Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

183. Dergah Sohbeti – Gıybet, Lüks Hayat Eleştirisi ve Muharrem Orucu

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 183. Dergah Sohbeti – Gıybet, Lüks Hayat Eleştirisi ve…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Muharrem: Peygamber Efendimizin Mahiyeti ve İtikaf

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri peygamberliğinden önce Hira dağına çekilir, orada günlerce ibadet ederdi. Bazıları buna temizlenme veya aydınlanma günleri der; ancak bu doğru değildir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yaratılıştan peygamberdir. İmam Azam’ın ifadesiyle yaratılışın ilkidir. Hatadan, kusurdan, nefse uymaktan münezzehtir.

Cenab-ı Hak, kıyamete kadar gelecek olan ve insanoğlunun ulaşabileceğinin üzerinde bütün ilimleri ona terbiye etmiş, ona vermiştir. Böyle bir peygamberin aydınlanmaya, temizlenmeye ihtiyacı yoktur. Ama temizlenecek olan ümmete bir kapı aralamaktır itikaf — dosta hususi görüşme, hususi buluşma, hususi cilveleşme zamanlarıdır.

Hadis-i Şerif: Bana Dünyadan Üç Şey Sevdirildi

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ‘Ben sevdim’ demez, ‘Bana dünyadan üç şey sevdirildi’ buyurur: Kadın, gözümün nuru namaz ve güzel koku. Onun iradesi Allah’ın iradesindedir. Sevgisinin tecelliyatı Allah’ın iradesindedir. Birini sevdiyse onu Allah sevdirmiştir. ‘Sen atmadın ben attım’ ayet-i kerimesinde olduğu gibi, onun her fiili Allah’ın kudretiyledir.


Kadınların İtikafı

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Medine’de itikafa girdiğinde Hazreti Zeynep validemiz de camiye çadır kurmuştu. Peygamber efendimiz bunu hoş karşılamayıp itikafı terk etti ve Hazreti Zeynep’in itikafını da bozdurdu. Bu hadiseden hareketle imamlar, kadınların itikafının camide değil evlerinde olacağını söylemişlerdir.

İtikafın özü ehl-i tasavvuf tarafından zikirdir. Namaz ve zikirdir, Kur’an-ı Kerim okumaktır. Ehl-i tasavvuf itikafta namazı ve zikri önde tutar, hatta zikri en önde tutar. Beş vakit namazını kılar ve devamlılığı zikreder; bir an için olsun Allah’ın zikrinden uzak kalmaz.


Gıybet ve Dervişin Adabı

Gıybet, bir kimsenin hoşuna gitmeyecek bir şeyi arkasından konuşmaktır. Yüzüne söylemek de günah-ı kebiredir. Toplumumuzda ‘Ben onun yüzüne de söylerim’ denilir ama yüzüne söylemek de günahtır; aradaki dostluğu ve muhabbeti kırar.

Dervişler insanların eksiklikleriyle ve kusurlarıyla uğraşmazlar. Kim birisinin kusuruyla uğraşırsa kendi kusurunu görmemiş olur, kendi nefsini görmemiş olur, şeytanın vesvesesine düşmüş olur. Bir kimsenin eksikliğini, hatasını araştırmak, takip etmek, dillendirmek cehennemlik bir haldir. İnsanların takip edicisi ve yargılayıcısı Allah’tır.

Kardeşlerimize bu yol kapalıdır: Ne derviş kardeşlerinin kusurlarını araştıracaklar, ne topluluktaki insanların hatalarını irdeleyecekler. Birinin hatasıyla uğraşıyorsanız şeytana hizmet ediyorsunuz. Bize laf söyleyecekler — biz söylemeyeceğiz. Bize taş atacaklar — biz taş atıcılardan olmayacağız.

Kusur Örtme ve İrşad Yolu

Eğer derdiniz varsa kimsenin eksiğini kusurunu göremezsiniz. ‘Bu kimse Allah dese, Allah bunu affedecek’ diye düşünürsünüz. Sokaktan kıymet vermediğiniz bir insanı zikrullah halkasına getirdiğinizde, onun sultanlaştığını, ruhunun yükseldiğini, meleklerin onu semalara uçurduğunu görürsünüz. O zaman hiç kimsenin kusurunu göremezsiniz.

Hep örtün, hep sarmaya çalışın. ‘Gel kardeşim sen Allah de, zikrullah halkasına gir, Cenab-ı Hak seni oradan hem affeder hem temizler hem kendine dost eder’ deyin. Kullara ne? İstediğini aziz eder, istediğini zelil eder. Sen aziz olmak için uğraş, başkasının eksiğiyle uğraşırsan yol yürüyemezsin, kalbin incelmez, gönlün yükselmez.


Dinde Ölçü: Kur’an ve Sünnet

Dinimiz Kur’an ve Sünnettir. Kur’an’da bulamazsak Sünnete bakarız. Sünnet-i Resulullah’ta bulamazsak ashabın sünnetine bakarız. Onda da bulamazsak imamların içtihatlarına bakarız. Kendi kafamıza göre, tarikatımıza göre, şeyhimize göre din oluşturmayız.

Bir şeyin ölçüsünü koyarken isim zikretmeden, tarikat ismi, şeyh ismi, cemaat ismi zikretmeden konuşuruz. O tarikat bu tarikata laf söylüyor, o cemaat bu cemaate laf söylüyor — din böyle değil, dinin emri bu değil. Ümmetin içerisindeki kardeşliği, birlik ve beraberliği baltalayan şeyler bunlar.


Faizli Alışveriş ve Perişanlık Hadisi

İbn-i Ömer radıyallahu anh, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden şöyle işittiğini rivayet etmiştir: ‘Pahalı satıp peşin düşük fiyatla geri almak suretiyle alışveriş yaptığınızda, sığırların kuyruğunu tutarak çiftçilikle yetinip cihadı terk ettiğinizde, Allah dininize dönünceye kadar size perişanlığı musallat kılar.’

Bu hadisteki faiz şekli şöyledir: Adam ipliği vadeli 10 liraya satar, henüz parasını almadan aynı ipliği peşin 6 liraya geri alır. Bu alışveriş doğrudan faizdir. Özellikle tekstilciler, kumaşçılar arasında yaygındı ve hala devam etmektedir. Böyle alışveriş yapanlardan mal alan kimselerde bereket olmaz.


Lüks Hayat Eleştirisi

Müslümanlar lüks yaşantılarından vazgeçemiyorlar: Arabasını, tatilini, keyfini terk edemiyor. Maaşı yedi yüz milyon lira olan adam üç yüz milyon liralık ayakkabı alıyor. Dört yüz elli milyon maaşlı adam bir buçuk milyar liralık marka mobilya alıyor. Lüks daireye çıkınca masraflar artıyor — kapıcı gideri, apartman gideri, ısıtma, ulaşım. Sonra kredi kartı borcu, faiz, icra…

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin gün gelirdi üç gün midesine bir şey girmezdi. Sabahleyin hanımlarının evlerine teker teker sorar, yiyecek bir şey bulamazsa ‘Bugün Muhammed’e oruç düştü’ der, oruç tutardı. Hasırın üzerinde yatar, sırtında hasır izi çıkardı. Aç yaşadı, aç vefat etti.

Hazreti Ali efendimiz halife olduğu halde cebinde yedi altın yoktu. Bir Yahudi alacağını isteyince mahkemeye çıktı, bir avuç toprağa üç İhlâs bir Fatiha okudu, toprak yedi altın oldu, borcunu ödedi. Çünkü Muhammed-i Mustafa’dan öğrendiği, ertesi güne mal varlığı olarak cebinde bir şey bırakmamaktı.

Var olanı değerlendirmeyi bilmeyen, lüksün peşinde koşan ümmet perişanlıktan kurtulamaz. Kredi kartı almayın, cebinizde varsa harcayın, yoksa halinize bakın. Lüks tüketim maddesi yerine bulgur alın, makarna alın, çocuğunuzun karnını doyuracak şeyler alın.


Çeşitli Meseleler

Sol Elle Yemek

Sol elle yemek içmek haram değildir. Sağ elle yemek sünnettir, güzel bir şeydir. Ama doğuştan sol elini kullanan bir kimseye ‘haram işliyorsun’ denemez. Sünnetin terki söz konusudur, haram değildir.

Tesadüf Kelimesi

Kainattaki hiçbir fiil, hiçbir yaratılış tesadüf değildir. Tesadüf, bir idrakin, aklın, emrin, bilginin olmadan oluşan bir şeydir ki bu mümkün değildir. Allah her şeyi hesaplı kitaplı yaratır. Tesadüf diyenler ya dinlerini iyi bilmiyorlar ya ince ayırt edemiyorlar.

Ağız Taşı Sünneti

Ehl-i tasavvufun ziynetlerinden birisi ağız taşıdır. Hazreti Ebubekir efendimiz, mağarada yılanın zehri kendisini etkilemesin diye ağzına bir taş koymuştur. Bu taş sonra Hazreti Ömer’e, Osman’a, Ali’ye ve Hüseyin’e geçmiştir. Ağza taş koymak sünnettir; susuzluğu giderir, açlığı giderir, ağza alındığında kalbe Allah’ın zikri gelir.


Muharrem Ayı ve Aşure Orucu

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuştur: ‘Ramazan ayından sonra oruç tutacaksan Muharrem ayında tut. Çünkü o Allah’ın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki Allah bir kavmin tevbesini o günde kabul etmiş, diğer bir kavmin tevbesini de o günde kabul edecektir.’

Kim aşure günü (Muharrem’in 10. günü) oruç tutarsa iki senelik günahına kefaret olur. Kim Muharrem ayında bir gün oruç tutarsa her bir gün için otuz gün sevap yazılır. Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç Muharrem orucudur; farz namazlardan sonra en faziletli namaz gece namazıdır.

Muharrem ayı ehl-i tasavvuf için çok önemli bir aydır. Affın, mağfiretin, yükselmenin, kalbin sırrına ermenin, ruhun yücelmesinin daha hızlı ve güzel olduğu aydır. Özellikle aşureye kadar olan on günü sıkı tutmak, bol bol oruç tutmak, Allah’ı zikretmek, tesbih ve tevhidleri artırmak gerekir.


Kaynakça

Ayet-i Kerimeler

  • Enfal Suresi 8:17 — ‘Sen atmadın, Allah attı’ (Peygamber’in fiillerinin Allah’a nisbeti)
  • Necm Suresi 53:3-4 — ‘O hevadan konuşmaz, o ancak kendisine vahyedilen bir vahiydir’ (Peygamber’in konuşmasının ilahi kaynağı)
  • Hucurat Suresi 49:12 — ‘Biriniz diğerinizin gıybetini yapmasın. Biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?’ (gıybet yasağı)
  • Bakara Suresi 2:275 — Faiz (riba) yasağının temel ayeti
  • Alak Suresi 96:1-5 — Hira mağarasında ilk vahiy

Hadis-i Şerifler ve Kaynakları

  • Bana dünyadan üç şey sevdirildi hadisi — Sünen-i Nesai, İşretü’n-Nisa Kitabı, Hadis No: 3939; Müsned-i Ahmed, Cilt 3
  • Pahalı satıp ucuza geri alma (îne satışı) ve perişanlık hadisi — Sünen-i Ebu Davud, Büyu Kitabı, Hadis No: 3462; İbn Ömer’den rivayet
  • Ramazan’dan sonra en faziletli oruç Muharrem orucudur hadisi — Sahih-i Müslim, Sıyam Kitabı, Hadis No: 1163
  • Aşure orucu iki senelik günaha kefaret hadisi — Sahih-i Müslim, Sıyam Kitabı, Hadis No: 1162
  • Muharrem’de bir gün oruca otuz gün sevap hadisi — Taberani, el-Mu’cemü’l-Kebir; İmam Münziri, et-Tergib ve’t-Terhib
  • Hazreti Ali’nin Muharrem orucu rivayeti — Sünen-i Tirmizi, Savm Kitabı, Hadis No: 741
  • Gece namazının farz namazlardan sonra en faziletli namaz olduğu hadisi — Sahih-i Müslim, Sıyam Kitabı, Hadis No: 1163
  • Benim bildiğimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız hadisi — Sahih-i Buhari, Kusuf Kitabı, Hadis No: 1044; Sahih-i Müslim, Salat Kitabı, Hadis No: 901
  • Kıl ayakkabılı kavimle savaş hadisi — Sahih-i Buhari, Cihad Kitabı, Hadis No: 2928; Sahih-i Müslim, Fiten Kitabı, Hadis No: 2912
  • Hazreti Zeynep’in itikaf çadırı hadisesi — Sahih-i Buhari, İtikaf Kitabı, Hadis No: 2033-2034; Sahih-i Müslim, İtikaf Kitabı
  • Peygamber’in üç gün yemek yemediği rivayeti — Sahih-i Buhari, Et’ime Kitabı, Hadis No: 5374; Sahih-i Müslim, Zühd Kitabı
  • Hasır üzerinde yatması ve sırtında iz çıkması hadisi — Sahih-i Buhari, Rikak Kitabı; Sahih-i Müslim, Talak Kitabı
  • Sağ elle yemek emri hadisi — Sahih-i Müslim, Eşribe Kitabı, Hadis No: 2020 (sol elle yemek şeytanın yemesidir)

Fıkıh ve Tasavvuf Kaynakları

  • İmam Azam Ebu Hanife — Peygamber’in yaratılış itibarıyla ilk olması meselesi (el-Fıkhu’l-Ekber)
  • Kadınların itikafının evde olacağı — Hanefi fıkhı: İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar; İmam Serahsi, el-Mebsut
  • Îne satışının (vadeli satıp peşin geri alma) haram oluşu — Hanefi fıkhı: İmam Kasani, Bedaiu’s-Sanai; İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar
  • Ebubekir’in mağarada ağzına taş koyması — Kadı İyaz, eş-Şifa; Suyuti, el-Hasaisu’l-Kübra
  • Hazreti Ali’nin topraktan altın hadisesi — İbn Ebi Şeybe, el-Musannef; İbn Asakir, Tarih-i Dımaşk

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Sünnet, Şeyh, Muhabbet, Tesbîh, Dervîş, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı