Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Zikir Meclisine Kimlere Yasak Konulabilir?
Bir kimse zinâ etse, onun zikrullâha gitmesini yasaklayamazsınız. Hırsız olsa yasaklayamazsınız. İçki içse yasaklayamazsınız. Hatta bir kimse buraya içkili gelse, kafası kıyak olsa, 'ben Allah'ı zikredeceğim' dese, siz onu buradan yasaklayamazsınız. 'Sen bu halle burada zikrullâha giremezsin' diyemezsiniz.
Bir kimse dergâh olarak bağınızı kesebilirsiniz. 'Kardeş, senin dersini aldık, bundan sonra bizim dersimizi çekme, kendine yeni bir şey ara.' O kimseyi yine zikrullâh halakasından atamazsınız. 'Sen bu meclise gelmeyeceksin, yasak' diyemezsiniz.
Kime dersiniz? Bir kimse gelir, burada bu cemaati ifsad etmeye çalışıyordur. Meselâ burada para satmaya kalkıyor, fâizcilik yapıyor, burada nâmussuzluk yapmaya çalışıyor. Ona dersin ki: 'Bunları yapacaksan gelme kardeşim.' Ama öbür türlü siz bir kimsenin zikrullâhını yasaklayamazsınız, Allah muhafaza eylesin.
Adam diyor ki ben işte bir iki mesele soruyor, söylüyorsun, anlatıyor. Bu böyledir, şu şöyledir. 'Ben o dergâha gitmiyorum o zaman' diyor. 'Kardeş, zikirsiz kalma, git! Orada hata da olur, kusur da olur, eksiklik de olur, noksanlık da olur, her şey olur. Burada da olur. Sen zikirsiz kalma. Sen zikir halakasına git, otur, Allah'ı zikret.'
Rant Nedir?
Bir kimseye ayağa kalkılması bile ranttır. Bir kimseye bir öncelik tanınsa bile ranttır. Önce yemeği ona götürseler bile ranttır. Bir soğuk su getirseler ona, onun için bile ranttır. Bir kimsenin sohbetinin, zikrinin, çavuşluğunun, zâkirliğinin, halîfeliğinin, şeyhliğinin karşılığı bu olmamalıdır.
Birisi onun önünde el pençe dîvan durmasını istiyorsa, boynunu bükmesini istiyorsa bu bir ranttır. Bu Allah için yapılmış bir şey olmaktan çıkar. Hattâ yapmaya kalkarlarsa bunu engellemeye, önlemeye çalışacak; engellemezse oradan nemalanıyor demektir.
Türkiye Dârü'l-İslâm mıdır?
Türkiye Cumhuriyeti lâik, demokratik, insan haklarına saygılı bir sosyal hukuk devletidir. Türkiye budur, Türkiye asla İslâm devleti değildir. Bir kimse Türkiye dârü'l-İslâm diyor ise, gerçekten bunun fetvâsı çok tartışma götürür. Hatta Türkiye'nin dârü'l-İslâm olduğunu söyleyen kimse, anayasaya aykırı hareket etmekten değil, anayasayı ve düzeni bozmaktan cezaevini boylar. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin temel nitelikleri arasında İslâm devleti olmak yoktur.
Türkiye'nin dârü'l-harp olduğunu ölen Süleyman Demirel de söylemiştir. "Süleyman Demirel dârü'l-harp açıklaması" diye aratırsanız bulabilirsiniz.
Dergâhta Kavga Olur mu?
Olur. Dervişlik yolundayız diye herkes derviş değildir. Daha derviş olamamışlar. Derviş olunca bunlar olmaz; ama bir dergâhta herkes derviş değildir. Abdülkâdir Geylânî hazretleri ile Ahmed er-Rifâî hazretleri dergâhta sohbet ediyorlarmış. Bir heyet gelmiş, şeyh istemiş. Geylânî hazretleri dergâhın çaycısını vermiş. Sonra Rifâî hazretlerine dönüp 'İyi ki şeyh istediler; derviş isteseler sen gidecektin' demiş.
Cumhurbaşkanı'nı Mâneviyat Yönlendiriyor mu?
Birisini mâneviyat yönlendirecekse o kimse sahih rüyalarla yönlenir, kalbine gelen ilhâmla yönlenir. Böyle bir şey varsa bilemeyiz, olabilir.
Şaka Maksadıyla Kâfir Demek Küfre Düşürür mü?
Evet. Bir Müslümanın din kardeşine şaka maksadıyla gâvur, kâfir gibi kelimeler söylemesi doğru değildir. Allâh muhâfaza eylesin. Bu tür sözlerden uzak durulmalıdır.
Evlilik Görüşmesinin Sınırı Ne Olmalıdır?
Üç sefer görüşme ile ilgili bir hadîs okumuştum ama yerini bulamadığımdan bu sözümü şimdilik rafa kaldırıyorum. Hadîs-i şerîfi buluncaya kadar üç sefer demeyeceğim. Ama normalde evlilik görüşmesi ne kadar sürecek? Makul süresi ne kadar olur? Görüşüldü, konuşuldu; sonrası flörte girmeyecek mi? Kızın annesi babası ne düşünecek? Burada sıkıntılı bir durum çıkıyor ortaya.
Bir erkek veya kadın nefislerine tatlı geldi diye boyuna görüşüyorlar. Minnet beş yıl görüşüyor, altı yıl görüşüyor. Evleniyor, yedi gün sonra boşanıyor. Yeni bir boşanma modeli çıkmış: erkek dinini değiştirmiş, boşanabilmek için.
Dervişlikte İniş Çıkış Yaşanması Normal midir?
Yola her gün yeni başlamış gibi başlarsanız bunları yaşamazsınız. Ama iniş çıkışlar yaşandı diye ümitsizliğe düşmemek lâzım. Derslerinizi çekeceksiniz, istikâmetinizi düzgün tutacaksınız. Dersini çekmek, derse gitmek o kimsenin istikâmetini düzgün tutar. Ne olursa olsun mahallende, şehrinde nerede bir ders varsa muhakkak derse gideceksin.
Midye Yemek Câiz midir?
İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe hazretlerine göre balık ve türevlerinin haricinde deniz ürünleri câiz görülmemiştir. İmâm Şâfiî hazretleri ise meşhur sözüyle "Babam çıksa yerim" demiştir. Deniz ürünleri öğretim üyesi Halit Kuşki'ye sordum: Günlük yedi kilo midyeyi yedi sene boyunca yese bir kimsenin sağlığına bir zararı yoktur, dedi.
Midye ile ilgili asıl mesele, midyenin pişirilirken içindeki necâsetiyle birlikte pişmesinden kaynaklanmaktadır. Normalde necâset câiz değildir. Tavuk câizdir ama necâsetle beslense hemen yenmez; koyun câizdir ama necâsetle beslense hemen yenmez. Bunun gibi midyenin içi necâsetsiz bir şekilde pişirilirse yenilir.
Aşılama ve Tüp Bebek Yaptırmak Câiz midir?
Eğer aşılama veya tüp bebek kadının nikâhlı kocasından yapılıyorsa bunda bir problem yoktur. Sperm bankalarından sperm kullanıldığına dair şehir efsaneleri olabilir; ne kadar doğru bilinmez. Ama babanın kendi sperminden oluyorsa bunda bir sıkıntı yoktur.
Namaz Kılarken İçimizden Dua Etsek Namazımız Bozulur mu?
Namazın içerisinde Kur'ân'dan ancak bir şey söyleyebilirsiniz. Kur'ân'ın dışında başka bir kelâm konuşmak namazı fâsid eder. Ama namazın içerisinde dua etmek isterseniz Kur'ân-ı Kerîm'de geçen dualardan edebilirsiniz; bunda bir sıkıntı olmaz.
Cehennem Ehli İçin Cehennem Nimet midir?
Bütün ismi şerîfleri varlığa nimettir. Cehennem ehline celâliyet ve kahhâriyet nimettir. Nasıl leş akbabaya nimet ise, nasıl bok böceği necasetten lezzet alıyorsa, cehennem ehli de cehennemden öyle lezzet alacaktır. Cehennem ehline cehennem nimet gibidir. O kendince cehenneme intibak sağlar, orada hayat devam ettirir.
Bakarsınız bir kimsenin hayat standardı sizinkine uymaz ama köprünün altında bir kartonun üzerinde durmak onun için nimettir. Siz onu eve götürseniz bir gün sonra tekrar oraya gelir. O kendi kültürünce, kendi seviyesince yaşadığı hayat onun için nimettir.
Bir başkası için zulmet olan, bir başkasına nimet oluyor. Bir başkası için kahır olan, bir başkasına selâmetlik oluyor. İlaç zehirden yapılmadır ama hastaya şifa olur. Normal şartlarda o zehri yese ölür ama hastalığına derman olunca nimet çıkar içinden.
Tasavvufa Nasıl Girilir?
O zaman tasavvuf yoluna giren bir kimse: birincisi farzları tamamen yerine getirmeye gayret edecek, ikincisi nafilelerle Allah'a yaklaşmaya gayret edecek, üçüncüsü Allah'ı sevecektir. Topluma karşı da görevleri ortaya çıkar; insanlara Kur'an'ın sünnetini, güzel ahlakı, Allah'ı sevmeyi tebliğ etmek her Müslümanın üzerine farzdır.
Girmek için de sufiliğin üstadı, yolun üstadı konumundaki Allah dostlarından, velilerden birisine intisap etmelidir. İstihâre yapmalı, istişâre yapmalı, sormalı, soruşturmalıdır. Bu konuda Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat noktasında duran, Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışmış, zahir olarak bu vasıflara sahip bir kimse bulursa gidecek, ona intisap edecektir.
Dâvâda Galip Gelmek İçin Özel Dua Var mıdır?
Sûfîler böyle şeylerle uğraşmazlar. Biz Allah'ı zikrederiz, Allah'a dua ederiz. Bizim bu noktada özel tasnif edilmiş vekfiler, özel tasnif edilmiş zikirler, özel tasnif edilmiş dualar — böyle şeyler olmaz bizde.
Ateiste Allah'ı Nasıl Anlatırız?
Bırakın adam ateist kalsın. Ne uğraşıyorsunuz? Adam inanmış, ateist inancı var. Bir inanç sahibini yolundan döndürebilir misin sen? İnanmak farklı bir şeydir. Bir Hristiyanı siz yolundan döndürebilir misiniz?
Vahdet-i Vücûd Nedir?
Vahdet-i Vücûd bir ilimdir, bir zevktir. Buna bakışımız nefret makamından değildir. O hale geldiğimizde Cenâb-ı Hak bize de bunu idrak etme kapısını inşallah aralar.
Merhametten Maraz Doğar mı?
"Merhametten maraz doğar" diyen insanlar Allah'ı sevmeyen insanlardır. Merhamet İslâm'ın temelidir ve merhametten asla zarar doğmaz.
Müslüman Erkek Gayr-i Müslim Kadınla Evlenebilir mi?
Evet. Müslüman bir erkek ehl-i kitap bir kadınla evlenebilir. Evliliğin hukuku aynen geçerli olur, Müslüman için haram olan her şey haramdır. Çocuklar İslâm hukukunda babaya ait olduğundan dolayı bir problem olmaz.
Tefekkür Nasıl Olmalı?
"Tefekkürümüz nasıl olmalı? Hangi konu üzerine tefekkür etmeliyiz? Ölümü ve âhireti çok düşünmek doğru olur mu?" Kur'ân-ı Kerîm'de insanları tefekkür etmeye sevk eden pek çok âyet-i kerîme vardır. Bu âyetler genelde dünya ve dünyanın içindekileri, nimetleri, oluşumları ilgilendirir.
Tefekkür, sûfîliğe adım atmamış kimseleri Allah'a yaklaştırıcı aklî delilleri ve kıyasları ortaya çıkaran bir ilim dalıdır. Ama sûfîler genel mânâda sevginin, aşkın üzerine kurulu topluluklardır; tefekkürün üzerine çok fazla durmazlar. Onlar daha fazla Cenâb-ı Hakk'ı zikrullah ve O'nu sevme yolunda dururlar.
Ölümü düşünmek, Cenâb-ı Hakk'ın verdiği nimetleri düşünmek, varlığın üzerinde düşünmek muhakkak ki insanın ilmini artırır. Ama bu biraz uzun yoldur. Sûfîler farzları yerine getirip nâfilelerle Allah'a yaklaşarak işin merkezine daha hızla ilerlerler.
Allah'a Teslim ve Teslimiyet Nedir?
Allah'a teslim, Cenâb-ı Hakk'ın Kur'ân'ına ve Hz. Muhammed Mustafa'nın (sallallâhu aleyhi ve sellem) sünnetine teslim olmaktır. Kur'ân ve Sünnet'in bir konuda emri varsa, bir konuda "Şunu şöyle yapacaksınız" dediyse, Allah'a teslim olan bir kimse onu öyle yapar. Onun hilâfına bir şey yapmaz, onun dışına çıkmaz. Allah'a teslimiyet budur.
"Ben Allah'a teslimim" demekle Allah'a teslim olunmaz. Bunu herkes söyler; o ilme'l-yakîn noktasında herkes Allah'a teslimdir, inanan da inanmayan da. Cenâb-ı Hak bütün herkesi ilme'l-yakîn noktasında her şeyiyle kuşatmıştır. Bu kuşatmışlığı geri çevirmek cebrîdir, mümkün değildir. Ama teslimiyet söz konusu olunca bir kimse kendi cüzî iradesiyle bir şeye teslim olur.
Müslümanlar "Lâ ilâhe illallâh Muhammedün Resûlullâh" der, Müslüman olurlar ve başlarlar Allah'ın emirlerini yerine getirmeye. Ne kadar gücünün nispetinde Allah'ın emirlerini yerine getiriyorsa o kadar teslimdir.
Liân Nedir?
Liân, kocanın karısını zina ile suçlaması ve bunu dört şahitle ispat edememesi hâlinde hâkim huzurunda yeminleşme ve sonunda lanetleşme işidir.
- Erkek, dört kez Allah'ı şahit tutarak "Bu kadın zina etti, doğru söylüyorum" diye yemin eder.
- Beşincisinde "Yalan söylüyorsam Allah'ın laneti üzerime olsun" der.
- Kadın da dört kez Allah'ı şahit tutarak "Zina yapmadım" diye yemin eder.
- Beşincisinde "Kocam doğru söylüyorsa Allah'ın gazabı üzerime olsun" der.
- Böylece lanetleşme tamamlanır ve nikâh düşer.
Asıl Sürü Psikolojisi Kimde?
En fazla yönlendirmeye ve yönetilmeye müsait olanlar şehirlerde yaşayan, okumuş, sosyal medyayı çok kullanan kesimdir. On tane reklam, on tane söz ardı ardına duydu mu bitti; beyin fethedildi, sürü psikolojisine girdi.
Anadolu'nun saf evlatlarını sürü psikolojisinde gösteriyorlar; büyük bir aldatmaca var. Asıl sürüler sanal medyada dolaşan, kendini okumuş-bilgili-çağdaş gören kesimdir. Şeytan dizayn ediyor bunu.
Sabır Nedir, Ne Değildir?
Sabır: Size birisi hata yaptı, ceza vermeye muktedirsin, ama diyorsun ki "Bir daha yapma, boğazını sıkabilirim ama sıkmıyorum; sabrediyorum." Sabır bu. Yoksa bir zalim zulmediyor, ona karşı mücadele etmek yerine sessiz kalmak sabır değildir.
Abdülkâdir Geylânî Olmak İçin Günahsız Aileden Mi Doğmak Gerekli?
Günahsız aile bulur musunuz ki bu devirde? Veya herhangi bir devirde? Peygamber sallallâhü aleyhi ve sellem hazretleri hariç, doğru bir dinî hüküm değildir bu. Hiçbir kimsenin velâyeti, ailesinin günahsızlığına bağlanmamıştır.
İnsanlardaki Kötü Ahlakı Gördükçe Ne Yapmalı?
Kötü ahlakı gördükçe selam bile veresim gelmiyor, bu benim eksikliğim mi? Sûfîlik yolunda bu tür insanlara sabır göstermek mi gerekiyor, yoksa onlardan uzaklaşıp nefsîyle mücadele eden dostlarla mı beraber olunmalı?
Bir insanın beraber olacağı insanlar ayrıdır. Ama insanlara selam vermek, onların yanlışlıklarını-eksikliklerini gördüğün hâlde onlarla muhabbeti kesmeden, "Ola ki bir kelime ben de ona anlatabilirim, ola ki ona bir harf öğretebilirim" düşüncesiyle irtibatı kesmemesi lâzımdır.
"Bu Hadis Sahih Mi?" Sorusunun Yanlışlığı
Bir metni getirip "Bu hadis sahih mi?" demek ilim değildir. Bu hadisin hangi eserde geçtiğini bilmeden, takvim arkasından okunan bir metni sormak, insanların kafasında şüphe oluşturur. Bu soruyu soran, bilmeden kâfirlerin ve gavurların ağzıyla sormuş olur; çünkü onlar da "Bu hadisler sahih değil" derler. Hadis kitabı okumadan, hadisin nerede geçtiğini bilmeden böyle soru sormak doğru değildir.
Ayet-i kerimelerin mealleri konusunda da dikkatli olunmalıdır. Birçok kişi kendi dinî algısına göre meal üretmiştir. Güvenilir tefsir ve meallere başvurmak gerekir. (İmam Taberî, Câmiu'l-Beyân; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili)
Cenine Ruh Ne Zaman Üflenir?
Bugünkü tıbbın ifade ettiğine göre cenin henüz dört-beş-altı haftalıkken şekillenmeye başlar. Allah-u Teâlâ ruhu anne karnındaki bebeğe dört aylıkken üfler. Sakat ve zihinsel engelli bir bebeği aldırmak konusunda, eğer kesin bir durum söz konusuysa bu aldırılabilir.
Günahtan Sonra Ne Yapmalı?
Bir kimse tövbe eder, Allah'ı zikreder, ibâdetlerini yerine getirirse kalbi nûrlanır. Sûfîler için günah kapısı kapalı değildir. Biz peygamber değiliz, melek de değiliz. Hadîs-i şerîfte: 'Hiçbir kimse yoktur ki bir günah onun pençesinin altına düşmesin.' Ama devam eder: 'Günah işleyenlerin en hayırlısı günahlarına tövbe edenlerdir. Günahlarına tövbe edenler hiç günah işlememiş gibidir.'
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Aranızda Allah'tan en fazla korkanınız benim. Günde yetmiş kez — bir rivâyette yüz kez — ben Allah'a tövbe ederim.' Hz. Âişe annemiz der ki: 'Yâ Resûlallah, senin gelmiş geçmiş bütün günahların affı olmadı mı?' 'Yâ Âişe, ben Allah'a şükreden bir kul olmayayım mı?'
"Oruçlu Musun?" Diye Sormak
Bir kimseye — Ramazan orucu dâhil — "oruçlu musun?" diye sorulmaz. Bu edebe mugayir bir şeydir. Şeker hastasıdır, kalp rahatsızlığı vardır, böbrek rahatsızlığı vardır; bir sebebinden dolayı oruç tutamıyordur. Sen ona "oruçlu musun?" desen adamı utandırırsın. Sana ne? Sormak senin haddin değil.
Sûfîler bunlara çok iyi dikkat ederler. Bir kimseye "oruçlu musun, namaz kıldın mı, dersini çektin mi?" — sûfî bunu söylemez. Birisi "filanca ne yapıyor biliyor musun?" diye gelir — sana ne kardeşim? Biz insanların eksik arayıcısı mıyız?
Şeb-i Arûs'ta Ne Giyilmeli?
Bizim bir kıyafet zorunluluğumuz yok. Ama Çanakkale'de cepheye giderken, semada bütün herkes kendi kültür kıyafetlerini giymesini istiyoruz. Şeb-i Arûs ile alakalı böyle bir zorunluluk yok; serbest. Birisi kendisi kültür kıyafeti giyiyorsa ona da kimse bir şey demez.
"Geçmiş ümmetlerin başına gelenler sizin başınıza gelmeden cennete mi gireceksiniz?"
Gelecek. Herkes bundan nasibini alır. Mücadeledir Âdem'den itibaren: Bir tarafta iyiler, bir tarafta kötüler. Hak ve hakikate yönelenler bir tarafta, karşısında olanlar bir tarafta. Ortası yoktur bunun.
İstikrar Nedir?
İstikrar, bir kimsede o hali düzgün bir şekilde sürdürmesidir. Bir gün namaz kılıyor ertesi gün kılmıyor — istikrarı bozuk. Bir gün derse geliyor bir hafta gelmiyor — istikrarı bozuk. Dinî konularda istikrarı bozuk olan kimsenin ikili, üçlü, beşli ilişkilerinde de istikrarı bozuktur. Bunu tecrübeyle çok sefer gördüm.
