Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Zikir(896) — Sayfa 6/13
Kalpler Zikrullahla Mutmain Olur nedir?
Mutmain: Giriş: Kalpler Zikrullahla Mutmain Olur
Selâmünaleyküm. Allah gecenizi hayır etsin inşaAllah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Hayırınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşaAllah.
“Allah’a yönelenler îmân edip Allah’ı zikrederekten kalpleri huzura kavuşanlardır. Ayık olun! Kalpler Allah’ı zikretmekle mutmain olur.” (Ra’d Sûresi, 13/28). Cenab-ı Hak kendisine yönelenleri tarif ediyor: Kendisine yönelenler, îmân edip Allah’ı zikredenlerdir.
Kaynak: 435. Dergâh Sohbeti — Kalpler Zikrullahla Mutmain Olur: İman, Zikir ve Hz. Muham
Kalbin mutmain olmasının nedeni nedir?
İman edenler aynı zamanda Allah’ı zikrederekten kalplerini huzura ulaştıracaklar. O huzura ulaşması ancak zikrullah ile mümkündür. İbrâhim (aleyhisselam) der ya: “Ya Rabbi, ben senin yeniden dirilteceğine inanıyorum. Ama görmek istiyorum. Kalbimin mutmain olmasını istiyorum.” (Bakura Sûresi, 2/260).
Cenab-ı Hak o meşhur dört kuş meselesini söyler. “Dört tane kuş tut, onları kes, etlerini birbirine karıştır, dört tepenin üzerine dağıt. Sonra onlara çağır; koşa koşa sana geleceklerdir.” Dört tane kuş, dört tepeden uçaraktan İbrâhim (aleyhisselam)ın önüne kondu. Bu mutmain olmaktır: Cenab-ı Hak’ın sıfatlarının tecelliyâtına aşina olmaktır.
Kaynak: 435. Dergâh Sohbeti — Kalpler Zikrullahla Mutmain Olur: İman, Zikir ve Hz. Muham
Hz. Muhammed Mustafa’nın rolü nedir?
“Andolsun ki Allah’ın Resûlü’nde sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı uman ve Allah’ı çok zikreden kimseler için en güzel örnek vardır.” (Ahzâb Sûresi, 33/21). Bu hâle kavuşan kimse artık kendisine bir prototip oluşturması gerekir. Bu prototip, o kimsenin önünde Muhammed Mustafa’dır (sallallâhu aleyhi ve sellem).
İster zâhirî ayakla gitsin, ister bâtınî ayakla gitsin, ister şerîat kanadını taksın, ister hakîkat kanadını taksın; bütün herkes o ölçüye uymakla mükellef, o ölçünün peşine düşmekle mükelleftir. Nereye giderseniz gidin, hangi hâle kavuşursanız kavuşun; eğer onun ayak izini görmüyorsanız ya ayağınızda yanlışlık var, ya yolunuzda yanlışlık var, ya da sizi oraya gönderen de yanlışlık var.
Kaynak: 435. Dergâh Sohbeti — Kalpler Zikrullahla Mutmain Olur: İman, Zikir ve Hz. Muham
Zikrullahın Allah’a olan sadakası nedir?
Hadis-i şerîfte buyurulur: “Her gündüz ve gecede Allah Azze ve Celle’nin bir sadakası vardır. Bunu kullarından dilediğine verir. Allah’ın bir kula verdiği en faziletli şey, ona zikrini ilham etmesidir.” Demek ki zikir ilhamdır. Bir kimsenin zikrullaha gelmesi Cenab-ı Hak’ın ilhamıdır, Cenab-ı Hak’ın sadakasıdır.
Kaynak: 435. Dergâh Sohbeti — Kalpler Zikrullahla Mutmain Olur: İman, Zikir ve Hz. Muham
Zikredenlerin sevapları neden fazladır?
Hazreti Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimize bir adam: “Allah yolunda savaşanların hangisinin ecri daha büyüktür?” diye sordu. “Allah-u Teâlâ’yı en çok zikredenin” buyurdu. Adam oruçu, namazı, zekâtı, haccı, sadakayı sordu. Her defasında Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) “Allah-u Teâlâ’yı en çok zikredenin ecri daha büyüktür” buyurdu.
Bunun üzerine Hazreti Ebû Bekir (radıyallâhu anh), Ömer’e dedi ki: “Ey Ebû Hafs! Zikredenler bütün hayırı alıp gittiler.” Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) “Evet” buyurdu. İşte zikredenler bu noktada bütün herkesten faziletli olup bütün sevapları aldılar, gittiler.
Kaynak: 435. Dergâh Sohbeti — Kalpler Zikrullahla Mutmain Olur: İman, Zikir ve Hz. Muham
Zikrullahtan yüz çevirmenin bedeli nedir?
Şeytanın musallat olmasına ve onun kuşatmasıyla başlayarak, zikrullah aklına bile gelmiyor hâliyle, şeytanın hizbinden olmak ve kaybedenlerden olmak.
Kaynak: 437. Dergâh Sohbeti — Zikrullahtan Yüz Çevirmenin Bedeli: Şeytanın Kuşatması ve
Rahmân’dan yüz çevirmenin sonucu nedir?
Şeytan senin önüne oturacak. Sen zikrullahtan yüz çevirince şeytan sana musallat oldu ve seni kuşattı. Çepeçevre seni sardı, sarmaladı. Artık sen o körlüğünün içindesin. "Şeytan onları kuşatmış, onlara Allah’ı zikretmeyi unutturmuştur." (Mücâdele Sûresi, 58/19).
Kaynak: 437. Dergâh Sohbeti — Zikrullahtan Yüz Çevirmenin Bedeli: Şeytanın Kuşatması ve
Şefâat meselesi nedir?
Kıyâmet günü kadınlara sadece Hazreti Fâtıma annemiz mi şefâat edecek, yoksa Peygamber Efendimiz de mi şefâat edecek? Şefâatle alakalı böyle bir ayrışma yok. Hazreti Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) ümmetine şefâatçi; kim ona ümmetse şefâat eder. Ayrıyeten ümmetin içerisinden bazı kimselerin bazı kimselere şefâatleri haktır. Meleklerin, peygamberlerin, şehitlerin, velilerin, ehl-i cennet olanların şefâatleri haktır.
Kaynak: 437. Dergâh Sohbeti — Zikrullahtan Yüz Çevirmenin Bedeli: Şeytanın Kuşatması ve
Astronomi ve İslâm ilişkisi nedir?
Astronomi ve İslâm ilişkisi hakkında metinde bir açıklama yapılmamıştır.
Kaynak: 437. Dergâh Sohbeti — Zikrullahtan Yüz Çevirmenin Bedeli: Şeytanın Kuşatması ve
Zikrullah’tan gevşeklik etmek ne sonucu doğurur?
Demek ki bir kimse zikrullahtan gevşeklik ederse gücünü kaybeder, imanını kaybeder, yeyse düşer, korkuya düşer, hataya düşer. Feraset sahibi olamaz o kimse. Zikrullah manevi bir kuvvet verir; bu kuvvetten gevşeyen heva hevese dalar, dünyaya dalar, yolunu şaşırır.
Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel
Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı zikretmekten alıkoyabilir mi?
Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Zikrullahtan gevşeyen kimse şeytana uyar, nefsine uyar. Çünkü daha önceki haftalarda işlendiği gibi zikrullahı terk eden kimsenin kalbine şeytan oturur. Kalbine şeytan oturunca doğruyu eğri görmeye, eğriyi doğru görmeye başlar. Hakikat yolundan sapmaya başlar.
Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel
Zikrullah’tan uzaklaştıran unsurlar nelerdir?
Eş, çoluk çocuk, arkadaş, dost, heva heves… Sizi zikrullahtan alıkoyan her ne varsa bilin ki nefsin ve şeytanın size bir oyunudur. Zikrullah’tan daha faziletli, daha kıymetli bir ibadet yoktur. Ankebut suresinde Cenab-ı Hak buyuruyor ki "Allah’ı zikir en büyük iştir." (Ankebut, 29/45) Bu en büyük işi yaparken en büyük imtihanı yaşayacaksınız.
Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel
Zikrullah’tan gevşemenin sonu ne olur?
Zikrullah halakası cennet halakasıdır. Kim cennet halakasını terk ederse en büyük vefasızlık etmiştir. Allah nankörleri sevmez, vefasızları sevmez. İsa aleyhisselamın havarilerine gökten sofra iniyordu; edebi aşınca Cenab-ı Hak sofrayı onlardan kaldırdı. Aynı şekilde Musa aleyhisselamın kavmine bıldırcın etiyle cennet helvası veriliyordu.
Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel
Kutlu doğum ve hizmetlerde gevşememe neden önemlidir?
Kutlu doğum programlarında emeği geçen, katılımda bulunan, koşuşturan bütün kardeşlerden Allah razı olsun. Cenab-ı Hak yeni hizmetlere, yeni koşuşturmalara fırsat versin inşaAllah. An gelir insan bıkar, bezginlik gösterir. Bu birinci ayet-i kerimede de böyle bir ibare vardır zaten.
Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel
Askerlik anısı: Gevşekliğin bedeli nedir?
Ben geri tepmesiz yüz altılık top komutanıydım. Beni takım komutanı yaptılar; asubay yoktu başımızda. Altı tane topu aldım, başlarındaki sorumluları eğitimden geçirdim. İçlerinde benden kıdemli bir Urfalı vardı. Onun gevşekliğinden dolayı bir asubay geldi, beni çok ağır dövdü. O zamana kadar bir babam öldüğünde ağlamıştım, bende ağlamak yok.
Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel
Sigara bırakmak neden zor olur?
Sigara bırakmak kafada biter diyorlar ama çoğunluk bırakamıyor. İrade meselesi. Bir kimse sigarayı bıraktım dediği anda bıraktı.
Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel
Az uykuyla yetinmek yerine ne yapılmalıdır?
Az uykuyla yetinmeye çalışmaktansa, az günah işlemeye gayret edin. Az günah işlemeyi hesaplayın.
Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel
Vefat eden yakının ardından tevhid çekmek ne anlama gelir?
Bir yakınımız vefat ettiğinde ardından tevhid çekip borçladığımız gibi, ayağı kayan bir kardeşimize de tövbe istiğfar çekip ruhaniyetini borçlayabilir miyiz? Evet. Ayrıca din nasihattir; dilinizle nasihat edin.
Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel
İslam dünyasında zikrullahtan gevşemek neden bir problemdir?
Ayet-i Kerime Referansları Taha Suresi, 20/42 — “Ayetlerimle gidin. Beni zikretmekte gevşeklik etmeyin.” Münafikun Suresi, 63/9 — “Ey iman edenler, mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı zikretmekten alıkoymasın.” Ankebut Suresi, 29/45 — “Allah’ı zikir en büyük iştir.” Bakara Suresi, 2/260 — Hz. İbrahim’in dört kuş kıssası, ölülerin diriltilmesi Saf Suresi, 61/4 — “Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.” Taha Suresi, 20/43-44 — “Filavun’a gidin, ona yumuşak söz söyleyin.
Kaynak: 440. Dergah Sohbeti — Zikrullahtan Gevşemek Yok: Tecdit, Yöntem ve Yönetim Mesel
Camilerde zikrullah yasağı nedir?
Ne yazık ki camiler şu anda sadece namaz kılma yeri. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ve ashabı camide namaz bittikten sonra Allah’ı zikrederlerdi. Hz. Ebû Bekir’in oğlu Abdullah der ki: "Biz namazın bittiğini ashabın camiden yükselen zikir seslerinden bilirdik." Camiden zikir sesi, Kur’an sesi, sohbet sesi, fıkıh sesi gelirdi.
Kaynak: 442. Dergah Sohbeti: Camilerde Zikrullah Yasağı, Zahir Ulema ve Hz. Ali’nin Uyar
Camilerin Allah’ın adının çokça anıldığı yerler olmaması nedir?
Eğer camiler Allah’ı çokça anılan yer olmazsa, bunu yasaklayanlar zalimdir. Tahtâvî açıkça bildirmiştir: "Camilerde cehren yapılan zikir halkaları men edilemez. Bunu yasaklayan kimseler bu ayet-i kerimedeki zalimlerden sayılır."
Kaynak: 442. Dergah Sohbeti: Camilerde Zikrullah Yasağı, Zahir Ulema ve Hz. Ali’nin Uyar
Mescitlerin harap olması neden olur?
Mescitler tamir edilir ama içinde zikrullah yapılmadığından manen haraptır. Mescitler çok güzel, çok süslü; halısından, boyasına, işlemelerine kadar harika. Ama asıl medeniyeti gösteren içindeki cemaattir. O süslü mescidin içerisinde Müslümanlar takva süsüyle süslenmemişlerse, zikrullah yoksa, o süsün anlamı kalmamıştır.
Kaynak: 442. Dergah Sohbeti: Camilerde Zikrullah Yasağı, Zahir Ulema ve Hz. Ali’nin Uyar
Allah’ı unutanlar nelerdir?
Onlar Allah’ı unuttular, Allah da onları unuttu. Şüphesiz ki münafıklar kâfirlerin ta kendileridir. Allah’ı zikirden gafil olanlar, zikri yasaklayanlar, zikredenleri hor ve hakir görenler, onlar münafıkların ta kendileridir. Onların kalplerine iman yerleşmemiştir.
Kaynak: 442. Dergah Sohbeti: Camilerde Zikrullah Yasağı, Zahir Ulema ve Hz. Ali’nin Uyar
Zikrin sonu olmaz mı?
Zikrin sonu olmaz, emretmiş. Sevginin sonu olmaz, emretmiş.
Kaynak: 443. Dergah Sohbeti: Allah Sevgisinin Sınırsızlığı, Tasavvufun Olmazsa Olmazları
Hac ile zikrullah halakası arasında fark nedir?
Hac ibadetine katılanlar annelerinden doğdukları günkü gibi tertemiz olurlar. Zikrullah halakasına katılanlar ise af oldukları gibi günahları hayra çevrilir. Aradaki ince fark budur. Ramazan orucu geçmiş bir yıllık günahı affettirir; ama zikrullah halakası geçmiş günahları sevaba çevirir.
Kaynak: 443. Dergah Sohbeti: Allah Sevgisinin Sınırsızlığı, Tasavvufun Olmazsa Olmazları
Zikrullah halakasını terk etmeyiniz neden?
Ne günah işlediyseniz işlediniz, ne yaptıysanız yaptınız; zikrullah halakasını terk etmeyin. Orada devam edin. Kendi kendinize niyet edin: “Ya Rabbi, ölümü verdikçe…” Öyle niyet edin ve asla halakayı terk etmeyin.
Kaynak: 443. Dergah Sohbeti: Allah Sevgisinin Sınırsızlığı, Tasavvufun Olmazsa Olmazları
Zikrullah halakasına oturup Allah’ı zikretmek ne demektir?
Zikrullah halakasına oturup Allah’ı zikretmek, dünya ve dünyanın içindekilerden en hayırlıdır ve ibadetlerin en üstünüdür.
Kaynak: 443. Dergah Sohbeti: Allah Sevgisinin Sınırsızlığı, Tasavvufun Olmazsa Olmazları
Zikrullah halakasına katılmak ne demektir?
Bir kimse bir zikir meclisine katılır, orada Allah’ı zikrederse, Allah bir münadi melek görevlendirir. O münadi seslenir: ‘Ey zikredenler topluluğu! Buradan af olmuş olarak kalkınız. Günahlarınız hayra çevrilmiş olarak kalkınız.’
Kaynak: 443. Dergah Sohbeti: Allah Sevgisinin Sınırsızlığı, Tasavvufun Olmazsa Olmazları
Zikrullah halakasının faydaları nelerdir?
Zikrullah halakasına katılanlar af oldukları gibi günahları hayra çevrilir. Ramazan orucu geçmiş bir yıllık gün, ama zikrullah halakası geçmiş günahları sevaba çevirir.
Kaynak: 443. Dergah Sohbeti: Allah Sevgisinin Sınırsızlığı, Tasavvufun Olmazsa Olmazları
Zikrullah halakasına katılmak ne kadar önemlidir?
Zikrullah halakasına oturup Allah’ı zikretmek, dünya ve dünyanın içindekilerden en hayırlıdır ve ibadetlerin en üstünüdür.
Kaynak: 443. Dergah Sohbeti: Allah Sevgisinin Sınırsızlığı, Tasavvufun Olmazsa Olmazları
Zikrullah halakasına katılmak ne kadar faziletli bir iştir?
Zikrullah halakasına oturup Allah’ı zikretmek, dünya ve dünyanın içindekilerden en hayırlıdır ve ibadetlerin en üstünüdür.
Kaynak: 443. Dergah Sohbeti: Allah Sevgisinin Sınırsızlığı, Tasavvufun Olmazsa Olmazları
466. Dergah Sohbeti konusunda ne tartışılmaktadır?
Akıl ve aşk ilişkisi, peygamberlerin mucizeleri, Allah’ın affediciliği, zikirin nasıl yapılması, hakikat ve gölge kavramları, rüya tabirleri, mürşid arama, istihare namazı ve diğer ilahi konular tartışılmaktadır.
Kaynak: 466. Dergah Sohbeti
Zikir nasıl yapılmalıdır?
Hiçbir cemaate bağlı değilim, kendi bildiğim kadar zikir çekebilir miyim diye sormuşlar. Hadis-i şeriflere bağlı kalın. Hiçbir cemaate bağlı olmayanlar, hadis-i şeriflerde sabit olan zikirleri yapsınlar. Kendi kafasından zikir yapmayın. Yüz kere “La ilahe illallah”, yüz kere salat ve selam, yüz kere “Elhamdülillahi Rabbil alemin”, yüz kere “Subhanallahi ve bihamdihi subhanallahil azim” gibi Hz. Peygamber’in sallallahu aleyhi ve sellem öğrettiği zikirler vardır.
Kaynak: 466. Dergah Sohbeti
Kalplerin Katılaşması ve Varlığın Zikri nedir?
Bakara Suresi 74. ayet-i kerimede "Kalpleriniz katılaştı, şimdi de taş gibi ya da taştan da beter hale geldi. Çünkü o taşlardan öylesi var ki içinden nehirler kaynıyor. Yine öylesi var ki çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor. Öylesi de var ki Allah korkusundan yerlere yuvarlanıyor" buyurulmuştur.
Bu ayet-i kerimeye bakarak her şey canlıdır ve her zerre zikir halindedir diyebilir miyiz? Evet. Bütün âlem zikreder. Bütün âlem zikrederse sen bu zikirden gafil kalırsan en büyük günahı kebaleyi işlemiş olursun. Allah bizi o gafletten muhafaza eylesin.
Kaynak: 468. Dergah Sohbeti
Korkuyu yenmek için ne söylendi?
İnsan tek başına zikrullah yapmaktan neden korkar? Çünkü nefis bunu korkutur, kalbine korku verir. O yüzden Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri "korkaklığın şerrinden Allah’a sığınırım" diye dua etmiştir. Nefis ve şeytan, kişi zikrullah yaparken, gece namaz kılarken, karanlıkta yürürken—hayatın her alanında korku üretir. Eğer korkuya kapı aralarsanız hayatınız boyunca sizi korkularınız yönetir. İflas etmekten, evlenip geçinememekten, çocuğa bakamamaktan, aldatılmaktan korkarsanız, korku o kimseyi yönetmeye başlar. Bir korkan adam borsada kağıdı yok, cebinde doları yok, ithalat ihracat yapmıyor—ama kendi kendine korkuyor. Hayatınızın hiçbir alanında, hiçbir devresinde korkuya yer vermeyin. Bir tek korkulacak yer vardır: Allah. Korku düşüncesi Allah’tan korkmamız için yaratılmıştır. Bu da haramlardan uzak durmak ve farzları yerine getirmektir. Ama ne yazık ki insanlarımız Allah’tan korkmak yerine nefis ve şeytanın önlerine getirdiği vesveselerden ve hayali korkulardan korkuyorlar. Kaçmak hiçbir zaman çözüm değildir, o günlük çözümdür. Mahallede seni dövecek bir çocuk var—bir gün kaçtın, iki gün kaçtın, ama aynı mahalledesiniz. Üçüncüsünde yüzleşeceksiniz. Her yüzleşme sizin için bir tecrübe olacak ve korkuyu yenmenize bir adım olacak.
Kaynak: 471. Dergah Sohbeti
Zikrullahın dereceleri, Allah’a yaklaşmanın üç adımı ve sünnete tâbi olma konuları tartışılmakta mıdır?
Zikrullahın dereceleri, Allah’a yaklaşmanın üç adımı ve sünnete tâbi olma konuları tartışılmaktadır. Zikrullahın dereceleri ilmel-yakîn, aynel-yakîn ve hakkel-yakîn olarak açıklanır. Allah’a yaklaşmanın üç adımı ise farzları yerine getirmek, nâfilelerle yaklaşmak ve Allah’ı sevmek ve sünnete tâbi olmak şeklinde ifade edilir. Sünnete tâbi olma, Hz. Peygamber’in sünnetine uymak ve hadis inkârcılarına karşı eleştiri ifadesiyle ilişkilendirilir.
Kaynak: 479. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Dereceleri, Allah’a Yaklaşmanın Üç Adımı ve Sü
Allah’a Yaklaşmanın Üç Adımı Nedir?
Allah’a yaklaşmanın üç adımı şunlardır: 1. Farzları Yerine Getirmek: Kul farzları yerine getirmekle Allah’a en sevimli, en sevgili işi yerine getirir. 2. Nâfilelerle Yaklaşmak: Nâfilelerle Allah’a yaklaşılır. Bu içerisinde ibadet, güzel ahlâk ve İslam’ın bütün güzellikleri yer alır. 3. Allah’ı Sevmek ve Sünnete Tâbi Olmak: Âyet-i kerîme ne dedi bize? ‘Ey Habibim, de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun.’ Yani sen Hz. Peygamber’e uymadan Allah’ı sevmek, Allah’a yaklaşma davası gütmemektedir.
Kaynak: 479. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Dereceleri, Allah’a Yaklaşmanın Üç Adımı ve Sü
Sünnete Tâbi Olma Nedir?
Sünnete tâbi olma, Hz. Peygamber’in sünnetine uymak ve hadis inkârcılarına karşı eleştiri ifadesiyle ilişkilendirilir. O televizyona çıkıp da hadisleri inkâr eden soytarılara bakma; onlar şeytanın borazanıdır. Onlara kanma. Sakın onlar seni aldatımaSın. Onlar Âdem’den beri vardır. Kim peygamberin sünnetini reddediyorsa, o çizgiden dışarı çıkıyorsa, o kendisini şeytana doğru yol aldırıyor. Hz. Peygamber’e tabi olmak, Âdem’den itibaren herkesin ayağının kaydığı yerdir.
Kaynak: 479. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Dereceleri, Allah’a Yaklaşmanın Üç Adımı ve Sü
Zikrullahın Dereceleri Nedir?
Zikrullahın dereceleri ilmel-yakîn, aynel-yakjin ve hakkel-yakîn olarak açıklanır. İlmel-yakîn: Varlığın Cebrî Zikri. İlmel-yakîn noktasında bütün nefisler, bütün her şey Allah’ı zikreder. Taş, toprak, kurt, böcek, hayvan, senin hücrelerin, senin ruhun, senin nefsin, senin için dışın. İlmel-yakîn noktasında kendi hâl diliyle zikretmeyen hiçbir şey yoktur. Aynel-yakîn: Kulun İradesiyle Zikri. Bir kimse husûsî mânada, bir kulun kendisi oturup husûsî mânada Allah’ı zikrettiğinde durum farklıdır. Bu aynel-yakîn noktası oldu. Hakkel-yakîn: Allah’ın zikrini kendi iradesiyle zikretmek ve onunla beraber olmak.
Kaynak: 479. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Dereceleri, Allah’a Yaklaşmanın Üç Adımı ve Sü
Allah’ın Nefsinde Zikretmesi Ne Demektir?
Allah’ın nefsinde zikretmesi, o kimse kendi benliğinde, kendi kişiliğiyle, kendi kimliğiyle, bir bütün hâlinde Allah’ı zikretmesidir. O kimsenin bütün diliyle, kalbiyle, aklıyla, azalarıyla bir bütünlük arz ederek zikretmesi. Bu sûfînin geleceği çok önemli noktalardan birisidir. Bu o sûfînin Hakk’a yakın noktasında Allah’ı zikretmesidir.
Kaynak: 479. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Dereceleri, Allah’a Yaklaşmanın Üç Adımı ve Sü
Zikrullah yapılan yer hiç kimsenin şahsî malı değil midir?
Zikrullah yapılan yer hiç kimsenin şahsî malı değildir. Burası Allah’ı zikredenlere aittir. Buradan birisini çıkarmak kimsenin haddine değildir. Zikredenler olarak her zikrettiğimizde Allah’ın bizi zikrettiğini tefekkür etmiş olsak, biz o kanala girsek biz de kendimizden geçeriz. Ama biz zikrederken; yanımızdakinin sarıklılığı, sarıksızlığı, hangi renk sardı, bu da mı zikrullaha geldi, bunun ne işi vardı burada diye düşünüyoruz. Oysa o gelen orada Allah’ı zikredecek; keyfiyeti meçhul, kendine münhasır Allah da onu zikredecek.
Kaynak: 479. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Dereceleri, Allah’a Yaklaşmanın Üç Adımı ve Sü
Rus Arabasını Almak Günah Olur mu?
Rus arabasını almak günah olmaz. Ama maneviyatımıza zarar verir mi? Evet. Türkiye’de normalde yerli her şey yetişmiş, yapılmış olsa, yerli bir araba olmuş olsa, o zaman bütün insanların güçleri nispetinde onu almaları uygun olur. Ama dünya kapitalist sistemin pençesinin altında; bankalar var, bir sürü günah kebairler var. Ticaret bu noktada bir kimse bir marka tercih edebilir mi? Evet. Dinen bir sakıncası var mı? Yok. Bir kimse istediği ülkenin ürününü alıp satabilir mi? Evet.
Kaynak: 479. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Dereceleri, Allah’a Yaklaşmanın Üç Adımı ve Sü
‘Yok biz o kadar pahalı değiliz’ diyor mu?
Biri geliyor, soruyor: ‘Hocam siz kaça gidiyorsunuz?’ Bizimkiler çok pahalı, diyorum. ‘Yok biz o kadar pahalı değiliz’ diyor. Duruma göre 150-200-250 lira alıyolarmış bir semadan. ‘Hocam sizinkiler kaça gidiyorlar?’ diyor. Allah razı olsun, bizimkiler bedavaya gidiyor, diyorum. Biz onların bildiği mevlevilerden değiliz. Akçe kesemiz yok. Bizim semamız kaç para diye sema etmiyor.
Kaynak: 479. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Dereceleri, Allah’a Yaklaşmanın Üç Adımı ve Sü
Çocuk aldırması hoş değil midir?
Mehir kadının hakkıdır. Kadın isterse kendisini teslim etmeden önce alır, isterse sonra alır. Kadın istediği zaman mehrini alabilir. Çocuk aldırması hoş değildir. ‘Eşime güvenmek istemiyorum, aldıracağım’ yeterli bir gerekçe değildir.
Kaynak: 479. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Dereceleri, Allah’a Yaklaşmanın Üç Adımı ve Sü
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem günlük ihtiyacını karşılayan bir kimsenin dilenmesinin câiz olmadığını da buyurmuştur?
Trafikte küçük çocuklar, hamile kadınlar para istiyorlar. Bir hadis-i şerif var: ‘İsteyene verin, kimseyi kapınızdan geri çevirmeyin.’ Ama Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem günlük ihtiyacını karşılayan bir kimsenin dilenmesinin câiz olmadığını da buyurmuştur.
Kaynak: 479. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Dereceleri, Allah’a Yaklaşmanın Üç Adımı ve Sü
Zikir esnasında çalgı aletleri kullanmak meselesi ne şekilde ele alınmaktadır?
Zikir esnasında çalgı kullanmak; ney, def, davul gibi aletleri kullanmak meselesi üzerinde duralım. Normalde ney, def ve davul kullanmanın haram olduğuna dair herhangi bir ibare yoktur zaten. Bir şey Kur’an ve Sünnet dairesinde haram kılınırsa haram kılınanlar Kur’an ve Sünnet’te belirir. O yüzden İslam literatüründe ‘bu haram mı?’ diye sorulmaz. Çünkü haramlar bellidir. Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e sahabe-i kiram ‘bu haram mı, bu haram mı?’ diye sorduklarında onlara böyle soru sormalarını yasaklamış ve ‘Siz haramları mı çoğaltmak istiyorsunuz?’ buyurmuştur. O yüzden bir kimsenin haramları çoğaltma gibi bir yetkisi yoktur. Kur’an ve Sünnet dairesinde de böyle bir yetki yoktur. Bu sebeple zikir esnasında veya normal zamanlarda bu tip çalgı aletlerini kullanmakta bir beis yoktur.
Kaynak: 507. Dergah Sohbeti — Zikir Adabı, Cami Birlikteliği, Ticaret Ahlakı ve Recm Tar
Haram olan çalgıcılık nedir?
Amma velakin insanların nefsaniyetini ayağa kaldıracak çalgıcılık nedir, onu bir anlayalım. Bir kimse insanların heva ve heveslerini, nefsaniyetini ayağa kaldıracak şekilde çalgı çalarsa bu caiz değildir. O yüzden çalgıcılı ki zikrullahta veya bayramlarda, bilinen günlerde davul-def vurmak, düğünlerde def vurmak veya zikrullahta güdük vurmak aynı şeyler değildir. Düğünlerde insanların heva ve hevesini ayağa kaldıracak şarkıcılık ile zikrullahtaki ilahi söylemek, bendirle zikir yapmak birbirinden tamamen farklıdır. Normalde şarkı dinlemek caiz mi? Eğer müşrik bir kimse söylüyorsa ondan şarkı dinlenemez. Ancak cariyelerin söylediği şarkıları Peygamber Efendimiz bizzat dinlerdi. Ama insanların heva ve hevesini, nefsaniyeti şeytaniyete yönelik çalgıcılık yapmak caiz değildir.
Kaynak: 507. Dergah Sohbeti — Zikir Adabı, Cami Birlikteliği, Ticaret Ahlakı ve Recm Tar
Osmanlı’da çalgıcılık ve gayrimüslim unsurlar nasıl ilişkilendirilmiştir?
Benim yaşta olanlar bunu daha iyi bileceklerdir. Geriye doğru gittiğimizde düğünlerde çalgıcılık yapanlar İslam topraklarında gayrimüslim kavimlerden insanlardı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında sanatçı denilen, şarkı söyleyen, sahnelere çıkanlar gayrimüslim unsurlardır. İlk tiyatrocular, meddahlar, ses sanatçıları hep gayrimüslimlerdi. Çünkü İslam bunları yasakladığından bu tip işlerle ilgilenenler gayrimüslimler olmuştur. Düğünlerde eğlendiren insanlar, şarkı söyleyenler, çalgı çalanlar Osmanlı’da gayrimüslim unsurlardır. Gayrimüslim unsurlardan Hanefî mezhebine göre dinlemek caizdir. Bizim insanımız ince fıkıh literatürünü bilmediğinden dolayı meseleyi tam kavrayamıyor. Bir de sonradan teşkin ve tedbir adı altında caiz olan şeyleri, ‘olur ki harama düşeriz’ diye yasaklayan bir zihnî etken sonradan başlamıştır. Bu ayrı bir meseledir.
Kaynak: 507. Dergah Sohbeti — Zikir Adabı, Cami Birlikteliği, Ticaret Ahlakı ve Recm Tar
Zikir esnasında ilahi söylemek caiz midir?
Zikir esnasında ilahi söylemek caizdir. Bu konudaki en eski risale Cüneyd-i Bağdadî’nin Semâ Risalesi’dir. Zikir esnasında nefes denirdi eskiden. Dört beyitlik şiirlerin söylenmesi, birinin nefeslerinin okunması veya bir kimsenin kendi kalbine geleni kendi nefesi olarak söylemesi caiz görülmüştür. Bunda bir sakınca yoktur.
Kaynak: 507. Dergah Sohbeti — Zikir Adabı, Cami Birlikteliği, Ticaret Ahlakı ve Recm Tar
Eski zikir usulü nasıldır?
Tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra, Cumhuriyet’in ilk yıllarında zikir meclisleri kaçak şekilde evlerde devam ederken gelenek ve adab kayboldu. Aslında zikrullah esnasında çok sık ilahi söylenmezdi. Eski zikir usulü şöyleydi: Zikrullaha uygun bir Kur’an tilaveti ile başlanır, ayet-i kerime okunur. ‘Allahu la ilahe illa Hu’ denilir ve Hu esmasına başlanır. Ayet-i kerime ile birlikte zikrullaha devam edilir. Hu esması bittiğinde arada birkaç ilahi söylenir, herkes o esnada bir demlenir, nefeslenir. Bir-iki ilahi söylendikten sonra mesela Hu esmasından Hay esmasına geçilir. Hay esmasıyla alakalı yine bir ilahi, bir ayet-i kerime okunarak Hay esmasına başlanır. Hay esması bittiğinde yine bir-iki ilahi okunur, ardından Hak esmasına geçilirken yine bir ayet-i kerimenin başlangıcı okunur. Ara geçişlerde bir-iki ilahi okunurdu.
Kaynak: 507. Dergah Sohbeti — Zikir Adabı, Cami Birlikteliği, Ticaret Ahlakı ve Recm Tar
İlahilerin hikmeti nedir?
İlahilerde nasihat vardır. O ilahiyi bütün ehl-i zikir dinler, ondan nasihat alır. İlahiler geçmiş evliyanın sözleridir, ilham üzerine yazılmıştır, her biri birer nasihattir. Kur’an-ı Kerim tefsiri gibidir; ayet tefsirdir, hadis tefsirdir. İlahilerde nefis terbiyesiyle, Allah ve Resulünü sevmekle alakalı özlü sözler vardır. O yüzden ilahi dinleyenler aynı zamanda nasihat dinlemiş olurlar. İlahici başının repertuarı çok geniştir. Oradaki havaya, konuma, duruma, maneviyata göre bir ilahi seçip zikrullahın ara esmasında öylesine bir okur ki herkesi kendinden geçirir. Bir gazel okur, o gazelde muhakkak bir nasihat vardır. Herkes o nasihatı dinler, kendisine çekidüzen verir.
Kaynak: 507. Dergah Sohbeti — Zikir Adabı, Cami Birlikteliği, Ticaret Ahlakı ve Recm Tar
Hz. Peygamber’in zikir esnasında raks ve semâ meselesiyle ilgili görüşü nedir?
Raksın ne olduğunu önce anlamamız lazım. Raks; bir kimsenin vücudunun değişik yerlerini titretmesi, oynatması, ayaklarını belli bir ritimle heva ve hevese göre oynamasıdır. Hadis-i kudsîde buyrulmuştur: ‘Siz Allah’ı öylesine zikredin ki olgunlaşmış buğday başaklarının rüzgârla sallandığı gibi sallanasınız.’ Allah’ı zikrederken bir kimse iki ayağını birden yerden kaldırmadan, vücudunu rakkaseler gibi oynatmadan hafifçe sallanmasında bir beis yoktur. Ama bazılarının yaptığı gibi hoplama, zıplama ehl-i zikir tarafından caiz görülmemiştir. Bu hadis-i kudsîden hafif sallanma caiz görülmüş, bundan fazlası ehl-i zikir tarafından caiz görülmemiştir. Kendilerince caiz görenler ve yapanlar da vardır, ben bunlara katılanlardan değilim. Zikrullah esnasında bir kimsenin disiplinli bir şekilde Allah’ı zikretmesi, esmanın komutuna göre tatlı bir ritimle sallanmasında bir beis yoktur. Zikir halkasının ortasında dönerek zikretmek caiz midir? Evet, caizdir. Semâ ederek bir kimse Allah’ı zikredebilir.
Kaynak: 507. Dergah Sohbeti — Zikir Adabı, Cami Birlikteliği, Ticaret Ahlakı ve Recm Tar
Zikir adabı nedir?
Zikir adabı, zikirin doğru ve saygıyla yapılmasıyla ilgili kurallar ve davranışları ifade eder. Zikir, Allah’ın adını, sıfatlarını ve meşakkatlerini tekrar etmekle yapılan bir ibadettir. Zikir adabı, bu ibadetin nasıl yapılması gerektiğini belirler.
Kaynak: 507. Dergah Sohbeti — Zikir Adabı, Cami Birlikteliği, Ticaret Ahlakı ve Recm Tar
Zikrullahın başlangıcı nedir?
İlk sema nerede ve ne zaman başlamıştır diye sorulduğunda: başlangıcı ‘Kün’ demeden öncedir. Kün demeden önce başlamasaydı, şimdi yapılır mıydı? Zikrullahın başlangıcı ‘Kün’ demeden öncedir — çünkü ‘Kün’ Allah’ın ilk zikrullahıdır.
Kaynak: 513. Dergah Sohbeti — Biatlaşma, İhsân Hedefi ve Helâl Ticâret
İnsanoğlunun üç hâli vardır: ya ayaktadır, ya oturuyordur, ya yatıyor mudur?
Cenâb-ı Hak buyuruyor: ‘Allah’ı zikredin; ayaktayken, otururken, yanlarınız üzerine yatarken’ (Nisâ 4:103; Âl-i İmrân 3:191). İnsanoğlunun üç hâli vardır: ya ayaktadır, ya oturuyordur, ya yatıyordur. Yirmi dört saat boyunca hangi fiil üzerinde durursanız durun, Allah’ı zikredeceksiniz. Zikrin nasıl yapılacağını ise Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’den öğreniyoruz.
Kaynak: 515. Dergah Sohbeti — Zikrullah, Sema, Sûfîlik ve Ortadoğu Siyâseti
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: ‘Halaka hâlinde zikredin.’ Bir hadîste anlatılır ki zikrullah yapılırken üç kişi geldi mi?
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: ‘Halaka hâlinde zikredin.’ Bir hadîste anlatılır ki zikrullah yapılırken üç kişi geldi. Birisi halkayı yarıp içine oturdu; birisi dışına oturdu; birisi de dönüp gitti. Peygamber Efendimiz buyurdu: ‘Halkayı yarıp oturanı Allah zâtında barındırdı. Edep edip dışına oturanı affetti. Dönüp gidene ise Allah ve melekler lânet etti’ (Buhârî, İlim 8; Müslim, Selâm 26).
Kaynak: 515. Dergah Sohbeti — Zikrullah, Sema, Sûfîlik ve Ortadoğu Siyâseti
Allah bildiği hâlde sorar: Ey meleklerim, kullarım ne yapıyor?
Bir hadîs-i kudsîde buyurulmuştur: ‘Kullarım halaka hâlinde toplanıp Allah’ı zikrederler. Melekler de halaka hâlinde onların başında Allah’ı zikrederler; semâya kadar, arş-ı âlâya kadar yükselirler. Seni zikrediyorlar yâ Rabbi’ (Müslim, Zikir 25). Demek ki zikrullahın halaka hâlinde yapılacağı hadîs-i kudsî ve hadîs-i şerîflerle sâbittir.
Kaynak: 515. Dergah Sohbeti — Zikrullah, Sema, Sûfîlik ve Ortadoğu Siyâseti
Zikir halkasında ayrımcılık yapılmaz nedir?
Zikir Halkasında Ayrımcılık Yapılmaz Hazreti Mevlânâ diyor: "Evlat, toprağın altında usta da bir, çırak da bir." Toprağın altında ustası da çırağı da bir, zengini de fakiri de bir. Beğenmediğin bir kimse senden daha iyi bir derviş olabilir. Beğenmediğin bir kimse bir şeyin ucundan tutmuş olabilir. Kimseye hor hakir bakma. Mevlânâ Han’ın sözü: "Bir kez aşk ile Allah dese o lisan, dökülür cümle günahları misli hazan." O kimse aşkla, samimiyetle buraya geldi, burada Allah’ı zikretti, temizlendi gitti. Kim Allah’ı zikrederse Allah da onu zikreder. Kimi küçük gördün? Allah’ın zikrettiğini. Kime adaletsiz davrandın? Allah’ın zikrettiğini.
Kaynak: 521. Dergâh Sohbeti – Disiplin ve İstikamet, Arkadaşlık Adabı ve Zikir Halkasını
Zikrullahın Fazîleti nedir?
Cennet Ehlinin Tek Üzüntüsü
Muâz bin Cebel radıyallahu anh hazretleri naklediyor: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki; "Cennettekiler hiçbir şeye üzülmez. Ancak üzerlerinden geçip de içinde Allah’ı zikretmedikleri bir âna üzülürler." Malûm cennette üzüntü yok, cennette elem, keder yok. Cennet hayatı elemsiz, kedersiz, üzüntüsüz bir hayattır. Buradaki üzüntü bir hayıflanma gibidir; saçını başını yolayacak noktada değil.
Kaynak: 527. Dergâh Sohbeti — Zikrullahın Fazîleti, İbâdetlerin Özü ve Sûfî Ahlâk
Zikrullahı Az Yapmanın Tehlikeleri nelerdir?
Taberânî nakletmiş: "Kim Allah’ı çok zikretmezse imandan uzaklaşır." Bir kimse Allah’ı az zikrediyor, zikrullahı terk ediyorsa şeytan musallat olur. Onun kalbine, onun gönlüne şeytan oturur. Başka bir hadîs-i şerifte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki: kalpte zikrullah olmaz ise oraya şeytan oturur, tâ ki zikrullah başlayıncaya kadar. Tabiri caizse kalbin kapısında bekler, kalbin üstünde bekler, kalbin etrafında bekler. Tâ ki kalpte zikrullah kesilsin de oraya yerleşeyim, tekrar oturayım diye.
Kaynak: 527. Dergâh Sohbeti — Zikrullahın Fazîleti, İbâdetlerin Özü ve Sûfî Ahlâk
Zikrin Anahtarları ve Şükrün Kaynağı nedir?
Zikrin Anahtarı Olan Kullar
Bundan kurtulmanın yolu devamlı zikrullah, zikrullah halakalarında durmak, ehli zikirle beraber olmak. Çünkü başka bir hadîs-i kudsîde zikredildiği üzere zikrin anahtarı olan kullar vardır. O kullar görüldüğünde Allah hatıra gelir. Onlar hemen sizi zikrullaha teşvik ederler, o zikrullahla hemhâl ederler sizi. Kimisi dünyanın anahtarıdır; sizi hemen dünyalık bir şeylerin peşine koşturur. Kimisi kadın anahtarıdır, kimisi kumar anahtarıdır, kimisi içki anahtarıdır, kimisi hevâ heves anahtarıdır. Herkesin bir vazifesi var. Bazıları da zikrin anahtarıdır.
Kaynak: 527. Dergâh Sohbeti — Zikrullahın Fazîleti, İbâdetlerin Özü ve Sûfî Ahlâk
Zikir ve Şükür İlişkisi nedir?
Yine bir hadîs-i kudsî, Taberânî nakletmiş: "Ey Âdemoğlu, beni zikrettiğinde bana şükretmiş olursun. Beni unuttuğun zaman ise nimetine nankörlük etmiş olursun." Demek ki kim Allah’ı zikreders, zikrettiği müddetçe o şükredenlerden oldu. Zikrettiği müddetçe hamd edenlerden oldu. Zikrettiği müddetçe Cenâb-ı Hakk’ın nimetlerine nankörlük etmeyenlerden oldu. Ne zaman zikrullahı bıraktı, bırakır bırakmaz şükredenlerden değil nankörlük edenlerden olur.
Kaynak: 527. Dergâh Sohbeti — Zikrullahın Fazîleti, İbâdetlerin Özü ve Sûfî Ahlâk
Her Ânın Kıymeti nedir?
Beyhakî rivayet etmiş: "İnsan üzerinden geçip de içinde Allah’ı hayırla anmadığı her andan dolayı kıyamet gününde pişmanlık duyar." O zaman Cenâb-ı Hakk’ı her an hayırla yâd etmek, Cenâb-ı Hakk’ın üzerinde hüsnüzan beslemek lazım. Her an zikirle hemhâl olacak ve Cenâb-ı Hakk’ı her hâlükârda yâd edecek.
Kaynak: 527. Dergâh Sohbeti — Zikrullahın Fazîleti, İbâdetlerin Özü ve Sûfî Ahlâk
Zikrullahın ehemmiyeti neden önemlidir?
Zikrullahın ve günlük virdin ehemmiyetiyle alakalı bu hadîsleri okumamızın sebebi de budur.
Kaynak: 527. Dergâh Sohbeti — Zikrullahın Fazîleti, İbâdetlerin Özü ve Sûfî Ahlâk
Günlük virdin ehemmiyeti neden önemlidir?
Günlük vird meselesine gelince; bir kimse vird almadan önce bu nâfiledir. Vird alırsa o kimse söz vermiş olur, vâcip olur. Bir nâfile söz verirseniz vâcip olur.
Kaynak: 527. Dergâh Sohbeti — Zikrullahın Fazîleti, İbâdetlerin Özü ve Sûfî Ahlâk
530. Dergâh Sohbeti — Zikir Meclislerinin Fazileti, İhsan ve Dinde Tebdil Tehlikesi konusunu ele alan sohbetin içeriği nedir?
Zikir: Giriş — Dua ve Selamlama
Selamün aleyküm. Allah gecenizi hayır eylesin inşallah. Cenâb-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah.
Zikir Meclislerinin Fazileti — Hadîs-i Kudsî
Melekler Zikredenleri Arıyor
Allah-u Teâlâ’nın bir kısım melekleri vardır; yollarda dolaşıp zikredenleri ararlar. Allah’ı zikreden bir topluluk bulduklarında birbirlerine "Geliniz! Aradığımız bunlardır" diye seslenirler. Bunun üzerine melekler, zikredenleri dünya semasına kadar kanatlarıyla kuşatırlar.
Bu hadîs-i kudsî ile hadîs-i şerif arasında çok ince bir perde vardır. Hadîs-i kudsî, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kalbine gelen ama Kur’ân âyeti olmayan, doğrudan Cenâb-ı Hakk’ın kendi sözü olan kelimelerdir.
Allah’ın Meleklerine Sorusu
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurur ki: Allah Teâlâ — kullarının hallerini meleklerden daha iyi bildiği halde — onlara "Kullarım ne söylüyorlar?" buyurur. Melekler: "Seni tenzih ediyorlar, tekbir getirip yüceltiyorlar, sana hamd edip övüyorlar" derler.
Tenzih etmek — O hiçbir şeye benzemez demektir. Bu tevhidin uç noktasıdır, aşıklığın uç noktasıdır, Allah’ı tanımanın uç noktasıdır. Tesbih, tenzih, hamd — bunlar zikir meclislerinin özüdür.
Cenâb-ı Hakk’ın Yaratma Hikmeti
Cenâb-ı Hak buyurmuştur: "Ben insanları ve cinleri beni tesbih etsinler, beni tenzih etsinler, beni tanısınlar, bana ibadet etsinler diye yarattım." Bu, "Ben insanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım" (Zâriyât, 51/56) âyet-i kerimesinin şerhi gibidir. Bilinmekliği sevdi; insanlar kendisini bilsin diye insanları ve cinleri yarattı.
Allah’ı bilmede, sevmede, tanımada en ileri gidenler — tenzihte, tesbihte, hamdde en ileri gidenler — Allah’ı zikredenlerdir. Sufi topluluklar, ana renkleri Allah’ı zikir üzerine kurulur. Onlar gece gündüz Allah’ı zikrederler.
Sufi Topluluğun Özellikleri
Tasadduk Yalnızca Para Değildir
Biz tasadduku sadece parasal olarak ele alıyoruz. Halbuki tasadduk: güzel ahlâk, yumuşaklık, tatlılık, hoşluk, hoş sohbetlik, güler yüzlülük, sevecenlik, muhabbet ehli olma. Cömert kimse sadece yemek yediren değildir; tebessüm eden, insanların dertleriyle ilgilenen, onların problemlerine çözüm getirmeye çalışan, onları dinleyen kimsedir.
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine bir kadın geldi: "Sen ne boş boş dolaşıyorsun? Şu çuvalımı al da getir benim" dedi. Hz. Peygamber onun çuvalını aldı, Medine’nin varoş mahallesinde dediği yere götürdü, teslim etti. Bu zâhirî çuval değil — onun derdiyle dertlenme, sıkıntısıyla uğraşma, problemini çözmeye çalışmadır.
Sufi Toplumun Kutbu Olur
Sufi, Allah’ı zikrederken toplumun içerisinde en ulvî işlerle iştigal eder. Sosyal hayatın içerisinde olup insanların merkezi hükmünde olur, kutbu hükmünde olur. Kimin derdi, sıkıntısı, problemi varsa hemen ona koşar.
Muhyiddîn İbnü’l-Arabî hazretleri der ki: Nasıl dünyanın tek kutbu varsa, şehirlerin de bir kutbu vardır, köylerin de, mahallelerin de, sokakların da, her sülalenin de, her evin de bir kutbu vardır. Evin içinde herkes derdini ona anlatır. O sülalenin kutbu hükmündedir; sıkıntılı şeylerde herkes ona telefon açar.
Bunlar nereden kutup olurlar? Etrafındaki insanların dertleriyle dertlenmekten, onların probleml, çözmekten, yardımcı olmaktan. İnsanlar gayriihtiyarî onun etrafında toplanır. O kimse gönlünü açar, kalbini açar, kesesini açar, evini açar, sofrasını açar, dilini açar — herkes onu sever.
İhsan — Allah’ı Görüyormuşçasına Yaşamak
"Kullarım beni görmüşler mi ki böyle yapıyorlar?" Allah sorar meleklerine. "Hayır vallahi seni görmemişler" derler. "Beni görseler ne yaparlardı?" "Sana ibadetleri, seni övmeleri ve tesbih etmeleri daha çok olurdu."
İhsan nedir? Allah’ı görüyormuşçasına yaşamaktır. Sufiler bunu şöyle şerh ediyorlar: Allah’ı görüyormuşçasına yaşamak — sadece ibadet değil. Görüyormuşçasına yaşarsak yediğimiz, içtiğimiz dahi ibadettir; ticaretimiz ibadettir. Görüyormuşçasına Bismillahirrahmanirrahim — ibadet oldu.
Cenneti ve Cehennemi Görmek
"Kullarım benden ne istiyorlar?" — "Senden cenneti istiyorlar." — "Cenneti görmüşler mi?" — "Hayır." — "Cenneti görselerdi düşkünlükleri ve istemeleri daha fazla olurdu." Seyrisülükün bir halinde sufi kardeşlerimiz cenneti görürler. O kimse belli bir noktaya gelince kendisini cennette görür; Cenâb-ı Hak ona hitap eder. Makamını gösterirler. Ama biz cemâlullaha koşmalıyız; orada durmamalıyız.
"Onlar neden Allah’a sığınıyorlar?" — "Cehennemden sığınıyorlar." — "Cehennemi görmüşler mi?" — "Hayır." — "Görselerdi ondan daha fazla kaçarlardı." Cenâb-ı Hak buyurur: "Sizi şahit tutuyorum ki ben onları bağışladım."
Menfaatsiz Toplanma — Sırf Allah İçin Bir Araya Gelmek
Zikir topluluğunun iki özelliği vardır: Bir, birbirlerini Allah için severler — akraba değiller, aynı kavimden değiller, ırkçılık yok. İki, toplandıklarında Allah’ı zikrederler.
Bu toplantıya ticari kaygılar, para, makam, mevki, işini gördürme girmeyecek. "Ben oraya gideyim, evleneyim; oraya gideyim, işimi düzelteyim; oraya gideyim, dua ettim de evladım olur" — öyle değil. Toplanma sebebi sırf Allah için. Allah’ı sevdiklerinden dolayı toplandılar, birbirlerini de Allah için sevdiler.
Orada herkes Allah’ın indinde takvaca üstün olan üstün. Makamı, parası, şöhreti, sülalesi önemli değil. Bu zikir meclisinde kapının önünde CD satılmayacak, kitap satılmayacak, "pamuk eller cebe" denmeyecek. Biz sırf Allah’ı zikretmek için geldik, sırf Allah’ı zikretmek için toplandık.
Hasislık Şeytanı Yoldaş Etmektir
Bir kimse hasislığı kendisine yoldaş ederse bilsin ki şeytanı yoldaş etti kendine. Sufiler hasis olmazlar. Hasislık bir kimseye bulaşırsa Allah muhafaza etsin, alaşağı eder.
Bazen derviş kardeşler der: "Bu adamın etrafında herkes neden toplanıyor?" Ben de derim: "Sen de topla senin etrafında toplansın." Sofranı aç, evini aç, gönlünü aç, kalbini aç, kesesini aç — insanlar gayriihtiyarî senin etrafında toplanır. Sana "neden sofra açtın" diyen var mı? Sana yasaklayan oldu mu?
Faiz Meselesi — Müminler Arası Faizin Haramlığı
Bir abimin dükkânında bir mevzu oldu. Hadîs-i şerif söyledim: "Mümin müminden faiz alır verirse, annesiyle Kabe duvarının dibinde nikâhlanmış gibi günaha girer." İlahiyattan mezun, öğretim görevlisi adam: "Biraz ağır olmadı mı?" dedi.
Dedim: "Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine söyle. Bu sahih kitaplarda geçiyor." Sonra faizi meşru hale getirmek için hadisleri ayıklayacaklarını söyledim. Âyet-i kerimede buyurulmuştur: "Faiz yiyenler mezarlarından şeytan çarpmış gibi kalkacaklar" (Bakara, 2/275). Hiç olmazsa faize düşman ol!
Sohbette bunu söyleyince birkaç arkadaşımız gittiler: "Bize ağır geliyor" dediler. Dedim: "Gidin. Bize ağır geliyor deyip gidecek olan varsa herkes gitsin. Ben inandığım hadisleri okumaktan, anlatmaktan vazgeçmeyeceğim."
Zina Meselesi — Evli İnsan ve Diyanet’in Fetvası
İçki içmek haram, kumar oynamak haram, zina etmek haram. Evli bir erkek zina ederse recmedilmesi lazım; evli bir kadın zina ederse recmedilmesi lazım — hadîs-i şerifte bu. Git boşan, bir daha evlen, boşan, bir daha evlen — helâl. Kimse sana bir şey söyleyemez.
Toplum ne hale geldi? Kadın evliyken üç tane adam dolaşıyor; bir de fetva arıyorlar. Diyanet’e telefon açıyorlar: "Senin nikâhın duruyor, hayatına devam et" deniyor. Bu dinde yok! Âyet yok temelinde, hadis yok temelinde. Nereden buldun kardeşim sen bunu?
Lâik düzende din yaşamak bu kadar oluyor, dinsiz bir sistemde din yaşamak bu kadar oluyor. Hiç olmazsa "buna fetva veremiyoruz kardeşim" denilse!
Dinde Tebdil — Değiştirmeye Çalışanlar
Kevser Havuzu Hadisi
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: "Mahşer kurulur, ben havuzun başına geçerim. Bir kısım topluluklar tam havuzun başına gelirler; ben tam Kevser’den onlara içirecekken hızla uzaklaştırılırlar. ‘Bunlar benim ümmetim değil miydi?’ derim. ‘Ey Muhammed! Bunlar senin ümmetindi ama senden sonra dinlerinden geri döndüler’ denir."
İkinci grup: "Bunlar senden sonra dinde olmayan şeyleri dindenmiş gibi kabul ettiler." Üçüncü grup: "Bunlar senden sonra dinde var olan bir şeyi değiştirdiler, tebdil ettiler."
Neyi Değiştirmeye Çalışıyorlar?
Haccı değiştirmeye çalışıyorlar — devamlı yapılacak hac. Orucu değiştirmeye çalışıyorlar — "Yaz günlerinde tutmayın, kışın tutun." Namaz — "Camilere sıra koyalım, Avrupalılar gibi oturalım." Kurban — televizyona çıkıp "Ayakkabıdan da kurban olur" diyen çıktı; Diyanet sustu, profesörler sustu, ilahiyatçılar sustu, herkes sustu.
Tesettürü tebdil ediyorlar, sakalı tebdil ediyorlar. Âyetlerin anlamlarını, manalarını değiştirmeye çalışıyorlar. Zikir kelimesini ortadan kaldırmaya çalışıyorlar — Ankebût Sûresi’nde "Namaz sizi kötülüklerden alıkoyar; ama Allah’ı zikir en büyük iştir" (Ankebût, 29/45) buyurulmuştur. Neredeyse bütün tefsir kitaplarından zikir kelimesini kaldıracaklar.
Nefsini Zikredenlerle Beraber Olmaya Zorla
Cenâb-ı Hak buyurmuştur: "Sabah akşam Rablerine dua eden, O’nun rızasını isteyen kimselerle beraber ol. Nefsini onlarla beraber olmaya zorla" (Kehf, 18/28). Peygamberine öyle demiş — biz kim oluyoruz?
Ben kendi nefsim için söyleyeyim: Ben hastayım geliyorum, burada Cenâb-ı Hak şifa veriyor. Buraya gelinceye kadar nefis durmuyor: "Hastasın yat, ayağın kalkmıyor, belin doğrulmuyor, şekerin karışmıştır" diyor. Kolay bir şey değil; ama nefsini zorlayacaksın. O gece gündüz Allah’ı zikredenlerle beraber olmak için nefsini zorla.
Allah bizi onlardan eylesin. Cenâb-ı Hak bizi zikir halkasında hemhâl eylesin. Son nefesimizde dahi zikir halkasında eylesin. Allah’ı zikrederek nefesini verenlerden eylesin. Gönlüne, kalbine, ruhuna zikrullahı yerleştirdiklerinden eylesin. Âmin.
Kaynakça
Hadîs-i Kudsî ve Hadîs-i Şerif Referansları
"Allah’ın bir kısım melekleri vardır, yollarda dolaşıp zikredenleri ararlar…" — Buhârî, Daavât, 66 (Hadis No: 6408); Müslim, Zikir, 25 (Hadis No: 2689)
"Ben insanları ve cinleri beni tanısınlar, bana ibadet etsinler diye yarattım" — Hadîs-i kudsî; Beyhakî, Şuabü’l-Îmân; Ahmed b. Hanbel, ez-Zühd
"İhsan, Allah’ı görüyormuşçasına ibadet etmendir" — Buhârî, Îmân, 37 (Hadis No: 50); Müslim, Îmân, 1 (Hadis No: 8) — Cibrîl hadisi
"Mümin müminden faiz alırsa annesiyle Kabe duvarının dibinde nikâhlanmış gibi günaha girer" — İbn Mâce, Ticârât, 58 (Hadis No: 2274); Beyhakî, Şuabü’l-Îmân
"Mahşer kurulur, ben havuzun başına geçerim… Bunlar senden sonra dinlerinden geri döndüler / dinde olmayan şeyleri kabul ettiler / dinde var olanı değiştirdiler" — Buhârî, Rikâk, 53 (Hadis No: 6584); Müslim, Tahâret, 39 (Hadis No: 249)
Kırklar, kutuplar hadisi — Ahmed b. Hanbel, Müsned; Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, Cilt 10
Âyet-i Kerime Referansları
Zâriyât Sûresi, 51/56 — "Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım"
Bakara Sûresi, 2/275 — "Faiz yiyenler mezarlarından şeytan çarpmış gibi kalkacaklar"
Ankebût Sûresi, 29/45 — "…Namaz kötülükten ve hayâsızlıktan alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir"
Kehf Sûresi, 18/28 — "Sabah akşam Rablerine dua edenlerle beraber ol. Nefsini onlarla beraber olmaya zorla"
Hucurât Sûresi, 49/13 — "Sizi kavim kavim yarattık ki birbirinizi tanıyasınız"
Asr Sûresi, 103/3 — "…
Kaynak: 530. Dergâh Sohbeti — Zikir Meclislerinin Fazileti, İhsan ve Dinde Tebdil Tehlik
Zikir Meclislerinin Fazileti nedir?
Melekler Zikredenleri Arıyor
Allah-u Teâlâ’nın bir kısım melekleri vardır; yollarda dolaşıp zikredenleri ararlar. Allah’ı zikreden bir topluluk bulduklarında birbirlerine "Geliniz! Aradığımız bunlardır" diye seslenirler. Bunun üzerine melekler, zikredenleri dünya semasına kadar kanatlarıyla kuşatırlar.
Bu hadîs-i kudsî ile hadîs-i şerif arasında çok ince bir perde vardır. Hadîs-i kudsî, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kalbine gelen ama Kur’ân âyeti olmayan, doğrudan Cenâb-ı Hakk’ın kendi sözü olan kelimelerdir.
Allah’ın Meleklerine Sorusu
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurur ki: Allah Teâlâ — kullarının hallerini meleklerden daha iyi bildiği halde — onlara "Kullarım ne söylüyorlar?" buyurur. Melekler: "Seni tenzih ediyorlar, tekbir getirip yüceltiyorlar, sana hamd edip övüyorlar" derler.
Tenzih etmek — O hiçbir şeye benzemez demektir. Bu tevhidin uç noktasıdır, aşıklığın uç noktasıdır, Allah’ı tanımanın uç noktasıdır. Tesbih, tenzih, hamd — bunlar zikir meclislerinin özüdür.
Cenâb-ı Hakk’ın Yaratma Hikmeti
Cenâb-ı Hak buyurmuştur: "Ben insanları ve cinleri beni tesbih etsinler, beni tenzih etsinler, beni tanısınlar, bana ibadet etsinler diye yarattım." Bu, "Ben insanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım" (Zâriyât, 51/56) âyet-i kerimesinin şerhi gibidir. Bilinmekliği sevdi; insanlar kendisini bilsin diye insanları ve cinleri yarattı.
Allah’ı bilmede, sevmede, tanımada en ileri gidenler — tenzihte, tesbihte, hamdde en ileri gidenler — Allah’ı zikredenlerdir. Sufi topluluklar, ana renkleri Allah’ı zikir üzerine kurulur. Onlar gece gündüz Allah’ı zikrederler.
Kaynak: 530. Dergâh Sohbeti — Zikir Meclislerinin Fazileti, İhsan ve Dinde Tebdil Tehlik
Dinde Tebdil Tehlikesi nedir?
Kevser Havuzu Hadisi
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: "Mahşer kurulur, ben havuzun başına geçerim. Bir kısım topluluklar tam havuzun başına gelirler; ben tam Kevser’den onlara içirecekken hızla uzaklaştırılırlar. ‘Bunlar benim ümmetim değil miydi?’ derim. ‘Ey Muhammed! Bunlar senin ümmetindi ama senden sonra dinlerinden geri döndüler’ denir."
İkinci grup: "Bunlar senden sonra dinde olmayan şeyleri dindenmiş gibi kabul ettiler." Üçüncü grup: "Bunlar senden sonra dinde var olan bir şeyi değiştirdiler, tebdil ettiler."
Neyi Değiştirmeye Çalışıyorlar?
Haccı değiştirmeye çalışıyorlar — devamlı yapılacak hac. Orucu değiştirmeye çalışıyorlar — "Yaz günlerinde tutmayın, kışın tutun." Namaz — "Camilere sıra koyalım, Avrupalılar gibi oturalım." Kurban — televizyona çıkıp "Ayakkabıdan da kurban olur" diyen çıktı; Diyanet sustu, profesörler sustu, ilahiyatçılar sustu, herkes sustu.
Tesettürü tebdil ediyorlar, sakalı tebdil ediyorlar. Âyetlerin anlamlarını, manalarını değiştirmeye çalışıyorlar. Zikir kelimesini ortadan kaldırmaya çalışıyorlar — Ankebût Sûresi’nde "Namaz sizi kötülüklerden alıkoyar; ama Allah’ı zikir en büyük iştir" (Ankebût, 29/45) buyurulmuştur. Neredeyse bütün tefsir kitaplarından zikir kelimesini kaldıracaklar.
Kaynak: 530. Dergâh Sohbeti — Zikir Meclislerinin Fazileti, İhsan ve Dinde Tebdil Tehlik
Zikir Meclislerinin Özellikleri nelerdir?
Zikir topluluğunun iki özelliği vardır: Bir, birbirlerini Allah için severler — akraba değiller, aynı kavimden değiller, ırkçılık yok. İki, toplandıklarında Allah’ı zikrederler.
Bu toplantıya ticari kaygılar, para, makam, mevki, işini gördürme girmeyecek. "Ben oraya gideyim, evleneyim; oraya gideyim, işimi düzelteyim; oraya gideyim, dua ettim de evladım olur" — öyle değil. Toplanma sebebi sırf Allah için. Allah’ı sevdiklerinden dolayı toplandılar, birbirlerini de Allah için sevdiler.
Orada herkes Allah’ın indinde takvaca üstün olan üstün. Makamı, parası, şöhreti, sülalesi önemli değil. Bu zikir meclisinde kapının önünde CD satılmayacak, kitap satılmayacak, "pamuk eller cebe" denmeyecek. Biz sırf Allah’ı zikretmek için geldik, sırf Allah’ı zikretmek için toplandık.
Kaynak: 530. Dergâh Sohbeti — Zikir Meclislerinin Fazileti, İhsan ve Dinde Tebdil Tehlik
Hasislik nedir ve ne anlama gelir?
Bir kimse hasislığı kendisine yoldaş ederse bilsin ki şeytanı yoldaş etti kendine. Sufiler hasis olmazlar. Hasislık bir kimseye bulaşırsa Allah muhafaza etsin, alaşağı eder.
Bazen derviş kardeşler der: "Bu adamın etrafında herkes neden toplanıyor?" Ben de derim: "Sen de topla senin etrafında toplansın." Sofranı aç, evini aç, gönlünü aç, kalbini aç, kesesini aç — insanlar gayriihtiyarî senin etrafında toplanır. Sana "neden sofra açtın" diyen var mı? Sana yasaklayan oldu mu?
Kaynak: 530. Dergâh Sohbeti — Zikir Meclislerinin Fazileti, İhsan ve Dinde Tebdil Tehlik
Zina meselesi nedir?
İçki içmek haram, kumar oynamak haram, zina etmek haram. Evli bir erkek zina ederse recmedilmesi lazım; evli bir kadın zina ederse recmedilmesi lazım — hadîs-i şerifte bu. Git boşan, bir daha evlen, boşan, bir daha evlen — helâl. Kimse sana bir şey söyleyemez.
Toplum ne hale geldi? Kadın evliyken üç tane adam dolaşıyor; bir de fetva arıyorlar. Diyanet’e telefon açıyorlar: "Senin nikâhın duruyor, hayatına devam et" deniyor. Bu dinde yok! Âyet yok temelinde, hadis yok temelinde. Nereden buldun kardeşim sen bunu?
Lâik düzende din yaşamak bu kadar oluyor, dinsiz bir sistemde din yaşamak bu kadar oluyor. Hiç olmazsa "buna fetva veremiyoruz kardeşim" denilse!
Kaynak: 530. Dergâh Sohbeti — Zikir Meclislerinin Fazileti, İhsan ve Dinde Tebdil Tehlik
Nefsini zikredenlerle beraber olmaya zorla nedir?
Cenâb-ı Hak buyurmuştur: "Sabah akşam Rablerine dua eden, O’nun rızasını isteyen kimselerle beraber ol. Nefsini onlarla beraber olmaya zorla" (Kehf, 18/28). Peygamberine öyle demiş — biz kim oluyoruz?
Ben kendi nefsim için söyleyeyim: Ben hastayım geliyorum, burada Cenâb-ı Hak şifa veriyor. Buraya gelinceye kadar nefis durmuyor: "Hastasın yat, ayağın kalkmıyor, belin doğrulmuyor, şekerin karışmıştır" diyor. Kolay bir şey değil; ama nefsini zorlayacaksın. O gece gündüz Allah’ı zikredenlerle beraber olmak için nefsini zorla.
Allah bizi onlardan eylesin. Cenâb-ı Hak bizi zikir halkasında hemhâl eylesin. Son nefesimizde dahi zikir halkasında eylesin. Allah’ı zikrederek nefesini verenlerden eylesin. Gönlüne, kalbine, ruhuna zikrullahı yerleştirdiklerinden eylesin. Âmin.
Kaynak: 530. Dergâh Sohbeti — Zikir Meclislerinin Fazileti, İhsan ve Dinde Tebdil Tehlik
Peygamber Sallallâhü Aleyhi ve Sellem’in ashâbından biriyle karşılaşınca "gel bir saat iman edelim, yani bir süre Rabbimizi zikredelim" derdi mi?
Enes bin Mâlik Radıyallâhu Anh anlatır: Abdullah bin Revâha, Hz. Peygamber Sallallâhü Aleyhi ve Sellem’in ashâbından biriyle karşılaşınca "gel bir saat iman edelim, yani bir süre Rabbimizi zikredelim" derdi. Bir sahâbe bunu kızıp Hz. Peygamber’e geldi: "Ya Resûlallah, Abdullah bin Revâha Senin imanından yüz çevirip bir saat iman etmeye yöneliyor." Hz. Peygamber buyurdu: "Allah İbn Revâha’ya merhamet eylesin. O, meleklerin imrendiği zikir meclislerini seviyor."
Kaynak: 533. Dergâh Sohbeti — Türkiye Ekonomisi, 15 Temmuz Değerlendirmesi ve Ordunun Gü
Zikir meclisinin faziletleri nelerdir?
"Bir cemaat Allah Azze ve Celle’yi zikretmek için bir meclise oturursa, kendilerine kalkmadan: ‘Allah sizi bağışlamış, günahlarınız sevaba çevrilmiş olarak kalkınız’ denilir" buyurulmuştur.
Kaynak: 534. Dergâh Sohbeti — Antidepresan Bağımlılığı, İstigâse Tartışması ve Sûfîlerin
Zikir ehline buğzetmemek neden önemlidir?
Zikrullâh halkasına oturan kimse iyi insandır. İyi insan demek hatası, kusuru olmayan insan demek değildir. Herkesin hatası kusuru olur. Ama iyi insandır o. Bir kimse bir şeyhe intisap etmiş, orada zikrullâha devam ediyorsa, kendi dersine devam ediyorsa o iyi insandır. Onun arkasından atıp tutma. Oradaki kardeşler birbirlerine buğzetmeyecekler. Zâkirlerinizle, çavuşlarınızla buğzetmeyin. Başınızdaki ders yaptıran kimselere buğzetmeyin. Bu sizin dergâhtaki sonunuz olur.
Kaynak: 536. Dergâh Sohbeti — Dergâhların Tarihî Seyri, Atatürk Tartışmaları ve Zikir Me
Zikir Esnasında Esmâ Çekme Adabı nedir?
Perşembe geceleri bayanların tarafında esmâları sizin verdiğiniz şekilde daha hızlı, farklı ve yüksek sesle çeken kardeşler oluyor. Bayan Zâkir’imiz sorunu çözmek için oraya geldiğinde sorun ortadan kalkıyor. Ancak o olmadığı zaman sorun tekrarlanıyor. Bu normalde erkeklerde de var, sadece bayanlarda değil. Bu kardeşler kendilerine süs yapıyorlar, caka yapıyorlar, nefis yapıyorlar. Cenâb-ı Hak diyor ki: "Ey Habîbim, de ki, eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun." Sen Allah’ı seviyorsan Resûlullah Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Hazretleri’ne uy. Sen Üstadını seviyorsan adaba, erkâna uy. Onun söylediğine uy, onun dediğini yerine getir.
Kaynak: 537. Dergâh Sohbeti — Aile Sorumluluğu, Rüya Adabı ve Hatme Erkânı
Zikir halkalarının fazileti nedir?
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurdu ki: "Allah-u Teâlâ kıyamet gününde yüzlerinde nur olan bir takım kavimleri inciden minberler üzerinde diriltecektir. İnsanlar onlara imrenirler. Onlar peygamberler ve şehitler değillerdir." Bir bedevî: "Ya Resulallah, onları bize açıkla" dedi. "Onlar çeşitli kabilelerden ve çeşitli memleketlerden, Allah için sevişenler ve Allah’ı zikretmek için toplanıp O’nu zikredenlerdir" buyurdu.
Kaynak: 540. Dergâh Sohbeti – İmanın Kemâle Ermesi, Tüketim Toplumu, Sûfî Tarihçesi ve Z
Zikir halkalarının cennet bahçeleri olarak ne anlama gelir?
Peygamberler ve şehitler bile bunlara gıpta ile bakacaklar. Çünkü bunlar dünyada iken Allah için birbirlerini sevip toplandıklarında Allah’ı zikrediyorlardı.
Kaynak: 540. Dergâh Sohbeti – İmanın Kemâle Ermesi, Tüketim Toplumu, Sûfî Tarihçesi ve Z
Fasıklar kimlerdir?
Bir kimse bir günaha devam ediyorsa, tövbe edip geri dönmüyorsa o fasıktır. Allah bizi fasıklıktan muhafaza eylesin.
Kaynak: 541. Dergâh Sohbeti – Kötülüklerle Mücadele, Uyuşturucu Meselesi ve Her Halükârd
Her halükârda Allah’ı zikretmek neden önemlidir?
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri: "Herhangi bir topluluk bir mecliste oturup da orada Allah’ı zikretmezler ve Peygamberlerine salavat getirmezlerse mahrumiyet içerisinde kalırlar. Allah dilerse kendilerini azap eder ve dilerse onları bağışlar" buyurmuştur.
Kaynak: 541. Dergâh Sohbeti – Kötülüklerle Mücadele, Uyuşturucu Meselesi ve Her Halükârd
Toplulukta zikrullah yapılamıyorsa ne yapılmalıdır?
Bir topluluk içerisinde mümkünse toplulukla beraber Allah’ı zikretmek. Mümkün değilse, o topluluk yabancı bir topluluk, sizin içinde bulunduğunuz zikir noktasında değiller, orada hevâ heves konuşuluyor; siz de orada bulunmak mecburiyetindesiniz. O zaman muhakkak kendi içinizden Allah’ı zikredin.
Kaynak: 541. Dergâh Sohbeti – Kötülüklerle Mücadele, Uyuşturucu Meselesi ve Her Halükârd
Allah’ı zikretmemek ne tür bir günahdır?
Allah’ı zikretmemek kötülüklerin en büyüğüdür. Nasıl Allah’ı zikretmek en büyük iş ise, Allah’ı zikretmemek de en büyük günâh-ı kebâirlerden birisidir.
Kaynak: 541. Dergâh Sohbeti – Kötülüklerle Mücadele, Uyuşturucu Meselesi ve Her Halükârd
Kötülüğü gördüğümüzde ne yapmamız gerekir?
Kötülüğü gördüğünüzde elinizle mümkün değilse, dilinizle; o da mümkün değilse kalben buğz ederekten önlemeye çalışınız.
Kaynak: 541. Dergâh Sohbeti – Kötülüklerle Mücadele, Uyuşturucu Meselesi ve Her Halükârd
Bilmediklerinizi zikir ehlinden sorunuz âyetine göre zikir ehlinin kendisine sorulan her şeyi bilmesi mi gerekir?
Her şeyi bilmesi gerekir diye bir kaide yok ama zikir ehline Cenâb-ı Hak yardım eder. Ona ilham eder, ona ikram eder, ona ihsan eder. Cenâb-ı Hak onu orta yerde nâçâr bırakmaz. Onu ilimsiz bırakmaz. Bu kesildiği zaman olur mu? Olur. O kimse o ilmi kendinden bilirse, o ilmi nefsine atfederse, nefsine uymuş olur. O yüzden ilmin sahibi Allah’tır. Kalbî ilimlerin de sahibi Allah’tır.
Kaynak: 542. Dergâh Sohbeti – Zikir Ehlinden Sormak, Aşkın Şeriatı, Sûfîlik ve Keramet
Zikir ehlinin ilmi nereden gelir?
Zikir ehline Cenâb-ı Hak yardım eder. Ona ilham eder, ona ikram eder, ona ihsan eder. Cenâb-ı Hak onu orta yerde nâçâr bırakmaz. Onu ilimsiz bırakmaz. Bu kesildiği zaman olur mu? Olur. O kimse o ilmi kendinden bilirse, o ilmi nefsine atfederse, nefsine uymuş olur. O yüzden ilmin sahibi Allah’tır. Kalbî ilimlerin de sahibi Allah’tır.
Kaynak: 542. Dergâh Sohbeti – Zikir Ehlinden Sormak, Aşkın Şeriatı, Sûfîlik ve Keramet
Zikrullahsız meclisten dağılmanın hükmü nedir?
Ebû Hüreyre radıyallahu anh Hazretlerinden rivâyet: "Herhangi bir kavim bir mecliste bulunur, orada Allah’ı zikretmezlerse mutlaka eşek leşi gibi kalkarlar. Ve kıyamet gününde üzerlerine pişmanlık çöker." (Ebû Dâvûd, Hâkim, Müslim) Demek ki bir toplandık. Toplandığımız zaman muhakkak Allah’ı zikreteceğiz. Allah’ı zikrettikten sonra dağılacağız. Allah’ı zikretmezsek en kısa üç tevhid okuyacağız. Allah muhafaza eylesin.
Kaynak: 543. Dergâh Sohbeti – Faiz ve Dârülharp, Mevlânâ Sözleri, Nefis Terbiyesi ve Zik
Allah’ı sabah zikrederken sanki sabahtan akşama kadar samimiyetim, hissiyatım az gibi, akşam zikrederken çok daha samimîymişim, daha yakın hissediyorum. Bu durumu açıklayabilir misiniz?
Sabadan akşama kadar samimiyetim, hissiyatım az gibi, akşam zikrederken çok daha samimîymişim, daha yakın hissediyorum. Bu durumu açıklayabilir misiniz?
Kaynak: 544. Dergâh Sohbeti – Seyr-i Sülûk, Emaneti Ehline Vermek, Mehdi Beklentisi ve E
Kendi kafasından vird oluşturmanın yasağı nedir?
Kendi kafanızda vird oluşturmayın. Kendi kendinize vird oluşturup o virdi çekmeye çalışmayın. Kendi kendine vird oluşturan, kendi kendine vird çeken bir kimseden yol sorumlu değildir. Yarın öbür gün yok şöyle oldu, yok böyle oldu, hiç kimsenin bu noktada sorumluluğu üzerimizde olmaz.
Kaynak: 545. Dergâh Sohbeti – Zikrullahın Adabı, İlahi Okuma Usulü ve Lâ İlâhe İllallah’
Zâkire itaat ve dergâhta disiplin nedir?
Zâkir kardeşler, bir kimseye ders vereceğiz diye uğraşmayın. Rüyasında görsün, halinde görsün, gelsin gitsin, kalbi ısınsın, rüyasında görsün, alsın dersini. Biz ders vermeyeceğiz diye bir derdimiz yok. Ama yol geçen han gibi de değil. Dersi alıyor, iki gün sonra çekmiyor. Allah yolunu açık etsin. Ne geliyor ne gidiyor. Dersi geri iade etsin, baksın işine.
Kaynak: 545. Dergâh Sohbeti – Zikrullahın Adabı, İlahi Okuma Usulü ve Lâ İlâhe İllallah’
Dergâh Bağışlama Âdâbı nedir?
Bursa dışında bir şehirde zikrullâh öncesi bağışlama yapılırken dergâhın zâkirinin ‘filanca abimizin rûhuna’ diye ekleme yaptığı soruldu. Bizim dergâhımızda böyle bir âdâb ve erkân yok. Bunu yapan ya bilmediğinden yapıyordur — cehâlettir — ya da nefsine uymuştur.
Kaynak: 566. Dergâh Sohbeti — Mehdî-Deccâl Meselesi, Filistin ve Dergâh Bağışlama Âdâbı
Zikrullâha Engel Olmanın Hükmü nedir?
Bir kimse zikrullâhtan birisinin ayağını kestiyse, menettiyse; bir kimse zikrullâha gidiyor, onun zikrullâha gideceğini biliyor. Zikrullâha gideceğini bildiği halde, dikkat edin: bir kadının kocası veya bir kadının babası, anası; veya bir erkeğin karısı, bir erkeğin annesi, babası; bir kimsenin zikrine mâni olursa, Allah muhafaza eylesin. O mâniye olmanın derecesine, konumuna, durumuna göre küfre bile düşer. Bu iş çok tehlikelidir.
Kaynak: 570. Dergâh Sohbeti — Zikrullâha Engel Olmanın Hükmü, Zikir Âdâbı ve Sûfî Ahlâkı
Zikir Meclisinden Yasaklama Yetkisi nedir?
İnsanlar isterler ki bu insanın buraya gelmesini yasaklasınlar. ‘Bu adam Halaka-ı Zikrullâha gelmesin, meclisimize gelmesin.’ O yasakla diyen kimse, o kimsenin gerçekten üzerinde yasaklanacak bir hâli yok ise, o kimseyi yasaklarsa; yasaklayan Allah muhafaza eylesin, iki yakasını bir araya toparlayamayabilir. Bu, zâkirlerin, çavuşların, nakiplerin, nükabaların, halifelerin imtihanıdır.
Kaynak: 570. Dergâh Sohbeti — Zikrullâha Engel Olmanın Hükmü, Zikir Âdâbı ve Sûfî Ahlâkı
Zikrullâhı Yasaklamanın Hukûkî Boyutu nedir?
Bir kimsenin namazını yasaklayan kimse küfür ehlidir. Orucunu yasaklayan — sağlık ve sıhhat şartları söz konusu değilse — küfür ehlidir. Bir kimsenin haccını yasaklayan küfür ehlidir. Bir kimsenin farzını yasaklayan, onu yerine getirtmeyen, onu engelleyen kimse küfür ehlidir. Allah’ı zikretmek âyetle, hadisle, imamların ictihadıyla hem farzdır, hem sünnettir, hem de nafile ibâdettir. Hepsini de içine alır. Bir kimseyi zikirden alıkoymak, onun zikrini engellemek, onun zikre gitmesine mâni olmak küfürdür.
Kaynak: 570. Dergâh Sohbeti — Zikrullâha Engel Olmanın Hükmü, Zikir Âdâbı ve Sûfî Ahlâkı
Zikir Meclisine Kimlere Yasak Konulabilir?
Bir kimse zinâ etse, onun zikrullâha gitmesini yasaklayamazsınız. Hırsız olsa yasaklayamazsınız. İçki içse yasaklayamazsınız. Hatta bir kimse buraya içkili gelse, kafası kıyak olsa, ‘ben Allah’ı zikredeceğim’ dese, siz onu buradan yasaklayamazsınız. ‘Sen bu halle burada zikrullâha giremezsin’ diyemezsiniz. Bir kimse dergâh olarak bağınızı kesebilirsiniz. ‘Kardeş, senin dersini aldık, bundan sonra bizim dersimizi çekme, kendine yeni bir şey ara.’ O kimseyi yine zikrullâh halakasından atamazsınız. ‘Sen bu meclise gelmeyeceksin, yasak’ diyemezsiniz.
Kaynak: 570. Dergâh Sohbeti — Zikrullâha Engel Olmanın Hükmü, Zikir Âdâbı ve Sûfî Ahlâkı
Zikir Âdâbı nedir?
Otururken, ayaktayken Allah’ı zikredilir. Hadîs-i kudsî mûcibince, olgunlaşmış buğday tanelerini rüzgârın salladığı gibi siz de sallanınız. Hafif sallanarak Allah zikredilir. Her dergâhın kendince bir âdâb ve erkânı vardır.
Kaynak: 570. Dergâh Sohbeti — Zikrullâha Engel Olmanın Hükmü, Zikir Âdâbı ve Sûfî Ahlâkı
Zikir Meclisindeki Âdâb ve Erkân nedir?
Silisile ve Dergâh Erkânı: Bizde Çorumlu Hacı Bekir Baba’dan itibaren devam eden bir dergâh âdâb ve erkânı var. Hacı Bekir Baba, Ahis Kalali Efendi, Çorumlu Hacı Mustafa Efendi, Nevşehirli Abdullah Efendi… Devam ediyor aynı zikrullâh halakalarımız. Bunların arasında çok az nüans farklılıkları vardır.
Kaynak: 570. Dergâh Sohbeti — Zikrullâha Engel Olmanın Hükmü, Zikir Âdâbı ve Sûfî Ahlâkı
Ayakta Zikrin Âyetle Sâbit Oluşu nedir?
Ayakta Zikrin Âyetle Sâbit Oluşu: Bir de ayaktaki zikrullâhı namaza bağlamaya çalışıyorlar. Batırmayın kendinizi! Âyet-i kerîme: ‘Namazlarınızı kıldıktan hemen sonra, otururken, ayaktayken, yanlarınızın üzerine yatarak Allah’ı çokça zikrediniz’ (Nisâ, 4/103). Demek ki namaz kılınmış, namazı kıldıktan hemen sonra. Namazdaki kıyamla ayaktaki zikrullâh aynı mânâda değildir. O zaman ayakta zikrullâh âyetle sâbit midir? Evet. Bu ayaktaki zikrullâhın figürü, şekli, şemâili; üç aşağı beş yukarı, absürt bir şekilde olmazsa, âyetle sâbittir.
Kaynak: 570. Dergâh Sohbeti — Zikrullâha Engel Olmanın Hükmü, Zikir Âdâbı ve Sûfî Ahlâkı
Dergâhımızdaki Uygulama nedir?
Dergâhımızdaki Uygulama: Biz zaman zaman genel olarak oturarak başlarız. Tevhîdi oturarak normalde üç elif miktarını üç sefer okuruz. Aslında önceden tevhîdi komple oturduğumuz yerde zikrullâh yapardık. Şimdi insanların ayakları pişkin değil, ayakları ağrıyor, oturamıyorlar. ‘Hadi’ diyoruz, ayakları normalde, akılları ayaklarında olmasın. Biz bu tip sıkıntılar olmasın diye oturarak zikrullâhı kısa tutuyoruz. Üç elif miktarını da yapıp ayağa kalkıyoruz. Aslında tevhîd tamâmıyla oturarak zikredilir. Bir de dergâhta ayağa kaldırmak ancak nakiplere âittir. Normal çavuş statüsündeki kardeşler ayağa kaldırmazlar. Bir yerde zikrullâhı ayakta yaptırıyorsa bir kimse, nakiptir o.
Kaynak: 570. Dergâh Sohbeti — Zikrullâha Engel Olmanın Hükmü, Zikir Âdâbı ve Sûfî Ahlâkı
Rûhâniyetine Kurban Kesme Adına Para Toplama nedir?
Rûhâniyetine Kurban Kesme Adına Para Toplama: ‘Hazret-i Peygamber sallallâhü aleyhi ve sellem Hazretleri’nin rûhâniyetine kurban keseceğiz, 5 lira ver, 10 lira ver, 50 lira ver, 100 lira ver.’ Şimdi onun rûhâniyetine kurban keseceğiz; vermeyeceğim desen bir dert, vereceğim desen bir dert. Bunu çıkardılar bu son dönem. Sahâbede var mı? Yok. Hazret-i Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali; onların zamanlarında böyle bir şey olmuş mu? Olmamış. Milletten böyle toplamamışlar.
Kaynak: 570. Dergâh Sohbeti — Zikrullâha Engel Olmanın Hükmü, Zikir Âdâbı ve Sûfî Ahlâkı
Eşlerin Sûfî Ahlâkına Uyması Gereken Nedir?
Bir kimse sûfîlik âdâb ve erkânına riâyet eder, yol alır. O sûfîlik âdâb ve erkânına riâyet eden eşini istismar ederse batar, gömülür. Ne bir sûfî erkeğin eşinin ailesine karşı sert ters davranması, ne de sûfî bir bayanın eşinin ailesine karşı sert ve ters davranma hakkı yoktur.
Kaynak: 570. Dergâh Sohbeti — Zikrullâha Engel Olmanın Hükmü, Zikir Âdâbı ve Sûfî Ahlâkı