Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

44. Dergâh Sohbeti — Allah İçin Sevmek, Nûrdan Minberler ve Zikrullahı Terk Etmemek

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 44. Dergâh Sohbeti — Allah İçin Sevmek, Nûrdan Minberler…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Nûrdan Minberler: Allah İçin Birbirini Sevenler

Kıyâmet günü yüzleri ay gibi parlayan kimseler nûrdan minberler üzerinde oturtulacak ve herkes onlara gıpta ile bakacak. Mahşer halkı soracak: “Bunlar hangi peygamberlerdir?” — Peygamber değiller. “Hangi şehitlerdir?” — Şehit de değiller. Peygamberler bile onlara hayretle bakacak.

Bu kimselerin tek özelliği var: çeşitli kabilelerden, çeşitli ülkelerden, farklı ırklardan, farklı kültürlerden gelip birbirlerini Allah için sevmeleri ve ihlâs ile Allah’ı zikretmeleridir. Birbirlerini dünya menfaati için, makam için, mal için değil — sadece Allah için severler.


Allah İçin Sevmenin Özellikleri

Menfaate dayalı sevgi, menfaat bittiğinde biter. Güzelliği için severseniz güzelliğine kusur gelince sevmezsiniz. Zenginliği için severseniz iflas edince sevmezsiniz. Makamı için severseniz azledilince sevmezsiniz. Bunların hepsi tabiî sevgidir — hayvanların sevgisi gibi menfaate dayanır.

Allah için sevmek ise karşılıksızdır. Hangi hâlde olursa olsun, menfaat olsun olmasın sevmeye devam etmektir. Ehl-i tasavvuf bunu kendisine ölçü almıştır. Kim birbirini Allah için severse savaş meydanındaki cihâddan daha üstün bir feyiz alır. Arşa’lâ’nın gölgesinde gölgelendirilecek yedi bölük insandan biri de uzakta olsalar bile Allah için birbirini sevenlerdir.


Zikrullahı Terk Etmek Helâktir

Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri buyurur: “Ölü insanlar Allah’ın zikrini terk edenlerdir, diriler de Allah’ı zikredenlerdir.” Kim zikrullahı terk ederse helâk olma yoluna girmiştir. Adım adım kendini cehennem ateşine doğru götürür, Allah’tan uzaklaşır, hayırdan, helâlden, güzellikten uzaklaşır.

Allah’ın zikri öyle bir iksirdir ki onu terk eden bütün her şeyini terk eder ve kaybeder. Kim ona sahip çıkarsa bütün her şeye sahip olur. Bu zikrullah sadece dil ile değil — kalbe inmeli, vücuda sirâyet etmeli, insanın iç âlemine sirâyet etmelidir.


Zikir Halkasından Kopanın Âkıbeti

20 yıl boyunca gözlemledim: zikir halkasından kopan namaz da koptu, oruçtan da koptu, tövbeden de koptu, Allah yolunda hizmetten de koptu. Bir müddet sonra tekrar kumar oynamaya, içki içmeye, eski hayatlarına dönmeye mahkûm oldular.

“Ne olacak ki zikrullaha gitmemek kâfirlik mi? Evde namazımı kılıyorum” diyenler — vallahi yapamazlar. Yapamadılar. Şeytan onları zikrullah halkasından koparınca tövbe kapılarını, rahmet kapılarını kapatmaya çalıştı. Nefis ve şeytan bahaneler üretir: “Bana orada ters baktılar, filanca var o yüzden gitmiyorum” — bunlar nefsin ve şeytanın aldatmasıdır.


1400 Yıl Boyunca Yıkılamayan: Zikir Halkaları

1400 yıldır tarikatlar, ehl-i tasavvuf hakkında her şey söylendi ama bir şeyi yıkamadılar: zikir halkalarını. Dîni ayakta tutan, Muhammed Mustafa’nın ümmetini ayakta tutan hep zikir halkasına yapışanlardır. Her şey biter, yıkılır, yok olur — bitmeyen ve yok olmayan iki şey vardır: Allah için sevmek ve Allah için zikretmek.

Kıyâmetin kopma sebebi Allah’ın zikrini ortadan kaldırmaktır. Son “Allah” diyen kişinin ruhu kabzolunduğunda kıyâmet kopar. Gerçekten Allah diyen var oldukça kâinat emniyettedir.


Kaynakça

Hadîs-i Şerîfler

  • Nûrdan minberler üzerinde oturanlar — Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr; Münzirî, et-Terğîb ve’t-Terhîb
  • Arşa’lâ’nın gölgesinde gölgelenecek yedi bölük — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’l-Ezân, Hadis No: 660; Sahîh-i Müslim, Kitâbu’z-Zekât, Hadis No: 1031
  • “Ölülerle diriler arasındaki fark: Allah’ı zikreden ve zikretmeyen” — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’d-Da’avât, Hadis No: 6407
  • “Son Allah diyen kişinin ölümüyle kıyâmet kopar” — Sahîh-i Müslim, Kitâbu’l-Fiten, Hadis No: 2940

Tasavvufî Kaynaklar

  • Allah için sevmenin fazîleti — İmam Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbu’l-Muhabbe; Kuşeyrî, er-Risâle, Bâbu’l-Muhabbe
  • Zikir halkalarının fazîleti — İbn Atâullah el-İskenderî, Miftâhu’l-Felâh; İmam Gazâlî, İhyâ, Kitâbu’l-Ezkâr
  • İbn Teymiyye’nin nûrdan minberler hadisine şerhi — İbn Teymiyye, Mecmûu’l-Fetâvâ, c. 11

Sohbetin Özeti

Bu sohbet, Allah için birbirini sevmenin ve zikrullahın İslâm’ın en temel iki direği olduğunu nûrdan minberler hadisi üzerinden ele almıştır. Menfaate dayalı sevginin tabiî sevgi olduğu, Allah için sevmenin ise karşılıksız ve ebedî olduğu; zikrullahı terk etmenin helâk olma yolu olduğu, zikir halkasından kopanın namaz, oruç ve tövbeden de koptuğu; 1400 yıl boyunca yıkılamayan tek şeyin zikir halkaları olduğu vurgulanmıştır. Sohbetin temel mesajı: birbirinizi Allah için sevin, zikrullahı asla terk etmeyin — çünkü gerçekten Allah diyen var oldukça kâinat emniyettedir.

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı