Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

127. Dergah Sohbeti — Ganimet Tehlikesi, Enel Hak ve Kibir

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 127. Dergah Sohbeti — Ganimet Tehlikesi, Enel Hak ve Kibir. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


Aklın: Ganimete Göz Dikmenin Tehlikesi: Uhud’dan Ders

Uhud Savaşı’nda Müslümanlar galipmiş gibi olduğunda hemen ganimetlere koştular; ve o anda basılıp mağlup oldular. Şunu unutmayın: manevi hayatınızda da ganimetler olur; ne zaman ganimete koştunuz yenilirsiniz. İş hayatınızda, aile hayatınızda — ganimete gözünüzü dikerseniz yenilirsiniz.

Bir cemaat ganimete gözünü dikti mi dağılıp parçalanmaya mahkûmdur. Bir şahıs gözünü dikti mi kendi kendine dağılır. Bu ganimet ister para olsun, ister yemek, ister rahat, ister makam olsun. “Rah atım artık, bana bir şey olmaz” diyen batar. “Eşleriniz ve çocuklarınız sizin için fitnedir” (Teğâbün Sûresi, 64:15). Onlara şehevî ve hevâî bakarsanız dağılırsınız.

28 Şubat’ta herkes kenara çekildi, ganimete gözlerini diktiler — eşlerinden, çocuklarından, paralarından, rahatlklarından taviz veremediler; derslerini iptal ettiler, çekildiler. Hem şahıs hem cemaat olarak dağıldılar.


Bütün Arz “Lâ İlâhe İllallah” Deyinceye Kadar

Biz bütün arz “Lâ ilâhe illallah” deyinceye kadar savaşmakla emrolunmuş bir Peygamberin ümmetiyiz. Bize rahat uykuda ölmek, rahat yemek yemek, rahat hayat bizim için hevâ ve hevesimizdir. Eğer bir gününüzde İslam’la, Kur’an’la, mücadeleyle yorulmamışsanız, o gününüz şeytana teslim olmuştur — isterseniz kafanızı secdeden kaldırmayın.


Dil ile İkrar, Kalp ile Tasdik: Aklın Rolü

Dil ile ikrarın birinci safhası akıldır. Aklı olana imandır; aklı olmayana iman yoktur. “Şahit ol” denilince neyle şahit olunur? Gözümle, kulağımla, burnumla, elimle, ayağımla, bütün vücudumla şahit oldum. Organlarımız, azalarımız şahit hükmündedir.

Aklın kabul ettiğini, aklın onayladığını kalp tasdik eder. Kalp tasdik ettiği an aklın görevi bitmiştir. Birinci derecedeki muhatap akıldır. Ehli tasavvufun bazı sapık kısımları aklı reddediyor — bu yanlıştır; “şehâdet” akla dayalıdır.


Enel Hak Meselesi: Şahitliğin Göstergesi

“Enel Hak” şahitliğin göstergesidir, yolun sonu değildir. Aklın zirveye çıkış noktasıdır, kalbin işi değildir. “Ben Hakkım” derken, Hakkın sıfatlarının tecelliyatını gördüğüne şahit oldu. Hadis-i kudsîde buyurulduğu gibi: “Gören gözü olurum, tutan eli olurum, yürüyen ayağı olurum” (Buhârî, Rikāk 38, No: 6502). Artık kendisinden görenin, tutanın, yürütenin Allah olduğunu gördü ve şahit oldu.

Yaratılmış Yaratan olur mu? Bunu idrak edemezsiniz. O aklın şehadetidir. Tarih boyunca insanlar bunu çeşitli yorumlarla anlamaya çalışmıştır; ama enel hak aklın bittiği, şehadetin başladığı noktadır.


Kibir: Kendini Üstün Görmek

Eğer birisinden kendinizi üstün görüyorsanız kibirlisiniz. Herhangi bir müminden kendinizi kıymetli ve üstün gördüğünüz an kibirlisiniz. Alamete gerek yoktur — içinizde bir kimseyi küçük görüyorsanız bu yeter.

İki “Allah” demeyle etrafındaki insanları küçük görmeye başlarlar. İki rüya görmekle kendilerini bir yerde zannederler. Niyâzî Mısrî ne güzel demiş: “Karınca gibi küçük küçük yürürü de, melekleri seyran ettim dersin.” Tövbe, zikir, dua, ibadet, mücadele devam edecek — kendinizi üstün görmek yok.


Kaynakça

  • Âyet: “Eşleriniz ve çocuklarınız sizin için fitnedir” — Teğâbün Sûresi, 64:15
  • Hadis-i Kudsî: “Gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum” — Buhârî, el-Câmiu’s-Sahîh, Kitâbü’r-Rikāk 38, No: 6502
  • Tarih: Uhud Savaşı ve ganimet dersi — İbn Hişâm, es-Sîre, III/68; Vâkıdî, Kitâbü’l-Meğâzî, I/199
  • Tasavvuf: Mansûr el-Hallâc — “Enel Hak” sözü ve şehadetle ilgili yorum
  • Tasavvuf: Niyâzî Mısrî — “Karınca gibi küçük küçük yürürü de melekleri seyran ettim dersin” beyti
  • Hadis: “Kalbinde zerre kadar kibir olan cennete giremez” — Müslim, el-Câmiu’s-Sahîh, Kitâbü’l-Îmân 147, No: 91

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Kalb, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı