Arife: Arife Günü Orucunun Fazileti
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Arife günü oruç tutmanın hükmü sorulunca “Ğeçmiş bir senenin ve gelecek senenin günahlarına kefaret olur” buyurmuştur. Tirmizî’de ise “Arife günü oruç tutmakla Allah’ın bir sene önce bir sene sonraki günahlarını affedeceğini” haber vermiştir. Hz. Ayşe validemiz de Arife günü oruçlu idi ve hararetten dolayı üzerine su serpiyor, oğlu Abdurrahman iftal ettirmek isteyince “Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem”in Arife günü oruç tutmanın geçmiş senenin günahlarına kefaret olduğunu söylediğini işittim” diyerek oruçuna devam etmiştir.
Beyhakî’nin rivayetinde Hz. Ayşe validemiz “Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Arife gününün orucu bin gün oruç tutmak gibidir buyurdu” demiştir. Abdullah bin Ömer’e Arife günü orucunun hükmü sorulunca “Biz ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Arife günü orucunu iki senenin orucuna eşit tutuyorduk” demiştir. Arife günü oruçlu geçirilmeli, bayram dolu dolu, neşe içinde, huzur içinde yaşanmalı, birbirlerinizi çok ziyaret etmeli, bayram günü süslenmelidir.
Kurban İbadeti ve Fazileti
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: “Kim kurban kesme imkânına sahip olduğu halde kesmezse bizim namazgâhımıza yaklaşmasın.” Hanefî mezhebine göre zekât vermeye muktedir olan kimse kurban kesmekle mükelleftir ve bu vaciptir. Şafiî, Hanbelî ve Mâlikî mezhebine göre ise sünnet-i müekkede sayılmıştır.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Fatıma’ya buyurmuştur: “Ey Fatıma, kalk kurbanının başına git, onun kesildiğini gör. Zira onun kanının ilk damlası ile senin geçmiş günahların bağışlanacaktır.” Ve “Kıyamet günü kurbanın kanı, eti ve her şeyi getirilir ve yetmiş kat daha fazla ağır olarak mizanına konur” buyurmuştur. Bu müjde sadece Ehl-i Beyt’e değil, özel olarak âl-i Muhammed’e, genel olarak bütün Müslümanlara şamîldir.
“Ya Resulallah, bu kestiğimiz kurbanlar nedir?” diye sorulunca “Babanız İbrahim’in sünnetidir” buyurmuş, “Her kılına bir hasene vardır, yününe de her bir kılına bin bir hasene vardır” buyurmuştur. Kurbanın derisini, bağırsağını, herhangi bir şeyini kurban kesen kimse satamaz; sattığı zaman kurban ibadetinden çıkar.
Düşmanlık Beslememe ve Dervişlik
Allah’ın Ahlakıyla Ahlaklanmak
Allah oturup da birisine sebepsiz düşmanlık kapısı açmaz. İnsanlar Allah’a karşı düşmanlık kapısı açarlar; şirke, küfre düşerler, Allah’ın kanunuyla, Kur”an’ıyla, peygamberleriyle savaşırlar. Cenab-ı Hakk bunlarla savaşanlarla da savaşır. Allah’ın rahmeti, bereketi, lütfü gazabını sarmıştır. Cenab-ı Hakk kulun af dilemesini, tövbe etmesini bekler; beklediği için hemen azap etmez, hemen düşmanlık beslemez.
Allah ahlâkıyla ahlâklanan kimse kendisine düşmanlık yapana hemen düşmanlık yapmaz, savaş açana hemen savaş açmaz; sabırlıdır, sükûnetlidir, bekler. Ehlullah kendisine hakaret edene hakaret etmez, küfür edene küfür etmez, eksik davranana eksik davranmaz; böyle davranırsa onların seviyesine düşmüş olur. Yunus Emre’nin dediği gibi: “Uğrana elsiz gerek, sövene dilsiz gerek, dervish gönülsiz gerek.”
Dervişin Ahlakı
Derviş iyi niyetlidir, güzel niyetlidir, tatlı niyetlidir. Birisinin malında, canında, parasında, namusunda gözü yoktur. Düşmanlık etmez, kalbinden hiç kimseye kötülük geçirmez. Bu sizi Allah’a dost eder, insanların arasında sevimli eder, meleklerin katında sevimli eder, Allah katında sevimli eder.
Derviş bir tartışmaya girecekse susar, dilini damağına dayar, zikrullah’a döner. Hemen rabıtasını kurar; üstadına, Peygamber Efendimiz’e, Beytullah’a rabıta kurar, zikrullah halkasını kurar. “Ben zikrullah’tayım şu anda” der ve kendini oradan çeker. Derviş haksız yere hiçbir canı kıymaz; ister sinek olsun, ister karınca olsun. Çünkü her haksız yere kıyılan canın hesabı sorulacaktır.
Velilere Dil Uzatmanın Tehlikesi
Nasıl peygamberlerin hepsine iman ediliyorsa, velilerin hepsinin veliliğine de iman etmek zorunludur. Hepsi peygamberlerin mirasçılarıdır. Hiçbir peygamberi aşağı göremezsiniz, küçük göremezsiniz. Velilerden şaşı olan çift görür; bir veliye takılıp kalan diğer velileri kabul etmez, hakikate erişemez. Kim Allah’ın dostlarına düşmanlık ederse Allah’a düşmanlık etmiş olur. Dilini koru, ehli zikre laf söyleme, ehli veliye laf söyleme.
Sıkıntılarla Mücadele ve Hayata Devam
Her sıkıntıda, her problemde etrafından yardım ve destek bekleyen insanlar hayatları boyunca hep böyle yaşarlar. İnsanlar o süreçleri kendi iradeleriyle kendileri yürürlerse hayat adına iyi bir tecrübe kazanırlar ve bu onları pişirir. Problemlerden, sıkıntılardan, olumsuzluklardan çekinmeyin; yürüyün hayatınızla. Sıkıntı maddi olabilir, manevi olabilir; borç olabilir, aile meselesi olabilir.
Hayatınızı problemleri aşarak tatlılaştırın. Sıkıntı sizi geriye götürmesin. Bu Kur’an ve sünnete dayanarak yürümektir: haram bir şey yapmayacağım, insanlara bile bile zarar vermeyeceğim, ilişkilerimde Kur’an ve sünnete dayanacağım. Mücadelenin gayretini gösterin, koşun; sıkıntı arkanızdan geliyorsa gelsin, siz daha hızlı koşun. Yılmayın, yerilmeyin.
İyilik Yapmanın Usulü
İyilik yapan insan yaptığı iyiliği kendinden görürse o iyilikten sevap alamaz. İnsanlar bir başkasına iyilik yaparken aslında kendilerine iyilik yaparlar. Birisine iyilik yapan kimse onu baskı altına almaya kalkmamalı, her dediğini yaptırmaya çalışmamalıdır; bu zulümdür. Cenab-ı Hakk sizi vesile kılmıştır; ağacın dalından elma veren Allah’tır, ağaç sadece sebeptir.
Birisi size bir iyilik yaptığında mukabelede bulunun; edemezseniz o iyiliğe yetecek kadar ona dua edin. Ruhaniyetlerine üç İhlas bir Fatiha okuyun: borçlu olduklarınızın, alacaklı olduklarınızın, size iyilik yapanların, kardeşlerinizin, eşlerinizin, çocuklarınızın, velilerin ve peygamberlerin ruhaniyetlerine hediye edin. Fatiha kadar büyük hediye yoktur, İhlas-ı Şerif kadar büyük hediye yoktur.
Güzel Ahlak ve Küfür Yasagı
Dervişler ağızlarına asla küfür almayacaklar, hakaret almayacaklar. Dışarıda ağzı bozuk konuşan, sikaflı küfürler eden kimse tasavvuf ehli olamaz. Bu dervişler için çok büyük günah-ı kebairdir. Çocuklarınıza da dikkat edin. Birisi sizi takip eder; siz derse gittiğinizi, zikre gittiğinizi söylemişsinizdir, damarınıza basıldığında patladığınız zaman söylediğiniz her şey gitmiştir.
İlim Ehli Olmanın Manası
Ehli tasavvuf kitap büyüklüğü merkezler olmak istemez. İlim ehli olmak bilmediğini bilmektir. “Sor bakalım nereden sorarsan cevap veririm” demek değildir. Alimlik taslamak, ilim ehli olduğunu iddia etmek şeytanın işidir. Bilen Allah’tır; asla kendinizi bir makamda, bir mevkide görmeyin. Öğreten Allah’tır, hidayet eden Allah’tır; insanlar sadece vesiledir.
Kaynakça
Ayet-i Kerimeler
- Bakara Suresi, 2/200-201 — Hac sonrası zikrullah emri ve “Rabbena âtina fi’d-dünya haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve kına azâbe’n-nâr” duası
- Nisa Suresi, 4/79 — “Sana gelen iyilik Allah’tandır, sana gelen kötülük ise nefsindendir”
- Hucurât Suresi, 49/12 — Su-i zan, gıybet ve çekiştirme yasağı
Hadis-i Şerifler
- Sahih-i Müslim, Kitâbü’s-Sıyâm, Hadis No: 1162 — Arife günü orucunun fazileti; geçmiş ve gelecek senenin günahlarına kefaret
- Tirmizî, Sünen, Kitâbü’s-Savm, Hadis No: 749 — Arife günü orucu ile Allah’ın iki senelik günahları affetmesi
- Beyhakî, Şuabü’l-Îmân — Hz. Ayşe validemizin rivayeti: “Arife gününün orucu bin gün oruç tutmak gibidir”
- Sahih-i Buhârî, Kitâbü’l-Edâhî — “Kim kurban kesme imkânına sahip olduğu halde kesmezse namazgâhımıza yaklaşmasın”
- Tirmizî, Sünen, Kitâbü’l-Edâhî — Hz. Fâtıma’ya hitaben: “Kurbanının kanının ilk damlası ile geçmiş günahların bağışlanır”
- İbn Mâce, Sünen, Kitâbü’l-Edâhî — “Kurbanlar babanız İbrahim’in sünnetidir; her kılına bir hasene vardır”
- Sahih-i Buhârî, Kitâbü’r-Rikâk, Hadis No: 6502 — “Kim benim bir velîme düşmanlık ederse ben ona savaş ilan ederim”
- Tirmizî, Sünen, Kitâbü’l-Birr — “Birisi size hediye verirse mukabelede bulunun, edemezseniz dua edin”
Fıkhî Kaynaklar
- Hanefî Mezhebi, el-Hidâye — Kurban kesmenin vacip oluşu; zekât verecek durumda olanın kurban mükellefiyeti
- İmam Şâfiî, el-Ümm — Kurban kesmenin sünnet-i müekkede sayılması
- İmam Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbü’z-Zikr — Zikir halkasına oturanların günahlarının affedilmesi
- Yunus Emre Divanı — “Uğrana elsiz gerek, sövene dilsiz gerek” beyti; tasavvufta sabır ve tahammül
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Sünnet, Râbıta, Sabır, Dervîş, Dergâh, Ehl-i Beyt. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı