Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
İman ve İtikad(2302) — Sayfa 26/28
Allah’ın lütfu ikrâmı, dostlarının kalbine tecellî eder mi?
Allah’ın lütfu ikrâmı, dostlarının kalbine tecellî eder. Kalp sedef gibidir; eğer Allah’ın rahmet damlaları o kalbe düşerse, orada ma’rifet incisi oluşur. İlâhî lütuf, ancak temiz, ve açık kalplerde inci hâline gelir.
Kaynak: Allah’ın lütfu ikramı dostlarının kalbine tecelli ederse inci hükmünde olur
Sedefin dışarısında küçük büyük damlalar vardır; sedefin içinde ise küçük büyük inciler var mıdır?
Yağmur damlaları sedeflerin içinde inci olur. Sedefin dışarısında küçük büyük damlalar vardır; sedefin içinde ise küçük büyük inciler vardır. Yağmur damlaları istiridyenin içine girerse, orada inci olur.
Kaynak: Allah’ın lütfu ikramı dostlarının kalbine tecelli ederse inci hükmünde olur
Ayetlerde: Allah’tan başka dostlar edinenlerin misali, kendine yuva yapan örümceğin misali gibi midir?
Ankabut sûresinde 41 ve 42. Ayetlerde: Allah’tan başka dostlar edinenlerin misali, kendine yuva yapan örümceğin misali gibidir. Evlerin en çürüğü muhakkak ki örümceğin yuvasıdır. Keşke bilseler! Doğrusu Allah, kendini bırakıp da tapındıkları şeyi bilir.
Kaynak: Allah’tan başka dostlar edinenlerin misali kendine yuva yapan örümceğin misali g
Bu, Allah’ın dostlarının hakkını koruması mucizesi midir?
Allah dostlarına yapılan haksızlıkların intikamını Allah bu dünyada alır. Yüzbaşı kötü niyetle Çorum’daki bir müminin aleyhine şehadet etmişti. Akabinde yüzbaşının kendisine kanser, eşine kanser, çocuklarına perişanlık musallat oldu. Bu, Allah’ın dostlarının hakkını koruması mucizesidir.
Düşmanlık yaparken ne tür zararlar yapılabilir?
Kötülüğü aleyhime uğraşıyorsun benim dinimle alakalı. Benim yolum la alakalı. O yüzden Hakkım helal değil ben bunu ta, ama dervişliğin başlangıcından beri söylüyorum. Hani bir diyorlar ya. Herkese Hakkını helal et. Ya neden helal edeyim kafirse Allah intikam mı alsın. Amin münafık İsa Allah intikam mı alsın. Amin o kimse dergahtan helali hoş olsun. Tekrar söylüyorum. Yemiş içmiş kırmış dökmüş bunları duymuyor görmüyor zannetmeyin. Onun hesabını görmüyorum onun hesabını görsem bu topluluk. Onun hesabını veremez hizmet edenler de veremez. Sen bu topluluğun bir tane bardağını kırsan nasıl vereceksin hesabını sen bir tane fincanını kırsan nasıl hesab vereceksin hesabına bir topluluğun tabağını zarar versen nasıl vereceksin hesabına incine zarar versen nasıl vereceksin hesabını bir lokmanın bir tanesine bir zarar versen nasıl.
Edebi olmayan ilim ne sonuçlara yol açar?
Edebi olmayan ilim, sâhibini helâke sürükler; nitekim İblîs de çok âlimdi, ama edepten mahrumdu.
İslâm’da bir şeyi istemek yasak mıdır?
İslâm’da bir şeyi istemek yasaklanmıştır. Bu bir istemezsin.
Kaynak: Gizli kibir
Sohbetlerinizi mutmainne makamına gelen nedir?
Ve sohbetlerinizi mutmainne makamına gelen. Derviş’in cennete gideceğini söylemiştiniz mutlu yine makamına gelen. Derv. Namaz borçları var ise durumu ne olacak kazandığını. Eda edemeden vefat ederse mutmainneye gelmiş olan bir kimsenin. Kaza borcu yoktur zaten kaza borçları varsa o zaten mutmainneye. Giremez ki onun. Normalde kaza borçları. Eda etmesi gerekir.
İslâm’ın kaynağı vahiydir; aklın görevi ise vahyi anlamak, ve tatbik etmektir, yoksa vahyin yerine geçmek değil mi?
Biz vahye tâbî olacağız; diğer tüm inançlardan, ideolojilerden, ve felsefî akımlardan uzağız. İslâm’ın kaynağı vahiydir; aklın görevi ise vahyi anlamak, ve tatbik etmektir, yoksa vahyin yerine geçmek değil.
Kaynak: Biz vahye tabi olacağız diğer tüm inançlardan da uzağız 12.1.23
Vahye tâbî olmanın zarûreti neden vardır?
Cenâb-ı Hak, Peygamberine buyurmuştur: "Rabbinden sana vahyolunana uy; kâfirlere uyma, münâfıklara uyma, vahye uy." Bu hitap, yalnızca Hz. Peyg. 12.1.
Kaynak: Biz vahye tabi olacağız diğer tüm inançlardan da uzağız 12.1.23
Akıl vahyi anlama ve yaşamada en önemli zeminimizdir?
Akıl, vahyi anlama, ve yaşamada en önemli zeminimizdir. Dîn akıl iledir, îmân akıl iledir. Akılsız bir kimsenin cezâ ehliyeti olmadığı gibi dînî ehliyeti de yoktur. Akıl, vahyin yerine geçmez; ama vahyin anlaşılması, ve hayâta tatbîk edilmesi için vazgeçilmez bir nîmettir.
Kaynak: Akıl vahyi anlama ve yaşamada en önemli zeminimizdir 04.03.23
İslami olmayan bir sistem kurguluyorsun orada neden?
İslami olmayan bir sistem kurguluyorsun orada. Düşünmüyorlar. İlk golü kendi evlatlarımız atıyor anne babalara. Allah bizi affetsin. >> O münafıkça hayat standardı içimize yerleşmiş vaziyette. Kimseyi suçlamak için söylemiyorum. Resim gösteriyorum. Ayna tutuyorum. Hiç kimseyi suçlamak için söylemiyorum. Kınamak için söylemiyorum. Yarın öbür gün benim de başıma gelebilir. Çünkü benim de evlatlarım beni dinlemeyebilir. Hayır baba bu senin zamanında bu zaman değişti.
Kaynak: Münafıkça hayat standardı içimize yerleşmiş vaziyette
Ey iman edenler, zannın bir kısmı günah mıdır?
Ey iman edenler, zannın bir kısmı günahtır. Birbirlerinizin kusurlarını, ve mahremiyetlerini araştırmayın. Hucurat 12. O yüzden gizli gizli insanların kusurlarını araştırma, ve etrafında başkalarında bulduğu kusurları konuşmaya başlamak.
Kaynak: Bugünün hastalığı, insanların ayıplarını araştırmaktır
Müslümanlar Hristiyan ve Yahudiye dost etmiş mi?
Ne yazık ki Cenabı Hak Maide suresinde siz Hristiyanları, ve Yahudileri kendinize dost etmeyiniz demesine rağmen Müslümanlar, ama açıktan, ama gizliden, ama bilerek, ama bilmeyerek Hristiyan, ve Yahudileri kendine dost etmiş. Kendilerine Hristiyan, ve Yahudileri kendilerine kurtarıcı olarak görmüş, ve ne yazık ki o kafirlerin, o münafıkların, o mürtetlerin, o fasıkların, o rüşvetçilerin, o içkicilerin, o eşcinselcilerin, o kumarcıların, o deccaliyetin emrine girmiş o bürokratlar, o siyasetçiler, o alimler, o şeyhler ne yazık ki kendilerini satmışlar kitabına, Ve Resûlullah sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretlerinin sünnetine sırtlarını çevirmişler.
Kaynak: Müslümanlar ne yazık ki heva heveslerine düşmüşler ve Muhammed-i Mustafa’nın yol
Bu ayeti kerimenin başı kadınlarla alakalı mıdır?
Bakara 222. Şüphesiz ki Allah tövbe edenleri sever, temizlenenleri de sever. Bu ayeti kerimenin başı kadınlarla alakalıdır. Malum kadınların muayyen günleriyle alak. Amma, ve, lakin ayet-i kerimenin sonu bütün Müslümanları, bütün müminleri ilgilendirir. Allah tövbe edenleri, ve temizlenenleri sever.
Kaynak: Allah temizlenenleri sever
Sana karşı hiçbir kimsenin adını anmak lâyık değildir.’ Bu münâcat, duânın ve talebinin yalnızca Allah’a yönelmesi gerektiğini veciz biçimde özetler mi?
Hz. Mevlânâ Celâleddin Rûmî hazretleri Allah Teâlâ’ya şöyle münâcaatta bulunur: ‘Ey Allah! Ey ihsânları ile hâcetleri revâ eden! Sana karşı hiçbir kimsenin adını anmak lâyık değildir.’ Bu münâcat, duânın ve talebinin yalnızca Allah’a yönelmesi gerektiğini veciz biçimde özetler.
Kaynak: Hacetleri yerine getiren,insanların ihtiyaçlarını gören bir Allah varken başkası
İslâm toplumu gün geçtikçe itaat mekanizmasını kaybediyor mu?
İslâm toplumu gün geçtikçe itaat mekanizmasını kaybediyor. Allah’a itaat edin demiş; İslâm toplumu Allah’a itaat etmiyor. Resûlüne itaat edin demiş; itaat etmiyor. Sizden olan emir sâhiplerine itaat edin demiş; ona da itaat et ki.
Kaynak: Allah’a, Resulüne ve kendilerinden olan emir sahiplerine itaatsizlik İslam toplu
Allah’a, Resûlü’ne ve sizden olan emir sâhiplerine itaatsizlik neden İslâm toplumunu bozmuştur?
Allah’a, Resûlü’ne, ve sizden olan emir sâhiplerine itaatsizlik, İslâm toplumunu bozmuştur. Toplumun düzeni, bu üç itaat halkasının sağlam olmasına bağlıdır. Biri koptuğunda diğerleri de zayıflar.
Kaynak: Allah’a, Resulüne ve kendilerinden olan emir sahiplerine itaatsizlik İslam toplu
Allah’a hamdetmek ne demektir?
Bu Allah’a hamdetmek, Allah’a şükretmek hem dil ile olacak hem de fiili olacak. İsraf etmeyeceksin fiili. Bir şeyi atmayacaksın fiili. Bir şeyi son kullanma zamanına kadar kullanacaksın fiili. Bu peynir kokmuş gibi duruyor. Atmayacaksın. Allah’a hamdet. Bir evde bir kadın bir şeyi kokutuyorsa, küflendiriyorsa, kurtlandırıyorsa, böcekla, o kadın evinin kadını değil. O nankörlerden adam çalışmış, çabalamış. Cenabı Hakk’ın lütfuyla, ikramıyla eve yiyecek getirmiş. O kadın evdeki yiyecek kurtlandırmış, böcekl, kokutmuş. O kad nankörlerden bir kadın. Bu kimin eşi olursa olsun, kimin karısı olursa olsun o Cenabı Hakk’ın vermiş olduğu nimete saygı, ve sevgili durmuyor. O nimete hamd etmiyor. O nimete şükretmiyor. Evde bulgurdur, fasulyedir, orur, budur, ne varsa böceklir var, tereyağı var, şu var, bu var. Küflendirmiş. Yemek var. Yemek orada durmuş dolapta. Bir gün, iki gün, 3 gün. Ondan sonra bozuldu bu demiş. Atmış. O kadın nankörlerden. O erkek o kadına gerekli olan nasihati etmiyorsa o erkek de nankörlerden. Cenabı Hakk’ın vermiş olduğu nimete hainlik yapıyor. Doğru değil. Hamdedenlere, şükredenlere Allah nimeti arttırır. Hamdetmezse, şükretmezse o zaman da diyor ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir. Allah nankörleri sevmez. Allah israfçıları sevmez. Allah gösteriş yapanları sevmez. Allah gösteriş yapan, israf edenleri sevmez. Allah bir şeyi kokutan, bozan, küflendireni sevmez. O zaman hamdedeceksin. O zaman şükredeceksin. Sen bu ne? Bunu yerli yerinde kullanacaksın. Sonuna kadar kullanacaksın. Bozuldu. Tamiri mümkün değil. O zaman yenisini alacaksın.
Kaynak: Aklın yerindeyken, sağlığın yerindeyken, imanın yerindeyken Allah’a hamdet
Nankörlerin Allah’a hamdet etmesi ne demektir?
O nimete hamd etmiyor. O nimete şükretmiyor. Evde bulgurdur, fasulyedir, orur, budur, ne varsa böceklir var, tereyağı var, şu var, bu var. Küflendirmiş. Yemek var. Yemek orada durmuş dolapta. Bir gün, iki gün, 3 gün. Ondan sonra bozuldu bu demiş. Atmış. O kadın nankörlerden. O erkek o kadına gerekli olan nasihati etmiyorsa o erkek de nankörlerden. Cenabı Hakk’ın vermiş olduğu nimete hainlik yapıyor. Doğru değil. Hamdedenlere, şükredenlere Allah nimeti arttırır. Hamdetmezse, şükretmezse o zaman da diyor ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir. Allah nankörleri sevmez. Allah israfçıları sevmez. Allah gösteriş yapanları sevmez. Allah gösteriş yapan, israf edenleri sevmez. Allah bir şeyi kokutan, bozan, küflendireni sevmez. O zaman hamdedeceksin. O zaman şükredeceksin. Sen bu ne? Bunu yerli yerinde kullanacaksın. Sonuna kadar kullanacaksın. Bozuldu. Tamiri mümkün değil. O zaman yenisini alacaksın.
Kaynak: Aklın yerindeyken, sağlığın yerindeyken, imanın yerindeyken Allah’a hamdet
Nimetlerin verilmesiyle ilgili ne söylendi?
Cenabı Hak şükredenlere nimetlerini artırır. Her haline rabbine hamdet, şükret. Ama bu hem dil ile hem de fiili olacak. Bu Allah’a hamdetmek, Allah’a şükretmek hem dil ile olacak hem de fiili olacak. İsraf etmeyeceksin fiili. Bir şeyi atmayacaksın fiili. Bir şeyi son kullanma zamanına kadar kullanacaksın fiili. Bu peynir kokmuş gibi duruyor. Atmayacaksın. Allah’a hamdet. Bir evde bir kadın bir şeyi kokutuyorsa, küflendiriyorsa, kurtlandırıyorsa, böcekla, o kadın evinin kadını değil. O nankörlerden adam çalışmış, çabalamış. Cenabı Hakk’ın lütfuyla, ikramıyla eve yiyecek getirmiş. O kadın evdeki yiyecek kurtlandırmış, böcekl, kokutmuş. O kad nankörlerden bir kadın. Bu kimin eşi olursa olsun, kimin karısı olursa olsun o Cenabı Hakk’ın vermiş olduğu nimete saygı, ve sevgili durmuyor. O nimete hamd etmiyor. O nimete şükretmiyor. Evde bulgurdur, fasulyedir, orur, budur, ne varsa böceklir var, tereyağı var, şu var, bu var. Küflendirmiş. Yemek var. Yemek orada durmuş dolapta. Bir gün, iki gün, 3 gün. Ondan sonra bozuldu bu demiş. Atmış. O kadın nankörlerden. O erkek o kadına gerekli olan nasihati etmiyorsa o erkek de nankörlerden. Cenabı Hakk’ın vermiş olduğu nimete hainlik yapıyor. Doğru değil. Hamdedenlere, şükredenlere Allah nimeti arttırır. Hamdetmezse, şükretmezse o zaman da diyor ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir. Allah nankörleri sevmez. Allah israfçıları sevmez. Allah gösteriş yapanları sevmez. Allah gösteriş yapan, israf edenleri sevmez. Allah bir şeyi kokutan, bozan, küflendireni sevmez. O zaman hamdedeceksin. O zaman şükredeceksin. Sen bu ne? Bunu yerli yerinde kullanacaksın. Sonuna kadar kullanacaksın. Bozuldu. Tamiri mümkün değil. O zaman yenisini alacaksın.
Kaynak: Aklın yerindeyken, sağlığın yerindeyken, imanın yerindeyken Allah’a hamdet
Allah’a hamdet etmenin yolu nedir?
Sen bu ne? Bunu yerli yerinde kullanacaksın. Sonuna kadar kullanacaksın. Bozuldu. Tamiri mümkün değil. O zaman yenisini alacaksın. Allah’ı hamdetmenin yolunu bul. Allah muhafaza eylesin. >> O yüzden nimetler değil, nimeti veren bakidir. Sen üzerindeki nimetleri baki görme. Sen o nimetleri bahşeden, nimetleri lütfeden Allah’a hamdet. Gelip geçici. Bugün gözün görüyor, yarın görmeyebilir. Annem 10 yıldan fazla ömrünün son 12 13 yılını sıfır görmeyle yaşadı. Sıfır görme. Şeker hastasıydı. Vurdu gözlerine. Üç sefer ameliyat ettirdim açılmadı. Yani o süreç durmadı. Şekeriyle mücadele etmedi. 15 yıla yakın sıfır görmeyle yaşadı. Sıfır görmüyor kadın. O nimet elindeyken Allah’a hamdet. Aklın yerindeyken Allah’a hamdet. İmanın yerindeyken Allah’a hamdet. O nimet geçer gider. O bir şeyin olmaması geçer gider. Onsuz da yaşarsın. Bir şeysiz yaşarsın. O yüzden Allah’a hamdet. Allah’ı hamdetmenin yolunu bul. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> İnsan suresi ayet 3. Bunlar böyle beni böyle derinden sarsan ayet, ve hadislerdir bunlar. İnsan suresi ayet 3. Biz ona doğru yolu da eğri yolu da gösterdik. Artık isterse şükreder, doğru yolda gider, isterse nankörlük edip ehli yollara sapar. Sana doğruyu gösterdi Cenabı Hak. Ben size bildiğim kadar doğruları anlattım. Bildiğim kadarıyla, görebildiğim kadarıyla. Sen ister doğruları yaparsın, ister sen nankörlük edip eğri yollara saparsın. Allah, ve Resûlullah sana doğru yolu gösterdi. Sana doğru yolu anlattı. Cenabı Hakk’ın orta yerdeki nasihatçileri sana doğruyu anlattı. Kur’an belli, sünnet belli. Sen ister doğru yolda gider Allah’a hamdedersin ya da sen eğri yolda gider Allah’a nankörlük edip cehenneme doğru yol alırsın.
Kaynak: Aklın yerindeyken, sağlığın yerindeyken, imanın yerindeyken Allah’a hamdet
İnsana teşekkür edilir mi?
İnsana teşekkür, Allah’a teşekkür hadis-i şerifi mucibince, mesela insanlara hamdedilmez, ama Allah’a hamdedilir.
Hani siz Allah Resulüne bir şey mi dediniz?
Senden bir şey kopar giderse Allah daha iyisini, daha yenisini sana verecek. Hani Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretlerinin eşleri dünyalık istediler Hazreti Resûlullah’tan sallallâhu aleyhi, ve sellem’den. Allah Resulü sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretleri onlarla tartışmadı. Bir şey yapmadı. Evinin damına çıktı. Birinci gün, ikinci gün, 3üncü gün evinin damında yaşıyor. Hzreti Ebubekir efendimiz geldi Hazreti Ayşe annemize. Hz. Ömer efendimiz geldi esma. Siz ne yaptınız peygambere? Dama çıktı. Damda yaşamaya başladı. Ve Cenabı Hak 3üncü gün ayet-i kerimesini indirdi. Ey habibim hepsini de boşa. Allah sana daha iyisini daha yenisini verecektir. Dedi.
Kaynak: Senden gidene üzülme Allah sana daha iyisini daha yenisini verecek, Allah’ı zikr
Allah’ın sevgisi ne anlama gelir?
Allah sevgisi bozacaktır etrafındakileri. Neden? Onlar, çünkü Allah’ı hakkıyla sevmiyorlar. Allah’ı hakkıyla kulluk etmiyorlar. Sen takva sahibi olunca dökülecektir etrafındaki curuflar. Sen istenmeyen adam, istenmeyen kadın olabilirsin. Neden? Takvadan dolayı. Neden? Allah’a olan yakınlığından dolayı. Çünkü sen ibadet düşünüyorsun, zikrullah düşünüyorsun, sohbet düşünüyorsun, Allah yolunda koşuşturmak düşünüyorsun. Öbürkü gezmek düşünüyor. Öbürkü ne düşünüyor? O heva, ve hevesini ilah edinip nefsi bir keman çalıyor. O kemanın önünde oynamak istiyor. Nefsi zurnaya geçiyor. O zurnanın önünde oynamak istiyor. Nefsi neyi istiyor? Saz, dembek, dümbek istiyor. O onun önünde oynamak istiyor. Ama sen zikrullah yapmak istiyorsun. O dökülüyor etrafından.
Kaynak: Senden gidene üzülme Allah sana daha iyisini daha yenisini verecek, Allah’ı zikr
Eğer öbür türlü olursan hani gösteriş için yapanlara da Cenabı Hak şerh düşüyor mu?
Gösteriş yok, şataat yok, şatafat yok. Ne var? O Allah için yürümek var. Eğer öbür türlü olursan hani gösteriş için yapanlara da Cenabı Hak şerh düşüyor. Yani bir kimse iyilik yapıyor gösteriş için, zikrullah yapıyor gösteriş için. Bir kimse dervişlik yapıyor gösteriş için. Yok. O gösterişin sebebi Allah’ı az zikretmesinden. Az zikrederse bir kimse gösterişe düşer. Az zikrederse bir kimmez şatata şatafata düşer. Az zikrederse bir kimse heva, ve hevesini temize çıkarır. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> Nisa ayet 142. İyiliği gösteriş için yaparlar, ve Allah’ı çok azanlar. Bu münafıklık alametidir. Allah muhafaza eylesin. >> Münafıklık alameti yok. Biz olduğumuz gibiyiz. Riya yok, gösteriş yok. Olduğumuzdan fazla göstermek yok. Olduğumuz gibiyiz.
Kaynak: Az zikreden gösterişe düşer, şatahata şatafata düşer, heva ve hevesini temize çı
Allah o nimeti senin üzerinde görmek ister mi?
Allah vermiş olduğu nimeti kulunun üzerinde görmek ister. Allah sana dervişlik nimeti vermiş. Allah o nimeti senin üzerinde görmek ister. Allah sana zikrullah nimeti vermiş. Allah senin üzerinde o nimeti görmek ister. Bu sadece kıyafetle alakalı. Bunu algılamayın. Bunu sadece Müslümanlar kıyafetle algıyor Allah. Ben güzel giyinmeyi seviyorum. Hadis-i şerifin metni öyle ya. Canım kardeşim Allah’ın vermiş olduğu nimet bir tek kıyafet mi sende? Sende Allah’ın vermiş olduğu hidayet nimeti var. Sende Allah’ın vermiş olduğu sufilik nimeti var. Dervişlik nimeti var. Zikrullah nimeti var. Allah’ın senin üzerine verdiği rızık nimeti var. Sana vermiş olduğu rızıklardan paylaş. Maddi manevi paylaş. Sana Cenabı Hak nimet vermiş. O nimeti senin üzerinde görecek. Dervişlik nimeti de onun da görecek senin üzerinde. Sen ne, ama Allah’ın geydirmiş olduğu elbiseyi çıkarıyorsun ki?
Kaynak: Allah vermiş olduğu nimeti kulunun üzerinde görmek ister
Tevbe edip Allâh’ı zikretmeyen kimsenin akâidi bozulur mu?
Tevbe edip Allâh’ı zikretmeyen kimsenin akâidi bozulur. Âyetlerde, ve hadîslerde eksiklik görmeye başlar. Zikrullâhtan uzak kalan kalb karanlıkla dolar, ve o karanlık içinde şüpheler oluşur.
Kaynak: Tövbe edip Allah’ı zikretmeyenin akaidi bozulur, ayetlerde hadislerde eksiklik g
Şüphe ve Hakikat | Gazâlî Sohbetleri 14 nedir?
Şüphe ve Hakikat | Gazâlî Sohbetleri 14 metininde, şüphe ve hakikat arayışı, dini şüphecilik ve hakikat, şüphe: hakikate götüren binek gibi konular tartışılmaktadır.
Şüphe duymayan hakikati bulamaz mı?
Şüphe duymayan hakikati bulamaz. İmam Gazâlî. Konu hemen belli oldu. Gazâlî bu defa soruyu uzun tutmayıp hemen konuya geçelim. Şüphe duymayan hakikati bulamaz. Önce şüpheden başlamamız lazım.
Dini şüphecilik nedir?
Tırnak içerisinde dini şüphecilik. Bu da normalde o kimsenin kendince hakikati bulmaya, gerçeği bulmaya fayda sağlar. Her şüphe, her şüphe psikolojik bir takıntı değil ise insanı doğruya, doğrunun doğrusuna, onun da doğrusuna götürebilir.
Şüphe insanı hakikate götüren bir binek midir?
Şüphe insanı hakikate götüren bir binek gibidir. Eğer şüphe senin bineğin olursa sen onun kölesi olursun. O seni yönlendirir. Yok şüphe bu noktada senin bineğin olmaz da sen onu binek gibi kullanırsan seni hakikate götürür.
Şüphe, insanı helak mı götürür?
Bizim toplumumuzda genel olarak insanlar şüphenin kölesidir. Yani şüphe ne yazık ki onun bineğidir. Bu insanı helake götürür. Mesela adam oturduğu yerden eşinden şüphe duyar. Oturduğu yerden çoluğundan, çocuğundan şüphe duyar. Oturduğu yerden yanındaki çalışandan şüphe duyar.
Şüpheye bakarken iki veçeden bakmak nedir?
Şüpheye bakarken iki veçeden bakacağız. Şüphe o zaman normalde bizim askerimizse biz onun tepesine binelim. Bizi hakikate götürsün. Yok şüphe bizim tepemize binerse eğer bu nefsane oluyor. Bu ilmi olmuyor. O zaman o bizi nereye sürüklüyorsa oraya gideceğiz.
Gazâlî, akıl perestliğe karşı mıdır?
Gazâlî aslında akıl perestliğe karşıdır. Veya bir İslâm alimi, bir sufi, bir İslâm alimi akla karşı gelmesi. Mümkün değildir. Akla karşı olmak insanın fıtratına karşı olmaktır. Akla karşı olmak dinin özüne karşı olmaktır. Dinin fıtratına karşı Bu mümkün değildir.
Vahiy ve aklın dengesini nasıl açıklar?
Vahiy, aklın önünde tutulmalıdır. Vahiyi anlamakta, analiz etmekte, onu böyle çözümlemekte, onun normalde ne manaya geldiğini anlamakta zorluk çekebilirsin. Çünkü vahiy, yani Kur’an e sizin bildiğiniz noktada değildir hiçbir zaman. Yani Kur’an’ın, çünkü bir görünen ayetlerin bir görünen yüzü vardır. Hadisle sabittir bu. Bir de görünmeyen batini yüzü vardır. O yüzden bir kimse Kur’an ayetlerinin batini yüzünü göremez ise, battini tefsirini bilmiyor ise o kimse Kur’an ayetlerine bakarken zahirde kalır.
İslâm’da aklın konumu nedir?
İslâm’da aklın konumu, vahiyin aklın önünde tutulması gerektiğini, vahiyin ve aklın dengesini, fıtratın önemi ve bu konulara dair Gazâlî’nin düşüncelerini ele alır. Zaman gerçek Kur’an ehli gerçek Kur’an ehli aklının üzerine beton dökmez. Bu mümkün değil. Çünkü siz herhangi bir ayet-i kerimenin battini veçesine baksanız o yine onun üzerinde bu eee derinleşmek ister. Artık bu şüpheicilikten çıkar. Derinleştikçe derinleşmek, yükseldikçe yükseltmek ister.
Küfür nedir?
Küfür, (ke-fe-ra / كَفَرَ ) fiilinden mastar olup, lugatta bir şeyi örtmektir. Bu sebepledir ki, kalbindeki inancı gizleyen, ve imân etmeyen kişiye “Kâfir” dendiği gibi, tohumu toprağa gömdüğü için çiftçiye, karanlığı ile her şeyi örttüğü için geceye de “Kâfir” denmiştir.
Kaynak: İslâm’da Tekfir Etmenin Ölçüsü Nedir? (Tekfir Meselesi Hakkında)
Küfür kelimesini söylemenin etkisi nedir?
Küfür kelimesini söylemenin kişiyi imandan çıkarıp küfre soktuğu belirtilmiştir.
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
Neden Müslümanlar elfâz-ı küfür konusunda bilgi sahibi olmalıdır?
Bilindiği gibi bu dünya bir imtihan mekânıdır. Bundan dolayı her Müslümanın kendisi, ve ailesinin kurtuluşu için iyiyle kötüyü, hayır ile şerri ayırarak dinimizin hükümlerini öğrenmesi gereklidir. Oysa günümüz Müslümanlarının birçoğu, farz-ı ayn olan ilimlerden, ve özellikle de bu ilimlerin en önemlilerinden olan «Elfâz-ı Küfür/Küfür Sözler» den habersiz yaşamaktadır. Bunları öğrenmek için hiçbir gayret sarfetmemektedirler!
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
Elfâz-ı küfür bilgisizliği ne gibi sonuçlara yol açar?
Bu cehâlet, ve bilgisizliğin verdiği cesaretle dilini küfür sözlerine bulaştırarak bir taraftan îmânını kaybediyor, diğer taraftan hanımıyla arasındaki nikâh bağı gidiyor. Eğer çocuğu doğarsa veled-i zina oluyor.
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
İmân, ve İslâm’a taluk eden küfür sözleri nelerdir?
Küfrü gerektiren sözler çeşitli gruplarda toplanır. Bunların ilki, îmân, ve İslâm ile ilgili küfür sözleridir.
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
Elfâz-I Küfür nedir?
Metin, küfür (inancın bozulması) ile ilgili ifadelerin ve bu ifadelerin ne şekilde kâfir olmaya yol açtığını tartışılmaktadır. Bu ifadeler, Allah’ın varlığı, birliği, zulüm yapmaması, insanlara emirler vermesi gibi konularla ilgili olup, bu ifadelerin kâfir olmaya neden olduğu açıklanmaktadır.
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
Allah’ın varlığına dair yanlış ifade eden bir kimse kâfir olur mu?
Allah-ü Teâlâ için, mekân iddia eden kimse kâfir olur. "Allah’ın olmadığı, boş bir yer yoktur" diyen kimse, kâfir olur. "Allah-ü Teâlâ, gökte" diyen kimse; bununla, açık haberlerde gelen hikâyeyi kastediyorsa kâfir olmaz. Fakat bu sözü ile mekân kastediyorsa; o zaman kafir olur. Bu şahsın, bir niyeti yoksa; âlimlerin ekserisine göre, kâfir olur.
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
Allah’ın zulüm yapmadığına dair yanlış ifade eden bir kimse kâfir olur mu?
Allah-ü Teâlâ’yı, "Yukarıda" veya "Aşağıda" diye vasıflandıran kimse, kâfir olur. "Allah-ü Teâlâ, insaf için oturuyor" diyen kimse, kâfir olur. Allah-ü Teâlâ’yı, "Yukarıda" veya "Aşağıda" diye vasıflandıran kimse, kâfir olur.
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
Allah’ın birliği ve zulüm yapmaması hakkında yanlış ifade eden bir kimse kâfir olur mu?
Bir kimse: "Benim, gökte ilâhım; yerde filanım var" dese; kâfir olur. "Allah, semâdan bakıyor" veya "Görüyor" yahut, "…arştan, bakıp görüyor" demiş olsa; bu söz, çoğunluğa göre, küfürdür. Ancak, Arapça olarak "Ittıla ediyor" derse; bu küfür olmaz. Ittıla: sözlük anlamı olarak öğrenme, bilgilenme, malumatı bulunma ya da vukuf, haberdarlık ve bilme anlamlarına gelmektedir.
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
Allah’ın bilgisine dair yanlış ifade eden bir kimse kâfir olur mu?
Bir kimse: "Allah, arşın üzerinden biliyor" demiş olsa; bu küfür değildir. Fakat; bir kimse: "Allah, arşın altından bilir" demiş olsa; işte bu söz, küfürdür. "Ben, Allah-ü Teâlâ’yı cennette görürüm" dese; bu söz küfürdür. Fakat "Cennetten görürüm" derse; bu söz, küfür olmaz.
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
Allah’ın adalet ve emirlerine dair yanlış ifade eden bir kimse kâfir olur mu?
Bir kimse: "Yâ Rabbî! Bu zulmü kabul eyleme" derse; bazı âlimler: "Bu kimse, kâfir olur" demişlerse de; essâh olan kavle göre, bu kimse kâfir olmaz. Bir kimse, başka bir kimseye: "Şayet, Allah (Azze, ve Celle) kıyâmet günü, sana insaf etmiş olsa; ben de insaf ederim" derse; kâfir olur. Fakat, burada "Lev" kelimesinin yerinde "İzâ" kelimesi olsaydı; bu şahıs, kâfir olmazdı.
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
Allah’ın emirlerine karşı direnen bir kimse kâfir olur mu?
Bir mazlum: "Bu, Allah’ın takdiri" der; zâlim de: "Ben, Allahu Teâlâ’nın takdiri olmadan da yaparım" karşılığını verirse; kâfir olur. "Bir kimse: "Ey Allah’ım! Rahmetini bana karşı cimrilik yapma" demiş olsa; bu söz küfür olan sözlerdendir. "Karı-koca arasında, münâkaşa uzar, ve koca, karısına: "Allah’tan havfet, ve ondan kork" deyince; kadın buna cevaben: "Ondan korkmuyorum" derse; Şeyhü’l-İmâm Ebû Bekir Muhammed bin Fadl şöyle demiştir: "Eğer kocası o kadını, açık bir günâha karşı, ıtâb ederek, Allah’tan kork dedi, ve o, bu şekilde cevap verdiyse; bu kadın irtidat etmiş, ve kocasından, bâin talâkla boş olmuş olur. Ancak onu, bir iş hakkında ıtab eyledi ise, bu durumda kadın, kâfir olmaz. Kadın, bu cevabı ile istihfaf (= hafife alma; ehemmiyet vermeme) gibi bir şeyi kastetmişse; kocasından boş olur."
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
Kelimetü’l-Küfr/İnkâr Sözü nedir?
Kur’ân-ı Kerîm’de elfâz-ı küfür yerine «Kelimetü’l-Küfr/İnkâr Sözü» tabiri geçmektedir (et-Tevbe 9/74) . Bu âyette, münafıkların küfür kelimesini telaffuz etmek suretiyle Müslüman iken kâfir oldukları ifade edilmiş, ve küfür kelimesini söylemenin kişiyi imandan çıkarıp küfre soktuğu belirtilmiştir.
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
Elfâz-ı küfür bilgisizliği ne sonuçlar doğurur?
Bu cehâlet, ve bilgisizliğin verdiği cesaretle dilini küfür sözlerine bulaştırarak bir taraftan îmânını kaybediyor, diğer taraftan hanımıyla arasındaki nikâh bağı gidiyor. Eğer çocuğu doğarsa veled-i zina oluyor. Çünkü bu kimse irtidat etmiş (dinden çıkmış) oluyor. Çünkü îmân, ancak Mevlâ Teâlâ ‘yı bildikten sonra onun peygamberler vâsıtasıyla bize bildirdiklerine inanmakla sahih/doğru olur. Eğer bunları bilmeden inanmak sahih olsaydı, "Allah’ın kızları, ve oğulları vardır" diyenlerin îmânları da sahih olurdu.
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
Eh-i Sünnet İtikâdımıza göre neyin kâfiri eder?
Eh-i Sünnet İtikâdımıza Göre Başlıca Üç Şey İnsanı «KÂFİR» Eder: 1- İstihlâl: Yasak, ve haram olan bir şeyi helâl, ve mübah olmasını istemek veya haramın helâl, mübah olduğunu iddia etmektir. Mesela, "Bu zamanda faiz haram olmaz" diye inanmak. 2- İstihzâ: İslâm’ın farz, vâcip, sünnet, müstehap, ve edeplerinden her hangi biriyle gizli veya âşikâr alay etmek, eğlenmek veya zevklenmektir. Mesela, sünnet üzere sakal bırakan kişiye "Keçisakallı" demek gibi. 3- İstihfâf: Dînî herhangi bi meseleyi hafife almak, önem vermemektir. Mesela kendisine "Cehenneme dayanılmaz, günah işleme" denilen kişinin; "Ne olacak ki! Biz de yananlarla beraber yanarız" demesi gibi.
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
Îmânı muhâfaza etmek için ne yapılmalıdır?
Îmânlı olmak kadar, îmânı muhâfaza etmek de önemlidir. Kişi, îmânını muhâfaza edebilmesi için küfre götüren söz, hâl, ve hareketlerden sakınması lazımdır. Aksi hâlde kişi yapacağı bir fiil (iş, hareket veya söz) ile -Allah korusun- kâfir olabilir. Bu hâlden dönüp tevbe edip şehâdet getirmezse dünya, ve âhireti perişan olur.
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR