Sufi: Hal Görmek Ölçü Değildir, İstikamet Esastır
Bazı kardeşler, peygamberleri ve şeyhini rüyada göremeyen, dördüncü makama geçemeyen kimsenin imanını kurtaramayacağını söylüyorlar. Ancak bir kimsenin hal görmesi, onun Kur’an ve Sünnet dairesinde yaşadığının delili değildir. Hal görenler kurtuldu, görmeyenler battı dersek büyük bir yanılgıya düşeriz.
Asıl kurtuluş, istikametli bir şekilde Kur’an ve Sünnet’e sıkı sıkıya yapışmaktır. Takva; haramlardan uzak durup Kur’an ve Sünnet’e yapışmak, helâl dairede yaşamak, insanlara hizmet etmek, Allah ve Resulü yolunda gitmek, zikir ile hemhâl olmak ve gönlünü muhabbetullâh ile doldurmaktır.
Ancak hal görmek reddedilecek bir şey de değildir; bu yolun delili hükmündedir. Muhakkak dervişânın içerisinde bu tecelliyatı yaşayanlar olacaktır. Ama sadece bunu ölçü yapmak da, sadece bunun dışında bir sufilik kurmak da doğru değildir. Sufi ve sufilik amacı, Kur’an ve Sünnet dairesinde yaşamak ve yaşatmak caddesidir.
Seyahat: Sufi Adabının Olmazsa Olmazı
Yahya ibn Cellâ şöyle demiştir: ‘Seyahat ediniz. Çünkü su seyahat edince güzelleşir; durursa bozulur ve sarılaşır.’ Bütün sufilerin ortak bir adabıdır seyahat. Üstadımız rahmetullahi aleyh, riyazatı, çile çekmeyi ve itikafa girmeyi seyahate bağladı. ‘Bu zamanın çilesi seyahattir’ buyururdu.
Dergâh Silsilesinde Seyahat Geleneği
Dergâhımızın kurucusu Hacı Bekir Baba hazretleri, Mahmud-ı Hüdâyî dergâhında yetişmiş ve şeyhi onu seyahatle emretmiştir. ‘Yedirirlerse yiyeceğim, yatırırlarsa yatacağım, bindirirlerse bineceğim’ diyerek yedi yıl seyahat etmiştir. Yedinci yıl Mısır’da Abdurrahim Neşâbî ve Abdurrahim Tantâvî’den icazet alıp İstanbul’a dönmüştür.
Ardından Hacı Ali Aydar Efendi, Hacı Mustafa Efendi ve Nevşehirli Hacı Abdullah Efendi hazretleri de hep seyahat ehli olmuşlardır. Şeyh Efendi hazretleri de sağlığı elverdiği müddetçe son dönemine kadar seyahatlerine devam etmiştir. Bizim yolumuzun adabıdır, erkânıdır, ölçüsüdür seyahat.
Dünya Malı Varken Dilencilik Etmemek
Sufilerin adablarından birisi, dünya malı ve rızkı varken hiçbir şey yokmuş gibi fakirlerle oturmamaktır. Bir kimsenin iftar yapacak mali durumu varsa, fakir fukaraya erzak dağıtılan bir yerden gidip iftar etmesi caiz değildir. Yiyeceği içeceği olmayanların yanında durup yiyecek içecek beklemek dilenciliktir.
Ayet-i kerimede buyrulmuştur: ‘İçinizden öyleleri vardır ki ihtiyaç sahibidir; ama susarlar, istemezler.’ Sufi öyle olmalı ki dışarıdan görenler onun hali ahvali yerinde görmeli. Tabiri caizse ot yemeli, dudağında kürdan taşımalı. Hz. Ömer radıyallahu anh, torbasında bir günlük yiyeceği olan kimsenin dilenmesinin caiz olmadığını göstermiştir.
Sufi Vaktin Çocuğudur: Kendini Yenilemek
Hz. Mevlânâ Mesnevî’de buyurmuştur: ‘Sufi vaktin çocuğudur.’ Geçmişi geri getirmek mümkün değildir. Hata yaptıysan dön, hatalarından ibret al, birilerine zarar verdiysen özür dile, zararını telafi et, helallaş, işini bitir. Ama geçmişi yaşamak mümkün değildir.
Dünü bugüne taşımaya çalışırsanız önünüzü göremezsiniz. Hâlâ dünü arıyorsanız, hâlâ dünü tefekkür edip dünde yaşıyorsanız, her şeyden geri kalırsınız. Bu, dünün dostluğunu terk etmek değildir; dünün kardeşliğini bugüne taşırsınız. Ama hiçbir şey dündeki gibi değildir; insanın kendisi bile dündeki gibi değildir.
Kendini Yenilemeyen Batar
Dünya kendisini yeniler, hava kendisini yeniler, çiçekler, ağaçlar, su, toprak, hayvanlar; her şey kendisini yeniler. Kendisini yenilemeyen bu âlemde ölmüştür. İş yeri kendisini yenilemezse batar, ev yenilemezse batar, dergâh yenilemezse batar, arkadaşlık yenilemezse batar.
Yedi yıl önce bir rüya görmüşsün, hâlâ onu düşünüyorsun. Yenile kendini. On gün önceki haline takılma. Arşala bile kendisini yeniledi; on gün önceki Arşala yok. Rüyalığına takılma, halini de yenile. Sufi vaktin çocuğudur; dünde kalırsa batar.
Sevmek: Her Gün Yenilemektir
Sevmek, ilk günkü gibi koşmaktır; bitmez, mükemmel bir enerjiyle. Sevmek, her gün yenilenin, her gün bahar kokularını bağrına sürüp her gün sevgiliye yeni bir koku ile gitmektir. Her gün dudağını tazeleyip sevgiliye sunmaktır; her gün ayrı bir tatta, ayrı bir lezzette, ayrı bir neşede.
Sevmek asla köhnemişliği kabul etmez, eskimişliği kabul etmez, dünü kabul etmez. Devamlı tazelemeyi, ilerlemeyi, genişlemeyi, derinlemeyi ister. ‘İlk evlendiğimizde ne kadar çok birbirimizi seviyorduk’ dediğiniz an evliliğiniz eskimiştir. ‘Açtığımızda ne güzel iş yapıyorduk’ dediğiniz an iş yeriniz eskimiştir.
Büyük Hedefler ve Şeb-i Arûs Programları
Türkiye’de ilk kapalı spor salonunda Şeb-i Arûs programı düzenleyen cemaatsiniz. Artık küçük salonlarda uğraşmayın; İstanbul’da yirmi bin kişilik yer tutun, İzmir’de beş bin kişilik yer tutun. Kendinizi yenileyin, zihninizi toparlayın, himmetinizi ve gayretinizi odaklayın.
Küçük işlerle, küçük gaflarla, ‘Ahmet ne demiş, Mehmet ne demiş’ diye uğraşmayın. Hedefe kilitlenip gidin. Sufilik budur: Nefse ve şeytana pay vermeden, ufak tefek meselelere takılmadan hedefe kilitlenip gitmek. Bahane üretmek yok; yürüyün, koşturun, kendinizi yenileyerek koşun.
Kaynakça
- Kur’an-ı Kerim, Hucurât Suresi (49), Ayet 13 — ‘Sizin en üstün olanınız takvâca en üstün olanınızdır’
- Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi (2), Ayet 208 — ‘Ey iman edenler, hepiniz sulha girin, şeytanın izinden gitmeyin’
- Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi (2), Ayet 273 — ‘İçinizden öyleleri vardır ki ihtiyaç sahibidir ama susarlar, istemezler’
- Sahih-i Buhârî, Rikâk, Hadis No: 6491 — ‘Mümin bir delikten iki kere ısırılmaz’
- Sahih-i Müslim, Kader, Hadis No: 2654 — ‘Kalpler Allah’ın iki parmağı arasındadır, dilediği gibi çevirir’
- Sünen-i Ebû Dâvûd, Zekât, Hadis No: 1629 — Hz. Ömer’in bir günlük yiyeceği olan kimsenin dilenmesini yasaklaması
- Mesnevi, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî — ‘Sufi vaktin çocuğudur (İbnü’l-vakt)’ kavramı
- er-Risâle, İmam Kuşeyrî — Yahya ibn Cellâ: ‘Su seyahat edince güzelleşir, durursa bozulur’
- er-Risâle, İmam Kuşeyrî — Sufi adabı: vakitlerinde gerekli olanı yapmak, geçmiş ve gelecekle uğraşmamak
- Tabakâtü’s-Sûfiyye, Sülemî — Seyahat adabı ve riyazat yerine hicretin önemi
- Menâkıbnâme, Mahmud-ı Hüdâyî Dergâhı — Hacı Bekir Baba’nın yedi yıllık seyahati ve icazet alması
- el-Edebü’l-Müfred, İmam Buhârî — Din nasihattir hadisi ve kardeşe nasihat adabı
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Sünnet, Şeyh, İcâzet, Çile, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı