Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Tasavvuf(5877) — Sayfa 43/60
Müminliğin vasıfları nelerdir?
Kul gizli ve açık her zaman Mevla’sına itaat eder. Hiçbir an onun emirlerine aykırı gitmez. Kendisine kötülük edene iyilik eder. Nefsin arzusuna uymaz. Nimet zamanında şükreder. Şiddet zamanında sabreder. Kendinden aşağı olana ikram eder. Kendisiyle müşavere edenin sözünü dinler. Sana kötülük yapsa da sen iyilik yap. Sana gelmese de sen git. Senin aleyhine konuşsa da sen konuşma. O seni aç bıraksa da sen aç bırakma. O sana zarar verse de sen zarar verme. Gelmeyene gitmektir bizim adabımız. Vermeyene vermektir bizim adabımız. Selam vermeyene selam vermektir bizim adabımız.
Kaynak: 390. Dergah Sohbeti — Sufiliğin Adabları ve Günlük Hayatta İbadet
Sufilerde iki yüzlülük meselesi nedir?
Sufilerde İki Yüzlülük Meselesi
Şeyh Bedrettin’in Varidat isimli eserinde tasavvuf gerçekleşince münafıklık başlar denilmiştir. Sufiler iki yüzlüdür; münafıklık ağır gelir buna. Belli bir noktadan sonra iki yüzlülük başlar: Gerçeği ve hakikati anlayamayacak olanlara hakikati anlatmamaktır bu.
Kaynak: 391. Dergah Sohbeti — Günahların Yazılması, Şeytanın Çoğalması ve Kölelik Mesele
Hadis-i şerif temelde varsa o din yaşanmak için indirilmiştir?
Tasavvuf Kur’an ve Sünnet’in dışında bir şey değildir. Din yaşanmak içindir; Hanefi’den bulamazsanız Maliki’den, bulamazsanız Hanbeli’den, bulamazsanız Şafi’den bir fetva bulmanız lazım. Hadis-i şerif temelde varsa o din yaşanmak için indirilmiştir.
Kaynak: 391. Dergah Sohbeti — Günahların Yazılması, Şeytanın Çoğalması ve Kölelik Mesele
Bir kimse evinde kendi kendine sema edebilir ve eğitimini alabilir mi?
Bir kimse evinde kendi kendine sema edebilir ve eğitimini alabilir. Bunda kısıtlılık yoktur. Ancak toplulukla sema ederken zorlanabilir.
Kaynak: 391. Dergah Sohbeti — Günahların Yazılması, Şeytanın Çoğalması ve Kölelik Mesele
Semazen olduktan sonra başörtüsü takma meselesi nedir?
Semazen olduktan sonra başörtüsü takma meselesi: Kadınlar kendi aralarında veya evlerinde sema ediyorlarsa başörtüsü zorunluluğu yoktur. Ancak adab ve erkan gereği sema ederken başını örtmek tavsiye edilir.
Kaynak: 391. Dergah Sohbeti — Günahların Yazılması, Şeytanın Çoğalması ve Kölelik Mesele
Zikir halindeki bir kadın mana alemiyle irtibat kuracaksa başı açıkken irtibat kurabilir mi?
Zikir halindeki bir kadın mana alemiyle irtibat kuracaksa başı açıkken irtibat kuramaz. Hazreti Ayşe annemiz başı açık olarak odaya girdiğinde Cebrail aleyhisselam hızla ayrılmıştır. Peygamber Efendimiz ‘Ya Ayşe, meleklerden utanmaz mısın?’ buyurmuştur.
Kaynak: 391. Dergah Sohbeti — Günahların Yazılması, Şeytanın Çoğalması ve Kölelik Mesele
Baba Resul İsyanları nedir?
Baba Resul İsyanları: Selçuklu dönemi sahte peygamberlik hareketi; Hacı Bektaş Veli Hazretleri’nin kardeşi Menteş’in Sivas’ta şehit edilmesi
Kaynak: 391. Dergah Sohbeti — Günahların Yazılması, Şeytanın Çoğalması ve Kölelik Mesele
Sufilik dışarıda nasıl bellidir?
Dergahın içerisinde herkes birbirine çok iyidir. Ama buradan çıkınca ne yapıyorsun? Evde ne yapıyorsun? Arkadaşlarının arasında ne yapıyorsun? Annene, babana ne yapıyorsun? Eşine kayınvalidene. Bir kayınvalide damadından ‘Allah razı olsun’ diyorsa, işte o zaman o derviş gerçekten derviştir. Etrafımdaki insanlardan birinci dereceki insanlar ‘Allah ondan razı olsun’ desin; sufilik budur.
Kaynak: 393. Dergâh Sohbeti — Yakınlığın Hakikati, Kişisel Temizlik ve İslami Uyanış
Dava adamlığı ve Sufilik nedir?
Dava adamı olmak mala, mülke, metaya, insanların cebindeki paraya, makama, mevkiye tenezzül etmemektir. Sufilik de budur. Sufilik’te makam yoktur, mevki yoktur, rütbe yoktur. Bu dergahtan makam, mevki, rütbe bekleyen beklemesin; burada olmayacak. Vasiyet şudur: Vefat ettiğimde herkes isterse yapacak. Rüyasında gördüğünü gidip oraya bağlayacak. Arkadaşlar kimi rüyanızda görürseniz ona gidip bağlayacaksınız. Bu kadar basit.
Kaynak: 398. Dergâh Sohbeti — Alevilik, Vahabilik, Selefilik Ayrımları ve Tarihsel Tezga
Taklitten ustalığa geçiş nasıl olur?
Taklitsiz hiçbir şey öğrenilmez. Cenab-ı Hak insana ustasını taklit ettirir. Sonra usta olur. Usta olunca zaten kendisi olur, muhakkak kendi tarzı ortaya çıkar. Bu söz Hazreti Ali Efendimizin çok kıymetli sözlerinden birisidir. Her sanat, her ilim, her yol önce taklitle başlar, sonra tahkike dönüşür.
Kaynak: 399. Dergâh Sohbeti — Filistin Davası, İslam Barış Gücü, Nesep Temizliği ve Aşkı
Muhabbet, sevgi ve aşkın mertebeleri nedir?
Muhabbetin sevgiye, sevginin aşka yükselmesi aklın işidir. Akıl önce muhabbet besler, muhabbet besledikten sonra tanır, tanıdıktan sonra sever, sevmekle derinleşir ve aşka dönüşür. Bu aklın yoludur.
Kaynak: 400. Dergâh Sohbeti — Şevval Orucu, Vesvese, Gizlenen Hadis Yalanı ve Helal Nika
Varlık dereceleri, makam-hâl ayrımı ve sevda yolculuğu konusunda ne anlatılmaktadır?
Varlık: Giriş Duası
Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayır etsin inşaAllah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırla hayır etsin inşaAllah. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırla hayır etsin inşaAllah.
Bugünü Yaşamak ve Geleceğe Dair Ön Görü
Gelecekle alakalı herhangi bir ön görüm yok. Biz bulunduğumuz anda, günümüzde, saatimizde, dakikamızda Kur’an ve Sünnet’in emrettiği şekilde yaşamaya çalışıyoruz. İnsanların geleceğe ait gaybî bilimler ışığında kendilerini dizayn etmeleri aldatıcı geliyor bana. Mehdi beklemek gibi veya sübyan ordusunun çıkmasını beklemek gibi.
Benden bugün beklenen ne? Beni bugün yaptığım ne? Ben ona bakıyorum. Bugün kaç kişiye tebliğ ettik? Bugün eşimizi kırdık mı? Bugün çocuğumuzu sevdik mi? Bugün bir arkadaşımızı ziyaret ettik mi? Bugün bir açı doyurduk mu? Bugün dersimizi yaptık mı? Bugün bir yetimin başını okşadık mı? Bence bunlar daha önemli şeylerdir.
Yarın için geleceğe bırakın. Cenab-ı Hak elini dünyadan çekmez hiç. Önemli olan bizim nerede durduğumuzdur, ne yaptığımızdır. Biz önce kendi nefsimizden sorguya çekileceğiz.
Tekkeye Gelme-Gelmeme Meselesi ve Edep Ölçüsü
Herkese Kapı Açıktır Ama Edep Şarttır
Herkese kapımız açıktır. Herkes tekkeye gelir, herkese caminin kapısı açıktır. Ama camiye bikiniyle giremezsiniz. Camide içki içemezsiniz. Bedevi caminin ortasına abdest bozdu, bilmediği için. Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri bilmediğini biliyordu, ona tebliğ etti: ibadethanelere pislik yapılmaz.
Oranın âdâbını, erkânını öğrendiğin hâlde âdâbına riayet etmiyorsan o zaman sen kibirli ve küstahsın. Hz. Mevlâna’nın ‘edepsizler dünyayı ateşe verir’ dedikleri edepsizlerdensin. Buna da hakkın yok. Sana gelme denildiğinde bunu bil.
Uhud Dersi: Serkeşlik Cemaati Bağlar
Uhud’da mevzilerini terk eden okçular serkeşlik ettiler. Emri dinlemediler. Müslümanlar galip iken neredeyse mağlup durumuna düşeceklerdi. Bir askerin, bir dervişin hareketi kendisini bağlamaz diye düşünülemez. Bal gibi bağlar. İnsanların bazı davranışları vardır cemaatini, tarikatını, tekkesini bağlar.
Dergâhta Disiplin ve Ceza
Bir sistem cezasız ayakta duramaz. Cezaî yöntemler yoksa disiplini yok edersiniz. Cihada katılmaktan gevşeklik gösteren sahabeye selâmın kesilmesi cezası verildi. Hiç kimse selam vermiyor.
Dergâhlarda önceden sakalını tıraş edip sarığını, cübbesini çıkartmak ceza olarak vardı. O kimsenin dervişlik alametlerinin hepsi alınır, orta yere bırakılırdı. Asıl üryanlık buydu.
Emanet ve Dergâhın Güvenilirliği
Bu dört yüz elli yıllık tekke bize emanettir. Bu emaneti nefesimiz var olduğu müddetçe bizden sonrakilere temiz olarak bırakacağız. Geriye kötü bir şey bırakmak istemeyiz.
Hizmet edenler gözlerini, kaşlarını, ellerine dikkat edecekler. Semazenliklerini bu yolda kullanmayacaklar, dervişliklerini bu yolda kullanmayacaklar. Erkekler de bayanlar da. Buraya gelen herkes emanettir. Emanete hıyanet etmeyeceklerine dair biz kefiliz.
Eşinizi buraya bırakabilirsiniz. Kız çocuklarınızı buraya bırakabilirsiniz. Buradaki kardeşler emin insanlardır. Buradaki insanların emanetlerine hıyanet etmeyecekler.
Tövbe Kapısı Asla Kapanmaz
Hadis-i kudsîde buyurulur: Kul günah işler, ardından tövbe eder. Allah der ki: ‘Kulum, kendisini affedecek olan ilahını hatırladı.’ Allah onu affeder. Kul bir daha günah işler, yine tövbe eder. Allah yine affeder. Bu yol, kimsenin ümit kapısını kapatma haddimize değildir.
Nefis o kimseyi geri çekmeye çalışır: ‘Bu kaçıncı töv, bu kaçıncı düşüş.’ Ama tövbe edip geri dönmekte fayda vardır. Bir daha düşmemek için tövbe edip yeniden sarılmakta fayda vardır.
Hanzala Kıssası: Hâl ve Gaflet
Hanzala Hazretleri ‘ben münafık oldum’ dedi. Hz. Peygamber’in yanındayken bir hâldeydi, dışarı çıkınca gaflet basıyordu. Bu sabır ile gaflet arasındaki gidip gelmedir. Haftanın bir günü zikrullah var, altı günü dünya işleri. O bir günü cennet günü kılabilirsen ne güzel.
Zikrullahın olmadığı günleri oruçlu geçirebilirsin ama yine de halka-i zikrullaha denk olmaz. Gönül arzu eder ki insanlar her gününü zikrullahta geçirsin ama bu mümkün olmuyor. Sahabe bunu hissettiyse artık biz ne yapalım bilmiyorum.
Varlık Dereceleri, Makamlar ve Nefis Mertebeleri
Makam, Hâl ve Mekan Ayrımı
Makamda sabitlik vardır, makam sabittir. Ama hâl sabit değildir. Hâl geçicidir, makam kalıcıdır. Ama makamın içerisindeki hâl de sabit değildir. O yüzden makam ehli olmadan o kimsenin sükûn bulması mümkün değildir.
Her makam bir âlemdir. Her derece bir âlemdir. Her hâl bir âlemdir. Biz aynı mekânı paylaşırken aynı âlemde, aynı derecede, aynı makamda, aynı hâlde değiliz.
Yedi Nefis Mertebesi ve Yedi Varlık Derecesi
Benim için nefis yedi mertebedir. Yedi varlık makamı ve yedi varlık derecesi vardır. Yedi varlık makamıyla yedi nefis mertebesi birbirine örtüşen şeylerdir. Varlığın en aşağı kısmı, nefis mertebesinin de en aşağı kısmıdır: hayvandan daha aşağıdır dediği nokta.
İbn Arabî ile Fark
İbn Arabî’ye göre varlığın beş derecesi vardır. Ama nefis mertebeleri olarak yedi makam vardır. Bana göre nefis mertebelerinin de karşılığı olan bir varlık derecesinin bulunması gerekir ki varlıkta en aşağı duran bir kimse, varlık boyutunda da en aşağı noktada yaşıyor olsun.
İbn Arabî’yi yok görmek, hiçe saymak gibi değildir bu. Ben Arabî değilim. Arabî bunu beşte yapmış, ben yedide yapıyorum. Hata yapabiliriz. Bu noktada kesinlik iddiasında değilim.
Derviş İçin Ayna Üstadıdır
Derviş her gördüğünde önce kendi eksikliğini görür. Dervişin kendini tamamlamaya çalışırken ayna edinmesi gereken kişi üstadıdır. Üstadını ayna noktasına koyarsa her gördüğü şey kendisine aittir. Kendi eksikliklerini tamamlarsa üstadının üzerinden seyri sülûku başlar. Üstadını ayna görmeyen kimsenin seyri sülûku mümkün değildir.
Zikrullahta Herkes Aynı Hâlde Değildir
Zikrullah esnasında herkes aynı mekândadır ama aynı makam ve hâlde değildir. Birisi Hz. Peygamber ile konuşur, birisi alacağım satacağım diye uğraşır, birisi hastalığına dua eder, birisi ‘bitse de gitsek’ der. Hepsi de zikrullahın içindedir ama makam ve hâl olarak aynı değillerdir.
Bilmediğiniz hâller yaşanabilir. Yaşadığınız bu boyutta, bu noktada çok boyut yaşayabilirsiniz. Bu eşiniz olabilir, çocuğunuz olabilir, arkadaşınız olabilir. Ola ki o, o esnada başka bir makamda, başka bir hâlde olabilir.
Hz. Peygamber’in ‘Dünyadan Sevdirildi’ Hadisi
Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri buyurdu: ‘Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi: güzel kadın, güzel koku ve gözümün nuru da namazdır.’
Güzel koku kokudur, koklarsınız, vardır ama yoktur. Kokunun sizi çektiği yer vardır. ‘Bana Rahman’ın kokusu geliyor Yemen’den’ derken, kokunun üzerine ne bindirmemiz lazım? Biz neyi koklamamız lazım?
Gözümün nuru namazdır deyince: hangi makamda, hangi derecede bir namaz kılınır ki o kimsenin gözünün nuru olur? Gözünün nuru oluşmayan bir kimse, nuru nasıl görecek? Nur nurlanmazsa, nurun sahibini görmek nasıl tezahür edecek?
Dünyayı Yok Görmemek, Yokluktan Geldiğini Bilmek
Bu dünya bizim yaşadığımız mekândır. Ben reddedecilerden değilim. Reddetmek elimden gelen bir şey değildir. Size diyeceğim ki ‘dünya hayalden ibarettir’ ama onu yaşamadıktan sonra sizin için hayal değil, boş bir edebiyat olacak.
Cenab-ı Hak ‘kün’ demiş, ‘ol’ demiş, olmuş, yaratmış. Allah’ın yaratmış olduğu bir şeyi yok görmek ayrı bir şeydir. O şeyin yokluktan geldiğini görmek ayrı bir şeydir. Belki geçmiş sufiler bütün varlığın yokluktan geldiğinin bilincine vardılar, onu anlatmaya çalıştılar.
Sevda Yolculuğu
Her sevgiliye yaklaştığınızda hayalinizdeki sevgilinin o olmadığını görürsünüz. Her öpüş yeni bir öpüşü getirir, her adım yeni bir adımı getirir. Durmak bilmeyen, tükenmek bilmeyen bir enerjiyle yürürsünüz. İşte bu sizi yürüten, koşturduğunuz şey sevdanızdır.
Ama işin en hüzün dolu yanı vardır: siz akşam olduğunda yine geri dönmek zorundasınızdır. Dünyanın akşamı ötelerin sabahıdır. Sabah olduğunda senin için gece başlıyordur. ‘Akşam oldu, hüzünlendim ben yine.’ Bu türkü ebediyen devam eder.
Kaynakça ve Referanslar
Kur’an-ı Kerim Referansları
Âl-i İmrân Suresi 3/152 — Uhud Savaşı’nda okçuların mevzilerini terk etmesi
Nisâ Suresi 4/97 — Nefse zulmetmenin karşılığı
Bakara Suresi 2/106 — Nesh (ayetlerin hükmünün kaldırılması) meselesi
Necm Suresi 53/9 — İki yay mesafesi (Kâbe Kavseyn) — Miraç’taki yakınlık makamı
Tîn Suresi 95/4-5 — İnsanın ahsen-i takvîm ve esfel-i sâfilîn arasındaki konumu
Yâsîn Suresi 36/82 — ‘Allah bir şeyi dilediğinde ona ol der, o da olur (kün fe yekûn).’
Hadis-i Şerif Referansları
Nesâî, İşretü’n-Nisâ, No: 3939 — ‘Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi: kadın, güzel koku ve gözümün nuru da namazdır.’
Müslim, Tövbe, No: 2758 — Kudsî hadis: Kul günah işler, tövbe eder, Allah affeder, tekrar günah işler, tekrar tövbe eder, Allah yine affeder
Müslim, Zühd, No: 2965 — Hanzala Hazretlerinin ‘münafık oldum’ demesi ve gaflet hâli
Buhârî, Meğâzî, No: 4418 — Tebük Gazvesi’ne katılmayan Ka’b bin Mâlik’e selâmın kesilmesi cezası (elli gün)
Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr — ‘Bana Rahman’ın kokusu Yemen’den geliyor’ hadisi (Üveys el-Karanî hakkında)
Buhârî, Salât, No: 220 — Bedevinin camiye abdest bozması ve Hz. Peygamber’in tutumu
Tasavvuf Kaynakları
Muhyiddîn İbn Arabî (ö. 638/1240) — Varlığın beş derecesi (merâtibü’l-vücûd): Hâhût, Lâhût, Ceberût, Melekût, Nâsût
Nefis mertebeleri (yedi makam) — Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râziye, Marziyye, Kâmile
Seyri sülûk — Seyr ilallah, seyr fillah, seyr anillah, seyr billah merhaleleri
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî — ‘Edepsizler dünyayı ateşe verir’ sözü
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî — ‘Her gün bir yere konmak ne güzel’ (Mesnevî)
Süleyman Aleyhisselam ve güvercin kıssası — Emanete hıyanet ve dervişlik kıyafetinin çıkarılması cezası
Şah-ı Nakşibend Hazretleri (ö.
Kaynak: 402. Dergâh Sohbeti — Varlık Dereceleri, Makam-Hâl Ayrımı ve Sevda Yolculuğu
Hz. Mevlâna’nın sözleri ve reddiyecilerin meselesi nedir?
Hz. Mevlâna’nın sözleri ve reddiyecilerin meselesi, Sufileri reddeden bir dini anlayışın Hz. Mevlâna’nın kadınlar hakkındaki bir hakikat penceresini kullanarak ‘işte sapıklık’ diyor olmasıdır. Allah bu sözün hakikatini gösterdi: bir kadının gerçek amacı insanlığı, Müslümanlığı, müminliği, neslinin devamıdır. Bu hususta doğurmakla kadınlığını tamamlar. O doğurma, anneliğe ve hayra koşarken vasıta ve sebeptir. Aslında onun için en büyük ibadet ve karşı konulmaz bir hâldir.
Kaynak: 405. Dergâh Sohbeti — Cüzi İrade, Külli İrade, Fıtrat ve Tövbenin Hakikati
Dervişlikte edep nedir?
Dervişlikte edeptir. Bir kimse şeyhinin huzurunda bildiğini dahi bilmez. İhramda krem süreceğim dedim, Şeyh Efendi ‘sürme’ dedi. Caiz olduğunu biliyordum ama muhalefet etmedim. Bildiğini bilmiyorum dediğin an kazananlardan olursun. Bu kulluktur.
Kaynak: 405. Dergâh Sohbeti — Cüzi İrade, Külli İrade, Fıtrat ve Tövbenin Hakikati
Seni hakkıyla tesbih edemedim, seni hakkıyla tanıyamadım, sana hakkıyla kulluk edemedim ne demektir?
‘Seni hakkıyla tesbih edemedim, seni hakkıyla tanıyamadım, sana hakkıyla kulluk edemedim.’ Bu Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerinin sözüdür. Bilinmekliğin ne olduğunu insan burada anlarmış.
Kaynak: 405. Dergâh Sohbeti — Cüzi İrade, Külli İrade, Fıtrat ve Tövbenin Hakikati
Tövbe ile günahların affedilmesi hakkında ne söylendi?
Allah Teâlâ’ya küfreden dışında, kim tövbe ederse ve döndürmezse, Cenâb-ı Hak bütün günahları affeder.
Kaynak: 408. Dergâh Sohbeti — Dervişlik İlmeği, Nefis Terbiyesi ve Tekke Âdâbı
Utangaçlık ne anlama gelir?
Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin buyurduğu gibi, kişinin çocukluğunda utangaç olması güzel ahlâk sahibi olacağının alâmetidir. Utangaçlık hoş bir şeydir; bir kimsenin kendi haddini bilmesi, ehlâdesinde edebini bilmesi.
Kaynak: 408. Dergâh Sohbeti — Dervişlik İlmeği, Nefis Terbiyesi ve Tekke Âdâbı
Güzel ahlâk nasıl elde edilir?
Güzel ahlâk çalışarak mı elde edilir? Âyet-i kerîmede buyurulmuştur: ‘İyilikler Rabbinizdendir, kötülükler de nefsinizdendir.’ Bütün iyilikler Cenâb-ı Hak’tandır. Cenâb-ı Hakk’ın vermiş olduğu iyiliği insanların artırması, kemâle erdirmesi, kendi gayretini vermesi gerekir.
Kaynak: 408. Dergâh Sohbeti — Dervişlik İlmeği, Nefis Terbiyesi ve Tekke Âdâbı
Tekke’de yemek dağıtımı nasıl yapılır?
Cumartesi yoklama döğüsünde kandilde olduğu gibi pilav dağıtılıyor. Tepedatı için sıraya giriliyor; hiç güzel görüntü vermiyor, kuyruk yolları kapatıyor, insanlar rahat gidip gelemiyor, kuyruğa girenler sohbet dinleyemiyor. Bu sorunu çözmek için güzel bir öneri geldi: herkes masalarına otursun, arkadaşlar masalara servis etsin.
Kaynak: 408. Dergâh Sohbeti — Dervişlik İlmeği, Nefis Terbiyesi ve Tekke Âdâbı
Nefis terbiyesi nedir?
Dervişlik İlmeği — Nefis Terbiyesi ve Hizmet. Hizmette Sabır ve Nefis Terbiyesi. Hizmet edenler, hizmet ederken nefislerini terbiye etmek için hizmet ediyorlar. Orada nefis terbiye etmek şudur: karşındaki kimse seni hor hakir görecek, ikinci sınıf vatandaş görecek.
Kaynak: 408. Dergâh Sohbeti — Dervişlik İlmeği, Nefis Terbiyesi ve Tekke Âdâbı
Hizmet ederken sabır neden önemlidir?
Hizmet edenler, hizmet ederken nefislerini terbiye etmek için hizmet ediyorlar. Orada nefis terbiye etmek şudur: karşındaki kimse seni hor hakir görecek, ikinci sınıf vatandaş görecek. Normalde bir kimse dışarıda sesini çıkaramayacak veya sizin gözünüzün üstünde kaşınız var diyemeyecek olan insanlar, otururlar ağız dolusu size hakaret ederler, avuç dolusu laf söylerler.
Kaynak: 408. Dergâh Sohbeti — Dervişlik İlmeği, Nefis Terbiyesi ve Tekke Âdâbı
Kandırılmak ve sabretmek neden önemlidir?
Pilav dağıtırken bir masada üç kişi oturuyor, beş tabak pilav istiyorlar. İki kişi daha gelecek diyorlar. Beş tabak bıraktım. Bir iki dakika geçmedi, tekrar iki tane daha istediler. Masanın altına baktım; poşetin içerisinde yoğurt kâsesi var. O iki iki yoğurt kâsesinin içine gidiyor. Göz göre göre insan kandırılır, göz göre göre aldatılır. Gözümüze soka soka insanlar laf söylüyorlar. Biz birbirimize de yapıyoruz burada. Dervişlik böyle bir şey; saklayacak, gizleyecek, örtecek bir noktada değiliz.
Kaynak: 408. Dergâh Sohbeti — Dervişlik İlmeği, Nefis Terbiyesi ve Tekke Âdâbı
Sahte halifelik ve para toplama yasağı nedir?
Adamın birisi demiş ki ‘Ben Mustafa Ali’nin halifesiyim.’ Milleti toplamış, herkese ders vermiş, milletten para toplamış. Sonra internetten telefonumu bulmuşlar, arıyorlar: ‘Şeyhim, bizim zâkimimiz bizden şu kadar para aldı.’ Kardeşim tanımıyorum, kim bu zâkim?
Kaynak: 408. Dergâh Sohbeti — Dervişlik İlmeği, Nefis Terbiyesi ve Tekke Âdâbı
Tekke kültürü ve semazen elbisesi nedir?
Sen dışarıda esnafsındır, amirsindir, memursundur — neysen nesin. Ama o elbiseyi giydin mi sen orada hizmetkârsın. Sen semazen elbiseni giydin mi semazensin. O elbiseyi üzerinde iken başka bir şey yapamazsın. O elbiseyi giymişsin, dışarıda da başka bir şey yapamazsın.
Kaynak: 408. Dergâh Sohbeti — Dervişlik İlmeği, Nefis Terbiyesi ve Tekke Âdâbı
Mekân taşınması ve dergâh sohbeti nedir?
Mekânların kendince bir aşinalığı olur; insanlar mekâna alışırlar, mekân insana alışır. Yaklaşık on yılın üzerinde, on iki on üç yıldan beri burada zikrullah oluyor ve bu mekânla zikrullah ile ayakta duruldu. Burası da bir gariplik çekecektir tabiî; inşallah onun da garipliği uzun sürmez.
Kaynak: 408. Dergâh Sohbeti — Dervişlik İlmeği, Nefis Terbiyesi ve Tekke Âdâbı
28 Şubat dönemi cesaret nedir?
Kira almış olsa da insanın yerini bir dergâha vermeye vermesi herkesin yapacağı bir iş değildir; herkesin cesareti yerinde değildir. 2001’lerde, 2002’lerde Türkiye normalleşmemişti; 28 Şubat’ın hemen akabinde herkesin cesaret edip yapacağı bir iş değildi. O bu noktada mülkünü cesaretle dergâha açtı, yarın bizi kıracak diye düşünmedi. O gündür bu gündür kiracısıyız.
Kaynak: 408. Dergâh Sohbeti — Dervişlik İlmeği, Nefis Terbiyesi ve Tekke Âdâbı
Beden sana Allah’ın emaneti midir?
Bedeninden vazgeçmek yok. Beden sana Allah’ın emanetidir. Allah’ın sana emanetiyse sen bedenini Allah yolunda cihad etmek için diri tut. Bedenini hevâ ve heves uğruna süsleme, ama bedenini Allah yolunda kullan.
Kaynak: 409. Dergâh Sohbeti — Aşk Teslimiyettir, Misal Âlemi ve Cemalullah Tecellîsi
Cemalullah’ın hakikati nedir?
Cemalullah Aşkı ve Tenzih. Yunus Emre’nin şiirlerinde ve Hazreti Mevlânâ’nın eserlerinde büyük şahsiyetlerin en büyük arzusu Allah’ın cemâlini görmektir. Biz de bunları taklid ederek böyle bir istekte bulunuyoruz; ama içimizde onların yaşadığı o hasret ve acıyı bulamıyoruz. Bu nasıl bir şeydir ve nasıl bulunur?
Kaynak: 409. Dergâh Sohbeti — Aşk Teslimiyettir, Misal Âlemi ve Cemalullah Tecellîsi
Misal Âlemi nedir?
Misal âleminin kendi içerisinde dereceleri vardır; misal âleminin tecelliyâtını seyredenin derecesi de önemlidir. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri miraca çıktığında misal âleminde seyrettiği her şey hakikattendir ve ona cennet hayatı hakikat penceresinden gösterildi.
Kaynak: 409. Dergâh Sohbeti — Aşk Teslimiyettir, Misal Âlemi ve Cemalullah Tecellîsi
Sufi sabrı ne demektir?
Birisinde bir kotuluk mu gordun? Duzeltmekle vazifelisin, cekip gitmekle degil. Esinde bir eksiklik varsa duzeltmek icin mucadele etmek var. Evini korumak var. Cocugunu korumak var. Sonuna kadar mucadele etmek var. Sufilik budur.
Kaynak: 411. Dergah Sohbeti: Anne-Babaya İyilik, Dokuz Büyük Günah ve Savaştan Dönmemek
Tebliğ yöntemi nedir?
Karsinızdaki kimseyi analiz ederek ona gore din aktarin. Dinle, diyanetle hic alakasi olmayan birine namaz aktarirsaniz, ortunme aktarirsaniz sizinle catisacak. Ona once ‘Allah’a iman et’ deyin. Mekke devrindeki ayetlere bakin neler yapilmis. Mekke devrindeki gibi davranin.
Kaynak: 413. Dergah Sohbeti: Doğru Kavramı, İçtihat Kapısı ve Hadis Müdafaası
Sufilerin topluluğu olarak vazifelerimiz nelerdir?
Biz yeniden bu isi, bu kisir donguyu tersine dondurmeliyiz. Kur’an ve sunnete cevirmeliyiz. Anne ve baba olabiliyorsa, makul dairede uzerimize dusen vazifelerimizi yerine getirmeye gayret etmeliyiz. Buyukler, anne-babalar, evli erkek cocuklari olanlar: Cocuklarinizin hurriyetini kisitlamak, geline karismak, gelinle hirlasmak, didismek annelik-babalik degildir.
Kaynak: 414. Dergah Sohbeti: Cihad-ı Ekber, Anne-Babaya Hizmet ve Tebliğ Adabı
Hakikat ve mecaz nedir?
Mecaz ve Hakikat: Hz. Peygamber’in Nuraniyetine Yaslanmak. Muhammed Mustafa’nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ruhaniyetine ve nuraniyetine yaslanmadan Allah’ın nuraniyetine dayanmak mümkün değildir. O kimse o ruhaniyetin ve nuraniyetin içerisine girmedikçe Allah’ın nurundan hitap alamaz.
Kaynak: 415. Dergah Sohbeti – Güzel Ahlak, Zulmün Cezası, İtaat ve Velayet Sırları
Kendi kendine vird çekmek nedir?
Bizden dersli olan kardeşler sadece verilen virdleri çekecekler. Birincisi bu. İkincisi sünnetle sabit olan virdleri çekecekler. Ayriyeten fazladan çekeceklerse, kendi kendilerine vird belirlerlerse, onlar kendilerinin şeyhi olmuşlardır. Bizde maddi manevi bir bağları kalmamıştır.
Kaynak: 418. Dergah Sohbeti – İyilik Önceliği, Kalp Zikri, Borç Yönetimi ve Zamanın Müce
Aşk, teslimiyet ve imanın kemali nedir?
Bu aşk havuzunun içine düşünce bütün varlığını ona ver, kendini tamamıyla ona bırak. Yüzgeçlik taslayarak, ellerini arkana tutarak oradan çıkmaya uğraşma. Kişi neden bütün varlığını ona veremez? Veremez, nefis var. Bu ancak nefis terbiyesiyle mümkün. Bu ancak çok sevmekle mümkün. Çok seven kendisini sevdiğine teslim eder ve ondan uzaklaşmak için çırpınmaz.
Kaynak: 418. Dergah Sohbeti – İyilik Önceliği, Kalp Zikri, Borç Yönetimi ve Zamanın Müce
Akılın pozitif ve negatif yönü nedir?
Ama insanlar aşık olmaktan korkarlar. Aşık olmak teslim olmayı gerektirir çünkü. Aklımız bizi teslim etmez, aklımız bizim eteğimizden çeker. Herkes aklın imana götüreceğini söyler, akıl habire bizi nedenin içine sürükler. Nedenin içini kaldırıp tamamen teslim olmuş olan akıl, imanın kemaline erer. Ama o akıl hep nedenin içinde bocalanıyorsa ve o bocalama devam ediyorsa —bir kimsenin ilmi şüphede bulunması bir müddet mubahtır— ama ilmi şüpheleri giderildiği halde hala şüphe dünyasında dolaşıyorsa bu sufi bir kimse için muhal bir şey değildir.
Kaynak: 418. Dergah Sohbeti – İyilik Önceliği, Kalp Zikri, Borç Yönetimi ve Zamanın Müce
Dergahta disiplin ve itaat neden önemlidir?
Tasavvuf yolunda disiplin esastır. Bir yolun, bir gidişatın disiplini vardır; bu disipline uyulmazsa işin içinden çıkılmaz hale gelir. İnsanlar her şeyi kendilerine hak görmeye başlar ve etraflarını da rahatsız ederler. Dergahın bir adabı vardır: söz dinlemek, itaat etmek ve zinciri kırmamak. Herkes kendi kafasından bir şey yaparsa dergah dergah olmaktan çıkar, yol yol olmaktan çıkar.
Kaynak: 420. Dergah Sohbeti — Darülharp, Dergah Disiplini, Cihat ve Müteşabih Meseleler
Dergah içindeki problemler nasıl çözülür?
Dergahların içerisinde müridle mürşidin arasında problem çıkabileceğine dair bir ‘dede makamı’ ve ‘imam makamı’ oluşturulmuştur. Mürid derdini anlatamıyorsa veya tıkandıysa başındaki zakirleri aşamıyorsa dergahın imamına gider. Problem çözülemezse yukarıya taşınır. Herkes her zaman problemini iletebilir; gece gündüz fark etmez.
Kaynak: 420. Dergah Sohbeti — Darülharp, Dergah Disiplini, Cihat ve Müteşabih Meseleler
Sufi kıyafeti neden önemlidir?
Sufi kıyafetiyle insanlar kandırılamaz, ütilemez, sert konuşulamaz, küfür edilemez, ahlaksızlık peşinde koşulamaz. Bunu yapan kimsenin sufiliğinin anlamı kalmaz. Aynı dergahtan birinin diğerine sosyal medyadan arkadaşlık teklif etmesi, arkadan dolanması kabul edilemez. Dergahtaki herkes birbirinin namusu gibidir.
Kaynak: 420. Dergah Sohbeti — Darülharp, Dergah Disiplini, Cihat ve Müteşabih Meseleler
Hizmet edenlerin vazifeleri nelerdir?
Dergaha gelen kardeşlere ve burada hizmet edenlere düşen vazife: kardeşlerine öfkelenmemek, kızmamak, tepeden bakmamak, laf söylememek ve edep sınırını aşmamaktır. Hiç kimseden hizmet beklenmemelidir; Allah hizmeti yerine koyandır.
Kaynak: 421. Dergah Sohbeti — Hizmet Edebi, Mezhep-Hadis Savunması ve Sufi Geleneğin Kor
Hizmet edenlerin ne gibi riskler taşıyorlar?
Hizmet edenler hem çabuk yükselirler hem de çabuk inerler. Allah yolunda hizmet eden kimsenin elinden Cenab-ı Hak tutar, Hz. Peygamber (s.a.v.) onun elinden tutar, melekler ona dua eder, veliler ve mürşidler ona dua eder. Ancak hizmet ediyorum diye birine tepeden davranmak, kabaca hareket etmek ve edep sınırını aşmak o kimseyi batırır.
Kaynak: 421. Dergah Sohbeti — Hizmet Edebi, Mezhep-Hadis Savunması ve Sufi Geleneğin Kor
Hizmet ehlinin dikkat etmesi gereken hususlar nelerdir?
Gelen kardeşlerin kalbini kırmamak, buraya geleni üzmemek; tepeden davranmamak, hak vurma yapmamak; hizmetine bakmak, hareket çekmemek, kimseye sertlik göstermemek; hizmetlileri tayin edenler onları takip edecek; düzeltmiyorsa geri çekmesini bilecek; tuvaleti temizleyen de, kapıda duran da, çay dağıtan da edeple davranmak zorundadır; süpüren kimse emanete dikkat edecek; birisi saatini, telefonunu, parasını unutabilir; bir kişiye laf söylendiğinde bütün dergaha laf söylenmiş olur; sırtında elbise var çünkü; vazife yapanlar kibir deryasına düşmemeye dikkat etmelidir.
Kaynak: 421. Dergah Sohbeti — Hizmet Edebi, Mezhep-Hadis Savunması ve Sufi Geleneğin Kor
Haramların hikmeti ve Sufi yaklaşımı nedir?
Sufiler haramlar konusunda şöyle düşünürler: bir şey haramsa haramdır. O haramın hikmetiyle alakalı insanlar bulabildikleri kadar söyleyebilirler. Domuz kendi pisliğini yer, hiç terlemez, dolayısıyla vücudundaki yabancı bakterileri atamaz. Ama bunların hiçbirisi bulunamasa bile haramiyeti kalkmaz.
Kaynak: 422. Dergah Sohbeti — Kader, Fıtrat, Haramların Hikmeti ve Sufi Yaklaşımı
Fıtrat ve tabiatla savaşmak mümkün mü?
Hz. Mevlana Mesnevi’de anlatır: O vezir diyor ki ‘Kendine ait olanı terk et.’ Oysa insanla alakalı şeylerde savaşacak olduğu şey bir tek nefistir. Nefsinizi terk edemezsiniz, ruhunuzu terk edemezsiniz. Ruh sizi terk eder, siz onu terk edemezsiniz. Kendi fıtratınızla, kendi yaratılışınızla savaşamazsınız. Kendi yaratılışıyla, fıtratıyla savaşanlar hep batarlar. Psikolojik sendrom yaşarlar.
Kaynak: 423. Dergah Sohbeti — Dini Eğip Bükme, Ruhsat-Azimet, Fıkıhta İçtihad ve Ana Kai
Nefes adedince yol ne demektir?
‘Çok süslü bir söz vardır: Allah’a gider nefes adedince yol vardır.’ Evet bütün yollar Allah’a gider—cehennem de Allah’a. O yolun nereye götürdüğü önemli. Bize lazm olan heva ve hevesten çıkmayan Kur’an ve Sünnet yolundan gitmek. Din o. Eğer biz heva ve hevesimizi dinleştirirsek, heva ve hevesimizi tanrılaştırırsak, evet nefesimiz adedince yol olur bize.
Kaynak: 423. Dergah Sohbeti — Dini Eğip Bükme, Ruhsat-Azimet, Fıkıhta İçtihad ve Ana Kai
Gerçek ile rüya ve ölmeden önce ölmek ne demektir?
Hadis-i şerif: ‘İnsanlar uykudadır, öldüklerinde uyanırlar.’ Eğer insanlar uykudaysa, öldüklerinde uyanacaklarsa—bu bir rüya. O zaman ‘Ölmeden önce ölünüz’ hadis-i şerifiyle biz rüyanın içerisinde hakikate bir kapı açacağız. Öldüğümüzde uyanacaksak, ölmeden önce ölünüz—yani bilinçli, ihtiyari bir şekilde biz ölüme geçersek eğer, o zaman rüyadan uyanmış olacağız.
Kaynak: 423. Dergah Sohbeti — Dini Eğip Bükme, Ruhsat-Azimet, Fıkıhta İçtihad ve Ana Kai
Ana kaidelere odaklanmak neden önemlidir?
Ortalarda ana meseleler var. Olmazsa olmazlar. Bütün hayatınızı ona göre odaklayın. Diyelim ki 2 lira gelirin var. Sen önce evinin olmazsa olmazlarına bak. Önce ana maddeler: Şeker, un, pirinç, bulgur, nohut, kuru fasulye, salça. Sen önce en kötü zamanda tencereye girecek bir şeyler almman lazım. Din de öyle. Önce ana kaideleri yaşa. Önce haramlardan uzak dur. Önce farzları yerine getir. Sana bunlar lazım önce. Öküzü bırakmışız, öküzün tüyünden uğraşıyoruz. Asıl ana problemle uğraşmaya gücümüz yetmiyor. Biz milletin sakalının santimini konuşacağız. Bırak sakalıı. Derdim, yanım, yangınım var benim. Göz göre göre Kur’an ve Sünnet’le sabit olan haramlar işleniyor. Biz ana meseleyi bırakıp teferruatla uğraşacağız.
Kaynak: 423. Dergah Sohbeti — Dini Eğip Bükme, Ruhsat-Azimet, Fıkıhta İçtihad ve Ana Kai
İhlas ile Zikir ve Niyet Temizliği?
Sufiler tarih boyunca hep ihlası önde tutmuşlar. Bir kimsenin niyeti ve ihlasını önde tutmuşlar. Yapılan bir ibadeti ihlas ile, samimiyetle yapmak önemlidir. O yüzden yaşadığınız hayatta yaptığınız fiiliyatlarda Allah için yaşamayı, Allah için yapmayı önde tutun.
Kaynak: 424. Dergah Sohbeti — Zikrullahta İhlas, Cüz’î İrade, Mevlid Kandili ve Siyaset
‘Benim şeyhim görürse ben ne haldeyim?
Vay benim şeyhim bunu görürse ben onun yüzüne nasıl bakarım?’ Bu taze, yeni sufilerde belki de fayda verebilir. Ama velakin bu, kimsenin ihlasını bozar, bu kimseyi şirke götürür. Şeyhi için ibadet eden, kocası için ib,adet eden, sevgilisi için ibadet eden, ‘Vay oraya gidenler şöyle oluyor, böyle oluyor’ deyip de yola koyulanlar yolun sonunu göremezler.
Kaynak: 424. Dergah Sohbeti — Zikrullahta İhlas, Cüz’î İrade, Mevlid Kandili ve Siyaset
Bağlı bulundukları şeyhte dahi kusur bulanlar, kusur araştıranlar, o şeyhler vefat ettikten sonra bir şeyhe ulaşamazlar mı?
Bağlı bulundukları şeyhte dahi kusur bulanlar, kusur araştıranlar, o şeyhler vefat ettikten sonra bir şeyhe ulaşamazlar. Neden? Allah’ın velisine küstahlık yaptıklarından, kibirlilik yaptıklarından dolayı. Ben bunu yakın dairemde arkadaşlara derdim Şeyh Efendi’nin zamanında: ‘Şeyh Efendi’de kusur arayanlar göreceksiniz, hiçbirisi de bir şeyhe intisap edemeyecekler.’ Bu tecrübeyi Ço rumlu Hacı Mustafa Efendi Hazretleri’nden sonra Şeyh Efendi’ye intisap etmeyenlerden elde etmiştim.
Kaynak: 424. Dergah Sohbeti — Zikrullahta İhlas, Cüz’î İrade, Mevlid Kandili ve Siyaset
Cenab-ı Hak’ın anışı nedir?
Cenab-ı Hak diyor ki: ‘Eğer böyle anarsa bir kimse beni, ben de onu kendimce anarım, kendi nefsimde ararım.’ Yani kendi benliğinde, kendi zatında. Burası müteşabih. Buradaki Bunun üzerinde bütün herkes oturmuşlar, kendilerince kafa yürütmüşler, fikir yürütmüşler, akıl yürütmüşler, kendilerince bunun üzerinde tefekkür etmişler. Herkes kendince bunu tefekkür ettiğinde kendince bir sonuca ulaşmış. Kimisi demiş ki işte Allah’ın bir kulu anması affıdır, kimisi demiş ki en azından affıdır, işte kendine seçmesidir, kendine dost etmesidir.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Kendi Nefsinde Anmak ve Cemaat İçinde Anmak nedir?
Cenab-ı Hak bir de onu ne yapıyor? Kendi nefsinde zikredenle cemaat içinde zikredeni ayırıyor. Bir kimsenin Allah’ı kendince kendi dairesinde kendince anmasını bir çıt aşağıda tutuyor. Bir çıt yukarısı ne? ‘Kim beni insanların arasında anarsa, ben de onu Mele-i A’la’da anarım.’ Mele-i A’la; meleklerin büyükleri ve Allah’a en yakın olan melekler—Cebrail, İsrafil, Mikail, Azrail gibi. Mele-i A’la’nın bu dört büyük melek olduğu, Mele-i A’la’nın Arş-ı A’la’yı, Kürsü’yü, Levh-i Mahfuz’u tutan melekler olduğuna dair değişik rivayetler vardır.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Sufi vaktin çocuğudur ne demektir?
Buradaki zikir dairesinin çatısını, çerçevesini geniş tutmaya gayret edin. Bunu sadece bir dervişin kendi başına oturup da Allah’ı zikretmesi olarak algılamayın. Bu dairenin içerisine günlük hayatınızı tamamiyle koyun. Hani Hazreti Mevlana’nın meşhur ibaresi vardır ya: ‘Sufi vaktin çocuğudur.’ Mesnevi’de geçer ama daha önceki sufilerin sözüdür. Her vakitte sufi için bir ibadet, bir zikir vardır. Her vaktin kendi içerisinde bir dersi vardır, yapılması gereken vardır.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Dil ile zikir ve hal ile zikir nedir?
Zikrullahın maksadı, amacı, sebebi Allah’ı gözetlemektir. O yüzden o kimse günlük virtleri—Allah’ı gözetlemeye vesile olacak, Allah’ı hatırlatan, Allahla onu irtibat ettiren bir şeydir o virdin haricinde—bir kimse nafile olarak her daim zikrullah eder. Bu dil ile zikirdir. Her varlığın üzerindeki Allah’ın zikrini keşfeden bir kimse, hal ile zikrullah etmeye başlamıştır. Önemli olan hal ile zikrullah etmektir. Hal ile zikrullah etmek; varlığın hepsinde Cenab-ı Hak’ın zikrine, Cen,ab-ı Hak’ın kudret ve kuvvetinin tecelliyatına mahzar olmaktır, bununla uyanmaktır, bununla diri olmaktır.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Devamlı zikrinin anlamı nedir?
Devamı zikirden kasıt, Allahu a’lem budur. Yoksa oturup binlerce kez ‘Allah’ deseniz, bu noktada gönlünüz başka çıfıt hayallerin içerisinde olsa, otursanız tespihiniz elinizden hiç düşmese ama kalbiniz bir başka yere bağlı olsa ve bağlı olduğu şeyi hayal etse, tefekkür etse—o zaman zikrullah yapmış sayılmazsınız. Diliniz sabahtan akşama kadar ‘la ilahe illallah’ dese, eğer kendi iç aleminizde yanlış hayaller kurup yanlış hayallere doğru kürek çektiyseniz, yanlış hayallere doğru yelken açtıysanız, dilinizdeki ‘la ilahe illallah’ın bu noktada bir tecelliyatı kalmayacaktır. Önce ‘la’yı kalbindeki yanlış yöne açılmış yelkene söyle, önce kalbindeki eksik çıfıt hayallere söyle ‘la’yı. O zaman devamlı zikirden kasıt; bir kimsenin varlığın üzerindeki Cenab-ı Hak’ın kudret ve kuvvetinin ve tecelliyatının tarihiyetini anlayabilmek, idrakine varmak, görmek ve böylece hayretten hayrete geçmektir. Varlığın üzerinde hayreti olmayan bir kimsenin devamlı zikrinin olması düşünülemez. O yüzden söz konusu olan şey devamlı zikrullahı yakalayabilmektir.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Meleklerin Arasında Anılmak ve Meleklerin Hizmeti nedir?
Hadis-i kudsî’de ‘Kim beni kendi nefsinde anarsa ben de onu meleklerimin arasında anarım’ buyuruyor. Nefsinde andı, meleklerinin yanında andı. Meleklerin yanında anması demek; o meleklerin senin zikrullahına aşina olması demek, o meleklerin—Allah a’lem—bir veçeden senin emrine verilmesi demek, o meleklerin sana münhasır olması demektir. Nefsinde andın, Cenab-ı Hak da meleklerin arasında seni andı. Sen ne kadar ihlas ve samimiyetle Allah’ı andın, Cenab-ı Hak o kadar sana bir melek ordusu verdi. O melek ordusu senin adına andı, senin adını zikrullah yaptı, senin adına namaz kıldı, senin adına oruç tuttu, sana yardımcı oldu, sana muhafaza emri verildi, seni koruma emri verildi, sena bilgi aktarma emri verildi.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Mele-i A’la’da Anılmak nedir?
‘Kim beni cemaat içinde anarsa, ben de onu Mele-i A’la’da anarım.’ Cemaat içinde andı; bir cemaate tebliğ etti, bir cemaate namazı anlattı, bir cemaata zekatı anlattı, bir cemaata güzel ahlakı anlattı, bir cemaatın içerisinde Allah’ı zikretmenin faziletlerini anlattı, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini sevmenin, ona tabi olmanın faziletlerini anlattı. Artık kendi nefsinin dışına çıktı, taşıyor, kaynıyor. Cenab-ı Hak diyor ki: ‘Ben onu Mele-i A’la’da anarım.’ Mele-i A’la dediğimizde Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail aleyhisselam—işin boyutu daha da değişti. Her biri meleklerin kutbu, kendi görev icabı kutupları olanlar, en büyük melekler ve emirlerinde sayısız nice melekler.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Kulun Zannı ve Allah’ın Yakınlığı nedir?
Ben Kulumun Zannı Üzerineyim Cenab-ı Hak ‘Ben kulumun zannı üzerineyim’ buyuruyor. Yani o halini onun halinin üzerine Allah adeta bina eder. Kulun zannına göre şekil değiştirir mi? Müteşabih. Mümkün değil diyemeyiz, mümkün de demeyiz, mümkün değil de demeyiz. Müteşabih. Siz iyilik hüsnü zan beslerseniz iyilik noktasında Cenab-ı Hak size iyilik yaratır. Siz kötülük düşünürseniz önünüze kötülük bulursunuz.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Allah’ın Yakınlığı ve Sufinin Yakınlaşma Gayesi nedir?
Allah şah damarından yakın olan insana daha yakındır. Peki Allah insana çok yakın ise biz sufi olarak neden yakınlaşmaya çalışıyoruz? Allah her şeye yakın, duvara da yakın, taşa da yakın, çeliğe de yakın, elektriğe de yakın, sana da yakın, bana da yakın. Yakınlıkta bir sıkıntı yok, O yakın. Onunla bir takt yok. Bizim idrakimizin yakınlığı—biz yakındayız, bizim uğraşımız bu. Ayet-i kerimede: ‘İman edenler, sonra ittika edenler, takvaya ermeye çalışanlar, yaklaşmaya vesile arayanlar—kurtuluşa erenlerdir.’ Dört basamak var: İman etmek, takvaya sarılmak yani takva sahibi olmak, yaklaşmak için vesile aramak, kurtuluşa erenlerle alakalı.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Kurtuluşa erenler neye vesile ararlar?
Ayet-i kerimede: ‘İman edenler, sonra ittika edenler, takvaya ermeye çalışanlar, yaklaşmaya vesile arayanlar—kurtuluşa erenlerdir.’ Dört basamak var: İman etmek, takvaya sarılmak yani takva sahibi olmak, yaklaşmak için vesile aramak, kurtuluşa erenlerle alakalı.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
İbn Arabî ve Varlık meselesi nedir?
Varlığın üzerinde Allah’ın sıfatsal noktadaki bilinen-bilinmeyen sıfatları tecelli ediyor her daim. Biz o zaman varlığa bakaraktan Allah’ın ne olduğu üzerinde teşbih edebiliriz ve her teşbihin sonunda tenzih ederiz, yanılırız burada.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Cemalullah nedir?
Hz. Mevlana, Yunus Emre gibi büyükler devamlı Cemalullah’tan bahsediyorlar. Cemalullah; Allah’ın Cemali demek, Cemal ismi şerifinin tecelliyatı. Her yerde Cemal ismi şerifinin tecelliyatını görmek mümkündür.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Melekler insana secde etmektedir mi?
Bizim emrimize amade olan melekler var. Her daim bizde vazifeli olan meleklerin adedi—üç yüz bin midir, üç milyon mudur, üç milyar mıdır? Ne kadar hücremiz varsa, katrilyonun katrilyonuyla çarpılabilir bizde melek adedi.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Davud Aleyhisselam’ın şükretmesi ne anlama gelir?
Davud aleyhisselam Allah’a şükrederken dedi ki: ‘Allah’ım, benim şükretmemi de bu noktada bana nasip eden sensin. O yüzden ben şükrümün hakkını ödeyemem.’ Bunu deyince Cenab-ı Hak dedi ki: ‘İşte şimdi kul oldun, işte şimdi şükreden, hamd eden bir kul oldun.’
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Kaderiyeciler ve Sufiler arasındaki fark nedir?
Kaderiyeciler ise ‘Varsa kaderimde gayret ederim’ diyor, oturuyor. Kaderiyeciler ve sufileri ayıran fiil oluyor, evet. Sadece çalışmak oluyor. Hepsinde de bir adım atmak var—gayret etmek, iman edip Allah’tan korkup yaklaşmak için vesile aramak vazifemiz bu.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Kardeşlik ve İstişare nedir?
Karar vermek gerçekten önemli bir mesele. Hatta karar verirken doğru isabet ettirmek daha da önemli bir mesele. Bununla alakalı vesvese edenler genelde doğruların üzerinde şüpheleri olan insanlardır.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Allah’ın kulunu sevmesi nasıl bir ilişkiyi ifade eder?
Allah kulunu sevmesindeki yükselme ve alçalmalar—kulun kendisine göre: Kul Allah’ı sevmekte ne kadar yükseliyorsa, Allah’ın onu olan sevgisi o kadar yükselir. Ne kadar kul sevgisini aşağı çekiyorsa, Allah kulunu o kadar aşağıdan sever.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celvet konusunu ele alan metnin ana teması nedir?
Muhalefet etmek. Yani birisi karşınıza Yahudi veya Hıristiyan bir şeyle çıktığında ona muhalefet etmektir önemli olan.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
İslam’da eğlence kültürü var mıdır?
İslam’da eğlence vardır. Bu eğlenceyi yok etmek mümkün değildir. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri iki bayram günlerini eğlence günü olarak tayin etmiştir.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Halvet ve Celvet kavramları ne anlama gelmektedir?
‘Kim kırk gün Allah için ihlas ile amel ederse, kalbinden diline doğru hikmet pınarları fışkırır.’ Hadis-i şerif. Sufiler, bilhassa halvette kalmak isteyen sufiler—sonradan halvetiye demişler onlara. Halvetiye dergahında girecek olan kimseleri ilk önce kırk gün halvete katarlarmış. Kırk gün halvette sabredebilirse ondan sonra dergaha kabul edilir. Kırk gün halvette kalmaz ise o dergaha kabul edilmez. Bu usul. O yüzden halvetilik denir ona.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Halvetin insanlar içinde durmak ne anlama gelir?
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetinde kırk gün bir yere kapanıp oturmak yoktur. Eski sufilerin bu noktada durdukları nokta var mı? Evet. Bu fakir mesela kabul etmiyor bunu. Benim için sufiliğe bakmak sünnet-i Resulullah’tan bakmak. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin en uzun itikafı yirmi gündür, özel senedir. Mekke döneminde tebliğe başlamazdan önce Hira Dağı’na çekildiği zamanlarda da en uzun gün on üç, on dört gündür, on beş gündür.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Dervişlerin manevi halleri nelerdir?
Bir derviş anlatıyor: ‘Ders çekerken bir anda içeriden birisinin ders çektiğini gördüm. Baktım dilim çalışmıyor. Dilim duruk, elim duruk, her şey duruk. Ama içeriden birisinin ders çektiğini gördüm. Bunu namazda da gördüm—baktım namazı kılıyor. Tabiri caizse ben ona ayak uyduruyormuşum gibi.’ Bu, hal ile alakalı bir meseledir. Bu tür manevi tecrübeler dervişlikte görülmektedir. Içten gelen sesler, ihtiyar dışında kendiliğinden zikir başlaması, namazda farklı bir ruh halinin tecelli etmesi—bunlar sufi geleneğinde bilinen ve yaşanan hallerdendir.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Zikrullahta Mele-i A’la ne anlama gelir?
Hadis-i Kudsî: ‘Bir kul beni kendi kendine anarsa, ben de onu kendimde anarım. O beni bir topluluk içinde anarsa, ben de onu Mele-i A’la’da anarım.’ (Buharî, Tevhid 15, No: 7405; Müslim, Zikir 2, No: 2675)
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Halvet ve Celvet ne anlama gelir?
Halvet ve Celvet, dervişlikte, evlilikte, ticarette, normal arkadaşlıkta her yerde aynıdır bu. Adam bir sefer kapıya baktı mı gidecektir o. Gider o.
Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv
Sufiler neden kadın boşamazlar?
Sufi, kolay kolay kadın boşamaz, bunu ağzına dahi almaz. Boşama tehdidiyle erkeklik yapılmaz; bununla erkeklik yapan kimse hiç yolumuzda yürümemiştir. Eşini boşamakla tehdit etmek zavallı ve cahil insanların işidir. Kadın boşanmayı istiyorsa mühlet verilecek, annesine babasına danışması sağlanacak, bir hakim veya alim bulunacak; eğer yine boşanmak istiyorsa zulmetmeden boşanacak. Boşanmak isteyen bir kadını nikahında tutmaya çalışmak ona zulmetmektir.
Kaynak: 427. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Faziletleri, Boşanma Hukuku ve Sufi Yolunda Ka
Üstaddan uzakta zikrullah ve zikir halkası neden tehlikelidir?
Üstadının yanında olmayan bir kimse, bulunduğu yerde zikrullah halkası kurmak için mücadele edecek ve gayret edecektir. Zikrullah halkasından uzak olmak şeytana dost olmak gibidir. Yalnız başına dahi olsalar, arkadaşlar bulundukları yerde zikrullah halkasındaymış gibi makamlara bağışlayıp oturacak, Allah’ı zikredeceklerdir. Üstadını ziyaret etme süresi kırk günü aşmamalıdır; bir derviş kırk günden kırk güne muhakkak üstadını görmeli, halkasına oturmalıdır.
Kaynak: 427. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Faziletleri, Boşanma Hukuku ve Sufi Yolunda Ka
Kalbi ilim ve zahiri ilim farkı nedir?
Sapıtan ilim ehilleri zahiri ilim erbabıdır; kalbi ilim erbabı sapıtmaz. Kalbi ilim erbabının elinde delil, kalbine gelen doğru ilhamlardır. Zahiri ilim erbabı zahiri ilimle ilgili Kur’an ve Sünnete bağlar, kelama dalmaz. İç alemini kalbi olarak yürütür ve bu hal olduğu müddetçe asla zındıkaya düşmez. Kalbine gelen ilhamın sağlaması üstadıdır; hangi ilhamı alırsa alsın, hangi rüyayı görürse görsün gidip üstadına müracaat eder.
Kaynak: 427. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Faziletleri, Boşanma Hukuku ve Sufi Yolunda Ka
Bediüzzaman Said Nursi’nin 29. Mektubu neden önemlidir?
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Mektubat’ın 29. Mektubunda der ki: "Tarikatta hissesi olmayan, kalbi harekete gelmeyen mütefennin alim zat da olsa bugünkü zındıkanın karşısında kendisini muhafaza etmesi müşkülleşmiştir." Ancak adi, samimi bir ehli tarikat kalbi harekete geçmemiş olsa bile tarikat silsilesine muhabbetinden dolayı asla ümidini kesmez ve zındıkaya düşmez. Sufiler üstadlarına bağlı bulundukları müddetçe asla sapkınlığa düşmezler; oldum davasına girenler sapar.
Kaynak: 427. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Faziletleri, Boşanma Hukuku ve Sufi Yolunda Ka
Rabıta, hayalleme ve şizofreni farkı nedir?
Sufilikte hayalleme vardır. Hayallemenin pozitifi halin başlangıcıdır; negatifi ise şizofrenidir. Bir kimse hal görmezden önce kendi kendine hayaller: üstadını hayaller, Cennet’i hayaller, Kabe’yi hayaller. Bu hayalleme zamanla hale dönüşür. Üstadını tanıyan kimse onu rabıta eder; bu hayal değil rabıtadır, çünkü gördüğünü biliyor, tanıyor. Şizofrenide ise kişi hiç görmediği kimlikleri ve şahısları üretir, ürettiğinin kurbanı olur. Şizofreni hastalarının yüzde altmış yetmişinde kafir cinliler şizofreniden sonra musallat olurlar; şizofreniden önce değil. Gerçek sufi, üstadına bağlı olduğu müddetçe şizofreniye düşmez.
Kaynak: 427. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Faziletleri, Boşanma Hukuku ve Sufi Yolunda Ka
Sufi yolunun ölçüsü nedir?
İsteğinde samimi olanın önüne Cenab-ı Hak muhakkak çıkaracaktır.
Kaynak: 428. Dergah Sohbeti — Allah Hangi İsimlerle Zikredilmeli, Zikrullahın Adabı ve S
İnşallah demeyi unutmamak neden önemlidir?
Söz verdiğinizde inşallah demeyi unutmayın. Hz. Mevlana Mesnevi’sinde ‘nice inşallah demeyenler vardır ki onlar inşallahın canı olmuşlardır, özü olmuşlardır’ der. Ama biz sakın kendimizi onlardan görmeyelim. Asla kendinizi şatahata atmayın, şaka dahi olsa. Dervişliğinizi kullanmayın bu noktada.
Kaynak: 431. Dergah Sohbeti — İnşallah Meselesi, Zikrullahın Fazileti, İnfak ve Sadaka-i
Zikrullah her şeyden önce gelir mi?
Cenab-ı Hak bu ayet-i kerimede Kur’an okunmayı ayırt etmiş, namaz kılmayı ayırt etmiş, zekat vermeyi ayırt etmiş. Bunların başına Allah’ın zikri koymuş. Zikre karşı gelenler ‘zikirden kasıt sadece Kur’an-ı Kerim okumaktır’ diyorlar, kimisi ‘sadece namaz kılmaktır, oruç tutmaktır’ diyor. Cenab-ı Hak ayet-i kerimeyle herkese cevap veriyor.
Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri
Zikrullahın kalpte tecellisi nedir?
Eğer zikrullahta kalbiniz titremiyorsa, kalbinizde bir huşu oluşmuyorsa o kimse yüzeysel olarak Allah’ı zikretti. Dışından zikretti, içine tesis etmedi, içine tecelli etmedi, içine oturmadı. Bunun oluşması için etrafla ilgi ve alakanı keseceksin. Sadece zikrullahla baş başa kalacaksın. Zikrettinle baş başa kalarak huşuyu yakalayacaksın.
Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri
Münafıkların zikrullahtan kaçışları neden olur?
Zikrullah münafıkta tecelli etmez. ‘O münafıklar var ya, Allah’ı çok az zikrederler.’ Onların kalplerinde tecelli etmez. O münafıklar Allah’ın zikriden kaçarlar, Kur’an-ı Kerim’den nefret ederler, namazlarında gevşeklik yaparlar.
Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri
Yahya (a.s.)’a vahyedilen beş hükmün birincisi nedir?
Beş hüküm: Birincisi, Allah’a hiçbir şeyi eş koşmayınız. İkincisi, namaza durduğunuzda sağa sola yönelmeyiniz; şüphesiz ki Allah kulu yüzünü çevirmedikçe ona yönelir. Üçüncüsü, oruç emredildi; orucu olan kimse mis kesesi gibidir, oruç Allah katında misk kokusundan da daha güzeldir. Dördüncüsü, sadaka verin; düşmanın esir ettiği kimsenin fidye ödeyerek canını kurtarması gibidir. Beşincisi, Allah’ı çok zikredin; bunun benzeri düşmanın takip ettiği kimsenin muhkem bir kaleye gelip kendisini kurtarması gibidir. Kul da şeytandan ancak Allah’ı zikretmekle korunur.
Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri
Sufilerin orucu neden tutarlar?
Sufiler oruçtan bir fayda ummak için tutmazlar. Allah’ı sevdiklerinin göstergesidir pazartesi, perşembe oruç tutmak. Cenab-ı Hak ayet-i kerimede ‘Allah’ı zikredenler için Peygamber’de çok güzel örnekler vardır’ dedi. Sufiler Hz. Resulullah (s.a.v.) Hazretlerini kendilerine örnek aldıkları için o nafile oruçları tutarlar.
Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri
Sufilerin duası neden kendi nefisleri için değil?
Sufiler kendi nefisleri için dua etmezler. Kardeşleri için, etraflarındaki insanlar için isterler. Kul öyle bir hale gelir ki Allah’a olan sevgisinden ve aşkından dolayı Allah’tan kendi nefsi için bir şey istemez. O zaman Allah onun ihtiyaçlarını giderir. Kendinize lazım olan şeyi bir kardeşinize isterseniz, umulur ki Allah onu size de bahşeder.
Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri
Velilik ve halin ayrımı nedir?
Velilik bir makamdır, kalıcıdır. Ama veliliğin içerisindeki bazı tecelliler bir haldir, gelip geçicidir. Halleri makam gibi göstermek insanların ayaklarını kaydırır. Hz. Peygamber (s.a.v.) Hazretlerinin insan tarafı veliliğin en üst derecesidir; melekut tarafı ise peygamberlik halidir — o bir makamdır, gelip geçici değildir.
Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri
Dervişlikte istismar meselesi nedir?
Bir kimse sufilik yolundaki konumunu istismar ederse sıkıntı vardır. Sufiliğini bir kızı istismar etmek için kullanır, para kazanmak için kullanır, işini hallettirmek için kullanırsa o zaman ciddi sıkıntı vardır. Hiçbir üstad bir dervişin bağını kesmek istemez ama bu meselelerde Geylani Hazretleri çok titizdir.
Kaynak: 432. Dergah Sohbeti — Müminlerin Vasfı, Zikrullahta Aksi Seda, İnfak ve Velileri
Kalbin yumuşamasının tecelliyatı nedir?
Demek ki kalbin yumuşamasının tecelliyatı huşudur. Huşu nedir? Allah’ı önce korkarak, sonra severek ibadet etmek.
Kaynak: 433. Dergah Sohbeti — Vahabilik, Sufi Hayatı, Kalbin Yumuşaması ve Zikrullahın T
Allah’ın evliyaları kimlerdir?
Kim bu haliyle hallenirse onlar Allah’ın evliyalarıdır, Allah’ın dostlarıdır.
Kaynak: 433. Dergah Sohbeti — Vahabilik, Sufi Hayatı, Kalbin Yumuşaması ve Zikrullahın T
Malın en faziletlisi nedir?
Malın en faziletlisi: Allah’ı zikreden bir dil, şükreden bir kalp ve kocasına imanında yardımcı olan bir eş.
Kaynak: 433. Dergah Sohbeti — Vahabilik, Sufi Hayatı, Kalbin Yumuşaması ve Zikrullahın T
Cem ve fark meselesi nedir?
‘Cemsiz fark şirktir, bu şeriat makamıdır. Farksız cem zındıklıktır, bu marifet makamıdır. Cem ile fark birlikte tevhiddir, bu marifet makamıdır.’
Kaynak: 433. Dergah Sohbeti — Vahabilik, Sufi Hayatı, Kalbin Yumuşaması ve Zikrullahın T
Sufiler insanların renklerine karışmazlar mı?
Sufi, karşısındaki kimseyi kendi rengine boyamaya çalışmaz. Eğer ben sizi hepinizi Mustafa Özbağ rengine boyamaya kalkarsam bu hepinize ağır gelir.
Kaynak: 433. Dergah Sohbeti — Vahabilik, Sufi Hayatı, Kalbin Yumuşaması ve Zikrullahın T
Allah’ın evliyalarının vasıfları nelerdir?
Müminler ancak onlardır ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, Allah’ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanları artar ve Rablerine tevekkül ederler. Onlar ki namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğinizden infak ederler. İşte onlar inanmışların ta kendileridir.
Kaynak: 433. Dergah Sohbeti — Vahabilik, Sufi Hayatı, Kalbin Yumuşaması ve Zikrullahın T
Sufi sohbeti ve kardeşlik adabı nedir?
Bir topluluğa geldiğimde ben size vaaz etmeye geliyormuş noktasında değilim. Ben, sizin kabul ederseniz kardeşinizin sufi sohbetidir bu; kardeşlik sohbetidir. Biz buraya geliyoruz, soru soran varsa soruyor, bir şey anlatmak isteyen anlatıyor. Siz biz hep beraber yarenlik yapıyoruz, kardeşlik yapıyoruz.
Kaynak: 433. Dergah Sohbeti — Vahabilik, Sufi Hayatı, Kalbin Yumuşaması ve Zikrullahın T
Sufilerin ibadetlerine dair bir kural var mı?
‘İbadetleri benden gördüğünüz gibi yapın’ dedi; ‘benim yaptığım gibi yapın’ demedi. ‘Benim yaptığım gibi yapın’ deseydi helak olurduk.
Kaynak: 433. Dergah Sohbeti — Vahabilik, Sufi Hayatı, Kalbin Yumuşaması ve Zikrullahın T
Tebliğ Metodu nedir?
Tebliğ: Giriş: Tebliğ Metodu ve İman-İslâm-İhsan Sıralaması
Selâmünaleyküm. Allah gecenizi hayır etsin inşaAllah. Cenab-ı Hak ömrümüzü bereketli eylesin inşaAllah.
Bazı kendine sûfî diyen, "Biz tasavvuf ehliyiz" diyenler, bir kimsenin derviş olabilmesi için sadece Allah’a inanmasını yeterli görüyorlar. Hiç inanca sahip olmayan kimseye önce Allah inancı aşılanır. Bu tebliğ esasına göre bir kimsedir. Bir Hristiyan’a din tebliğ ederken ona önce Allah’ın varlığı ve birliği anlatılır. Oğlu olmadığına, kızı olmadığına, doğmadığına, doğurulmadığına önce bu telkin edilir.
Cebrâil (aleyhisselam) geldi: "İman nedir ya Resûlallah?" Ardından "İslâm nedir?" Ardından "İhsan nedir?" Adımlar belli. Karşındaki kimseyi analiz et: Ona önce îmân mı anlatacaksın, İslâm mı, ihsan mı? İman esaslarını bilip dinini yaşayan kimseye artık ihsanı anlat: "Allah’ı görüyormuşcasına ibadet etmek."
Kaynak: 434. Dergâh Sohbeti — Tebliğ Metodu, Zikrullahın Tecelliyâtı ve Kalbin Titremesi
Başka şeyhin sohbetini dinlemek yasak mı?
Eski sûfîlerin büyük çoğunluğu bunu yasaklamış; derviş yetişirken kalbi çatallanmasın diye. Bu fakîr buna çok uygun hareket etmedi. Ben arkadaşları serbest bırakıyorum. Giden gideceği yere gitsin, kalbi kayacaksa kaysın. Şu anda da bir yasağımız yok. İsteyen istediğini dinlesin. Herkes sevdiği yere ve sevildiği yere yakışırmış.
Kaynak: 434. Dergâh Sohbeti — Tebliğ Metodu, Zikrullahın Tecelliyâtı ve Kalbin Titremesi
Alemler meselesi nedir?
Ferîddüddîn Attâr Hazretleri’nin "Her iki âlemde de zerre zerre onu arasan ve bulduğunu sansan, bildiğin hiçbir şey o değildir" sözü soruldu. İbn Arabî’den bakacak olursanız, der ki: "Vücûd tektir. Nev’i olarak iki: Vücûd-u Hakîkî ve Vücûd-u İzâfî."
Kaynak: 434. Dergâh Sohbeti — Tebliğ Metodu, Zikrullahın Tecelliyâtı ve Kalbin Titremesi