Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: İman ve İtikad — Sayfa 14

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

İman ve İtikad(2302) — Sayfa 14/28

Fıtrat ve ahlâk meselesi nedir?

Fıtrat ve ahlâk meselesi, bir erkeğin fıtratı bellidir, bir kadının fıtratı bellidir. Fıtrat değişmez. Bir erkek nereye kadar ameliyat yaptırırsa yaptırsın doğuramaz. Bir kadın nereye kadar ameliyat yaptırırsa yaptırsın doğurtamaz. Tabiat budur, kader de budur, fıtrat budur. Bunun önüne geçilemez. Bir erkekte ve kadında kendi fıtratına uygun yaşama sevinci vardır. Hiçbir erkeğe ‘doğurmayacaksın’ diyemezsiniz. Fıtrat budur. Haram haramdır, helal helaldir.

Kaynak: 405. Dergâh Sohbeti — Cüzi İrade, Külli İrade, Fıtrat ve Tövbenin Hakikati

Tövbe ne zaman gerekir?

Hazreti Ali radıyallâhu anh hazretleri; birisi gelir, şikâyetçi olur — tövbe et; birisi gelir belâ ve sıkıntılarından şikâyetçi olur — ona da tövbe et der. Eğer yağmur yağmıyorsa tövbe edilir; Cenâb-ı Hak rahmetini kestiyse tövbe edilir. Çocuklarımız için de tövbe edelim, kendimiz için de tövbe edelim.

Kaynak: 409. Dergâh Sohbeti — Aşk Teslimiyettir, Misal Âlemi ve Cemalullah Tecellîsi

Din sadece Allah için midir?

Din Allah icindir. Mal icin, mulk icin, makam icin, anne icin, baba icin, es icin, cocuk icin, arkadas icin, seyh icin, hoca icin, alim icin, patron icin degildir. Din Allah icindir. Bir kimse ustadi icin, hocasi icin namaz kilmaz, zikretmez. Allah icin yapar. Bir kadin kocasi icin ibadet etmez. Allah icin yapar. Bir erkek kadin icin ibadet etmez. Allah icin yapar.

Kaynak: 414. Dergah Sohbeti: Cihad-ı Ekber, Anne-Babaya Hizmet ve Tebliğ Adabı

Müslümanları teftr etmek doğru mudur?

La ilahe illallah Muhammedun Resulullah diyen bir kimseyi kafir ilan etmek, bir insanin hakki degildir. Bir kimse bunun fetvasini veremez. Bir kimse dil ile La ilahe illallah Muhammedun Resulullah dediyse, Muslumanlik gerekmektedir ki kimsenin onun uzerine kafirligine hukmetmesi, munafikligina hukmetmesi hakki yoktur.

Kaynak: 414. Dergah Sohbeti: Cihad-ı Ekber, Anne-Babaya Hizmet ve Tebliğ Adabı

Hanefi-Maturidi İtikadının temeli nedir?

Hanefi Hazretlerinin itikadı ayrıdır. Normalde Maturidi itikadı İmam Azam’ın itikadıdır. Sonradan bunu böyle tefavvuratlandırmışlar. İmam Maturidi, İmam Azam’ın itikadla alakalı ana meselelerini almış, o ana meselelerini açmış, tabiri caizse deşifre etmiş. “İmanın Eseri” de o deşifre edilenleri dizayn etmiş, arkasından gelen talep etmiş. Böylece bir itikat yolu çıkmış.

Kaynak: 418. Dergah Sohbeti – İyilik Önceliği, Kalp Zikri, Borç Yönetimi ve Zamanın Müce

Fıtrat, ilham ve inancın evrenselliği nedir?

Allah hiçbir kavmi inançsız bırakmaz. Dinin ulaşıp ulaşmaması ayrı bir meseledir; Cenab-ı Hak her insanın kalbine kendi varlığını ilham eder. En ilkel topluluklara gidildiğinde dahi kendilerine göre bir inançları olduğu görülmektedir. Hadis-i kutsi ve hadis-i şerifte buyurulduğu üzere, din ulaşmamış kimseler ehl-i cennettir.

Kaynak: 422. Dergah Sohbeti — Kader, Fıtrat, Haramların Hikmeti ve Sufi Yaklaşımı

Hz. İbrahim’in (a.s.) kıssası ve akıl yürütme nedir?

Hz. İbrahim’e (a.s.) hiçbir din vahyedilmeden, annesi de babası da din anlatmadan, mağaranın içerisinde 13-14 yaşına geldiğinde dışarı çıktığında yıldızı gördü ve ‘Herhalde benim Rabbim bu olmalı’ dedi. O 13-14 yaşındaki bir çocukta bir Rab inancı vardı. Bu metafizik bir olgu değil, doğrudan bir çocuğun akıl yürütmesidir. Bu bir hikmettir. Cenab-ı Hak bütün insanların kalbine vermiş olduğu bir hikmet tohumu, yeşermekte ve filiz vermektedir.

Kaynak: 422. Dergah Sohbeti — Kader, Fıtrat, Haramların Hikmeti ve Sufi Yaklaşımı

Hümanizm nedir?

Hümanizm, eski Yunan helenistik çağın başlangıcındaki din anlayışıdır. Bu anlayışta yarı insan tanrılar vardır: güzellik tanrısı, savaş tanrısı gibi. İnsan sevmekten geçer ama bunlar aynı zamanda tanrıdır. Hümanizm insan sevgisi değildir; insanı tanrılaştıran bir dindir.

Kaynak: 422. Dergah Sohbeti — Kader, Fıtrat, Haramların Hikmeti ve Sufi Yaklaşımı

Müminlerin dört temel vasfı nelerdir?

‘Müminler onlara denir ki Allah anıldığı zaman kalpleri titrer. Allah’ın ayetleri onlara okunduğu zaman imanlarını artırır. Ve sadece Rablerine güvenirler. Onlar namazlarını dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcarlar.’ (Enfal, 8/2-3).

Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri

Hayasızlık ve hemen tövbe nedir?

‘Onlar bir hayasızlık yaptıkları veya nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı zikrederler ve günahlarının bağışlanmasını isterler. Günahları Allah’tan başka kim bağışlar? Yaptıkları kötülükte bile bile ısrar etmezler.’ (Al-i İmran, 3/135).

Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri

Firavun’un kalbindeki iman nuru nedir?

Kur’an-ı Kerim’de Firavun için şöyle bir tabir var: ‘Onun kalbi de Musa’nın hak peygamber olduğunu anladı.’ Peki Firavun’da da çalışan bu müessese nedir? Cenab-ı Hakk’ın bütün insanları yarattığında hepsinin kalplerine ruhundan ve nurundan üflediğidir. İman nuru bütün varlıkların hepsinde var.

Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri

Velilerin hali için ne tür delil vardır?

Enfal Suresi, 8/17 — ‘Sen atmadın, Ben attım’ — velilerin hali için delil

Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri

Hz. Peygamber’in vahiy esnasında dudaklarını kımıldatması nerede anlatılır?

Kıyamet Suresi, 75/16-17 — Hz. Peygamber’in vahiy esnasında dudaklarını kımıldatması

Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri

İbadetleri benden gördüğünüz gibi yapın nerede anlatılır?

‘İbadetleri benden gördüğünüz gibi yapın’ (Buhari, Ezan, 18)

Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri

Tövbe eden kişi ne durumdadır?

‘Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir’ (İbn Mace, Zühd, 30)

Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri

Hanefi fıkhı açısından namazda rekatta üç hareket ne ifsat eder?

Hanefi fıkhı: Namazda bir rekatta üç hareket namazı ifsat eder (El-Hidaye, Salat bölümü)

Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri

Kıbleden zaruretsiz yönünü döndüren kimsenin namazı ne olur?

Hanefi fıkhı: Kıbleden zaruretsiz yönünü döndüren kimsenin namazı fasit olur

Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri

Diş dolgusu ve takma diş Hanefi fıkhı açısından ne durumdadır?

Diş dolgusu ve takma diş: İmam-ı Azam Hazretlerinin talebeleri cevaz verdiğine dair nakiller yapmışlardır; Hanefilerce caizdir

Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri

Kadın nikah esnasında ne hakkını alabilir?

Boşanma hakkı: Kadın nikah esnasında boşama hakkını alabilir

Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri

İman ve Zikrullah arasındaki ilişki nedir?

İnsanlar isteseler de istemeseler de yüzleri Allah’a yöneliktir. Bu tabîî bir yöneliştir. Ama îmân edip Allah’a yönelmek isteyenler, husûsî bir yöneliş içindedirler. Çünkü onlar ayne’l-yakîn noktasında ilme’l-yakînin bir tik üstünde, Allah’a yönelişlerini cüzî irâdeleriyle, idraklerini açaraktan, farkına vararaktan yönelirler.

Bunun birinci adımı îmân etmektir. İman etmek; Allah’ın varlığına, birliğine, meleklerine, peygamberlerine, kitaplarına, hayra şerre, din gününe, kıyâmete, hesaba kitâba inanmaktır. İman esaslarını, îmân kâidelerini, îmân akâidini o kimse kendi üzerinde tecellî ettirmesi gerekir ki cüzî irâde noktasında farkına vararaktan, isteyerekten kendisi bir adım atmış olsun.

Kaynak: 435. Dergâh Sohbeti — Kalpler Zikrullahla Mutmain Olur: İman, Zikir ve Hz. Muham

Allah Âdem’i kendi sûretinde yaratmıştır mi?

Hiçbir kimseye "Allah onun yüzünü kara etsin" demeyin. Çünkü Azîz ve Celîl olan Allah, Âdem Aleyhisselam’ı kutsadı ve Âdem’in yüzünü de kutsadı. O yüzden bir kimsenin yüzüne tokat vurmak veya yüzünü darp etmek câiz değildir.

Kaynak: 436. Dergâh Sohbeti — Zikrullahtan Yüz Çevirmek: Dar Geçim ve Körlük

İslâm’da kölelik nasıl gelişmiştir?

Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) yaşadığı dönemde kölelerden bahsediliyor. Bu köleler değişik beldelerden, değişik ülkelerden zorla esir alınıp köleleştirilmiş insanlardı. Bir de savaşlarda esir alınanlar vardı; onlar da köleleştiriliyordu. İslâm köleliği ve köleleştirmeyi zaman içerisinde kaldırmıştır.

Kaynak: 436. Dergâh Sohbeti — Zikrullahtan Yüz Çevirmek: Dar Geçim ve Körlük

Osmanlı’nın yıkılması ve ibret nedir?

Hazreti Mevlânâ der ki: "Edepsiz kendisini yakmakla kalmaz, âlemi ateşe verir." Bir edepsiz, bir yolsuz, bir usulsüz, bir müşrik, bir münafık, müşrikle dost olan, münafıkla dost olan, onun peşine taklan kendini yakmaz sadece, bütün âlemi ateşe verir. Ateşe verdiler, Osmanlı’yı yerle yeksân ettiler, yıktılar. İslâm adına yıktılar. İslâm adına koca Osmanlı’yı parçaladılar.

Kaynak: 437. Dergâh Sohbeti — Zikrullahtan Yüz Çevirmenin Bedeli: Şeytanın Kuşatması ve

İslam dünyasında yenilenme (tecdit) ihtiyacını kabul ediyoruz mu?

Yenilenme (tecdit) ihtiyacını kabul ediyoruz, reformistliği kabul etmiyoruz. Mücedditlik noktasında dini alglayışı ve anlamışı, içtihatları günün ihtiyaçlarına göre Kur’an ve Sünnet dairesinden yeniden içtihat etme… Bu, toplumun önüne yaşanabilir bir din olgusunu yerleştirme ve oturtma meselesidir.

Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel

İslam dünyasının en büyük sıkıntısı nedir?

Yöntem ve Yönetim Problemi: İslam Dünyasının En Büyük Sıkıntısı

Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel

Dergah ve tarikatların kendilerini yenileyememesinin sebepleri nelerdir?

Bazı dergahlar var Türkler giremiyor, bazılarına Kürtler giremiyor, bazılarına Şafiler giremiyor. Hiç kimse kendi bulunduğu kurumu yenilemiyor. Korkuyor: kimisi koltuğundan, kimisi makamından. Hiçbir parti, hiçbir dergah, hiçbir cemaat, hiçbir tarikat kendini yenilemyor.

Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel

İslam’da hizip var mı?

İslam’da hizip yoktur. İslam’da iki hizip vardır: Allah’ın hizbi ve şeytanın hizbi. İki yol vardır: Kur’an ve Sünnet’in yolu, şeytanın yolu.

Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel

Sufi topluluklarının topluma önderlik etmesi için hangi sebepler engel teşkil ediyor?

İslam dünyasında sufi toplulukların önderlik yapmasını engelleyen sebepler: Geleneğin yok olması, yüz elli yıllık inkutaya uğraması. Bunun seksen yılı yasaklanarak geçmiş. Toplumun önüne siyasetçileri koymuşlar dinamikleri değiştirici olarak, ama siyasetçiler de doğru siyasetçilik yapamamışlar.

Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel

Türkiye’nin yenilenme ihtiyacını karşılayabilmesi için neler gerekiyor?

Türkiye’de hızla din, yöntem ve yönetim —bu üçü— yenilenmezse, çok büyük sosyal patlamalara gebe. Bunu iktidar da görmüyor, muhalefet de görmüyor. İslam dünyasında bu yenilenmeyi hem dini noktada hem yöntem noktasında hem yönetim noktasında yapabilecek güçte ve birikimde olan tek ülke Türkiye’dir.

Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel

Ümmetin evveli ile sonu arasında fark var mıdır?

Ümmetin evveli ile sonuncusu arasında Allah bir fark görmemiştir. Ama şunu çıkarmayın: “Biz de evvelkiler kadar faziletliyiz.” Ümmetin en faziletlisi Hazreti Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali ve Aşere-i Mübeşşere’dir.

Kaynak: 443. Dergah Sohbeti: Allah Sevgisinin Sınırsızlığı, Tasavvufun Olmazsa Olmazları

Ramazan ne demektir?

Allah Ramazanınıza mübarek eylesin. Cenab-ı Hak bu oruç ve Kur’an ayını hakkıyla geçirmeyi nasip eylesin inşallah.

Kaynak: 444. Dergah Sohbeti: Ramazan Soruları, Evlilik Meseleleri ve Deniz Kenarı Tatil

Neden farzlardan taviz vermemeli ve günah-ı kebairden kaçınmamız gerekir?

İbadet ve taatlerde neden bir düzen tutturamadığımız sorusuna cevap: farzlardan asla taviz vermeyin ve asla günah-ı kebair girmeyin. Bu iki şeye sımsıkı tutunanın Cenab-ı Hak işini doğrultur.

Kaynak: 452. Dergah Sohbeti — Suriye Meselesi, Silahlı Mücadele Fetvası ve Sağlam Müslüm

Marifetullah nedir?

Cenab-ı Hak varlığı bilinmek için yaratmıştır ve en büyük emanet Allah’ın bilinmekliğidir. Emanetten asıl kastın marifetullah — yani Allah’ı bilmek — olduğu kanaatindeyiz.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

Emanet Ayeti nedir?

Ahzâb sûresi 72. ayet-i kerimede geçen "emanet" kavramını derinlemesine ele alıyoruz. Cenab-ı Hak bu emaneti göklere, yere ve dağlara sunmuş; onlar bunu yüklemekten kaçınmışlar, sorumluluğundan korkmuşlar. İnsan ise bu emaneti yüklenmiştir.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

Mutlak Kader nedir?

Mutlak kader, asla değişmeyecek olan kaderdir ve mekânı levh-i mahfuzdur. Levh-i mahfuzda hiçbir şey değişmez; oraya bir şey yeniden yazılıp çizilmez. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin "Kalem kurudu" hadis-i şerifi levh-i mahfuzla alakalıdır.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

Kaderin Üç Derecesi nedir?

İlmel yakîn noktasında kadere baktığımızda: kader doğum, ölüm ve rızıktır. İnsanların anlayacağı, algılayabileceği kader budur. Bir çıt üstü aynel yakîn noktasında kadere baktığımızda: Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin "Miraca çıktığımda kalemin hala cızırdadığını gördüm; bazı şeyleri yazıp bazı şeyleri siliyordu" ifadesi, levhalarla alakalıdır. Hakkel yakîn noktasında ise mutlak kader vardır ki levh-i mahfuzdadır ve değişmez.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

Cüz’î İrade ve Cebriye Meselesi nedir?

Ayân-ı sâbitede insanin bu emanete koşması meselesine iki açıdan bakılabilir. Halk tarafından, yani aşağıdan bakıldığında bu koşu cüz’î irade olarak görülebilir. Ancak hak tarafından, yani ayân-ı sâbitenin bulunduğu seviyeden bakıldığında tam bir cebriyettir. Daha sonra varlıklar aşağı doğru inerken cebriyetten çıktılar; ruhlar yaratılınca varlığa geçtiler ve o aşamada irade devreye girdi.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

Marifetullah ve Emanet ilişkisi nedir?

Emanetten asıl kastın marifetullah olduğu kanaatindeyiz. Cenab-ı Hak varlığı bilinmek için yaratmıştır; öyleyse en büyük emanet Allah’ın bilinmekliğidir. Bütün unsurlar Allah’ı bilmekten uzak durdular, çekindiler. İnsan ise o marifetullah nuruna doğru koştu; cahilliğinden onun ağırlığını, ehemmiyetini bilmeden koştu.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

Cinler ve İnsanların Yükümlülük Farkı nedir?

"Ben insı ve cinni bana ibadet etsinler diye yarattım" ayet-i kerimesi avam müminler için geçerlidir; onlar kulluk ve ibadet için yaratılmışlardır. Ancak arifler Allah’ı bilmek için yaratılmışlardır; onlar bilmekle yükümlüdürler. Sufi dergahına girenler kendilerini bu yükümlülüğün altına koyarlar. Cinler ise ibadetle yükümlüdürler, marifetullah emaneti insana özeldir.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

Nübüvvet ve Velâyet Yolları nedir?

Sufilerin aynel yakîn noktasında ayaklarının kaydığı yer, levhalardaki tecelliyatı görünce kendilerinin kadere müdahale ettiğini zannetmeleridir. Bir sufi duasena yaslanırsa, kendini kemalâtlı zannederse, kendi zannını hakikat zannederse batar. Bunun sebebi kibirdir; kendi duasına, kendi ameline, kendi anlayışına bakmasıdır.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

Meleklerin Konuşması ve Müteşâbih Ayetler nedir?

Meleklerin "Sen yeryüzünde fitne çıkaracak bir kavim mi yaratacaksın?" şeklindeki konuşması, var olan unsurların arasında geçen bir konuşmadır; Allah’la yaratılmışların arasında değil. Ayet-i kerimelerdeki müteşâbih meselelerde Cenab-ı Hakkın orada bir sıfatı konuşur, zâtullahı değil.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

Zikrullah Meclislerinin Fazileti nedir?

Zikrullah meclisi öyle yüce bir meclistir ki orada bulunanları ayırmak Allah’ın şanına yakışmaz. Bir kimse herhangi bir kasıtla — dünyalık, mevki, menfaat — gelse bile af olmuş olarak kalkar. Ancak bir kimse sırf Allah için, hiçbir şey düşünmeksizin, hiçbir menfaat ummaksızın zikrullah meclisine oturursa: af olmakla kalmaz, geçmiş günahları sevaba çevrilir, geçmiş hataları hayra çevrilir, geçmişi tamamen temizlenmekle kalmayıp sevaba dönüştürülür.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

Sebepler Dairesi ve İmtihan nedir?

Maddi bir işin olması için sebepler dairesinde insan elinden geleni yapmalıdır. O iş olmadığında "Nasibim buymuş" deyip kenarda oturmak ümmeti Muhammed’in en büyük hastalığıdır. Biz bilemedik, eksik yaptık demek lazım. Bir daha denememiz, bir daha uğraşmamız, bir daha stratejileri gözden geçirmemiz lazım.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

Kadın Şarkıcı Meselesi ve Fıkıh nedir?

Eski fıkıh kitaplarında kadın şarkıcı dinlenebileceğine dair fetva görülür. Ancak burada önemli bir alt dipnot vardır: hür Müslüman bir kadın şarkıcılık yapmaz. Şarkıcılık yapanlar cariyeler ve gayrimüslim kadınlardı. Sahabe-i kiram cariye olan kadın şarkıcıları dinlemiştir. Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden bunun fetvasını almışlardır.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

PKK/Terörle Mücadele ve Kur’an-Sünnet Düsturu nedir?

Türkiye’deki dini hassasiyet arttıkça, İslami duruş arttıkça dış güçler sizi başıboş bırakmazlar. Sohbetleri, zikirleri, dersleri serbest bırakırsanız ensenizde boza pişirirler. İmam hatipleri, Kur’an kurslarını, dini eğitimi hür bırakırsanız yakınınızda bile bırakmazlar. PKK terör örgütüdür. Bunu söylediğinde AK Partili yaftası yapıştırılır. Bu memleket bölünmesin dersen AK Partilisin. Kur’an, vatan, millet dersen AK Partilisin.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

Tedricen Haram Kılma ve Toplumsal Rehabilitasyon nedir?

İslam bir şeyi tedricen yasaklar. Önce eğitir, öğretir; sonra yasaklar; sonra cezalandırır. İçki İslam toplumunda tedricen yasaklanmıştır: önce "uzak durun" denmiş, sonra "içki içenler namaza yaklaşmasın" denmiş, sonra tamamiyle haram kılınmıştır. Kölelik ve cariyelik sistemi de aynı şekilde tedricen kaldırılmıştır.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

Aile İçi Nasihat ve Gıybet Meselesi nedir?

Ailevi meselelerde, toplumsal meselelerde önce hakim olan nasihat olacaktır. Ayet-i kerimede geçen "serkeşlik" kelimesi hem kadınlar hem erkekler için kullanılmıştır. Erkek için: önce nasihat, sonra yatak ayırma, sonra sertlik. Kadın için ise: erkek serkeşlik ederse haklarını alarak anlaşmalı ayrılık yolu gösterilmiştir. Gıybet haramdır; ancak bir kimsenin kötülüğünü açıkça devam ettirdiği, aldatmacı yaptığı, toplumu zarara uğrattığı durumda o kötülüğün bilinmesinde bir beis yoktur.

Kaynak: 455. Dergah Sohbeti — Emanet Ayeti, Ayân-ı Sâbite, Mutlak Kader ve Marifetullah

Allah’ı tanımada hüsnü zan ne ifade eder?

Allah kulu zannı üzerinedir. Bu hüsnü zan sıfatların üzerinden tecelli eder, zâtın üzerinden değil. Herkesin kendi kapasitesine göre sıfatlarla yüklediği bir Allah algısı vardır. Cahil olmayanlar burada çatışmazlar. Birisi “benim Allah’ım Gafûrürrahîm” derse, diğeri “benim Allah’ım Cemîl” derse — ikisi de hüsnü zan sahibidir ve doğrudur.

Kaynak: 456. Dergah Sohbeti | Taklit ve Tahkik, Nübüvvet Yolu, Üveysilik, Allah Algısı

Hz. Veysel Karanî Hazretleri neden önemli?

Hz. Veysel Karanî Hazretleri, Hz. Peygamber (s.a.v.)’i zahiren hiç görmediği halde ona çok yakın dost olmuştur. Bu, Allah’a ulaşmak isteyenler için vesilesiz yolun gidilebileceğini işaret eder. Ancak bir kimse etrafında bir velinin, bir mürşidin olduğunu bildiği halde kendince böyle bir yol çizmesi yolun âdâbından değildir.

Kaynak: 456. Dergah Sohbeti | Taklit ve Tahkik, Nübüvvet Yolu, Üveysilik, Allah Algısı

Üveysilik yolu nedir?

Bir kısım insanlar bir veliye intisap edip nefislerine söz geçiremediklerinden dolayı kendilerince bir Üveysilik yolu tutturuyorlar. Bir de Üveysî şeyhi çıkıyor. Gerçek Üveysî, rüyasında Hz. Veysel Karanî Hazretlerini görüp ondan vird ve ders alan kimsedir. Rüyasında dahi görmeyen kimseler kendi kendilerine Üveysilik taslıyorlar — bunlar nefsine bağlanmış kimselerdir.

Kaynak: 456. Dergah Sohbeti | Taklit ve Tahkik, Nübüvvet Yolu, Üveysilik, Allah Algısı

Şeyhi vefat edenlerin durumu nedir?

Şeyhi vefat edenler de aynı hastalığa tutuşuyorlar. Beşinci makama, beşinci esmaya ulaşmamışsa bir kimse gidip başka bir şeyhe intisap etmekle mükelleftir. Allah’ın dostunun üzerinde eksik kusur arayan, dostlarında eksik kusur araştıran kimseyi Cenab-ı Hak dostunun kapısına koymaz.

Kaynak: 456. Dergah Sohbeti | Taklit ve Tahkik, Nübüvvet Yolu, Üveysilik, Allah Algısı

Hz. Peygamber’in fakirlığı ne ifade eder?

Hz. Resûlullah (s.a.v.) “Isyan ettiren fakirlikten Allah’a sığınırım” buyurmuştur. (Nesâî, Kitâbü’l-İstiâze, Hadis No: 5460) Evinde ertesi güne yiyecek bir şey olmaması onun fakir olduğunu göstermez. O, Allah’a güven ve itimat noktasında varlığın içerisinde en üst derecedeydi.

Kaynak: 456. Dergah Sohbeti | Taklit ve Tahkik, Nübüvvet Yolu, Üveysilik, Allah Algısı

Tevakkül nedir?

Hadis-i şerifte buyurulmuştur: “Sizin güveniniz, itimatınız, inancınız tam olsa kuşlar gibi sabah yuvanızdan aç çıkar, akşam yuvanıza tok dönersiniz.” (Tirmizî, Kitâbü’z-Zühd, Hadis No: 2344)

Kaynak: 456. Dergah Sohbeti | Taklit ve Tahkik, Nübüvvet Yolu, Üveysilik, Allah Algısı

Ricâl-i gayb nedir?

Ricâl-i gayb, insanlara gayb olan velilerdir. Bir kısmını Allah’tan başka hiç kimse bilmez, o kimse kendisinin veli olduğunu dahi bilmez. Bir kısmı ise kendilerinin veli olduğunu bilirler ama halk bilmez. Bizim yolumuzda en kıymetli olan, halkın içerisinde halkın eziyetlerine katlanan, veliliğini hem kendisinin hem halkın bildiği velilerdir.

Kaynak: 456. Dergah Sohbeti | Taklit ve Tahkik, Nübüvvet Yolu, Üveysilik, Allah Algısı

Nübüvvet yolu ve velâyet yolu nedir?

Dinin içerisinde bir kısmı taklit edilir: abdest, namaz, kurban kesme gibi ibadetlerin yapılış biçimi taklit ile öğrenilir. Ama tasavvufî manada nübüvvet yolunda giden bir kimsenin bir ayağı tahkiktedir. Nübüvvet o kimseyi tahkike götürür. Velâyet yolunda bir kimse üstadının rengine, boyasına boyanmadan kemâle ermez. Nübüvvet yolunda ise derviş bir müddet üstadının çizdiği yolda yürür, sonra Hz. Resûlullah (s.a.v.)’ın sayesinde ve neşesinde yürümeye başlar.

Kaynak: 456. Dergah Sohbeti | Taklit ve Tahkik, Nübüvvet Yolu, Üveysilik, Allah Algısı

Taklitin helaka götürdüğü yer nedir?

Taklidin helaka götürdüğü yer: bir kimse Kur’an ve Sünnet bilgisi dairesinde bir şeyin yanlış olduğunu bildiği halde taklit edeceğim diye uğraşırsa — o insanı helaka götürür.

Kaynak: 456. Dergah Sohbeti | Taklit ve Tahkik, Nübüvvet Yolu, Üveysilik, Allah Algısı

Zikir ve İnsanın Üstünlüğü hakkında ne söylenmektedir?

Allah’ı zikretmek en büyük iştir. Ama insan halifedir. Zikir insanı daha da yüceleştiren bir fiildir. İnsanı üstün kılan zikirdir.

Kaynak: 458. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Türk-Kürt Kardeşliği, Mehdiyyet

464. Dergah Sohbeti — Emanet, Tecelliyat, Sevgi Mertebeleri ve İslam Hukuku nedir?

Sevgi: Emanet Meselesi: Gökler, Dağlar ve İnsanın Sorumluluğu Ahzab suresinde geçen emanet meselesi, varlığın yaratılış hikmetini anlatan önemli bir noktadır. Cenab-ı Hak ‘ben tanınmayı sevdim’ buyurduğunda, varoluşun sebebi Allah’ın tanınması ve bilinmesi olarak ortaya çıkmıştır. Göklerin, dağların ve yerin emaneti kabul etmemesi onların isyanıyla alakalı değildir. Cenab-ı Hak bir şey emrettiğinde hiçbir varlığın bunu kabullenmemesi diye bir şey söz konusu olamaz. Buradaki mesele yaratılış fıtratıyla alakalıdır. Yaratılış fıtratı uygunsa o varlık emaneti kabul edecektir.

Kaynak: 464. Dergah Sohbeti — Emanet, Tecelliyat, Sevgi Mertebeleri ve İslam Hukuku

İslam Teslim Olmaktır: İtaatten Teslimiyete hakkında ne söylendi?

İslam teslim olmaktır. Allah’a teslimiyet Kur’an ve Sünnet’tir. Teslimiyetin en altı farzları yerine getirmek ve günah-ı kebaireden uzak durmaktır. Bir çıt üstü nafilelerle Allah’a yaklaşmak, nefsi tezkiye etmek, Sünnet-i Resulullah’a sıkı sarılmaktır. En üst mertebe ise Allah’ı sevmek ve onun haliyle hallenmektir.

Kaynak: 464. Dergah Sohbeti — Emanet, Tecelliyat, Sevgi Mertebeleri ve İslam Hukuku

İhlas ve Vesvese Meselesi hakkında ne söylendi?

İhlas bir şeyi sırf Allah için yapmaktır. Allah’tan başka bir şey için yapılan her şey ibadet bağlamında ihlassızdır. Geçmişte yaşanan kötü günlere takılıp kalan, vesveselerden kurtulamayan kimseler için yol bellidir: Tevhide devam edilecek, ‘dün dünde kaldı’ denilecek, anını yaşamaya gayret edilecektir.

Kaynak: 464. Dergah Sohbeti — Emanet, Tecelliyat, Sevgi Mertebeleri ve İslam Hukuku

Maturidiler ameli imanın içerisinde görmemişlerdir?

İmam-ı Azam Hazretleri de ameli imandan görmemiştir. Şafiler ise ameli imanın içerisinde görmüşlerdir: bir kimse ne kadar amel etti, o kadar imanı kemale erdi. Hanefilere göre iman bölünemez, parçalanamaz, kısımlara ayrılamaz. İman bir bütündür. Ama bir elma gibi örneklendirilirse zaman içerisinde amellerle ve iyi ahlakla olgunlaşır. İman Allah’ın lütfudur. “Bütün iyilikler Rabbinizdendir, kötülükler nefsinizdendir” buyurulmuştur. Sufi terbiyesi açısından cüzi irademizi gösterip kibirliliğe düşmemek için bunu Allah’ın üzerine koyarız. Adem aleyhisselam “Ya Rabbi ben nefsime uyanlardan oldum” dedi, “bunu da sen yaptırdın” demedi.

Kaynak: 465. Dergah Sohbeti

Hanefiler daha doğrusu hanefilerin hepsi Maturidi midir?

Hanefiler daha doğrusu hanefilerin hepsi Maturididir. İmam Maturidi hanefi mezhebindendir. İmam Maturidi’nin fıkıhla meselelerdeki duruş noktası İmam-ı Azam’ın Fıkh-ı Ekber’inin açılımı gibidir. Fıkh-ı Ekber’i okuyan bir kimse İmam Maturidi’yi anlaması çok kolay olur. İmam-ı Azam bu konuda bir çekirdek dikmiştir. İmam Maturidi gelince ağaç haline gelmiş, İmam Nesefî dallarını budaklarını yapmış, biz de meyvesini yiyoruz.

Kaynak: 465. Dergah Sohbeti

Allah’ın affediciliği ve tövbe nedir?

Kulları üzerine Cenab-ı Allahın hakkı, onların kendisine ibadet edip şirk koşmamalarıdır. Cenab-ı Hak affedicidir. Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir. Allah korkusu muhakkak olmalıdır ama önemli olan Cenab-ı Hakk’a tövbe edip geri dönmektir.

Kaynak: 466. Dergah Sohbeti

Arz Halkının Zulmette Yaratılması: Hadis-i Kudsi Tefsiri nedir?

"Allah arz halkını zulmette yarattı, sonra onların üzerine nurundan bıraktı. Bu nur kimlere isabet ettiyse iman etti, isabet etmeyen delalette kaldı" hadis-i kudsisi sorulmuş.

Burada arz halkı denilince arzda yaşayan bütün mahlukatla alakalıdır. Müteşabih bir meseledir. "Biz emaneti dağlara, taşlara vermek istedik de onlar kabul etmediler" buyuruluyor. Demek ki dağların, taşların nefsi var, ruhu var, dili var, cüzi iradesi var.

Cenab-ı Hak bütün varlığı ilk yaratırken kendi ruhundan ve nurundan yaratmıştır. Varlığın üzerine Cenab-ı Hakkın ruhunun ve nuraniyetinin kesintiye uğraması mümkün değildir. Cenab-ı Hak hususi manada nurunu saçtığı kimseler insandı. Bu hususi manada nurdan alanlar mümin olarak ölecekler. Bu nura sırtını dönenler zülmet üzerine öleceklerdir.

Bir kısım insanlar buradan cebriyeye düşerler. Cebriyeden kurtuluşun yolu, insanların hususi manada nura doğru koşturması olarak algılayabiliriz bunu. Hadis-i kudsî de delalet etti ki bütün insanlar mümin doğarlar. Allahın vaadi haktır.

Kaynak: 468. Dergah Sohbeti

Allah’ın zikri her şeyi canlı mı kılar?

Bu ayet-i kerimeye bakarak her şey canlıdır ve her zerre zikir halindedir diyebilir miyiz? Evet. Bütün âlem zikreder. Bütün âlem zikrederse sen bu zikirden gafil kalırsan en büyük günahı kebaleyi işlemiş olursun. Allah bizi o gafletten muhafaza eylesin.

Kaynak: 468. Dergah Sohbeti

İslam dini neden ayaklar altında olsun?

Allah’ın dini âlîddir. Ayakların altına almaya hiç kimsenin gücü yoktur. Dinini koruyacak olan da Allah’tır.

Kaynak: 469. Dergah Sohbeti

İki Müslüman devletin savaşması ve nasihat hakkı nedir?

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: “İki Müslüman savaşırsa ölen de öldüren de cehennemliktir.” Mümin mümine kılıç çekmez. Mümin müminle savaşmaz. Mümin mümine nasihat eder, tebliğ eder. Yine yanlış yapıyorsa yine nasihat eder—ama asla savaş açmaz.

Kaynak: 474. Dergah Sohbeti

İçinizden kim onları dost edinirse midir?

‘Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir.’ (Tevbe, 9/23) Bu âyet, küfrü imana tercih edenlerle ilişkiye girmemeyi vurgular. İman edenlerin, küfrü imana tercih edenlerle dost olmamaları gerektiğini ifade eder.

Kaynak: 479. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Dereceleri, Allah’a Yaklaşmanın Üç Adımı ve Sü

Allah’ın Sevgisi nedir?

Allah’ın bir kimseyi sevmesi, Cenâb-ı Hakk’ın kendi katından bir lütf-i ilâhîsidir. "Allah yaptıklarından sorulmaz." (Enbiyâ, 21/23) Cenâb-ı Hakk’ın cezbedici sevgisinin şemsiyesinin altındaki kimse, hep hayretten hayrete, hep cezbe hâlinde yaşar; o hiçbir zaman cezbeden çıkmaz.

Kaynak: 483. Dergâh Sohbeti — Mü’min Yatıp Kâfir Kalkmak, Hidâyet Kapıları, Allah’ın Sev

Mü’min Yatıp Kâfir Kalkmak ne anlama gelir?

Mü’min yatarlar kâfir kalkarlar, kâfir yatarlar mü’min kalkarlar. Bu, bir kimsenin îmanını muhafaza etmekle alâkalıdır. "Ey îman edenler, îman ediniz!" âyet-i kerîmesini her dem kendi üzerinde tecelliyat olarak bulundurması lâzımdır. Günlük hayatını yaşarken îman esaslarının dışına çıkmamak için gayret gösterilmelidir.

Kaynak: 483. Dergâh Sohbeti — Mü’min Yatıp Kâfir Kalkmak, Hidâyet Kapıları, Allah’ın Sev

Hidâyet Kapıları nelerdir?

İki kapı var: Bu kapıdan gidersen kalbin mühürlenecek, îmansız olacaksın. Şu kapıdan gidersen kalbin felâha kavuşacak, kurtulmuşlardan olacaksın. Sen kalbi mühürlenecek kapıya gidersen, o mühür otomatik vuruyor. Öbür kapıya gittiysen, onda da hidâyet mühürü var. Cüz’î irâde noktasında tercih bize aittir.

Kaynak: 483. Dergâh Sohbeti — Mü’min Yatıp Kâfir Kalkmak, Hidâyet Kapıları, Allah’ın Sev

Kâfir: Hadîd Sûresi 28. Âyet — İki Nasip ve Nûr ne anlama gelir?

“Ey îman edenler! Allah’tan korkun ve Resûlüne îman edin ki sizlere rahmetinden iki nasip versin ve size bir nûr bahseylesin ki onunla yürüyesiniz.” (Hadîd, 57/28) Bu nûrun birincisi dünyadaki hidâyete vesîle ve sebep olmasıdır. Bir kimsenin Allah’ı çok severek, Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz’in nûruyla nurlanarak mânevî urûc etmesidir.

Kaynak: 483. Dergâh Sohbeti — Mü’min Yatıp Kâfir Kalkmak, Hidâyet Kapıları, Allah’ın Sev

İtikadî Bozukluklar ve Güncel Örnekler nelerdir?

Bir kimse mü’min yatıp kâfir kalkması, amelî bir iş işlemediğinden değil; yattığı yerde itikâdından farklı bir itikâda geçmiştir. Düşünsel olarak kalktığında kâfir olarak sabahlamıştır. Mesela itikâdî bir meselede hadîsleri inkâr etti; "ahiret mi olurmuş, kabir azâbı da yok, bak profesörler de söylüyor" dedi; kâfir olarak sabahladı.

Kaynak: 483. Dergâh Sohbeti — Mü’min Yatıp Kâfir Kalkmak, Hidâyet Kapıları, Allah’ın Sev

İtikadî Mezheplerin Tarihî Seyri nedir?

Bu itikâdî bozukluklar yaklaşık üçüncü yüzyıllarda baş göstermeye başladı. Bunun ilk işaret fişeğini Hz. Ali (r.a.)’ın yanında bir dönem duran sonradan Hâricîler denilen o kimseler attılar. Ondan sonra farklı itikâdî mezhepler çıkmaya başladı. Hala da bir sürü itikâdî mezhep var.

Kaynak: 483. Dergâh Sohbeti — Mü’min Yatıp Kâfir Kalkmak, Hidâyet Kapıları, Allah’ın Sev

Hidâyet ve Dalâlet — Cüz’î İrâde nedir?

Allah bir kimseye hidâyet etmediği için o kimse hidâyete sırt dönmez. O kimse hidâyete sırt döndüğü için Allah ona hidâyet etmez. Bir kimse hidâyeti isterse Allah ona hidâyet eder. Hidâyete sırtını dönerse Allah da ona sırtını döner.

Kaynak: 483. Dergâh Sohbeti — Mü’min Yatıp Kâfir Kalkmak, Hidâyet Kapıları, Allah’ın Sev

Güzel Söz ve Kötü Söz nedir?

Güzel söz, Allah’ın katından indirilmiş ağacın meyvaları gibidir. Kötü söz için ise böyle bir ağaç zikredilmez; demek ki kötü sözün bağlı bulunduğu bir ağaç yok, köksüzdür. Kötülük köksüzdür, geçicidir. Zulmün kökü yoktur, kalıcı değildir. Küfrün kökü yoktur, kalıcı değildir. Ama hidâyet kalıcıdır, ebedîdir. "Ancak güzel sözler Allah’a ulaşır."

Kaynak: 483. Dergâh Sohbeti — Mü’min Yatıp Kâfir Kalkmak, Hidâyet Kapıları, Allah’ın Sev

Sevgi Felsefesi ve Hesapsız Yaşamak nedir?

Benim nazarımda sevgi sonradan artmaz eksilmez. Ben baktığımda, gördüğümde, hoşlanmışsam biter. Sevmeyi şimşek çarpması gibi görüyorum. Ben önce seviyorum sonra tanıyorum. Sevdiğimi tanıdıkça hayretten hayrete geçiyorum. Ben îmana da bu gözle bakıyorum. Kur’ân ve Sünnet ne diyorsa bitmiştir benim için. Üzerine bir daha tereddüt bulutu dolaştırmam. Rahatımdır, o yüzden hayatı rahat yaşarım, dînimi de o yüzden rahat yaşarım.

Kaynak: 483. Dergâh Sohbeti — Mü’min Yatıp Kâfir Kalkmak, Hidâyet Kapıları, Allah’ın Sev

Allah’ın Sevgisi ve Cebriye Tartışması nedir?

Allah’ın sıfatları sonradan olgunlaşmaz, sonradan kemâle ermez. Allah’ın mutlak değişmeyen kaderi vardır. Allah bir sefer sevdi mi bitmiştir. Allah’ın sevgisi sonradan artıp eksilme yapmaz. Bu biraz cebriyeye kokar; bunu dışarıda konuşursanız, dillendirirseniz taşlanırsınız. Anlamayan cebriyeye düşebilir. Oysa Allah’ın bir kimseyi sevmesi, Cenâb-ı Hakk’ın kendi katından bir lütf-i ilâhîsidir. "Allah yaptıklarından sorulmaz." (Enbiyâ, 21/23) Cenâb-ı Hakk’ın cezbedici sevgisinin şemsiyesinin altındaki kimse, hep hayretten hayrete, hep cezbe hâlinde yaşar; o hiçbir zaman cezbeden çıkmaz.

Kaynak: 483. Dergâh Sohbeti — Mü’min Yatıp Kâfir Kalkmak, Hidâyet Kapıları, Allah’ın Sev

Hak’tan Halka ve Halktan Hakk’a Sevgi nedir?

İki tecelliyat var: Birincisi Hak’tan halkadır. Cenâb-ı Hakk’ın sevdikleri vardır; Allah onları seçmiş ve sevmiştir. Peygamberler o kategoridedir. Arâbileri veliler de Allah’ın seçtikleri ve sevdikleridir. İkincisi halktan Hakk’adır. Kullar Allah’ı sevdikçe, yaklaştıkça kocaman bir sevgi görürler. Akıl ona aramasını emreder. Arar, aradığını bulur, buldugunu tanır, tanıdığını sever. Ama sevince Allah da onu sever. Hadîs-i kudsînin devamı: "Allah onu sevince, onun canını kendisi alır."

Kaynak: 483. Dergâh Sohbeti — Mü’min Yatıp Kâfir Kalkmak, Hidâyet Kapıları, Allah’ın Sev

Belâ ve Musîbet Sıralaması nedir?

Hz. Peygamber (s.a.v.)’e soruldu: "Sen bir peygambersin, bu kadar cefâ ve sıkıntı sana neden?" Buyurdu ki: "Cefânın, sıkıntının, belânın büyüğü peygamberlere, ondan sonra velîlere, ondan sonra velîlerin etrafındaki kimselere gelir." Ne kadar yakın durulursa, ateşten o kadar çok kıvılcım gelir üstüne. Üç ana daire: Peygamberler, velîler ve velîlerin etrafındakiler. Biz peygamber değiliz, hiç kimse olamaz. Ama velîlerin yolunda olduğumuza inanıyoruz. Derviş kendince hep sevmeye, mücadele etmeye, gayret etmeye devam edecek.

Kaynak: 483. Dergâh Sohbeti — Mü’min Yatıp Kâfir Kalkmak, Hidâyet Kapıları, Allah’ın Sev

Hayır ve şer meselesi nedir?

Hayır ve şerri yaratan Allah’tır. Bunu şuna benzetin: Bir yerde ateş kazanı kaynıyor, başka bir yerde gül kazanı kaynıyor. İkisini de kuran ve kaynatan Allah; sen ister ateş kazanına git, ister gül kazanına git. Hayır ve şer Allah’tandır derken bunu anlıyorum.

Kaynak: 493. Dergâh Sohbeti — Rüya Tevili, Nafileleri Gizlemek, İtaat ve Hayır-Şer Mesel

İlham meselesi nedir?

İlham sadece kalbe gelir. Bazen düşüncelerimizden yaptığımız çıkarımları ilham zannederiz. Bizi yanıltan, bu ikisini ayırt edemememizdir. Kul, tam manasıyla vuslata erebilecek mi, her daim Allah ile beraber olabilecek mi? Böyle olacağını söyleyenler var ama ben buna inananlardan değilim.

Kaynak: 497. Dergâh Sohbeti — Kader ve Cüzi İrade, Başkanlık Sistemi, Dava Ehli İnsanlar

İmanı bozan her şeye tecdîd-i iman gerekli midir?

İmanı bozan her şeye tecdîd-i iman gereklidir. Evli ise tecdîd-i nikâh da gereklidir. Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, kitaplarına, din gününe, hayra şerre kadere, yeniden dirilmeye, hesaba kitaba, cennete, cehenneme iman etmektir. Bundan birisini bozarsa veya haramı helâl, helâli haram kılarsa o kimseye tecdîd-i iman gereklidir.

Kaynak: 499. Dergâh Sohbeti — Genç Dervişlerin Edebi, Din Tebliğinde Kolaylaştırma ve Ma

Evli ise tecdîd-i nikâh da gerekli midir?

Evli ise tecdîd-i nikâh da gereklidir. Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, kitaplarına, din gününe, hayra şerre kadere, yeniden dirilmeye, hesaba kitaba, cennete, cehenneme iman etmektir. Bundan birisini bozarsa veya haramı helâl, helâli haram kılarsa o kimseye tecdîd-i iman gereklidir.

Kaynak: 499. Dergâh Sohbeti — Genç Dervişlerin Edebi, Din Tebliğinde Kolaylaştırma ve Ma

Hz. Peygamber’in ismet sıfatı nedir?

Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin üzerinde zelle dahi yoktur. Tertemiz, pırıl pırıl, bembeyaz; lekenin, lekesininin noktası bile yoktur. Bunu hayal bile etmeyin, düşünmeyin bile. Kim Hz. Peygamberin üzerinde hata vardı derse; tecdid-i iman, tecdid-i nikah gereklidir ona.

Kaynak: 511. Dergah Sohbeti — Vesvese ve İman, Tövbe Ahlakı, Güzel Ahlak ve Allah’a Muht

Hadis-i kutside buyurulmuş bir hadis nedir?

Hadis-i kutside buyurulmuştur: ‘Birinin zenginliğinden dolayı ona itibar edersen dininin yarısı gider.’ Neden? Sen onun zenginliğinden dolayı hürmet ettin, hizmet ettin ona. Onu zengin gördün. Zengin göreceğin Allah’tır. O esnada gaflete düştün. Asıl Ganiyi unuttun. Asıl Zengini unuttun. Asıl Rezzak olanı unuttun. Asıl kuvvet ve kudreti elinde tutanı unuttun. O’nu unuttuğun için zaten dininin yarısı gitti.

Kaynak: 511. Dergah Sohbeti — Vesvese ve İman, Tövbe Ahlakı, Güzel Ahlak ve Allah’a Muht

Vesvese ve iman hadisi nedir?

Ebu Hureyre radıyallahu anh hazretlerinden: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ashabından bazı kimseler ona gelerek; ‘Gönüllerimizden öyle şeyler geçiyor ki herhangi birimiz onları söylemeyi bile büyük bir suç sayıyoruz’ diye sordular. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ‘Hakikaten böyle bir şey hissettiniz mi?’ diye sordu. Ashab ‘Evet, bazen böyle duygulara kapılıyoruz’ dediler. Bunun üzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ‘Bu imanın ta kendisidir’ buyurdu. (Müslim, Sahih, Kitabü’l-İman, 209)

Kaynak: 511. Dergah Sohbeti — Vesvese ve İman, Tövbe Ahlakı, Güzel Ahlak ve Allah’a Muht

Bizim gönlümüze, dilimize getiremeyeceğimiz vesveseler nelerdir?

Bizim gönlümüze, dilimize getiremeyeceğimiz vesveseler gelir. Namaz kılarken gönülden bir ses yükselir: ‘Allah yok.’ Allah’ı zikrederken içinden bir ses yükselir: ‘Ne işin var burada?’ Ama bunu dile getiremiyor. Dile gelmeme işi imanından, edebinden, ahlakından, terbiyesinden ileri gelir.

Kaynak: 511. Dergah Sohbeti — Vesvese ve İman, Tövbe Ahlakı, Güzel Ahlak ve Allah’a Muht

Allah’ı inkar etmek, melekleri inkar etmek, peygamberleri inkar etmek, kitabı inkar etmek neden vesveselere maruz kalma olur?

Allah’ı inkar etmek, melekleri inkar etmek, peygamberleri inkar etmek, kitabı inkar etmek; bunlar gibi vesveselere herkes maruz kalabilir. Ama bu dile gelmeyecek vesveselerdir. Bunlar o kimsenin iman yolunda olduğuna, imanının var olduğuna işarettir.

Kaynak: 511. Dergah Sohbeti — Vesvese ve İman, Tövbe Ahlakı, Güzel Ahlak ve Allah’a Muht

Şeytan iman olan kimseye ne yapar?

Şeytan başka bir hadiste buyurulduğu üzere iman olan kimseye vesvese verir. Bir evde bir hazine olacak ki şeytan oraya hırsız diye girsin. Boş evin ne hırsızı olur? Şeytan da iman olan kimseye gelecek. Namazda, abdestte, oruçta, zikirde, salih insanlarla beraber olmakta vesvese verecek. Bu da sizdeki imandandır.

Kaynak: 511. Dergah Sohbeti — Vesvese ve İman, Tövbe Ahlakı, Güzel Ahlak ve Allah’a Muht

Buhari, Sahih, Kitabü’l-İman; Müslim, Sahih, Kitabü’l-İman hadisi ne anlama gelir?

‘Müslüman odur ki diğer Müslümanlar onun dilinden emindir.’

Kaynak: 511. Dergah Sohbeti — Vesvese ve İman, Tövbe Ahlakı, Güzel Ahlak ve Allah’a Muht

Hadis-i Kutsi ne anlama gelir?

‘Birinin zenginliğinden dolayı ona itibar edersen dininin yarısı gider.’

Kaynak: 511. Dergah Sohbeti — Vesvese ve İman, Tövbe Ahlakı, Güzel Ahlak ve Allah’a Muht

İslâm nedir?

Kelime-i şehâdet getirmek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, hacca gitmek. Zekât vermek için çalışın, gayret edin; paranız olduğunda vereceksiniz. Hacca gitmek: ‘Yol bulabilen Beytimi tavâf etsin’ (Âl-i İmrân 3:97). Para bulması şart değil, yol bulabilen gidecek.

Kaynak: 513. Dergah Sohbeti — Biatlaşma, İhsân Hedefi ve Helâl Ticâret

Akıl, Kur’ân ve sünnete tâbî olmak için midir?

Akıl, Kur’ân ve sünnete tâbî olmak içindir. Kur’ân ve sünneti eleştirmek, eksik-gedik aramak için değildir. Akıl bu vazifesinden çıkıp müteşâbihler üzerinde eksik-gedik aramaya, hadîs-i şerîflerde kusur bulmaya başlarsa, o akıl şeytânîleşmiş demektir.

Kaynak: 515. Dergah Sohbeti — Zikrullah, Sema, Sûfîlik ve Ortadoğu Siyâseti

Allah dostlarına düşmanlığın tehlikesi nedir?

Allah Dostlarına Düşmanlığın Tehlikesi "Bir kimse Allah dostlarına, dervişlere, zikredenlere düşmanlık yaparsa, Allah’ın intikamı acıdır. Allah intikami alır; yırtıcı hayvanların avlarından intikam ettiği gibi." Sen Allah dostlarını, dervişleri, zikredenlere düşmanlık yaparsan Allah’ın intikamı acıdır. Rabbim cümlemizi muhafaza eylesin. Her daim velilerin, sıddıkların, şehitlerin yolunda eylesin. Her daim Kur’an ve Sünnet’e sımsıkı yapışanlardan eylesin. Her daim bizi zikir halkalarında devam edenlerden eylesin. Her daim bizi ilim meclislerinde bulunanlardan eylesin. Her daim bizi kendine ve Habîbi’ne dost eylesin.

Kaynak: 521. Dergâh Sohbeti – Disiplin ve İstikamet, Arkadaşlık Adabı ve Zikir Halkasını

Bir kimse Kur’ân’dan herhangi bir noktayı inkâr etse midir?

Bir kimse Kur’ân’dan herhangi bir noktayı inkâr etse, küçük görse, reddetse, mütevâtir hadîsleri reddetse o kimse dinden çıkmış olur; tecdîd-i îmân lazımdır. Dinden çıkmmanın kendine ait hukuku vardır: bazı dinden çıkmalar bütün namazları iade etmeyi gerektirir. Bazıları namazlarıyla beraber orucunu da iade etmesini gerektirir. Bazıları namaz, oruç ve yaptıysa haccını da iade etmesini gerekli kılar.

Kaynak: 526. Dergâh Sohbeti — İtikâf Âdâbı, Oruç Hükümleri ve Dergâhta Ölçü

İman edenlerin imanını tazelemek ne demektir?

"Ey iman edenler, iman ediniz" (Nisâ, 4/136). Bir kimse iman etmiştir; onun imanı aynı noktada durmaması gerekir. Kemâle ermesi, olgunlaşması gerekir. Bu olgunlaşma, bu kemâle erme her an, her nefes, her gün o kimsenin konumuna göre hareketli halde olması lâzım.

Kaynak: 540. Dergâh Sohbeti – İmanın Kemâle Ermesi, Tüketim Toplumu, Sûfî Tarihçesi ve Z

İman edenlerin imanını lafız olarak tazelemek ne demektir?

Günâh-ı kebâire giriyorsunuz, yanlışlıklara giriyorsunuz; imanınızı hem lafız olarak hem hal olarak tazeleyin.

Kaynak: 540. Dergâh Sohbeti – İmanın Kemâle Ermesi, Tüketim Toplumu, Sûfî Tarihçesi ve Z

İman edenlerin imanını akıl olarak tazelemek ne demektir?

Felsefe olarak, inanç olarak Allah’tan başka bir Rab’be, Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinden başka bir peygambere bu noktada yönelmemek; Kur’ân-ı Kerîm’i kendisine kitap olarak görmek, Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışmak.

Kaynak: 540. Dergâh Sohbeti – İmanın Kemâle Ermesi, Tüketim Toplumu, Sûfî Tarihçesi ve Z

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları