Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Sabır ve Tevekkül(421) — Sayfa 7/7
Hangi Peygamber acısız, ağrısız yaşamıştır?
Bir şeyde çile yoksa, acı, yoksa onun kıymeti olmaz. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem buyurmuştur ki: "İmtihânın büyüğü, sıkıntının çilesinin büyüğü peygamberleredir, ondan sonra velîleredir, mürşidleredir, ondan sonra velîlerin, ve mürşidlerin etrâfında olanlara.".
Kaynak: Sen rahat yaşayacaksan bir mürşide uğrama bu dünyada rahatını düşünüyorsan aşk m
Kulluk ve hürriyet arasındaki ilişkiyi nedir?
Seçen gerçek mi üretir O yüzden başka kulluk lardan eleyecek çeken Ne, yani paradan mevkiden. Ondan sonra insanlara bağlanmaktan şöhretten. Ondan sonra işte gösterişten ele tekçeker. Bunların hepsi de aslında bunları 9’luk yaparlar bir kimse paraya mevki yaşana şöyle de gösterecek kulluk yapar Allah muhafaza eylesin bakın ön bu tip insanlar sufiye bu dönerlerse o zaman hürriyeti bulurlar O zaman Allah’a gerçek kulluğu bulurlar O zaman hürriyeti. Tatarlar çok özür dilerim. Benim Elhamdülillah hakkınızı helâl ediniz Hakkınızı helâl edin inşâallah o yüzden kıymetli.
Şişmanlık, uykuya düşkünlük ve tembellik nedenleri nelerdir?
Allah resulü sallallâhu aleyhi, ve sellem. Hazretleri bir sahabenin göbeğine böyle parmağını böyle üç parmağını uzattı bizden değil dedi şişmanlık bizden değil o zaman ne uykuya düşkünlük bizden değil. Tembellik değil iman zayıflığı bizden değil o kimse. Bunlara sebep ne. Ama bu uykuya düşkünlük neden yediğimizden içtiğimiz şişmanlık neden yediğimizden içtiğimiz tembellik de yediğimizden içtiğimizde bunlar üçü toplandığında üçü bizde iman zayıflığını getirdi. Biz üçü toplandığında bakın şişmanlık uykuya düşkünlüğü getirdi y sizin fazla yemeniz içmeniz sizin kilonuz uykuyu getirdi uykuya getirince ardından uyku tembelliği getirdi tembel çalışmıyor insanlar şu anda toplum tembelleştiriyor hamur işini kendilerine adama evlendiler. Ya tamam bitti. Erkekler de aynı yiyorlar.
Kaynak: Sizin Allah’a en sevimli olanınız az yiyip içen ve bedence hafif olanınızdır
Tevekkül kalbi bir hal aslında kalbimi tecelliyat bu tevekkülü ben Allah’a itimat etmek ona yaslanmak onu dayanmak olarak görüyorum mudur?
Ve tevekkül kalbi bir hal aslında kalbimi tecelliyat bu tevekkülü ben Allah’a itimat etmek ona yaslanmak onu dayanmak olarak görüyorum, yoksa tevekkülü böyle tembellik edip kenarda oturmak olarak görmüyorum Allah muhafaza eylesin o yüzden zaman bir kısım sufi ver bunu farklı algıladıklarını inanıyorum o yüzden Allah muhafaza eylesin benim için tevekkül her ne halde olursa olsun o kimsenin Allah’a itimat tan kendisini kesmemesi Allah’a dayanmaktan Allah’a yaslanmaktan kendis, uzak tutması olarak görüyorum iyi zaman hep atıfta bulunur um benim için fatih en iyi kur’an’ın hani hadis-i şerifte buyurulduğu gibi kur’an’ın böyle özü fihristesi gibidir kur’an’ın içerisinde de fatiha’nın içerisinde de bismillahirrahmanirrahim iyya kenabüdü, ve iyya kenestain sadakallahülazim bu fatih anında benim nazarımda sırrı gibidir bu, ancak sana ibadet eder ancak.
Kaynak: Tevekkül kalbi bir haldir
Gafletten Uyanma: Heedlessness (Gaflet) nedir?
Gaflet, hakikat, ve ilahî gerçekleri unutmak anlamına gelir. Kur’ân’da müminlerin gafleti, ve kâfirlerin gafleti arasında önemli farklar vardır.
Kaynak: l0 (NASİHAT⧸1) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 27.04.2023
Rabbim bizi bu yolda ne yapmamız gerektiğini söylüyor?
Rabbim bizi bu yolda müstakim eylesin bu yolda tahkim eylesin bu yolda sabit eylesin bu yolda bizim son. Bizleri bu yolda eylesin son nefesimizde kendisini göre nefesini verenlerden eylesin kendisiyle konuşa nefesini verenlerden eylesin kendisiyle hemhal ola bu dünyadan göçüp gidenlerden eylesin ecmain üç.
Kaynak: (NASİHAT/8) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 28.09.2023
Uyku Allah’ın lütfu ve nimetidir mi?
Zikrullah taki uyku Allah’ın lütfudur nimettir o dünyanın en kaliteli uykusudur en kaliteli uykusu. Sakın.
Kaynak: Hzs (NASİHAT⧸18) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 29.02.2024
Yolda küçük bir sapma nasıl bir sonuç doğurur?
Yolda küçük bir sapma, ilerledikçe büyük bir ayrılığa dönüşür. Çanakkale’den çıktığınızda köprüden birkaç metre sağa giderseniz İzmir yoluna, birkaç metre sola giderseniz Bursa yoluna girersiniz. Başlangıçtaki küçük fark, ilerledikçe çok büyük mesafelere yol açar.
Merkezde duran kimse, ayağını o merkezden kaldırırsa ne olur?
Merkezde duran kimse, ayağını o merkezden kaldırırsa savrulmaya başlar. Parmaklar başlangıçta birleşik olsa da hafifçe ayrıldıklarında, ilerlendikçe aralarındaki mesafe büyür. Hz. Pir diyor ki: yol uzadıkça, merkezden uzaklaştıkça insanlar maksattan uzaklaşırlar.
Dinin özünden değil, güç algısından kaynaklanan durum nedir?
Bugün Müslümanlar güçsüz olduğu için İslâm’dan uzaklaşanlar çoğalmaktadır. Bu durum, dinin özünden değil, güç algısından kaynaklanmaktadır.
Kulun istidadının kökü nedir?
Kulun kendi istidadına şuuru yoktur. Kişi ne yapabileceğini, neye istidadı olduğunu başlangıçta bilmez; tıpkı yeni doğmuş çocuğun yürüyüp yürüyemeyeceğini bilmediği gibi. Ancak yürüme çağı geldiğinde çocuk yürüdüğünü görür; işte istidad da bu şekilde kendini gösterir.
İstidadın şuuruna ermek nedir?
Bir kimse ancak belirli haller, acılar veya olaylarla karşılaştığında istidadının o alana ait olup olmadığını anlar. Acıyı tanımlamanın yegâne yolu acıyla karşılaşmaktır. Oruç tutmaya dayanıp dayanamayacağını, çocuğa bakıp bakamayacağını, yola sabrı olup olmadığını kişi ancak o halle yüzleşince öğrenir.
İstidadı bilenler ve bilmeyenler nasıl sınıflandırılır?
İbnü’l-Arabî Hazretleri bu meselede birkaç sınıf belirler. Birinci grup: Kendilerinden bir şey zuhur edince istidatlarının var olduğunu anlayanlardır. İkinci grup: Daha baştan, henüz bir şey ortaya çıkmadan kendi istidatlarını bilenlerdir; bunlar tevekkülle Allah’ın takdirine razı olurlar. Bu ikinci grubun en önemli özelliği, kendi istidatları ne olursa olsun Allah’ın takdirine boyun eğmeleridir.
Kaza anında bilginin yok olup yok olmaması nedir?
Sufîlerin en büyük sorusu şudur: Kaza gelince bilgi gider mi? İnsan ne kadar bilirse bilsin, kaza geldiğinde gözüne perde düşer ve göremez hale gelir. Bu, büyüklerin de kabul ettiği bir gerçektir. Hz. Mevlânâ bu konuda şöyle der: ‘Kaza gelince, neyi bilme yüzünden hata yetişti.’ Ancak bilginin her türlü kazada gitmesi kaçınılmaz değildir. Bilgi, taklid düzeyinde kaldığı sürece kaza anında gider. Bilgi kalpte yakîn haline geldiğinde ise artık gitmez. İlm-i yakîn, ayn-ı yakîn ve hakka’l-yakîn kademelerine göre bu bilgi derinleşir; yakîn haline gelen bilgiye şeytan dahi dokunamaz.
Bazen doğruyu söyleyemezsin; sana müsaade edilen kadarını söylersin mi?
Bazen doğruyu söyleyemezsin; sana müsaade edilen kadarını söylersin. Bu sufi terbiyesinin bir gereğidir. Mürsid bazen her şeyi açık etmez; söylenmesi vakti geldiğinde söylenir. Sana müsaade edilmeyen de doğrudur; sana müsaade edilen de doğrudur. Zamanı ve hâli olmayan bilgi bazen zarar verir.
Yoksa pişmân olanlardan, hüsrâna girenlerden oluruz mudur?
Yoksa pişmân olanlardan, hüsrâna girenlerden oluruz. Rabbim bizleri zikrullâh ile haşır-neşir olanlardan eylesin. Âmîn.
Kaynak: Madem sana maddi manevi ilim verildi Allah için konuş, insanlara nasihat et ilmi
Allah’ın zorluk istemediği ne demektir?
Allah zorlaştırıcı değildir. O yüzden aşırılıktan uzak durun. "Kim Allah’a karşı sorumluluklarını yerine getirir de itaatsizlikten sakınır, Allah da ona işlerinde kolaylık ihsan eder." Siz aşırılıktan uzak dur; Allah’ın emirlerini yerine getirirsiniz. Allah sana yardım edecek; işlerini sana kolaylık ihsan edecek.
Kaynak: 4. Takva 4 kapı 40 Makam
Sabır ve edep: Evliyâ kıssaları nedir?
Bir zât varmış; eşi ona şirretlik yapıyormuş, bu adam hep sabrediyormuş. Kadın olanca kötü lafı söylüyormuş; ama bu zât edebi muhâfaza ediyormuş. En sonunda kadın dayanamamış, bir tokatı yapıştırmış. O zât kıbleye yönelmiş hâlde idi; kafasını bile kaldırmadı. Ama o esnada doğudan batıya bütün hâller açıldı, bütün varlık gözünün önünde tecellî etti. Bu zât "Elhamdülillâh" dedi. Kadın şaşırdı: "Bir tokat yiyorsun, Elhamdülillâh diyorsun?" dedi. O ise o tokatla hangi makâmdan geçtiğini idrâk etmişti.
Sabır makamı ne anlama gelir?
Sabır makamı ise dervişliğin belkemiğidir. Allah ile barışık olmak; hastalık gelse, yokluk gelse, musîbet gelse isyân etmemek — hepsini Rabbinden bilip şükürle karşılamaktır.
Kaynak: 1. Tarikat 4 kapı 40 Makam
Kanâat ne anlama gelir?
Kanâat ise elindekine râzı olmak, gözünü başkasının malına dikmemektir.
Kaynak: 1. Tarikat 4 kapı 40 Makam
Kanâatkâr olan kimse ne olur?
Kanâatkâr olan kimse, dünyânın en zengin insanıdır.
Kaynak: 1. Tarikat 4 kapı 40 Makam
Bu zamanın riyazatı nedir?
Riyâzatı geleneksel olarak az yemek, az uyumak, az konuşmak şeklinde tanırız. Bu doğrudur; ancak günümüzün riyâz, farzlara sımsıkı yapışmaktır. Bu zamanın riyâzatı haramlardan uzak durmaktır. Bu zamanın riyâzatı gösterişten ve şatafattan kaçınmaktır.
Kaynak: Bu zamanın riyazatı farzlara yapışmak, haramlardan, gösterişten, şatahattan şata
Bu zamanın riyazatı neden farzlara yapışmak olarak ifade edilir?
Bu zamanın riyâzatı farzlara sımsıkı yapışmaktır. Bu zamanın riyâzatı haramlardan uzak durmaktır. Bu zamanın riyâzatı gösterişten ve şatafattan kaçınmaktır.
Kaynak: Bu zamanın riyazatı farzlara yapışmak, haramlardan, gösterişten, şatahattan şata
Vel-Asr Sûresi’nde buyurulur: "Bütün insanlar hüsrandadır; ancak îmân edip sâlih amel işleyenler mi?
Sabır Kadar Kıymetli Bir Şey Yoktur
Kaynaklar
Sabır Kadar Kıymetli Bir Şey Yoktur
Sabır kadar kıymetli bir şey yoktur. Vel-Asr Sûresi’nde buyurulur: "Bütün insanlar hüsrandadır; ancak îmân edip sâlih amel işleyenler, hakkı, ve sabrı tavsiye edenler müstesnâ." Demek ki sabrı başkasına da tavsiye edince, sen de kurtuluşa erenlerden oluyorsun.
Sabır öyle bir şeydir ki insanı kemale erdiren en önemli olgulardan birisi midir?
Sabır. Sabır öyle bir şeydir ki insanı kemale erdiren en önemli olgulardan birisidir. Sabır. Sabır böyle insanın başına gelenlerden ben kısa yoldan gitsem başına gelen hadiseleri bir başkasına şikayet etmeyip. Allah’la alışverişte bulunması. O zaman kul şikayetini insanlara bildirmez. Şikayetini rabbine bildirir. Mesela hastalığı dahi olsa, hastalığından inese, rabbine inese, bu onun sabırsız olduğunu göstermez. Sufiler için sabırsızlık kalkıp başına gelen hadiseleri etrafına şikayet etmektir. Sufiler için. Bir kimse. Allah’a derdini anlatsa, Allah’a münacaat etse, Allah’a bu manada başına gelenleri saysa, dökse bu sabırsızlık değildir. Bu. Allah’ın hoşuna gider. Daha der ki, "Kuluma ben bela verdim, musibet verdim, sıkıntı verdim, dert verdim, gam verdim, keder verdim. Kulum döndü bana dua etti. Kulum döndü benimle haşır neşir oldu. Bu çok önemli.
Kaynak: Sabrın temeli üçtür
Bakın bunlarla mücadele etmeme değil mi?
Bakın bunlarla mücadele etmeme değil. O zaman bu sabır bize bütün hayatımız boyunca lazım olacak olan en önemli olgulardan birisi. Bakara 155. Sizi biraz korku, biraz açlık, ve biraz mal, can, ve mahsul eksikliğiyle imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele. O zaman korku. Hz Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretleri, "Korkaklığın şerrinden Allah’a sığınırım dedi.
Kaynak: Sizi biraz korku biraz açlık ve biraz mal can ve mahsul eksikliğiyle imtihan ede
Gösterişsiz yaşam nedir?
Gösterişsiz yaşam miskinlikten kıp. F böyle işte evsiz bsiz yaşamak değil buradaki tasavvufta miskinlik gösterişsiz yaşamak. Şaban kaçınmak. Şan kaçınmak evin çok olmayacak çok gösterişli olmayacak kıyafetler olmayacak çok şatlı çok cicili bicili çok böyle cancanlı şeyler olmayacak y. Siz yaşınız yemeğin gösterisi olacak 5 Yaşin yemek yiyeceksin en fazla bir. Yaşin yemeğin olacak evinde. Ben öyle diyorum orta noktası bakın ne çorba yemek pilav salata bu firavun. Sofrası bunu bu noktaya indirmeye çalışıyor insanları. Aslında ne kiranın sası haz Mevlânâ celalet hazretleri hanımı iki çeşit yemek yapmış. Örneğin işte bir kuru fası yaptıysa yanan bir de e yapmış iki çeşit. Yek yapmış. Canım bugün. Soframız firavun. Sofrası gibi oldu demiş misafir geldiğinde 10 çeşit yap gösterişe kaçmamak için şartıyla. Çok misafir gelecek 34 çeşit y fazla ya misafirine gyor bundan sorumlu değilsin. Kendine kendini gösterisi yaşa hayatınız gösterisi olsun gösterişe önem vermeyin, ve gösterişten dolayı insanlar batıyor bugün batıyor. Ticaret batıyor manen batıyor din batıyor şeriat batıyor.
İnsan nasıl Allah’ı unutur?
İnsan biraz rahat yüzü görse, biraz böyle eee dünyevi olarak rahatlasa hemen o kimse Allah muhafaza eylesin şımarır, şaşırır, kibirlenir. Allah’ı unutur.
Ben şöyle düşünüyorum nedir?
Hatta ben şöyle düşünüyorum. Yani bir şeyden kurtulmaya gayret ediyorsun. Kapının önünde başka bir buluyor seni. Sen kendi kendine bir çaba gösteriyorsun. Şundan kurtulayım diyorsun.
Başka bir bulacak seni diyor mu?
Başka bir bulacak seni diyor. Ya bir senin yakından tutacak. Bir tutacak senin yakından. Hiç olmaz bu yakından tutanı biliyorsun, tanıyorsun.
Rüşvet almayacağınız konusunda sabır ne ifade eder?
Sen o rüşveti almayacaksın. E sen böyle bir partinin bir yerindesin. İşte il başkanısın, ilçe başkanısın. Bir bayan gelmiş iş istiyor.
Sabredenlerin mükafatları muhakkak hesapsız mıdır?
Sabredenlerin mükafatları muhakkak hesapsızdır. Haksızlığa, hukuksuzluğa, arzsızlığa, hırsızlığa, rüşvete değil. Bunlarla mücadele emredildi. Bunlarla mücadelede sabredeceksin.
Sen hırsızla mücadele ederken öldürülürsen şehit olursun mudur?
Sen hırsızla mücadele ederken öldürülürsen şehit olursun. Zalimle mücadele edilir. Sen zalimle mücadele ederken öldürülürsen şehit olursun. Bizi bunu unutturdular.
Birisi hırsız hırsızlık yapıyor mu?
Bunlarla mücadele farz. O farzı yaşamak için sabredeceksin mücadele ederken. Biz zulme sessiz kalıyoruz. Birisi hırsız hırsızlık yapıyor. Biz onun hırslynğına sabrediyoruz. zalimle mücadele edilir. Hırsızla mücadele edilir. Sen hırsızla mücadele ederken öldürülürsen şehit olursun. Zalimle mücadele edilir. Sen zalimle mücadele ederken öldürülürsen şehit olursun. Bizi bunu unutturdular.
Rızık endişesiyle rabbinin yolunu terk etmemeli miyiz?
Ey insanoğlu sen rızık endişesiyle rabbinin yolunu terk etme. Rızık endişesiyle Allah’ı tanıma ve bilme yolunu terk etme. Rızık endişesi ile sen kendi kendini helak etme.
Rızkından endişeye düşmemeli miyiz?
Rızkından endişeye düşme. Seni kendi eliyle yaratan, kendi ruhundan üfleyen, ahseni takvim üzerine yaratan, ahseni takvim üzerine yaratan, kendine halife seçen ve seninle konuşan, sana vahyeden Allah senin rızkını da üzerine almış. Senin rızkını üzerine almış.
Fakirliğe düşme endişesiyle evlatlarınızı öldürmeyiniz mi?
Fakirliğe düşme endişesi ile evlatlarınızı öldürmeyiniz. Onların da sizin de rızkını veren biziz. Yeryüzünde kımıldayan hiçbir varlık yoktur ki onun rızkı Allah’a ait olmasın. Allah her canlının hayatını geçireceği yeri de, öleceği yeri de bilir. Bütün bunlar apaçık kitaptadır.
Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir?
Çünkü nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Yani sen nefsini tezkiye edersen, nefsini terbiye edersen kurtuluşa erersin ve başına gelen musibetlerden dolayı da gam hüzün çekmezsin.
Yangında dönüp gidenler, zorlukta dönüp gidenler, sıkıntıda dönüp gidenler, bir problemle karşılaştığında dönüp gidenler ömür boyu hep dönüp giderler mi?
Yangında dönüp gidenler, zorlukta dönüp gidenler, sıkıntıda dönüp gidenler, bir problemle karşılaştığında dönüp gidenler ömür boyu hep dönüp giderler. Onlar her sıkıntıyı gördüğünde bırakır gider.
Sabır, sufiliğin olmazsa olmazlarından biridir mi?
Sabır, sufiliğin olmazsa olmazlarından biridir. Bir kimse sabır makamına oturursa takvaya erenlerden olur. İbadetlerin meşakkatine, bela ve musibetlere, günahlara karşı mücadelenin zorluğuna sabredecek ve ayakları üzerinde dimdik duracak. Namazı, orucu, zikrini, halaka-i zikrullahı terk etmeyecek.
Sabır, insanı kemale erdiren en önemli olgulardan biri midir?
Sabır, insanı kemale erdiren en önemli olgulardan biridir. Sufiler için sabırsızlık, başına gelen hadiseleri etrafına şikayet etmektir. Bir kimse Allah’a derdini döküp münacaat ederse — hastalığından inese, gamını Rabbine bildirse — bu sabırsızlık değildir; Allah’ın hoşuna gider. Ama aynı derdi komşusuna, arkadaşına şikayet etmek, sahibini unutmaktır.
Zenginlikten veya makamdan dolayı birisine tamah ettikçe, birini ötekine üstün tuttukça ne olur?
Zenginlikten veya makamdan dolayı birisine tamah ettikçe, birini ötekine üstün tuttukça dininizin yarısını kaybedersiniz. Allah katında üstün olan takva sahibi olandır. Zenginlik, bürokrasi, meslek veya ev süsü Allah’ın gözünde hiçbir değer taşımaz. Allah yalnızca takvaya bakar.
Bıraktın. Bu kadar basit ya. Bu kadar basit mi?
Çok basit. Bundan sonra yapmayacağım diyeceksin. Bırakacaksın.
Hastalıkların insan üzerindeki etkisi nedir?
O yüzden hastalığa baktığınızda bir nebze de sizi ölüme yaklaştıran bir sebeptir. Mesela bir ölüm sebebi nedir? Hastalıktır. Örneğin o hastalığa bakarken bu beni ecele yaklaştıran, Allah’a kavuşmayı yaklaştıran bir olgu. Hastalığa küfretmeyin. Hastalığa isyan etmeyin. Hastalığa öf bile demeyin. Öf bile demeyin. Tedavisi neyse tedavisini aramak bize bu noktada şart kılındı. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretleri tedavi olunuz dedi. Emir var burada.
Hastalıklara karşı nasıl bir tutum benimsenmeli?
Biz tedavi olma yolunda ilerleriz. Eşimize, çocuğumuza, kendimize bir hastalık bulaştıysa mümkün olduğu kadar biz, ama kendimizi, ama eş, ve çocuklarımızı tedavi etme, ve ettirmek için mücadele ederiz. Hani nasıl olsa ölüm gelecek, kapımıza dayanacak, tedaviye ihtiyaç yok diyenlerden değilim ben. Bunu bir kısım selef alimleri bunu söylemişler. Tedavi olmamışlar hiç tedavi tarafına da yönelmemişler. Bu bir içtihattır. O içtihada katılanlardan değilim. O yüzden Hazreti Pir’in dediği gibi seli baştan önne sözü mucibince başımıza bir hastalık geldiyse tedavisi için onunla uğraşırız.
Hastalıkların insan üzerindeki pozitif etkisi nedir?
Bir de şeyh hastalığı vardır dedim. Onu da söyleyeyim sana dedim. Abi o nasıl dedi? Şey efendi dedim naza çekecekse kendisini öhü öhü der dedim. Dervişler dedim etrafında pervane dolar. Aman şeyhimiz hasta der Bu da şeyh hastalığıdı. İlave değil mi? Biraz daha hastalanın. Baba hastalığı vardır. Baba eve gelir, hastadır, yorgundur. O gün o neler yapmıştır, neler yapmıştır. O yüzden eş, ve çocuklarına ayıracak zamanı, ve sağlığı yoktur. Öf öf öf öf öf. Baba hasta. Yarın yarın da hasta. Ertesi gün ertesi gün çok yorgun. Ertesi gün ya bir müşteri geldi veyahut da iş yerinde bir müdür veyah, da iş yerinde şef veya iş yerinde patron problem yaşadı. Psikolojisi iyi değil. Lan bir gün de iyi ol ya. Nasıl yani? Bir günde neşeli ol ya. Bir günde neşeli ol. Bu da baba hastalığıdır.
Kendi acziyetini gören, asıl aciz olmayanı tanır nedir?
Kendi acziyetini gören, asıl aciz olmayanı tanır. Kimseden medet yok. Yalnız, ve, ancak bana benden yakın olandan medet var. Çünkü bana bu varlık her an ondan gelmekte. Varlığım mahvolunca da, ancak onu görürüm. Başkasını değil. Artık fena hali bu aslında. Fena halinin de üstünde bu.
Düşmeden kemale ermez insanın zorlukları sırasında sabır ve inanç nasıl rol oynar?
Yaşayacak, sabredecek, bekleyecek. Çünkü o zorluğun yanında kolaylığın da olduğuna îmân edecek. O zoru yaşıyorsun ya ona îmân edecek. Diyecek ki bunun kolaylığı da var. Ona îmân edecek. Bu karanlık gecenin sabahı var. Ona îmân edecek. Ona îmân edecek. Bu darlığın genişliği var. Bu sıkıntının felahı, felaha erileceği zamanı var. Ona îmân edecek, ve içinden yazacak onu. Aptal olmayacak. Kim sıkıntılı zamanında onu terk etti. Yazak onu tek. Unutmayacak onu. Kim sıkıntılı zamanında ona ne dedi?
İnsanın hayat yolu nasıl tanımlanır?
Hayat Yolu o hayatı yaşarken insan etrafındakileri, ancak o zaman tanımlar başına bir sıkıntı geldiğinde bir dert geldiğinde bir problem geldiğinde bir taraftan boğazın sıkıldığında bir taraftan burnunu elini kolunu kaptırdığın Senin gerçek dostun arkadaşın eşin çocuğun meydana çıkar öbür türlü meydana çıkmaz para var pul var huzur var lay lylon var Gayet güzel olmayınca ne olacak başına bir sıkıntı gelince ne olacak başına bir dert gelince ne olacak başına bir Gam bir keder gelince ne olacak kim kalacak yanında bu önemlidir insanın ayağı sürçer dili sürçer eli kolu sürçer insan bu sürçer bir şeye güç yetiremez olabilir bir şeyde hesabı tutmaz olabilir Bu esnada etrafındakiler yapıyor Seni seviyorum diyenler ne yapıyor bu önemlidir bakın Önemli olan budur.
Tövbe ediyorsan bu ümitsizlik şeytandan, ama Bun mudur?
Allah tövbe edip temizlenenleri sever bu ayetler dururken neden tövbe etmiyorsun E sen bir de ders aldın. Günde 100 sefer tövben var çekiyor musun sustu Alim senin dersini çekmeyecek sen o zaman çekmeyeceksin alayım senin dersini de ki ben çekmiyorum dersi çek emiyorum çekmek de istemiyorum Allah yoluna açık etsin E sen dersi çekiyorsan sen. Tövbe ediyorsan bu ümitsizlik şeytandan, ama Bun. Müslümanlar Öyle bir hale geldi ki hem birbirlerine bu taşı atıyorlar hem de kendilerine bu taşı atıyorlar, yani biz birisinin hatasını kusurunu gördük mü adamı cehennemlik yapıyoruz anında anında cehennmiyorsun. Oysa Sûfî terbiyesinde ahiret kaygısı da kalmaz ahiret kaygısı kalmaz ne dedi İsa. Aleyhisselâm üç gruba rastladı birinci grup ibadet ediyordu dedi ki. Niçin ibadet ediyorsunuz. Cehennem korkusundan dedi aradığım. Sizler değ i isiniz dedi bakın ahiret kaygısı ikinci grupla karşılaştı niçin dedi cennete girmek için. Dedi Onlara dedi ki ucuz ameliniz aradığım. Sizler de değilsiniz dedi yürüdü üncü. Grup oturmuşlar Allah’ı zikrediyor lardı onların âlemi hadis orada geçer şimdi şey olarak. Müslim Tirmizi diyemeyeceğim. Oradan aklımda kalıyor 3ün. Grup beni böyle çok etkileyen bir onların âleminden bir kıssayı bu 3ün grup oturmuşlar Allah’ı zikrediyor lı dedi ki size bunu sevk eden şey ne dediler ki biz Allah’ı seviyoruz dikkat edin biz Allah’ı. Seviyoruz işte dedi aradığım Siz dersiniz dedi İsa. Aleyhisselâm onların halakas oturdu işte Sen normalde böyle bir halakaya oturunca senin ahiret. Kaygın da kalmamalı. Sûfî cennet cehennem kaygısından kurtulur. Sûfî gözünü Allah’a. Diker gözünü Allah’a. Diker ahiret kaygısını da ne yapar yok eder that.
Kuşlar ne yapıyormuş?
Sabah aç olarak çıkıyormuş. Yuvasında durmuyormuş.
Kuşlar ne yapıyormuş? Sabah aç olarak çıkıyormuş. Yuvasında durmuyormuş?
Tekrar burayı söyleyeyim. Sabah aç olarak çıkıyor. Ev bakan erkekler, sorumlulukluk alan yiğit delikanlılar. Evde vakit geçirmek yok.