Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

541. Dergâh Sohbeti – Kötülüklerle Mücadele, Uyuşturucu Meselesi ve Her Halükârda Zikrullah

Kötülüklerle mücadelede devlet güvenlik kuvvetlerine müracaat, uyuşturucunun uluslararası bir oyun olması, güzel ahlâkın fıtrîliği, oturma-yürüme-yatma hallerinde Allah'ı zikretme, toplulukta zikrullah yapılamazsa kalben zikir ve zikrullahsız meclisin cennette bile pişmanlık sebebi olması.


1. Bölüm

Selamun aleyküm. Allâh gecenizi hayır etsin inşâAllah. Cenâb-ı Hak gününüzünüzü hayırlı eylesin. Hayırınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Cenâb-ı Hak ümmeti Muhammed’e dirlik, birlik, beraberlik ihsan eylesin inşâAllah. Cumartesi sohbetinde tek yedek kötü gözle bakmak, bundan bahsetmiştiniz. Şerci kişilere kötü bakmak günah mıdır? Bunlar mesela camiye, çevreye zara veriyorlar. Bizim cihazlarımızı bozdular. Ben de burada sorumluyum, hizmetliyim. Bunlar pisikolojik, psikolojik hasta. Bunlar dövmeleri var, tiner koklayanları var. Hiç laf dinlemiyorlar. Bunları nasıl kazanabiliriz? Bazen sert davranmak zorunda kalıyorum ve camiyi kapatmak zorunda kalıyorum. Polisler bile bunlarla baş edemiyor.

Bazen katiyolar. Nasıl yapalım? Görevim zor çünkü camide kamera yok. Ben iki görevi birden yapıyorum. Tarihi bir cami. Evet. Kötülerle ve kötülüklerle mücadele etmek birinci derecede devletin işi. Bu konuda bir kötü ve kötülük gördüğünüzde devletin güvenlik kuvvetlerine müracaat edeceksiniz, şikayet edeceksiniz. Siz bir kötüyle kavga dövüş ederseniz zannetmeyin ki savcılık siz kötüyle veya hakim siz kötüyle mücadele etmişsiniz. Ne kadar iyi yapmışsınız diyeceğini zannetmeyin. O yüzden elinizden Allâh muhafaza eylesin. Bir tokat vurursunuz o kimseye. Bir tokat vurursunuz. Bayılır gider kafasını bir yere vurur. Ceza evinde soluğu alırsınız. Burası İslam hukukunun icra edildiği bir yer değil. O yüzden ne kadar kötü ve kötülük var ise bunları devletin güvenlik kuvvetleriyle halletmeye çalışacaksınız.

Elinizi dahi kaldırmayacaksınız. Bakın elinizi dahi kaldırmayacaksınız. Bu size tuhaf gelebilir şimdi. Bu size tuhaf gelebilir. Ama ne yazık ki böyle. Bir yerde uyuşturucu kullanan var. Açın telefon. Güvenlik kuvvetlerine. İlgilenmiyorlar. İlgilenmiyorlar. Bir daha açın. İlgilenmiyorlar. Bir daha telefon açın. İlgilenmiyorlar. Bir daha telefon açın. Yapabileceğiniz şey bu. Sakın öyle kabadayılık edeyim. Şurada adamı döveyim. Bunu böyle çarpayım. Bunu buradan kovayım. Sakın. Sakın. Sakın benim bu söylediğimi pısırıklık. Bu söylediğimi korkaklık. Bu söylediğimi böyle hani. Böyle de olur mu filan. Öyle düşünmeyin. Açın telefon. Evet. Kime şikayet edilecekse şikayet edin. Dilekçe verin. Bir daha şikayet edin.

Meclise şikayet edin. Dilekçe yazın. Cumhurbaşkanlığına yazın. Başbakanlığa yazın. İçişleri Bakanlığına yazın. Valiliğe yazın. Cumhuriyet Savcılığına yazın. Polis karakollarına dilekçe ile müracaat edin. Yapın. Sakın elinizi bu noktada birisine kaldırmayın. Sakın herhangi bir harekette bulunmayın. Evinizi korumakla mükellefsiniz. Evinizi koruyun. O da tabancayla, biçakla, şunla, bununla değil. Sakın bunlardan uzak durun. Çoluğunuzu, çocuğunuzu koruyun. Nasihat edin. Yanınızda dolaştırın. Terbiye edin. Allâh muhafaza eylesin. Öyle, sakın, öyle eskisi gibi. Lan burada uyuşturucu kullanıyorlar. Şunlara iki tane çakayım, şapratayım. Burada şunu yapıyorlar. Sakın buna gideyim, dalayım, müdahale edeyim.


2. Bölüm

Bunları unutun. Suçlu olursunuz. Adam kapısının önünde, etrafında uyuşturucu satıyorlarmış. Yetişkin oğlu da var. Onları bir iki koğalamış oradan. Ondan sonra tekrar gelmiş. Gene onlara laf söylemiş. Onlar da bir çağ çekmiş. Adamın üzerine yürüyor. Adam da onun birisinin elinden bir çağ alıyor. Öbürkü bir çağ çekiyor. Hadi o zaman vuruyor. Kendisi de yaralanıyor. Dokuz yıl. Hâkim şunu söylemiş. Sen devletin polisi misin? Devletin güvenlik kuvvetleri var. Telefon aç demiş. Şikayet et. Sen ne yapma onları kovalıyorsun? Evet. Uyuşturucu. Uluslararası bir mesele. Şeytanla, deccalla ortak iş yapan uluslararası o karanlık ve uluslararası o karanlık güçler uluslararası o karanlık güçler İslam dünyasını ve bütün insanı uyuşturucuyla, buğuşla, kumarla, terörle kumarla, terörle onları onları sersemletiyorlar.

Eğer normalde uluslararası o örgütün emrine girmezsen millet olarak seni terörle çökertirler. Sen ahlakını bozarsan o uluslararası o örgütün emrine girersen bir sıkıntı yok. Ne yapacaksın? Halkını uyuşturacaksın. Neyle? Filimlerle, modayla, batının okelli kültürüyle, buğuşla, uyuşturucuyla, kumarla uyuşturacaksın kendi ülkeni. Bunun için buğuşu serbest bırakacaksın, kumarı serbest bırakacaksın. Bunun için eşcinselliği serbest bırakacaksın. Bunun için her türlü yabancı markaların tüketim maddelerini serbest bırakacaksın. Onlar size kokmuş ne kadar etleri varsa, ne kadar kokmuş peynirleri varsa, ne kadar üretilmiş yiyecek maddeleri varsa, paketleyip size gönderecekler. Siz de yiyeceksiniz. Bunları yediğiniz müddetçe, bunları kullandığınız, içtiğiniz müddetçe bir sıkıntı yok.

Ondan moda şapşalı olacaksınız. Birisi orada Amerika’da, New York’ta, bilmem neresine açacak, siz de açacaksınız. Orada düşük kemer modası çıkacak, siz de burada geleceksiniz, kemeri kıçınızın altına kadar indireceksiniz, düşük kemer modasına uyacaksınız. Orada bir dahaki sene kemeri yükseltecek, üstünü açacak, siz de kemeri yükseltip üstünüze açacaksınız. Onlar orada fuhuş serbest, sizin de burada serbest olacak. Orada eşcinsellik serbest burada da serbest olacak. O yüzden uyuşturucu serbest dolaylı olarak burada da serbest olacak. Görüntüde uyuşturucuyla mücadele edeceksin ama uyuşturucu ilkokul beşinci sınıfa giden, dördüncü sınıfa giden çocuklar dahi ulaşabilecekler. Nasıl bir uyuşturucuyla mücadeleyse ilkokul dörde giden ilkokul beşe giden çocuklar uyuşturucuya alışıyorlar.

Nasıl bir uyuşturucuyla mücadeleyse bunları dile getirince de bana mesaj çekiyorlar. Sevenler. Diyorlar ki yapma bu konularla bulaşma. E bulaşmayacağız. Ben bu ülkede yaşıyorum. Benim ikinci bir pasaportum yok. Benim Avrupa’ya gitme, İngiltere’ye gitme, İsviçre’ye gitme böyle bir pasaportum yok. Benim Amerike’ye gitme pasaportum yok, Alman pasaportum yok. Herhangi bir konsolosluk da beni böyle muhafaza etmez. Beni almaz içeri. Özel uçak göndermezler. Özel uçak gönderip de havaalanından devletlerim gitmeme müsaade etmez. Önce müsaade edip, onun sonunda bu adam nerede diye Trişka’dan aramaz. Ben bu memlekette yaşıyorum. Bu memleketin iyiliği için konuşacağım. Konuşacağım. Bakın, bunlar uluslararası bir oyun.


3. Bölüm

Uluslararası. Uluslararası. O yüzden uyuşturucu, uluslararası bir oyun. Bunun çıkış yeri belli, yolu belli, satılan yerler belli, satanlar belli. Çok basit, uyuşturucuyla mücadele mi edeceksin? Evet. Üreteni satanı asarsın, biter mesela. Bu kadar. Veyahut da dersin, üreteni satanı müebbetleyeceksin. Cezaevinde bakıyorlar adamın bir müddet sonra çıkıyor. Asyan adamı. Bu kadar. Adam kocaman fabrika yapmış, oyun üretiyor. Adamı ascan. Adam ne? Adam komple kimyasal uyuşturucu satıyor. Ascan adamı. Çok basit. Biz asamayız ki. Bize paketlediler, getirdiler ne kakanın başındaki adamı elimizde bakıyoruz şimdi. Onu da ayağa astırmadılar bize. Biz bağırıyoruz boyuna. Çocuk katili de şu kadar askerimizi şehit etti, şu kadar sivilimizi şehit etti.

Ülkenin bilmem kaç milyar dolarını iç etti. Ee as hadi. Teslim ederlerken senden imza alıyorlar asmayacağına da. Asamıyorsun. Asamazsın. Sen çünkü hür mülke değilsin. Allâh-u Teala’dan izinsiz hiç kimse iman etmez. Aklını kullanmayanları biz pislik içinde bırakırız ayeti var. Efendim bu ayeti insanı çok korkutuyor bu pislikten kurtulmak için. Ne yapmalıyız? Ey iman edenler, iman ediniz. Buna devam. Allâh-u Teala’dan sabır istenebilir mi? Yoksa afiyet mi istemen eder? Afiyet. Her işimizde veya görünür bela bir musibet görünmez de eyvallâh selam sabrı örnek alınabilir mi? O hamd edenlerdendi. Sosyal yaşamda algı filtrelerimiz Kur’ân ve sünnet dairesinde olayları süzüyor. İş hayatına girince oradaki asıl din kapitalizmi oluyor.

Ne yapsak kazık yiyoruz. İş hayatında nasıl davranılmalıdır? Kur’ân ve sünnete tabi olacaksın. İşinde de Kur’ân ve sünnete tabi olacaksın. Zararı edeceksin, eteceksin. Sihireti ihanet ederse insanın suretine etten kefen değer olmaz ziynet ile. Güzel ahlak fırtıattan mı yoksa sonradan kazanılır mı? Güzel ahlak fıtri de olabilir ama sonradan da kazanılır. O yüzden bazıları vardır fıtridir, yaratılıştadır. Cenâb-ı Hak onları kendine seçmiştir. Birinci derecede peygamberlerdir. Onlarda güzel ahlak fıtridir, kendisine seçtiğinden dolayı. Bir kısım veliler vardır. Onlar da Cenâb-ı Hak’ın seçtiği kimselerdir. Onlar da fıtri olarak hiçbir kötülüğe bulaşmamışlardır. Ama bunlar peygamberler gibi değillerdir.

Ama umum güzel ahlakını güzelleştirmek ve yükümlüdür. Evlatlarımıza verdiğimiz isimlerin kendilerine tesirleri var mıdır? Peygamber isimleri olanlar cehenneme gittiğinde çıkma sırasında başta olacakları doğru mıdır? Biz hayırlı isimler koymakla mükellefiyiz. Biz çocuklarımıza hayırlı isimler koyarız. Namazda farzı cemaat eda ettiğimiz vakit imam sureleri okurken tekrar etsek yahut elhamdülillah desek uygun olur mu? Hanife’ye göre bir kimse ezberlemek maksadıyla bunu yapabilir. Üç defa düşük yaptığım doktorlar bir sıkıntı olmadığını söylüyorlar. Annem ünlü sübyan büyüsü geçmiş dediler. Annem de doğru olabilir mi? Olabilir. Doğruysa ne yapmalıyım? Eşim bu büyüye inanmıyorum. Ben de inanmıyorum.


4. Bölüm

İnsanlar inanıyor. Böyle bir şeyin var olduğunu söylüyorlar. Olabilir. Bununla alakalı bir muska falan yazıyorlar galiba. Böyle bir şey olabilir. Ama benim bildiğim bir şey değil bu. Ben sizin sohbetlerinizi internetten takip ediyorum. Bursa dışında yaşıyorum. Kardeşim iki defa trafik kazası geçirdi. Babam hastalıktan ameliyat oldu. Büyük kardeşim sürekli bunalımda. Benim evlilik hayatım bitmek üzere. Eşimin ikinci evliliğim birincisi büyü yüzünden bozulmuş. Takıntıları var. Bakınca bakımcıya cinci büyücüye gidip baktırmam bu durumda günah mı? Takılıntı bir adamla nasıl yaşayabilirim? Bu cinci hocalara gidilmesini tavsiye etmem. Böyle şeylerle uğraşmanızı da tavsiye etmem. Takıntılı bir kimse ise onunla oturup konuşup onun takıntılarını gidermeye gayret edeceksiniz.

Eşimin sahte internet hesabı var. Bu yolla günaha giriyor. Ne yapmalıyım? İnsanların ayıplarını ve kusurlarını araştırıcı olmayınız. Eşim vardiyalı çalışıyor. Gececi olduğunda evde tek kalamıyorum. Cinlerden kaynaklı bir şey yaşamaktan korkuyorum. Ne tavsiye edersin? Merak etmeyin. Siz iki ayaklılardan korkuyorsun. Cinliler bir şey yapmaz. Doğum ile alakalı işinde profesyonel olduğu düşünen erkek doktora gitmenin bir sakıncası var mı? Önceleğimiz bayan mı olmalı? Önceliğiniz bayan olmalı. Bakara suresi 27. ayette fasıklar Allâh’a söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allâh’ın ziyaret edilip hal ve hatıf sormasını istediği kimseleri ziyaretten vazgeçerler. Yeryüzüne fitne ve fesat çıkarlar.

Burada bahsi geçen kimseler kimlerdir? Fasıklar bu kimseleri hangi sebeple ziyaretten kaçınıp fitne çıkarmak istemektedirler. Normalde belli değil mi? Fasık günahkar kimseler. O yüzden onlar Allâh’a söz verirler. Ama yine bir günahla karşılaştıklarında günaha devam ederler. Bir kimse bir günaha devam ediyorsa, tövbe edip geri dönmüyorsa o fasıktır. Allâh bizi fasıklıkta muhafaza eylesin. Evet. Geçen haftadan insanın Allâh’ı zikretmeksizin ve Peygamberi Muhammed sallallâhu aleyhi ve selleme salavat getirmeksizin bir mecliste oturmamasıyla alakalı hadislerden devam edeceğimizi söylemiştik. Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir. Herhangi bir topluluk bir mecliste oturup da orada Allâh’ı zikretmezler ve Peygamberlerine salavat getirmezlerse mensuliyet içerisinde kalırlar.

Allâh dilerse kendilerini azap eder ve dilerse onları zikretmişler. Emud’un rivayeti de şöyledir. Kim bir yere oturur da orada Allâh’ı zikretmezse üzerinde Allâh tarafından bir noksanlık olur. Kim bir yere yan üstü yatar da orada Allâh’ı zikretmezse üzerinde Allâh tarafından bir noksanlık olur ve herhangi bir kimse bir yerde yürür orada Allâh’ı zikretmezse üzerinde Allâh tarafından bir noksanlık olur. Âyet-i Kerime var ya otururken ayaktayken yanlarınız üzerinizde Allâh’ı zikredin diye. Bu onun tefsiri niteliğinde. Demek ki bütün Müslümanlar bir birey olarak otururken yanlarınızın üzerinde dururken ayaktayken yürürken bir iş yaparken Allâh’ı zikretecek. Al her fiiliyatta normalde oturmak insanın devamlı gün içerisinde devam ettiği fiiliyatlar.


5. Bölüm

Oturmak, yürümek, yanlarının üzerine yatmak. Bir kimsenin devam eden üç fiili var. Ya yatıyorsunuzdur ya oturuyorsunuzdur ya da ayakta yürüyorsunuzdur. Üç hal. Bu üç hal üzerinde de Allâh’ı devamlı zikretmek. Hiç olmazsa bu hallerle hallendiğimizde Allâh’ı zikretmek. Gafil olmamak, unutmamak. Bir topluluk, bir topluluğun içerisinde bulundunuz. O topluluğun içerisinde mümkün ise toplulukla beraber Allâh’ı zikretmek. Mümkün değil. O topluluk, yabancı bir topluluk sizin içinde bulunduğunuz zikir noktasında değiller. Orada Kur’ân ve Sünnet konuşulmuyor. Orada Heva, Heves konuşuluyor. Orada Dünya konuşulmuyor. Siz de orada bulunmaktan, bulunmak mecburiyetindesiniz. Ama işinizden dolayı, ama herhangi bir zorunu olduktan dolayı orada mecbursunuz.

Orada muhakkak kendi içinizden Allâh’ı zikretseniz. O gaflete dalmış, Heva’ya Heves’e dalmış, o nefsine dalmış, o topluluktan beri olduğunuzu, o toplulukla beraber olmadığınızı, o topluluktan ayrı olduğunuzu gösteren bir simgedir Allâh’ı zikretmek. Eğer mümkünse oradakileri zikrullahı nasihat et. Eğer mümkünse oradakileri zikrettirmenin yolunu ara. Eğer bu mümkün değil, onlar seni dinlemeyecekler. onlar yaşça senden çok büyükler, seni dinlemiyorlar, kibirliler, Allâh’tan uzak insanlar gaflete dalmışlar. Kendince bu konuya, kendi kendine, kendi dairende vakaya iştahat ettin. Dedin ki bunlar beni dinlemezler, burada bunu söylemenin bir anlamı yok. Burada bunu söylemenin bir anlamı yok. Bu noktada söylersen zikrullah fiiliyatını küçültmüş olabilirim bunların önünde.

Dediniz, kendinize iştahat ettiniz. Orada zikrullahla alakalı bir şey yapmanız, yaptırmanız mümkün değil. O zaman kalben orada zikrullah yapacaksınız. Kötülüğü gördüğünüzde elinizde mümkün değilse, dilinizde o da mümkün değilse kalben buz ederekten önlemeye çalışınız. Allâh’ı zikretmemek kötülüklerin en büyüdür. Nasıl Allâh’ı zikretmek en büyük iş ise ayeti kerimede diyor ki Allâh’ı zikretmek en büyük iştir. Allâh’ı zikretmemekte en büyük kötülüktür. En büyük kötülük. Allâh’ı zikretmemek en büyük günah kebailerden birisidir. O zaman bir toplulukta kimse Allâh’ı zikretmiyor. Sen kalben zikret. Herkes oturmuş, meleğanı konuşuyor. Sen zikret. Herkes oturmuş, nefsine düşmüş. Sen zikret. Herkes heva heves konuşuyor orada.

Sen zikret. O topluluğun içerisinde o topluluğa uymadığını Cenâb-ı Hak’a beyan et. Toplulukta. Sen yalnızsın. Yolda gidiyorsun. Allâh’ı zikrederekten git. Evde yan geldin. Koltuğun üstünde yatıyorsun. Allâh’ı zikrederekten yat. Oturdun. Allâh’ı zikret. Her halükarda Allâh’ı zikretmeye gayret et. Bunu kendine virt edin. Her daim Allâh’ı zikredenlerden ol. Her halükarda Allâh’ı zikredenlerden ol ki Allâh da seni her halükarda her daim zikretsin. Cenâb-ı Hak bizi o zikrullah haliyle halleden eylesin. Takın zikrullahı yasaklayanlardan zikrullahı engelleyenlerden zikrullahın zikrullahın önüne sert çekenlerden olmayın. Sakın. Sakın ha. Böyle kendi kendinize gaflete düşüp kendi kendinize yanlışlığa düşüp zikrullahı men edenlerden zikrullahı yasaklayanlardan zikrullahı engelleyenlerden olmayın.

Allâh muhafaza eylesin. Herhangi bir topluluk bir yere oturur da orada Allâh azze ve celle zikretmez ve peygamber salallahu aleyhi ve sellem’e salavat getirmezse sevaplarından dolayı cennete girseler de orada pişmanlık duyarlar. Bir topluluğa girdiniz o toplulukta kasıtlı bir şekilde gaflete uyaraktan heva hevese uyaraktan zikrullah yapmazsanız cennete girseniz dahi o toplulukta Allâh zikredilmediği için ve zikretmediğiniz için pişmanlık duyarsınız. Keşke orada da Allâh’ı zikretseydim dersiniz. Cenâb-ı Hak bizi her haliyle zikredenlerden eylesin inşâAllah. Haklarınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun inşâAllah. Lâ ilâhe illâllah el-Fâtiha el-Fâtiha Altyazı M.K.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, İhsân, Sünnet, Sabır, Salavât, Hamd. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı