Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: Ahlâk ve Edep — Sayfa 9

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Ahlâk ve Edep(1903) — Sayfa 9/20

Üstadla derviş arasına girmemek neden önemlidir?

Hiçbir hiyerarşik kademede bulunan kardeş, üstadla dervişin arasına girmemelidir. Ancak derviş de edepsizlik ederek başındaki görevliyi çiğneyip doğrudan üstada gitmemelidir. Her yerde üstadın görevlileri vardır; derviş derdini önce bu görevli kardeşlere anlatır. Onlar çözemezlerse mesele üstada taşınır.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Üstadın karar verme sürecinde hangi adımlar izlenmelidir?

Üstad, iki kardeş arasındaki bir problemi hükme bağlayacaksa, her iki tarafı da huzurunda dinlemesi gerekir. Huzurda dinlenmeden verilen hiçbir kararın geçerliliği yoktur. Bu, adab ve erkanın ta kendisidir. Tek taraflı dinleme ile verilen kar, haksızlık doğurur.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Edep ve adab tarikat içinde nasıl davranış kuralları oluşturur?

Hüseyin Erdoğan’ın naklettiği söz hatırlatılır: ‘Edep nurdan bir taçtır; bu tacı giy, kurtul her türlü belalardan.’ Bu söz şeriat ahkamına işaret eder. Bir insan edepsizlik ederse ona bela gelir. Haramdan uzak durmak edeptir, ama ince çizgilere riayet etmek de edeptir. Haramdan kaçınsanız bile ince çizgileri gözetmezseniz, tasavvuf içerisinde sıkılırsınız.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Tasavvuf yolunda edep ve adabın önemi nedir?

Tasavvuf ince bir çizgidir; keskin bir kılıç gibidir. Karşıya vursa muhakkak keser, ama edebin dışına çıkarsan o kılıç döner seni keser. Hazreti Abdülkadir Geylani’nin buyurduğu gibi: ‘Bizim kılıcımız havada durur. Ahmaklar gelip kılıcımıza çarpar.’ Ahmak olma; edebe, ahlaka, adab ve erkana riayet et.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Mecliste oturuş adabı neden önemlidir?

Bir kimse ön safa oturup ayağını uzatsa, herkes ona bakar. Tarikat noktasında bu, ince çizgiyi aşmaktır. Bilmeyerek gelen, ama ayağı ağrıyan kimse, haddini bilecek; ön sıraya oturmayacak, kenarda duracaktır. Eski derviş kardeşler, abiler öne oturmalıdır. Büyükler herkesten önce gelmeye gayret ederler; bir görev verilecekse, bir iş çıkacaksa hazır olsunlar diye.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Eski dervişlere hürmet etmek neden önemlidir?

Senden bir gün önce gelen bir kimsenin yanında durmak senin için büyük bir nimettir, büyük bir lütfudur. Senden beş yıl, on yıl, yirmi yıl önce ders almış bir kimsenin yanında durmak senin için lütf-u ilahidir, ikramdır. O senden önce gitmiş, diz çökmüş, gözyaşı dökmüş, üstada bağlanmış, yola hizmet etmiş. Onun bildiği, gördüğü, tecrübesi, aşkı ve muhabbeti var.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Eski dervişlerin kibirlenmemesi neden önemlidir?

Eski dervişlerin yanında durmak insana edeb öğretir, terbiye olur, kibirden uzak tutar. Bir kimse aşık bir dervişin yanında durursa, vallahi ona aşkın kokusu bulaşır. Hazreti Ebu Bekir Efendimiz’in buyurduğu gibi: ‘Bana arkadaşını söyle, senin dinini söyleyeyim.’ Buradaki dinden kasıt ahlaktır. Arkadaşın dedikocuysa sen de dedikocusun; aşıksa sen de aşıksın; zikrullahı seviyorsa sen de seversin.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Karnından konuşmamak ve gıybet tehlikesi neden önemlidir?

Tasavvuf yolunda manevi olarak ilerleyen kardeşlerin en çok kendilerini bitirdiği şey, problemlerini karnından konuşarak, yani arkadan dedikodu yaparak büyütmeleridir. Gerekli gereksiz insanlarla konuşarak sıkıntı çıkarmaktır. Bir kimse gidip problemi çözmesi gereken görevlilerle değil de oradaki dervişlerle konuşuyorsa, bu gıybettir.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Gıybetin ve laf gezdirmenin zararları nelerdir?

Daha ilerisine gidersek: doğruysa gıybettir, yanlışsa iftiradır, daha ötesinde ise laf gezdirmektir. İbn-i Mübarek Hazretleri laf gezdirenleri çok ağır ifadelerle eleştirmiştir. Laf dolaştıranlara nemaniler demiştir; ‘Bunlar, anneleri babaları belli olduğu halde, onun bunun çocuklarıdır’ diye tefsir etmiştir.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Cemaat ve toplulukta dikkat edilecekler nelerdir?

Eğer gittiğiniz bir cemaatte para dağıtılıyorsa, makam dağıtılıyorsa, mevki ve hiyerarşik yapılanma rağbet görüyorsa, orada Allah’ın rızası kaybolmuş, yerine başka şeyler geçmiştir. Bir yerde hizmet öndeyse, hizmetle insanlara, Allah’a, Resulüne, dine hizmet ediyorsa, o topluluk doğru yoldadır.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Büyüklerin hizmetine nasıl yaklaşılmalıdır?

Hiç kimse şahıslara hizmet etmesin. Hiç kimse herhangi bir hocanın, kardeşin veya Mustafa Özbağ’ın şahsına hizmet etmesin. Büyüklere hizmet sevaptır, ama hediyeleşme adı altında istismar olmamalıdır. İnsanlar adab ve erkanı bilerek hareket etmelidirler.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Zikrullah halakasında edep ve ihsan neden önemlidir?

Cenab-ı Resulullah buyurmuştur: ‘Beni Rabbim terbiye etti.’ Alttan üste doğru bütün edebin ve terbiyenin sahibi Allah’tır: şeriat noktasında da, tarikat noktasında da, hakikat ve marifet noktasında da. Allah, nakibin üzerinden, nakabanın üzerinden, üstadın üzerinden sana edeb öğretir, ahlak öğretir.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Zikrullah halakasında dikkat edilecekler nelerdir?

Zikrullah insanı edeb verir, haya verir, terbiye eder, Allah’a yaklaştırır, Allahla sohbet ettirir, muhabbet ettirir. Eğer bunlar olmuyor ise zahirin zikrediyor, için zikretmiyor demektir. Namaz insanı kötülüklerden alıkoyar; eğer namazın seni kötülüklerden alıkoymuyorsa, sende yanlışlık var demektir.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Zikrullah halakasında gaflette kalma neden zararlıdır?

Zikrullah halakasına geldiğinde edebini tak, hayalini tak, korkunu tak, yakınlığını tak. Kalbinde çözsün Allah sevgisi. ‘Ya Rabbi, beni buradan günahsız gönder, gönlüme misafir ol, gönlüme hakikat-i ilahiyi aç, lütfet, ikram et, ihsan et’ diye yalvar. İçinden konuş O’nunla, kalbini O’na yasla.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Zikredenlerle edep ve onları incitmemek neden önemlidir?

Yanındaki kimseye edep et, onu incitme. O Allah’ın dostudur. Onu küçük görme, eksik görme, haline güzel etme. O elini Allah’a uzatmış, gönlünü O’na satmış da gelmiştir. Annesi karşı gelmiş, babası karşı gelmiş, eşi, çoluğu çocuğu karşı gelmiş; o bütün engelleri yıkıp Allah demeye gelmiştir.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Aşkın hakikati ve zikir meclisinin mahiyeti nedir?

Burası normal bir yer değildir; normal bir yer arıyorsanız burası size göre değildir. Burası Allah’a aşık olmaya çalışanların, Allah’a aşık olmak isteyenlerin, Allah’a aşık olanların yeridir. Başka bir derdimiz, başka bir amacımız yoktur. Sadece Allah’a aşık olun, Allah’ı sevin, Allah deyin, Allah’ı zikredin.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Allah’ın zikrini terk etmemek neden önemlidir?

Tarih boyunca Allah’ı zikredenler hep menzile varmışlardır, bir mürşide bende olanlar menzile varmışlardır, peygamberlerinin dizinin dibinde oturanlar menzile varmışlardır. Kim ki Allah’ın zikrini çok yaptı, Allah onu çok andı, çok merhamet etti, çok lütfetti, çok ikram etti. Allah’ın zikrinden uzaklaşanlar ise O’nun lütfundan ve ikramından uzaklaşırlar.

Kaynak: 223. Dergah Sohbeti – Cemaat İçi Edep ve Hiyerarşi, Zikrullah Halakasında Adab

Tövbenin kabul olunmadığını kalbine vesvese veren şeytandır mı?

Tövbenin kabul olunmadığını kalbine vesvese veren şeytandır. Şeytan seni Allah’tan ümidini kestirir, af kapını kapatmaya çalışır. Güneş batıdan doğuncaya kadar tövbe kapısı açıktır. Hz. Resûlullah buyurur: ‘Kim günde yüz sefer Subhanallahi ve bihamdihi derse, deniz köpükleri kadar da olsa günahları affolunur.’

Kaynak: 227. Dergah Sohbeti – Tövbe, Nefis Makamları, Güzel Ahlak ve Şüphe Hastalığı

Azaları Haramdan Korumak nedir?

Gözünü haramlardan uzak tut — hiç kimsenin eşine, bacısına, karısına, kızına bakma. Dilini haramdan uzak tut — gıybet etme, iftira etme, yalan söyleme. Kulağını, elini, ayağını haramlardan koru. Cinsel uzuvlarını muhafaza et, haramlardan koru.

Kaynak: 227. Dergah Sohbeti – Tövbe, Nefis Makamları, Güzel Ahlak ve Şüphe Hastalığı

Şüphe Hastalığı nedir?

Şüphe insanı yer, kemirir, bitirir. İnsanın içini çürütür. Kurt gibidir, lime lime eder. Şüpheniz karşıdakiyle alakalı değildir — kendinizle alakalıdır. ‘Acaba beni seviyor mu?’ diyorsan, aslında kendin sevmiyorsun demektir. Bir kimse ‘Allah’ım seni seviyorum’ dediğinde kendisine şüphe duyarsa, Allah’ın ve kendisinin sevgisinde şüphe olacaktır.

Kaynak: 227. Dergah Sohbeti – Tövbe, Nefis Makamları, Güzel Ahlak ve Şüphe Hastalığı

Mahşer ve Allah’a Güven: Nurdan Minberler nedir?

Ben hiç mahşerde halim ne olacak diye düşünmedim, hala da düşünmüyorum. Benim işim kulluk, Allah demek. Kabre giderken de Allah derim, mahşerde kalktığımda da Allah derim. Hadis-i kudsîde buyurulur: ‘Allah’ı zikredenler nurdan minberlerin üzerine oturtulurlar ve peygamberler onlara gıpta ile bakarlar. Bunlar kim? Bunlar dünyadayken bir araya geldiklerinde Allah’ı zikredenler ve birbirleriyle akraba olmadıkları halde Allah için sevenlerdir.’

Kaynak: 227. Dergah Sohbeti – Tövbe, Nefis Makamları, Güzel Ahlak ve Şüphe Hastalığı

Allah İçin Toplanmanın Kıymeti nedir?

Millet içkide toplandı, barda toplandı, gazinolarda toplandı. Sen nerede toplandın? Allah diye toplandın. Küfrün, inkârın, haramın her türlüsünün oluk oluk aktığı bu gecede, sen bataklıktan çıkmış gül misali, karın altında çıkmış kardelen misali kaldırmışsın başını, Allah demişsin. Bırak mahşerde ne yapacaksa yapsın. Sen bu dünyada nefesin varken yapman gerekeni yap: Allah de, Allah diyenlerle beraber ol.

Kaynak: 227. Dergah Sohbeti – Tövbe, Nefis Makamları, Güzel Ahlak ve Şüphe Hastalığı

Akşam olduğunda kendinizi muhasebe edin: Bugün kaç kişinin kalbini kırdın?

Hayatınızda hiçbir kimse hakkında kötülük düşünmeyin, kimseye zarar düşünmeyin. Temiz bir niyetle kendinizi niyetlendirin. Kaç kişinin kalbini yaptın? İyiliklerle dolu bir kalp, sûizandan uzak, hüsnüzan besleyen bir kalp — işte o kalbe Allah sevgisi iner, o kalbe ilham gelir.

Kaynak: 232. Dergah Sohbeti — Soru Edebi, Cennet Kapıları ve Dervişlikte Dinlemek

Hayâ nedir?

Hayâ; utanmak, arınmak ve edepli olmaktır. Hayânın özü, günah-ı kebâirleri kendi isteğiyle terk etmektir. Aslında tövbenin de özü budur: Allah ile olan diyaloğunu kendi isteğinle güzelleştirmek. Bir kimse günahı fiziksel bir engelden dolayı terk ederse — gözleri görmez, haramı bakamaz hâle gelir — bu gerçek terk değildir. Asıl tövbe, ihtiyârıyla (kendi iradesiyle) günahı terk etmektir.

Kaynak: 233. Dergah Sohbeti — Haya ve Ahlak, Tasavvufta Kıdem, Sabır ve Teslim

Hayâ ile iman arasında nasıl bir ilişki vardır?

Hayîn sahibi Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmıştır. Hadîs-i şerîfte ‘Hayâ imandandır’ buyurulmuştur (Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57). İman var iken zina edilemez, hırsızlık edilemez, kumar oynanamaz, riba yenilemez, anne babaya âsî olunamaz, iftira atılamaz. Bir kimsede hayâ yoksa, Allah muhafaza eylesin, imanı dilde kalmış, içine sirâyet etmemiştir.

Kaynak: 233. Dergah Sohbeti — Haya ve Ahlak, Tasavvufta Kıdem, Sabır ve Teslim

Güzel ahlâk nedir?

Bize öyle bir amel söyleyin ki onu yaptığımızda bizi hem Allah hem de insanlar sevsin — bu güzel ahlâktır, başka bir şey değildir. İyi ahlâk kadar Allah katında O’nun hoşnut olacağı bir şey yoktur. Yeryüzünde insanların size verdiği ezâ ve cefalara râzı olmaktır. İnsanların üzerinizdeki yanlışlıklarına, eksikliklerine, negatifliklerine râzı olmak; kendi benliğinden geçmek, her geleni sevgiliden bir hediye olarak görmektir.

Kaynak: 233. Dergah Sohbeti — Haya ve Ahlak, Tasavvufta Kıdem, Sabır ve Teslim

İnsanların aleyhinde yol aramamak neden önemlidir?

İnsanları hatalarından, kusurlarından, günahlarından dolayı yargılamayın. Pozitif olun; onun hatası olmayan yerden bakın. Babanız namaz kılıyor, zikre katılıyor, sizi de sohbete getiriyor ama bir kötü alışkanlığı da var — yüz çevirmeniz günahtır. Bir kimse babasından yüz çeviremez. Dua edin, yardımcı olun, zikredin, niyaz edin. Öyle babalar var ki kızlarını satıyorlar, çoluğunu çocuğunu tarumar ediyorlar, namaz yasak, zikir yasak diyorlar. Sizin babanız bunlardan değil; sizi arabaya alıp dergâha getiriyor. O babayı seviyoruz biz. İnsanların aleyhinde yol aramayın; hasbel kader bir kötü alışkanlık edinmiştir, Allah gönlüne merhamet etsin, onu da bıraksın.

Kaynak: 233. Dergah Sohbeti — Haya ve Ahlak, Tasavvufta Kıdem, Sabır ve Teslim

Yenilenme ne demektir?

Tüm devletler, sistemler, toplumlar ve halklar — yönetim biçimleri İslam’a dair olmuş olsa dahi — yenilenmeyi başaramazlarsa ebedî kalamamışlardır. Ebediyetin sırrını yakalamak, yenilenmeyi başarmakla mümkündür.

Kaynak: 234. Dergah Sohbeti — Yenilenme, İman ve Ahlak, Affetmenin Fazileti

Ahlâksızlık neden batışıya neden olur?

Dünya üzerindeki devletlerin, medeniyetlerin, ailelerin ve bireylerin batışı ahlâkîdir. Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışmamak, onu kendi hayatında yaşamamaktır.

Kaynak: 234. Dergah Sohbeti — Yenilenme, İman ve Ahlak, Affetmenin Fazileti

Nefisle mücadele etmek için ne yapılmalıdır?

Birinci derecede imanınızı kavîleştirin, olgunlaştırın, kemâle erdirin. Nefsiniz neyi emrediyorsa onun tersini yapın. Asla hukuk dâiresinden dışarı çıkmayın. Kendinize yapacak olduğunuz hukuk Kur’ân ve Sünnet olacak.

Kaynak: 234. Dergah Sohbeti — Yenilenme, İman ve Ahlak, Affetmenin Fazileti

Sünnet’e uygun hayat ne demektir?

Sünnet’e uygun hayat: Hanımın Misafirlere Hizmeti. Ebû Usayd es-Sâidî, düğününde Resûlullah (s.a.v.)’i davet etti. O gün hanımı, gelin olduğu hâlde misafirlere hizmet etti. Geceden büyükçe birkaç hurmayı ıslatmış, yemeğin ardından hurma suyunu ikram etmişti (Buhârî, Nikâh, 75; Müslim, Eşribe, 86; İbn Mâce, Nikâh, 22).

Kaynak: 234. Dergah Sohbeti — Yenilenme, İman ve Ahlak, Affetmenin Fazileti

Milliyetçilik ve ümmetçilik arasında nasıl bir ilişki vardır?

Genel mânada bütün Müslümanlar ümmetçidir. Ancak bu, insanların kendi kavimlerini sevmelerine engel değildir. Bir kimsenin kendi kavmini sevmesi fıtrîdir. Bir erkek eşine, çocuklarına, annesine ve babasına bakmakla birinci derecede sorumludur.

Kaynak: 234. Dergah Sohbeti — Yenilenme, İman ve Ahlak, Affetmenin Fazileti

Çalışkanlık ve tembellik arasında nasıl bir fark vardır?

Müslüman israf etmez, çalışkan insandır. Hem dinine hem dünyasına çalışır. Ne dünyayı terk edenlerden ne de dini terk edenlerden oluruz. İnsan çift kanatlıdır. Tembellik yapmayın, bir işiniz olsun, çalışın, gayret edin, mücadele edin.

Kaynak: 234. Dergah Sohbeti — Yenilenme, İman ve Ahlak, Affetmenin Fazileti

Zulme karşı Allah’ın intikamı nedir?

‘Zulmedenler muhakkak acı bir azaba çarptırılırlar’ (Şûrâ, 42/44 — İmam Kurtubî tefsiri). Allah zâlimlerin intikamını alır; bu zâlim ister birey olsun ister devlet, ister erkek ister kadın olsun. Hiçbir zulüm karşılıksız kalmaz, hiçbir hâinlik karşılıksız kalmaz.

Kaynak: 234. Dergah Sohbeti — Yenilenme, İman ve Ahlak, Affetmenin Fazileti

Affetmek ve kusur örtmek neden önemlidir?

‘Eğer onlar Peygamber’e gelmiş olsalardı, kendileri için tövbe eden ve kendilerini affeden bir Peygamber bulacaklardı’ (Nisâ, 4/64). Affetmeyi öğrenin. Muhakkak ki hayat boyunca annenizden, babanızdan, eşinizden, çocuklarınızdan, arkadaşlarınızdan olumsuzluklar yaşayacaksınız.

Kaynak: 234. Dergah Sohbeti — Yenilenme, İman ve Ahlak, Affetmenin Fazileti

İşçi hakkına ne dikkat edilmelidir?

Hadîs-i kudsîde buyurulmuştur: ‘Üç sınıf insan vardır ki kıyâmet günü ben bunların hasmıyım: Bana yemin edip sonra ahdini bozan, hür bir insanı köle diye satıp parasını yiyen, bir işçi tutup çalıştırıp ücretini vermeyen.’ (Buhârî, Kitâbu’l-Büyû’, Hadis No: 2227)

Kaynak: 237. Dergâh Sohbeti — Takvâ, Ahde Vefâ, Kibir ve Allah Sevgisi

Farzlar ve güzel ahlâk tasavvuf anlayışında nasıl bir yer tutar?

Bir kimse farzları yerine getirmekle Allah’a en sevimli işi yapar. Nâfilelerle Allah’a yaklaşır ve Allah’ı sever. Tasavvuf budur. Nâfile ibadetten daha üstün olan iyi ahlâktır. Sen kendini iyi ahlâkla vasıflandırdıysan tasavvuf budur.

Kaynak: 239. Dergâh Sohbeti — Aşk ve Kavuşma, Hastalıkta Allah Dostluğu, Sabır ve İhsân

Edep ve şefkat nasıl bir toplulukta yer alır?

Kim size kötülük yaptıysa affedin. Kim size zulmettiyse affedin. Kim hakkınızı yediyse affedin. Bu topluluk affedici topluluk olmalı, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in sünnetinin yaşandığı bir topluluk olmalı.

Kaynak: 239. Dergâh Sohbeti — Aşk ve Kavuşma, Hastalıkta Allah Dostluğu, Sabır ve İhsân

Tasavvuf anlayışında farzlar ve haramlar nasıl bir rol oynar?

Bir kimse farzları yerine getirmekle Allah’a en sevimli işi yapar. Nâfilelerle Allah’a yaklaşır ve Allah’ı sever. Tasavvuf budur. Nâfile ibadetten daha üstün olan iyi ahlâktır. Sen kendini iyi ahlâkla vasıflandırdıysan tasavvuf budur.

Kaynak: 239. Dergâh Sohbeti — Aşk ve Kavuşma, Hastalıkta Allah Dostluğu, Sabır ve İhsân

Yumuşak davranmak neden önemlidir?

Bir sûfînin, bir dervişin, bir aile reisinin, dergâhtaki bir çavuşun, bir nakîbin, bir idârecinin bu ahlâk ile ahlâklanması gerekir. Eğer insanlar etraflarına kaba ve katı yürekli davranırlarsa, kaba konuşurlarsa, hakaret ederlerse, etraflarında kimse kalmaz.

Kaynak: 240. Dergâh Sohbeti — Seyr-i Sülûk, İstişâre Âdâbı, Tevekkül ve İşe Sahip Çıkmak

İşe sahip çıkmak neden önemlidir?

İşinize hainlik yapmayın. Patronlarınıza hainlik yapmayın. Patronlar, işçilerinize hainlik yapmayın. Mal alıp sattığınız insanlaya hainlik yapmayın. Ailelerinize sahip çıkın. Ne kocalar hanımlarına, ne hanımlar kocalarına ihanet etmesin. Çocuklarınıza ve eşlerinize sahip çıkın. Kenetlenin, sevdiklerinize sahip çıkın.

Kaynak: 240. Dergâh Sohbeti — Seyr-i Sülûk, İstişâre Âdâbı, Tevekkül ve İşe Sahip Çıkmak

Havf ve recâ nedir?

Ehli tasavvufun yolu havf ve recâdır: hem Allah’tan korkarız hem de ümit ederiz. Ne Allah’ın cezasını yok görürüz, ne de Allah’ı devamlı ceza edici görürüz. Ortadır: Allah îman edip iyi amel işlemeyen cezalandırır; îman edip iyi amel işleyip iyilikler peşinde koşanı mükâfatlandırır.

Kaynak: 242. Dergâh Sohbeti – Dünya Nimeti ile Ahiret Azığı, Takvanın Hakîkati ve Allah

Zulüm ne anlama gelir?

Zulüm: İyiliğin Zıddı. Birisine kötülük yaparsanız Allah sizden sevgisini alır. Birisine zulmederseniz Allah’a düşman olursunuz. Eşlerinize zulmetmeyin, çocuklarınıza zulmetmeyin, anne babanıza zulmetmeyin. Allah zâlimlerin duâsını kabul etmez.

Kaynak: 242. Dergâh Sohbeti – Dünya Nimeti ile Ahiret Azığı, Takvanın Hakîkati ve Allah

Adaletli davranmanın toplumlar için önemi nedir?

Adaletli olmak, adaletli davranmak bütün toplumların en önemli özelliklerinden biridir. Eğer topluluklar adaleti oturtmayı terk ederlerse çöküşe mahkûm olurlar. Tarih boyunca yeryüzünde insanoğlunu çökerten, toplulukları dağıtan, devletleri yıkan en önemli unsurlardan biri adaletsizliktir.

Kaynak: 243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûret

Adalet kavramı nereden başlar?

Adalet kavramı aileden başlar. Eğer bir aile kendi içinde adaleti koruyamıyorsa, o ailede çarpıklıklar olacaktır. Bir cemaat, bir tarikat, bir tasavvuf topluluğu kendi içerisinde adaleti sağlayamazsa, o topluluk kendi içinden çökmeye mahkûmdur.

Kaynak: 243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûret

Adaletin ölçüsü nedir?

Her zâlim kendi dâiresinde kendisini adaletli görür. Biz de kendi iç dünyamızda nefsimize uyduğumuzda kendimizi adaletli görebiliriz. Peki adalet nasıl tesis edilecek? Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerîm’de ‘Adaletli hükmedin, adaletli davranın; Allah adaletli davranmanızı sever’ buyuruyor.

Kaynak: 243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûret

Adaleti tesis etmek için ne yapılmalıdır?

Biz adaleti tesis ederken önce Kur’ân’a, Sünnet-i Resûlullah’a ve imamların içtihâdına bakmak zorundayız. Hz. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Yemen’e vâli gönderirken: ‘Neyle hükmedeceksin?’ dediğinde ‘Kur’ân ile yâ Resûlallah. Bulamazsam sünnetinle. Bulamazsam kıyas ederim’ cevâbına tebessüm etmiştir.

Kaynak: 243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûret

Adaletin dâireleri nelerdir?

Adaletin Dâireleri: Nefisten Ümmete. Nefste Adalet, Ailede Adalet, Dergâhta Adalet, Ticarette ve Devlette Adalet.

Kaynak: 243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûret

Nefste adalet nasıl sağlanmalıdır?

Bir kimse birinci derecede kendi nefsine Kur’ân ve Sünnet dâiresinde davranmak zorundadır. Allah’ın haram etmediği bir şeyi kendinize haram etmeyin; bu nefsinize karşı olan borcunuzdur. Helâl olan bir şeyi haram etmek zulümdür; haram olan bir şeyi helâl etmek de öyle.

Kaynak: 243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûret

Ailede adalet nasıl sağlanmalıdır?

Ailenin reisi çocuklarının arasında adaletli davranmalı; kendince sevdiğini kayırarak adalet terâzisini kaçırmamalıdır.

Kaynak: 243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûret

Dergâhta adalet nasıl sağlanmalıdır?

Dergâhın içerisinde vazife yapan kardeşler adaletlerini düzgün tutmalı; bazı kardeşleri nefislerince kayırmamalıdır. Birisinin çavuş kardeşinin yakını olması, birisinin üstadın bir şeysi olması adaletli davranmayı engellememelidir. Bu dergâhın içerisinde adaletli davranılır ve adaletli hükmedilir.

Kaynak: 243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûret

Ticarette ve devlette adalet nasıl sağlanmalıdır?

Bir iş yerinde çalışanlara adaletli davranılmalıdır. Devlet de kendi içerisinde adaleti tesis edemezse, rüşvet ve kayırmacılık devam ediyorsa, o devlet çökmeye mahkûmdur.

Kaynak: 243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûret

Rüşvetin hükmü nedir?

Hz. Ömer efendimizin oğlu Abdullah der ki: bir hükümde rüşvet varsa o rüşvet küfürdür. Hüküm verilmeden birilerine rüşvet vermeye çalışmak da sahâbenin ittifâkıyla günah-ı kebâirdir. Devlet başkanları olduklarından dolayı gelen hediyeleri kabul etmemişler veya Beytülmâl’e devretmişlerdir.

Kaynak: 243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûret

Hediyeleşme âdâbı nedir?

İnsanların birbirine muhabbet edip hediyeleşmelerini engellemek değil mesele. Ama hediyeleşme âdâbını gözetmek gerekir: hediyeye misli ile cevap verilmeli. Misli ile cevap veremeyecek güçteyse kabul etmemeli. Ancak o zaman rüşveti önleyebilir, adaleti tesis edebiliriz.

Kaynak: 243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûret

Dervişlikte adalet ve edep nasıl yer alır?

Dervişlik sadece namaz kılıp zikretmek değildir. Dervişlik Allah’ın sıfatlarıyla sıfatlanmaktır. Allah âdildir, adaletlidir, adaletli davrananları sever. O zaman biz de hem kendi nefsimizde hem dışımızda âdil davranmak zorundayız.

Kaynak: 243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûret

Adaletli davranmanın zarûreti nereden gelir?

243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûreti. Adaletli davranmanın zarûreti Kur’ân-ı Kerîm’de ‘Adaletli hükmedin, adaletli davranın; Allah adaletli davranmanızı sever’ buyuruyor.

Kaynak: 243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûret

Kur’ân okunurken konuşmak ne ifade eder?

Kur’ân okunurken konuşup, Üstâd konuşurken susmak dervişin vartasıdır. Kur’ân’a karşı edepsiz olan bir kimsenin hiçbir şeye edebi yoktur.

Kaynak: 250. Dergâh Sohbeti – Dergâh Âdâbı, Müritlerin Mürşid Aramasının Dört Çeşidi ve

Sohbet başladığında ne olur?

Sohbet başladığında, Kur’ân okunduğunda biter; sohbet, zikrullâh, duâ ve Fâtiha tamamlandıktan sonra tekrar serbest sohbet başlar.

Kaynak: 250. Dergâh Sohbeti – Dergâh Âdâbı, Müritlerin Mürşid Aramasının Dört Çeşidi ve

Misâfire nasıl davranılmalıdır?

Burası dergâhtır, burası tekkedir. Bizim şahsî problemimiz olan bir kimse dahi buraya gelse, biz onu burada dinleriz, hürmetle saygıda kusur etmeyiz. Kanlı katilimiz dahi şu kapıdan içeri girse — o zikrullâha gelmiş kardeşim, bizi ilgilendirir.

Kaynak: 250. Dergâh Sohbeti – Dergâh Âdâbı, Müritlerin Mürşid Aramasının Dört Çeşidi ve

Kur’ân okunurken susmanın nedeni nedir?

Susmayı öğrenemeyen hiçbir şey öğrenemez. Sohbet başlayıncaya kadar herkes konuşur, çay içer, tanışır, halleşir — bunda sıkıntı yok. Ama sohbet başladığında, Kur’ân okunduğunda biter; sohbet, zikrullâh, duâ ve Fâtiha tamamlandıktan sonra tekrar serbest sohbet başlar.

Kaynak: 250. Dergâh Sohbeti – Dergâh Âdâbı, Müritlerin Mürşid Aramasının Dört Çeşidi ve

Dergâh ve tekkede ne tür bir âdâb vardır?

Dergâh ve tekke âdâbı — Kur’ân okunurken susma zorunluluğu, misâfire saygı

Kaynak: 250. Dergâh Sohbeti – Dergâh Âdâbı, Müritlerin Mürşid Aramasının Dört Çeşidi ve

Akıl insanı nasıl yücelendirir?

İnsanı insan yapan, diğer yaratılmışlardan ayıran en önemli faktörlerden birisi akıldır. Meleklerin, bitkilerin, hayvanların bu mânâda insan gibi aklı yoktur. Küllî yaratıkların içerisinde insanı ahsen-i takvîm üzere kılan en önemli unsur akıldır.

Kaynak: 254. Dergâh Sohbeti – Akıl ve Aşk Dengesi, Zikrullâh Meclisinin Fazîleti, Peygam

Sevgi olmadan ibadet kalıcı olur mu?

Bir insan bir şeyi akleder, doğru olduğunu kabul eder. Ama o şeyi severse onu yerine getirir, yapar. Bir kimse Allah’a îmân edilmesi gerektiğini akleder; ama akletmesine rağmen sevmezse o kimse îmân edemez. Bir kimse namazın farz olduğunu akleder; fakat o kimseye namaz kıldıran şey sevgidir. Eğer bir kimse bunu zorunluluktan yaparsa, onun üzerinde durmaz o ibâdet.

Kaynak: 254. Dergâh Sohbeti – Akıl ve Aşk Dengesi, Zikrullâh Meclisinin Fazîleti, Peygam

Sevdiklerinizin hâli sizindir mi?

Sevdiğiniz hâl sizindir. Sevmediğiniz, kendi kendinize zorunluluktan yaptığınız şey sizin değildir. Hattâ bir gün döner, ondan intikâm alırsınız. Ehl-i tasavvuf buna böyle inanır. Bir kimse bir üstâdı sever, sevdiği zaman oturur orada. Ama sevmezse döner bir gün o üstâdtan da kendinden de intikâm almaya çalışır.

Kaynak: 254. Dergâh Sohbeti – Akıl ve Aşk Dengesi, Zikrullâh Meclisinin Fazîleti, Peygam

Gerçek sevgide intikâm var mı?

Fuzûlî demiştir: "Beni candan usandırdı, cefâdan yâr usanmaz mı?" Herkes bu sözü terennüm eder. Ama benim sevgilim hiç kimseye cefâ vermez. Eğer o sevgiliyi tanımış olsaydın, onun cefâ vermediğini görecektin. Eğer o sevgiliyi tanımış olsaydın, "nereden sevdim o zâlimi" demeyecektin. O sevgiyi, o sevgiliyi tanıyamayanlar kahredecekler ve kendilerinden intikâm alacaklar.

Kaynak: 254. Dergâh Sohbeti – Akıl ve Aşk Dengesi, Zikrullâh Meclisinin Fazîleti, Peygam

Allah’a giden dostluk yolunda iyi niyet birdir, insanlara hizmet etmek ikincisi midir?

Allah’a giden dostluk yolunda iyi niyet birdir, insanlara hizmet etmek ikincisidir. İnsanlara hizmet edin ve hizmetinizi size kötülük yapanlara yapın. Kim size en büyük kötülüğü yaptıysa önce onu affedin, önce ona hakkınızı helâl edin. "Yâ Rabbi, ben senin gölgene gözümü diktim, kullarla işim kalmadı, hepsine hakkımı helâl ettim" deyin.

Kaynak: 255. Dergâh Sohbeti – Şa’bân Ayında Oruç Fazîleti, Gaflet Zamanında İbâdet, Nurd

Başkalarının kusurunu araştırmama Âdâbı nedir?

Bir başkasının eksikliğini, yanlışını, kusurunu gören kimse kendi eksiğini göremez. Kendi eksiğini gören kimseyi şeytan aldatmıştır. Bırak! Bu şekilde davranmak, insanları utandırmaya kalkışmak küstahlıktır. Hiç kimsenin bir başkasının kusurunu araştırmaya, özel hayatını araştırmaya hakkı yoktur.

Kaynak: 261. Dergâh Sohbeti: Dergâh Âdâbı, Hizmet Ahlâkı, Kusur Araştırmama ve Hür Dervi

Hizmet anlayışı nedir?

Etrafında bir kardeşinin eksikliğinin kusurunu yüzüne vuracak şekilde soru sormak, gözüne batıracak şekilde davranışta bulunmak küstahlıktır. Eğer hizmet anlayışın varsa, o kardeşi yanına al, sohbet et, arkadaş ol, muhabbet kur, evine davet et ve tatlı tatlı, yumuşak yumuşak İslâm’ın âdâbını, erkânını, ahlâkını, kıyafet düsturlarını sevdirerek anlat. Hizmet budur.

Kaynak: 261. Dergâh Sohbeti: Dergâh Âdâbı, Hizmet Ahlâkı, Kusur Araştırmama ve Hür Dervi

Kimse tepeden bakmayacak mı?

İlim sahibi olmak, mânevî görevli olmak bir kimsenin insanlara tepeden bakmasına sebep olmamalıdır. Kim tepeden bakıyorsa ona şeytan musallat olmuştur. Herkes birbirine saygılı, şefkatli ve merhametli olmak zorundadır. Hiç kimsenin bir başkasına bağırmaya, çağırmaya, şahsın üzerine gitmeye hakkı yoktur.

Kaynak: 261. Dergâh Sohbeti: Dergâh Âdâbı, Hizmet Ahlâkı, Kusur Araştırmama ve Hür Dervi

İslam ahlakı müminlerin birbirlerinin yüzüne karşı eleştirmelerini yasaklamış mı?

İslam ahlakı müminlerin birbirlerinin yüzüne karşı eleştirmelerini haram etmiştir. ‘Ben doğru söylüyorum, adamın yüzüne karşı konuşuyorum’ demek günah-ı kebairdir.

Kaynak: 271. Dergah Sohbeti – Sufi Ahlakı, Kadın-Erkek Hakları, Fenafillah ve Efe Ruhlu

Sufi ahlakına göre kimsenin kimseden hakkı var mı?

Sufi ahlakına göre kimsenin kimseden hakkı yoktur. Sufi ‘ben’ merkezi değil, ‘sen’ merkezidir.

Kaynak: 271. Dergah Sohbeti – Sufi Ahlakı, Kadın-Erkek Hakları, Fenafillah ve Efe Ruhlu

Vefa namkörlük midir?

Vefa namkörlük de değildir. Beraber ekmek yediğin, su içtiğin, yol gittiğin kimseye namkörlük yapmak vefasızlıktır. Şeyhinin dahi bir yanlışlığı varsa, eğilip kulağına ‘bunda bir eksiklik var’ diyebilmektir gerçek vefa. Arkadan vurmak, gıybet etmek vefa değildir.

Kaynak: 277. Dergah Sohbeti: Vefa, Tefekkür ve Allah’a Has İman

Rızık için çalışmak neden önemlidir?

Tilki ve Aslan Hikâyesi: Rızık İçin Çalışmak

Ehl-i tasavvufun meseleleri hikâyeyle anlatması meşhurdur. Bir derviş ormanda yürürken eli ayağı kesik bir tilki görmüş. Bir aslan avladığı ceylanı yiyip artığını tilkinin önüne bırakmış. Ertesi gün de aynısı olmuş. Derviş düşünmüş: ‘Tilki kadar mı yokum? Allah benim de rızkımı verir.’ Gitmiş mescide kapanmış. Bir gün, iki gün geçmiş; kimse selam bile vermemiş. Üçüncü gün mihraptan bir ses duymuş: ‘Ey miskin! Kalk, aslan ol! Pençeni vur ki ardından tilkiler de doyusun. Elin ayağın sağlamken sakın ha tilkiliğe tenezzül etme!’ Bizim yolumuzda tilkilik yolu yoktur. Ellerimiz ayaklarımız sağlam oldukça pençemizi vurup rızkımızı temin etmek için çalışacağız.

Kaynak: 278. Dergah Sohbeti: Fitne ve Fesat Kavramları, Dervişlikte Rızık Ahlakı

Ümmetin birliği neden önemlidir?

Beraber bir yol gittiğin, kardeşim dediğin kimseyi bir anlaşmazlıktan sonra düşman ediyorsun. Ağzına alınmayacak laflar, söylenmeyecek iftiralar, yapılmayacak hainlikler… Düşmanından bekleyeceğin şeyleri kardeşinden görüyorsun. Bu nefse paye vermekten kaynaklanıyor.

Kaynak: 279. Dergah Sohbeti: Ümmetin Birliği, Niyet Temizliği ve Tevhid Nuru

285. Dergah Sohbeti: Takva, Güzel Ahlak, Ümmet Bilinci ve Tövbenin Özü nedir?

Güzel: Dik Yaşamak ve Dik Ölmek

İnsanlar vardır karakterleri belli değildir; neyin nerede nasıl yapacağını inanç veya esen rüzgâra göre değiştirir. Haktan yana olmaz, kuvvetten yana olur; her türlü kalıba göre, her türlü şekle bürünür. Bu münafıklıktır, Allah muhafaza eylesin. Bir insanın dik yaşaması iman ettiği noktada ve doğru bildiği noktada durmasıdır. Doğruda durması, iman noktasında durması, Kur’an ve sünnet çerçevesinde durmasıdır. Arkadaşlıksa arkadaşının yanında durması, arkadaşlığını pekiştirmesidir.

İnsan vardır beş liraya bozulur, on liraya bozulur, bir lafa bozulur. Allah muhafaza eylesin. İnsan vardır hata yapar, hatasını düzeltir, doğru noktaya gelir. İnsan vardır hata ettiği halde devam eder. Dik ölmek de Kur’an ve sünnet üzerine ölmek, imanla ölmektir.

Takva: Allah’tan Hakkıyla Korkmak

Cenab-ı Hak bir ayet-i kerimede buyuruyor: ‘Ey iman edenler, Allah’tan hakkıyla korkun ve ancak Müslüman olarak ölün.’ Normalde herkes Allah’tan korktuğunu söyler; sokağa çıksan insanlara sorsan büyük çoğunluk ‘Allah’tan korkuyoruz’ der. Ama Allah’tan korkanlar içki içerler, tesettüre niyet etmezler, hakkı desteklemezler, Kur’an-ı Kerim’i lafa kaldırırlar, Resulullah’ın sünnetini terk ederler, anne babaya karşı gelirler, hanımlarına zulmederler. Demek ki Allah’tan korkmanın insanın üzerinde bir tecelliyatı, bir hakimiyeti olması lazım.

Takvanın Üç Mertebesi

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuştur: ‘Takva nedir? Allah’tan hakkıyla korkmaktır.’ Başka hadis-i şeriflerde de takvanın tarifi yapılır: Birincisi haramları terk etmektir, ikincisi şüphelileri dahi terk etmektir. İşte iki tabaka çıktı önümüze: Takva edecekse bir kimse Allah’tan korkacak, haramları işlemeyecek; daha da ileri giderse şüphelileri de terk edecek.

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Hz. Muaz bin Cebel’i vali olarak gönderirken ona şöyle tavsiye buyurmuştur: ‘Sen ihlaslı ve samimi ol; ihlaslı olursan sana az amel yeter.’ Bu enteresan bir hadistir. Demek ki takva çok amel işlemek değil; takva Allah’tan hakkıyla korkmak, yani haramları terk etmektir.

Bugünün Evliyası Haramları Terk Edendir

Bugün için bir Müslüman için takva haramları terk etmektir. Biz şu anda takvayı insanlarda çok ibadet etmekte arıyoruz, yanılıyoruz. O kimsenin hayatında günah-ı kebâirler yok ise, haramları işlemiyorsa o bizim için muttaki bir insandır. Rahmetli Efendi hazretleri derdi ki: ‘Bir kimse şu zamanda içki içmiyorsa, kumar oynamıyorsa, beş vakit namazını kılıyorsa bugünün evliyasıdır.’ Haramları terk eden kimsedir bugünün evliyası, haramları işlemeyen insandır.

Haramı sadece yeme içmede değil her alanda terk edeceğiz. Namaz kılmamak büyük günah-ı kebâirdir, o da haramdır. Oruç tutmamak büyük günah-ı kebâirdir, o da haramdır. Bir kimse günah-ı kebâirleri terk ederse o kimse Allah’tan korkmuş olur.

Güzel Ahlak Eşittir Din

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: ‘Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.’ Güzel ahlak vardı, kendisi gelip bu güzel ahlakı tamamlamak için gönderildi. Başka bir hadis-i şerifte de buyurmuştur: ‘Benden önce dinin yüzde ellisi yaşandı, benim zamanımda yüzde yirmi beşi yaşanacak, ahir zamanda da geri kalan yüzde yirmi beşlik dilim yaşanacaktır.’

Biz güzel ahlakı sadece tevazu, yumuşaklık, hoşgörü, cömertlik olarak algılıyoruz; öyle değil. Güzel ahlakın içinde Allah yolunda cihad etmek vardır, Allah dostlarıyla dost olmak vardır, Allah düşmanlarına düşman olmak vardır, Kur’an ve Sünnet-i Seniyye’nin yaşanması ve yaşatılması için mücadele etmek vardır. Allah yolunda ölmek de güzel ahlaktır, Allah yolunda çalışan ulemanın etrafında toplanmak da güzel ahlaktır, Allah yolunda çalışmayan ulemayı terk etmek de güzel ahlaktır. Güzel ahlak eşittir dindir, yani İslam’dır; Kur’an’ın hükümlerini uygulamak güzel ahlaktır.

Ahir Zaman Fitneleri ve Müceddid Müjdesi

Deccal’in İlüzyonları

Bu hadis-i şerifini bazı ham kafalı âlimler yanlış yorumlarlar: ‘Tekrar nebiler gelecek, resuller gelecek ki bu yüzde yirmi beş tamamlanacak’ diye soytarıca bir fikir çıkarırlar. Bunun altını çizerim: Bir nebi de çıkaracaklar, bir peygamber de çıkaracaklar; değişik ilüzyonist teknolojiyi kullanarak gözünüzü bağlayacaklar, büyüleyecekler. Bunu Deccal yapacak, önünüze getirecek. Müslümanların bir kısmı doğru yaptıklarını zannedip ‘Bu da bir nebi, bu da bir resul’ deyip onun peşine düşecekler. Hatta halife çıkaracaklar, ‘Bu sizin halifeniz, buna biat edeceksiniz’ diyecekler.

Karanlık Yüz Yıldan Fazla Sürmez

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri başka bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur: Önce nurlu günler var — sahabe zamanı. Ondan sonra biraz puslanır, ondan sonra karanlık başlar, sonra yeniden bir aydınlık olur — Osmanlı zamanı. Ondan sonra yine tam karanlık olur — şimdi yaşadığımız zaman. Osmanlı’nın yıkılışından beri yüz yıldan fazla olmuştur. Karanlık yüz yıldan fazla sürmez ve bu karanlık bitecektir, sona erecektir. Çünkü Allah’ın Resulü müjdelemiştir: Her yüz yılda bir müceddid gelir. Ve bu yeni müceddid yeniden dinin yenilenmesinde büyük faydalar sağlayacak, insanların önünde çığır açacaktır.

Ümmet Bilinci ve İslam Kardeşliği

İslam dünyası şu anda en az okumuş insanlara, en düşük okur-yazarlığa sahiptir. Nesilleri yetiştirme, teknoloji, bilim, ilim noktasında en geri olan İslam dünyasıdır. Ama bu geri kalmışlığına rağmen çok geniş bir coğrafyaya ve yer altı-yer üstü zenginliklerine sahiptir. Eğer İslam dünyası ayağa kalkarsa emperyalistlerin bütün planları yere düşecektir. Bu yüzden İslam dünyasının yeniden dirilmesini istemezler. Bunu yapacak olan da Türkiye’dir; İslam dünyasının kalbi mesabesindeki yer Medine, Mekke, Hicaz bölgesidir; aklı mesabesindeki yer de bin yıldan beri Türkiye’dir, Türklerdir.

Asla ve asla ümmet bilincini terk edemeyiz. La ilahe illallah Muhammed Resulullah diyen bir kimseyi öldüremeyiz, canını alamayız, ırzına tecavüz edemeyiz. Ümmet asla birbirine silah çekmemeli, birbirini tahkir etmemeli. Hangi mezhebe, hangi tarikata bağlanırsa bağlansın, hangi şeyhe intisap ederse etsin kardeşimizdir. La ilahe illallah Muhammed Resulullah üzerine kardeşiz; bu kardeşliği tesis eden Allah’tır.

Cemaat Kavramı: İslam Cemaatinden Ayrılmak

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuştur: ‘Kim İslam cemaatinden bir karış ayrılırsa küfür üzeredir.’ Birinci derecede cemaatı nitelendirirken İslam cemaatını nitelendireceğiz. Bazı kısa görüşlü insanlar cemaatı nitelendirirken kendi tarikatını veya kendi topluluğunu nitelendiriyor; bu dar görüşlüdür. Bir kimse herhangi bir tarikattan ayrılsa küfür düşmez; ama İslam cemaatinden ayrılırsa küfür düşer. Dinde insanları yanıltmayalım.

Ancak bir kimse Allah dostuna düşman olursa, Allah’a düşmanlık yapmış olur. Allah yolunda koşan bir kimseye düşmanlık yaparsanız Allah’a düşmanlık yapmış olursunuz. Kim Allah dostlarıyla savaşırsa Allah da onlarla savaşır ve Allah’ın savaşmasında mağlubiyet mutlaktır.

Şefaat Meselesi

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuştur: ‘Benim şefaatim ümmetimin büyük günahkârlarınadır.’ Eğer bir kimsenin büyük günahı yoksa, küçük günahlarını Cenab-ı Hak zaten namaz aralarında affetmeyi vaad etmiştir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin şefaati cehennem ehli üzerinedir; hesabı kitabı verilmiş, cehenneme gireceği kesinleşmiş kimselere şefaat edecektir.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bir kişiye şefaat etmediyse — ki bu şefaat Allah’ın izniyledir, emriyledir — onun şefaat etmediği bir kimseye herhangi bir şeyhin, velinin, evliyanın şefaat etmesini düşünmek küfürdür. Bir dervişin ‘Peygamber şefaat etmezse benim üstadım şefaat eder’ diye düşünmesi Allah muhafaza eylesin şirktir.

Tövbenin Özü: Günahı Terk Etmek

Tövbe tek kelimeyle, tek cümleyle günahı terk etmektir. Sen o günahı terk et; Allah’ım beni affet demene gerek yok, o günahı terk ettiğinde haliyle tövbe olur. Dil ile tövbe tavuk tövbesi gibidir: Tavuk karnı doyunca gagasını basmış ‘Ya Resulallah, tövbe Allah’ım bir daha bok yemeyeceğim’ dermiş; karnı acıkınca gider yine boku yermiş.

Tövbenin özü, tövbenin takvası, tövbenin içi günahı terk etmektir. Allah vaad ediyor: Sen günahı terk et, bir daha icra etme, yerine getirme; Allah o noktada senin daha önce yaptıklarını hayra çevirir. Eski günahlarının hayra çevrilmesini istiyorsan tövbeyi özünden yap, bir daha o günahı işleme. Bu hâl ile tövbedir, dil ile olan değil. Eğer bunu kalbine işletmek istiyorsan aklından, kalbinden, beyninden sil o günahı; hâlâ aklını kurcalıyorsa tövbe daha kalbine işlememiş demektir.

Kaynakça

Kur’an-ı Kerim, Âl-i İmran Suresi 3:102 — ‘Ey iman edenler!

Kaynak: 285. Dergah Sohbeti: Takva, Güzel Ahlak, Ümmet Bilinci ve Tövbenin Özü

Güzel ahlakın içinde neler vardır?

Biz güzel ahlakı sadece tevazu, yumuşaklık, hoşgörü, cömertlik olarak algılıyoruz; öyle değil. Güzel ahlakın içinde Allah yolunda cihad etmek vardır, Allah dostlarıyla dost olmak vardır, Allah düşmanlarına düşman olmak vardır, Kur’an ve Sünnet-i Seniyye’nin yaşanması ve yaşatılması için mücadele etmek vardır. Allah yolunda ölmek de güzel ahlaktır, Allah yolunda çalışan ulemanın etrafında toplanmak da güzel ahlaktır, Allah yolunda çalışmayan ulemayı terk etmek de güzel ahlaktır. Güzel ahlak eşittir dindir, yani İslam’dır; Kur’an’ın hükümlerini uygulamak güzel ahlaktır.

Kaynak: 285. Dergah Sohbeti: Takva, Güzel Ahlak, Ümmet Bilinci ve Tövbenin Özü

Ümmet bilinci nedir?

Asla ve asla ümmet bilincini terk edemeyiz. La ilahe illallah Muhammed Resulullah diyen bir kimseyi öldüremeyiz, canını alamayız, ırzına tecavüz edemeyiz. Ümmet asla birbirine silah çekmemeli, birbirini tahkir etmemeli. Hangi mezhebe, hangi tarikata bağlanırsa bağlansın, hangi şeyhe intisap ederse etsin kardeşimizdir. La ilahe illallah Muhammed Resulullah üzerine kardeşiz; bu kardeşliği tesis eden Allah’tır.

Kaynak: 285. Dergah Sohbeti: Takva, Güzel Ahlak, Ümmet Bilinci ve Tövbenin Özü

Adaletli idareci nedir?

Birinci sınıf: adaletli idareci. Devlet başkanından tutun, aile reisine, patronuna, bir yerdeki müdüre kadar; her biri adaletli davranmak zorundadır. Adaletli davranmak, Kur’an ve Sünnet’e göre davranmaktır. Allah fıtratlerin arasında adalet koymuştur, tesis etmiştir.

Kaynak: 289. Dergah Sohbeti — Yedi Sınıf İnsan: Allah’ın Gölgesinde Gölgelenenler

Adaletli olmak demek eşit olmak mıdır?

Adil olmak demek eşit olmak demek değildir. Adil olmak demek, herkesin gücüne, kuvvetine, kendi ilmine, kendi koruma seviyesine göre davranmak demektir. Bir kimse 150 kg kaldırabilir, ona 15, kg yük verirsin. Bir kimse 50 kg kaldırabilir, eşit davranayım deyip ona da 150 kg veremezsin. O 50 kg kaldırır. Adalet budur, eşitlik değildir.

Kaynak: 289. Dergah Sohbeti — Yedi Sınıf İnsan: Allah’ın Gölgesinde Gölgelenenler

Dünya sevgisinin hakikati nedir?

Hürriyet makamı insanın dünyaya bağlanmamasıdır. Dünyaya bağlanmamak demek, dünyayı terk etmek demek değildir. Dünyaya bağlanmamak, dünya sevgisinden kurtulmaktır. Bir kimse fakir de olsa dünyayı sevebilir, zengin de olsa dünyayı sevebilir, orta halli de olsa dünyayı sevebilir. Bir kimse malı mülkü zenginliği vardır, dünyayı sevmiyordur. Bir kimse fukaradır, dünyayı sevmiyordur. Ama dünya sevgisi miskinde de olur, fakir de de olur, zengin de de olur.

Kaynak: 291. Dergah Sohbeti — Hürriyet Makamı, Asıl Keramet ve Gaye Verilenlerin Hali

Af Yolunu Tercih Etmek nedir?

‘Eğer sen kaba ve katı yürekli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onlar için mağfiret dile, iş hakkında onlarla danış. Fakat karar verdin mi Allah’a güven. Doğrusu Allah tevekkül edenleri sever.’ (Al-i İmran, 3/159)

Kaynak: 297. Dergah Sohbeti — Af Yolu, Nübüvvet Yolu, Darül Harp ve Faiz Meselesi

Kardeşler arasında sıkıntı ve problem varsa ne yapılmalıdır?

Kardeşler arasında sıkıntı ve problem varsa af yolunu tercih ederek aşacaklar. Herkes hata yapar, herkes eksiklik yapar; birbirine de yapar. O zaman biz birbirimize karşı müşfik, yumuşak, anlayışlı, hoşgörülü ve sabırlı davranmak zorundayız. Mümin müşriklere ve kafirlere karşı sert, mümin kardeşlerine karşı müşfik ve yumuşak davranandır.

Kaynak: 297. Dergah Sohbeti — Af Yolu, Nübüvvet Yolu, Darül Harp ve Faiz Meselesi

Varsa insanların hataları, kusurları, eksiklikleri ne yapılmalıdır?

Varsa insanların hataları, kusurları, eksiklikleri; onları tatlı bir şekilde nasihat ederek, ikaz ederek, irşad ederek yolda yürümelerine vesile olacağız.

Kaynak: 297. Dergah Sohbeti — Af Yolu, Nübüvvet Yolu, Darül Harp ve Faiz Meselesi

Her şeyin bir hizmetçisi vardır; dinin hizmetçisi de edep midir?

Her şeyin bir hizmetçisi vardır; dinin hizmetçisi de edeptir. Edep, hürlerin süsüdür. Edep; büyükler ile güzel sohbet etmek, onların sözlerini kabul etmek, büyüklerin terbiyesine ve ahlakına uymak, onlara saygı göstermektir. Yaşıtlara ve arkadaşlara ise güzel ahlak ile muamele etmektir.

Kaynak: 299. Dergah Sohbeti — Sufi Adabı ve Edep, Güzel Ahlak, Hz. Peygamber’in Terbiyes

İnce edep ve ahlak nedir?

İnce ahlak sahibi olmak, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ahlakıyla ahlaklanmaktır. Edebi terk eden fazları terk eder, harama düşer, yolun sonunda küfre düşer. Edep bu manada olmazsa olmaz bir ölçüdür. Hakkını yerler, sana zulmederler, iftira ederler; sen edebini muhafaza etmekle sorumlusun.

Kaynak: 300. Dergah Sohbeti — Tövbe ve Helalleşme, Eşler Arası Güven, Evliyanın Üç Hali

300. Dergah Sohbeti — Tövbe ve Helalleşme, Eşler Arası Güven, Evliyanın Üç Hali konusunu ele alan metin ne anlatıyor?

Tövbe: Gıybet, Helalleşme ve Tövbe

Bir kimse birisinin hakkında dedikodu etmiş olsa, gıybet etse, iftira etse, birisinin hakkını yese, birisine zarar verse — diliyle, gözüyle, eliyle, kulağıyla, ayağıyla, kalbiyle — onunla helalleşse, evet kul hakkı bitmiş olur. Ama o günah-ı kebairi işlediği için ayrıca tövbe etmesi gerekir. Çünkü günah-ı kebair işlemek başlı başına bir günahtır; nasıl bir kimse kaza namazı bıraksa, sonra kaza etse bile tövbe etmesi gerekiyorsa, bu da öyledir.

Coca-Cola ve Alkol Meselesi

Coca-Cola’nın içerisinde alkol olduğu söyleniyor, bunu tespit ettiler, gazetelerde yayınladılar. Coca-Cola firması ‘Bunun içerisinde alkol yoktur’ diye geriye dönüş yapmadığından dolayı içinde alkol olduğu nettir. ‘Sarhoşluk veren şeylerin azı da çoğu da haramdır.’ (Ebu Davud, Eşribe, 5; Tirmizi, Eşribe, 3) hadis-i şerifi gereği bir kimse Coca-Cola için haram dese, ona ‘Neden haram diyorsun’ denmez.

‘Portakalın içerisinde de alkol var, elmanın içinde de var, o zaman onları da yemeyeceğiz’ diyorlar. Portakalın içerisindeki doğal alkol ile sonradan mayalanmış alkol aynı noktada ve derecede değildir.

Namaz ve İbadeti Sevdirmek

Namazlarını düzene koymayan, zorlanan kimseye yardım etmek için sevgi yolunu seçin, sevdirmeye çalışın. Bilhassa çocuklarınızı, arkadaşlarınızı ödüllendirerek, onları sevdirerek namazı, abdesti, orucu, sohbetleri sevdirebilirsiniz. Israr etmek, ‘Hadi kalk namazını kıl, hadi kalk namazını kıl’ demek namazdan soğutuyor. Aşırı derecede ısrarcı olmak hoş bir şey değildir.

Eşler Arasında Güven Duygusu

Eşlerin birbirlerine güvenmeleri meselenin farz noktasıdır. Eşlerin birbirlerine olan güvenleri kırıldıysa o evlilik çatırdıyor, sıkıntı vardır. O yüzden eşler birbirlerine olan güven duygularını hiç yitirmemeli; eşler birbirlerinin güvenlerini sarsacak hal ve hareketlerden de uzak durmalıdır.

Kadın gidip geldiği yeri açıkça söylemeli, erkek de şüphelendirecek tavır ve davranışlardan uzak durmalıdır. Erkekler eşlerini kıskandırmak için başka bir kadına gidecekmiş gibi tavır ve davranışlarda bulunuyorlar; bu aptalca ve cahilce yapılan bir şeydir. Cep telefonu mesajlarında gizlilik, gece geç saatlerde tuvalete gidip mesaj çekmek gibi davranışlar güvensizlik tohumlarıdır.

Eşler uzakta da yakında da olsalar birbirlerine karşı güveni ön safta tutmalı, güvensizliğe sebep teşkil edecek her türlü tavır ve davranışlardan erkekler de kadınlar da uzak durmalıdır.

Evliyanın İç Süsü: Takva, Edebi ve İbadet

Evliyanın iç alemi üç hal ile süslenmiştir. Bu üç hal bir velide, bir evliyada muhakkak olması gerekir. Bu üç hal ile hallenmeyen bir kimse asla Allah dostu olamaz: Birincisi takva, ikincisi ince edep ve ahlak, üçüncüsü ibadettir. Bu üç hal birbirinin içinde gibidir, birbirinden ince perdeler halinde ayrılmıştır ama birbirinin içindedir.

Takva

Takva birinci derecede Allah’a yakınlıktır. Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışmaktır. Takva sahibi asla hayatından, ibadetlerinden, ahlakından taviz vermez. Her dünyasında, her ahiretinde bir istikamet vardır, o istikametinden taviz vermez. Takvaya ulaşmak şüphelilerden kaçınmakla, infak etmekle ve sevmekledir.

İnce Edep ve Ahlak

İnce ahlak sahibi olmak, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ahlakıyla ahlaklanmaktır. Edebi terk eden fazları terk eder, harama düşer, yolun sonunda küfre düşer. Edep bu manada olmazsa olmaz bir ölçüdür. Hakkını yerler, sana zulmederler, iftira ederler; sen edebini muhafaza etmekle sorumlusun.

İbadet

‘Bana iyi bakın, benim namazı kıldığım gibi kılın.’ (Buhari, Ezan, 18) Hz. Peygamber hiçbir Ramazan orucunu bırakmıştır. ‘Havalar sıcaktır, kışın tutarsınız’ dememiştir. İbadetleri Hz. Resulullah’ın ayak izine basarak yapmak gerekir. Farzlardan taviz verdiren bir kimse — kim olursa olsun — sapıktır. Uzak durun şeytandan kaçar gibi.

Gerçek Üstadın Vasıfları

Veli, dervişin kesesine, parasına, malına gözünü dikmez. Bir üstad kalkıp da ayrılık yolunu açmaz; sufilerine hilm ile, yumuşaklıkla, tatlılıkla nefislerinin hastalıklarını anlatır. Karı koca dervişlerin arasında sıkıntı varsa onları barıştırmayı, anlaştırmayı, geçimlerini sağlamayı tavsiye etmelidir. Üstad demek, dervişlerin hizmetçisi demektir. ‘Kavmin efendisi, ümmetine hizmet edendir.’ (Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs) Üstad sufilere ve Müslümanlara hizmet eder, hizmet alan değildir. Susuzlara su, açl, ekmek götürecek; ‘Bana para getirin, bana ekmek getirin’ demeyecek. O infak edecek; takva, infak etmektir, vermektir.

Kaynak: 300. Dergah Sohbeti — Tövbe ve Helalleşme, Eşler Arası Güven, Evliyanın Üç Hali

Mü’minlerin birbirini sevmesi neden önemlidir?

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: ‘Birbirinizi sevmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinize selam vermedikçe sevemezsiniz.’ (Müslim, İman, 93) O zaman Müslümanların birbirini sevmesi imandandır. Mü’min mü’mini sever, mü’min mü’mini sever. Mü’min, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin edebiyle edeplenen, onun takvasına ulaşmaya çalışan insandır. Herkes kendinden olanı sever: cömert cömerti sever, aşık aşığı sever, mü’min de mü’mini sever. Birbirinize selam verin, bütün mü’minler birbirinize selam verin. Ama herkes şikayetçi: ‘Beni kimse sevmiyor, kimse selam vermiyor, kimse yardım etmiyor.’ Sen ne kadar sevebildin? Sen ne kadar yardıma koşabildin? Sen ne kadar muhabbetle davranabildin? Kendini öyle bir zirveye koyuyorsun ki herkes seni sevecek — ama hiç düşünmüyorsun: ‘Ben ne yapabilirdim ki yapmadım?’

Kaynak: 301. Dergah Sohbeti — Spor, Dergah Adabı, Takvanın Boyutları, Mü’min Sevgisi

Bir kimse kendini bu kadar küçültmesin neden?

Cenab-ı Hak insanı halife yapmıştır. Evet, insan imadan çıkarsa, bütün ahlaki ölçülerin dışına çıkarsa o zaman hayvandan daha aşağı mahluk olur. Ama la ilahe illallah Muhammedün Resulullah diyen bir kimse inşallah bu noktada değildir.

Kaynak: 304. Dergah Sohbeti — Allah Aşkı, Kadın Seyahati, Süt Kardeşlik, Nefisle Mücadel

Kimsenin tam Müslüman olup olmadığıyla alakalı münzuralara kimse girmemeli mi?

Sakın kimsenin tam Müslüman olup olmadığıyla alakalı münzuralara kimse girmesin. Sahabeden birisi kafirin altına almış, kafir ‘Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu’ demiş, ama o sahabe o kimseyi katletmiş. Bu Hz. Peygamber’e nakledilince ‘Kalbini mi yardın da baktın?’ diye üç kez buyurmuştur.

Kaynak: 304. Dergah Sohbeti — Allah Aşkı, Kadın Seyahati, Süt Kardeşlik, Nefisle Mücadel

Kardeşlerin kusurunu araştırmamak neden önemlidir?

Yanı başımızdaki kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın eksiklikleri ve noksanlıkları olacaktır. Onların hatalarını, kusurlarını yüzüne vurmak, arkadan konuşmak, büyütmek mümince bir davranış değildir. Biz Müslümanın ne kadar Müslüman olmadığını sorgulamaktansa kendi nefsimizin hangi noktada olduğunu sorgulamalıyız. Bu yol kaidesidir.

Kaynak: 304. Dergah Sohbeti — Allah Aşkı, Kadın Seyahati, Süt Kardeşlik, Nefisle Mücadel

Bir kardeşin hatasını bir başkasına anlatmak ne demektir?

Eğer bir kardeşinizin hatasını, kusurunu, eksikliğini bir başkasına anlatıyorsanız o kardeşinize hainlik ettiniz. O kardeşinize dürüstçe davranmadınız. O kardeşinizle helallaşın, özür dileyin ve bir daha böyle bir şey yapmayın.

Kaynak: 304. Dergah Sohbeti — Allah Aşkı, Kadın Seyahati, Süt Kardeşlik, Nefisle Mücadel

İnsanlar kendilerini nasıl görürler?

Kişi kendisini aynada görür. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’ne birisi ‘Ne kadar çirkinsin’ demiş, ‘Doğru söylüyorsun’ buyurmuş. Hz. Ebubekir Efendimiz ‘Ne kadar güzelsin, baktıkça bakasım geliyor’ demiş, ona da ‘Doğru söylüyorsun’ buyurmuş. İnsanlar birisine bakarken kendilerini görürler.

Kaynak: 307. Dergah Sohbeti — Hüsnüzan, Rüya ile Hayat, Sufi Adabı

Kendine ve Allah’a hüsnüzan beslemek ne ifade eder?

Kendi üzerinizde de hüsnüzan besleyin. ‘Ben bir gün gelir namazı terk ederim’ demeyin. ‘Allah’ın izniyle ben bu yoldan bir daha ayrılmayı düşünmüyorum, Cenab-ı Hak beni müstakim eylesin’ deyin. Allah’ın üzerinde de hüsnüzan besleyin. Ama hüsnüzan beslemek tedbir almamak değildir. Herkesi masum görmek de değildir.

Kaynak: 307. Dergah Sohbeti — Hüsnüzan, Rüya ile Hayat, Sufi Adabı

Masumluk ve muhafaza farkı nedir?

Dünya üzerinde Adem olarak yaratılmış tek masum insan Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’dir. Geçmiş peygamberlerin dahi küçük hataları olmuştur. Hiçbir veli, hiçbir mürşid-i kamil masum değildir; onu masum görmek küfürdür. Ama mürşyid-i kamillerde ve velilerde günah-ı kebair noktasında Cenab-ı Hak’ın muhafazası vardır. Muhafaza edilmek ile masum olmak farklıdır.

Kaynak: 307. Dergah Sohbeti — Hüsnüzan, Rüya ile Hayat, Sufi Adabı

Tövbe ve gıybet tehlikesi nedir?

Dün gözünüzün önünde hata ve kusur işleyen kardeşiniz, gece dersini çektiyse ve tövbesini yerine getirdiyse, sabahına hiç günah işlememiş olarak kalkacaktır. Sizin onun üzerinde günahkar görmeniz suizandır, iftiradır ve sizin günahkar olduğunuzu gösterir. Şeytan karı kocanın arasına, anne baba çocuk arasına, dervişlerin arasına fitne ve bozgunculuk yaratır. Bir başkasının üzerinde hata, günah, kusurlarını gözünüzün önüne getirir. Hüsnüzan beslerken ölçüyü elden bırakmayın ama hiç kimseyi de melekleşmiş gibi görmeyin.

Kaynak: 307. Dergah Sohbeti — Hüsnüzan, Rüya ile Hayat, Sufi Adabı

Siyaset ve Sufi ahlakı arasında nasıl bir ilişki vardır?

Siyaset ve siyasetçiler hakkında çok iftira ve gıybet dönüyor. ‘Bu siyasetçilerin hepsi de yalancı, hepsi de düzenbaz’ denildiğinde hepsinden helallik almak gerekir. Sufi ahlakı değildir bunlar. Bir kimse bir söz söylemiş, onu kendi kulağınla duymuşsan bu farklıdır. Ama İslam siyasettir; sufinin siyasetin dışında kalması gerekmez.

Kaynak: 307. Dergah Sohbeti — Hüsnüzan, Rüya ile Hayat, Sufi Adabı

Büyü ve sihir yaptırmak günah-ı kebair midir?

Büyü de sihir de vardır; insanlar ne yazık ki bu tür şeylere tevessül ediyorlar. Büyü ve sihir yaptırmak günah-ı kebairdir. Yapan da yaptıran da büyük günah işlemiş olur. Bu işe başlayanlar ilk önce ‘insanlara iyilik olsun, böyle şeyleri bozmak için öğreniyorlar’ diye başlarlar. Ondan sonra buradan para kazanmak, nemalanmak insanın nefsine tatlı gelir. Bir müddet sonra bu para kazananlar ahlaksızlaşırlar.

Kaynak: 309. Dergah Sohbeti — Büyü ve Sihir, Suizan Dereceleri, Sufilerin Seyahati

İnsanların en hayırlısı kimdir?

İnsanların en hayırlısı insanlara en faydalı olanınızdır. Faydanın birinci derecesi zarar vermemektir. Zarar vermemeyi kendinize ölçü edinin, bu yeter. Müslümanlar sizin elinizden, dilinizden, gözünüzden sizin organlarınızdan emin olsunlar, bu yeter.

Kaynak: 313. Dergah Sohbeti — Namazları Cem Etme, Talak Hukuku ve İhlas

İnsanlara faydalı olmak ve zarar vermeyi nasıl ölçeriz?

Öyle zamanlar vardır ki insanlar öyle topluluklarda yaşarlar ki orada büyük günah işlememek büyük nefis mücadelesidir. Bugün takva nedir diye soruyorlar. Takva: Kur’an ve sünnete sımsıkı yapış. İmanını, akaidini, ibadetlerini Kur’an ve sünnet çizgisinde yapmaya çalış. Günahı kebairlerden uzak dur. Bugün insanlara yapılabilecek en güzel fayda kimseye zarar vermemektir.

Kaynak: 313. Dergah Sohbeti — Namazları Cem Etme, Talak Hukuku ve İhlas

Fıtrat ve kötü ahlak ayrımı nedir?

Gözün alnının altında olması, kaşın alnla göz arasında olması, iki kulağın olması; bunlar fıtrattır. Hadis-i şerifte buyrulmuştur: ‘Dağların yerinden oynayacağına inanın, fıtratın değişeceğine inanmayın.’

Kaynak: 317. Dergah Sohbeti: Cüz’i İrade, Sevginin Korkusu ve Sırrın Hakikati

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları