Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
İçtimâî Hayat(1147) — Sayfa 3/12
Livâta etmenin aklen ve fiziksel olarak ne gibi etkileri vardır?
Zira livâta da mevhulu zelil etmek vardır. mevhulu zelil etmek ne demek? Livâta da ibne hükmünde olan kimse zelil oldu. bir kimse kendi eşini zelil etti. Veya bir kendisini arkadan ettiren bir erkek kendi kendisini zelil etti. Ve bakın toplumdaki bu kimselere gerçekten zelil insanlardır. Kendilerini arkadan yaptıran bütün hepsi de zelil bir hayat yaşarlar. Ve toplum içerisinde de zelildirler. Onlar kendi zelilliklerini kurtarmanın yoluna gidiyorlar. Ve ne yazık ki dünya üzerindeki popüler kültür diye anılan kültürsüzlük, popüler kültür olarak anılan vahşet, popüler kültür olarak anılan sapkınlıklar, bunlara yol göstermeye çalışıyor. Ve dünya cinsiyetsiz diye koşturmaya çalışıyorlar. Dünyayı cinsiyetsiz etmeye çalışıyorlar. işte bir erkek düşünün parmaklar ojeli, kulaklar küpeli, gözlere rimel çekilmiş, konuşma ağadalı, kadına benzetmeye çalışıyor, cinsiyetsizliğe doğru koşuyor.
Livâta etmenin toplumsal etkileri nelerdir?
Ve ne yazık ki dünya üzerindeki popüler kültür diye anılan kültürsüzlük, popüler kültür olarak anılan vahşet, popüler kültür olarak anılan sapkınlıklar, bunlara yol göstermeye çalışıyor. Ve dünya cinsiyetsiz diye koşturmaya çalışıyorlar. Dünyayı cinsiyetsiz etmeye çalışıyorlar. işte bir erkek düşünün parmaklar ojeli, kulaklar küpeli, gözlere rimel çekilmiş, konuşma ağadalı, kadına benzetmeye çalışıyor, cinsiyetsizliğe doğru koşuyor. Bir kadına bakıyorsunuz kadın kadınlıktan çıkmış, erkek gibi yürüyor yolda. Kadın kadınlıktan çıkmış, beline silahı koymuş, kabadayı gibi gidiyor yolda. Allah lânet etsin diyor onlara. O zaman normalde bu karanlık, şeytani güçler bütün insanlığı cinsiyetsizliğe doğru koşturuyor. Bir bakıyorsunuz Instagram’da fenomen oluyor. Bilmem hangi ibne. Bir bakıyorsunuz şeyde ne diyorsunuz video paylaşım YouTube’da bir ibne YouTuber olmuş, fenomen olmuş. Ve ona ibne derken de biz bizi ayıplıyorlar. nasıl ibne der? Ya o kimse kendisini kadın görünümüne koymuş ve kendisinin erkek sevgilisi olduğunu söylüyor ve kendisi kendisini Avrupai bir dille homoseksüel olduğunu söylüyor, eşcinsel olduğunu söylüyor. Bizim kalkıp da kendini eşcinsel olarak nitelendiren bir kimseye, biz şahıs da konuşmuyoruz.
Livâta etmenin toplumsal ve bireysel etkileri nelerdir?
Allah muhafaza eylesin. O yüzden livâta yapılan yer insanın dübiri insanın büyük tuvaletini yaptığı yer necaset çıkma yeri kardeşim. Oradan çocuk doğuran kadını gördün mü sen? Fıtrat aykırı. Allah sizin evliliğinizin evliliğinizin evliliğinizin Allah sizin evlenip makul yollardan cinsel ilişkiye girip sizin insanlığın devamiyeti için çocuklar edinmenizi ve o çocukları Kur’ân ve Sünnet’e uygun yetiştirmenizi istiyor. Allah sizi kendisini tanınsın kendisine ibadet edilsin diye yarattı. Size sapkınlık yapın, ibnilik yapın diye yaratmadı. Size sapkıyılık yapın, lütilik yapın diye yaratmadı. Yaratma sebebi Allah’ın Allah’a ibadet etmek onu tanımak. E sen o zaman tohum ekmeği yeri tarlıyı bırakıyorsun sen temiz olmayan necaset olan yere tohum ekmeğe kalkıyorsun ve adam senin tohumun necis mi ki? Ama demek ki senin fıtratında bok böcekliği var. Çünkü bok böceği bok yuvarlayacak. Arı bal yapacak. Bok böceği bok toplayacak arı bal yapacak. Eşek arısı bal arısını öldürecek. Sağcı arı arısını öldürecek. Ama bal arısı bal arılı yapmaya devam edecek. Bok böceği de bok böcek toplama devam edecek. Her ikisi de böcek canım kardeşim. Arı da böcek bok çeviren de böcek. Arasında bir fark yok.
Livâta etmenin ruhsal ve toplumsal etkileri nelerdir?
Birisi bok yuvarlıyor birisi bal yuvarlıyor. Sen bal yuvarlardan o yuvarlananlardan ol. Ve o yüzden bu çirkin bu insan fıtratına aykırı bu zelil bu insanlık dışı fiiliyat normal zina etmekten daha büyük harâm. Zina etmekten daha şedit bir suç. Normal yollardan zina etse insan bu kadar suç işlemiş kabul edilmez. Bu daha ağır. Allah muhafaza eylesin. O yüzden Livâta bütün her şeyiyle her şeyiyle suç. Ama dikkat edin. Livâta’nın arttığı tarih boyunca Livâta’nın yükseldiği zamanlar maddi refaha fazlaca kavuşan zenginliklere fazlaca ulaşan toplumlarda oluşmuş. Somun halkına baktığımızda o Somun halkı zenginlikte 3 seviyeye gelmişler. zenginlikte 3 seviyeye gelince sapkınlıkta da 3 seviyeye gelmişler.
Türkiye’nin İslâm’a uygun bir ülke olup olmadığı hakkında ne söylendi?
Size göre Türkiye’mizden hoş tutmuşsunuz. Sizin düşündüğünüz gibi müslümana yakışır bir ülke mi? Allah hafızanızı ve gönlünüzü çürütmesin. İzmir’den Derya Salkım. Allah razı olsun. Sizi özlemli bekliyorum. Eyvallah Derya. Allah razı olsun. Ben şöyle söyleyeyim. Ben ülkemin daha iyi olması için, daha güzel ha, hak ve hakikate koşması için mücadele edenlerdim. Bu topraklar ecdatlarımızdan bize emanet geldi. İnşallah daha iyi, daha güzel, daha Kur’ân ve Sünnet’e uygun bir hale doğru koşmak, koşturmak, bunu tesis etmekle mükellefiz.
Kadının cinsel bilgisi erkeğin beklemesi uygun mudur?
Toplumumuzda kadınların cinsel ilişkilerdeki her pozisyonu bilme, cinsel bilgisinin çok fazla olmasını erkeklerin beklemesi uygun değil. Cehalet bu.
Demokrasi ve İslami sistemlerin entegrasyonu mümkün mü?
Demokrasi adı altında bu tür şuuralar oluşturulduğunda suç sayılmaz. Ancak, İslami devlet adı altında bu tür şuuralar oluşturulursa suç sayılır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre bu tür kurumlar isimlendirilemez. Ancak, bu tür şuuralar, demokratik cumhuriyetlerde mevcuttur ve bu sistemler, İslami noktadan ele alındığında bir sıkıntısı olmamaktadır.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Siyasal İslâm, Şûrâ ve Ulu’l-Emr
İslami şuuralar öğüt verme olarak algılanırken Türkiye’deki uygulamada nasıl nitelendiriliyor?
Şimdi demek ki biz onlara öğüt verme olarak algılarken Türkiye’deki uygulamada öğüt verme olarak değil, emir verme olarak nitelendiriliyor. O yüzden İslami şuuralarda öğüt verecekler, emir değil.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Siyasal İslâm, Şûrâ ve Ulu’l-Emr
İslâm dünyasındaki çatışmaların devam etmesinin nedeni nedir?
İslâm dünyasındaki çatışmaların devam etmesinin nedeni, Kur’ân ve Sünnet ile birleşmemiş olmasıdır. Ortak nokta olan Kur’ân ve Sünnet ile birleşmediği müddetçe, İslâm dünyasındaki çatışmalar devam edecektir. Ayrıca, hadîs inkarcıları, kader inkarcıları ve diğer bazı inançlarla ilgili çatışmalar da bu durumun bir parçasıdır.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Siyasal İslâm, Şûrâ ve Ulu’l-Emr
Kur’ân ve Sünnet’in İslâm dünyasındaki çatışmalara etkisi nedir?
Kur’ân ve Sünnet, İslâm dünyasındaki çatışmaların ortak noktalarıdır. Bu çatışmaların devam etmesinin nedeni, Kur’ân ve Sünnet ile birleşmemiş olmasıdır. Kur’ân ve Sünnet’in dışında kalan inançlar ve ritüeller, çatışmaların devam etmesine neden olmaktadır.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Siyasal İslâm, Şûrâ ve Ulu’l-Emr
Siyaset ve bürokrasi ile ilgili çatışmaların nedeni nedir?
Siyaset ve bürokrasi ile ilgili çatışmalar, siyaseti, bürokrasiyi, geldiğiniz makamın mevkiini, geldiğiniz konumunuzu durumunu, kendinize maddi menfaatler devşirir de etrafınızdaki insanları devlette, belediyede, orada, burada makamları, mevkileri peşkeş çekerseniz ve bunu da tırnak içerisinde din algısıyla yaparsanız bu çatışmalar devam edecektir.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Siyasal İslâm, Şûrâ ve Ulu’l-Emr
İslâm’ın siyasi ve idari yapısına dair çatışmaların nedeni nedir?
İslâm’ın siyasi ve idari yapısına dair çatışmalar, siyaseti, bürokrasiyi, geldiğiniz makamın mevkiini, geldiğiniz konumunuzu durumunu, kendinize maddi menfaatler devşirir de etrafınızdaki insanları devlette, belediyede, orada, burada makamları, mevkileri peşkeş çekerseniz ve bunu da tırnak içerisinde din algısıyla yaparsanız bu çatışmalar devam edecektir.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Siyasal İslâm, Şûrâ ve Ulu’l-Emr
İslâm dünyasında çatışmaların neden devam ettiği?
Yazık. Ve bu yönetimler İslâm dünyasının başında olduğu müddetçe çatışmalar devam edecek. Ve Müslümanların içerisinde, İslâmcılar özür dilerim, Müslümanların içerisinde Amerikancılar, Ruscular, Çinciler, Fransızcılar, İngilizciler olduğu müddetçe çatışma devam edecek. Allah bizi ileriden eylesin inşallah.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Siyasal İslâm, Şûrâ ve Ulu’l-Emr
Türkiye’de İslâm devletinin nasıl olması ile, gerektiği ile alakalı kim çalışma yapabilir bu şartlarda?
Kimse yapamaz. Hiç kimse yapamaz. Sebep? Türkiye’de son döneme kadar anayasanın 14. maddesine aykırılıktan ceza yiyenler oldu mu? Oldu. Nasıl geliştireceğiz biz bunu? Geliştiremeyiz. örneğin tırnak içerisinde bilimsel olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniversitelerinde, ilahiyat fakültelerinde böyle bir çalışma dahi yapamazlar. Nasıl bir İslâm devlet modeli olması gerekir? Bunun çalışmasını yapamazlar. Mısır’da yapamazlar. Suûdî Arabistan’da yapamazlar. Türkiye’de yapamazlar. Sünnî kesimin kesim olarak nitelendirilen yerler. Yapmaya kalkarlarsa dinazorlara çarparlar. Onları perperişan ederler. Bakın onları perperişan ederler. Çünkü İslâm dünyasındaki yönetimler, yönetimsel mecrada bulunanlar Müslümanlardan şunu istiyorlar. Ey Müslümanlar! Yiyin, için, canınızı istediğinde namaz kılın. Harika uğruşlar tutun. Hacca gidin. Ama yönetimle alakalı bir şeye karışmayın. Oy zamanı gidin oy verin. Ama bu haramlar neden serbest? Konuşmayın. Yönetimle alakalı bunların böyle böyle olması lazım. Bunları konuşmayın. Siz tekrar söyleyeceğim.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Siyasal İslâm, Şûrâ ve Ulu’l-Emr
İslâm’ın getirmek istediği reformlar sadece vaazlarda gerçekleştirilemez mi?
İslâm’ın getirmek istediği reformlar sadece vaazlarda gerçekleştirilemez. Doğru. Bunları gerçekleştirebilmek için siyasal iktidar zorunludur. Doğru. Diye yazıyor Hurşit Ahmet. Bu da doğru. Mehdudu da bu görüşe katılıyor. Eyvallah. Bir Müslümanın tırnak içerisinde İslami bir yaşam modeline uyma niyetini, İslami olmayan bir hükümet sisteminin otoritesi altında başarıyı ulaştırmak imkansızdır. Doğru. Fakat öte yandan ana hatları kabat hastak çizilen kurumlar hakkındaki tartışmanın içi, yöneticileri nitelikleri ve erdemleri hakkında tartışmaların lehin olacak biçimde boşaltılmıştır. Doğru. İslâmcı siyaset anlayışının temelinde yatan emir ve şuura kavramlarını somut siyasal kurumlara nasıl dönüştürmeli?
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Siyasal İslâm, Şûrâ ve Ulu’l-Emr
İslâm Danışma Kurulu ya da kurullarının ortaya konusunda önceden belirlenmiş hiçbir biçimli şart koşmaz mı?
İslâm Danışma Kurulu ya da kurullarının ortaya konusunda önceden belirlenmiş hiçbir biçimli şart koşmaz. Bunun basit nedeni İslâm’ın bütün zamanlar ve mekanlar için geçerli evrensel bir din olmasıdır der.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Siyasal İslâm, Şûrâ ve Ulu’l-Emr
Siyasilerin eşlerinin kıyafetleriyle ilgili ne söylendi?
Siyasiler eşlerinize dikkat edin. O eşleriniz de fakir fukaraların evlerine gitmeyin. O eşlerinizin kıyafetleri ile o fakir fukaraları küfreder gibi varoş mahallelerde dolaşmayın. Siyaset yapan milletvekilleri, belediye başkanları, meclis üyeleri, parti il başkanları altınızdaki milyon dolarlık arabalarla varoş mahalleleri gitmeyin. O köyleri, o kentleri gitmeyin. Hangi partiden olursanız olun. Hepiniz de hepiniz de tepki topluyorsunuz. Hangi partiden olduğunuz önemli değil. İnsanlar 2.300 TL, asker ücretle geçinecek olan bir kimsenin karşısına 50.000 dolarlık saatle çıkmayın. Edebsizlik etmeyin. Bunlar edepsizlik, bunlar görgüsüzlük, bunlar düşük ahlaklılık. Bunları yapmayın.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Evlilik, Aile ve Cinsel Hayât Edebi
Tavur koymanın ne anlama geldiği?
Bazen terk etmek farz olur çünkü. O yüzden terk etmekten de terk edilmekten de korkmam. Evet sigaraya karşı böyle bir ciddi bir şekilde tavur koymak iyi. Gıybete de böyle tavur koyun. İftirali de böyle tavur koyun. Dedikodu’ya da böyle tavur koyun. Tavur koyabiliyorsanız bütün evinizin içerisindeki günah kebalere, evinizin içerisindeki günah kebalere, tavur koyun. Boşandıktan sonra adamla kadın mesajlarında bir bir şey yapmak istiyorsanız, evinizin içerisindeki günah kebalere tavur koyun. Boşandıktan sonra adamla kadın mesajlaşmış ve telefonla konuşmuşlar. Adam kadının boşandığını anlamadığı için, kadının boşandığını anlamadığı için, sen benimle bir bir şey yapmak istiyorsan, evinizin içerisindeki günah kebalere tavur koyun.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Zulme Ses, Zikir ve Yakînlik
Zulme Ses, Zikir ve Yakînlik konularında bir sohbet yapılmıştır?
Metinde, boşanma hakkının iddet süresi, dövme ile abdest, Muhyiddîn-i Arabî Hazretlerinin kabri, şeytani rüyalar, dervişlik yolculuğu, kelime hazini ve gençlerin Türk kültürünü dinlemesi gibi konular ele alınmıştır.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Zulme Ses, Zikir ve Yakînlik
İnsanlar kendi dinlerini ve inanışlarını nasıl orta yere koyarak İslam olduklarını düşünmektedir?
Normalde insanlar kendi dinlerini, inanışlarını orta yere koyarak kendilerinin İslam olduklarını, Müslüman olduklarını, çalmayacaklarını, çırpmayacaklarını, haksızlık yapmayacaklarını, hırsızlık yapmayacaklarını kendi etrafındaki yakın veya uzak tarihindeki insanları devletten veya o makamlardan nemalandırmayacaklarını, menfaatlendirmeyeceklerini dile getirerekten oy istiyorlar.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Hadîslerle Tasavvuf 69. Hadîs
Hata yapanlar ve hainlik yapanlar ne durumda olurlar?
Eğer hata edenler hainlik yaparlar, yollarına devam ederler. Eğer hata edenler, hainlik yapanlar, bu noktada Ümmet-i Muhammed’in hakkını ve hukukunu çiğneyenler, özür dilemezler, helallık istemezlerse onlarla muhalefetimiz daha da sertleşecek.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Hadîslerle Tasavvuf 69. Hadîs
Din bir kültür müdür?
Din bir kültür değildir ama zaman içerisinde din kendi kültürünü oluşturur mu? Evet. Ama din kültür değildir.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Hadîslerle Tasavvuf 69. Hadîs
Mürşide itiraz etmek ne zaman doğru olur?
Mürşide itiraz etmek, mürşidin Kur’ân ve sünnete aykırı hareketlerde bulunması durumunda mümkündür. Ancak, mürşidin edebe mu gayrı hareketleri, kültürel veya ailevi nedenlerle olabilirse, bu durumda itiraz etmek doğru değildir.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Hadîslerle Tasavvuf 69. Hadîs
LGBT nedir?
Ne bu LGBT? Bunun açılımını bilen var mı? Yok. Bütün belediyeler onlar bunlar LGBT sevicisi olmuş. LGBT ne? Eşcinsel. Kadın kadına sevgilenecekler. Biz bunu destekliyorlar. Veyahut da erkek erkeğe sevgili olacak. Erkeğin birisi kadınlık vazifesi yapacak. Öbürkü de şey yapacak. bu pisliği, bu necazeti. bu lanetlik bir fiiliyat yapan kimseler, fiiliyat yapanları, insanlar kendilerince onları hoş görmeyip, onlara karşı bir tavır takınacaklarına ne yazık ki bunları beğen eden kimselere tavır takınıyorlar.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Hadîslerle Tasavvuf 69. Hadîs
Korona virüsün cami ve cemaat üzerindeki etkisi nedir?
Selamünaleyküm, hayırlı akşamlar. Allah gecenizi hayırla eylesin, gündüzünüze hayırla eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırla eylesin. Cümle Ümmet-i Muhammed’e Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye sımsık yapışıp yaşama ve yaşatma mücadelesi verenlerden eylesin. Ümmet-i Muhammed’e Allah sevgisi, Resûlullah sevgisi, mümin sevgisi nasîb eylesin. Ümmet-i Muhammed’e haramlardan uzak durmayı, her türlü haramdan kaçınmayı, iyi ameller, salih ameller işlemeyi nasîb eylesin. Ümmet-i Muhammed’e farz namazlarını dost doğru kılan, farz oruçlarını dost doğru tutan ümmetlerden eylesin inşallah. Kıymetli dostlar, Mesnevî sohbetlerine devam edeceğiz inşallah. Geçen hafta Cumartesi gün 1. cilt 888. beytte kalmıştık. O beytten inşallah Allah izin verirse devam edeceğiz. Son okuduğumuz beyt oydu. bu şevk ve cezbe o zevkin geldiği taraftan gelir. Bunu okumuştuk. Her kavmin gözü bir günce zevk sürdüğü cihette kalmıştır. bir topluluk düşünün, o topluluğun gözü bir gün dahi olsa bir şeyde zevk edilir. O gün böyle neşelenir, o gün ağzı tatlanır, gönlü hoş olur. Hep aklı fikri orada kalır. Onun devamını onu arzular, onu ister. bayram günleri vardır ya, insanlar tekrar o bayram gününü arzu ederler. Veyahyut da mutlu bir evlilik olmuştur. O mutlu evliliğin başlangıcı, düğünü, hep insanlar o başlangıcını, o düğününü arzular. Veyahut da bir zaman olmuştur, çok mutlu olmuştur bir meselede. O bir meselede mutlu olunca hep o mutluluğu hatırlamak ister. bütün kavimler, bütün bireyler, aileler, topluluklar, milletler böyle mutlu oldukları günleri hatırlarlar. Mutlu oldukları günlerde o zevk sürdükleri günleri kendilerince yad ederler. Ve o mutluluğu yeniden yaşamak, o zevk sürdüğü anı yeniden yaşamak veya hatta yenilerini yaşamak ister. insanoğlu veya hatta müminler, öyle söyleyelim, kendilerince elest halindeyken ben sizin Rabbiniz değil miyim diye sorduğunda bütün insanlar, bütün ruhlar evet sen bizim Rabbimizsin dedi. Ve Allah-u Alem bunu böyle tarif ediyorum ama ilk yaratılan o nur-u Muhammediye’nin içerisinde ama Cenâb-ı Hakk’ın sıfatsal boyutlarını, ama Cenâb-ı Hakk’ın kelamını, ama Cenâb-ı Hakk’ın bir tecelliyatına mahzar olurlar. O tecelliyatına mahzar olunca her daim onu arzular, onu ister oldular. Çünkü orada değilsiz, dudaksız, harfsiz sohbet etme, cemal ile cemalleşme Allah-u Alem vardı. Ve orada eğer öyle bir hal yaşadılarsa her daim insanlar o hali yaşamak isterler. sufiler böyle bir güzel salih rüyalar görürler. Güzel salih rüyalar gördüklerinde o salih rüyanın vermiş olduğu bir zevk, vermiş olduğu bir neşe, vermiş olduğu bir tat vardır. Onu kaybetmek istemez insan. Sabah olduğunda o bütün gün belki de gözünün önünde görmüş olduğu rüya gelir, takılır. Veya da gözünün önünde, eğer Cenâb-ı Hak ona hitap ettiyse o hitap hiçbir zaman onun gözünün önünden, kalbinden, dilinden, içinden dışından eksik olmaz. Veya da Hazret-i Peygamber’in Sallallâhu Aleyhi ve Sellem hazretlerini gördüğünü düşünün. O her daim bütün günlerce o görmüş olduğu o halin, o rüyanın, o zevkin tadından aklına hiçbir şey gelmez. Gözü hep orada ister. Ve insanoğlu da hep o tatlılıkları, o neşeyi, o lezzeti arar durur. Bütün her şeyi de arar. Bir lezzet almıştır ya, bir tat almıştır ya, bir mutluluk duymuştur ya. Onu her daim arayıp sormak, her daim onu almak ister. Şimdi iyilikleri isteyen, iyiliklere doğru yol alan bir kimse hep böyle iyilik yaptıkça iyilikten tat alır, iyilikten lezzet alır, iyiliğe devam etmek ister. Çünkü o iyilikten tat almaktadır, iyilikten lezzet almaktadır. Veya da Müslümanların bazıları mesela çok namaz kılar. Artık o namaz onun için böyle her şeyden evladır ve namaz kıldıkça mutlu olur, namaz kıldıkça tatlılaşır, zevklenir. Hep gözü namazdadır onu. Veya da bir Müslüman düşünün, Kur’ân-ı Kerim ile yoğrulmuştur. Gözü hep onun Kur’ân-ı Kerim’dedir. Çünkü o Kur’ân-ı Kerim’den lezzet almaktadır, Kur’ân-ı Kerim’den tat almaktadır. O her daim o tat aldığı, lezzet aldığı hal ile hallenmek ister. Veya da Sufiler genel olarak Allah’ı zikirden tat alırlar. Her daim ondan tat aldıklarından, her daim Allah’ı zikretmek isterler. Bir de önlerinde müjde de vardır ya kim Allah’ı zikrederse Allah da onu zikreder diye. O yüzden Sufiler her daim gözleri zikirde olur, her daim o tat aldığı, o lezzet aldığı anı, o lezzet aldığı hali yaşamak ister. arkadaşlar bazen diyorlar ya zikirler ne zaman başlayacak, ne zaman devam edecek, ne zaman toplu zikir yapacağız? E şimdi neden? Onu tat aldı insanlar, oradan lezzet aldı, oradan feyizlendi, bereketlendi, nimetlendi. Tekrar onu istiyor, tekrar onların başlamasını istiyor. Ama malum zikirhaneler bir AVM değil. Zikirhaneler turistik amaçlı bir yer de değil. Zikirhaneler öyle plaj gibi yer de değil. Yerli yabancı turist çeksin. Zikirhaneler öyle tiyatro bir yer de değil. Zikirhaneler böyle konser salonu da değil. Zikirhaneler ayrı. Öyle olunca da henüz daha zikirhanelere müsaade çıkmadı. vakıfların eğitimlerine, vakıfların bu tip çalışmalarına müsaade yok daha. Toplu olarak böyle bir ibadet etmeniz mümkün değil. Çünkü cumaları, erkekler cumaya gidiyorlarsa bilirler. Allah affetsin. Ne yazık ki öyleyiz. Bunlar cumaları yaşıyoruz. Bir görevli polis caminin kapısında maske sorguluyor. Caminin kapısında duruyor. İçerideki cemaatı sosyal mesafede oturtturmaya çalışıyor. Veyahut da benim gittiğim camide böyle mahalle caminde. Bilmiyorum her tarafta aynı mı. Ama zannediyorum her tarafta aynıdır. Ama AVM’de sosyal mesafe tanıyan yok. Lokantalar da yok. Restoranlarda yok. Kafelerde yok. Veyahut da bilmiyorum Bursa’daki belediye otobüslerinde sosyal mesafe yok. Herkes üst üste. Veyahut da Bursa’daki ben zaman zaman metronun yanından geçerken görüyorum. Metro da aynı. Öyle iş çıkışlarında daha da sıkıntılı. Taksilerde Korona yok. Dolmuşlarda yok. Minibüslerde yok. Otobüslerde yok. Metroda yok. AVM’lerde yok Korona. Ondan sonra çarşıda, bacada, sazda, cazda, tiyatroda, dansda yok. Ama camilerde var. Bu Korona nasıl bir Korona ise dönüyor, dolaşıyor, geliyor. Camilerdeki Müslümanlara bulaşıyor. Onlara saldırıyor. Ve bu Korona nasıl bir şey ise dönüyor, dolaşıyor, geliyor. Vakıfların binalarına saldırıyor. Enteresan bir koronayla karşı karşıyayız. Şimdi insanlar hoş camiler bundan uzak dursa ne olacak? camilerde cemaat mi kaldı? Bir de işin bu tarafı var. ümmet-i Muhammed’in sanki böyle bir yasak bekliyorlarmış gibi. Bir yasak olunca herkes camiyi de unuttu. Camiye gitmeyi de unuttu. Birkaç saf millet orada namaz kılıyor. Hatta vakit namazlarında onlar da yok. Böyle camiler boşaldı desek yeri var. Daha da enteresan nasıl bir akıl nasıl bir fikirse camilerin suları da kesek. Te! herhalde zannediyorum bu hafta açtılar galiba. Geçen haftaya kadar camilerin suları da kesik. bir kimse camiye gelse sözde camiler açıktı ama vakit namazlarında da cemaat de kılınmıyordu. Ama sular kesik. böyle bir şey düşünülebilir mi? Bir Müslüman mescidinde sular kesik. bu kimse tuvalete gittiğinde nasıl taharetlenecek? Bu kimse abdest alacaksa nasıl abdest alacak? Bunları dile, aklıma geldikçe böyle üzüntümden ne diyeceğimi bilemiyorum. Ve ne yazık ki biz bunları yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz böyle giderse. Çünkü bir caminin suyu kesikse tevmüm mü edecek o kimse? böyle bir mantık var mı? Böyle bir nasıl bir mantık var? Bunu nasıl bir şey yapıyor? abdest alırken Müslüman yanındaki kimseye Koran’ı bulaştırmayacak. O yüzden caminin suyunu keselim. Kapatalım. Eee? bu normalde bir yerli yabancı bir kimse abdest alacak olsa, camide namaz kılacak olsa, caminin içerisinde sular akmıyor. Ayrı bir handikap. Şimdi demek ki bir kimse bir yerden lezzet alıyorsa, bir yerden tat alıyorsa, daha önce orada lezzet ve tat aldıysa, manevi olarak bir feyizlendiyse hep gözü oradadır. Birisi arar, orayı ister. Onunla o hal ile hallemek ister. Ve o hal ile hallemek istedikçe de o kimse hiçbir zaman oradan gözünü çevirmez. Yakinen her cinsin zevki kendi cinsindendir. normalde insanlara bakarsanız, veya bütün mahlukata bakarsanız, herkesin zevki kendi cinsindendir. biz bir kumruyla bir kartalın arkadaş olması, birbirine muhabbet etmesini beklenmez. Veya da bir kumruyla bir karganın arkadaş olması, birbirine muhabbet beslemesi mümkün değil. Veya da bir yırtıcı kuş ile bir serçenin dost olması mümkün değil. Her cins kuşlar kuşlarla arkadaşlık eder, dost eder ama kuşlar da kendi aralarında kendi cinsleriyle arkadaşlık ederler. O zaman kuşlar birbütündür ama kuşların içerisinde yırtıcı olanlar, kendi yırtıcı olanlarıyla yırtıcı olmayanlarla dost olur, arkadaş olur, kardeş olur, bir şey paylaşırlar. kendi cinsinden kimseyle o kimse zevklenir, kendi cinsinin peşine koşar, ona inanır, onunla hemhal olur. O zaman kafirler de kafirlerle dost olur, kafirlerle arkadaş olur. Müminler müminlerle dost olur, müminlerle arkadaş olur. Çünkü bunlar cins birliğidir. Bir tarafa bakarsanız mümindir. Müminin kafirle dost olması mümkün değil. Çünkü Âyet-i Kerime’de ey îmân edenler siz kafirleri kendinize dost tutmayınız. Veya ey îmân edenler siz Yahudileri ve Hristiyanları kendinize dost tutmayınız. Ey îmân edenler sizin dostunuz ancak müminlerdir ve sizin dostunuz ancak Allah’tır der. Şimdi böyle olunca bir ki müminler müminlerle dost olur, müminler müminlerle arkadaş olur. Ve müminlerin içerisinde de aynı sıfatsal büyüttü olan, aynı sıfatsal tecelliyatlara mazhar olanlar birbirleriyle dost olur. Mesela hırsızlık yapan bir kimseyle hırsızlık yapmayan bir kimsenin dost olması mümkün değildir. Veya da fuğuş yapan bir kimseyle fuğuş yapmayan bir kimsenin dost olması mümkün değildir. Veya beş vakit namaz kılan bir kimsenin beş vakit namaz kılmayan bir kimsenin onunla dost olması mümkün değildir. Sebeb, onun canı sıkıldır. O beş vakit namaz kılmıyor çünkü. Veya hatta zikre giden bir kimsenin zikre gitmeyen bir kimseyle dost olması çok zordur. Sebeb o zikre gidiyor ona diyecek ki hadi zikrullâh gidiyoruz. O diyecek ki ben gelmek istemiyorum. Dostluğu böyle yavaş yavaş yavaş yavaş ne olacak? Son bulacak. Demek ki her cinsin zevki de kendi cinsiyle. Bakın kendi cinsiyle. Yabancı kimseyle değil. O yüzden derviş dervişi dakikada bulurmuş. Ama derviş dervişi dakikada bulur. Sûfî Sûfî’yi dakikada sever. Sûfî Sûfî’ye dakikada katlanır. Dakikada onunla dost olur. Onunla muhabbet besler. Onunla birliktelik peyda olur. Ama Sûfî olmayanla Sufinin dostluğu çok zor. Sûfî olmayan kimse bakar ya bunlar hangi dilden konuşuyorlar? Anlattıklarının hiçbirisini anlamadınlar. Veyahut da mesela bu aynı derganın içerisinde aynı topluluğun içerisinde dervişlerin arasında bile olur. Mesela nasıl olur? hal gören dervişler genelde hal gören dervişlerle daha çabuk aşır neşir olurlar. Başlarlar anlatmaya çünkü. Yok gözünün yumluğunda Mekke’yi gördün. Yok gözünün yumluğunda Medîne’yi gördürdün. Yok gözünün yumlu yuğunda Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellemi gördün. Yok onunla konuştun. Yok bununla konuştun. Onların muhabbeti bu olur. Bakın hal dervişi hal dervişiyle. Veya kal dervişi çok laf üreten bir dervişle laf üreten dervişle arkadaşlık eder. Çünkü ikisi de laf üretecek. Bir de kal dervişleri, bir de yal dervişleri vardır ya yeme içme dervişi.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Korona, Kalp Birliği ve İftira
Kapitalist sistem ve deccalist sistem İslam toplumuna ne tür etkiler yaratmaktadır?
Kapitalist sistem ve deccalist sistem, İslam toplumunu, imanı, örf ve adetleri, geleneği, göreneğini yok ediyor. Kardeşlerin arasında dahi sıkıntı var. İki kardeş bir karış toprak için birbirini yiyor. Veyahut da iki kardeş herhangi bir meseleden dolayı birbirine küs. Veyahut da artık çocuklar anne babalarına tavır koyuyorlar. bir vücut gibi olacaklarına çocuklar anne babaya tavır koyuyor. anne baba haksız, anne baba hatalı, anne baba suçlu, anne baba olmasaymış daha iyi olur mu? Daha iyiymiş. topraktan biteymiş bunlar mantar gibi daha iyi olacakmış.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Korona, Kalp Birliği ve İftira
Sosyal medyada yapılan iftiralar ve hakaretler yasalarla cezalandırılmıyor mu?
Evet, sosyal medyada yapılan iftiralar ve hakaretler yasalarla cezalandırılmıyor. Metinde, bir kişinin haysiyeti, şeref ve namusu üzerine yapılan saldırıların cezalandırılmaması eleştirilir. Bu durumda, yasaların herkes için eşit şekilde uygulanmadığı belirtilir.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Korona, Kalp Birliği ve İftira
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yalan haber yapmanın cezası var mı?
Hayır, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yalan haber yapmanın cezası yoktur. Metinde, yalan haber yapmanın cezasının olmadığını ve bu durumun adaletin sağlanamadığına dikkat çekildiğini belirtir. Ayrıca, yalan haberin yasalarla cezalandırılmadığına dikkat çekilir.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Korona, Kalp Birliği ve İftira
Korona, Kalp Birliği ve İftira konusunda ne söylendi?
Sen zaten ben yemek yemem, çay içemem veyahut da senin cebine harçlık koymak artıklarında ben alamam dersen, müteahhitler seni müdüre şikayet ederler zaten bu istediğimiz gibi bir kontroller değildi. Onlar alışmışlar yedirmeye içirmeye. Hatta öyle kamu görevlileri vardır ki böyle müteahhitler ona bir tane cep telefonu alır, birisi hat alır, birisi arabasını alır ve araba kiralılar verir ona.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Korona, Kalp Birliği ve İftira
Rüşvet helallaştırılmış mı?
Ne yazık ki acı bir şey, rüşvet helallaştırılmış. Kamu kurum ve kuruluşlarında bu helallaştırılmış. Bir de rüşvet haram ya, adı hediye olmuş rüşvet haram olunca. O yüzden caiz değil, yine bir zekat memuru çıktı da o zekat memuru gitti, devletin zekatlarını toplarken orada ona hediye ettiler, koyundu, inekti falan.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Korona, Kalp Birliği ve İftira
Dünya nerede ikiye bölünmüş?
Dünyayı ikiye bölmüşler. Bir tarafta İngilizlerin roktofolileri bilmem nesi bir tarafta da Amerikanın bilmem neleri bilmem ne ailesi. Birisi İngiliz der birisi Amerikan. Birisi İngiliz çemşisinin altında birisi Amerikan çemşisinin altında. Dünya bu iki aile parsellemiş bunu. Dünyayı bu iki aile parsellemiş.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Korona, Kalp Birliği ve İftira
Türkiye’de siyasi partilerin etkisi nedir?
Bakın onlar paylarını alıyor. Doğrudur yanlıştır mücadele edilebilir mi edilemez mi? Bunun fetvası ayrı. Bu aileyle nasıl mücadele edilebilir? Bu ailelerle nasıl mücadele edilir? Ne yapılması gerekir? Bakın bu ayrı bir fetva ama bizi kandıranlar, bizi aldatanlara söylüyorum ben. Canım kardeşim sen vatan millet Sakarya diye yola çık etrafını zengin et. Bu mızrak çuvala sığmıyor. Derdimiz bu zaten. Bu sadece tek partiye söylenmiş bir söz değil bütün siyasi partilere söylüyorum bunu. Bugüne kadar gelmiş olan bütün siyasi partilere söylüyorum.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Korona, Kalp Birliği ve İftira
Siyaset ve dindarlık hırkası nedir?
Siyaset ve Dindarlık Hırkası. Kimisi kemalist hırka giymiş kemalist hırkayla soyuyor. Kimisi solcu hırkası giymiş solcu hırkasıyla soyuyor. Kimisi komünist hırkası giymiş komünist hırkasıyla soyuyor. Kimisi milliyetçilik muhafazakârlık hırkası giymiş milliyetçilik muhafazakârlık hırkasıyla giyiyor. Bunların içerisinde en acısı kimisi İslam dindarlık hırkası giymiş dindarlık hırkasıyla soyuyor. Bakın en acısı da bu. Bana en acı gelen bu. Bir kimsenin belediye meclisi belediyeden belediye başkanından bakanlıktan başbakanlıktan cumhurbaşkanlıktan ne olursa olsun makamı. İslami görünüp soygun yapması bana en ağır gelen bu.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Korona, Kalp Birliği ve İftira
İslam dindarlık hırkası nedir?
Bunların içerisinde en acısı kimisi İslam dindarlık hırkası giymiş dindarlık hırkasıyla soyuyor. Bakın en acısı da bu. Bana en acı gelen bu. Bir kimsenin belediye meclisi belediyeden belediye başkanından bakanlıktan başbakanlıktan cumhurbaşkanlıktan ne olursa olsun makamı. İslami görünüp soygun yapması bana en ağır gelen bu. Ciyerimi parçalayasım geliyor. Kendimi yolasım geliyor. Sebebi şu. Ben daha yeni sûfî olduğumda yeni derviş olduğumda İslam adına basılmaya başladık. Biz sufilimizden dolayı habire basılıyorduk biz. Ve İslam gelsin, İslam yaşansın, İslam hakim olsun, Müslümanlar gelsin, Müslümanlar gelsin, Müslümanlar İslam’ı yaşamaya çalışsınlar diye diye biz geldik.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Korona, Kalp Birliği ve İftira
İslam toplumlarında dinin tam olarak öğrenilmesi ve yaşamaya uygun hale getirilmesi mümkün müdür?
İslam toplumlarında dinin tam olarak öğrenilmesi ve yaşamaya uygun hale getirilmesi şu anda mümkün değildir. Çünkü insanlar Kur’ân ve Sünnet’i tam anlamıyla anlayıp hayatlarına geçirmek istemiyorlar. Bu durum, İslam dünyasındaki en büyük aldatmacalardan biri olarak belirtilmiştir. Camiler açık olsa da ibadetlerin dışında dinin tam olarak yaşamına yönelik bir çaba yoktur.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Güzel Ahlâk, Tebliğ ve Cemiyet
İslam toplumlarında dinin tam olarak yaşamına yönelik çaba olup olmadığı?
İslam toplumlarında dinin tam olarak yaşamına yönelik çaba şu anda yoktur. Çünkü insanlar Kur’ân ve Sünnet’i tam anlamıyla anlayıp hayatlarına geçirmek istemiyorlar. Bu durum, İslam dünyasındaki en büyük aldatmacalardan biri olarak belirtilmiştir. Camiler açık olsa da ibadetlerin dışında dinin tam olarak yaşamına yönelik bir çaba yoktur.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Güzel Ahlâk, Tebliğ ve Cemiyet
Dinlerin özgür bir şekilde öğrenilmesi ve yaşanması neden mümkün değil?
Bu dünya üzerindeki kapitalist-emperyalist veya komünist-emperyalist sistem insanların dinlerini öğrenmelerini, dinlerin dinlerini yaşamalarını, dinlerini her platformda hayata geçirmelerini istemiyorlar. Bakın Çin’de, Doğu Türkistan’da o Müslüman Türklere yapılan eziyet dünya gündeminde değil. Çünkü orada bir komünist-emperyalizm var. O komün,ist-emperyalist oradaki Müslümanları ne yazık ki acı çektiriyor. Öbür tarafta bir hindi emperyalizmi var. O hindi emperyalizmi ne yapıyor? Hindistan’daki Müslümanlara acı çektiriyor. O Müslümanlara kan kusturuyor ve o Müslümanların dinlerini öğrenip yaşamalarına müsaade etmiyor. Orta Doğu’da bir İsrail emperyalizmi var. Bu İsrail emperyalizmi sadece Orta Doğu’yu sömürmüyor.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Güzel Ahlâk, Tebliğ ve Cemiyet
Eşcinsellik ve benzeri kavramlar nasıl toplumda normalleşti?
Artık bu ülkede eşcinsellik masumlaştı. Kötüler, kötülükler masumlaştı. bu haram diyorsun. Allah’ın lanet dediği bir şey. Ve nice kavimler o yapmış olduğu lanetlik işlerden dolayı helâk edilmiş. Biz onları masumiyet karinesi altına alıp, biz onları masumlaştırıyoruz. Artık rüşvet yemek masumiyetin altına girdi. Haram yemek masumiyetin altına girdi. Normalleşti yani. Fuhuş yapmak normalleşti. Eşcinsel olmak normalleşti. Kumar oynamak normalleşti. Uyuşturucu kullanmak normalleşti. Çıplaklıkta sınır tanımamak normalleşti. Zalimlikte sınır tanımamak normalleşti. Bürokratların, siyasetçilerin yakın etraflarına devletin, kamunun mallarının peşkeş çekmeleri normalleşti. Bakın bunları hep normalleştiriyoruz artık biz. O kadar çok haramlar normalleşti. O kadar çok zalimlikler normalleşti ki, bu normalleşen haramların ve zalimliklerin içerisinde çocuklarımızı nasıl kurtarabiliriz’in derdine düştük artık.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Güzel Ahlâk, Tebliğ ve Cemiyet
Güzel Ahlâk, Tebliğ ve Cemiyet konusunu ele alarak neden eşcinsellik artmaktadır?
Toplumdaki adaletsizliklerden dolayı eşcinsellik artıyor. Toplumdaki hukuksuzluktan dolayı eşcinsellik artıyor. Toplumdaki Kur’ân ve Sünnete dayalı bir sistem olmadığı için eşcinsellik artıyor.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Güzel Ahlâk, Tebliğ ve Cemiyet
Eşcinsellik ve Âile Yıkımı konusunu ele alarak neden eşcinsel çocukların büyük bir çoğunluğu cinsel tacizlerden etkilenmiştir?
Büyük bir çoğunluğu ya tecavüze uğramıştır çocuk yaşta, anne baba 6-7 yaşlarındayken, 8-9 yaşlarındayken çocuğunu korumamıştır kız da erkekte ve çocuğunu korumadığından dolayı yakın dairede bir de uzakta değil. Amca, dayı, enişte, ondan sonra teyze oğlu, halı oğlu, amca oğlu, komşu, mahalledeki bakkal, mahalledeki sütçü, mahalledeki yoğurtçu, mahalledeki kasap, mahalledeki oyuncakçı, dinlediğim vakaları söylüyorum. Öğretmen, evet. Öğretmen bildiğiniz erkek öğretmen. bunları mesleki olarak konuştuğumda bir meslek bilmiyorum ki böyle bir şeye tevessül etmemiş olsun.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Güzel Ahlâk, Tebliğ ve Cemiyet
Eşcinsellik ve Âile Yıkımı konusunu ele alarak neden eşcinsel eğilimli kişilerin toplumda etkisi vardır?
Ben bu konuda belli bir eğitim almış, belli bir ilmi, kariyeri olan bir kimse değilim. Benimkisi tecrübe ile alakalı. Çok dinledim onunla alakalı. Kurtulmak isteyenleri dinledim. Bundan vazgeçmek isteyenleri dinledim. Allah affetsin. Kurtulmasına sebep olduklarımız var. Sebep olamadıklarımız var. Onlar benimle görüşüyor diye diğer eşcinsel kimseler tarafından tehdit edildiler. Zaman zaman tehdit edildim ben onlar tarafından da. Enteresan bir lobidir eşcinsel lobisi. Bakın denilebilir ki Türkiye’de en kuvvetli lobby eşcinsel lobisidir. Enteresan gelir bu size. Sebep çünkü o eşcinsellerin muhakkak bürokratlardan, siyasetçilerden, toplumun böyle önemli kademelerinde vazife yapan müşterileri vardır onların. Acı şeyler bunlar. Ve o müşteri olan onlarla ne yazık ki eşcinsel ilişkiye giren bu kimseler bunlarla mücadele edemezler.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Güzel Ahlâk, Tebliğ ve Cemiyet
Nerede yolsuzluk varsa ona karşı çıkmak, asıl milliyetçilik mi?
Nerede yolsuzluk varsa ona karşı çıkmak. Asıl milliyetçilik o. Nerede bir hırsızlık, uğursuzluk, arsızlık, namussuzluk varsa ona karşı çıkmak. Asıl İslam, nerede yanlışlık, eksiklik, noksanlık, hırsızlık, uğursuzluk, üçkağıtçılık, beşkağıtçılık, liyakatsızlık varsa ona karşı çıkmaktır. İslam odur. İslam nerede adaletsizlik, hukuksuzluk varsa ona karşı çıkmaktır. Nerede yandaşçılık varsa nerede alavere, dalevere varsa ona karşı çıkmaktır İslam.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — 71. Hadîs: Her Şey Allah’ı Zikreder
Bir yerde bir yanlışlık varsa herhangi bir belediyede yolsuzluk var mı?
Bir yerde bir yanlışlık varsa herhangi bir belediyede yolsuzluk var, usulsüzlük var. Herhangi bir devlet kurulumunda yolsuzluk var, usulsüzlük var, hırsızlık var. Herhangi bir şahıs kendi makamını şahsi menfaatleri uğruna kullanıyor. Herhangi bir kimse siyasi makamını kendi şahsi menfaatlerini kullanıyorsa etrafındaki insanlara kullandırıyorsa, onlara şahsi menfaatler elde ettiriyorsa biz buna karşı çıkacağız. Bu hangi partiden olursa olsun, bu hangi gruptan, hangi topluluktan olursa olsun, bu hangi gazeteci, hangi klikten olursa olsun, ister sağcığım desin, ister solcuyum desin, ister CHP’liyim desin, ister AK Partiliyim desin, ister Refah Partiliyim desin, ister şu cemaatten, ister bu cemaatten, isterse bizim kardeşlerimiz olsun.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — 71. Hadîs: Her Şey Allah’ı Zikreder
Kırk Yaşı nedir?
Kırk Yaşı geçer de hayrı şerrini geçmez ise cehenneme hazırlan keşfül hafa. Beni çok korkutan bir adi şerif ne buyurursunuz demiş. Hayrını arttır. Ne buyuracağım ki? Allah cümle kardeşleri ve ümmet-i Muhammed’i hayrını artan, şerrini azaltan kullarından eylesin.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik
Örtünme nedir?
Okuyorum, Rabbime sığınıyorum. Diyorum ki kendi kendime bu kadarla Rabbin seni koruyor. Ne buyuruyor, ne buyurur, ne önerirseniz. Rabbim sizi de haşranlardan eylesin. Cümlemize Kur’ân ve Sünnete sımsık yapışıp son nefese kadar imanla yaşayıp vefat eden kullarından eylesin hepimizde.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik
İslam’ın bu devirde ne kadar değerli olduğu?
Bu biraz psikolojik bir takıntı gibi, psikolojik algı gibi. Böyle düşünmeyin. O yüzden böyle düşünürseniz bu sefer her iş yaptığınızda kendi kendinize ben, milletin gözü bende, kulağı bende şöyle olacak, böyle olacak dersiniz. Bu sizi aldatar. Allah muhafaza eylesin. Selamun aleyküm. Dünyada bu kadar zulüm, hastalık, afetler, çocuklara yapılan işkence, tecavüz her türlü kötülükler bakıldığında İslâm’ı bu devirde daha da değerli kılıyor olabilir mi?
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik
İslam’ın bu devirde değerli olmasının nedeni nedir?
Bu olaylara bu şekilde bakmam ve insanlar bu vahşetten kaçarak daha çok gruplar ve hızlı şekilde İslâm olacak diye ümitlenmek doğru mu? Diğer türlü düşündüğümde de bu işin içinden çıkamıyorum. Bu zulüm hep böyle mi devam edecek ya da bizim çocuklarımız nelere maruz kalacak düşüncesi beni karamsarlığa sürüklüyor.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik
Müslümanların bu zamanda ne kadar büyük vazifeleri var?
Bu zamanın Müslümanlarına çok büyük vazifeler düşüyor. bu zamanda bu kadar hastalık, sıkıntı, bela, müsubet, çocuklara tecavüz, işkence, kadınlara tecavüz, kadınlara işkence, ondan sonra kadın erkek bakmaksızın, gençlere tecavüz, işkence, hayvanlara tecavüz, hayvanlarına işkence, her türlü insanoğlu öyle bir zalimhane oldu ki. Öyle bir zalimlik ortaya da dolaşıyor ki, zalimlik hit seviyede.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik
Müslümanlar bu zamanda ne yapmamalı?
Her türlü Allah’ın haram ettiği, lanet ettiği ne varsa Müslümanlar şimdi içinde böyle bütün dünya insanlığın içerisinde virüs gibi dolaşıyor. Müslümanlar bu zamanda aslında biz çok önemli bir fırsatı kaçırıyoruz. Çok önemli fırsat şu, dünya böyle bir kaostayken, dünyanın felsefik olarak sığınacağı tek tek dini, inanç sağlam olarak Muhammedi İslâm kaldı.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik
Bunu birebir sohbetlerde böyle gelip bana da anlatıyorlar mı?
Yani bunu birebir sohbetlerde böyle gelip bana da anlatıyorlar. birisi öyle demişti. Başımı örtümde sanki bütün dünyayı kafamda taşıyormuşum gibi oluyor dedi. Şeytan gerçekten buradan örtünmekle alakalı bayan kardeşlere çok affedersiniz. Çok pis vuruyor.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik
Surdan bir gedik açıldı bize midir?
Heyhan! Surdan bir gedik açıldı bize. Ve surdan gedik açıldı ve işgal edildik. İşgal edildik. Bugün İslâm dünyası işgal altında. Batının bozuk medeniyeti, Batının bozuk kültürü, Batının bozuk ahlakı, Batının ne kadar bozuk çürümüş neyin varsa İslâm dünyası işgal altında.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik
İstanbul Sözleşmesi’nin kapsamı nelerdir?
İstanbul Sözleşmesi’nin kapsamı cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka görüşe sahip olma, ulusal veya sosyal menşe, bir ulusal azınlığa bağ, mülkiyet, doğum, cinsel tercih, cinsel kimlik, yaş, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen ya da mülteci olma durumu veya başka statüller temelinde herhangi bir ayrımcılık olmaksızın taraflarca uygulanması güvence altına alınmıştır.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — İstanbul Sözleşmesi Tehlikesi
Efendim, gecen perşembe sohbetinizde pirim dediğim için insanın yüzüne karşı övülmesi sünnete aykırı diyerek ikazda bulunmuştunuz. Cumhurbaşkanı’na cumhurbaşkanı demek onu övmek olur mu?
Bunda bir beis yok. Bir devlet hiyararşisinde bir kimse cumhurbaşkanı ise cumhurbaşkanı, başbakan ise başbakan, bakansa bakan, vali ise vali, belediye başkanı ise belediye başkanı olarak nitelendirilmesinde ve onun öyle söylenilmesinde dinen bir beis yok. Himmet ve kerametinizle, bak yine sen benim yüzüme karşı övüyorsun, benim himmet ve keramet sahibi olduğumu söylüyorsun, yine bu övülmeye giriyor. Allah muhafaza eylesin.
Vay lan şerefsiz adam sen benim namusuma yan baktın deyip iki tokat şap atamayacaksın şimdi mi?
Namus kavramı kalmadı. Örf kalmadı. Adet kalmadı. Din kavramı kalmadı. Sen dersen ki bizim dinimize göre bu böyledir hükmü. Diyecek ki ya sen dini dayatıp şiddet uyguluyorsun bize. Bu sözü şiddet diyecek. Allah muhafaza eylesin. Evet. Çocuklarımızı evlendirirken hayırla dua ile evlendirelim inşallah. Selamun aleyküm.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (921-922. Beyit)
Kovid-19 salgını neden Türkiye’nin ma’nevî kabız hâline neden olmaktadır?
Kovid-19 salgını, Türkiye’nin ma’nevî kabız hâline neden olmaktadır çünkü bu salgın, toplumun maddi ve manevi olarak baskı altına girmesine neden olmaktadır. Salgın, ölümlere varan sonuçlar doğurabilmekte ve bu durum, toplumun iç ve dış baskılar altında kalmış olmasına neden olmaktadır.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Faiz ve enflasyon kıskacı nasıl bir etki yaratmaktadır?
Faiz ve enflasyon kıskacı, birbirine düğümlenmiş, kenetlenmiş, birbirine ilintili şekilde bütün ülkeyi etkileyen bir durumdur. Faiz artınca her şeyin maliyeti artar ve bu da enflasyonu artırır. Bu durum, ülkenin hem iç hem de dış kaynaklı maddi ve manevi baskılar altına girmesine neden olur.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Türkiye’nin iç ve dış baskılar altında kalmış olmasının nedenleri nelerdir?
Türkiye’nin iç ve dış baskılar altında kalmış olmasının nedenleri arasında adaletsizlikler, hukuksuzluklar, yanlışlıklar, eksiklikler ve her türlü haramın kol gezmesi yer alır. Bu durum, ülkenin hem içeriden hem de dışarıdan maddi ve manevi olarak baskı altına girmesine neden olmaktadır.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Türkiye’nin bu baskılar altında kalmış olmasının çözümü nedir?
Türkiye’nin bu baskılar altında kalmış olmasının çözümü, toplumun Kur’ân ve Sünnete sarılmaya, israftan uzaklaşmaya, zulme karşı, adaletsizliklere karşı, kamu kurum ve kuruluşların israflarına karşı bir mücadele etmeye ve bunlardan sığırılmaya çalışması gerekmektedir. Bu durum, ülkenin baskıları döğütmesine ve cendereyi kırmaya yardımcı olur.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Ülkemizin içindeki manevi ve maddi darboğaz neden devam ediyor?
Gerçekten ülke hem manevi olarak, hem maddi olarak, içsel olarak bir darboğazın, bir kıskacın içinde tabiri caizse böyle bir sûfî diliyle bir kabus yaşıyor. Böyle bir karanlık bir manevi bir ortam var. Bu karanlığı, bu kabusu ülke aşamıyor şu anda.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Ümmet-i Muhammed’in ne durumda?
Ümmet-i Muhammed siykelenip kendine gelmek zorunda. Ama Ümmet-i Muhammed’de o mecal yok. Bunu yapacak olan Türkiye, bunu yapacak olan Anadolu İslam’ı, bunu yapacak olan Anadolu Müslümanları, ama ne yazık ki Anadolu Müslümanlarında da yorgunluk var, bir bezginlik var, bir kabuz hali var.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
İslam toplumunda ne sorunlar var?
Adaletsizlik, hukuksuzluk, liyakatsızlık, liyakatsız insanların iş başına getirilmesi ve gerçekten kamu kurum ve kuruluşlarında israf, kamu kurum ve kuruluşlarında hesapsız kitapsız harcamalar, hesapsız kitapsyız yatırımmış gibi görünen, heva hevese dayanan veya başka şeylere dayanan o yatırımlar oluk oluk akıyor ve ne yazık ki bunları durduran bir güç, bunları durduran bir akıl yok.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Gündelik bilgi nedir ve nasıl elde edilir?
Gündelik bilgi, insanların günlük yaşamlarında kullanmış oldukları pratik bilgiler, kişinin normalde kendi özünde, öznesindeki yargılama matematiği, kendi öznesinde kıyas yapma fazileti, o insanın normalde deneme, yanılma yaparaktan bilgi sahibi olmasını sağlar. Bakın Müslümanlar bu gündelik bilgiyi reddedemezler. Mümkün değildir. Siz insansanız o gündelik bilgiyi reddedemezsiniz. O pratikliği, o deneme yanılmayı bulmanız gerekir.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Türkiye’nin otomobil fabrikası yapma durumu nedir?
Biz Osmanlı zamanında bir uçak fabrikası kurmuşuz, Cumhuriyet döneminde kapatmışız. Ve Kayseri’de Osmanlı’dan kalan uçaklar toprakların altına gömülmüş. Yıllar sonra gömülmüş olan uçaklar basında bir gün olarak, bir gün haber olarak geçti. Kim gömdü? Kimin emriyle gömdü? Kim onları toprakların altına gömdü? Neden orada toprakların altına gömüldü de çürümüye terk edildi? Bunun hesabını soran yok.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Türkiye’nin altınlarının İngiltere’de neden olduğu?
Bir kısmı gene 100 tona yakın orada duruyor. Niçin orada duruyor? Biz kendi altınımızı koruyabilecek, kendi altınımızı muhafaza edebilecek güçte değil miyiz? Bizim hazinemizin altınları neden orada duruyor? Bunları kim gönderdi, kim sorguluyor bunları? Kimse sorgulamıyor. Kimse bunları görmüyor. Bakın kimse bunları görmüyor. Ve kimse de bunların lafını etmiyor.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Türkiye’nin bilimsel bilgi üretimindeki durumu nedir?
Türkiye neden bilimsellikten uzak olsun? Neden bilimsel bilgiyi dışarıdan alanlardan olsun, kendisi üretmesin? Neden biz bilimsel geçerli bilgilerimiz olmasın? Biz hala da bir teorik niteliğinde olunan Darwin teorisinin peşindeyiz hala da.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Bilimsel bilgi neden önemlidir?
Bilgi bu yüzden önemli insanı insan eden bilgidir. Siz ne kadar bilgiye hakim iseniz, ne kadar bilgi üretiyorsanız o kadar dünya üzerinde sözünüz geçer, o kadar dünya üzerinde kıymetiniz olur. Ama bilgiye sahip değil iseniz ve siz bilgi üretemiyorsanız siz ne yazık ki yönetilmeye, yönlendirilmeye, sömürülmeye açıksınız.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
İslam dünyası neden bilgi üretmeyi bırakmıştır?
Ve şu anda İslam dünyası bu bilgiyi üretemediği için ne yazık ki vahşi kapitalizm tarafından, emperyalistler tarafından sömürülmekte, yönlendirilmekte, yönetilmekte, taberi caizse kedinin fareyle oynadığı gibi oynanmakta, kanı akıtılmakta, birbirleriyle savaştırılmakta, canları istediği zaman emperyalistler, istedikleri Müslüman ülkede darbe yapıyorlar, onları katlediyorlar, bombalıyorlar, ülkelerini yakıp yıkıyorlar ve Müslüman dünya bunlara seyirci kalıyor.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Azerbaycan-Karabağ, Akdeniz-Kıbrıs Hakları ve İngiltere’deki Türk Altınları hakkında ne söylendi?
Azerbaycan-Karabağ, Akdeniz-Kıbrıs Hakları ve İngiltere’deki Türk Altınları: 2020 Karabağ Savaşı kronolojisi; Osmanlı’dan Kayseri Uçak Fabrikası (Türk Hava Kurumu) tarihî; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın İngiltere’den 2018-2019 altın çıkarma haberleri; Darwin Teorisi’nin İlköğretim Fen ve Teknoloji müfredatındaki yeri tartışmaları
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Halkın hükümete karşı ayaklanma hakkı nedir?
Şimdi aslında bu konu çok geniş baktığımızda hadis-i şeriflere ayet-i kerimelere fıkıhla akayetle alakalı meselelere ben hafta içerisinde baktığımda bu o kadar çok genişliği için alıyor ki biz sadece nerelerde nasıl hükümete karşı çıkılır devlet başkanına karşı çıkılır bunu konuşmak belki de günlerimiz alabilir. Ben böyle ince ince böyle birkaç maddede bunları toparlamaya gayret ettim hakkınızı helal edin.
Halkın hükümete karşı ayaklanma hakkını nasıl kullanması gerekir?
Bunları da toparlarken böyle hadis-i şeriflerden ve Kur’ân-ı Kerimlerden bazı ayet-i kerimelere bakaraktan bunları kendimce maddelendirdim. Eksim kusurum olabilir hatam olabilir özür diliyorum kardeşlerden eksimiz kusurumuz varsa bana ulaşıp bu konuda ne yapmamız gerektiğini nasıl davranmamız gerektiğini bize söyleyebilirler. Şimdi bence maddelendirdim maddeleri söylüyorum şimdi. Halifeler veyahut da hükümetler İslam’ın genel kaidelerinin içerisindedir.
Liyvata’nın arttığı tarih boyunca maddi refaha ve zenginliklere ulaşan toplumlarda mı oluşmuş?
Liyvata’nın arttığı tarih boyunca Liyvata’nın yükseldiği zamanlar maddi refaha fazlaca kavuşan zenginliklere fazlaca ulaşan toplumlarda oluşmuş. Somun halkına baktığımızda o Somun halkı zenginlikte 3 seviyeye gelmişler. zenginlikte 3 seviyeye gelince sapkınlıkta da 3 seviyeye gelmişler.
Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Sohbetleri — 11 Haziran 2020 Soru-Cevap
İslam toplumunda cinsel ilişkinin metafizik boyutu bilinmiyor mu?
Teşekkür ederim, denmiş. Şimdi bu aslında gerçekten İslam toplumunda hiç konuşulmamış bir şey. Ne yazık ki kadınlar da, erkekler de cinsel ilişkinin metafizini bilmiyorlar. Metafizik kapıları, cinsel ilişkideki hal ve hatta farklı perdelere geçme tecelli etmediğinden dolayı bir müddet sonra kadın da erkek de cinsel ilişkisi bir alışkanlık haline geliyor. Ve hatta cinsel ilişkisi vücudun kendisini rahatlaması haline geliyor ki bu bir müddet sonra kadın da da erkekte de aynıleşme oluşuyor.
Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Sohbetleri — 11 Haziran 2020 Soru-Cevap
Toplumun büyük bir çoğunluğu cinsel ilişkide sapkınlıklara doğru dönüyor mu?
Ve toplumun büyük bir çoğunluğu bu aynıleşmeden dolayı sapkınlıklara doğru dönüyor. Bu aynıleşme ne? erkek kadınla cinsel ilişkiye girerken metafizik olarak boyut değiştirmiyor. Boyut değiştirmeyince farklı boyutlara çıkamıyor. Farklı boyutlarda olmuyor.
Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Sohbetleri — 11 Haziran 2020 Soru-Cevap
Toplumun büyük çoğunluğunun cinsel ilişkisi dünyevileşmiş vaziyette mi?
Şu anda toplumun büyük bir çoğunluğunun cinsel ilişkisi dünyevileşmiş vaziyette. dünyanın içerisinde sınırlı kaldı. Yatak odasının içerisinde sınırlı kaldı. Hatta hayvani bir güdü hükmünde oldu bu. Hayvani bir güdü hükmünde olduğu zaman hayvanlar gibi oldu. İlişkiye girdi bitti. Mesela Hz. Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin enterasan uygulaması vardır. Enterasan uygulamalarından birisi şudur. Cinsel ilişki de, kadın da, erkek de rahatladı. Belli bir müktet durdu.
Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Sohbetleri — 11 Haziran 2020 Soru-Cevap
Eğitim amaçlı bir bayanın sosyal medyada çocuk hikayesi seslendirmesi caiz midir?
Neden caiz olmasın ki? bayanın nameli sesi haram. Yoksa çocuk eğitimi için hikaye seslendirmesinde bir sıkıntı görmüyorum.
Kaynak: Mesnevî Şerîf Şerhi (1066-1075. Beyit) — 2020 Soru-Cevap
Ya da görüntüsü olmadan sadece seslendirme yapması uygun mudur?
Ama hikaye seslendirmek, bunda bir sıkıntı yok. Uygun. Çocuk kitapları için canlı resmi yapılıyor ve resimler oyuncak gibi düşünebilir mi? Düşünebilir. Böyle o resimler benim bildiğim gibi karikatürizm, siye resimler veya hatta böyle tombul çocuk resimleri gibi resimler benim bildiğim resimlerse bunda bir sıkıntı yok. Hikayeler için kurgular yapılıyor. Kurgu olduğu bilindiği halde hikaye yazmak yalan kategorisine girer mi? Nasıl bir bakış açısı gerekir? Bir kimse kendince adı üzerine hikaye zaten, adı üzerine hikaye olunca kurgunun üzerinde olur. Ama bu kurgulama yapmaktansa böyle biz çok zengin ve derin bir kültüre sahibiz. Çok zengin ve derin kültüre sahip olduğumuz için hikayelendireceğimiz şeylerin temelinde bir şey olmalı. Mesela sahabelerin hayatından kesitler olabilir, bir sahabenin hayatından kesitler olabilir, ne bileyim İslam dünyasının içerisinde bilhassa bizim ülkemizin çokça kahramanı var. Onların hayatlarından bir kesintiler olabilir. Bu daha tatlı, daha üretici olur gibi geliyor bana.
Kaynak: Mesnevî Şerîf Şerhi (1066-1075. Beyit) — 2020 Soru-Cevap
İbn Haldin’in dini siyasetin akli siyasetten daha iyi görmesinin nedeni nedir?
İbn-i Haldun’un dini siyaseti akli siyasetten daha iyi görmesi, onun devleti dini siyasetle yönetilmesi gerektiği düşüncesinde olduğunu ortaya koymamaktadır. Bu sadece onun olması gerekene dair temennileridir. o din temenni bir yönetimin üstünlüğünü teoride belirtip pratikte ise bunun geçerliliği olmadığını algılamaktadır.
Aklî ve dînî siyaset tasnifi nedir?
Atli siyasetin iki şekli olduğu fikrindedir. İbn-i Harun. Ona göre bunlardan biri genel olarak halkın çıkarlarını ön plana alır. Yöneticinin çıkarlarını ise bunlara bağlı olarak gözeten idare şeklidir.
Kaynak: 4. Siyasal İslâm: İbn-i Haldûn’da Siyasetin Tanımı, Aklî ve Dînî Siyaset Tasnifi
Firavunî-Peygamberî Sistemler nedir?
Bunu kısaca söylemek gerekirse aslında tarih boyunca iki sistem çatışmış. Bir firavuni sistem veya sistemler, iki peygamberi sistemler. Bunun başka idrahtarız yoktur. Çok basit bu. İmdi haddinin felsefeti olduğundan bunlar bunu hatırlıyorum. Devlet felsefetisidir aynı zamanda. Bunlar böyle geniş geniş açıklamış. Çok basit. Bakın çok basittir. Ya siz firavuni sistemle yönetiliyorsunuzdur, yönlendiriliyorsunuzdur. Bunun halkının lehine olan yerler olabilir. Zaman zaman insanları rahat ettiği huzura erdiği zamanlar olur zaman zaman ya da peygamberi bir sistemle yönetiliyorsunuzdur.
Kaynak: 4. Siyasal İslâm: İbn-i Haldûn’da Siyasetin Tanımı, Aklî ve Dînî Siyaset Tasnifi
Türkiye’nin toplumsal ruhu nasıl değişti?
6. Türkiye’nin Topyekûn Savaşçı Ruhu: 15 Temmuz Arıtması, Sudânlı Kardeşin Umudu ve Ümmetin Uyanışı Profesör Asaf Bayat ve Oliver Ray ile giriş yaptık biraz eskiye gidelim İbn-i Haldun ne demiş bakalım diyelim bunu da önümüzdeki haftaya bırakalım inşallah şuraya devam diyim unutturmayın dördüncü sayfadan devam edeceğiz inşallah hakkınızı helal edin geceniz hayır olsun ordumuza ümmet-i Muhammed’e dua etmeyin unutmayın derslerinizin sonunda ibadetlerinizin sonunda ordumuza ümmet-i Muhammed’e dua edin o yüzden bu zamanlar zikir ve dua zamanı derslerinizde bir tamam çekin ve her dersin sonunda ümmet-i Muhammed’e ve ordumuza dua edin ümmet-i Muhammed bir nefes alsın ümmet-i Muhammed bu noktada bir başını kafasını kaldırsın Sudanlı bir kardeşimiz var bugün misafirimiz her zaman için söylenen bir şeyi söyledi dedi ümmet-i Muhammed’in derlenip toparlanması Türkiye’yi bekliyor dedi bütün ümmet dedi içeride biraz sohbet ettik dedim önce inşallah Türkiye’nin içi toplansın da dedim sonra dedim inşallah ümmet-i Muhammed’e toplanır dedim bunu hep böyle söylüyorum ırkçılıktan dolayı değil bu hakkınızı helal edin ben ırkçı bir insan değilim ben kendi ırkımı önde tutacak bir kimse de değilim biz bir imparatorluktan kaldık Hz. Muhammed Mustafa ırkçı değildi Ebu Bekür Ömer Osman Ali ve Hz. Hasan Radıllahu An Hazretleri ırkçı değildi o yüzden ben de ırkçı değilim ama yiğit düştüğü yerden kalkarmış ya biz ülke Müslümanlar olarak birlik ve beraberliğimizi koruyup gerçekten silkelenip ayağa kalkmamız lazım bu noktada İslam dünyasına önder İslam dünyasına bir can İslam dünyasına bir ruh katmamız lazım bazı topraklarda yaşayan insanlar vardır o topraklarda yaşayan insanların karakteristik yapıları bütün dünyayı etkiler bu topraklarda yaşayan insanlar savaşçı insanlardır biz daha yeni düşünebiliyor musunuz Kurtuluş Savaşı olalı 100 yıl olmuş yenidir bu devletler tarihinde tazedir biz 100 yıl olmuş savaştan çıkmışız bir mağlubiyetten çıkmışız doğulmuşuz Cenab-ı Hak gene bir derleyip toparlamış bizi ve bu 100 yılın içerisine bir Kıbrıs koyduk içine 100 yılın 30 yılında PKK ile savaşmaktan geçirdik sizin hayır bildiğinizde şer şer bildiğinizde hayır vardır diyor ya biz o PKK ile ülke sınırlarının içerisinde savaşırken antrenman yapmışız şimdi anlaşılıyor bizim başımıza bela olarak sardıkları PKK bizim yine savaşçı ruhumuzu geri getirmiş bu son Türkiye bağırsaklarını temizleyince 15 Temmuz ile 15 Temmuz ve sonrasında bağırsaklarını temizleyince savaşçı ruhu geri döndü Türkiye’nin bizim başımıza bela ve müsibet olarak sardıkları her şey bizim hayırımıza oldu biz topyekün savaşır hale geldik önceden bir grup savaşıyordu şimdi ülke topyekün savaşıyor topyekün savaşmaya hazır ve topyekün savaşıyor enteresan bir şey topyekün bir kalp atıyor ülkede topyekün adamın kanı sütü bozuk değilse soysuz puyu sallayın soysuz puşlardan değilse o topyekün o ritme kendisini kaptırıyor bütün ülke bir haber bekliyor bütün ülke ben kendimi öyle görüyorum yürüyün deseler yürüyeceğiz dişimizden tırnağımızdan oradaki gavurları parçalayacağız o haldeyiz öyle miyiz?
Kaynak: 3. Siyasal İslâm: İslâm’ı Demokratikleştirme İddiası, Asaf Bayat’ın İki Yerüngen
İslâm’ın demokrasi ile uyumsuzluğu neden iddia edilmektedir?
Tanrı egemenliğine ve ata erkil yapıya vurgusu nedeniyle İslam’ın özünde demokrasi ile uyumlu olmadığı iddia edilmektedir.
Kaynak: 2. Siyasal İslâm: Demokrasi ile İslâm’ın Uyumsuzluğu, Helvadan Put Kıyası, Sarı
Müslümanların demokratik idealleriyle nasıl uyum sağlayabileceklerini anlatır mı?
Müslümanların İslam’ı nasıl ve hangi koşullar altında demokratik değerler sistemi ile bir araya getirebileceklerdir. İslam’a veya başka bir dine özgü hiçbir şey kendiliğinden o dini demokratik veya anti-demokratik yapmaz. Bu dindar insanların inançlarını algıladıkları ve yaşadıkları girift davranış tarzlarına dayanmaktadır.
Kaynak: 2. Siyasal İslâm: Demokrasi ile İslâm’ın Uyumsuzluğu, Helvadan Put Kıyası, Sarı
Demokrasi kavramının içi neden değişmektedir?
Şimdi demokrasi dediğimiz kavramın içi her etken dünya güçleri tarafından değiştirilmekte. Bu etken dünya güçleri demokrasi kavramının içini ve anlayışını değiştirdikleri müddetçe biz demokrasi kavramının bugün ne, dün neydi, önceki gün ne, ileride nereye doğru gidecek bu?
Kaynak: 2. Siyasal İslâm: Demokrasi ile İslâm’ın Uyumsuzluğu, Helvadan Put Kıyası, Sarı
Demokrasi savunucuları İslam’ın demokrasiye tabi olmasına ne demektedir?
Bunu bakın dünya üzerinde demokrasiyi savunanlar İslam’ın demokrasiye tabi olmasını istiyorlar. Sıkıntı bu. Ben Müslümanım. Ben Müslüman olduğum için ben Müslümanca yaşamak istiyorum. Ve ben Müslüman bir İslam hukukunu istemem Allah’ın emri. Şimdi hangi demokrasiye göre biz Allah’ın yasakladıklarının nehsini yasak göreceğiz veya görmeyeceğiz?
Kaynak: 2. Siyasal İslâm: Demokrasi ile İslâm’ın Uyumsuzluğu, Helvadan Put Kıyası, Sarı
İslâm’ın kendi kaideleriyle yönetilmesi neden önemlidir?
Türkiye Cumhuriyeti, Devleti İslami kaidelerle mi yönetilsin? İslami kaidelerin dışında mı yönetilsin diye. Ne çıkar acaba sonuç? Bunları böyle cesaretli bir şekilde dile getirebilecek olan bir kimse var mı? Bunları konuşabilecek olan bir kimse var mı? Yok. Neden? Adamın dilini koparırlar. Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulurken bir İslam Cumhuriyeti olarak kuruldu. Kim değiştirdi? Halk mı değiştirdi? Bunu böyle söylediğimde hiçbir devrim kansız olmaz. Ne olacak şimdi? Birileri de İslam’ı hakim etmek için kan mı dökmesi gerekiyor? Karşılık olarak. demokrasi insanların kendi kendine yönetme biçimiydi? Neden kana ihtiyaç duysun ki demokrasiye? Ama Batı’nın doğuya ve Batı’nın kendi insanlarına dayattığı demokrasi kana doymuyor. Batı’nın İslam dünyasına dayatmış olduğu demokrasi gözyaşına doymuyor. Kana doymuyor. Namusların paçavra gibi atılmasına doymuyor. Müslümanların şereflerinin, haysiyetlerinin yerle bir edilmesine doymuyor. Ama Batı demokrasisi dediğiniz şey Müslümanların kanıyla, canıyla, mallarıyla, namuslarıyla, şerefleriyle ayakta duruyor.
Kaynak: 2. Siyasal İslâm: Demokrasi ile İslâm’ın Uyumsuzluğu, Helvadan Put Kıyası, Sarı
İslâm’ın kendi kaideleriyle yönetilmesi neden zorunludur?
Türkiye Cumhuriyeti, Devleti İslami kaidelerle mi yönetilsin? İslami kaidelerin dışında mı yönetilsin diye. Ne çıkar acaba sonuç? Bunları böyle cesaretli bir şekilde dile getirebilecek olan bir kimse var mı? Bunları konuşabilecek olan bir kimse var mı? Yok. Neden? Adamın dilini koparırlar. Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulurken bir İslam Cumhuriyeti olarak kuruldu. Kim değiştirdi? Halk mı değiştirdi? Bunu böyle söylediğimde hiçbir devrim kansız olmaz. Ne olacak şimdi? Birileri de İslam’ı hakim etmek için kan mı dökmesi gerekiyor? Karşılık olarak. demokrasi insanların kendi kendine yönetme biçimiydi? Neden kana ihtiyaç duysun ki dem,okrasiye? Ama Batı’nın doğuya ve Batı’nın kendi insanlarına dayattığı demokrasi kana doymuyor. Batı’nın İslam dünyasına dayatmış olduğu demokrasi gözyaşına doymuyor. Kana doymuyor. Namusların paçavra gibi atılmasına doymuyor. Müslümanların şereflerinin, haysiyetlerinin yerle bir edilmesine doymuyor. Ama Batı demokrasisi dediğiniz şey Müslümanların kanıyla, canıyla, mallarıyla, namuslarıyla, şerefleriyle ayakta duruyor.
Kaynak: 2. Siyasal İslâm: Demokrasi ile İslâm’ın Uyumsuzluğu, Helvadan Put Kıyası, Sarı
Demokrasi nerede doymuyor?
Nerede duracak bu demokrasi? Doymuyor. Bana duracağı yeri söylesin birisi. geçen Cumhurbaşkanı’nın Birleşmiş Milletlerde bir konuşması vardı. İsrail haritasını çıkardı. dedi ki şu tarihte İsrail bu kadar. Bu tarihte bu kadar, bu tarihte bu kadar, bu tari rada bu kadar. birisi söylesin dedi. İsrail’in sınırları nereden nereye kadar ve nerede bitecek dedi. Ayakta alkışlanacak bir laf. Sağlı soldu yanaşın.
Kaynak: 2. Siyasal İslâm: Demokrasi ile İslâm’ın Uyumsuzluğu, Helvadan Put Kıyası, Sarı
İslam’ın demokrasiye uyumlu olup olmadığını tartışmak neden açmaz oluşturuyor?
İslam’ı adaletin sınıfa, ırka veya cinsiyete dayalı ayrımcılığını kabul etmediğini ileri sürerek birçok Müslümanın Tanrı’nın kendilerini yönetmek için insanlara egemenlik bahşettiğini ve İslam’ı adaletin sınıfa, ırka veya cinsiyete dayalı ayrımcılığını kabul etmediğini ileri sürerek bu ithamı reddetmesine rağmen dini referanslı, siyaseti ve Müslümanların demokratik idealler noktasında dinlerini pratik nasıl algıladıklarını anlamaya yönelik yetersiz çaba nedeniyle tartışma tüm metinsel ve felsefi alanlarda genel olarak açmaza girmiştir.
Kaynak: 2. Siyasal İslâm: Demokrasi ile İslâm’ın Uyumsuzluğu, Helvadan Put Kıyası, Sarı
Demokrasiyi savunanlar İslam’ın kavramına nasıl uymaya çalışmaktadır?
Demokrasiyi savunanlar İslam’ın kavramına uymaya çalışmak yerine İslam’ı demokrasiye tabi tutmak isteyenler de. diyorlar ki siz bizim istediğimiz gibi dini yaşayacaksınız. Bu ne demek? Siz İslam’ı yontacaksınız. İslam’ın kendisine ait olan genel kaidelerini kendi ellerinizle siz yıkacaksınız.
Kaynak: 2. Siyasal İslâm: Demokrasi ile İslâm’ın Uyumsuzluğu, Helvadan Put Kıyası, Sarı
İslam’ın münhasır yapısı neden demokrasiyle uyumsuzdur?
Mesela İslam’ın karışık bir kavram olan demokrasiyle uyumlu olup olmaması değil. Evet. mesele bu. Karışık bir kavram demokrasi. Bakın kendisi de beyan etmiş. Demokrasi karışık bir kavram. Nereye tekabül ettiği belli değil. Neye tekabül ettiği belli değil. Sınırları belli olmayan bir kavram. Nerede başlar, nerede biter belli değil bunun sınırı.
Kaynak: 2. Siyasal İslâm: Demokrasi ile İslâm’ın Uyumsuzluğu, Helvadan Put Kıyası, Sarı
Müslümanlar İslam’ı demokrasik değerler sistemiyle nasıl bir araya getirebilir?
Müslümanların İslam’ı nasıl ve hangi koşullar altında demokrasik değerler sistemiyle bir araya getirebileceklerdir. Müslümanların İslam’ı nasıl ve hangi koşullar altında demokrasik değerler sistemiyle bir araya getirebileceklerdir. Böyle bir kaygısı yok Müslümanların. Ben Müslümanım. Benim böyle bir kaygım yok. Ben iman ettim, inandığım dinin hangi demokratik ilkelerin altında yaşayıp yaşamayacağımı kaygısı yok bende. Bende böyle bir felsefik boşluk yok. Böyle bir inançsal boşluğum yok benim.
Kaynak: 2. Siyasal İslâm: Demokrasi ile İslâm’ın Uyumsuzluğu, Helvadan Put Kıyası, Sarı
Dinler demokrasiyle nasıl bağdaşmaz?
İslam’a veya başka bir dine özgü hiçbir şey kendinden o dini demokratik veya anti demokratik yapmaz mümkün değil. Dinler zaten herhangi bir din demokratik olması mümkün değildir. Bugün batının hangi neresinde anlaşılan hangi demokrasi olursa olsun hiçbir din hiçbir demokrasi anlayışıyla bağdaşmaz. Hindular dahil buna. Tibet rahipleri dahil buna. İsevilik, muhsevilik dahil buna. Bir iesevinin demokrasiyle bağdaşması mümkün değildir. Bir muhsevinin demokrasiyle bağdaşması mümkün değildir.
Kaynak: 2. Siyasal İslâm: Demokrasi ile İslâm’ın Uyumsuzluğu, Helvadan Put Kıyası, Sarı
Siyasal İslâm neden Batı’nın devletçiklerini kurarken İslam hâkim olmayacak diye şart koymuş?
Batı’nın devletçikleri kurarkenki tek şartı: İslâm Hâkim Olmayacak. Orada İslam hakim olmayacaktır. Din ve dine dayalı hiçbir şey koymayacaksınız ayakta. Hiçbir şey. Ve hiçbir içinde hiçbir şey koymaz.
Kaynak: 1. Siyasal İslâm: Batı Kaynaklı Bir Kavramın Çözümlemesi, Osmanlı Sonrası Parçal
Siyasal İslâm neden tehlikeli bir kavramdır?
Ama biz bugüne geldiğimizde Anadolu’daki kendince dinine yaşayan küçük küçük topluluklar kendi tarikatlarınca ve şeyhlerince anılmaya başladı ki bu tehlikeli bir nokta. Bunun böyle konuşulmaması lazım, anılmaması lazım.
Kaynak: 1. Siyasal İslâm: Batı Kaynaklı Bir Kavramın Çözümlemesi, Osmanlı Sonrası Parçal
Siyasal İslamcı olmak neden yasak?
Bir başkası için, bir başkası için Pavlos’un düşünceleri doğru. Örneğin bir başkası için Engels’in düşünceleri doğru, öbürkü Stalin’in düşünceleri onun için doğru. Öbürkü, Eflat’ın düşünceleri onun için doğru. Kendince hepsi de doğru. Ve kendince bu düşüncelere ilan eden bu düşünceler üzerinde bir kimse siyasi parti kurması, bununla alakalı mücadele etmesi serbest hepsi de. Ama ben Kur’ân ve sünnet istiyorum demek yasak.
Kaynak: 1. Siyasal İslâm: Batı Kaynaklı Bir Kavramın Çözümlemesi, Osmanlı Sonrası Parçal
Ülkede tatil yapacak lüks var mı?
Biz yağmur yağdı tatil yapalım, Poyraz esti tatil yapalım, komple ama ülke olarak, devlet daireleri ve sivil kuruluşları olarak bizim tatil yapacak lüksümüz yok. Ben görmüyorum örneğin. Ben neyin tatili bu diyorum bu fukaralığın içerisinde, bu işsizliğin içerisinde, bu ülkenin zayıflığı içerisinde.
Kaynak: 1. Siyasal İslâm: Batı Kaynaklı Bir Kavramın Çözümlemesi, Osmanlı Sonrası Parçal
Ülkede ekonomik ve askeri güç nasıl artırılabilir?
Bizim çok çalışarak, çok üreterekten biz ekonomimizi zenginleştirmemiz lazım. Bizim çok çalışarak, çok üreterekten askeri gücümüzü yükseltmemiz lazım. Ekonomik gücümüzü yükseltmemiz lazım. Bizim çok çalışarak, çok üreterekten bir medeniyet kurmamız lazım.
Kaynak: 1. Siyasal İslâm: Batı Kaynaklı Bir Kavramın Çözümlemesi, Osmanlı Sonrası Parçal
Siyasal İslamcı olmak neden bir oyun olarak görülür?
Batı bizi yönlendiriyor ve güdüyor. Bizi bir yerde topluyor ve topladığı yerde bizi yönlendiriyor ve gidiyor. Biz batının karşı olduğu şeye otomatikman destek çıkıyoruz çünkü. Sağlı sollu yanaşın. Biz çünkü ritmik olarak şöyle düşünüyoruz.
Kaynak: 1. Siyasal İslâm: Batı Kaynaklı Bir Kavramın Çözümlemesi, Osmanlı Sonrası Parçal
Siyasal İslâm nasıl bir oyunun bir parçasıdır?
Şimdi sohbetleri takip eden arkadaşlar hatırlasınlar. Dayış ile alakalı ilk şerh düşenlerden biriyim olmaz diyenlerden biriyim. Bunun arkasında oyun var. Müslümanlar buradan kandırılacaklar. Bütün batının içerisindeki cihat düşünceli Müslümanların hepsini Suriye’yi toplayıp orada komple katletecekler dedim. Hatırladınız mı? Evet neden? Biz çünkü kendi içimizden batının şeytanlaştırdığını biz tanrısallaştırıyoruz. Ve biz farkında değiliz.
Kaynak: 1. Siyasal İslâm: Batı Kaynaklı Bir Kavramın Çözümlemesi, Osmanlı Sonrası Parçal
Siyasal İslâm nasıl bir şeytana hizmet eder?
Tanrısallaştırdığımızın arkasına geçerek asıl şeytana hizmet ediyoruz. Batı üretiyor bizim önümüze bir şeyler. Batı üretirken ama terör üretiyor, ama terörist üretiyor, ama fikir üretiyor, ama yeni bir deyim üretiyor ve o ürettiği deyimi şeytanlaştırıyor. Veya ürettiği terör örgütünü şeytanlaştırıyor. Veya ürettiği siyasi parti liderini şeytanlaştırıyor. Ve o şeytanlaştırdığı anda biz otomatik olarak ritmik olarak onun arkasında toplanıyoruz. Ve buradan yönlendirilip yönetiliyoruz.
Kaynak: 1. Siyasal İslâm: Batı Kaynaklı Bir Kavramın Çözümlemesi, Osmanlı Sonrası Parçal