Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sayfa

Sorular: İman ve İtikad — Sayfa 28

Table of Contents

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

İman ve İtikad(2302) — Sayfa 28/28

Kendi kendine mi oluştu?

Bir şeyin ismi varsa var o. O zaman tanrı düşüncesini sen yok edemezsin ki. Var ki tanrı düşüncesi oldu. Gittin ilk insana. O maymundan geldiğini düşünüyor ya. İyi maymuna gittin. Maymunu var eden var. Kendi kendine oluştu. Ya öyle öğrettiler ya bize.

Var ol, varlığın özünde olması gereken bir şey midir?

Var ol, varlığın özünde olması gereken bir şeydir. Yoksa biz var edeni tanımamış oluruz. Var edileni de tanımayız. O zaman ben normalde bir var eden bir de var edilen olarak görürüm. Ben panteist değilim. Her şey o değil benim için. Ben ondan bir parça değilim. Varlığın herhangi birisi ondan bir parça değil. Bir var eden var. Bir de var edilen var. Ama bu noktada bir kimse eğer ki var olmak varlığın özüne eklenen bir özellik değildir dediğinde o zaman o kimse kendisini de inkar eder.

Gönlümün ekini kurudu deyince ne anlama gelir?

Hani benim dini inancımdır bu. Cenâb-ı Hak bütün kullarının gönlüne îmân tohumunu, îmân nurunu, İslâm nurunu, İslâm tohumunu, zikir tohumunu Cenabı Hak vermiştir. Bütün kulların gönlünde bu vardır. Allah adalet sahibidir. Kullarına nimetlerini saçmıştır. Ama kullar dünya zevkine, dünyanın heva, ve hevesine aldanır, ve o Cenabı Hakk’ın gönüllerine serpiştirmiş olduğu îmân tohumunu, İslâm tohumunu, ahlâk tohumunu, zikir, muhabbet, aşk tohumunu yeşertmez.

Kulun kendisi yeşertmez. Dünyanın heva, ve hevesine dalar. Dünyanın heva veesine dalınca sadece dünyanın yüzüne bakarlar, ve ahiretten gafil olurlar. Ayet-ti kerimede de R suresi ayet 7’de de eee onlar dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Ahiretten ise onlar tamamen gafildirler der Cenabı Hak. O, çünkü o kimseler ahiretten gafildirler. Bir çıt sonra ahireti de inkar ederler. Çünkü onlardaki o îmân tohumu yeşermemiştir. Bu kulun kendisiyle alakalıdır. Onlardaki ihlas doğumu, samimiyet doğumu yeşermemiştir?

Bu insanın kendisiyle alakalıdır. O insanın gönlündeki sevgi tohumu yeşerip aşka dönüşmemiştir. Bu insanın kendisiyle alakalıdır. Cenabı Hak ona vermiş, ama o kimse dünyanın zevkine, sefasına dalmış. Yönünü dünyaya çevirmiş. Ahirete gafil. Ahiretle alakalı hiçbir şey yapmıyor. Veyahut da o kimse bu dünyanın geçiciliğini görmemiş. Kim Rahman olan Allah’ı zikirden yüz çevirirse biz ona bir şeytan musallat ederiz. Artık o şeytan her zaman onun arkadaşıdır. Şüphesiz ki bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyar.

E şimdi zikrullah’tan yüz çevirdi mi?

E şimdi zikrullah’tan yüz çevirdi. O şeytanla dost oldu. Zikrullah yapsaydı Allah’la dost olacaktı. Ama Zikrullah’tan yüz çevirdi. Şeytanla dost oldu. Şeytanın vesvesesiyle yürümeye başladı. Ve şeytan onu doğru yoldan alıkoydu. Ve bir de o kendisini hidayette gösterdi şeytanına. Ya bak Müslümanların hepsi de yalancı. Senin yalanın yok. Bak Müslümanların hepsi de düzenbaz. Sen düzenbaz değilsin. Bak Müslümanlar dost doğru bir ticaret yapmıyorlar. Sen doğru ticaret yapıyorsun. Bak gavurlar bile namuslu. Bu Müslümanlar namussuz. Müslümanların hepsi için söylüyor.

Ayet-ti kerimede onların gözleri vardır görmezler mi?

Ağzından çıkanı kulağı da duymuyor. Kulağı da, çünkü mühürlenmiş. Ayet-ti kerimede onların gözleri vardır görmezler. Kulakları vardır duymazlar. Onların kalpleri mühürlenmiştir der. Kalpleri vardır akletmezler. Mühülynmiş. Çünkü sebep onlar şeytanla dostluk kırıyor. Şeytanla yolculuk yapıyor. Şeytanla yol yürüyor. Onlar, çünkü dünya hayatının debdebesine kapıldılar gittiler. Hayatı bu dünyayla zannediyorlar. Yani bir bakıyorsun İslâm’la bağlantılı, ve alakalı üzerlerinde hiçbir şey kalmamış. Ne yazık ki günümüz öyle olmaya başladı.

Dünya hayatını geçici olduğunu unuttular mı?

Kınamak için söylemiyorum. Kadın çarşaflı yanındaki kızı çıplak. O kadıncağız kafasını kaldıramıyor kızından utancından dolayı. Kulağımla duydum. Benden uzakta yürü biraz diyor. Dünya hayatını geçici olduğunu unuttular. Unutturuldu Müslümanlara 150 yıldan beri dini eğitim yok. 150 yıldan beri dinin ahlâkı yok, eğitimi yok. Hiçbir şeysi yok. Ülkemizde 100 yıldan beri laik eğitim var. Dini bir eğitim yok. Camilerde yok, okullarda yok, televizyonlarda yok, sokakta yok.

Anne baba çocuğuna söz getiremiyor?

Memleket bu halde olmaz. Uyuşturucu almış götürmüş, fuhuş almış götürmüş, içki almış götürmüş, heva heves almış götürmüş, çıplaklık almış götürmüş. Anne baba çocuğuna söz getiremiyor. Çocuk anne babaya asi. İsyan almış götürmüş. Kadınlar kocalarını dinlemiyor. Kocalar kadınlara zulmediyor. Anne babalar çocuklara zulmediyor. Zulmederken dini İslâm hani Allah adına zulmettiğini söylüyor. Bir de bir de Allah’a iftira atıyor. Gerçek bir dini eğitim yok. Olması da mümkün değil zaten. Sistem ley dini eğitim yok. Yani siz milli denilen denildiğine bakmayın. Milli değil yani. Adı milli olan hiçbir şey milli değil.

Bir makamı görünce bozul, parayı görünce bozul, bozul Allah bozul mudur?

Sen o güne kadar Kur’ân, sünnet, vatan, millet de ondan sonra Kur’ân, ve sünnete ilk sırtını dönen sen ol. Bir makamı görünce bozul, parayı görünce bozul, bozul Allah bozul. Her yerden bozul. Bozuluyorlar. Allah bizi affetsin. Tırnak içerisinde manevi eğitim yok. Çünkü manevi eğitim yok. Tarikatlarda da manevi eğitim yok. Adı tarîkat olarak geçenlerde yok. Çünkü başlarındaki şeyhleri olgunlaşmış kemallermiş. Seyri sülük çıkarmış şeyh değil. Seyri sülük çıkarmış bir şeyh olsa kellesi gitse de hakkı anlatacak.

Dünya hayatı ne tür bir şeydir?

Ayet-i kerime Enam 32. Dünya hayatı bir oyun, ve oyalanmadan ibarettir. O dünya hayatını bu oyun, ve oyalanmada yele verdi gitti. Dünya hayatını bedavaya harcadığını söyledi. Bunu ne zaman dank etti? O fena halini yaşayınca denk etti.

Fena halini yaşayınca insanın ömrü nasıl değerlendirilir?

O asıl dedi âlem ötedeymiş. Asıl hayat ötedeymiş. Asıl zevk, asıl neşe Allah’la fena olmaktaymış. Bu sefer döndü. Kendince pişmanlıklarını sıralıyor. O normalde, çünkü o pişmanlık o fena halini yaşayınca insan o güne kadar yaşamış olduğu ömrünü ömürden saymaz. Der ki, "Bugüne kadar yaşamamışım. Der ki, "Bugüne kadar heva heves içindeymişim." Der ki, "Bugüne kadar ben kendimi düzgün Müslüman zannediyordum. Öyle değilmişim."

İslam dünyası denizin üzerindeki köpük gibi neden söylenir?

İslâm dünyasının. Müslümanların bir ağırlığı yok olması mümkün değil bakın biz komple hem ameli olarak hem itikadi bozulduk. Allah bizi affetsin.

Dini ve dünyevi meselelerde tembellik, aymazlık, gayret etmemek insanı her zaman ne şekilde geriye götürür?

İslâm’ı yaşamazsa o îmânı koruması mümkün değildir İslâm’ı yaşamaya çalışsa, ama ihsanı terk etse ihsana koşmamış olsa bir müddet sonra İslâm’ı da terk eder O ihsğerine doğru koşması lazım O yüzden Normalde gayret bu noktada hiçbir konuda gaflete düşmeden gaflete fırsat vermeden yapmamız gerekeni yapmak bunun için koşmaktır eğer o gayreti Biz üzerimizde tecelli ettirmezsek O çalışmayı üzerimizde tecelli ettirmezsek bu sefer bizim herhangi bir konuda başarılı olmamız herhangi bir konuda istenileni yerine getirmemiz mümkün olmaz

İmân bir bütündür ve bu bütünlük nasıl sağlanır?

Eşhedü en la ilahe illallah, ve eşhedü enne Muhammeden abduhu, ve resuluhu deyince îmân etmiş olur Ondan sonra îmân ettikten sonra hani bu o kimse Müslüman oldu Ondan sonra îmânın şartları Allah’a peygamberine kitaplarına devam eder o kimse Normalde îmânını bu manada îmâni akideler sağlamlaştırır îmânını sağlamlaştırıcı ardından İslâm gelir işte kelime şehadet getirmek Namaz kılmak oruç tutmak zekat vermek hacca gitmek gibi ibadetlerle îmân iyice kavileştirmek sever Allah da onu sever hadis-i kudsi mucibince o kimse artık Allah yolunda yürümeye başlar

İnsanın sorumluluk alması ve gayret etmesi neden önemlidir?

İslâm’ın şartlarını yerine getirecek sorumluluk aldı ihsana Doğru koşacak veyahut da bir vazife aldı dergahın içerisinde bir çalışmanın içerisinde kendince dedi ki ben bu işi yapabilirim ben bu işi yapabilirim dediyse o işi yapmak için gayret edecek, yani normalde o gayreti göstermez eğer o işte de başarılı olmaz bu noktada insanların Eğer Gayretli olan İnsanlar hayatlarında başarılı olurlar çalışanlar gayret edenler hayatlarında başarılı olurlar Eğer bir kimse gayret etmiyorsa Allah muhafaza eylesin onda herhangi gör başarı olmaz

Allah seni takvim üzerine yarattı mı?

Allah seni takvim üzerine yarattı. Seni Allah altın olarak yarattı ama sen dünya sevgisiyle bozuldun. Dışarıda altın aramaya koyuldun. Sen asıl cevherini unuttun.

İnsanlar yaptıkları doğruysa sevap ve hayır kazanıyorlar mı?

Beni kınarlar diye düşünmeyin. Bu dünya gelip geçecek ki gelip geçiyor ve bakıyorsunuz arkanızda yaptıklarınız bir de yapmadıklarınız kalıyor. İnsanlar yaptıkları doğruysa sevap ve hayır kazanıyorlar. Yaptıkları doğru değil ise günah kazanıyorlar.

Şunu unutmayın hiçbir zaman nedir?

Yaratma eylemi, fiili Allah’a aittir. Bunu aklınıza, kalbinize çakın. Şunu unutmayın hiçbir zaman. Yaratma eylemi, fiili Allah’a aittir.

Yaratılmışların yegane yaratıcısı kimdir?

Harut’un da Marutun da gök ehlinin de yer ehlinin de veyahut da herhangi bir perdeye gitseniz de oradaki varlıkların, yaratıkların, nesnelerin, eşyaların yegane yaratıcısı Allah işte. Ve o Allah celle celalüu yarattı. Her ne var ise hepsini de mükemmel bir şekilde yaratmıştır.

Bencil insanlar iman eder mi?

Allah muhafaza eylesin. Hadis-i şerifte Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kendisi için istediğini Müslüman kardeşin, mümin kardeşinin de istemesini emreder ve der ki, "Kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz der. O zaman müminler hani ayet-i kerimede kardeştirler der ya."

Bunun tersinden bir hadis-i şerif daha var mıdır?

Veyahut da bunun tersinden bir hadis-i şerif daha var. Kendisine yapılmasını istemediğini bir başkasına da yapma. Sen kendine bir şey yapılmasını istemiyorsan bir başkasına da yapma. Ancak o zaman o kimse kemale er.

Ya insan direkt rabbini bilir, sonra kendisini bilir mi?

Kendini bilen rabbini bildi. Rabbini bilen de kendini bildi. Ya insan direkt rabbini bilir, sonra kendisini bilir. Bazen Cenabı Hak öyle tecelli ettirir.

Bu işin kestırme yolu mudur?

O kimse kendini bilmeden rabbini bilir. Bu işin kestırme yoludur. Bu Allah yaptıklarından sorunlu değildir ayetine girer. Allah dilediğine dilediği kadar lütfeder ayet-i kerimesine girer.

Bütün varlığın rabbi Allah’ mıdır?

Allah’a aittir. Ve bütün varlığın rabbi Allah’tır. Tabii Rab ismi şerifi aynı zamanda terbiye edici, koruyucu, muhafaza edici anlamındadır. Cenabı Hak her bir varlığı, her bir varlığı görür, işitir. Onun ihtiyacına göre ne lazımsa onu ona ihsan eder. Ne lazımsa sen kendi kendine çok sana lazım olan şeyler sıralayabilirsin. Sana hakikatte ne lazımsa Cenabı Hak onu sana bahşeder. Rabbim cümlemize hayırlısını versin.

Allah’ı zikredenlerdeniz ve Cenabı Hak kim tövbe ile gelirse affedici bir Allah bulur diyor mu?

Ama Allah’tan ümidimizi kesmiyoruz. Allah’ı zikredenlerdeniz ve Cenabı Hak kim tövbe ile gelirse affedici bir Allah bulur diyor. O zaman normalde biz kendi kendimizi temize çıkarmadığımızdan dolayı biz günah kirlerinden arınacağız.

Münafıklarla alakalı ne söylenir?

Ahir zamanda münafıklık alametleri çok. Ne diyor münafıklarla alakalı? Onlar sizin yanınıza geldiklerinde biz sizdeniz derler. Başlarına bir tane beyaz takke geçirirler.

Münafıkların ruhiyeti ve karakteri değişir mi?

Adem zamanından itibaren münafıkların halet-i ruhiyesi değişmez. Karakterleri değişmez onların.

Münafıkların toplulukları nasıl tanımlanır?

Onlar münafıklar cemiyetindendir. Onlar münafıklar milletindendir. Onlar münafık bir topluluktur. O yüzden insanoğlu değişmiyor.

Adem’den itibaren münafıklar nasıl tanımlanır?

Adem’den itibaren münafıklar bir topluluktur. Adem’den itibaren müminler bir topluluktur. Adem’den itibaren Allah’a aşık olanlar bir topluluktur. Adem’den itibaren kafirler bir topluluktur.

Münafıkların hal ve hareketleri değişir mi?

Hal ve hareketleri de değişmez. Çünkü nasıl peygamberler Adem’den itibaren Kur’an ve sünneti yani İslam’ı tebliğ ettilerse münafıklar da Adem’den itibaren münafıklıklarını tescil ettirirler, gösterirler kendilerini.

Kafirler ve münafıklar nasıl davranırlar?

Kafirler kafirleri sever ve onlara benzemeye çalışırlar. Münafıklar münafıkları sever.

Mücahit olarak yola çıkanlar sonra ne oluyor?

Mücahit olarak yola çıkanlar sonra müteahit, sonra it sonra müşrik olup çıkıyorlar. Münafık olup çıkıyorlar.

Allah’tan korkmak ile Allah’a sığınmak aynı şey midir?

Yusuf Aleyhisselam, devlet erkanının hanımının tuzağına düşürülmek istendiği o kritik anda bir an için meyledebileceği bir iç geçişi yaşadı; ancak peygamberin ruhu o anda Allah’a sığındı ve kurtuldu. Kıssanın bu kısmı insan psikolojisini ve Allah’a sığınmanın gücünü çarpıcı biçimde ortaya koyar.

Yusuf Aleyhissel ki ayetinde ‘korkarım’ dememiş, ‘Allah’a sığınırım’ demiştir?

Yusuf suresinin 23. ayetinde Yusuf Aleyhisselam ‘korkarım’ dememiş, ‘Allah’a sığınırım’ demiştir. Arapçada ‘meâzallah’ ifadesi tüm tefsirlerde sığınma olarak geçmektedir. Bu ince fark büyük bir anlam taşır: Korku mesafe koyarken sığınma birleşme ve teslimiyet içerir.

Allah’tan korkmak ile Allah’a sığınmak birbirini tamamlar mı?

Allah’tan korkmak ile Allah’a sığınmak birbirini tamamlar; ancak aynı şey değildir. Korku uzaklaştırır, sığınma yaklaştırır. Gerçek kulluk her ikisini bir arada barındırır: Allah’tan haşyet duyarak ve O’na tam anlamıyla sığınarak yaşamak.

Yusuf Aleyhisselam’ın kıssası sığınmanın ne anlama geldiğini öğretir mi?

Yusuf Aleyhisselam’ın kıssası, sığınmanın salt sözden ibaret olmadığını, kalbin ve iradenin bütünüyle Allah’a yönelmesi gerektiğini öğretmektedir.

Rabbimizin günahları affetmesi ne ifade eder?

O kimse günahını kendince idrak etti ve dedi, "Beni affedecek olan Rabbim var." Bu kulluğun zirvesidir aslında kıymetli kardeşler. Beni affedecek olan Rabbim. Mustafa Özbağı’ı affedecek olan rabbimdir. Eğer bir kulun hakkına tecavüz ettiysem, bir kimseye yanlış yol çarpık bir şey yaptıysam onu tazmin eder.

Cömertlik yalnızca para ve mal değil; zaman, bilgi, ustalık ve sevgi de verilip paylaşılabilir mi?

Neyin sahibiysen, neyin ustasıysan, hangi bilgiyi taşıyorsan onu insanlara dağıtmak cömert insanın şiarıdır. Cömertlik yalnızca para ve mal değil; zaman, bilgi, ustalık ve sevgi de verilip paylaşılabilir.

Allah Resulü buyurdu: ‘Sadaka malı eksiltmez; Allah affedenin 3 izzetini artırır; kim Allah için tevazu gösterirse Allah onu yüceltir.’ Bu üç kural cö müdür?

Allah Resulü buyurdu: ‘Sadaka malı eksiltmez; Allah affedenin 3 izzetini artırır; kim Allah için tevazu gösterirse Allah onu yüceltir.’ Bu üç kural cömertliğin hem dünyada hem ahirette getirdiği faydayı özetlemektedir.

Kötülük yapmak ve tövbe etmek arasındaki ilişkiyi nedir?

Kötülük yaparsan, tövbe edip geri dönüp kötülük yaptıklarında helallaşmazsan cezanı çekersin. Tövbe etmişsen, geri dönme. Bu, sadece Peygamberlere ve Allah’ın velilerine mahsus bir şeydir. Kötülük yapmış olan kişi, tövbe etmeden cezalarını çekmek zorundadır. Tövbe etmek, Allah’ın af ve mağfiretine erişme yoludur.

Allâh’ı tanımak ve bilmek ne demektir?

Neydi yaratılış maksadımız? Allâh’ı tanımak ve bilmekti. O zaman biz Cenâb-ı Hakk’ın sıfatlarını her mertebede, her perdede sıfatsal tecellîatlarını görmekten uzak isek, o zaman göz gözlük yapmadı. Yaratılış maksadımız, amacımız bu. Cenâb-ı Hak tanınsın, bilinsin diye. O yüzden Allah kendisini tanıma, bilme yolunda mücâhede edenleri herkesten ve her şeyden fazla sever.

Âyet ("Gerçekten bu Kur’ân insanları en doğru yola iletir ve sâlih ameller işleyen mü’minlere büyük bir mükâfât olduğunu müjdeler") midir?

"Din yolu ince bir yoldur" — Ebû Dâvûd, Vesâyâ 3 ("Cennetlik olanın yolu ince, cehennem yolu geniş"); İsrâ sûresi 9. âyet ("Gerçekten bu Kur’ân insanları en doğru yola iletir ve sâlih ameller işleyen mü’minlere büyük bir mükâfât olduğunu müjdeler").

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları