Zarar: Giriş
Bu kapsamlı sohbette Mustafa Özbağ Efendi, mümin-müşrik dostluğunun sınırlarını, abdestin farzından sırrına dört mertebeyi, keramet meselesinin inceliklerini, İbrâhim aleyhisselâmın kuşlar kıssasını, gizli şirk tehlikesini, günahtan kurtulmanın yollarını, farz-nâfile-muhabbet sıralamasını, hiçbir şeye zarar vermeme prensibini ve tasavvufun temel çizgisini derinlemesine ele almaktadır.
Mümin-Müşrik Dostluğunun Sınırları
“Müminler, müminlerin dostlarıdır.” Bir müminin müşrik, münafık veya kâfirle dost olması, hemhâl olması düşünülemez. Mümin müşrikle ilişkiye girer — ama tebliğ noktasında. Arkadaşlık kurar — ona doğruyu söylemek için. Ama dostluğunu derinleştirmek, onu sevmek noktasında değil.
“Kişi sevdiğiyle beraberdir.” Cenâb-ı Hak “Allah’ı sevin, Resûlünü sevin, müminleri sevin” diye emretmiştir. Eğer bir kimse müşriki kendine dost edinirse, Allah “sizi onlardan ederim” buyurmuştur. O hâlde bir Müslümanın hayatının dış yönünü Kur’ân ve Sünnet’e göre dizayn etmesi şarttır.
Abdestin Dört Mertebesi — Farz, Âdâb, Esrar, Sır
Farz
Elleri kollarıyla beraber yıkamak, yüzü yıkamak, başı meshetmek, ayakları yıkamak. Bu işin hukuku, şeriatı, aklıdır.
Âdâb
Kıbleye yönelmek, ağza ve burna üç kez su vermek, kulakların içini-dışını meshetmek, parmak aralarını hilallemek.
Esrar
“Yâ Rabbi, dilimle işlediğim günahları affet. Gözümle, kulaklarımla işlediğim günahları affet. Ayaklarımla işlediğim günahları affet.”
Sır
“Yâ Rabbi, ağzımı yıkadım ki dilin maddî-manevî tertemiz olsun. Dökülecekse bu ağızdan bir kelâm, Senin kelâmın olsun. Gözüm görecekse Seni görsün. Ellerimi yıkadım; Sen dedin ya ‘Tutan eli olurum’ — ola ki tutan eli olursun.”
Keramet Meselesi — Üstaddan Keramet Beklenir mi?
Derviş kerametsiz olmaz; kerameti bekler. Bir sahabe de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinden mucize bekler. Zayıf gönüllüler mucizelerle ve kerametlerle desteklenir. Ve bir derviş kerameti görür, tanır, yaşar. Ama “hadi şöyle bir keramet göstereyim” diyen üstad câhildir; böyle bir şey üstad olmadığını gösterir.
Hiçbir şey beklemeyen kerametin ortasındadır. Elmanın içindeki kurt misali. Hiçbir şey beklemezse Allah’tan hâl görür. Ama projektörlerini açıp keramet arayan bulamaz. Öbürü ise hâsbelkader bir şey olur — kerameti görür, yaşar, cevabını alır.
İbrâhim Aleyhisselâm ve Kuşlar Kıssası
İbrâhim aleyhisselâm Cenâb-ı Hakk’a “Yâ Rabbi, Seni yeniden dirilttiğine inanıyorum ama mutmain olmak istiyorum” demiştir. Allah “Dört kuş tut, kes, karıştır küllerini, dört tepeye savur, sonra ‘Kün!’ de” buyurmuştur. İbrâhim bunu yapmış, kuşlar dirilip gelmiştir.
Tasavvufî yorumuyla: Allah derviş olan kimsenin de dört kuşunu içinden uçurur, aşk ateşinde yakar, dumanını atar, külünü savurur. Ve gönlüne “Hû!” der, tecellî eder. Dört kuş kalbinde yeniden neşvünemâ olur. Bu dört kuş: Gizli şirk, riyâ, gösteriş ve tevhidin kalbe yerleşememesidir.
Gizli Şirk Tehlikesi
İnsanların kalplerinde gizli bir şirk vardır. Kalbin oraya buraya oynaması, bir dengede gitmemesi, bir merkezde bulunmaması, bir çizginin üzerinde yürümemesi gizli şirktir. Bu hastalıktan kurtulmanın yolu: Allah’ı sevmek, Allah’ı çokça zikretmek, sımsıkı Kur’ân ve Sünnet’e bağlanmaktır.
Günahtan Kurtulmanın Dört Mertebesi
Farz: Günahı terk etmek. “Yâ Rabbi” demenize bile gerek yok; yapmamak kâfîdir. Âdâb: Günahla ilişkiyi tamamen kesmek. Esrar: Bütün uzuvlarını günahla alakalı yazılımdan silmek. Sır: Artık günah sana hiç dokunmaz; senin üzerinden zuhur etmez. Allah seni korur ve muhafaza eder.
Farz — Nâfile — Muhabbet: Tasavvufumuzun Temeli
Hadis-i kudsîde buyrulmuştur: “Kulum farzları yerine getirmekle bana hoş gelecek ameli işler. Nafilelerle bana yaklaşır. Yaklaştıkça onu severim.” Bizim çizgimiz ve yolumuz budur. Farzlara riâyet etmek bu işin hukukudur, şeriat dairesidir, aklın durduğu yerdir. Bunun dışında düşünmek yoktur.
Tek bir amele sabit kalmak sağlıksız beslenmek gibidir. Sabahtan akşama sadece ekmek yerseniz karnınız doyar ama hasta olursunuz. “Allah’ı zikretmek en büyük iştir” doğru; ama namaz kılmayı, oruç tutmayı, hacca gitmeyi, zekât vermeyi, güzel ahlâklı olmayı, Allah’ı ve Resûlünü sevmeyi nereye koyacağız? Bütünlük şarttır.
Hiçbir Şeye Zarar Verme — Dervişliğin Farzı
Dervişliğin farzı: Hiçbir şeye zarar vermemek. Taşa zarar verme, masaya zarar verme, arabaya zarar verme, elbiseye zarar verme, bir tane pirinçe bile zarar verme. Sofra bezinin kenarına düşmüş bir tane pirinç — “Bismillahirrahmanirrahim” de, al, ye. Atma bir şeyi, attırma.
Dervişliğin âdâbı: “Sizin en hayırlınız, etrafınıza en fazla faydası dokunandır.” Dervişliğin sırrı: “Ölmeden önce ölünüz.” Artık sen diri değilsin; Allah’ın elinde bir âletsin. Allah seni oradan oraya koşturtuyor, oradan oraya tecellî ettiriyor. Senin aklın da O, fikrin de O, elin de O, gözün de O.
Doğru Sevgi Seni Doğruya Götürür
Bir kimse gerçekten ihlâslı ve samimî olarak her neyi severse sevsin zarar görmez. Ağaca bağlansa yol alır derler ehl-i tasavvuf. Sen Allah için ağacı sevsen bile, ağaca tecellî eden birisi olur, ağaç konuşur, ağaç seni doğru noktaya götürür. Ama akıl sahipleri hep “tam bir velî” ararlar, bir türlü tam bir velî bulamazlar.
Hanzele Kıssası — Hâl Değişimi
Hanzele radıyallahu anh Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine gelip “Kendimi münafık gibi hissediyorum; huzurunuzda ayrıyım, sizden ayrılınca ayrıyım” demiştir. Resûlullah “Hâliniz burada olduğu gibi dışarıda da olsaydı meleklerle konuşurdunuz, melekler size selâm verirdi” buyurmuştur.
Bu her derviş için geçerlidir. Aynı hâlde kalmak zor iştir. Ama kalp mutmain oluncaya kadar bu yanar-dönerliği yaşar. Kalpler ancak zikrullahla mutmain olur. Bu sırra erdi mi kalp sükûn bulur.
Kaynakça
Hadis-i Şerifler
- Farz ve nâfile hadisi (hadis-i kudsî): “Kulum farzları yerine getirmekle bana en sevimli ameli işler. Nafilelerle bana yaklaşır…” — Buhârî, Rikâk, 38
- Kişi sevdiğiyle hadisi: “Kişi sevdiğiyle beraberdir.” — Buhârî, Edeb, 96; Müslim, Birr, 165
- Hanzele kıssası: “Hâliniz burada olduğu gibi olsaydı meleklerle konuşurdunuz.” — Müslim, Tevbe, 12
- Şefaat hadisi: “Şefaatim ümmetimden büyük günah işleyenleredir.” — Ebû Dâvûd, Sünnet, 20; Tirmizî, Kıyâme, 11
- Allah’ın dostlarına düşmanlık hadisi (hadis-i kudsî): “Kim benim bir velîme düşmanlık ederse, yırtıcı aslanın avından intikamını aldığı gibi intikamımı alırım.” — Buhârî, Rikâk, 38
- Namazı olmayanın dini yoktur: Ahmed bin Hanbel, Müsned, V/231; Taberânî
- Kalpler zikrullahla mutmain olur: Ra’d Sûresi, 13/28 referansı
Âyet-i Kerimeler
- Müminlerin dostluğu: Mâide Sûresi, 5/51 — “Ey iman edenler, Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin…”
- Müşrikleri dost edinme: Âl-i İmrân Sûresi, 3/28 — “Müminler, müminleri bırakıp kâfirleri dost edinmesinler.”
- İbrâhim’in kuşlar kıssası: Bakara Sûresi, 2/260 — “İbrâhim ‘Yâ Rabbi, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster’ dedi…”
- Nefsi mutmainne: Fecr Sûresi, 89/27-28 — “Ey mutmain olan nefis! Rabbine dön, O senden, sen O’ndan razı olarak.”
- Kalpler zikrullahla mutmain olur: Ra’d Sûresi, 13/28
Tasavvufî Kaynaklar
- Ağaca bağlansa yol alır: Tasavvuf literatüründe yaygın — İhlâslı dervişin yol alması
- Abdestin dört mertebesi: İmâm Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, I. Cilt, Kitâbü’t-Tahâre
- Gizli şirk: İmâm Rabbânî, Mektûbât, I. Cilt, 260. Mektup
- Keramet meselesi: İmâm Kuşeyrî, er-Risâle, Kerâmât Bâbı
Fıkhî Kaynaklar
- Abdestin farzları: Mergînânî, el-Hidâye, I/12-15 — Dört farz
- Hacca gitmenin farziyeti: Âl-i İmrân Sûresi, 3/97; “Gücü yetip de hacca gitmeyen Yahudi veya Hristiyan olarak ölsün” — Tirmizî, Hac, 3
- Cem namazı: Müslim, Müsâfirîn, 49-54
Sohbetin Özeti
Bu sohbette mümin-müşrik dostluğunun sınırları, abdestin farzından sırrına dört mertebe, keramet meselesinin incelikleri, İbrâhim aleyhisselâmın kuşlar kıssasıyla gizli şirk tehlikesi, günahtan kurtulmanın dört mertebesi ele alınmıştır. Tasavvufun temel çizgisi olan farz-nâfile-muhabbet sıralaması vurgulanmış, dervişliğin farzının hiçbir şeye zarar vermemek olduğu, âdâbının faydalı olmak, sırrının ise “ölmeden önce ölünüz” olduğu ifade edilmiştir.
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi
İlgili Sözlük Terimleri: Hâl, Nefs, Kalb, Sünnet, Muhabbet, Aşk, Tecellî, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı