Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Diğer(888) — Sayfa 4/11
Türkiye’de uyuşturucu-fuhuş-pornografi-eşcinsellik durumu nasıl açıklanıyor?
Türkiye’de uyuşturucu-fuhuş-pornografi-eşcinsellik diz boyu — 1986’da Efendi hazretlerinin söylediği uyarı 30 yıl sonra gerçekleşti
Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke
Mi’râç’taki süt ikrâmının "ilm"e tâbîr edildiği sırrı nedir?
Mi’râç’taki süt ikrâmının "ilm"e tâbîr edildiği sırrını
Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke
Efendi hazretleri Türkiye’deki tabuları sert bir dille eleştirir ve Ali Rıza Demircan Hoca ‘nın "İslâm’da Cinsel Hayat" kitabını referans gösterir: "Bu çok tartışılmıştı?
Ben yeni böyle sufi olmaya adım attığımda Ali Rıza Demircan Hoca’nın ‘İslâm’da Cinsel Hayat’ diye bir kitabı yayınlanmıştı. Yeniydi 87’lerde-88’lerde. Aslında yeni bir şey söylememişti — kitabında derledi İslâm’daki cinsel hayatla alâkalı bütün âyet ve hadîsleri toparlayıp böyle bir kitap yayınlamıştı. Müslümanlar nasıl bir cinsel hayat kuracaklarını, helâl bir cinsel hayatı nasıl olduğunu bilmiyorlardı. Bunları konuşmak da edebe mugâyir bir şeymiş gibi algılanıyordu. Hâlâ daha öyle algılanır." Hz. Âişe ve "Devsiz Nikâh" Hadîsi Efendi hazretleri tabu hâline gelmiş bir hadîsi nakleder: "Hz. Âişe annemize Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem soruyor: ‘Yâ Âişe, filancanın nikâhını kıydınız mı?’ ‘Kıydık yâ Resûlallâh.’ ‘Def vurdunuz mu?’ ‘Hayır yâ Resûlallâh.’ ‘Yâ Âişe, devsiz nikâh nikâh değildir. Ensâr defi severdi. Niçin def vurmadınız?’"
Kaynak: 4. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Hayalin Surete Bürünmesi, İslâm’da Cins
Diyarbakır’da sünnî medreselerin yıkılması nedeni nedir?
Diyarbakır’da sünnî medreselerin yıkılması nedeni şudur: "Diyarbakır’ın surun içerisindeki tarihî medreseler yakıldı-yıkıldı. Diyarbakır’daki sünnî inancın merkezi konumundaki surun içerisinde bir tâne ayakta medrese kalmadı. Sebep? Çünkü Güneydoğu Kürtleri sünnîdir. Sünnî olduğu müddetçe diğer sünnî kardeşleriyle savaşmaz. Ama sünnî eğitimin âlimlerinin çıktığı medreseleri siz yıkarsanız o gençlik ne tarafa gideceğini bilmez. Bataklığa gömülür. Amaç budur."
Kaynak: 4. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Hayalin Surete Bürünmesi, İslâm’da Cins
Türkiye’de herkes dinden anlar mı?
Efendi hazretleri sosyolojik bir gözlemini paylaşır: "Lütfü Usta karşımda duruyor. Oto boya-kaporta. ‘Lütfü Usta ben kendim kaporta yapabilir miyim?’ ‘Yapamazsınız’ diyor adam dümdüz. ‘Ben boya yapabilir miyim?’ ‘Yapamazsın!’ diyor. Doğru söylüyor — ben bilmiyorum çünkü onu, benim sanatım değil, benim erbâbım değil. Türkiye’de herkes mesleğinin hâricinde bir şey yapmaz — bir şey hâric: dînde ahkâm kesmek ve şeyhlik. Bunu Türkiye’de herkes yapar."
Kaynak: 2. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Varlığın Hayalden İbâret Olması, Semâ S
Türkiye’de dinden anlama hastalığı nedir?
Türkiye’de herkes mesleğinin hâricinde dinden anlamaz — ama dinde herkes ahkâm keser; bu cehaletten sakının
Kaynak: 2. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Varlığın Hayalden İbâret Olması, Semâ S
Beytullâh’ın esir alındığı nedir?
Beytullâh kapitalist mîmârî tarafından esir alınmıştır; Müslümanların asıl önceliği orayı kurtarmaktır
Kaynak: 2. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Varlığın Hayalden İbâret Olması, Semâ S
Hz. Mûsâ’nın kıssası ne anlama gelir?
Hz. Mûsâ aleyhisselâmın yaşlı ihtiyâr-ı Rabbânî’yi ağırlayamama kıssası — "bir yetîmin başını okşarsan benim başımı okşamışsındır"
Kaynak: 2. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Varlığın Hayalden İbâret Olması, Semâ S
Anadolu Müslümanı devlete silâh doğrultur mu?
Anadolu Müslümanı hükûmetini değiştirir, siyâsetçilerini değiştirir, devletin çalışma sistemini eleştirir — ama devlete silâh çekmez, örgüt kurup kumpas yapmaz, devletin askerine-polisine savaş açmaz.
Kaynak: 39. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Vahdetu’l-Vücûd ile Panteizmin Ayrımı: İbn
Nil’deki beklenmeyen olaylar nelerdir?
Firavun’un hanımına ile Firavun birbiriyle iddiaya girdiler. Nil’den bir tahta geliyor çünkü. Bu gelen bizim olsun. Hanım dedi ki canlýysa benim olsun. O da dedi ki malsa benim olsun. Para, mal. O gelene Nil’den gelene baktılar çocuk a. Bir erkek çocuk. Firavun eşi ine onu verdi. Firavun Musa’yı sevdi. Firavun’un eşi de onu sevdi.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 30 Mart 2013 | Hallac-ı Mansur’un 1091. Yılı, İ
Süt annesi meselesi nedir?
Onu aldıklar. Süt annesi arıyorlar. Hep hamile kadınların çocuklarını düştürüp öldürdüler ya. Şte kadınlar herkes saraya gelip emzirmek istiyorlar. Musa bir türül emmedi hiçbirisini. En sonda annesi gelince annesini emdi ve annesi saraya her gün Musa’yı süt annelik yaparak emzirmeye geldi.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 30 Mart 2013 | Hallac-ı Mansur’un 1091. Yılı, İ
Mustafâ Efendi, ben neredeyim oğlum?
Selâmünaleyküm. Aleyküm selâm. Sivas’tasınız efendim. Peki neredeyim? Bir odanın içindesiniz. Buraya yakın kanepeleriniz var. Orada yedi tâne bayan var. Yedi tâne bayanın başındaki örtülerin üç tânesi beyaz, iki tânesi siyâh, bir tânesi yeşil. Mübârek olsun oğlum. Selâmünaleyküm.
Kaynak: 34. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hayal Âlemi: Halk Hayali ile Hak Hayali Ayr
Dünyâyı kasıp kavuran dört büyük felâket nelerdir?
Dünyâyı kasıp kavuran dört büyük felâket: alkol, uyuşturucu, fuhuş, terör.
Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-
UNESCO’nun dünya nüfusunun yedide birinin uyuşturucu, yedide birinin alkol, yedide birinin fuhuş, yedide birinin terör müptelâsı istatistiği nedir?
UNESCO’nun çok sarsıcı bir araştırmasını aktarır: "Bundan 10 yıl önce elime geçen bir yazısından okumuştum bunu, UNESCO’nun yayını. Dünyânın yedide biri uyuşturucu pençesinde. Yedide biri alkol müptelâsı. Yedide biri fuhuşla iştigâl ediyor. Yedide biri terörle iştigâl ediyor. Yedide biri de aç. Dünyâ üzerinde yedide ikisi sağlam kaldı. Dünyâ üzerindeki yedide beşine gitti, gitti çürüdü."
Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-
Türkiye Cumhûriyeti’nin ilk iki fabrikası nelerdir?
Türkiye Cumhûriyeti’nin ilk kurduğu fabrika alkol fabrikasıdır. Yeni-tâze devlet, uçak fabrikası kurmaz. Otomobil fabrikası kurmaz. Makine sanâyini kurmaz. Sanâyi ile alâkalı bir fabrika kurmaz. Tâze Cumhûriyet’in kurduğu iki tâne fabrika vardır. Birisi alkol fabrikasıdır. İkincisi de fuhuş fabrikasıdır.
Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-
Türkiye’de fuhuşun resmîleşmesi ve genel evlerin açılış kararnamesi ne zaman yapılmıştır?
Türkiye’de fuhuşun resmîleşmesi, genel evlilerinin açılış kararnamesi 1937’dir. Fuhuş resmîleşir, devlet eliyle olur. 1937’de alkol üretimi başlar ülkede. Her kazaya fuhuş fabrikaları kurulur. Her ile değil, her kazaya. Amaç da nedir biliyor musunuz? Fuhuşu önlemek.
Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-
Devletin alkol üretimi ve fuhuş fabrikaları kurması hangi amaçla yapılmıştır?
Devlet kendi eliyle alkol üretiyor, kendi eliyle milletine satıyor. ‘Sarhoş olun’ diyor. Devlet kendi eliyle Millî Piyango’yu kuruyor. ‘Kumar oynayın’ diyor. Devlet kendi eliyle de genel evler denilen bir ev kuruyor. Kendi vatandaşı olan kadınlara vesika veriyor: ‘Gidin bedenlerinizi burada pazarlayın’ diyor. Ondan da vergi topluyor. Bunlardan vergi toplayıp kâdev alıp müftüye maaş veriyor.
Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-
Efendi’nin alkol, uyuşturucu, fuhuş ve terörle ilgili ironik yorumu nedir?
Efendi’nin ironisi acıdır: "Bunlardan vergi topluyor, bunlardan kazanç sağlıyor, hoca efendilere maaş veriyor. Ben böyle söyleyince kızıyorlar bana. ‘Kocaman bir hazîne var, hazînenin helâl yerinden yiyin’ diyorum, öyle niyet edin." Efendi’nin sorduğu soru sarsıcıdır: "Acaba diyorum genel evlerine giden kadınlar uzaydan mı geldi? Hangimizin akrabâlarını tuzağa düşürüp buralara sattılar?"
Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-
Soruların cevapları neden metindeki acıklamalara göre verilmelidir?
Cevaplari ASLA OZETLEME — metindeki orijinal cumleleri KULLAN. Cevap uzun olabilir.
Kaynak: 28. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Âlem-i Sağîr ve Âlem-i Kebîr: Zâhir-Bâtın D
"Ceza ehliyeti yok" raporuyla adaletten kurtulmanın yarattığı tahribat neden önemlidir?
Efendi, bu aynı raporun Adnan Oktar, Fethullah Gülen ve Ahmet Hulusi Evrenosoğlu gibi isimler için de geçerli olduğunu söylemektedir. "Türkiye’nin başına da ne geliyorsa bu ceza ehliyeti olmayanlardan geliyor" demektedir.
Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T
Orta Asya’dan gelen Türk idealleri nelerdir?
Orta Asya yerleşiklerinin kendilerini önce Müslüman, sonra belli bir kentin insânı olarak gördüklerini; gözlerinde etnik kavram olmadığını söyler. Ancak yerleşik göçeri, göçer de yerleşiği hor görmektedir. Bu horlama meselesi şehirleşmeyle berâber başlamıştır. Göçerlerin yerleşik olanları "yozlaşmakla" suçladıklarını söyleyen Efendi, "Sizler örfünüzü, âdetinizi, geleneğinizi, göreneğinizi kaybettiniz" dediklerini aktarır. Eski göçerlerde misâfirin çok kıymetli olduğunu, sığınanın, zulme uğrayanın, mazlûmun çok kıymetli olduğunu vurgular. Göçerlerin kendilerine âit, atalarından almış oldukları bir edeb, erkân ve kâide sistemi vardır ve bundan asla vazgeçmezler.
Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T
Orta Asya’da Türklerin "Seçilmiş Kavim" anlayışı nedir?
Efendi, Türkler için Orta Asya’da şöyle bir ülkünün olduğunu anlatır: Arz’ komple Tanrı Türklere hediye etmiştir. Ve arz, Türk’ün hâkimiyetinde, adâletinde, hükmünde olmadıkça rahata kavuşmayacaktır. Bu, Orta Asya’daki Türklerin inancıdır. Ancak bu anlayış Yahudilerinkiyle çok temel bir farka sâhiptir: "Yahudîler derler ki bütün dünyâ insanları köle hükmündedir. Türkler böyle değildir. Türkler derler ki bütün dünyâ adâletle yürümeli, adâletle ayakta durmalı. Ve Türk bunun için Tanrı tarafından seçilmiş bir kavimdir." Efendi’nin buradaki ayrımı kritiktir: Türklükteki "seçilmişlik" köleleştirmeye değil, adâleti yaymaya dair bir vazîfedir.
Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T
Cariyelerin eğitimi nasıl yapılmıştır?
Cariyelerin her birinin okuması, yazması, en az iki dili bilmesi vardır. Her biri bir mûsikî dalında eğitilmiştir. Örneğin o dönem revaçtaki dil Fransızca olduğu için cariyelerin büyük bir çoğunluğu Fransızca’yı ana dili gibi konuşmaktadır. Arapça ve Osmanlıca zâten ayrıca öğretilmektedir.
Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T
Osmanlı’nın üç siyâsî görüşü nelerdir?
Osmanlı’nın üç siyâsî görüşü şunlardır: Osmanlıcılık, Panislâmizm ve Türkçülük. Osmanlıcılık, Osmanlı hükûmetine tâbi muhtelif milletleri temsil ederek ve birleştirerek Osmanlı milleti vücûda getirmektedir. Panislâmizm, İslâm unsurlarını evvelâ Osmanlı’nın ülkelerindeki sonra bütün küre-i arzdakileri soy farkına bakmaksızın dindeki ortaklıktan istifâde ile tamâmen birleştirmektedir. Türkçülük, irk üzerine müstenit bir Türk siyâsî milliyetidir.
Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T
Osmanlı’da bölgesel çok-hukukluluk ne demektir?
Osmanlı’da bölgesel çok-hukukluluk, Kırım’daki hukuk ile Diyârbakır’daki hukuk aynı olmadığını, Azerbaycan’daki hukuk ile Ankara’daki hukuk aynı olmadığını ifade eder. Her vilâyet veya eski dilde sancak, o sancağın etrafında kendine âit bir hukuk vardı.
Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T
Efendi’nin hayali nedir?
Efendi’nin hayali, Türkiye’nin kendi sınırlarını aşarak, dillerine, dinlerine, ırklarına karışmadan, ötekileştirmeden herkesin kendi dînini, mezhebini, meşrebini, mesleğini ve ırkını göğsünü gere gere yaşayabileceği bir sistem kurmaktır. Bu sistem, hukuk noktasında İslâm hukûkuna uygun olmamakla birlikte, kendi içerisindeki unsurların da hukûklarına saygı duyarak kurulmalıdır.
Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T
Medîne’deki Zinâ İ’tirâfı Hâdisesi ne anlatır?
Medîne’deki Zinâ İ’tirâfı Hâdisesi, Zinâ etmiş bir Yahudî kadın, ‘Beni temizle ey Muhammed’ derken, Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem onu kendi dînine göre yargılamıştır. Bu hâdise, dinlerin kendi dînine göre yargılanma hakkına sahip olduğunu gösterir.
Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T
Efendi modernleşme kavramını nasıl eleştirir?
Efendi, modernleşme kavramını Batı’nın dayattığı sekülerizm tuzağı olarak eleştirir. Batı’nın modernite akımı, zulmetmiştir. Modernleşme adı altında kılık kıyâfetimizi, saçımızı sakalımızı değiştirmiş ve bizi ne idüğü belirsiz bir hâle getirmiştir.
Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T
Sekülerizmin gerçek yüzü nedir?
Sekülerizmin gerçek yüzü, dinle alâkalı her şeyi terk etmektir. Seküler sistem içerisinde dinle alâkalı hiçbir şey olmaz. Bu, fâizcilerin para kazanması, zinâ ve içki konuşulmaması gibi maddî sebeplerden kaynaklanır.
Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T
Yenileşme ve İctihâd ne anlama gelir?
Yenileşme ve İctihâd, Türkiye’nin kendi kendini yenilemesi ve dînsel köklerin dışarıda kalması anlamına gelir. Efendi, bu topraklar koksun ve dînsel ictihâsın bu topraklar koksun olduğunu söyler.
Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T
On İki Fırka Geleneği: Musevîlerden Günümüze?
Musevîlerde on iki fırka vardı, on iki yol vardı, on iki kavim vardı. Mûsâ Aleyhisselâm Kızıldeniz’in başına gelince arkadan Firavun’u asâyı vurdu. O Yahudîler "Biz geçeceğiz ama on iki bölüğüz, on iki fırkayız, on iki kavimiz — bunlarla beraber gitmeyiz" dediler. Fırkacılığı öne çıkarmak, kavmiyetçiliği öne çıkarmak, cemâatçılığı, tarikatçılığı öne çıkarmak — meselenin asıl ögesini, asıl hedefini bırakıp talî meseleleri öne çıkarmak — Âdem’den beri süregelen bir fitnedir.
Kaynak: 3. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Mesnevî’den Yahudi Vezir Kıssası, Mezhepçili
Tarih boyunca bütün inanç mensuplarını birbirine düşüren şey, inançların kendi içerisindeki anlayış ve algı farklılıklarını öne çıkarmak mıdır?
Tarih boyunca bütün inanç mensuplarını birbirine düşüren şey, inançların kendi içerisindeki anlayış ve algı farklılıklarını öne çıkarmaktır. Bir kimsenin veya bir topluluğun kendi anlayışını öne çıkarıp "yegâne doğru bu" demesi bütün inanç topluluklarını ifsâd etmiş, bozmuştur.
Kaynak: 3. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Mesnevî’den Yahudi Vezir Kıssası, Mezhepçili
"Ya daha yeni gömdün, hani hüzünlüydün?
Bursa’da görülen bir tablo: millet ağlıyor, sızlıyor, saçını başını yoluyor. Cenâze gömüldükten sonra cantık arabası kabrin başına kadar geliyor. Sen cantık aldın mı? Sen ayranı aldın mı? Hop bir tane de buraya ver!" Mezarlığın içinde, kabristanlığın içinde yemek yeniyor — neredeyse piknik yapılacak.
Kaynak: 3. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Mesnevî’den Yahudi Vezir Kıssası, Mezhepçili
Hacı Oktay’ın dediği gibi: "En iyi şeyh ölü şeyhtir — hiçbir şey lâzım değildir çünkü." Ders çektin çekmedin midir?
İnsanoğlu enteresandır — sağlığında kıymet bilmez, öldükten sonra feryâd ederler. Hacı Oktay’ın dediği gibi: "En iyi şeyh ölü şeyhtir — hiçbir şey lâzım değildir çünkü." Ders çektin çekmedin, yürüdün yürümedin, koştun koşmadın — hesap soracak yoktur.
Kaynak: 3. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Mesnevî’den Yahudi Vezir Kıssası, Mezhepçili
O halde Adem kimdir?
"Mâna olarak Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. Arabî, varlık olan Muhammed Mustafa oldu. Varlık noktasında, yani zahir insan sureti noktasında Adem zahiri babamızdır. Mâna noktasında zahir babamız Muhammed Mustafa’dır. Onda bütün ilimler ne olmuştur? Tecelli etmiştir. Onda bütün ilimler tecelli ettiğinden Adem aleyhisselam bütün ilimleri öğrenmiştir." Eğer ilk varlık başlangıcında bütün ilimleri bilmemiş olsaydı akl-ı evvel olamazdı.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 9 Şubat 2013 | Hilkat’te Üçlülük: Zât, İrade, E
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin bir ismi akl-ı evvel’dir?
Efendi Hazretleri bu hakikati şöyle izah eder: "Allah der ki: ‘Ben önce aklı yarattım.’ Al akl-ı evvel! Akıl-ı evvel kim? Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. Mâna olarak. Bunu algılamak biraz güç. Seyrü’sülûk lazımdır. Bir müridin dizinin dibinde oturup her şeyle ona tam manasıyla teslim olmak lazımdır. Bu, akıl üstü bir şeydir. Bu akıl ile alakalı değil. Akıl üstü hâli ancak seçilmişler yaşıar." Ve Cenâb-ı Hakk’ın "kiminizi kiminizden üstünden yarattım" ayetini getirerek bu önemli ayrımı netleştirmiş.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 9 Şubat 2013 | Hilkat’te Üçlülük: Zât, İrade, E
Bu şeyin böyle hareket edebilmesinin sebebi nedir?
Ama bu şeyin böyle hareket edebilmesinin sebebi, ayın-ı sabitenin aslında gizli ve batın bir varlık hâli olmasından dolayı o şeyin zaten âlem-i gaybda potansiyel olarak mevcut olmasındır. Efendi Hazretleri Özutsu’yu anmış olarak der ki: "Sanıyorum bütün gizem ayın-ı sabite." Yani bu var olan şey, o az önce anlattığımız ayın-ı sabitede zaten aslında vardı. Ayın-ı sabitede var olan şey ne yaptı? Zuhur etti, tecelli etti. Yani batının olarak ayın-ı sabitede var olan şey, zahiri olarak da tecelli etmiş oldu.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 9 Şubat 2013 | Hilkat’te Üçlülük: Zât, İrade, E
Akıl ve aklın tezadı nedir?
Akıl ve aklın tezadı, akılın sınırlarını zorlayan ve onun kendi kategorilerini aşan durumu ifade eder. Akıl, bilinen ve sınırlanabilir şeyleri koşturur; ancak aklın sınırlarını aşan durumda, akıl kendi kategorilerinin tükendiğini görür ve susar, donar, koşturamaz. Bu durum, aklın aklı kavramının en canlı sufi temsilidir.
Kaynak: Karaž-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 12 Ocak 2013 | Sırat, Ceberrut Alemi ve Kabir Hal
Aklın aklı kavramının en canlı sufi temsilini hangi örnek verir?
Aklın aklı kavramının en canlı sufi temsilini, aklın aklı kavramında karşılaştığı çaresizliğin anlatıldığı bir örnek verir. Bu örnek, aklın aklı kavramında karşılaştığı çaresizliğin en canlı anlatımıdır: aklın aklı kavramında karşılaştığı çaresizlik, aklın aklı kavramında karşılaştığı çaresizliğin en canlı anlatımıdır.
Kaynak: Karaž-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 12 Ocak 2013 | Sırat, Ceberrut Alemi ve Kabir Hal
Aklın aklı kavramında karşılaştığı çaresizlik nasıl anlatılır?
Aklın aklı kavramında karşılaştığı çaresizlik, aklın aklı kavramında karşılaştığı çaresizliğin en canlı anlatımıdır: aklın aklı kavramında karşılaştığı çaresizlik, aklın aklı kavramında karşılaştığı çaresizliğin en canlı anlatımıdır.
Kaynak: Karaž-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 12 Ocak 2013 | Sırat, Ceberrut Alemi ve Kabir Hal
Eski Hekim ve Modern Tabip konusunda ne anlatildi?
Eski hekimler hastanin nabzini sayar, kalbini dinlerdi. Daha eski Turkler hastanin idrarini koklar, hatta tatardi — oradan hastaligi tespit ederdi. Hasta da psikolojik olarak ilgilenildigini hisseder, doktora inanirdi. Bugun ise "Gozum agriyor — al iste yaz, ilac gonder" diye savsaklanan bir tababet vardir. Ama asil hekim gonul hekimidir. "O hekim diyor ki: Senin daha onceki sohbetlere gittigin sevdigin zatlar vardi ya — onlarin gonulden haberi yok. Onlar kalp ilmine vakif degil, ilm-i ledine vakif degil, manevi tedrisattan gecmemis, manevi icazetleri yok. Bir seyhin dizinin dibine oturmamis. Onlar yoldan cikmislardir." Hakiki tabip, kalbin halini bilen mursid-i kamildir.
Modern Hırsızlık nedir?
Devlet dairesinde çalışan şef, müdür, amir — devletin arabasını, kağıdını, kalemini, bilgisayarını, internetini şahsî işine kullanıyorsa hırsızdır. İş yerinin sahibi muhasebe tutsun diye bilgisayar vermiş — o muhasebeye 5 dakika, geri kalanı internette. Hırsız. Sahte çek düzenleyenler, ödemeyesiye mal alanlar, kiracı olup ev sahibini döverek oturanlar — hepsi hırsız.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (28 Temmuz 2012) — Ramazan’da Azamet: Modern Hırs
İbnü’l-Arabî’ye göre, uyumakta olup eşyayı rüyasında gören bir kimse için o eşya ne ise, bu hissî âlemde de varlık o nispette "gerçek" midir?
İbnü’l-Arabî’ye göre, uyumakta olup eşyayı rüyasında gören bir kimse için o eşya ne ise, bu hissî âlemde de varlık o nispette "gerçek"tir. Âlem bir vehimden — hayalden — ibarettir; onun kendi başına buyruk, müstakil bir gerçekliği yoktur. Sen bu âlemi kendi kendine var zannettin; hâlbuki hiç de öyle değildir.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (2 Haziran 2012) — Varlığın Hakikati: "Âlem Bir H
Perdenin Arkasındaki Hakikat Nedir?
Herkesin "perdenin arkasındaki gerçek" dediği şey farklıdır: Müslümanlar Allah der, Budistler Buda’yı bu hakikate ulaştıran bir yol görür, Hinduistler son noktada gerçeği bulacağına inanır, Yunan felsefeciler Artemis veya bereket tanrıçası der, ateistler tabiata atfeder, materyalist-kapitalistler kendi aklını ilah edinir, masonik felsefe ise Tanrı’yı ve kitapları kendi kafasına göre dizayn eder.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (2 Haziran 2012) — Varlığın Hakikati: "Âlem Bir H
Çavuşların ders iptali konusunda ne söylenmektedir?
Çavuşlar dersi iptal edemez ama kendileri gelemeyecekse yerine başkasını tayin edebilirler. Ders komple iptal edilmez, başkası yaptırır.
Kaynak: 52. Dergâh Sohbeti — Zikir, Sünnetin İhyâsı ve Günlük Fıkhî Meseleler
Barlarda müzik çalmak haram mıdır?
Barlarda, pavyonlarda şarkı söylemek, çalgı çalıp geçimini temin etmek haramdır. Hanefîlerin büyük çoğunluğu müziğin dinlenebileceğine dair fetvâ vermişlerdir ama eğlence mekânlarında çalışmak câiz değildir.
Kaynak: 52. Dergâh Sohbeti — Zikir, Sünnetin İhyâsı ve Günlük Fıkhî Meseleler
Asitli içeceklerin içilmesi konusunda ne söylenmektedir?
Asitli içeceklerin asidin atılıp içilmesi gibi uğraşlara gerek yoktur. İçme, at kenara gitsin. Su iç, ayran iç, şerbet iç, evde meyve suyu yaptır. Bu tür sıkıntılı davranışlar psikolojik dengesizlik alâmetidir.
Kaynak: 52. Dergâh Sohbeti — Zikir, Sünnetin İhyâsı ve Günlük Fıkhî Meseleler
O terkin kendisinde yarattığı eksikliği hissetmemek üzere bir düşünce geliştirmiştir?
Budizm’de prens Şakyamuni — sokağa çıktığında ölümü, açlığı ve hastalığı gördüğü için sarayı terk etmiştir. O terkin kendisinde yarattığı eksikliği hissetmemek üzere bir düşünce geliştirmiştir. Dolayısıyla ‘râzı olmak’ — bizim tasarruftaki ‘râzyı olmak’la o ‘râzı olmak’ çok farklıdır.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv
Küçük esnafın durumu nedir?
Büyük marketler açıldığından beri küçük esnafın işi öldü. Küçük esnak neden örgütlenip yürüyüş yapmadı? Neden bu büyük marketlerin önüne gidip "Siz bunlara nasıl müsaade edersiniz?" demediler? Ağlayıp sızlamakla iş olmuyor. Kalmayacaklar maalesef.
Kaynak: 68. Dergâh Sohbeti — Namazda Kıyafet, Melâmîlik, Ticaret Ahlâkı ve Siyâset
Saça jilet vurmak hangi kurala uygun mudur?
Saça jilet vurmak haram değildir. İnsan hacca gittiğinde de saçını tıraş etmektedir. Ancak İslâm tarihinde Hâricîler ortaya çıktığında hepsi saçlarını kazıtmıştı ve Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri onları tarif ederken bu özelliklerinden bahsetmiştir. Bazı insanlar bunu günümüze çekip "saç tıraş etmek haram" noktasına getirmeye çalışmaktadır; böyle bir hüküm yoktur.
Kaynak: 68. Dergâh Sohbeti — Namazda Kıyafet, Melâmîlik, Ticaret Ahlâkı ve Siyâset
Cimrilik nedir ve nasıl ortaya çıkar?
Cimrilik korkudan doğar. Korkan insan elindekini kaybetmemek için sıkı sıkı tutar ve cimrileşir. Cimri olan hakkı bulamaz, Allah ile dost olamaz. Cimri usta yanındakine öğretmez; cimri âlim ilmini saklar. Cimrilik insanı Allah yolundan saptırır ve onu hem dünyada hem âhirette zarara uğratır.
Kaynak: 86. Dergah Sohbeti — Korku, Cimrilik, Bunaklık Zinciri ve Allah’tan Râzı Olmak
İyilik yapmanın usulu nedir?
İyilik yapan insan yaptığı iyiliği kendinden görürse o iyilikten sevap alamaz. İnsanlar bir başkasına iyilik yaparken aslında kendilerine iyilik yaparlar. Birisine iyilik yapan kimse onu baskı altına almaya kalkmamalı, her dediğini yaptırmaya çalışmamalıdır; bu zulümdür.
Kaynak: 115. Dergah Sohbeti — Arife Orucu, Kurban Fazileti ve Düşmanlık Beslememe
Hazır gıdaların etkisi nedir?
Hazır gıdalar maneviyatı etkiler. İnsanlar yediklerinden, içtiklerinden etkilenirler. Doğal olmayan, otantik olmayan her şeyden uzak durun. Hazır süt içmeyin, hazır yoğurt yemeyin, hazır meyve suyu almayın, gazoz, fanta, kola içmeyin — sağlığınızı, vücudunuzu, içinizi, dışınızı, cebinizi bozar.
Kaynak: 119. Dergah Sohbeti — Hüsn-ü Zan, Sufi Kimliği ve Aile Hukuku
Kişinin gördüğü nurun rengi değişir mi?
Evet, o kimsenin manevi haline göre değişir. Bir kimse rüyasında farklı renkte nurlar görüyorsa, Beytullah’ı farklı renkte görüyorsa, Hz. Resulullah’ı farklı renkte görüyorsa bunların hepsinin manaları vardır. Ancak semazen tenurelerinin renginin hiçbir manevi anlamı yoktur; tenure renginden bir şey çıkarmaya çalışmak kolaycılıktır.
Kaynak: 136. Dergah Sohbeti — Ahir Zamanda Muhafaza, Silsile-i Meşayih, Zikir ve Güzel A
Kimisi orada kalır ve kendinin zannetmeye başlar — bu yolun vartasıdır, orası geçilecek bir durak mıdır?
Kimisi orada kalır ve kendinin zannetmeye başlar — bu yolun vartasıdır, orası geçilecek bir duraktır. Nice kimseler o durakta helak oldular. Allah’tan keram, etmek dilemeyin, Allah’tan müdahale etmek dilemeyin. Yapan Allah’tır, gösteren Allah’tır, tutan Allah’tır, söyleten Allah’tır.
Kaynak: 136. Dergah Sohbeti — Ahir Zamanda Muhafaza, Silsile-i Meşayih, Zikir ve Güzel A
Sevgilinin emanetleri nelerdir?
Hatun vermiş, çocuk vermiş, arkadaş vermiş, dost vermiş, hayvan vermiş, araba vermiş, ev vermiş, iş vermiş — hepsi sevgilinin emaneti. Onlara iyi bak! Emaneti hıyânet etme! Onlarla iyi geçin. Sevgilinin emanetini kırma.
Kaynak: 164. Dergah Sohbeti — Allah’ı Tanımak, Akıl ve Şeytan, Sevgilinin Emanetleri
Sevgilinin emanetlerini nasıl korumalıyız?
Onlara iyi bak! Emaneti hıyânet etme! Onlarla iyi geçin. Sevgilinin emanetini kırma. Sana bir vazo vermiş, ne güzel; ama vazoyu sevdiğinden daha çok sevme.
Kaynak: 164. Dergah Sohbeti — Allah’ı Tanımak, Akıl ve Şeytan, Sevgilinin Emanetleri
Neden cünüp olan kimse gusül almalıdır?
Cünüp olan kimse önce üzerindeki necasetten temizlenir, sonra guslünü alır. Eğer su sıkıntısı varsa hemen gusle niyet edip komple yıkanır, o gusül de gusüldür.
Kaynak: 172. Dergah Sohbeti — Güzellikle Tebliğ, Aile Sünneti ve Hizmet Odaklı Tarikat A
Üç Mescid-i Ziyaret nedir?
Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor: "Yola ancak üç mescidi ziyaret için çıkılır: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa." Bu üç mescid ibadet niyetiyle ziyaret edildiğinde, giden kimselerin her adımına sevap verilir ve oradaki kılınan namazlar kat kat faziletlidir. Ama Ayasofya, Selimiye gibi camilere gitmek turistik ziyarettir — bundan ibadet beklenmez.
Kaynak: 172. Dergah Sohbeti — Güzellikle Tebliğ, Aile Sünneti ve Hizmet Odaklı Tarikat A
Sakal bırakmak neden sünnettir?
Sakal fıtrattır, sünnettir. Fıtrat olan bir şey için eşten müsaade almak gerekmez. Asıl sakalı kesenin gidip hanımından helallik alması gerekir; çünkü fıtrata aykırı hareket eden odur. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hiç terk etmediği sünnetlerden biridir sakal.
Kaynak: 182. Dergah Sohbeti – Allah Ehli, İtikafın Üç Mertebesi ve Vesile
Allah ehli kimdir?
Allah ehli kavramının üç dairesi vardır. Şeriat manasında: La ilahe illallah Muhammeden Resulullah diyen, Allah’ın emirlerini yerine getirmeye ve yasaklarından kaçmaya çalışan her mümin Allah ehlidir. Tarikat manasında: Allah’ın dostunun elini tutmuş, ondan ders almış, haramlardan kaçmaya, takva dairesinde kendini tutmaya gayret eden kimsedir. Hakikat manasında ise Allah ehli, sebepleri ortadan kaldırmış kimselerdir. Onların gözünde Allah’tan başka bir şey görünmez, kalbinde Allah’tan başka bir şey olmaz. Yönünü ne dünyaya, ne cennete, ne cehenneme çevirmiştir. Sadece Allah’ta fena olmaya ve Allah’ta vücut bulmaya çalışır. Bu özel bir haldir, herkes nasip olmaz.
Kaynak: 182. Dergah Sohbeti – Allah Ehli, İtikafın Üç Mertebesi ve Vesile
Hizmet ve fedâkârlık nedir?
Hacı Bayrâm-ı Velî Hazretleri’nin meşhur kıssası: Yıldırım Bâyezîd, Hacı Bayrâm’ı ziyârete gelmiş, çok mürîdiniz varmış demiş. O da ‘abartmışlar, o kadar mürîdim yok bende’ demiş. Bir çadır kurmuş, eline kılıcı almış, demiş: ‘Kim bana inanıyorsa, kim bana teslimse bugün canını veren gelsin.’ Kılıç önünde herkes durur. Sadece insanların beğenmediği bir dervîş çıkmış, ‘Efendim ben size inandım, canım size teslim olsun’ demiş. İçeri girmiş, Mübarek hazırladığı kuzuyu kesmiş, kan akmış. İkinci birisi de çıkmış, o da girmiş. Sonra dönmüş: ‘Var mı başka?’ Kimseden ses yok. Dönmüş Yıldırım Bâyezîd’e: ‘Aha biz iki buçuk dervîşiz’ demiş. Bir erkek, bir kadın, bir de kendisi. Söz dinleyen dervîş, fedâkârlıkta bulunan dervîş, hizmete koşan dervî, adam canını veriyor ama dükkanını kapatamıyor. Canını veriyor ama evinden kalkıp gelemiyor. Neden? Canının istenmeyeceğini biliyor çünkü. Eğer canının isteneceğini bilse vermez.
Kaynak: 241. Dergâh Sohbeti — Cehennemde Ebedî Kalma, Belâ ve Musîbet Hikmeti, Fedâkârlı
Şa’bân’ın 15. gecesi ne zaman ve ne şekilde ibadet edilmelidir?
Hazret-i Ali (r.a.) nakletmiştir: "Şa’bân’ın 15. gecesi olunca o geceyi ibâdetle ve gündüzünü oruçla geçiriniz." Çünkü Allah-u Teâlâ’nın rahmeti o gece güneşin batmasıyla dünyâ semâsına iner. "Bağışlanmak isteyen yok mu? Günahlarını bağışlayım. Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim. Bir derde müptelâ olan yok mu? Âfiyet vereyim." Ve bu hâl güneş doğuncaya kadar devâm eder.
Kaynak: 257. Dergâh Sohbeti – Ashâb-ı Kirâm’a Saygı, Nafile İbâdetlere Müdâhale Yasağı,
Kandil geceleri ve birbirimizi kandillemek nedir?
Birbirinizi kandilleyin, birbirinizi bu noktada mübârekleyin. Hattâ bir dahaki kandillerde bir gün önceden, iki gün önceden başlayın. Neden? İnsanlar gaflet içerisindeler, kandil gününü bilmiyorlar. Kandil günlerinizi dolu dolu yaşayın. Birbirinizi ziyâret ederek kandilleşin. Muhakkak annesi babası sağ olanlar annelerini babalarını ziyâret etsin. Uzakta olanlar telefon açsın, helallaşsın, hayırlaşsın.
Kaynak: 257. Dergâh Sohbeti – Ashâb-ı Kirâm’a Saygı, Nafile İbâdetlere Müdâhale Yasağı,
Müslümanlar neden gavurların harap ettiği ülkelere yardım etmeye devam ediyorlar?
Müslümanlar, gavurların harap ettiği ülkelere sürekli yardım koşuyorlar. Filistin’e yardım ediliyor, İsrail geliyor bombalıyor; Irak imar ediliyor, tekrar yıkılıyor; Afganistan’dan çekilecekler, herkes yardıma koşacak. Kimin parasıyla? Müslümanların parasıyla. Burada bir kısır döngü var.
Kaynak: 259. Dergâh Sohbeti: Müslüman Dünyasının Hesap Sorma Sorumluluğu, Taklid-Tahkik
Müslümanlar neden o ülkeleri bu hâle getiren güçlerden hesap sormuyorlar?
Müslümanlar neden o ülkeleri bu hâle getiren güçlerden hesap sormamakta? Somali’yi bu hâle getiren İtalya, Fransa, İngiltere’ye neden "ya bu ülkeye borcunuzu ödeyin ya da biz size cihad ilân ediyoruz" denemiyor? Neden Birleşmiş Milletler bunu dile getirmiyor? Zekatlar ve yardımlar kanalize ediliyor ama mesele daha derinde.
Kaynak: 259. Dergâh Sohbeti: Müslüman Dünyasının Hesap Sorma Sorumluluğu, Taklid-Tahkik
Müslümanlar nereye kadar gavurların harap ettiği yerlere yardım etmeye koşacak?
Yardım etmeyelim demiyorum; ama meselenin başka bir yönü var. Sömüren ülkelerden hesap sormak yerine oradaki insanlara yardım etmeye çalışmak bir acizlik değil mi?
Kaynak: 259. Dergâh Sohbeti: Müslüman Dünyasının Hesap Sorma Sorumluluğu, Taklid-Tahkik
Teravih namazının tartışılması neden önemlidir?
Birisi bir taş atıyor, bütün herkes o taşın peşine koşuyor. Memlekette her türlü farzlar ayaklar altında çiğneniyor, her türlü haram âşikâre işleniyor; hiçbirisi konuşulmuyor da, milletin yılda bir sefer teravih kılmak için camiye toplanması o kişilerin gözüne çok görünüyor.
Kaynak: 259. Dergâh Sohbeti: Müslüman Dünyasının Hesap Sorma Sorumluluğu, Taklid-Tahkik
İslâm dini akıl dini midir?
İslâm dini akıl dini mi, mantık dini mi? İkisi de değil. Din, inanç; inanmak, duygu. Bir kimsenin ekmeğini ağzına götürme aklı varsa, açken yiyememe ve tokken yeme muvafakati varsa o akıllı insandır; ona din terbiye ederiz.
Kaynak: 259. Dergâh Sohbeti: Müslüman Dünyasının Hesap Sorma Sorumluluğu, Taklid-Tahkik
Taklid etmenin ne anlama gelir?
Bir şeyi taklid etmek dahi kıymetlidir. Taklid ettiğiniz şey kıymetli bir şeyse kıymet bulursunuz. Taklitçiler kimleri taklid ederler? İnsanların önünde kıymetli ve değerli olanları taklid ederler. Hz. Mûsâ aleyhisselâm Tur-i Sinâ’ya çıkınca "Yâ Rabbi, şu benim taklidimi yapan soytarıyı kahret" demiş; Cenâb-ı Hak "O seni taklid ediyor, sana benzemeye çalışıyor; o yüzden kahretmem" buyurmuştur.
Kaynak: 259. Dergâh Sohbeti: Müslüman Dünyasının Hesap Sorma Sorumluluğu, Taklid-Tahkik
Efe ruhlu olmak ne demektir?
Efe ruhlu olmak: Dinini, vatanını, memleketini, insanını, akrabasını, evini barkını koruyup muhafaza etmek ve o uğurda feda edilmesi gerekeni feda etmektir.
Kaynak: 271. Dergah Sohbeti – Sufi Ahlakı, Kadın-Erkek Hakları, Fenafillah ve Efe Ruhlu
Allah içinizden kim bilir kiminizi seçti, dost kabul etti; ne kendisinin haberi ne bizim haberimiz var mıdır?
Allah içinizden kim bilir kiminizi seçti, dost kabul etti; ne kendisinin haberi ne bizim haberimiz var. Belki de içinizde bizi dinleyen var da adam bizden daha iyi Allah’a kul, daha iyi dost; hiç kimsenin haberi yok.
Kaynak: 282. Dergah Sohbeti: Tasavvufun Hataları, Şeyhlik İddiası ve İcazet Meselesi
Meleklerin Adabı ve Hz. İbrahim’in Feraseti nedir?
Meleklerin Adabı ve Hz. İbrahim’in Feraseti. Önce Lut’a misafir gidecek olan melekler önce İbrahim’e uğramışlardı. İbrahim aleyhisselam ve Lut aleyhisselam aynı zamanda peygamberlik yapmış peygamberlerdir. İbrahim aleyhisselama uğradıklarında melekler, İbrahim aleyhisselam onların melek olduğunu anlamıştı. Ama Lut aleyhisselam onların melek olduğunu anlayamamıştı.
Kaynak: 292. Dergah Sohbeti — Mücadele Makamı, İlham-Hitap Farkı ve Naz-Niyaz Yolu
Sufi Adabı: Beldeye Gidince Büyüğü Ziyaret nedir?
Sufi Adabı: Beldeye Gidince Büyüğü Ziyaret. Buradan bir edep çıkar insanlara. Siz bir işiniz gücünüz varsa, bir probleminiz varsa, manen büyük olanı edeben önce ziyaret edersiniz. Bizim yeni dervişliğimiz zamanında bir edep vardı: Bir beldeden bir beldeye giden derviş ilk önce oradaki büyüğüne uğrardı.
Kaynak: 292. Dergah Sohbeti — Mücadele Makamı, İlham-Hitap Farkı ve Naz-Niyaz Yolu
314. Dergah Sohbeti — Sufi Adabı, Mahremiyet Hukuku ve Dergahta Hizmet konusunu ele alıyor mu?
Hizmet: Umumi Programlarda Hizmet Adabı
Hem bayan hem de erkek misafirlerin olduğu umumi programlarda bayan kardeşler hangi çerçevede görev almalıdır? Bizim dergahımızda bayan kardeşler umumi programlarda hizmet etmezler. Mesela Cumartesi Bursa’da umumi bir programda kapalı spor salonumuzda bayan kardeşlerin hiçbir görevi olmaz. Orada ancak dışarıdan gelen bayan misafirler varsa onlarla ilgilenecek olan bayan görevli kardeşler vardır.
Bayanlar burada kendi aralarında kendi hizmetlerine devam ederler. O yüzden bizde bayanlar erkek programlarında hizmet etmezler. Ancak kendi bayan kardeşlerine hizmet ederler. Bu noktada erkek hizmetli arkadaşlar bayan kardeşleri tanıdığı olsun tanımadığı olsun bir iş buyurmaya kalkmasınlar. Erkek arkadaşların hiçbirisi bayan kardeşlerle bu noktada bir irtibata geçmesin.
Kaynak: 314. Dergah Sohbeti — Sufi Adabı, Mahremiyet Hukuku ve Dergahta Hizmet
Kadının Mahrem Meselesi konusunu ele alıyor mu?
Kadının evlendikten sonra kocasının anne, baba, kardeşlerine karşı mahremiyet nasıl olmalıdır? Bir kadın evlendiği zaman evlendiği erkeğin babasına, babasının babasına mahrem değildir. Yani babasının yanında nasıl duruyorsa öyle durabilir. Ancak babasının babası biraz gençse ahlaki noktadan bir sıkıntı varsa o zaman kadın frene basabilir veya kocası frene bastırabilir.
Ama kadın dini noktada bir tek kendi kocasına süslenmeli ve kokulanmalıdır. Kadın sadece kendi kocasına süslenip ona kokulanırsa başka hiçbir erkeğe karşı kokulanıp süslenmemesi gerekir. Kocasının kardeşi, kocasının yakınları, hepsi de mahremdir. O yüzden onların hiçbirisinin karşısına tesettürsüz çıkmaması gerekir.
Kaynak: 314. Dergah Sohbeti — Sufi Adabı, Mahremiyet Hukuku ve Dergahta Hizmet
Hizmette rotasyon ne anlama gelmektedir?
Bazıları orada kalmak ister, cennetten çıkmak istemez. Bazılarının ise vazifesi bitmemiştir; onlar daha ileriye gitmeye devam ederler.
Kaynak: 333. Dergâh Sohbeti — Hizmette Rotasyon, Namazın Fazileti ve Allah’a Yakınlık
Müceddit nedir?
Müceddit her daim vardır İslam aleminde. Bir tane de değildir hatta. Bir tane müceddit yoktur. O ihtiyaca binaen belki de müceddit seviyesinde müceddit vazifesini yapan otuz, kırk, elli, yüz, bin, on bin, yüz bin tane müceddit vardır. Mesela bizde meşhur bir tartışma vardır: ‘İşte son devrin müceddidi Bediüzzaman Said-i Nursi Hazretleri.’ Onun döneminde yaşayan Hasan el-Benna’yı ne yapacağız? Ramazan el-Buti’yi ne yapacağız? Mısırlı Seyyid Kutub’u ne yapacağız? Aynı dönemde yaşayan Süleyman Hilmi Tunahan’ı ne yapacağız? Avvarlı Mehmet Efendi’yi, Ali Haydar Efendi Hazretleri’ni, Çorum’un Hacı Mustafa Efendi Hazretleri’ni nereye koyacağız? Onlar aynı dönemde yaşamışlar, aynı sıkıntıları yaşamışlar. O yüzden bugün de ‘bir tek bizim şeyhimiz mürşid-i kamil’ demek boş laftır. Senin için, senin mürşidin odur. Senin velin odur. Ama herkesin şeyhi kendisine mürşid-i kamildir.
Kaynak: 338. Dergâh Sohbeti — Zakirlik Hatırası, İhya ve Müceddit Meselesi
Yeni doğan bebekler ve anneler için kırk çıkarmak diye bir şey var mı?
Dini bir noktada böyle bir hüküm yoktur. Ama sağlık açısından faydalıdır. Anne doğum yapmış, kendini toplasın; çocuk kendini toplasın diye kırk gün dinlenme dönemi konulmuştur.
Kaynak: 338. Dergâh Sohbeti — Zakirlik Hatırası, İhya ve Müceddit Meselesi
Muhakkak bir şey var mı?
Muhakkak bir şey vardır. Muhakkak adabı, erkanı hakkıyla yerine getirmemişimdir. Büyüklük nerede? Allah muhafaza eylesin. Tövbe etmek gereklidir. Muhakkak bir yanlışlık, bir eksiklik, bir noksanlık olmuştur. Bu noktada kendini yükseklerde görmemek, kendini belli bir dairede tutmak ve muhakkak ki aşıklık yoluna zarar getirecek bir şey yapmışımdır demek önemlidir. "Ya Rabbi beni affeyle."
Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti
İslam Dünyasında Birlik ve Teşkilatlanma Vizyonu nedir?
İslam İşbirliği Teşkilatı hiçbir işe yaramayan, hiçbir etkinliği olmayan, hiçbir ağırlığı olmayan, hiçbir yaptırımı olmayan, parası olmayan, askeri olmayan, alimi olmayan bir teşkilat. Aslında bu teşkilatın içi doldurulsa, askeri gücü olsa, gönüllü insanlar asker yazılsa, Müslümanlar kendi paralarıyla o askerleri silahlandırsalar harika olur.
Kaynak: 352. Dergah Sohbeti — Dergahlar Arası Kardeşlik, İhtiyar Meselesi, Sevenin Alame
368. Dergâh Sohbeti — Cihat Meselesi, Uluslararası Oyunlar ve Hakk’el-Yakîn konusunu ele aldığımız metnin nedir?
Bu sohbette beddua meselesi, cihadın iç ve dış boyutları, uluslararası güçlerin cemaatleri kullanması, 28 Şubat sonrası Türkiye analizi ve hakk’el-yakîn mertebesi olarak Hz. Peygamber’in haliyle hallenmek konuları ele alınmıştır.
Kaynak: 368. Dergâh Sohbeti — Cihat Meselesi, Uluslararası Oyunlar ve Hakk’el-Yakîn
Müminlere beddua etmekten sakınılmalıdır mı?
Müminlere beddua etmekten sakınılmalıdır. Müminler birbirlerine şefkat ve merhametle davranmalıdırlar. Cenab-ı Hak, Hz. Peygamber’e "Sen af yolunu seç" diye emretmiştir. Kafirlere beddua etmenin ise yolu açıktır.
Kaynak: 368. Dergâh Sohbeti — Cihat Meselesi, Uluslararası Oyunlar ve Hakk’el-Yakîn
Cemaattaki kardeşlerin Hazret-i Ali efendimizi benzetmesi ne anlama gelir?
Eğer cemaattaki kardeşler kendilerine Hazret-i Ali efendimizi benzetiyorlarsa rollerde farklılık var. Hazret-i Ali radıyallahu anh hazretleri seçilmiş ümmetin halifesiydi. Seçilmiş ümmetin halifesine karşı Muaviye karşı geldi. Burada tarihi olayları çarpıtmamak lazım.
Kaynak: 373. Dergâh Sohbeti — Feraset, Sevgide Suizan ve Ümmetin Fitne İmtihanı
İmam Yusuf ve İm, İmam-ı Azam: Üstada Bağlılık ve İlmî İstiklal nedir?
İmam Yusuf ve İmam-ı Azam: Üstada Bağlılık ve İlmî İstiklal İmam Yusuf veya İmam Muhammed’in İmam-ı Azam Hazretleri’ne karşı farklı içtihatlar üretmesi, onların bağlı olmadığını göstermez. Aksine üstadlarını çok sevdiklerine, çok bağlı kaldıklarına, sevdiklerinden ve bağlı kaldıklarından dolayı yaşamış oldukları yolda yükseldiklerini gösterir. Ne zaman ki İslam dünyası üstadının yanında ona ayrı bir fikir, ayrı bir düşünce, ayrı bir içtihat üretemedi, o zaman İslam dünyası geri kaldı. İstişare budur: Hz. Peygamber (s.a.v.) ‘bunu nasıl yapalım’ diye sorardı. Yaptığı işi doğru ve disiplinli bir şekilde yapan bir kimse İmam-ı Azam’ın talebesi olur, İmam Yusuf olur.
Kaynak: 380. Dergâh Sohbeti — Vahdet-i Vücud, Üç Yakınlık Derecesi ve Kulluk Bilinci
Arap dünyasında alevilik var mı?
Arap dünyasında alevilik yoktur; orada Şia vardır. Şia ile alevilik farklıdır. Türkiye’deki aleviler Şia değildir. Türkiye’deki Şia farklıdır, aleviler farklıdır. Bunları birbirine karıştırmamak gerekir.
Kaynak: 398. Dergâh Sohbeti — Alevilik, Vahabilik, Selefilik Ayrımları ve Tarihsel Tezga
Vahabilik ve Suudi Arabistan’ın oluşumu nasıl gerçekleşti?
Abdülvehhab, Arap yarımadasında hiçbir aşiretin kabul etmediği düşünceleriyle dolaşırken Suudi aşiretine sığınmıştır. Küçük bir aşiret olan Suudiler onun himayesine alarak Arap milliyetçiliği üzerine kurulu yeni bir dini anlayışla büyümeye başlamışlardır. İngilizler bu aşireti silahlandırmış, fikir ve strateji yardımı yapmış, İngilz komutanlar ve subaylar gelip onları eğitmiştir. Osmanlı, Müslüman kanı dökmemek için geri çekilmek zorunda kalmıştır. Suudiler Osmanlı’dan kalan ne varsa yıkmışlardır: sahabe mezarları, peygamber türbeleri, dergahlar, tekkeler. Kabe’yi bile yıkmaya kalkmışlardır. Bugünkü vahabilerin de aynı zihniyeti taşıdığı görülmektedir.
Kaynak: 398. Dergâh Sohbeti — Alevilik, Vahabilik, Selefilik Ayrımları ve Tarihsel Tezga
Şia ve Sünni arasındaki ilişki nedir?
Şia’yı devlet haline getiren Şah İsmail bir Türk hükümdarıdır. İki Türk padişahı birbirine üstünlük kurmaya çalışırken Şah İsmail Şia’lığı kendi üzerinden almıştır. Türkler hiçbir zaman Şia olmamıştır; Şah İsmail’in etkisiyle bazı Türk boyları bu inanca geçmiştir. Tarih boyunca Şia’nın savaştığı bir kafir devlet yoktur; Şia hep sünnilerle savaşmıştır. Vahabiler de aynı şekilde sünnilerle savaşır, Şia ile savaşmayı göze alamazlar.
Kaynak: 398. Dergâh Sohbeti — Alevilik, Vahabilik, Selefilik Ayrımları ve Tarihsel Tezga
İslam’da savaş hukuku nedir?
Islam’da anarsi yoktur. Haksiz yere masum bir kimseye silah uzatilamaz. Siz savasda masum insanlari olduremezsiniz. Sizinle savasmayan hic kimseyi olduremezsiniz. Canli hayvanlari katledemezsiniz, ormanlari yakamazsiniz, bugday tarlalarini yakamazsiniz, insanlarin evlerini bombayalamazsınız, sivil insanlara dokunamazsınız. Eli silah tutmayan kadinlari, cocuklari, bebekleri, yaslilari olduremezsiniz. Islam budur. Din budur.
Kaynak: 411. Dergah Sohbeti: Anne-Babaya İyilik, Dokuz Büyük Günah ve Savaştan Dönmemek
Yahudilerle savaş esnasında sahabeler ehil esek etlerini yemeye başlamışlardır. Bu durum ne anlama gelmektedir?
Yahudilerle savas esnasinda sahabeler ehil esek etlerini yemeye basladilar. Yahudi ciftciler gelip Hazreti Peygamber’e sikayet ettiler. O esnada Hazreti Peygamber ehil esek etini yasakladi. Bakın savastalardır, ama yine de savas hukukunu icra ettirdi.
Kaynak: 411. Dergah Sohbeti: Anne-Babaya İyilik, Dokuz Büyük Günah ve Savaştan Dönmemek
La ilaha illallah Muhammedun Resulullah diyen bir kimseye, elinde silah olmayan kimseye bir Musluman silah uzatırsa ne olur?
La ilaha illallah Muhammedun Resulullah diyen bir kimseye, elinde silah olmayan kimseye bir Musluman silah uzatiyorsa, ona mermi cekiyorsa, din adina yapiyorsa onun arkasinda emperyalist gucler vardir.
Kaynak: 411. Dergah Sohbeti: Anne-Babaya İyilik, Dokuz Büyük Günah ve Savaştan Dönmemek
Hadisleri reddedenlere uzaklık neden önemlidir?
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurdu: ‘Oyle bir zaman gelecek ki rahat koltuklarina oturup bacak bacak ustune atip sizinle bizim aramizda Allah’in kitabi vardir diyenler cikacak. Ben onlardan uzagim.’ Bir rivayette: ‘Ben onlardan degilim, onlar da benden degil.’
Kaynak: 411. Dergah Sohbeti: Anne-Babaya İyilik, Dokuz Büyük Günah ve Savaştan Dönmemek
Allah’ın kitabında Allah’ın yasakladıkları var mı?
Allah’in kitabinda Allah’in yasakladiklari var. Muhammed’in de yasakladiklari var. Ve Muhammed’in yasakladiklari Allah’in yasakladiklari gibidir. Sunnetsiz, hadissiz namazin, orucun, haccin, zekatin tarifi yapılamaz.
Kaynak: 411. Dergah Sohbeti: Anne-Babaya İyilik, Dokuz Büyük Günah ve Savaştan Dönmemek
Dergahta ırkçılık var mı?
Bu dergahta ırkçılık yoktur ve olmayacaktır. Kim La ilahe illallah Muhammedun Resûlullah diyorsa o bizim kardeşimizdir. Türk’ü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Arabı — hepsi kardeştir.
Kaynak: 453. Dergah Sohbeti — Boşanmada Çocuk Velayeti, Aile Hukuku ve Birlik Beraberlik
PKK ve çözüm süreci analizi nedir?
PKK hiçbir zaman bir Kürt hareketi olmadı. Hep bunun arkasında İngilizler vardı, Batı’nın parmağı vardı. PKK terör örgütünün arkasında Rusya’sından Amerika’sına, İsrail’inden İran’ına kadar hepsi var. Devlet çözüm süreci içerisinde barışı denedi. Tam bir saflıkla, çıplaklığıyla elini uzattı ve "gelin barış yapalım" dedi. Ama onlar yabancı devletlerin istihbaratlarının oyununa gelip o barış elini bombayla kopartmaya çalıştılar.
Kaynak: 458. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Türk-Kürt Kardeşliği, Mehdiyyet