Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: İman ve İtikad — Sayfa 13

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

İman ve İtikad(2302) — Sayfa 13/28

Mısır’daki uygarlık tarihine ne dair bilgi vardır?

Mısır denince akla Firavunlar ve Hz. Mûsâ gelir; ancak onlardan önce de Mısır’da hayat vardır. Mısır’daki o uygarlığın kalıntısı olarak duran ilme insanlık şu anda ulaşabilmiş değildir. Bilim ve teknoloji olarak, anlayış ve fikir olarak çok gerideyiz. Kur’ân-ı Kerîm’i anlayabilmiş, hadîs-i şerîfleri çözebilmiş değiliz.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

Piramitlerin sırrı nedir?

Piramitler millattan önce üç bin ile yedi bin yıl arasına tarihlendirilmektedir. Beş bin yıldır hâlâ piramitlerin sırrı çözülebilmiş değildir. İki yüz tonluk taşların nasıl kesilip taşındığı, çölün ortasında nereden bulunduğu hesaplanabilir bir iş değildir. Bu da göstermektedir ki insanlık ilim noktasında sandığından çok daha geridedir.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

Dinî özgürlük meselesi nedir?

Hiçbir kimse dinini tam olarak yaşama noktasında özgür değildir. Aile baskısı, sokak baskısı, sülale baskısı, aşiret baskısı, devlet baskısı, sosyal çevre baskısı… Hem dini bilmeyen dindarlar tarafından, hem dini bilmeyen şeyhler tarafından, hem siyasetçilerin, bürokratların, askerî bürokratların baskısı altındayız. Kendi kendini ‘toplum mühendisi’ ilân edenlerin baskısı altındayız.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

Din Eğitiminin eksikliği nedir?

Bize din olarak sadece namazı, orucu, haccı söylediler; ‘tamam din bu, bitti’ dediler. Cihadı söylediler mi? Hayır. İyilik yapmayı söylediler mi? Hayır. Zikretmeyi söylediler mi? Hayır. ‘Evladım ziraatle uğraşma, git ticaretle uğraş; tüccar ol, ihracat yap, ithalat yap’ diyen oldu mu? Kimse demedi.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

İman ve özgürlük ilişkisi nedir?

İman özgürlük demektir. İnsan yaşadığı hayatı inkâr edemedikten sonra iman yoktur. Durduğun noktayı inkâr et; de ki ‘Ben imanımı yaşayamıyorum.’ Ettiğin imanı inkâr et, sonra kitabı aç, hep beraber elini gönlünü koy, yürü. O zaman iman olacak, insan özgür olacak.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

Hz. Ebû Bekir Efendimiz’in oğlu Abdullah’ın hanımını boşatması nedir?

Hz. Ebû Bekir Efendimiz, oğlu Abdullah yeni evlendiğince cemaatle namaza geç gelmeye başlayınca oğlunun hanımını boşattı (Beyhakî, Şuabu’l-Îmân, III/51). Hz. Ömer Efendimiz de aynı şekilde davranmıştır. Şâfiîlerin bu konudaki hükmü buradan çıkar.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

İnfak ve nefisle cihat nedir?

‘Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın ve infak edin. Allah infak edenleri sever’ (Bakara, 2/195). İnfak sadece para vermek değildir; bilgisini, azmini, gayretini, kuvvetini, aklını ve fikrini Allah yolunda harcamaktır. Allah tembelleri sevmez, cihat etmeyenleri sevmez, iyilik yapmayanları sevmez, ihsanda bulunmayanları sevmez, zikretmeyenleri sevmez.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

Mümin ve ticaret: İslam’ın bakış açısı nedir?

Mümin ya cihad eder ya ticaret eder. İslam ziraatı ve hayvancılığı değil, cihadı ve ticareti önde tutmuştur. Cihadı önde tutacaksan şehirde yaşamak zorundasın; ticareti önde tutmak istiyorsan şehirde yaşamak zorundasın. İslam şehir dinidir; köyde cuma namazı kılınmasına müsaade edilmemiş, merkeze geleceksin denmiştir.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

Dini bütüncül yaşamak nedir?

Dinimizi bütün olarak algılayalım. Ahlâkımıza da koyalım, yolda yürüyüşümüze de koyalım, ticaretimize de koyalım, arkadaşlığımıza ve birbirimizle olan muamelelerimize de dini koyalım. O zaman kendinizi çok huzurlu, mutlu ve farklı hissedeceksiniz. Neden? Çünkü iman ettiniz, din bunu emretti, Allah bunu müsaade etti.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

Dergah sohbetlerinde ne anlatiliyor?

Esnaf Analojisi ve Dergâh Yönetimi Esnaf dükkânında bekler; malını, çeşidini düzeltir ama dükkânında bekler. Kapının önünden geçen adamın kafasına silah dayayıp dükkâna çekemezsiniz. O kimse oradan geçerken görecek, duyacak veya girecek. Size düşen sebepler dâiresinde dükkânınızın çeşidini bol tutmak, insanlara iyi davranmak, iyi hizmet etmektir. Sanatkârsan sanatını iyi icrâ etmelisin. Adam araba götürdü, yamuk yumuk yaptıysa bir daha gitmez.

Kaynak: 236. Dergah Sohbeti — Osmanlı Harem Gerçeği, 28 Şubat Tecrübesi ve Tövbe Kapısı

Ruh ve nefis ayrımı nedir?

‘İnsan ruhu uyku hâlindeyken bedenden ayrıldığında nefis de ruhla beraber bedenden ayrılıyor mu?’ sorusuna cevaben: Hayır. Uykuda ruh bedenden ayrılır, ancak ruhun bedenden ayrılması ile nefsin bedenden ayrılması farklı şeylerdir. Buradaki nefisten kasıt, insan bedeninin içerisinde ruhtan ayrı olan şeydir. O bedende kalıcıdır; ölüm vâkî olduğunda o da ölür. Ruh ise ölmez. Ruh farklıdır.

Kaynak: 241. Dergâh Sohbeti — Cehennemde Ebedî Kalma, Belâ ve Musîbet Hikmeti, Fedâkârlı

Hazret-i Ömer’in ‘Bugün Allah için ne yaptın?’ sözüne ne dersiniz?

Hazret-i Ömer Efendimiz’in sözü ne kadar güzel: ‘Bugün Allah için ne yaptın?’ Bu edeb asılı orada. Ne yaptın kardeşim, sen ona bak. Ne kadar anlık düşünce: Bugün Allah için ne yaptın? Bugün kaç sefer Allah’ı zikretin? Bugün kaç kişiye iyilik yaptın? Bugün kaç kişiye tebessüm ettin? Bugün kaç kişi senin yanına geldi, kaç kişi senin yanından mutlu bir şekilde gitti? Bu önemli.

Kaynak: 241. Dergâh Sohbeti — Cehennemde Ebedî Kalma, Belâ ve Musîbet Hikmeti, Fedâkârlı

Yalan söylemek îmanı bozar mı?

Yalan söyleyen önce kendine düşman, önce Allah’a düşman, dinine düşman. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine sahâbeler geliyorlar: ‘Mümin içki içer mi?’ ‘İçer.’ ‘Kumar oynar mı?’ ‘Oynar.’ ‘Yalan söyler mi?’ ‘Asla!’ Hadîs-i şerîfte buyurulmuştur: bir kimse îman üzerine yalan söyleyemez; yalan söylerken îman ondan gider.

Kaynak: 242. Dergâh Sohbeti – Dünya Nimeti ile Ahiret Azığı, Takvanın Hakîkati ve Allah

İslâm’ın temel inanç esasları nelerdir?

Kur’ân ve Sünnet’e bir kimse îmân edip uymadıkça — hangi dîne, hangi tarîkata, hangi cemaate mensup olursa olsun — kendisine Rab olarak Allah, kitap olarak Kur’ân, Peygamber olarak Muhammed Mustafa’ya îmân etmezse; cennete, cehenneme, hesâba, kitâba, mîzâna, sırâta, kabir hayâtına îmân etmezse — o kimse ebediyyen cehennemliktir. Bizim dîn anlayışımız budur.

Kaynak: 252. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Hâldir: Peygamber’in Hâliyle Hallenmek, İhsân Mak

Ümit ve umut: intihâr yasağı nedir?

Etrâfınıza ümit aşılayın, umut aşılayın. Hiç kimse Allah’tan ümîdini kesmesin. Hayâtınızın üzerinde hüsnüzan besleyin. Ümitsizlik şeytanın sünnetidir, umutsuzluk şeytanın sünnetidir. Ne kadar büyük günahlara düşerseniz düşün, Allah sizi oradan kurtarmaya muktedirdir. Ne kadar büyük zorlukların içerisinde bulunursanız bulunun, Allah sizi oradan kurtarmaya muktedirdir. Hiçbir zorluk yoktur ki aşılmayacak olsun. Hiçbir sıkıntı yoktur ki geçmeyecek olsun. Tövbe, zikir, mücâdele, ümit etmek — insanı yücelten şeylerdir.

Kaynak: 257. Dergâh Sohbeti – Ashâb-ı Kirâm’a Saygı, Nafile İbâdetlere Müdâhale Yasağı,

Müslümanların Yahudi ve Hristiyanlara karşı tutumu nedir?

Hiçbir Müslümanın hiçbir kimseye zulmetme hakkı yoktur. Ancak size saldırılırsa o saldırıya karşı savaşma hakkınız vardır. Hanefi mezhebine göre bir askerin sivilleri öldürmesi, onlara zulmetmesi caiz değildir. Mümin dahi olsa Hristiyanlara ve Yahudilere asla zulmetmesi caiz değildir; onlar Müslümanlara zulmetse dahi.

Kaynak: 273. Dergah Sohbeti – Şefaat, Dinlerarası Diyalog, Fıtrat-Ahlak Ayrımı ve Aşk Eh

277. Dergah Sohbeti: Vefa, Tefekkür ve Allah’a Has İman konusunu ele alan metnin nedir?

Metin, vefa, tefekkür ve Allah’a has iman kavramlarını ele alarak tasavvufun temel erdemlerini ve bu kavramlarla ilgili bilgileri içerir.

Kaynak: 277. Dergah Sohbeti: Vefa, Tefekkür ve Allah’a Has İman

Fiilî şükür nedir?

Fiilî Şükür: Dilde Değil Amelde. Şükrün Dört Tecelliyatı. Nasıl zikrullahın dil ile, kalp ile, sır ile ve fiil ile dört tecelliyatı varsa, şükrün de dört tecelliyatı vardır. Fiilî şükür en güzelidir: Bir nimeti çürütüp atmamak, yere düşen lokmayı besmele çekip yemek, yemeğin artıntısını yemek veya bir kişi doyacaksa o kadar koymak. Suyu boşa dökmemek — o suda herkesin hakkı var. Abdest alırken suyu israf etmemek fiilî şükürdür.

Kaynak: 280. Dergah Sohbeti: Kalp Temizliği, Fiilî Şükür ve Deccaliyetle Mücadele

Dinsizliğin günümüzdeki tanımı nedir?

Dinsizliğin Günümüzdeki Tarifi. Bir kimse Müslümanım diyor ama tesettür ayetlerini inkâr ediyorsa, faiz ayetlerini inkâr ediyorsa, Allah’ın hukukunu reddediyorsa o kimse dinsizdir. Eskiden dinsiz derken hiçbir dini kabul etmeyenlerdi; şimdi Müslümanım diyenlerin içinde de dinsizler var. Kur’an’ın orasını reddetmiş, burasını reddetmiş; biz tepkisiziz, sessiziz.

Kaynak: 280. Dergah Sohbeti: Kalp Temizliği, Fiilî Şükür ve Deccaliyetle Mücadele

Büyücüye, sihirciye, falcıya inanmak küfür müdür?

Büyücüye, sihirciye, falcıya inanmak da küfürdür. Bir kimse büyücünün yaptıklarına, söylediklerine inanırsa küfür ehli olur; tecdid-i iman ve tecdid-i nikah gerekir.

Kaynak: 309. Dergah Sohbeti — Büyü ve Sihir, Suizan Dereceleri, Sufilerin Seyahati

Yolun delilleri nedir?

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine sahâbeler sordular: ‘Ahiretteki müjdeyi anlıyoruz, peki dünyadaki müjde nedir?’ Buyurdu ki: ‘O velinin gördüğü rüyalarla, o velinin göründüğü rüyalardır.’ Bu müjdeden uzak durmak yoktur; bu müjdeyle müjdelenen kardeşler olacaktır.

Kaynak: 318. Dergah Sohbeti: Salih Rüya, Sünnet Merkezli Tasavvuf ve Beşeriyetten Eksilt

Müminlerin sınıflandırılması nasıl yapılmıştır?

Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak, müminleri kendi içerisinde sınıflandırmıştır. Ashab-ı Meymene, Ashab-ı Meş’eme, Sabıkun ve Mukarrebun gibi derecelendirmeler yapılmıştır.

Kaynak: 321. Dergah Sohbeti: Biat, Manevi İcazet, Rabıta ve Esrarı İlâhiyenin Hakikati

Müminlerin sınıflandırılması hangi kriterlere göre yapılmıştır?

Sadık olanlar, mukarrebun noktasına çıkanlar, bir alt derecede iman etmiş olanlar ve ehli cehennem olanlar şeklinde bir sınıflandırma mevcuttur.

Kaynak: 321. Dergah Sohbeti: Biat, Manevi İcazet, Rabıta ve Esrarı İlâhiyenin Hakikati

Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, korku meselesini şirk bağlamında Allah korkusuna hasretmiştir?

Bir kimsenin zalim birinden korkması, onun şerrinden ürkmesi durumunda ‘Allah’tan korkar gibi başkasından korktu, şirke düştü’ denilmez. Bu korkaklık şirke düşmek anlamına gelmez. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, korku meselesini şirk bağlamında Allah korkusuna hasretmiştir. Yani bir kimsenin başkasından korkması hoş bir şey değildir, korkak olmaktır; ancak bu korku doğrudan şirk değildir. Allah muhafaza eylesin.

Kaynak: 333. Dergâh Sohbeti — Hizmette Rotasyon, Namazın Fazileti ve Allah’a Yakınlık

Peki bu yakınlık nasıl anlaşılmalıdır?

Cenab-ı Allah mekândan münezzehtir; O’nun olmadığı yer yoktur. Ona bir mekân tarif edilemez. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Miraç’ta Cenab-ı Hakk’a en fazla yaklaştı.

Kaynak: 333. Dergâh Sohbeti — Hizmette Rotasyon, Namazın Fazileti ve Allah’a Yakınlık

İlmel yakîn genel bir yakınlıktır; Allah ilmiyle, kudretiyle her şeyi ihata etmiştir?

Allah’ın yakınlığının üç hali vardır: İlmel yakîn, aynel yakîn, hakkal yakîn. İlmel yakîn genel bir yakınlıktır; Allah ilmiyle, kudretiyle her şeyi ihata etmiştir. Her şeye eşit mesafededir. Bardağa da, tabağa da, insana da aynı derecede yakındır.

Kaynak: 333. Dergâh Sohbeti — Hizmette Rotasyon, Namazın Fazileti ve Allah’a Yakınlık

Dua edenin duasına icabet ederim’ buyrulmuştur?

Ayet-i kerimede ‘Kullarım benden sana sorarlarsa, ben onlara yakınım. Dua edenin duasına icabet ederim’ buyrulmuştur. Bu yakınlık kulun bir adım gelmesiyle alakalıdır: ‘Kim bana bir adım gelirse ben ona on adım gelirim.’ Cenab-ı Hak bu derecede hususi bir tecelli ettirir: kul dua ederse duasını kabul eder, tövbe ederse tövbesini kabul eder, zikrederse onu zikreder.

Kaynak: 333. Dergâh Sohbeti — Hizmette Rotasyon, Namazın Fazileti ve Allah’a Yakınlık

Miraç’ta ‘iki yay miktarı yaklaştı’ ifadesi zahirî bir örnek midir?

Allah’a yaklaştıkça zamansızlık ve mekânsızlık başlar. Miraç’ta ‘iki yay miktarı yaklaştı’ ifadesi zahirî bir örnektir. Yayın iki ucu vardır ve iki ucunu bağlayan bir ip vardır. O ip mesabesinde olan Hazreti Muhammed Mustafa’dır; yaydan kasıt ise Cenab-ı Allah Celle Celâlühü’dür. Bu makam zamandan, mekândan, akıldan ve idrakten münezzehtir; ancak kalbî idrake açıktır.

Kaynak: 333. Dergâh Sohbeti — Hizmette Rotasyon, Namazın Fazileti ve Allah’a Yakınlık

Aynı gün doğan bir Müslüman çocuğuyla gayrimüslim bir çocuk arasında fark nedir?

Hiçbir fark yoktur. İkisi de İslam fıtratı üzerine doğmuştur.

Kaynak: 334. Dergâh Sohbeti — Ruhların Buluşması, Hal Görme ve Mürşide İhtiyaç

İnsanlara teşekkür etmek Rabbe teşekkür etmek midir?

‘Allah’ı hakkıyla hamd edebilmek biz kullar için çok zor.’ Evet, önümüzde bütün alemlere rahmet olarak gönderilen bir Peygamber ‘Sana hakkıyla kulluk yapamadım ya Mabud’ dediyse bizim hakkıyla hamd etmemiz mümkün değildir. Hadis-i kutside bir kimse hakkıyla hamd edemediğini anlarsa, hamdde zayıf olduğunu, eksik olduğunu, gücünün yetmediğini anlar ve idrak ederse, o hamd etmiş sayılır. İnsanlara teşekkür etmek Rabbe teşekkür etmektir. Hamd teşekkürü de içine alır.

Kaynak: 336. Dergâh Sohbeti — Mehdi, Sevgi ve Sadakat, Nefsin Mertebeleri

Bir kimse Allah’a, Peygamber’e yanımızda küfrediyorsa ne yapmalıyız?

Elinizle men etmeniz mümkünse men edin. Mümkün değilse dilinizle tavsiyede bulunun. O da mümkün değilse kalben buğz edin. Bu imanın en zayıf noktasıdır. Kim Allah’a küfrederken ölürse şirk üzere ölür, küfür üzere ölür. Küfrettiği anda nikahı varsa nikahı düşmüş olur. Allah muhafaza eylesin.

Kaynak: 336. Dergâh Sohbeti — Mehdi, Sevgi ve Sadakat, Nefsin Mertebeleri

Kalbin mühürlenmesi ne demektir?

İnsanın kalbini Allah mühürler denildiğinde bu, Allah’ın keyfi bir cezalandırması değildir. O kimse küfür ve nifak içerisinde dolaşa dolaşa artık kalbinde imani bir şey kalmaz.

Kaynak: 344. Dergah Sohbeti — Kalbin Mühürlenmesi, Zikrullah Adabı, Rüya Haktır ve Karde

İyilikler Rabbinizdendir, kötülükler nefsinizdendir ne anlama gelir?

Ehl-i Sünnet Müslümanlar iyilikleri Allah’tan görürler. Bu iyiliği emreden, anlatan ve öğreten Allah’tır. Kötülükleri ise nefisten görürler.

Kaynak: 344. Dergah Sohbeti — Kalbin Mühürlenmesi, Zikrullah Adabı, Rüya Haktır ve Karde

Münafıklık neden iki farklı tehlikede bulunur?

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuştur: "Münafığın alameti üçtür: Söylediğinde yalan söyler, emanete hıyanet eder, söz verdiğinde sözünde durmaz." Bu amelde münafıklıktır. Bir de inançta münafıklık vardır. Ayet-i kerimede buyrulur: "Onlar sizin yanınıza geldiğinde ‘inandık’ derler. Sizden ayrılınca derler ki ‘biz sizi aldattık, biz atalarımızın dinindeyiz.’" Sünnet ve Kur’an Hukukuna Saldırılar, Bugünkü münafıkların İslam’ın içerisinde ayak kaydırdığı iki kritik nokta vardır: Birincisi Kur’an-ı Kerim’in hukuku, ikincisi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’nin sünnetleri. Bundan yüz yıl önce Sünnet-i Resulullah üzerinde bu denli saldırı yoktu. Bundan iki yüz yıl önce Kur’an-ı Kerim’in ahkamı üzerinde saldırı yoktu. Şimdi her ikisinde de saldırı vardır.

Kaynak: 346. Dergah Sohbeti — Hilal İzleme, İtikaf Sünneti, Kalp İlmi ve Gerçek Dostluk

346. Dergah Sohbeti — Hilal İzleme, İtikaf Sünneti, Kalp İlmi ve Gerçek Dostluk nedir?

Bugünkü münafıkların İslam’ın içerisinde ayak kaydırdığı iki kritik nokta vardır: Birincisi Kur’an-ı Kerim’in hukuku, ikincisi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’nin sünnetleri. Bundan yüz yıl önce Sünnet-i Resulullah üzerinde bu denli saldırı yoktu. Bundan iki yüz yıl önce Kur’an-ı Kerim’in ahkamı üzerinde saldırı yoktu. Şimdi her ikisinde de saldırı vardır.

Kaynak: 346. Dergah Sohbeti — Hilal İzleme, İtikaf Sünneti, Kalp İlmi ve Gerçek Dostluk

Allah imtihan eder insanı mı?

Allah imtihan eder insanı. Ama sebepsiz imtihan etmez. Sen avlanınca düşün: "Muhakkak benim bir kusurum olmuştur da o yüzden bu benim başıma gelmiştir." Sakın büyükler gibi düşünme. "İmtihan büyüklere gelirmiş" deyip de kendini büyüklendirme. Şeytan büyüklenip helak oldu. Sen büyüklenme.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Şefaat hakkının izni kimin verdiğini ifade eden ayet-i kerime hangisidir?

Bir ayet-i kerimede "O gün hiç kimse şefaat edemez" buyurulmuştur. Başka bir ayet-i kerimede ise "O gün şefaat izni verilenlerden başka hiç kimse şefaat edemez" buyurulmuştur. Sonradan gelen ayet-i kerime, birinci ayet-i kerimeyi neshetmiştir. Nesh-i mensuh meselesini bilmeyenler bunu haklı olarak argümanlarla reddederler.

Kaynak: 369. Dergâh Sohbeti — Şefaat, Taklitten Tahkike Geçiş ve Hal-Rüya Meselesi

Şefaat edecek olanlar kimlerdir?

Başta Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, geçmiş peygamberler, şehitler: Şehitlik faziletine göre en az on kişiye, yüz kişiye şefaat edecekler, büyük melekler: Cebrail, Mikail, Kur’an-ı Kerim: Kendisini okuyana şefaat edecek (hadis-i şerifte sabittir), hafızlar: Anne babalarına şefaat edecekler, Allah dostları (veliler): Onlar da şefaat edecekler, ümmetin cennetlik olanları: Bazıları bir kişiye, bazıları yüz kişiye, bazıları kocaman bir coğrafyaya şefaat edecek.

Kaynak: 369. Dergâh Sohbeti — Şefaat, Taklitten Tahkike Geçiş ve Hal-Rüya Meselesi

Taklitten tahkike geçiş nedir?

Taklitten tahkike: Sufi Eğitiminin Merhaleleri. Sufilerde taklit etmek başlangıçta izin verilen bir şeydir. Taklit edilen hoş bir şeyse, o taklit de iyidir. Bir kimse abdest almasını bilmiyorsa yanındaki kimsenin abdest alışına bakar, taklit ederek öğrenir. Çocuğumuzu yanımıza alırız: "Sen baban gibi namaz kıl" deriz. Taklit ederek namaz kılmayı, oruç tutmayı, abdest almayı öğrenir.

Kaynak: 369. Dergâh Sohbeti — Şefaat, Taklitten Tahkike Geçiş ve Hal-Rüya Meselesi

Taklit edilmesi gereken kişi kimdir?

Sufiler önce çavuş kardeşini taklit edebilirler, sonra şeyhlerini tanırlar ve onu taklit ederler. Bir müddet sonra artık asıl taklit edilmesi gerekenin Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem olduğunu görürler. Böylece eğitim devam eder. Ama bunu idrak edemeyenler bu taklitleri hor hakir görürler.

Kaynak: 369. Dergâh Sohbeti — Şefaat, Taklitten Tahkike Geçiş ve Hal-Rüya Meselesi

Kendini bilen Rabbini bilir hadis-i şerifinin iki yolu nedir?

"Kendini bilen Rabbini bilir" hadis-i şerifinin iki yolu vardır. Birincisi kendini tanıyarak Rabbini bulmak; bu uzun yoldur. İkincisi doğrudan Rabbini bilmek; bu kestirme yoldur.

Kaynak: 369. Dergâh Sohbeti — Şefaat, Taklitten Tahkike Geçiş ve Hal-Rüya Meselesi

Rabbinizi bilmenin yolu nedir?

Rabbinizi bilmenin yolu doğrudan Kur’an ve Sünnet’tir. Allah’ın sıfatlarını, hukukunu, Kur’an’ını bilmek, Hz. Peygamber’in Sünnet-i Seniyyesine tabi olmak. Bu nübüvvet yolunun kestirmesidir.

Kaynak: 369. Dergâh Sohbeti — Şefaat, Taklitten Tahkike Geçiş ve Hal-Rüya Meselesi

Hal ve rüya arasındaki fark nedir?

Hal görmek, rüyanın uyumadan görülmüş halidir. Rüya ise yatıp uyuduktan sonra görülür. Bir de yakaza hali vardır: Sufiler buna "uyur uyanıklık" derler. O kimse zikirler yaparken kafası düşer; ne uyuyordur ne de tam uyanıktır. Gözü uyur ama kalbi uyumaz. Değişik haller yaşar.

Kaynak: 369. Dergâh Sohbeti — Şefaat, Taklitten Tahkike Geçiş ve Hal-Rüya Meselesi

Hal ve rüyanın delilleri nelerdir?

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yürürken iki kabrin başından geçtiğinde kabirdeki azabı görmüştür; bu haldir. Hz. Ömer radıyallahu anh hutbede iken "Ya Sariye, dağa çekil!" diye haykırmıştır; komutan bunu duyup askerini dağa çekmiştir. Bu hem hal hem keramettir. Ezan-ı şerif sahabelerin gördükleri rüyaların neticesinde okunmaktadır. Hz. Ömer Efendimiz önce görmüş, utancından söyleyememiştir. Rüyayı ve hali reddeden, farkında olmadan ayet-i kerimeleri ve hadis-i şerifleri reddetmiş olur.

Kaynak: 369. Dergâh Sohbeti — Şefaat, Taklitten Tahkike Geçiş ve Hal-Rüya Meselesi

Hal görmek ne ifade eder?

Hal görmek Allah’ın lütfu ve ikramıdır; istemekle görülmez. Allah’ı zikredersin, Cenab-ı Hak gösterirse görürsün. Bu o kimseye verilmiş bir keramettir. Bir dergahta, bir toplulukta bu tip insanların olması hamd’e ve şükre layık bir şeydir; oranın Kur’an ve Sünnet dairesinde olduğuna delillerden biridir.

Kaynak: 369. Dergâh Sohbeti — Şefaat, Taklitten Tahkike Geçiş ve Hal-Rüya Meselesi

Melamilik nedir?

Gerçek melamilik, bir kimsenin makamdan, mevkiden kurtulup sırf Allah’a kulluk yapmasıdır. Bizim bildiğimiz melamilik budur. Sufi geleneğinde kovayla para toplamak, menfaat karşılığı ibadet ettirmek yoktur. Terbiye, Allah’a karşı ihlas ile hareket etmenin meyvesidir. Sufi, hiç kimseden ve Allah’tan menfaat beklemeksizin Allah’a kul olmanın yolunu tutar. Menfaat karşılığında kulluk yaparsanız, menfaat kesilince azarsınız. Nedensiz, niçinsiz Allah’a aşık olmak; sufilerin yoludur.

Kaynak: 369. Dergâh Sohbeti — Şefaat, Taklitten Tahkike Geçiş ve Hal-Rüya Meselesi

Özür dilemek neden erdemliliktir?

Günümüzde bazı insanlar hata yaptıkları zaman kabul etmeme eğiliminde. Oysa özür dilemek acizlik değil, erdemliliktir. Hadis-i şerifte buyurulmuştur: "Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir." Tövbe edenler, hata ve kusur işleyenlerin en faziletlileridir. Birisinden özür dilemek, Allah’tan özür dilemek gibidir. Nasıl birine yardım etmek Allah’a yardım etmek gibiyse, nasıl birisine teşekkür etmek Allah’a şükretmek gibiyse, hata yaptığınız kimseden özür dilemek de Allah’tan özür dilemek gibidir.

Kaynak: 369. Dergâh Sohbeti — Şefaat, Taklitten Tahkike Geçiş ve Hal-Rüya Meselesi

Tövbe eden kişiye ne denir?

Tövbe eden kişiye "hiç günah işlememiş gibidir" denir. Hadis-i şerifte buyurulmuştur: "Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir." Tövbe edenler, hata ve kusur işleyenlerin en faziletlileridir.

Kaynak: 369. Dergâh Sohbeti — Şefaat, Taklitten Tahkike Geçiş ve Hal-Rüya Meselesi

Nübüvvet yolu nedir?

Nübüvvet Yolu: Kur’an, Sünnet, İcma-i Ümmet

Nübüvvet, Kur’an, Sünnet, İcma-i Ümmet çizgisinde durmaktır. "Benim şeyhim böyle dedi, böyle doğru olması lazım" değildir. Kim ne derse desin Kur’an, Sünnet, İcma-i Ümmet noktasında durmaktır.

Bütün sufi yapılar, bütün dini cemaat ve cemiyetler bu nübüvvet yolundan gitmek zorundadırlar. Sonradan bir sürü şeyler katılmış, bir sürü şeyler değişmiş. Bundan 150 yıl önceki hayat şimdiki hayat değildir. Kur’an ve Sünnet’in doğrudan yaşanması gerekir.

Yapılan bir ibadetin, davranışın, hareketin temel anlamda Sünnet’ten devşirilmesi gerekir. Cemaatte zikir sünnette var mı? Var. Toplanıp bir yerde ders yapmak sünnette var mı? Var. Bir kimsenin kendisine bir vird verilmesi sünnette var mı? Var. Salihlerle beraber olmak ayette sabit mi? Evet. Temelinde Sünnet-i Resulullah varsa hiç kimsenin söyleyecek bir şeyi olmaz.

Kaynak: 370. Dergâh Sohbeti — Mehdiyet Meselesi, Nefsin İtaatsizliği ve Nübüvvet Yolu

Dinde siyaset meselesi nedir?

Dinde Siyaset Meselesi

"Dinde siyaset yoktur" diyen kimse dini bilmiyordur. Bizim dinimiz sadece ibadet dili değildir, sadece ahlak dili değildir. Dinimizde ahkam da vardır; ahkam hukuk demektir. Biz sadece ibadet etmekle mükellef değiliz, başkalarına da öğretmekle mükellefiz.

Dinin siyasetinden maksat, insanlara Kur’an ve Sünnet’i anlatıp onları Kur’an ve Sünnet dairesine hizmet edip dinin ahkamını tamamlamaktır. Din hukuk olarak yaşanmadığı müddetçe tam olarak yaşanmaz.

"Din siyasete alet edilir mi?" sorusuna gelince: Din hiçbir şeye alet olmaz; aksine her şey dinin aletidır. O kimse bir makama gelmek için dini alet ettiğini zanneder ama hakikat noktasında din onu kendisine alet etmiştir. Zaman geçince bu gerçek ortaya çıkar.

Kaynak: 370. Dergâh Sohbeti — Mehdiyet Meselesi, Nefsin İtaatsizliği ve Nübüvvet Yolu

Müminin feraseti nedir?

Feraset bir meselenin hakikatini görmektir. Şüphe varsa bir şeyin üzerine, o şüpheli düşüncenin, o şüpheli amelin, o şüpheli durumdan mümin ferasatiyle çıkar. ‘Müminin ferasetinden korkunuz, o Allah’ın nuruyla görür.’ O zaman o Allah’ın nuruyla görünce, o kimse meselelere bakarken işin hakikatini görür.

Kaynak: 373. Dergâh Sohbeti — Feraset, Sevgide Suizan ve Ümmetin Fitne İmtihanı

Ferasetin nedeni nedir?

Feraset sadece idarecilerde değil, bütün mümin insanlarda olması gereken bir özelliktir. Bunun yolu insanların haramlardan uzak durmasıdır. Eğer haramlardan uzak durmazsa, haramla iştigali devam ediyorsa bir kimsenin, feraseti varsa feraseti kapanır; feraseti yoksa karanlıklar dünyasının insanı olur.

Kaynak: 373. Dergâh Sohbeti — Feraset, Sevgide Suizan ve Ümmetin Fitne İmtihanı

Allah’ın zikir halinde olmak ve haramlardan uzak durmanın etkisi nedir?

Allah’ı devamlı zikir halinde olmak, haramlardan uzak durmak, ibadetleri yerli yerinde etmek, o insanın kalp mutmainliğine ermesine sebep olur. Kalbi mutmainliğe ererse o kimse feraset sahibi olur.

Kaynak: 373. Dergâh Sohbeti — Feraset, Sevgide Suizan ve Ümmetin Fitne İmtihanı

379. Dergâh Sohbeti — Cibrîl Hadisi, Deizm Eleştirisi ve Nefis Muhâsebesi nedir?

Cibrîl Hadisi, Deizm Eleştirisi ve Nefis Muhâsebesi konularını içeren bir sohbet metnidir. Cibrîl Hadisi, iman, İslâm ve ihsan kavramlarını açıklar. Deizm Eleştirisi, deistlerin inanışını eleştirir ve Kur’ân ve sünnet çerçevesinde yaşamayı vurgular. Nefis Muhâsebesi, kendi kusurlarını görmek ve onları düzeltmekle ilgilidir.

Kaynak: 379. Dergâh Sohbeti — Cibrîl Hadisi, Deizm Eleştirisi ve Nefis Muhâsebesi

Cibrîl Hadisi nedir?

Cibrîl aleyhisselâm sorar: ‘Ya Resulallah, iman nedir?’ Peygamber Efendimiz cevap verir: ‘Allah’ın varlığına, birliğine, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, hesaba, kitaba, mahşere, kabir azabına, cennete, cehenneme iman etmektir.’ Bu cevap, bütün Kur’ân’ı içine alan özet bir ifadedir.

Kaynak: 379. Dergâh Sohbeti — Cibrîl Hadisi, Deizm Eleştirisi ve Nefis Muhâsebesi

Deizm Eleştirisi nedir?

Günümüzde ‘Allah’ın varlığına birliğine inanman yeterlidir’ söylemi, deistlerin sloganıdır. Bu yeni bir düşünce değildir; İsmâilîlerin Bâtınîlik kolundan çıkmış bir akımdır. Deistler hiçbir peygamberi tanımazlar, hiçbir kitabı kabul etmezler. Halkın önüne çıktıklarında hangi inanışa sahipse o dilden konuşurlar.

Kaynak: 379. Dergâh Sohbeti — Cibrîl Hadisi, Deizm Eleştirisi ve Nefis Muhâsebesi

Vahdet-i Vücud Meselesi: Allah Ne Yarattı?

Allah var idi, hiçbir şey yok idi. Allah aynaya baktı, kendini gördü deniliyor. Peki ayna neredeydi? Allah var iken hiçbir şey yoksa ayna da yok. Tenakuz var burada. Aynaya baktı kendini gördü denildiğinde: ayna Allah’ın aynısı mı? Teşbih olurdu. Gördüğü Allah’ı mı gördü? Allah yeni mi biliyor? Vahdet-i vücud ile vücûdiye aynı dairede aynı noktada değildir. Vahdet-i vücud yaratılanı yaratanın bir parçası görmez. Yaratılanları bir vücudun içerisine koyar ama yaratılanları yaratanın bir parçası görmek ayrıdır, bir vücudun içerisinde görmek ayrıdır. Cenab-ı Hak bütün sıfatlarıyla bu varlığa tecelli etmiştir; ama varlık Allah değildir, Allah’tan bir parça da değildir.

Kaynak: 380. Dergâh Sohbeti — Vahdet-i Vücud, Üç Yakınlık Derecesi ve Kulluk Bilinci

İlk Yaratılan: Bir Şey nedir?

İlk Yaratılan: Bir Şey Bir şey diyen de İmam-ı Azam’dır. Bir şey; ne olduğu meçhuldür, varlığının ne olduğu meçhuldür. Cenab-ı Hak o bir şeye kendi ruhundan üfledi. Allah’ın ruhunun neye tekabül ettiğini bilmiyoruz. ‘Yerlerin ve göklerin nuru Allah’tır’; nurun neye tekabül ettiğini tam olarak bilemiyoruz. Bu müteşâbih bir meseledir.

Kaynak: 380. Dergâh Sohbeti — Vahdet-i Vücud, Üç Yakınlık Derecesi ve Kulluk Bilinci

Üç Yakınlık Derecesi: İlmel Yakın, Aynel Yakın, Hakkel Yakın nedir?

Üç Yakınlık Derecesi: İlmel Yakın, Aynel Yakın, Hakkel Yakın İlmel yakın: Allah her şeye yakındır, şah damarından daha yakındır. Bu bütün varlığın hepsine, eşyanın hakikatine uygun bir şekilde yakınlığıdır. Her şey bu yakınlıktan nasibini almıştır. Aynel yakın: Bir kimse uyanmaya başlayınca neye yakın olduğunu görmeye başlar. Kalbi mutmainliğe geldi mi aynel yakın olur. Artık kalbine ilham geliyor. Deneme sınamayı geçti. Bir şey olacağını önceden hisseder, görür. Ama burada dikkat: evliyânın hayalleri evliyâya tuzaktır. Takılıp kaldığı müddetçe tuzaktır, takılmayacak. Hakkel yakın: Sanki kendi elinden çıkıyormuş gibi olur, kendi gözünden görüyormuş gibi olur. Hadis-i şerifteki ‘sanki görüyormuşçasına’ budur. Sonra hemen teşbihini koyar: ‘O seni her daim görüyor.’ Yolun sonuna varıp halkın içine tekrar dönmek, tekrar geriye dönüp ‘O seni görüyormuşçasına’ yaşamaktır. Bu Hz. Peygamber’in (s.a.v.) makamıdır.

Kaynak: 380. Dergâh Sohbeti — Vahdet-i Vücud, Üç Yakınlık Derecesi ve Kulluk Bilinci

Allah’ı Tanıma ve Zan Meselesi nedir?

Cennette de Allah’ı kendi zannımızca göreceğimiz söylenmiştir. Kim Allah’ı tanıdığını iddia ederse kendi zannınca tanımıştır. Olduğu gibi tanımak mümkün değildir. Kimisi bir bardak suda boğulup orayı derya zanneder, kimisi Marmara’yı okyanus zanneder. Çocuk okyanusunu görmediyse Marmara kenarında onu okyanus sanır.

Kaynak: 385. Dergâh Sohbeti — Halkın İçinde Durmak, Zikrullahın Değeri ve Kaç Göç Adabı

İman artıp eksilir mi?

Hanefîlere göre iman artmaz eksilmez. İman bir bardağın içindeki su gibi yarım, çeyrek diye bölünemez. Hanefî anlayışına göre iman bir bütün bardaktır; ancak içindeki suyun berraklaşması gerekir. İman etmiş ama su berrak değildir, bulanıklık vardır. İbadet etmek, tövbe etmek, güzel amel işlemekle o bir bardak su berraklaşacaktır.

Kaynak: 386. Dergâh Sohbeti — Haram İşlememek, Gayret ve Dervişlikte Boşanma Meselesi

Yakınlığın Hakikati nedir?

Yakınlıktan kasıt manevi noktada Allah’a bağlı yakın olmaktır. Eğer yakın olmayı Kur’an ve Sünnet dairesinde durup farzları yerine getirip nafilelerle Allah’a yaklaşma ve Allah’ı sevmek olarak anlıyorsanız, benim anladığım yakınlık budur. Bunun yolu bellidir: O kimse farzlarını yerine getirecek, nafilelerle Allah’a yaklaşacak.

Kaynak: 393. Dergâh Sohbeti — Yakınlığın Hakikati, Kişisel Temizlik ve İslami Uyanış

Yakınlık iddiasının tehlikeleri nelerdir?

Kendisini çok yakın gören kimse dergahın içerisinde en edepsiz haline yakalanıyor. Çok yakın gören kimse en büyük günahları işliyor ama kendince çok yakın görüyor. Gidiyor şeyhinin en mahrem noktasına dokunuyor, emaneti parçalıyor.

Kaynak: 393. Dergâh Sohbeti — Yakınlığın Hakikati, Kişisel Temizlik ve İslami Uyanış

Gerçek yakınlığın ölçüsü nedir?

Bence yakın olmak Kur’an ve Sünnet dairesinde yolun adabına, erkanına her şeyine dört elle sarılmaktır. Yakın olmak haramlardan uzak durup farz ibadetlerini yerine getirip Allah rızası için bir noktada nefer olmaktır. Ashab bir kelime duyar onunla kıtalar fethederdi, bir cümleyle kabileleri İslam ederdi.

Kaynak: 393. Dergâh Sohbeti — Yakınlığın Hakikati, Kişisel Temizlik ve İslami Uyanış

Salih amel sadece ibadetten ibaret mi?

Asr suresinde buyurulur: ‘İnsan hüsrandadır, ancak iman edip salih amel işleyenler müstesna.’ Salih amel sadece namaz, oruç, zekat ve hacdan ibaret değildir. Kur’an-ı Kerim’de çok daha fazla sayıda salih amel beklenmektedir. Çalışıp üretip, elde ettiğiniz nimete şükretmek salih ameldir. Eliniz bir şey ürettiğinde bunu anlarsınız, aklınız bir şey ürettiğinde hakkı anlarsınız.

Kaynak: 396. Dergâh Sohbeti — Silahlı Örgütler, Demokrasi Eleştirisi ve Bilim-İman İlişk

Dinde şüphe ve hakikate ulaşmak nedir?

Bir kimse içinde bulunduğu halden şüphe ederse asla hakikate ulaşamaz. Şüphenin pozitif bir boyutu vardır ki o da insanı araştırmaya, doğruya ve hakikate götürür. Bu bilim adamları için geçerlidir; onlar otururlar dört defa dörtten bile şüphe ederler, bu onların işidir. Bu pozitif şüphe o kimseyi daha doğruya, daha iyiye götürmeye çalışır.

Kaynak: 400. Dergâh Sohbeti — Şevval Orucu, Vesvese, Gizlenen Hadis Yalanı ve Helal Nika

Vicdan nedir?

Vicdan Nedir ve Nasıl Oluşur?

Vicdanımız öğrendiğimiz iyiliklerdir. Bize iyilik olarak ne öğretildiyse o bizim vicdanımızı oluşturur. Küçük çocuğa acımayı, merhamet etmeyi, şefkat göstermeyi öğretmişsek bu bizim vicdanımızdır.

Kaynak: 403. Dergâh Sohbeti — Eleştiri Kültürü, İfrat Haccı ve 28 Şubat Mücadelesi

Dinî adalet nedir?

İrşad, İkaz ve Ceza Sıralaması

Bir kimse hata yapıyorsa önce irşad edersiniz, anlatırsınız. Anlamıyorsa ikaz edersiniz. İkazdan da almıyorsa ceza verirsiniz. ‘Eşleriniz serkeşlik yapacağından korkarsanız anlatın, irşad edin. Olmadıysa hafifçe vurun. Olmadıysa yatağını ayırın.’

İslam dininin cezasız göstermeye çalışanlar var. Ceza gerektiren bir yerde ceza vermezseniz, adaletle hükmetmezseniz, o ceza alması gereken kimseye de zulmetmiş olursunuz. İslam’ın en büyük temeli adaletle hükmetmektir.

Kaynak: 403. Dergâh Sohbeti — Eleştiri Kültürü, İfrat Haccı ve 28 Şubat Mücadelesi

Kalbin Tercümanı Dil nedir?

Dil, insanı kâfir eder, mümin eder. Dil, insanı vezir eder, rezil eder. Ama dil kâfir ederken veya vezir ederken yalnız değildir. Onun arkasında, onun güç aldığı yer insanın kalbidir. Kalpte nifak varsa, küfür varsa dilde de nifak ve küfür olacak. Kalpte iman kök salmışsa dil imanı söyleyecek.

Kaynak: 404. Dergâh Sohbeti — Kalbin Tercümanı Dil, Deccaliyet ve Kölelik Sistemi

Cüzi irade, külli iradenin bir parçası mıdır?

Cüzi irade, külli iradenin bir parçası değildir. Külli irade bölünmez, parçalanmaz. Bu algı yanlıştır. O yüzden külli iradenin parçası dersek cüzi iradeye, Cenab-ı Hakk’ın varlığının parçası gibi görürüz insanı da. Bu bizi panteizme götürür. O zaman bütün kâinatı, var olan Cenab-ı Hakk’ın var ettiği şeyi biz Allah’ın Zat’ı olarak görürüz. Ve insanı da Zat’ın bir parçası gibi görürüz ki bu Yunan felsefesine döndürür bizi. Yok, öyle göremeyiz bunu.

Kaynak: 405. Dergâh Sohbeti — Cüzi İrade, Külli İrade, Fıtrat ve Tövbenin Hakikati

Külli iradenin parçalanmazlığı neden önemlidir?

Külli iradenin parçalanmazlığı önemlidir çünkü cüzi iradeyi külli iradenin bir parçası olarak görmek, Cenab-ı Hakk’ın varlığının parçası gibi görürüz insanı da. Bu bizi panteizme götürür. O zaman bütün kâinatı, var olan Cenab-ı Hakk’ın var ettiği şeyi biz Allah’ın Zat’ı olarak görürüz. Ve insanı da Zat’ın bir parçası gibi görürüz ki bu Yunan felsefesine döndürür bizi. Yok, öyle göremeyiz bunu.

Kaynak: 405. Dergâh Sohbeti — Cüzi İrade, Külli İrade, Fıtrat ve Tövbenin Hakikati

İmtihanın sırrı neden cebriyeye girer?

İmtihanın sırrı cebriyeye girer çünkü her şeyi külli irade belirliyorsa imtihanın sırrı kalkar o zaman. Eğer cennetimiz ve cehennemimiz bizim herhangi bir irademiz olmaksızın külli irade tarafından tespit edildiyse biz cebriyeye gireriz.

Kaynak: 405. Dergâh Sohbeti — Cüzi İrade, Külli İrade, Fıtrat ve Tövbenin Hakikati

Cüzi iradeyi reddedenler neden imtihanın sırrını kaldırır?

Cüzi iradeyi reddedenler imtihanın sırrını kaldırır çünkü cüzi iradenin üzerinde külli iradenin bir baskısı söz konusu olursa yine imtihanın sırrı kalkar. O zaman sadece külli irade var mı? İşte o zaman da imtihanın sırrı kalkar. Onların imtihanın sırrını kaldırıyor bu düşünce.

Kaynak: 405. Dergâh Sohbeti — Cüzi İrade, Külli İrade, Fıtrat ve Tövbenin Hakikati

Tecelliyat yönünden ayrım neden önemlidir?

Tecelliyat yönünden ayrım önemlidir çünkü eğer tecelliyat yönünden varlıkla varlığı yaratanı aynı noktada görürsek, o zaman komple varlığı biz varlığı yaratan olarak görmemiz lazım. Ama bir şeyi ben isteyince oldu deyince, normalde Cenab-ı Hakk ‘ol’ dediğinde bir şey olur. Kul da bunun içerisinde kendi isteklerinden sorumludur. Ama Allah hiçbir şeyi, bir kulu istemediğinde ‘ol’ demez.

Kaynak: 405. Dergâh Sohbeti — Cüzi İrade, Külli İrade, Fıtrat ve Tövbenin Hakikati

Cüzi iradelerin birbirine etkisi nedir?

Cüzi iradelerin birbirine etkisi vardır. Bir kimse kendi cüzi iradesinin dışında, başka cüzi iradeler üzerinde tasarruf sahibi olabilir mi? Bu farklı bir şeydir. Bir kimse kendi cüzi iradesini bir başkasının cüzi iradesine bağlayabilir. ‘Ben bu konuda sizin iradenize teslimim’ denilmesi ayrıca bir meseledir.

Kaynak: 405. Dergâh Sohbeti — Cüzi İrade, Külli İrade, Fıtrat ve Tövbenin Hakikati

İradeyi teslim etmenin hükmü nedir?

İradeyi teslim etmenin hükmü, kendi iradesini bir üst iradeye teslim eden kimsenin sorumluluğu meselesidir. Teslim ederse o teslim olunca sorumluluk da teslim olmuştur. Elinizin altındakinden sorumluluk da başlar. O teslim ettiği irade olumsuz biri olsa, o teslim eden onu sevgisinden ve muhabbetinden görememiş olsa bile, teslim eden ve teslim olan da Kur’an ve Sünnet çerçevesinde hükmedilir. İtaat marufta olandır.

Kaynak: 405. Dergâh Sohbeti — Cüzi İrade, Külli İrade, Fıtrat ve Tövbenin Hakikati

İyilik kavramı, iman ve adalet arasında nasıl ilişkilidir?

İmanın olmadığı yerde de iyilik olur. Bir toplumun vardır, imanı yoktur ama orada iyi şeyler olabilir. Bunu biz iyilik kavramının içerisinde değerlendirebiliriz. Cenab-ı Hakk’ın iyilik olarak kabul ettiği fiillerin içine bunlar da girer. Normalde o kişi inanmamış olsa dahi ‘zerrece iyilik yapanın iyiliği karşılıksız kalmaz, zerrece kötülük yapanın da kötülüğü cezasız kalmaz.’ İnanmasa dahi iyilik yapsa Cen, Hakk onun karşılığını verir. Allah iyiliği hiçbir zaman karşılıksız bırakmaz.

Kaynak: 405. Dergâh Sohbeti — Cüzi İrade, Külli İrade, Fıtrat ve Tövbenin Hakikati

Kadere uymak ne demektir?

Bir kimsenin kadere uyması demek, beni Cenab-ı Hak erkek yaratmış ben erkek gibi yaşayayım, beni kadın yaratmış ben kadın gibi yaşayayım demesidir.

Kaynak: 405. Dergâh Sohbeti — Cüzi İrade, Külli İrade, Fıtrat ve Tövbenin Hakikati

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları