Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: İman ve İtikad — Sayfa 27

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

İman ve İtikad(2302) — Sayfa 27/28

Allah’ın dini olan İslâm’ı bir parti ile veya şahıs ile özdeşleştirmek doğru mudur?

Allah’ın dini olan İslâm’ı bir parti ile veya şahıs ile özdeşleştirmek kesinlikle doğru değildir.

Kaynak: KÜFÜR SİSTEMİNDE OY KULLANMAK ve GÖREV ALMAK CÂİZ MİDİR?

Şahıslar, ve partiler gelip geçicidir, İslâm ise kalıcıdır mı?

Şahıslar, ve partiler gelip geçicidir, İslâm ise kalıcıdır.

Kaynak: KÜFÜR SİSTEMİNDE OY KULLANMAK ve GÖREV ALMAK CÂİZ MİDİR?

>> Batılın bir ameli tarafı var mıdır?

O yüzden batıla dalmayan Rabbim kullarından eylesin. >> Batılın bir ameli tarafı vardır. Bir de akide tarafı, imani tarafı vardır. Ameli tarafı batılın normalde farz ibadetleri terk etmek gibidir. Bu amelidir veyahut da günah keballer işlemek gibidir. Ama en tehlikelisi akide yönünden yani akait yönünden o kimsenin imanını ilgilendiren bir meseledir. O yüzden batıl derken asıl benim kastım odur. Bir kimse namaz kılamayabilir, oruç tutamayabilir, nefsine uyar, ne bileyim nefsine uyar, gün, ahah, günah işler. Bunları tövbe ederiz. Tekrar geriye döneriz, rücu ederiz. Cenab-ı Hak bir şekilde affedeceğini beyan etmiş. Ama bir kimse bir şeyin hakikatini bildiği halde imani meselelerde ona itiraz eder, ona karşı çıkarsa Allah muhafaza eylesin şirke düşer.

Ayet-i kerimede, " habibim, de ki, eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun mudur?

Ayet-i kerimede, " habibim, de ki, eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun. Onun ölçüsü sünnet-i seniye uymanız." Sünnet-i seniyeden taviz vermeyin.

Allah sıkıntının ardından kolaylık ihsan eder mi?

Allah sıkıntının ardından kolaylık ihsan eder. Bakın. Allah zorlaştırıcı değildir. O yüzden aşırılıktan uzak durun. Cenab-ı. Dini yaşantımızda da dünyevi yaşant ki orta yolu seçe Hakkında Hak bir zorluk önüne koyduysa arkasından muhakkak bir kolaylık gelecek. Ümidini kesme. O zorluk seni yıkıntıya götürmesin. Yine ayeti kerime talak ayet 4. Kim. Allah’a karşı sorumluluklarını yerine getirir de itaatsizlikten sakınırsa. Allah da ona işlerinde kolaylık ihsan eder. Bak sen aşırılıktan uzak dur. Allah’ın emirlerini yerine getir. Allah sana yardım edecek. İşlerini seni ne yapacak? Sana kolaylık ihsan edecek. Allah vaadediyor bunu. Aşırılıya gitme. Zorlukla beraber kolaylık da vardır. Kesinlikle zorlukla beraber kolaylık vardır. İnşirah ayet 5 ve 6. O yüzden dinde aşırılığa gitmek. İslam dininde, Muhammedilikte yok. Ve bu bizim dinimizin en önemli özelliklerinden birisidir. Orta yol üzerinde olmak, aşırı gitmemek, aşırı olmamak ve orta yol üzerinde hak ve hakikate erişilir. Sufilik orta yol üzerinde yürümektir. Sufilik aşırıya gitmek değildir. Sufilik namaza namaz katmak, oruca oruç katmak değildir. Sufilik dinde olmayanı varmış gibi göstermek değildir. O zaman ne yapacağız? Biz aşırıya gidenlerden olmayacağız. Yine hadis-i şerif. Buhari’de din kolaylıktır. Kim dini zorlaştırırsa mağlup olur. Yine. Ahmed bin. Hanbel’den, "Sizin din adına yapacağınız şeyin en hayırlısı kolay olanıdır. Sizin din adına yapacağınız şeyin en hayırlısı kolay olanıdır." İmam-ı. Hanbel’den kolay olanı tercih edin. Zor olanı değil. Kolay olanı insanlara tavsiye edin. Zor olanı değil. Yine. Buhari’den. Allah için dinlerin hangisi daha hayırlıdır diye soruldu peygambere. O da cevaben kolaylık ve müsamaha dini olan hanifliktir buyurdu. O zaman haniftin neymiş? Kolaylık ve müsamakar davranmakmış. O kimse zayıf, oruç tutamayacak. Ona müsamakar davran. O kimse hasta, onu yerine getiremeyecek. Ona kolaylaştır. Ne diyor? namaz kıldıran imama emrediyor. Arkandaki yaşlıları, arkandaki emziklileri, çocukluları düşün diyor namaz kıldırırken. Çok uzun ayet okumak takva değil. Namazı hafif kıldırmak takvadır. Takva kolaylaştırmaktır. Aşırıya gitmek takva değildir. Aşırılaşmak takva değildir. Bu din olanı. O zaman dünya olanın da orta yolunu seçelim. İnsanoğlunun iki ova vadi dolusu malı olsa üçüncüsünü de ister. İnsanoğlunun karnını topraktan başka bir doyurmaz ve. Allah tövbe edenlerin tövbesini kabul eder. Bu hari demek ki iki vadi dolusu malımız olsa, iki vadi dolusu altın olsa üçüncüsünü isteyecek insanoğlu. O zaman dünyada da aşırı gitmek yok. Dünyada da aşırı derecede hırslanıp insanları ezmek yok. Biz marifet ehli olacaksa dinimizi de dünyamızı da aşırı isteklerden ve aşırılıktan temizleyeceğiz ve uzak tutacağız. Yeah.

Kelâm ve felsefede Adem, varlık kavramının karşıtı olarak kullanılır; gerçek anlamda yokluk, varlığın zıddı olarak görülür. Bu ifade ne anlama gelmektedir?

Öyleyse iki türlü varlığa bakmamız gerekir: gerçek varlık Allah’tır; mecazî varlık ise yaratılmış olandır. Yaratılmış olan gerçekte yoktur; Adem var edilmiştir, bu manada gerçekte yoktur.

Meryem Suresi 67. âyette "İnsan daha önce hiçbir şey değilken onu yarattığımızı düşünmez mi?" buyrulur. Bu ifade ne anlama gelmektedir?

İnsan önceden yoktu, sonradan var edildi. Var edilenin evveli var mıdır? Hayır. "Evvel olan Allah’tır." Hadîs-i şeriften biliyoruz: "Allah vardı, O’ndan başka hiçbir şey yoktu." O hâlde bu âlemin ve Adem’in bir başlangıcı vardır; zaman içinde yaratılmışlardır. Âlem bir bakımdan yokluktan yaratılmıştır.

Sadece Allah’a ihtiyacını gör nedir?

Sadece Allah’a muhtaçsın. Sadece Allah’a ihtiyacını gör.

Ahmed’e, Mehmet’e, devlete, ona, buna değil mi?

Ahmed’e, Mehmet’e, devlete, ona, buna değil. Onun halifesisin sen. Başka yerlere dayanacağım, yaslanacağım diye uğraşma.

Münafıklık ne demektir?

Münafıklık alameti var senin üzerinde. Münafıklar Allah’ın zikrine karşı çıkar. Münafıklar Allah’ı az zikreder. Münafıklar hem zikre karşılardır hem de zikredene karşılardır.

Münafıkların Allah’la olan ilişkisi nedir?

Münafıklar Allah’ın zikrine düşman olan, savaş açan kimseler kafirden başka bir şey değildir. Başka hiçbir şey değildir. Zikredenleri hor hakir görenler münafıktan başka bir şey değildir.

Münafıkların Allah’ın zikrine karşı tutumu nedir?

Münafıklar Allah’ın zikrine karşı çıkar. Münafıklar Allah’ı az zikreder. Münafıklar hem zikre karşılardır hem de zikredene karşılardır.

Münafıkça hayat standardı içine yerleşmiş vaziyette neden bir sorun oluşturur?

Bu imtihan kapısı herkese açık ama o münafıkça hayat standardı içine oturmuş, yerleşmiş vaziyette. Yani ben kız kardeşimi veriyorum. Kız kardeşimi verirken ondan sonra işte damat adayının babası böyle sanki inek alıyor. E dönür ne istiyorsunuz? Söyleyin bakalım. Öyle bir yukarıdan, öyle bir tepeden konuştuk ki bunu. Hani o zengin biz fakiriz yani. Ne istiyorsunuz?

Münafıkça hayat standardı içine yerleşmiş vaziyette nasıl bir durum ortaya çıkar?

Ben bizim bir dervişe dedim ki dedim de ki tahtanın üzerine evleneceğiz. Demiş ki kız bizim derviş o da derviş şeyh efendiden mi duydun bunu demiş. Lan kimden duyacak başka? diyememiş. Tahtanın üzerine evlenirim diye. Kız de hani şeyhini çok seviyordun ya sen. Şeyhin tahtanın üzerine evlendi. Hadi evlen sen de. Çok seviyordun ya. Hadi sen de kızına isteme hiçbir şey. Şeyhin istemedi çünkü. Hadi isteme sen de. Biz şeyhi seviyoruz ama gösterişe, şatafata, şatata gelince yok. Şeyhin şatafatlı mı yaşıyor? Şeyhinin evindeki koltuk 30 yıllık. Hadi gel. Hadi. Şeyhinin giydiği takım elbise 20 yıllık. Kaç yıllık? Dursun. 20 sene var. Var. 20 seneden fazla o. Evet. 2002’de aldıydım onları. Outletten aldım bir daha. As merkezdeki Outlett’ten aldım. Outlet onlar. Outlet malı. Hadi gitin. Hadi. Hadi ucuzluktan al. Hadi. Hadi git ucuzluktan gömlek al kendine. Şeyhin ucuzluktan geyiniyor. Hadi sen de ucuzluktan geyin. Hadi şeyhin pazardan gidiyor. Domatesi, biberi, salatalı, onu, bunu pazardan alıyor. Hadi git al. Şeyhin hiçbir lüks yerde yemek yemiyor. Parası var mı? Var. Hadi sen de öyle yaşa. Şeyhin kendini bildi bileri hiç tatile gitmedi. Şeyhime hizmet için kaplıcaya gidiyordum. Şeyhimin kaplıcası bitti. Benim de kaplıca bitti. Hatta kendi kendime dedim ki bundan sonra dedim kaplıcanın da tadı yok sana. Bitti. Şeyhim vefat ettikten sonra bir gün dahi gitmedim. Klıcaya. Hadi tatil yapma sen de. Hazreti peygamber tatil mi yaptı? Sallallahu aleyhi ve sellem.

Ülkenin dört bir tarafı düşmanlarla içi de münafıklarla sarılmış nedir?

Ülkenin dört bir tarafı düşmanlarla içi de münafıklarla sarılmış. Bunlar benim affıma mı güvenip aldanıyorlar yoksa bana karşı mı? Benim rahmetime güvendikleri için mi böyle cüretkar davranıyorlar? Şanıma yemin ederim ki onların üzerine öyle bir fitne, öyle bir musibet göndereceğim ki o çok yumuşak, huylu, halim selim olan kimseleri bile şaşkına çevirecek. İşte bu zamanı yaşıyoruz. Bu zamanı yaşıyoruz. Ve bizim üzerimize öyle bir belalar, öyle bir fitneler geliyor ki, bizim üzerimize öyle şeyler geliyor ki biz bunlardan bile uyanmıyoruz. Enflasyon geliyor en büyük fitne. Faiz geliyor en büyük fitne. Fuhuş her yeri sarıyor en büyük fitne. Uyuşturucu, kumar, içki her tarafımızı sarıyor. En büyük fitne. Ve bizi içimizden yıkıyor. Çocuklarımız, gençlerimiz helak oluyor. Farkında değiliz. Bu münafık görüntülerden oluyor. Ülke olarak da farkında değiliz. Yani batıda Yunanistan silahlanıyor komple. Adalar silahlı. Elin gavuru gelmiş oraya bir tane dede açağı kurmuş düzenini. Yunanistan’dan sarılmışız. Öbür taraftan İran’dan sarılmışız. Suriye’den sarılmışız. Irak’tan sarılmışız. PKK’yla İngilteresi, Amerika’sı, Hollanda’ısı anasının gözü gelmiş Akdeniz’den sarmış bizi. Yukarıdan biz Karadeniz’in normalde güvenlik sigortası olan Kırım’ı kaybetmişiz. Kırım’ı kaybetmişiz. Kırım yok. Sarılmış ülkenin dört bir tarafı. Bakın ülkenin dört bir tarafı sarılmış. içi de münafıklarla sarılmış, sebateistlerle, kafirlerle, mürtetlerle sarılmış. İçkicisiyle, kumarcısıyla, yobazıyla, evet fuhuşçusuyla, aldatanlarla, üçkağıçılarla sarılmış. İçeriden de sarılmış, dışarıdan da sarılmış. Bize hala daha şirinlik yapıyorlar. Uyutuyorlar bizi. Uyanın ey ümmeti Muhammed, ey Anadolu insanı, uyanın. İçimiz dışımız sarılmış vaziyette. Yarın öbür gün savaşacak gençlik bulunmayacak. Vatanı peşkeş çekecekler. Vatanı savunacak insan bulamayacağız. Uyuyoruz ama yumuşak görünüyorlar bize. Hakikate anlatmıyorlar. ülkede uyuşturucu almış götürmüş. 2013’e kadar. 2003’ten 2013’e kadar %800 artmış. 2013’ten 2023’e kadar ne arttığını bilmiyoruz. Uyuşturucu sarmış her tarafımızı. İçki sarmış her tarafımızı. Fuş sarmış her tarafımızı. Zina sarmış her tarafımızı. Faiz sarmış her tarafımızı. Rüşvet sarmış her tarafımızı. Üç kağıtçılık beş kağıtçılık sarmış her tarafımızı. Mahkemeler dosyalarla dolu. İcra dosyalarla dolu. Dolu. Adamın 30 tane suçu var. Dışarıda dolaşıyor. 31inciyi işliyor. 36 tane dosyası var adamın. Adam dışarıda 37ciyi işliyor. Çürümüşüz. O münafıklar çürütmüş. İçimizi dışımızı çürütmüş. Yunanistan adalarda silahlanıyor bize karşı. Biz Yunan adalarına tatile gidiyoruz. Deda ABD’yi çağırmış. Oraya üs kurdurmuş. Adamın uçakları, silahları, topları Türkiye’ye doğru. Adaları silahlandırmış. Her şeyi Türkiye’ye doğru. Biz adalara gidiyoruz tatile. Diyoruz ki, "Ey Yunan, biraz daha zengin ol. Biraz daha silahlan. " Evet. Evet. Var mı şer düşen ona? Yok. Müslümanlara şert düşüyorlar. Her sene hacca mı getirilir? Araplara para yediriyorsunuz be edepsiz. Sen Yunan’a yediriyorsun ya. Sen ABD’ye yediriyorsun ya. Sen Maldivlere yediriyorsun ya. Ona bakan yok. Sarılmış etrafımız. Etrafımız, içimiz, dışımız sarılmış. Bu münafıklar helak ediyorlar ortalığı. Bir de bizdenmiş gibi görünüyorlar. Yumuşacık, tatlı tatlı konuşuyorlar. Sen parayı ver yeter ki. Sen parayı ver onlara. Sen makamı ver onlara. Bitti. Tamam. Başka bir şey lazım değil. Allah bizi affetsin. >> Amin. >> Son hadis-i şerif. Kim insanların kalbini çelmek için kelamın kullanışlığını öğrenirse Allah kıyamet günü ondan ne farz ne nafile hiçbir ibadetini kabul etmez. Hani var ya böyle düzgün konuşma değil. İnsanları aldatma, insanları kandırma. Hani hitabeti çok yüksek, hitabeti çok düzgün. Ama ne için? İnsanları kandırmak için. Bir anlatıyor, bir anlatıyor, bir ağlıyor. Bu işler böyle olmaz dedi. Attı 10 tane senet. An dedim ya kolunda saat var. O zaman gayrimeşruyu yeni bırakmışız da biz de ben şövalye altı yüslük takmayı hiç sevmiyorum. Bizim bayındırda adettir. Pavyona gidersin, şovalye yüsünü bırakırsın emanet olarak. Ertüsün gider parayı ödersin. Ben saat bırakıyorum mecbur kalırsam. Saat kıymetli. E biz de saat bıraktık. Bir ay sonra bir daha çağırdılar. Bir anlattı. Aynı adam 10 tane daha senet attı. O zaman öğrendim. Gel bakayım buraya dedim beni çağrına. Bu dedim geçen ay 10 senet verdi. Şimdi de 10 senet veriyor. Bu adam iflas eder. Ne iş yapar ya dedi. Gaza getirmek için veriyor dedi. Tak yakasını topladım. Aldatan bizden değildir diyor hadis-i şerifte. Dedim yediniz benim saati desene dedim. Uyanıkım ben hesapta. Öyle yaptı. Böyle boyu benden aşağıda. Böyle baktı bana. Mustafa kardeş ben saati getireyim dedi. Saat kıymetli çünkü. İstemiyorum lan dedim. dedim. Mustafa Özba ne zaman verdiğini geri istemiş dedim. Bitti ama yumuşak dilla aldı onu. Aha hadis-i şerif. İnsanların kalbini çelmek için kelamın kullanışını öğrenin. Kalbini çalacak, aldatacak. Çünkü kandıracak onu. Onun parasını yutacak. Onun makamını kullanacak. Onun zenginliğini kullanacak. Ama diyor ki Allah onların hiçbir ibadetini kabul etmez. Rabbim bizleri ve ümmeti Muhammed’i münafıklıktan muhafaza eylesin. >> Amin. >> Münafıklardan da muhafaza eylesin. >> Amin. >> Bizde münafıklık alametleri varsa rabbim tövbe ediyoruz. Onları bizim üzerimizden atsın. Amin. >> Cenabı Hak bizleri dost doğru Müslümanlardan eylesin. >> Amin. >> Dost doğru dervişlerden eylesin. >> Amin. >> Dost doğru sufilerden eylesin. >> Amin. >> Rabbim kendisine dost doğru kullardan eylesin. >> Amin. >> Cenabı Hak cümlemizin ve cümle ümmeti Muhammed’in hatalarını, kusurlarını affeylesin. >> Amin. >> Bizleri münafıkların elinde oyuncak olmaktan uzak eylesin. >> Amin. >> Kafirlerin elinde oyuncak olmaktan uzak eylesin. Amin. >> Mürtetlerin elinde oyuncan olmaktan uzak eylesin. >> Amin. >> Rabbim Müslümanlara zarar vermek isteyenleri kahrı perişan eylesin. >> Amin. >> Bizlere zarar vermek isteyenleri kahrı perişan eylesin. >> Amin. >> Cenabı Hak Filistin’e özgürlük nasip eylesin. >> Amin. >> Bu pis Yahudi devletini batırsın. >> Amin. >> ABD’yi batırsın. >> Amin. >> Müslümanları zulmedenleri batırsın. Amin. >> Amin. >> Onlara günyüzü göstermesin. >> Amin. >> Onların gönüllerini, bağırlarını yaksın. >> Amin. >> Nerede Müslümanlara zulmeden varsa Cenabı Hak onu parım parım parçalasın.

Allah’ın hükm, ile hükmetmeyen münafıkların ta kendileri midir?

Allah’ın hükmüyle hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir. Bunu konuşmazlar. Allah’ın hükm, ile hükmetmeyen münafıkların ta kendileridir. Bunu konuşmazlar. Allah’ın hükmüyle hükmetmeyen fasıkların ta kendileridir. Bunu konuşmazlar. Faizle iştigal edenler topraktan şeytan çarpmışçasına halk olacak.

Kendilerini Müslümanmış gibi gösteren münafıklar ve kafirler nelerdir?

Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hadis-i şerifte ümmetim için en çok korktuğum şey dilli münafıklardır. Dilli münafık. Yani dilinde onun öyle bir İslam var ki bir anlatıyor sen hayran oluyorsun veya o diliyle öyle bir şey anlatıyor ki sana öyle konuşuyor ki sen kendi Müslümanlığından utanıyorsun. Dilli münafık. Bunların İslam dillerinde var. Hani gidip ona sorsan o der ki ben yalan söylemiyorum. Hortsızlık yapmıyorum. Çalmıyorum, çırpmıyorum. Sanki bütün Müslümanlar yalancı, bütün Müslümanlar hırsız, bütün Müslümanlar çalan, çırpan kimse. Müslümanlar bu çalmayı, çırpmayı kendilerinde namazla örtüyorlar. Bu arkadaş ondan sonra çalmıyor, çırpmıyor, yalan söylemiyorum. Çok temiz. Namaz kılmaya da ihtiyacı yok. Hep söyledikleri şey şudur. Hani işte ben çalmıyorum ki, ben çırpmıyorum ki, ben hırsız değilim ki, ben yalan söylemiyorum ki, ben insanları kandırmıyorum ki. Eee namaz ya namaz o yüzden ona ihtiyaç değil. Eee çalan, çırpan kimse namaz kılacak kendini affettirmek için. Tezleri bu demiyor. Ben münafığım kardeşim ben namazı kılmıyorum. demiyor. Ben kafirim aslında. Ben namazı kılmıyorum. Şafiye göre bir kimse kasten namazı terk etse küfür ehlidir. Şafiye göre bir kimse namazı kasten terk etse kılmasa küfür ehlidir. Hanefiler bir tek demişler ki ibadetler imandan değildir. Bir kimse namazı kasten terk etse ama farz olduğunu söylese o kimse küfre düşmez demişler. Ama öbür türlü küfür ehlidir demiş İmam Şafii. Ama on o kimseler namaz kılmadıkları halde namazla alakalı hüküm de söylerler sana. Allah bizi affetsin. >> O yüzden normalde o iki dilli olmak veya çok dilli olmak >> dilli münafık. O kimse nifak çıkaran, fitne çıkaran kimse. O kimse münafık senin yanında geliyor. İnandım diyor. Öbür tarafta dalga geçiyor ve o kimse münafık. Ben de müslümanım.

Münafıkların dış görünüşleri ne ifade eder?

Surete bakma. Suret perdedir. İşteki hal onu gizlemiştir.

Münafıkların iç dünyaları nasıl açıklanır?

O içi içi estağfurullah tövbe Allah muhafaza eylesin.

Münafıkların dış görünüşleri nasıl aldatıcı olabilir?

Bir kimsenin dışı seni aldatmasın. Yol uzun. Hemen kaptırma kendini. Sakin ol. Birisinin üzerinde hemen olumlu veya olumsuz karar verme. Yol uzun. Çünkü bir insanın bir de nerede vurulacağı, nerede nefsine uyacağı belli değil. Bir zorluğu görüyor dönüyor fırıldak gibi. Bir para görüyor dönüyor fırıldak gibi. Bir kadın görüyor dönüyor fırıldak gibi. Her şeyi atıyor kenara. Bir zenginlik görüyor. Her şeyi atıyor kenara.

İnsan küçük alem değil midir?

İnsan, alem-i kebirdir Hakkında. İnsan küçük alem değildir. İnsan büyük alemdir. bazen eski sufiler insanı küçük alem olarak nitelendirmişler. Ben ona tersten bakıyorum. Benim hep işim tersten bakmak. Ya insan alem-i kebirdir. Büyük alemdir. Çünkü bütün alem sende saklı ise sen büyük alemsindir. Dışarıdan bakıldığında bir çekirdek gibi görünür ama onda kocaman bir ağaç vardır. O küçücük çekirdek kocami bir ağaca gebedir. Küçücük bir nüfte ve yumurtanın birleştiği hücre büyük aleme gebedir. Ve o küçücük sperm ile küçücük yumurta birleştiğinde zahirle batın alem birleşmiştir. Kocaman bir alem. Kocaman bir alem. Bir küçücük zerreye sıkıştırılmıştır. Ey insan, sen o küçücük zerrede dahi halifesin. Halife, halife. Sen onu küçücük zerre olarak görme. Onda. Allah’ın halifesi saklı. Onda. Allah’ın kendi iki eliyle yarattığı, kendi ruhundan üflediği, kendi ruhundan üfledi ve onu terbiye etti ve onu ahsen-i takvim üzerine yarattı. Ve göklere ve yerlere ve denizlere ve bütün varlıktaki bütün varlıktaki mahlukata tanıttığıdır. Küçücük zerre. Küçücük zerre. O yüzden insan ne zaman ki kendi üzerindeki. Cenabı. Hakk’ın sıfatsal tecelliyatlarına mahsar oldu, o zaman kemale erdi. O zaman. Allah’ı tanımlamada, Allah’ı bilmede çok uzun bir mesafe katletti.

Allah’ın sevgisi ne demektir?

Heva ve hevese daldı. Allah’ı seviyorsan tabi olacağın yer belli. Ve Kur’an diyor ki peygambere biat et. Ona Hazreti Allah ve gökte melekler ona salatu selam ederken, Allah ve gökteki melekler onu severken, sen ona iman edip, sen ona itaat edip sen ona salatü selam getirip sen onu seversen, evet sen o can kulağının açılmasına çok büyük bir adım attın.

Allah’ın sevgisi kimlerin sevgisiyle bağ kurar?

Allah’ım senin sevgini, seni sevenin sevgisini kim? Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. Çünkü gelmiş, gelecek, geçmiş ne kadar ademiyet faslıından yaşamış, ne kadar insan var ise, varlık var ise, insi cinsi, hiçbirisi de Allah’ı sevmede Muhammed Mustafa’yı sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini geçemez.

O insanlar uzayı araştırıyorlar mı?

Zaten ilim ehli de bunu zaten kendisi söylüyor. Bundan 10 yıl önce örnekliyorum kanser hastalığının tedavisi farklıydı. Şimdi bakın tıp ilmi her gün değişiyor. Veyahut da o insanlar uzayı araştırıyorlar. O konuda bilgi değişiyor, ilim değişiyor. Hani bazen bize bilgiyi böyle ilahlaştırıp koyuyorlar ya önümüze. değişmeyen bir şeymiş gibi. Atom parçalanmaz diyorlardı. Örneğin atom parçalanamaz dediler. Herkese öyle öğrettiler. Sonra kendisi yalanladılar. Dediler ki atom parçalanabilir. Sonra bir daha yalanladılar. Alt parçacıklar var dediler. Sonra bir daha yalanladılar. Bunun altında bir daha parçacıklar var dediler. bunlar dediler hiçbir dinlemiyor. Kaos halinde dediler. Sonra onu da yalanladılar. Ben diyorum ki en sona hayale geleceksiniz. Siz diyeceksiniz ki bu dünya, bu kainatta madde denilen bir varlık yok diyeceksiniz. Ondan sonra kuantum fiziğini geliştirdiler. Kuantum fiziğine göre madde yok zaten şu anda. Ve bu kargaşayı da diyorlar ki bu bir eee hesap üzerine gidiyor. Şimdi hepsini yalanladılar. O yüzden bilim sonuç olarak tam bir gerçek değildir. Bilimde şüphe devamlı olması gerekir.

Bir şüphe var mıdır?

Bir de iki doğruda şüphe olur. Üç doğruda şüphe olur. Sen doğrunun doğrusunu ararsın. Bu da insanı hakikate götürür. Ama bir şüphe vardır. imanla imansızlık arasında gidip gelmek münafıklık gibi bu sıkıntılı. bu tereddüt, bu tereddüt insanı helak eder. İnsanı manevi helaka götüren bu tereddüttür. Ve bu iman ile inkar arasında bocalayıp durur bunlar. Ve bu bocalayıp duranlar psikolojik olarak da kendilerini hasta ederler. Bakın bunların psikolojik rahatsızlıkları baş gösterir. Bir müddet sonra imanla imansızlık arasında gidip gelen bir kimse bir müddet sonra psikolojik rahatsızlık yaşar. Sebep o çünkü o yolda yürüyecek. Mümin böyle şüphe içerisinde kalırsa onun için çok büyük bir rahatsızlık. Allah muhafaza eylesin.

Münafıkların davranışları nasıl olur?

Bu kişiler dinin aracılığıyla dünyalık kazanacaklar ve insanlara yumuşak görünmek için kuzu postuna bürüneceklerdir. Halktan şeker ve bal akıtan diller ile duyulacak, hiç sert konuşmayacak ve kimseyi kırmayacaktır. Herkese hoşlanmak için "mavi boncuk" dağıtacak, fakat bu münafıklığın alametidir.

Adem ne zamansa o günden bugüne kadar yeryüzündeki mücadele iyiler ve kötüler arasında mıdır?

Adem ne zamansa o günden bugüne kadar yeryüzündeki mücadele iyiler ve kötüler arasındadır. Bir tarafta iyiler, bir tara, kötüler. İyiler. Allah taraftarı, kötüler şeytan taraftarı olarak mücadele devam etmiştir. Ve bu mücadele kıyamete kadar devam edecek. ve yeryüzünde iyiliği anlatan, iyiliği tebliğ eden, iyiliği bu manada kendisine rehber ediliren peygamberlerin yolundan gidenler her daim var olacaktır.

İnsan Allah’ı tanımak ve bilmek için yaratılmıştır?

Allah’ın tanınması ve bilinmesi sebep. Çünkü o varlık tanınmaz ve bilinmez ise varlığın bir anlamı kalmaz. O tanındıkça, bilindikçe bir anlam kazanır. Tanınmadıkça, bilinmedikçe bir anlam kazanmaz. Yine hadis-i kutsi, ben gizli bir hazineydim. Bilinmekliği istedim. Ve bu ayet-i kerime ile bu hadis-i kutsiyi biz birleştirdiğimizde o zaman nefsini bilen veya kendini bilen rabbini bilir yoluna girmiş olacağız.

Allah’ı tanımak ve bilmek ne anlama gelir?

Allah’ı tanımak, Allah’ı bilmek için yaratıldık. Bizim yaratılma gayemiz. İnsan Allah’ı tanımak ve bilmek için yaratılmıştır Hakkında. O varlık tanınmaz ve bilinmez ise varlığın bir anlamı kalmaz. O tanındıkça, bilindikçe bir anlam kazanır. Tanınmadıkça, bilinmedikçe bir anlam kazanmaz.

Aklımızın kaynağı nedir?

Ruhla beraber aklı da bize üfledi. Akıl da bizim değil. O yüzden akıl Cenab-ı Hakk’ın insana lütfettiği bir ikramdır, bir ihsandır, hediyedir.

Ruh ve aklın kaynağı nedir?

Bunların her ikisinin de kaynağı gayp alemidir. Yani onun katından gelmektedir. Onun ilmi ilahisinden gelmektedir. Çünkü hani Cenabı Hak Adem’i yaratırken onun şeklini tamamladı.

Hakikat dedikoduya aykırıdır mı?

Hakikat dedikoduya aykırıdır. Siz bir başkasının yaşadığını veya söylediğini bir başkasına hikmet olarak aktaramazsınız. Eğer hik,met ehliyseniz o zaman kalbinize gelen hakikati anlatırsınız.

Allah’tan korkmak iyi bir şeydir mi?

Allah’tan korkmak iyidir zaten. Yoksa diğer korkuların hepsinin şerrinden.

Allah’tan korkan bir kişi başka bir şeyden korkmalıdır mi?

Allah’tan korkarsa ala başka bir şeyden korkmasına gerek yok.

Dinin sahibi kimdir?

Dinin sahibi Allah. Çünkü Adem’den Muhammed Mustafa’ya kadar gelen bütün dinler İslam ve bütün dinlerin sahibi Allah ve bütün peygamberlerin sahibi Allah. Bütün velilerin, bütün dostların sahibi Allah.

Neden Mescid-i Haram’a dönmek önemlidir?

Tabii burada yüzünüzü Mescid-i Harama’a çevirin demek yüz insanın fiziki olarak en güzel yeridir. Cemaldir çünkü cemal sıfatıdır bir insanın yüzü. Bir insan yüzünü bir tarafa döndürdüğünde o taraftan sayılır.

Allah için hicret nedir?

Allah için hicret, yalnızca ticaretle sınırlı değildir. Bir taraftan evin davet etmek, diğer taraftan gitmek, dolaşmak ve insanlara Allah’ı ve Resulullah’ı anlatmak da hicrettir. Üstad bu yolu giderdi, dolaşırdı, insanlara anlatırdı. Insanlar bunun hoş bir iş olduğunu düşünse de, hakikatte bu yolun çilesi vardır. Evinden on beş gün ayrılmak bile zorlu bir deneyimdir.

Ticarette hicret ne anlama gelir?

Aynı kural ticarette de geçerlidir. Evinden, eşinden, çocuklarından ayrılarak mal satmaya, ürün pazarlamaya giden bir kimse, ticareti düzelebilir ancak dünya için hicret etmiştir ve dünyayı bulur. Fakat birisinin tembelliği nedeniyle aynı yerden alıp satması, hiçbir kar sağlamaz. Hicret etmek gerekir: başka şehirden mal alıp kendi şehrinde satmak, başka ülkeden mal getirip satmak ya da kendi ülkede yetişen ürünleri başka ülkelere pazarlamak. İşte bu hareket, Allah için yapılırsa hicret olur.

Münafıkların gerçek durumu nasıl ortaya çıkar?

Allah, insanların sinesinde saklı her şeyi bilir ve münafıkların asıl durumlarını görür. İnsanın parasızlığı veya parası onun gerçek yüzünü ortaya çıkarır. Rahatlık geldiğinde kimi insan namazını bile terk eder, rahatlık onu bozar. Tersine, sıkıntı geldiğinde ise insan yoldan, şeyhinden ayrılabilir; hatta eşini, evini, her şeyini terk edebilir. Bu davranışlar, Allah’ın insanlara verdiği imtihanlarla ortaya çıkar.

Ülkenin neslini bozdular nedir?

Seni borçlandırıyor. Sen hep borçlanıyorsun. Her yıl devlet olarak borcun artıyor. Senin borcun aşağı düşmüyor. Ne yaptı? Seni üttü. Bozguncu münafık bunlar. Münafık bunlar. Bunlar sendenmiş gibi görünüyor. Bunlar senin içinden çıkmış gibi görünüyor. Bunlar dünya deccalist sisteminin elemanları oluyorlar. Ne yaptılar? Parayı ellerine tuttular. Ekin dediği ekonomik güç. Ekonomik güç ellerinde. Adam Amerika’dan tehdit ediyor. Ekonomini bozarım senin diyor. Bozuyor. Seni ekonomik sıkıntı yaşatırım diyor. Yaşatıyor. Ekini helak etti. Sen çalışıyorsun, çalışıyorsun, çalışıyorsun. Elde bir şey yok. Neden? Faizle, enflasyonla, vergiyle aldı seni. Bütün ülke olarak aldı. Bütün dünya olarak aldı. Alman bir farkın yok senin. Bir de ne yapıyorlarmış? Nesli helak ediyorlar. Nesli. Senin neslini bozuyor. Hem zahiren bozuyor hem de manen bozuyor. Nesli bozucu şeyler. Fuş. Bütün otellerde fuhuş serbest oluyor. Bütün ülkelerde fuhuş serbest oluyor. Fuhuş serbest. Hiçbir cezası yok. Ancak fuhuş yapan kimse açıktan para alırsa vergisini vermediği için sıkıntı var. Git bugün beş yıldızlı otele sormuyor bu yanındaki kadın kimdir diye. Huy serbest çünkü. Nereye gidersen git nesli bozuyor. Çıkıyorlar televizyonlara diyorlar ki işte kızlık zarı neymiş? Gericisiniz siz yobassınız siz. Siz şeriatçı gerici yobassınız. Ya böyle bir şey yok. Evet. Nerede yok? Afrika’nın bilmem hangi kabilesinde yok. Afrika’nın bilmem hangi kabilesinde evlenip ayrılmış olan kadın daha kıymetli. Neden? Tecrübeli diye. Hatta kadınlar boşanırlarken eğlence yapıyorlar. Daha da kıymetimiz arttı diye. Kimde kızlık zarı önemli değil? Yahudilerin bir kavminde, bir tarikatında kadın da erkek de önemli değil. Erkek hatta ilk deneyimini teyzesiyle yapacak. Kız ilk deneyimini dayısıyla yapacak. Alın size Yahudilik. Anlatılmaz bunlar. Ne yaptılar? Ülkenin neslini bozdular. Nesli bozdu. Nesli sadece fuhuş değil, çıplaklıkta da bozdu. Heh. Fetvaya bak. Fetva bu. Bu fetva. Bir kadının iş çamaşırı hamileyken dışarıda görünür bir yere asarsa çocuk veledi zina olur. Osmanlı fetvası. Hadi çıkın işin içinden. Bunu okudum böyle bir kaldım. Yıllar yıllar önce. Yıllar yıllar önce okudum. Hatta o kitabı kendimce arıyorum. Şimdi bulamıyorum. Tekrar arayacağım onu. Küçücük bir risale böyle. Ahmet Ziya Gümüşhanevi Hazretlerinin bir kadının hamile bir kadının iş çamaşırını dışarıda eşkare bir yani ası dışarı gizlemedi onu. Şimdi hadi nenelerinizi hatırlayın. Ben şimdi nenemi hatırlayayım, anamı hatırlayayım. Şimdi kendi bahçesinde çamaşırlarını asarken kendi iş çamaşırlarının üzerine çarşaf asıyorlardı. Bunu görenler elini kaldırsın. Bak bu nesil bak bunu gördü. Sizden sonraki nesil bunları görmeyecek. Bakın kadın kendi bahçesine çamaşır asıyor. Kendi bahçesine çamaşır asarken içine giydiğin ne varsa. O koca donları vardı. Bu dize kadar lastikli. Önceden satılıyordu iç çamaşırı satanlarda. Şimdi var mı bilmiyorum. Var mı? Kadın iç çamaşırı böyle aşağı kadar dize kadardı. Lastikliydi onlar böyle. Kadınlar onlardan giyiyordu. Annemin donu öyleydi. Örneğin yani onları dahi dışarı asarlarken üstüne çarşaf asıyorlardı. Yani görünmeyecek yani o bu fetvayı oraya bağlamıştım ben kendimce. Bu fetvayı vermişler. Kadınların bu kadar iş çamaşırlarını dahi koruyorlar. Kadınların iş çamaşırlarını dahi koruyorlar. Nerede kaldı? Nesli bozdu. Şimdi çocuklar anne babalarını dinlemiyorlar. Nesil bozuldu. Şimdi çocuklar anne babalarına isyankar. Nesil bozuldu. Yediğinden bozuldu, içtiğinden bozuldu. Eğitimsizlikten bozuldu. Öğretimsizlikten bozuldu. Laik demokratik eğitim sistemi çocukları eğitmedi. Eğitmedi. Yani bu çocuk 12 yıl okula gidiyor. 12 yıl okula gidiyor. Çocuk daha liseye giderken katil oluyor. Bu çocuk 12 yıl okula gidiyor. Ortaokulda kız çocuğu. Ortaaki kız çocuğu kızlığını sevgilisine hediyor. Ediyor doğum gününde. Bu sistem çocuklarımızı ahlaklı yapmıyor. Bu eğitim sistemi nesnimizi bozuyor bizim. Ondan sonra çıkıyorlar ya nasıl oldu böyle ya? Bu eğitim sistemi bozuk. Bu eğitim sistemi ahlaklı, erdemli nesiller yetiştirmiyor. Çocuk okuldan ahlaklı, erdemli bir eğitim almıyor. Şimdi eğitim sistemini eleştirdim diye verin beni mahkemeye. Laik demokratik sisteme karşı çıktı deyin. Antilaik deyin. in gidin savcılığa suç duyurusunda bulunun. Evet bu nesil bozuluyor. O münafıklar neslimizi bozuyor. Bizdenmiş gibi görünerekten bozuyor. Bir ülkede faiz varsa nesil bozuktur. Bir ülkede enflasyon varsa nesil bozuktur. bozulur. Bir ülkede insanları şehre topladıysan ve şehirlerde geçim standardını yükseltmediysen bozulur. Ne yaptılar? 4 + 4 + 4 yaptılar. Köylerdeki okulları boşalttılar. Köylerdeki sağlık ocaklarını boşalttılar. Köylerdeki öğretmenleri yok ettiler. Bu sefer insanlar köylerden kentlere göçtü. Kentler komple komple bozuldu. Ama kapitalist sistem, deccalist sistem onu istiyordu. Kadınlar, çocuklar şehirlere göçsün. Ucuz iş gücü olsun ve bunların ben kazandığını, çalıştığını faizle, enflasyonla yutayım. Başardılar. Ovalarımız elden gitti. Ovalarımıza fabrika kurdular. Fabrikalaşıyoruz diye. Fabrikalaşacağız. Orada ucuz iş gücü lazım. Ucuz iş gücü için köyleri boşaltmamız lazım. Doğu ve Güneydoğu’da PKK köyleri boşalttı. Hayvancılığı bitirdi. Her şeyi bitirdi. Köyler sahipsiz kaldı. Amaç neydi? PKK’nın üzerinden İsrail’in orayı işgal etmesiydi. Anadolu’daki köyleri boşalttılar, şehirlere doldurdular. Ucuz iş gücü. Köylerde kimse kalmadı. E şimdi et pahalı. Evet pahalı. E şimdi sen yapay et yiyeceksin. Evet yapay et yiyeceksin. Nesli bozuyorlar. Sen dışarıdan buğday ithal etmek zorunda kalıyorsun. Sen dışarıdan süt ürünleri ithal etmek zorunda kalıyorsun. Ütüyorlar seni. Olmadı. Bir hastalık çıkarıyorlar. Bir kuş gribi, bir domuz gribi, bir anasının gözü gribi. Tavuklar helak oluyor. Hayvanlar helak oluyor. Şimdi yeni yeni ne var? İneklerden çıkan gazlar var. Dünyayı bunlar helak edecek. Bildiğin inen dışkısı. Buna inanırsan inan. Bunlar ne yaptılar? Nesli de bozuyorlar, ekinleri de bozuyorlar, hayvanları da bozuyorlar. Bitkileri de bozuyorlar, insanları da bozuyorlar. İnsanların DNA’larını da bozuyorlar. Nesil bozuluyor. Hastalıklı nesiller geliyor. Güçsüz nesiller geliyor. Zayıf çocuklar geliyor. Antidepresan içen kadınlar 15 yaşında antidepresan içen çocuklar 15 yaşında, 10 yaşında, 3 yaşında, 2 yaşında yeni doğmuş çocuğa veriyorlar antibiyotikleri. Veriyorlar antibiyotikleri. 30 yaşında adam antibiyotikle ayakta duruyor. 25 yaşındaki kadının doğurgan özelliği yok. 25 yaşında delikanlı adam yarma gibi doğuyor ama spermlerinde iş yok, doğurganlığı yok. Nesli bozdular.

Allah’tan istemek ne demektir?

Ona yönelmek Allah’a yönelmek istemek Allah’tan istemek Allah’a yalvarmak kalbi Cenabı Hakk’ın yoluna ve kapısına çevirmek.

Dinimizde kolaylık ve müsamaha var mı?

Allah için dinlerin hangisi daha hayırlıdır diye soruldu peygambere. O da cevaben kolaylık ve müsamaha dini olan hanifliktir buyurdu. O zaman haniftin neymiş? Kolaylık ve müsamakar davranmakmış.

Dinimizde ne tür kolaylıklar vardır?

Sizin din adına yapacağınız şeyin en hayırlısı kolay olanıdır. Sizin din adına yapacağınız şeyin en hayırlısı kolay olanıdır. İmam-ı. Hanbel’den kolay olanı tercih edin. Zor olanı değil. Kolay olanı insanlara tavsiye edin. Zor olanı değil. Yine. Buhari’den. Allah için dinlerin hangisi daha hayırlıdır diye soruldu peygambere. O da cevaben kolaylık ve müsamaha dini olan hanifliktir buyurdu.

Dünya hayatında aşırılığa gitmek var mı?

O zaman dünyada da aşırı gitmek yok. Dünyada da aşırı derecede hırslanıp insanları ezmek yok.

Fânî olmayan kimse ne anlama gelir?

Fânî olmayan kimse, Allah’ta bâkî olamaz. Çünkü her fânî olan Allah’ta bâkı olur; biz onu "fânî oldu" gibi görürüz, ama o yeniden doğmuştur Allah’ta. Fânî perdesi budur, bâkî perdesi de budur; o kimse fânî perdesinden direkt bâkî perdesine geçer.

Allah’ın varlığı nasıl ortaya çıkmıştır?

Hiçbir şey yokken Allah vardı; bilinmek isteyince Allah’ın Allah olduğu ortaya çıktı, ardından Allah’ın sıfatsal tecelliyâtı başladı. Sahabe sordu: "Hiçbir şey yokken Allah neredeydi?" Hz. Peygamber buyurdu: "Ama’daydı." Ama: cisimsel olarak madde olmayan, bulutumsu bir hâl.

İman kemale ermede sıkıntı var mı?

İmanı iman bütün bu konuda bir eksiklik yok ama kemale ermekte sıkıntı var.

İman nasıl bir bütündür?

İman o kimsenin üzerinde kemalattan noksanlık olur mu? bir kimse eee kemaliyetini arttırırken kemaliyetini düşürebilir mi de evet. O zaman o kimsenin imanı eksilmez. kemalatında geriye gidiş olur.

İmanın kemaliyeti kaybedilirse ne olur?

Olgunluk kayboldu, kemaliyet kayboldu. Sen öyle bir yaptın ki kemalat kayboldu. Asap öndeydi ama onlar savaşa katılmakta, cihata katılmakta gevşeklik gösterdiler. Gevşeklik gösterince Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dedi ki, "Onlarla selamı sabahı kesin."

Kemalat kaybeden birinin durumu nedir?

O zaman o geri dönenle hiç geri dönmeyen bir olur mu? Hiç gevşeyenle gevşemeyen biri olur mu? Onlar hurmalarını düşündüler. Bakın onlar hurmalıklarını düşündüler. Ve Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ashap olmalarına rağmen dedi ki selamı sabahı kesin. O zaman o olgunluktan, kemalattan geri dönüyor o kimse.

İmanın kemaliyeti nasıl korunur?

Her derviş de bunu yaşar. Birisi de kendi kendine ben yaşamayacağım demesin. Sen kalkarsın şeyhine dersin ki senin gözün kara. Oradan bile yaşarsın onu. Onu yaşamayan derviş görmedim ben. Bu derviş için muhaldir bunlar. Düşer, kalkar, yan yatar, çamura batar. Yolda durduğu müddetçe bir sıkıntı yok.

İmân, İslâm ve İhsanın kalbe yerleşmesi ne sıklıkla olur?

Evet. Kalbe îmân. Kalbe. İslâm. Kalbe. İhsan hakim olunca o. Hayaller yıkılır zaten o kal. Allah kartondan dışı zaten o kaleler hevadan da zaten o kaleler bir heves ten ibaret titty demekle yıkılacak tıs enla ilahe.

Kim lailahe illallah muhammederresulullah dediyse cennete girecektir

Resûlullah dediyse, ve o îmân üzerine öldü Servet cennete girecek o ne diyor ev güzel patlasada gerçektir La La İlahe İllallah diyen sonunda cennete girecek diyor Ebu Zerr radıyallahu anh Hazretleri Hani nasıl olur böyle değildi Ebuzer patlasa da girsek diyor.

Tereddüt içinde kalan, hayretlere düşen kişinin kulağına ne söylendi?

Tereddüt içinde kalan, hayretlere düşen kişinin kulağına da hak bir muamma söylemiştir. Bu suretle onu iki şüphe arasında hapseder.

Münafıkların ne gibi durumlar vardır?

Müminlerin yanına gel. İnanmış gibi yap. Ondan sonra onlardan git kafirlerin yanına git. Kafirmiş gibi davran. Müminlerin yanına gel. Müminmiş gibi davran. Kafirin yanına git kafirmiş gibi davran. Veya vardır ya öyle çok yüzlü insanlar. İnsanların içerisinde de vardır. O gelir senin yanına dostmuş gibi görünür. Ondan sonra sana düşman olanın yanına gider. Ona dostmuş gibi görünür. Senden laf alır ona götürür. Ondan lafı alır sana getirir.

Münafıkların psikolojik etkileri nelerdir?

Bunlar bir müddet sonra psikolojik rahatsızlık yaşarlar. Bakın dikkat edin. Bunlar bir müddet sonra psikolojik rahatsızlık yaşarlar. Îmân konusunda gidip gelenler bunlar problem yaşarlar. Allah muhafaza eylesin.

İmânda şüphe edenlerin manevi durumu nedir?

İnsanı manevi helaka götüren bu tereddüttür. Ve bu îmân ile inkar arasında bocalayıp durur bunlar. Bu tip şüpheciler. Ve bu bocalayıp duranlar psikolojik olarak da kendilerini hasta ederler. Bakın bunların psikletik rahatsızlıkları baş gösterir. Bir müddet sonra îmânla îmânsızlık arasında gidip gelen bir kimse bir müddet sonra psikolojik rahatsızlık yaşar.

Heva hevesini ilah edinmiş olanlar neler yapar?

Bunlar heva, ve heveslerini ilah edinmiş, nefislerine uymuş, Kur’ân, ve sünnet-i seniye tebliğ etmeyen, salt, dini Kur’ân, ve sünnet noktasında anlatmayan bu sahtekarlar, bu hırsızlar, bu yalancılar, bunların kendilerine hayrı yok ki başkalarına hayırı olsun. Bunlar kendileri nurlanmamış ki başkalarının nurlandırmasına sebep olsun.

Heva hevesini ilah edinmiş olanların ne gibi sonuçları vardır?

Casiye ayet 23. Kendi hevasını ilah edinen, Allah’ın da bir ilim üzere şaşırttığı, kulağını, ve kalbini mühürlediği, gözünün üzerine perde çektiği kimseyi gördün mü? Bunlar heva, ve heveslerini ilah etmişler. Hak, ve hakîkati görmeleri, hak, ve hakîkati anlatmaları, hak, ve hakîkati yaşamaları mümkün değil. Bunlar, çünkü heva, ve heveslerine ilah edindiklerinden bunların gözlerine perde çekilmiş, kulakları tıkanmış, kalpleri de mühürlenmiş. Bunların hakîkati duyma, hakîkati görme, hakîkati yaşama mümkün değil. Onlar, çünkü sapmışlar, saptırmışlar. Sapkınlıklarından dolayı mühürlenmişler. Bunlar güya Allah’ı, ve müminleri aldatmaya çalışırlar.

Heva hevesini ilah edinmiş olanlar neden Allah’ı ve müminleri aldatmaya çalışır?

Oysa onlar sadece kendilerini aldatırlar da bunun farkında değiller. Bakura ayet 9. Bunlar normalde Allah’ı, ve müminleri aldatmaya çalışıyorlar. Hani kafasına bir takke geçiriyor. Bir aşır okuyor. Ne güzel okuyor. Sen de diyorsun ki ya oh ya bir aşır okudu adam. Şimdi hırsızlıktan içeride aşır okuyor. Kafasında takke cami cami dolaşıyordu. Herhangi bir kimse hiç önemli değil. Adam oy zamanı kafasında takke dolaşıyor. Bütün cemaat tarîkat ne varsa. Öyle değil mi?

Halk bozulmasının sebebi nedir?

Halkın bozulmasının sebebi bu ikisinin bozulmasından dolayıdır. Bunlar canlarını feda edip Kur’ân, ve sünnete anlatırlar. Zamanlarını, nefislerini, paralarını, pullarını, hanlarını, hamamlarını, her şeylerini Kur’ân, ve sünnet yolunda, Kur’ân, ve sünnet yolunda hizmete adarlarsa kurtulurlar. Bunlar heva, ve heveslerine harcarlarsa bu makamlarını bunlar halkı ifsat eder, bozar, ve bu ikisinin bozulmasından halk bozulur.

Halk bozulduysa devlet idarecileri kimlerdir?

Halk bozulduysa devlet idarecileri Hakkında Bunlar ümara ulema bunlar. İlahiyatçılar, diyanetçiler, şeyhler, alimler. Bunlar da ulema. Bu ikisi eğer ki bozulursa halk bozulur.

Muhterem hocamız da oraya gelseydi dedim orada bir iftar olsaydı mı?

Dedi ki özür dilerim hakkını helâl et. Ben dedim bu programa katılamam. Dedi ki bana senin için dedi hocamızın masasında yer ayıracaktık. Allah razı olsun. Teşekkür ederim Bursa’nın herhangi bir varoş mahallesinde dedim sokaklara dedim sofraları kursaydınız. Muhterem hocamız da oraya gelseydi dedim orada bir iftar olsaydı. Öyle hendekten örnek vereyim. Birisi geldi Hazreti Peygamberin kulağına. Dedi ki, "Ya Resulallah, sütten, ve doğurmaktan kesilmiş bir koyunum vardı. Onu kestim." dedi. "Akşama bize gel." Allah Resulü kafasını kaldırdı. Sallallâhu aleyhi, ve sellem, "Ey ashabım, filanca kardeşiniz" dedi, "Bir koyunu varmış, geçmiş. Akşama hepiniz oraya davetlisiniz dedi. Sahabe yok ya bir şeysi kendi kendine düşündü. Nasıl doyuracağım diye. Hendek kazasında ne kadar varsa erkek kadın o akşam o sahabenin evine gitti. Hepsi de bir koyundan doydu. Hazreti Peygamberin mucizelerinden birisi. Şimdi bazı eee kara cahiller, bazı zır cahiller Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretlerinin mucizelerine de inanmıyorlar. Bunlar imam hatipte öğretmen, bunlar ilahiyatta öğretim üyesi, bunlar diyanette görevli. Allah bunların ciğerlerini kanatacak. >> Amin. >> Kanatsın zaten. >> Bunlar Hazreti Peygambere savaş açmış insanlar. Aynı şey yine Hendek’ten bir size destantene bir tas süt getirdi. Sahabeden bir kimse dedi ki ya Resulallah keçiden sağadım. Keçimden bir tas, bir avuç. Ebu Hureyre naklediyor bunu da. Ben diyor süte baktım. Ben diyor ağzıma bir lokma girmemişti. Bana ne kadar verecek diye bekledim diyor. Hazreti Peygamber bismillahirrahmanirrahim dedi diyor. İçti bana kalmayacak diyor diyor. İçim sızladı aldı diyor bir daha içti. Besmele çekti. Bir yudum daha içti. İçimden dedim ki diyor bitiyor. Bismillâhirrahmânirrahîm dedi diyor. Bir tane daha içti. Ondan sonra dedi ki diyor ya Ebu Hüreyre Allah’ı zikret besmele çek sen de. Ben bismillahirrahmanirrahim dedim diyor. Ben burası bana ait. Lak lak işte. Şimdi dedi arkadaşlarına götür. Hendek kazan bütün sahabeler o sütten karnını doyurdu. Allah Resulüne geldi. Yine tas besmele çekti. Bir yudum daha içti. Ben gözümün önüne geleni söyleyeyim mi size? Orada eee hadis-i şerifte bir yudum daha içti diyor. O yudumu aldı. Bereket olsun diye geri bıraktı. Uyudum gitmedi midesine. Artsın bereket olsun diye o yudumu tekrar tasa bıraktı. Ebu Hüreyre naklederken diyor ki o bir yudum daha içti. Geri bıraktığını ona dahi göstermedi. Dedi ki şimdi kadınlara götür. Çünkü Hazret-i Ayşe annemizin mescidi var orada. O da çadırını kurdu geldi. Kadınlar var. Onlar da geldiler. Savaşta yaralananlara bakmak için. Arkada bayanlar var, çünkü cephe gerisinde. Onlara da Ebu Hüreyre teker teker hepsini dolaştı. Hepsinin karnını doyurdu, içirdi. Geldi Hzreti Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretlerine tekrar verdi. Allah Resulü sallallâhu aleyhi, ve sellem bir yudum daha aldı. Yine bıraktı onu. Dedi ki, "İç ya Ebu Hyreyra." Ben diyor aldım besmeleyi çektim kana içtim. Dedi ki diyor bir daha iç. Ben bir daha içtim. Dedi ki, "Bir daha iç." Ben bir daha içtim. Bir daha söyleyince diyor, "Doydum ya Resulallah" dedim. Şimdi Allah Resulü sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretleri ashabının dışında bir şey yiyip içmezdi. Ey alimler, şeyhler, siyasetçiler, bürokratlar, kendilerini din önderi görenler, beş boynuzu otellerde mi iftar ediyorsunuz? Tebanızın giremeyeceği bir otele nasıl giriyorsunuz? Tebanızın yiyemediği yemeği nasıl yiyorsunuz? Siz dergahta kaynayan çorbaya kaşık atıyor musunuz? Atmıyor musunuz? Dergahta kaynayan çorbaya sen kaşık atmıyorsun da sana orada özel bir yemek geliyorsa sen o topluluğun hiçbir şeysisin. Senin yolun Muhammedi değil. Sen kardeşlerinle beraber sofraya oturup kardeşlerin ne yiyorsa yemiyorsan senin yolun Muhammedi değil. Sen oranın şeyhi değilsin. Sen kendi nefsinin şeyhisin. Sen oranın hocası değilsin. Sen nefsinin hocasısın.

Ruhun kaynağı nedir?

Ve Hazreti Pir diyor ki, "Bunların her ikisinin de kaynağı gayp âlemidir." Yani onun katından gelmektedir. Onun ilmi ilahisinden gelmektedir. Çünkü hani Cenabı Hak Adem’i yaratırken onun şeklini tamamladı. Bütün her şeyini dizayn etti, ve onu en güzel demeyeyim de ahsen-i takvimi üzerine yarattı. Ahsen-i takvimi güzel demek ahsen-i takvimi anlatmaya yetmez. O yüzden bazı Kur’âni terimler vardır. O terimleri anlatmak için Arapça bile yetmez. Orada bütün diller suskun kalır.

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları