Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Allah’ın Nefsinde Zikretmesi Ne Demektir?
Her var olan şeyin kendine ait bir nefsi vardır. O yüzden Allah’ın nefsinin olması da mutlaktır. Ama Cenab-ı Hakk’ın burada nefsinden kasıt, bildiğimiz kötülükleri veya iyilikleri emreden nefis olarak değil, zât-ı ulûhiyetinin varlığıyla alakalıdır. Cenab-ı Hakk’ın nefsi dediğimizde Allah’ın zât-ı ulûhiyetiyle alakalıdır.
‘Kim beni nefsinde zikrederse’ dediğinde; o kimse kendi benliğinde, kendi kişiliğiyle, kendi kimliğiyle, bir bütün hâlinde zikretmesidir. O kimsenin bütün diliyle, kalbiyle, aklıyla, azalarıyla bir bütünlük arz ederek zikretmesi. Bu sûfînin geleceği çok önemli noktalardan birisidir. Bu o sûfînin Hakk’a yakın noktasında Allah’ı zikretmesidir.
Yoz Kimdir?
Yoz güreş tutmaz. Bir türlü yüz tutmuyor. Yoz develer vardır, salıversın çayıra, fotoğraf çektirir, öyle bakar, kuyruk döver ama yanındakine saldırayım demez. Horozun da yozu vardır: karşıdaki horoz bir kanatlarını diker, bir gözünü diker, bu “yandım Allah” der gider. Dervişin de yozu vardır, adamın da yozu, kadının da yozu.
Bir sıkıntıda kadın evi terk edip gidiyorsa yozdur. Bir daha kapıdan içeri alma. Bir adam sıkıntıyı gördüğünde çekip gidiyorsa yozdur, ondan adam olmaz. Bir derviş sıkıntıyı gördüğünde çekip gidiyorsa yozdur, ondan hiçbir şey olmaz.
Bir kadın, namusuna, şerefine, haysiyetine bir şey gelmediği müddetçe zınk diye eve yapışır; evin direğidir o. Bir adam evini korur, hanımını korur, çoluğunu çocuğunu korur, muhafaza eder. Karısına demez “hadi sen ananın evine git”. Hz. Peygamber (s.a.v.) dama çıktı, kimseyi göndermedi, kovmadı evden.
Derviş yoz olmaz, mücadele eder. Ne yapılması gerekiyorsa yapar, oturur orada, durur orada. “Bugün hava çok soğukmuş”, “çok uykusuz kalmışım”, “bugün gitmesem de olur”… Bunların hepsi yozluk.
Zekât Nasıl Verilir?
Bir kimseye şartlı zekât verilmez. "Sana zekât veriyorum, sen umreye git" olmaz. "Ben seni umreye gönderiyorum, zekâtımdan düşeceğim" de olmaz. Zekât almaya müsait olan bir kimse umreyi mi düşünür? Zekâtınızı düzgün gidin verin; adam nereye kullanıyorsa kullansın. Adam aç olabilir, borcu olabilir, ailevi sıkıntısı olabilir.
Tövbe Nasıl Edilir?
Günahı terk etmek, tövbenin en güzelidir. Elleri açmadan da tövbe edilebilir. Asıl olan günahı bırakmaktır; bu zaten tövbedir.
İnsan Kendini Beğenmeli mi?
Soru: İnsan kendisini beğenmeli mi, bunun ölçüsü var mı?
Birisinden üstün görmek kibirliliktir. Ama bir kimsenin kendisini beğenmesi kendisiyle barışık olmasıdır. Allah yaratmış, ne beğenmeyeceksin? Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri aynaya baktığında 'Beni böyle ahsen-i takvîm üzerinde yaratan Allah'a hamd ederim' derdi. Bir Müslüman kendini beğenir: 'Beni her şeyimle yaratana hamdolsun' der. Bu kibirlenmek değildir.
Saç Ektirmek Câiz midir?
Soru: Saçım döküldüğü için saç ektirmek istiyorum, câiz midir?
Câizdir, hatta sünnettir. Sahâbeden bir kimsenin sakalı çıkmıyordu; Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kendi sakalından bir tanesini koparıp onun çenesine yatırdı, onun da sakalı çıktı. Bir başkasının başında saçı yoktu, aynı şekilde tedavi edildi. Fıtrata uygun olmayan bir hali fıtrata uygun hale getirmek sünnettir. Kim câiz değildir diyorsa cahilliğinden söylemiştir.
Hz. Peygamber Neden Tövbe Ederdi?
Soru: Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri günah işlememiş biri olarak yaptığı tövbe ne içindi?
'Allah tövbe edenleri sever' âyet-i kerimesi vardır. O yüzden tövbe ederdi. Günde en az yetmiş kere tövbe etmesi Cenâb-ı Hakk'ın sevgisine daha fazla mazhar olmak içindi. Hz. Âdem aleyhisselâm hatasına tövbe etti; Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ise Allah'ın sevgisine daha fazla mazhar olmak için tövbe etti.
Yağmur Yağıyor Demek Şirk midir?
Soru: Yağmur yağıyor demek şirke girer mi?
Hayır, yağmur yağıyor demek şirk olmaz.
İnsanın Soyuna Günahlar Geçer mi?
Soru: İnsanın soyunun yaptığı zulümler, lânet okumalar, büyük günahlar, yerine getirilmeyen adaklar çoluk çocuğundan çıkar mı?
Neden çıksın ki? Herkes kendi günahını taşır.
Eşek Sütü Haram mıdır?
Soru: Eşek sütü haram mıdır? Bir yakınımız hasta tedavisinde kullanıyor.
Hanefîler ehlî eşek etini câiz görmezler. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Hayber'in fethinde Yahudilerin şikâyeti üzerine ehlî eşek etini yasaklamıştır. O uzun hadîste ehlî eşek etiyle beraber bir kadının teyzesiyle ve halasıyla beraber aynı nikâh altında toplanılması da yasaklanmıştır.
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hadîsin sonunda buyurur ki: 'Âhir zamanda bacak bacak üstüne atıp rahat koltuklarında oturan kimseler zuhur edecek. Bunlar diyecekler ki sizinle bizim aramızda Allah'ın kitabı vardır.' Peygamber Efendimiz 'Ben onlardan uzağım, onlar da benden uzaktır' buyurmuştur. Bu hadîs-i şerife binaen Hanefîlerin büyük bir kısmı ehlî eşek etini ve sütünü câiz görmemişlerdir. Ehlî eşek eti câiz olmadığı gibi ehlî eşek sütü de câiz olmaz.
Kusmak Orucu Bozar mı?
Soru: Kusmak orucu bozar mı?
Hanefîye göre bir kimse bir ağız dolusu kusarsa o kimsenin orucu bozulur. Ceza gerektirmez, kaza gerektirir.
Akıl Fıtrî midir?
Soru: Akıl fıtrî mi? Her insanın aklı aynı mıdır?
Akıl fıtrîdir. Her insanın aklı o kimsenin bilgilenmesine, kendisini yetiştirmesine bağlıdır. Aklımızı hayırlı yönde kullanmak için önce hayrı öğrenmek gerekir. Hayrı öğrenmeyen hayır nedir bilemez. Ama bir kimse hayır ve hikmeti ararsa dışarıdan bilgilenmeden de kalbine ilham gelebilir.
Cennette Allah Görülecek mi?
Soru: Cennette Allah görünecek mi?
Görünecek inşallah. Bu Ehl-i Sünnet'in temel akîde esaslarındandır.
Sihir ve Büyü Var mıdır?
Soru: Sihir ve büyü var mıdır? Bunlarla insanın rızkı bağlanır mı?
Sihre büyüye inanmak câizdir, hani bu var. Ama böyle yok onun şusunu bağladılar, yok bunun bu diyenlere ben inanmıyorum. Bir insanın bir diğerinin işini, rızkını etkileyebilmesi meselesine de pek inanmıyorum.
Namaz Kaç Vakit?
Soru: Namaz 3 vakit mi, neden 5 vakit?
Namaz 5 vakittir. Şîa öğlenle ikindiyi, akşamla yatsıyı cem ettiklerinden 3 vakit zannediliyor ama onlar da 5 vakit namaz kılıyorlar, sadece cem ediyorlar.
Müslümanlar İçin Tehlike Var mı?
Ben dinini yaşayan insanlara bir sıkıntının geleceğini tahmin etmiyorum. 28 Şubat'tan sonra bir dönem yaşadık; cemaatlere ve tarikatlara karşı negatif propagandadan etkilenmedik desek yalan olur. Ama siz doğruysanız, yaptığınız işler doğruysa ve doğru yolda gidiyorsanız en az sıyrılan siz olursunuz.
Bizim bu noktada verilmeyecek bir hesabımız yok. Saklı gizli herhangi bir şeyimiz yok. Meydandayız, her şeyimizle meydandayız. 28 Şubat'ta da düşünmedim, şimdi hiç düşünmüyorum.
Hikmet Nedir?
Hikmet, Cenab-ı Hakk'ın sıfatlarından bir sıfattır. Ulema hikmeti; bir eşyayı, bir bilgiyi, bir şeyi yerli yerinde kullanmak ve yerli yerinde tanzim etmek olarak nitelendirmiştir. Yarım bardak suyu yarım bardak daha küçük bir bardağa koymak hikmet örneğidir.
Harabat Ehli Kimdir?
Harabat ehli; dış görünüşüyle sanki Kur'an ve Sünnet'i yaşamıyormuş gibi görünüp iç âleminde Allah'la dost olan kimsedir. Eskiden bunlar peşmürde kıyafetlerle yürümüşler, eski elbiseler giymişler, yıkık dökük yerlerde yaşamışlar, insanlar onları kale almamıştır.
Bugünün harabat ehli ise çok iyi giyinebilir. Üzerinde dini bir kılık kıyafet görüntüsü yoktur —kocaman sakalı, sarığı, cübbesi olmayabilir— ama namazında, orucunda, zikrinde, derslerinde son derece titizdir. Hiç umulmadık bir noktada ince eleyip sık dokuyan kimsedir.
Hadis-i şerifte buyrulmuştur: 'Bir kimse bir topluluğa girdi, oturdu, çıktı gitti; hiç kimse onun gelip gitmesinden bir değişiklik olmadı. Cennetteki birini görmek istiyorsanız ona bakın.' Harabat ehli; dışına değil içini süsleyen, dinden taviz vermeyen ama gösterişsiz yaşayan kimsedir.
Haram Olan Çalgıcılık Nedir?
Amma velakin insanların nefsaniyetini ayağa kaldıracak çalgıcılık nedir, onu bir anlayalım. Bir kimse insanların heva ve heveslerini, nefsaniyetini ayağa kaldıracak şekilde çalgı çalarsa bu caiz değildir. O yüzden çalgıcılıkla zikrullahta veya bayramlarda, bilinen günlerde davul-def vurmak, düğünlerde def vurmak veya zikrullahta güdük vurmak aynı şeyler değildir. Düğünlerde insanların heva ve hevesini ayağa kaldıracak şarkıcılık ile zikrullahtaki ilahi söylemek, bendirle zikir yapmak birbirinden tamamen farklıdır.
Normalde şarkı dinlemek caiz mi? Eğer müşrik bir kimse söylüyorsa ondan şarkı dinlenemez. Ancak cariyelerin söylediği şarkıları Peygamber Efendimiz bizzat dinlerdi. Ama insanların heva ve hevesini, nefsaniyeti şeytaniyete yönelik çalgıcılık yapmak caiz değildir.
Eski Zikir Usulü Nasıldı?
Tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra, Cumhuriyet'in ilk yıllarında zikir meclisleri kaçak şekilde evlerde devam ederken gelenek ve adab kayboldu. Aslında zikrullah esnasında çok sık ilahi söylenmezdi. Eski zikir usulü şöyleydi:
Zikrullaha uygun bir Kur'an tilaveti ile başlanır, ayet-i kerime okunur. 'Allahu la ilahe illa Hu' denilir ve Hu esmasına başlanır. Ayet-i kerime ile birlikte zikrullaha devam edilir. Hu esması bittiğinde arada birkaç ilahi söylenir, herkes o esnada bir demlenir, nefeslenir. Bir-iki ilahi söylendikten sonra mesela Hu esmasından Hay esmasına geçilir. Hay esmasıyla alakalı yine bir ilahi, bir ayet-i kerime okunarak Hay esmasına başlanır. Hay esması bittiğinde yine bir-iki ilahi okunur, ardından Hak esmasına geçilirken yine bir ayet-i kerimenin başlangıcı okunur. Ara geçişlerde bir-iki ilahi okunurdu.
Bu Görüşü Başlatanlar Kimlerdir?
Bunu söyleyenler belli ölçütlere dayanarak söylüyorlar. Ben önceden cemaat ismi, tarikat ismi, topluluk ismi, şahıs ismi söylememeye özen gösterirdim. Ümmetin arasında fitne çıkmasın, isimler ve şahıslar değil ölçüler konuşulsun isterdim. Ama zaman zaman dilimin bu noktada ayarı kaçmaya başladı; sebebi insanlara ölçüyü konuşmaya gayret ediyoruz ama bizim insanımız artık hedef istiyor.
Bu meseleyi Türkiye'de ilk başlatan Süleyman Hilmi Tunahan Hazretlerinin son dönem talebeleridir. On beş-yirmi yıldan beri böyle bir anlayışları vardır: 'Bunlar maaş alıyorlar, devletin imamı, bunların arkasında namaz kılınmaz, kılmak caiz değildir' diye bir şey başlattılar. Kendileri camilerde kılmıyorlar, hatta cumaları da kendi yurtlarında toplanıp kılıyorlar. Bu kendilerini bağlayan bir şeydir.
Avrupa'daki Müslümanlara Ne Diyeceğiz?
Almanya'daki, Fransa'daki, İngiltere'deki Müslümanlara ne diyeceğiz? Onlara 'İslam için burada cihat edin, silahlanın' mı diyeceğiz? Böyle dersek oradaki Müslümanların hepsinin cezaevlerine girmesine mi sebep olacağız? Yoksa bu meseleyi yeniden içtihat edip: 'Sizin buradaki vazifeniz çok önemli. Kur'an ve Sünnet'i en iyi şekilde yaşayın ve buradaki insanlara İslam'ı anlatıp nasihat edin' mi dememiz lazım?
Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Habeşistan'a hicret eden sahabelere izin verdi. Mekke'de zulüm vardı, Habeşistan Kralı âdil bir Hristiyan'dı. Sahabe ehli kitapsız bir yerden ehli kitap olan bir yere, yani ehven-i şerre hicret ettiler.
Dünyayı Sevmek mi, Dünyayı Terk Etmek mi?
Bu hadis-i şerifi bir kısım sûfîler dünyadan el etek çekmek olarak yorumlamışlar. Tekkelere, zaviyelere çekilmişler, dünya ile ilgi ve alakalarını kesmişler. Hazreti Mevlânâ Mesnevî'sinde diyor ki: "Bize dünyayı sevmek yasaklandı. Yoksa kumaş ölçüp satmak değil." Müminler dünyaya aşık olmayacaklar; yoksa dünyayı terk etmek işi gücü bırakmak değil.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem: "Ben hiç evlenmeyeceğim" diyeni nehyetti, "ben evlenirim" dedi. "Hiç iftar etmeyeceğim" diyeni reddetti, "ben iftar ederim" dedi. "Hiç uyumayacağım" diyeni nehyetti, "ben uyurum" dedi.
Dünyaya aşık olup dinini terk etmek, ibadetini terk etmek, haramı helalı gözetmemek, dünya hırsına kapılıp haram da olsa helallaştırmak — bizim ölçümüz budur. Biz veren el olmak için uğraşırız; Peygamber Efendimiz veren el olmayı öğütledi, alan el olmayı değil. Kendi alın terimizi yemeyi öğütledi, başkalarının alın terinden geçinmeyi değil.
Zekat Kimlere Verilir?
Soru: "Düğünümden kalma altınlarım var. Zekatını bir akrabam var, iki çocuğu işitme engelli. Zekatımı bu akrabama verebilir miyim?"
Evet, verebilirsiniz. Kocaların karılarının altın ve ziynetinin zekatını vermek zorunda olmadığını da bilin. Zekat ve fitre parasını verirken o kişilere "bu zekat veya fitre parasıdır" diye söylemeniz gerekmez; içinizden niyet etmeniz yeterlidir.
Neyi Değiştirmeye Çalışıyorlar?
Haccı değiştirmeye çalışıyorlar — devamlı yapılacak hac. Orucu değiştirmeye çalışıyorlar — "Yaz günlerinde tutmayın, kışın tutun." Namaz — "Camilere sıra koyalım, Avrupalılar gibi oturalım." Kurban — televizyona çıkıp "Ayakkabıdan da kurban olur" diyen çıktı; Diyanet sustu, profesörler sustu, ilahiyatçılar sustu, herkes sustu.
Tesettürü tebdil ediyorlar, sakalı tebdil ediyorlar. Âyetlerin anlamlarını, manalarını değiştirmeye çalışıyorlar. Zikir kelimesini ortadan kaldırmaya çalışıyorlar — Ankebût Sûresi'nde "Namaz sizi kötülüklerden alıkoyar; ama Allah'ı zikir en büyük iştir" (Ankebût, 29/45) buyurulmuştur. Neredeyse bütün tefsir kitaplarından zikir kelimesini kaldıracaklar.
Arkadaşlık Nasıl Sürdürülür?
Seni bir yere davet etmedilerse bir akşam de ki: "Arkadaşlar, bu akşam çorbayı bizde içeceğiz, bize buyurun gelin." Yine davet etmiyorlar, yine sen çağır. Güler yüzlü ol, tatlı dilli ol, muhabbetli ol. İnsanların eksiğini, kusurunu yüzüne vurmakla bir şey elde etmezsin.
Tebliğ metodu nasihat etmektir. Adamın eksiğini araştırma, "Seni sarık sarış niye böyle, bir daha öyle sarma" deme. Sarık sarmanın sünnetini, adabını anlat. Bir daha anlat, bir daha anlat. Adama sert davranma hakkına sahip değilsin. Yumuşak yumuşak, tatlı tatlı, dua ederek, incitmeden.
Dârülharp'te Hükümler Değişir mi?
İçki içmek Dârülharp'te de haramdır, Dârülislâm'da da haramdır. Ancak canına, malına zarar vereceklerse, Müslüman olduğun anlaşılıp sana zulüm edilecekse — o zaman zaruret hali devreye girer; bu farklı bir meseledir.
Müminle kâfirin arasında faiz yoktur (Dârülharp hükmü); ama müminle müminin arasında yine faiz haramdır. Bazı cemaatlerin Türkiye'de "Dârülharp" deyip kendi aralarındaki alışverişlerinde faizi caiz gördükleri söylentileri vardır — Dârülharp'te de olsa mümin müminden faiz alıp veremez.
Türkiye Cumhuriyeti'nde doğru bir şekilde yaşamak için özel bir yola başvurmanıza gerek yok. Kur'ân ve Sünnete sımsıkı yapışalım, dinin gereklerini kendi nefsimizin üzerinde yaşamaya gayret edelim. Gücümüzün yetmediği şeyleri inşallah Cenâb-ı Hak hayra çevirir.
Kabir Azabında Zaman Nasıl Bir Faktördür?
Zamanı bilemeyiz. Cenâb-ı Hak az zamanda çok büyük kabir azabı çektirebilir. Burası müteşâbih bir meseledir.
Emitasyon Ürün Satmak Caiz midir?
Emitasyonu deri gibi "deri" diye satarsa caiz olmaz. Ama "emitasyon" olduğunu söyleyerek satarsa bunda bir beis yoktur. Aldatmak yoktur İslâm'da. Rabbim aldatanlardan ve aldananlardan eylemesin inşallah. Müslüman ne aldatacak ne aldanacak.
Zekât Maldan mı Verilir, Kârdan mı?
Zekâtın nelerden ne kadar verileceği bellidir. Ticaret malları kırkta birdir. Parası pulu nisap miktarına geldiyse evindeki paranın kırkta birini zekât olarak verir.
Ekonomideki İyileşme Gerçek mi?
Türkiye ekonomisindeki iyileşmeyi sunî görenlerden değilim. Ama tam bir reel ekonomi var da diyemem. Türkiye üretim üzerine yatırımlarını fazlalaştırırsa bu ekonomi kalıcı bir şekilde büyümeye devam eder. Ama üretim üzerine yatırımlara devam ettirmezse sıkıntılı. Şu anda Türkiye ekonomisi %35-40 risk taşıyor.
Ekonomi otomotivin, tekstilin genel olarak üzerinde dönüyor. İnşaat büyük atılım yaptı. Türkiye'nin önünde 15-20 yıllık bir inşaat açığı var. Savunma sanayisine daha hızlı, daha fazla yatırım yapılması lâzım. Türkiye geleceğin sektörleri: otomotiv, makine, enerji, inşaat, savunma sanayi ve hizmet sektörleri.
Tarikatları ve Tekkeleri Kapattı — Neden?
"Tarikatları ve tekkeleri kapattı." Ben bir gün bir sohbette dedim: "Ben olsaydım ben de kapatırdım belki de." Neden? Kokuşmuş ortalık. Siz İngiliz mandasını kabul eden, İngiliz mandasını isteyen Osmanlı'nın son dönem şeyhlerini tanıyor musunuz?
Ve bunların büyük bir çoğunluğunun Nakşibendî olduğundan haberiniz var mı? Doğu'da, Güneydoğu'da, İstanbul'da, Anadolu'daki Nakşibendî dergâhlarının %80'inin hatta %90'ının İngiliz mandasını kabul ettiğini ve İngilizlerin gelip bu ülkeyi yönetmesini istediğine dair imza atan, bu konuda çalışma yapan dergâhları tanıyor mu bu ülke?
Manevî Bağ Nasıl Kesilir?
Bir kimsenin manevî ilişkisinin kesildiğini kişi nasıl anlayabilir? Üstat o kişiye açık açık bildirir mi? Normalde bir kimsenin manevî bağının kesilmesi iki şekilde olur:
- Birincisi: O kimse kendi kendisine "ben dersi bıraktım, bundan sonra benim bu dergâhla hiçbir bağım yok" der.
- İkincisi: Üstat der ona, "senin bundan sonra bu dergâhla hiçbir bağın yok."
Öbür türlü bir kimse yapmış olduğu hatalardan, kusurlardan, yanlışlıklardan, eksikliklerden dolayı mânen kendisinde bir düşüş hissedebilir. Bu onun kendisiyle alâkalıdır. Veyahut da o üstadının nazarından düşecek bir fiiliyat yapmıştır. Üstadının nazarından düşecek bir iş yapınca da o kimsede manevî bir düşüş olur. Bu manevî düşüşü o derviş hissediyorsa tövbe edecek hatasına, kusuruna, günahına. Gidecek üstadıyla helâllaşacak, mesele bitecek.
Hz. Ali ile Veysel Karanî Kıyaslanabilir mi?
Biz Hz. Ali efendimizin yolundan gidiyoruz. Hz. Ali radıyallahu anh ile Veysel Karanî hazretlerini yan yana koyun — tartılmaz, teraziye bile konmaz. Karşılaştırmaya kalkmak Hz. Ali efendimize, Hz. Hasan'a, Hz. Hüseyin'e, Hz. Fâtıma'ya hakaret olur.
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem 12-13 yaşındaki Hz. Ali'ye "benim halifem sensin" buyurdu. Ebû Cehil dedi ki: "Bir mecnun bir de çocuk buldu kendine." Hz. Ali efendimizin yolundan gitmek için mangal gibi yürek lâzım; o nefsin tepesinde debelenmek lâzım.
Korku mu Sevgi mi?
Bir kimse günâh-ı kebâirlerden iki şekilde uzak durur: Allah'ı sevdiğinden veya Allah'tan korktuğundan. Sûfîler Allah'ı sevdiklerinden dolayı günâh-ı kebâirlerden uzak dururlar, farzları yerine getirirler, dosdoğru olmaya çalışırlar. Sûfî korkuyla ibadet etmez, korkuyla emirleri yerine getirmez, korkuyla haramlardan uzaklaşmaz.
Korkmak avamla alâkalıdır. Nasihatten anlamayan korkudan anlar. Avam korkudan anlar; korkuyla suç işlememeye çalışır. Has ise sevdiğinden dolayı suç işlememeye çalışır. Biz sevgimizden dolayı, O'na olan muhabbetimizden dolayı haramlardan uzak dururuz; korkumuzdan dolayı değil.
Biz Allah'ın azabından emin olanlardan değiliz. Allah muhakkak ki azap edicidir, cezalandırıcıdır, kahhar ismiyle kahreder. Ama biz Allah'a korkuyla değil sevgiyle yaklaşırız. Sevdiğimiz için fîsebîlillah oluruz, sevdiğimiz için dinleriz, sevdiğimiz için birbirimize saygılı davranırız, sevdiğimiz için buradayız.
Kimlere Dua Ederiz?
Biz müminlere dua etmekle mükellefiz. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri müşriklere, kâfirlere, Hristiyanlara, Yahudilere, münafıklara lanet etmiştir. Bizim duamızı sınırlı tutmamız normaldir.
Duamız Ümmet-i Muhammed çerçevesindedir: Hz. Peygamber'in peygamberliğine, son peygamberliğine ve bütün getirdiklerine iman eden kimseler. Peygamberliğini kabul edip getirdiklerini kabul etmeyen kimse Muhammed ümmetinden değildir.
Biat Etmek Farz mıdır?
Hadis-i şerif: İslam halifesine biat etmeyen kimse, cahiliye döneminde ölmüş gibi olur. Hazreti Ali radıyallahu anh hazretleri, Hazreti Ebû Bekir efendimize altı ay biat etmedi — siyasî çalkantıya sebep olmamak için. Sonra altı ay bitince gidip biat etti.
Çocuklara Nasıl Yaklaşılmalı?
Çocuklarınızı aynı yaş ortamındaki veya büyük yaş ortamındaki yerlere gönderirken dikkat edin. Mümkünse on yaş üstü edepli, terbiyeli abilerle çocuklarla arkadaşlık kurmasını önerin. Erkek çocuklarınızı da kız çocukları gibi koruyun. Çocuklarınıza pornografi, cinsellikle alakalı şeyler izlettirmeyin. Sonra o çocuk bir ömür boyu travma yaşamak zorunda kalır.
Babalar, çocukları yanınızda taşıyın. Erkek çocuk en iyi babasının yanında yetişir. Kız çocuk en iyi annesinin yanında yetişir. Erkek çocuk; baba ve babasının arkadaşlarının, amcası, dayısı veya babasının samimi arkadaşlarının yanında yetişir. Çocukları sokağa, mahalleye, tek başına oraya buraya göndermek uygun değil.
