Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Ahlâk ve Edep(1903) — Sayfa 7/20
Sevgi edeplendirir mi?
Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri buyurur: "Kişi sevdiğine sağır ve dilsizdir". Bir rivâyette "Kördür" de buyurur. Yâni sevdiğinden başka bir şey görmez, konuşmaz, duymak istemez. İnsan sevdiğini gördüğünde lâl olur, dilsiz olur. Bu içsel bir hâldir — sevgi edeplendirir, sevgi değiştirir, sevgi dönüştürür.
Kaynak: 49. Dergâh Sohbeti — Edep Sevgiyle Gelir, Tasavvuf ve Muhabbet
Gençlere değer vermek neden önemlidir?
Allah’ın bir lütfu olarak cemâatler hep gençlerden oluştu. Genç kardeşlerin iki saat boyunca sohbet dinlemeleri, zikrullah yapmaları, edeple durmaları büyük bir lütuf ve ikramdır. Yeni gelenler edebi bilmeyecekler, konuşabilecekler, edep sınırını aşabilecekler — ama onlara baskı yapılmayacak.
Kaynak: 49. Dergâh Sohbeti — Edep Sevgiyle Gelir, Tasavvuf ve Muhabbet
Kusur ile günâh-ı kebâir arasındaki fark nedir?
Kusur sehven (unutarak) yapılır — sehiv secdesiyle telâfî edilir. Günâh-ı kebâir bilerek yapılan haramdır. Günâh-ı kebâire düşen bir kimseye tepeden bakmak, hor-hakir görmek hayvandan aşağı bir yerdedir. İçki içenin içkisini haram bilelim, ama kendisini hor görmeyelim — ona tedrîcî tebliğ yapalım.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (26 Kasım 2011) — Gölge Âlem, Deizm ve İslâm Sûfî
Nefse İktidâr ne demektir?
Müslümanlar önce nefislerine iktidâr olsunlar. Olmayan parayı harcayan, kredi kartı faizine batan, bir lokma bir hırka felsefesinden uzaklaşmış, borçlu Müslüman nasıl iktidâr olacak? Yarın Mehdî çıksa borcun var, çeklerin var, senetlerin var — bırakabilecek misin? Hiçbir şey bırakamayacaksın. Gerçek iktidâr şudur: Hepiniz evinizi dergâha çevirin. Hepiniz her gece sohbet edin. Kadınlar bir evde toplansın, erkekler bir evde toplansın. Her gece hadis okuyun, âyet okuyun, yaşayın. Çıkın Allah yolunda çalışın. Haftanın beş gecesi derse gidecek cesâret var mı? Yoksa boş edebiyat.
Kaynak: 51. Dergâh Sohbeti — Şerîat ve Hakîkat, Nefse İktidâr ve Flört Hükmü
İtidat, Tefrit ve İfrat kavramları arasında nasıl bir ilişki vardır?
İtidat orta yol demektir. Tefrit ve ifrat iki uç noktadır. İtidat ikisinin ortasıdır. Müslüman ne ifrata ne tefrite düşmeden orta yolda yürümelidir.
Kaynak: 52. Dergâh Sohbeti — Zikir, Sünnetin İhyâsı ve Günlük Fıkhî Meseleler
Dilin muhafazası neden önemlidir?
Hz. Mevlânâ’nın Mesnevî’sinden "Dilden ağızdan ansızın çıkan söz bil ki yaydan fırlamış bir oktur" beytini okuyan Efendi, sözün geri dönmezliğini vurgulamıştır. Hayır söylersen hayır menziline gider, şer söylersen şer menziline. Bir kimsenin gönlünü yapmak üzere söylenen söz o gönlü yapar; kırmak için söylenen söz ise o gönlü kırar.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (4 Şubat 2012) — Fiiliyâtın Allah’a Aidiyeti, Vah
Sâlih amel nedir ve nasıl bir model iş yapmayı ifade eder?
Sâlih amel: İşi kuralına göre yapmaktır. Karikatürize etmek için bazen şöyle derim: ‘Trafik kurallarına uymak sâlih ameldir.’ Neden? Çünkü trafikte bir kural vardır; bu kurallara uymadığında gereksiz zarar görürsünüz — mâlî veya hukûkî, cismî veya karşı tarafın zararı. Ama biz bunu istemeyiz — kurala uyacağız. Olursa elbette olur, onlardan sorumlu değiliz. Müslümanın yaptığı iş model iş olmalıdır. Ben Müslümanım — nasıl benim Kur’ân’ım gerçekse, inancım gerçekse ve onun yeryüzünde başka bir modeli yoksa, benim yaptığım işim de, oyduğum kaşığım da örnek olsun diye söylüyorum. Benim çaldığım Ramazan davulumun da, benim üflediğim neyin de, benim kullandığım arabanın da, şoförlüğümün de üstünde bir model, bir örnek olmaktır. Bunu düşündüğünüzde yapacağınız o kadar çok iş yoktur — iki temel şey vardır: îmân (güvenlik) ve sâlih amel (model iş).
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv
Cemaatler arası tercih nasıl olmalı?
Pazara girdiğinizde pek çok sergi vardır — herkes gidip bir tek sergiden mi alışveriş ediyor? Herkes gönlünce, tercih sebeplerine göre seçer. Herkes iknâ olduğu, gönlüne yerleştirdiği, sevdiği, algıladığı cemaâte gitsin. Tek şart: kavga etmeyiz. Dedikoduk, gıybet, iftirâ haramdır. Ehl-i kıble tekfîr olunmaz. Hepimiz kardeşimiziz. ‘Cemaâtler Türkiye’nin gerçeğidir. İyi ki var’ — onun için cemaâtleri yarıştırmak ve birbirlerinden adam kaçırtmak doğru değildir.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv
Büyük insanın karakteri değişir mi?
Evet. Hayât bir dönüşümdür (transformation). Halden hale geçiştir. Kelebeğin larva hâlinden mükemmel renklere dönüşmesi gibi, insan fıtratında da olumsuz gibi görünen şeyler zamanla tersine dönüşebilir. Simyacılar kurşunu altına çevirmeye çalışırken kimyayı icâd etmişlerdir; Jung bu ilkeyi psikolojiye uygulayıp "konversiyon" kavramını ortaya koymuştur. İnsan kendi içinde dönüşebilir.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv
Uzak Doğu felsefesindeki "iyi ahlâk" ile tasavvufî iyi ahlâk aynı mıdır?
Benzer tarafları olabilir, ama aynı değildir. Niyet farklıdır. Doğu felsefesi daha çok bireyin kurtuluşunu esas alır — birey kendini kurtardıysa iş bitmiştir. Mürşid-i kâmil ise sâdece kendini değil, çevresini de kurtarmayı hedefler. Ahlâk bireysel değil, sosyal bir meseledir — "Haktan alıp halka verme" anlayışı budur. Ahlâk düşünmek değil, hayata geçirmektir; bir taşı yoldan kaldırmak bile ibâdettir çünkü niyet başkasına faydalı olmaktır.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv
Cemaat tercihi nasıl yapılır?
Herkes gönlünce, ikna olduğu cemaâte gitsin. Tek şart: kavga etmeyiz, dedikodu-gıybet-iftirâ haramdır, ehl-i kıble tekfîr olunmaz. "Cemaâtler Türkiye’nin gerçeğidir — iyi ki var." Cemaâtleri yarıştırmak ve birbirlerinden adam kaçırtmak doğru değildir. Herkesi kucaklayabilecek, gönlümüzü herkese açabilecek olmalıyız.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv
Temel güven duygusu nedir?
Erik Erikson’un kavramıdır — insan kişiliğinin oluşumunu ilk iki yıla dayandırır. Bebek içindeki güven duygusuyla annesinin bağrına yönelir. Bu duygu tatmîn edilmezse insan hayât boyu tedirgin yaşar. "Güven" ile "îmân" aynı kökten gelmesi bu hikmete işâret eder. Îmân eden emîndir — Allah’a inandığı zaman her şeyden emîn olur.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv
Gıybet nedir ve ne kadar ciddi bir suçtur?
Hadîs-i şerîfte buyurulur: "Gıybet zinâdan daha şeditdir." Birisi zinâ ediyor — o zinâ edenin "Filanca zinâ ediyor" diyen adam gıybet işliyor ve onun günahı zinâ edeninkinden daha büyüktür. "Duyduklarınızı başkasına aktarmanız size yalan olarak yeterlidir" hadîs-i şerîfi de bu noktada çok açıktır. Gıybet, dedikodu, iftirâ, yalan yüzünden aileler birbirlerinden ayrılıyor, apartmandaki insanlar iletişimlerini bozuyor, aynı dergâhtaki kardeşler muhabbetlerini kaybediyor. Kâbe’de dahi, Medîne-i Münevvere’de Resûlullah’ın huzurunda dahi devam ediyor bu hastalık. Bu konuda çok titiz olacağız.
Kaynak: 54. Dergâh Sohbeti — Nasihat Önce Kendine, Gıybet ve Ahlâkta Işık Olmak
Saygı kimin hakkıdır?
Âlimlere, üstâdlara, anne-babaya, aile büyüklerine, yaşça kendinden büyük olanlara saygılı olmak, ellerini öpmek, edepli davranmak gerekir. Hanefîler devlet büyüklerine de saygı duyulmasını, ayağa kalkılmasını kabul etmişlerdir.
Kaynak: 57. Dergâh Sohbeti — Saygı, Cömertlik, Sıla-i Rahim ve Gelin-Kaynana
Cömertlik cennet kapısını açar mı?
Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri buyurur: "Cennetle cimri yan yana gelmez." Cimriler asla cennete giremezler. Cömertler ise asla cehenneme girmezler. Cenâb-ı Hak cömertlerin ufak tefek hatalarını, kusurlarını affeder. Cömertlik mânevî yol aldırır, cennet kapılarını açar, semânın kapılarını açar. Cömert olan kimsenin Allah duâsını kabul eder.
Kaynak: 57. Dergâh Sohbeti — Saygı, Cömertlik, Sıla-i Rahim ve Gelin-Kaynana
Sıla-i rahim ve akrabalarla ilişkide ne yapılmalıdır?
Sıla-i rahim’i terk etmemek için aileleri telefonla aramak yeterlidir. Onlar kasılsa da, ilgisiz davransalar da gücünüzün yettiği yere kadar sıla-i rahmi terk etmeyin. Ancak ne zaman kimliğinizi, kişiliğinizi, çoluk çocuğunuzu rencide ederlerse o zaman şerîat sıla-i rahmi kesmeye hak tanımıştır.
Kaynak: 57. Dergâh Sohbeti — Saygı, Cömertlik, Sıla-i Rahim ve Gelin-Kaynana
60. Dergâh Sohbeti — İman, Aldatan Bizden Değildir ve Dergâh Âdâbı nedir?
Bu sohbet, soru-cevap formatında geniş bir yelpazede fıkhî ve tasavvufî meseleleri ele almıştır. İmanın Hanefîlere göre artıp eksilmeyip kemâle ereceği, "Bizden değildir" hadîsinin doğru yorumu, mümin-Müslüman ayrımı, kazâ namazlarında ilâhî af, cenaze namazı âdâbı, dergâh edebi ve boyun kesmek geleneği, ahlâk merkezli dervişlik anlayışı gibi konular işlenmiştir. Sohbetin temel mesajı: dervişlik tahkeyle, cübbeyle, sarıkla değil ahlâkla olur; velîlik yolu güzel ahlâkla gidilir ve bir Müslümanın içi ile dışı bir olmalıdır.
Kaynak: 60. Dergâh Sohbeti — İman, Aldatan Bizden Değildir ve Dergâh Âdâbı
Ahlâk Yolu: Bizim Düsturumuz nedir?
Velîlik yolu ahlâkla gidilir. Bizim yolumuzda çok ibâdetle değil, güzel ahlâkla yol alınır. Bu, ibâdetten soğutmak için söylenmez; ama biz tipik bir tarikat değiliz. Sabahlara kadar namaz kılın denmez; ahlâkınızı düzeltin, insanlara güzel davranın, aldatmayın, yalan söylemeyin denir. Derdinizi anlatın, aşkınızı anlatın, muhabbetinizi anlatın — ama bunu ahlâkınızla gösterin.
Kaynak: 60. Dergâh Sohbeti — İman, Aldatan Bizden Değildir ve Dergâh Âdâbı
Gıybet, riyâ ve haramlarla ilişkiyi kesmek nedir?
Gıybet, bir kimsenin hoşuna gitmeyecek şeyi arkasından konuşmaktır — doğru olsa bile. Doğru değilse iftirâdır. Riyâ ise Allah rızâsı için değil, başkalarının beğenisi için amel etmektir. Haramlarla ilişkiyi kesmek dervişliğin ve müminliğin temelidir. En önemlisi dil haramıdır: gıybet, dedikodu, iftirâ, sû-i zan. "Duyduklarınızı söylemeniz size yalan olarak yeterlidir" hadîs-i şerîfi bu konuda çok açıktır.
Kaynak: 62. Dergâh Sohbeti — Kader, Haramlarla İlişkiyi Kesmek, Tövbe ve Zikrullah
Kâfirlere benzemek ne demektir?
Benzemek bir şeye muhabbet beslemekle başlar. Gönlünde başlar, kalbinde başlar. Gönlünün kaydığı, muhabbet beslediği şeye benzemeye başlar insan. Önce beğenir, beğendiği için taklit eder. Çocuk nasıl babasını ya da annesini taklit ediyorsa, insan da sevdiğini taklit eder. Bu tabiî bir süreçtir.
Kaynak: 66. Dergâh Sohbeti — İman, Kâfirlere Benzemek, Aşk ile Namaz ve Edep
Sevgilini gizleme ve herkese tanıtma nedir?
Gerçek derviş, sevgilisini herkese tanıtmak ve göstermek ister. Genç âşıklar nasıl sevgililerini arkadaşlarına gösterirse, derviş de Allah aşkını herkese anlatmak ister. Gönlü kaynar, içi kaynar, durduğu yerde duramaz.
Kaynak: 66. Dergâh Sohbeti — İman, Kâfirlere Benzemek, Aşk ile Namaz ve Edep
Edep ve dervişliğin temeli nedir?
Edep insanı yürütür, edep insanı taşır. Derviş her yerde edep timsali olur: yürüyüşüyle, oturuşuyla, kalkışıyla, sohbetiyle, namazıyla, zikrullahıyla. Sohbede yanındakiyle konuşmaz, başka şeyle ilgilenmez. Zikrullah yapılırken gülmez; zikre kendini kaptırmış kardeşinin hâliyle alay etmek, aslında Allah’la alay etmektir.
Kaynak: 66. Dergâh Sohbeti — İman, Kâfirlere Benzemek, Aşk ile Namaz ve Edep
İman, kâfirlere benzemek, aşk ile namaz ve edep konusunda genel mesaj nedir?
Sohbetin en güçlü mesajı edep üzerinedir: derviş her hâlinde — namazda, sohbette, zikrullahta, evde, sokakta — edep timsali olmalıdır; edepsizliği ölçü almamalı, edepli davrananlara bakarak kendini yetiştirmelidir.
Kaynak: 66. Dergâh Sohbeti — İman, Kâfirlere Benzemek, Aşk ile Namaz ve Edep
Ahlâkî çöküşün sebebi nedir?
Ahlâk ve mânevî tahribat, süfyânist güçlere boyun eğmekten kaynaklanmıştır. Devlet olarak, millet olarak, İslâm âlemi olarak Kur’ân ve sünnetin dışındaki süfyânist güçlerin arkasına takılmış durumdayız. Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri buyuruyor ki: "Öyle bir zaman gelecek ki kâfirler ne yapıyorsa siz de yapacaksınız." İşte şu anda o hâle geldik.
Kaynak: 68. Dergâh Sohbeti — Namazda Kıyafet, Melâmîlik, Ticaret Ahlâkı ve Siyâset
Ramazan umresi ve iş hayatında dengeli bir yaşam nasıl sağlanmalıdır?
Ramazan umresi nafile ve sünnet bir ibâdettir. Vaktiniz varsa gidin, yoksa söylenecek bir söz yoktur. Farz ibâdetleri yerine getirin; nafile ve sünnet ibâdetler için iş yerinizde sıkıntıya düşmeyin. Tüccarlar işlerine iyi sahip çıksın, çalışanlar patronlarının gözünde tembel ve kaytarıcı konumda durmasın. İşini iyi yapan insan olun.
Kaynak: 68. Dergâh Sohbeti — Namazda Kıyafet, Melâmîlik, Ticaret Ahlâkı ve Siyâset
Ticarette kâr oranı ve ahlâk nasıl dengelenmelidir?
Hadîs-i şerîflerde "Şu malla şu kadar kâr edilir" diye İslâm’ın koyduğu bir oran yoktur. Hanefîlerde de böyle bir sınırlama bulunmamaktadır. Kim neyde ne kadar kâr yapabiliyorsa o kadar kâr yapacaktır. Ancak ticarette yalan söylenmemeli, mal alınırken yerilmemeli, satılırken olmayan özellikleri söylenmemelidir. İnsanları aldatmamak, kandırmamak, vicdansız davranmak esastır. Vaad edilen taahhütler yerine getirilmeli, güç yettiği kadar ticarete girilmelidir.
Kaynak: 68. Dergâh Sohbeti — Namazda Kıyafet, Melâmîlik, Ticaret Ahlâkı ve Siyâset
Büyük marketlerden et almak hangi kurala uygun mudur?
Büyük marketlerden et almak konusunda şüphe duyanlar haklıdır. Ben büyük marketlerin hiçbirisinden et almıyorum, hatta kapısından bile girmiyorum. Metro, Carrefour gibi büyük zincir marketlere hiç girmemişimdir. Domuz eti kesmek ve satmak da serbest olduğuna göre ne eti yiyeceğinizi bilemezsiniz. Mahalledeki tanıdığınız kasaptan alın. Dikkat edin: kemikli dana eti 8-9-10 milyona satılırken kemiksiz kıyma 9 milyona satılıyorsa o hesabı sorgulayın. Aynı şekilde çayın kilosu en ucuz 6 milyonken 2 milyona çay satan yere de dikkatli bakın.
Kaynak: 68. Dergâh Sohbeti — Namazda Kıyafet, Melâmîlik, Ticaret Ahlâkı ve Siyâset
Kadınlarda velâyet ve evliyâlık nedir?
Kadınların en fazîletlisi Hazret-i Hatîce Vâlidemiz’dir. Kadınlardan velî ve evliyâ makamına yükselen elbette vardır. Evliyâlık kadınlara yasak değildir. Geçmişte kadın peygamber gelmemiştir, ancak velîlik ve evliyâlık kapısı herkese açıktır. Bu kapı kapatılıp velîlik erkeklere has bir makam olarak görülmemelidir.
Kaynak: 68. Dergâh Sohbeti — Namazda Kıyafet, Melâmîlik, Ticaret Ahlâkı ve Siyâset
Kredi çekmek ve ev eşyası nedir?
Ev eşyası için kredi çekmeyin. İki eşya eksik olsun, olmasın. Ben evlendiğimde hasırın üstündeydim, tahtanın üzerinde yattık; hiçbir tarafımız eksik olmadı. İnsan faize girmemeli, kredi borcunun altına girmemelidir.
Kaynak: 68. Dergâh Sohbeti — Namazda Kıyafet, Melâmîlik, Ticaret Ahlâkı ve Siyâset
İmtihan ve vesvese nedir?
İnanan insanların imtihanları ve vesveseleri artar. İnananla inanmayan bir olmaz, bilenle bilmeyen bir olmaz. İnsanların bildikleri hâlde hata yapmaları nefislerinden kaynaklanır. Nefis, insanı bildiklerine rağmen yanlışa sürükler.
Kaynak: 68. Dergâh Sohbeti — Namazda Kıyafet, Melâmîlik, Ticaret Ahlâkı ve Siyâset
Küslük ve dargınlık îmânın olgunlaşmamışlığına ne şekilde işaret eder?
Bir kimse birisine küsse, birisine dargınsa, onun îmânı çocuk seviyesindedir. Eğer hayatınızda küs olduğunuz birisi varsa, îmânınız çocuk seviyesinde henüz olgunlaşmamış demektir. Îmânı hafiften olgunlaşan bir kimse, hiç kimseye küsmeme kānûnunu öğrenir.
Kaynak: 70. Dergâh Sohbeti — Belâya Sabır, Küslük, Peygamber Ahlâkı ve Özgürlük
Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in küslük konusunda nasıl bir tutumu vardır?
Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in küstüğü birisi var mı? Bir tane küstüğü kimseyi gösteremezsiniz. Kafasına işkembe koymuşlardır — onlara dahi küsmez. Yollarına dikenler dökmüşlerdir — onlara dahi küsmez. Ebû Cehil’e küsmemiş ki başkasına küssün.
Kaynak: 70. Dergâh Sohbeti — Belâya Sabır, Küslük, Peygamber Ahlâkı ve Özgürlük
Peygamber Ahlâkı: Dövmemek, Sövmemek konusunda ne anlatılır?
Ehl-i tasavvuf kısâsa kısas yapmaz. Kendisini vuranı affeder, hattâ biraz daha ileri gider, kendisini vurana duâ eder. Biraz daha ileri gider: "Elin mi acıdı kardeşim? Keşke elini incitmeseydin bana vurarak da."
Kaynak: 70. Dergâh Sohbeti — Belâya Sabır, Küslük, Peygamber Ahlâkı ve Özgürlük
Dil ve elin dîne sâhip çıkmak için ne kadar önemli olduğunu anlatan örnekler nelerdir?
Din dilde saklıdır. Kocaman bir dîn dilde saklı. Dile sâhip çıktın mı, dîne sâhip çıktın. Dile sâhip çıkmadın mı, vallâhi dînin de bozuk, aklın da bozuk, kalbin de bozuk.
Kaynak: 70. Dergâh Sohbeti — Belâya Sabır, Küslük, Peygamber Ahlâkı ve Özgürlük
İstememe Ahlâkı: Hz. Ebû Bekir kıssasıyla ilgili ne anlatılır?
Hattâ daha ilerisini söyleyeyim: Sizin olan şeyleri dahi istemeyin. Bu çay sizindir; istemeyin çayı. Kendi evinizde dahi istemeyin. Size zor bir hayat belki de bu; evet, istemeyin.
Kaynak: 70. Dergâh Sohbeti — Belâya Sabır, Küslük, Peygamber Ahlâkı ve Özgürlük
Dînin emirlerini yerine getirmek farklı bir şeydir; dîni sevmek ve dînin em,irlerini severek, hoşlanarak, lezzetle, tatla yapmak farklı bir şey midir?
Dînin emirlerini yerine getirmek farklı bir şeydir; dîni sevmek ve dînin em,irlerini severek, hoşlanarak, lezzetle, tatla yapmak farklı bir şeydir. Birisi emir olduğu için yapar, birisi severek yapar. Severek yapan daha güzel yapar; içine rûhunu koyar, kalbini koyar, lezzetini tadını koyar, kokusunu rengini koyar.
Kaynak: 71. Dergâh Sohbeti — Elest Bezmi, Kabir Suâli, Sevgi ve Müşâhede
Amelde ve İtikâdda Münafıklık Münafıklığın iki türü vardır: Birincisi amelde münafıklık mıdır?
Amelde ve İtikâdda Münafıklık Münafıklığın iki türü vardır: Birincisi amelde münafıklıktır. Kişi kâh namazı terk eder, kâh orucu ter, kâh ibâdeti terk eder. Hadîs-i şerîfte buyurulduğu gibi: "Konuştuğunda yalan söyler, emânete hıyânet eder, verdiği sözü yerine getirmez." Bu amelde münafıklıktır. Bir de itikâdda münafıklık vardır ki Allâh hepimizi ondan korusun. İtikâdda münafık, Kur’ân’ın emrine inanmadığında şüphe eder, Resûlullâh’ın peygamberliğine şüphe eder, Allâh’ın Allahlığında şüphe eder, meleklerin varlığında şüphe eder. İnancından şüphe eder, bazen geri döner.
Kaynak: 72. Dergâh Sohbeti — Velîlik, Günah, Münâfıklık ve Zikrullâh
Sevgi bahsinde başkasının sevgisini tartmak yerine kendi sevgimize bakmamız gerektiği nasıl açıklanmıştır?
Sevgi bahsinde başkasının sevgisini tartmak yerine kendi sevgimize bakmamız gerektiği, zikrullâh bahsinde ise Allâh’ı çokça zikretmenin şeytânı kalpten kovduğu ve münâfıklıktan kurtardığı hadîs-i şerîflerle açıklanmıştır. Velîlerin mâsum olmadığı, hatâ ve kusur işleyebilecekleri ancak bunun velîlikten düşmeye sebep olmadığı; asıl tehlikenin günâh-ı kebâire ırşar ve tövbesizlik olduğu vurgulanmıştır. Tarih boyunca velîlere yapılan iftirâlar, çileler ve karşı duruşlar örneklerle anlatılmış; Bayındır ve Ödemiş hâtırâları paylaşılmıştır.
Kaynak: 72. Dergâh Sohbeti — Velîlik, Günah, Münâfıklık ve Zikrullâh
Cennette kadınların durumu nasıl olur?
Kadınlar kocalarından memnunsa Cenâb-ı Hak onlara kocalarını verecek. Kocalarından memnun değilse, kocalarından razı değilse Allah onları memnun edecek şekilde yeni bir eş yaratıp verecek. Hanımlarınızla iyi geçinin — çünkü cennet de dâhil her şey Allah’ın elindedir.
Kaynak: 76. Dergah Sohbeti — Karşılıksız Sevgi, Sünnet’in Önemi ve Namazın Kazası
Evlâtlar arasında adaletle hükmetmek neden farzdir?
Aileler çocuklarını evlendirirken, çeyiz verirken, sevgi gösterirken adaletle hükmetmelidir. Birine bir zeytin veriyorsan öbürüne de bir zeytin ver. Birine iki zeytin lazımsa iki ver; öbürüne yarım lazımsa yarım ver — ama adaletle. Çocuklar arasında ayrım yapmak, birini öbüründen üstün tutmak büyük zulümdür.
Kaynak: 80. Dergah Sohbeti — Üstada İtaat, Adaletle Hükmetmek ve Ölümün Yakınlığı
Günahtan kurtulmanın dört mertebesi nelerdir?
Farz: Günahı terk etmek. "Yâ Rabbi" demenize bile gerek yok; yapmamak kâfîdir. Âdâb: Günahla ilişkiyi tamamen kesmek. Esrar: Bütün uzuvlarını günahla alakalı yazılımdan silmek. Sır: Artık günah sana hiç dokunmaz; senin üzerinden zuhur etmez. Allah seni korur ve muhafaza eder.
Kaynak: 81. Dergah Sohbeti — Farz-Nâfile-Muhabbet Yolu, Keramet ve Hiçbir Şeye Zarar Ver
Hz. Peygamber’in (s.a.v.) "Evlerinize hırsız gibi girmeyiniz, arka bahçelerden girmeyiniz" hadisini ne anlatır?
Hz. Peygamber’in (s.a.v.) "Evlerinize hırsız gibi girmeyiniz, arka bahçelerden girmeyiniz" hadisini hatırlatarak edebin hayatın her alanını kapsadığını anlatmıştır. Eve gelirken haber vermeyi, güven tesis etmeyi, eşler arasında şüphe ve güvensizlik yerine edep ve saygı olmasını nasihat etmiştir.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (21 Ocak 2012) — Zan ile Hakikat, Râbiatü’l-Adevi
Helâl gıdâ ve doğal yaşamın insan ahlâkına nasıl etki eder?
Hazır gıdâ, hazır içecek, hazır konserve — bunların hepsi insanları aldatmak için üretilen şeylerdir. Kola içenlerin kültürleri ve ahlâkları birbirine benzer; cips yiyenlerin, yolda sandviç atıştıranların kimliği aynı kalıba girer. İnsan yediğinden etkilenir, içtiğinden etkilenir. Peygamber sallallâhü aleyhi ve sellem Hazretleri yazın yazlık yemiş, kışın kışlık yemiştir. Yerli mevsim ürünü bittiğinde bir daha almamak, serada yetişen hormonlu ürünlerden uzak durmak, tohumları kendi üretmek gerekir. İnsanların ahlâkı bozulduysa yedikleriyle de ilgisi vardır; yiyeceği bozuk olanın ahlâkı da bozulur, giyeceği bozuk olanın yaşantısı da bozulur.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (15 Ocak 2011) — Kur’ân ve Sünnet Yolu, Kişi Sevd
Korku, cimrilik, bunaklık zinciri ve Allah’tan râzı olmak konusunda sohbetin temel amacı nedir?
Bu sohbet, Hz. Peygamber’in korkaklık, cimrilik, bunaklık, dünya fitnesi ve kabir azâbından Allah’a sığınma duâsını merkeze alarak insanın mânevî hastalıklarını ve kurtuluş yolunu anlatmaktadır. Korku cimriliği, cimrilik mânevî bunaklığı, bunaklık dünya fitnesini doğurur. Bu zinciri kıran tek güç Allah korkusu, edep ve rızâ makâmıdır. Cebrâîl kıssasında görüldüğü gibi, Allah’ın hükmüne râzı olan kul en yüksek mertebeye ulaşır.
Kaynak: 86. Dergah Sohbeti — Korku, Cimrilik, Bunaklık Zinciri ve Allah’tan Râzı Olmak
Korku nedir ve neden zincirleme hastalıkların başlangıcıdır?
Allah’tan başka şeylerden korkmak zincirleme hastalıkların ilk halkasıdır. İflas etmekten, eşini kaybetmekten, zelîl olmaktan, zâlimlerden korkan insan kalbindeki cesâreti yitirir. Kalbine korku giren kimse hakkı söyleyemez, zulme karşı duramaz. Tek doğru korku Allah korkusudur; bu korku insanı diğer bütün korkulardan âzâd eder.
Kaynak: 86. Dergah Sohbeti — Korku, Cimrilik, Bunaklık Zinciri ve Allah’tan Râzı Olmak
Mânevî bunaklık nedir ve nasıl tanımlanır?
Burada kastedilen fizikî bunaklık değil, mânevî bunaklıktır. Hakkı ve hakîkati görememe, farzı sünnetten ayıramama, haramı helâl zannetme hâlidir. Mânevî bunaklık kalbin karanlığa düşmesi, basîretin kapanmasıdır. Kişi zâhiren aklı başında görünür; fakat kalbi kördür, ilâhî hakîkatleri idrâk edemez.
Kaynak: 86. Dergah Sohbeti — Korku, Cimrilik, Bunaklık Zinciri ve Allah’tan Râzı Olmak
Dünya fitnesi nedir ve nasıl ortaya çıkar?
Tûl-i emel, yalan, yemîn, gıybet gibi günahlar insanı çepeçevre sarar. Helâli haramla karıştıran insan dünya fitnesine düşmüştür. Hicr Sûresi 15/3’te buyurulur: "Bırak onları; yesinler, içsinler, eğlensinler." Bu âyet dünya fitnesine dalmış kimselerin âkıbetini haber verir. Ve bunun sonunda kabir azâbı gelir.
Kaynak: 86. Dergah Sohbeti — Korku, Cimrilik, Bunaklık Zinciri ve Allah’tan Râzı Olmak
Allah’tan râzı olmak ne demektir ve neden önemlidir?
Rızâ makâmı budur: Allah’ın hükmüne kayıtsız şartsız râzı olmak. Cebrâîl ve kul kıssasında görüldüğü gibi, Allah’ın hükmüne râzı olan kul en yüksek mertebeye ulaşır. Bu rızâ ve teslîmiyet üzerine Allah celle celâluhu onu cennetlik olarak değiştirdi.
Kaynak: 86. Dergah Sohbeti — Korku, Cimrilik, Bunaklık Zinciri ve Allah’tan Râzı Olmak
Sohbetin kendi konu başlığı olan "Korku, Cimrilik, Bunaklık Zinciri ve Allah’tan Râzı Olmak" nedir?
Korku, cimrilik, bunaklık zinciri ve Allah’tan râzı olmak konusunda sohbetin temel amacı, Hz. Peygamber’in korkaklık, cimrilik, bunaklık, dünya fitnesi ve kabir azâbından Allah’a sığınma duâsını merkeze alarak insanın mânevî hastalıklarını ve kurtuluş yolunu anlatmaktır. Korku cimriliği, cimrilik mânevî bunaklığı, bunaklık dünya fitnesini doğurur. Bu zinciri kıran tek güç Allah korkusu, edep ve rızâ makâmıdır. Cebrâîl kıssasında görüldüğü gibi, Allah’ın hükmüne râzı olan kul en yüksek mertebeye ulaşır.
Kaynak: 86. Dergah Sohbeti — Korku, Cimrilik, Bunaklık Zinciri ve Allah’tan Râzı Olmak
Gerçek vâris, Kur’ân ve sünneti hem yaşayan hem de tebliğ eden midir?
Âlimler peygamberlerin varisleridir hadis-i şerîfi, gerçek vârisin kim olduğunu gösterir. Gerçek vâris, Kur’ân ve sünneti hem yaşayan hem de tebliğ edendir. Bir kısmı tebliğ eder ama yaşayamaz, bir kısmı yaşar ama tebliğ edemez; ancak yaşaması da başlı başına bir tebliğdir. Velîler dünyada ve âhirette müjdelidir; Yûnus Sûresi 62–64. âyetleri buna delildir.
Kaynak: 87. Dergah Sohbeti — Peygamber Varisleri, İyi Ahlâk ve Dârü’l-İslâm Meselesi
Allah-u Teâlâ peygamberlerden sonra velîleri bırakmıştır?
Onların 30’u İbrâhîm gönüllü, 10’u Âdem gönüllüdür — İmâm Hanbel, Tirmizî ve Hâkim’in rivâyetleri bunu teyit eder. Yeryüzünde devamlı vardırlar, eksilmezler. Yağmur ve rızık onlar vesilesiyle gelir.
Kaynak: 87. Dergah Sohbeti — Peygamber Varisleri, İyi Ahlâk ve Dârü’l-İslâm Meselesi
İmâm Tirmizî’ye göre velîler bu hâle çok ibâdetle değil iyi ahlâkla ulaşmışlardır?
İyi ahlâk sünnet-i Resûlullah’tan geçer. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: “Beni Rabbim terbiye etti, ne güzel terbiye etti.”
Kaynak: 87. Dergah Sohbeti — Peygamber Varisleri, İyi Ahlâk ve Dârü’l-İslâm Meselesi
Seven Sevdiğinden Kırılır mı?
Seven kırılmaz; kırılıyorsa sevmiyor demektir. Beğenme ve muhabbet farklıdır — beğenmede kırılma olabilir. Allah hastalık verince kırılacak mısın? Duanı tehir edince küsecek misin? Gerçek sevgi teslimiyettir.
Kaynak: 87. Dergah Sohbeti — Peygamber Varisleri, İyi Ahlâk ve Dârü’l-İslâm Meselesi
Tasavvuf dil ve söz işi değil, hâl işi midir?
Tasavvuf dil ve söz işi değil, hâl işidir. Kötü ahlâkı terk edip iyi ahlâkla ahlâklanmak, kalbini helâl dairede tutmak esastır. Şeytanın kalbe “işemesi” — yani kalbi lağım çukuru yapması — en büyük tehlikedir.
Kaynak: 87. Dergah Sohbeti — Peygamber Varisleri, İyi Ahlâk ve Dârü’l-İslâm Meselesi
Kur’ân ve sünnete dayanmayan akıl hevâ mıdır?
Kur’ân ve sünnete dayanmayan akıl hevâdır. Haramı helâllaştırma, helâli haramlaştırma hevâdır. Hiçbir imâm Allah değildir; her söz Kur’ân ve sünnet terazisinde tartılmalıdır.
Kaynak: 87. Dergah Sohbeti — Peygamber Varisleri, İyi Ahlâk ve Dârü’l-İslâm Meselesi
Peygamber varislerinin kim oldukları nedir?
Peygamber varislerinin kim oldukları, velîlerin yüzleri suyu hürmetine yağan rahmet, iyi ahlâkın tasavvuftaki yeri, sevgi ve kırılma meselesi, Türkiye’nin dârü’l-İslâm olup olmadığı ve hevâ tehlikesi gibi temel konular ele alınmaktadır.
Kaynak: 87. Dergah Sohbeti — Peygamber Varisleri, İyi Ahlâk ve Dârü’l-İslâm Meselesi
Mutluluk ve mutsuzluk insanın iç dünyasında mıdır?
Bir kimsenin iyiliği de kötülüğü de kendisinde saklıdır. Bir kimsenin mutluluğu da muts. . .
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (22 Ocak 2011) — Mutluluk, Edep ve Tövbe
Sahte değerler neden insanı mutsuz eder?
Bugün insanlar gerçek mânâda herhangi bir kokuyu algılamaktan uzaklar. Çünkü hayâl dünyasında, sahte bir dünyada yaşıyorlar. Sahte kokulara, sahte sevgilere, sahte arkadaşlıklara, sahte dostluklara, sahte eşliklere tutunmuşlar. Bu acıdır.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (22 Ocak 2011) — Mutluluk, Edep ve Tövbe
Edep neden önemlidir?
Hazret-i Mevlânâ buyurur: "Allah’tan edebi gözetmek için başarı dileyelim. Edepsiz, Allah’ın lütfundan mahrum kalmıştır. Edepsiz yalnız kendine kötülük etmez, bütün çevreye ateş saçar." Edep nurdan bir taçtır insanın başında. Edebi olmayanın dîni de olmaz. Edep güzel ahlâktır, tevâzudur, alçakgönüllülüktür, haramlardan uzak durmaktır. Edep büyüklere saygılı olmak, küçüklere sevgili, şefkatli ve merhametli olmaktır. Edep elini, gözünü, dilini ve kalbini muhâfaza etmektir.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (22 Ocak 2011) — Mutluluk, Edep ve Tövbe
Bu sohbette, mü’minin kalbinin Allah zikredildiğinde nasıl titrediği, Allah korkusu ve sevgisinin birlikte yürüdüğü, kalpte Allah yoksa şeytanın bulun mudur?
Bu sohbette, mü’minin kalbinin Allah zikredildiğinde nasıl titrediği, Allah korkusu ve sevgisinin birlikte yürüdüğü, kalpte Allah yoksa şeytanın bulunacağı, Allah’la dostluğun şartları, zikrullahta hevâya kapılanlar ve ne ekersen onu biçersin hakikati ele alınmaktadır.
Kaynak: 88. Dergah Sohbeti — Kalbin Titremesi, Allah Korkusu ve Dostluğun Şartı
Enfâl Sûresi 8/2 âyetinde buyurulduğu üzere, gerçek mü’minler Allah zikredildiğinde kalpleri titreyen kimseler midir?
Enfâl Sûresi 8/2 âyetinde buyurulduğu üzere, gerçek mü’minler Allah zikredildiğinde kalpleri titreyen kimselerdir. Bu titreme dışarıdan görülen bir sarsıntı değil, iç âlemdeki derin bir heyecandır. Nasıl ki âşık sevdiğini görünce heyecanlanır, dili tutukluk yapar, kalbi hızla çarpar — işte mü’minin Allah’ı hatırladığındaki hâli de âşığın hâlidir.
Kaynak: 88. Dergah Sohbeti — Kalbin Titremesi, Allah Korkusu ve Dostluğun Şartı
Bu hâllerin hepsi tek bir çizgiye sığmaz; ancak hâl ile yaşanır, kalemle tarif edilemez midir?
Zikrullah esnasında kalp sayısız hâle bürünür: ağlama, hüzün, kasırga gibi savrulan duygular, hayret, Fırat gibi coşma, okyanus gibi olma, sıradağlar gibi dimdik durma. Bu hâllerin hepsi tek bir çizgiye sığmaz; ancak hâl ile yaşanır, kalemle tarif edilemez.
Kaynak: 88. Dergah Sohbeti — Kalbin Titremesi, Allah Korkusu ve Dostluğun Şartı
Hayatın koşuşturması içinde Allah’ı unutmamak mıdır?
Hayatın koşuşturması içinde Allah’ı unutmamak, namazı terk etmemek, Allah’tan korkmak ve utanmak, O’nun sınırlarını çiğnememek mü’minin en temel vazifesidir. Dünya meşgalesi ne olursa olsun kalp Allah’a bağlı kalmalıdır.
Kaynak: 88. Dergah Sohbeti — Kalbin Titremesi, Allah Korkusu ve Dostluğun Şartı
Sevgi yanında korkuyu da taşır, ümit yanında ümitsizliği, vefâ yanında vefâsızlığı taşır mı?
Sevgi yanında korkuyu da taşır, ümit yanında ümitsizliği, vefâ yanında vefâsızlığı taşır. Hastalık yanında şifâyı, cefâ yanında kolaylığı taşır. Mü’min bu zıtlıkların dengesinde yürür; ne korkudan ümitsizliğe düşer ne de ümitten gaflete.
Kaynak: 88. Dergah Sohbeti — Kalbin Titremesi, Allah Korkusu ve Dostluğun Şartı
Ümitsizlik şeytanın varlığının alameti midir?
Ümitsizlik şeytanın varlığının alametidir. “Bu hastalık şifâ bulmaz” diyen kalpte şeytan vardır. Allah var ise karamsız dünya yoktur; her derde deva, her karanlığa nur Allah’tandır. Kalbi boş bırakan onu şeytana teslim etmiş olur.
Kaynak: 88. Dergah Sohbeti — Kalbin Titremesi, Allah Korkusu ve Dostluğun Şartı
Haram işleyen Allah dostluğu iddia edemez — bu hevâdır, nefsin oyunu mudur?
Hz. Mûsâ kıssasında Cenâb-ı Hak buyurur: “Dostlarımla dost, düşmanlarımla düşman oldun mu?” Allah’ın sınırını çiğneyen Allah’la dost olamaz. Haram işleyen Allah dostluğu iddia edemez — bu hevâdır, nefsin oyunudur. Gerçek dostluk, Allah’ın sevdiklerini sevmek ve Allah’ın razı olmadıklarından uzak durmaktır.
Kaynak: 88. Dergah Sohbeti — Kalbin Titremesi, Allah Korkusu ve Dostluğun Şartı
Zikir esnasında üstünü başını yırtmak, dans etmek, rap yapmak, toprağa vurmak — bunlar hevânın işi midir?
Zikir esnasında üstünü başını yırtmak, dans etmek, rap yapmak, toprağa vurmak — bunlar hevânın işidir. Gerçek zâkirler ağlar, hüzünenir, kokuyu alır âşık olur ama perişan olmaz. Hevâya kapılanın zikri zikir değildir, nefsin gösterisidir.
Kaynak: 88. Dergah Sohbeti — Kalbin Titremesi, Allah Korkusu ve Dostluğun Şartı
Ne Ekersen Onu Biçersin
Nefret ekersen nefret, kin ekersen kin, sevgi ekersen sevgi biçersin. Hz. Lût kıssasında “Arkana bakma” emri verilmiştir; nefis bakar helâk olur. İnsan ne ektiğini bilmeli, tohumu temiz atmalı, arkaya değil öne bakmalıdır.
Kaynak: 88. Dergah Sohbeti — Kalbin Titremesi, Allah Korkusu ve Dostluğun Şartı
Vefâsızlık nedir?
Vefâsızlık şeytanın sıfatı, nefsin tecellîsi; sahâbelerin vefâsızlık anları: Huneyn’de kaçanlar, Uhud’da okçuların mevzi terk etmesi
Kaynak: 90. Dergâh Sohbeti — Vefâ, Vefâsızlık ve Âşığın Allah’tan Korkusu
Üstâda ve cemaate vefâsızlık nedir?
Hz. Ali: "Bana bir harf öğretenin kölesi olurum"; nefsine uyup çekip gitmek vefâsızlık; ancak rüya/ilham yoluyla başka üstâda yönlendirilmek meşrû
Kaynak: 90. Dergâh Sohbeti — Vefâ, Vefâsızlık ve Âşığın Allah’tan Korkusu
Vefâsızlığın alt kategorileri nelerdir?
Vefâsızlığın Alt Kategorileri — Nankörlük, kibir, isyankârlık, şeytanın vesvesesi
Kaynak: 90. Dergâh Sohbeti — Vefâ, Vefâsızlık ve Âşığın Allah’tan Korkusu
Din adına para toplayıp yutanlar halkın güvenini sarsmıştır?
Tarikatınızı kabul etmeyebilirler; çünkü bilmiyorlar ya da kötü örnekler gördüler. Din adına para toplayıp yutanlar halkın güvenini sarsmıştır. Onlara sabırla, edepli bir şekilde yaklaşmak lazımdır.
Kaynak: 94. Dergah Sohbeti — Hz. Dâvûd Kıssası, İyiliğin Temsilcisi Olmak ve Zikrullahın
Aslanın sırtına binmek nefsi ehilleştirmenin sembolü müdür?
Aslanın sırtına binmek nefsi ehilleştirmenin sembolüdür. Nefs terbiye edildiğinde insana hizmetkâr olur.
Kaynak: 94. Dergah Sohbeti — Hz. Dâvûd Kıssası, İyiliğin Temsilcisi Olmak ve Zikrullahın
Allah’ı zikredenlerin yanından ayrılma, yolun büyüklerine sık sıkı yapış mıdır?
Nefsine nasihat et, ailene nasihat et, çalış koştur, vakarlı ol, dilenme, yalan söyleme. Allah’ı zikredenlerin yanından ayrılma, yolun büyüklerine sık sıkı yapış.
Kaynak: 94. Dergah Sohbeti — Hz. Dâvûd Kıssası, İyiliğin Temsilcisi Olmak ve Zikrullahın
Borç ve yardımlaşma âdâbı nedir?
İslâm’da borç önce yakın daireden istenir. Borç veren kişi gün koyamaz; bu İslâm ahlakına aykırıdır. Yardım edip sonra başa kakmak haramdır.
Kaynak: 101. Dergâh Sohbeti — Tasavvufta Disiplin, Borç Âdâbı ve İhlâs
Dünya sevgisi nedir?
İşi var namazı terk ediyor, dersi terk ediyor, parayı kazanmak için harama giriyor, aldatıyor, tartıda yanlışlık yapıyor. İşte biz bu dünya sevgisine karşıyız. Tasavvuf dünya sevgisiyle mücadele eder, dünya ile mücadele etmez.
Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik
Kâfirlerle ilişkide neden yaratandan ötürü yaratılanı sevmek vardır?
Tasavvufta yaratandan ötürü yaratılanı sevmek vardır. Biz bir kâfiri insan olduğu için, insanlığını severiz. Kâfirlere zulmetmeyiz, hakaret etmeyiz, haksız yere canını kıymayız, namuslarına ve mallarına tecavüzde bulunmayız. Kafir de olsa onun yaşam hakkı vardır; bizimle savaşmadığı müddetçe biz ona savaş açmayız.
Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik
Kâfirleri dost tutmamak ne anlama gelir?
Kâfirleri dost tutmamak, onların ahlakıyla ahlaklanmamak, onların hukukuyla hukuklanmamak, onların edepleriyle edeplenmemek, onların sapıklıklarıyla sapıklanmamaktır. Onların izinden gitmemektir. Yoksa bütün kâfirler İslam olmaya adaydır; biz ona İslam’a aday gözüyle bakarsak bir sıkıntımız yoktur. Kâfirlerle dost tutmamak, onları katletmek değildir; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Necran Hristiyanlarını misafir etmiş, onlara sohbet etmiş, Mescid-i Nebevî’de ibadet etmelerine müsaade etmiştir.
Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik
Dünya sevgisiyle mücadele nedir?
Dünya sevgisi ile mücadele, dünyaya düşman olmak değildir. Biz dünyaya düşman değiliz, dünyalığa düşman değiliz, İslam olarak zenginliğe düşman değiliz. Biz haramla düşmanız; haramla bağımızı keseceğiz, haramı işlemeyeceğiz. Bazıları İslam adına zenginliğe karşı, dünyalığa karşı savaş açmışlar. Biz böyle değiliz. Dünyayı ahirete hizmet ettireceğiz. Madem ki dünya ahiretin tarlası, madem ki dünya ahirete gidişte bize bir basamak, insanlar hasbel kader üzerlerine düşen vazifeyi yerine getirecekler, tembellik yapmayacaklar.
Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik
Kâfirlerle dost tutmamak neden önemlidir?
Kâfirleri dost tutmamak, onların ahlakıyla ahlaklanmamak, onların hukukuyla hukuklanmamak, onların edepleriyle edeplenmemek, onların sapıklıklarıyla sapıklanmamaktır. Onların izinden gitmemektir. Yoksa bütün kâfirler İslam olmaya adaydır; biz ona İslam’a aday gözüyle bakarsak bir sıkıntımız yoktur. Kâfirlerle dost tutmamak, onları katletmek değildir; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Necran Hristiyanlarını misafir etmiş, onlara sohbet etmiş, Mescid-i Nebevî’de ibadet etmelerine müsaade etmiştir.
Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik
Dünya sevgisi neden bir ahlâk sorunudur?
Dünya sevgisi nedir? İşi var namazı terk ediyor, dersi terk ediyor, parayı kazanmak için harama giriyor, aldatıyor, tartıda yanlışlık yapıyor. İşte biz bu dünya sevgisine karşıyız. Tasavvuf dünya sevgisiyle mücadele eder, dünya ile mücadele etmez.
Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik
Cömertlik neden bir ahlâk sorunudur?
Allah cömertleri sever. Cömertlik sadece para dağıtmak değildir: bir sanat öğretmek cömertliktir, bildiğini öğretmek cömertliktir, el işini saklamamak cömertliktir. Pasta tarifini saklayan kadın cimridir, çırağına öğretmeyen usta cimridir, yanındaki çalışana ticareti öğretmeyen egoisttir. Öğret; nasıl alınır, nasıl satılır, nasıl ustalık yapılır. Sevmeyen cimridir, cimriler sevmezler; cömertler sever, Allah cömertleri sever.
Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik
Kâfirlerle dost tutmamak neden bir ahlâk sorunudur?
Kâfirleri dost tutmamak, onların ahlakıyla ahlaklanmamak, onların hukukuyla hukuklanmamak, onların edepleriyle edeplenmemek, onların sapıklıklarıyla sapıklanmamaktır. Onların izinden gitmemektir. Yoksa bütün kâfirler İslam olmaya adaydır; biz ona İslam’a aday gözüyle bakarsak bir sıkıntımız yoktur. Kâfirlerle dost tutmamak, onları katletmek değildir; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Necran Hristiyanlarını misafir etmiş, onlara sohlet etmiş, Mescid-i Nebevî’de ibadet etmelerine müsaade etmiştir.
Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik
Şehvet duygusu hakkında ne söylenir?
Şehvet Duygusu Hakkında. Şehvet düşüncesi kötülük değildir; burada büyük bir yanılgı vardır. Ehli tasavvuf şehvet duygusunu kötülük olarak görme eğilimindedir, ancak şehvet duygusu fıtrattandır. Her erkekte ve her kadında var olması gereken bir şeydir. Şehvet ancak harama giderse bir kimse için kötülük olur. İçinde şehvet duygusunun bulunmasından dolayı kendini günahkâr hissetmek doğru değildir; bu duygu Allah’ın fıtrata koyduğu bir duygudur.
Kaynak: 117. Dergah Sohbeti — Kader, Himmet, Tasavvufta Sevgi ve İstihare Meselesi
Vakar ve kibir arasındaki fark nedir?
Vakar ve Kibir Arasındaki Fark. Vakarlı kimse halini bir kimseye arz etmeyen, bir kimseden bir şey istemeyen, kendini acındırmayan kimsedir. Vardır da yoktur da; böyle bir şey yapmaz. Kibirli kimse ise birisi bir hediye verdiğinde reddeder, birisi bir yardım ettiğinde reddeder, bir başkasından kendisini üstün görür, tepeden bakar. Vakarlı olmaya çalışırken kibre düşmemek gerekir; bu iki hal arasındaki sınır ince olsa da farkı bilmek önemlidir.
Kaynak: 117. Dergah Sohbeti — Kader, Himmet, Tasavvufta Sevgi ve İstihare Meselesi
Sevginin gerçek tezahürleri nelerdir?
Bizim işimiz Allah’ı sevmek, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi sevmek, o peygamberin varislerini sevmek ve müminleri sevmektir. Bu muhabbet ve sevgi bizi daha ileriye götürecektir. Bu yüzden birbirimizi yüzüne karşı eleştirmemek, arkasından kıymet etmemek, dedikodusunu etmemek, çekiştirmemek gerekir. Merhametli olacağız, şefkatli olacağız, insanlara hizmet edeceğiz, içimizde kin ve isyan beslemeyeceğiz.
Kaynak: 118. Dergah Sohbeti — Muharrem Ayı, Aşure Orucu, Allah Sevgisi ve Rabıta Meseles
İyi niyet ve güzel ahlak sahibi olmanın önemi nedir?
Güzel ahlak sahibi olmanın birinci derecesi gönlü temizlemektir: kinden, kibirden, isyandan, kötülükten temizlemek. Niyet etmek gerekir: "Ya Rabbi, ben bundan sonra iyi ahlak sahibi olacağım. Gönlümde ne kadar kötülük, yanlışlık ve eksiklik varsa sil at, bir daha oraya doğru meyletmeyeyim." Bu niyette samimi olmak şarttır.
Kaynak: 118. Dergah Sohbeti — Muharrem Ayı, Aşure Orucu, Allah Sevgisi ve Rabıta Meseles
Müminlerin Üç Sınıfı hangi surede anlatılır?
Müminlerin Üç Sınıfı (Fatır Suresi) — Ayet-i kerimede "Biz o kitabı miras olarak bıraktık" buyurulur. Peygamberlerden velilere, mürşidlere miras kalan kitap ehline tabi olmak gerekir.
Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak
Nefsine zulmedenler ne yaparlar?
Nefsine zulmedenler harama dalanlar, günahı kebairle tanışanlar. Bunların azaları hem cennete hem cehenneme açılan kapıdır. İki gözün, iki kulağın, burnun, ağzın — bunlar cehennemin yedi kapısıdır. Bu azaları terbiye olmazsa cehannem kapıları açılır; terbiye olursa cennet kapıları açılır.
Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak
Orta Yolu Takip Edenler ne yaparlar?
Orta Yolu Takip Edenler namazlarını kılarlar, oruçlarını tutarlar; hasbel kader günaha girerler çıkarlar. Tasavvufta bunlara havf ve reca noktası denir — ibadetlerine güvenirler, ibadetlerinden dolayı ümit ederler.
Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak
Hayırda önde koşanlar ne yaparlar?
Hayırda önde koşanlar bunlar havf ve reca noktasını geçmişlerdir. Allah’ı sevdikleri için koşuştururlar, şükrederler, affederler, ibadet ederler. Bunların derdi Allah’tır. İnsanların arasında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’nin güzel ahlakını yaymak, Kur’an’ın rahmetini ve hikmetini yaymak için uğraşırlar. Bunlar Allah’ı tam manasıyla şükredenler sınıfındadır. Tasavvuf bu üçüncü kısım mümin olma yoludur.
Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak
Edep ne anlama gelir?
Edep senin baştacın olsun, şiarın olsun, adın soyadın olsun. Edebi olmayanın dini olmaz, ahlakı olmaz, yolu olmaz. Yolu olmayanın sonu olmaz, kapısı olmaz. Edepsizlik seni yolsuz ve kapısız eder.
Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak
Eleştirmek ne anlama gelir?
Eleştirmek şeytanın dilidir, eleştiri noktasından bakmak şeytanın gözüdür. Başkalarının eksiklikleriyle uğraşanlar kendi eksikliklerini göremezler. Derviş kendi eksikliğine bakar, başkasının eksiklikleriyle uğraşmaz.
Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak
Hz. Abbas’ın kıssası ne anlatır?
Hz. Abbas Kıssası: Dünya Cifedir — Birisi gelip Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’ne hediye getireceğini söylemiş, Hz. Abbas "Ben de gelir yardım ederim" demiştir. Medine’nin bir vadisine geldiklerinde katar katar deve sürüleri, içlerinde inciler, mercanlar, kıymetli eşyalar. Hz. Abbas her açılışta "Bunların hepsi de senin mi?" diye soruyor, Peygamber Efendimiz "Evet" buyuruyordu.
Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak
Güzel ahlak ne kadar önemlidir?
Güzel ahlak kadar melekler tarafından kapışılan bir amel görmedim. Güzel ahlak kadar cehennem kapılarını kapatan bir amel görmedim. Güzel ahlak kadar Allah’ın hoşuna giden, peygamberlerin önünde medhettirdiği bir amel görmedim. Abidler önde değil, zahidler önde değil — güzel ahlak hepsini geçer.
Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak
Tire’deki meczup derviş kıssası ne anlatır?
Tire’deki Meczup Kıssası: Dervişe Yapılan Kötülüğün Karşılığı — Tire’de meczup bir derviş varmış; mahallenin edepsizi nargilenin közünü dervişin kafasına koymuş, gülüşmüşler. Akşam olmuş, o edepsize gece boyunca yer mi yemem mi, yanar mı yanmam mı bela gelmiş. Sabah koşa koşa dervişe gitmiş, özür dilemiş. Meczup "Benim sahibim şeyhimdir, ondan helal al" demiş. Şeyh kafasından takkesini çıkarmış, kızarıklık varmış. "Dün akşam manen Resulullah’a baktım ki onun başı da yanıktı. Huzurullah’a baktım ki onun da başı yanıktı" demiş. Dervişe yapılan kötülük üstada, üstaddan Resulletullah’a, Resulullah’tan Allah’a ulaşır.
Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak
Sevmek ve sevilmek arasında fark nedir?
Sevilmekte biraz ilahlık vardır, tanrılık vardır. Hepimizin nefsi sevilmeyi ister. İsteriz ki şeyhimiz bizi sevsin, eşimiz bizi sevsin, çocuğumuz bizi sevsin. Herkes sevilmeyi ister; hepimizin içerisinde yarı tanrılık var biraz, yarı ilahlık var. Sevmek ise dünyanın en zor işidir. Sevmek için mangal gibi bir yürek lazım. Sevmek için nefisten geçmek lazım, varlıktan geçmek lazım, kendinden geçmek lazım, hesap etmemek lazım. Dünyanın hiçbir şeyinin gözünün önüne gelmemesi lazım.
Kaynak: 125. Dergah Sohbeti — Rabıta, Namazın Hakikati, Sevmek ve Sevilmek
İlahi aşk nasıl açıklanır?
Aşka ulaşmak istiyorsanız, onun tecelliyatının altında duran bir aşık muhakkak vardır. Siz aşığa ulaşırsanız aşka ulaşırsınız. Nasıl ki iman noktasında Muhammed Mustafa’ya ulaşmadan Allah’a ulaşılamıyorsa, nasıl ki İslam noktasında Muhammed Mustafa’ya ulaşmadan İslam’a ulaşılamıyorsa, aşk noktasında da aşığa ulaşmadıktan sonra aşka ulaşamazsınız. Âşıklar Padişahı Muhammed Mustafa’dır.
Kaynak: 125. Dergah Sohbeti — Rabıta, Namazın Hakikati, Sevmek ve Sevilmek
Sakal bırakmanın önemini neden vurgular?
Sakal sünnettir; sünnetlere herkesin yaşaması arzu edilir. Gönül arzu eder ki herkes sakal bıraksın. Ama adamın işi, çevresi buna müsait değilse bu illa ki olmak zorunda olan bir şey değildir. Adamın işi müsaitse, sorumlusu müsaitse salsın sakalını, bıraksın.
Kaynak: 125. Dergah Sohbeti — Rabıta, Namazın Hakikati, Sevmek ve Sevilmek
Cemaat içinde biri için ayağa kalkmanın hükmü nedir?
Misafire ayağa kalkılır. Anne babaya ayağa kalkılır. Kadın kocasına ayağa kalkar. Çocuklar anne babalarına ayağa kalkarlar. Padişahlara, sultanlara, devlet büyüklerine ayağa kalkarlar. Din büyüklerine, üstadlara, ustalara ayağa kalkarlar. Hanefiler bu noktada fetva da vermişlerdir.
Kaynak: 125. Dergah Sohbeti — Rabıta, Namazın Hakikati, Sevmek ve Sevilmek