada eğer aşka şevke girmesi için inanıyorsa anlatabilir. Ama bir müddet sonra bu anlığına döner — rant olur, rant. Bir kimsenin iyi görülmesi ranttır, sûfî görülmesi ranttır, tarikatın içerisinde ‘bir şey yapıyor’ görülmesi ranttır.

Kaynak: 4. Dergâh Sohbeti — Tövbenin Hakîkati, Kâr Ederek Yatma, Allâh’a Yakînlik, Faiz

Anadolu Alevileri ve Şia Câferî Farkı nedir?

‘Alevî’ dediğimizde çok mualleq bir söz, bilhassa Türkiye’de. Türkiye’de ‘maksiz aleviler’ var — aslında hiçbir dîne inanmıyorlar. ‘Biz inanmıyoruz’ da diyemiyorlar, ‘biz aleviyiz’ diyorlar. Türkiye’deki ‘alevî’ kelimesi farklı freksiyonları içeriyor: Maksiz aleviler, DHKP’liler-Atatürkçüleri ‘din gibi’ görenler, Kemalistler, Sivas alevileri, Tokat-Tunceli alevileri, Karadeniz dağlarının Anadolu’ya bakan yamaçlarındaki aleviler, Ege’den Marmara’ya kadar aleviler, Tahtacı denirler — aslında şeytâna tapanların ayrı bir freksiyonu, Beyrut dağlarından gelmiş. Şeytâna taptıklarını söyleyemezler, alevî diyorlar. Kızılbaşlar, Drûzîlerin ayrı bir kolu, Lübnan’daki şeytâna tapışla karışmış. Onlar da ‘alevî’ diyorlar. Câferîler (Şîa): İmâm Ca’fer es-Sâdık’ın imâmlığını kabul edenler. Bunlarla Hanefîlerin farkı çok azdır.

Kaynak: 4. Dergâh Sohbeti — Tövbenin Hakîkati, Kâr Ederek Yatma, Allâh’a Yakînlik, Faiz

Pala bıyık sebebi nedir?

Çünkü karşıdaki kimse sen böyle zayıf bıyık bıraktığında — seni gördüğünde — seni zayıf addediyor. O mü’minler ki müşriklere, kalbî kayıtlara, kâfirlere kalplerine bir haşyet vermeliyiz. Kalplerine bir titreme vermeliyiz. Adam gördüğünde o kimseyi böyle bir titremeli — ‘ulan adam gibi adam de böyle ya’ demeli, dur demeli. Bizim kine Allâh affetsin.

Kaynak: 4. Dergâh Sohbeti — Tövbenin Hakîkati, Kâr Ederek Yatma, Allâh’a Yakînlik, Faiz

Faiz bankaları ne demektir?

Faiz bankalarındaki "İslâmî" görünümlü kuruluşlar kuzu postuna bürünmüş kurttur

Kaynak: 4. Dergâh Sohbeti — Tövbenin Hakîkati, Kâr Ederek Yatma, Allâh’a Yakînlik, Faiz

Kapitalizmin dayatması neden banka sistemine mecbur etmektedir?

Kapitalist sistem müminin banka sistemine sokma konusunda resmen dayatır. Sistem bizi bu noktaya götürür bile. On tane için olunca maaşların bankaya yatıracaksın. Herkes gidiyor bankadan. Banka kartından alıyor. Sistem seni zorluyor. İllaki bankaya sokacak seni. İllaki bankadan geçirecek.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita

Aklın aklı kavramı neden önemlidir?

Aklın aklı kavramı, aklın sınırlarını zorlayan ve onun kendi kategorilerini aşan durumu ifade eder. Bu durum, aklın çaresizliğini ve kendi kendine karşı koyamayacağını gösterir. Bu kavram, aklın sınırlarını aşması durumunda karşılaştığı çaresizliğin ve kendi kendine karşı koyamayacağını anlatır. Bu durum, aklın aklı kavramının en canlı sufi temsilidir.

Kaynak: Karaž-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 12 Ocak 2013 | Sırat, Ceberrut Alemi ve Kabir Hal

Zikirullah Halkasına Ölmeden Önce Gitmek: Adnan Kardeş Destar Hikayesi nedir?

Zikirullah Halkasına Ölmeden Önce Gitmek: Adnan Kardeş Destar Hikayesi, Efendi Hazretleri’nin delilin kendi içinde oluşunu somut bir karşılaştırma ile pekiştirmesiyle ilgili bir hikayedir. Gün içinde bir ağabeyleri vefat etmiştir, cenazesine gitmişlerdir. “Bu gün bir ağabeyimiz vefat etti. Allah rahmet eylesin dün gece. Bugün cenaze namazı vardı. Cenazesine gittik.” Sabahtan, hizmet eden Adnan kardeşine telefon açmış, ona bir ricada bulunmuştur: “Dedim bir kendi destar koyayım dedim. Taputunun başına. Gittim taputunun başında baktım. Dedim ki insan neyle yaşıyorsa öyle oluyor. Bizim başında destar vardı.”

Kaynak: Karaž-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 12 Ocak 2013 | Sırat, Ceberrut Alemi ve Kabir Hal

Cumadan sonra zühr-i âhir namâzını kılmazsam günâh mı olur?

Hayır. Zühr-i âhir namâzı Peygamber Efendimiz’in, ashâbın ve tâbiînin kığılmış bir namâz değildir. Osmanlı ulemâsının koyduğu bir fetvâdır; Suriye, Mısır, İran, Mekke, Medîne’de yoktur. Kılmak istersen kılarsın, kılmazsan — Peyg. Efendimiz’in yoluna tâbî olursun — sakıncası yoktur. Cumayı kılan kimsenin öğle namâzının kazâsını kılmasına da gerek yoktur — “Cumasi cumadır onun.”

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin

İslâm’ın israf yasağı hangi konuda küresel açlığın ilâcını ortaya koymuştur?

Bu Ramazan öncesi sohbet, Kızılay’ın açıkladığı çarpıcı verilerle başlayıp İslâm’ın israf yasağının küresel açlığın ilâcı olduğunu ortaya koymuştur.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin

Kur’ân ve Sünnet düşüncesine karşı bir savaştır mı?

İlke şudur: "Kur’ân ve Sünnet düşüncesinin aklının, ahlâkının, kültürünün, siyâsetinin, ekonomisinin karşısında her ne var ise o bâtıldır. Ve bütün bu örgütlenmelerin hepsi dünya üzerindeki Kur’ân-Sünnet düşüncesine karşı bir savaştır, mücâdeledir. Bunun Türkiye’deki yapılanması farklıdır, İran’da farklıdır, Irak’ta farklıdır, Suudi Arabistan’da farklıdır, Avrupa’da farklıdır, Afganistan’da farklıdır. Ama dünya üzerinde yegâne iki güç çarpışır: Bir, deccâliyet. İki, Kur’ân ve Sünnet."

Kaynak: 8. Dergâh Sohbeti — Tövbede Samimiyet, Deccâliyet Sistemi, Şiddete Aldanmama, Mü

Sans Oyunlari, Faiz ve Deccal’in Askerleri konusunda ne anlatildi?

Bir kimse milli piyango bileti almak isterse Efendi Hazretleri kesin cevap verir: Almayin. "Cami yaptiracagim, fakiri doyuracagim" diyerek niyetlemek de gecerli degildir — "Beni kurtar Allah’im, sana sunu vereceğim" demek temel olarak Allah’i aldatma manasi tasiyabilir. Sans oyunu ancak kazanc katiyse oynanir; nitekim Hz. Ebu Bekir Efendimiz bir musrikle Mekke’nin yedi yil icinde fethedilecegine iddiaya girdi, beş yuz deve karsiliginda — Hz. Peygamber bunu icra ettiyse de yuzunu astigi rivayet edilir. Kredi karti faizi yuzde on bes — bir lira borc bir ay sonra yuz elli liraya cikar. "Cebinizdeki kartlari kullanmayin. Yemin ediyorum siz Deccal’in askerisiniz — faiz dunyasina yardim ediyorsunuz." Banka faizi, kredi karti faizi, sans oyunu, kumar — hepsi haram olduğu halde Muslumanlarin alistigi seylerdir; bunlardan kurtulmak, gonulun terbiyesinden gecer.

Kaynak: 8 Aralık 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Lâiklik dinsizlik midir?

Lâikliğin çıkış noktası Fransa’dır ve dînin reddiyesi üzerine kuruludur. Her ülke kendi elbisesini lâikliğe giydirmeye çalışır. İslâm felsefesinde bir insanın lâik olması mümkün değil; ama devlet lâik olabilir — Türkiye Cumhuriyeti hukuk mânâsında lâiktir, dînin hiçbir şeyini kabul etmez. Siyasetçilerin sözlerini olduğu gibi kabul etmek zorunda değiliz.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (17 Eylül 2011) — Lâiklik, Aşk Dini ve Üç Günlük

28 Subat’ta Muslumanlara yapılan zulumler ne anlatilmistir?

Sohbetin en aci bolumunde Efendi Hazretleri, 28 Subat doneminun toplumsal travmasini dile getirir: Kuran kurslari kapatildi, kucuk yavrular surum surum suruldu. Basortusunden dolayi kizlarimiz universite kapilarinda tahkir edildi, taciz edildi. Evlere basildi, kapilarin onunde beklenildi, mezhul yerlere goturuldu. Is yerleri yuz elli polisle basildi, sorgu minibuslerinde geceler boyunca dolistirildi.

Kaynak: 29 Eylül 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Dünya üzerinde baskın bir kültür var mı?

Dünya üzerinde baskın bir kültür var. Bu kültürü sadece reddetmek çözüm değildir — reddetsek bile içimize bulaşıyor. Yakalı gömlekleri ulemâ "krenk gömleği" diye reddetmişti, şimdi giymeyen kalmadı. Pantolon İslâm kültüründe yoktu, şimdi bütün İslâm dünyası giyiyor. İnsanların çoğunluğunun bir şeyi yapması onu meşrû kılmaz ama baskın kültür oluşuyor.

Kaynak: 38. Dergâh Sohbeti — Baskın Kültür, Yönlendirme ve Din Sadece İbâdet Değildir

Bazı şeyleri reddetmektense, haram olmadığı müddetçe, iyi icrâ ederek baskın kültür oluşturulabilir mi?

Bazı şeyleri reddetmektense, haram olmadığı müddetçe, iyi icrâ ederek baskın kültür oluşturulabilir. Spor dallarının kendisi haram değildir — vücuda ve karşıdaki kimseye zarar vermedikçe. Ama kullanılan kıyafet, kültür, alanlar açısından sakıncalı noktaları vardır; bunlar temizlenebilir, dizayn edilebilir.

Kaynak: 38. Dergâh Sohbeti — Baskın Kültür, Yönlendirme ve Din Sadece İbâdet Değildir

Dünya üzerindeki bütün insanlar yönlendirilmeye ve yönetilmeye açıktır mı?

Dünya üzerindeki bütün insanlar yönlendirilmeye ve yönetilmeye açıktır. İslâm dinini bireysel fikrî özgürlüklerimizin alanı olarak görmediğimiz müddetçe yönlendirmeden ve yönetilmekten kurtulamayız. İslâm dünyası dini sadece namaz kılmak, oruç tutmak olarak biliyor; dinin fikrî yapısına, dünyayı dizayn eden, devletleri dizayn eden, hukuku dizayn eden bir düşünce sistemi olarak bakmıyor.

Kaynak: 38. Dergâh Sohbeti — Baskın Kültür, Yönlendirme ve Din Sadece İbâdet Değildir

Dinin yeryüzünde şu anda durumu nedir?

Dinin yeryüzünde şu anda durumu sadece ibâdet noktasındadır — ahlâk noktasında bile değildir. Söylem olarak namaz kılın var ama pratikte namaz kılabilecek özgürlük yok. Dinin yeryüzünde şu anda durduğu yer sadece ibâdet noktasındadır — ahlâk noktasında bile değildir.

Kaynak: 38. Dergâh Sohbeti — Baskın Kültür, Yönlendirme ve Din Sadece İbâdet Değildir

Parlamenter sistemde seçimlere katılmak câiz midir?

Bu mesele içtihâd alanıdır. Bir kimse içtihâd ederek bu mücadelenin içinde yer alıyorsa, o şuurla birisini seçiyorsa, ona zarar gelmez. "Neden böyle içtihâd ediyorsun" diye sorgulama hakkımız yoktur. Herkes kendi anlayışı ve şuuruyla bu mücadeleyi sürdürür.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (31 Aralık 2011) — Kibrin Tedâvisi, Aile İçi Beğe

Krediyle alışveriş yapmak câiz midir?

Vadeli alışveriş câizdir — adam sana 100 milyarlık arabayı 50 ay taksitle satıyorsa bu vadeli alışveriştir. Ancak sonradan fark eklenmesi (faiz) farklı bir konudur ve ona ayrıca bakılması gerekir.

Kaynak: 52. Dergâh Sohbeti — Zikir, Sünnetin İhyâsı ve Günlük Fıkhî Meseleler

Siyâset, oy kullanma ve referandum nedir?

Hiçbir siyâsî partiye entegre değilim. Hiçbir zaman "Şu partiye oy atın" demedim, böyle bir dayatmaya da karşıyım. "Şeyh nereye işaret ederse oraya oy atarız" anlayışını doğru bulmuyorum. Herkes kendi kararını kendisi verecektir. Ben oy kullanmıyorum; çünkü bizi aldattıklarına ve kandırdıklarına inanıyorum. Ne zaman oy kullanacağım? Milletvekili adaylarını halk kendisi tespit ederse, genel merkez dayatması olmazsa o zaman gider oy da kullanırım, o partiye de çalışırım. Türkiye’nin önündeki iki kritik mesele şudur: Birincisi Cumhurbaşkanı’nı halkın seçmesi, ikincisi milletvekili adaylarını da halkın belirlemesi. Bu iki şart gerçekleşirse Allah’ın izniyle Türkiye’nin önünde hiç kimse duramaz. Dergâh olarak referanduma tarafız. Cumhurbaşkanı’nı halkın seçmesi gerektiğini savunuyoruz. Milletvekili adaylığı için de 20 milletvekili imzası şartının kaldırılmasını, herkesin aday olabilmesini istiyoruz.

Kaynak: 68. Dergâh Sohbeti — Namazda Kıyafet, Melâmîlik, Ticaret Ahlâkı ve Siyâset

Siyâsette neden Cumhurbaşkanı’nın halkın seçmesi gerektiği vurgulanmıştır?

Siyâsette Cumhurbaşkanı’nın halkın seçmesi gerektiği vurgulanmıştır. Özellikle ahlâkî çöküşün süfyânist güçlere teslîmiyetten kaynaklandığı, tekfîrciliğin tehlikesi, küçük esnafın korunması ve Cumhurbaşkanı’nı halkın seçmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Kaynak: 68. Dergâh Sohbeti — Namazda Kıyafet, Melâmîlik, Ticaret Ahlâkı ve Siyâset

Karikatür krizleri karşısında Müslümanlar nasıl davranmalı?

Danimarka’daki ve diğer ülkelerdeki karikatür krizlerinde Müslümanlar provoke edilmek isteniyor. Kırmak, yakmak, vurmak — bu oyuna düşmemek gerekir. Onların hazır dosyaları var: "İşte Müslümanlar terörist." Biz o provokasyona düşmeyeceğiz.

Yapılacak en etkili şey: Yabancı tüketim mallarını almamak, yememek, içmemek, giymemek. Hamâsî nutuklara gerek yok; cebinizle tepki gösterin. Ve bu krizlerin arkasındaki Siyonist planı görün — dünya üzerindeki en büyük tehlikelerden biri Siyonizm’dir.

Kaynak: 74. Dergah Sohbeti — Ricâlü’l-Gayb, Tevhidin Özü ve Dinde Orta Yol

İrkçılık fitnesi neden ümmetin birliğine zarar verir?

Bu ümmet-i Muhammed’in içerisine atılmış bir fitne tohumudur; bu memleketin insanlarının içine atılmış bir fitne el bombasıdır. 12 Eylül öncesi ülkücü-komünist çatışması yaşandı, 28 Şubat’ta Müslümanlar sokağa dökülsün istendi — Cenab-ı Hak korudu.

Kaynak: 123. Dergah Sohbeti — Allah’a Dostluk Yolu, Gönül Zikri ve Melamilik

Asıl takva nedir?

Asıl Takva: Güzel Ahlâk ve Eziyetlere Katlanmak — Peygamberiniz Muhammed Mustafa güzel ahlakın temsilcisiydi, güzel ahlakın örneğiydi. O size sabahlara kadar namaz kılmanızı öğretmedi; o size çok önemli bir öğüt verdi: halkın içinde durup, halkın eziyetlerine katlanıp güzel ahlaklı olmayı öğretti. Allah’ı zikretmek kolay, namaz kılmak kolay, oruç tutmak kolay, şehit olmak kolay. Ama birisi size zarar verdiğinde, canınızı acıttığında, hakaret ettiğinde, iftira attığında, hakkınızı yediğinde ne yapacaksınız? İşte asıl takva orada belli olur. Asıl takva insanların arasında iyi olmak ve iyiliği yaymaktır, güzel ahlaklı olmaktır, eziyetlere katlanmaktır.

Kaynak: 124. Dergah Sohbeti — Velilerin Üç Sınıfı, Allah’ın Dostluğu Yolu ve Din Kolaylı

Dişi hayvan kesmek caiz midir?

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri genelde dişi koyun kestirmemiş, dişi inek kestirmemiş, dişi düve kestirmemiş. Fıkhen caiz midir? Caizdir. Ama Hz. Peygamber kestirmemiştir, bunda bir incelik vardır. Memleketin ekonomik ve stratejik durumuna binaen doğurabilecek olan düvelerden, ineklerden, koyunlardan, keçilerden kurban kesmeyin. Hamile hayvanları kesmeyin; satıcılar bile bile satabilirler, bir bilen götürün yanınızda.

Kaynak: 134. Dergah Sohbeti — Şükrün Hakikati, Vesvese ile Mücadele ve Kurban Ahkamı

Kurban kesme ahkamı nedir?

Kurbanın çul ve yılları (deri ve bağırsakları) fakirlere verilmelidir. Kurbanı kesen kasaba kurbandan ücret verilmez; kasabın ücretini deriden, kelleden veya ayaktan ödemeyin, cebinizden ayrıca ödeyin. İbadet ediyorsunuz. Hz. Peygamber son senesine kadar kurbanını kendi eliyle kesmiştir. Hz. Aişe validemize: "Kurbanının başında bekle" buyurmuştur. Kurban taksitle alınabilir ama taksitler aksatılmamalıdır; aksatılırsa faiz karışır.

Kaynak: 134. Dergah Sohbeti — Şükrün Hakikati, Vesvese ile Mücadele ve Kurban Ahkamı

Ticaret İslâm’da helâl midir?

İslâm’da ticaret helâl, faiz haramdır. Malı satanın veya alanın dinî kimliği önemli değildir — Medîne-i Münevvere’de müşrikler de gelip mallarını satmıştır. Medîne pazarı, Mekke’deki ticarete karşılık kurulmuş bir ticaret merkezidir.

Kaynak: 140. Dergah Sohbeti — Helâl Dâireyi Haram Etmemek, Gaflet Uykusu ve Ticarette Mü

Ticarette Müslümanların rolü nedir?

Müslümanlar çok ortaklı şirketler kurup dünya ticaretini ele almalılar. Ama Müslümanlar kadar bölünmeye, parçalanmaya müsait bir topluluk yok — neden? Herkes her şeyi biliyor: hükümeti yönetmeyi, savaşmayı, ordu yönetmeyi… Ama bir ailesini yönetemiyor. Paraların repo’ya gitmesi meselesi ise — senin verginin, suyunun, elektriğinin parası da aynı sisteme giriyor. Dünya üzerinde bir faiz sistemi var; deccâliyet sisteminin içindeyiz hepimiz.

Kaynak: 140. Dergah Sohbeti — Helâl Dâireyi Haram Etmemek, Gaflet Uykusu ve Ticarette Mü

Toplumsal çürüme ve kendimize gelmek nedir?

Fuhşun yaşı dokuz Türkiye’de. Uyuşturucunun yaşı dokuz Türkiye’de. Babalar, anneler gencecik evlâtlarını sokağa gömüyor. Allah deyin, tövbe edin! Birinin kusurunu görmek, kendi kusurunu görmemekten ibaret. Allah cümlemizi affetsin.

Kaynak: 144. Dergah Sohbeti — Gıybet ve İftiranın Ağırlığı, Niyetin Önceliği ve Barıştır

Peygamber sevgisinin karşılığı nedir?

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i sevmenin karşılığı cennettir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i sevmenin karşılığı cemalullahtır. O’nu sevmenin karşılığı, O’nunla beraber muhabbet etmek, sohbet etmek ve cennette komşuluktur.

Kaynak: 180. Dergah Sohbeti — Kader, Kaza Namazı, Tarikat Yolunda Devamlılık ve Zikrulla

Dini nikah ve belediye nikahı arasındaki fark nedir?

Dinimizde nikah vardır; bunun adı imam nikahı veya hoca nikahı değil, Allah’ın emrettiği nikahtır. Bir erkeğin ‘Ben seni nikahıma aldım’ demesi ve kadının ‘Kabul ettim’ demesiyle nikah tamam olur. İki Müslüman şahit ve mehir gereklidir. Mehrin en azı bir koyun parasıdır; hatta kadın ‘bana dua et yeter’ derse bu da mehir yerine geçer. Cep telefonuyla dahi nikahlanmak mümkündür — taraflar birbirlerini tanıyor ve biliyor olması kaydıyla. Belediyenin resmi evlenme akti ise dini nikah yerine geçmez. Çünkü resmi akit mümin-kafir, ateist-putperest ayırt etmez; dini nikah ise bir ibadettir, euzü-besmeleyle başlar, Fatiha ile biter.

Kaynak: 182. Dergah Sohbeti – Allah Ehli, İtikafın Üç Mertebesi ve Vesile

El öpme neden caizdir?

Hanefi, Hanbeli ve Maliki mezhebine göre annesi yaşındaki bir kadının elini öpmekte bir sakınca yoktur. Teyzesi, yengesi, komşusu, akrabası olan kadınların elini öpmek caizdir.

Kaynak: 182. Dergah Sohbeti – Allah Ehli, İtikafın Üç Mertebesi ve Vesile

Cemaat taassubu nedir?

Cemaat taassubu ise ümmeti Muhammed’in içine sokulmuş bir hançerdir. Doğru kullanılırsa nur ala nur; doğru kullanılmazsa ümmet çok zarar görecektir. Cemaat taassubuna takılanlar, bir başka cemaati inkâr edenler büyük bir fitneye düşmüşlerdir. Kendi şeyhinden başka şeyh kabul etmeyen, kendi cemaatinden başka cemaat tanımayan anlayış son derece tehlikelidir.

Kaynak: 191. Dergah Sohbeti – Evlilik Kaderi, Cemaat Taassubu, Çocuk Terbiyesi ve İstiğf

Peki o beş lira enflasyonla artmış mıdır?

Bir kimsenin yıllar önce beş lirasını almışsınız ve o kimseyi bulamıyorsanız, o beş lirayı onun adına hayır hasenat yapacaksınız. Fıkıhçılar demişlerdir ki: O zamanın değeri neyse o kadar. Beş yıl önce iki liraydı, eline geçtiğinde iki lira olarak onun adına hayır yapacaksın. Sıfır atılması, enflasyon hesabı yapılması gibi meselelere girmemişlerdir.

Kaynak: 195. Dergah Sohbeti – Peygamberlerin Yanılmazlığı, Mümin Direnişçidir ve Duanın

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları