Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Diğer(888) — Sayfa 2/11
Abduh’un masonluğu neden eleştirilir?
Abduhun doğru yönleri vardır. Olabilir normaldir. Ama Abduh tepeden tırnağa bir İngiliz masonudur. Abduhun masonluğunun perçinlidir, belgelidir. O yüzden Abduhun masonluğunun belgeli ve perçinli olduğundan dolayı ben Abduh’a şüpheliden daha fazla şüpheli yaklaşırım.
Türkiye’de mason olan kişiler kimlerdir?
Türkiye’de tarikatların başındaki şeyhlerden bir kısmı mason. Osmanlı’dan itibaren Şeyhülislamların bir kısmı mason. Türkiye Diyânet Teşkilatının da içinde bir kısım teşkilâtın yüksek derecelerinde görev yapanlar mason. İlâhiyat fakültelerinde profesörler var mason. Türkiye’de siyasiler var mason. Türkiye’de bürokratlar var mason. Türkiye’de iş adamları var mason.
Mason olan kişilerin etkisi nedir?
Siz İslâm’a lazımsınız diyorlar. Destekliyorlar. Kitaplarını sattırıyorlar binlerce milyonlarca. Yayın evine gidiyorlar bastırıyorlar bunun kitabını bastırıyorlar. Veriyorlar parayı daha yayın evine. Onun kitaplarını dağıtıyorlar. Mason. Mason. Cemaat, bildiğiniz dini cemaatlerin başında bulunan insanlar var. Mason.
Eş’arî Zihniyeti ve Bombacı Fetvâsı Reddi nedir?
Ayıp söylemesi. Bir dondurma yedik. Bu tekrar koluma girdi benim. Biz tekrar yavaş yavaş böyle hiç oraya buraya bulanmadan ha. Düp düzgün cadde de eve gittik. Annemin lafı şu. Hiç utanmıyorum sen dedi gelir gelmez dedi. Yanında dedi bir tane kadın görmüşler ya dedi. Döndüm kız kardeşime dedim. Ne dedim ben sana? Sen bana bak dedi bana. Gelir gelmez yanındaki kadın kimdi dedi. Dedim sana tarif etmediler mi? Ettiler dedi. Nasıl tarif ettiler dedim ben. O Nerman Abağa demiş. Güzeller güzeli bir kadın var yanında demiş. Kolunda dolaşıp patırlar demiş. E biz adımız çıkmış dokuz’a zaten. Biz sekize insin diye bakmıyoruz zaten da dokuzdan on dokuz’a çıkıyor. Bakın hiç kimse düşünmedi. Ya bunun kız kardeşi olabilir mi?
Risâle-i Nur okuyanlar için ne söylendi?
Bedîüzzâmân Saîd Nursî Hazretleri şöyle buyuruyor. Ben yıllardan beri sadece Risâle-i Nur okuyorum. Bana kifayet geldi size de yeter diyor. Burada sadece Risâle okunması doğru mudur tavsiyesi yanlış değil midir? Biz böyle zatların orası yanlış burası yanlış demekten dilimizi koruruz muhafaza ederiz. Ama yine Bedîüzzâmân Saîd Nursî Hazretleri’nin bir sözü var ya. bir kimsenin benim yolum haktır demesi hakkıdır. O yüzden herkes kendi yolunu hak görmesi gayet normaldir kendince.
Kaynak: 2022 Sohbeti — Bir Nazarda Sülûk
Fâizin haramlığına dair kuranî ayetler nelerdir?
Rûm 30/39; Nisâ 4/161; fâiz harbî — Bakara 2/279 (“Eğer yapmazsanız Allâh ve Resûl’ünden size savaş açıldığını biliniz”); fâizle finanse edilen yollar, köprüler, barajlar, belediye yatırımları — ekonomik tahlîl; belediyelerin 50-70 yıllı
İsrâfın yasaklanmasıyla ilgili kuranî ayetler nelerdir?
Anadolu’nun otantik mutfak hafızasının kayboluşu; geleneksel helal rı
Belediyelerin borç sözleşmeleri nedir?
Kulüplerinin borçluluğu; firma-şirket borçluluğu ve iki ay durumunda iflâs riski — “Hayvânî borçlanma döngüsü”
İslâm dünyasında hangi sorunlar var?
Bazı ülkelerde, yabancı ülkelerde kız çocukların fuhuş yaşı 9’a inmiş vaziyette. 9. Uzakdoğu’da 9, 9, 9 yaşında. Dünyâ bunlara bakmıyor. Ülkede çocuk fuhşu 12 yaşa inmiş. 15’miş 12’ye inmiş. Ülkede 12 yaşındaki kızlar para karşılığında cinsel ilişkiye giriyorlar. Fuhuş yapıyorlar. Bunlar birinci derecede babaları pazarlıyor, anneleri pazarlıyor, akrabaları pazarlıyor. Birinci derecede.
Dünyanın yedide biri ne demektir?
Dünyânın yedide biri uyuşturucunun pençesinde uyuşturucudan geçiniyor. Kullananlar, uyuşturucudan geçinenler, satanlar, torbacılar, üretenler, satanlar, kullananlar dünyânın yedide biri. Dünyânın yed bire uyuşturucudan geçiniyor. Dünyânın yedide biri fuhuşla iştigâl ediyor. Fuhuşla iştigâl ediyor. Bildiğiniz fuhuşla iştigâl ediyor. Dünyânın yedide biri anarşînin içinde, bir terör örgütünün içerisinde, adı ne olursa olsun bunun, dünyânın yedide biri, dünyânın yedide biri aç. Bildiğiniz aç.
İslâm dünyası hangi sorunlarla karşı karşıya?
İslâm dünyası açlık, adaletsizlik, yolsuzluk, İslâm dünyâsında terör, fuhuş, kumar, uyuşturucu ve içki ve eşcinsellik. İslâm dünyası bunun altında inim inim iniyor. İnim inim, İslâm dünyası bunun altında inim inim iniyor. Ve İslâm dünyası bunlarla ilgilenmiyor. Bunlardan söz etmiyor kimse. Zaten bunlardan söz eden kimsenin de ensesini de boza pişiriyorlar. Senden başka yok mu bunları dile getirecek diye? Ama acı olan bu. Acı olan bu.
Türkiye’nin konumu nedir?
Dünyânın yedide biri anarşînin içinde, bir terör örgütünün içerisinde, adı ne olursa olsun bunun, dünyânın yedide biri, dünyânın yedide biri aç. Bildiğiniz aç. Türkiye bunun dışında değil. Dünyânın yedide biri aç, aç arkadaşlar aç. Yedide biri aç, yedide biri uyuşturucunun içerisinde, yedide biri fuhuşun içinde, yedide biri terörün içerisinde. Türkiye bunun dışında değil. Türkiye bunun dışında değil. Acı olan da bu zaten.
Katılım bankalarında çalışanlar İslam’a uygun mudur?
Bir katılım bankasında çalışan olarak görev almak câiz midir, düşünceleriz, nelerdir? İstediğiniz yerde görev alabilirsiniz. Bu noktada sıkıntı yok. İster katılım bankası olsun, isterse garanti bankası olsun, isterse maliye bakanlığında olsun, maliye işlerinde olsun, isterse kamunun herhangi bir yerinde görev yapsın, ister özel bankada yapsın, ister devlet bankasında. İsterse benim gibi ticâret yapsın. Değişmiyor bir şey. Halkımız bunu tam tespit edebilmiş değil.
İlâhiyatçı maaşı ve susturulmuş hakîkat nedir?
İlâhiyatçı maaşı, ilâhiyatçılar ve Diyânetçilerin maaşlarını düşünmeleri ve kariyerlerini düşünmeleriyle ilgilidir. Bu durum, asıl konuşması gereken yerleri konuşmamalarına ve konuları eleştirmemelerine sebep olmaktadır. Susturulmuş hakîkat ise, İslam dünyasında asıl konuşması gereken yerlerin konuşulmaması ve vurgulanması gereken yerlerin vurgulanmaması durumudur. Bu, ilâhiyatçıların ve diğer kurumların bu konulara dair bilgilerinin eksik olmasıyla ilişkilidir.
Dersli olmayanın virdi ve dışlama yerine tebliğ nedir?
Dersli olmayanın virdi, dersi olmayan bir kimse de kendine vird edinebilir. Ancak, bir kimsenin üstadı varsa, üstadın ne vird verdiyse onu çeker. Tebliğ ettikten sonra, bir kimse kabul etmiyorsa, onu dışlamak çözüm değildir. Dışlamak, itmek ve ilişkiyi kesmek çözüm değildir. Bu durumda, onu nasihat etmeye ve dini tebliğ etmeye devam etmek gerekir. Çünkü, dışlamak, itmek ve ilişkiyi kesmek, kişinin yeniden kazanılmasına sebep olmaz.
Hakkını Alamamak ve Rüşvetin Zarûreti nedir?
Senin hakkın olanı vermiyor. İmzalamıyor adam. Bildiğiniz imzalamıyor. Veyahut da sizden 5 lira, 10 lira, 20 lira, 50 lira istiyor. Duruma göre dava açacak yoksa diyor. Sen efelik yapıyorsun, açarsan aç ben haklıyım diyorsun, cezayı yiyorsun. Bakın bir değişim bu tarafı var. Sen sonra uğraşıyorsun. Allâh’a, uğraşıyorsun onu düzeltmek için, uğraşıyorsun düzelmiyor. Sonra kendi kendine diyorsun ki, ulan 100 milyar istedikleri 100 milyardı, vereydim 100 milyarı da bu iş böyle olmasaydı diyorsun. Sebep? Çünkü o normalde sen haklılığını ispat edemiyorsun. Senin haklılığını görmüyor. Hiç kimse. Hele birisi böyle bir anlı şanlı bir kimse ona hükmettiyse, bir karar verdiyse, hiç kimse de o kararı bozma yoluna da gitmiyor.
Dergâh vazifelerinde rehâvet ve disiplin nasıl bir ilişki içindedir?
Dergâh vazifelerinde gönüllülük esasına dayanır ancak bu gönüllülük disiplin yerine rehâvet olarak yorumlanabilir. Metinde, gönüllü olanlar vazifelerini yerine getirirken disiplin eksikliği ve rehâvetin bu durumda nasıl bir problem oluşturduğu ele alınmaktadır. Vazifelerin herkes için eşit olduğu ve disiplinin korunması gerektiği vurgulanmaktadır.
Dergâh içindeki hizmetlerin nasıl yapılması gerekmektedir?
Dergâh içindeki hizmetler, disiplinli ve hızlı bir şekilde yapılması gerekmektedir. Metinde, yemek, çay dağıtma gibi hizmetlerin hızla yapılması, sofraların anında kurulması ve boşaltılması, hizmet edenlerin zamanında hizmetine devam etmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu hizmetlerin herkes için eşit olduğu ve disiplinli bir şekilde yapılması gerektiği belirtilmektedir.
Âile Mes’ûliyeti ve MTTB Sûfî Karşıtlığı nedir?
Âile Mes’ûliyeti ve MTTB Sûfî Karşıtlığı, âilelerin çocuk yetiştirme sorumluluğunu ve eğitim sistemindeki keşmekeşliğin âilelerle alakasını ele alır. Millî Türk Talebe Birliği (MTTB), sûfîlere karşıdır ve bu durum, Millî Gençlik çizgisinin bir versiyonu olarak görülür. MTTB, İslâmcı-milliyetçi sentezi ve sûfî geleneklere mesâfesi ile tanınır.
Hepsinde bu dünyadan sil süpür mü?
Hepsinde bu dünyadan sil süpür. Hepsinde yerin dibine göm dedim ben.
Dört işlemi yapamıyorlar mı?
Ahmet gömdün sen de, üniversiteleri de gömdün ben. Telefonu dört çarpma yapıyorlar mı, dört işlem yapıyorlar. Yapıyorlar evet. Telefonda dört işlemi de halloluyor. Eyvah eyvah eyvah eyvah. Üniversite okuyan var mı erkeklerin içinden buradan? Bir iki bilmiyor musun dört çarpma dört işlem oğlum? Biliyorsun değil mi sen? dörde göre dört kaç? Mâşâallâh sübhânallâh. Zekafışkırı adamdan bakıyor lan biliyor adam. A bölme 8’i 4’e bö. 2 böldü lan adam. Batırdı lan üniversiteler adam.
Bunlarda ne işimiz var?
Veya da bunları dile getiren şeyh, cemaat, alim, tarîkat adına ne derseniz deyin veya siyasi partinin adına ne derseniz deyin onların başına görülmedik çoraplar, görülmeye çalışılması gibi. Bu değişmiyor. Diyeceksiniz ki bir Sûfî topluluğu olsun. Bunlarda ne işimiz var? Asıl bizim işimiz var. Ben yola ilk başladığından itibaren hep şunu söyledim. Sûfî ise bir kimse, la ilahe illallah Muhammed’in Resûlullah’ın dışındaki her şeye karşıdır. Bir kimse Sûfî ise tevhidin dışında kalan her şeye karşıdır.
Âşıklık Perdeleri ve İcâzetin Hakikati konusunu tartışılmakta mıdır?
Âşıklık Perdeleri ve İcâzetin Hakikati konusunu tartışılmaktadır.
Kaynak: 2021 Sohbeti — Âşıklık Perdeleri ve İcâzetin Hakikati
Canım kardeşlerim lütfen eskiler yenilere söylesinler bu kadar uzun soru göndermesinler mi?
Canım kardeşlerim lütfen eskiler yenilere söylesinler bu kadar uzun soru göndermesinler. bu soru da değil. O yüzden hakkınızı helâl edin. Bunu bir tanesini okuyunca bütün gelenlerin hepsini okumak zorunda kalıyorum.
Mü’min, Mü’minin aynasıdır. Bu ifade ne anlama gelmektedir?
Mü’min, Mü’minin aynasıdır. Bu ifade, bir mü’minin diğer mü’minlerle aynı nitelikte ve aynı hedeflere sahip olduğunu ifade eder. Bu durumda, bir mü’minin kendi hatalarını fark etmesi ve kendini terbiye etmesi, diğerlerine nasîhat etmesi gerektiğini vurgular.
Nasîhat etmek ne demektir ve neden önemlidir?
Nasîhat etmek, birinin diğerine doğruyu, güzeli, hayri, hasenatı anlatarak onu terbiye etmesidir. Nasîhat etmek, bireyin kendi hatalarını fark etmesi ve kendini terbiye etmesi, diğerlerine nasîyhat etmesi gerektiğini vurgular.
Tohum ekmek ve Baba Terbiyesi nedir?
Tohum ekmek, tohumu attığınız yere ekmeğin önemini anlatır. Dallar, yapraklar toprak kapsinden kurtulunca başlarını yükseltir. Rüzgarın eşi arkadaşı olurlar. Bakarsınız siz şimdi dallara, yapraklara hepsinde bir tohum düşünün. Tohumu attığınız yere, hiç tohumu eken var mı aranızda elini kaldırın. Demirtaşlar zaten önde. Kaldırın, kaldırın ellerinizi. Evet, hiç tohum ekmeyenler tohum ekin. Evet, isterseniz bir çiçek olsun, ister domates fidan olsun, ister biber fidan olsun, isterseniz bir meyve fidan olsun, bir boşluk bulun. Gidin bir tohum ekin. O orada yaşarsın, onu büyütün. Evet, onun o zorluğunu, o sıkıntısını, onun o ihtimamını görün. Anneler çocuk yetiştiriyorlar, mükemmel, muhteşem bir şey. Veya çocuğu olan babalar, eğer biraz ilgililerse, muhteşem çocuk yetiştiriyorlar, ilgili olunca.
Kaynak: 2021 Mesnevî — Tavşan-Aslan Müjdesi ve Nefs-i Emmâre Kuyusu
Mastürbasyon ve Duâ Kabûlü nedir?
Bekar veya boşanmış bir kimse mastürbasyon yapabilir mi? Bu bekarlığa alakalı. Boşanmışlar normalde. Bekar veya boşanmış. Bekar boşanmış, boşanmış da bekar zaten. Evet, ben boşanmış burayı çözemedik ilk önce. Bu noktada hanefiler buna müsaade etmişler. Harama gitmektense böyle bir şey yapabilirler demişler. Ama bu böyle bazı adi şerifler var. Ellerini bu konuda kadın gibi kullananlarla alakalı. bazı imamlar bunu günahı kebair olarak görmüşler. Ama hanefiler harama düşme söz konusu olursa buna müsaade etmişler. Yapabilirse bir ölçüsü ve sınırı var mıdır? Bu insanların cinselliğe düşkün olup olmaması ile alakalı. Ne kadar istekli ne kadar isteksiz bu onunla alakalı. Bunu yaparken birini hayal etmesinde sıkıntı var mı?
Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Bi’at, Râbıta ve Resme Secde Yasağı
Haramlarla Mücâdele nedir?
Çok basit. Bir yerde bir programa gücüm yeterse giderim, programın gücüm yetmezse gitmem. Çok basit. O yüzden hiç sıkıntım yok. Hiç sıkıntım yok. Vâli böyle bir karar almış, böyle bir şey yapıyor. Canın sağ olsun, hiç sıkıntı yok. Hukûk orada, meydanda, mahkeme orada, meydanda, savcılar orada, hakimler orada. Biz mücâdelemizi yapıyoruz. Gittik, müracaat ettik. Ne cevap verirlerse verirler. Şeb-i Arûs yapsam ne olacak, yapmasam ne olacak zaten. Allâh rızası için, Allâh için yapıyoruz. Bizim öyle bir derdimiz yok.
Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Vâli Kararı, Haramlarla Mücâdele ve Mescid Süsü
Mescid Süsü nedir?
Benim meşhurdur böyle şatahât yapmak için konuşmuyorum. Cebimde varsa harcarım, yoksa harcamam. Bir başkasının kapısında da bekleyecek değilim bunu böyle yapacağız diye. Gayet netim ve basitim. O yüzden gücüm yetiyorsa yaparım, gücüm yetmiyorsa yapmam. Gücüm yetiyorsa da istersem yapmam. Gücüm yeter yapmam. Yapmam. Bunu da yapmam. Şeb-i Arûs, burada bir Mevlevî topluluğu var. Bir Mevlevî topluluğunun bulunduğu bir yerde şey barusu yapmamak gerçekten şey abes. Yılda bir sefer. Biz de bunun için mücâdele ettik. Olmazsa olmazsa o yüzden çok da sıkıntı değil.
Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Vâli Kararı, Haramlarla Mücâdele ve Mescid Süsü
Intihâr edenin cenâze nâmazı kılınır mı?
Uyuşturucu ve psikolojik sorunlardan intihâr edenin hükmünü de cenâze nâmazı kılınır mı? Hanefîler genelde intihâr edenlerin cenâze nâmazlarını kılmışlar. Bunu da açıklama yapmışlar. Kendilerince demişler ki intihâr eden bir kimse aklı yerinde intihâr etmez. onun aklı yerinde olarak intihâr etmediğini hükmederekten kendilerince hüsn-i zannetmişler ve cenâze nâmazlarını kılmışlar. O yüzden bir kimse cenâzenin… Biz bu hüküm dairesinde açık açık böyle aklı yerinde intihâr edip etmelerini bilmiyoruz bir kimsenin. Ama açık açık biliyorsa bir kimse aklı yerinde intihâr etti. Ama açık açık biliyorsa bir kim, aklı yerinde intihâr etti. Onun cenâze nâmazını kılmaz. Ama öbür türlü aklı yerinde olup olmadığını bilmiyor.
Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Vâli Kararı, Haramlarla Mücâdele ve Mescid Süsü
Vâli Kararı neden önemli?
Beni ilgilendirmiyor hiçbir şey. Hele son 1-2 yıldan beri gerçekten ilgilendirmiyor. Memleketim adına üzülüyorum. İnsanlar adına üzülüyorum. O üzüntü düşünebiliyor musunuz? Siz Mustafa Özbağ olun gelin buraya oturun. Deyin ki Bursa’da 10.000 tane kadın var fuhûş yapan. Ülkede 120 tane genelevi var. Ülkede 130.000 kadın genelevilerinde fuhûş yapmak için ruhsat almış. Ülkede 130.000 kadın müracaat etmiş. Ben genelevinde fuhûş yapmak istiyorum bana izin belgesi verin diye. Ülkede içki serbest, kumar serbest, uyuşturucu serbest, fuhûş serbest. Her türlü meyana serbest. Onca adına tırnak içerisinde sanatçı dediklerimiz gelip konserler yapıyorlar. Her türlü rezillikleri yapıyorlar. Hiçbirisi de asayişi bozmuyor.
Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Vâli Kararı, Haramlarla Mücâdele ve Mescid Süsü
Dünya sağlık terörüne karşı ne söylüyorsunuz?
Dünya sağlık üzerine kurulmuş bir terör örgütü onlar. Bildiğiniz terör örgütü. Siz böyle bir bakın Türkiye’de ağır kesici ondan sonra yüzde kaç artmış. Ondan sonra kafa hapı diyorum ben ona. Siz ne diyorsunuz ona? Antidepresan. Yüzde kaç bin artmış. Bakın onlara. Kanser hapları, kanser ilaçları bakın onlara. Dünyayı sağlıkla sömürüyorlar. Bu da terör örgütü. Bildiğiniz terör örgütü. Siz BioNTech aşısı oluyorsunuz. Onun arkasında gene o Rockefeller mi ne vardır? O var. Siz ne aşısı oluyorsunuz? Çin aşısı. Onun da yüzde yirmi beşi o adamın. Siz ne aşısı oluyorsunuz? Şu aşı. Onun da yüzde onun yüzde on beşi bilmem kimin. Var ya o Bill Gates’in başındaki adam. Bill Gates mi o şeyin başında? Microsoft’ın başındaki adam.
Aşı terörü nedir?
Bunlar böyle bir örgüt bunlar. Sen hangi aşıyı vurunursan vurunun arkasında o adamın işsesi var. Adamlar oturmuşlar, dizayn etmişler her şeyi. Her şeyleri hazır adamların. Şimdi bak boyuna üç tane vuruldu. Yetmedi bir üç daha vur. Yetmedi bir üç daha vur. Yetmedi bir üç daha vur. Vurul Allah vurul. Haber çok güzeldi. Ordu aşılanmada lider il. Ordu milletvekili. AK Parti Ordu Milletvekili Sağlık Bakanı soru önergesi. Açıklama istemiş. Aşılamada birinci sırada, vakalarda birinci sırada. Demiş bunun sebebi ne? Aşılama birinci sırada. Ama vaka artışları da birinci sırada. O yüzden benim aşılara karşı, sağlık sistemine karşı bir soru işaretim var. Şüphem çok büyük. Bir bakıyorsun. Afrika’da kızamık aşısı yapmışlar.
Kırmızı mercimek fiyatlarında nasıl bir artış gözlemleniyor?
Bakın iki yıl önce pandemiden önce 3,5 liraydı. İnternetten bakabilirsiniz. Yıllara ait mercimek kilosunu. Çok basit. O yüzden ekin arkadaşlar. Muhakkak ekin. Allah muhafaza eylesin. Bu soru da bu ulayımız zaten. Eki, salgın hastalığı nedeniyle Türk’e bak milli aşımı zorulmaya başladı aşıyla alakalı değerli görüşlerinizi. Vurun lan vurulsun. Kadınların saçlarını çeşitli boyarlarla saç boyası yaptırabilirler mi?
Bakara 198 ve 199 hakkında ne söylüyorsunuz?
Rabbinizin lütfu keremini aramınızda bir günah yoktur. Arafattan geri döndüğünüz zaman, meşari haramın yanında Allah’ı zikredin. O sizi hidayete ulaştırdığı gibi siz de onu zikredin. Nitekim siz bundan önce sapıklardan idiniz 199. Sonra insanların döndüğü yerden siz de dönün ve Allah’tan mağfiret dileyin. Şüphesiz ki Allah gafurdur rahimdir. Cenâb-ı Hak Arafat’ta vakfe yapıldıktan sonra müjdelifeye gidilmesini ve müjdelifede de Allah’ı zikredilmesini, orada da vakfe edilmesini, ondan sonra geri dönülmesini emrediyor. Bu haçla alakalı Bakara da 198, 199, 200 ve önceki ayeti kerimelerde. Böylece o Kureyş müşriklerinin yaptığının yanlış olduğunu Cenâb-ı Hak beyan ediyor. o Kureyş müşrikleri biz Allah’ın has kullarıyız deyip de Beytullâh’tan dışarı çıkmamalarını Cenâb-ı Hak kerih görüyor.
Farzlar, Takvâ ve Eşitlik nedir?
Dinin ahkamı bütün inananların üzerinedir. Kadın erkek, genç yaşlı, gücü yeten bütün herkes dinin ahkamını kendi üzerinde tesis ettirmekte yükümlüdür. bunlar filanca soydan, bunlar filanca boydan, bunlar filancalar, bunlar şeyhin yakını, bunlar şeyhe özel hizmet edenler, bunlar türbedar, bunlar filanca soyun insanları gibi insanların soy, sop, makam, mevkiyle dini vecibelerden uzak durmaları, dini vecibeleri es geçmeleri mümkün değildir. O yüzden din herkes eder. Hangi soydan, hangi soptan, hangi makamdan olursan ol. İster zengin ol, ister fakir ol, ister bürokrat ol, ister siyasetçi ol. İster senin deden din alimi olsun, isterse şeyh olsun, isterse senin deden Abdülkâdir-i Geylânî olsun, isterse senin deden Ahmed er-Rifâî olsun, isterse senin deden Hazret-i Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî olsun.
Kapitalizm neden eleştirilmektedir?
Kapitalizmin hâne bütçesini mama-lüks mal ithalatlarıyla sömürmesi — kapitalizm eleştirisi edebî zemini.
Tecavüz edilen kız çocuğunun dine soğuk bakması nasıl değerlendirilmelidir?
Allah nerededir diyor ve buna benzer zulüm görmüş kesilmiş doğranmış kemikleri kılmış insanlar için ne söylersiniz bununla alakalı bir geçen haftalarda bir soru sorulmuştu aynı şeyi söylerim yine o yüzden normalde bu tip kimseler böyle şeyler yaşadılar ise örneğin bu kız çocuğu hiç tecavüz edilmemiş hükmündedir imâm azama göre bunların tedavi edilmesi gerekir bu tecavüz edenlerin normalde cezalandırılması gerekir bu tip taciz edilenlerin tecavüz edilenlerin rehabilite edilmesi lazım tedavi edilmesi lazım bu noktada bir suça maruz kaldıysa bir kimse suçluların cezalandırılması gerekir ki bu kimselerin bu noktada psikolojileri düzelsin.
Bursala değilim, Allah’a emanet nedir?
Bursala değilim, Allah’a emanet. Burada ağabey etis atlı değilim. Buraya anlayamadım. WhatsApp kullanıyorsanız Bursa’ya değilim Allah’a emanet nasıl ulaşabilirim. Normalde ulaşmışsın işte. Ulaşabilirsin. Normalde istagramım var anlamsın. Twitter’ım var. Oradan benim mail adresime de ulaşabilirsin. Biz herkesin ulaşabileceği bir yerdeyiz.
Veli kerameti ve ebdâller konusunda ne ifade edilmektedir?
Bit artıldığımda 133 kiloydu. Sonra hızla ben bir diyet yapmaya başladım. Şu anda kıymetli dostlar 87 ile 89 arasında gidip geliyorum. Yememeye gayret ediyorum. Az yemeye gayret ediyorum. Sağlığıma kavuştum. Bakın sağlığıma kavuştum. Şimdi anne babalar çocuklarını obez yapıyorlar. Çok yediriyorlar. Çocuklar da anne babalarını istedikleri gibi oynadıkları için şunu yap yap yapıyorlar, bunu yap yapıyorlar, şunu yiyeceğim yiyorlar. Zayıf çocuk ender görüyorsunuz. Çok ender görüyorsunuz. Ve çocuklar normalde ve aileler rahatlar şimdi. Herkes her şeyi istediğini alıyor, yiyor, içiyor. Semirdik hep beraber biz. Bakın semirdik. Külası olmayan kimse yok. Oysa Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri göbekli bir dervişe parmağını uzattı böyle. Bizden değil dedi. Göbeğini bizden değil dedi. Şimdi kadınlar göbekli, erkekler göbekli, çocuklar göbekli, herkes göbekli. Kadınlar da kendine dikkat etmiyor. Kadınlar da külolu. Kadınlar da göbekli. Hiç kendi kendine düşünmüyor. Bu adam beni beğenecek mi, beğenmeyecek mi? Erkekler göbekli, kendi kendilerini düşünmüyorlar. Bu kadın beni beğenecek mi, beğenmeyecek mi? Ya eşlerinize saygınız yok mu? Evli olan erkekler, evli olan kadınlar, eşlerinize saygınız yok mu? Eşlerinize karşı bu beni beğenir mi, beğenmez mi diye düşünmüyor musunuz? göbekli bir adam düşün ya. Bir kadın göbekli bir adamı ne kadar beğenir? Göbekli bir kadın düşünün. O göbekli kadını bir adam ne kadar beğenir ya? Bunu kendi kendinize düşünün, hesap edin. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazreti’nin beğenmediğini kim beğenir? Tekrar altını çiziyorum. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazreti’nin beğenmediğini kim beğenir? Göbeğine elinin parmağını sokmuş, bizden değil demiş. Kim beğenecek şimdi göbekli kadını veya göbekli erkeği? Kim beğenecek göbekli sufiği? Bir terini tutturmuşlar. Yiyelim içelim de günah istemeyelim. Yiyorsun içiyorsun günahı da istiyorsun. Az yiyin arkadaşlar az yiyin. Kendinizi terbiye edin. Az yiyin. Bütün hastalıklar çok yemekten. Zahiri hastalıkların büyük bir çoğunluğu çok yemekten. Manevi hastalıkların büyük bir çoğunluğu çok konuşmaktan ve çok uyumaktan. Az yiyin. Oruç tutun. Kendinize küçük kaseler küçük tabaklar alın. Küçük küçük yiyin. Az. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri şu dünyadan doymadan göçtü gitti ya. Doymadan göçtü gitti doymadı. Siz yedikçe yiyoruz biz. Yedikçe yiyoruz yedikçe yiyoruz yedikçe yiyoruz. Allah muhafaza eylesin. Biz soruları bitirmeye kalkarsak baya daha var soru. Saat yarım oldu. Neyse. Rüzgar gibi geçiyorum.
İslâm dünyasında Batı’nın etkisi nasıl olduğu?
Çünkü o örgütlenmenin temelinde ııı Mısırlı, Abduh vardır. Masondur kendisi. o örgütlenmenin içerisinde mesela örneğin ııı mevdu diyi bir kısım insanlar tutabilir. Ben fazla tutmuyorum. Cemâleddin Efgânî bir kısım insanlar tutabilirler. Ben tutmuyorum. Bunlar normalde çünkü nereden beslendikleri, nasıl beslendikleri ayrı bir tartışma konusudur. Bunlar ııı mesela ihtilalle bir İslami devletin oluşacağına, tepeden inme bir devletin oluşacağını düşünürler. Normalde bir bir veçeden öyledir ve biraz daha Selefî, Vahhabî çizgisi de aynı şeyi düşünür. Derler ki onlar böyle bir tepeden inme, bir devrim olsun, bir ihtilâl olsun, devlet İslâm olsun, devlet İslâm olduktan sonra halk, teba, mecbur buna dönecek der ve Batı, burası çok önemli.
İslâm dünyasında Batı’nın terörist olarak tanımlamasının nedeni nedir?
Batı bu argümanları kullanarak tan bütün İslâm dünyasını terörist ilan eder. Fundamalist ilan eder. Der ki siz böyle zorla İslâm’ı getireceksiniz ki Türkiye’de de bununla alakalı tartışmalar vardır ya. Ve Batı bir örneği de İran’ı gösterir. Iıı İmam Hümeynî’nin normalde ııı Şah’ı devirip ardından ııı İslâm devrimi derler ya. İslâm devrimi olarak gösterir ve Batı der ki İran Hümeynî rejimi İslâm devrimiyle bu normalde ııı Kuzey Afrika ülkelerinde ve Mısır’da ve Sûriye’de ve Irak’taki o Müslüman kardeşler veya ihvân müslümünün çizgisi birbirinden etkilenir çünkü İran Hümeynî rejiminden ve derler ki siz böyle ııı fundamentalist bir yapıya sahipsiniz. Kalkacaksınız, zorla İslâm’ı getireceksiniz. O yüzden siz teröristisiniz der.
Siyasâl İslâm ve Beş Emniyet konusunu ele alarak, metinde bu konunun tartışılması ve beş emniyetin açıklanması yer alıyor mu?
Siyasâl İslâm ve Beş Emniyet konusunu ele alarak, metinde bu konunun tartışılması ve beş emniyetin açıklanması yer alıyor. Metin, bu sistemlerin zulüm ve tecavüzün altında olduğunu, İslami bir mücadele vermeyi reddettiğini ve bu durumun İslam topraklarını sömüren beş emperyalist güçlerin varlığını ifade ettiğini belirtiyor.
Tekke ve zaviler kapandı mı?
Tekke ve zaviler kapandı, sûfîlik kapanmadı. Tekke ve zaviler kapandı ama normalde sûfîlik kapanmadı.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Mevlevilik, Siyâsî İslâm ve İmâm-ı A’zam
Neden radikal İslâm değildi?
İslâmcı diye öyle söyle tanımladılar. Bence onlar radikal İslâm değildi. Neden radikal İslâm değildi? İslâm, bu öyle bir radikalliği yok İslâm’ın çünkü. Onlar orada bu tip eylemler yaparken bizler burada gerçek İslâm’ın ne olduğunu, İslâm’ın bir radikalizm olmadığını anlatmak için gayret gösterdik. Radikalizm ve Terbiyesiz Gençlik Aslında farklı bir şey vardı, hala daha var o. Dünya üzerinde radikalliğe yatkın, terbiye edilmemiş gençler var. Bunlar ister sol cenahta olsun, komünist cenahta olsun, ister milliyetçi cenahta olsun, ister bunlar dini bir cenahta olsun. Aslında onların kendileri radikalizme yatkın kimseler. Radikalizme yatkın kimselerin dini, ırkı, düşüncesi çok önemli değildir. Onlar nerede olurlarsa olsunlar sahip oldukları düşünceyi, sahip oldukları fikri radikalleştirebilecek kimliklerdir. Onu siz örneğin bir sûfî topluluğun içerisine alsanız, bir o sûfî topluluğu ya kendisi gibi radikalleştirmeye çalışır, orayı radikalleştiremezse bu sefer kendisi çeker gider oradan. Çünkü bunu biz zaman zaman dergahın içerisinde, arkadaşlarının içerisinde, değişik kimliklerin üzerinde ben bunu tespit etmiş kimseyim. Bir adam gelir mesela bir sûfî topluluğun sokaklarda sologan atması beklenemez. Bir sûfî topluluğun camide sologan atması beklenemez. Cami, camide sologan mı atılır? Bir sûfî topluluktan bu beklenmez. Veya da bir sûfî topluluktan böyle çizgi dışı anarşik bir olay beklenmez. Bunun olması mümkün değil. Ve o şahıs böyle bir sûfî topluluğa geldiğinde ya orayı radikalleştirmeye çalışır, kendi radikalizmini oraya dayatmaya çalışır. Eğer orada kendi radikalizmini dayatamazsa orayı terk eder gider. Başka bir yerde bir radikalizm oluşturmaya çalışır. Bunun için, örneğin sûfî topluluklar radikalizmi kendi içlerinde barındırmazlar hiç. Sûfî topluluklar anarşizmi kendi içlerinde barındırmazlar. Bu neden? Çünkü sûfî topluluklar anarşizmin ve radikalizmin kol gezdiği yerler değildir. O yüzden bu radikalizmin ve anarşizmin kol gezdiği topluluklar veya şahıslar sufileri çok ağır bir şekilde eleştirirler. Bugüne kadar hep eleştirdiler ve onların benim nazarımda siyasi veya dini kimlikleri yoktur. Onların bir tek kimlikleri vardır. Onlar radikalizmi kendilerini ölçe edinmişlerdir. aslında onların kendilerini, bu benim kendimce, onlar kendilerini şeytanlaştırmışlardır. Kendilerini şeytanlaştırdıkları için çevresindeki bütün her şeyi şeytân olarak görürler. Ve o radikalizmden beslenirler, şiddetten beslenirler, şiddetten. Oysa sûfîlik şiddeti tamir eder, şiddeti tadilat eder. Bizde mesela bir sufinin kadını dövmesi düşünülemez. Bir sufinin küfretmesi düşünülemez. Bir sufinin bir çocuğu dövmesi düşünülemez. Bir sufinin kalkıp da bir kimseye, devlet emretmediği müddetçe, o da devlet memurudur, askerdir, polistir, güvenlik memurudur. Devlet ona emreder, ateş edeceksinler, ateş eder. Sınır boylarında askerlerin savaşması gibi veyahut da güvenlik kuvvetlerinin kötülerle, kötülüklerle mücadele etmesi gibi, terörle savaşması gibi. O zaman devlet emriyle olur, o kimsenin bundaki sorumluluğu kalkar. Ancak bir sûfî o zaman öldürebilir. Öbür türlü öldürebilir mi? Hayır. Sûfîlik bu noktada radikalizmi ve anarşizmi kendi içerisinde barındırmaz. Şiddeti kendi içerisinde barındırmaz. Bu tip şiddet, radikalizm, anarşizm köklü insanlar sufiliğin içerisinde barınamazlar. Kadın erkek hiç önemli değil. Bu çünkü radikalizme şiddete yatkın kimlikler bulundukları yeri de kendilerine benzetmek isterler. o kimse nereye gider, ne o selefilere gider. Ya kendisini terbiye edecek, düzenleyecek, dizayn edecek sûfî bir topluluğun içerisinde ya da orayı beğenmeyecek oradan çeker gider. Bizim kardeşler de derler ki ya çekti gitti ya gider. Neden? O çünkü radikalizm onu pençesinin altına almış. Onun duygu dünyası radikalizmin içinde. meşhurdur ya bir sûfî kıssasıdır. Birisinin baş veziri yapacak pâdişâh. Ondan sonra bir böyle birisine ceza verilecek. DAİŞ ve İslâmlaştırılmış Radikalizm Ondan sonra sorar buna nasıl ceza verelim. o der ki kasaplar gibi keselim, biçelim, dörde beşe katlayalım, etini keminden ayıralım, kurda kuşa yem edelim, kıymaya edelim der. Oradan yaşlı bir kimse yerindedir der. Aslıhu nesluhu diye bağırır. Veya öbürkü der ki şunu şöyle ceza verelim. Öbürkü der ki buna böyle ceza verelim. O yaşlı hep aslıhu nesluhu der. En sonunda normalde pâdişâh sorar neden aslıhu nesluhu diyorsun. Der ki onun babası kasaptı. Kasap dükkanının yanında duruyordu. O cahil bir insan. Kasaplıktan başka bir şey bilmez. O yüzden dedi ceza verirken o böyle kasap gibi düşündü. Etini keminden ayıracaksın, pirzolasını bifteni kuşlara yem edeceksin dedi. Öbürkü şu işi yapıyordu. O yüzden marangozdu. Marangoz olduğundan destere ve çekiş kullanıyordu, keser kullanıyordu. O yüzden destereyle keselim, çekişle ezelim dedi diye. Sıralar. En sonunda bir tanesi vardır. Affetmek sizin şanınıza yakışır. Siz affedici olun deyince diyor bu da alim bir kimsenin, alim bir zatın oğlu. O da babasından affediciliği öğrendi. Sen bunu başfezer yap diyor. Şimdi normalde şiddet çünkü hep şiddet, anarşi hep anarşiyi çağırır. Başka bir şey olmaz. Sufilerin içerisinde böyle bir şey olmaz. Ama normalde tabi o dünya üzerinde böyle bir proje oluşturdular. İslâm radikalizmin karşıyken radikalliği İslâm’i leştirdiler. Bakın radikalliği İslâm’i leştirdiler. Şimdi önceden radikalizmi komünistleştirmişlerdi. her dünya üzerindeki radikalliğin arkasından solcular, aşırı solcular çıkardı. Ama Sovyet Rusya’nın dağılmasıyla artık bu solcular, aşırı solcular radikalizmden uzaklaştırlar. Ve radikalizm kendisine İslâm’ı seçti. Dünya üzerindeki radikalizm kendisine İslâm’ı seçti. Batı bunu İslâm’a seçtirdi. Batı bu elbiseyi İslâm’ın üzerine giydirdi. Bir taşla çok kuş vurdular. Ve İslâm radikalizme anarşiye karşıyken radikalizmi ve anarşiyi İslâm’i leştirdiler. Biz bir baktık dünya üzerinde Afrika’dan Asya’ya, Asya’dan Orta Doğu’ya, Orta Doğu’dan Avrupa’ya kadar televizyonlarda radikal İslâmcı portresi çizdiler bize. Ve bütün televizyonlar, bütün televizyoncular radikal İslâm’dan bahsetmeye başladı. Aslında doğruyu biliyorlardı. Doğru neydi? Radikalizmin İslamlaşmasıydı. Mesela ETA’da radikalizmdi. Veya İspanya’da neydi adı? Efendim, Irak, İskoçya’daydı. O bask bölge. ETA, ETA. ETA, ETA. İspanya’da ETA. İngiltere’de şeyde neydi o? İngiltere’nin öbür tarafı İskoçya’da Irak. Mesela Avrupa’nın kendi içerisindeki radikalizm. Avrupa bunun bir şekilde o radikalizmi devlet gücüyle bastırdı. Bakın devlet gücüyle bastırdı. ETA’yı tasviye etti. IRA’yı tasviye etti. ASALA bizim başımıza örülmüş bir çoraptı. Bunları tasviye etti. Ve o Avrupa’daki radikalizme yatkın gençler, dikkat edin, Avrupa’da radikalizme yatkın gençleri bilinçli olarak İslamileştirdiler. Şimdi örnekleyeceğim ben size bunlardan. Türkiye Suriye’ye operasyon yapınca oradaki daişlilerin ne olacağıyla alakalı dünyada bir fırtına koptu, öyle değil mi? Türkiye muhteşem bir şey yaptı. Aynı tuttu batıya. Dedi ki nerenin vatandaşıysa oraya göndereceğiz. Peki buradaki DAİŞ örtüsü altında savaşan Avrupa’nın çocukları değil miydi? Bakın dikkat edin. Suriye’de savaşan Avrupa’nın çocuklarıdı. Bir Fransız, bir Alman, bir İngiliz, bir Danimarkalı, bir Belçikalı. Ve bunlar soy itibariyle Müslüman bir ailenin çocukları değil. Bildiğiniz Fransız bir DAİŞ’çi, bildiğiniz Alman bir DAİŞ’çi, bildiğiniz İngiliz bir DAİŞ’çi. İngiliz. Bildiğiniz Belçikalı bir DAİŞ’çi. Bunların anneleri, babaları Müslüman değil. Dikkat edin buraya. Velev ki annesi babası Müslüman. Nerede yaşıyor? İngiltere’de yaşıyor. Suriye Göçü ve Sömürge Gençleri Nereli? Hindli. Neresi? Sonuçta sömürgesinden gelmiş Hindistan sömürgesi. Nereli Afrikalı? Ne sömürgesi? Nereli Şuralı? Fransa’da. Nereli Cezayirli sömürgesi? Nereli Tunuslu sömürgesi? Aa bir İtalyan DAİŞ’çi. Nereli Aslan? Livyalı. Fransa’da Suriyeli bir DAİŞ’çi. Nereli? Suriyeli. Fransa’nın sömürgesi? Ortadoğu paylaşılırken Fransa, siz şimdi onları incelememişsinizdir. Ortadoğu paylaşılırken mesela Suriye, Lübnan diye bir ülke yok ilk önce. Dikkat edin Lübnan diye bir ülke yok. Ürdün diye bir ülke yok. Suûd Arabistan olarak bir ülke yok. Birleşik Arap Emirlikleri diye bir ülke yok. Tarih boyunca yok zaten. Kuwait diye bir ülke yok. Böyle bir ülke yok. Bakın bunlar Osmanlı parçalanırken oluşturulan ülkeler. Mesela Suriye komple o bölge Fransızlara verilince Fransızlara veriliyor. Bu sefer Fransızlar verilen o ülkeyi ikiye bölüyorlar. Bir Lübnan çıkarıyorlar bir de Suriye çıkarıyorlar. Bir de oradan bir de Hatay çıkarıyorlar. Hatay normalde Atatürk’ün Misaki Milli sınırlarının içerisinde. Sonradan Masada Hatay Türkiye’ye bağlanıyor. Aslında sus payı veriliyor. Çünkü normalde bazı rivayetler var. Paşa Beyrut’a kadar inmek istiyor aşağı doğru. Akdeniz’i çevrelemek istiyor. İdlib, Laskia aşağı doğru gidecek Beyrut’u da içine alacak. Normalde şu anda İsrail sınırı olarak nitelendirilirlerin yerlere kadar paşa inmek istiyor. Orada da Kerkük Musul almak istiyor. Paşanın böyle bir düşüncesi var. Kerkük, Musul, Halep oradan aşağı doğru Beyrut’ta içinde, Lübnan’da içinde o bölgeye böyle paşa almak istiyor. Paşa anti-siyonisttir. Siyonizm’e hizmet eden bir kimse değildir paşa. Hataları, kusurları, herkesin kendine ait. Bizi ilgilendirmiyor. Ama paşa anti-siyonisttir. Siyonizmin emrinde değildir yani. O yüzden Mason localarını kapatır komple. Bunlar tehlikelidir. Vatana tehlikeli bunlar der. Bütün Mason localarını kapatır. Bütün Atatürkçülerin aslında Mason localarını ve Masonluğa karşı olması lazım. Ama şimdi bütün Atatürkçü geçinenlerin hepsi de Mason’dur. Enteresan bir şeydir. O zaman için Suriye’de, Lübnan’da bir ülke Fransızlara bırakılıyor ve Fransa orayı ikiye bölüyor. Fransa bölüyor orayı ikiye. Bakın ikiye bölüyor. Oralara girmeyelim. Ama Fransa’da örneğin bir DAİŞ’çi var. Nereli? Köklere Suriyeli. O Hama, Humus, Müslüman kardeşler, Esad’in babası olan Esad döneminde o Müslüman kardeşlerle alakalı çıkarılan sıkıntılar da Suriye’de. Bu yeni göç değil Suriye’de. Herkes şimdi Suriyelilerin yeni göç ettiğini düşünüyor. Değil. Müslüman kardeşlerle alakalı sıkıntı var. Hama, Humus meselesi var. Suriye’de Müslümanlar daha önce de göçmek zorunda kaldılar. Onlar o zaman Fransa’ya göçtüler. Fransa oradan gelen göçmenleri kabul etti. Bu sonradan Suriye’de verili şeyler düzenlenince bir kısmı tekrar ülkelerine geri döndü anlaşmayla beraber. Şu anda Suriyelilerin büyük bir çoğunluğunun bu yurt dışına çıkanların, çıkmaya çalışanların Almanya’da, Fransa’da, Belçika’da, Avrupa Birliği’nde değişik yerlerde akrabaları var zaten. Bu yeni değil. Ve orada yaşayan kimseler bu sefer ne oluyor? Radikalleşiyorlar. Ve radikalizmle beraber nereye gidecek radikalizm? Bu noktada SSCB dayılınca Batı kendi içerisindeki radikal unsurlarını islamlaştırıp, İslâm dünyasına servis ediyor. Tam göbeğine nereye? Suriye, Irak, Afganistan, ondan sonra Yemen. Bunlara gönderiyor. Nereden geliyor? Batı’dan geliyor. radikalizmin pençesinde olan kimseleri islamlaştırdılar. Ve onları nereye gönderdiler? Yine İslâm dünyasının içerisinde. Ve onlar kiminle savaştı? Yine Müslümanlarla savaştı. Bakın oyun küçük değil. O yüzden Oliver Roy, bakın bunların hepsi de tasarlanmış olabilir. Suud, İran ve Afganistan Fiyaskosu Ben burada şimdi komple teorisi kurmak istemiyorum.
Haramla tedavi olmamak neden önemlidir?
İtalya’da bir gecede 700 kişi birden ölüyor. Yetmiyor bakın. Yetmez. Allah’la yarışır yarışır yarışır. Îmân edin, tövbe edin, Allah’ı zikredin, Allah’a yönelin. Biz azdık, saptık. Biz eşcinselliği, fuhuşu, haramları makul ve malum görmeye başladık. Öyle ki haramın içerisinde yüzerken bunun farkına varmadık. E şimdi Cenâb-ı Hak bize farkına vartırıyor. Diyor ki, ey insanlar! Mümkün sahibi Allah, kudretunun kuvveti benim. Cenâb-ı Hak öyle diyor. Kuvvet benim, cebbar olan benim, kahar olan benim. Sizi istediğim yerde yakalarım diyor. Ve yakalıyor Cenâb-ı Hak. Ve yakalıyor. çok gelişmişti Avrupa, teknolojinin ve bilginin içinde yüzüyordu. Sokaklarda ölüyor insanlar. Sokaklarda. Herkes birbirinden kaçıyor. Sanki kıyamet günü, sanki mahşer günü. Çocuklar anne babalarından, anne babalar çocuklarından kaçıyor. Herkes biz birbirinden uzaklaşıyor şu anda. çok seviyor de insanlar birbirlerini. Nasıl Cenâb-ı Hak uzaklaştırıyor herkesi birbirinden? çok eğlenceleriniz nerede kaldı? Hadi toplanın hadi. Toplanamazsınız. Neden? Ölüm korkusu var hepinizde. Ve dağıldı. Ve dağıldı. O kapitalist, deccalist sistemin mabetleri dağıldı. Allah bize hidayet eylesin inşallah.
Rüyetullâh ve Mirâç konusunda ne söylendi?
Hatta İbn Abbâs Hazret-i Ali Efendimiz’e Rafızileri yaktığını duyunca ben olsaydım onlar ateşle yakmazdım. Çünkü Resûlullah Allah’ın azabıyla ateşle tazip azap etmeyin buyurdu diyor. Bu Rafızileri yaktığını dair ve Lütileri de yaktığına dair ilk defa burada böyle bir şey okuyorum. Bu gönderen kardeşle alakalı. bu noktada Hazret-i Ali Efendimiz’in Lütilerin yakılmasına fetvâ vermedi. Lütilerle alakalı bu normalde Halid bin Velid radıyallahu anh hazretlerinin vaalilik yaptığı yerde ilk böyle Lüti iki erkek birbiriyle cinsel ilişkiye girdiğine dair bu yakalandı. Bunların ikisi de itiraf etti. İtiraf ettikten sonra Halid bin Velid ne yapacağını Hazret-i Ebû Bekir Efendimiz’in halifeliğinde olan bir şey bu. Oraya mektup yazdı dedi ki böyle iki tane mesele yakalandı. Bununla alakalı nasıl bir ceza verilir, ne yapmamız gerekiyor dedi. Hazret-i Ebû Bekir Efendimiz de Aşere-i Bümbeşere’yi topladı bununla alakalı bir bilginiz var mı dedi. Herkes bir şeyler söyledi bunun fetvasını Hazret-i Ali Efendimiz verdi. Lüt aleyhisselamın kavmine yaptığının üzerinden Lüt aleyhisselamın normalde kavmi bu pis işi bu lanetlik işi yapıyordu. Cenâb-ı Hak onların üzerine taş yağdırarak onları yerin dibine batırdı. Hazret-i Ali Efendimiz de o evin onların üzerine yıkılaraktan öldürülmelerini emretti. Buradaki bilgide benim bildiğimle alakalı bir tenakuz var. Bu arkadaş bu bilgiyi nereden aldıysa bize tekrar atarsa memnun olurum.
İnsanlar arasında dinin ortaya atılması süreci nasıl açıklanmaktadır?
İlk insan ve ilk peygamber Hazret-i Adem ile ilk din teorisini ortaya atan Hazret-i Musa arasında birçok peygamber geldi. Lakin hiçbiri dinden bahsetmedi. Bu süreçte sadece insan yaşam ve ahlâk Allah’ı tanıma üzerine geldi. Peygamberler soruma gelince insanlar ahlaki değerlerin dışına çıktığı için mi Allah emir ve yasaklarını din adı altında yolladı? Yoksa önce insan sonra din diye mi böyle bir yol izlendi? Normalde buna katılmıyorum. Çünkü Hazret-i Adem yeryüzüne indirilirken on emirle indirildi. Bunda bütün dinlerin, ilahi dinlerin ittifak ettiği bir şey var. O yüzden Adem aleyhisselâm ile Hazret-i Muhammed Mustafâ sallallâhu aleyhi ve sellem hazretindeki bütün peygamberler Allah’ın dinini anlattılar. Böyle bir din teorisi diye bir şey yok. Teori dediğiniz şey gerçekleşmemiş, vukuha bulmamış, ispatlanmamış bir şeydir. O yüzden Hazret-i Adem ile Hazret-i Muhammed Mustafâ arasında gelen peygamberler bir din teorisi veya Musa’ya kadar din teorisi diye bir şey yoktu. Dindi.
İslâm dinini diğer dinlerden ayıran özellik nedir?
Adem Aleyhisselâm’da Muhammed Mustafâ’ya kadar gelen bütün dinlerin hepsi de İslâm. O yüzden birbirlerinden muhakkak ayıran özellikleri var ama hepsi de İslâm.
Eğer ülkelerine vatanlarını seviyorsa, insanlarını milletlerini seviyorlarsa devletin yönergelerine uyacaklar mı?
Belki de geçiriyoruz o hastalığı. Ama normalde inşallah ülkemiz bu noktada biz eğer yasaklara uyar kendimizi kontrol altında tutarsak bizim ülkemizde inşallah çok zarar vermeden bu mesele bitene inanıyorum. İnşallah bu ülkenin insanlarına bağlı. Eğer ülkelerine vatanlarını seviyorsa, insanlarını milletlerini seviyorlarsa devletin yönergelerine uyacaklar. Devletin yönergelerine uyarlarsa inşallah daha az bir hasarla çıkarız. Daha az hasarla çıkarsak üretime dayalı bir bizim inşallah ihracatımız var. Bunun artacağına inanıyorum. Ve ülke inşallah bundan sıkıntısız bir şekilde devam eder. Sıkıntısı bir şekilde buradan çıkar.
Şerefe geçtiğine göre siz kandillerde gecenizi ibadetle, gündüzü oruçla geçiriniz de bugün gündüzü oruçlu geçirdik, gecesini de ibadetle geçiriyoruz mudur?
Şerefe geçtiğine göre siz kandillerde gecenizi ibadetle, gündüzü oruçla geçiriniz de bugün gündüzü oruçlu geçirdik, gecesini de ibadetle geçiriyoruz.
Kadının rahmi kocasına mı aittir? Bir de çocuk istemek kadının mı erkeğin mi hakkıdır?
Hayırlı geceler. Evet çocuk babaya aittir çünkü İstanbul hukukunda muhakkak kadının da hakkı vardır ama çocuk istemeyecekse erkek istemez. O manada kadının rahmi erkeğe aittir.
Bir kimsenin Allah’ı bilme noktası Allah’ın kendisi kendisinin bilmesi gibi olabilir mi? Allah kendini bildiği gibi bildirebilir mi?
Bir kimsenin Allah’ı bilmesiyle Allah’ın kendini bilmesi aynı değildir.
Merhaba benim sorum yok nedir?
Benim sorum yok. Merhaba benim sorum yok. Sadece yazmak istedim. Ben bir sağlık çalışanıyım.
En son kalp masajı ile geri döndürülmeye çalışılıyordu mu?
En son kalp masajı ile geri döndürülmeye çalışılıyordu. Ne oldu sonra bilmiyorum. İnni filozofun Büyük İskender’e söylediği söz aklıma geldi. Gölge etme başka ihsan istemem. Öldürüleceksek alkış falan istemiyoruz. Bizi bıraksınlar artık.
Bu sağlık çalışanlar mı?
O yüzden bu sağlık çalışanlar. Bu ülkemizde bizim her tarafta bu cehalet var. Bilir bilmez herkese saldırıyoruz. Bilir bilmez herkese kaba kuvvet uygulamaya çalışıyoruz. Cehaletten başka bir şey değil.
Mevlânâ ile Şems-i Tebriz arasındaki muhabbetli kişiler birbirlerine arasını yaşayabilir mi?
Yaşayabilir. Yoksa bu muhabbet yalnızca bir kimsenin şeyhiyle mi olur? Genelde şeyhiyle olur.
Ayasofya meselesi nedir?
Ayasofya meselesi, İstanbul’da bulunan Ayasofya Camii’nin, 1934 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından bir müze olarak açılmış ve 2020 yılında tekrar cami olarak kullanılmaya başlanmış olan meseledir. Bu mesele, Diyanet, Müftüler ve Ayasofya ile ilgili tartışmaları da içerir.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Siyasî İslâm, Layîklik ve Ayasofya
İslâm’ın modernitesini kanıtlamaya çalışan, modernleşmeci birçok Müslümanın uzlaşmacı, özür dileme tavrını ve savunmada kalışını reddederler mi?
Benî Sadr İranlıdır kendisi isminden de belli olacağı gibi. Babası Ayetullah’dır onun. sadır ailesi Ayetullahlar ailesidir. O yüzden hala da sadır ailesi Şia’nın içerisinde önemli bir yere sahiptir, önemli bir etkinliğe sahiptir. Benî Sadr aynı zamanda Hümeyni’ye çok yakın bir kimsedir.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Siyasî İslâm, Layîklik ve Ayasofya
Benî Sadr kimdir?
Benî Sadr, Hümeyni’nin denilebilinir ki, beyin arkasında iki kimse daha vardır. Birisi Hüseyin sadırıdır, birisi de Ali Şeriatıdır. Benî Sadr, Ali Şerî’atî ve Hümeyni aslında İran devrimi olmazdan önce hemen hemen üçü aynı noktadadır. Benî Sadr tabi Paris’te yetişmiştir. Bunu da altına çizelim. Ve orada finans okumuştur, ekonomi okumuştur Paris’te. 60’larda şaha karşı olan ayaklamalarda önemli roller üstlenmiş. Birkaç kez de hapsatılmış. Sonra da Fransa’ya kaçmış bir kimsedir. Daha sonra Hümeyni de Türkiye’ye gelir. Türkiye’den o da Fransa’ya gider. Ve Hümeyni liderliğinde İran direniş grubu kurarlar. Bu direniş grubunun da danışmanlarından biridir, en önemlisidir. İran’daki devrim başarıya ulaşınca Benî Sadr da İran’a döner.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Siyasî İslâm, Layîklik ve Ayasofya
Siyasî İslâm, Layîklik ve Ayasofya konusunu ele alıyorsunuz mu?
Suriye bütün Müslümanların gözünün önünde yerle bir edildi. Afganistan bütün Müslümanların gözünün önünde önce Rusya işgaline ardından Amerikan işgali ile yerle bir edildi. Pakistan karman çorman edildi. Hindistan, Kişmir ve Hindistan, Bangladeş o bölge Hindistan’daki Müslümanlar perperişan edildi. Hala da öyle. Ve Filistin’deki Müslümanlar perperişan halde hala da öyleler.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Siyasî İslâm, Layîklik ve Ayasofya
Papalık müessesesi ne şekilde Hristiyanlığa karşı çıkmıştır?
Ve o kadar ölçüsü davranmış ki onun bu yaptıkları kendiliklerinden dinin harcına çıkarmış. Din namı altında yapılmadık haksızlıklar, rezaletler, yapılmadık ayırmacılıklar, kayırmacılıklar, adaletsizlikler, hukuksuzlar kalmamış.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Siyasî İslâm, Layîklik ve Ayasofya
Papalık kisvesi altında hangi tür mafya faaliyetleri devam etmektedir?
Ve hala da papalık kisvesi altında eşcinsel papalar, eşcinsel rahibeler, hala da papalık kisvesinin altında dünyanın en büyük kara para aklamaları ve dünyanın en büyük mafya paralarının üzerine oturma onları sevk ve idare bu papalık hükümetinde devam etmekte.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Siyasî İslâm, Layîklik ve Ayasofya
Siyasi cereyanlar nasıl bir dönüşüm geçirmiştir?
Böyle ayrılmışlar ve o sekririzm siyasi bir cereyan, siyasi bir hareket haline gelmiş ve o sekririzm siyasi cereyan, siyasi hareket iken artık dönüşmüş. Şimdi bir dinmiş gibi algılanıyor çünkü o layıklıkla ve hatta o sekririzmle inanç ve din hürriyetinin sağlanacağı zannedilmiş Batı’da.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Siyasî İslâm, Layîklik ve Ayasofya
Lâiklik uygulamaları nasıl bir durumu yansıtmaktadır?
Ne yazık ki şu anda sekririzm eline geçirdiği bütün dinleri ve dindarları boğmakla görevlendirilmiş gibi icra ediliyor. Hele bizim ülkemizdeki lâiklik uygulamalarına baktığımızda ne yazık ki dini ve dindarları boğan, dini ve dindarları yaşam hakkı tanımayan sert, joven katı, faşist bir lâiklik uygulanmış.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Siyasî İslâm, Layîklik ve Ayasofya
Lâiklik ne şekilde bir canavar olarak algılanmaktadır?
Lâiklik sekülerizm dünyayı boğmak için üretilmiş bir canavar.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Siyasî İslâm, Layîklik ve Ayasofya
İnşallah Allah nasip ederse gelirdin inşallah mıdır?
Hamburg’tan sevgili selamlar. İnşallah bize de gelir ve misafirimiz olursunuz. Bir el Almanya seyahatiniz olsun. İnşallah Allah nasip ederse gelirdin inşallah.