Sûfîlik Yolu Gönül Kırma Yolu Değildir — Sûfînin Dili Sert Olmaz; Yumuşak Söz ve Şefkat Ahlâkı
Sûfîlik yolu gönül kırma yolu değildir; sûfînin dili sert olmaz. Sûfî — kalbi yumuşamış, dili tatlı, davranışı şefkatli olan kişidir. Tasavvuf’un özünde — Allâh sevgisi var. Allâh’ı seven, Allâh’ın kullarını sever; sevdiklerinin gönlünü kırmaz. Yûnus Emre der: «Gönül kırma sakın, kapısında dur; gönül Hak gönlüdür, Hakk’a sığın.» Yâni gönül — Hakk’ın evi. Onu kıran, Hakk’ı kırmış sayılır. Bu yüzden sûfî — sözünde, davranışında, bakışında şefkati esas alır. Sert söz, sert tavır — tasavvufa yabancıdır.
Yûnus’un Tavrı
Yûnus Emre — bütün ömrü gönül kırmama yoluyla geçti. Sözleri tatlı, sevgi dolu, şefkatli. Hiçbir şiirinde — kimseye hakâret, kimseyi küçümseme, kimseyi yargı yok. Sâdece davet, sâdece sevgi, sâdece şefkat. «Yetmiş iki millete bir gözle bakmayan, Hakk’ın katında âsî ve âlim sayılır.» Bu — gönül kırmayan tavrın özetidir. Bu tavrı yaşamak — sûfîliğin temel adımıdır.
Hz. Peygamber’in Şefkati
Hz. Peygamber — şefkatin zirvesiydi. Allâh «Sen ancak rahmet olarak gönderildin» (Enbiyâ 107) der. «Eğer kaba ve katı yürekli olsaydın etrafından dağılırlardı» (Âli İmrân 159) der. Yâni Hz. Peygamber’in başarısı — yumuşaklığında. Bedevînin kabalığına sabretti; düşmanın hakâretine sabretti; bir köleyi azarladığında üzüldü, gidip helâlleşti. Bu — sûfîlerin örnek aldığı modeldir.
Gönül — Hakk’ın Evi
Hadîsi kudsî: «Yer ve gök beni sığdıramaz; ama mü’minin kalbi sığdırır.» Yâni mü’min kalbi — Allâh’ın evidir. Bu evi kıran, evin sahibini incitmiş sayılır. Bu yüzden sûfîler — gönül kırmamaya çok dikkat eder. «Bir gönül yıkmak yedi Kâbe yıkmaktan daha büyüktür» derler. Kâbe taş; gönül ise canlı, ilâhî bir saraydır.
Sert Dilin Tehlikesi
Sert dil — tasavvufla bağdaşmaz. Çünkü sert söz: 1) Karşıdakini incitir — kalp kırılır. 2) Mesajın iletilmesini engeller — kişi alıngan olur. 3) İlişkileri bozar — düşmanlık doğurur. 4) Tebliğe zarar verir — dîni anlatma fırsatı kaybolur. 5) Kalbi katılaştırır — sert dilli kişinin kendi kalbi de sertleşir. 6) Sünnete aykırıdır — Hz. Peygamber yumuşaktı. Bu yüzden sert dil — sûfî olmayanın özelliğidir.
Yumuşaklık ile Tâviz Karışmasın
Yumuşaklık — tâviz vermek değildir. Sûfî yumuşak dilli olur; ama hakkı söyler. «Tatlı dille acı söyle» derler. Yâni acı bir gerçeği söylerken bile — sözünü tatlı kıl. Sert kelimelerle değil; yumuşak kelimelerle, ama gerçeği anlat. Bu fark önemli. Bazıları yumuşaklığı tâviz sanır; bazıları sertliği cesâret sanır. İkisi de yanlış. Doğru olan — yumuşak dil + sağlam içerik.
İnsanları Allâh’a Sevdirmek
Sûfînin vazifesi — insanları Allâh’a sevdirmek. Bunun yolu — kendin sevimli olmaktır. Sevilmeyen biri — başkasının Allâh’a sevgisini güçlendiremez. Sevilen biri ise — yanına çekenleri Allâh’a yöneltir. Şefkat, yumuşaklık, tebessüm, hayır söz — bunlar insanları çeker. Sertlik, kibir, hakâret — uzaklaştırır. Bu mantık — basit ama derindir.
Gönül Yapma Vazifesi
Sûfînin asıl vazifesi — gönül yapmaktır. Yapılmamış gönülleri yapar; kırılmış gönülleri tamir eder. Mevlânâ «Tâbîbim, ben bütün dertlilerin tâbîbiyim» der. Yâni sûfî — kalp doktoru. İlâç olarak da — sevgi, şefkat, hoşgörü kullanır. Bu sayede yarım kalplar tam olur; kırık kalplar onarılır; karanlık kalplar aydınlanır. Sûfînin sosyâl rolü budur.
Niyâz — Yumuşak Dil
Niyâz: «Yâ Rab, beni gönül kırmayan, yumuşak dilli bir sûfî eyle. Yûnus Emre gibi — sözlerimi sevgi, şefkat, hoşgörü ile doldur. Hz. Peygamber’in şefkat ahlâkından bana bir hisse ver. Gönülü Hakk’ın evi olarak bilen; onu kırmaktan korkan bir bilinç ver. Sert dilin tehlikelerinden beni koru. Yumuşaklığı tâvize çevirmeden; hakkı söylerken bile dilimi tatlı kıl. İnsanları Sana sevdirebilen sevimli bir kul olarak yetiştir. Gönül yapma vazifesini ihmâl etmemeyi nasîb et — yapılmamış gönülleri yapayım, kırılmış gönülleri tamir edeyim. Sûfî dilinin tatlılığından bana bir hisse ver.» Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Gönül, Şefkat, Yumuşaklık. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.
- Hucviri, Keşfu’l-Mahcub, velayet, mürşidlik ve tasavvufi terbiye bahisleri.
- Sühreverdi, Avarifü’l-Maarif, sohbet, zikir ve şeyh-mürid adabı bahisleri.
- İbn Ataullah el-İskenderi, el-Hikemü’l-Ataiyye, tevhid, teslimiyet ve kalp hikmetleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi ve tasavvuf adabı bölümleri.