1. Bölüm
Selamun aleyküm. Allâh’ın gecenizi hayır etsin inşa’Allâh. Cenâb-ı Hak gününüzünüze hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Cümlenizin Ramazanı da mübarek eylesin. Eşek sütü haram mıdır? Bir yakınımız hasta tedavisinde kullanıyor. Haram olduğunu duymuş size sormamızı istediler. Hanefiler ehil eşek etini yemezler. Ehil eşek etini caiz görmezler. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Hayber’in fethinde Yahudiler gelirler derler ki sahâbeler bizim kullandığımız eşekleri kesip yiyorlar Ya Resulallah deyip şikayet ettiklerinde o da ehil eşek etini yasaklar. Ehil eşek etiyle beraber bir kadının teyzesiyle beraber, halasıyla beraber aynı nikah altında toplanılması da yasaklanmıştır.
O uzun bir hadistir. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri sonunda der ki ahir zamanda veya öyle bir zaman gelecek ki bacak bacak üstüne atmış rahat koltuklarında oturan kimseler türeyecek, zuhur edecek. Bunlar diyecekler ki sizinle bizim aramızda Allâh’ın kitabı vardır. Ben onlardan uzağım. Onlar da benden uzaktır kabiliğinden bir söz var orada. O yüzden normalde bunun kaynağı da o hadîs-i şerif. O hadîs-i şerife binayen hanefilerin büyük bir kısmını ehil eşek etini, ehil at etini bu noktada caiz görmemişler. Ama hanefilerin içerisinden bazıları at etine dair şey var değişik fetvalar var yiyebileceğine dair ama ben eşek etimle alakalı hiçbir fetva okumadım. Bu noktada âyet-i kerimede yasak değil o yüzden biz de bunu tanımayız diyenler yerler içerler.
Ama Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri yasaklamış o hadîs-i şerifin meddinde şu da vardır Peygamberin de yasakladığı Allâh’ın yasakladığı gibidir der. Onun da karşılık âyet-i kerimesi Habibin ne söylediyse hevay hevesinden söylemedi. Allâh’a itaat edin, Resulüne itaat edin âyet-i kerimelerinin tefsiri gibi. Buradan hareket ederekten eşek eti caiz olmadığı gibi ehil eşek eti ehil eşek sütü de caiz olmaz. Bu eşek çiftlileri kurdular şimdi hepsi de ehil. Sadırıyorsa ehil. Ehil olunca da sıkıntı var. Caiz değil. Teravi namazını kaza namazını niyetine kılabilir miyiz? Kendi kendinize bunu kılarken yapabilirsiniz. Ama imam önde teravi namazına niyet etmiş siz onun arkasında başka bir namaza niyet edemezsiniz.
Öğleye niyet etmiş imam. Öğleyi kılıyor siz en son kılmadığınız öğlen namazının farzına niyetlenebilirsiniz. İmam öğleyi kılıyor çünkü. Ama imam teraviye niyet etmiş siz onun arkasından başka bir namazın kazasını kılamazsınız. Cemaatle teraviye kılarken kaza niyet olur mu? Olmaz. Mübarek gün ve gecelerde mübarek yerlerde ölenler kabir azabı çeker mi? Bu Perşembe gecesi ölenler. Bu normalde Kadir gecesi ölenler. Arife günü ölenler. Bunlarla alakalı hadîs-i şerif var. Kabir azabının o günle alakalı. Perşembe günü vefat etti. Perşembe günü cumaya bağlayan gün cuma bitinceye kadar o kimseye kabir azabı yoktur. O gün için geçerdi. Veyahut da Arife günü mübarek gün vefat etti. Arife günü kabir azabı bu noktada yok.
2. Bölüm
Dedemin vakıf olarak bağışladığı araziyi belediye kamulaştırıp oraya bina ve dükkan yaptı ve pay sahiplerine ödeme yaptı. Bu parayı kullanmamız caiz mi? Dedeniz oraya ne vakıf olarak neye bağışlamıştı? Doğru sahibim burada mı? Erkeklerden, uzun bayanlardan demek ki. Hacıların dinlenmesi için bir arazi bağışlamıştı. Belediyenin bundan haberi var mı? Osmanlı zamanında kalmış. Osmanlı’da deden bağışlamış. Bu böyle sonra belediye buraya bina yaptı. Kamulaştırdı. Burayı normalde parasını da pay sahiplerine dağıttı. Darül İslam’da olsa pay sahipler bu parayı kullanamazlar. Darül harp olduğundan dolayı kullanabilirler. Burada çünkü Darül İslam’da çünkü o kimse böyle bir hayır hasenat ettiyse onu normalde böyle bir yerde devletin kendi kurumlarına kendisine lazımsa Darül İslam’da ona muadil bir yer o vakfiyeye muadil bir yer tesis edip o vakfiyeyi devam ettirmekle mükellef.
Ama Darül İslam olmadığından dolayı o kimse normalde bu noktada vakfiyesini yok ediyor ya, vakfiyesini yok ediyor. Burada geride kalan mirasçıların elinden gelen bir şey yok. Geride kalan mirasçıların elinden gelen bir şey olmadığından dolayı bu parayı normalde götürüp de başka bir yerde yatırmaları da mümkün değil. Darül harp’ta. Uzun bir mesele Darül harp, Darül İslam hukukuna girdiğimizde çok sıkıntı var. En büyük kandikaplardan birisi bu. Cenaze namazında secde edilmemesinin hikmeti nedir? Cenaze namazı aslında cenaze namazı deriz de cenazı bir duadan ibarettir. Salatü selam ve duadır. Aslında normalde tam bir namaz değildir. O yüzden normalde o esnada meftaya hürmeten dua edilir. Meftaya hürmeten dua edilir.
Hızla gömülür. Hamile bayanların çocukta bir problem çıksa dahi aldırılmayı düşünmemesi halinde ikili ve üçlü tarama testleri yaptırmaları uygun mudur? Uygun, istedikleri testleri yaptırsınlar. Kusmak orucu bozar mı? hanefiye göre bir kimse bir ağız dolusu kusarsa o kimsenin orucu bozulur kaza gerektirmez. Özür dilerim. Ceza gerektirmez. Bir ağız dolusu kusmak hanefiye göre orucu bozulur. Şafi de bilmiyorum. Şafi de nasıl hocam? Siz de bilmiyorsunuz. Şafi de bilen var mı? Yok. Suleymaniye vakfında kadınların ayızlı olmaları durumunda oruç tutabileceği söyleniyor. Bunu söyleyen kardeşlere nasıl nasihat edelim Ayşe annemizden rivayet edilen hadisin değiştirildiğini söylüyorlar. Onlar çok hadislerin üzerinde değiştirildiğini söyleyip hadisleri reddeden noktadalar.
Canları isterse canlarının istediği hadisleri veyahut da bütünüyle hadisleri reddeden bir anlayışa sahipler. O yüzden böyle bir anlayışa sahip kimselere karşı ben biz hadîs zayıfsa dahi o kimsenin sözüne bakmaktansa onun sözüne tutmaktansa ben o zayıf hadisle amel etmeyi imamların iştahadıyla amel etmeyi kendimce doğru görüyorum. İmaniye vakfının başındaki neydi onun adı? Abdülaziz Bayındır’ın aklına uyacağıma gider İmam Buhari’nin aklına uyarım. Gider İmam Azam’ın aklına uyarım. Gider Hz. Sahabelerin herhangi bir kimsenin aklına uyarım. Hatta Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri’nin bu noktada sözü var, aklı var. Gider onun aklına uyarım. O yüzden Abdülaziz Bayındır’ın gergitlerine uymak zorunda değilim.
3. Bölüm
Eğer de öyle bir gergit olursa siz de bu gergitlere uymayın. Bu bütün ümmeti bağlayan bir şeydir. Bu hezeyan bunların hepsi de. Her sene bir şey atıyorlar orta yere bunlar. Her sene ümmetin başını bu noktada kafasını bulandırıyorlar, bunu da beceriyorlar. Sanki bu normalde Hayızlı millet orucunu tuttu da Hayızlılar kaldı. ölüyordu bu böyle Hayızlı oruç tutacak olan kadınlar böyle ayy ne mutlu oldular, ne mutlu oldular. Bunu söyleyince ülkedeki bütün Müslüman kadınlar oruç tutmaya başladılar. Hayızlılar harıl harıl sanki. Hayız’da oruç tutmamak kadınlara çok zor geliyordu. kadınlar o kadar erkekler, kadınlar o kadar çok Allâh ve Resul’ü sevip ibadet aşkıyla yanıp tutuşuyorlar ki Hayızlı zamanlarında dahi namaz kılıp oruç tutmak, beytullah’ı tavaf etmek istiyorlar.
Ne derdi adamın? Bunu 5-10 seneden beri söylüyor. Söyledi bir şey mi değişti? Dinin kılcal damarlarıyla oynuyorlar. Dinin kendi kılcal aklıyla, fikriyle, mantığıyla oynuyorlar. 1400 yıldan beri hiç kimsenin kafası çalışmadı, basmadı. Abdülaziz Bayındır’ın kafası bastı. 1400 yıldan beri kimsenin kafası basmadı. Vardı ya bir tane daha o şimdi kanser Yaşar Nur’unun kafası bastı. 1500 yıldan beri, 1400 yıldan beri kimsenin kafası basmadı. Bunca gelen o âlim, o zevat bu meseleden bir haberdi. selef imamları bir haber. sahabeden ilim almış. Tavihin bir haber. Sahabeden ilim almış. Tavihin bir haber. Tavihin bu gerçeklerden bir haber olduğu gibi. Tavihin de bir haber. imam azam Tavihin’i görmüş. Tavihin’den ilim nakletmiş.
Tavihin kim? Sahabeyi görenler. Sahabeden ilim nakletmiş olanlar var. Tavihin alimleri. Onlar bir haber. Sahabeler bir haber. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin dizinin dibinde yetişmişler. Tabi onlara göre bu hadisleri nakledenlerin hepsi de yalancı haşa. Kim doğru 1400 yıl sonra gelmiş olan kimse doğru. İlmeyen kimse doğru söylüyor. 1400 yıl sonra sahâbe gitti, tabi’in gitti, tebay tabi’in gitti, imamlar gitti. Dini ilim noktasında en yakın dairede yaşayan kimseler birincisi birinci halaka sahâbe. Birinci halakanın yaşadığını, gördüğünü, söylediğini reddetti. İkinci halakayı reddetti, üçüncü halakayı reddetti. Dördüncü halakayı da reddetti. Hiç kimse bunu görmüyor. Dini bizatihi, geldiği gibi fırından çıkmış tap taze ekmek gibi.
Onu yaşamış, onu derinlemesine yaşamış. Onu hasreti Muhammed Mustafa’nın salallahu aleyhi ve sellem hadislerinin dizinin dibinde yaşamış. Dizinin dibinde, gözünün önünde, onun dizinin dibinde, gözünün önünde yaşayan kimseleri attı. Attı kenara. Hazreti Peygamber salallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadislerini atan onları atmaz mı? Ve bu ümmet bunu görmüyor. Ne acı bir şey. Ve bu devlet ona maaş veriyor. Üniversitede öğretim görevlisi bu kimse. bu ne adına maaş veriyor? Ne adına bunu tutuyor orada? Ve bunlar öğrenci yetiştiriyorlar. İlahiyatlar bu mu noktada? Kar mı karışık? Ya hadi gidin siz havarileri atın Hristiyanlığın içerisinde. Hristiyanlığın içerisinde havarileri attığınızda din kalmaz.
4. Bölüm
Bakın Hristiyan dininin içerisinde şu anda havarileri kabul etmiyoruz derseniz din kalmaz. Çünkü İncillerin hepsi de havarilerden nakledilme. Hatta havariden nakledenden nakletmişler. Yazılı bir şey de yok. Hatta, hatta şu anda kullanılan havarilerden Hatta şu anda kullanılan Katalük dünyasının incili Paulus’un havariden nakledenden nakledenden nakletmiş. Dördüncü kuşak. Dördüncü kuşak. Hristiyan dünyasında hiç böyle bir tartışma yok. Var mı Hristiyan dünyasında bir tartışma? Diyorlar mı bize Allâh’ın kitabı lazım, başka bir şey lazım değildi. Çünkü Allâh’ın kitabı denilen ortada bir kitap yok. Bunlar Paulus diniyetli. Bunlar Paulus kafalı. Bunlar Paulus’un yolundan gidiyorlar. Paulus’un yolcusu bunlar.
Bunlar başka bir şey değil. Bir kimse hadisleri reddediyorsa ashabın sözlerini reddediyorsa o kimse Paulus kafalıdır. Başka hiçbir şey değil. Bunlar Paulus kafalı. Ya sahabeyi reddedince dini birinci dereceden yaşayan onlar Hazreti Peygamber Allâh’ın dizinin dibinde yaşayan onlar onları reddedince sen neyi reddettin farkında mısın? Ondan sonra işit çıkıyor. İşidi çıkarmak için yapıyorlar. Ondan sonra bir merdiven altından bir cemaat çıkıyor. Neydi belirsiz? Merdiven altından bir tarikat çıkıyor. Neydi belirsiz? Çünkü sünnete uymayı şart koşmuş olsalar, sünneti Resûlullâh’ta istedikleri gibi davranamayacaklar. Sünneti Resûlullâh’a uyan bir kimse hevai hevesine uyaraktan ayetleri yorumlamayacak, hevai hevesine uyaraktan dini yorumlayamayacak.
Bunların hepsi de Paulus kafalı. Hepsi de Paulus kafalı. Siz bunu çok acı bir şey çok dik bir şey bu söylediğim şey onların lâ ilâhe illâllah Muhammed’e Resûlullâh dediklerine bakmayın. Evet, bir kimse hadisleri reddediyorsa Paulus kafalıdır o. O dine ümmeti Muhammed’e zulmediyor. Dine ve ümmeti Muhammed’e ihanet ediyor. Sünnet yoluna ihanet ediyor. İnsanların kafasını bulandırıyor çünkü. Paulus kafalı. Başka hiçbir şey değil. Bir kimse hadisleri reddediyorsa Paulus kafalı. Dinlemeyin. Bil ki onlar Müslümanları ifsad etmek için özel hazırlanmış, tezgahlanmış karanlık mahvellerde yetiştirilmiş Ümmetin önüne konmuş kimseler. Bunlar bir şekilde avlanmışlar. Bunlar avlanmış insanlar. Ya bunların ceplerine dolar koydular.
Ya bunların koyunlarına bir artana hatun koydular. Bunların resimlerini mi çektiler? Onların ellerine banka hesapları mı var? Gidip gizli servisler bunlara bir şey mi yaptı? Yoksa bunları böyle eşcinsel bir davranışları mı var? Bunların bir şeyleri var muhakkak. Bunlara bir yerden yakalanmış başka bir şey artık düşünemiyorum. Bunu yakalamışlar bir yerden bunları. Bunlar böyle iplerini başkalarının eline geçirmişler. Oynat yavrum oynat. Oynat yavrum oynat. Bunları oynatıyorlar istedikleri gibi. İstedikleri gibi oynatıyorlar. Bunlara istedikleri açıklamaları yapıyorlar. Bunlar böyle sanatçıyım diye ortalığa düşenler var ya onların başlarında birer tane yönetmen yönetici bilmem neci vırzız vırzı vardır onlar.
5. Bölüm
Onlar derler bunu böyle söyleyeceksin böyle söyle. Kocandan boşan boşanırlar. Evlen evlenirler. Çocuğunu at atarlar. Reddet red ederler. Bir curcuna çıkar. Bütün herkes televizyona koşar filanca çocuğunu redetmiş. Hiç alakası yoktur. İplonun başkasının elindedir. Onun cd’sini satacaklar filmini izletecekler ya. Ona böyle az para gaz bir şey yaptırırlar. Bunların başında çünkü birer tane böyle bu işlere bakan insanları vardır. Bütün insanlarda aaa filanca şunu yapmışlar koşar televizyona. Aaa fişmanca şunu yapmışlar alır cd’sini geri zekalı gibi. Algı operasyonu bunlar. Bunlara da bir bomba patlatıyorlar. Televizyoncular mı patlatıyor bu gizli mahveller mi patlatıyor bir bakıyorsun birisi çıkıyor.
Kur’ân ve sünnetin açık hiç tartışma kaldırmayacak su götürmeyecek herhangi bir meselesini reddediyorlar. Mustafa İstamoğlu kaderi reddediyor adam. Kader denilen bir şey yoktur diyor. Kadere iman denilen bir şey de yoktur diyor. Bunları indirmiyordum yıllardan beri. Canıma tak etti artık. Kaderi reddediyor adam. Kader diye bir şey yoktur diyor. Kadere iman etmek imanın en önemli özelliklerinden şartlarından birisi reddediyor. Reddediyor. Kaderi reddeden hadislerin büyük bir çoğunluğunu reddeden bir adamın arkasında insanlar tefsirci diye gidiyor. Abdülaziz Bayındır reddediyor hadisleri. Bütün adamı reddediyor. Millet gidiyor peşinden veya da hoşlarına gidiyor. Onlarda ayrı bir kutup nerede yapildekler var onları topluyorlar.
Allâh muhafaza eylesin. Ama bunlar gerçekten asfırakas. Kamuoyunu meşgul etmek için uğraşıyorlar. Allâh bizi muhafaza eylesin. Evlilik aktine giden yolda dinimizce uygun olan ailelerin de haberi varken önce üç kere görüşüp ondan sonra çift onay verince aileleri tanışıp ona göre hareket etmek mi? Yoksa önce ailelerini tanışıp o tanışmadan sonra aileler onay yeri verince mi o üç görüşme yapılmalı? Doğru olan hangisi? Bunlar sünneti Resûlullâh’ta evlenecek olan kimselerin üç sefer görüşmesine müsaade edilmiş. Bunda hanefilere göre ailelerin çok büyük bir etkisi olmaması gerekir. Burada bizim toplumda bir gelenek görenek olarak bu devam ediyor. Aileler evliliklerde çok etkenler. Anne babalar çocuklarının üzerinde olumsuz bir noktada da, olumlu bir noktada da çok etkenler.
O yüzden burada ailelerin haberi olma şartiyeti hadîs-i şerifin metminde yok. Hadîs-i şerifi Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hz. buyuruyor ki evlenecek olan insanların üç sefer birbirleriyle görüşme hakları var. Bunu ailenin reddetmesi mümkün değil, ailelerin bu noktada itiraz etmesi de mümkün değil. Ancak aile evlenecek olan erkeğe ve kıza evlenecek olan, talip olan veya talip olunanlarla alakalı bir böyle bilgi, fikir toplayabilir bu noktada bir şüphesi var ise. Ve çocuğunun önüne eksilerini, artılarını koyabilir. Yavrum iyi düşün, karar verirken ona yardımcı olma bağımında. Karar verirken aileler çocuklarına yardımcı olma noktasında destek olurlar. Ailelerin onların üzerinde bir yaptırım uygulamaları Sünnet-i Resûlullâh’ta Hanefi’ye göre mümkün değil.
6. Bölüm
Çift o üç görüşme sonrası direkt evlenmek zorunda mı? Hayır, üç görüşme olur, taraflardan birisi uygun görmüyorsa evlenmez. üç görüşme sonrası nişanlanınca aileler arasında belirlenen evlilik tarihine kadar nişanlı olduğu halde o üç görüşmeyi kullandı diye bir daha görüşemez. Görüşemez. Allâh rızası için tüm bunların doğru olanı ne ise detaylı olarak cevaplar mısınız? Ailecek tüm bu soruların cevaplarını sizden duymaya çok ihtiyacımız var. Evlenecek olan çocuklar, gençler, ihtiyarlar, yaşlılar kimse üç sefer görüşme hakkı var. Üç sefer görüştükten sonra taraflar birbirleriyle alakalı bu görüşmenin sonucunda olumlu bir yol, olumlu bir kendilerine düşünce önlerine koyarlarsa anında o esnada dahi evlenmeye hakları var.
Kız derse ki babasına, baba beni bu gece bu adamla nikahla, kızın babası o gece o kızı o adamla nikahla. Derse ki erkek ailesine bakın ben bu kızla üç sefer görüştüm bitti benim için uygun bu akşam isteyin bu akşam bizi nikahlayın erkeğin annesi babası dini hukuku söylüyorum o gece o kızı nikahla eğer kız kabul ediyorsa. Aile çocuğuna evlenmesine yardımcı olacaksa yardımcı olur. Kızla evlenen aile, annesi babası şunu diyebilir, evladım istediğin zaman istediğin düğün gününü koy o gün senin düğününü yaparız. Bitti. Erkeğe şunu diyebilir, evladım istediğin gününe düğün mü koyacaksın, nişan mı koyacaksın ne yapacaksan sen gününü tayin et biz o gün için işimizi hallederiz. Ne varsa gücümüz ne yetiyorsa kız ve erkek anne ve babasından fazlaca bir talepkar olmaz.
Evlenecek olan erkek ve kız düşünecek onu. İslam hukukuna göre aileler çocuklarını nikahlamak onları evlendirmekle mükellef güçlerinin yettiğince evladım on lira param var al on lirayı ne yapıyorsan yap. Sana verebileceğim on liram var ya baba yirmi lira lazım beş altı ay daha beklersen sana yirmi lira veririm. Şimdi yok. On lirayla işini halledebiliyorsan hallet beş lirayla işini halledebiliyorsan hallet ailelerinin yapacağı bu olmaz. Kasım’da sünnet cemiyetimiz var ama oğlunun sünneti cumartesi günü olacak hayır duanızı istiyorum. Selamun aleyküm. Aleyküm selâm. Cumartesi günü yanlış bir gün mü o yüzden mi ama diye kullanmış. Kim bu kardeş? Neden ama diye söyledin böyle? Allâh yardımcın olsun inşâAllah.
Cumartesi gece mi? Allâh yardımcınız olsun inşâAllah. Ticarette satmış olduğumuz ürün için belli bir kar yüzdesi var mı? Yok Hanefi’ye göre. İstediğiniz karda satabilirsiniz. Hanefi’ye göre devletin ona belli bir karnah uygulaması eski dilde naf diyorlar ona uygulaması caiz değil. O yüzden bir kimse isterse bir liraya alıp bin beş yüz liraya satabilirsin. Öyle bir müşteri bulursanız bana da haber verin. Aldatmak yok. Aldatmak yok. sen paşa bahçe bir bardak satarken bu da dikişte diker bu bardak derse bu olmalı. Aldatmak yok. Ya bu bardak su içilir bunlar. Yok bu dikişte dikiyor. Öyle satmıyorsun değil mi Barbaros? Sen de öyle dikiş diken bardaklar yok değil mi? Önceden çay bardağı satıyordu pazarda birisi de bildiğin çay bardağı satıyor.
Bağırıyordu ondan sonra. Bir de onun böyle vuruyordu bir tavaya böyle. bardak kırılmıyor gibisinden. Güm vuruyor. Ben de maydanoz satıyorum o zaman. Seyrediyorum adamı. Adam tavanın arkasından vuruyor. Kırılmaz abla bu bardak diyor. Satıyor şimdi. Evladım kırılmaz mı kırılmaz. şu olur mu olmaz. En son da kadına dedi dikiş bile diker abla bu dedi. Aldı kadını. Ben baktım maydanozları benim maydanozlar dikişletmiyor mu? O yüzden onun sattığı bardak dikiş bile dikiyor. Sen öyle satma. Böyle aldatmak yok. Ama latifeden derse ki böyle kenayisine bu bardak dikiş de dikiyor değil mi? Hayrı mesele. Allâh hayırlısını eylesin. Fatiha. Fatiha.
Kaynakça
Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.
Kaynak video: YouTube
İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet, Ashâb-ı Kirâm. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı