Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: Kur’ân ve Sünnet — Sayfa 10

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Kur’ân ve Sünnet(1037) — Sayfa 10/14

Kur’an ve sünnetin dışında bir ahenk varsa ne olur?

Gittiniz bir yere, Kur’an ve sünnetin dışında bir ahenk var orda, değil mi, Kur’an ve sünnetin dışında. Kardeş, bu ahenk bize göre değil! Uzak dur. Bilmeden gitmişsin, çık, durma orda. Bakın, durma orda! Yoksa o senin ayağından tutacak, harama doğru götürecek.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1297-1310. Beyitler Şerhi

Kur’an ve sünnete göre paralel evrenler var mı?

Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin ashabı, bugün batılıların bize paralel evren olarak anlattığını bize anlatıyor, tefsirde anlatıyor. Yedi kat gök ve yedi kat yeri yaratan Allah’ın o ayeti kerimesini tefsir ederken yaşadığınız, yaşadığınız bu evrenin farklı boyutlarda olabileceğini, farklı boyutlarda var olduğunu ve bu ayeti kerimeyi tefsir ederse ordaki dinleyen sahabenin bunu inkar etmesinden korktuğundan dolayı, bize küçük bir tabiri caizse bilgi kırıntısı koyuyor. Diyor ki kürsi çünkü kürsi bu noktada hani en geniş, en derin, en yüksek, muhteva açısından öyle bir yer ve kürsi diyor bu yaratılmış evrenlerin içerisinde çöldeki yüzük gibi kalır. Yani bu yaratılan evrenler, biz bunu paralel evren olarak hani batılıların tabiriyle ama bizim tabirimizle, âlemler içerisinde alem, alem içerisinde alem ve her alemin içerisine daldığınızda farklı bir alem, her perdeye geçtiğinizde, her perdeden farklı bir perdeye geçiş. Her âlemden farklı bir aleme geçiş ve hani sûfiliği Kur’an ve sünnet üzerinden öğrenip Kur’an ve sünnete bağlayacaksak o zaman alemden aleme geçiş, perdeden perdeye geçiş ve bu perdenin haricinde de mahlukatların olduğu, yaratılmışların olduğuna delil, Talak suresi ayet 12 ve Hz. Abbas’ın oğlu Abdullah bunu tefsir ederken, her alemde burdaki gibi Nuh, bu alemde tecelli etmiş gibi bir ibrahim, bu alemde tecelli etmiş gibi isa! Bakın oranın isa’sı, oranın Nuh’u, oranın ibrahim’i olarak da bunu biz nitelendirebiliriz, değerlendirebiliriz ama o alemde de demek ki Adem var. O alemde de Adem var ise o Adem orda olduğu müddetçe onlara da kitap indirildi, onlara da emir indirildi, onlara da peygamber gönderildi. Bunu batıca düşünmek istemiyorum. Batı bunu paralel alem olarak nitelendiriyor, ben batıca düşünmek istemiyorum bunu. Ben Kur’an sünnet dairesinde bu meselenin üzerinde derinleşmeyi düşünüyorum. Demek ki oranın da bir Muhammedisi var. Allahualem.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1286-1296. Beyitler Şerhi

Kur’an ve sünnete tabi olanın gözü kör olacak mı?

Kur’an ve sünnete tabi olanın gözü kör olacak değil ya. Allah’ı zikreden, sabah akşam Allah’ın rızasını arayan, sabah akşam Allah’ı zikreden, namazını dosdoğru kılan, zekatını dostları veren Müslümanların, müminlerin içerisinde barışı sağlayan, Kur’an ve sünnet dairesinde yaşayan insanların kalbi kararacak, onların gönülleri mühürlenecek değil ya.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 869-873. Beyitler Şerhi

Kur’an ve sünneti hor ve hakir görenlerin kalpleri ne olur?

Kur’an ve sünneti hor ve hakir görenlerin, Kur’andan ayeti kerimeleri hakir görenlerin, Hz. Muhammedi Mustafa’nın sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sözlerini ve sünnetlerini hakir görenlerin kalpleri kararacak ve mühürlenecek.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 869-873. Beyitler Şerhi

Kur’an ve sünnetin çizgisini aşmamak neden önemlidir?

Nefsiniz şeytan, size dokunmaz ama siz Kur’an ve sünnet çizgisini aşarsanız, o zaman kurtlar sizi parçalar. O zaman nefis ve şeytan ne yapar? Sizi parçalar. Bu çizginin en önemli noktası, farzlar ve haramlardan uzak durmaktır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 854-864. Beyitler Şerhi

Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışmak neden önemlidir?

Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışırsan, kişisel özgürlüğün yok. Yok! Her türlü melaneti işlemek için kişisel özgürlüğün var, helal dairede yaşamak için kişisel özgürlüğün yok! Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışmak için kişisel özgürlüğün yok. Bu yok! Şehvet ateşinin içerisinde kavruluyor ümmet ama Allah yolunda giden Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışan, Kur’an ve sünneti yaşamaya çalışanlar, o şehvet ateşinden yanmazlar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 854-864. Beyitler Şerhi

İslam’ın sebeplerin üstünde akıl üstü bir ilahi kitap olduğu?

Metin, İslam’ın sebeplerin üstünde akıl üstü bir ilahi kitap olduğunu belirtir. Kur’an’ın sebeplerin üzerinden yürümüş olmaması nedeniyle ilahi bir kitap olduğunu vurgular. Bu nedenle, Kur’an’ın ilahi niteliği ve akıl üstü olması, onun her zaman ve her yerde geçerli olması ve insanlar tarafından itaat edilmesi gerektiğini ifade eder.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 845-854. Beyitler Şerhi

Kur’an’ın sebeplerin üzerinden yürümüş olmaması nedeniyle ilahi bir kitap olduğu?

Metin, Kur’an’ın sebeplerin üzerinden yürümüş olmaması nedeniyle ilahi bir kitap olduğunu belirtir. Bu nedenle, Kur’an’ın ilahi niteliği ve akıl üstü olması, onun her zaman ve her yerde geçerli olması ve insanlar tarafından itaat edilmesi gerektiğini ifade eder. Bu durum, Kur’an’ın ilahi bir kitap olması ve insanlar tarafından itaat edilmesi gerektiğini gösterir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 845-854. Beyitler Şerhi

İslam’ın hukuku tamam, hukuk olarak çözümlenmiş olmasına rağmen, bazı müteşabih (muhkam olmayan) ayetlerin tam anlamının gün geçtikçe değişebileceği nedir?

Metin, İslam’ın hukuku tamam, hukuk olarak çözümlenmiş olmasına rağmen, bazı müteşabih (muhkam olmayan) ayetlerin tam anlamının gün geçtikçe değişebileceğini belirtir. Bu durum, Kur’an’ın ilahi niteliği ve akıl üstü olması nedeniyle, onun her zaman ve her yerde geçerli olması ve insanlar tarafından itaat edilmesi gerektiğini ifade eder.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 845-854. Beyitler Şerhi

Kur’an’ın ilahi niteliği ve akıl üstü olması nedeniyle, onun her zaman ve her yerde geçerli olması gerektiği?

Metin, Kur’an’ın ilahi niteliği ve akıl üstü olması nedeniyle, onun her zaman ve her yerde geçerli olması gerektiğini belirtir. Bu durum, Kur’an’ın ilahi bir kitap olması ve insanlar tarafından itaat edilmesi gerektiğini gösterir. Ayrıca, Kur’an’ın ilahi niteliği ve akıl üstü olması, onun her zaman ve her yerde geçerli olması ve insanlar tarafından itaat edilmesi gerektiğini ifade eder.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 845-854. Beyitler Şerhi

Kur’an’ın ilahi niteliği ve akıl üstü olması, onun her zaman ve her yerde geçerli olması gerektiği?

Metin, Kur’an’ın ilahi niteliği ve akıl üstü olması nedeniyle, onun her zaman ve her yerde geçerli olması gerektiğini belirtir. Bu durum, Kur’an’ın ilahi bir kitap olması ve insanlar tarafından itaat edilmesi gerektiğini gösterir. Ayrıca, Kur’an’ın ilahi niteliği ve akıl üstü olması, onun her zaman ve her yerde geçerli olması ve insanlar tarafından itaat edil.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 845-854. Beyitler Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 823-830. Beyitler Şerhi konusunda ne söylendi?

Pişmiş bıldırcın eti ile cennet helvası, bildiğiniz helva, ağaçtan topluyorlardı. Hani Musa’nın kavmi bunu yaşadı ya, çölün içerisinde, isa’nın havarileri biliyorlar, dilden dile dolaştı. Bir peygamber mucizesi. isa’ya da dediler ki söyle Rabbine. Bize gökten sofra indirsin. Neden? Onun peygamberliğine iman edecekler. isa ne dedi? Kur’an-ı kerim öyle diyor, siz haddi aşanlardan oldunuz. Neden? Benden böyle bir şey istiyorsunuz?

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 823-830. Beyitler Şerhi

Kur’an ve sünnetin dışındaki her şeyin ne olduğu nedir?

Kur’an ve sünnetin dışındaki her şey yeni bir din oluşturmaktır. Kur’an ve sünnetin dışındaki her şey yeni bir dindir, heva ve hevestir. Kur’an sünnetin üzerinde din mi var? Bakın bunun dışında mı dışında. Dindir o. Yeni bir din haramdır, küfürdür, şirktir. Durumuna göre. O zaman heva ve hevesini ne yapacak o kimse? ilahlaştırmayacak. Nefisle mücadele noktaları bunlar, ayetle sabit: ‘Ey Muhammed (sallallahü ve sellem e diyor.) Heva ve hevesini kendine ilah edinen, onların delaletine bakaraktan, Allah’ın da onları sapıklığına müsaade ettiği, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözüne perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah’tan başka kim hidayete erdirebilir? Düşünmez misin? ‘(Casiye23) Heva ve hevesini ilah edinenlerin sonu, heva ve heveslerini nilah edinenlerin sonu, kulağını ve kalbinin ve gözünün mühürlenmesidir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 772. Beyit Şerhi

Ne kitabı yazdın sen?

Yok. Roman mı yazdın? Yok. Ne yazdın? Dini kitap. Kuranı öğrenme, Kurana tabii olma, gönderilmişti, indirilmişti…Oooo, birsürü ismi var. Sen ne yapmaya yazdın ya? Ne yapmaya yazdın sen? Aaa, yok, burdaki amaç ne? Aslında amaç şu, dini hiç kimse gerçek manada anlamasın. Gerçekten! Siz o derdi Kur’an mı zannediyorsunuz onların? Bana öyle gelene diyorum. Diyor doğru söylüyorsun. Faiz haram. Alan, veren hepsi de haram. Kur’an haram etmiş mi diyorum ben, etmiş. Bağırsana ya dedim ben faiz haram diye, bakıyor şimdi bana. Kur’an yasak etmemiş mi kardeş! Biz faiz haram derken helal mi diyoruz dedim. Biz de Kur’an’a tabiyiz. Arkadaşlar, faiz haram, fuhuş haram, kumar haram, fal okları haram, domuz eti haram, kan haram, leş haram. Yemiz yiyecekler helal. Paketlenmiş yiyeceklerin hiçbirisi de temiz deyil. Kur’an diyor. Helal yetmiyor, size temiz ve helal yiyecekler size diyor emredildi ve bir de tehdit var. Eğer bundan saparsanız diyor yani siz temiz ve helal yiyeceklerden saparsanız, tehdit var. Evet, büyük tehdit var. Allah insanı koruyor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 755-756. Beyitler Şerhi

Hz. Muhammed i Mustafa’nın aleme rahmet olarak gönderildiğine dair bir ayet nerede yer alır?

Enbiya ayet 107: ‘Seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.’ Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, alemlere rahmet olarak gönderilmiş peygamberdir ve sen hangi hale geçersen geç, hangi makama doğru yürürsen yürü, her yürüdüğün yerde, her yürüdüğün perdede, Hakikati Muhammediye’den esintiler alırsın.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 750-754. Beyitler Şerhi

Allah’ın emri gelinceye kadar beklemek neden gerekir?

Eğer, babası, oğlu, kardeşi, eşi, aşireti, kazandığı malı, atı, avradı, silahı, yok işte arabası evi, barkı, makamı, mevkisi, nesi var ise bu dünyada ve dünyalık olarak, Allah’tan, Resulullah’tan ve onların yolunda cihad etmekten daha sevimli gelmeyecek. Bakın, ayet i kerime enteresan. Ayet i kerime diyor ki Allah’tan, peygamberinden ve onun yolunda cihaddan daha sevgili.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 750-754. Beyitler Şerhi

Kur’an’ın neye miras olarak bırakıldığı?

Allah Kur’an’ı ve sünneti insanlara miras olarak bıraktı. Kime? iman edene. Bir kimse iman etti, Eşhedü Enla ilahe illallah Ve Eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resuluhu dedi, o kimse imanının gereğini yerine getirecek.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 746-749. Beyitler Şerhi

Ayet i kerime öyle diyor mu?

Araf ayet 17: ‘Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım.’ Şeytanın dört ciheti. Sağından, solundan, önden ve arkadan girmesi, şeytanın sokulması. Ayet i kerime öyle diyor. Önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından, sokulacağım. ‘Böylece çoğunu şükredenler olarak bulmayacaksın’ dedi ve onlar bu noktada şeytanın önden, arkadan, sağından, solundan musallat olmasından dolayı onun gönlü karışacak, gözü karışacak, kulağı karışacak, eli ayağı karışacak, dili karışacak.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 745. Beyit Şerhi

İncil’de Mustafa’nın vasıfları nelerdir?

İncil’de Mustafa’nın, o peygamberler başının, o sefa denizinin adı vardı; sıfatları, şekli, savaşı, oruç tutuşu ve yiyişi anılmıştı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 727-733. Beyitler Şerhi

Hz. Isa aleyhisselamın geleceğini müjdeleyen hadis-i şerifte ne buyuruluyor?

‘Adem aleyhisselam çamurun içinde yatarken, ben Allah katında peygamberlerin sonuncusuydum. ilk ortaya çıkışımı size haber vereyim. Ben atam ibrahim’in duası, isa(a.s.)’ın müjdesi ve annemin gördüğü rüyayım.’ Peygamberlerin anneleri böyle rüyalar görürler.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 727-733. Beyitler Şerhi

Ahmet bin Hanbel’in Müsned’inde geçen hadis-i şerifte ne buyuruluyor?

Demek ki Hazreti Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri de Adem aleyhisselam, henüz daha hamur halindeyken, ben Allah katında peygamberlerin sonuncusuydum. isa’nın müjdesi, annemin gördüğü rüyayım. Annesi çünkü pek bir peygambere hamile olduğuna dair rüya gördü.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 727-733. Beyitler Şerhi

Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri, Hz. Isa aleyhisselamın müjdesini nasıl açıklıyor?

Annesi çünkü onun peygamber olacağını biliyordu. Annesine müjdelendi. Sen karnında bir peygamber taşıyorsun diye annesi müjdelendi. Şimdi annesini kafir yapmaya çalışan ne yazık ki insanlar var bizim içimizde. Annesi, bir peygamberi karnında taşıdığının bilincinde. Rüyasında gösterilmiş. O anne, kendisinin peygamber doğuracağını biliyor. Rüyasında görmüş. Biz ona imansız diyebilir miyiz! Allah muhafaza eylesin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 727-733. Beyitler Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 723-724. Beyitler Şerhi nedir?

Herkesin, kur’an, hepimizin kutsalı, dokunma, kutsaldır. Sünneti Resulullah, hadisler kutsalımız kardeşim, dokunma. Dokunma! Vatanımız kutsalımız, dokunma. Milletimiz kutsalımız. Dokunma! Dokunma kardeş.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 723-724. Beyitler Şerhi

Kur’an ve Hz. Muhammed’in tarihsel metinlerin doğruluğunu nasıl kanıtlar?

Bunların tarihi birer delilleri yok. Bunları ispat eden, bunları var diyen kur’an var ve bunların varlığını beyan eden, Hz. Muhammed iMustafa var sallallahü ve sellem . Bugün isevilerin iseviliklerinin delili, kur’an ve Muhammed i Mustafa(s.a.v.)’dir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 722-723. Beyitler Şerhi

Sünnetin manası nedir?

Sarık sarmanın manası, sünnete uymaktır. Aslında sarık sarmanın manası meleklerin ayak izlerini takip etmektir. Sebep? ilk sarıklı bir şekilde Cebrail Aleyhisselam indi yeryüzüne. Bedir Savaşı’nda. Arkasındaki meleklerin de hepsinin de başında sarık vardı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 710-714. Beyitler Şerhi

Kehf Suresi, ayet 28 ne anlatır?

Kehf Suresi, ayet 28: ‘Nefsini sabah-akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber tut. Gözlerin dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan başka yana sapmasın. Kalbini bizi anmaktan, zikretmekten alıkoyduğumuz keyfine uyan ve hep aşırılık olan kişiye itaat etme.’ Kehf Suresi, ayet 28. Hz. Allah, Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerine, ‘sen olmasaydın bu varlık alemini yaratmazdım’ dediği peygamberine, varlığın evveli, peygamberlerin manen evveli, zahiren sonucu olan Hz. Muhammed i Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem, ‘onunla bugün dininizi tamam ettim’ dediği Muhammed i Mustafa(s.a.v.), şefaatkârımız Muhammed i Mustafa Sallallahu ve sellem ve Adem’den itibaren bütün peygamberlerin geleceğini müjdelediği, muştuladığı Muhammed i Mustafa(s.a.v.). Ona diyor, Sallallahu Aleyhi ve sellem ‘e ‘nefsini sabah akşam rızasını isteyerek, Rablerine yalvaranlarla beraber tut.’ Peygamberine diyor bakın. Peygamberine diyor ki ‘sabah akşam Allah’a yalvaranlar var ya, evet, nefsini onlarla beraber olmaya zorla, tut onlarla beraber.’ Gözlerin, dünya hayatının süsünü isteyerek, onlardan başka yana sapmasın. Hani dünya hayatının süsünü isteyenler var ya. Evet? Dünya hayatının süsünü ve dünya hayatının süsünü isteyenlere gözlerin sapmasın. Bırak milletin villasından, arabasından, katından, yatından, fabrikasından uğraşma. Gözün onlara sapmasın. Oooo, şöyle villası varmış, şöyle arabası varmış, şöyle fabrikası varmış… Vardır kardeş. Allah’ın yanında ne? Bildiğimiz var mı?

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 710-714. Beyitler Şerhi

Allah’ın zikrine ne kadar önem verilmektedir?

Devam ediyoruz kimlermiş mana ehli? ‘Onlar ki Allah zikredildiği zaman kalpleri titrer. Başlarına gelenlere sabrederler, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan dağıtırlar, infak ederler.’ Hac Suresi, ayet 35. ‘Onlar ki Allah zikredildiği zaman kalpleri titrer’, hadis-i şerifte buyurdu ya ‘Allah’ın öyle kulları vardır ki onlar görüldüklerinde Allah hatıra gelir.’ Ha, o zaman ne yapacağız? O zikrederken kalpleri titreyenleri bulacağız. Gördüğümüzde Allah hatıra gelenlerin yanına gideceğiz. Hani var ya, bir hadis i şerif daha: ‘insanların bir kısmı zikrullahın neyiydi? Anahtarıydı. Onlar ne yapıyorlardı? Allah’ı zikrettiriyorlardı. Zikrin anahtarı şimdi hep beraber Lailaheillallah Muhammedenresulullah dedik, zikrullahın anahtarı olduk. Hep beraber topluca Allah’ı zikretmiş olduk, buradan af olmuş olarak kalkacağız şimdi.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 710-714. Beyitler Şerhi

Fitne kavramı Kur’an ve hadislerde nasıl eleştirilmiştir?

Ayet i kerime: ‘Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür.’ Bakura ayet 191. Yine Enfal, ayet 73: ‘Kafirler birbirlerinin dostları, yardımcılarıdır. Eğer Allahu Teala’nın emirlerini yerine getirmez, kendi aranızda dost olmazsanız, yeryüzünde kargaşa, fitne ve büyük fesat çıkar’ Enfal 73. Kafirler birbirlerinin dostları, kafirler birbirlerinin dostları. Sen diyorsan ki Allah bilmiyor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 703-705. Beyitler Şerhi

Kafirler birbirlerinin dostları mı?

Kafirler birbirlerinin dostları, yardımcılarıdır. Eğer Allahu Teala’nın emirlerini yerine getirmez, kendi aranızda dost olmazsanız, yeryüzünde kargaşa, fitne ve büyük fesat çıkar. Enfal 73. Kafirler birbirlerinin dostları, kafirler birbirlerinin dostları. Sen diyorsan ki Allah bilmiyor, Allah yolunu açık etsin. Ne tarafa doğru gidiyorsan, o tarafa doğru git.Kafirler birbirinin dostları. Sana dost olmazlar. Senin devletine dost olmazlar. Ya senin devletin de kafirdir. O zaman devletine dost olurlar ya senin yaşadığın ülkede kafirdir. O zaman sana dost olurlar. Sen başka bir ayet i kerimede de peygamberine diyor ya sallallahü ve sellem e: ‘Sen onların dinine dönmedikçe, onlar seninle savaşmayı bırakmazlar.’ Siz Hristiyan ve Yahudi olmadığınız müddetçe, Yahudi demeyelim, Musevi diyelim. Yahudi olamazsınız çünkü. Yahudi olabilmeniz için Yahudi ırkına sahip olmanız lazım. Aslında Musevi de olamazsınız, Musevi olabilmeniz için de Yahudi ırkına sahip olmamız lazım. Ben Musevi olacağım diyorsanız senin bütün secereni dökmeleri lazım. Gideceksin bir havraya, havranın ordaki yetkilisine müracaat edeceksin. Diyeceksin ki ben Yahudi olabilirim, sülale olarak ondan sonra diyeceksin, bakacaklar kayıtlarda var mı yok mu. Hoş mossadın elinde şimdi hepsi de bütün kayıtlar. Bütün Yahudiler kayıtlıdır dünya üzerinde. Kayıtlı olmayan hiçbir Yahudi yoktur. Bütün secereleri ile beraber, bütün secereleri ile beraber, sülaleleri ile beraber, akrabaları ile beraber. Onlar zaten kendi secerelerini de normalde takip ederler. Yani içinizde birisinin mesela sülalesi Yahudiliğe dayanıyorsa, bulurlar onu. Barzani ne dedi? Biz aslında Yahudiyiz dedi, buldular onu. Şimdi mesela doğu ve güneydoğudaki kürtlerin üzerinde müthiş çalışmalar yapıyorlar. Doğu ve Güneydoğu’daki kürtlere diyecekler ki sizler Yahudisiniz. Kuzay Iraktakilere dediler mesela. içlerinde Yahudi olanlar var mı, var. Nasıl şu anda Türkiye’de Yahudiler var, adı işte aslında Yahudi ismi ama biz onu ismail biliyoruz, isa biliyoruz. isa koymazlar da onlar, Davut koyarlar. Aslında Davut değildir, Yaseftir, Yusuf derler. Var, Türkiye’de çok Yahudi var ve biz onlara bir de Selamünaleyküm dersin onlar Aleykümselam derler veya senin yanına da geldiğinde Selamünaleyküm derler. ilk kendilerini meydana çıkarmazlar. Sen onu Müslüman zannedersin, öldüğünde bilirsin ki havradan kalkar cenazesi. Öldüğünde anlaşılır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 703-705. Beyitler Şerhi

Fitne, imtihan ve bela kavramları arasında nasıl bir ilişki vardır?

‘Sana Miraç’ta gösterdiğimiz temaşayı halk için bir fitne, imtihan yaptık.’ isra 60. Cımbızdan çekilmiş ayetler bunlar. Miraç’ta Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve sellem hazretlerine gösterilen enstantaneler var. işte zina yapanların halleri, içki içenlerin halleri, faizcilik yapanların halleri, bunlar gösteriliyor. Bunların hepsi de gösteriliyor Hazreti Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerine. Bunlar gösterildiğinden manada tabii son nokta, bir tartışma daha kopuyor ya, Cenab ı Hakkı gördü mü görmedi mi? Bakın, ayet i kerimede diyor ki ‘sana Miraç’ta gösterdiğimiz temaşayı halk için bir fitne, imtihan yaptık.’ Aslında Allah her şeyi açık beyan ediyor. Ardından başka ayet i kerime, Tegabun 15: ‘Mallarınız, çocuklarınız sizin için fitnedir yani imtihandır. Yine Ankebut 3: ‘Biz onlardan öncekileri de fitneden geçirdik yani imtihandan geçirdik.’ Ha demek ki bir imtihan da adı fitne olarak geçiyor. Devam edelim, sıkılmadınız değil mi? Bela, müsibet, manasında. ‘Bir fitne olmayacak sandılar da kör ve sağır kesildiler.’ Yani başlarına bir bela, başlarına bir sıkıntı gelmeyecek zannettiler. Haramlarda yüzmeye devam ettiler. Allah’a isyanda devam ettiler. Allah’a tuğyanda devam ettiler. Allah’ın gözünün içine baka baka, Cenab ı Hak’kın sınırlarını, haddini aştılar, topluluk olarak. Allah da onları kör ve sağır etti. Manevi kör ve sağırlık bu. Sen harama devam edersen, manevi kör ve sağır olursun. Hak ve hakikati görmekten uzak olursun. Tövbe et. Sen bir günah ı kebairin pençesinde durduğun yetmiyormuş gibi ikinciye üçüncüye dördüncüye beşinciye dalarsan, sen kör ve sağırlardan olursun. Ondan sonra bir derste bir kimse Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerini rüyamda gördüm, rüyada gördüm dediğinde dersin ki sen hadi ya yalan söylüyor. Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve sellem bu zamanda rüyada mı görülmüştür. Sen haramların içerisinde yüzersin, öbürküsü gece kalkar Allah’ı Zikreder, haram der, uzak durur haramlardan, kimsenin kalbini kırmayayım, incitmeyeyim diye düşünür. Bu dünyada yolcu gibi yaşar. O Hz. Muhammed i Mustafa(s.a.v.) ile görüşür, konuşur. Sen de oturursun orda bunlar yalan söylüyorlar. Bunlar kafayı yemişler. Bunlar böyle şey mi olurmuş dersin. Neden? Senin kulağın sağır çünkü. Sen hakikati duymaktan uzaksın. Sen aklını ilahlaştırmışsın. Sen bilgini ilahlaştırmışsın. Kendince kendi aklının öngördüğünü hak görüyorsun, farkında değilsin. Kendince kendi okuduğun kitabı ilahlaştırmışsın. Kur’an’ı kendine rehber etmemişsin. Hz. Muhammed i Mustafa(s.a.v.) ‘in izinden gitmiyorsun. Zikirle alakan yok, namazla alakan yok, tesbihatla alakan yok, hayır hasenatla alakan yok, güzel ahlakla alakan yok.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 703-705. Beyitler Şerhi

Kur’an ve sünneti yaşamanın önemi nedir?

Eğer siz gerçekten kur’an ve sünneti yaşarsanız, müşrikler derler ki bunlar deli. Eğer sizin hayat standardınızı, kur’an ve sünnete olan bağlılığınızı, kur’an ve sünneti yaşamanızı gören bir kimse siz delisiniz diyorsa, kalbinizin bir köşesinden şunu söyleyeyin. Bu müşriklerden. Ancak müşrikler, müminleri deli zanneder. Bunlar deli der. Ancak müşrikler, mümine ancak müşrikler deli der. Mümini ancak müşrikler deli der, kötüler. Mümin’in dostu ancak müminlerdir. Müminin üzerinde imanından dolayı birisi bir laf söylüyorsa ya müşriktir, ya isevilir, ya Musevidir, ya ateisttir, ya deisttir, ya münafıktır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 703-705. Beyitler Şerhi

Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri, Allah’la görüşmek, konuşmak istiyorsa ne söylüyor?

Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri, kim Allah’la görüşmek, konuşmak istiyorsa kur’an okusun, buyurmuştur. Kur’an, Allah’ın kelâmıdır. Ama bu kelam, Muhammed i Mustafa’nın dilinden südur etmiştir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 673-692. Beyitler Şerhi

Kur’an ve sünnetin birlikte nasıl değerlendirilmelidir?

O yüzden kur’an-ı Muhammed i Mustafasız anlamaya çalışanlar, akılsızın, cahilin, cahilin ta kendileridir. Kur’an’ı, Muhammed i Mustafasız, sallallahü ve sellem hazretleri olmadan yaşarız diyenler, ahmağın, ahmağın, ahmağın taa kareköküdür. Cehalet onlarda dip yapmıştır. Hadi gelin ‘sen atmadın, ben attım’ ayet i kerimesini Muhammed i Mustafa(s.a.v.)’siz anlayın. ‘Sen atmadın, ben attım’. Hadi anlayın Muhammed i Mustafa (s.a.v) ’siz. Birisi geldi, size bir tokat vurdu. Ne vurdun? Ben vurmadım. O vurdu dedi. Ne cevap vereceksiniz ona? Sen öldürmedin, ben öldürdüm dedi. Diyorlar ya ahmaklar bize sadece kur’an yeter. Biz başka bir şeye bakmayız. Geldim, ben seni öldürdüm. Cevabım da hazır. Ben öldürmedim, o öldürdü. Ne cevap vereceksiniz? Geldi malınızı aldı. Ne o, nerden aldın? Ben almadım o aldı. Ya nasıl? Basbayağı. Ne mana verecek? Böyle yaparaktan, söz tatlı çünkü arkası acı. Bir de söz ne? Siz kur’anı yetersiz mi görüyorsunuz? Biz kur’an’ı yeterli görüyoruz. Siz yetersiz görüyorsunuz. Sebep? Siz çünkü kur’anın emri olan ‘Muhammed’e(s.a.v.) uy’ kısmını almıyorsunuz. Allah ve Resulüne itaat edin, Resulüne nasıl itaat edeceksin? Attık hadisleri, sünnetleri de artık. Hadi bana Resullah’a itaat etmeyi söyle. Nasıl itaat edeceğim ben peygambere? Evet!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 620-629. Beyitler Şerhi

Kur’an-ı Kerim’in belagatı ne kadar kuvvetlidir?

Hz. Muhammed i Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem hazretleri zuhur etmezden önce Mekke öyle bir edebiyat şehriydi ki öyle şiirler yazarlar, öyle belâgatı kuvvetliydi ki herkes yazmış olduğu şiiri alır götürür Mekke’nin duvarına asar, Mekkeli müşrikler o şiirleri okurlar, kendilerinden geçerler, o şiiri yazan kimselere bahşişler verirlerdi. O şair altına ismini yazardı. Öyle nükteli sözler, öyle belagatlı sözler, öylesine belagatlı sözler söylerlerdi ki sanki o sözün üzerine bir söz konmazdı. Ta ki Hz. Muhammed i Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem hazretlerine peygamberlik tebliğ edildikten ve kur’an’ın ilk ayetleri inmeye başladıktan sonra. Ne zaman ki ilk ayetler gelmeye başladı, o şiir yazanlar gece karanlığında Mekke’nin duvarında asılı olan şiirlerini utançlarından almaya başladılar. Çünkü o belagatın üzerine bir belagat yoktu. O yüzden Cenab ı Hak, belagatına belâgat katıp şatahatına şatahat katıp, şatafatına şatafat kaıp, kur’anında haykırdı. Ey insanlar, cinliler, varlık alemi! Hadi, kur’an’a eşdeğer bir harf getiririn. Bindörtyüz yıldır getiren olmadı. Bundan sonra da getiren olmaz. O yüzden ümminin ağzından konuşan oydu. O yüzden dedi. O heva ve hevesine hiç konuşmadı. Sizin arkadaşınız şaşırmadı delirmedi de. Ya? O, Allah’ın dediklerini söyledi. O şaşırmadı. O delirmedi. O heva hevesinden de konuşmadı. Ya? Ondan konuşan Allah’tı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 530-534. Beyitler Şerhi

Kur’an ve sünnetin rolü nedir?

O kur’an ve sünnetin hukuku ile kendini dizayn edeceksin. Kalbinde Allah’ın zikri olacak. Kalbinde Allah’ın zikri olunca, merak etme, içeride Cenab ı Hakkın nuru inkişaf edecek. Bir tane daha örneğin Mustafa Özbağ var içeride. Bir tane daha, kalpte. içerde bir tane daha sen varsın. O içerdeki seni, içerdeki seni oluşturacak olan şey, farzları yerine getirmek, nafilelerle Allah’a yaklaşmak, Allah’ı sevmek, haramlardan uzak tutmak kendini. Devamlı Allah’ın zikri ile haşır neşir olmak. Bu zikrullaha düşman olanlara bakmayın. Bu zikrullaha düşman olanlar, sufilere düşman olanlar, şeytanın elinde oyuncak olanlar, şeytanlaşmış olanlar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 515-524. Beyitler Şerhi

Allah’la uyanıklık ne demektir?

Asıl uyanıklık, Allah’la olacak. O kimse Allah’ı tanıma, Allah’ı bilme, kur’an-ı kerim’e uyma Sünnet i Resulullah’a tabi olma da uyanıklık olacak. Asıl uyanık o. Asıl akıllı, asıl akıllı, kur’an ve sünnete uyan kimsedir. Asıl makul insan kuran ve sünnete uyan insandır. Asıl iyi insan etrafına zarar vermeyen insandır. O zaman etrafına zarar vermeyendir asıl akıllı. Asıl akıllı etrafına faydası olandır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 410-419. Beyitler Şerhi

Kuran’ın bize hükmetmesini isteyenler kimlerdir?

Muaviye ve askerleri, kur’an-ı kerimi bütün herkes mushafları üzerinden çıkardılar, taktılar kılıçlarının ucuna mızraklarının ucuna. Kuran’ın bize hükmetmesini istiyoruz dediler.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 319-324. Beyitler Şerhi

Kuran’la aldatmak ne demektir?

Sizi Allah’la kandırırlar. Sizi Peygamber efendimiz sallallahü ve sellemle kandırırlar. Bizi kur’anla aldatacann bizi! Memleketin savcılarının dava açması lazım ona.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 319-324. Beyitler Şerhi

Ayet i kerime ne anlatmaktadır?

Ayet i kerime: ‘Sizden ücret istemeyenlerin peşinden gidiniz.’ Ben bakıyorum, arkadan, ücret istiyor mu? Ücret istiyor. Ha, kendine istemiyormuş. Ya kardeş, kime istiyorsa istiyor. istiyor mu, istiyor. Diyorum ki ya Mustafa Özbağ, bunun kokusu bir gün çıkar, bekle.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 319-324. Beyitler Şerhi

Kur’an ve sünnetin dışındaki her şey afettir mi?

Kur’an ve sünnetin dışındaki her şey afettir, afet. Ya sen ondan iyi mi biliyorsun, deme. Git bak, araştır. Adama bir şey, kur’an ve sünnet dahilinde bir şey söylüyorsun, adamın şeyhi var. Sen bizim şeyh efendiden iyi mi biliyorsun! Kardeşim senin şeyhini bilmem, ben sana kur’an ve sünneti anlatıyorum.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 280-289. Beyitler Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 228-229. Beyitler Şerhi nedir?

Müslümanız. Biz müslümanız. Eşimizi korkutmayız, çocuklarımızı korkutmayız. Gelinlerimizi korkutmayız. Damatlarımızı korkutmayız. Biz müslümanız. Komşularımızı korkutmayız. Biz müslümanız. Beldemizde bulunanları korkutmayız. Hayvanları korkutmayız. Kuşları korkutmayız. Böcekleri korkutmayız. Biz müslümanız. Yakarak hiç kimseyi cezalandıramayız.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 228-229. Beyitler Şerhi

Kur’an, baştan başa bir mânâ denizi midir?

Kur’an, baştan başa bir mânâ denizidir. Kur’an harfinden noktasına kadar en küçücük ayetinden, en büyük ayetine ve suresine kadar mana denizidir. Mana noktasıdır okuyana. Eğer mânâ noktasından bakarsan, Kur’an bir ummandır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 10-16. Beyitler Şerhi

İnsan ayna hükmünde mi?

Allah muhafaza eylesin. Şunu düşünebilirsiniz yani insan ayna hükmünde ise bunun delili nedir mesela Cenab-ı Hak hadis-i şerifte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vessellem hazretleri buyurdu ki: ‘Allah Âdem’i kendi suretinde yarattı.’ Buhari’de geçer, İmam-ı Hambel’de geçer, diğer hadis kitaplarında da bunu bulmanız mümkün. O zaman insan ilahi varidatların merkezi hükmünde olurken Cenab-ı Hak onu zaten ona mazhar yaratmıştır. Bakın ona mazhar yaratmıştır. Bu insanın fıtratında vardır. İnsan fıtrat olarak hep böyle kendince iman etti, bakın kendince iman etti ve sevdiği peşinden koştuğu ona benzemek ister. Bakın ona benzemek , ona benzeme isteği, bu istek, bu fıtrat onda yaradılışta vardır. Çünkü Cenab-ı Hak onu yaratırken kendi suretinde yarattı. Kendi suretinde yarattığı için o her daim o kendi mabuduna benzemek isteyecektir.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Hakikat Kapısı: İlâhî Varlığa Kavuşmak

Kuran’dan bir tek ayeti kerimeyi kimse kaldıramaz mı?

Kuran’dan bir tek ayeti kerimeyi hiç kimse kaldıramaz, Kur’an’a yeni bir ayeti kerime hiç kimse koyamaz, Kuran’dan bir kelimeyi kimse silemez, Kuran’a ilave bir kelime de kimse koyamaz.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Hakikat Kapısı: Birliğe Yönelmek

Kur’ân zikri nedir?

Yüz çevirdikleri bu Kur’ân gerçekten bir zikirdir. Elbişin cahit, dileyeyen onun zikreder. Elaltın cahit, ancak Allah, delersen zikreder. Allah kendinden korkulmaya hafif etmeye daha alayektir. Bunun meallere bakarsanız, enterasan bir şekilde meallere de bu ayetikerme, zikir yerine, övüt olarak çevirmişler. Yani meallere baktığınızda, hayır, hayır, yüz çevirdikleri bu Kur’ân gerçekten bir övüt durs. Mealli olarak böyle çevirmişler ama, ayetikermenin, normalde aslında zikir olarak geçiyor, maçlar olarak. E şimdi yine elbişin cahitte de, hani dileye, onu, hani bu övütü, dinler olarak.

Kaynak: (NASİHAT/49) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 11.12.2025

Kur’an’da zikir ayetleri nasıl örtülmüştür?

Yedi yüz tane ayet keremayı örtmüşler Kur’an da. Yedi yüz tane zikir ayetini örtmüşler. Altı bin altı yüz altmış altı ya. Yüzde onu zikirle alakalı. İlâhî ya da diyaneti hüyanete el bir lüketmiş hepsi de. El bir lüketmiş. Zikirle ağlakalı yedi yüz ayetikeremayı örtmüşler. Ve Allah muhafaza elesin. Bu insanları Allah’ı zikirden uzaklaştırmışlar. Allah’tan docaklaştırmışlar.

Kaynak: Mevlana’yı Anma – Regaib Kandili Sohbeti – 25.12.2025

Kur’an ve sünneti savunan topluluklar ne yaparlar?

Kur’ân, ve sünneti savunan Kur’ân, ve sünneti yaşayan tebliğ eden Kur’ân, ve sünneti bütününü insanlara bu noktadan nasihat eden topluluklar olacak. Ve bu topluluklar bu insanlar hiçbir şeyden korkmadan hiçbir şeyden yılmadan Kur’ân, ve sünneti yaşanması, ve yaşatılması.

Kaynak: (NASİHAT/10) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 7.12.2023

Hak ve hakîkat yolunda mücadele eden topluluklar neden içkiyle mücadele eder?

Zavalladamın ne işi var ki? Zavalladamın işin yok, o zaten. Sarhoş kardeşim. Onun da demişler ki, içiyor. Onu içirenle mücadele edeceğim. Yani, sinek, ve değil, sevili sinek, ve değil. O göğe, o normada, bataklı, kurutman lazım, bataklık ne, batıl ne, batıl ne, batıl o zaman, Kur’ân, ve sünnetin dışında ki her şey, fikir, sefe, düşünce, kalmın, kaide, ne ararsanız var mı? Bu ne, bu batıl, bakın özü bu, bu batıl kim savunuyor? Bu batıl savunanın bilcez ki, onu göre fikir yürüccesi, biz batılak karşıyız, batıl ne, hakkın karşısında olan, zıttı.

Kaynak: (NASİHAT/10) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 7.12.2023

Kur’ân-ı Kerîm’de Peygamber Kıssalarının Tekrarı neden yapılmaktadır?

Kur’ân-ı Kerîm malûm, müşriklerin çeşitli vesilelerle sordukları sorulara, ve o esnada yaşanan hâdiselere göre nâzil olmuştur. Cenâb-ı Hak, her sûrede farklı bir hikmete binâen aynı kıssanın değişik yönlerini ortaya koymuştur. Bu tekrarlar aslında birer tekrar değil, her birinde farklı bir ders, farklı bir ibret, farklı bir hikmet vardır. Her sûrede kıssanın farklı bir veçhesi vurgulanmış, muhâtabın o andaki ihtiyacına göre bir yönü öne çıkarılmıştır.

Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi – 21.12.2023

Kur’ân-ı Kerîm’de kıssaların tekrarlanması neden olur?

Kur’ân-ı Kerîm’de kıssaların farklı sûrelerde tekrarlanması meselesi için bkz. Bedreddin ez-Zerkeşî, el-Burhân fî Ulûmi’l-Kur’ân , c. 3, "el-Mükerrer" bahsi; Süyûtî, el-İtkân fî Ulûmi’l-Kur’ân , "Tekrar" bölümü.

Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi – 21.12.2023

Kur’an’da geçen mucizevi ayetler neden önemlidir?

Örneğin evrenin sonu evrenin genişlemesi anne karnındaki katmanlar in inmesi ayetleri ve. Bu zamanda öğretiliyor ayetler indiğinde o zaman Peygamberimiz sahabeye nasıl anlatırdı sahabe nasıl anlardı.

Kaynak: (NASİHAT/26) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 03.10.2024

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları