Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sayfa

Sorular: Sabır ve Tevekkül — Sayfa 6

Table of Contents

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Sabır ve Tevekkül(421) — Sayfa 6/7

Kendi kendini kazanma ve mat olma kavramları nedir?

Kendi kendini kazanma, kendini Allah’a olan bağlılık içinde tutmak anlamına gelir. Mat olma ise, her an Allah’a yaslanmak, ona dayanmak, onunla alışverişte bulunmak, onu görmeye çalışmak, onu dinlemeye çalışmak ve onunla olmaya çalışmak anlamına gelir. Bu kavramlar, insanın Allah’a olan bağlılığını ve onun emirlerini yerine getirmeyi sağlar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 602-609. Beyitler Şerhi

Emin bir kişi nasıl davranmalıdır?

Eminsem, emin olan kişi töhmet altına alınmaz. Gökyüzüne yer de- sem bile böyledir bu.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 595-600. Beyitler Şerhi

Bir kimse itikafa girerse çenesini kapa mıdır?

Hani vezir kendisi halvette, halvetten dışarı çıkmıyor, yüzünü göstermiyor, hiç kimselerle konuşmuyor. Halvet adaplarındandır. Bir kimse itikafa girerse çenesini kapatır. Bizim Allah rahmet eylesin, şeyh efendi hazretleri, itikafa giren bir kimsenin dünya kelamı konuşmasını yasakladı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 583-589. Beyitler Şerhi

Feraset kimde olur?

Allah’ın nuru ile bakanda olur. Allah’ın nuru ile bakmak noktasına ne ile gelinir? Farzları yerine getirip, haramlardan uzak durulup, nafilelerle yaklaştıkça yaklaşmakla elde edilir. Yolu bu. O zaman o feraset ehli olacak.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 583-589. Beyitler Şerhi

Kendinden geçmektir ne demektir?

Kendinden geçmektir. Kendi vehminden, kendi anlayışından, kendi düşüncenden sıyrılıp Allah’a teslim olmaktır. O ilm ü ledine teslim olmaktır. O ilm ü ledüne tabi olmaktır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 569-582. Beyitler Şerhi

Susmak neden büyük bir erdemdir?

Susmak büyük erdemlilik, Allah bizi onlardan eylesin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 569-582. Beyitler Şerhi

Uyanıklık ne demektir?

Kim uyanıksa, yani kim dünyaya uyanıksa, kim böyle neyin eksikliğini fazlalığını araştırmaya çalışıyorsa, kim böyle kendini uyanık zannediyorsa, dünyaya ve dünyadakilere karşı o daha beter uykudadır diyor. Asıl o uykudadır çünkü etrafta eksiklik noksanlık arar o. Etrafta yanlışlık arar. O böyle uyanık ya ne nerde, ne nerede bitmiş, ne nerde bitmemiş, ne nasıl olmuş, dünyaya karşı kendisini kaptırmış, dünyanın hengamesine uyanıktır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 410-419. Beyitler Şerhi

Uyanıklık ile uykunun karşılaştırılması nedir?

Uyanıklığı uykusundan da beterdir onun. O kimse normalde gece uykusuna yatsa günah işlemeyecek. Gece insan uyuduğunda günah işlemez. Bir kimsenin günah işlemeden geçirdiği günler, sevaptan sayılır. Günah isteyeceğinizi biliyorsanız, uyuyun. Bir kimse düşünün uyanık olduğunda habire günah işliyor. Yalan söylüyor, yemin ediyor, gıybet ediyor, dedikodu ediyor, zulmediyor, etrafa zarar veriyor. O kimsenin uyuması daha hayırlı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 410-419. Beyitler Şerhi

Uyanık olmanın ne gibi zararları vardır?

Kötü! kötünün uyuması daha hayırlı. Etrafına dehşet saçan, etrafına vahşet saçan, etrafına her türlü yanlışlığı ve kötülüğü işleyen insanların uyuması daha hayırlıdır. Bakın, onların uyuması daha hayırlıdır. Çünkü uyanık olursa birisinin daha canını acıtacak. Uyanık olursa birisini daha üzecek. Uyanık olursa birisini daha kahredecek. Uyanık olursa birisini daha ütecek. Uyanık olursa birisini daha perişan edecek. Onun uykuda geçirdiği zamanlar, insanlar selamette çünkü.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 410-419. Beyitler Şerhi

Bir bela, bir musibet, bir sıkıntı gelirse ne yapılmalıdır?

Tasadduk etmek, tövbe etmek, o bela musibet, sıkıntının, kendisinden gitmesi için hediyeler vermek sünnettir. Hani Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri Hasan ile Hüseyin efendimiz çok hasta olunca, Hz. Ali efendimize dedi ki tasadduk et, cömertlik et. Git insanlara bir şeyler dağıt.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 248-262. Beyitler Şerhi

Hastalığın sebepleri nelerdir?

Hastalığın sebepleri, çok yemek, çok konuşmak, çok uyumaktır. Bu alışkanlıklar insanı maddi manevi hasta eder.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 230-240. Beyitler Şerhi

Korku ve ümit arasındaki denge nedir?

Mümin için ayrı bir denge vardır. Korku ve ümit arasında gidip gelmek.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

Korku ve ümit neden insanları hürriyetten esarete alır?

Korku ve ümit, insanlık tarihi boyunca hep insanları, hürriyetten esarete almıştır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

Korku ve ümit neden cahil insanlar için geçerlidir?

Korku, cahil hayvanlaşmış insanlar için geçerli akçedir. Ehl-i cehaleti siz korkuyla yönetirsiniz. Bilgisiz insanlar iki şeyle yönetilirler. Bir korku, iki ümit.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

Korku ve ümit neden toplumları yönetir?

Siz diyeceksiniz ki Allah da korkutur. Evet, Allah da korkutur. Allah’ın korkutması, insanların korkutmasına benzemez. Allah’ın korkutması da ümidi de haktır. insanların korkutmasına ve ümidine gibi değildir. Bunu da karıştırmayın. Siz cahil toplulukları, bilgisiz toplulukları, korkuyla ümitle hep yönetirsiniz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

Korku ve ümit neden toplumun büyük bir çoğunluğunu etkiler?

Toplumun yüzde yetmişbeşi, sekseni böyledir. Bu çarkın bozulmasından korkar. Bu çarkın dengesinin gitmesinden korkar toplumun yüzde sekseni seksenbeşi. O yüzden herkes o düzene, sisteme uyar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

Korku ve ümit neden insanları kendi kendine ürettiği bir olmayan gerçek içine sürükler?

Bunun içerisinde insanlık. insanlar bunun içinde. Hepimiz bunun içindeyiz. Oysa Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, korkaklığın şerrinden Allah’a sığınırım diyor. Buradaki bizim korkumuz, Allah korkusu değil. Elimizdekileri yitirme korkusu, buradaki korkumuz, hayatımızı idame ettirme korkusu.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

Ümit ve korku nasıl insanları yönetir?

Ümitlerle yönetiliyorsunuz. Korkularla yönetiliyorsunuz. Size ümit ettiriyorlar. Hepiniz ümidin peşindesiniz. Sizin önünüze bir tane profil çıkarıyorlar, protip. Bak, bir futbolcu oldu, beş milyar dolar aldı. Bütün herkes Ronaldo olma yolunda. iki topa vurunca, Ronaldo ayakları. Saçlar, Ronaldo gibi. Bütün futbolcuların hayalinde ne var şimdi? Messi var, değil mi? Ümit! Adam iki tane tıngırdatıyor, Aşık Veysel zannediyor kendini. Bir gün Aşık Veysel gibi olacak. Kim var protip? Tarkan. Saçlar, pantolonlar, düşecek neredeyse. Ayakkabılar Viking. Tarkan. Kim işte? Herhangi bir bayan, sanatçı, sinema sanatçısı, dizi. Ne istersen var onda ya! Protip. O da öyle olacak. O da öyle olmalı. Onun nesi eksik? O da öyle olmalı. Protiplere bakın. Herkes o protiplere bakaraktan, ümit edip, çocuğunun elinden tutuyor, nereye götürüyor? Top oynatmaya götürüyor. Çocuğunun elinden götürüyor, nereye götürüyor? müzik dersleri alıyor. Şan dersleri alıyor. Çocuğunun elinden götürüyor, nereye götürüyor? piyano dersleri alıyor. Protip! Ümit! Yürü. Ümitlerle yönetiliyorsunuz. Ümitlerle yönetmek. Senin de muhakkak çok lüks araban olacak, koştur ve dünya sizin o ümidinizi besliyor, körüklüyor. Ceylan gibi önünüzde sekiyor. Siz arkasından koşuyorsunuz. Ümit! işte dünyayı yönetmek isteyen zalimler, bütün insanlığı korku ve Ümit ile yönetirler.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

Dünya üzerindeki mevcut sistemler nasıl kurulmuştur?

Dünya üzerindeki mevcut sistemlerin, bakın mevcut sistemlerin diyorum, hepsini de koyuyorum içine, korku ve ümidin üzerine kuruludur. Gerçeğin, hakikatin üzerine kurulu değildir. Korku ve ümidin üzerine kuruludur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

Türkiye’nin hür olduğu söyleniyor mu?

Değildir, değildir! Adam gelir, sizin gözünüzün içine bakaraktan der ki tehdit eder sizi. Bunu böyle, böyle, böyle yapı veririz bak der. Faizleri yüzde bir arttır der. Siz arttırmazsanız, yapar o onu. Siz o dersi almışsınızdır. Korkarsınız. Yapmak zorunda kalırsınız. Adam gelir söyle der Merkez Bankasına. Benim yatırımcılarım var. Şu kadar, şu kadar milyar dolar yatıracaklar, faizleri şu kadar puan arttır. Siz bir günlüğüne faizleri bir puan arttırırsınız. Bu kadar milyar doları yatırırlar Merkez Bankası’na. Ertesi gün şu kadar puan düşürürler. O, o gece yatıranlar, bu kadar milyar doları kazanırlar. Siz bu korku ile yaşarsınız. Devletinizi yıkarız derler. Devleti yönetenler bakarlar, yıkılanları görürler. Gösterirler, bak derler, Irak gibi bir devlet kaldı mı? Yok! Bak derler, Suriye gibi devlet kaldı mı? Yok! Bak derler, Libya diye bir devlet var mı? Yok! Bak derler, Afganistan diye bir devlet kaldı mı? Yok! Bak derler, Pakistan diye bir devlet kaldı mı, her yerde bomba patlıyor. Yok! Bak derler, beş tane şehirde, beş tane bomba patlatmaya bakar. Bozarız senin istikrarını derler. Korkuyla yönetirler ve siz hür deyilsinizdir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

Türkiye’nin hürriyeti ne zaman tarihe geçmiştir?

Atalarımız o hürriyeti gözlerine aldıklarından ve o hürriyet uğruna orada mücadele etmişlerdir. Şehit olmuşlardır ama arkasından gelenler o hürriyetin tadını almadıklarından dolayı, peşkeş çekmişlerdir. Neye? Üç tane unsur: Şehvetlerine, mallarına, paraya ve makamlarına. Demişlerdir ki seni devlet başkanı yapacağız. Yeni devletin başkanı sen olacaksın. Paranın üzerine sen oturacaksın, istediğin kadını da alacaksın, bunun için sahip olduğun değerlerin hepsini de atman lazım ve bütün toplumu korku ve ümit ile yönetmen lazım. Bu toplumun içerisinde dolaşan şeydir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

Amerikan Devleti’nin hürriyeti ne şekilde yönetilmektedir?

Sakın biriniz bana şimdi hürriyetten bahsetmesin. Sakın birileri bana şimdi herhangi bir devletin hürriyetinden bahsetmesin. Bu Amerikan Devleti de dahil. Bak Obama’ya ders veriyorlar şimdi. Obama’ya sopa gösteriyorlar. Diyorlar ki sen de bizi dinle. Obama ne yapmaya kalktı, enteresan bir şey, dedi ki o fakir fukara kesim var ya, evet, ben bunların devletten sosyal olarak faydalanmasını istiyorum. Yani hepsine de sağlık yardımı yapıyorum. Hepsi de nüfus kağıdını gösterecek, gariban gidecek Amerikan devlet hastanesinde tedavi olacak. Diyorlar ki hayır. Neden? Bunlar bizim kölelerimiz. Sen bunlara böyle sosyal yardım adı altında böyle yaparsan, bunları kölelikten bir nebze olsun çıkarmaya kalkarsın. Eee? Sana sopayı gösteririz. Sen kimin parasını dağıtıyorsun? Ya ben seçildim. Hadi diyo otur. Seçtiğimizi istediğimiz zamanda da yıkarız. Demokrasi dediğin şey palavradan ibarettir. Ne yaptı Obama, sandviç yemeye gitmiş bugün. Sıkıntı atıyor adam. Kör mü Amerikan Devleti? Pardon Amerikan hükümeti? Hayır, hayır! Hani bizim de Millet Meclisi’nin arkasında yazıyor ya. Hakimiyet, kayıtsız şartsız milletindir. Laf! Laf, laf! Cumhuriyet neymiş? Halkın kendi kendini idare etmesiymiş. Laf! Hiç bir zaman öyle olmamıştır. Korku ve ümit!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

Güven vermek ne anlama gelir?

Güven vereceksin, güvene dayalı yaşayacaksın. Güvene dayalı! Emin olacaksın. Emin! Diyecekler ki o emin insan. Nefsine uyup benim parama dokunmaz, nefsine uyup benim hanımıma dokunmaz, nefsine uyup benim helalime dokunmaz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 180-185. Beyitler Şerhi

Allah’a yakın olmanın şartları nelerdir?

Sen dikkat et kendine, farzlarını yerine getir, günah ı kebairlerden uzak tutmaya çalış kendini. Nafilelerle Allah’a yaklaş ve Allah’ı sevmeye çalış.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 140-143. Beyitler Şerhi

Sabırın ne anlama geldiği?

‘Sabır genişliğin anahtarıdır.’ Hadisi şerif. Bir kimse sabrederse, genişliği bulur. Diyor ki bunun manası sensin. Ben sabrettim, seni bekledim. Ben sabrettim, seni aradım. Ben sabrettim, seni görmek için senin elinden tutmak için. Ben günüme gün ekledim ama sabır genişliğin anahtarı oldu ve ben defineme kavuştum. Ben hazineme kavuştum.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 94-102. Beyitler Şerhi

Korkmak ne demektir?

Evet, korkarsanız iyiliği hakim edemezsiniz. Korkarsanız, kötüler hakim olur, o yüzden dedi Hazreti Peyglar "korkaklığın şerrinden sana sığınırım, Ya Rabbi." Kötülerden ve kötülükten kendiniz yapacaksınız diye korkun ama kötüler ve kötülüklerden korkmayın. Mücadele edin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 80. Beyit Şerhi

Yakînlik kavramı nedir?

Peki, o zaman burdaki yakinlik kavramını iyi anlayalım. Sonsuz ilme sahip olan Allah’a bir kulun yakînliğinin sonu olmaz. Bunu söyleyenler, bu meselenin inceliğine dokunamamış, inceliğine erişememiş insanlar. O yüzden insanın kemalâtı hiçbir zaman bitmeyecek, hiçbir zaman son bulmayacak. Eğer siz sufiliği, içinizde bulunduğunuz, içinde bulunduğunuz sufiliği böyle algılamaz böyle anlamazsanız o zaman siz de kendinizi bir makamda görüp ben de bu makama eriştim deyip tembellerden olacaksınız veyahut da o hayretten hayrete geçmek olarak nitelendirdiğim yakînlikten yakînliğe, hakikatten hakikate, marifetten marifete geçmemiş olacaksınız.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Hakikat Kapısı: İlâhî Varlığa Kavuşmak

İnsanın seçme özgürlüğü nedir?

İnsana seçme özgürlüğü verdi. Seçme özgürlüğü demek, ona akıl verdi, ona ilim verdi, ona fikir verdi, ona vicdan verdi, ona muhasebe verdi, ona iyiyi gösterdi, ona doğruyu gösterdi, ona sırat-ı müstakimi öğretti, onu başıboş bırakmadı. Onu orta yerde bırakmadı. İnsan ahsen-i takvim üzerine yaratıldı ve onu başıboş bırakmadı. Ona Kuran’ı da öğretti, ona konuşmayı da öğretti, ona peygamberler de gönderdi. Kendi cinsinden peygamberler gönderdi ve kendi cinsinden göndermiş olduğu peygyamberlerin en mükemmeli ve en sonuncusu olan Muhammed Mustafa(s.a.v.)’i miraç ettirip ona kendini gösterdi. Ayan etti. Ayan etti ve o insana seçme özgürlüğü verdi.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Marifet Kapısı: Kendini Bilmek

Din içerisinde zorlama yapmanın nedeni nedir?

Din içerisinde zorlama yapmanın nedeni, bir kimsenin hidayetine sebep olmak için dinin tebliğ edilmesidir. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vessellem hazretleri, bir kimsenin dini kabul etmesini zorlamamakla birlikte, onun hidayetine sebep olmak için dinin tebliğ edilmesini emretmiştir. Zorlama, bir kimsenin nefsi kabul etmesini engellemekle değil, onun hidayetine sebep olmakla ilgilidir.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Marifet Kapısı: Hoşgörü

Dört Kapı Kırk Makam – Marifet Kapısı: Sabır ve Kanaat nedir?

• Bölüm 5/17

MARIFET KAPISI- (SABIR VE KANAAT MAKAMI) Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Eftali zikir falemenne hu Lailaheillallah Lailaheillallah Lailaheillallah Hak Muhammeden Resulullah Cemiil Enbiyayı Velmurselin Velhamdülillahi Rabbilâlemin Selamünaleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Rabbim gündüzünüzü de hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle Ümmeti Muhammed’i Hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip hakkı yaşayan, hakkın mücadelesini veren, hakkın mücadelesinin peşinde koşanlardan eylesin.

Batılı batıl bilip bile bile batıla dalanlardan eylemesin. Batıla karşı cihad eden kullarından eylesin. Bu batılı bile bile işlemek kadar büyük günahı kebair yoktur. O yüzden bir kimse bâtılı bilmez, bilmeden bâtılı işler, o diyelim ki onun günahı bir ise bâtılı bile bile işleyenin veya batılı batıl bildiği halde batıl olmadığını düşünerekten yapan kimsenin gün, ahiret günahı on olur. O yüzden bâtıla dalmayan Rabbim kullarından eylesin. Batılın bir amelî tarafı vardır bir de akide tarafı, imani tarafı vardır.

Ameli tarafı batılın normalde farz ibadetleri terk etmek gibidir. Bu amelîdir veyahut da günahı kebairleri işlemek gibidir. Bu amelîdir ama en tehlikelisi akîde yönünden yani akait yönünden o kimsenin imanını ilgilendiren bir meseledir. O yüzden batıl derken asıl benim kastım odur. Bir kimse namaz kılamayabilir, oruç tutamayabilir, nefsine uyar. Ne bileyim nefsine uyar, günah işler, kuluz, bunlara tövbe ederiz, tekrar geriye döneriz, rücu ederiz, Cenab-ı Hak bir şekilde affedeceğini beyan etmiş, eyvallah ama bir kimse bir şeyin hakikatini bildiği halde imanî meselelerde ona itiraz eder, ona karşı çıkarsa Allah muhafaza eylesin şirke düşer.

Rabbim şirke düşen kullarından bizleri eylemesin. Bizleri bu manada emanına aldığı, hıfzına aldığı, kullarından eylesin inşallah. Bu en son kaldığımız beyiti biraz fazla açtık, malum, bu ‘Dört Kapı Kırk Makam’ olarak bunu biraz böyle teferruatlandıralım istedik. O yüzden marifet kapısının sabır ve kanaat makamındayız, bu akşam. Bu tabii aslında ırkçılık gibi algılanmasın bu. Orta Asya’dan itibaren, Orta Asya kelimesi de hoş değil de ama şimdi herkes öyle tanıdığından öyle diyoruz, öyle bildiğinden.

Bunları İngilizler bizim içimize soktu. Orta Asya, Ortadoğu, neye göre Orta Asya, neye göre Ortadoğu? Bizim normalde Orta Asya diye nitelendirdiğimiz yer bizim anavatanımız yani Türklerin komple vatanı, Tacikistan, Türkmenistan komple, Kazakistan, Azerbaycan. 1071’e kadar Anadolu yok, 1071’den sonra Anadolu da girdi işin içine. Bizim anavatanımız her tarafımız. Yukarı Mezopotamya diye nitelendirdiğimiz bu yerlerde sufilik, Hoca Ahmet Yesevi’nin kanalından, öğretisinden gelir. Bizim tarikat öğretimiz, sufilik öğretimiz Hoca Ahmet Yesevi’ye dayanır.

Hoca Ahmet Yesevi’den itibaren o Horasan erleri dediğimiz o zatlar bize sûfiliği, tarikatı getirmişler. Aslında tarikat lafzı da yoktur önce, sadece sufilik vardır ve Hoca Ahmet Yesevi’nin öz ‘Dört Kapı Kırk Makam’ı vardır. Ben Mesnevi’yi ‘Dört Kapı Kırk Makam’ın şerhi olarak görürüm. Bu Hoca Ahmet Yesevi, bunu ‘Dört Kapı Kırk Makam’ olarak nitelendirilmiş. Hacı Bektaş Veli’de de aynı öğreti vardır. Horasan erlerinin hepsinde de aynı öğreti vardır ve hepsi de bu öğretiyi gittikleri yerlere de götürmüşler, yaymışlar.

O yüzden burda sırası gelince beyitte ben de bu ‘Dört Kapı Kırk Makam’ı biraz anlatmak istedim. Bizim dergâh olarak öğretimiz de bunun üzerine kuruludur. Bizim öğretimiz başka bir şeyin üzerine kurulu değildir. Çünkü Hacı Bekir Baba, Mahmudo Hüdayi hazretlerinin dergâhında yetişme. Ondan sonra Mısır, Tanta’ya gidip ordan icazet alıp gelip Osmanlı’dan icazetini tasdikletip gidip yine Çorum’a yerleşmiştir. O yüzden bu öğreti bizde kadim bir öğretidir. Nerden? Taaa Hoca Ahmet Yesevi’den.

Sonradan gelen Hacı Ali Haydar Efendi de Ahıskalı’dır kendisi. Adı da Ahıskalı Hacı Ali Haydar efendidir. O da Ahıska’dan mürşid-i kâmil olarak gelir, manen tabiri caizse postuna oturur. Hacı Bekir babanın o zaman için etrafından bir kimse yetişmez. Hacı Bekir baba da vasiyet eder, sabredin bekleyin, dergâhın sahibi gelecek der. Sonra vefat ettikten sonra, bir müddet sonra Hacı Ali Haydar efendi Ahıska’dan gelir, Çorum’a yerleşir. Onun da öğretisi yine ‘Dört Kapı Kırk Makam’dır. Aynı şekilde ondan sonra Çorumlu Hacı Mustafa Efendi hazretlerinin de öğretisi ‘Dört Kapı Kırk Makam’ üzerinedir ve şeyh efendiden de Allah rahmet eylesin, bizim aldığımız teknik olarak şeyh efendi hazretleri ‘Dört Kapı Kırk Makam’ demezdi ama onu anlatırdı bize.

Bize anlattığı oydu. O yüzden ben de kardeşlere, arkadaşlara gücümün yettiğince, nefesim verdiğince, dilimin döndüğünce ben de ‘Dört Kapı Kırk Makam’ı anlatmaya çalışıyorum. Bunlar sufilikte temel öğretiler. Bu sufilikte temel öğreti derken, bu öğreti de dışarıdan alınmış değil. Kur’an ve sünnetin süzgecinden geçirilmiş, Kur’an ve sünnetin süzgecinden geçirerekten bir sufinin nasıl olması gerekir, bir dervişin nasıl olması gerekir, bu öğretidir. Herkes bu öğretiye uyar, tabii olursa hem kendi nefsini kurtarmış olur hem de bunu öğrettiği insanların inşallah kurtuluşuna vesile olur.

Bu, bugünkü neydi? Marifet kapısının ‘sabır ve kanaat’ makamını anlatmaktan başlayacağız inşallah. Sabır, sabır öyle bir şeydir ki insanı kemale erdiren en önemli olgulardan birisidir sabır. Sabır böyle insanın başına gelenlerden ben kısa yoldan gideceğim. Başına gelen hadiseleri bir başkasına şikâyet etmeyip Allah’la alışverişte bulunmasıdır. O zaman kul şikâyetini insanlara bildirmez. Şikâyetini Rabbine bildirir. Mesela hastalığı dahi olsa hastalığından inlese, Rabbine inlese bu onun sabırsız olduğunu göstermez.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Marifet Kapısı: Sabır ve Kanaat

Haksızlıktan korkmak ne demektir?

Haksızlıktan korkmak. 5. Haksızlıktan korkmak 6. Ümitsizliğe düşmemek. İbret almak yani ders almak, nasihat 8. Muhabbet sahibi olmak. 9. İnsanın kendi özünü aciz görmesi Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Eftali zikir falemenne hu Lailaheillallah Lailaheillallah Lailaheillallah Hak Muhammeden Resulullah Cemiil Enbiyayı Velmurselin Velhamdülillahi Rabbilâlemin Selamünaleyküm.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı

Ümitsizliğe düşmemek ne demektir?

Ümitsizliğe düşmemek. 5. Haksızlıktan korkmak 6. Ümitsizliğe düşmemek. İbret almak yani ders almak, nasihat 8. Muhabbet sahibi olmak. 9. İnsanın kendi özünü aciz görmesi Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Eftali zikir falemenne hu Lailaheillallah Lailaheillallah Lailaheillallah Hak Muhammeden Resulullah Cemiil Enbiyayı Velmurselin Velhamdülillahi Rabbilâlemin Selamünaleyküm.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı

Haksızlık yapmaktan korkmak neden önemli?

Haksızlık yapmaktan korkacak insan. Eşine, çocuklarına, yanında çalışan elemanlarına veya patronuna veya bir derviş kardeşine haksızlık yapmaktan korkacak o insan. Haksızlıktan şeytandan kaçar gibi kaçacak. Haksızlık yapmayacak, adaletli davranacak. Çünkü haksızlığı ortadan kaldırabilmesi için adalet gerekli ama ne yazık ki yani İslam dünyası adaletsizlikler dünyası.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı

Ümitsizliğe düşmemek neden önemli?

Yeryüzü demir levhalarla kaplı olsa, gökyüzü bakır levhalarla kaplı olsa, yine rızıktan endişe etmem, ümitsizliğe düşmem diye bir evliya sözü var. İşte hiçbir zaman ümitsizliğe düşmemek ama insan ümitsizliğe düşmemek derken böyle kendince gücünün, kudretinin, kuvvetinin, halinin nispetinde işlerle uğraşacak, boyunu aşan işlerde uğraşmayacak, kendini utandırır.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı

İbret almak neden önemli?

İbret almak, ders almak, bir şeyden kendimize ders çıkarmak, bir olaydan kendimize ders çıkarmak, başımıza gelen bir hadiseden veya bir başkasının başına gelen hadiseden ibret almak, ders çıkarmak, tecrübe sahibi olmak ve o tecrübeyi icra etmek, yerine getirmek. Bu muhakkak önemli. Ders çıkarmak ibret almak, ondan sonra nasihat ve muhabbet sahibi olmak.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı

Bir Müslümanın haksızlık, hukuksuzluk veya zulüm gördüğünde ne yapması gerekir?

Efendi Hazretleri, bir Müslümanın herhangi bir yerde haksızlık, hukuksuzluk veya zulüm gördüğünde buna karşı sesini yükseltmesi gerektiğini vurgular. Ancak bunun yöntemi bellidir: "Biz anarşiye düşmeyiz. Ama tebliğ de ederiz, hakkı da konuşuruz. Elimize silah almayız."

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti ve Zikir Meclisi – 04.12.2025

Kul günah işlemeye devam ederse ne olur?

Evet, kulum günah işleyecek, hata işleyecek, kusur işleyecek; ama tövbe eden kimse hiç günah işlememiş gibidir.

Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi – 21.12.2023

Tövbe eden bir kulun geçmiş günahları nasıl değerlendirilir?

Hem tövbe etti, hem de zikrullâh halkasına katıldı; geçmiş günahları hayra çevrilmiş olarak gidecektir.

Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi – 21.12.2023

İmtihan ne demektir?

Kur’an-ı Kerim’de imtihanlar bellidir. Kur’an’da e Cenâb-ı Hak korkuyla imtihan eder insanı açlıkla imtihan eder yoklukla imtihan eder yakınlarının ölümüyle imtihan eder bir öyle bir. Hani ticarette durgunluk ürünlerde bozukluk veya az gelme malla imtihan eder. Canla imtihan eder eşle imtihan eder. Anne babayla imtihan eder dervişlik yolunda imtihan olur her şeyle bir şekilde imtihan olur avam bunu imtihan gözüyle bakar avamın gözünde bu imtihandır sufilerin gözünde. Bunlar imtihan. Değildir. Bunlar. Cenabı Hakk’ın hediyesidir onların onun başına bu tip şeyler gelir o bunlarla mücadele eder bunlara sabreder onun makamı derecesi artar, ve muhakkak, ve muhakkak o sıkıntılarla o kimse. Kemale. Erer o problemlerle o kimse. Kemale. Erer eşinden imtihan. Olur öyle hanım laf söyledi küt bir tokat olmadı veya küfretti olmadı veya. Anne babasının. Hani yaşlılığına denk gelirdi cennetlik olmazsa burnu sürtülsün diyor. Onu kimse. Onun anne babaya yaşlılığına denk geldi. Onlara yok moruk yok ihtiyar dedi yok onlara güp görüp gözet etmi babasına isyan etti anasına isyan etti. İmtihanı kaybetti. O yüzden. Normalde avam için bunların hepsi de imtihandır, ama bir kimse. Sufi için annesinin babasının yaşlılığı. Cennet yoludur. Sufi için eşi. Cennet yoludur. Sufi için çocuğu. Cennet. Yoludur. Sufi için hastalık. Cennet yoludur. Sufi için. Varlık yokluk sıkıntı ürünün az. Olması ticaretin az olması karın az olması gibi bu tip insanı sıkıntıya sokan şeylerin hepsi de nedir. Cennet yoludur. Hepsi de Allah’a vusat yolunda birer. Normalde sebeptir veya sağlığın la alakalı bir sıkıntı olduğu. İsyan etmeden ona sabretmek. İsyan etmeden sabretmek, ve onu güzellikle karşılamak onu. Normalde Allah’tan bir hediye olarak görmek bu tedaviyi reddetmek değil Allah’tan bir hediye olarak görüp başına gelen sıkıntılarda sabretmek namazda sabretmek oruçta sabretmek haçta sabretmek e dervişlikte sabretmek e yanındaki ayağını bastı. Haydi. İsyan. Allah. İsyan. Derviş böyle yapar mı ya gelip de 915 direnin seni çarpacak değil ya burada dergahta oturuyorsun sen ne imtihanın olacak senin dervişin birisi gelecek ayağına. Çarpacak senin veya basacak birisi öte git biraz diyecek kafanı düzgün sallamıyor. Diyecek bir diyecek bahane bulacak. Laf söyleyecek sana öyle, ama düşünce şu ya ben dergaha gittim. Herkes oradaki süt lümen değil kardeşim herkes eşkıy dı buraya geldi olmaya eşkıyalık evliyalığa dönüyor herkes. Ben bazen soruyorum ya. İçinizde medreseden gelme var mı. Diye yok. Hani bazen de üstüne hamd olsun diyorum ya. E şimdi. Normalde birisi bizden diyemez ki ki ya. Ben önceden eşkıya değildim diye var mı. İçinizde eşkıya olmayan öncesinde bak mâşâallah herkesin öncesi eşkıyalık gelme güzel bir bu yi bunu böyle e nakıs gördüğümü düşünmeyin zaten. Önemli o zor olan iş o eşkıyalık. Tan evliyalığa döndürmek sıkıntı olan o zaten önceden kırıyordu döküyordu vuruyordu kızıyordu küfrediyor Hakaret ediyordu. Kimse ona laf söyleyemiyordu e dergaha girdi. Derviş oldu. Ulan önüne. Gelen laf söylüyor şimdi adam. Derviş değildi herkes. İpe. İpe dizilir gibi diziliyo ölüyor önceden ağzı çıkmazdı mıkı çıkmazdı. Derviş olunca bir değişti ortalık öyle dervişlerin büyük bir çoğunluğu. Yaşar bunu kadınar da. Erkekler de en güzel örnek bende var geldi bir gün dedi. Ne olursun dedi bana müsaade et. Ne oldu dedim. Ha ya dedi. Hatun dedi öyle laf söylüyor ki dedi ya ben bir müsaade et dedi ya ben bir içeceğim ya dedi lan olur mu. Yapma etme. Yok. Sen çekiyor kafaya bir gidiyor eve güm kapıyor hop bir bağırıyor çağırıyor. İki gün sonra yalvarıyor hanıma. Mustafa. Efendi ne olursun bunu ele al lan düne. Kadar ne yapm adama laf söylemedik laf bırakmadın. Ne diyeyim adama ben derviş olunca öyle imtihan başlıyor evden başlıyor çocuktan başlıyor herkesten başlıyor. Anne baba bile önceden laf söyleyemez e. Derviş olunca laf söylüyor ya diyorum bu adam gün içip geliyordu bir diyebiliyor muydunuz. E diyemiyordu. E şimdi neden diyorsunuz diyor imtihan bunlara. Sabretmek sabır geniş bir mesele Allah bizi oradan imtihan eylemesin.

Kaynak: (NASİHAT/31) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 07.11.2024

Allah’tan korkan bir mümin nasıl davranır?

Allah’tan korkan bir mümin enteresan bir şekilde Allah’tan korkar. Ama Allah’tan kaçmaz. Müslüman. Mümin Allah’tan korkar enteresan bir. Ama Allah’tan. Kaçmaz korkarsa daha Allah’a yakınlaşmaya çalışır Allah’tan korkarsa Allah’la dost olmaya çalışır insanda hayvani güdü var ise güdü var ise o Allah’tan korkarak. Tan Allah’tan da kaçar. O kafirdir o münafıktır o. Mürtet o dinden uzaklaşır o ama. Mümin ise Allah’tan korkuyorsa o Allah’a yaklaşır, ve hadis-i. Şerif süt çıktığı memeye girmedikçe Allah korkusundan ağlayan kimse de cehenneme girmez. Tirmizi o kimse Allah’tan korktuğunda Allah’tan korktuğu için ağlar ise o kimse de normalde ne yapıyor. O kesin cennete gidiyor Allah. Hele başka bir hadis-i şerifte. Bir. Tenhada Allah korkusuyla akıtılan iki damla gözyaşının karşılığı cennettir der. Hatta başka bir hadis-i şerifte melek bir böyle çok e. Örneğin işte altın kasede veya böyle bir mücevherat içerisinde Allah iç için akıtılan. Gözyaşını getirir o kimse cehenneme gireceğin de o iki damla. Gözyaşını onun cehennemine atar. Cehennem söner o esnada o kimse ateşten kurtulur Allah için akıtılan gözyaşı bu kadar. Kıymetli ve Allah’tan hakkıyla korkan erkekler, ve hakkıyla korkan kadınlar o korkması onu. Allah’a daha da yaklaştıracak çünkü Allah’la dost edecek. Onu yedincisi sadaka veren erkeklerle kadınlara buradaki sadakadan bu ayet-i kerimelerde genelde hep sadaka olarak geçer insana farz olan zekattır birinci derecede bir kimse. Ticaret mallarından. Örneğin 4A Bir senede bir sefer zekat vermekle mükelleftir o kimse farz olan bu zekatını verdiği müddetçe vazifesini yerine getirmiştir bunun üstü ne olur. Mesela işte o kimsenin örnekli 400 milyarı var 400 milyarın işte 1 milyar o kimse kta bir olarak zekat verdi vazifesini yerine.

Kaynak: (NASİHAT/31) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 07.11.2024

Hastalık Anında Gerçek Vefa nedir?

Zakirin birisi hasta olmuş. Ondan sonra işte millet ona geçmiş olsun gidiyor. Oktay dedi ki abi hasta olmuş dedi. Hani biz gitmeyeceğiz mi dedi. Oktay’a baktım böyle. Oktay otur dedim. Ben oturdu şimdi dedim. Bir şeyh hastalığı vardır. Bir de zakir hastalığı vardır dedim. Oktay dinliyor şimdi. Dedim şeyh hastalığı vardır. Şeyh dedim hani böyle ilgi ahlâka eksik olunca böyle bir hasta oldum biraz der dedim. Bütün dervişan etrafında dolaşır dedim. Bu dedim şeyh hastalığıdır. Bir de zakir hastalığı var. Dedim. O da ben hastayım filan ıhtıs yapar dedim. Bütün dervişler etrafında dolaşır dedim. Bu durdu şimdi. Abi herkes gitmiş dedi. Oğlum bizim dedim eee ilgileneceğimiz bir kimse var. Üstadımız var burada. Biz onunla haşır neşırız. Dedim nefes alacak zamanımız yok bizim dedim. Şimdi dedim üstadın olduğu yerde dedim zakirle fazla ilgilenmezler. İlgilenilmez. Zaman kalmaz ona. Zakirle ilgilenilmediği zaman ona zaman kalmayınca dedim zakir dedim bir hastalık hasta olur dedim. 705. Mustafa Özbağ Efendi Hakkında Dervişler onun etrafında dönmeye başlar. Bir de şeyhin etrafında donalamayan şeyhin etrafında dönemeyen dervişler dedim onun etrafında dönmeye başlar Abi bu nasıl bir şey ya? Bak dedim kimler gidiyor ziyarete? Bak dedim ziyarete gidenler dedim hiç Şey Efendinin yanına geliyorlar mı dedim ben. Hayır dedi. Hiç bizle beraber dedim hareket ediyorlar mı? Hayır dedi. E dedim o zakirleri hastaya dedim. Orada bir zakir var. Hasta onun etrafında dönecek onlar dedim. Şimdi bunlar normalde insanların beslendiği yerdir. Mesela kadın evde hastalıktan beslenir. Adam ona hiçbir şey. Diyemez. Hep hastadır o. Mesela adam eee adam yorgunluktan beslenir. Adam eve gider hep yorgundur o. Oradan beslenir. Herkesin beslendiği yer var. Yani adamın hiç yorgunluğu bitmez. Kadının hiç hastalığı bitmez. Çocuğun ağlaması hiç bitmediği gibi. Hani çocuk ağlar istediğini yaptırır ya oradan besleniyor. Veyahut da o çocuk kırar, döker, çarpar oradan besleniyor. Annesi babası der ki ya şimdi kıracak dökecek ortalığı bunun dediğini yapalım. Der oradan besleniyor. İnsanların beslendiği yer var. O yüzden hani o derviş de işte lastiği.

Kaynak: 705. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Bunlar yerinde gelirse önünüze her şey gelir; kılınızı dahi kımıldatmanıza gerek kalmaz mıdır?

Yeter ki dosdoğru yaşayın, yeter ki Allah’ı zikredin, yeter ki Allah’ın yolunda durun: bunlar yerinde gelirse önünüze her şey gelir; kılınızı dahi kımıldatmanıza gerek kalmaz.

Kaynak: Yeter ki dosdoğru yaşayın, Allah’ı zikredin, Allah’ın yolunda durun Allah her şe

Aklı Kötürümleştiren Üç Şey nelerdir?

İnsanın doğru ve isabetli karar vermesini engelleyen üç temel unsur vardır: birincisi cehalet ve bilgisizlik, ikincisi korku, üçüncüsü güvensizlik. Güvensizlik özünde insanın kendine güvenmemesidir; başkasına güvenmeme ise bundan türer. Özgüven zayıf olan "bilmiyorum" diyemez, çünkü bunu zayıflık sanır. Oysa gerçek bilgi sahibi bilmediği konuda "bilmiyorum" der. Peygamberimiz kıyametin vaktini soranlara "bilmiyorum" buyurdu — bu onun peygamberliğine gölge düşürmedi; aksine ilminin dürüstlüğünü gösterdi.

Kaynak: İnsanlar genel olarak bilmedikleri, anlamadıkları şeye ön yargılı ve düşmanca bi

Biz Tevekkülü yanlış anlıyoruz konulu sohbetin nedir?

Biz Tevekkülü yanlış anlıyoruz konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir.

Kaynak: Biz Tevekkülü yanlış anlıyoruz

Şerifte geçen Allah’a gerektiği gibi tevekkül etmek Allah’a teslim olmak nedir?

Allah Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem buyurur: ‘Siz Allah’a gereği gibi tevekkül etseydiniz, sabahları kursakları boş giden kuşlar gibi olur, akşama kurs, ıslah eder.

Kaynak: şerifte geçen Allah&;a gerektiği gibi tevekkül etmek Allah&;a teslim olmak

Bu geçici fenâ hâlleri kalbe bıraktığı izle insanı asıl hedefe yaklaştırır mı?

Bu hâl her an yenidir; Allah eskiyi kullanmaz. Seher vaktinde zikrin zirvesinde insan "hu Hay Allah" derken bulunduğu yeri, zamanı, kendini unutabilir. Bu geçici fenâ hâlleri kalbe bıraktığı izle insanı asıl hedefe yaklaştırır.

Kaynak: Cenâb-ı Hakk’a yaslanır ona dayanırsan sana ummadığın yerden güzellikler nasib e

— Buhârî, Büyû’ 2; zühd ile kesb arasındaki denge hadisleri midir?

Dünya için dağlara çekilmek yok; işini yap, Allah’a ibadet et.

Kaynak: Muhammedî Sufilerin, ehli tarikatların hiç birisi dağlara tekke yapıp da inzivay

Ondan razılık makamına yürür o kimse başına gelen musibete midir?

Ondan razılık makamına yürür o kimse başına gelen musibete, hastalığa, gama, kedere, başına gelen herhangi bir sıkıntıya o kimse bakarken o razılık makamına doğru yürüyordur. İsyan etmeyecek. Gam, kedere, hüne düştüğünde isyan etmeyecek. Bir hastalığa düştüğünde isyan etmeyecek. Birisi ayağına bastı, isyan etmeyecek. En yakınındaki arkadaşı onu hançerledi. İsyan etmeyecek. En yakınım dediği kimse sırtına vurdu hançeri. İsyan etmeyecek. Hatta göğsüne batırdı. Gözünün içine baka baka isyan etmeyecek. En dostum dedi kimse aramadı, sormadı, bakmadı, etmedi. İsyan etmeyecek. Bütün başına gelen olumsuz, ve olumlu ne var ise hepsine hikmet gözüyle bakacak.

Kaynak: Başına gelen herhangi bir sıkıntıya bakarken razılık makamına doğru yürü isyan e

Hastalığa nasıl yaklaşmalı?

Hastalığa kızma. Bakın sufinin bakış açısı değişti. Sûfî bu bakış açısından gelirken geldiği yer yine hadis-i şerif. Sufiler bu ölçüleri koyarlarken kendilerine bu bakış açısını koyarken onun hakkında bir hadis olması lazım.

Kaynak: Başına gelen herhangi bir sıkıntıya bakarken razılık makamına doğru yürü isyan e

İnsanın başına gelen her şeyde hikmet var mı?

Bunu böyle görürse o zaman başına gelen her şeyde hikmet vardır. Sufiler işin batın tarafındadır. Hikmet vardır onda. Der ki hikmet var bunda. Bu şu demek değildir. Hastalıkla mücadele etmeyecek, edecek. Sıkıntıyla mücadele etmeyecek, edecek. Bunlarla mücadele edecek, ama onda hikmet görecek.

Kaynak: Başına gelen herhangi bir sıkıntıya bakarken razılık makamına doğru yürü isyan e

Duygusal tepkiler nasıl yönetilmeli?

O kimse hiçbir işin ucundan tutmaz. O bu konuda mücadele etmez. Buradan kurtulması gerekir onun. O yüzden o peygamberin ağzıyla dua edecek. Allah’ım kederden, üzüntüden, acizlikten, tembellikten, cimrlikten, korkaklıktan, borç yükünden, ve insanların kahrından sana sığınırım. Allah’ım kederden, üzüntüden, acizlikten, tembellikten, cimrilikten, Amin.

Kaynak: Başına gelen herhangi bir sıkıntıya bakarken razılık makamına doğru yürü isyan e

Kendini nasıl bir makamda görsün?

Sakın kendini velilerden görme. Sakın kendini makam atlıyormuş olanlardan görme. Burada da yanılırsın. Sakın şunu yapma. Velilik hastalığı bunlar. Makam atlıyoruz ki bunları yaşıyoruz. Deme bunları. Diyecek olduğun şey şu. Ben çok günahkarım. Ben çok kusurluyum. Ben çok hatalıyım. O yüzden benim başıma bu sıkıntılar geliyor. O yüzden benim başımdan hastalık eksik olmaz. Benim başımdan gam eksik olmaz. Benim yüreğimden keder eksik olmaz. Benim içimden tasa eksik olmaz. Bende yorgunluk eksik olmaz.

Kaynak: Başına gelen herhangi bir sıkıntıya bakarken razılık makamına doğru yürü isyan e

Senin anne karnında rızkını nasıl verdiyse, dünyada da verecek midir?

Sen Allâh’a yönel, Sen Allâh’a teslîm ol. Senin anne karnında rızkını nasıl verdiyse, dünyada da verecek. Anne karnında seni bütün tehlikelerden nasıl koruduysa, dünyya da koruyacak. Sen Allâh’a teslîm ol.

Kaynak: 9G8 Geçmiş ve gelecek kaygısından kurtul, Allah’a teslim ol

Her türlü yanlış işi yapmaya muktedir misiniz?

Eğer ki bir günahı işlemeye muktedir iseniz, o günahı işlemeye muktedir olduğunuz halde o günahı işlemiyorsanız yapabilirliğiniz var olduğu halde yapmadınız, ve sevap kazandınız. Ama siz bunun farkında değilsiniz. Cebinizde para var. Gençliğiniz var, yakışıklılığınız var. Bayanlar için güzelliğiniz var. Alımınız çalımınız var. Bir harâmı işlemeye muktedir misiniz?

Kaynak: k İnsanlar iman ettiği dinini yaşarken kınanmaktan korkmayacaklar

Sizin bir kimseden intikam almaya gücün yeter mi?

Allâh ona ayrıca sevap veriyor. Oradan ayrı sevap alıyorsunuz. Ama bunu gözünüz görmüyor. O kimsenin boğazını sıkabilir misin? Sıkabilirsin. Bir vuruşta yere indirir misin? İndirirsin, ama yapmıyorsun. Nefsinle mücadele ediyorsun. Vurmayayım şimdi buna diyorsun. Yapabilirliğin varken. Sevap kazandın. Bir de ne var? Bir de harâmlar var. Harâmları yapabilirliğin var, yapmıyorsun. Bir de ne var karşılığında?

Kaynak: k İnsanlar iman ettiği dinini yaşarken kınanmaktan korkmayacaklar

Yapabilirliğin var mı?

Mesela namaz kılmaya muktedirsin, kılmıyorsun. Cömertlik etme yapabilirliğin var mı? Yapmıyorsun. Zikrullâh’a gitme halin, mecalin, durumun var mı? Yapmıyorsun. Bir de bunlar var. O zaman bunları da yapmak lazım. Kınanmaktan korkmayacağız inşâallâh.

Kaynak: k İnsanlar iman ettiği dinini yaşarken kınanmaktan korkmayacaklar

Hayra harcamanın karşılığı nedir?

Cenâb-ı Hak buyurur: "Siz hayra ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir" (Sebe’, 34/39). Bir başka âyet-i kerîmede: "Kim Allah’ın huzuruna iyilikle gelirse, ona getirdiğinin on katı vardır" (En’âm, 6/160). Hadîs-i şerîflerde bire bin verir, bire yedi yüz verir buyurulmaktadır; ama âyet-i kerîmede "en az bire on" buyurulmuştur.

Kaynak: Bir kimsenin faydasına olan her şey cömertliktir

Önemli olan tövbe edip geri dönebilmek midir?

Önemli olan tövbe edip geri dönebilmektir. Çünkü tövbe eden kimse, Allah’a karşı kibri terk ederek aczini, ve kulluğunu itiraf etmiş olur. Tövbe, kulun Rabbine dönüşünün en güzel ifâdesidir.

Kaynak: Önemli olan tövbe edip geri dönebilmektir, Allah tövbe edenleri sever 09.10.21 #

Tövbe eden kimse ne gibi bir durumda bulunur?

Tövbe eden kimse, Allah’a karşı kibri terk ederek aczini, ve kulluğunu itiraf etmiş olur. Tövbe, kulun Rabbine dönüşünün en güzel ifâdesidir.

Kaynak: Önemli olan tövbe edip geri dönebilmektir, Allah tövbe edenleri sever 09.10.21 #

Tövbede gecikmenin tehlikesi nedir?

Tövbede gecikmenin tehlikesi, insanın ömrü ne zaman sona ereceği bilinmez. "Yarın tövbe ederim" diyen kişi, o yarının kendisine va’d edilmediğinin farkında olmalıdır. İslâm ulemâsı, tövbenin hemen, ve derhâl yapılması gerektiğini ittifâkla bildirmiştir.

Kaynak: Önemli olan tövbe edip geri dönebilmektir, Allah tövbe edenleri sever 09.10.21 #

Bu kadındır, bu çocuktur, bu iştir, bu aştır, bu derviştir, bu dergah mıdır?

Cenâb-ı Hak hiçbir varlığa zulmetmez. Hiç kimseye gücünün üstünde bir güç yüklemez. Senin kaldırabileceğini verir. Bu kadındır, bu çocuktur, bu iştir, bu aştır, bu derviştir, bu dergahtır. Senin götürebileceğini veririz. Cenâb-ı Hak. Ha sen hem çalışırsın, kalbini değiştirirsin. Sen kendini değiştirmedikçe o seni değiştirmez. Sen kendini değiştirmekle o seni değiştirir. Sen kendini değiştirmedikçe o seni değiştirmez. Sen karınca tabiatlısın, karınca tabiatlı gidersin. Değiştirirsen kendini deve tabiatlı olursun. Bir karınca devenin gücüyle çeker mi? Çeker. Manevidir bu işler. Allah ona güç verir, değiştirir onu. Ha sen değiştirmezsen o da seni değiştirmez. Sen kendince kendini terbiye edeceksin, değiştireceksin. Kendini genişleteceksin. Kendini derinleştireceksin. Allah’ı zikredeceksin. Ahlâkını düzelteceksin. Derinlemesine İnceleme, Mesela hani. Yunus suresi var ya hani. Allah dostlarına korku yoktur. Allah dostlarına onlar mahsun da olmayacaklar, mahcup da olmayacaklar diye. Mahsun, ve mahcup olmayacaklar. Cenâb-ı Hak o dostunu mahcup etmez.

Kaynak: 71j8 Cenâb-ı Hak fazladan yük yüklemez hiç kimseye, sen çalış, gayret et

İbadetlerde disiplin bozulduğunda ne olur?

Tövbe ettik tamam sil baştan yeniden başlayacağız bir gün iki gün kendilerini disiplin ediyorlar üçüncü gün disiplin gene bozuluyor veya 4 gün veya 5 gün gene salıyorlar yakasını arkadaşların büyük bir çoğunluğunda var bu bende yok diyenler çok az bazen.

Kaynak: İbadetlerinizde disiplinli olmak için namazla sabırla Allah’tan yardım dileyin

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları