Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Dervişlik(341) — Sayfa 2/5
Efe ruhlu sufi ne yapar?
Efe ruhlu sufi, Dinini, vatanını, memleketini, insanını, akrabasını, evini barkını koruyup muhafaza etmek ve o uğurda feda edilmesi gerekeni feda etmektir.
Kaynak: 271. Dergah Sohbeti – Sufi Ahlakı, Kadın-Erkek Hakları, Fenafillah ve Efe Ruhlu
272. Dergah Sohbeti – Zulme Karşı Mücadele, Kader, İstihare-İstişare ve Dervişlik Yolu nedir?
Yolu: Zulme Karşı Mücadele — Müslümanın Sorumluluğu
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuştur: ‘Siz bir kötülüğü gördüğünüzde mümkünse elinizle, mümkün değilse dilinizle, o da mümkün değilse kalben buğz ederek önlemeye çalışınız.’ Zulüm Allah’ın istemediği bir şeydir. Allah kullarına zulmetmez ve kullarının zalim olmasını istemez. Zulmün her türlüsü — el ile, dil ile, kurum baskısı ile, sistem ile, fikir ile — kötülüktür.
Devlet Eli ile Zulmü Önleme
Ulema tarafından ‘elinizle’ ifadesi devlet eli ile zulmün önlenmesi olarak nitelendirilmiştir. İslam devletinin bulunduğu yerde devlet, zulmü ve zalimliği engellemekle mükelleftir. İslam memleketi olmayan yerlerde ise dârülharp imamı veya meclisi kurulur; bu meclis istişare ile karar alarak zulmü durdurmaya gayret eder.
Osmanlı’dan sonra Anadolu’ya yabancı güçler işgale kalkıştığında devlet eli ile durdurmayı beklemek ahmaklık olurdu. Her bölgede dârülharp emiri seçilerek bir meclis oluşturuldu ve bu zulüm durdurulmaya çalışıldı. İslam bu kapıyı açıp farz noktasında görmüştür.
Kenarda Oturmak İslam Değildir
Zulmü sabırla gitmesini beklemek zayıflığın alametidir. İslam hiçbir dönemde faaliyetsiz bir zaman geçirmemiştir, hiçbir yerde direnişsiz bir dönem yaşanmamıştır. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin evi bir mescit gibi, bir zikirhane gibi, bir tekke gibi, bir medrese gibi çalışırdı. Müslümanların evleri birer dershane, birer zikirhane, birer medrese gibiydi ve İslam öyle hâkim oldu.
İslam hukukuyla hükmedilmeyen yerlerde ‘mesaj açık, faaliyetler gizlidir’ prensibi geçerlidir. Ev sohbetleri, birebir tebliğ, hücresel faaliyetler ile karanlığı hayra çevirmek için mücadele edilir. Dünyada kötülük varsa ve o kötülükle mücadele edilmiyorsa Müslümanlar da sorumludur.
Kaynak: 272. Dergah Sohbeti – Zulme Karşı Mücadele, Kader, İstihare-İstişare ve Dervişli
Mustafa Özbağ Efendi’den Hatıralar — Dervişliğin Zorlukları nedir?
Bayındır’da, Ödemiş’te, Bursa’da her yerde ‘memnuniyetsizler grubu’ oluşmuştur; bu hayatın bir gerçeğidir. Dervişlik kolay değildir. İlk zamanlarda hanımın yemek yapmayı bırakıp gitmesi, paranın-pulun olmaması, bir kilo kuru fasulye ile yüz elli kişiye yemek çıkması — bunlar yaşanmış gerçeklerdir.
Şeyh Efendi geldiğinde küçük bir minibüs, ardından büyük otobüs, taksiler… Oturacak yer bile yokken herkes gelmiştir. Bir kilo kuru fasulye, bir kilo pirinçle yüz elli kişi doymuştur — Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ‘Gelene, gelenin konumuna göre davranmak’ sünnetini yaşayarak öğrenmişlerdir.
Kaynak: 272. Dergah Sohbeti – Zulme Karşı Mücadele, Kader, İstihare-İstişare ve Dervişli
Şeyhlik: Allah Her Şeyi Dostlarına Bildirmek Zorunda mı?
Ehl-i tasavvufun yıllar boyunca düştüğü en büyük hatalardan birisi şudur: ‘Biz hata yapsak rüyamızda hatamızı görürüz, bizi uyarırlar; bir şey olacaksa bize bildirirler, hem uyarırlar hem korunuruz.’ Şimdi bir kimse hem uyarılıyorsa, hem korunuyorsa, hem bildiriliyorsa hayat ne kadar güzel; imtihan nerede? Ben seni imtihan edeceğim diyorum, sonra cevapları veriyorum sana — bu nasıl imtihan?
Kaynak: 282. Dergah Sohbeti: Tasavvufun Hataları, Şeyhlik İddiası ve İcazet Meselesi
Sufi elbisesiyle aldatmanın neden yasaklanmaktadır?
Sufi Elbisesiyle Aldatmamak
O zaman sufi elbisesiyle ne kendini aldat ne başkasını aldat. Başına sarık takıp ne başkasını aldat ne kendini aldat. Sırtına haydari geçirip ne başkasını aldat ne kendini aldat. Tekkede iki sema edip ne başkasını aldat ne bizi aldat. İki ilahi söyleyip ne bizi aldat ne başkasını aldat. Aldatma!
Kaynak: 293. Dergah Sohbeti — Seyr-i Süluk’ta Davetçiler ve Nefisle Mücadele Yolu
Dergah adabı nedir?
Erkek derviş kardeşlerin bayan kardeşlerin faaliyetlerine müdahale etmesi dergah adabına uygun değildir. Bayan kardeşlere hiçbir erkek kardeşin müdahale etme hakkı yoktur. Allah rahmet eylesin, Şeyh Efendi’nin zamanından itibaren öğrendiğimiz edep budur: Şeyh Efendi bayanlara hiç kimseyi karıştırmazdı. Bayanlarla alakalı bir şey olacaksa oradaki bayan sorumlu vardır. Çok acil ve sıkıntılı bir şeyse ancak o bayan sorumluya mesele arz edilir, söylenir. Ama normalde bayan sorumlusu yoksa, acil bir şey değilse müdahale söz konusu olmaz. Her programda bir yetkili erkek arkadaş vardır, bir şey söylenecekse o söyleyecektir. Hiyerarşiye ve edebe uyulacak. İnternet üzerinden veya sosyal paylaşım sitelerinden de kimse kimseye dergah adına müdahale etmesin. Karşınızdaki kimsenin kimliğini bilmiyorsunuz, kim olduğunu bilmiyorsunuz.
Kaynak: 301. Dergah Sohbeti — Spor, Dergah Adabı, Takvanın Boyutları, Mü’min Sevgisi
302. Dergah Sohbeti — Dergah Hiyerarşisi, Hizmet Adabı, Koruyuculuk, Vesvese nedir?
Dergahımızda mevcut bir hiyerarşi sistemi vardır: nakiplik, nükabbalık, çavuşluk, post-nişinlik, imamlık. Bu hiyerarşi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin Medine döneminde kurmuş olduğu hiyerarşiden kaynaklanır. Hz. Peygamber yeni Müslüman olmuş kavimlere, köylere, topluluklara birer nakip atardı. O nakip oradaki Müslümanların dertlerine, çilesine, sıkıntısına, problemine, dini öğrenmesine, dinin yayılmasına bakardı. Aylık raporlarını nakib-i nükabba denilen üst sorumluya getirir, o da Hz. Peygamber’e iletirdi. Sufiler bu hiyerarşiyi kendilerine ölçü edinmişlerdir. On kişilik bir seriyyenin başına Hz. Peygamber birisini tayin ederdi. Hatta üç kişi yolculuğa çıkacaksa birisini imam seçerdi, iki kişi yolculuğa çıkacaksa bile birisi imam olurdu. Bu hiyerarşi böylece geliştirildi ve sufilerin içerisinde adab ve edep olarak konuldu. Mevlevilikte post-nişin üstaddır, bir kişidir. Bizde ise yaşlı, ihtiyar, dergahın adabını bilen kimseler post-nişin olarak oturur. Nakiplik veya nükabbalık ise bir bölgenin hizmetini yerine getiren kimseye verilir. Bir üstadın en az dört nükabbası, dört nakibi, çavuşları, zakirleri olur. Halife yetişirse dört halife olur. Hiyerarşideki Görevlilerin Adabı: Hizmet, Zulüm Değil. Nakip, nükabba, imam olan kardeşler, kardeşlerin babaları hükmünde davranırlar. Buradaki ölçü onlara hizmet etmektir: eksiklerini gidermek, sıkıntılarını çözmek, daha iyi bir standartta derviş olmalarını sağlamaktır. Onlara bağırmak, çağırmak, hakaret etmek, tuhaf yasaklar koymak, tuhaf davranışlarda bulunmak değildir vazifeleri. Bizde sistem gönüllülük esasına dayanır. Bir kimse mecbur değil semazene, mecbur değil ilahi söylemeye. Gönüllülük esasına gelen kardeşler oranın disiplinine ve hiyerarşisine de uyacak, ama bu hiyerarşi zulüm için kullanılmayacak. Kim zulmederse Allah o zulmedenden intikamını alır. Kimsenin zulmetmeye hakkı yoktur. Bir arkadaş genç semazen çocuklardan birisinin kolunu sıkmış, çocuğun kolu incinmiş. Çocuk çekintisinden kimseye bir şey dememiş, evine gitmiş ağlamış. İçim parçalandı. Uhud Savaşı’na katılan on iki-on üç yaşındaki çocuklar ne kadar kutsal ve mukaddesse, buralara gelen çocuklar da o kadar kutsal ve mukaddestir. O yüzden çavuş kardeşler, nakip-nükabba kardeşler, tekkede çalışanlar, hizmet edenler: yüzünüzü astığınız derviş kardeşiniz Allah’ın yüzüdür. Şuraya gelen birisine tepeden bakıyorsanız, kibirli davranıyorsanız kalbinizde merhamet ve şefkat yoktur, Allah sevgisi ve Resulullah sevgisi yoktur. Sufi Adabı: Güzel Ahlak, Himmet ve Hizmet. Sufilik güzel ahlaktır. Güzel ahlak, küçüğüne şefkatli ve merhametli davranmak, büyüğüne saygılı ve hürmetli davranmaktır. ‘Küçüklerine sevgi ve merhamet göstermeyen, büyüklerine saygılı davranmayan bizden değildir.’ (Tirmizi, Birr, 15; Ebu Davud, Edeb, 58) Veliyullahın ve sufilerin adabıdır himmetli olmak. Himmetli olmak, insanlara sevgiyle, saygıyla yardım etmektir; insanlara merhametle davranmaktır; insanlara el uzatmaktır. ‘Üstadım himmet et’ demek, ‘Bana muhabbet et, bana dua et, beni sev, bana şefkat ve merhamet göster, benim muhafazam için Allah’a yalvar’ demektir. ‘Ey Habibim, eğer sana gelecek olsalardı, af isteyen, af eden bir peygamber bulacaklardı.’ (Nisa, 4/64) Himmetli insan, etrafına sevgi, merhamet, şefkat, dua, muhabbet saçan insandır. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine ‘Kavmin efendisi kimdir?’ diye sordular. ‘Ümmetine hizmet eden kimsedir’ buyurdu. Hz. Ebu Bekir Efendimize de sordular, o da ‘Ümmetine hizmet eden kimse’ dedi. Nakip, nükabba, çavuş, imam — hepsi oradaki derviş kardeşlerine hizmet edendir. Koruyuculuk ve Kapsayıcılık. Erkekler, eşlerinizi ve çocuklarınızı korumak ve kollamakla yükümlüsünüz. Dövmek, çarpmak, sokağa atmakla değil; koruyup kollamakla. Yanınıza gelen herkesi koruyup kollayacaksınız. Hayatı böyle yaşayacaksınız. Koruyup kolladığınız size hata yapacak, siz ona yapmayacaksınız. Siz yedireceksiniz, o size aç bırakacak. Siz onun derdine koşacaksınız, o koşmayacak. Kadınlar da koruyucu ve kollayıcı olacaksınız. Eşlerinizi, çocuklarınızı, evlerinizi, namusunuzu, şerefinizi koruyup kollayacaksınız. Evli olan her an eşi başındaymış gibi davranacak, evli olmayan genç kız her an babası yanındaymış gibi davranacak. Koruyucu olun, kapsayıcı olun, muhafaza edin, hizmet edin etrafınıza. Cinler Hakkında Boş Muhabbetlerden Uzak Durmak. Cinler hakkında etrafta insanlar boş boş konuşuyorlar, bilmeden, görmeden, duymadan. Bu tip muhabbetlere pek girmeyiniz. Bir tane hadis-i şerif bulamazsınız ‘Cinler bir adamı filanca yere götürüp katlettirdi’ diye. Eğer olsaydı Osmanlı hukukunda olurdu, hiçbir fetva kitabında yoktur. Almışlar millete bunları, bunların üzerinden bir sürü senaryo çizerek korku senaryosu çiziyorlar. Ondan sonra o kimse bunu biliyor zannediyor, gidip ona muska yaptırıyor. ‘İran safranından yazıyoruz’ diyor, milyarlar alıyor. Kanmayın bunlara. Bu tür muhabbetlere girmeyin, oturup cinler hakkında konuşanların arasında durmayın. Abdest ve Vesvese Meselesi. Tuvalette üstüne idrar sıçradığını hissediyorsan biraz su serp ve geç. Erkeklerde fazla olur, kadınlarda da olur. Küçük abdest yaptığın yere su serpmek hadiste sabittir. Bu vesveseyi önlemek içindir. (Nesai, Taharet, 28; İbn Mace, Taharet, 26) Vesvese ile hayat yaşanmaz. Din bu değil. Allah bizi affetsin.
Kaynak: 302. Dergah Sohbeti — Dergah Hiyerarşisi, Hizmet Adabı, Koruyuculuk, Vesvese
Durağan sufilik kokar nedir?
İslam devamlı ilerlemeye, sufilik devamlı yenilenmeye muhtaçtır. O yenilenme döngüsüne sahip olamayan sufi anlayışı, duran su gibi kokmaya mahkumdur. Suyun kokusu ve rengi su hükmünde olacak. Eğer kokusu su kokusunun haricinde ise, rengi su renginden kaçtıysa, o sudan abdest dahi alınamaz. Siz dünkü sufi anlayışında duruyorsanız, kokuyorsunuz. Yeni argümanlar, yeni düsturlar, yeni ölçüler, yeni adımlar atmak zorundasınız.
Kaynak: 310. Dergah Sohbeti — Yaratılışın Gayesi, Hediyeleşme Adabı ve İstihare
Şeyh dediğin kimse dervişlerden para toplamalı mı?
Şeyh dediğin kimse dervişlerden para toplamalı, şeyh dediğin kimse dervişleri ütmeli diye bir zihniyet var insanlarda. Eğer bir Şeyh Efendi bundan uzak durursa bu sefer başka dedikodular başlar: Nereden geliyor? Parayı nereden buldu? Fısıldaşırlar, dolaşırlar dervişlerin arasında.
Kaynak: 311. Dergah Sohbeti — Vesvese, Tövbenin Tövbesi ve Sufi Adabı
Seyahat ne anlama gelir ve Sufi adabında nasıl bir rol oynar?
Yahya ibn Cellâ şöyle demiştir: ‘Seyahat ediniz. Çünkü su seyahat edince güzelleşir; durursa bozulur ve sarılaşır.’ Bütün sufilerin ortak bir adabıdır seyahat. Üstadımız rahmetullahi aleyh, riyazatı, çile çekmeyi ve itikafa girmeyi seyahate bağladı. ‘Bu zamanın çilesi seyahattir’ buyururdu. Dergâh Silsilesinde Seyahat Geleneği. Dergâhımızın kurucusu Hacı Bekir Baba hazretleri, Mahmud-ı Hüdâyî dergâhında yetişmiş ve şeyhi onu seyahatle emretmiştir. ‘Yedirirlerse yiyeceğim, yatırırlarsa yatacağım, bindirirlerse bineceğim’ diyerek yedi yıl seyahat etmiştir. Yedinci yıl Mısır’da Abdurrahim Neşâbî ve Abdurrahim Tantâvî’den icazet alıp İstanbul’a dönmüştür. Ardından Hacı Ali Aydar Efendi, Hacı Mustafa Efendi ve Nevşehirli Hacı Abdullah Efendi hazretleri de hep seyahat ehli olmuşlardır. Şeyh Efendi hazretleri de sağlığı elverdiği müddetçe son dönemine kadar seyahatlerine devam etmiştir. Bizim yolumuzun adabıdır, erkânıdır, ölçüsüdür seyahat.
Kaynak: 316. Dergah Sohbeti: Hal mi İstikamet mi, Sufi Vaktin Çocuğudur ve Kendini Yenil
Dergah imamlığı nedir?
Dergahların hepsinde bir imam bulunur. Dergah imamı, üstadın bulunmadığı yerde üstadı temsil eder. Vazifeleri şunlardır: Aralarında husumet olan derviş kardeşlerin problemlerini çözmek, dergahta eksik ve aksak giden şeyleri rapor etmek, kardeşlerin maddi-manevi sıkıntılarını çözümlemek, çözülemiyorsa üstada götürmektir.
Kaynak: 344. Dergah Sohbeti — Kalbin Mühürlenmesi, Zikrullah Adabı, Rüya Haktır ve Karde
Ders taahhüdü ve geri dönüş nedir?
Ders almış bir dervişin derslerini çekmemesi, yarım çekmesi veya bırakması gibi bir durum olabilir mi? Olabilir. Ders almak bir şeyi taahhüt etmektir. O kimse taahhüt ettiği şeyi yerine getirmezse, akdi ve fasıkane hareket etmiş olur. Günahı kebaireden sayılır. Ama insan hayatı yaşanıyor. Bu cemaata devam etmenin herhangi bir şartı var mıdır? Hiçbir şart yoktur.
Kaynak: 348. Dergah Sohbeti — İç Ahlak, Sevgide Acı Yoktur ve Soru-Cevap
Sen avlanınca ne demeli?
Sen avlanınca de ki: "Ya Rabbi, muhakkak ben bir yerde senin dostunun gönlünü incitmişimdir. Muhakkak ben bir yerde bir dervişin kalbini kırmışımdır. Muhakkak ben dergahtaki büyük ağabeylerimden birisini incitmişimdir. O benden önce dergaha gelmiş, benden çok fazla zikri var, o benden önce üstadın elini tutmuş, muhakkak benden faziletlidir. Ben edep ile mi baktım, kendi gözle mi baktım?"
Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti
Dervişlik edepti nedir?
Dergahın kapısı önünde on iki-on beş yaşında genç kızların dolaşması, çocukların başıboş gezmesi, yetişkin insanların havai bir şekilde oturup kahkaha atması, sigara içmesi, gruplaşması tasavvuf adabı ve erkanının içerisine konacak bir şey değildir. Bu sufi disiplini değildir.
Kaynak: 363. Dergah Sohbeti — Çocuk Eğitimi, Dervişlik Edebi, Siyaset ve Kalp Temizliği
371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep konusunu ele alıyor mu?
Derviş: Derviş ve Şeyh Profili: Önyargılardan Kurtulmak
Hayatınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı amellerle besleyin. O isterse kışı yaz eder, isterse yazı kış eder. Cenab-ı Hakk her şeye kadirdir. Biz ise bu ilahi hikmeti tefekkür etmekle mükellefiz.
İnsanların kendi kafasında kurguladığı bir derviş profili vardır. Kafamızdaki dervyş profili ya okuduğumuz eski kitaplardan ya da gördüğümüz, kendimizce resmettiğimiz bir tahayyülden ibarettir. Eğer bizim kafamızın uydurduğu o profile uyuyorsa onu derviş olarak görürüz; uymuyorsa onun dervişliğini sorgularız. Aynı şekilde şeyhlere de bakış açımız böyledir.
Şeyh adam takım elbise giymez dersiniz mesela. Şeyh adam cübbeyle, sarıkla dolaşır. Şeyh adamın kapısı öyle açık olmaz. Şeyh adamla öyle pahalı küldür herkes istediği gibi konuşamaz. Şeyh adamla konuşurken herkesin belli bir düzende olması gerekir dersiniz. Bunların hepsi bizim kafamızda oturmuş, yerleşmiş profillerdir. O oturmuş yerleşmiş profil uymazsa karşımızdaki kimseye, biz ona deriz ki "ondan şeyh olmaz", "bundan derviş olmaz".
Ve bu arada bir hatasını görürüz, o hatasını gördükten sonra direkt imanıyla uğraşırız. "Müslüman böyle olmaz" deriz. Allah muhafaza eylesin. Bunların hepsi insanların kendi kurguladıkları, kendince yaptıkları şeylerdir.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Derviş profili ne demektir?
İnsanların kendi kafasında kurguladığı bir derviş profili vardır. Kafamızdaki derviş profili ya okuduğumuz eski kitaplardan ya da gördüğümüz, kendimizce resmettiğimiz bir tahayyülden ibarettir. Eğer bizim kafamızın uydurduğu o profile uyuyorsa onu derviş olarak görürüz; uymuyorsa onun dervişliğini sorgularız. Aynı şekilde şeyhlere de bakış açımız böyledir.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Derviş profiline uymayan bir kişiye ne denir?
O oturmuş yerleşmiş profil uymazsa karşımızdaki kimseye, biz ona deriz ki "ondan şeyh olmaz", "bundan derviş olmaz".
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Küpe takmanın İslam’da yasak olup olmaması hakkında ne söylendi?
Erkeklerin küpe takmasını yasaklayan herhangi bir nas yoktur. Herhangi bir hadis-i şerif yoktur. İmamların bu noktada bir fetvası da yoktur. Sahabenin içinde de küpeli olanlar vardır, bilhassa köleler. Önceden küpe kölelere takılırmış ve köleler küpe takarlarmış ki onların köle oldukları belli olsun.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri küpe takmasının nedeni nedir?
Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri kendince "Ben Allah ve Resulünün kölesiyim" diye küpe takmıştır. Sahabe de "Ben Allah ve Resulünün kölesiyim" diye küpe takıyordu.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Dervişlikte farklılık ne anlama gelir?
Farklılık ayrılık değildir, zenginliktir. Ben zenginlik olarak görüyorum. Asla da şöyle düşünmüyorum: bu arkadaşları belli bir tipe, belli bir şekle, belli bir şemale sokayım. Böyle bir derdimiz olmamalı.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Derviş kardeşinin imtihan edilmesiyle ilgili ne söylendi?
Bir derviş kardeş başka bir kardeşi kendi nefsiyle imtihan eder diye düşünmek doğru değildir. İmtihan eden Allah’tır. Biz hepimiz Kur’an ve Sünnet’in icma-i ümmet yolundan gitmekle mükellefiz. Hepimiz hata kusur işleyebiliriz.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
İmtihan edilmesiyle ilgili Kur’an ve Sünnet’in rolü nedir?
Cenab-ı Hak buyuruyor ki annelerimiz de, babalarımız da, eşlerimiz de, çocuklarımız da, mallarımız da, canlarımız da, kardeşlerimiz de, etrafımız da her şeyimiz imtihan sebebidir. Bu noktada bize düşen vazife Kur’an ve Sünnet dairesinde kalmaktır.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Dervişlikteki imtihan ölçüsü nedir?
Bize ölçü Kur’an, Sünnet, icma-i ümmet ve tasavvufi manada eski sufilerin yoludur. Ben Mevleviliğe bakacaksam Hz. Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretlerine bakarım. Sonra onun yolunda yürüyen Mevleviler oluşmuş, kendilerince kurallar manzumesi oluşturmuşlar. Onları reddetmek değil derdim, ama ben birinci derecede işin kaynağına bakarım.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Sohbet sonlarında adabın nasıl olması gerekir?
Sohbet sonlarında dersten sonra genelde sıralama şöyledir: Birincisi dışarıdan gelenler, Bursa dışı ders hakkında bilgi almak isteyenler gelir. İkincisi dışarıdan gelen zakir kardeşlerin, oradaki sorumlu kardeşlerin, hizmet eden kardeşlerin bir problemi varsa onu halletme. Üçüncüsü gelecek durumla alakalı bir mesele varsa istişare etme. Bunların ardından eğer zaman kalırsa kardeşlerin özel problemleriyle ilgileniyoruz.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Bursa’da sohbet sonlarında adabın nasıl olması gerekir?
Bu işin adabı erkanı budur. Bu yeni de değil, Bursa’da yaklaşık 24 yıldan beri devam ede gelen bir usuldür.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Suriye meselesinin Mehdi hadisleriyle ilişkisi nedir?
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuştur: "Sizlere benden sonra vuku bulacak fitnelerden sakınmanızı tavsiye ederim. Medine’den çıkacak, Mekke’den çıkacak, Yemen’den çıkacak, Şam’dan çıkacak, Şark’tan çıkacak, Garp’tan çıkacak fitneler olacaktır. Bir fitne de Şam’ın merkezinden zuhur edecektir ki işte bu Süfyaninin fitnesidir." Suriye’de yaşanan savaşın Mehdi aleyhisselam’ın zuhuruna işaret edip etmediği konusunda hadisler vardır. Ama o savaşın bu savaş mı olup olmayacağını bilmemiz mümkün değildir. Tarih boyunca bu hadisleri yorumlayan insanlar kendi dönemlerine, kendi zaviyelerine bakarak analizler yapmışlardır. Bizim de bu noktadaki analizimiz aynıdır; yanılma payı herkes için vardır.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
İslam dünyasının bölünmüşlüğü ve çözüm yolu nedir?
İslam dünyası öyle bir noktaya gelmiştir ki değişik devletlere bölünmüş, parçalanmıştır. O devletlerin içindeki Müslümanlar da değişik cemaatlere, tarikatlara, değişik oluşumlara bölünmüş parçalanmıştır. Bu kaostan çıkmanın yolu ancak ilimle ve kılıçla mümkündür. İlim ile kılıç birleştiği an bu kaostan kurtulmak mümkündür; birleşmezse mümkün değildir.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Demokrasi, insan hakları ve özgürlük kavramları İslam’da nasıl değerlendirilmelidir?
Bazı İslam alimleri demokrasi, insan hakları, özgürlük gibi kavramları savunuyorlar. Bunu bir siyasetçi söyleyebilir, siyasetçi siyaset yapıyordur. Ama bunu bir din adamı yapamaz. Yapıyorsa o da siyasetçidir. O zaman ona "alimsin, din adamısın" denemez.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Hz. Ali ve Muaviye meselesi nedir?
Aşere-i Mübeşşere’den geriye üç kişi kalmıştı. Hz. Ali radıyallahu anh Hazretlerine biat ettiler. Onun biatını Muaviye kabul etmedi. Muaviye biat etmeyince kılıç girdi işin içerisine. Hanefiler şöyle demişlerdir: Bir kimse kılıç zoruyla halifeliği alsa haklıdır. Ama o kimse kılıç zoruyla alamazsa kendisi küfür hükmüne düşer, askerleriyle beraber. Çünkü mevcut halifeye karşı çıktıkları için. Hz. Ali Efendimize ümmet hilafeti vermiş, Muaviye de kalkıp onun hilafetine karşı gelmiştir. Hangi din alimi Muaviye tarafında ölenlere şehit diyebilir?
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
28 Şubat Darbesi’nin etkisi nedir?
28 Şubat’ı yaşadık, gördük. Bizim dergaha baskın oldu mu? Oldu. Bizi götürdüler mi? Götürdüler. Şeyh Efendiyi götürdüler mi? Götürdüler. Kardeşlere polis arabası gönderip, polis gönderip onların derslerini iptal ettirdiler mi? Ettirdiler. Onlar da ürktüler, korktular, iptal ettiler.
28 Şubat’ta Selefilerden içeri atılan var mı? Yok. Sorgulanan var mı? Yok. Yere baskın uğrayan var mı? Yok. 28 Şubat’ta bazı kesimlerin evlerine, yurtlarına, okullarına baskın var mı? Yok. Baktığınız zaman 28 Şubat’ta kimlerin ortaklaşa olduğu meydana çıkar.
28 Şubat’ta kale arkasında saklananlardan Allah intikam alıyor şimdi. 28 Şubat’tan beri de bu fakir bağırıyor: "28 Şubat’ta bizi orta yerde bırakanlar, Allah sizden intikamımızı alacak." 28 Şubat’ta dağılıp tuz gibi dağılanlar, bizi arkamızdan vuranlar, yanımızdan vuranlar… Allah hesabını görecektir.
Ama biz Kur’an ve Sünnet’i tebliğ edeceğiz, yaşamaya da yaşayabildiğimiz yere kadar devam edeceğiz. Uluslararası tezgahlara düşmemeye gayret edeceğiz. Bile bile, göz göre göre birbirimizi satmayacağız.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Edebin tanımı nedir?
Terbiye, büyüklerle güzel sohbet etmektir. Her şeyin bir hizmetçisi vardır; dinin hizmetçisi de edeptir. Edep, hür olanların süsüdür. Edep; büyüklerle güzel sohbet, onların sözlerini kabul etmek, büyüklerin terbiyesine ve ahlakına uymak, onlara saygı göstermek, yaşıtlara ve arkadaşlara güzel ahlak ile muamele etmektir.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Sufilerin edebe ne kadar riayet ettiğini söylüyor mu?
Sufiler edebe çok riayet ederler. Bu noktada edep birinci derecede o kimsenin bile bile haram işlememesidir. Biz hangi halde, hangi noktada olursak olalım göz göre göre bile bile haram işlemiş olmayacağız. Bu ehli şeriatın edebidir.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Edebin mertebeleri nelerdir?
Birinci derece: Günah-ı kebirelerden uzak durmak
İkinci derece: Şüpheli şeylerden kaçınmak
Üçüncü derece: Üstadının hâliyle hâllenmek, tartışmamak, atışmamak, kavga etmemek
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Üstad-Mürid ilişkisinde edep ve istişare nedir?
Gerçek manada sufi üstadıyla çekişmez. Gerçek manada sufi üstadıyla uyum içerisinde olur. Uyum içerisinde olmak demek ona fikrini söylememek demek değildir. Eğer fikri soruluyorsa fikrini açıklayacaktır. Ama illa ki "benim fikrim olacak" diye çekişmesi söz konusu olmaz.
İstişare etmek Sünnet-i Resulullah’a uymaktır. Cenab-ı Hak Hz. Peygamber’e "Sen istişare et, istişareden sonra da o istişareye tabi ol" diye emretmiştir. O halde istişare etmek ve istişareden çıkan karara tabi olmak herkes için vacip hükmündedir.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Gıybet ve helallaşma nedir?
Bir kimse bir başkasının gıybetini ettiyse, gıybet ettiği kimseyle gidip helallaşacaktır. Hatta gidecek yüzüne diyecek ki: "Hakkını helal et, ben senin için böyle demiştim."
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Kur’an ve Sünnet dışına çıkan fiiller hakkında konuşmak gıybet mi sayılır?
Ancak bir kimsenin Kur’an ve Sünnet dışına çıkan fiilleri hakkında konuşmak gıybet sayılmaz. Mesela birisi peygamberlik ilan etmişse onun hakkında "Bu sahtekarın tekidir" demek gıybete girmez. Çünkü Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: "Benden sonra 33 yalancı peygamber çıkacaktır." Yine hadis-i şerifte sabittir: "Benden sonra ne bir resul ne bir nebi gelmeyecektir."
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Zühd nedir?
Zühd, dünya sevgisinden uzaklaşmaktır. Bize dünya sevgisi değil, dünya haram kılındı. Dünya sevgisi hataların başıdır. Dünyayı gönlünden insan nasıl çıkarır? Sevmemekle çıkarır. Hayırlı işleri yapa yapa bu gerçekleşir.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Maddi ve manevi ilimler dengesi nedir?
Herkes maddi ilimlerle uğraşmış olsa manevi ilimlerle uğraşan kalmaz. Herkes manevi ilimlerle uğraşmış olsa dünyayı mamur edecek insan kalmaz. Birinci derecede insanın sorumlu olduğu şey Allah’ı tanıması ve bilmesidir. Cenab-ı Hak sadece maddi ilimlerle uğraşan kimseleri zem eder.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
İnsanın sorumluluğu nedir?
Birinci derecede insanın sorumlu olduğu şey Allah’ı tanıması ve bilmesidir. Cenab-ı Hak sadece maddi ilimlerle uğraşan kimseleri zem eder.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Hastane ve öğretmenin varlığı nedir?
Bir şehirde hastane yoksa hastane olması farz olur. Öğretmen yoksa öğretmen olması farz olur. İnsanı muhafaza etmek ve korumak farzsa tıp ilmiyle uğraşmak da farz olur. Ama bir kimse tıp ilmiyle uğraşacağım diye Kur’an ve Sünnet’i terk edecek diye bir kaide yoktur. Her insan kendi ihtisasında yükselebildiği yere kadar yükselecek, ama aynı zamanda Kur’an ve Sünnet dairesinde yaşama ve yaşatma mücadelesi de verecektir.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Derviş ve şeyh profillerindeki önyargılar nelerdir?
Bu sohbette derviş ve şeyh profillerindeki önyargılar, İslam dünyasının bölünmüşlüğü, ilim ve kılıç meselesi, 28 Şubat tecrübesi, edep ve derg, gıybet-helallaşma ve zühd konuları ele alınmıştır.
Kaynak: 371. Dergâh Sohbeti — Derviş Profili ve Önyargılar, Ümmetin Hâli ve Edep
Ticaret yapmanın fazileti nedir?
Ticaret yapan kimse daha özgürdür. Bir dükkân çalıştıran, yanında insan çalıştıran daha özgürdür, daha iyi yürür. Ben isterim ki bütün sufi kardeşler böyle olsun. Tayyip Erdoğan’ın bir sözü var: ‘Para ile yatırım yapmak kolay, önemli olan para vermeden yapmak.’ Harika bir söz.
Kaynak: 404. Dergâh Sohbeti — Kalbin Tercümanı Dil, Deccaliyet ve Kölelik Sistemi
Şeyh Efendi ile Hatıra: Sahte Cezbeye Müdahale nedir?
Bir keresinde zikrullah esnasında tuhaf hareketler yapan bir kimse vardı. Hac Ali abi halakanın içerisinde alnına parmağını koyup okudu. Sonra Şeyh Efendi beni orta yere attı; aynı adam yine aynı hareketleri yapmaya başlayınca arkadaşlara işaret ettim, koltuğundan alıp en arkaya attılar. Zikrullah bitince o zakirlerden biri adamı Şeyh Efendi’yle görüştürmek istedi. Şeyh Efendi ilk seferinde duymazlıktan geldi, ikinci kez söylenince “Senin şeyhin kim?” dedi. “Ali Baba” cevabını alınca döndü: “Oğlum bunun şeyhi Ali Baba’ymış, bana ne diye getirdin?” Ortalık buz gibi oldu.
Kaynak: 448. Dergah Sohbeti – Talak Hukuku, Hakiki Cezbe ve Rabıta
Yoz Kimdir?
Yoz güreş tutmaz. Bir türlü yüz tutmuyor. Yoz develer vardır, salıversın çayıra, fotoğraf çektirir, öyle bakar, kuyruk döver ama yanındakine saldırayım demez. Horozun da yozu vardır: karşıdaki horoz bir kanatlarını diker, bir gözünü diker, bu "yandım Allah" der gider. Dervişin de yozu vardır, adamın da yozu, kadının da yozu. Bir sıkıntıda kadın evi terk edip gidiyorsa yozdur. Bir daha kapıdan içeri alma. Bir adam sıkıntıyı gördüğünde çekip gidiyorsa yozdur, ondan adam olmaz. Bir derviş sıkıntıyı gördüğünde çekip gidiyorsa yozdur, ondan hiçbir şey olmaz. Bir kadın, namusuna, şerefine, haysiyetine bir şey gelmediği müddetçe zınk diye eve yapışır; evin direğidir o. Bir adam evini korur, hanımını korur, çoluğunu çocuğunu korur, muhafaza eder. Karısına demez "hadi sen ananın evine git". Hz. Peygamber (s.a.v.) dama çıktı, kimseyi göndermedi, kovmadı evden. Derviş yoz olmaz, mücadele eder. Ne yapılması gerekiyorsa yapar, oturur orada, durur orada. "Bugün hava çok soğukmuş", "çok uykusuz kalmışım", "bugün gitmesem de olur"… Bunların hepsi yozluk.
Kaynak: 484. Dergâh Sohbeti — Türkiye’nin Kıskacı, Dârülharp Meselesi, Yoz Derviş Olmaz
Orada görüştüğümüz şeyh efendilerin, görevlilerin hepsinden bütün kardeşlere selamlar mı?
Marifetname: Bosna-Karadağ Gezisi ve Genç Dervişlerin Örnek Davranışları
Malum Bosna-Karadağ programı vardı. Orada görüştüğümüz şeyh efendilerin, görevlilerin hepsinden bütün kardeşlere selamlar. Cenâb-ı Hak tekrar tekrar hayırlı hizmetlerde buluşmayı nasip eylesin inşallah.
Semazen kardeşlerimiz genç olmalarına rağmen yaşlarından fazla edep, âdâb, terbiye, hal ve hareket gösterdiler. Otelde, lokantada, yolda, arabada; hem Ali’den, hem Yunus’tan, hem de Cafer’den tam not aldılar. Ben bulunduğum beraber olduğum süre zarfında tespit ettim: gerçekten büyüklere örnek olacak hal ve hareketleri var.
Hiçbirisini ütüsüz, hiçbirisini dağınık görmedim. Gece elbisesiyle otelin lobisine inerken hiç görmedim. Gece saat on ikiye, bire, ikiye kadar laf eğleyip kahkayla güldüklerini görmedim. Bu gezinin gençler olarak en güzel tablosu bunlar. Bütün herkes örnek alsın. Öyle ‘ben eski dervişim, ben uçuyorum ben kaçıyorum’ diye değil; önce edep, önce edep, önce edep.
Şeyhimin bana bir sözü vardı: ‘Oğlum, çoban koyunu parasız güder, paralı güder. Dışarı çıktığında dikkat edeceksin: yemene, içmene, kılık kıyafetine, yürümene, gülmene, bakmana, gezmene, tozmana dikkat edeceksin’ derdi.
Kaynak: 499. Dergâh Sohbeti — Genç Dervişlerin Edebi, Din Tebliğinde Kolaylaştırma ve Ma
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri veli bir zat mıdır?
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri veli bir zattır. Marifetname de kendi zamanında, kendi ölçütünde okunabilecek bir kitaptır. Ama kardeşlere tavsiye etmeyiz. Kendi zamanında kendince her şey doğrudur; ama insanların dini terbiyeleri, dini eğitimleri, yaşadıkları çağ ve ortam farklıdır. Eski ilmin âdâb ve erkânı değişir. Ben çok katılmıyorum bazen insanların onu çok methederek okumalarına. Veliye söylenecek sözüm yok ama eserle alakalı bu zaman için sıkıntı vardır.
Kaynak: 499. Dergâh Sohbeti — Genç Dervişlerin Edebi, Din Tebliğinde Kolaylaştırma ve Ma
Dervişlere iş yaptırır mısınız, dervişlerden alışveriş yapar mısınız diye soruldu mu?
Dervişlere iş yaptırır mısınız, dervişlerden alışveriş yapar mısınız diye soruldu. İş de yaptırırım, alışveriş de yaparım ama genel olarak dervişlerden mal almamaya gayret ederim; büyük ticaretle alakalı. Dervişlerden mal alırken pazarlık yapmam. Kaç para? Beş lira. Verin beş lirasını. Bir iş yaptırsam da pazarlık yapmam. Bu benim konumumla alakalı; bir dervişin benimle karşı karşıya kalıp pazarlık yapması zor. Edeb eder, adam pazarlık yapmaz benimle. Benle pazarlık yapmayınca da benim pazarlığa tutuşmam doğru değil. Derviş kardeşler de birbirleriyle olan işlerinde, ticaretlerinde, ilişkilerinde titiz davransınlar; kılı kırk yarsınlar.
Kaynak: 525. Dergâh Sohbeti — Eşe Saygı, Oruç Hükümleri ve Dervişlik Ahlâkı
608. Dergâh Sohbeti – Subliminal Mesajlar, Türkiye’nin Kuşatması ve Gerçek Dervişlik konusunu ele alıyor mu?
Bu sohbetimizde akıllı telefon ve sosyal medya bağımlılığı, müzik-reklam-filmlerdeki sublimyinal mesajlar, Türkiye’nin çok yönlü kuşatması, "şeyhim dese atlarım" sözlerinin eleştirisi, sahih rüya kavramı ve Niyâzî Mısrî hazretlerinin celâlî vasfı gibi geniş bir yelpazede konuşuyoruz.
Kaynak: 608. Dergâh Sohbeti – Subliminal Mesajlar, Türkiye’nin Kuşatması ve Gerçek Dervi
Subliminal mesajlar nerede bulunur?
Son on beş yılın müziklerinin hepsinde arkasında gizli sesler var, gizli komutlar var, gizli yönlendirmeler var. Filmlerde de, reklamlarda da öyle. Sen bir tavuk reklamı seyrettiğini düşünüyorsun; o o kadar masum değil. Bir rap müzik dinliyorsun; o müziğin notalarında, ritminde, sözlerinde gizemli şeytanî ifadeler var.
Kaynak: 608. Dergâh Sohbeti – Subliminal Mesajlar, Türkiye’nin Kuşatması ve Gerçek Dervi
Türkiye’nin çok yönlü kuşatması nedir?
Bu kuşatma seçimlerden sonra başlamış değil; ta NATO ile ittifak edildiğinden itibaren başlıyor. Türkiye sadece ekonomik kuşatma altında değil: siyasî, askerî ve kültürel-ahlâkî kuşatma altında. Hem içeriden hem dışarıdan.
Kaynak: 608. Dergâh Sohbeti – Subliminal Mesajlar, Türkiye’nin Kuşatması ve Gerçek Dervi
Askerî boyutta Türkiye’nin ne tür bir kuşatma yaşıyor?
Altıncı Filo’nun Akdeniz’de ne işi var? İngiltere 135 savaş uçağını Kıbrıs’a neden getiriyor? Fransa, İtalya, Rusya, Çin — Doğu Akdeniz’de ne işleri var? Türkiye S-400 alarak bombalama gücünü engellemek istiyor; onlar buna izin vermek istemiyor. "Her daim seni bombalayabilmeliyim" diyorlar.
Kaynak: 608. Dergâh Sohbeti – Subliminal Mesajlar, Türkiye’nin Kuşatması ve Gerçek Dervi
"Şeyhim Dese Atlarım" sözlerinin eleştirisi nedir?
"Benim şeyhim binaya kafa atsa yıkar", "Kılıcı elime verse önüme geleni doğrarım", "Uçaktan atla dese atlarım" — bunların hepsi bidât ve boş sözdür. Sürüye kurt getiren sözlerdir. İnsanların tasavvufla, sûfîlikle alay ettirici sözlerdir.
Kaynak: 608. Dergâh Sohbeti – Subliminal Mesajlar, Türkiye’nin Kuşatması ve Gerçek Dervi
Gerçek dervişlik nedir?
Dervişlik ince ince sanattır. Uçaktan atlamak değildir sûfîlik; itaat etmektir, hedefe koşmaktır, verilen işi harfîyen yerine getirmektir. Her ne pahasına olursa olsun koşarsın hedefe.
Kaynak: 608. Dergâh Sohbeti – Subliminal Mesajlar, Türkiye’nin Kuşatması ve Gerçek Dervi
Sahih rüya kavramı nedir?
Rüya, peygamberliğin kırk altı cüzünden bir cüzdür. Sahih rüyalara tâbi oluruz; mübeşşirât kapısıdır, hadis-i şerifle sabittir. Kim sahih rüyayı inkâr ederse tecdîd-i îman, tecdîd-i nikâh gereklidir.
Kaynak: 608. Dergâh Sohbeti – Subliminal Mesajlar, Türkiye’nin Kuşatması ve Gerçek Dervi
Devlet kadrolarına cemaat yerleştirme tehlikesi nedir?
Zamanında devlet kadrolarına bir cemaate yer açtılar; şimdi başka cemaatlere yer açıyorlar. Ne kadar önemli bir tespit! Sıkıntı budur. O yüzden diyorum: Yapın dosdoğru bir sınav. Sınavda başarılı olan gitsin, nereye atanacaksa atansın. Yoksa adaletsizlikler, şahıs kayırmacılıklar bitmeyecek.
Kaynak: 608. Dergâh Sohbeti – Subliminal Mesajlar, Türkiye’nin Kuşatması ve Gerçek Dervi
Niyâzî Mısrî hazretlerinin celâlî vasfı nedir?
Niyâzî Mısrî’nin divanı hakkında hiç olumsuz düşünmüyorum; keşke insanlar okuyup anlayabilseler. Şâir, din âlimi ve her şeyden evvel Allah adamı olma vasıflarıyla tanınır. O günkü çürüklüğe parmak basması ve saltanatın etrafında dönen kirli işlere değinmesi sürülmesine sebep olmuş.
Kaynak: 608. Dergâh Sohbeti – Subliminal Mesajlar, Türkiye’nin Kuşatması ve Gerçek Dervi
Kıskançlık ve kıpta arasinda fark nedir?
İslam’da hayır hasenat etmekte, Allah yolunda cihat etmekte, insanlara fayda olmakta yarışmak vardır. Bir dervişin başka bir dervişe kıpta etmesi — yani onun dervişliğine, cömertliğine, Allah yolundaki mücadelesine imrenmesi — güzel bir şeydir. Kıptayla bakan kimse, kardeşinin daha da iyi olması için dua eder ve ona yardımcı olur. Ancak kıskanmak eğer hasislenmek anlamında ise — onda var, bende neden yok; o böyle oluyor, bende neden olmuyor — bu İslam’da yoktur. Bu hasistlik dervişler için uygun değildir.
Kaynak: 614. Dergah Sohbeti – Uyuşturucu Belası, Kur’ân’ın Fizik-Metafizik Boyutu ve Sûf
Dergâh Adabı, Disiplin ve Edep Yolu nedir?
Hadis: Dergâh Adabı, Disiplin ve Edep Yolu
Dolaylı Mesaj Vermek ve Fitne Çıkarmak
Bir kimsenin söylemediği bir sözü söylemiş gibi davranmak veya rahatsız olmadığı bir konuda rahatsızmış gibi göstermek, önce o kimseye zulmetmektir. Bir üstadın, bir zâkirin rahatsızlığı varsa bunu kendisi beyan eder. Dolaylı mesaj vermek fitneye sebep olur; herkes kendi algısınca yorumladığında ortalık karışır.
Bir üstad bir yeri ilan edip "Herkes davetlidir" diyorsa, bir başkasının onu yasaklaması zulümdür. Herkesin hürriyet ve özgürlüğü vardır. Kimsenin kimseye yasaklama hakkı yoktur. Bir geziye, bir derse, bir programa katılmak isteyen gelebilir. Üstad gelmeyin demişse ayrıdır, ama gelin deyip de sonra başkalarının yasaklaması doğru değildir.
Kaynak: 618. Dergah Sohbeti – Dervişlikte Edep, Hadis Titizliği ve Namazda İmamlık Adabı
Dervişlikte Edep ve Disiplin nedir?
Yol dervişlikse edep yoludur, adap yoludur, haddinin hududunu bilme yoludur. Herkes boyuna, posuna, adabına, erkânına, tavrına, söyleyiş biçimine dikkat etmelidir. Biraz edep, biraz disiplin, biraz ciddiyet lazımdır. Müridin müride, müridin zâkire, müridin şeyhe, zâkirin mürşide karşı olan edep ve adabı vardır.
Yumuşak ve toleranslı davranılmasının sebebi, kardeşlerin dervişliğine zarar gelmesin diyedir. Bilmiyormuş gibi davranmak, kardeşlerin utanmaması ve çekinmemesi içindir. Ama bu toleransın yanlış anlaşılmaması gerekir.
Kaynak: 618. Dergah Sohbeti – Dervişlikte Edep, Hadis Titizliği ve Namazda İmamlık Adabı
Manevi Tokat ve Edepsizliğin Sonuçları nedir?
Küçücük bir edepsizlik, siz küçük görseniz de manevi tokadın sebebi olabilir. Hadîs-i kudsîde Allah intikam alır denilmiştir. Eğer hadîs-i kudsîye iman ediliyor ama üstada o gözle bakılmıyorsa, o zaman dersini alıp gitmek daha hayırlıdır. Manevi tokat yemektense bir vazifeyi bırakmak daha hayırlıdır.
Dervişlik ince bir sanattır. O ince sanatı işlemeye gayret etmek gerekir. Bir kimse Allah yoluna çıkmışsa, yoldaki sıkıntıyı dile getirmek nankörlüktür. Yolda problem yaşadık, darlık yaşadık diye aktarmak doğru değildir. Hele bir kimse üstadıyla yolculuk yapıyorsa, o yolculuğun olumsuz yönleri varmış gibi aktarması büyük hadsizliktir, büyük edepsizliktir.
Kaynak: 618. Dergah Sohbeti – Dervişlikte Edep, Hadis Titizliği ve Namazda İmamlık Adabı
Hayvanların Ruhları ve Evde Hayvan Bakma nedir?
Cenab-ı Hak buyurmuştur: "Ey Habibim, sana ruhtan sorarlarsa, onlara de ki bu konuyla alakalı size çok az bilgi verilmiştir." (İsrâ Suresi, 17/85) Ahiret gününde hayvanlar arasında da adalet sağlanacaktır. Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur: "Boynuzsuz koyun, boynuzlu koyundan hakkını alacak, sonra hepsi yok olacaktır." (Müslim, Birr, 60)
Köpek beslemeye güvenlik amacıyla müsaade edilmiştir: koyun çobanlığı, bahçe koruma, yırtıcı hayvanlardan korunma gibi sebeplerle. Evde fare varsa kedi beslenebilir. Bunda bir sıkıntı yoktur. (Buhârî, Müzâraa, 3; Müslim, Müsâkât, 46)
Kaynak: 618. Dergah Sohbeti – Dervişlikte Edep, Hadis Titizliği ve Namazda İmamlık Adabı
Dervişlik ne tür bir yolculuktur?
Dervişlik bir yıllık, üç yıllık, beş yıllık değil; uzun seneler gerektiren bir yoldur. Yirmi yıllık, otuz yıllık dervişleri görünce insan kendi kendine "Ben de böyle olabilecek miyim?" diye sorar. Dergâhta durmak kolay bir şey değildir. Ama nefsine uyup geriye dönmemek, hevâ hevesine uyup "ne oldum" delisi olmamak gerekir.
Kaynak: 638. Dergah Sohbeti — Gusül Abdesti Hükümleri, Deccal ve Kardeşlik Hukuku
Dervişliğe davet edilirken ne gibi bir yaklaşım öngörülmektedir?
Yeni tanışan bir kimseyi hemen her şeye aktarmaya çalışmak yanlıştır. Anında derviş olsun, anında kabir hâli açılsın diye bakmak doğru değildir. Aşırı derecede şeyhi methetmek de gereksizdir. Methedilecek bir zât varsa o Hz. Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem’dir. Tanıtılacak bir kimse varsa O’dur. Biz onu anlatalım, doğruyu, iyiyi, güzeli tebliğ edelim; o kimse yolunu kendisi bulur.
Kaynak: 640. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Âdâb, Telefon Bağımlılığı ve Edeb
Dervişlikte disiplin ve dergâha laf getirmemek neden önemlidir?
Bir kimse bir dergâha, bir cemaate intisap ettiyse, bütün herkesin gözü onun üzerindedir. O kimsenin yaptığı her hata, söylediği her yanlış söz dergâha mal olur. Kadın erkek fark etmez; yapmış olduğunuz her yanlışlık dergâha, şeyhe ve yola laf getirir. Sokaktaki sıradan bir insan değilsiniz; intisaplı olduğunuz belli olduktan sonra her davranışınız dergâhla özdeşleşir.
Kaynak: 644. Dergah Sohbeti — Dervişlikte Disiplin, Necâset Hükmü ve Gece İbadeti
Dervişlikte disiplin nasıl sağlanır?
Bir müddet sonra Allah’ı görüyormuşçasına yaşamayı öğrenir. Dervişlik disiplin isteyen bir yoldur; kişi kendini yola adapte etmelidir, yoksa sadece kendine değil bütün yola zarar verir.
Kaynak: 644. Dergah Sohbeti — Dervişlikte Disiplin, Necâset Hükmü ve Gece İbadeti
Dervişlikte disiplin neden önemlidir?
Derviş ilk önce "şeyhime laf gelmesin, dergâha laf gelmesin" diye sabreder. Bu sabır onu terbiye eder, disipline eder.
Kaynak: 644. Dergah Sohbeti — Dervişlikte Disiplin, Necâset Hükmü ve Gece İbadeti
Hz. Pîr Mevlânâ’nın dediği "Arkasına bakanlar önünü göremezler" ifadesi ne anlama gelmektedir?
Hz. Pîr Mevlânâ der ya: "Arkasına bakanlar önünü göremezler."
Kaynak: 654. Dergah Sohbeti — Gayret, Geçmişe Takılmamak, Sevgi Ortaklığı ve Diyanet Mes
Derviş kardeşlere evlilik nasihatı nedir?
Derviş kardeşlere nasihatim: evlenecek olanlar kısa, öz ve hızla hareket edin. Nefsinize uymayın, heva hevesinize kurban etmeyin. Erkekler, gözünüzü Kur’an ve Sünnet’i yaşayan kadına dikin. Dinini yaşayan kadınlarla evlenin. Kız babaları, çocuklarınızı Kur’an ve Sünnet’e uygun insanlarla evlendirin. Kimsenin zenginliğine, makamına, mevkisine bakmayın.
Kaynak: 660. Dergah Sohbeti — Mehdiyetle İlgili Uyarılar, Ekonomik Tedbirler ve Evlilik
Dervişliğin sınavı nedir?
Bir kimse cübbesiyle, sarığıyla, sakalıyla dışarıda örnek görünüp evinde eşine hakaret ediyorsa, çocuğuna küfrediyorsa, anne babasına isyankârlık yapıyorsa o kimse Peygamber’in ahlâkıyla ahlâklanmamıştır. İşine gelince derviş, sinirlenince dervişliği bırakan kimse gerçek bir sûfî değildir.
Kaynak: 669. Dergah Sohbeti — Ahzâb 21: Hz. Peygamber En Güzel Örnek ve Sünnet-i Seniyye
Dergâh Âdâbı ve Edep nedir?
Yol, edep yoludur. Derviş kardeşlerine merhametli olmak, aralarında dedikodu ve gıybet yapmamak, çavuşlara, zâkirlere ve nakîblere karşı edebini muhafaza etmek esastır. Dergâh hevâ ve hevesle at koşturulacak, ağıza geleni söyleyecek veya derebeylik yapılacak bir yer değildir. Herkes zikri, fikri, şükrü ve hizmetiyle yoluna devam edecektir.
Bu dergâhta kimse akrabalık, kavmiyetçilik veya dünyevî menfaat sebebiyle bulunmaz. Bir araya gelmenin tek sebebi Allah ve Resûlü’nü sevmek, birbirini sevmek ve Allah’ı zikretmektir.
Kaynak: Artan Azap, Dar Hayat ve Kalbin Tecellîsi — 677. Dergâh Sohbeti
Bağ Nasıl Güçlenir?
O kimsenin sevmesiyle, hizmetiyle alâkalıdır. O kimse üstâdı sever, dergâhı sever, dervişleri sever, hizmetine devam eder — bağı kuvvetlenir. Dergah sohbetinde vurgulanan, müminin günlük hayatında rehber edinmesi gereken önemli mesajlar içermektedir. Ama "onu beğenme, bunu beğenme, onun kusuru bu, bunun kusuru şu" derse onun bağı kuvvetlenmez. "Bu yanlıştı, bu eksikti, bu fazlaydı, bu şöyleydi, şunla konuşulmaz, bununla görüşülmez" — onun bağı kuvvetlenmez. Derviş, herkese muhabbet besleyecek, herkesle iyi geçinecek. Öbür türlüsü kibirliliktir. Allah kibirli olanları sevmez. O kimsenin bağı çözülür. Çünkü sen dergâhta dervişlik yapan bir kimseye karşı onu kerîh göreceksin, onu yanlış göreceksin, onu eksik göreceksin — o kimsenin maneviyâtı kapanır. Açıksa kapanır. Herkesin hataya düştüğü yer burasıdır. Kendince sâlih değil mi ya , der o kimse. Sâlih değil mi ya dediği anda: Allah onu zikrediyor. Sen Allah’ın zikrettiği kimseyi kerîh görüyorsun. Bu çok büyük bir handikaptır. Gelmiş kapıdan içeri girmiş, ders almış — tamam, bitti. O senin manevî kardeşin. Senin onu kerîh görmeye hakkın yok. Kerîh görmeye hakkın yoktur. Onun bir hatası kusuru görmüşsündür; dua et ona. Onun hatasından kusurundan dolayı onu kerîh görürsen manevî bağın kalmaz. Allah muhafaza eylesin. O yüzden derviş, kendince "buranın en kötüsü benim" desin, yoluna devam etsin. O zaman bağ kuvvetlenecek.
Kaynak: 695. Dergah Sohbeti | Ruhların Koklaşması ve Kalbî Bağ
Dervişler burada horoz dışarıda sümsük salak gibi dolaşıyorlar mı?
Derviş kafirlerin içerisinde sümsük salak dolaşmaz. Burada o boynunu bükeceksen dervişler dergahta horoz dışarıda tavuk. Dervişler burada horoz dışarıda sümsük salak gibi dolaşıyorlar.
Kaynak: Derviş dediğin vakar abidesidir, yürüdüğü zaman alem yürür arkasından
Dünya menfaatini umanlar ve makam mevki arayanlar nerede bulunur?
Dünya menfaatı umanlar, makam ve mevki arayanlar normal şeyh ve dervişlerin kapısına gelmezler. Çünkü bu yollarda ne mal vardır, ne şöhret, ne de gösteriş. Makam ve mevkiler peşinde olanlar bunları aramaları doğal bir haldedir. Ancak bu dünya işlerinin peşinde olan yerlerde şatafat ve gösteriş elbette daha belirgindir.
Kaynak: Dünyaya kananların kapısı kalabalık, Kuran ve sünnete yapışanların kapısı sessi
Garip dergahlar, mürşitler, dervişler ve cemaatler ne kadar mutludur?
İslam’da ise gariplerin bahtı vardır. Müslim’de geçtiği üzere garip başladı, garip olarak dönecektir. Garip dergahlar, garip mürşitler, garip dervişler ve garip cemaatler ne mutludur. Bunlarda ne para vardır, ne makam, ne de devlet kademesinde bir destekçi. Böyle olduğundan kimse bunlara yaklaşmaz ve onlar da doğruyu söylemekten çekinmezler.
Kaynak: Dünyaya kananların kapısı kalabalık, Kuran ve sünnete yapışanların kapısı sessi
Doğruyu ve hakikati gördükten sonra ne yapmak gerekir?
Doğruyu ve hakikati gördükten sonra susacak değiliz. Çile çekmek dervişliğin tabiatıdır. Gerçek dervişlik çilesiz olamaz. Bu yolda eren kişi, her ne ile karşılaşırsa karşılaşsın, nefsi ve şeytanla mücadele etme görevinden geri durmaz.
Kaynak: Dünyaya kananların kapısı kalabalık, Kuran ve sünnete yapışanların kapısı sessi
Uzakta olan dervişler dergah zikir halakasındaki ilahi nimetlerden nasıl faydalanabilirler?
Biz uzakta olsak da nasıl bu ilahi nimetlerden yararlanabiliriz? Bunun bir yolu, usulü var mıdır? Mısır Tantadan Amir Galip’in sorusu.
Evet bundan faydalanmak isteyenler hemen etraflarında bir zik, halakası kuracaklar ve o zikir halakasına devam edecekler. Çünkü normalde bizde Allah’ı zikrettirmek için, zikir halakası kurmak için illaki bir makam, mevki şart değil. Bütün kardeşler evlerinde zikir halakası kurabilirler ve zikir halakalarını genişletebilirler.
O zaman bu nimetlerden onlar da faydalanırlar. Yeah.
Kaynak: Uzakta olan dervişler dergah zikir halakasındaki ilahi nimetlerden nasıl faydala
Dervişlikte ne zorluklar var?
Sen biliyor musun bu Sana mı düştü zorluğu anlatmak? Sana ne? Belki de onun yolu kolay olacak. Seninka zor oldu. Onunki kolay olacak. Sen ne zorluk çektin ki? Neden insanın gözünü korkutuyorsun? Neden sen hoşgörülü davranmıyorsun? Toleranslı davranmıyorsun? Neden karışıyorsun etrafına? Sen misin dergahın şeyhi? Sen. Allah mısın? Sen kaderi mi okudun? Sen lefh-i mahfuzdan o kimsenin ne yaşayıp ne yaşamayacağını mı gördün? Neden söyledin? Bir tane söyleyen var burada. Sen ne ama söyledin? Allah muhafaza eylesin.
Kaynak: Kur’an sünnet dairesinde sevdiriniz nefret ettirmeyiniz, kolaylaştırınız zorlaşt
Dergah ne tür bir yerdir?
Ama bizim dergah öyle kalem gibi bir dergah değil. Biz hepimiz eğri bührüyüz. Böyle toplanıyoruz.
Kaynak: Dervişlik ötekileştirmek değildir, dışarıda bıraktğınız kimse bilin ki cehennemi
Sufi örneklerine bakarak dervişlik yapmak doğru mudur?
Sufi örneklerine bakaraktan Kur’an sünnet çizgisinde gitmeyen sufi örneklerine bakaraktan ya böyle sufilik olmaz olsun deyip sufilere karşı çıkabilir.
Kaynak: Kuran ve sünnete uymayan derviş ve şeyhler, insanları tasavvuftan soğutuyor
Ailede dervişlik yapmak neden sorun yaratır?
Eğer aileden bir kişi derviş olduktan sonra aile derviş olmuyorsa o dervişte sıkıntı vardır. %100 olmasa da %60 70 dervişin evde sıkıntı vardır. o ev halkıyla bir türlü düzen tutturamamıştır.
Kaynak: Kuran ve sünnete uymayan derviş ve şeyhler, insanları tasavvuftan soğutuyor
Dervişlik yapmak işyerinde veya ticarette etkisi olur mu?
Sizin evde veya iş yerinde veya ticaretinizde yaptığınız her etrafınızdaki insanları etkiler.
Kaynak: Kuran ve sünnete uymayan derviş ve şeyhler, insanları tasavvuftan soğutuyor
Derviş olmak duyurulduğunda ne gibi sorunlar yaşanır?
Hele bir de sizin derviş olduğunuz duyulduysa, söylendiyse ve bunu siz izhar ettiyseniz o zaman işiniz daha da zorlaşır.
Kaynak: Kuran ve sünnete uymayan derviş ve şeyhler, insanları tasavvuftan soğutuyor
Dervişlik adap ve erkanını nasıl icra etmek gerekir?
Dervişlik adap ve erkanını Kur’an ve sünnet seni düzgün bir şekilde icra etmeniz gerekir.
Kaynak: Kuran ve sünnete uymayan derviş ve şeyhler, insanları tasavvuftan soğutuyor
Derviş olmamak için neden bir şeyhlerin davranışlarını izlemek gerekir?
Ben o şeyhlerden tanıdıklarım çok benim daha öncesinden. Ben onlara baktığımda eğer derviş olmazdan önce onları görmüş olsaydım ben de derviş olmazdım.
Kaynak: Kuran ve sünnete uymayan derviş ve şeyhler, insanları tasavvuftan soğutuyor
Dervişlik yapmak için ne tür zorluklar yaşanabilir?
Benim dervişliğimin ilk zamanlarında yaşanılan şeyler zakire telefon açacaksın. Ben İzmir’e gidiyorum. Bir de işini de söyleyeceğim. Benim şöyle bir işim var. Veyahut da ben şuraya gidebilir miyim? Ben bunu yapabilir miyim? Ben bunu edebilir miyim? Benim ilk dervişliğim yıllarında yaşanan şeyler bunlar.
Kaynak: Kuran ve sünnete uymayan derviş ve şeyhler, insanları tasavvuftan soğutuyor
Zakirlerin dervişlikle ilgisi nedir?
Biz o zakirleri de gördük. Biz o nakipleri de gördük. Nükabbaları da gördük. Ellerini bir soğuk sudan sıcak suya değdirmeyen, her şeylerini dervişlere yaptıran. Biz onları da gördük. Evinin temizliği dahil buna.
Kaynak: Kuran ve sünnete uymayan derviş ve şeyhler, insanları tasavvuftan soğutuyor
Benim içinde bulunduğum bu dergah Kuvay-i Milliye katılıp vatan savunmasına bir fiil katılmış dergah mıdır?
Dervişleriyle beraber çıkar. Hem de cihada vatan savunmasına dervişleriyle beraber gider. Ben bu dergahımla kıvanç duyarırım, gurur duyarım. Benim içinde bulunduğum bu dergah Kuvay-i Milliye katılıp vatan savunmasına bir fiil katılmış dergahtır.
Kaynak: BİZİM DERGAHIMIZ
Batında nurlu gönüllülerdendir; Cenab-ı Hakk’a nazı niyazı geçen kullardan mıdır?
Niceleri vardır ki zahirde karanlık gibi görünür; kıyafetleri hırpane, işleri göz doldurmaz. Ama batında nurlu gönüllülerdendir; Cenab-ı Hakk’a nazı niyazı geçen kullardandır. Öte yandan bazı insanların dışı diridir, içi ölüdür — ölmeden önce ölme sırrına erenlerdendir. Ondan heva heves, nefsin vesvesesi, dünya sevgisi uzaklaşmıştır.
İçi nurlu olan kimseye ne olur?
İmümin gönüller muhabbet besler; yolda onu görünce içleri akar, "ne mübarek insan" der. Kafirler ve münafıklar ise o kimseyi çirkin bulur, nefret ederler.
Dışında süslü ama içi kirlidir kimse nasıl tanımlanır?
Kiminin dışı süslüdür içi kirlidir; kiminin dışında süs yoktur ama içi parlaktır.
Velîullah’ın rivayetiyle anlatılan olay ne anlatır?
Kalabalık bir cenaze alayı geçiyordu; o zat hiç itibar etmedi. Ardından dört kişinin omuzladığı kimsesiz bir tabutu görünce hemen kalktı, o tab,un arkasına düştü, mezara kadar gidip gömdü. Onu tanıyanlar şaşırdı. Dedi ki: "Nice sultan görünenler vardı, bir hiç olup göçüp gittiler. Nice hiç görünenler vardı, sultan olarak göçüp gittiler."
Dervişler arasında kendini makam sahibi sananlar ne olur?
Bir de dervişler arasında kendini makam sahibi sanan, etrafına ahkam kesen kimseler olur. Sufilik bunu kaldırmaz. Bir müddet sonra o dile sahip olan kimse dergahın içinde yalnızlaşır ve bir gün kendisi çıkıp gider. "Beni kimse sevmiyor" der; seni kimse sevmez, sebep dilindir. Çünkü kimseyi incitmeden, kimseyi kırmadan yürümek sufi ahlakının özüdür.
Kaynak: Sufilik yolu, gönül kırma yolu değildir, sufinin dili sert olmaz
Bir şeyh, dervişlerinin sadece kendisini sevmesini ister mi?
Bir şeyh de öyle midir? Evet. Bir şeyh de kendi dervişlerinin sadece kendisini sevmesini ister.
Kaynak: Nefes II — 5 Mart 2016 Sohbeti
Hazreti Mevlâna’nın dini yenilenmesi nasıl gerçekleşmiştir?
Hazreti Mevlâna’nın dini yenilenmesi için Şemseddin-i Tebrîzî onu dini yeniledi. O dini yenilenince önce dervişleri Onu inkâr ettiler, önce bağlı olan dervişlerin bir kısmı onu terk etti.
Kaynak: Nefes — 14 HAZİRAN 2014 Sohbeti