Zikir: Sufi Adabı: Dini Tartışmalardan Uzak Durmak
Sufilerin adablarından birisi Allah’ın Kur’an’da Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine öğrettiği edeptir: ‘Ayetlerimiz hakkında tartışmaya dalanları görünce, başka bir söze geçinceye kadar onlardan yüz çevir.’ (En’am, 6/68) Ve yine: ‘Yetimi azarlama.’ (Duha, 93/9) Ve yine: ‘Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek ona yalvaranlarla beraber oturmaya sabret.’ (Kehf, 18/28)
Sufi adabı derken, sufinin yolu Kur’an ve sünnette yoğrulmalı, Kur’an ve sünnet dairesinde olmalıdır. Adabımızdan birisi Cenab-ı Hakk’ın ayetlerinin üzerinde tartışanlarla tartışmaya girmemek, Kur’an ve sünnet ile sabit olan şeyleri tartışanlardan uzak durmaktır. Bu imanı muhafaza etmek, vesveseden korumak, şeytanın desisesinden korumak içindir.
Sufi asla Allah’ın ayetlerini tartışanlarla oturup tartışmaz, onları da dinlemez. Hz. Peygamber’in sünnetini tartışanlarla oturup laf yoluna girmez, onlardan kendisini terk eder.
Zikrullah Halkasında Sebat Etmek
‘Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek ona yalvaranlarla beraber oturmaya sabret.’ (Kehf, 18/28) Sen nefsini zikredenlerle beraber oturmaya zorla. Allah’ı zikredenler imanın kemaline ermiş insanlardır, Allah’ın zatıyla alışverişte bulunan insanlardır, Allah’a aşık olan insanlardır.
Kim zikrullah meclisinden uzaklaştı, kaçtı; onda münafıklık alameti vardır. Zikrullah meclisi münafıklık alametlerini devam ettirenleri içinde barındırmaz. Bu bir fırının demiri eritmesi gibidir: içinde özlük kalır, cürufunu hep atar.
Zikir halkalarında durmak cennet bahçelerinde durmaktır. Cennet bahçesinin dışındaki yerler cehennem gayyasıdır. Ya kimse cennet bahçesindedir — Allah’ın zikriyle mamurdur — ya da cennet bahçesinde değildir, viranedir. Ortası yoktur.
Kim giderse gitsin, sizler son nefesinize kadar zikir halkalarında mutlak olun. Şeyhimiz kim olursa olsun, üstadımız kim olursa olsun; ne zaman ki zikir halkalarını terk ettiniz, şeytan sizi aldattı. ‘Bana yoğun baktı, çavuş bana düz baktı, beni sevmediler, dersime almadılar’ — bunların hepsi nefsin oyunlarıdır.
Şeyh kamil olmamış olsa dahi o kimse zikir halkasında durursa, Kur’an ve sünnete de uyarsa kurtulmuş herhalde. Allah onu boş bırakmaz, meydanda bırakmaz. Kim Allah’ı zikretti, Allah onu zikretti. Kim zikir meclisinde bulundu, Allah onu daha yüce bir mecliste andı.
Sufi Adabının Temel Ölçüleri
Sufinin asla terk etmediği şeyler: Bir, zikir halkasını terk etmemek. İki, zikri terk etmemek. Üç, zikir halkalarındakileri eksik, kusurlu, noksan görmemek. Dört, yetimleri, dulları görüp gözetmek, kimsesizlerin kimsesi olmak, fakirlerle beraber olmak.
Ne kadar zengin olursanız olun, zikir halkanızı terk etmeyin. Ne kadar bela, musibet, sıkıntı başınıza gelirse gelsin, zikrullahı terk etmeyin. Hastaysanız, yataktaysanız kardeşlerinize telefon açın: ‘Ben hastayım, beni zikrullah halkasına götürür müsünüz?’ Zikrullah halkasında ölmeyi hedefleyen bir sufi soğuk algınlığından dolayı evden çıkmıyorsa davasının yalancısıdır.
Din Tartışılmaz, Yaşanır
Din tartışılmaz, din yaşanır. Din tartışılmaz, inanılır. Din tartışılmaz, iman edilir. İman etmişse görür gibi yaşar, o hiç tartışmaz. Namaz kılmayanlar din tartışıyorlar, oruç tutmayanlar din tartışıyorlar, Peygamber’in sünnetinden uzak olanlar din tartışıyorlar.
Sufiler bunlardan uzak dururlar, bu tartışmalara girmezler, tartışanlardan da uzak dururlar. Evlerinizde, işyerlerinizde, sokakta, kahvede — sizin sufi olduğunuzu bilirler, bindikleri için tartışma ortamı açarlar. Sakallılara, cübbelilere, dervişlere laf söylemek isterler. Konuşmayacaksınız, geçeceksiniz, uzak duracaksınız. ‘Sen cahilleri gördüğünde onlara selam ver.’ (A’raf, 7/199) Cahillere yüz çevirmek gerekir.
Misyonumuz: Şehrin Göbeğinde Tasavvuf
Bizim derdimiz sadece kendimizi kurtarmak değil. Bizim misyonumuz Kur’an ve sünnet dairesinde bir tasavvuf hayatını ve düşüncesini şehrin göbeğinde insanlara yaşatmak, bunun yaşanabilir olduğunu göstermektir. Bütün gündüz hengamesinden sonra gece zikrullah halkasına oturup o hengamenin kirini temizlemek, ertesi güne yenilenmiş bir şekilde kalkmaktır.
Teravih Namazı Hakkında
Teravihin en sahih miktarı 8 rekattır. En azı 2 rekat, en çoğu 20 rekattır. Ama Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden nakledilen hadislerde çoğunlukla 8 rekat geçmektedir. (Buhari, Teheccüd, 1; Müslim, Müsafirin, 125)
Hz. Peygamber namaz kıldıranlara öğüt verirken: ‘Namaz surelerini kısa tut. Arkandaki yaşlıları, ihtiyarları, yolcuları, hamile kadınları düşün’ buyurmuştur. (Buhari, İlim, 28; Müslim, Salat, 37) 8 rekat kıldırmamızın sebebi de budur: yukarıda çocukları olan bayan kardeşler var, eşleriyle çocuklarıyla beraber geliyorlar. Onları da görüp gözetmek, ibadeti zorlaştırmamak gerekir.
Kaynakça
- Kur’an-ı Kerim, En’am Suresi, 6/68 — ‘Ayetlerimiz hakkında tartışmaya dalanları görünce onlardan yüz çevir.’
- Kur’an-ı Kerim, Duha Suresi, 93/9 — ‘Yetimi azarlama.’
- Kur’an-ı Kerim, Kehf Suresi, 18/28 — ‘Rablerinin rızasını dileyerek yalvaranlarla beraber oturmaya sabret.’
- Kur’an-ı Kerim, A’raf Suresi, 7/199 — ‘Affı al, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.’
- Buhari, Teheccüd, 1; Müslim, Müsafirin, 125 — Teravih namazının 8 rekat oluşu
- Buhari, İlim, 28; Müslim, Salat, 37 — ‘Namaz surelerini kısa tut, arkandakileri düşün.’
- Sülemî, Tabakatu’s-Sufiyye — Sufilerin adabı ve erkanı hakkında rivayetler
- Hz. Peygamber (s.a.v.) — ‘Cennet bahçelerine uğradığınızda oralardan faydalanın. Cennet bahçeleri zikir halkalarıdır.’ (Tirmizi, Deavat, 82)
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Sünnet, Şeyh, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı