Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

452. Dergah Sohbeti — Suriye Meselesi, Silahlı Mücadele Fetvası ve Sağlam Müslümanlık

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 452. Dergah Sohbeti — Suriye Meselesi, Silahlı Mücadele…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Selamun aleyküm. Allâh gecenizi hayır etsin inşâAllah. Cenâb-ı Hak gününüzünüzü hayırlı eylesin. Hayırınızı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin inşâAllah. Suriye’yi yıkmaya çalışanlar mı? Esad’ı kötü gösteriyor. Yoksa yoksa Esad halkına zulüm ediyor. Muhaliflere destek etmek doğru mu? Yoksa onlar da PKK gibi terörist bir topluluk mu? Evet. Bütün bu noktada İslam hukukuyla hukuklanmayan her türlü oluşum zulümdür. Suriye’de tabii bu Esad’la alakalı sıkıntı yeni değil. Oradaki Müslüman kardeşler daha önce bu sistemle bir mücadeleye girdiler. Sistemle o zaman için böyle bir silahlı mücadele de değildi. Sadece Kur’ân ve sünnet dairesinde böyle bir Mısır’daki gibi. Öyle söyleyeyim. Çünkü Müslüman kardeşler hiçbir yerde silahlı bir çakışmayı, silahlı bir kalkışmayı öngörmez öğreti olarak.

Normalde fark ettiyseniz Mısır’da da böyle bir şey yapmadılar. Müslüman kardeşlerden ayrılan Filistin’deki İsrail’le karşı mücadele edenler hariç. Onlar farklı bir kendilerince yol tutturdular. Ve İsrail’le karşı silahlı mücadele yaptılar. Bu farklı bir bir cenahta değerlendirmesi lazım, şarttı zaten. Ama Müslüman kardeşlerin örgütlenme açısından Mısır, Yemen, Ürdün, Suriye, Irak bu bölgelerde çalışmaları, faaliyetleri silahlı mücadeleden yana değildir. O yüzden öyle olmasına rağmen Esed’in babası olan Hafız Esat, Hama ve Humus’u bütün tanklarla, toplarla bu noktada çevirip iki şehri birden yok etti. İçeridekinlerle beraber. Tabii gençler şimdi bunları takip etmediklerinden bilmezler, yaş olarak da bilmezler.

Öylesine sürgüne gönderildi ki ondan sonra normalde büyük bir çoğunluğu sürgüne gönderildi. Ardından yeniden orada Müslümanlar yeni yeni böyle bir şeyler yapmaya başladılar. Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye’deki Müslümanlara uygulanan üç aşağı beş yukarı farklı bir şekilde Suriye dedik ki Müslümanlara da uygulandı. Ve Müslümanlar orada bir hayli zulüm gördü, eziyet çekti. Bir hayli şehit verdiler. Ellerine silah almamalarına rağmen. Tabii dönem değişti, gün değişti. Dünya kendince farklı bir noktaya doğru yürümeye başladı. Sonuçta Arap Baharı denilen aldatmaca çıktı orta yere. Arap Baharı’yla beraber İslam dünyasında yeniden bir değişiklik, bir dönüşüm söz konusu oldu. Ve Mısır’da Müslüman kardeşler seçimle iş başına geldi.

Mısır’da Müslüman kardeşler seçimle iş başına gelince baktı ki orta doğru dizayn etmek isteyen güçler bunlar demokrasiyle demokrasi denilen aldatmaca Müslümanların lehine işliyor. Müslümanların lehine işleyince Mısır’da Müslüman kardeşleri durdurmaya bu noktada Müslüman kardeşlerin önünü kesmek için uğraş verirken Müslüman kardeşlerin ikinci en büyük güçlü olduğu yer Suriye, Suriye’de dedi Müslüman kardeşlere karşı baskı başladı. Bastı başlayınca Esed öyle düşündü. Müslüman kardeşler burada normalde kalkış meyve yapmadan ben onların üzerine gideyim. Batı’da beni destekler bu noktada dedi. Esed de onların üzerine gitti. Amma velahe Suriye’de Mısır gibi olmadı. Veya Mısır’ın da bundan üç yıl sonra beş yıl sonra bir yıl sonra ne olacağı belli değil.


2. Bölüm

Ama Mısır’daki askeri güç Suriye’den kuvvetli ve Mısır’da Mısır’ın selefisi Mısır komple Mısır’daki darbecilerin yanına geçince oradaki İslam kuvveti parçalanmış oldu. Ve selefiler darbecilerin yanına geçince diğer unsurlar tam sağlam Müslüman kardeşler yanında değil ama Müslüman bunlardan da dökülenler oldu. Böylece Mısır şu anda bugünkü noktada fizik olarak ııı Mısır’da Müslüman kardeşler ne yazık ki galip gelemedi. Orada Müslüman kardeşleri şu anda kanı dökülmekte bir hayli orada sıkıntı ve üzüntü var. Ama aynı oyun kurucular Suriye’deki oyunu böyle kurmadılar. Suriye’de bir iç savaş öngördüler. Bu böyle bizim Türkiye bize normalde şeyi ne o? Yansıması Türkiye yansıması sanki ııı hükümet oradaki muhalif güçler destek görüyor.

Suriye’deki iç savaşı hükümet başlatmış gibi böyle bir algı oluşturdu. Türk oluşturuldu Türkiye’de. Normalde Türkiye’deki o algıya yardım edenlerin arkasında ve Türkiye’ye o algıyı o tutturanlar farklı bir şey yapmak istiyorlardı. Hala da onu yapmak istiyorlar. Bu yapmak istedikleri şey siz orada muhalifleri desteklediniz. Biz de burada PKK’yı destekleriz. Burada da böyle bir iç savaş çıkar ve siz de buna bir şey diyemezsiniz noktasıydı. Suriye’de bir bölüme parçalanma projesi var. Suriye’yi bölecekler. Suriye’nin bir kısmını Esed’in ve onun aşiretini ilgilendiren yüzde onluk onikilik bir kısmını, laski o bölgede onlar bu nasrani olanlar. Onlar bir bölgede yapacaklar, bir bölgede onlar olacak.

Suriye’nin bölünmesi lazım. İsrail için. Şu anda en zayıf halaka iki tane yer var bölünme için. En zayıf yer. Ama normalde şu anda Golan tepelerine zaten İsrail oturmuş vaziyette İsrail güvenlik amaçlı biraz daha o su ve yeşillik olan yerlerde Golan tepelerinden biraz daha içeri doğru yürüyecek. Suriye’nin üçte birini İsrail alacak. Plan o. Suriye’nin üçte biri de şu anki nasranilere kalacak. Suriye’nin diğer üçte birini de oradaki Kürtlere vermek istiyorlar. Türkiye’de diyor ki ben burnumun ucunda oldu bittiye getirip burada bir Kürt devleti istemem, vuruyor şu anda da. Bu şu an bu esnada da Türkiye şu anda daha doğrusu güneydoğuda ne varsa vuruyor. Bu da kendi iç algısıyla alakalı. Türkiye’de baktı normalde barışla işten yok.

Gülücükle tatlılıkla muhabbetle bu iş gitmiyor. Olmayacak. Olması da mümkün değil. Ama bunu denemesi lazımdı devlet olarak. Bunu göstermesi lazımdı devlet olarak. İçerideki iç dinamikleri göstermesi lazımdı. Fark ettiyseniz mesela şu anda PKK’ya boyuna her gün uçaklar sort yapıyor. Darman tahasettiler orada. Fark ettiyseniz içerideki Kürtlerden hiçbir itiraz yok. Bunun sebebi şu. Türkiye kartlarını açık oynadı. Önce kendi içine dedi ki bakın ben savaştan yana değilim. Gelin makul seviyede isteklerinizi söyleyin. Biz de makul seviyede olanları yapalım. Bitsin bu iş. Bununla alakalı bütün her şey yapıldı, gerekli sözler verildi, adımlar atacak herkes. Sen bir adım atacaksın, ben de bir şey yapacağım.


3. Bölüm

Sen bir adım daha atacaksın, ben bir daha bir şey yapacağım. Türkiye çıkarılacak olan ilk yasaları çıkardı. Ardındaki adam adım silah bırakmaydı. E silah bırakmayı yapmadılar. Bu sefer yeni bir anlaşma yapıldı. E silah bırakmıyorsanız silahlı unsurlar ülke dışına çıksın. Onu da yapmadılar. Ardından silahı seçimlerde kullandılar. Asıl devletin biçak kemiği dayandığı yer dedi, burası. Devletin, hükümetin değil. Bir de devlet var çünkü. Devletin biçak kemiğe dayandığı yer orası. Devletin bıçak kemiğe dayandı dedi, bitti. oradan gelen bana haberler var. ben böyle konuşuyorum diye benim telefonumu bulup Güneydoğu’dan telefon açanlar var bana. Değişik şeyleri söyleyenler var. siz böyle cesaretli konuşuyorsunuz.

Teşekkür ederiz. Allâh razı olsun. Gerçekten sizin dediğiniz gibi değil. Bana telefon açıyorlar. o sandıkların başında ne bir ne sandık memuru, ne saymanı, ne müdürü, ne amiri, ne öğretmeni, ne işçisi, hiçbir şeysi yok. Sandık filan kurulmamış köylerde mühürlerde bazı yerlerde. Bildiğiniz sandık değil mi gidecek köyün ııı okulunda filan? Yok öyle bir şey. Sabahleyin sekiz buçuk herkes tık oylar diye mühürler basılmış, zarflar mühürlemiş, bitmiş. Güneydoğu’da seçim saat on buçukta bittiydi. Bana on buçukta telefon açtılar. Seçim bitti burada. Eee ne o? HDP kazandı dediler. Nasıl dedim ya? Her tarafta full bütün şeyler ne o? Sandıklarda full HDP çıkıyor çünkü hiç kimse ne o? Sandığa gitmedi. HDP’liler sandığımın başında herkes mühürledi.

Attı dediler. Böylece Türkiye için ayrı bir senaryo başladı. Bitti mesela. Bu saatten sonra ııı normalde Türkiye’nin o PKK’yla MKK’yla anlaşma noktası yok. Bitti. Anlaşmazlar, anlaşıyormuş gibi görünürler. Bitti. Türkiye bundan sonra güneydoğusunda ve doğusunda ııı ne o? Eli silahlı hiçbir unsur kalmayacak. Zaten tutmayacak. o bitti o. Şimdi bağırışıyorlar ya boyuna barış yapalım diye. Türkiye işi de karşılık PKK’yı aldı. Oturdu Amerika’yla pazarlık yaptı. Dedi ki sen işi de vuracaksın. Işık’ı da vurmak için bana ihtiyacın var. Işık’la mücadele de bana ihtiyacım var. O zaman dedi ben de kendi mücadele mi vereceğim? Bana seslenmeyeceğim dedi. Bu kadar basit anlaşma. O da seslenmeyeceğim dedi.

Bu sefer o işi de vuruyor. Türkiye’de PKK’yı vuruyor. İçeride de bilinen bin beş yüz kişi bilinmeyenlerle beraber vardır herhalde iki bin beş yüz kişi. Siz diyeceğiniz böyle bir şey olur mu? Evet. Nereden biliyor yirmi sekiz Şubat’tan biliyorum. Seni alırlar götürürler üç gün beş gün on gün arabalarda dolaştırırlar olmadı götürürler bir yerde kapatırlar nereye gittiğini bilmezsin. Işler bitince bırakırlar. Senin ne dava atacaksın, ne şikayet edeceksin hiçbir şey yoktur. Kayıtlı evrak yok. Hiçbir şey yok. Fahili meçhul dedikleri bu. Öldürdüklerini de öldürüyorlar zaten. Götürüyorlar bir yere gömüyorlar. O da fahili meçhul oluyor. Devlet fahili meçhul yapar mı? Önceden yaptı. Yaptı mı yaptı? Eyvallâh.


4. Bölüm

Şimdi Suriye’deki durum keşmekeş. Ve Suriye’deki muhalif olanlarda gayri muhalif olanlarda hepsi de eline silahı aldı. Devlete karşı eline silahı aldı. Bitti. Bunu İslami entelektüel olanlar âlim ulema olanlar kendi içlerinde tekrar bunu analiz edecekler. Kendi içlerinde. Bunun fetvasını verenler kendi içlerinde analiz edecekler. Bunu sizin topraklarınızı yabancı bir unsur olarak işgal etmeye gelenlere karşı devletin gücü yetmezse vatandaşın silahlanıp kendi topraklarına bu noktada koruması farzayındır. Filistin’deki Filistinlilerin İsrail’e karşı mücadelesiyle Müslümanların kendi ülkelerindeki sistemle olan mücadelelerini aynı kefeye koyma iştahat hatası bu noktada İslam ülkelerindeki Müslümanlarla sistem arasında sonu bitmeyen bir savaş başlangıcı ve Müslümanlar bu noktada işin acı tarafı veya işin görülmeyen tarafı bu.

Savaşmasını bilmiyor, ellerinde silah yok. Orada silahlı mücadele fetvasını verenler etrafındaki Müslümanların öldürülmelerinden sorumlular. Ben o yüzden yıllardan beri bangır bangır bağırırım hep. Beni de belirli insanlar korkaklıkla pısırıklıkla suçlarlar. Yirmi sekiz Şubat’ta da aynı şekilde suçlandık biz. Ben arkadaşlara sokağa çıkmayın. Sokağa düşmeyin. Sakın elinize bir şey almayın. Sakın elinize silah vermek isterler, almayın. Ulu Cami’de sologan atıyorlardı. Arkadaşlara diyordum ki Cuma’ya Ulu Cami’ye gitmeyeceksiniz. Çünkü tarih boyunca görülmüştür ki elinde silah olan devletsiz gruplar sadece terör ve anarşi çıkarırlar. Hazreti Peygamber salallahu aleyhi ve sellem hazretleri Medine’de Medine devletini kurdu.

Medine’de devlet kurduktan sonra Mekkeli müşriklerle savaştı. Devlet kurunca Mekkeli müşrikler o Medine’de Müslümanları katletmeye geldiler. Ve Medine’de Hazreti Peygamber salallahu aleyhi ve sellem hazretleri bütün Medine’li gruplarla birleşip Medine’yi savundu, korudu. Uğut savaşı Medine’nin korunmasıdır. Asıl amaç, asıl ana tema budur orada. Ama görüldü ki Suriye’de görüldü ki Mısır’da ufak tefek görüldü ki başka yerlerde eline silah alıp da orada İslam getirmeye çalışan insanlar ne yazık ki etrafındaki insanların ölmelerine sebep oldu. Birisi şunu diyebilir. Biz cihâd ediyoruz ve cihâd sevabını kazanacağız. Haydin cihada. Bu harika bir portre, harika bir söyler. Ama bunun arkasını hiç kimse hesap etmiyor.

Bunu hanefiler öylesine savaş şu kokunu öylesine bir bunu anlatmışlar ki bir imam ancak galip geleceğine inanırsa etrafındaki insanları bu noktada savaşa sürükleyebilirse caiz olur. Elinde uçağın yok, elinde tankın yok, elinde tüfeğin yok, elinde hiçbir makinenin tesisatın yok, sen tanklı, tüfekli, düzenli bir ordaya karşı galip geleceğini düşünerekten savaşmak etrafındaki insanların katıl olmasına sebep olmaktan başka bir şey değil. O yüzden Suriye’de de ki Müslümanlar bu noktada benim nazımda bence iştahat hatası yaptılar. Ellerine hiç silah almadan günlerce yürüyüş yapabilirlerdi. Ellerine silah almadan oturum eylemi yapabilirlerdi. Ellerine silah almadan başka bir şey yapabilirlerdi. Hiçbir şey yapıyor yapamıyorlarsa hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam ederlerdi.

Benim bu noktadaki iştahatım bu. Şakasına yalan söyleme ve abartma gibi davranışlarım alışkanlık haline geldi. Çok uzun süredir devam ediyor neler yapabilirim. Nefis insana heva ve hevesi. Insan heva ve hevesine düşerse normalde böyle bu tip abartılara, bu tip böyle şaka da olsa yalanlara, bu tip şeylere fazlaca düşer. Allâh muhafaza eylesin. Eşyaya karşı çok kaba davranıyorum. Sinirlenince kırıp dökmek istiyorum. Bunun sebebi nedir ve nasıl davranmalıyım? Kibirlilikten kaynaklanan bir şey. Kibirli olanlar böyle bir şeyi kırıp dökmek için bahane ararlar. Kendilerinin sinirli olduğunu söylerler. Ve bir şeyi kırarlar, dökerler. Bu kibirlilikten Allâh muhafaza eylesin. Cümle ümmet-i Muhammed’e hayırlı cumalar olsun.

Miraç’ta Peygamber efendimiz’e sunulan içeceklerden sütü seçmesinin nedeni, bunun ümmete yansımaları nelerdir? Sütü seçmesini Cebrail aleyhisselâm ala isabet ettin diyor. Süt ilme işaret. İbadet ve taatlerde neden bir düzen tutturamıyoruz? Nerede yanlış yapıyoruz? Nereden başlamalıyız? Neden sağlam Müslüman olmayı başaramıyoruz? Farzlardan asla taviz vermeyin. Asla günahı kebaire girmeyin. Bu iki şeye sımsıkı tutunun. Bu iki şeye sımsıkı tutunanın Cenâb-ı Hak işini doğrultur.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet, Mîrâc. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı