Tebliğ: Giriş: Tebliğ Metodu ve İman-İslâm-İhsan Sıralaması
Selâmünaleyküm. Allah gecenizi hayır etsin inşaAllah. Cenâb-ı Hak ömrümüzü bereketli eylesin inşaAllah.
Bazı kendine sûfî diyen, “Biz tasavvuf ehliyiz” diyenler, bir kimsenin derviş olabilmesi için sadece Allah’a inanmasını yeterli görüyorlar. Hiç inanca sahip olmayan kimseye önce Allah inancı aşılanır. Bu tebliğ esasına göre bir kimsedir. Bir Hristiyan’a din tebliğ ederken ona önce Allah’ın varlığı ve birliği anlatılır. Oğlu olmadığına, kızı olmadığına, doğmadığına, doğurulmadığına önce bu telkin edilir.
Cebrâil (aleyhisselam) geldi: “İman nedir ya Resûlallah?” Ardından “İslâm nedir?” Ardından “İhsan nedir?” Adımlar belli. Karşındaki kimseyi analiz et: Ona önce îmân mı anlatacaksın, İslâm mı, ihsan mı? İman esaslarını bilip dinini yaşayan kimseye artık ihsanı anlat: “Allah’ı görüyormuşcasına ibadet etmek.”
Soru-Cevap: Fıkıh ve Tasavvuf Meseleleri
Kımız Helal midir?
Kımız at sütünden yapılır. Orta Asya ulemasının bir kısmı kımızın helal olduğuna dair sözler söylemişler. Ancak Hanefîlerin büyük çoğunluğu at etini yasaklamıştır; eşek etini de yasaklamıştır. Öyle olunca onların sütleri de yasaklanmış oluyor.
Vitir Namazının Kazası
Vitir namazı İmam-ı Azam’a göre vâciptir. İmam Muhammed, İmam Yusuf, İmam Şâfiî, İmam Mâlikî ve İmam Hanbelî’ye göre nâfiledir. Nâfile diyenler için vitir namazının kazası yoktur. Ama Türkiye’de genel olarak İmam-ı Azam’a uyularak vitir namazı vâcip olarak kılınır, dolayısıyla kazası vardır.
Allah’ın Kudretinin Sınırı
Allah’ın zâtının sınırı olmadığı gibi kudretinin de bir sınırı yoktur. Cenâb-ı Hak’ın sıfatlarına sınır biçmek, “Allah’ın şu sıfatı buraya kadardır” demek küfürdür. Allah’ın zâtı sonsuz olduğu gibi sıfatları da sonsuzdur.
Başka Şeyhin Sohbetini Dinlemek
Eski sûfîlerin büyük çoğunluğu bunu yasaklamış; derviş yetişirken kalbi çatallanmasın diye. Bu fakîr buna çok uygun hareket etmedi. Ben arkadaşları serbest bırakıyorum. Giden gideceği yere gitsin, kalbi kayacaksa kaysın. Şu anda da bir yasağımız yok. İsteyen istediğini dinlesin. Herkes sevdiği yere ve sevildiği yere yakışırmış.
Alemler Meselesi: Bir Alem mi İki Alem mi?
Ferîddüddîn Attâr Hazretleri’nin “Her iki âlemde de zerre zerre onu arasan ve bulduğunu sansan, bildiğin hiçbir şey o değildir” sözü soruldu. İbn Arabî’den bakacak olursanız, der ki: “Vücûd tektir. Nev’i olarak iki: Vücûd-u Hakîkî ve Vücûd-u İzâfî.”
Bazılarınca maddi âlem de mânevî âlem de aslında mânevîdir. Hepsi hakîkat-i Muhammediyye’nin içindedir. Öyle olunca iki âlem diye bir şey yoktur. Kabir dediğiniz âlem de ötelerde değildir, burnunuzun ucundadır. Mahşer de, cennet-cehennem de burnunuzun ucundadır. Ama biz yakınlığı (kurbiyet) sağlayamadığımızdan bize uzakmış gibi görünür.
Bir kimse hiçbir zaman “Buldum” demez. Buldum diyenin kaybettiği yanıldığı âşikârdır. Bu yolda sonsuza dek aramak vardır. Kulluk kapısında durmayan, kulluk kapısında yürümeyen bir kimse onu aradığını zanneder; o bir zandan öte gitmez.
Eşlere Daraltmayın: Helal Daire Geniştir
Evli bir hanımın kocasının rızası olmadan annesiyle ümreye gitmek için surat atması soruldu. Bizim Anadolu kadınları biraz trip atarlar. Ellemeyin, atsınlar, özgür bırakın. Siz de gönüllerini almak için alttan alın. Biraz şımartın eşlerinizi. “İyi kemikten yaratılmıştır. Çok düzeltmeye kalkarsanız kırarsınız; çok gevşek bırakırsanız da iyice yamultursunuz.”
Helal dâire geniş bir dâiredir. Evde kabız hâli yaşanmasın. Eşler arasında kabız hâli yaşanmasın. Aynı şey dervişler için de geçerlidir. Bir dervişin helal dâiresini yasaklarsanız o derviş kabız hâli olur, mânevî olarak yol yürüyemez.
Zikrullahın Tecelliyâtı: Rabbinin Adını Zikret
“Rabbinin adını zikret. Ve bütün gönlünle sadece ona yönel.” (Müzzemmil Sûresi, 73/8). Onu çokça zikret. İşin gücün onu zikretmekle olsun. Zikrullahın sende tecellî edip etmediğini anlamak istiyorsan; işinde, gücünde, evinde, barkında, yolda, ticaretinde, yalnız kaldığında, karanlıkta durduğunda sadece ona yönelmek mi var, başka bir şey mi var?
“İşini bitirince ona yönel.” (İnşirah Sûresi, 94/7). Dünyevî işini bitirdiğinde öğlen namazını kılmamazlık etme. Dünya işinden dolayı ikindi namazını öteleme. Ona yönel. Her hâlinle ona yönelenlerden ol.
Kalbi Titreyen Müminlerin Vasıfları
“Onlar ki Allah zikredildiği zaman kalpleri titrer. Başlarına gelene sabrederler. Namazı kılarlar. Kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.” (Enfâl Sûresi, 8/2). Kalbin titremesi, o kimsenin Allah’la alakalı her şeyde duyarlılık göstermesi, ince davranması demektir.
Haramlara duyarlı, farz ibadetlere duyarlı. Birinin kalbini kırmakta hassas. Nefsine uyup uymama noktasında hassas. Eşine, çocuğuna, arkadaşlarına, etrafına, eşyaya karşı hassas. Allah’ı çok zikreden ve kalbi titreyen bir kimsenin bir şeye zarar vermesi, bir şeyi boş vermesi mümkün değil.
Çokça zikretmek, değişik sesler çıkarıp değişik hareketler yapmak demek değildir. Kalbin titremesi önemlidir. Çokça zikredenin namazı terk etmesi sûfîlik değildir. Allah’ı zikreden nasıl namazı es geçer? Nasıl katı kalpli olur? Nasıl gıybet eder? Nasıl mümin kardeşinin başına çorap örmeye çalışır?
Deli Deninceye Kadar Allah’ı Zikredin
“Allah’ı zikreden kimseyle onu zikretmeyenin benzeri, diriyle ölü gibidir.” (Buhârî, Da’avât, 66). Allah’ı zikreden ev mağmûrdur, güzeldir; zikredilmeyen ev harabe gibidir. İnsan da aynıdır.
Hazreti Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyurdu: “İnsanlar size mecnûn (deli) deyinceye kadar Allah’ı çok zikrediniz.” Ve “Münafıklar size ‘Siz gösteriş için yapıyorsunuz’ deyinceye kadar Allah’ı çok zikredin.” Münafıklar çünkü Allah’ı zikretmekten hoşlanmazlar.
Sizden hoşlanmayacak iki grup var: Bir, kâfirler; iki, münafıklar. Bir kimse bir kimsenin zikrini yasaklıyorsa kâfirdir. Ona tecdîd-i îmân, tecdîd-i nikâh gereklidir. “Allah’ın mescitlerinde Allah’ın zikrini yasaklayandan daha zâlim kim olabilir?” (Bakara Sûresi, 2/114). Mescit yeryüzüdür; çünkü Hazreti Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyurdu: “Arz bana mescit kılındı.”
Kaynakça
Âyet-i Kerîmeler
- Bakara Sûresi, 2/114 — “Allah’ın mescitlerinde O’nun adının anılmasını yasaklayandan daha zâlim kim olabilir?”
- Enfâl Sûresi, 8/2 — “Allah anıldığında kalpleri titreyen müminler…”
- Müzzemmil Sûresi, 73/8 — “Rabbinin adını zikret ve bütün gönlünle O’na yönel.”
- İnşirah Sûresi, 94/7 — “İşini bitirince (ibadetine) yönel.”
Hadis-i Şerîfler
- Cibrîl hadisi (îmân-İslâm-ihsan) — Müslim, İman, 1; Buhârî, İman, 37
- “Allah’ı zikredenle zikretmeyenin misali diriyle ölü gibidir” — Buhârî, Da’avât, 66
- “İnsanlar size mecnûn deyinceye kadar Allah’ı çok zikrediniz” — Ahmed b. Hanbel, Müsned, III/68; Hâkim, Müstedrek
- “Münafıklar gösteriş deyinceye kadar zikredin” — Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr
- “Arz bana mescit kılındı” — Buhârî, Teyemmüm, 1; Müslim, Mesâcid, 3
- “Kadın eğri kemikten yaratılmıştır” — Buhârî, Nikâh, 80; Müslim, Radâ’, 65
- Vitir namazı vâciptir (Hanîfî) — Ebû Hanîfe, el-Fıkhu’l-Ekber; Mergınânî, el-Hidâye
Tasavvufî Kaynaklar
- Ferîddüddîn Attâr (k.s.) — Mantıku’t-Tayr (Kuş Dili)
- Muhyiddîn İbn Arabî (k.s.) — Vücûd-u Hakîkî ve Vücûd-u İzâfî — Fûtûhât-ı Mekkiyye
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi
Ek kaynaklar:
- Tebliğde muhatabın seviyesine göre iman, İslâm ve ihsan sıralaması için bkz. Nahl 16/125; Müslim, Îmân 1; Buhârî, Îmân 37; Nevevî, Kırk Hadis, 2. hadis.
- Allah’ın birliği, doğmaması ve doğurmaması tebliği için bkz. İhlâs 112/1-4; Meryem 19/88-93; Bakara 2/163; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Tevhid” maddesi.
- İhsan, Allah’ı görüyormuş gibi ibadet ve murakabe için bkz. Müslim, Îmân 1; Hadîd 57/4; Kâf 50/16; İbn Receb el-Hanbelî, Câmi‘u’l-Ulûm ve’l-Hikem.
- Kımız, at sütü ve Hanefî fıkhında at eti/sütü tartışmaları için bkz. Serahsî, el-Mebsût; Merğinânî, el-Hidâye; TDV İslâm Ansiklopedisi, “At” ve “İçecekler” ilgili maddeleri.
- Vitir namazının hükmü ve mezhepler arası vacip/nafile ayrımı için bkz. Buhârî, Vitr 1; Müslim, Salâtü’l-Müsâfirîn 162; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Vitir” maddesi; Diyanet İlmihali.
- Allah’ın zâtı ve sıfatlarının sınırsızlığı, kudret ve tenzih ilkesi için bkz. Şûrâ 42/11; Mülk 67/1; İhlâs 112/1-4; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Kudret” ve “Tenzih” maddeleri.
- Başka şeyhin sohbetini dinleme, dervişin kalbinin çatallanmaması ve mürşid adabı için bkz. Tevbe 9/119; Kehf 18/66-70; Kuşeyrî, er-Risâle; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Mürşid” maddesi.
- Ferîdüddin Attâr ve tasavvufî arayış dili için bkz. Attâr, Mantıku’t-Tayr; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Attâr” maddesi; Abdülbaki Gölpınarlı, tasavvuf tarihi çalışmaları.
- İbnü’l-Arabî’de vücûd, vücûd-u hakikî/vücûd-u izafî ve âlemler meselesi için bkz. İbnü’l-Arabî, Fusûsü’l-Hikem; el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Vahdet-i Vücûd” maddesi.
- Hakîkat-i Muhammediyye ve âlemlerin manevî yorumu için bkz. Ahzâb 33/45-46; Enbiyâ 21/107; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hakîkat-i Muhammediyye” maddesi.
- Eşlere helal daireyi daraltmama, aile içinde yumuşaklık ve merhamet için bkz. Rûm 30/21; Nisâ 4/19; Buhârî, Nikâh 81; Tirmizî, Radâ‘ 11.
- “Kadın eğe kemiğinden yaratılmıştır” rivayeti ve aile içi denge için bkz. Buhârî, Nikâh 80; Müslim, Radâ‘ 60; Nevevî, Sahîh-i Müslim Şerhi.
- Rabbin adını zikretmek ve bütün gönülle yönelmek için bkz. Müzzemmil 73/8; İnşirâh 94/7-8; Ra‘d 13/28; Müslim, Zikir 2.
- Zikrullahın iş, ev, ticaret ve yalnızlıkta tecelli edip etmediğini ölçmek için bkz. Nûr 24/36-37; Cum‘a 62/9-10; Gazzâlî, İhyâ, “Zikir ve Dua” bölümü.
İlgili Sözlük Terimleri: Hâl, Hakîkat, İhsân, Kalb, Şeyh, Tecellî, Dervîş, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı