Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

618. Dergah Sohbeti – Dervişlikte Edep, Hadis Titizliği ve Namazda İmamlık Adabı

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 618. Dergah Sohbeti – Dervişlikte Edep, Hadis Titizliği…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Allâh gecenizi hayırlı eylesin inşâAllah. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşâAllah. Başkasının vayfisini kırarsak ne olur? Geceniz hayır olsun, çok hayır olmaz. Bir başkasının hususi malına, hususi dairesine müdahale etmek doğru değil. Annem diyor ki, namaz kıl ben de kılmıyorum, annem üzülüyor. Ne yapmalıyım? Kıl, anneni üzme. Bosna gezisiyle alakalı yorum yapmadınız. Yapmadığınız, rahatsızlık belirtmediğiniz şeylerle ilgili konuşuluyor. Böyle bir şey var mı? Bayanların da Bosna’ya gelmeleri gibi. Şimdi bazı kimseler vardır. O kimselerin kendince rahatsızlığını belirtme dolaylı mesajları gibi şeyleri olabilir. Benim öyle şeyim yoktur. Ben bir şeyden rahatsızsam rahatsızlığımı rahatsız olduğum kişiye beyan ederim.

Veyahut bir rahatsızlığım varsa o meseledeki vazifeli kimse vazifeli ederim. Bu konuda rahatsızım. Bunu böyle yapın. Bu konuda ben eğer bir rahatsızlığımla alakalı bir yorumda bulunmuyorsam, o zaman normalde bunu kendi kendisine yorumlayan kimseler hata yaparlar. Bir de benim üzerimden hata yaparlar. Çünkü şöyle bir şey olur bu tip meselelerden. Örneğin ben birisine bir şey söyleteceksem veya bir şey diyeceksem, ben kendim söyletir kendim derim. Mesela Cafer bunu böyle yapın. Veya Halit Hoca bunu böyle yapın. Veya Hüseyin arkadaşları bunu böyle ilan edin örneğin. Bir işin vazifelisi vardır. Vazifelisine söylerim. Bunda bir sıkıntı yok. Veya hatta bir problem varsa orada yerde problemi ben kendim çözmeye çalışırım.

Çözdürürüm. Ama ben dolaylı mesaj vermem çok. Bunun çünkü dedikodusu bunun böyle herkes kendi algısınca kendi anlayışınca, bunun yorumlaması çok oldu mu ortalığa fitne olur. Bu doğru değil. Mesela Bosna gezisiyle alakalı herhangi bir rahatsızlığım yok. Hiç olmadı da. Bayanların da Bosna’ya gelmeleri gibi. Benim bütün derse gittiğim yerler ilan ediyorsam, herkes davetlidir diyorsam, herkes gelebilir. Bundan ne rahatsızlık duyacağım ki? Rahatsızlık duymuş olsam kendi kendime gider gelirim ki öyle yaptığım yerler var. Veya hatta özel bir şeyse derim. Arkadaşlar bu konuda kendi kendilerine yorum yapanlar doğru davranmıyorlar. Hele Bosna ile alakalı ise bütün Bosna’ya gidenler zan altında kalıyorlar şimdi. bu normalde bütün Bosna’ya giden kardeşler şimdi zan altında benim rahatsızlık beyanı etmediğim bir konuda rahatsız dedilerse, bunu kim dediyse bu sözleri geri toparlaması da zor şimdi.

Bayanların veya erkeklerin herkes dilediği yere gider. Bakın bir kimse, bir Üstad, bir Zakir, bir Nakip, bir Nugab’a gittiği yeri ilan ettiyse filanca yerde ders var arkadaşlar. Herkes davetlidir dediyse onu bir başkasının ona şerh düşmesi doğru değil. Örnekliyorum. Ben pazar günü filanca yerdeyim. Yer gök ehli davetlidir. Kim onu engelleyecek? Şu gün şuradayım filanca yerdeyim. Şurada ders var. Kim engelleyecek onu? Arkadaşlar herkesin hürriyet özgürlüğü var. Kimsenin kimseye yasaklama hakkı yok kaldı ki bir Üstad şurada ben filanca yerdeyim, burada ders var diyorsa bir başkasının onu yasaklaması zaten zulüm. Kim yasaklayacak ki onu? Ben gelinmesini istemiyorsam o zaman derim arkadaşlar gelmesinler buraya.


2. Bölüm

O yüzden Bosnia’ya bu senede gelen oldu, bir önceki senede gelen oldu, ondan önceki senede gelen oldu, ondan önceki senede gelen oldu. Kim gelmek istiyorsa gelir. Biz yalnız şunun şerh düşüyoruz. Arkadaşlar bize güvenip de bir program yapmayın. Ben neredeyim? X yerdeyim. Bana güvenip de program yapma. Geleceksen gel. Ben normalde salı gün Çanakkale’deydim. Ben ilan ettim mi ettim. Kimi yasaklayacağız? Kim istiyorsa binsin otobüse binsin arabasına gelsin. Gelen oldu da kapıların geri mi döndü? Siz giremezsiniz mi? Dendi. Bu donun gibi bir şey. Bosna’dayım. Kim geliyorsa gelsin. Kendine güvensin gelsin. Bu konuda kimsenin söyleyecek bir söz olmaz. Kaldı ki tekrar söylüyorum. Birisinden rahatsızsam yüzüne söylerim.

Bir meseleden rahatsızsam yüzlerine söylerim. İlan ettirdim. Hiç kimse benim hakkımda böyle yorum yapmasın yapmaya hakkı yok. Hele Bosna ile alakalı böyle bir şey söyleyen kardeşler bütün kim söylediyse bir kişi iki kişi üç kişi kim dediyse hepsini de zan altında bulunduruyor şimdi. Bu daha büyük günah kebair. Ben çok hiçbir konudan rahatsız olmadan bir seyahat yaptık. Gayet güzel oldu. Bu konuda Cenâb-ı Hak tesirini halk etsin inşâAllah. Biz gezmeye gitmiyoruz. Bu arada arkadaşlar orada gerçekten gayret gösterdiler, mücadele ettiler. Uykusuzluk, yorgunluk kolay değil. Herkes böyle ya rahat ne bileyim gezmek gibi düşünebilir. Öyle değil. sonuçta uzun kilometreler var. Otobüsle gidiliyor. Ve gidiyorsun daha dinlenmeden program yeri program talimi ardından program herkes ancak gece saat 12’de 1’de yatabiliyor.

Veyahut da yatıyorsa tekrar yol gidilecekse bir daha yol gidiliyor gibi böyle kolay olmayan bir program bir süreç bu kardeşler böyle bir yol gittiler. Hepsi de emeklerini dedikodu ederekten zayi etmesinler. Bu emeklerini ortadan kaldırmasınlar. Çünkü hepsinden helallik alması lazım şimdi bunu kim söylediyse. Bir kaç kişiydi Hacı Zafer? 40 kişi. Özer nerede? Özer kaç kişiydiniz siz? 45 kişi. bunu kim söylediyse şimdi bu 45 kişiden helallik alacak 45’i de zan altında kaldı. Bu doğru bir şey değil. Allâh muhafaza eylesin. Bizim böyle yumuşak durmamız toleranslı durmamız böyle hadi kalbini kırmayalım hadi incitmeyelim hadi bir şey demeyelim hadi bir şey söylemeyelim. Arkadaşlar yanlış anlaşılıyor.

Kadınlara da erkeklere de bu sözüm. Bu yanlış anlaşılmasın. Benim toleranslı davranmam benim böyle kendi kendimi frenlemem yanlış anlaşılmasın. Şatıat yapmak istemiyorum. Habersiz değilim bazı şeylerden. Sonra kapıya sallandırdığımda beni neden sallandırdınız diye hiç kimse bir şey demesin. Demeyin. Arkadaşlar benim akşam yemeğim dergahtaki dervişlerden gelmiyor. Ben derviş kardeşlere şeyen lillah deyip harçlığımı geçimimi dervişlerden sağlayan bir kimse değilim. O yüzden fitursuzum. Ben derganın adabını erkanını her şeyden önde tutarım. Benim söylemediğim bir sözü söylüyormuş gibi davranmak. Ve hatta ne bileyim rahatsız olmadım bir şeyde rahatsızmışım gibi davranmak bunu böyle söz söylemek önce bana zulmetmek.


3. Bölüm

Önce o kardeşler benimle helallaşacaklar ya da bu işi ben Cafer’e vereyim şimdi o arkadaşlar Cafer’e bunu ilan beyan etsinler kimse ve onlar beyan ederekten helallı kalsınlar. Bu doğru bir davranış değil. Ve o kardeşler de isimlerini böyle yazdırsınlar bunu biz yorumladık diye yoksa Bosna gezisindeki bütün arkadaşlar zan altında kalır hepsini de değiştiririm bir dahaki seneye. İçinde hatası kusuru suçsuz olanların da başını yakarlar. Disiplin en önemli şeydir. Demek ki biz orada bir tane tavuk kessek bütün her tarafı duyuracaklar tavuk kestiler diye. Dervişlik disiplindir. Bir yola gitmişsin zor dahi diyemezsin. Ondan şikayet dahi edemezsin. Allâh için yola çıkmışsın. Yoldaki sıkıntıyı dile getirmek nankörlüktür.

Yolda problemi dile getirmek şöyle problem yaşadık şöyle sıkıntı yaşadık böyle darlık yaşadık bu yola nankörlüktür. Bu doğru bir şey değildir. Hele bir kimse kendimi bir yerde gördüğümden dolayı değil üstadınla üstadıyla yolculuk yapıyorsa o yolculuğun olumsuz yönleri olmasa dahi yok çünkü olumsuz bir şey varmış diye aktarması büyük hadsizliktir. Büyük edepsizliktir. Kime ne ki benim bir şeyden rahatsızlık duyup duymadığımı benim kalbimi mi açmış yarmış da görmüş? Ben bir şeyden rahatsızlığımı dile getiremeyecek kadar mahçurlu kısıtlı bir kimse miyim? Parmağını emen çocuk muyum ki ben bir şeyden rahatsız olacağım da söylemeyeceğim. Ayıp büyük ayıpa. Bir kimse kendini düşünmezse kardeşlerini düşünür.

Orada abiler var büyükler var ama birisinin kulağına giderse diye düşünür. Yolculuk önemli bir şeydir. Nasıl bir dervişlik olacak ki bu? Kim böyle yorum yaptıysa Cafer’e adını soyadını yazdırsın. Helallık az. Kim yaptıysa yanlış. Doğru değil. Allâh muhafaza eylesin. Tekrar söylüyorum. Bu ara çünkü böyle bu bayadan beri iki üç aydan beri bu fazlalaştı. Kardeşler arkadaşlar biz kardeşiz biz arkadaşız. Biz dostuz biz yol kardeşiyiz. Ama tavırlarımıza sözlerimize hal ve hareketlerimize dikkat edelim. Hem müridin müride karşı olan edef ve adabı, müridin zakire karşı olan edef ve adabı, müridin şeyhe karşı edef ve adabı, zakirin mürşide karşı edef ve adabı. Herkes edebine, adabına, boyuna, posuna, ölçüsüne dikkat etsin biraz.

Kadınlar da erkekler de. Bunun altını tekrar çiziyorum. Herkes boyuna, posuna, adabına, erkanına, tavrına, tarzına, söyleyiş biçimine dikkat etsin. Biraz edep, biraz disiplin, biraz ciddiyet lazım. Yol dervişlikse edep yolu. Yol dervişlikse adap yolu. Yol dervişlikse haddinin hududunu bilme yolu. Yol dervişlikse yok kardeş ya biraz dikkatli ol ya. Zaman zaman şeyhimizle olan diyalogları söylüyorum ders olsun diye ama insanlar dikkat edecekler biraz. Kendisi için. Benim bir kardeş saymış saymamış benim ne sayarsa makamımı yüceltir saymazsa ne de makamımı aşağı indirir. Bir derviş bir zakir kardeşe saygısız davranırsa zakir kardeşin makamı düşmez yere. Kendine yapar herkes. Caferi saysan olacak saymasan olacak.


4. Bölüm

Caferi sayan saymış. Adnanı saysan olacak saymasan olacak sayan saymış. Hüseyin’i saysan olacak saymasan olacak sayan saymış. Halit’i saysan olacak saymasan olacak sayan saymış. Erkan’ı İsmail’i sayan saymış saymasan olacak. Çetinkaya saysan olacak saymasan olacak sayan saymış kardeşim. kardeşim. Herkes kendine. O yüzden biz böyle kardeşlerin katı disiplinlerin altında katı Adaf ve Erkan’ın altında ezilmesini istemeyiz. Yumuşak davranırız, hoşgörülü davranırız, toleransı davranırız, görmüyormuş gibi zannederiz ııı davranırız. normalde görmüyormuş gibi davranıyorum. Davranışımızın sebebi o kardeş utanmasın, o kardeş çekinmesin. dervişliğine zarar gelmesin diye. Bilmiyormuş gibi davranıyoruz. Kardeşlerin dervişliğine zarar gelmesin diye.

Yoksa başka bir derdimiz yok. Oturup da bütün derviş kardeşler nerede ne yapıyorlar, nerede ne halt işliyorlar? Bunları rahmet edecek noktada da değiliz. Allâh bizi affetsin. Âmîn. Biz dönmüşüz yüzümüzü o tarafa. Biz hiçbir şey yapmasak dayı Allâh intikamını alır daha feci olur. Allâh rahmet eylesin. Şeyh Efendi derdi ki şu sana laf söyleyenlere laf söyle Mustafa Efendi. Efendim nasıl laf söyleyeyim? Oğlum sen de söyle onlara. Allâh’ım ne dediğim içimden. Ya nasıl söyleyeyim? Neden diyor böyle? Dur sustum. Oğlum sen laf söylemeyince dedi sudan çıkmış balıya dönüyor, maneviyat tokadı basıyor dedi. Temelli perişan oluyorlar dedi. Bunlara laf söyle dedi. Allâh Allâh dedim ya. E söyleyemedik. Bir kısmını söyledik, bir kısmını söyleyemedik.

Arkadaşlar bunu hem erkeklere söylüyorum hem de bayanlara yapmayın. Yapmayın. Şatat gibi olacak. Dağın başına gider. Ağaçlarla, kurtlarla, kuşlarla zikir yapan kimseyim. Gider, yaparım. Yapmayın. Günler günleri geçer, kıymet bilmezsiniz. Çöker gider her şey. Yapmayın. Bir küçücük edepsizlik, adamsızı siz küçük görürsünüz. Manevi tokadı yersiniz, yapmayın. Hem hadisi kutsi anlatacaksınız. Allâh intikam alır diyeceksiniz. siz dikkat etmeyeceksiniz. Yapmayın. Ya o hadisi kutsiye iman etmiyorsunuz ya da üstadınızı öyle görmüyorsunuz. Yapmayın. Eğer o hadisi kutsiye iman ettiysen üstadını öyle görmüyorsun o zaman. Al dersini git. Senin için daha hayırlı. Manevi tokat yemektense dersini alıp gitmek daha hayırlıdır.

Manevi tokat yemektense zakirlini, çavuşunu bırakman daha hayırlıdır. Manevi tokat yemektense bir vazifeyi bırakmak daha hayırlıdır. Bunun bilincinde olmayan kimseler kendilerince bunun farkına varmazlar. Yapmayın. Dervişlik, ince sanat. Ince sanat. O ince sanatı işlemeye gayret edin. Allâh bizi affetsin inşâAllah. Âmîn. Işim nedeniyle haftalık mahalle derslerinden geri kalıyorum. Işim gece ve yerime bakacak kimsem yok. Dersler konusunda nasıl bir yol izleyebilirim? Yaptıklarını yapabileceklerinizden sorumlusunuz. Dersleri takip edildi edebildiğiniz kadar edin. Işinden dolayı takip edemiyorum. Ona söyleyecek bir söz olmaz. Mehtalya Resulün Horasan’dan Türklerden çıkacağına dair hadîs-i şerif var.


5. Bölüm

Hazreti Resul’a salallahu aleyhi ve sellem bu hadîs sahi midir? Alametlerinden fiziki tanınabilirler mi? Yoksa iman nuru ile mi? Ben böyle hadi bu hadisler sahi midir sözüne çok böyle itibar etmiyorum. Arkadaşlar bir hadîs okuduysanız hadisin ravisi kim almış? Buhari mi? Müslümi mi? Tirmizi mi? İbn-i Maci mi? Ebu Davut mu? Nerede geçmiş hadîs-i şerif? Bir bak. Hadîs-i şerifin al geçtiği eseri. Buraya ben buraya gelen soruları okuyorum çünkü. O hadîs-i şerifin geçtiği eseri al. Getir burada o hadîs-i şerif soracaksan eseriyle beraber sor. Burada dinleyenlerin hem de internetten dinleyenlerin kafasında soru işareti belirmesin. Bu hadîs-i şerif Tirmizi’de mi? İbn-i Maci’de mi? Ebu Davut’ta mı? İmam-ı Hanbel’de mi?

İmam Malik’te mi? Ebu Nugaym’da mı geçiyor? Nerede geçiyor bu hadîs? Bir tane hadîs al bu hadîs sahi mi? Bu ilim değil. Bu soru değil. Bunu nerede okudun? Takvimin arkasında mı okudun? Nerede okudun? Bunu al. Buhari’de böyle bir hadîs geçiyor. Tirmizi’de böyle bir hadîs geçiyor de. Bu hadîs sahi mi dediğinde sen de kafirlerin gavurların oyununa düştün. Onların ağzıyla soruyorsun. Onlar da bu hadisler sahih değil. Bu hadîs sahih mi şimdi? Bir hadîs kitabı okudun mu? Hayır. Bu hadîs nerede geçiyor biliyor musun? Hayır. Eee milletin kafasında şüphe oluşturdun şimdi. Bu ilim değil. Bir kimse bir hadîs naklederken altına naklettiği yeri yazacak. Ben sosyal medyada hadîs paylaşıyorum. Altına metnin altına nerede geçtiğine, Buhari Müslüm, Tirmiziye, Ebu Davut, İmam Maca, İmni Hanbel veyahut da onu kim söylemiş o söz?

Hazret-i Ebû Bekir Ömer, Osman Ali, filanca sahâbe ismini özellikle yazıyorum. Sebep? Okuyan kimsenin kafasında soru işareti kalmasın. Kendince bu hadîs miydi, değil midi? sahâbe sözü müydü? Bir şey şüphe kalmasın. Evet bu Tirmizi’de geçiyormuş. Otur Tirmizi’den o hadisi bul. Bu evet İmam Hanbel’den geçiyor. İmam Hanbel’de geçiyormuş. Otur İmam Hanbel’den o hadisi bul. Ben o paylaşacak oldum hadisleri bazen kendi kendime diyorum acaba bu gerçekten var mı böyle bir şey benim gözümden mi kaçmış? Ben bir hadîs paylaşacağım zaman açıyorum normalde nereden Tirmizi’den Tirmizi’yi açıp o hadisi buluyorum orada. Bazen bir kelimenin söylenişini dahi anlamını değiştiriyor çünkü. Siz internetten kes, kopyalay, yapıştır, hadîs paylaşıyorlar.

Doğru değil. Bakın doğru değil değil. O hadîs-i şerifi metniyle karşılaştırıp ondan sonra paylaşacaksın. Sebep orada bir kelimeyi takdim tehir etse mana değişiyor. Bir kelimenin takısını değiştirsen mana değişiyor. Veya da âyet-i kerimelerin meallerini paylaşıyorlar. Kimin meali? Bir sürü kimsenin meali var. Herkes kendi dini algısına göre bir meal üretmiş. Örneğin ben elmalının mealini devamlı gözle tutarım. Bir sürü mealciler çıktı şimdi. Ben âyet-i kerimeleri paylaşırken örneğin ben taberi tefsirinin mealini kullanırım. Ama bu konuda hassasım. Hadisler konusunda hassasım. Buraya bir metin yazıp bu hadîs-i şerif var mı diye sorarsan bana böyle hadîs-i şerif var mı diye. E benim tüylerimi diken diken edersin ya yapma. böyle bir hadîs var mı?


6. Bölüm

Otuz üç bin tane hadisin içerisinden biz onu mu bulacağız şimdi burada? Bu arada geçen dokuz bin kusur hadîs. E tamam Kütüb-i Siddede altı bin yedi bin hadîs var. Yedi bin kusur hadîs var. Ama otuz üç bin hadîs var toplam. Otuz dört bin. Bazıları otuz beş bin hadîs diyor. Hadisler konusunda titiz olun inşâAllah. Çevremden sürekli namazı hızlı kılıyorum diye uyar alıyorum. Bir arkadaşım en büyük hırsız namazından çalandır hadisini söyledi. Bu konuyla ilgili bana nasıl bana nasihat eder misiniz? O arkadaş değinsizlik etmiş. Allâh bizi affetsin. Âmîn. Namazda hırsızlık namazın vacibini terk etmektir. Farzı terk ederse zaten o kimsenin namazı fasit olur. Tadil erken lazım ama bir kimse hızlı kılıyordur.

Çabuk konuşan insanlar var. Ben bazen zaman zaman ben de imamlara yetişemiyorum. Ne çabuk okudular diyorum içimden. Ama onun namazının eksik olduğunu göstermez. Allâh bizi affetsin. Huyusuz sıkıntılı bir babaya Allâh rızası için baba hakkı deyip hürmet eden bir evladın evlatlık hakkı yok mudur? Hep susması mı gerekir? Ne yapayım? Ben de huysuz sıkıntılı bir babayım. Ne yapacak çocuklar şimdi benim karşımda susmayacaklar mı? Az önce estim gürledim huysuzluk sıkıntılık yaptım size şimdi. Ne yapacaksınız? Huyusuz ve sıkıntılı olan Kur’ân ve sünnetin dışında davranıyorsa ve Kur’ân ve sünnetin dışında bir şey istiyorsa eyvallâh ama öbür türlü biraz huysuz, biraz sıkıntılı baba iyi babadır. Yok sabredince net kazanın.

Ya ne olacak böyle ıhlamur gibi muhalle gibi baba onu baba yerine koymazsınız zaten o zamanda. Bizim toplumumuz biraz böyle muhallebi gibi olmaktan hoşlanmıyor. Bizim arkadaşlar biraz böyle sert yapacaksın arkadaşlara. Allâh bizi affetsin. Âmîn. Hayvanların ruhları var mıdır? Var ise nasıldır açıklayabilir misiniz? Ey Habibim sana ruhtan sorarlarsan onlara de ki bu konuyla alakalı size çok az bilgi verilmiştir. Ahiret gününde hayvanları da biz insanlar gibi sorumlu olduğu şeyler var mıdır? Onların birbirlerinin arasında bir adaletsizlik, bir hukuksuzluk olduysa hadîs-i şerif var ya boynuzsuz olan boynuzlu olandan hakkını alacak diye aldıktan sonra onların hepsi de yok olacaklar. Evde hangi hayvanların bakılması caizdir.

Inek, koyun, yük taşıyorsanız, katır, eşek, tarlada, takkında çalışıyorsanız evde deyince evin içi hükmünde oluyor. Evin içi hükmünde siz hayvanlarla beraber yaşayabilecekseniz yaşayabilirsiniz. Evdeyince evin içi anlaşılıyor. Öyle değil mi? Eee hayvanlar da yaşamak istiyorsanız evinizin içinde söyleyecek bir laf yok. Kim var evinin içerisinde hayvanlarla yaşayabilirim diyen? Bakın bir kim? Köpek beslemeye müsaade etmişler, çobanlara. Köpek beslemeye müsaade etmişler. normalde güvenlik amacıyla alakalı. Koyunları gidiyorsa, çobanın varsa, inekleri varsa, orada bir deposu varsa, bir bahçesi bahçesi varsa oraya domuzlar filan giriyorsa, ayılar giriyorsa ayıları kaçıran köpekler ayrıdır, domuzları kaçıran köpekler ayrıdır.


7. Bölüm

O bölgede ne var fazla? Domuz var. Mesela her köpek domuzu sarmaz. Domuza saran köpek ayrıdır. Her köpek kolay kolay ayıya sarmaz. Ayıya saran köpek ayrıdır. Her köpek kurda sarmaz. Kurda saran köpek ayrıdır. Cins köpeklerdir bunlar. Mesela her köpek örneğin kurdu görse kaşak yer arar bazı köpek. Ama mesela asıl Sivas Kangalı kurttan korkmaz. Sivas Kangalı kurdu kaçırır. Sivas Kangalı ayıyı kaçırır. Ayıya sarar Sivas Kangalı. Ayıya sardı mı domuza haydi haydi sarar mesela. O yüzden Sivas Kangalı normalde ama Batı’da Sivas Kangalı tutmuyor. Sebebi sıcak. Sıcağa gelmiyor Sivas Kangalı. Batı’nın köpeği ayrıdır. Ama Batı’da da normalde çobanlar için ııı ne bileyim domuzdur, ayıdır çok ııı şey yapmazlar, sarmaz hayvanları.

Neden? Batı’da yiyecek, içecek bulur ayısı da domuzu da. Ama doğuda bulamaz. Doğuda bulamayınca sarar. Cenâb-ı Hak dengelemiş. Doğuda bulamayınca saracak, sarınca da orada Sivas Kangalı onu püskürtecek. Normalde ayı rahat edemez çünkü Sivas Kangalı’yla. Veyahut da domuz rahat edemez Sivas Kangalı’yla. Onu boğamasa dahi büyükse onu rahatsız eder, onu kaçırır. Onu orada tutmaz. Ha evde hayvan bakacaksanız, ne bakacaksınız? Evinizde fare varsa alın kedi tutsun. Olur mu olur adamın no bahçeli bir evi vardır. Eski bir evdir. Bizim evde öyleydi. Olimpiyatlar oluyordu. Tavanda bizim. Işıklar söndü, sessiz olunca bizim tavanda, çatıda olimpiyatlar başlıyordu. Ses kesildi mi? Bir bakmışsın güldür. Bir tarafa ben dört çarpı dört başladı diyordum ben.

Olanca toz da aşağı iniyor tabii. Bir ara baktık gördük, olmayacak yokluk da var. Naylon çaktık tavana. Ha dedik toz bari inmesin aşağı. Bizde olimpiyatlar vardı. Her gece bazılarını kediler ürküp kaçıyordu. Onlar nasıl oluyorsa diskarefiye mi oluyorlar dışarı çıktıklarında sokağa falan? Biz tanıyoruz. Onlar böyle lap lap koşuyorlar çünkü kül olup. Onların kediler de onu tutamıyordu. Böyle bir şey varsa kedi de besleyin. Bunda bir sıkıntı yok. Allâh tüm ameliyat olacak olanlara şifa versin inşâAllah. Mehdi ala resul yaşıyor diyorlar. Gizleniyor ama neden bulunamıyor efendim? Bizim gözümüzde toz mu var? Gözlerden uzak bir yaşam mı sürüyor? Demek ki tozluyuz biz. Göremiyoruz. Bu bunu çok bize söylediklerinden dolayı biz artık bunları doğrudur, yaşıyordur. ben dinle tanıştığımda yıl seksen altıydı.

O zaman için yaşıyor diyorlardı. Eee doksan altı oldu hala da yaşıyor. Iki bin altı oldu, hala da yaşıyor. Iki bin on altı oldu, yaşıyor. yaklaşık otuz yıl geçti. Herhalde o ara otuz yaşında filan diyorlardı. Şimdi altmış yaşında olması lazım. Hala da duruyor. Demek ki öyle görüyorlar, öyle gösteriliyor. Ben bunların gördükleri yalan demiyorum. Doğrudur, öyle gösterilmiştir. Dergâh’ta namazı hızlı kılıp kıldırıyorlar. Bu normal mi? Namazı nasıl kılmamız daha hayırlıdır? Neye göre hızlı, neye göre yavaş? Bir kimse Fatiha’yı okuyorsa dili çabuk sonun ne yapacağız şimdi ona? Sen hızlı mı kıldırıyorsun diyeceğiz. Dergâh’ta kılınan namaz neye değişilir ya? Derviş kardeşlerinle kıldığın namaz neye değişilir ya?


8. Bölüm

Mesnevî’de geçer bu hikaye. Mesnevî’de bir hikaye var. Mesnevî’deki hikaye şu. bir sahâbe’den birisi Bilal Habeş’inin hayyalesselah demesini doğru çıkarmıyor diye dedikodusunu yapmış. Hazreti Peygamber salallahu aleyhi ve sellem hazretleri de Bilal’i Habeş’inin ezanını beğenen kimse. Hazreti Pir bunu böyle söyleyerekten der ki seni beğenmedin ya der. Onu sevgililer sevgilisi beğenmiş. Onun eksiğini o düzeltir. Arkadaşlar birbirlerinizi de kusur aramayın. Burada namaz kılıyorsunuz. Bir kardeş geçmiş namazı kıldırmış. Sen madem onların hızlı kıldığı, hızlı kıldığını veya hızlı kıldırdığını düşünüyorsan ayrı bir yerde sen kıl Tadil Erkan’ıyla çok takva sahibi sen. Öyle ya. Bizim kardeşler bu kadar.

Geç sen Tadil Erkan ile kıldır. Şu hadisi de unutmayın. Arkanızdaki yaşlıları, emzikleri, çocukları olanları, abdest tutamayanları unutmayın. Imam olacak olan kimse kısa surelerle makul dairede mesela o imam olacak olan kimse üç sefer Subhane Rabbi’ye la la der. Beş diyemez. Neden? Arkasındaki cemaat düşünmek zorunda. Sen git evinde ister yedi de, ister dokuz de, ister on bir seferde. Ama cemaatta namaz kıldırıyorsa bir kimse üç sefer söyleyecek bunu. Zammı surelerin en kısasını seçecek. İmamın biri söyle dedi, ben bir sayf okurum, isteyen gelsin, kılsın, isteyen kılmasın dedi. Dedim ki bunu demeye hakkın yok. Sen dedim hatalı davrandın şimdi. İsteyen gelsin, kılsın, istemeyen kılmasın diyemezsin.

Sen imamsın en kısa süreyi okacaksın. Sebep arkandaki insanların şeker hastasıdır, kalp hastasıdır. Çocuğu vardır, yaşlıdır. Dizleri ağrıyordur, beli ağrıyordur. Yapamazsın. O yüzden burada da namaz kıldıran kardeşler mümkün olduğu müddetçe, mümkün olduğu dairede kısa sürelerle kıldıracak. Sen git evinde sekiz rakat, on iki rekat, yirmi rekat namaz kıl. Tadil Erkan ile kıl. Burada namaz kılan kardeşlerde eksiklik arama. Allâh bizi affetsin. Âmîn. Selam verdiğimizde yüzünü ekşiten zorla selam alan bir kişiye nasıl davranmak gerekir? Selam vermeye devam et. Evimizde Fizilal Kur’ân tefsiri var. Bunu okumayı tavsiye eder misiniz? Seyyid Kutup kimdir? Ehli sünnet birisimidir. Ya normalde Fizilal bende vardı bir ara.

Ben hiç onu incelemedim. O yüzden onu hediye mi ettim, bir yere mi verdim bilmiyorum. Eee Seyyid Kutup ehli sünnet midir? Araştırmadığım bilmediğim bir kimse için ehli sünnettir, değildir. Onun tefsiri okunabilir, okunmayabilir. Görüşünü belirtmem mümkün değil. Bu boş bir söz olur çünkü. Ama bildiğim kadarıyla Seyyid Kutup edebiyatçı olması lazım. Bilineniniz var mı bu konuda? Ben öyle biliyorum ama bir şey var, ne o? Tefsir kitabının olduğunu biliyorum. Eski Refah Partili kardeşler kızıyorlar böyle deyince Seyyid Kutup’u Hasan el Benna’yı ondan sonra Ramazan el Buti’yi Türkiye’ye getiren bu konuda onun eserlerini Türkçeleştirip ondan sonra doğru mu değil mi ne kadar Anadolu’daki din anlayışına uygundur, değildir.


9. Bölüm

Bunun incelemesini, araştırmasını yapmadan Türkiye’ye bu çevirileri getirdiler. Eee sattılar, dağıttılar. Böyle diyeceğim şimdi gene kızacaklar bana ama mesela el kaide sonradan el kaide’den sonra devşirildi, dayış, ondan bir daha bir sürü şeyler devşiriliyor. Bunların hepsinin temelinde ihvan-ı müslümim vardır. Temel olarak. Mesela Refah Partisi’nin den önceki milli selamet ondan önce milli nizam partisi. Bunun temel öğretisinde bu normalde Müslüman kardeşler, ihvan-ı müslümim şeyde Mısır’da ihvan-ı müslümindir. Adı Suriye’de ayrıdır, Irak’ta ayrıdır. Eee Ürdün’de ayrıdır bunların isimleri. Bunlar yatar temelinde. Mesela ııı Milli Nizam Partisi’nin ilk kuruluşu Necmettin Erbakan’ın hocanından hemen bir çift önce şeyin görüşüdür.

Nakşibendi Şeyhi Mehmet Zahit Kodku Hazretleri’ne aittir. Mehmet Zahit Kodku Hazretleri ilk başlangıçta beş altı tane talebesine bu talebelerden birisi de Necmettin Erbakan hocadır. Beş altı tane talebesine böyle bir partinin kurulmasını söyler. Ama parti başkanı olarak Necmettin Erbakan’ı düşünmez. Ama Necmettin Erbakan hoca partiyi kurar ve kendisini de başkan ilan eder. Bu sefer de Mehmet Zahit Kodku Hazretleri Necmettin Erbakan’a parti başkanlığından istifa etmesini söyler. Ama o istifa etmez. Mehmet Zahit Kodku Hazretleri şeyhiyle ters düşer. Ve Mehmet Zahit Kodku Hazretleri’yle o zaman için Necmettin Erbakan hocanın yollara ayrılır ve Necmettin Erbakan hoca dışarıda ehli tasavvufa karşı değilmiş gibi dururken kendi iç dünyasında ehli tasavvufa karşı bir hareket oluşturur.

Karşı derken onların bir partinin veya bir partide yöneticilik yapan bir kimsenin bir şeyhe intisaplı olmasını istemez. Ve Mehmet Zahit Kodku Hazretleri’nin sağlığında milli nizam partisiyle yollar ayrılır. Hala da ayrıdır onların yolları. Mehmet Zahit Kodku Hazretleri vefat ettikten sonra damadı profesör Esat Coşhan Efendi geçer. Esat Coşhan Efendi de zaten o görüşmelerin merkezindedir. Esat Coşhan Efendi de normalde refah partisiyle olan yol ayrılığını devam ettirir. Şimdi Mehmet Esat Coşhan Efendi de vefat etti. Onun yerine oğlu geçti. Hala da yine refah partisiyle onların yolları ayrıdır. Ve ııı Mısır’daki ihvani Müslüman hareketi veya Müslüman kardeşler hareketi bu ııı Irak’ta, Suriye’de, Mısır’da, Ürdün’de, Fas’ta, Tunus’ta, Cezayir’de yapılanmıştır.

Bu yapılanma kendi görelerindeki ehli sufiyle çatışmalıdır. Hepsi de ehli sufiyi red ederler. Onları ağır kelimelerle ııı eleştirirler. Bu hareket şeydir. Ne oldu? Kendine münhasır Mısır’da oluşturulmuş bir harekettir. İncelense çok laf söylenir. Ama bir ehli sufiye böyle kardeşleri eleştiriyormuş gibi anlaşılıyor. Tarihi notlar var aslında. Bu tarihi notları görmezden geliyor ümmeti Muhammed. Tarihi notları görmezden gelince hata yapıyor. normalde perdenin gerisini görmekte sıkıntı yaşıyoruz. İslam dünyasında örneğin ihvani Müslüminin kurulmasına sebep kim? Niçin böyle bir şey kuruldu? Ve önceden oradaki sistemi değiştirmek için oradaki sistemi mevcut sistemi değiştirmek için ortak ortak hareket edilirken mevcut sistemi değiştirdikten sonra ne hale geldiler?


10. Bölüm

Hareket içerisinde yıllar içerisinde bunların iyi analiz edilmesi lazım. Veyahut da Milli Nizam Partisi, Milli Nizam Partisi kapatıldıktan sonra tekrar Milli Selamet Partisi olarak açılırken nasıl açıldı? Kim getirdi onu? On iki Eylül’den sonra Necmettin Erbakan Hoca İsviçre derken kim özel uçağıyla onu aldı getirtti? Özel uçağıyla o buraya getirttiğinde onun siyasi yasaklılığını kim kaldırdı? Siyasi yasaklılığını kaldırttıktan sonra bir sürü kendi ekibinden siyasi yasaklılar vardı. O mahkemeler nasıl düşürüldü? Ne adına böyle bir şey yapıldı? Kim adına yapıldı? Ondan sonra yapıldıktan sonra onunla CHP’yi kim ortak iktidar yaptı? Kolyesini kim zorladı? Sabahtan akşama kadar kahrolsun CHP diyen ve CHP uygulamalarına laf söyleyen o zaman için MSP nasıl gitti?

Bülent Ecevit’le ortaklık kurdu. Bunların oturup analiz edilip tartışılması lazım. Ondan sonra nasıl yirmi sekiz Şubatçılarla beraber oldular? Nasıl gitti imzaya attı altına? Bunları normalde söylediğimiz söylediğimizde ha bu adam ülkücü o yüzden böyle söylüyorlar diyor. Ben onlara da söylüyorum. Benim bu noktada benim pervarsızlığım meydanda ben de diyorum ki madem bu arkadaşlar milliydi, maneviyatçıydı, millet cezaevinde aç susuz dururken Alparslan Türkiyeş’in İsviçre Bankaları’ndaki bu para neydi? Onu da söylüyorum. Nereden kazandı bu parayı? Hangi ticareti yaptı? Neyi sattı da milyon dolarlar İsviçre Bankaları’nda çıktı öldükten sonra da çocuklar birbirine düştü. Birbirleriyle dövüş kavga ettiler.

O paradan dolayı. Dövüş kavga olmasaydı o para da çıkmayacaktı meydana. Benim bu noktada pervarsızım. Sıkıntım yok benim. Ama bunların geldilerini, gittilerini yol yürünürken yapılanları edilenleri görmezsek onun üzerinde sağlam bir analiz sahibi olamayız. öyle değil mi? Sabahtan akşama kadar sen CHP aleyhine propaganda yap. Ondan sonra git onunla ortak hükümet kur. Allâh Allâh. Kim seni hükümet kurdurdu ki? Neden kurdurdu? Seni İsviçre’den getirenler mi kurdurdu o hükümeti? Insanın kafasına soru işareti gelmiyor mu? Geliyor. Sebeb daha önce siyasetin içindeydim ya. Bu notlar bizde var. Bende var. Ben de yakın tarihi birebir yaşayan bir insanım sizlerle beraber. Eee bunu normalde belirttiğim zaman ya kardeşim ben bir not düşüyorum.

Yalansa yalan deyin. Yalan deyin. Biz de gelelim burada tekrar özür dileyelim. Açın sorun, bakın son dönemi aydınlatan eserlere bakın, kitapları okuyun. Okuyun, inceleyin. Türkiye’deki nakşibendiliğin bazı nakşibendi dergahlarının öyle söyleyeyim. Geldisine gittisine bakın, şeyhlerine bakın. Bazı dergahların geldisine gittisine bakın. Bakın. Arkasında hangi devlet var, hangi kurum var, hangi kuruluş var? Nereden geçinirler, paraları nereden gelir? Ben basit bir şey sorarım. Çok basit. Şeyhiniz ne iş yapıyor? Basittir benim sorularım. Sorarım halifeniz ne iş yapıyor? Basittir benim sorularım. Aa ticaret yapıyor. Ala. Çok güzel. Basit bir kimsenin yaptığı kazancını karşılaştır. Yolu bulursun. Kazancıyla yaşantısını karşılaştır.

Yolu bulursun. Yolu bulursun. Allâh Allâh bütün herkes yasaklık. Kendisi de yasaklı. Bir gecede yasak kalkıp İsviçre’den geliyor, artışını parti kuruyor. Yolu bulursun. Bundan yirmi yıl önce de aynı şeyi söylüyor yolda. Yolu bulursun. Ha ya o zaman için o şöyle diyebilirler. Ya o zaman için onu kullandı o. Eyvallâh kullanmıştır. Bir şey demem. Hazreti Peygamber salallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin yolu değil. Nasıl basmaya? Hazreti Peygamber salallahu aleyhi ve sellem hazretleri gidip gavurlarla gavurların çizgisinde yürümedi. Yolu değil. Medine’yi münevvereyi savunmak için ittifak etmişti. Onlar da ittifakı bozdular zaten. Ama küfre rıza göstermedi Hazreti Peygamber salallahu aleyhi ve sellem.

Ilahe illallah. Hak Muhammedün Resûlullâh, cemiyen ve mübarek ve’l-mürselîn. Elhamdülillahi Rabbil alemin. el-Fâtiha. Âmîn, ecmain, Destûr.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Sünnet, Şeyh, Rızâ, Dervîş, Dergâh, Ashâb-ı Kirâm. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı