Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: Ahlâk ve Edep — Sayfa 6

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Ahlâk ve Edep(1903) — Sayfa 6/20

Efendi hazretleri ailenin içindeki ahlâk meselesine de eğilir mi?

Efendi hazretleri ailenin içindeki ahlâk meselesine de eğilir. Babalara hitâben: "Çocuklarınıza miras olarak güzel ahlâkı bırakın. Çocuklarınız küfreden, döven, hakaret eden bir baba tanımasınlar. Çocuklarınız evde zulüm çektiren, ortalığı kıran, döken, fatâlanan, ortalığı kâmrevân hâline getiren bir baba tanımasınlar. Böyle bir miras bırakmaz ehl-i tasavvuf, ehl-i tarîkat." Annelere hitâben aynı şekilde: "Sakın kadınlar — beni iyi dinleyin — çocuklarınız evde bağıran, çağıran, hakaret eden, küfreden bir anne tasavvurunu bırakmayın çocuklarınıza. Saçları havada sinirden ortalığı kırıp döken bir anne, hakaret yağdıran bir anne, kayınvâlideye-kayınpedere-eve gelene gidene sonsuz hakaretler yağdıran bir anne, ona bir tabak yemek getiren komşunun yemeğine hakaret eden bir anne… Çocuklar öyle bir anne istemesinler."

Kaynak: 2. Dergâh Sohbeti — Zikrullahta Şeytanın Kalbe Giremeyişi, Dövüşmemek-Tartışmama

Sorun şudur: "İnsanlar hayatlarını yalanın üzerine, gıybetin üzerine, dedikodunun üzerine, zulmün üzerine kurguluyorlar mı?

Efendi hazretleri sohbetin bu bölümünde çok çarpıcı bir itirâfta bulunur: "Derdim — açık konuşayım — derdim artık insanların namaz kılması falan değil. Derdim insanların oruç tutması değil artık. Bunu yeminle söylüyorum. Derdim güzel ahlâk. Güzel ahlâk. Derdim insanlık. İnsanlık, insanlık." Bu cümle yanlış anlaşılmamalıdır: Efendi hazretleri namazı veyâ orucu küçültmüyor; aksine, çoğu Müslümanın namaz-oruç gibi farzları edâ ettiği hâlde temel ahlâkî değerleri yitirdiğine dikkat çekiyor. Çünkü sorun şudur: "İnsanlar hayatlarını yalanın üzerine, gıybetin üzerine, dedikodunun üzerine, zulmün üzerine kurguluyorlar. İnsanlar hayatlarını kötülüğün üzerine kurguluyorlar. Hatır bilmezliğin, hayır bilmezliğin, edepsizliğin, dinsizliğin üzerine kurguluyorlar." Efendi hazretleri ümidini kaybetmez: "İnşâ’allâh düzelecek. Evet, biz o güzel ahlâkın, o güzel huyun, o insanlığın temsilcisi olmaya çalışacağız."

Kaynak: 2. Dergâh Sohbeti — Zikrullahta Şeytanın Kalbe Giremeyişi, Dövüşmemek-Tartışmama

Birisiyle laf dair tartışmak yok mudur?

Birisiyle dövüşmek yok. Birisiyle laf dair tartışmak yok. Bir adım geri çekilin. Bir adım geri çekilin tartışmayın. Sizin gözünüzün içine baka baka paranızı yiyor adam. Bir adım geri çekilin.

Kaynak: 2. Dergâh Sohbeti — Zikrullahta Şeytanın Kalbe Giremeyişi, Dövüşmemek-Tartışmama

Bakın, dünyâ üzerinde istismâr edilen en büyük şeylerden birisi sevgi midir?

Hayır — onu seviyorsanız onun Sünnet’ine tâbî olun. Bakın, dünyâ üzerinde istismâr edilen en büyük şeylerden birisi sevgidir. Çok kutsaldır, çok muhteremdir, o yüzden istismâr edilir.

Kaynak: 2. Dergâh Sohbeti — Zikrullahta Şeytanın Kalbe Giremeyişi, Dövüşmemek-Tartışmama

Takvâ bir kimsenin gönlünden dünyâya âit şehvet varlıklarını atması mıdır?

Takvâ bir kimsenin gönlünden dünyâya âit şehvet varlıklarını atmasıdır. Takvâ bir kimsenin büyük ve küçük günâhları terk etmesidir.

Kaynak: 2. Dergâh Sohbeti — Zikrullahta Şeytanın Kalbe Giremeyişi, Dövüşmemek-Tartışmama

İnsan kalbinden geçenlerden şeriat noktasında sorumlu değildir; tarîkat noktasında sorumlu mudur?

İnsan kalbinden geçenlerden şeriat noktasında sorumlu değildir; tarîkat noktasında sorumludur. Kalbi karartır insanın gönlünden geçen kötü bir kar. Kalbinizden kötülük geçmeye başladığında hemen zikrullaha başlayın. Zikrullahı bıraktığınız için şeytan içine girip vesvese etmeye başlıyor. Şeytan içinize girip oturuyor, size kötülük düşündürüyor. Onun tedâvîsi zikrullah.

Kaynak: 2. Dergâh Sohbeti — Zikrullahta Şeytanın Kalbe Giremeyişi, Dövüşmemek-Tartışmama

Bundan insanı muhâfaza eden şey devamlı abdestli dolaşmak mıdır?

Allâh’ı çok zikretmek, Felâk-Nâs sûrelerini okumak, kendilerini kuvvetlendirmek. Ahir zamanda kâfir cinlilerin musâllatı daha da fazlalaşıyor. Bundan insanı muhâfaza eden şey devamlı abdestli dolaşmaktır.

Kaynak: 2. Dergâh Sohbeti — Zikrullahta Şeytanın Kalbe Giremeyişi, Dövüşmemek-Tartışmama

Size şeytan musallat olmaz, kâfir cinniler musâllat olmaz mıdır?

Kardeşler, hepiniz devamlı abdestli dolaşacaksınız. Bunu kendinize şiâr edineceksiniz. Abdestli olduğunuz an muhâfaza altındasınız. Ölürseniz şehit hükmündesiniz. Size şeytan musallat olmaz, kâfir cinniler musâllat olmaz. Muhâkkak abdestli dolaşacaksınız.

Kaynak: 2. Dergâh Sohbeti — Zikrullahta Şeytanın Kalbe Giremeyişi, Dövüşmemek-Tartışmama

Namaz insanı kötülüklerden alıkoyar mı?

Namaz insanı kötülüklerden alıkoyar. Namaz insanı yanlışlıklardan alıkoyar. Namaz insanı insan eder. Namaz insanı kâmil eder. Namaz insanı Allâh’a vâsıl eder. Namaz insanı All,âh’a sohbet ettirir, Allâh’la konuşturur. Namazsız durmaktansa ekmeksiz durur, namazsız durmaktansa susuz durur. Nasıl ki ekmeksiz-susuz yaşayamam diyorsanız — mü’min, mü’min kendi üzerinde dînini yaşatmak istiyorsa namaz kılacak.

Kaynak: 2. Dergâh Sohbeti — Zikrullahta Şeytanın Kalbe Giremeyişi, Dövüşmemek-Tartışmama

Bir kimsenin üzerindeki necâset abdesti bozar mı?

Yanlış biliyor kardeşim. Köpeği eleyince abdest bozulmaz — necîstir, necîsi ellersen necîs olursun. Necîs-i ellenmesi haram olmaz. Bozar. Onu eylemek haram olmaz.

Kaynak: 2. Dergâh Sohbeti — Zikrullahta Şeytanın Kalbe Giremeyişi, Dövüşmemek-Tartışmama

Siz işinizi değiştirip başka bir iş mi yapalım?

Yok, zorunda değilsin. Yalan söylüyorsun. Çünkü yalan söylemeden olmuyor. Hayır, haramla hiçbir şey binâ olmaz. Sen yalan söylemeden işini yap. Bereketlendirecek olan Allâh’tır. Yalan, bereketi ortadan kaldırır. Haram, bereketi kaldırır.

Kaynak: 2. Dergâh Sohbeti — Zikrullahta Şeytanın Kalbe Giremeyişi, Dövüşmemek-Tartışmama

Müslüman dürüst olmalıdır: "Eyvallah nedir?

Müslüman dürüst olmalıdır: "Eyvallah. Ama 10 gün orada canla başla çalışacaksın. İşinin gereğini yap. Merak etme — Allâh senin yardımcın. Bereketini verecek olan Allâh. Artıran-eksilten Allâh. Sen bir şey artırıp eksiltemezsin. Allâh artırır-eksiltir."

Kaynak: 2. Dergâh Sohbeti — Zikrullahta Şeytanın Kalbe Giremeyişi, Dövüşmemek-Tartışmama

Açık olun, dürüst olun, sağlam olun mudur?

Ne hoplatabilirsin, ne zıplatabilirsin. Sünnî dünü görsün. Astağfirullâh, astağfirullâh. Açık olun, dürüst olun, sağlam olun. Merak etmeyin — yıkılmazsınız. Mâlınız gider, paranız gider — Allâh tekrar verir size. Tekrar verir. Ümitsizliğe düşmeyin.

Kaynak: 2. Dergâh Sohbeti — Zikrullahta Şeytanın Kalbe Giremeyişi, Dövüşmemek-Tartışmama

Lâzım — eyvallah, ama en büyük güvence değil mi?

Allâh diyoruz biz. Lâzım — eyvallah, ama en büyük güvence değil. Lâzım, ama en büyük güvence değil.

Kaynak: 2. Dergâh Sohbeti — Zikrullahta Şeytanın Kalbe Giremeyişi, Dövüşmemek-Tartışmama

Tevâzu nedir?

Tevâzu var ya, tevâzu. Alçak gönüllü olup insanlara hizmet etmek. İnsanlara bir yardım etmek herkesin hoşuna gider. Herkesin.

Kaynak: 3. Dergâh Sohbeti — Tarîkat ile Tasavvufun Farkı, Esmâ Hiyerarşisi (Nakîb-Mukabb

Sakal-Bıyık ve dış görünüşe dair ne denir?

Efendi hazretleri kendi kıyâfetine ve görüntüsüne yapılan eleştirilere cevap verir. Bu bölüm, dış görünüşe takılan zâhirî dindarlık akımına karşı bir tashîhdir: ‘Sakallar uzun, bıyıklar kısa olması lâzım değil mi? Doğru. Allâh Resûlü hadîs-i şerîfte buyurmuş: ‘Siz sakalı bırakınız, bıyığı kırınız.’ Burada bıyığın kısalığı dudakların içine girmeyecek. Ama bu ne zaman? Dâr-ı İslâm’da. Dâr-ı harpte bir kimsenin bıyıklarını salmasında, sakalını kısaltmasında veya kesmesinde, bıyığını kesmesinde bir mahsûl yoktur.’

Kaynak: 3. Dergâh Sohbeti — Tarîkat ile Tasavvufun Farkı, Esmâ Hiyerarşisi (Nakîb-Mukabb

Nefis kavramının Kur’anî ve Sufî anlamları nedir?

Almanya’dan Kadir kardeşimizin “nefis nedir, nefis terbiyesi nedir?” sorusu üzerinden tam bir uzuvlar fıkhına ve kalbin Rabb’e mutmain oluşuna kadar uzanır. Gecenin son bölümü ise gayrimüslimlerin Mekke’ye girme meselesi, Kâbe etrafındaki oteller, Hacda lüks-safahat ve Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in teslimiyet hâli üzerine yüksek sesle yapılmış bir vicdan çağrısıdır.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Dilin haramları nelerdir?

Dilin âfâtları meydandadır; nefisle mücadele edecek olanlar birinci derecede dillerini koruyacaklar. Efendi Hazretleri bunları tek tek sıralar: yalan söylemek, yemin etmek, gıybet etmek, dedikodu etmek, iftira etmek, laf taşımak, kovuculuk yapmak, küfretmek, hakaret etmek, kötü söz kullanmak.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Nefis meratibinde mücadele ne zaman başlar?

Bizim yolda kardeşlerin seyr-i sülûkleri üstâdlarından ders aldıkları anda başlar, mücadeleleri de başlar.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Nefis meratibinde imtihan ne zaman yaşanır?

Öyle kolay değildir ders almak bizden: adamın eşi, aşı, işi, çoluğu çocuğu, akrabaları, kardeşleri, komşuları, arkadaşları — herkesle imtihan yaşar.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Elin haramları nelerdir?

El: harama elini uzatma, haramı tutma, harama dokunma, hırsızlık yapma, kimseye vurma, kimseyi dövme, kimseyi öldürmeye kalkma.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Sûfîlikte abdestin önemi nedir?

Sûfî abdestsiz yere basmaz; abdesti bozuldu hemen gider abdest alır. Abdest onun zırhıdır manevî olarak. Nefisle mücadelede abdest onun zırhıdır. Yatarken abdestini alır da yatar.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Nefis meratibinde kulak haramı nedir?

Kulak haramlardan uzak duracak. Haram dinletme onu. Dille kulağa sahip olursan gerisine sahip olursun; dille kulağa sahip olamazsan nefis meratibinde har-bi-re yerinde sayarsın.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Kulak haramına bir örnek verir misiniz?

Efendi Hazretleri tekkede bizzat başından geçen bir sahneyi anlatır. “Karabaş-ı Velî’de hani bir Mustafa Hoca var ya — ‘Kilolarca altın varmış, ben tahmin ettiydim ya, o herkesten para topluyormuş zaten’” diyen saf bir kardeş gelmiş. Efendi Hazretleri ona döner: “‘Hocam, sende kilolarca altın varmış’ dedi. ‘Deme lan,’ dedim. Böyle baktı. ‘Hadi, kalk ya’ dedim. ‘Nereye?’ dedi. ‘Bulalım oğlum şunları’ dedim. Böyle baktı. ‘Vallahi de billahi de, yemin ediyorum, Allah seni inandırsın ne büyük müjdeymiş bu, ya demek ki gözüm görmemiş benim. Kör olmuş haberim yok benim ya, yürü, duruyor mu şimdi? Lan oğlum, işte bak, buradaki kasanın anahtarı — dükkânda bir kasa var — orada bir arkadaşın deposunda duruyor onun, anahtarını da vereyim; evi de açayım sana. Neredesin, bulun aslanım, şunların çok ihtiyacımız var.’”

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Kalbin haramı nedir?

Uzuvların haramlarından kurtulduktan sonra sûfî haramın sevgisini çıkarır. Artık kalp haramı sevmez olur.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Kalbin haramlarından arındığında ne olur?

Kalbi mutmain olan odur: farzları yerine getiren, haramlardan uzak duran, Allah’ı sevmeye ve Allah’a doğru koşmaya çalışan bir kimse.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 23 Şubat 2013 | Şeytanın Küfrü, Darül İslam-Dar

Günü kâr ederek bitirmek ne demektir?

Tek ders çekenler için, dersinizi çekebiliyorsanız gece çekin. Gününüzü tövbeyle, salavât-ı şerîfeyle, zikirle, hamdla bitirin. Günün sonunu sonlandırırken ‘kâr ederek’ bitirin — kâr. Bu, ‘günün içerisinde işleyebileceğiniz her türlü mâsiyetin akşamında kâr ederek yatmak’ demektir. Yâni gün içinde kendinizi muhâfaza edebildiğiniz yere kadar muhâfaza edersiniz, koruyabildiğiniz yere kadar korursunuz; ama günün sonunda muhâkkak tövbe edeceksiniz.

Kaynak: 4. Dergâh Sohbeti — Tövbenin Hakîkati, Kâr Ederek Yatma, Allâh’a Yakînlik, Faiz

O ihtilâf — yani farklı görüş serdedenler — geri çekilme hakkına sahip değil midir?

İttifak aramak, ittifak aramak: bir şeye karar verileceğinde on kişi var. On kişinin ayrı ayrı düşünceleri varsa, oradan bir istişâreden bir karar çıkarılacaksa, oylama yapılabilir iki görüş için. Ama on tane görüş çıktıysa, oranın bir imamı varsa, o imam o an görüşlerden birisini tercih edip ona karar verebilir. O ihtilâf — yani farklı görüş serdedenler — geri çekilme hakkına sahip değildir.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 16 Şubat 2013 | İnkisar-ı Hayal, Tekke Terbiyes

İnsanlığa ve dine hizmet adına müşterek yapılan işlerde koştururken, kardeşler arasında bazen ciddi fikir ayrılıkları ve kalp kırıklığına sebebiyet verecek ölçüde münâkaşalar olabiliyor. Farklı düşüncelerin kavgayı netice vermesinin sebepleri ve bunun çözüm yolları nelerdir?

Bu noktada insanlar sadece ve sadece kendi görüşlerinin doğru olduğunu tespit edip kendince bununla alakalı kavgaya varıncaya kadar işleri götürürlerse, onların cahil olduğunu gösterir bu. Cahil insanlar kendi görüşlerinin kabul olması için kavga ederler, tartışırlar, küskünlüğe doğru yol açarlar.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 16 Şubat 2013 | İnkisar-ı Hayal, Tekke Terbiyes

Dilden ve elden emin olmanın şartları nelerdir?

Dilden emin olmak: ‘Bu gıybet etmez, dedikodu etmez, yalan söylemez, iftirâ atmaz, sırrımı bir başkasına anlatmaz.’ Elinden emin olmak: ‘Bu haramı dokunmaz, çalmaz, çırpmaz, dövmez, vurmaz.’

Kaynak: 5. Dergâh Sohbeti — Hasta Namazı, Borçlu Cenaze, "Oldum" Tehlikesi, Sigara Haram

Dilini koruyan dînini korur mı?

Dilini koruyan dînini korur. Dilini korumayan dînini koruyamaz. Birinci derecede dil. Dilinizi sıkı sıkı tutarsanız öbür haramlarla baş edersiniz. Dilinizi koruyamazsanız öbür haramlarla baş edemezsiniz.

Kaynak: 6. Dergâh Sohbeti — Semâ Ehli, Geniş Manada Zikir, Dilin Muhâfazası, "Mehdî Sens

Ahlâk, bir merasim üniforması gibi taşımak ne anlama gelir?

Cibran’ın Efendi Hazretleri’nin çok beğendiği bir sözü daha vardır: “Ahlâkını bir merasim üniforması gibi taşıyan insan çıplak dolaşsa yeğdir.” Bu cümleyi Efendi büyük bir hayretle ve kıymetle karşılar. Çünkü Cibran burada, zahirî bir ahlâk gösterişinin arkasına sığınan ikiyüzlü din anlayışına en sert bir eleştirilerden birini getirmektedir. Üniforma gibi giyilip çıkarılabilen bir ahlâk, hakiki bir ahlâk değildir.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 26 Ocak 2013 | İlahi Enstrümanı, Kader ve İmanı

Hakiki ahlâk nasıl oluşur?

Cibran’ın ve Efendi Hazretleri’nin bu cümlelerde birleştikleri noktada bir incelik daha vardır: hakiki ahl&acâ;k, insanın tabiîyetine çevrilmiş olan ahl&acâ;kıtır. Başlarda bir güçlüktür; insan kendisini zorlayarak doğru sözlü olmaya, dürüst ticaret yapmaya, kendi nefsini her şeyden önce hesaba çekmeye alıştırır. Sonra bu tavırlar onun tabiati halîne gelir. Bundan sonra artık o insan iyi bir şey yaptığında kendisini zorlamaz; iyi yapmak, onun için bir kolay tercih olmuştur. İşte bu seviyeye çıkmış mü’minin ahl&acâ;kı, artık onun üniforması değil, onun kendi teni gibidir. Cibran’ın cümlesi, Efendi’nin yolundaki bu önemli hakikati bir kez daha gündeme getirir.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 26 Ocak 2013 | İlahi Enstrümanı, Kader ve İmanı

Borcu ödemekte acele etmek neden önemlidir?

Borcu ödemekte acele, zira borç bir başkasız iken en çok endişe eden şeydir ve insanın huzurunu kaçırmaz.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita

Ölüyü gömmekte acele etmek neden önemlidir?

Ölüyü gömmekte acele, zira bu müminin öleye son ibadetidir ve geciktirilmesinde fikri bir sebep yoktur.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita

Günah işlediğinde töbe etmek neden önemlidir?

Günah işlediğinde töbe etmek, zira töbe bir baki kâr olmayan günaha dönmüştür.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita

Müminin hayatının nasıl yönetilmeli?

Bugünkü kötülüğü bugünkü bürak, yarına bekleme; bugünkü hayrı bugün yap, yarına bırakma – bu, mümin olun bir özelliğidir.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita

Efendi Hazretleri namaz kılarken nasıl bir hassasiyet gösterir?

Efendi Hazretleri bir namazını biraz gecikerek kıldığında içi huzursuz oluyor, içinde bir "bisiklet" (rahatsızlık) oluşuyor.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita

Müslümanlar câmilerde, mescidlerde, tekkelerde edep ve erkâna uymak zorunda mıdır?

Müslümanlar câmilerde, mescidlerde, tekkelerde edep ve erkâna uymak zorundadır. Siz bir kiliseye gitseniz kilisenin âdâb ve erkânına uyarsınız — Müslüman olmanıza rağmen, orası bir ibâdethânedir. Yüksek sesle konuşamazsınız, gülemezsiniz, oynayamazsınız, şakalaşamazsınız, esneyemezsiniz, bacak bacak üstüne atamazsınız; gayr-i nizamî, gayr-i insânî, gayr-i dînî davranamazsınız. Nereye giderseniz gidin.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin

Akraba gelmiyor diye ben de gitmemeli miyim?

Hayır. Gelmeyene gitmek kemâlattır. En evlâ davranış: seninle konuşmayana konuşmak, sana selâm vermeyene selâm vermek, sana kötülük yapana iyilik yapmak. Akraba ziyâreti sünnettir ve kötülüğe iyilikle cevap vermek en fazîletli davranıştır.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin

Deccaliyetin üç kuyusu nelerdir?

Deccaliyetin üç karanlık kuyusu — fuhuş, uyuşturucu, terör — birbirine bağlı bir küresel karanlık tasvir edilmiş; töre cinâyetlerinin arka planındaki “ahlâksızlığı körükleme” ajandası cesurca eleştirilmiştir.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin

Tövbede Samimiyet nedir?

Siz yanınızdakilere göre tövbe edip ağlıyorsunuz. Veya gözyaşı dökülürken yanınızdakiler aklınıza mı geliyor? Ağlayacağınız zaman — ama günâhlarınızdan dolayı olsun, ama Allâh’a olan aşkınızdan-muhabbetinizden dolayı olsun — yanınızdakileri düşünerek mi ağlıyorsunuz? Öyle yapıyorsanız sizin aklınız önünüzde. Bu normal bir şey değil. Ağlarken insan ‘yanımdakiler ne der’ diye düşünmeyecek.

Kaynak: 8. Dergâh Sohbeti — Tövbede Samimiyet, Deccâliyet Sistemi, Şiddete Aldanmama, Mü

Şehvet sadece cinsellik mi olur?

Deccâl sizin şehvetinizi öne çıkarır. Şehvetten sadece algıladığınız cinsellik değil. Bir kimsenin pahalı giysiler giymeyi istemesi şehvettir. Bir kimsenin çok yemek yemeyi istemesi şehvettir. Bir kimsenin lüks lokantalarda yemek yemeyi istemesi şehvettir. Bir kimsenin lükse düşkünlüğü şehvettir.

Kaynak: 8. Dergâh Sohbeti — Tövbede Samimiyet, Deccâliyet Sistemi, Şiddete Aldanmama, Mü

Şiddete aldandığınız bir durum nedir?

Bir gün gelir birisi size ‘bu işler silahla çözülecek’ derse, bilin ki sizi kandırmaya gelmiş, sizi aldatmaya gelmiş.

Kaynak: 8. Dergâh Sohbeti — Tövbede Samimiyet, Deccâliyet Sistemi, Şiddete Aldanmama, Mü

Çocuğu dayakla terbiye etmek câiz midir?

Kesinlikle uygun değildir. "Kadınların kötüsü, çocuğunu sokak ortasında bağırıp-çağırıp azarlayıp döven kimsedir." Peygamber Efendim, ne eşlerini ne çocuklarını dövdü. Dayak, açlık, cezâ ve menfaat’e dayalı rüşvet terbiyesi yanlıştır — çocuk hayâtını menfaat, ceza veya korku üzerine kurar. Orta yolla, anlatarak, güzel ahlâk örnekleriyle terbiye edin. Dayakla terbiye olanlar "insandan aşağı mahlûklardır."

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (20 Ağustos 2011) — Eş Seçimi, Anne Profili ve An

Çocukları nasıl yetiştirmek lâzımdır?

Çocukları dayak, açlık, rüşvet terbiyesi ile değil; anlatarak, güzel örnekler vererek yetiştirmek lâzımdır — aksi hâlde "insandan aşağı mahlûklar" olunur.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (20 Ağustos 2011) — Eş Seçimi, Anne Profili ve An

Tasavvuf sadece belirli mekânlarda mıdır?

Dervişlik veya sûfîlik sadece belirli mekânlarda değildir — sabahtan kalkıp gece yastığa baş koyuncaya kadar günlük hayatında âdâb ve edebe riâyet etmektir. Tasavvuf demek ince edep demektir.

Kaynak: 9. Dergâh Sohbeti — İnce Edep, Zikrullaha Sarılmak ve Niyet

9. Dergâh Sohbeti — İnce Edep, Zikrullaha Sarılmak ve Niyet konusunu ele alan sohbetin özeti nedir?

Bu sohbet, tasavvufun ince edep olduğunu, zikrullah halkasının asla bırakılmaması gerektiğini Cüneyd-i Bağdâdî’nin sözüyle, niyetin amelden hayırlı olduğunu ve zikrullah halkasında ruhların semâya yükseldiğini ele almıştır. Sohbetin temel mesajı: edebli ol, zikrullaha tutun — sizi kapıdan kovsalar bacadan girersiniz.

Kaynak: 9. Dergâh Sohbeti — İnce Edep, Zikrullaha Sarılmak ve Niyet

Gıybetin sınırları nelerdir?

Gıybet, mümin bir kimsenin hoşuna gitmeyecek şeyi arkasından söylemektir. Ancak bir kimse günah-ı kebâir ile meşhursa ve onu terk etmiyorsa onu o sıfatla anmak gıybet olmaz: "Meyhâneci filanca", "Faizci filanca" gibi. Mesleğiyle tanınan kimseyi mesleğiyle anmak da câizdir. Ama mümin bir kimseye lakap takıp arkasından laf konuşmak gıybettir.

Kaynak: 10. Dergâh Sohbeti — Tevhîdi Bırakmamak, Kulluk ve Gıybet Sınırları

Hırsızlık malı yenmez midir?

Hırsızlıktan edinilen kazanç veya malzeme alınmaz, satılmaz, kullanılmaz, bile bile yenmez içilmez. Eğer birisinin eline böyle bir mal geçtiyse bir başkasına verecek ve ondan da hayır beklemeyecek. Hırsızlık kesin haramdır.

Kaynak: 12. Dergâh Sohbeti — Sigara, Allah Sevgisinin Ölçüsü ve Hayrı Gizlemek

Hayrı gizlemek ne demektir?

Pazartesi-Perşembe oruçları gizleyebildiğin yere kadar gizleyeceksin. Hayırlarınızı, iyiliklerinizi, güzelliklerinizi gizleyin — bu tevazunuzu artırsın. Eğer söylemek size ucub (kendini beğenme) verecekse orucu yemeniz daha hayırlıdır.

Kaynak: 12. Dergâh Sohbeti — Sigara, Allah Sevgisinin Ölçüsü ve Hayrı Gizlemek

Eger kisi kendi asikligini gorup ovunuyorsa o nefsi ilahlastirmistir — bu asiklik degil midir?

Asik gonlunu masukuna gore dizayn eder, kendisini masukuna gore duzenler. Onda kendisini gormez, hep masukunu gorur. Eger kisi kendi asikligini gorup ovunuyorsa o nefsi ilahlastirmistir — bu asiklik degildir. Bir kimse bir siir yazip da "Ben nasil asikim, su siirimi serh edeyim" derse o kimse batmistir, yine de batmasi lazim ki uyansin, dönsün. Baskasinin asikligini kendi asikligi gibi gormek hatadir; o noktada sufi taklit eder, ama taklit ketclig ve maymunluktur. Mursidin asikligini kutup olarak alabilirsin, ondan asikligi ogrenebilirsin — ama "asla taklit edilmez." Ibadetlerin zahirinde taklit baslangictir; namazda Hz. Peygamber’i taklit ederiz cunku Hz. Peygamber "Benim kildigim gibi kilin" dememis, "Benden gordugunuz gibi kilin" demistir. Ama askin taklidi olmaz — her aşık’in askin yapisi farklidir, hucre yapisi gibi.

Kaynak: 22 Aralık 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Mevlana’ya asik oldugu soylenmistir?

Elif Safak’in romaninda Hz. Mevlana mursid, Hz. Sems-i Tebrizi mürid yapilmis ve Hz. Sems-i Tebrizi’nin Hz. Mevlana’ya asik oldugu soylenmistir. Bu, mursid-murid iliskisini tersine cevirmektir. Hz. Sems-i Tebrizi mursid, Hz. Mevlana muridi olmustur — kainatin tasavvuf tarihi boyle bilinmektedir. Bunun ustunden para kazanan bir kesim olusmustur. Bir baska olayda Efendi Hazretleri’nin ifade ettigi bir soz "psikolojik travma yasamis bir kimsenin sozudur" diye nitelenmis, ertesi gun bir hayrana sorulan Elif Safak’in cevabi: "Evet, ben psikolojik bir rahatsizlik yasadim. Mevlevi okuyarak kurtuldum." Demek ki o sozler asiklik degildir; bir psikolojik halin tezahurudur. "Asik olun ama orneginiz Hz. Muhammed Mustafa olsun. Asik olmak kul olmaktir, suslu sozler soylemek degildir."

Kaynak: 22 Aralık 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Kim benim hakkimda bunun disinda bir sey soylersse, o sozlerden ve o kimseden beriyim." Iste asikligin hakiki penceresi budur.

Hz. Mevlana’nin kendi tarifi sudur: "Ben Kuran’in kuluyum. Muhammed Mustafa’nin yolunun tozuyum. Sufiler suslu sozlerle degil, Sunnet-i Resulullah’a uyarak asik olurlar. "Asikliga bakacagimiz pencere o olmalidir."

Kaynak: 22 Aralık 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Zuleyha’nin Yusuf’a olan iskini hakikate eristirmedi mi?

Mecaz alemi mecaz aski getirir; mecazi aski hakikate cevirebilirsen oraya ulasirsin. Hz. Yusuf’a asik olan Zuleyha’nin gozune yusufu sevdigi adam Yusuf gibi gorunuyordu — ama o adam Yusuf’tan sonra geliyor. Yusuf insan oğlunun ikinci guzelidir; birincisi Hz. Muhammed Mustafa’dir. Mecnun da Leyla’yi öylesine sevdi ki tac, taht, saray, hizmetkarlar, rahat yatak, balli yemekler — hepsini birakti, collere düştü. Ceylanlarla arkadaslik etti, gözleri Leyla’ya benziyor diye. Esegi Leyla’ya benzetti, suyu icemedi cunku suya bakarken Ley, arkadasi bir hafta sonra suyu hala icilmemis bulunca, Mecnun’a sordu: "Niye icmedin?" Cevabi: "Her kabi elime aldigimda Leyla’yi gordum. Su Leyla, kap Leyla, testisi Leyla, gunes Leyla, ay Leyla, dunya Leyla, coller Leyla." Yusuf da Zuleyha ile evlendiginden sonra bir gun pencereden uzaklara dalmis Zuleyha’ya "Ya Zuleyha gelmeyecek misin?" diye sorar. Zuleyha cevabi: "Sen oyle birini bana tanittin ki, sen oyle bir seyi tanittin ki — senden daha guzel." Yusuf der: "Allah’in muradi var, cocugumuz olacak." Zuleyha: "Sevdigimin muradi varsa boynum bukuktur." Iste mecaz askin hakikat aska donusumu bu kissalarda gorunur. Eger mecazdan hakikate gidecek isen, simdiden ustadin dizinin dibine otur — daha kestirme yoldur.

Kaynak: 22 Aralık 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Asik gercek aska geldi mi soylediklerinden utanir kalir mi?

Asik olmak kul olmaktir; suslu sozlerle, girift kelimelerle anlatilamaz. "Asikligi anlatma noktasinda ayni sozleri soyluyorsaniz, siz zaten asik degilsiniz. Siz mütefekkirsiniz, mütecelli degilsiniz." Yani siz sadece asikligi okuyorsunuz, yasamiyorsunuz. Asik gercek aska geldi mi soylediklerinden utanir kalir. "Aski anlatmak dunya kelaminin isi degildir; aski anlatamazsiniz. Anlattiginiz sey asiklik degildir, asikliktir." Asla "ben asikim" diyenden korkulur, "ben mecnunum" diyene de oyle. Mecnun gerceklen Leyla disinda hicbir kadini gormezdi; Leyla’sinin evlenme teklifini bile kabul etmedi. "Mecnunum diyen baska bir kadin ona ‘gel’ dediginde hemen gidiveriyorsa, onun mecnunlugu yalandir."

Kaynak: 22 Aralık 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Kalp ilmini nereden öğrenmek gerekir?

Kalp ilmini kitaptan değil hâlden öğrenmek gerekir.

Kaynak: 17. Dergâh Sohbeti — Aşk Yaratılışı, Rüyâ Tâbiri ve Kalp İlmi

Şükürün şekli nedir?

Şükrün şekli olmaz — Namaz, oruç, duâ, hamd, teşekkür hepsi şükre girer. Aslolan Allah’ın nimetlerini idrâk etmektir.

Kaynak: 17. Dergâh Sohbeti — Aşk Yaratılışı, Rüyâ Tâbiri ve Kalp İlmi

Yalnızlık: Allah’a İltica Zamanı nedir?

Yalnız kalan insan Allah’a iltica edecek. Yalnızlık nimettir — derviş için, Allah’a âşıklar için. Cenâb-ı Hak seni yalnız bıraktıysa kendisiyle dost olmanı istediği için bıraktı. Etrafında kimse kalmadıysa bilin ki Allah herkesi terk ettirmiştir — ki sen sadece O’na yönelelim. Yalnızlığı dolduracak olan Allah’tır. Allah her şeye kâfîdir. "Yâ Rabbi" desen Allah’ın "Buyur kulum" sesini duyarsın. Yalnızken yapılan duâya, ibâdete riyâ karışmaz.

Kaynak: 18. Dergâh Sohbeti — Kurban, Yalnızlık ve Misâfir Edebi

İyi Misâfir Nasıl Olmalı?

İyi misâfir edepli, ahlâklı, gittiği evi rahatsız etmeyen, eleştirmeyen, dedikodu etmeyen, ikrâmı küçük görmeyen kimsedir. Misâfir Allah’ın misâfiridir. Eve gidip halısını, perdesini, koltuğunu beğenmemek, "bu ikrâmı bana mı lâyık gördün?" demek günahtır. Ev sahibi de misâfirini rahatsız etmemeli. Ayakkabıyla eve girme meselesi haram değil — kültür meselesidir. Misâfiri tatlı bir şekilde uyarmak doğrudur ama kırıcı olmamalıdır.

Kaynak: 18. Dergâh Sohbeti — Kurban, Yalnızlık ve Misâfir Edebi

İnsanın sınıflandırılması nasıl açıklanmaktadır?

Şeyh Bedreddin’in ‘İnsan nedir?’ sorusuyla açılan bu bölüm şöyle cevaplanır: ‘Ben birkaç gündür insanları üçe ayırıyorum. Bir kağıttan insanlar vardır — görüntüsü insandır. Etten-kemikten yapılma insanlar vardır — görüntüsü insandır. Bir de rûhtan yapılma, cevherden yapılma insanlar vardır — onların da görüntüleri insandır.’ Kağıttan insan olarak değerlendirdim. Birkaç gündür bunu bazen ağır geliyor insanlara — ‘Hayvandan’ dediler. Hani Allah insanı ‘ahsen-i takvîm’ üzere yaratmış ya — ‘İnsanı ahsen-i takvîm üzere yarattık’ (Tîn 95:4). İnsan ahsen-i tak’ üzere olur; ama o insan nefsine uyarsa, âyet-i kerîme devâm ediyor, ‘hayvandan daha aşağı mahlûk olur.’

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (10 Eylül 2011) — Akıl ve Gönül, Leylâ-Mecnûn ve

En güzel ahlâkın başlangıcı nedir?

En güzel ahlâkın başlangıcı bu: Hiç kimseye zarar vermeyin — en güzel ahlâkın başlangıcı bu. Hiç kimseye kötülük yapmayın — en güzel ahlâkın başlangıcı bu. Sizin elinizden ve dilinizden insanlar emîn olsunlar — en güzel ahlâkın başlangıcı bu. Dilinden emîn olsunlar: ‘Dedikodu etme, gıybet etme, iftirâ etme. Dilinden emîn olsunlar — küfretme. Hakaret etme. İnsanların kötü sözler söyleme. Ya hayır söyle, ya da sus. Sus, Müslümanlar!’ Elinden emîn olsunlar: ‘Çalma, çırpma. Hakkın olmayan her şeye elini uzatma. Hattâ hakkın olanı dahi uzatma: ‘Bu mahşerin, elini uzatma’ — bekle, sabırlı ol. ‘Bu su senin’ — elini uzatma, bekle, sabırlı ol. ‘Bu mal benim değil’, ‘Bu mülk benim değil’ — elini uzatma. Hârûn parmağını savurma: ‘İsraf etmeyiniz, sizin olabilir ama israf etmeyiniz.’

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (10 Eylül 2011) — Akıl ve Gönül, Leylâ-Mecnûn ve

Müslüman’ın muhasebecilik yapması câiz midir?

Evet, câizdir. Muhasebe olmazsa insan hesabını-kitabını bilemez. Dîn haramlarla çevrilidir; haramın dışındaki bir şeyi "haram mı?" diye sorulmaz. Peygamber Efendimiz sürekli "Bu haram mı?" diye sorulmasına kızmıştır.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (10 Eylül 2011) — Akıl ve Gönül, Leylâ-Mecnûn ve

Ticarette "Ben dindârım" diye belirtmek doğru mudur?

Hayır. Alırken-satırken dînî kimliğinizi göstermeyin ki sana ayrıyeten bir avantaj veya menfaat sağlamasın. Dindârlığın menfaati olmasın. Sohbetinle, zikrinle, tarîkatınla, şeyhinle dünyâlık peşine düşmek Allah âşıklığı değil, dünyâ âşıklığıdır.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (10 Eylül 2011) — Akıl ve Gönül, Leylâ-Mecnûn ve

"Bir daha çocuğunu döversen üç kere boşsun" dedim, kadın dövdü — boş oldu mu?

Hayır — bu söz dîn câhilliğidir. Nikâhın şakası dahi haramdır, ama boşanma namus gerektiren sebeplerle olur: namusa leke getirmek, izinsiz bir yerlere gitmek vs. Çocuğu döven kadın dolayısıyla boşanma olmaz. Eğer böyle bir söz söylediyse, derhâl eşinden özür dileyip helâlleşsin. Çocuk dayakla değil, severek terbiye edilir.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (10 Eylül 2011) — Akıl ve Gönül, Leylâ-Mecnûn ve

İnsan nedir? Kaç sınıfa ayrılır?

Üç sınıfa ayrılır: (1) Kağıttan insanlar — îmân etmeyen, hayvandan aşağı düşen, evcilleştirilmesi çok zor olanlar. (2) Etten-kemikten insanlar — îmân etmiş, ama hatâ yapar, hatâsından döner, yine de hançer vurabilir. (3) Cevher insanlar — îmân, ibâdet ve en güzel ahlâkla "cevher" olmuş, ahsen-i takvîme ulaşmış kimseler.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (10 Eylül 2011) — Akıl ve Gönül, Leylâ-Mecnûn ve

Ulema buna bir kapi aralamis: kisi orneklik olsun diye sufiler gibi "birisi boyle yapmis midir?

Hz. Ali Efendimiz bir cenk meydaninda bahadirligini anlatinca Hz. Peygamber buyurdu ki: "Eger savas meydaninda olmamis olsaydi, Ali helak olurdu." Insanin kendi kahramanligini, hayir hasenatini, kerametini anlatmasi caiz degildir — bu ancak kafirin karsisinda istisnai olarak caiz olur. Ulema buna bir kapi aralamis: kisi orneklik olsun diye sufiler gibi "birisi boyle yapmis, birisi boyle ruya gormus, birisine boyle bir tecelliyat olmus" diyerek anlatabilir. Aslinda anlatan kendisidir ama edep gostererek sahsina baglamaz.

Kaynak: 3 Kasım 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Icki haramdir, faiz haramdir, haksiz adam oldurmek haramdir, namusla ilgili tecavuz haramdir, yetim mali yemek haram mıdır?

Bir farzin haram olan bir seyin haram olmadigini, bir farzin farz olmadigini bile bile soylemek tekrub-i imani ve tekrub-i nikahi gerektirir. Efendi Hazretleri uzerine basa basa siralar: Kadinin orunmesi farzdir: bas, bogazin bittigi yer, kollar, ayaklar dahil. Bunu inkar eden tekrub-i iman ve nikah eder. Icki haramdir, faiz haramdir, haksiz adam oldurmek haramdir, namusla ilgili tecavuz haramdir, yetim mali yemek haramdir. Beytullah’ta gunah islemek buyuk gunahtir. Zina haramdir; nikahsiz cinsel iliski buyuk gunahtir. Giybet haramdir — biliyor olmasina ragmen "bu giybet degil" diyenin de ayni hukum altindadir.

Kaynak: 3 Kasım 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Ikinci merhhele: Nafilelerle Allah’a yakinlik kurmak — en guzel ahlakla ahlaklanmak mıdır?

Edebin uc merhalesi vardir: Birinci merhale: Farzlara simsiki yapismak — farzlari yerine getirip gunah-i kebairlerden uzak durmak. Ikinci merhhele: Nafilelerle Allah’a yakinlik kurmak — en guzel ahlakla ahlaklanmak. Ucuncu merhale: Allah’i sevmek — gozunun gordugu ve gormedigi her seyden fazla Allah’i sevmek.

Kaynak: 3 Kasım 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Sevgili sevenini taşlar mı?

Atar. Ateşten ateşe, zorluktan zorluğa atar. Hazret-i Ebûbekir Efendimiz az mı çekti? Şehirden sürgün edildi, çöplüğe atıldı. Hazret-i İbrâhîm ateşe atıldı. Hazret-i Zekeriyyâ kemerle kestirildi.

Kaynak: 21. Dergâh Sohbeti — Tevhîdin Gücü, Beklentisiz Aşk ve Sevenin Sınanması

Dilini muhafaza etmek dinini muhafaza etmekle nasıl ilişkilidir?

Dilinizi muhafaza ederseniz dininizi muhafaza edersiniz. Çok namaz kılın demiyorum, sabahlara kadar ayakta durun demiyorum. Derslerinizi çekin, nâfile olarak çok zikredin, ahlâkınızı güzelleştirin. En önemli unsur ahlâktır. Ahlâk şahısların hukukudur — etrafınızdaki insanların hukukudur.

Kaynak: 22. Dergâh Sohbeti — Doğum Sancısı, Muhabbet Yolu ve Dilin Muhafazası

Müslümanların en büyük eksiklikleri nelerdir?

Müslümanların en büyük eksiklikleri ikidir: Birincisi dinlerini ahlâk olarak yaşamamaları. İkincisi birbirlerine kenetlenmemeleri. Aileler, cemâatler, müminler parçalanıyor — sebepleri hep hevâ ve hevesleri, baş olma sevdaları. Üretmeleri bitmiyor.

Kaynak: 22. Dergâh Sohbeti — Doğum Sancısı, Muhabbet Yolu ve Dilin Muhafazası

Edepsizlik sadece kisiyi degil dunyayi yakar mi?

Hz. Mevlana "Edepsiz yalniz kendine kotuluk etmez, butun dunyayi atese verir" buyurmustur. Efendi Hazretleri bunu somutlastirir: Iciyor, kendine iciyor denir — hayir, sonra tecavuz eder. Kumar oynuyor, kendine oynuyor denir — hayir, sonra karisini kizini satar. Zina ediyor, kendine ziyan denir — hayir, butun toplumun ahlaki asagiya gider. Hz. Peygamber "Sen en guzel ahlak uzerinesin" (Kalem 4) ayetiyle nitelenmistir. Sahabelerin buyuk cogunlugu bunu edebe baglamistir. O halde ahlakimizi Muhammed Mustafa’nin ahlakina bezendirmemiz lazimdir. "Kimin ahlaki guzelse o kurtulusa erer. Guzel ahlakli olan kimse namaz kilip oruc tutanin seviyesindedir."

Kaynak: 13 Ekim 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Edep kavrami neye gore üç dairede ele alınmaktadır?

Edep bastan basa Kur’an’dir, bastan basa imandır, bastan basa Islam’dir. Edep Hz. Allah’in ahlaki ve sifatlaridir; Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in dogumundan olumune kadar yasadigi hayattir. Efendi Hazretleri edebi uc dairede tanımlar: Allah’a olan edep: Allah’in cekmis oldugu sinirlarda yasamak, harama bulasmamak, emredilen hal uzere olmaktir. Elden, dilden, agizdan, ayaktan haram cikiyorsa birinci derecede Allah’a karsi edep muhafaza edilmemistir. Resulullah’a olan edep: Hz. Peygamber’in sunnetine tabi olmak, onun ahlakini yasamak, yolundan yurumektir. Insanlara olan edep: Anneye, babaya, ese, cocuklara, komsulara, topluma, agaca, cicege, bocege, hayvana, esen ruzgara, denize, irmagaa karsi edepli olmaktir.

Kaynak: 29 Eylül 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

İnsanlara olan edep ne demektir?

Anneye, babaya, ese, cocuklara, komsulara, topluma, agaca, cicege, bocege, hayvana, esen ruzgara, denize, irmagaa karsi edepli olmaktir.

Kaynak: 29 Eylül 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Edebin ilm-el yakin, ayn-el yakin ve hakk-el yakin mertebeleri nedir?

Her uc dairede de edep ilm-el yakin (bilgi ile kesinlik), ayn-el yakin (gorus ile kesinlik) ve hakk-el yakin (yasayarak kesinlik) mertebelerinde derinlesir.

Kaynak: 29 Eylül 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Edebin üç dairede derinleşmesi ne anlatılmaktadır?

Her uc dairede de edep ilm-el yakin (bilgi ile kesinlik), ayn-el yakin (gorus ile kesinlik) ve hakk-el yakin (yasayarak kesinlik) mertebelerinde derinlesir. Edeb yasayanı cennette yasatır; eger butun bir topluluk yasasa, dunya hayati cennet hayatina doner — bu insanlar icin bir utopryadir.

Kaynak: 29 Eylül 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Osmanlı’nın ahlâkı ve Allah aşkı nerededir?

Biz, dünyanın yaklaşık üçte birini yönetmiş bir milletin torunuyuz. Hani Osmanlı’nın ahlâkı nerede? Osmanlı’nın Allah aşkı nerede? Resulullâh aşkı nerede? Adâleti, hamiyeti, rıfkı, yumuşaklığı nerede? Hani cesâreti nerede? Osmanlı’yı Osmanlı eden, onların inandıkları dîndir.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (1 Ekim 2011) — Zekât ve Sadaka, Irkçılık Yasağı

Türklerin kavim sevgisi neden önemlidir?

Bir kimsenin kendi kavmini sevmesi kadar doğal hakkı yoktur — doğaldır, hakkıdır, fıtrîdir. Biz kavmimizi severiz, akraba-tâlikatımızı severiz, arkadaşlarımızı-dostlarımızı severiz. Memleket topraklarımızı severiz. Memlekti toprakları derken küçücük Anadolu’yu kastettiğimizi zannetmeyin. Viyana’dan Orta Asya’ya, Orta Asya’dan Afrika’ya, Afrika’dan Rusya’nın içlerine kadar bizim memleket toprağımızdır. Nerede bir Müslümanın kanı akıtıldıysa, orada bir Müslüman şehid olduysa, orası Müslüman için memleket toprağıdır. Sadece Anadolu’yu düşünmüyorum memleketim olarak. Bunu bir emperyalist düşünce olarak da addetmeyin — kimsenin toprağında gözümüz yok. Var! Var. Bütün arz üzerinde gözüm var benim. Washington’dan Pekin’e, Pekin’den Tokyo’ya, Tokyo’dan Leningrad’a, oradan Londra’ya kadar gözüm var. Gözü olmayanın gözü çıksın!

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (1 Ekim 2011) — Zekât ve Sadaka, Irkçılık Yasağı

İnsanlar kendi sürüsüyle yaşar mı?

Herkes kendi sürüsünün içinde yaşar. Kendi nefis merâtibelerinin içinde. Cimri, cömertle arkadaş-dostluk kuramaz. Allah’tan çok korkan, Allah’tan hiç korkmayanla arkadaş olamaz. Allah’ı çok seven, Allah’a düşmanlık-nefret edenle arkadaşlık edemez. Herkes kendi sürüsündedir, kendi vazîfesindedir.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (8 Ekim 2011) — Mürşid-i Kâmilin Tanımı, Velî Sın

Havârîlerin sofra talebi nedir?

Mûsâ konuştu mu? Konuştu. Hz. Resûlullâh konuştu mu? Konuştu. İsâ (a.s.) konuştu mu? Konuştu. Sen mi konuşmuyorsun? Sen îmân etmiş değil misin? Sen Allah’ın kulu değil misin? Sana da hitâb etsin o. Havârîler kadar kıymetin yok mu? Sana da gökten sofra indirsin.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (8 Ekim 2011) — Mürşid-i Kâmilin Tanımı, Velî Sın

Boşanmak günâh mıdır?

Günâh değil; bâzı durumlarda farz bile olur. Sürekli geçimsizlik, şiddet, tehdit ve psikolojik bozulma varsa boşanmak tercih edilmelidir. Ancak kavga etmemeye gayret, gerekirse tedâvî yoluna gidilmelidir.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (8 Ekim 2011) — Mürşid-i Kâmilin Tanımı, Velî Sın

Hayvan sevmek mi, insan sevmek mi?

İnsan eşref-i mahlûkattır. Köpeğe vereceğin parayı git bir fukarâya, bir yetime, bir çocuğa ver — çocuk okut. Kedi-köpek beslemek güzel bir şey olabilir ama öncelik insandadır.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (8 Ekim 2011) — Mürşid-i Kâmilin Tanımı, Velî Sın

Mümin için kaybetmek yoktur, bu ifadeyi nedir?

Müslümanlar maddî mücâdelelerinde kaybetmiş olsalar dahi kazançlıdırlar. Kaybetmeden kazanmayı öğrenemez insanlar. Eğer mücâdeleye devam ederseniz kaybetmek bir kazançtır, zayiat vermek bir kazançtır. Kaybettiğiniz yerlere bakar, gedikleri onarır, yeniden mücâdeleye devam edersiniz.

Kaynak: 31. Dergâh Sohbeti — Mümin İçin Kaybetmek Yok, İstanbul’un 1200 Yıllık Fethi

Nefis mücâdelesinde de kayıp yoktur, bu ifadeyi nedir?

Maddî mücâdelede zayiat olduğu gibi mânevî mücâdelede de zayiat vardır. Hata edersin, kusur edersin, günah işlersin — bunlar mânevî zayiattır. Ama kaybettiğin alanı tespit edersen, tövbe edersen, mücâdele edersen eski bulunduğun noktadan daha ileri gidersin.

Kaynak: 31. Dergâh Sohbeti — Mümin İçin Kaybetmek Yok, İstanbul’un 1200 Yıllık Fethi

Dar kıyafetin tesettür açısından önemi nedir?

Tesettürde önemli olan vücut hatlarının belli olmamasıdır. Bu hem kadınlar hem erkekler için geçerlidir. Kumaşın yumuşak, ince, vücudu sarması tesettüre aykırıdır. Erkeklerin avret mahalleri belli olmuyorsa darılıkla ilgili bir sorun yoktur.

Kaynak: 32. Dergâh Sohbeti — Haramlarla Ölçülen Yakınlık, Niyet ve Nefse Zulüm

Dârü’l-Harp’te imamlar dilenmeye müsâade etmişlerdir?

Dârü’l-İslâm’da dilenmek haramdır ve dilencilere bir şey verilmez. Dârü’l-Harp’te imamlar dilenmeye müsâade etmişlerdir. Gerçekten ihtiyaç sahibi olarak görüyorsanız verin. Ama meslek hâline getirmiş, hesabında 150-200 milyar para olan dilenciye vermek câiz değildir.

Kaynak: 35. Dergâh Sohbeti — Tarikat ve Günah, Dilencilik ve Allah’ın Velîleri

Gıybet ve Tekke Ahlâkı nedir?

Tekke bahçesinde insanlar aleyhime konuşuyor — gelmiş buraya oturmuş, yiyor, içiyor, sohbetini ediyor. Orada zannediyor ki burada oturanın hiçbir şeyden haberi yok. Ben buradan bağırıyorum "gıybet etmeyin" diyorum, duymuyor beni. Buyuz biz — Cenâb-ı Hak da bizi imtihan olarak gösteriyor. Sabredecek miyiz, sabretmeyecek miyiz? "Birisi kapınızın önüne gelse bir bildiri dağıtsa benim aleyhime — onu okuyanların yüzde altmışı ‘ya yapmıştır’ der bir anda." Benim ne kadar evim olduğunu bilmiyorum, ne kadar paramı olduğunu bilmiyorum — benim bilmediğimi insanlar biliyor. İstanbul’da bloklarım varmış — sekiz yıl oldu, bir tanesini getirin diyorum kimse getirmiyor. Bu toprakların çilesidir bu.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (23 Haziran 2012) — İlâhî Takdir, Sabır ve Dünyan

Yerli tüketim maddeleri neden tercih edilmelidir?

Yabancı şirketlerin tüketim maddelerini kullanmayın. Kola içmeyin, Pepsi içmeyin — gidin süt için, yoğurt için, şerbet yapın, meyve suyu yapın. McDonald’s yemeyin, hamburger yemeyin — gidin lahmacun, pide, köfte ekmek yiyin. Kendi çiftçinizin peyniri, tereyağı, sütü varken yabancı ürün almayın.

Kaynak: 41. Dergâh Sohbeti — İsm-i Âzam, Vade Farkı ve Kalp Hastalığının Tedavisi

İnanç ve ahlâk arasında nasıl bir ayrım vardır?

İnsanların inancı kendilerine aittir; kimseyi kendi inancını kabul etmeye zorlamak doğru değildir. Ancak ahlâk, toplumu doğrudan ilgilendirir: "Birbirlerine zarar vermemeleri gerekir." Tekkeye gelen herkes — inancı ne olursa olsun — hürmet ve hizmet görmelidir.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (28 Nisan 2012) — Hâbil-Kâbil Kıssası, Cömertlik-

İslâm ahlâkının temeli nedir?

Sizin en hayırlınız etrafa en fazla faydası dokunanınızdır. "Din güzel ahlâktır" hadis-i şerifi İslâm’ın temelini ortaya koyar: öyle bir topluluk hayal edin ki ahlâkın en üst seviyesi olsun ve hiç kimsenin kılına dahi zarar verilmesin.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (28 Nisan 2012) — Hâbil-Kâbil Kıssası, Cömertlik-

Toplumun ahâlkî çöküşü nedir?

Çağdaşlık ve ilericilik adı altında bizim önümüze koydukları dinsizlik, ahlâksızlık ve namussuzluktur. Kadın her tarafını açınca ilerici, başını örtünce gerici. Bir metrelik örtü — örtünce gerici, çıkarınca ilerici. Böyle bir mantık var mı?

Kaynak: 42. Dergâh Sohbeti — İman, Ahlâkî Çöküş ve Merhamet ile Tebliğ

Merhamet ile tebliğ nedir?

“Yeryüzündekilere merhamet etmeyenlere gökyüzünden merhamet edilmez.” Tebliğ ederken sertlik, koyraklık, dikleşmek yasaktır. Sertlik sertliği getirir, merhamet merhameti getirir. Anne-babanıza, eşlerinize, çocuklarınıza, komşularınıza — herkese merhametle yaklaşın.

Kaynak: 42. Dergâh Sohbeti — İman, Ahlâkî Çöküş ve Merhamet ile Tebliğ

Gerçek sevginin mahiyeti nedir?

Gerçek sevgide şeytanın kalbe vesvese sokamayacağını ifade eder. "Sevenin kalbine şeytan işeyemez, üflese dahi yer bulamaz" der. Eğer kalpte şüphe varsa, o sevgi henüz kemâle ermemiştir.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (7 Nisan 2012) — Mesnevi’ye Giriş: Neyin Feryadı,

Allah için sevmenin özellikleri nelerdir?

Menfaate dayalı sevgi, menfaat bittiğinde biter. Güzelliği için severseniz güzelliğine kusur gelince sevmezsiniz. Zenginliği için severseniz iflas edince sevmezsiniz. Makamı için severseniz azledilince sevmezsiniz. Bunların hepsi tabiî sevgidir — hayvanların sevgisi gibi menfaate dayanır. Allah için sevmek ise karşılıksızdır. Hangi hâlde olursa olsun, menfaat olsun olmasın sevmeye devam etmektir. Ehl-i tasavvuf bunu kendisine ölçü almıştır. Kim birbirini Allah için severse savaş meydanındaki cihâddan daha üstün bir feyiz alır. Arşa’lâ’nın gölgesinde gölgelendirilecek yedi bölük insandan biri de uzakta olsalar bile Allah için birbirini sevenlerdir.

Kaynak: 44. Dergâh Sohbeti — Allah İçin Sevmek, Nûrdan Minberler ve Zikrullahı Terk Etme

Zikir halkasından kopanın Âkıbeti ne olur?

Zikir Halkasından Kopanın Âkıbeti 20 yıl boyunca gözlemledim: zikir halkasından kopan namaz da koptu, oruçtan da koptu, tövbeden de koptu, Allah yolunda hizmetten de koptu. Bir müddet sonra tekrar kumar oynamaya, içki içmeye, eski hayatlarına dönmeye mahkûm oldular. “Ne olacak ki zikrullaha gitmemek kâfirlik mi? Evde namazımı kılıyorum” diyenler — vallahi yapamazlar. Yapamadılar. Şeytan onları zikrullah halkasından koparınca tövbe kapılarını, rahmet kapılarını kapatmaya çalıştı. Nefis ve şeytan bahaneler üretir: “Bana orada ters baktılar, filanca var o yüzden gitmiyorum” — bunlar nefsin ve şeytanın aldatmasıdır.

Kaynak: 44. Dergâh Sohbeti — Allah İçin Sevmek, Nûrdan Minberler ve Zikrullahı Terk Etme

Aile içi kibir ve beğenmeme hastalığı nedir?

Sohbetin en cesur bölümlerinden biri aile içi kibir ve beğenmeme hastalığına ayrılmıştır. Kıyafet beğenmemek, yemek beğenmemek, ev beğenmemek, mahalle beğenmemek — bunların hepsi içimize işlemiş. Üç kuruşumuz olunca mahallede duramayız, semt değiştiririz. Koltuğu değiştirdiğimizde gelen komşuyu beğenmeyiz.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (31 Aralık 2011) — Kibrin Tedâvisi, Aile İçi Beğe

İyi mümin olmanın yolu nedir?

Gerçek mümin olmanın yolu çok ibâdet etmekten değil, haramlardan uzak durmaktan geçer. Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri buyurur: "Her sultanın bir sınırı vardır, Allah’ın sınırı da haramlardır." Bir kimse Kur’ân, sünnet ve ashâbın ictihâdıyla kesin olarak yasaklanan şeylerden uzak durursa ahlâkı güzelleşir ve iyi mümin olur.

Kaynak: 45. Dergâh Sohbeti — Kevâirler, Akîka Kurbanı ve Şeyhi Olmayanın Şeyhi

Edebin dört kademesi nelerdir?

Edebin dört kademesi vardır. Birincisi ve en genişi Kur’ân ve sünnet çerçevesinde davranmaktır — bu herkese yeter. İkincisi imamların ictihâdları ve fetvâlarıyla daha disipline etmektir, incelini görmektir. Üçüncüsü ehl-i tasavvufun kendi içinde oluşturduğu disipline uymaktır — bu artık şekerpâre hâlini alır. Dördüncüsü bunların hepsini içselleştirip sevgiyle yaşamaktır.

Kaynak: 49. Dergâh Sohbeti — Edep Sevgiyle Gelir, Tasavvuf ve Muhabbet

Başkalarının eksikliklerini tamamlamak kimin vazifesi değildir?

Hayatınızı başkalarının eksikliklerini tamamlamak, yanlışlıklarını düzeltmek için heder etmeyin. Bu sizin vazîfeniz değildir. Dervişin vazîfesi mutmain oluncaya kadar kendi nefsiyle ilgilenmesidir. Hiçbir kardeş, hiçbir kardeşe baskı yapmayacak. Birisini ikâz ederken tepesine binip "Bunu böyle yapacaksın" demek yanlıştır.

Kaynak: 49. Dergâh Sohbeti — Edep Sevgiyle Gelir, Tasavvuf ve Muhabbet

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları