Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: İman ve İtikad — Sayfa 12

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

İman ve İtikad(2302) — Sayfa 12/28

Nesih meselesi ve dinin yenilenmesi nedir?

Nesih Meselesi ve Dinin Yenilenmesi

Adem aleyhisselam on emirle geldi, sonraki peygamberlere sayfalar geldi, ardından Tevrat, İncil ve nihayetinde Kur”an-ı Kerim gönderildi. Her yeni kitap öncekinin hukukunu kaldırdı. Kur”an-ı Kerim de kendi içinde bazı ayetleri neshetmiştir; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de bazı hükümleri neshetmiştir. Müslümanlar Kur”an”a tabi olacaktır; Tevrat”a ve İncil”e göre hükmedilmesi mümkün değildir. Dinin bir ruhu vardır, canı vardır, kendini yeniler. Müceddidlerin işi dinin yeni anlayışını, Kur”an’ın yeni anlayışını insanların önüne koymaktır. Tasavvuf da bu noktada yeni anlayışını koyar ortaya. Eski üstatların "üstadsız zikretmeniz mümkün değil" sözü o günkü anlayışlarında doğru olabilir; ancak hürmet ederiz hepsine de, amacımız herhangi bir veliyle cedelleşmek değildir.

Kaynak: 116. Dergah Sohbeti — Zikrullah, Kibir, Mehdiyet ve Veliliğin Gerçeği

Allah’ın ahlakı nedir?

Allah’ta hem sevmek hem sevilmek vardır. Ama Allah sevmeyi öne almıştır. İlk ruhundan ve nurundan Muhammed Mustafa’nın ruhunu yaratınca "Ben bunu sevdim" buyurmuştur. Sevmek Allah’ın ahlakıdır. Sevilmek de Allah’a yöneliktir ama sevmek kadar güçlü değildir.

Kaynak: 125. Dergah Sohbeti — Rabıta, Namazın Hakikati, Sevmek ve Sevilmek

İslam’ın temelini oluşturan nedir?

Biz bütün arz "Lâ ilâhe illallah" deyinceye kadar savaşmakla emrolunmuş bir Peygamberin ümmetiyiz. Bize rahat uykuda ölmek, rahat yemek yemek, rahat hayat bizim için hevâ ve hevesimizdir.

Kaynak: 127. Dergah Sohbeti — Ganimet Tehlikesi, Enel Hak ve Kibir

Aklın rolü nedir?

Dil ile ikrarın birinci safhası akıldır. Aklı olana imandır; aklı olmayana iman yoktur. "Şahit ol" denilince neyle şahit olunur? Gözümle, kulağımla, burnumla, elimle, ayağımla, bütün vücudumla şahit oldum. Organlarımız, azalarımız şahit hükmündedir.

Kaynak: 127. Dergah Sohbeti — Ganimet Tehlikesi, Enel Hak ve Kibir

Farzları yerine getirmenin faydası nedir?

Farzları yerine getiren Allah’ın emrini yerine getirmiştir; nâfilelerle Allah’a yaklaşır ve Allah da onu sever (Buhârî, Rikāk 38, No: 6502).

Kaynak: 128. Dergah Sohbeti — Sosyal Hayatı Sünnete Örmek ve Rabıtanın Hakikati

İmanı korumanın yolu nedir?

Hadis-i kudsîde üç merhale bildirilmiştir: Birincisi farzları yerine getirmek — hem ibadet hem haramlardan uzak durma. İkincisi nâfilelerle Allah’a yaklaşmak — güzel ahlakla alakalıdır. Üçüncüsü Allah’ı sevmek (Buhârî, Rikāk 38, No: 6502).

Kaynak: 130. Dergah Sohbeti — Aile Kültürü, İmanın Korunması ve Zikrullah

Tövbesiz bir dua ne demektir?

Ama tövbesiz bir dua, geriye dönmeden yapılmış bir dua, muhakkak yerine gelecektir — fakat tecellîyat olarak yerli yerine oturulacaktır. Tövbeyi konuşmadan duayı konuşmak, kirli ağızla bir şey istemekle aynıdır. Bir kimsenin ağız kokusu leş gibi, bütün çirkinliklerine rağmen güzeller güzelinden bir şey isteyecek — böyle olur mu? O yüzden önce tövbeden bahsetmek lâzım.

Kaynak: 141. Dergah Sohbeti — Duadan Önce Tövbe: Avamın, Hâssın ve Âriflerin Tövbesi

Avamın tövbesi nedir?

Avamın Tövbesi: Günahları Terk Etmek. Tövbe, avam için günahı terk etmektir. Sûfî günahı terk eden kimsedir. Sûfînin üzerinde yalan, yemin, iftira, zina, içki, kumar, başkasının malına-canına-ırzına-hanesine tecâvüz olmamalıdır. İnsanın dilinden, gözünden, kulağından, elinden, ayağından haramın çıkmaması gerekir.

Kaynak: 141. Dergah Sohbeti — Duadan Önce Tövbe: Avamın, Hâssın ve Âriflerin Tövbesi

Nasuh tövbesi nedir?

Nasuh Tövbesi. "Nasuh" samimi, ihlâslı demektir. Nasuh tövbesi öz bir tövbedir — bir daha geri dönmeyecek o kimse. Bir daha yapmayacak, bir daha o eksikliğe, o yanlışlığa düşmeyecek. Ağzı temizlenecek o kimsenin. Tövbe etmek, temizlenmek demektir. Temizlenecek ki temiz ağızla dua edecek.

Kaynak: 141. Dergah Sohbeti — Duadan Önce Tövbe: Avamın, Hâssın ve Âriflerin Tövbesi

İslâm’ın 5 Esası ve İnsanın 5 Esası nedir?

İslâm’ın 5 Esası ve İnsanın 5 Esası. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki: "İslâm 5 temel esas üzerine kuruludur." İnsan da 5 temel esas üzerine kuruludur — 5 duyu organı, zâhiren 2 ayağı, 2 kolu, başı ve gövdesi. Elde 5 parmak var, ayakta 5 parmak var. Allah Âdem’i İslâm üzerine yaratmış, İslâm’ı da Âdem üzerine yaratmıştır. O zaman tövbe hem dış âzâlarla hem de duyu organlarıyla temizlenmektir.

Kaynak: 141. Dergah Sohbeti — Duadan Önce Tövbe: Avamın, Hâssın ve Âriflerin Tövbesi

Âriflerin tövbesi nedir?

Âriflerin Tövbesi: Gafletine Tövbe. Ârif sevendir — ama henüz âşık olmamıştır. Ârif seven daha. O bir an sevdiğini gözünün önünden ayırmak için uğraşır. O yüzden onun tövbesi gafletinedir: "Bir an nerede zikrullâhı terk ettim? Bir an nerede gaflet işledim? Bir an nerede kalbimi durdurdum?" Artık âriflerden günâh-ı kebâir çıkmaz — onların ağzından gıybet, dedikodu, iftirâ; elinden, ayağından, gözünden, kulağından haram çıkmaz. Ârif odur ki kalbi çalışmaya başlamıştır — kabir hâline vâkıf olan kimsedir.

Kaynak: 141. Dergah Sohbeti — Duadan Önce Tövbe: Avamın, Hâssın ve Âriflerin Tövbesi

Hâssü’l-hâssın tövbesi nedir?

Hâssü’l-hâssın Tövbesi: Kendini Görmemek. Hâssü’l-hâssın — âriflerin özünün — tövbesi farklıdır. O bir an kendinden bir şeyi görürse ona tövbe eder. "Ne güzel yaptın" deyip nefsini görmesine tövbe eder. "Sen olmasaydın bu zikrullâh olmazdı" diye kalbinden geçerse — ona tövbe eder. Kendini bir an görmesinden dolayı tövbe eder. Çünkü der ki: her şeyi yapan Allah’tır. Senin yaptığın bir şey yoktur, senin söylediğin bir şey yoktur. Dil O’nundur, göz O’nundur, kulak O’nundur, yürek O’nundur, hâl O’nundur, hayat O’nundur, ölüm O’nundur.

Kaynak: 141. Dergah Sohbeti — Duadan Önce Tövbe: Avamın, Hâssın ve Âriflerin Tövbesi

Tövbe eden olmamak nedir?

Tövbenin Özü Olun. Tövbe eden olmayın — tövbenin kendisi, tövbenin özü olun. Kendinizi öyle yapın ki tövbe etmeye gerek kalmasın. Tövbeyi günahlardan kurtulmak için değil, Allah’a yaklaşmak için yapın. "Yâ Rabbi, kendimi gördüm. Bu dükkânı ben çalıştırdım dedim, bu malı ben kurdum dedim, bu evi ben yaptım dedim" — bunlara tövbe edin. Bizim için en büyük günâh-ı kebâir nefsimizi görmektir.

Kaynak: 141. Dergah Sohbeti — Duadan Önce Tövbe: Avamın, Hâssın ve Âriflerin Tövbesi

Dilinizi kilitleyin neden önemlidir?

Dilinizi kilitleyin. Dilini kilitleyemeyen dinini kaybeder, kalbini kaybeder, yolunu kaybeder, hâlini kaybeder, tarikatını, dergâhını, dervişliğini kaybeder. O yüzden tövbe edin — duadan önce tövbe. Ağlayın hâlinize! Eğer hâlinize ağlayamıyorsanız nefsinize uymuşsunuzdur, kalbiniz kararmıştır. Siz Allah’ı unutursanız O da sizi unutur. Siz O’nu terk ederseniz O da sizi terk eder. Siz O’na sırtınızı dönerseniz O da size sırtını döner.

Kaynak: 141. Dergah Sohbeti — Duadan Önce Tövbe: Avamın, Hâssın ve Âriflerin Tövbesi

Amel ilme nasıl açar?

Ahmed b. Hanbel, Müsned — "Siz bildiklerinizle amel ederseniz, Allah size bilmediklerinizi öğretir." (Amelin ilme açtığı kapı)

Kaynak: 143. Dergah Sohbeti — Sûfînin Muhasebesi, Devamlı Zikir, Halaka-i Zikir ve Aşkın

Ümmetin bölünmüşlüğü nedir?

İnsanlar fitneler karşısında bir imtihan içindedirler. Bütün Ümmet-i Muhammed bu imtihanla mücadele eder, bir bütün hâlinde. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur ki: "Öyle bir zaman gelecek ki ümmetim belâlara ve fitnelere dûçâr olacaklar." Sahâbe sormuş: "Yâ Resûlallah, ümmet karanlıkta mı kalacak?" Buyurmuş ki: "Denizin üzerindeki köpük misâli olacaklar." Yani bir aracılığı, bir tutunacak dalı olacak. Şu anda Ümmet-i Muhammed’in en büyük problemlerinden birisi budur.

Kaynak: 151. Dergah Sohbeti — Ümmetin Bölünmüşlüğü, Niyet ve Tevhîd Nûru

Ümmetin bölünmüşlüğü hangi etkenlerle oluşur?

Bu bölünmüşlük hem iç etkenlerden hem dış etkenlerden kaynaklanıyor. İç etkenler; kısır çekişmeler, "senin şeyhin, benim şeyhim" kavgaları, "siz dalâletteysiniz, biz hidâyetteyiz" iddiaları. Dış etkenler ise Deccâl ve şeytânîyet bunu körüklemiş. Bizi hem kendi içimizde küçük gruplara bölmüşler, hem grup grup birbirimize düşürmüşler.

Kaynak: 151. Dergah Sohbeti — Ümmetin Bölünmüşlüğü, Niyet ve Tevhîd Nûru

İrkçılık meselesi neden bir problemdir?

İrkçılık meselesi de cabası. Türkler olarak Araplara düşmanız, Kürtlere düşmanız, Farslara düşmanız, etraftaki bütün herkese düşmanız. Önce ırkçılıktan düşmanız, ardından din olarak düşmanız. Bize göre en güzel İslâm Türkiye’de yaşanıyor; ama Araplar da bize bakıyor ve "Sizde İslâm yok, kadınlarınız açık, içki serbest" diyorlar. Herkes birbirine "İslâm değilsiniz" diyor.

Kaynak: 151. Dergah Sohbeti — Ümmetin Bölünmüşlüğü, Niyet ve Tevhîd Nûru

Cemaat fraksiyonları ve ayrılıklar neden bir sorun oluşturur?

İslâm ümmeti parçalanmış durumda. Risâle-i Nûr cemaati bölünmüş; yazıcılar, okuyucular, Yeni Asya, diğer fraksiyonlar. Bölünmek insanın fıtratıdır; zeytin ağacı kuvvetli olduğunda kökünden bir filiz daha çıkarır, bu normaldir. Ama birbirinin altını oymak, birbirini küfürle itham etmek normal değildir. Adam kitap yazıyor, "Nurcuların dini" diyor, "Süleymancıların dini" diyor, "Refahçıların dini" diyor. Biz birliği muhafaza edeceğimize ayrılıkları körüklüyoruz.

Kaynak: 151. Dergah Sohbeti — Ümmetin Bölünmüşlüğü, Niyet ve Tevhîd Nûru

Kardeşlik ve nefis terbiyesi neden önemlidir?

Acz ve fakr yolunu tutan hep yürür gider. Acz ve fakr hâli olan insanda tevâzû vardır, şakāvet olmaz, şekāfet olmaz. Öyle olduğu için derviş gönüllü olur, herkes onun etrafında hasbiyet eder. Acz ve fakr yolunu tutmayan insanlar ise hep lider olmak isterler, başa geçmek isterler.

Kaynak: 151. Dergah Sohbeti — Ümmetin Bölünmüşlüğü, Niyet ve Tevhîd Nûru

Ameller niyetlere bağlıdır. Bu hadis ne anlama gelir?

Hicret Hadisi Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: "Ameller niyetlere bağlıdır. Herkes niyet ettiği şeyi elde eder." Namaza niyet etmezsen jimnastik yapmış gibi olursun. Namaz kılarken "falan beni görsün" diye kılıyorsan, o namazdan sevap bekleme. Niyet bu kadar önemlidir.

Kaynak: 151. Dergah Sohbeti — Ümmetin Bölünmüşlüğü, Niyet ve Tevhîd Nûru

Hac ve tavaf ederken neden dikkatli olmak gerekir?

Beytullah, Allah’ın nazar ettiği, sıfatlarını tecelli ettirdiği yer. Bütün velîlerin tavaf ettiği, bütün peygamberlerin, evliyânın civarında dolaştığı yer. Her nefes peygamber nefesiyle, mürşidlerin, evliyânın, meleklerin nefesiyle dolanmış olan yerde kalkıp başka şeyler düşünüyorsun. Adamın niyeti hac değil ki; tavaf ederken kadınların peşine düşüyor.

Kaynak: 151. Dergah Sohbeti — Ümmetin Bölünmüşlüğü, Niyet ve Tevhîd Nûru

İmana hizmet etmek neden önemlidir?

Birinci niyetimiz imana hizmet etmek olacak. Biz imana hizmet etmek için dertleneceğiz. Bununla dertlenmiyorsanız, bunun için gece seherde ağlamıyorsanız, bunun için kendinizi hesaba çekmiyorsanız, imanınız kemâle gelmez. Bir kimsenin iman hizmetiyle alâkasında herhangi bir duygusu yoksa, bununla alâkasında bir sıkıntısı yoksa, bununla alâkasında bir çalışması çabası yoksa, yeminle söylüyorum imanı tehlikededir.

Kaynak: 151. Dergah Sohbeti — Ümmetin Bölünmüşlüğü, Niyet ve Tevhîd Nûru

Hile ve hesap bırakınca dua kabul olur mu?

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri buyuruyor: "Hilelerle hesaptan öldüğün vakit dua zamanı gelir." İnsan kendi kendine hep bir şeyi hesap eder. Niyetiniz temiz olursa hesabınız olmaz; hesabınız olmazsa dua zamanı gelir demek. İçinde hesap yok, içinde fitne-i fitrî yok, yanlış şeyler düşünmüyorsun, hiç kimseye tuzak kurmuyorsun. Safîleştin; safîleşince yapılan duayı Cenâb-ı Hak kabul eder.

Kaynak: 151. Dergah Sohbeti — Ümmetin Bölünmüşlüğü, Niyet ve Tevhîd Nûru

Tövbe ve arınma neden önemlidir?

Nefsimizi ne ile temizleyeceğiz? Acz ve fakr hâliyle. "Yâ Rabbi, biz günahkârlardan, günah işleyenlerdeniz." Hz. Âdem aleyhisselâm da "Ben nefsime zulmettim" dedi. Dünyaya indikten sonra kırk yıl "Yâ Rabbi, ben nefsime zulmedenlerden oldum, beni affet" diye dua etti. Allah o zaman temizledi onu; çünkü nefsini bildi, kusurunu itiraf etti, tevbe etti.

Kaynak: 151. Dergah Sohbeti — Ümmetin Bölünmüşlüğü, Niyet ve Tevhîd Nûru

Hz. Âdem’in yaratılışı ve secde emri neden önemli?

Allah, Hz. Âdem aleyhisselâmı topraktan yarattı. Melekler dediler ki: "Biz sana ibadet edenlerden değil miyiz? Ne diye böyle bir şeye ihtiyaç var?" Allah "Siz bilmezsiniz" buyurdu. Allah, Âdem’i kırk yıl güneşe karşı tutup pişirdikten sonra ona kendi ruhundan ve nûrundan üfledi. Üfleyince bütün meleklere "Âdem’e secde edin" emrini verdi.

Kaynak: 151. Dergah Sohbeti — Ümmetin Bölünmüşlüğü, Niyet ve Tevhîd Nûru

Ebû Cehil’in asıl adı ve imtihanın sırrı neden önemli?

Ebû Cehil’in asıl adı Ebû Hikem’di; yani "hikmetin babası." Arap toplumunda hikmetin babası olarak tanınıyordu. Ne zamana kadar? Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem peygamberlikle gelene kadar. Ne zaman ki imtihan-ı hakîkî geldi, o zaman Ebû Hikem, Ebû Cehil oldu. Bu, mürşid-i kâmillerin meclislerinde de böyledir; nice insanlar tanınır, ama imtihanın sırrı geldiğinde gerçek yüzler ortaya çıkar.

Kaynak: 151. Dergah Sohbeti — Ümmetin Bölünmüşlüğü, Niyet ve Tevhîd Nûru

Tevhîd nûru ve mürşid-i kâmil neden önemlidir?

Tevhîd nûru bitmez, tevhîd nûru iknâ edilmez. Ne zamana kadar? Kıyamete kadar. Allah’ın mübârekleri kıyamete kadar devam eder; birisi vefat etmeden birisini gönderir. Tevhîd nûru eksik olmaz; çünkü o imtihanın sınırıdır. Bir kimya gibidir; adamın üzerindeki pası çıkarır, kendi özü kalır. İşte mürşid-i kâmilin huzuru da böyle bir kimya lâvabosudur; girdin, kendi özün çıkar.

Kaynak: 151. Dergah Sohbeti — Ümmetin Bölünmüşlüğü, Niyet ve Tevhîd Nûru

İhlas nedir?

"Kim ihlasla la ilahe illallah derse…" Bu hadis-i şerifin içinden bütün Kur’an’ı, bütün hadisleri, bütün dini geçirmek mümkündür. İhlasla la ilahe illallah diyen kimsenin öldükten sonra da ecri devam eder. Şehitler arş-ı âlâda yeşil kuşların kursağında sallanarak Allah’ı zikretmeye devam ederler.

Kaynak: 155. Dergah Sohbeti — Kardeşlik, İhlas, Uluhiyet ve Hz. Ebubekir’in Tevazusu

Şehit kimdir?

Şehit kimdir? Can sevgisinden, mal sevgisinden, evlat sevgisinden geçip Allah’la alışverişini bitiren kimsedir. Cenab-ı Hak buyurmuştur: "Allah müminlerden canlarını ve mallarını, karşılığında cennet vermek üzere satın almıştır." (Tevbe, 9/111) Bir kimse bu muhabbetlerin hepsinden geçerse, canını vermeye sıra gelmeden o muhabbeti yakalamışsa, o da şehit hükmündedir. Allah buyuruyor: "Siz onlara ölü demeyiniz; onlar dirilerdir." (Bakara, 2/154)

Kaynak: 155. Dergah Sohbeti — Kardeşlik, İhlas, Uluhiyet ve Hz. Ebubekir’in Tevazusu

İman, İslam ve İhsan Üçlüsü nedir?

Bizim destûrumuzun birincisi imana hizmet etmektir — ki bu farzdır. İkincisi İslam’a hizmet etmektir, yani namazdır, oruçtur, güzel ahlaktır — ki bu vacip hükmündedir. Üçüncüsü ihsan makamıdır: kalbi tasfiye etmek, ruhu terbiye etmek, insanı Allah’a ve Resulüne âşık olmaya götürmek — ki bu sünnet mesabesindedir.

Kaynak: 155. Dergah Sohbeti — Kardeşlik, İhlas, Uluhiyet ve Hz. Ebubekir’in Tevazusu

158. Dergah Sohbeti — Kalp Temizliği, Günahın Mühürü ve Hayır Kapısının Sonsuzluğu nedir?

Kalp: Günahın Kalbi Mühürlemesi

Bismillahirrahmanirrahim. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Biz onların kalplerini mühürlemişizdir." Eğer bir kimse günah işlerken günahından rahatsız oluyorsa, ciğeri yanıyorsa, kalbi kırılıyorsa, o kimsede hâlâ hayır vardır. Ama bir kimse günahı küçümsüyorsa, önemsemiyorsa, kalbinde hiçbir hüzün yoksa işte o zaman kalp mühürlenmiştir. Artık o kimse için fahşiyet, şeytaniyet ve caniyet normal hayat tarzı hâline gelmiştir.

O iyi sesi kaybeden kimse kendisi o küfür karanlığına dalmış, o sesi kendi elleriyle öldürmüştür. Tıpkı Yusuf aleyhisselam gibi kuyunun içine düşmüştür. Ama dışarıda ağlayan bir Yakup varsa o kimsenin kurtuluşu inşallah vardır. Bir Yakup yoksa ağlayan — yani o kimseye dua eden, onu düşünen, onu kurtarmaya çalışan birisi yoksa — o mühürlenir, Allah muhafaza eylesin.

İyi amelden kendini çıkaran kimse artık her haramı normal karşılar: kızının açılması, hanımının örtünmemesi, yalan söylemek, kandırmak — hiçbirinden rahatsız olmaz. Kalbi ölmüştür. Ona konuşulacak çok az şey vardır; ancak sözü çok tesirli olan bir kimse onu uyandırabilir.

Kaynak: 158. Dergah Sohbeti — Kalp Temizliği, Günahın Mühürü ve Hayır Kapısının Sonsuzlu

İlahi kader meselesi nedir?

Allah Teala levh-i mahfuzda ölümün nerede, nasıl, ne zaman gerçekleşeceğini yazmıştır. Kulun bunu değiştirmesi, deform etmesi mümkün değildir. Cenab-ı Hak her şeyi en ince ayrıntısına kadar takdir etmiştir.

Kaynak: 159. Dergah Sohbeti — Mezheplerin Doğuşu, Mürşide İntisap ve İlahi Aşkın Lezzeti

Mürşid-i Kamil’e intisap meselesi nedir?

Ölüm haktır, herkes ölecektir. En birinci tavsiye budur: İstihare yapın, istişare yapın, gidin bir yere intisap edin. Kim ölürse ölsün, yeter ki o kimsenin şeriatı düzgün olsun. Adamı analiz edin, sohbetlerini dinleyin, geçmiş sohbetlerini dinleyin. Eğer şeriatı düzgün ise gidin ona intisap edin. Şeriatında sapkınlık varsa ondan uzak durun, Allah muhafaza eylesin.

Kaynak: 159. Dergah Sohbeti — Mezheplerin Doğuşu, Mürşide İntisap ve İlahi Aşkın Lezzeti

Son nasihat nedir?

Sakın kendi kendinize "benden sonra kimseye ihtiyaç yok" demeyin. Sakın gaflete düşmeyin. İlahi aşkın tadını almak isteyenler gözyaşı dökecekler, günlerini kederli geçirecekler. En sevindiği anda bile gönlünde bir keder olacak: "Ya Rabbi beni affeder misin?" diyecek. En neşeli anında bile "Ya Rabbi ben senin yüzüne nasıl bakarım?" diye hüzünlenecek.

Kaynak: 159. Dergah Sohbeti — Mezheplerin Doğuşu, Mürşide İntisap ve İlahi Aşkın Lezzeti

Kalp temizlenmesi nasıl sağlanır?

Kalbin temizlenmesi ise ancak zikrullah ve Allah’ın emirlerine uyma ile mümkün olur.

Kaynak: 160. Dergah Sohbeti — İman, Fiilî Şükür, Toprak Satma ve Aile Terbiyesi

Kalp hastalıkları nelerdir?

Kalp hastalıkları arasında kibir, riya, haset, dünya sevgisi ve gaflet başta gelir. Bunlar kalbi karartır, imanın nurunu söndürür.

Kaynak: 160. Dergah Sohbeti — İman, Fiilî Şükür, Toprak Satma ve Aile Terbiyesi

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kalbin ne kadar önemli olduğunu nereden anlatır?

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur ki: "Dikkat edin, vücutta bir et parçası vardır; o düzelirse bütün vücut düzelir, o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin, o kalptir." Bu hadis-i şerif kalbin ne denli merkezi bir konumda olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Kaynak: 160. Dergah Sohbeti — İman, Fiilî Şükür, Toprak Satma ve Aile Terbiyesi

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) fiilî şükürün nasıl bir örnek olduğunu nereden anlatır?

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kendi ayakkabısını tamir eder, elbisesini yamar, ev işlerinde hanımlarına yardım ederdi. Bu hâl, peygamberlik makamına rağmen tevazunun ve fiilî şükrün en güzel örneğidir. "Ben ancak bir kulum, kul gibi oturur, kul gibi yerim" buyurmuştur.

Kaynak: 160. Dergah Sohbeti — İman, Fiilî Şükür, Toprak Satma ve Aile Terbiyesi

Modern zamanlarda dinsizlik meselesi nedir?

Bugün "ben Müslümanım" diyen ama Kur’an-ı Kerim’in hükümlerini reddeden, "zamana uymaz" diyen, helal-haram sınırlarını tanımayan insanlar maalesef çoğalmıştır. Hâlbuki Müslümanlık yalnızca bir kültürel kimlik değildir. Allah’ın kitabını bütünüyle kabul etmek, hükümlerini hayatına geçirmeye çalışmak imanın gereğidir.

Kaynak: 160. Dergah Sohbeti — İman, Fiilî Şükür, Toprak Satma ve Aile Terbiyesi

Kur’an-ı Kerim’in hükümlerini kısmen kabul etmek ne demektir?

Kur’an-ı Kerim’in bir kısmını kabul edip bir kısmını reddetmek, hükümlerinden işine geleni alıp gelmeyeni terk etmek büyük bir tehlikedir. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden bunu yapanların cezası dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir." (Bakara Suresi, 2/85) Bu ayetin muhatabı yalnızca Ehl-i Kitap değil, aynı zamanda Kur’an’ın hükümlerini kısmen kabul eden herkestir.

Kaynak: 160. Dergah Sohbeti — İman, Fiilî Şükür, Toprak Satma ve Aile Terbiyesi

Tesettür emri nedir?

Tesettür emri, Allah’ın emri olan örtünmeyi "zorlama" diye nitelendirmek, bunun bir hak ve ibadet olduğunu görmezden gelmek ciddi bir iman meselesidir. Örtünmek kadının onurunu korur, toplumun ahlaki yapısını muhafaza eder.

Kaynak: 160. Dergah Sohbeti — İman, Fiilî Şükür, Toprak Satma ve Aile Terbiyesi

Kabir ziyareti nedir?

Kabir ziyareti ölümü hatırlamak içindir, ölümü zikretmek içindir. Kabir ziyareti ölümü insanın burnunun ucunda görmesi içindir. Yoksa kabirlerden gidip bir şey istemek değil, kabristanda yatanlardan bir şey istemek için değildir.

Kaynak: 163. Dergah Sohbeti — Kabir Ziyareti, Şirk Tehlikesi, Zekât Hükümleri ve Tevhîd

Kadınların kabir ziyaretine izin verilmesi nedeni nedir?

Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri daha önce kadınların kabir ziyaretini yasaklamıştı. Sonradan bu mesele yeniden söz konusu olunca kadınların kabristan ziyaret etmesine izin verildi. Ancak Hanefîler demişlerdir ki kadınlar kabristanın içinde dolaşmayacaklar; kabristanın yanına gelecek, duvarın dibinden okuyacak.

Kaynak: 163. Dergah Sohbeti — Kabir Ziyareti, Şirk Tehlikesi, Zekât Hükümleri ve Tevhîd

Kabirdeki Velîyi vesile etmek neden yasaktır?

Kabirde yatan bir velî zâtı, bir evliyâ zâtı kendisine vesile edebilir, bunda bir beis yoktur. Ama ondan bir şey istenmez. Bugün insanlar öyle bir noktada ki; kimisi beşik fotoğrafı çiziyor, kimisi evlilik şekli çiziyor, muratlarını bu şekilde halledeceğiz diye uğraşıyor. Bu İslâm kültüründe yoktur. Şamanizmden kalmadır.

Kaynak: 163. Dergah Sohbeti — Kabir Ziyareti, Şirk Tehlikesi, Zekât Hükümleri ve Tevhîd

Vesile kavramı nedir?

‘Bana vesilelerle yaklaşın’ buyurulmuştur. Namaz vesiledir Allah’a yaklaşmaya. Oruç vesiledir, zikrullah vesiledir. İnsanın ahlâkını güzelleştirmesi vesiledir. Allah’a yaklaşmak için vesile aramak farzdır.

Kaynak: 163. Dergah Sohbeti — Kabir Ziyareti, Şirk Tehlikesi, Zekât Hükümleri ve Tevhîd

Şeyh din koyucu değil midir?

İmâm-ı Âzam hazretlerinin fetvâsının olduğu bir yerde hiçbir şeyhin sözü geçmez, hiçbir üstadın sözü geçmez. Sen onu yapamayabilirsin, yerine getiremeyebilirsin, icrâ edemeyebilirsin. Ama İmâm-ı Âzam’ın, İmâm-ı Muhammed’in, İmâm-ı Yûsuf’un fetvâsı varsa diz çökeceksin.

Kaynak: 163. Dergah Sohbeti — Kabir Ziyareti, Şirk Tehlikesi, Zekât Hükümleri ve Tevhîd

Peygamberin uyarısı nedir?

Tevbe Sûresi’nin 31. âyetinde: ‘Yahudiler ve Hristiyanlar Allah’ı ibadete bırakıp hahamlarını ve papazlarını Rab bildiler.’ Bu âyet indikten sonra Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: ‘Sakın ha! Hristiyanların Meryem oğlu Îsâ’ya yaptıkları gibi bana yapmayın. Ben Allah’ın kulu ve elçisiyim. Ben kuru ekmek yiyen dul kadının oğluyum.’

Kaynak: 163. Dergah Sohbeti — Kabir Ziyareti, Şirk Tehlikesi, Zekât Hükümleri ve Tevhîd

Tövbe eden sahâbînin hikayesi nedir?

Cihâda gidemeyen sahâbî, nefsine uyuyor; herkes selâmı kesiyor, Peygamber de selâmı kesiyor. O gidiyor Medîne’de mescidin direğine kendini bağlıyor, güneşin altında tövbe etmeye başlıyor. Âyet-i kerîme iniyor: ‘O nefsini temizleyenler var ya, Allah onlardan râzı olur.’ Sahâbeler koşturuyor: ‘Müjde sana, hakkında âyet indi, Allah senin tövbeni kabul etti, kendini çöz!’

Kaynak: 163. Dergah Sohbeti — Kabir Ziyareti, Şirk Tehlikesi, Zekât Hükümleri ve Tevhîd

Hz. Âişe vâlidemizin ifk hâdisesi nedir?

Hz. Âişe vâlidemiz iftiranın altında eziliyor. Hz. Ebû Bekir konuşmuyor, oğlan kardeşleri konuşmuyor, annesi konuşmuyor, sahâbe kadınlar konuşmuyor. Günden güne eriyor. Sonunda âyet-i kerîme iniyor temiz olduğuna dair. Hz. Ebû Bekir efendimiz geliyor, ‘Resûlullah’a teşekkür et’ diyor. Hz. Âişe’nin cevabı: ‘Vallahi teşekkür etmem. Beni ne sen temizledin ne de senin arkadaşın. Beni Allah temizledi.’

Kaynak: 163. Dergah Sohbeti — Kabir Ziyareti, Şirk Tehlikesi, Zekât Hükümleri ve Tevhîd

Tevâzu ve kibir uyarısı nedir?

Nice saraylar vardı, sarayların içinde kervan edenler yıkıldılar gittiler. Nice hatunlar vardı güzelliğine güvenen, hepsi toprak oldu. Yakışıklılığına güvenen delikanlılar gelip geçti. Kibirlenme, böbürlenme, Allah’a ulûhiyet taslama. Fakir derviş, iki hal görmekle, bir rüya görmekle kendini bir şey zannetme.

Kaynak: 163. Dergah Sohbeti — Kabir Ziyareti, Şirk Tehlikesi, Zekât Hükümleri ve Tevhîd

Neden bu toplum İslam toplumu değildir?

Bu toplum İslam toplumu değil. Bu toplum iki yüzyıldan beri dininden uzaklaştırılmış, din cahili yapılmış bir toplum.

Kaynak: 172. Dergah Sohbeti — Güzellikle Tebliğ, Aile Sünneti ve Hizmet Odaklı Tarikat A

Neden kitap ehli sayılırlar?

Eğer bir kimse ne kadar iyi Hristiyan olursa olsun, Muhammed Mustafa (s.a.v.) Hazretlerinden haberdar olduysa, ona iman etmesi şarttır. Eğer iman etmezse küfür üzere olur.

Kaynak: 172. Dergah Sohbeti — Güzellikle Tebliğ, Aile Sünneti ve Hizmet Odaklı Tarikat A

Allah sevgisi, Peygamber sevgisi ve üstad sevgisi arasında ayrım nedir?

Bir kimse Allah’ı seviyorum diyorsa Resulullah’ı sevmekten uzak kalamaz. Allah buyuruyor: ‘Ey Habibim, de ki: Eğer beni seviyorsanız bana tabi olun.’ Bir kimse Peygamber’i sevmeden ona tabi olamaz, tam iman etmiş olamaz. Üstadı sevmek ise dinin rüknü değildir. Bir alimi sevmek dinin rüknü değildir. Alimler demişler ki alimi sevmek imandandır; ama bir kimse sevmiyorsa imansız manası çıkmaz, bir eksiklik bir noksanlık olur.

Kaynak: 175. Dergah Sohbeti — İki Yüzlülük, Üstad Seçme Hakkı ve Kaza Namazı

İstek ve arzularımızı İslam’a yönelteceğiz mi?

İstek ve arzularımızı İslam’a yönelteceğiz. Bütün gençler, bütün herkes; herkesin nefsi bir şekilde gezmek, tozmak ister. Ama biz o arzularımızı, o isteğimizi İslam’a uyduracağız. Dini olacak arzu ve isteklerimiz. Bütün insanların arzu ve istekleri İslam’a uygun olursa imanı kemale erer.

Kaynak: 179. Dergah Sohbeti — Nefsi İslam’a Yöneltmek, Seferilik, Mehdi ve Tasavvufta İs

İmanın kemale ermesi ne demektir?

İmanın kemale ermesi, nefsin arzu ve isteklerini İslam’a yöneltmektir. Herkesin nefsi yemek yemek ister; biz onu döndüreceğiz helale. Herkesin nefsi dinlenmek ister; biz onu döndüreceğiz helal noktaya. Bütün nefsin isteklerini helale yöneltmektir. Ne kadarını İslam’a döndürürsek o kadar İslamlaşmış oluruz.

Kaynak: 179. Dergah Sohbeti — Nefsi İslam’a Yöneltmek, Seferilik, Mehdi ve Tasavvufta İs

Müslümanların gayret eksikliği neden olmaktadır?

Yirmi yıldır bu memlekette şeriata sövülür. Yirmi yıldır Müslümanlar şeriata sövülürken dinlerler. Sokaklarda kahrolsun şeriat denir, nutuklar yapılır. Müslümanlara her türlü saldırı atılır, maddi manevi baskı yapılır. İnancıyla, imanıyla, kültürüyle, giyim kuşamıyla alay edilir. Ve yirmi yıldır Müslümanlar tırmalanmazlar, mücadele etmezler.

Kaynak: 179. Dergah Sohbeti — Nefsi İslam’a Yöneltmek, Seferilik, Mehdi ve Tasavvufta İs

Müşteri veli nimet midir?

Veli nimet Allah’ın kendisidir. Ancak sebepleri bağlarken müşteriyi veli nimet olarak görmemiz, aslında müşterinin üzerindeki Allah’ın tecelliyatını görmemizdir. Onu oraya gönderen, gönlüne ilham eden, ayağını o tarafa çeviren Allah’tır. O yüzden müşteriye olan hürmet ve saygı, aslında Allah’a olan hürmet ve saygımızdır.

Kaynak: 181. Dergah Sohbeti – Cömertlik Ölçüsü, Hatme-i Şerif ve Fatiha’da Üç Mertebe

Tesadüf kelimesi nedir?

Kainattaki hiçbir fiil, hiçbir yaratılış tesadüf değildir. Tesadüf, bir idrakin, aklın, emrin, bilginin olmadan oluşan bir şeydir ki bu mümkün değildir. Allah her şeyi hesaplı kitaplı yaratır. Tesadüf diyenler ya dinlerini iyi bilmiyorlar ya ince ayırt edemiyorlar.

Kaynak: 183. Dergah Sohbeti – Gıybet, Lüks Hayat Eleştirisi ve Muharrem Orucu

Tesadüfün zararı nedir?

Kainattaki hiçbir fiil, hiçbir yaratılış tesadüf değildir. Tesadüf, bir idrakin, aklın, emrin, bilginin olmadan oluşan bir şeydir ki bu mümkün değildir. Allah her şeyi hesaplı kitaplı yaratır. Tesadüf diyenler ya dinlerini iyi bilmiyorlar ya ince ayırt edemiyorlar.

Kaynak: 183. Dergah Sohbeti – Gıybet, Lüks Hayat Eleştirisi ve Muharrem Orucu

Neye karşı direneceksin?

Mümin önce kendinde diriliş gerçekleştirmek için direniş göstermelidir. Direnmezsen dirilemezsin. Harama karşı, gaflete karşı, hevâ ve hevese karşı, tembelliğe karşı. Namaz kılacağın zaman tembellik basacak, sen ona direneceksin. Derse gelmen gerektiğinde nefsin ağırlık yapacak, direneceksin. Zikrullah yaptığında terleyeceksin, hasta olacaksın; ama direneceksin ve şifa bulacaksın. Bir kimsenin kalesi direnişidir. Her tarafını tahkim edecek: şeytan ve nefis nereden vuruyorsa oraya duvar örecek. Kadından vuruyorsa kadına karşı, dünya sevgisinden vuruyorsa oraya, öfkeden v,uruyorsa öfkeye karşı duvar örecek. Bu direnişi gerçekleştirirse dirilişi de gerçekleşecektir. Mümin yalnızca kendi nefsinde değil, çevresinde de direnişini yaymalıdır. Hak olan davanı neden başkasına anlatmıyorsun? Doğruyu neden insanlara yaymıyorsun? Her bir kişiyi bu direnişe katman demek, şeytana ve deccaliyete karşı galip olmak demektir. Sen askerini çoğalt; kimin askeri? Allah’ın askeri, Resulullah’ın askeri.

Kaynak: 195. Dergah Sohbeti – Peygamberlerin Yanılmazlığı, Mümin Direnişçidir ve Duanın

Bugün söylediğiniz şey yarın eksik kalabilir, çünkü insanın bilgisi ve anlayışı gün geçtikçe olgunlaşır mı?

Bugün söylediğiniz şey yarın eksik kalabilir, çünkü insanın bilgisi ve anlayışı gün geçtikçe olgunlaşır. Yaşınız geçtikçe kemal noktası artar, bir şeyi idrak etme kapasiteniz genişler. Dün idrakiniz bir çay bardağı kadardı, bugün biraz daha büyüdü.

Kaynak: 196. Dergah Sohbeti – İdrakin Gelişimi, Ehli Tasavvuf ile Ehli Tarikat Farkı ve

Şükürün gerçek manası nedir?

Şükrün gerçek manası bir kimsenin Allah onu hangi noktaya getirirse getirsin, hangi noktaya götürürse götürsün, hangi noktada tutarsa tutsun Allah’a şükretmesidir. Ona teslim olmak, ona itiraz etmemek, ‘neden böyle yaptın, neden bu haldeyim’ dememe noktasıdır. O zaman hastalığa da şükür, yokluğa da şükür, varlığa da şükür, nimete de şükür ortaya çıkar.

Kaynak: 198. Dergah Sohbeti — Sigara Hükmü, Şükür, Akraba Hakkı ve Haremlik-Selamlık

Tevhidin ilacı nedir?

Tevhidin İlacı: La İlahe İllallah. Tasavvuf kalpteki o kötü ahlakın yerine güzel ahlak koymaktır. Din kötü ahlakı bırakıp güzel ahlaka ermektir. Eğer güzel ahlaka eremiyorsanız ve kalbiniz çarşı pazarsa eyvah eyvah. Daha çok yol alacaksınız, daha çok zikrullah yapacaksınız. O yüzden bunun ilacı tevhiddir: La ilahe illallah.

Kaynak: 201. Dergah Sohbeti — Kalbin Hastalıkları, Kibir, Rabıta ve Filistin Meselesi

Müslümanlar neden kafirlerin bombasıyla dinlerini hatırlamaya başlamıştır?

Allah bu zalimlerle Müslümanları gafletten uyandırıyor: ‘Ey Müslümanlar, düştünüz kahretten! Size krizden, savaştan, yokluktan ne? Siz beni sevin, benim dinimi hakim kılmak için çalışın. Bana bakmadınız, beni dinlemediniz, beni duymadınız. İşte şimdi kafirlerin bombasıyla aklınıza geldi dininiz.’ Bu zalimlerin bombasıyla ‘Biz Müslümandık ya’ demeye başladık. Ama Allah her şeyden bir hayır çıkarır.

Kaynak: 201. Dergah Sohbeti — Kalbin Hastalıkları, Kibir, Rabıta ve Filistin Meselesi

Kul Hakkı ve Helâlleşme nedir?

Bir kimse hakkını helâl etmediyse, o hakkın karşılığı ne ise âhirette kendisinden alınacaktır. Allah katında o hakkın karşılığı ne ise Cenâb-ı Hak alıp hak sahibine verecektir. Birine ‘sana kurban olurum’ demek, eğer muhabbet ve bağlılık gösteriliyorsa şirk olmaz. Ancak o kimseyi Allah gibi tanımlarsa o zaman şirk olur.

Kaynak: 214. Dergah Sohbeti – Kader Meselesi, Kıyamet Alametleri, Üstada Adab ve Aile İl

Fiiliyat Üzerindeki İki Tecelliyat nedir?

İmam Mâtürîdî ve ondan sonra gelen Nesefî ile Hanefî fukahâsının hepsi bu noktada birleşmiştir; bunun temelini atan İmam-ı Âzam hazretleridir. Fiiliyatın üzerinde iki tecelliyat vardır: Birincisi kulun o fiili istemesi, ikincisi Allah’ın o fiili yaratmasıdır. Yaratmak Allah’a aittir. Eğer kul istemezse Allah o fiili zorla yaratmaz. İnsan talep etmekten ve istemekten sorumludur.

Kaynak: 214. Dergah Sohbeti – Kader Meselesi, Kıyamet Alametleri, Üstada Adab ve Aile İl

İçki ve İbadet nedir?

Alkol kullanan bir kişinin kırk gün ibadeti kabul olmaz; ancak bu, kırk gün namaz kılmayacak demek değildir. Âyet-i kerîmede ‘Sarhoşken namaza yaklaşmayın’ buyurulmuştur, ‘İçki içtikten sonra kırk gün namaza yaklaşmayın’ denmemiştir. Bir kimse ayıldığını hissediyorsa, aklı yerine geldiyse namazını kılar.

Kaynak: 214. Dergah Sohbeti – Kader Meselesi, Kıyamet Alametleri, Üstada Adab ve Aile İl

Savaşta ve Barışta Kâfirin Malı ve Canı nedir?

Savaş meydanında müşriki veya kâfiri öldürmenin kan parası olmaz, cinayet sayılmaz. Savaş esnasında müşrikin ve kâfirin malı cihat edenlere helâldir. Cihat amiri, cihat imamı veya devlet başkanı bu malları mücahitlere pay eder. Ancak barış esnasında öldürmek haramdır.

Kaynak: 214. Dergah Sohbeti – Kader Meselesi, Kıyamet Alametleri, Üstada Adab ve Aile İl

Haramlardan Uzak Durmak En Büyük Cihat nedir?

Allah’a itaat etmek demek birinci derecede haramlardan uzak durmak, farzları yerine getirmek ve nafilelerle Allah’a yaklaşmak demektir. Nafilenin en önemlisi insanlara zarar vermemek ve insanlara faydalı olmaktır. Allah’ı sevin, ona dua edin, ondan isteyin, onu zikredin, tesbih edin, onunla sohbet edin, onunla dertleşin. Kalblerinizi ona arz edin, Allah’la irtibatınızı sıkı tutun.

Kaynak: 214. Dergah Sohbeti – Kader Meselesi, Kıyamet Alametleri, Üstada Adab ve Aile İl

Allah Yolunda Harcamak ve İnfakın Sıralaması nedir?

Allah yolunda harcamanın birinci derecesi, cihat eden insanlara yardım etmektir. Orduya para, yiyecek, giyecek veya silah olarak yardım edilir. İkinci derecede dini anlatan, dinin yaşanması ve yaşatılması için mücadele eden âlimlere ve ulemâya harcanır; ancak onlar istemeyeceklerdir. Üçüncü derecede kişinin kendi ailesine harcadığıdır. Eşine, çocuklarına harcadığı her şey sadaka sevabıdır; bir ekmek, yarım kilo şeker, bir kilo patates bile sadaka sevabıdır. Sonra akrabalar, arkadaşlar ve komşular gelir.

Kaynak: 215. Dergah Sohbeti – Ehl-i Beyt Sevgisi, Fazilet Sıralaması, Allah Yolunda İnfa

Dini Anlatan Kimsenin Ücret Almaması nedir?

Allah için cihat eden bir kimsenin ücreti Allah’a aittir, o ücret beklemez. Zikrullaha giden kimse ücret beklemez. Bir yere derse gidiyorsanız, bir bardak su bile istemeyin. Dervişin eli istemez. İstemek girdi mi işin içerisine ihlâs bozulur, muhabbet bozulur, samimiyet bozulur. Yemek istemeyin, su istemeyin, yatacak yer istemeyin. Gidin, Allah’ı zikredin, sohbet edin, dönün gelin. Çıktıktan sonra da ne verildi ne verilmedi diye konuşmayın.

Kaynak: 215. Dergah Sohbeti – Ehl-i Beyt Sevgisi, Fazilet Sıralaması, Allah Yolunda İnfa

Manevî Makamlar ve Ruhlarla Görüşme nedir?

Bir insan cinlerle görüşebilir, ölen bir kimsenin ruhuyla da görüşebilir; ancak bir başkasını bir başkasıyla görüştüremez. Ruhlarla görüşebilmek için belirli manevî mertebelere ulaşmak gerekir. Derviş önce kabir haline bakıp olur, yani kabirdeki kimsenin dünyadaki suretini görür. Sonra bir makam daha yükselerek o kimsenin ruhaniyetiyle görüşür ve konuşur. Bu hal, nefsin hevâ, levvâme, mülhime makamlarını geçtikten sonra mutmainne makamında artarak devam eder. Dördüncü makamın sonuna doğru pîr efendilerini ve sahâbeleri görmeye başlar. Beşinci makamda ise ölen herhangi bir kimsenin ruhaniyetiyle daha rahat irtibat kurulabilir; ancak bu da Allah’ın izniyle olur. Altıncı, yedinci makamda da olsan, üstat da olsan Allah izin verirse konuşursun, vermezse konuşamazsın. Fiiliyat Allah’a aittir, sana ait değildir. İnsanlar maneviyatı bilmiyorlar, sanki birinin elinde anahtar varmış gibi düşünüyorlar. Bu Allah’ın himmeti ve tecellîsidir.

Kaynak: 215. Dergah Sohbeti – Ehl-i Beyt Sevgisi, Fazilet Sıralaması, Allah Yolunda İnfa

Adem Aleyhisselam’ın dili nedir?

Adem Aleyhisselam’ın dili Arapçaydı ve bütün diller onda mevcuttu. ‘Biz Adem’e ilim verdik, her şeyi öğrettik’ ayet-i kerimesi gereği, Adem Aleyhisselam’da kıyamete kadar gelecek bütün ilimler vardı.

Kaynak: 219. Dergah Sohbeti – Zikrullahta Rabıta, Dervişlikte Eylem, Allah Sevgisi ve Se

Pozitif aşırılık nedir?

Yılın 365 gününü oruçlu geçirmek gibi — din böyle bir ibadet koymamıştır. Dinde olmayan bir ibadeti dindenmiş gibi kabul edip yapmak aşırılıktır. Bugün için: Hayızlı iken camiye girmeye, namaz kılmaya, oruç tutmaya cevaz vermek gibi hususlar da dinde aşırılıktır.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Negatif aşırılık nedir?

Dinde var olanları yok görmeye çalışmak, eksiltmek de aşırılıktır. Tesettür meselesinde: Kadının tesettürü, yüzü, elleri ve ayakları açık olmak şartıyla vücut hattı belli olmadan ve içi görünmeden örtülmesidir. Bunu yeterli görmemek de, ‘Hiç açık yeri olmayacak’ demek de aşırılıktır. Sahabe kadınları erkeklerle konuşmuşlardır; kadınların erkeklerle konuşmasını yasaklamak da aşırılıktır — ancak kırılarak, işveli, erotik bir şekilde konuşmak caiz değildir.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Orta yol nedir?

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri: ‘Benim ümmetim orta bir ümmettir’ buyurur. Son din Muhammedi İslam’dır. İsevilik’te, Musevilik’te, İbrahimilik’te de İslam vardır ama bizim kabul ettiğimiz ve herkesin iman etmesi gereken İslam, Muhammedi İslam’dır.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Diğer dinlerde İslam’ın doğru olan kuralları olabilir mi?

Brahmanizm’de, Budizm’de, Osho’da dahi semavi bir dinin olgusunu bulabiliriz. Mesela Budistlerde Mehdi ile alakalı bir ibare var; Buda kendi dinini tamam edemediğini ve ileride gelecek bir Buda’nın dini tamam edeceğini söyler. Ama orada böyle bir işaret var diye biz komple Budizm’i doğru olarak kabullenemeyiz. Farklı dinlerde İslam’ın doğru olan kuralları olabilir; bu onların tamamıyla İslam olduğunu göstermez.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Kalbine danış fetvası nedir?

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurur: ‘Başkaları ne yolda fetva verirse versinler, sen fetvayı kalbinden iste. Vicdanının sesini dinle. Kalbine şüphe veren şeyi bırak, şüphe vermeyene bak.’ Bu söz, Cenab-ı Hakk’ın kalbini mutmain noktasına getirdiği kullarla alakalıdır.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Kalbine danış fetvası hangi durumlarda geçerli mi?

Eğer ‘kalbine danış’ fetvasını bütün Müslümanlar kendilerince uygularlarsa, Allah muhafaza eylesin. Din bellidir: Kur’an ve Sünnettir. Haramlar bellidir, helaller bellidir. Haram mı helal mı noktasında bir şüphen varsa onu terk et. Ama Kur’an ve Sünnet’in emrettiği bir şeyde kalbin şüphe ediyorsa, münafıklığa doğru yol açarsın. İman şüpheyi kaldırmaz.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Allah’ın Batın ismi nedir?

Allah’ın isimlerinden biri Bâtın’dır. Bu ismiyle Cenab-ı Hak gizlidir. Allah’ın ne olduğu akıl ve fikirden uzaktır; bu noktadan dolayı Allah’ın zatı hakkında tefekkür haramdır. Allah hiçbir şeye benzemez ve hiçbir şey Allah değildir. Ama her şeyde Allah sıfatlarıyla tecelli eder — bu farklı bir şeydir.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Şeytanın Hz. Peygamber ile sohbeti nedir?

Şeytan, Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin huzurunda sohbet etmiştir ama aldatmak, kandırmak noktasında değildir. Çünkü Hz. Peygamber’in şeytanı Müslüman olmuştur; şeytan ona asla vesvese vermemiştir. Bu, peygamberlere has bir durumdur.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Mürşidlerin korunması nasıl sağlanır?

Allah’ın mürşid-i kamilleri de rahmet halkasında oturdukları müddetçe şeytan onlara musallat olamaz. Ama bu kapı tamamıyla kapalı diyemeyiz. Abdülkadir Geylani hazretleri müridleriyle oruçluyken giderken şeytan ona görünür ve der ki: ‘Senden razı oldum, şu akan dereden için, oruçlarınızı da bozun.’ Hz. Pir hemen ‘Euzübillahimineşşeytanirracim’ der, şeytan kül olur.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Sahte mehdilik ve sahte nebilik nedir?

17 Kasım’daki sohbetimde kendisine nebi, resul, kitap verilen, mehdi diyen kimselerle alakalı söz sarf ettim: ‘Bunlar ya kafirdir, ya delidir, ya da cahildir.’ O sözümün harfiyen arkasındayım, tekrar imza atıyorum.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

İskender Evrenesoğlu ve ‘Kitab-ı Kerim’ incelemesi nedir?

İnzal Süresi diye başlayan bu kitap, Enam Suresi 155. ayete atıfla kendi sözlerini ilahi kitap gibi sunuyor. ‘Bu Kitab-ı Kerim, Utla İttürk İskender El Ekber kulumuza indirdiğimiz bir ihsandır. Kur’an-ı Kerim’den sonra dünyaya indirmekte olduğumuz ilk kitaptır’ diyor.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Allah’ın âlemlere hâkim tayin ettiğini iddia eden kitap nedir?

Bu kitapta: ‘Seni âlemlere, yerlere ve göklere hâkim tayin eyledik. İlmin tamamıyla seni teçhiz eyledik. Sen mürşid-i kamilsin’ deniyor. Oysa Kur’an-ı Kerim buyurur: ‘Her şey için hâkimiyet ve mülkiyetini elinde tutan kimdir? Allah’tır diyeceklerdir. O halde nasıl aldanıyorsunuz?’ (Müminun 23/88-90). Furkan Suresi 1-2. ayetlerde de göklerin ve yerin mülkünün ancak Allah’a ait olduğu, hiçbir ortağı bulunmadığı beyan edilir.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Kader meselesi ve bu iddianın çürütülmesi nedir?

Kader, kün lafzıyla var olmuş olan bütün varlıkların hukuku ve kanunudur. Her zerrenin ayrı kanunu, ayrı kaderi vardır. Cenab-ı Hak buyurur: ‘Şüphesiz ki biz her şeyi bir kaderle yaratmışızdır’ (Kamer 54/49). Ayrıca: ‘Allah sizi gayba vakıf kılacak da değildir. Fakat peygamberlerinden dilediğini seçip gaybı bildirir’ (Âl-i İmran 3/179). Hz. Peygamber bile: ‘Gaybı bilmek ancak Allah’a aittir. Ben gaypten ancak Allah’ın bana bildirdiğini bilirim’ buyurmuştur.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Peygamberlik ve nebiliğin sona ermesi nedir?

Ahzab Suresi 40. ayet: ‘Muhammed içinizdeki adamlardan hiçbirinin babası değildir. Allah’ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur.’ Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurur: ‘Şüphesiz ki resulluk ve nebilik artık sona ermiştir. Benden sonra ne resul ne de nebi gelecektir.’

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Müjdeleyiciler nedir?

Sahabe endişelenince Resûlullah buyurur: ‘Fakat müjdeleyiciler bulunacaktır.’ ‘Müjdeleyiciler nedir ya Resûlallah?’ diye sorulunca: ‘Müslümanın rüyasıdır. Zira o peygamberliğin 46 cüzünden bir cüzdür’ buyurur.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Mehdi, Mekke’de zuhur edecek mi?

Mehdi, Mekke’de zuhur edecek ve 7 kişi ona gelip ‘Sen Mehdi’sin’ diyecek. O önce kabul etmeyecek, Medine’ye gidecek, sonra tekrar Mekke’ye dönecek. Bugüne kadar mehdiliğini ilan edenlerin hiçbiri bu şartları karşılamıyor.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

Mehdi, Hz. Fatıma validemizin soyundan mı gelecektir?

Mehdi, Hz. Fatıma validemizin Hz. Hasan efendimizin soyundan gelecektir — Hz. Hüseyin’in soyundan diyenler hata ediyorlar. Hadis-i şerifte açıkça Hz. Hasan’ın nesli zikredilmiştir. Sima olarak değil, siret ve ahlak olarak Hz. Hasan efendimize benzeyecektir.

Kaynak: 228. Dergah Sohbeti – Dinde Aşırılık, Sahte Mehdilik ve Nebiliğin Sona Ermesi

İman kemale ermeden az gülmek ve çok ağlamamak neden olur?

Eğer bir mümin az gülüp çok ağlamıyorsa, imanıyla ve imanının kemale ermesiyle alakalı problemi vardır.

Kaynak: 230. Dergah Sohbeti – Kulluk Makamı, Dini Nikâh ve Sufi’nin Hüzün Deryası

İman radikalliktir ne demektir?

İman radikalliktir; insanı keskin çizgilerle çevreler. Bir kimse iman ettiyse, o imanın dairesi bellidir ve bu dairenin içinde yaşamak mecburiyetindedir. Dışına çıktığınızda imanınızı kaybedersiniz.

Kaynak: 234. Dergah Sohbeti — Yenilenme, İman ve Ahlak, Affetmenin Fazileti

Mescid-i Harâm, Medîne-i Münevvere ve Kudüs’ün fazileti nedir?

Mekânların en faziletlisi Mescid-i Harâm, sonra Medîne-i Münevvere, sonra Kudüs’tür. Peygamber (s.a.v.) Şam bölgesini fitnelerin ve kargaşaların çıkacağı bölge olarak haber vermiştir. Mısır ile ilgili de hadîs-i şerîfler mevcuttur: ‘Orada Kureyş’ten bir emir olur, basık burunlu birisi çıkar, Rum’a karşı yenilir, Rum’a kaçar. Rumları yanına alarak İskenderi ya’de savaş çıkar, çok kan dökülür. İlk melhame (kanlı savaş) budur’ (Nuaym b. Hammâd, Kitâbü’l-Fiten, nr. 874; Ebû Dâvûd, Melâhim, 5).

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

Mısır’daki olaylar hadîs-i şerîflerle nasıl ilişkilendirilmektedir?

Eğer Mısır’daki olaylar bu hadîs-i şerîfin tecellî edeceği hadise ise, bilhassa İskenderiye şehrinde kan dökülürse bu Mehdî’den önceki savaşın başlangıcıdır. Birinci melhame Mısır’da, ikinci büyük savaş Fırat’ta, Amik Ovası’ndadır. Bu hadîs-i şerîfleri daha önce bazıları Enver Sedat’ın öldürülmesine bağlamışlardı; ancak bu doğru bir yorum değildir.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

Hadîs-i şerîflerinin yorumlanmasındaki farklı yaklaşımlar neden ortaya çıkmıştır?

Bu hadîslerin yorumlanmasındaki değişik yaklaşımların sebebi şudur: Türkiye’de kendisini veya üstadını Mehdî ilân edenler, bu hadîslerin kendi dönemlerinde tecellî ettiğini iddia ederler. Birinci melhameyi şu olay, ikinci melhameyi bu olay diye gösterip ‘Ben Mehdî’yim’ derler.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

Hadîs-i şerîflerinde İskenderiye’nin ismi neden geçmektedir?

Hadîs-i şerîfte İskenderiye’nin ismi açıkça geçmektedir. Senaryoya göre oradaki kişi yenilecek, Batılılara sığınacak, onlarla birlikte geri gelip kanlı bir şekilde bastıracaktır. Burada Batılıları sadece Avrupa ve Amerika olarak görmemek gerekir; Batılıların Orta Doğu’daki hançeri İsrail’dir.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

Türkiye’deki dindarlaşma ve siyasi analiz nedir?

Bugün Türkiye’nin başında hangi parti olursa olsun muhafazakâr, dindar, memleketini seven ve memleketine sahip çıkacak bir kimse olması gerekir. Erbakan Hoca’nın meşhur sözü vardı: ‘Kanlı mı olacak, kansız mı olacak?’ Bu sözle Mısır, Tunus ve Cezayir’deki olaylara atıfta bulunuyordu.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

Erbakan Hoca’nın sözü ne anlama gelmektedir?

Erbakan Hoca diyordu ki: Eğer siz Türkiye’deki dindarlaşmanın önünde durursanız, özgürlüklere kapı açmanın önünde durursanız, insanları gece toplayıp minibüslere doldurup bilinmeyen yerlere götürmeye devam ederseniz, insanların iş yerlerini basıp mallarına el koyarsanız, uydurma suçlarla mahkemelerde süründürürseniz, ‘irtica’ ve ‘yeşil sermaye’ pankartlarıyla insanları incitirseniz — bu sistem bunu daha fazla kaldırmaz, insanlar bir gün sokağa dökülür. O zaman ne sistem kalır ne devlet kalır; bu kanlı bir dönüşüm olur.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

İslam topraklarında seçimle iş başına gelme sistemi nasıl işler?

Ve evet, bu sözün geçerliliği görüldü. Devletin içindeki siyasî, bürokratik ve askerî dikta bunu gördü, akıllılık yaptılar. Dediler ki insanlar hangi tarafı istiyorlarsa o tarafa yürüsünler. Bir yerde İslam varsa ve oraya demokrasi gelecekse, demokrasinin çarkları İslam’ın lehine çalışır. İslam topraklarında seçimle iş başına gelme sistemi olursa, hep dindarlar iş başına gelir.

Kaynak: 235. Dergah Sohbeti — Orta Doğu Analizi, İman ve Özgürlük, Nefisle Cihat

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları