Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Farzlar ·

Bu zamanın riyazatı farzlara yapışmak, haramlardan, gösterişten, şatahattan şatafattan uzak durmak

riyazat yap riyazat biz riyazatı işte az riyazat yap riyazat biz riyazatı ...


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette riyâzâtın geleneksel olarak az yemek, az uyumak, az konuşmak şeklinde bilinmesinin yanında, bu zamanın asıl riyâzâtının farzlara sımsıkı yapışmak ve haramlardan uzak durmak olduğunu tafsîl eder. Resûli Ekrem efendimizin «Allâh'ın farz kıldıklarını yerine getir, insanların en zâhidi olursun» (İbn Mâce, Zühd 1; Tirmizî, Zühd 2) hadîsi şerîfi bu çağın riyâzâtının temel düstûrudur. Geleneksel riyâzât «kırk yıl pekmez yememek» gibi maddî bir disiplin iken, bu çağın riyâzâtı gözünü haramdan korumak ve beş vakit namâzı câmide kılmaktır. Pekmez helâl ise iç, lâkin farzlara sımsıkı yapışmak daha önde gelir.

Geleneksel Riyâzât: Az Yemek Az Uyumak Az Konuşmak

Mustafa Özbağ Efendi sohbete riyâzâtın geleneksel tarîfini ortaya koyarak başlar: riyâzâtı geleneksel olarak az yemek, az uyumak, ve az konuşmak şeklinde tanırız. Bu doğrudur. Tasavvuf ehlinin yüzyıllar boyu geliştirdiği bu üç sütun nefsin terbiyesinin temel pratiğidir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Âdemoğlunun midesinden daha kötü doldurduğu bir kap yoktur» (Tirmizî, Zühd 47; İbn Mâce, Et'ime 50) buyurmuştur. Az yemek nefsin tagallübünü kırar; az uyumak ise teheccüd ile manevî yakınlığa kapı açar; az konuşmak da dilin âfetlerinden korur. Bu üç pratik İmâm Gazzâlî hazretlerinin İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn'inin Riyâzât kitâbının temel mevzûlarıdır.

Bu Zamanın Riyâzâtı Farklıdır

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir teşhîs ortaya koyar: günümüzün riyâzâtı farklı bir vurgu gerektirir. Bu zamanın riyâzâtı farzlara sımsıkı yapışmaktır. Bu zamanın riyâzâtı haramlardan uzak durmaktır. Bu zamanın riyâzâtı gösterişten ve şatafattan kaçınmaktır. Bu üslûp tasavvuf ehlinin asıl olarak şeriatı garrâya yapışmanın bu çağda öncelikli olduğunu ortaya koyar; çünki günümüzde insanların ekserisi farzları ve haramları ihmâl etmektedir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh'ın koyduğu hudûdu aşmayın; kim Allâh'ın hudûdunu aşarsa, işte zâlimler onlardır» (Bakara 2/229) buyurmuştur. Bu zamanın asıl mücâhedesi hudûdi ilâhîye riâyet etmektir.

Kırk Yıl Pekmez Yememek Misâli

Mustafa Özbağ Efendi tasavvuf tarîhinden muazzam bir misâli ortaya koyar: «Kırk yıl pekmez yememiş» denen büyük zâtın bu disiplinini takdîr ile karşılarız; lâkin ona şunu söylemek gerekir: «Gel bu zamanda — bırak pekmezi, gözünü haramdan koru, beş vakit namâzı câmide kıl.» İşte bu, bu çağın riyâzâtıdır. Helâl bir nimet olan pekmezi terk etmek ile, haram bir nimete bakmamak ne kadar farklı manevî mertebelerdir? Geleneksel riyâzât helâlden bile uzaklaşmaya odaklı iken, bu çağın riyâzâtı evvelâ haramdan uzaklaşma odaklıdır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Mü'mîn erkeklere söyle: gözlerini haramdan sakınsınlar» (Nûr 24/30) buyurmuştur. Mü'mîn evvelâ haramdan kaçınmakla mükellef; pekmez gibi helâlden uzaklaşmak nâfiledir.

Helâl Kazanmak Helâl Yemek Asıldır

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hülâsayı ortaya koyar: helâl kazanmak, helâl yemek, ancak haramdan uzak durmak asıldır. Pekmez helâl ise iç; lâkin farzlara sımsıkı yapış — bu daha önde gelir. Bu üslûp tasavvuf ehlinin günümüzdeki asıl mücâhedesinin ne olduğunu net olarak belirler. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Helâl bellidir, haram bellidir; ikisi arasında ise insanların çoğunun bilmediği şüpheli şeyler vardır. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dînini ve ırzını korumuş olur» (Buhârî, Îmân 39; Müslim, Müsâkât 107) buyurmuştur. Mü'mîn helâli haramdan ayırır, şüpheliden kaçınır; ve bu davranış onun manevî terbiyesinin temelidir.

Allâh'ın Farzlarını Yapan En Zâhiddir

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hadîsi şerîfi de nakleder: Resûli Ekrem efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuştur ki «Allâh'ın farz kıldıklarını yerine getir, insanların en zâhidi olursun» (İbn Mâce, Zühd 1; Tirmizî, Zühd 2). Bu hadîsi şerîf zâhidliğin asıl tarîfini ortaya koyar: zâhidlik dünyâdan tamâmen kaçmak değildir; Cenâbı Hakk'ın farz kıldıklarını eksiksiz yerine getirmektir. Bu üslûp tasavvuf ehlinin günümüzdeki en mühim hatırlatmasıdır. Beş vakit namâz, oruç, zekât, hac, kelimei şehâdet — bu beş şart yerine getirildiğinde mü'mîn zâhidliğin zirvesinde durur; ek nâfileler ise bu temel üzerine binâ edilen yapılardır.

Gösterişten ve Şatafattan Kaçınmak

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda bu çağın riyâzâtının üçüncü sütununu da vurgular: gösterişten ve şatafattan kaçınmak. Günümüz topluluğu reklam, görüntü, ve gösteriş üzerine kurulmuştur; ve mü'mîn bu kültüre kapılmamakla mükelleftir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Şüphesiz Allâh sizin sûretlerinize ve mallarınıza bakmaz; lâkin kalplerinize ve amellerinize bakar» (Müslim, Birr 33) buyurmuştur. Mü'mîn kalbinin sıhhati ile, amellerinin samîmiyeti ile mes'ûldür; gösterişin reklâmının değil. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de tevâzû'ı, gösterişsizliği, ve sâdeliği temel ilkeler olarak benimsemiştir; ve bu çağda bu ilkelerin tatbîki en mühim riyâzâttır.

  • Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/229; Nûr 24/30; Mü'minûn 23/1-11; Bakara 2/177; Tahrîm 66/8.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Îmân 39, helâlharam hadîsi.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Müsâkât 107.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Birr 33, Allâh'ın bakışı hadîsi.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Et'ime.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'z-Zühd 2, en zâhid hadîsi.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'z-Zühd 47, mîde hadîsi.
  • Süneni Nesâî, Kitâbü's-Sıyâm.
  • Süneni İbn Mâce, Kitâbü'z-Zühd 1.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Kitâbü'r-Riyâza.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
  • İmâm Kuşeyrî, Risâle, riyâzât bahsi.
  • Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Farzlar Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet geleneksel riyâzâtın az yemekaz uyumakaz konuşmak olduğunu, bu zamanın riyâzâtının farzlara sımsıkı yapışmak ve haramdan uzak durmak olduğunu, kırk yıl pekmez yememek misâlinin günümüzdeki manevî yorumu, helâl kazanmak ile farzlara yapışmanın asıl olduğunu, Allâh'ın farzlarını yapanın en zâhid olduğunu, ve gösteriştenşatafattan kaçınmanın bu çağın riyâzâtının üçüncü sütunu olduğunu tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Farzlar Sohbetleri