Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: Diğer — Sayfa 6

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Diğer(888) — Sayfa 6/11

Burada kastedilen ekmek, maddi değil manevi rızık mıdır?

Hak önüne ne bir kemik atarlar ne de manevi rızıktan paylarına düşeni alırlar. Burada kastedilen ekmek, maddi değil manevi rızıktır.

Kaynak: Gökyüzü sofrası Cenab-ı Hakk’ın has kullarına ihsan ettiği nimetlerdir

Kurbanın eti nereye gitti?

Senin kestiğin kurbanın eti kimin kursağına gitti? Yoksa birileri toplayıp bir sucukçuya mı sattı? Birileri toplayıp yemek ihaleleri alan bir şirkete mi sattı? Birileri toplayıp sıra restoranları olan bir şirkete mi sattı? Birileri toplayıp uçakta viski mi patlattı, şampanya mı patlattı? Kurban paralarıyla, deri paralarıyla ne yaptı? Birileri sattı boğazda kendine villa mı yaptırdı? Birileri sattı. Tatil parası mı yaptı kendine? Senin kurbanın nereye gitti? Senin tasaddukun nereye gitti? Senin yardımın nereye gitti? Kime gitti? Kimlere gitti? Yoksa Mekke müşrikleri gibi Müslümanlarla mücadele eden bir kuruma mı gitti? Müslümanlarla mücadele eden bir topluluğa mı gitti? Dinle alakası olmayan bir derneğe mi gitti? Bir sürü dernek var. Deri topluyor, et topluyor. Evet. Nereye gitti? Kime gitti? O kimse?

Kaynak: Sen kendini iyi işler yapıyorum zannediyorsun ama Allah düşmanlarına yardım ediy

Kurbanı ne için kestin?

Kurbanı kime kestin? Mekke müşrikleri Müslümanlarla olan savaşta galip gelmek için putlarına kurban kesiyorlardı. Etlerini de dağıtıyorlardı. Peki sen Müslümansın. Kurbanı kestin. Eti nerede? Etini kime dağıttın? Etini kime verdin? Hacta kurban kestin. Kesilen kurbanların etleri nereye gitti? İslam Bankası nereye gönderdi? Etleri Afrika’daki açlara mı gönderdi? Gazze’deki mücahitlere mi gönderdi? Gazze’deki Müslümanlara mı gönderdi? Nereye gönderdi? İslam Bankası Etlere. Yoksa bir şaiye çıktı son dönem doğru mu yanlış mı bilmiyoruz. Yoksa Etler Rusya’ya mı gitti? Doğru mu yanlış mı bilmiyorum dedim ama bir haber düştü internette. Haçta kesilen kurban etlerinin Rus devletine gönderildiğine dair. Ukrayna’yla savaşıyor ya savaş halinde. Doğru yanlış bilmiyorum. Hani siz bir haber geldiğinde haberi araştırınız diyor. Araştırdım. Bu konuda ben doğruluğuna da yanlışlığına da hükmedemiyorum. Ama nereye gitti? Senin kestiğin kurbanın eti kimin kursağına gitti? Yoksa birileri toplayıp bir sucukçuya mı sattı? Birileri toplayıp yemek ihaleleri alan bir şirkete mi sattı? Birileri toplayıp sıra restoranları olan bir şirkete mi sattı? Birileri toplayıp uçakta viski mi patlattı, şampanya mı patlattı? Kurban paralarıyla, deri paralarıyla ne yaptı? Birileri sattı boğazda kendine villa mı yaptırdı? Birileri sattı. Tatil parası mı yaptı kendine? Senin kurbanın nereye gitti? Senin tasaddukun nereye gitti? Senin yardımın nereye gitti? Kime gitti? Kimlere gitti? Yoksa Mekke müşrikleri gibi Müslümanlarla mücadele eden bir kuruma mı gitti? Müslümanlarla mücadele eden bir topluluğa mı gitti? Dinle alakası olmayan bir derneğe mi gitti? Bir sürü dernek var. Deri topluyor, et topluyor. Evet. Nereye gitti? Kime gitti? O kimse?

Kaynak: Sen kendini iyi işler yapıyorum zannediyorsun ama Allah düşmanlarına yardım ediy

Peygamber de sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de ne güzel söylemiş?

Ve. Hazreti. Peygamber de sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de ne güzel söylemiş. Dünyada garip ve yolcu gibi ol. Buhari’de geçiyor. Dünyada Garip ve Yolcu Gibi Ol Hakkında O yüzden bu dünyada garip ve yolcu ol. Bu bundan şunu çıkarmayın. tembel olacaksınız, aymaz olacaksınız. hiçbir bir yok. Ama bu dünyada garipsin. Bunu unutma. İman ettiysen garipsin. Bu gariplik fakirlikle anlaşılmasın. Bu gariplik kimisi gariban insan ya filan der ya. değil bu. Baktığın zaman bu dünya mümin için bir zindan. Garipsin. O yüzden senin gibi düşünmeyecekler. Senin gibi hissetmeyecekler, senin gibi yemeyecekler, senin gibi içmeyecekler. Müminsin sen. İsraf edemezsin. Şatata düşemezsin. Şafata düşemezsin. Gösterişe düşemezsin. Şanşöhrete düşemezsin. Çünkü sen müminsin. Dünyaya bağlanamazsın. Dünyaya kazık çakamazsın. Müminsin. Garipsin bu dünyada. bir bakıyorsun benim dedemin babası nerede? Yok. benim dedem nerede? Yok. benim babam nerede? Yok. benim annem nerede? Yok. Yarın öbür gün ben de yok olacağım. Garipsin. Hadi anneni babanı getir getiremiyorsun. Hadi dedeni neneni getir getiremiyorsun. Garipsin bu düny,da. Ve baktığın zaman evlisin, çoluğun var, çocuğun var. akrabaların var. Devasa etrafın var ama garipsin. Mümin için dünya bir garipsin bu dünyada yürüyüp gideceksin. Yürüyüp gideceksin ve yolcusun. Kalıcı bir yok. Başka bir hadis-i şerifte diyor ki bir mümin için diyor dünya çölde yürüyüşe çıkan bir kimsenin gölgelikte gölgelenmesi kadardır diyor. gölgelenmesi kadar.

Kaynak: Dünyada Garip ve Yolcu Gibi Ol | Müminin Duruşu

Narsizm nedir?

Aşırı narsist biriyim. Sürekli her konuda kendimi haklı görüyorum. Bu durumda annemi çok üzüyorum.

Kaynak: Hak ve hakikat noktasında direnmek cihaddır ama heva hevesinde inat eden cehenne

Narsizm neden zararlıdır?

O yüzden sakın benim karşımda birisi ben haklıyım demesin. Asıl narsist kişilik burada oturuyor. Tam narsistem.

Kaynak: Hak ve hakikat noktasında direnmek cihaddır ama heva hevesinde inat eden cehenne

Ona tebliğ eden olmadı mı?

Senin yüreğinde yeşersin. Kuru tohum. Senin yüreğinde eşersin. Yanlışlığı al yüreğine. O iyileşsin orada. O bilmiyor. O öğrenmedi. Çünkü ona tebliğ eden olmadı.

Kaynak: Maddi ve manevi herşeyini dağıt, kuru tohum senin yüreğinde yeşersin

Bu dünya nedir?

Bu dünya dediğiniz şey karanlıkla doludur. Bu dünya ancak ve ancak senin gönlünün aydınlanmasıyla aydınlanır. Ve bu vücut karanlıktan ibarettir.

Kaynak: Allah’a yönelmeni engelleyen herşey karanlıktır 21.06.25

Vücut nedir?

Bu vücut karanlıktan ibarettir. Öyle olunca sufi bu can ormanında, bu karanlığın içerisinde doğan gibi avcı olmalı.

Kaynak: Allah’a yönelmeni engelleyen herşey karanlıktır 21.06.25

Ey güzeller güzeli bize yeni bir can ver, eski candan bıktık Hakkında Çünkü benim nazarımda o manev, güneş Allah’ mıdır?

Ey manevi güneş, can ver de eski cihana yenilik göster. Ben bunu sözümün başında söyledim. Allah celle celalüu dedim. Ey güzeller güzeli bize yeni bir can ver, eski candan bıktık Hakkında Çünkü benim nazarımda o manev, güneş Allah’tır. Celle celalüu. Hazreti Pir Allahu alem onu kastetti ve o kimse eee can ver de eski cihana yenilik göster deyince ona yeni bir can ver.

Kaynak: Ey güzeller güzeli bize yeni bir can ver, eski candan bıktık usandık

Ey güzeller güzeli, sen canımızı o ilk günkü gibi güzelleş midir?

Eski candan bıktık usandık. Ey güzeller güzeli, sen canımızı o ilk günkü gibi güzelleştir. Hani yarattıydın ya bizi yarattığın zaman kendi ruhundan üflediydin. En temiz halimizdi bizim kendi ruhundan üflediğinde en temiz halimizdi. Hiçbir şeye bulanmamıştık. Hiçbir şeye karışmamıştık. Hiçbir şey. Hiçbir şey. Bizim üzerimizde ağırlık yoktu. Sen kendi ruhundan bize bir ruh üfledin ya ve sonra bizi sürdün, gönderdin. Ya biz o günden beri her şeylere bulandık. Toza, toprağa, çamura bulandık.

Kaynak: Ey güzeller güzeli bize yeni bir can ver, eski candan bıktık usandık

Uyan Ey Ümmeti Muhammed Hakkında Bu konuda aklın, kalbin almayacağı, algılayamayacağı bir hal yaşadı mı?

Muhammed, siz Musa’nın ümmeti değilsiniz. Cenabı Hak Musa’ya dedi ki, “Dağa tecelli edeceksin. Sen Muhammed ümmetisin. Senin peygamberin miraç etti ve senin peygamberin Allah’ı kifayetsiz. Uyan Ey Ümmeti Muhammed Hakkında Bu konuda aklın, kalbin almayacağı, algılayamayacağı bir hal yaşadı. Cenabı Hakk’ı hem kalp gözüyle hem de vücut gözüyle gördü. O kendinden bu manada geçmedi. O Hazreti Muhammed Mustafaydı. seçilmişlerin en yücesiydi. Peygamberlerin evveliydi ve peygamberlerin ahiriydi. O yüzden bütün peygamberlerin üzerinde bulunan bütün hususiyetler, bütün peygamberlerin üzerinde bulunan bütün ilimler, peygamberlerin üzerinde bulunan bütün hakikatlerin cemi Hazreti Muhammed Mustafa’daydı. O yüzden sen onu e 1000 yıldan beri eksik tefsircilerin tefsirine bakaraktan Allah’ı kimse göremez, Musa görmedi denilenlere inatma. Çünkü onun gözü şaşmadı, kalbi de şaşmadı. Miraç hadisesini anlatan Necim suresinde onun gözünün gördüğünü kalbi tasdik etti. O gördüğü zaman Musa gibi 40 gün bayılmadı. Çünkü o Muhammedi Mustafa’ydı.

Kaynak: Uyan Ey Ümmeti Muhammed | Miraç Sırrı

Zaman içerisinde, zaman içerisinde bütün devlet erkanının ve devletlerin kendilerine meşrutiyet sağlaması için bazı din adamlarını, din alimlerini etr midir?

Hazreti Hüseyin efendimizi orta yerde bırakan sahabeler görebilirsiniz. Canımızı acıtan şeylerdir bunlar. canımızı acıtan şeylerdir. Ama ashabım yıldızlar gibidir sözünden dolayı dilimizi uzatamayız.

Bir şey de diyemeyiz. Açık açık konuşuyorum. Ama zaman içerisinde, zaman içerisinde bütün devlet erkanının ve devletlerin kendilerine meşrutiyet sağlaması için bazı din adamlarını, din alimlerini etraflarında tuttukları bir vakadır. Firavun’un da yanında din adamları vardı.

Nemrut’un yanında da din adamları vardı. Bildiğiniz din adamları vardı. Yani İsa’nın peygamberliğine karşı çıkan din adamlarıydı. Bir kısım beni İsrail peygamberlerin öldürülmesine fetva veren ve öldüren grupların içerisinde bulunan din adamlarıydı.

Bunlar mevcut devletlerin yanında saf tutmuş kimselerdir. Yahya Aleyhisselam’ın öldürülmesine fetva veren din adamlarıydı. Bunlar farklı şeyler değildi. Şimdi Gazali de o gün için devletin maaşıyla taberi caizse rektörlük yapan bir kimse.

Kaynak: Gazali’de Devlet ve İnsan

Allah yolunda harcamayan kişiye ne olur?

Allah yolunda harcamıyorsan senin ticaretin bereketlenmez, kazancın bereketlenmez, evin bereketlenmez.

Kaynak: Cömertlik Faydalı Olmaktır

Kur’an ve sünnete uymayan derviş ve şeyhler, insanları tasavvufu soğutuyor mu?

Kur’an ve sünnete uymayan derviş ve şeyhler, insanları tasavvufu soğutuyor.

Kaynak: Kur’an ve sünnete uymayan derviş ve şeyhler, insanları tasavvuftan soğutuyor

Zahiri ilimlerde imam kabul edilen kimselerin türbelerine ziyaret edilir mi?

Böyle kimselerin zahiri ilimlerine hürmeten türbeleri ziyaret edilir mi? Biz la ilahe illallah Muhammeder resulullah diyen herkesin türbesini ziyaret ederiz.

Kaynak: Kur’an ve sünnete uymayan derviş ve şeyhler, insanları tasavvuftan soğutuyor

Bizim Dergahımız nedir?

Biz İngiliz bosması değiliz. Biz cı yosması da değiliz. Biz mossat bozması da değiliz. Biz bu vatan için, bu vatan için tekrar söylüyorum bu vatan için dergah olarak cihada çıkmış, Kuvay-i Milli’ye katılmış bir dergahız.

Kaynak: BİZİM DERGAHIMIZ

Bizim Dergahımız nasıl desteklenir?

Çorumlu Hacı Mustafa Efendi’nin babası o dergahtaki iki altınla evlenir. Ve o bir teneke altın dergahın kapısında durur. Yıllarca hiç kimse oradan bir şey atmaz. Hacel Haydar Efendi Çorumlacı Mustafa Efendiye emreder. Emrediyorum. oradan üç tane altın alı evlendir ve o bir teneke altın Kuvay-i Milliye verilir. Vatan savunmasına, vatan savunmasına verilir.

Kaynak: BİZİM DERGAHIMIZ

Bizim Dergahımız ne tür bir dergahdır?

Benim bağlı bulunduğum dergah İngiliz yosması değil. Benim bağlı bulunduğum dergah siyah bozması değil. Mosat yosması da değil. Benim bağlı bulunduğum dergah dışarıdan sebateistlerin, masonların, İngiliz kraliyet ailesinin yöneteceği bir dergah da değil. Onların algılarıyla, onların bizlerin üzerine, bizim üzerimize yüklenmeleriyle yoldan dönecek olan da bir dergah değiliz biz. Vatan için can verilecekse veririz. Gözümüzü kırpmayız hiç. Kim vatana gözünü dikerse gözünü oymayız. Kafasını götürürüz onun. Devlette istemediğimiz şeyler olabilir. Devlet yöneticileri istemediğimiz şeyleri yapar. Devlet bizim devletimizdir. Devlet düşmanı olmadık. Hiç olmayız da. Vatan düşmanı da değiliz. Vatan düşmanı da olmadık. Askerimize, polisimize silah doğrultmayız. Doğrultan bizden değildir. Devletimize silah doğrultmayız. Doğrultan bizden değildir.

Kaynak: BİZİM DERGAHIMIZ

Benim bağlı bulunduğum dergah İngiliz yosması değil mi?

Benim bağlı bulunduğum dergah İngiliz yosması değil. Benim bağlı bulunduğum dergah siyah bozması değil. Mossat yosması da değil. Benim bağlı bulunduğum dergah dışarıdan sebateistlerin, masonların, İngiliz kraliyet ailesinin yöneteceği bir dergah da değil. Onların algılarıyla, onların bizim üzerimize yüklenmeleriyle yoldan dönecek olan da bir dergah değiliz biz.

Kaynak: Bağlı bulunduğum dergah sabetayistlerin,masonların, İngiliz kraliyetinin yönetec

Bazen eskilerden muhabbet ediyoruz nedir?

Bazen eskilerden muhabbet ediyoruz. Sal diyorum adamın yakasını bırak ya. Böyle duruyorlar ya. O belediyeye girdi.

Kaynak: DÜŞMANINA ŞİRİN GÖRÜNENLER

Kimsenin Payandası Değiliz | Anadolu İrfanında Bağımsız Duruş nedir?

Biz böyle İngilizlerle anlaşmış bir dergah değiliz. Biz ne bileyim işte neydi belirsiz sebateistlerle anlaşmış bir derg, değiliz. Zaten herhangi bir yerle anlaşmadığımızdan dolayı ensemizde baza pişiriyorlar. Anlaşmayacağız da zaten böyle bir derdimiz de yok. Neye mal olursa olsun neye ne bedel ödersek ödeyelim biz hiçbir yerle anlaşmayacağız.

Kaynak: Kimsenin Payandası Değiliz | Anadolu İrfanında Bağımsız Duruş

Anadolu İrfanında Bağımsız Duruş nedir?

Sebep yani o da muhalif ya çarşı her şeye karşı Osmanlı bile sürmüş onu. Y bu işler böyle birisine siyasetçilere gözünün üstünde kaşın var dersen sürüyorlar seni veya bir şey yapıyorlar veya bunu neden böyle yaptınız deyince problem çıkıyor. Allah muhafaza eylesin. Bunlardan da korkumuz da yok. Öyle yanlışa yanlış deriz. Doğruya doğru deriz. Eksiye eksi deriz. Fazlaya fazla deriz. Bu noktada nasıl dimdik yaşadık bugüne kadar yaş olmuş 60. Bundan sonra da dimdik yaşar. Dimdik kabirde de dururuz Allah’ın izniyle.

Kaynak: Kimsenin Payandası Değiliz | Anadolu İrfanında Bağımsız Duruş

Ne hale geldiniz?

Bu toprakların çocukları fuhuştan para kazanamaz. Bu toprakların çocukları uyuşturucudan para kazanamaz. Bu toprakların çocukları hırsızlıktan cezaevinde yatamaz. Bu ülkenin çocukları arsız hırsız olamaz. Siz Fatih’in torunlarıydınız. Siz Kanuniin torunlarıydınız. Siz Alpaslan’ın torunlarıydınız. Ne hale geldiniz? Sizi bu hale getiren önce siyasetçilerdir. Devleti idare edenlerdir. Sonra pasif satılmış başperest, makampperest alimler, makampperest diyanetçiler, ilahiyatçılardır. Parasever, paraya tapan şeyhlerdir, ulemalardır. Başka kimse değildir. Eğer bu ülkenin kız çocukları bir karışekle sokakta dolaşıyorsa birinci derecede sorumlu olan devleti idare edenlerdir. Siyasetçilerinizdir. Bürokratlarınızdır. Birinci derecede sorumlu olan Diyanet teşkilatıdır. İlahiyatçılardır. İmam hatipçilerdir. İmam hati hocalardır. Ders hocalarıdır. Devlet size dini anlatın diye para veriyor. Siz ne anlatıyorsunuz? Siz ne anlatıyorsunuz? Sonra kalkıp da böyle işte her şeyleri meydanda diye şikayet etmeye hakkınız yok sizin. Bu ülkenin çocuklarına ne anlattığınıza bakın. Neleri yasakladığınıza bakın. Neleri kaybettiğinize bakın. İnsanları nereye sürüklediğinize bakın.

Kaynak: Devleti Yönetenler ve Dini Anlatanlar Hesap Verecek

Madeni ruh nedir?

Madeni ruh: İskelet sistemiyle ilişkilidir; bedenin yapısal bütünlüğünü ayakta tutar. Mineraller ve kemikler bu ruhun tecellî sahasıdır.

Kaynak: Ruhun tecelliyatları

Nietzsche’nin "tanrı öldü" ifadesiyle ilgili bir başka örnek verir misiniz?

Bakın; kötülerle ve kötülüklerle mücadele eden, kendi üzerinden kötülük sudur etmeyen, kendi üzerinden olabildiğince iyilik sudur eden kimsedir insan-ı kâmil. Bunun sonu var mıdır? Yoktur. Bunun da sonu yoktur. Şimdi Nietzsche bütün iyilikler bir kimsenin üzerinde toplanırsa Allah’ın insanlara öğrettiği, dikte ettiği, olması gerektiği şey nedir? İnsan, üstün insan iyi insandır ve o kimse üstün insan niteliklerine ulaştığı anda onun için tanrı ölmüştür Nietzsche’nin düşüncesi budur. Seb, Yeni tanrı onda yeniden var olmuştur. Allahualem ben öyle anladım.

Kaynak: Nefes III — 9 Aralık 2017 Sohbeti

Tanrı’nın yerine kimin görevi olduğunu nedir?

Tanrı ölmüştür çünkü insan kendi hareketlerini yönlendirebilecek. O kimsede tanrı ölmüştür artık; o kendi hal ve hareketlerini, kendi düşüncesini, kendi fiiliyatını kendisi yönlendirebilir. Onun aklı kemale ermiştir artık. Onun tanrının aklına ihtiyacı yoktur. Tuhafınıza mı gitti? Onun tanrı bilgisine de ihtiyaç yoktur. Artık tanrı bilgisi o kimseden fışkırır. O yüzden tanrı – oğul – kutsal ruh vardır. Oğul nedir? Tanrının yerine iş yapan kimsedir. Tanrı gaybtır ama oğul gayb değildir, meydandadır ve gayb olan tanrı meydanda olan oğlun üzerinden tecelli eder.

Kaynak: Nefes III — 9 Aralık 2017 Sohbeti

Osmanlı’da batılılaşma süreci ne zaman başlamıştır?

Bu süreç Osmanlıda başlamıştır yalnız. Yani herkes bunun cumhuriyetle olduğunu söylüyor, haksızlık ediyorlar, bu süreç Osmanlıda başladı.

Kaynak: Nefes III — 9 Aralık 2017 Sohbeti

Şimdi Batı’nın üstün insan düşüncesi ile İslam’ın insan-ı kâmil düşüncesi birbirine yakındır mı?

Şimdi Batı’nın üstün insan düşüncesi ile İslam’ın insan-ı kâmil düşüncesi birbirine yakındır amma ve lakin bu noktada çok örtüşen yeri yoktur.

Kaynak: Nefes III — 9 Aralık 2017 Sohbeti

Soruların hayatımızda ne kadar önemli bir rolü vardır?

Soru insanın varlığının temelini oluşturan ve eylem gerektiren bir sonuçtur. Sorularımız, hayatlarımız her yönüyle ilerlerken bizlere kılavuzluk ederler.

Kaynak: Nefes III — 9 Aralık 2017 Sohbeti

Evrim teorisi neden İslam karşıtlığı olarak kabul edilir?

Bu evrim teorisi İslam karşıtlığıdır ama evrim teorisi İslam karşıtlığı olarak çıktı, Batı bunu kabullendi, kendilerince İslam karşıtlığı yapacak ama e senin de kendi dinin gitti? Sen İseviliğin de sorgulanıyor, senin Museviliğin de sorgulanıyor.

Kaynak: Nefes III — 25 Kasım 2017 Sohbeti

Neden insanlar kendi yaratıcılarını tanımak için soru sormamaktadır?

İnsanların çünkü büyük bir çoğunluğu bu soruyu sormaz. Gaflete dalmışlardır. Gaflettedirler. Gaflette olduklarından dolayı nerden gelmiş, nereye gidiyormuş, ne yiyormuş, ne içiyormuş, nasıl bir insanmış, ne kadar düşünceye sahip, ne kadar derinliğe sahip, bu zor bir şeydir ve dünya üzerindeki bu vahşi kapitalist sistem insanları bu tip soruları sormaya müsaade etmez. Bu vahşi kapitalyist sistem size bunları sorgulatmaya da müsaade etmez.

Kaynak: Nefes III — 25 Kasım 2017 Sohbeti

Allah’ı ancak kim bilir?

Allah’ı ancak Allah bilir. Allah’ın bildiği Allah, Allahlık halidir. Allahlık halinin en büyük, en olgun kemale ermiş, en yüksek derecedeki tecelliyatı Hazreti Muhammed-i Mustafa’dır sallallahu aleyhi ve sellem.

Kaynak: Nefes III — 25 Kasım 2017 Sohbeti

Allah’ın Allahlık halinin anlamı nedir?

Bilinmekliği istedi. Onun bilinmekliği istemesi Allahlık halidir. Ve bir şey yarattı. O yarattığı şey de onu bildi. Onu yaratır yaratmaz onu zikretti, onu teşbih etti, onu tenzih etti.

Kaynak: Nefes III — 25 Kasım 2017 Sohbeti

Varlık nedir?

Varlık bu tahtadan başka bir şey değildir. Varlık taştan başka bir şey değildir. Sizin gök gördüğünüz, sizin deniz gördüğünüz, sizin su gördüğünüz, sizin tahta gördüğünüz şey bundan ibarettir. Bundan ibarettir.

Kaynak: Nefes III — 25 Kasım 2017 Sohbeti

Başka yerde olma (gayb) nedir ve nasıl bir durumdur?

Başka yerde olma (gayb) fena ve mahv gibi manevi hallere gelince sıradan insanlar bu gibi halleri yaşayıp tecrübe edemezler. Evet. Yani bu tayy-i mekân etme, başka bir mekânda da başka bir perde de bizatihi bulunma. Bu sıradan insanların işi değildir. Başka bir perdeden bir kimseyi bizatihi getirttirme. Bu başka bir perdede sıradan insanların yapabileceği işler değillerdir bunlar. Fena hali olma. Fena hali olma. Yani o kimsenin kendi cüz’i iradesinden hiçbir şey kalmayıp tamamiyetle mahviyete ve cebriyete girmesi. Bu sıradan insanın hali değildir. Bunlar sufiliğin başlangıcında böyle küçük küçük noktasal şeyler olabilir. Aldanmayın. Çünkü bu hali insanların kaldırmaları çok zordur. Bunu alıştırırlar zaten seyr-i sülükte.

Kaynak: Nefes III — 11 Kasım 2017 Sohbeti

Ölüm ve sahici (gerçek) ne şekilde yaşanır?

Ben zaman zaman diyorum ya, kendi ellerinde gömersin, gerçekten gömersin hem bir de. Oturur, bir de başında ağlarsın. Ne kadar sevdiğin varsa teker teker gömersin toprağa. Selalar okunur. Sen onu gerçek zannedersin zaten. Sonra o hal üzerinden kalkınca dersin ki, ya yok, halmiş. Seyr-i sülükte yaşarsın bunu. Ondan sonra da kendi selanı da dinlersin. Hem bir de yattığın yerde. Bakarsın yatıyorsun. Ben zikir yapıyordum, oturuyordum ben. Yatmışsın, selalar okunuyor. Aa seni okuyorlar bir de. Kendi kendine dersin, ya ölmüşüm ben demek ki. Ölüm böyle bir şey. Bir kalabalık, bir kalabalık, herkes can hıraş bağırır, çağırır, ağlar, herkesi görürsün. Dövünen dövünene, yıkılan yıkılana. Alırlar senin cenazeni yıkarlar, paklarlar, başındakileri görürsün, herkes gelir. Bir de öyle bir sahici ki film. Melekler gelir, her şey gelir. Dualar, hocalar hacılar, gırla gidiyor her şey. Sen dersin ki ya tamam ölüm bu işte, demek ki ölmüşüm. Haydi, gömerler seni. Her şeyi görürsün. Tam sahici bir film. Kabre girersin, kabirde sorgu sual: rabbike, nebike, dinike, imanike. Haydi iş mahşer kurulur, iş büyür de büyür. Sen bir bakarsın ki bir otuz üç tesbih gitmemiş elinde. Bir otuz üç bile çekmemişsin yani. Kaldın. Dokunursun bile kendine. Ya öbür tarafta mı uyandım acaba? Bir tuhaf olur, güzel olur. Sonra ertesi gün zaten millet satıyormuş, bakıyorsun, alıyormuş, bakıyorsun. Öyle boş boş bakıyorsun etrafa. Millet koşturuyor. Öldünüz ya. Tabi. Çok güzel oluyor yalnız. Tavsiye ederim herkese. Tabi harika bir şey ya. Muhteşem bir şey, ayakların yerden kesiliyor. Sonra böyle uzun müddet götürüyor seni o. Tabi uzun müddet gidiyor o sende. Sana bir şey söylüyorlar, sen böyle bakıyorsun ölü gözlerle ona, o da bakıyor sana. Tabi ya. Hayat ölü. Tabi. O esnada etrafınızda güvenilir, inanılır insanlar olacak. Eşiniz: Ne oldu bu adama? Yok bu beni kesin aldatıyor canım kafası orda. Tabi. Kadın böyle olsa düşünün adamı. Yani yemek? Yemek? Yiyecek miyiz yemek? O hale gelir. İnsan düşün bir de bir yerde çalışıyor o kimse. Abdülhalim’i düşündüm de. Ertesi gün adam çeşme taktıracak, Abdülhalim’i bekliyor. Abdülhalim gitmiş, ne çeşme mi? Sana mı takacaktık çeşme? Ya ölüm var ya, boş ver. Sufileri o yüzden eleştirmişler. Kadın bakmış, adam gidik kafası ya. Rabia-tül Adeviyye neden evlenmiyor? Hangi adam çekecek ki onu? Perdeden perdeye geçiyor. Bu bakmışsın Hu’da, bir bakmışsın Hay’da, bir bakmışsın karışık bir zikrullah yapıyor cayır cayır. Yanınızda konuşan bir hatun var. Gece sabaha kadar konuşuyor. Hanginiz çekecek öyle bir hatunu? Veya kadınlara desem ki, bütün gece konuşan bir adam var. Hanginiz çekecek? Zor iş.

Kaynak: Nefes III — 11 Kasım 2017 Sohbeti

Fena ve mahv hali nedir?

Fena ve mahv hali Bitti. The end. Bu, demek ki herkesin işi değil. Allah bizi muhafaza eylesin Allah bütün yaratılmış şeyleri kendi içlerinde kendileri olarak ancak bu mertebede varlık alemine getirmiştir. Böylece Allah hayal mertebesini kendisi olarak kendisindeki asıl durumu göstermek için var etti. Öyleyse bil ki mazharda ortaya çıkan (zahir) -ki onlar asıllardır (a-yân)- hakkın vücududur ve mümkünler olarak O’nun zuhur edişi olan suretler ve sıfatlardan dolayı O, O değildir.

Kaynak: Nefes III — 11 Kasım 2017 Sohbeti

Tanrı, kıyafet rengiyle ilgilenir mi?

Bizim tanrımız bizim kıyafetimizin rengiyle de ilgilenir çünkü bizim tanrımız bizim kıyafet biçimimizle de ilgilenir çünkü bizim tanırımız senin ne yiyeceğinle ilgilenir, o yüzden sen o kuru fasulyeyi pişirirken onun tanrısına göre pişireceksin.

Kaynak: Nefes III — 17 Haziran 2017 Sohbeti

Kuru fasulye pişirirken neye göre pişirilmelidir?

Bizim tanrımız bizim kıyafetimizin rengiyle de ilgilenir çünkü bizim tanrımız bizim kıyafet biçimimizle de ilgilenir çünkü bizim tanırımız senin ne yiyeceğinle ilgilenir, o yüzden sen o kuru fasulyeyi pişirirken onun tanrısına göre pişireceksin. Bazen küçük şeyler söylerim. Bayanlara, bazen yaparım bayan kardeşlere.

Kaynak: Nefes III — 17 Haziran 2017 Sohbeti

Kadınlar kuru fasulye pişirmeyi kim tarif etti?

Bazen küçük şeyler söylerim. Bayanlara, bazen yaparım bayan kardeşlere. Kuru fasulye pişirmeyi bana tarif et, tarif eder o. Derim ki annen baban da böyle yapıyor, değil mi? Evet.

Kaynak: Nefes III — 17 Haziran 2017 Sohbeti

İhramla dolaşan bir kişiye ne yapılmalıdır?

Siz dışarıda birisi ihramla dolaşmış olsa ne yaparsınız? Hepimiz deli demez miyiz ona? Hepimiz deli deriz, öyle değil mi ve kesin onu şikâyet ederler. Sebep, ne oldu? Böyle dolaşılmasın. Neden? Sebep ne? Dinse haram mı? Değil. Bir kimse çuvalın kafasından kesse yanlarından da kesse çuvalı kafasından aşağı geçirse böyle dolaşsa herkes döner, bakar mı o kimseye? Döner, bakar. Bize tuhaf gelmez mi? Tuhaf gelir. O kimse kimliğini alsa resmi daireye gitse resmi dairedeki ona işlem yapmaz.

Kaynak: Nefes III — 17 Haziran 2017 Sohbeti

Zuhr-ı âhiri kılarken neye göre kılınır?

Muhakkak Osmanlı ulemasından birileri bu fetvayı verdi. Ne diye fetva verdiler? Cuma namazının bir yerde toplanılması mümkün değil, tek noktada da olması mümkün değil, kabul olunmama ihtimali var, bütün herkes zuhr-ı âhiri kılsın. E kabul olunacak noktaya getir. Bunun mücadelesini vermedi de. Bakın, bunun mücadelesini vermedi. E içtihat et o zaman. Bu içtihat öncedenmiş, böyleymiş, yeni içtihat ediyorum, her yerde cuma kılınabilir, her yerde de cuma kılınması müstehaptır, de, çık. Onu da yapamadı, bir namaz üretti.

Kaynak: Nefes III — 17 Haziran 2017 Sohbeti

Bütün erkekler şu renk sarık saracak mı?

Bütün erkekler şu renk giyinecek. Nerden çıkardın kardeşim sen bunu? Bana söyle, nerden çıkardığını söyle bunu. Yok.

Kaynak: Nefes III — 17 Haziran 2017 Sohbeti

Bütün herkesin sakalı şöyle olacak mı?

Bütün herkesin sakalı şöyle olacak. Nerden çıkardın kardeşim sen bunu? O zaman burada tek tipcilik, tek renklilik, değil; çok renklilik, çok tiplilik.

Kaynak: Nefes III — 17 Haziran 2017 Sohbeti

Gnostik inanç diğer dinlerle nasıl ilişkilidir?

Bu inanç yapısı gereği karşılaştığı diğer inancın içinde hareket eder. Karşılaştığı inancın öğretilerinin aslında bu inancın zahir kısmı olduğunu, özü olmadığını, batın olan özü kendilerinin bilip öğrettiğini iddia eder.

Kaynak: Nefes III — 17 Haziran 2017 Sohbeti

Gnostik yapılanma İslam için uygun mudur?

Gnostik yapılanma İslam için uygun değildir ve Muaviye zamanından

Kaynak: Nefes III — 17 Haziran 2017 Sohbeti

İslam dünyasında gnostik yapılanmanın varlığı nedir?

Şu anda da İslam dünyasının içinde vardır bunlar, bunlar yok değildir. Ne kadar doğrudur, hakikate yakındır, değildir, bu ayrı bir tartışma konusu. Ama mesela İsmaliye mezhebi Şia’nın içerisinden çıkma gnostik bir yapılanmadır. Onun içerisinde de Bâtınilik çıkar. Batinlilerin içerisinden Fatimilik çıkar, devam eder. Türkiye’deki Alevilerde de vardır bu. En son ölen gazeteci vardı, Hacı Beştaşı Veli’ye gömüldü, neydi onun adı? O Türkiye’deki Alevilerin içerisinde gnostik yapılanmanın piri hükmündeydi.

Kaynak: Nefes III — 17 Haziran 2017 Sohbeti

İslam’da gnostik yapılanmanın örnekleri nelerdir?

Mesela Şia’nın içerisinde İsmailliye, İsmailiyenin içinden çıkma Bâtınilik, Bâtıniliğin içinden çıkma Fatimilik. Bunların hepsi de içinden çıkmadır ve hala daha bunlar daha devam eder daha gnostik yapılanma olarak. Şu anda da İslam dünyasının içinde vardır bunlar, bunlar yok değildir. Ne kadar doğrudur, hakikate yakındır, değildir, bu ayrı bir tartışma konusu.

Kaynak: Nefes III — 17 Haziran 2017 Sohbeti

Gnostisizm nedir?

Gnostisizm geniş bir öğretidir ve özü itibariyle bir inançtır. Bu inanca göre bütün dinler bir kabuktur ama aynı özü taşırlar. Gayrıdır her milletten. Şu bizim milletimiz. Hiçbir dinde bulunmaz. Din ve diyanetimiz. Gnostik inanç eski Yunan dinine girip ORFİZM. Eski Mısır dinine göre HERMETİZM. Eski Zerdüşt dinine göre MAZDEKÇİLİK ve Yahudiliğin içine girip Mesih beklentisi hareketle İsa hikayesini yaratmış ve HRİSTİYANLIĞI kurmuştur. Bir bölüm alevide bu inanca sahiptir.

Kaynak: Nefes III — 10 Haziran 2017 Sohbeti

Mabetlere saldıranlar ne tür insanlardır?

Mabetlere saldıranlar cahil insanlardır. İsevi olabilir, Musevi olabilir, saldıramazsınız, mabetlere saldıramazsınız, mabetleri yıkamazsınız, ibadethaneleri yıkamazsınız. Bu İslam hukukunda kesindir.

Kaynak: Nefes III — 10 Haziran 2017 Sohbeti

Gazali ve İbn Rüşd arasında ne tür bir tartışma vardır?

Gazali ve İbn Rüşd arasında alemin ezeliliği ve yaratılışı konusunda tartışmalar vardır. Gazali, alemin Allah tarafından sonradan yaratıldığını ve Allah’ın iradesiyle yoktan yaratıldığını savunur. İbn Rüşd ise alemin ezeliliğini savunur ve Allah’ın aleme sürekli müdahalesinin olduğunu iddia eder. İbn Rüşd, "Birden bir çıkar" ilkesinin doğru olmadığını savunur ve alemin bir şey aracılığıyla meydana gelmiş olduğunu düşünür.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

Alem ezelidir mi yoksa değil midir?

Bu soru, alemin başlangıcı olup olmadığı ve ezeliliği konusunda tartışmaları içerir. Gazali, alemin Allah tarafından sonradan yaratıldığını ve ezeliliğini reddeder. İbn Rüşd ise alemin ezeliliğini savunur ve Allah’ın aleme sürekli müdahalesinin olduğunu iddia eder. Bu tartışmalar, alemin kökeniyle ilgili felsefi ve kelami tutumların ortaya çıkmasına neden olur.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

İslam düşüncesinde Allah-alem ilişkisi nasıl ele alınır?

İslam düşüncesinde Allah-alem ilişkisi genelde yaratıcı-yaratılan olarak ele alınır. Panteist ve deist geleneği meşşai felsefede ve Gazali’nin sisteminde kendisine yer bulamamıştır. Bu filozoflarla Gazali’nin ortak noktası alemin Allah tarafından yaratıldığıdır. Ancak bu yaratılışın ne zaman ve nasıl olduğu konusu farklılıklar içerir. Farabi ve İbn Sina yaratılışı "Sudür teorisini" çağrıştıran karmaşık bir yapı içinde anlatır.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

İbn Rüşd, alemin kökeniyle ilgili ne savunur?

İbn Rüşd, alemin kökeniyle ilgili "Alemde zaman yönünden ezeli, zat yönünden mümkündür" diye savunur. İbn Rüşd, alemin bir şey aracılığıyla meydana gelmiş olduğunu düşünür ve Allah’ın aleme sürekli müdahalesinin olduğunu iddia eder. Ayrıca, "Birden bir çıkar" ilkesinin doğru olmadığını savunur ve alemin bir şey aracılığıyla meydana gelmiş olduğunu düşünür.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

Panteistlerin alemin yaratılışı görüşü nedir?

Evet normalde panteistler geçen yine bu kardeşimizin getirmiş olduğu soru manzumesiyle ders yapmıştık. Bu manada panteistler alemin komple Allah tarafından yaratıldığını ama aynı zamanda da alem Allah’tı.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

Deistlerin Türkiye’deki meşhur isimleri nelerdir?

Deistlerin en büyük bölümü Atatürk’ü de deist olarak söylerler ve derler ki, Atatürk’te deisttir. O yüzden bir kısım Atatürkçüler: Araplar, sizim Mustafa’nız size bizim Mustafa’mız bize, derler. Yani Atatürk’ü o deistler kendilerince bir peygamberle hatta Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle eş görürler, eş görerekten Atatürk’ü de deist hükmüne varırlar.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

Gazali’nin sisteminde deistlerin yer alması nedeni nedir?

Tabi deistlerin en büyük bölümü Atatürk’ü de deist olarak söylerler ve derler ki, Atatürk’te deisttir. O yüzden bir kısım Atatürkçüler: Araplar, sizim Mustafa’nız size bizim Mustafa’mız bize, derler. Yani Atatürk’ü o deistler kendilerince bir peygamberle hatta Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle eş görürler, eş görerekten Atatürk’ü de deist hükmüne varırlar.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

Farklı filozoflar alemin yaratılışı konusunda nasıl görüşürler?

Fakat bu yaratılışın ne zaman ve nasıl olduğu konusu farklılıklar içerir. Farabi ve İbn SİNA yaratılışı SUDÜR teorisini çağrıştıran karmaşık bir yapı içinde anlatır. Bu sistem "Birden ancak bir çıkar" ve "Madde eksikliği temsil eder" şeklinde iki temele dayanır.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

Gazali’nin alemin yaratılışı görüşü nedir?

Gazali bunu kabul etmez çünkü bu teoriler kabul edildiğinde Allah’ın iradesi hiçe sayılacak, yaratma Allah için zorunlu görülmüş olacaktı. Bu durumda fail-i muhtar olan Allah inancı ortadan kalkacaktı.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

Alem maddesiyle, suretiyle, zamanı ve unsurlarıyla ezelidir mi?

1- Alem maddesiyle, suretiyle, zamanı ve unsurlarıyla ezelidir ve onu idare eden bir ilah yaratıcı yoktur. Bu, materyalizmin görüşüdür.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

Alem ile birlikte onu yaratan manevi bir varlık var mı?

2- Alem ile birlikte onu yaratan manevi bir varlık vardır. Bu varlık, alem onunla birlikte ezeli bile olsa alemin idarecisidir.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

Platon’un alemin yaratılışı görüşü nedir?

* Tanrı eşyanın suretlerini ve unsurlarını ezeli bir maddeden meydana getirmiştir. Bu görüşü PLATON savunur.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

Aristo ve İbn Rüşd’ün alemin yaratılışı görüşü nedir?

* Tanrı ezelidir. Alemde maddesiyle, suretiyle ve zamanıyla ezelidir. Ama aleme hareket vermesi yönüyle tanrı alemin illet-i Gaisidir. Bu görüş Aristo ve İbn Rüşd’ündür.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

Plotin, Farabi, İbn Sina’nın alemin yaratılı ki görüşü nedir?

* Allah alemi herhangi bir ezeli maddeden meydana getirmemiş, tersine südur yoluyla var etmiştir. Bu südur ezelidir. Alemde zaman yönünden ezeli, zat yönünden mümkündür. Bu görüş PLOTiN, FARABİ, İbn Sina gibi filozoflarındır.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

Reenkarnasyona inanıyor musunuz?

Reenkarnasyon bir kimsenin ruhunun başka bir zaman içerisinde başka bir şeyin üzerinde tecelli etmesi. Bu manadaki bir reenkarnasyona inanmıyorum. Çok basit bir şey bu… Bu manadaki bir reenkarnasyona asla inanıyorum yani bir kimsenin ruhunun öldükten sonra at veya eşek, kedi olarak geleceği veya daha mükemmel bir insan olarak geleceğine, buna inanmıyorum. Asla.

Kaynak: Nefes III — 27 Şubat 2016 Sohbeti

Şehadet, mücahede düşman tarafından yüklenen bir ölüm değildir. Bu ifade nasıl açıklanmaktadır?

Şehadet, mücahidin kendi duygu ve düşüncesiyle bilinçli ve mantıklı olarak seçtiği gönüllü bir ölümdür.

Kaynak: Nefes III — 1 Kasım 2014 Sohbeti

Hüseyin ile birlikte ölümü seçenler mi yoksa Hüseyin’i bırakıp Yezid karşısında susmayı tercih edenler mi yaşıyor? Hala diri olan hangisi?

Hüseyin’le birlikte ölümü seçenler mi yoksa Hüseyin’i bırakıp Yezid karşısında susmayı tercih edenler mi yaşıyor? Hala diri olan hangisi?

Kaynak: Nefes III — 1 Kasım 2014 Sohbeti

Müslümanların dünyevileşmesi, iman edenlerin dünyevileşmesi veya insanların kendi inançları dairesinde Âdem’den itibaren dünyevileşmesi nasıl değerlendirilmektedir?

Müslümanların dünyevileşmesi, iman edenlerin dünyevileşmesi veya insanların kendi inançları dairesinde Âdem’den itibaren dünyevileşmesi hep sorgulanagelmiş ve ne zaman insanlar dünyevileşmişler, dünyevileşince de azıp sapmışlar sapıtmışlar.

Kaynak: Nefes III — 1 Kasım 2014 Sohbeti

Hazreti Hasan Efendimizle savaşmaya Muaviye kalkınca Hazreti Hasan Efendimiz Müslümanlar birbirlerini kırmasınlar, birbirlerinin kanında boğulmasınlar diye Muaviye’ye karşı halifelikten geri çekilir. Bu ifade nasıl açıklanmaktadır?

Hazreti Hasan Efendimizle savaşmaya Muaviye kalkınca Hazreti Hasan Efendimiz Müslümanlar birbirlerini kırmasınlar, birbirlerinin kanında boğulmasınlar diye Muaviyeye karşı halifelikten geri çekilir.

Kaynak: Nefes III — 1 Kasım 2014 Sohbeti

Hüseyin’le birlikte ölümü seçenler mi, yoksa Hüseyyin’i bırakıp Yezid karşısında susmayı tercih edenler mi yaşıyor?

Muhakkak ki Hüseyniler yaşaması gerekir. Kaç tane? Kaç tane? Hala diri olan hangisi? Muhakkak ki Hüseyni olanlar diri. Allah bizi onlardan eylesin.

Kaynak: Nefes III — 1 Kasım 2014 Sohbeti

Cüz’i iradeyi kabul edersek ne sorunlar çıkabilir?

Kelamcılar yüce tanrının dilediğini yaptığını söylerler. Bu sözlerden tanrı kafirin küfrünü, zalimin zulmünü diledi anlamı çıkar. Dilediğini yapar demek, küfrün de zulmün de onun dilediğiyle oluştuğunu söylemektir. Ebu el Hüseyin bin Abdullah bin Sina ile onun gibi düşünenler de "Tanrı varlığı kendi özünü gerektirir. Onun varlığı alemin varlığından ayrılır ancak alemde tepkisi bulunur.”, dediler. Oysa bu iki yargı arasında ateşle su gibi bir ayrılık vardır. İki inançta köksüzdür. Oysaki tanrının isteği, dileği alemin eğilime göredir. Allah bir varlığın eğilimi ne ise onu ister, onun eğilim göstermediğini istemez. Allah’ın eğilimi ile nesnenin eğilimi arasında bir uyum vardır. Allah daha iyi bilir. (Şeyh Bedreddin Varidat)

Kaynak: Nefes III — 5 Ocak 2013 Sohbeti

Varlık sahasına sudûr eden şeyleri algılayabilirmiyiz?

Biz varlık dairesine sudûr eden şeyleri algılama ve anlama kapasitemiz var. Varlık dairesine sudûr eden şeyleri, “şey” olarak özellikle söylüyorum “şey” çünkü, şeyleri algılar ve anlarız ve o algılama ve anlama derecemizde Allah’ı bilme noktamızdır Allah’ı tanıma noktamızdır ama bu bizim varlık sahasına sudûr eden objelerle alakalı, şeylerle alakalıdır. Eğer varlık sahasına sudûr etmediyse bir şey, biz onu bilemeyiz, onu bilmemiz mümkün değil, onu anlamamız mümkün değil, onu kavramamız mümkün değil. Zaten Cenâb-ı Hakk kendi zatıyla alakalı tefekkür yasağı, kendi zatıyla alakalı düşünemeyeceksiniz, dediği noktada burasıdır. Biz sadece sudûr edenleri tefekkür ederiz.

Kaynak: Nefes II — 26 Kasım 2016 Sohbeti

Mahlukatın şehadet mertebesinden önceki yokluklar neden izafidir?

Mahlukatın şehadet mertebesinden önceki yoklukları mutlak olmayıp ancak izafi bir yokluktur. Evet bu yaşadığımız alem Arabî düşüncesine göre şehadet alemidir. Ondan önce ruhlar alemi vardır, ondan önce geriye doğru gider ya, son şehadet alemidir, şehadet aleminden insan-ı kâmile geçer. Varlığa sudûr etmezden önce dört alem vardır onun dördü de metafiziktir, dördü de batınidir ama sudûr edip şehadet alemine dökülmeyen bir şey yok manası değildir. Henüz daha sudûr etmedi, henüz daha varlık sahasına inmedi, henüz daha varlık sahasında görülmedi. Görülmedi. Hani bunu zaman zaman şöyle düşünebilirsiniz: kafanızda bir şeyi resmedersiniz, resmettiğiniz şeyin renginden varıp göz renginden tutun rengine, tenine, şekline, şemaline kadar kafanızda hayalinizde vardır o ama henüz daha meydana çıkmamıştır. Bunu siz kendi kafanızdan, kendi beyninizde tanzim edersiniz. Ortada bir şey var mı? Yok. Ortada görünen bir şey var mı? Yok. Ama sizin kafanızda, sizin gönlünüzde, sizin beyninizde o var ama ortaya çıkmadı henüz daha. Ortaya çıkmadığı için siz ona yok diyebilir misiniz kendiniz? Diyemezsiniz. Sebep? O sizin için var çünkü. Bakın o sizin için var. Hatta prototipler hayal etseniz ve her prototipe elbise giydirseniz her prot,otiple diyalektik kursanız ve her prototiple konuşsanız ve her prototipin konuştuklarını siz kendi aklınıza yazsanız. Sizden başka bilen yok. Sizin için o prototipler var mı? Evet. Sizin için o prototipler konuştu mu? Evet. Siz o prototipleri kendi iç aleminizde konuşturdunuz mu? Evet. Bunu anlayabilecek olan, hayal dünyası geniş olanlardır. O yüzden sufiliği ancak hayal dünyası geniş olanlar anlayıp algılayabilir. Hayal edebilenler anlayıp algılar. Allah’ı tanıma ve bilme noktasında hayal edenler bir adım öndedir. Allah’ı tanıma ve bilme noktasında. Çünkü hayal insanı aynı zamanda hale taşır. Hal aynı zamanda insanı makama taşır. Makam aynı zamanda insanı hakikate taşır. Bir kimsenin hayali yoksa kendisi de yok hükmünde gibidir. Neden? Hayal kurabilen ancak iyi insandır, hayal kurabilen ancak o hayalinin peşine giden insan insan-ı kâmil olur.

Kaynak: Nefes II — 26 Kasım 2016 Sohbeti

Hâlk etmek ne demektir?

Onlara göre hâlk etmek demek varlıkların mahiyetini vücuda mukarrin yakın olan bitişen ulaşan kılmak ve vücuda mevcud libasını giydirmek demektir. Evet. Bizim için hâlk etmek demek, mevcutta var olana elbise giydirmek demektir. Sizin ruhlarınız var idi ona elbise giydirildi. Ruhlarınızdan öncesi de vardı. Onlara önce ruh elbisesi giydirildi ondan sonra varlık elbisesi giydirildi.

Kaynak: Nefes II — 26 Kasım 2016 Sohbeti

İzafi vücud nedir?

Şeyhe göre vücudda mümkin diye bir şey yoktur. İnşaud devair. İzafi vücud müstakil vücudu olmayan ve mutlak vücud ile Âdem arasında bir mertebedir. Bu bütün varlığa sudûr eden bütün her şeyin müstakil birer vücudu yoktur aslında ama mutlak vücud dediği Zat-ı İlahi’yle Âdem arasındaki geçiş perdeleridir. Zat-ı İlahi ile Âdem arasındaki geçiş perdeleridir. Perde. Bir yüzü ademe yani yokluğa bir yüzü de vücuda yani varlığa yöneliktir. Mutlak vücud bir iken izafi vücud çok çeşitlidir. Bu varlığın tamamı bir tarafı yokluğa bakar, gerçekte yoktur çünkü. Bir tarafı da Hakk’a bakar, mutlak varlığa bakar. Çünkü bu izafi vücud mutlak varlığa muhtaçtır. İzafi vücud mutlak varlığa muhtaç olduğundan hiçbir zaman bir yüzünü ondan çeviremez. Ona mecburi istikamet muhtaçtır. Çünkü kendisinin var görünmesi, kendisinin bu noktada, bu manada, sudûr etme noktasında var oluşunun hakikati mutlak vücuda, Allah’a muhtaçtır. Çünkü eğer Allah’la irtibatı kesildiği anda tamamiyetle yok olur. O yüzden tabiri caizse mutlak vücud, anne gibidir. Nasıl anne karnında rahmin içerisinde cenin annenin rahminin duvarına tutunaraktan içerde hayatını devam ettiriyorsa ve anne rahminin duvarına tutunamazsa bir boruyla oraya bağlanamazsa, nasıl kendisinin varoluşu devam etmeyecekse ve sonra erecekse ve bu noktada âdem elbisesi giymeden yokluğa gidecekse yeniden, işte bu var gördüğümüz bu alem de anne karnındaki cenin gibidir. Anne rahminde gibiyiz biz. Bütün varlık anne rahminde gibi ve bütün bu varlık, görünen, sudûr eden bu varlık bu manada manevi olarak bir hortumla ilahi varlığa, ilahi vücuda bağlı ve o vücuttan alıyor her şeyi. Bütün her şeyi de ona bağlı. Şimdi anne karnındaki çocuk sebepler dairesinde kime bağlı? Anneye bağlı. Anne bir şey yiyip içmemesi önemli değil bütün her şeyini anneden aldı mı? Evet. Çocuk bir şey yedimi içerde? Hayır. Bir lokma aldı mı? Hayır. Bir nefes aldı mı? Hayır. Herhangi bir vitamin aldı mı dışarıdan? Hayır. Nerde? Anne karnında yaşadı. Yaşıyor mu? Evet. Kalbi de atıyor mu içerde? Evet. E nefes almıyor, nefessiz onun kalbi atıyor mu içerde? Evet. Nefesi olmadığı halde kalp atışlarıyla damlarda kan dolaşıyor mu? Ev, Damarları bir tamam oluyor mu? Evet. Tamam olur olmaz kan dolaşmaya başlıyor mu? Evet. Daha başlangıçta anne rahminde, anne rahminde erkeğin spermi kadının yumurtasını çatlatıp içine girer girmez, içine girer girmez anında tık tık tık kalp gibi atmaya başladı mı? Evet. Ana rahminde ilk oluşan ne? Kalbi. Kalbi. İşte ilk sudûr eden varlık Cenâb-ı Hakk’ın kendi ruhundan ve nurundan sudûr ettirdiği Muhammed-i Mustafa’nın ruhaniyeti. O yüzden diyor ki “Ben peygamberliğin ve varlığın evveliyim”. O, varlığın evveli. Aynı şey, bu bildiğiniz varlık alemine sudûr etmiş olan bütün varlık Ona muhtaç.

Kaynak: Nefes II — 26 Kasım 2016 Sohbeti

İzafi vücudlar neden ilahi vücudun tecelli ettiği ayna mesabesindedir?

Bu izafi geçici olan bu vücudlar alemi mutlak vücudun zuhur mahalidir. Bu izafi geçici olan bu vücudlar alemi mutlak vücudun zuhur ettiği, tecelli ettiği ayna mesabesindedir. Bütün ilahi vücudun içerisinde var olan ilm-i ilahi o geçici vücudların üzerine tecelli eder.

Kaynak: Nefes II — 26 Kasım 2016 Sohbeti

İnsan kendisini Hakk’tan ayrı görmek ne anlama gelir?

İnsanın kendisini Hakk’tan ayrı görmesi kendisi için müstakil, bağımsız bir varlık telakki etmesi demek olur. Hakikatinde insan bizzat madum olduğundan böyle düşünmesi bir vehimdir.

Kaynak: Nefes II — 26 Kasım 2016 Sohbeti

Ateistlerin görüşüne nasıl cevap verilir?

Bu da ateistlere cevap oldu. Bu da hani doğa kendi kendine yaptı diyenlere cevap oldu. Bu kendi günündeki felsefecilere ve kendisinden sonraki felsefecilere cevap oldu. Diyor: sen kendi hayalinle zannettin ki -zandan ibaret- alem kendi başına buyruk ve kendi kendine oluşmuş bir gerçektir. Kendi kendine oluştu, bir akla tabi değil, bir ona sudûr ettiren bir yaratıcı yok, sen bu vehme düştün, bunu zannettin.

Kaynak: Nefes II — 26 Kasım 2016 Sohbeti

Üç beş tane vatan haininin eylemlerine teslim olmayalım mıdır?

Üç beş tane vatan haininin eylemlerine teslim olmayalım.

Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti

Mümin laik olamaz mı?

Evet, mümin laik olamaz, neden? Bir kimse bir inanca sahipse, bir inanca sahipse o inancını yaşamak ister yaşamak ister. Yani bir kimse bütün inançları kendisinde toplayamaz ki. Bütün inançlara eşit mesafede de duramaz. Ben bugün Hristyanların kilisesine gideyim yarın Yahudilerin havrasına gideyim ertesi gün Hinduların tapınağına gideyim ertesi gün de camiye gideyim, böyle bir inanç sergileyemez ki o kimse.

Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti

En laik Avrupa’daki ülke hangisidir?

En laik Avrupa’daki ülke Fransa, öyle değil mi? Müslümanların can emniyeti yok, Müslümanların mal emniyeti yok orda, Müslümanların din emniyeti de yok.

Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti

Türkiye’de Hristiyan ve Yahudi vatandaşlarının durumu nasıldır?

Bir Hristiyan’ın burnu kanıyor mu? Hayır. Bir Yahudi’nin burnu kanıyor mu? Hayır. Herhangi bir inanış sahibinin Türkiye’de burnu kanıyor mu? Hayır. Dikkat edin, bu ülkenin insanları Avrupa insanından bu konuda daha medeni. Daha medeni. Bursa’da bir sürü Yahudi var rahatsız olan var mı? Yok. Kuyumcusu var, iplikçisi var, tekstilcisi var, otomotivcisi var. Sen Yusuf olarak biliyorsun onu, Yasef adı. Var mı rahatsız olan? Yok.

Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti

Kimlik kartlarındaki ‘Dini’ ibaresi hakkındaki görüşünüzü nedir?

Metin, kimlik kartlarındaki ‘Dini’ ibaresinin herkesin serbestçe yazması veya yazmaması gerektiğini, bu konuda bir zorunluluk olmadığını, ancak bu ibareye imza atılması durumunda ortaya çıkacak sonuçlara razı olduğunu, bu ibarenin kan grubu gibi bir bilgi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ancak dini inanışını oraya yazmak zorunda olmaması gerektiğini savunan görüşler içerir.

Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti

Türkçede ‘w’ harfi kullanılmadığı?

Metin, Türkçede, Kürtçede, Arapçada, Farsçada, Zazacada ve diğer Orta Asya dillerinde ‘w’ harfi kullanılmadığını, bu harfin sadece İngilizce’de kullanıldığını, bu yüzden Kürtlerin ve diğer dillerin ‘w’ harfini kullanmaya çalıştığını, bu durumun İngiliz hainliğine işaret ettiğini savunan görüşler içerir.

Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti

Bu da neden oldu biliyor musunuz?

Sonradan bunlara fetvaya sormaya başladılar. Bu da neden oldu biliyor musunuz? Hani kraldan fazla kralcılar vardır ya ota, böceğe, börtüye, uçan kuşa fetva isterler ya, bu onlardan kaynaklandı. Adam suya da fetva isteyecek neredeyse. Bunlar onlardan kaynaklandı. Allah bizi affetsin.

Kaynak: Nefes II — 19 Mart 2016 Sohbeti

Alem bir vehimden ibarettir, onun gerçek bir varlığı yoktur bu ise Hâyâl ile kasd edilen şey midir?

Alem bir vehimden ibarettir, onun gerçek bir varlığı yoktur bu ise Hâyâl ile kasd edilen şeydir. Yani sen zannettin ki bu alem kendi başına buyruk, kendi kendine oluşmuş bir gerçektir. Mutlak gerçekten hariç bir varlıktır. Halbuki hiç de böyle değildir.

Kaynak: Nefes II — 5 Mart 2016 Sohbeti

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları