Güzel: Sufi Adabının Temeli: Hz. Peygamber’in Terbiyesi
Sufilerin adablarından birisi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin buyurduğu üzere: ‘Beni Allah terbiye etti, terbiyemi güzel yaptı. Sonra bana üstün ahlakı emrederek: Affı al, iyiliği emret, buyurdu.’ (A’raf, 7/199; Suyuti, el-Camiu’s-Sagir, 311) Hz. Peygamber kendisine gelen kişinin sözlerinden çok edebini öğrenmesini severdi.
Zünnun-ı Mısri şöyle demiştir: ‘Allah, İslam’ı bilgi ile süsledi, terbiye ile yükseltti, takva ile şereflendirdi.’ Ebu Havfs dedi ki: ‘Terbiye, Allah’a karşı ihlas ile hareket etmenin mirasıdır.’ (Kuşeyri, er-Risale, Edep Bahsi)
Edebin Tanımı ve Mertebeleri
Her şeyin bir hizmetçisi vardır; dinin hizmetçisi de edeptir. Edep, hürlerin süsüdür. Edep; büyükler ile güzel sohbet etmek, onların sözlerini kabul etmek, büyüklerin terbiyesine ve ahlakına uymak, onlara saygı göstermektir. Yaşıtlara ve arkadaşlara ise güzel ahlak ile muamele etmektir. (Kuşeyri, er-Risale)
Ebu Ubeyt en-Nesevi şöyle demiştir: ‘İbadette edep, günün sıcaklığında uzun zaman susuz ve geceleri uykusuz kalmaktan daha şerefli ve daha iyidir. Zira edep Allah’a yakın olmayı gerektirir; susuzluk ve uykusuzluk ise ecir ve sevap getirir.’ Kimde mürebbilerin adabı görünürse melekler onu görmekten sevinç duyar, cennet halkı onu görmekle eğlenir.
Sufi Ahlakının Esasları
Tasavvuf, imandan sonra en önemli şeyi güzel ahlak olarak önüne koymuştur. O kimse iman ettikten sonra ahlakını en güzel ahlak ile süslemeli, kendisini en güzel ve en ince ahlaka götürmelidir. Bu ahlak, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ahlakıdır. ‘Muhakkak ki Allah’ı zikredenler için Peygamber’de güzel örnekler vardır.’ (Ahzab, 33/21)
Hz. Peygamber’in deyimiyle büyüklere karşı hürmetli, küçüklere karşı şefkat ve merhametli davranmalıdır. ‘Küçüklerine merhamet göstermeyen, büyüklerine saygı duymayan bizden değildir.’ (Tirmizi, Birr, 15) Eğer büyüklere saygılı davranmıyorsak ve büyükler küçüklere merhametli davranmıyorlarsa onlar Hz. Peygamber’in haliyle hallenmemiştir.
Kötü söz söylemek, hakaret etmek, insanlara tepeden bakmak, insanların arasını bozmak, insanlara küfretmek, laf taşımak — sufi ahlakı ve adabı değildir. Bir kimsenin eşine ve çocuklarına, derviş kardeşlerine sert ve kaba davranması sufi ahlakı değildir.
Söyene Dilsiz Gerek
Yûnus Emre demiş: ‘Söyene dilsiz gerek, derviş gönülsüz gerek.’ Üstüne de ilave etmiş: kendi nefsini görmüş, ‘Sen derviş olamazsın’ demiş. O zaman sufi ahlakı söyene dilsiz olmaktır. Hakaret edene dilsiz olmaktır. Birisi sana her şeyi hak görüyorsa, senin kendini haksız görmen lazımdır.
Hakkını savunmak şeriaten hakkındır, bazen gerekli de olur. Ama sufi ahlakı sadece hakkını savunmak yalnız, daha ilerisi değil. Sufi sakalıyla, cübbesiyle, sarığıyla değil; haydarisiyle, semasıyla, ilahisiyle, kılık kıyafetiyle değil. Sufi kaliyle, söylenmeyle değil; haliyle öne çıkmalı. Ve bu hal Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin haliyle hallenmek olmalıdır.
Güzel Ahlak: En Güzel Nafile İbadet
Sabahlara kadar namaz kılmışsın, sabahleyin kalkıp küfür etmişsin — bir anlamı kalmadı. Sabaha kadar zikretmişsin, sabahleyin eşine küfür etmişsin — bir anlamı kalmadı. Damarına basana ağzına geleni söylemişsin — bu sufi ahlakı olmadı. İnsanların arasını bozmak için laf dolaştırmışsın, ‘Biliyor musun filanca senin hakkında ne dedi’ diye — bu sufi ahlakı değil, derviş ahlakı değil.
O yüzden ahlakımızı en güzel şekle getirmek nafile ibadetlerin en güzelidir. O nafile ibadetlerle, yani güzel ahlakla, biz Allah’a yaklaşmaya devam edeceğiz, Allah’ı seveceğiz; Cenâb-ı Hak da ‘Ben de onu severim’ buyurmuştur. (Buhari, Rikak, 38)
Hz. Ayşe validemize ‘Hz. Peygamber’in ahlakı nasıl idi?’ diye sordular. O da dedi ki: ‘Siz Kur’an okumuyor musunuz? Hz. Peygamber’in ahlakı Kur’an’ın ahlakı idi.’ (Müslim, Müsafirin, 139) O zaman emanete hıyanet etmek, sözünde durmamak, küfür etmek, hakaret etmek sufi ahlakı değildir. Bu olsa olsa şeytanın ahlakı olur.
Kaynakça
- Kur’an-ı Kerim, A’raf Suresi, 7/199 — ‘Affı al, iyiliği emret.’
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab Suresi, 33/21 — ‘Peygamber’de güzel örnekler vardır.’
- Suyuti, el-Camiu’s-Sagir, Hadis No: 311 — ‘Beni Rabbim terbiye etti, terbiyemi güzel yaptı.’
- Buhari, Rikak, 38 — Hadis-i Kudsi: ‘Nafilelerle bana yaklaşmaya devam eder, nihayet onu severim.’
- Müslim, Müsafirin, 139 — Hz. Ayşe: ‘Hz. Peygamber’in ahlakı Kur’an’ın ahlakı idi.’
- Tirmizi, Birr, 15 — ‘Küçüklerine merhamet göstermeyen, büyüklerine saygı duymayan bizden değildir.’
- Kuşeyri, er-Risaletü’l-Kuşeyriyye, Edep Bahsi — Zünnun-ı Mısri, Ebu Havfs ve Ebu Ubeyt en-Nesevi’nin edep hakkındaki sözleri
- Zünnun-ı Mısri (v. 245/859) — ‘Allah İslam’ı bilgi ile süsledi, terbiye ile yükseltti, takva ile şereflendirdi.’
- Ebu Havfs el-Haddad — ‘Terbiye, Allah’a karşı ihlas ile hareket etmenin mirasıdır.’
- Yûnus Emre — ‘Söyene dilsiz gerek, derviş gönülsüz gerek.’
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi
Ek kaynaklar:
- Kur’ân-ı Kerîm, Kalem 68/4; Ahzâb 33/21: Hz. Peygamber’in güzel ahlakı ve örnekliği.
- Kur’ân-ı Kerîm, Âl-i İmrân 3/159; Nahl 16/90: yumuşaklık, ihsan ve edep.
- Kur’ân-ı Kerîm, Hucurât 49/10-13: sufi adab, kardeşlik ve takva ölçüsü.
- Buhârî, “Edeb”, 38; Müslim, “Birr”, 56: güzel ahlak ve merhamet rivayetleri.
- “Eddebenî Rabbî” rivayeti: Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ’da rivayet değerlendirmesi ve kullanım bağlamı.
- Gazzâlî, İhyâ’u Ulûmi’d-Dîn, “Âdâbü’l-Ulfet”, “Güzel Ahlak” ve “Âfâtü’l-Lisân” bölümleri.
- Kuşeyrî, er-Risâletü’l-Kuşeyriyye, “Edeb”, “Sohbet”, “Mürid” ve “Tevazu” bahisleri.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahlâk”, “Edep”, “Sünnet”, “Tasavvuf”, “Sohbet” maddeleri.
- Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “ḫ-l-q”, “a-d-b”, “r-ḥ-m”, “s-n-n” kökleri: ahlak, edep, merhamet ve sünnet kavramları.
İlgili Sözlük Terimleri: Nefs, Dervîş, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı