Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Tarih ve Siyer(1556) — Sayfa 2/16
Hz. Peygamber’i sevmek farz mıdır?
Hz. Peygamber’i Sevmek Farzı — Şûrâ 23 ve Tövbe 24: "Kul lâ es’elüküm aleyhi ecran ille’l-meveddete fi’l-kurbâ" (Ben bu tebliğe karşılık sizden bir ücret istemiyorum, ancak yakınlarıma sevgi hâriç) — Şûrâ 42/23; "Allâh, Resûlü ve Allâh yolunda cihâdı her şeyden çok seveceksiniz" tedrîsi — Tövbe 9/24; "Lâ yü’minü ahadüküm hattâ ekûne ehabbe ileyhi min vâlidihî ve veledihî ve’n-nâsi ecma’în" (Sizden biri, ben kendisine babasından, evlâdından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadıkça iman etmiş sayılmaz) — Buhârî, "İmân" 8, "Eymân" 3; Müslim, "İmân" 70; klasik tedrîs — Kâdî İyâz, eş-Şifâ bi-Ta’rîfi Hukûki’l-Mustafâ ; modern okuma — Mahmûd Sâmî Ramazânoğlu, Mü’min’in Vasıfları .
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mevlid Kandili: Hz. Peygamber Sevgisi ve Ümmetin Hâli
Şeyh Efendi’nin vasiyeti nedir?
Bakın bunun ölçüsü bu. Bunun ölçüsü bu. O ne olsa şeyh efendi arkadan kimseye bırakmadı. Ya sen duymamışsındır diyorum ben. Bize bıraktı. Bursalılar’a söyledi. Ahmet Duran ağabeyi de söyledi. Ben şahidim buna. Bana dese ki mahşerde diyeceğim ki bana söyledi şeyh efendi. Ahmet Duran da oğlum şeyhtir o da şeyhliğini açıklasın dedi. Bana söyledi.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2264 — Muhtaç Mürîd ve Yaldızlı Sahte Şeyhler
Tebliğ, sözünü kesmek ve zikrullâh ile nefes vermek konularında neler söylendi?
Âmîn. Âmîn. Ben dergâha gelmek istiyorum ama memurum, polisim, eşim şöyle memur, bize sıkıntı verebilirler gibilerinden düşünenler de ve gelmeye çekinen vehmeden kişilere karşı nasıl davranmalıyız? Özgür herkes arzu eden gelir, arzu etmeyen gelmez. Bu noktada herhangi bir sıkıntı yok. Çanakkale’den bir arkadaşımın sorusu ve rüyası. Buradan rüya okumuyorum. Ondan sonra o yüzden Allâh razı olsun kardeşler. Yeni gelen birinin buraya anlayabilmesi ve buradaki gördüklerinden dolayı nefsinin aldatmalarına karşı kendini nasıl koruyup buraya sımsıkı bağlanabilir?
Kaynak: 2025 Sohbeti — Soru-Cevap: Tebliğ, Sözünü Kesmek ve Zikrullâh ile Nefes Vermek
Yeni gelen birinin nefsinden nasıl korunabilir?
Biz meydandayız. Her şeyimiz meydanda. Burada nefsinin aldatmasına mahal verecek. Kur’ân ve sünnetin dışında herhangi bir hâlimiz, ehvalimiz yok. Eğer var ise bu bütün herkese açık bu durum. Eğer Kur’ân ve sünnetin dışında bir şey söyler isek burada böyle bir şey var ise arkadaşlar bize söyleyebilirler. Biz de kendimize çekidüzen veririz. Kendimizi değiştiririz. O yüzden buraya yeni birinin gelip de anlaması bu normalde bir seferde olacak bir şey değil. Eğer rüyası yok ise. Veyahut da soruda var ya buradaki gördüklerinden dolayı diyor nefsin uyuması ne gördü ki nefsine uyusun. Normalde bütün toplulukların içerisinde eksik davrananlar vardır. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin ashabından içki içen vardı. Zina eden vardı. Hırsızlık yapan vardı. Devlet malını gasp eden vardı. Devlet malını. bunlar olmamış olsaydı zaten İslâm’ın hukuku çıkmazdı meydana. İslâm’ın hukuku meydana çıktı. O yüzden bir toplul ki içinde eksik davranan olacak içinde hatalı davranan olacak yanlış iş yapan olacak yanlış konuşan olacak. Bunların hepsi de olacak. Olmaması zaten yok ise orası sıkıntılıdır. Burada birisi birinin ayağına basacak basacak birisi birine sert konuşacak konuşacak. Biz bunları önlemeye çalışıyoruz. Anlatıyoruz söylüyoruz yapmayın etmeyin diye ama sonuçta buraya gelenler melaike değil. İnsan nefis taşıyor bir de yeni gelen bir kimse de asıl nefsi o taşıyor. kendisini bir şey zannediyor bir yere koyuyor.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Soru-Cevap: Tebliğ, Sözünü Kesmek ve Zikrullâh ile Nefes Vermek
Spontâne konuşma ve kitap derleme arasındaki fark nedir?
Ne yaptın elinden geçen ne? Araştırdın okudun ama kitaplardaki gibi değil ki. İşin real hayatı ayrı. O kitabı yazan da spontâne yazdıysa eyvallâh o da spontâne yazmadı. Oturdu kitaplardan devşirdi yazdı. Yok spontâne işin doğrusu o. kalbe geleni konuşacak. Öyle mi? Değil. Ya nasıl? O da derlemiş toparlamış yazmış. İyi. Ne zamandan yazmış? Yeni yazmış. Bilmiyorum kim işte. Kaç yıllık diyorum ben bunu yazan. E yeni yazmış daha. Geç diyorum. Okumuyoruz yeni yazanların ölçülerini diyoruz. E şimdi normalde bir herkesin bakış açısı şu. O buraya gelecek. Herkes ona el pençe duracak. Böyle bir yürüyecek o yürüyünce herkes ona temanla edecek. Yok kardeş ya buraya geleceksen sen nefsini terbiye etmeye geleceksin.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Soru-Cevap: Tebliğ, Sözünü Kesmek ve Zikrullâh ile Nefes Vermek
Mahalle ve köy bahçesinde İslâm tebliği nasıl yapılmalıdır?
Siz dost doğru ahlaklı olun. Siz Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’ye sımsıkı yapışın. En güzel tebliğ o. Bir kişi başkasıyla konuşurken sözünü kesebilir mi?
Kaynak: 2025 Sohbeti — Soru-Cevap: Tebliğ, Sözünü Kesmek ve Zikrullâh ile Nefes Vermek
Sözünü kesmek hangi durumlarda uygun olur?
Kesebilir. Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem’e dek kesemezdi. Sonuna kadar dinlerdi. Ama velakin şimdi insanlar böyle bir bakıyorsun, dinlemeye çalışıyorsun. Hevâ hevesine ilah edinmiş, nefsine ilah edinmiş. Çok konuşuyor ve yanlış biliyor. Veya gıybet ediyor veya dedikodu yapıyor. Onu dinlemek zorunda kalıyorsun. Onu dinlemek zorunda kalacağına yeter arkadaş. Konuşma dedikodu yapıyorsun, gıybet ediyorsun de kestir. illaki onun sözünü kesmeyeceğin diye bir kaide yok. Geçmişimde ve gençliğimde ve geçmişimde hatalar yaptım, günahlar işledim. Zikir halakasına günahlar affolur diyorsunuz. Ama ben bir türlü içselleştiremiyorum diye önerebilirsiniz. Hadîs-i Şerîf var bu konuda. Âyet-i kerime de var.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Soru-Cevap: Tebliğ, Sözünü Kesmek ve Zikrullâh ile Nefes Vermek
Zikrullâh ile nefes vermek ve niyet ile tevhîde başlama arasındaki ilişki nedir?
Daha ilerisi zikrullâh alakasında nefesini verenlerden eylesin. Âmîn. Allâh’ın Cemâline baka baka zikrullahla bu dünyadan geçip gidenlerden eylesin. Âmîn. O yüzden bir saat önce ne yaptıysam yaptım, on dakika önce ne yaptıysam yaptım, bir dakika önce ne yaptıysam yaptım, yaptım. Rabbim cümlemizi affeylesin. Âmîn. Şimdi zikrullâh alakasını kuracağız. Üç tevhid okuyoruz ya, üç tevhid okuduk mu cümle günahlarımız dökülüp Cenâb-ı Hak günahlarının yerine hepsine günahların hayır hasenat yazacak, hasenate çevirecek. Buna îmân ettim 38 yıldır, hayatım öyle yaşıyor. Sonuç itibariyle hem âyet var hem hadîs var. O yüzden hem âyet hem hadîs olduğu için üzerinde de hiç şek şüphe etmiyorum. Hiç ama. O hadîs İmâm Ahmed bin Hanbel Hazretlerinin hadisini okuduktan sonra hiç şüphe etmiyorum.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Soru-Cevap: Tebliğ, Sözünü Kesmek ve Zikrullâh ile Nefes Vermek
Şeytanın kalbe vesvese vermesinin ilacı nedir?
Nefis şeytan insanın kalbine vesvese verir. Şeytanın işi kalbe vesvese vermektir. Bunun ilacı ise zikirdir, başka bir şey değildir. Bakın bunun tek ilacı vardır, tek ilacı. Zikir. Gittiğin yolların, arkadaşından, eşinden, dostundan, annenden, babadan, arkadaşından böyle bir şeytan vesvese verince hemen tevhide başlar. Hemen. Niyet ettim, Yarabbi, gönlümdeki vesveselerin dışarı çıkması için, şeytanın kalbime tecelliyatından muhafaza olmam için, niyet ettim tevhide de başlar. Hiç ama şimdi insanlar yediklerinden, içtiklerinden, hayat standartlarından, eş ve çocuklarının davranış biçimlerinden, anne ve babaların davranış biçimlerinden, sokaktaki davranış biçimlerinden gerçekten de şeytan onlara vesvese veriyor. Şu anda şeytanın vesvesesine kanmayacak insan çok az. Böyle olunca bunun ilacı, bunun bir tek ilacı Allâh’ı zikir. Yolunuzdan, şeyhinizden, arkadaşınızdan, dostunuzdan şeytan vesvese verir. İlacı Allâh’ı zikir, başka bir şey değil. Rabbim bizi çokça zikredenlerden eylesin. Üç İhlâs bi Fâtihâ-i Şerîfe.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Soru-Cevap: Tebliğ, Sözünü Kesmek ve Zikrullâh ile Nefes Vermek
Velilik sonsuza kadar devam eder mi?
Velilik o yüzden velilik son bulmaz hadisle de sabittir. Velilik taberi caizse ebedidir. Sadece dünyaya da bağlı değildir çünkü Allâh’ın el veli ismi şerifi ebedidir öyle olunca velilik de ebedi olur velilik son bulmaz velilik son bulmayacağı için de devam eder.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Soru-Cevap — Esma, Fahşa Âyeti ve Dervîşin Edebi
Sahte önderlerin topluma etkisi nedir?
Toplumu yanlış yola sevk edenler. Bunlar doğruyu bildikleri halde doğruyu aktarmayanlar. Hakikati bildikleri halde hakikati söylemeyenler. Kur’ân ahiyetlerini eğip bükenler. Hadisleri inkar edenler ve hadîsleri eğip bükenler, ilk sûfîlerin yolunu eğip bükenler. Bunlar toplumun da gözlerini şaşı ettikleri için, toplumun da bakışlarını şaşı ettikleri için, bunların gözleri kör olur manevi olarak. Ve bunların kulakları tıkanır manevi olarak. Hakikati duymazlar, hakikati görmezler ve bunların kalpleri de mühürlenir.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2269 — Sahte Önderlerin Dünya Sevgisi ve Lokum-Kahve Hâdi
Dini dünyaya alet edenlerin yapısı nedir?
İnsanlara yumuşak görülmek için kuzu postuna bürünmüş kurtlar. Dilleri şekerden tatlı olacak. Ama kalbi kurt kalbi. Kurt ne yapar? Avını parçalar. Av ne? Dünyalık. Dünyalık işin içerisine makam da giriyor. Dünyalık işin içerisine kadın da giriyor. Kadıncağız ondan iş istemeye gitmiş o kadını elde edeceğim diye uğraşıyor. Makam sahibi onlar çünkü. Belediyede yok başkan yardımcısı yok müdür. Yok devlet dairesinde bir yerde müdür amir. Öyle ya bunlar makam sahibi. Bir mağzuratı var kadının gidiyor ona salça oluyor. Onlar dünyayı, dini dünyaya alet ediyorlar.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2269 — Sahte Önderlerin Dünya Sevgisi ve Lokum-Kahve Hâdi
Neden sahte önderlerin gözleri kör olur?
Gözü hasta olan şey, hakikati görmeyen, hakikati anlatmayan, hem hakikati görmüyor, gözü şaşır. Hem de bildiği hakikati anlatmıyor. Dili lal olmuş. suskun olunca haksızlıklar karşısında. Susan değilsiz şeytan. Madem ki o konuda bir bildiğin yok, madem o konuda bir ehliyetin yok, çıkma meydana. Ama onları çıkarıyorlar meydana. toplanıyor üç beş kişi, sen bizim şeyhimiz ol diyorlar. Veya hatta bir yerlerden bir atama geliyor. Artık İngiltere sarayından mı gelir, Mossad’dan mı gelir, Sihaye’den mi gelir, o topluluğun göbeği nereye bağlıysa oradan bir işaret geliyor. Diyorlar ki şuna tabi olun, sen çık, sen buranın şeyhisin, o da şeyh oluyor.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2269 — Sahte Önderlerin Dünya Sevgisi ve Lokum-Kahve Hâdi
Şeytaniyete açık olan yollar neden kolaydır?
Şeytaniyete, nefsaniyete açık olan yollar çok kolaydır. Senin eğrine, doğruna, oluna, buyuna laf söylemezler çünkü. Sen ne yaparsan yap. Ona bir şey diyen olmaz. Allâh muhâfaza eylesin. Allâh muhâfaza eylesin. Allâh muhâfaza eylesin. Allâh muhâfaza eylesin. Oysa bu haride geçiyor hadîs-i şerîf. Cennet nefse hoş gelmeyen şeylerle kuşatılmıştır. Cehennem ise şehvetlerle kuşatılmıştır. Demek ki cennet nefse hoş gelmeyen şeylerle kuşatılmış. Cehennem de o zaman nefse tatlı gelen şeylerle kuşatılmış. O yüzden… Mesela ben bu beytleri biraz kendimize diyorum. Bizim kapımıza dünya menfaati umanlar, ne bileyim böyle makam mevki umanlar gelmezler. Bizde böyle şeyler yok. Çünkü normalde bizde mal yok, bizde şöhret yok, bizde şatahat yok, bizde şatafat yok.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2269 — Sahte Önderlerin Dünya Sevgisi ve Lokum-Kahve Hâdi
Neden bazı dergahlar ve topluluklarda maneviyat vardır?
O yüzden taşa, toprağa, süse ödüyorlar bunu. Rabbim muhafaza eylesin. Oysa İslâm, Hadîs-i Şerîf öyle diyor, Müslim de geçiyor. Garip başladı, yine garip olarak dönecektir. Ne mutlu o gariplere. O garip dergahlar, garip mürşidler, garip dervîşler, ne mutlu onlara. Garip cemaatler. Öyle ya parası pulu yok, makamı mevkisi yok, devlet kademesinde bir amcası yok. Öyle ya geçenlerde bir yerde sohbet oldu. Dedi ki, vakfı neden aldılar elinizden biliyor musunuz? Biliyorum dedim. Biz dedim birilerine boyun eğmedik. Birilerine dedim sarayda elemanları var, adamları var. Bizden aldılar onları verdiler. Doğru dedin. Belli, sarayda adamları var. Sarayda adamları olunca aldılar, verdiler, sattılar herkes.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2269 — Sahte Önderlerin Dünya Sevgisi ve Lokum-Kahve Hâdi
Neden bir dervişin işi, aşları, eşleri bozulabilir?
Derviş olunca işiniz de, aşınız da, eşiniz de bozulabilir. Sıkıntı yaşayabilirsiniz. Bunun garantisi yok. Muhallebi yerken dişiniz kırılır. Bunun garantisi yok. Derviş olmak, tabi olmaktır. Bazen bir arkadaşa bunu bırak diyorsun, bırakamıyor. Ne oldu? derviştin sen? Bırak dediğimizde bırakacaksın, bırakmıyor. Veyahut bunu şöyle yap dediğinde yapamıyor. Bunu yapma dediğimizde yapıyor gene. E dervişlikti bu? Yap dediğinde yapacaktın ya, at dediğinde atacaktın ya. Yapamadın da atamadın da. E nerede kaldı dervişlik? Kalmadı. Kalmadı. Gitme diyorsun gidiyor. Konuşma diyorsun konuşuyor. Nerede kaldı dervişlik? Kalmadı. E burası layla uloğum yeri değil. Sana yapma dediğimlerinde yaparsan, ben açık açık söylüyorum.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2269 — Sahte Önderlerin Dünya Sevgisi ve Lokum-Kahve Hâdi
Şeyh Efendi’yi Yeni Arabayla Gezdirme Hâdisesi ne anlatıyor?
Allâh’ım 80 ne güzel gümrükten çektik. Konya’ya kadar gittik. Konya’ya kadar gittik. Konya’ya kadar gittik. Allâh’ım 80 ne güzel gümrükten çıkarmıştım. Pırıl pırıl araba. Şey Efendi’yi onunla gezdireceğim. Öyle torpidoda vurdu. Allâh’ım sana teşekkür ediyoruz. Buraya kadar getirdin bizi dedi. Ben şoför koltundayım. Kırmızı eşikte duruyor. Döndü bana. Sat Mustafâ Efendi bunu dedi. Emredersiniz efendim dedim. Birisi böyle arabanın içinden bakıyor. Efendim bir şey diyebilir miyim bu arkadaşa? Dedim satılık dedim. Satılık mı hacim ya? İlgileniniz dedi. Konya şivesinden. Ben çektim el freni. Efendim müsaade eder misiniz? Tabii dedi. Ben indim adamın kartını aldım. Bindim arabaya. Şey Efendi’yi bıraktım bir eve. Orada kadınların sohbeti vardı. Bıraktım oraya. Gittim adamın dükkanını buldum. Adam konfeksiyon işi yapıyor. Selâmünaleyküm aleyküm selâm. Dedim baktır ettir ne yapıyorsan yap. Dedim araba bu. Ne istiyorsun dedi. Hiç unutmuyorum. 7000 kusur lira bir para söyledi. Hayırlı olsun dedim. Yalnız benim bir işim var dedi. Ne var dedi. Nevşehir’e dedim Şey Efendi’yi bırakacağım. Öğüsü yarım. O dedi yanındaki kimdi dedi. Şeyhim dedi. Yok ya dedi. Evet dedim. Filanca camide bu akşam sohbet var. Sen de gel. Geldi oraya camiye. O da sohbete zikrullığa katıldı. Ben ertesi gün sabahleyin Şey Efendi’yi şey bıraktım. Nevşehir’e. Döndüm adama telefon açtım. Gel arabanın satışını al. Şey Efendi’yi de o gün dedim sattım efendim arabayı.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2269 — Sahte Önderlerin Dünya Sevgisi ve Lokum-Kahve Hâdi
Sahte önderlerin ve sahte şeyhlerin etkisi nedir?
Eğer söz konusu olan din ise tasavvuf ise o zaman Kur’ân ve Sünnet’e tabi olmuş. Kur’ân ve Sünnet yolunda mücadele eden, koşuşturan, bu noktada şatafattan, şataattan, gösterişten uzak duran ve Allâh yolunda Allâh’a dost olmuş. Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışmış. Ölçüsünü Kur’ân ve Sünnet’ten alan kimselere bak. Yoksa eğer gözünü başka yerlere dikersen sen de per perişan olanlardan olursun. O gözünü Kur’ân ve Sünnet’e dikmeyen, Kur’ân ve Sünnet’e yaşamayan insanlara eğer tabi olursan hem dünyevi olarak hem de uhurevi olarak sıkıntıya ve meşakkatlere düşeceksin aşikardır. Ve o kimseler Tevbe 8’de ve 9’da şöyle anlatılıyor. Onlar size karşı ağızlarıyla hoş sözler söylerler. Fakat kalpleri söyledikleri söze karşıdır.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Sahte önderlerin ve sahte şeyhlerin âyetleri sattığı için ne söyleniyor?
Çoğu da bu kimselerin fasıktır. Onlar az bir değer karşılığında Allâh’ın âyetlerini sattılar. Böylece insanları Allâh’ın yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları ne kötüdür. normalde sen Kur’ân ve Sünnet’e tabi olmuş, imâmların ictihâdına tabi olmuş kimseleri dinleme. Çünkü nefse ağır gelir. Sen bunları bıraktın ya sen normalde dünya olarak, dünyevi olarak ağzı iki süslü laf yapan ama Kur’ân ve Sünnet’in halinden, ahvalinden, ahvalinden uzak olan gösterişte şatahatlı şatafatlı, dilleri şatahatlı şatafatlı kimselerin peşinden gittin.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Dinin reforma sapkınlığı ve sapkın fikirler nelerdir?
Dinin Reforma Sapkınlığı — TOKİ Faiz Fetvâsı, Hadîs İnkârı, Salât-Namaz Tartışması. Baktın ki oh cübbesi ne kadar şaşalı, kafasındaki takkesi ne kadar şaşalı, sözler edebi belagatlı. Sen o edebi belagatlı konuşanların peşinden gittin, onların da yolu çok kötü. Sebep, çünkü onların dilleri şaşalı, kalpleri değil. Onların dışları süslü içleri değil. Onların dışına bakarsan takvaymış gibi görünüyor ama onların içleri kapkara, ejderha. Allâh rahmet eylesin. Şeyh Efendi’nin bir sözü vardı. Dışı yeşil türbe içi estağfurullah tövbe derdi. dışı yeşil türbe. Baktığın zaman vay sakalı ne kadar sünnete uygun, sarı ne kadar düzgün, cübbesinde ne kadar düzgün konuşunca belagat akıyor. Ama kalbi onun kararmış, kalbi etrafındaki insanların parasını nasıl öterim, zamanını nasıl öterim, onun makamını nasıl kullanırım, onun zenginliğini nasıl kullanırım, onun mevkesini nasıl kullanırım diye o yolda gidiyor.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Sapkın fikirlerin etkisi nedir?
Veyahut da o normalde ayetleri üç kuruşa değiştirmiş. Az bir değer karşılığında. Allâh’ın âyetlerini sattılar. Makamı gördüler, Allâh’ın âyetlerini sattılar. Parayı gördüler, Allâh’ın âyetlerini sattılar. Mevkiyi gördüler, Allâh’ın âyetlerini sattılar. Şatı atı, şatafatı gördüler, Allâh’ın âyetlerini sattılar. Âyet bir şeyi haram ettiği halde onlar kendilerine çıkış yol aradılar. Veyahut da var ya günümüzde enflasyon miktarı kadar faiz caizdir. Veya var ya günümüzde TOKI’nın yaptığı faiz, faiz değildir. Bunları duyuyor muyuz? Evet. Var ya günümüzde dinin yeniden reforma edilmesi lazım. 1400 yıl önceki hukukla bu işler yürümez. Ya dinin 1400 yıllık hukukunu değiştirmemiz lazım. Bunlar sapkın fikirler.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Sapkın fikirlerin din üzerindeki etkisi nedir?
Ve siz Kur’ân ve Sünnet’i bırakıp da bu sapkın fikirlilerinden peşinden gidersiniz. Onlar şeytanın askerleri, şeytanın dostları, şeytanın velileri ve sizin yolunuzu sattıracak olan kimseler. Ve siz muhakkak ve muhakkak onların yolundan gideceksiniz. Ama onların yolundan gidince onların yaptıkları kötü ve onlar normalde insanları sadece kendileri değil, kendisinin peşinden giden insanları da sapkınlığa sürükleyen insanlar. birisi çıkıyor kadere iman imandan değildir diyor. Birisi çıkıyor hadislerin hepsi de sahih değildir. O yüzden hadisler sahih olamaz. Veya birisi çıkıyor yedi tane sahih hadîs vardır diyor. Öbürü ki diyor ki otuz tane sahih hadîs vardır. Öbürü ki diyor ki kırk elli taneden fazla sahih hadîs yoktur.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Sapkın fikirlerin toplum üzerindeki etkisi nedir?
O yüzden hadisler sahih olamaz. Veya birisi çıkıyor otuz tane sahih hadîs vardır diyor. Öbürü ki diyor ki kırk elli taneden fazla sahih hadîs yoktur. Hangisine inanacağım bunların? Öbürü ki diyor ki bu âyet Allâh’ın ayeti olamaz. Ve bunları bizim Müslüman toplum bunları dinliyor. Bunları dinleyince de diyor ki evet bunlar haklı olabilir. birisi çıkıyor ya Kur’ân’da salat geçer namaz geçmez. Namaz geçmez o yüzden namaz diye bir ibadet yoktur. Bunu da söylüyor. Herkes de televizyondan bunları dinliyor. Bunlara laf söyleyemiyor zaten. Müslümanlar korkak, pısırık. Müslümanlar bunları tepki koyamazlar. Müslümanlar çünkü mutfakları kıymetli, arabaları kıymetli, malları, canları her şeyleri kıymetli. O yüzden onları böyle bir kenara atıp da bunları söyleyemezler. Allâh’tan onda ne bir korku var ne bir eser. Fakat davası şiddende ileri Adem’dende.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Manevî makâm iddiası nedir?
Manevî Makâm İddiâsı — «Şeyhim Beni Uyarırdı» Kibri. Devamlı bunları besle. Devamlı bunları ver. Bunlara verdikçe sen sen iyilerdensin. Bunlara vermezsen sen kötülerdensin. O kimseyi destekler sen müslümansın. O kimseyi desteklemezsen sen müslüman değilsin. Senin ne olduğun belli değil. Veyahut da sen bu tip kimselere zekatını akıtırsan, paranın pulanı akıtırsan sen iyisin. Ama yok akıtmazsan sen kötüsün hatta kâfir bile olabilirsin. Allâh muhâfaza eylesin. Bunlar aslında manevi olarak hiçbir yol almamalarına rağmen onlar kendilerinde manevi mertebe iddiasında bulunurlar. Sen bizim kim olduğumuzu biliyor musun? Sen bizim ne olduğumuzu biliyor musun? Senin bizim maneviyatımızı anlamaya gücün yetmez.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Manevî makâm iddiasının etkisi nedir?
Biz bir hata yapmış olsak bize rüyamızda ikaz ederler. Biz ne yapıyorsak maneviyatın emriyle yapıyoruz. Biz ne işlediysek maneviy, emriyle işliyoruz. Bize muhakkak bir peygamber bu konuda uyarır. Bunlar benim duyduğum sözler. Ben bir şey yapmış olsaydım pire efendiler beni uyarırdı. Hanımına diyor ben hatalı bir şey olmuş olsaydım şeyhim şimdi burada beni uyarırdı. Kadın susuyor. Manevi makam iddia ediyor çünkü. Şimdi uyarırdı. Ha uyarılmadığına göre o adam haklı. O dervîş haklı. Ben de dedim sen gözünü kapattığında şeyhini gördün mü dedim. Hayır dedi. Neden böyle söyledin başka türlü işin içinden çıkamıyordum dedi. Başka türlü işin içinden çıkamıyor dediğini böyle yaptıracak kendisini haklı gösterecek. Allâh muhâfaza eylesin. Ama bunların kalbinde Allâh sevgisi yoktur.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Manevî makâm iddiasının toplum üzerindeki etkisi nedir?
Bunların kalbinde Resûlullâh sevgisi yoktur. Bunların kalbinde veli sevgisi yoktur. Bunların kalbinde mümin sevgisi yoktur. Bunların kalbinde eş sevgisi de yoktur. Çocuk sevgisi de yoktur. Anne baba sevgisi de yoktur. Bunlar çünkü sevmekten uzak. Kalbi katılaşmış kalbi kararmış kalbi şeytanlaşmış insanlardır. Çünkü bunlar din ve dinden olan şeyleri istismar ederler. Şimdi bir kimse sarhoştur. Allâh’a karşı olan inancı samimidir. Onun yanında ne Allâh’a sövbilirsin ne kitaba ne peygambere. Perişan edersin. Ama öbür kü sanki Allâh yolundaymış gibi görünür. Ama kalbi mühürlenmiştir. O çünkü Allâh’ı, Resûlullâh’ı, Üstad’ı yolu istismar ediyordur. Asıl kalbi kararmış olan onlardır. Bir kimse günah işlemiştir, günahkardır.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Dini istismarın içki ve kumar’dan daha kötü hali nedir?
Ama istismar etmiyordur. O kimse istismar ederse o içki içenden daha kötü hale gelir. Veyahut da o kumar oynayandan beğenmediğiniz içkiden kumardan şundan bununla ilgilenenden daha kötü hale gelir. Neden? O çünkü dini istismar ediyor ve aynı zamanda da arkasındaki kitleleri Allâh’ın yolundan uzaklaştırıyor. Gerçek dinin hükmünden, gerçek dinin hukukundan uzaklaştırıyor. Onun açmış olduğu yara, onun vermiş olduğu zarar, öbür içkiydi, kumardı bunların vermiş olduğu zarardan daha fazla. Bizler Ümmet-i Muhammed olarak bizim bu noktada perdeliyiz. Biz bir günahı açıktan işleyen kimseyi kötüleyebilecek cahillikteyiz. Asıl gizli şeytanın, gizli şeytani yolları ve gizli şeytanın askerlerini tanımaktan uzağız.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Dini istismarın toplum üzerindeki etkisi nedir?
Bakın bir kimse bir günahı günahtır, günah olarak bilir, işler onu. Bu ayrı bir şeydir. Ama bir kimse, bir kimse dini istismar ederekten Allâh yolundan uzaklaştırması, toplumu Allâh yolundan uzaklaştırması onun günahından milyon kat fazladır. O kimsenin kalbi mühürlenir. Sebep o çünkü Allâh’ın âyetlerini küçük bir paraya menfaate, küçük bir değere sattı. Herhangi bir şeye sattı. Rahatına sattı, keyfine sattı, paraya sattı, makama sattı, mevkiye sattı, eşine sattı, annesine babasına sattı. Şimdi nasıl sattı? Eşi böyle bir şey söyledi, Kur’ân ve Sünnet’in dışında ona itiraz etmedi. Eşinin aramı bozulmasın dedi. çocuğu bir şey söyledi, aman çocuğumla benim aramı bozulmasın dedi. Çocuğun Kur’ân ve Sünnet’in dışındaki bir isteğine veya davranışına göz yumdu. Çocukla arası bozulmasın diye âyetleri sattı Cenâb-ı Hak’ın.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Cuma hutbesi ve saklanan «zikir» kelimesi nedir?
Cuma Hutbesi ve Saklanan «Zikir» Kelimesi — Ankebût 45 Bağlamı. Eşiyle arası bozulmasın diye ayetleri sattı. Annesiyle babasıyla arası bozulmasın dedi ayetleri sattı. Çocuklarımla aram bozulmasın dedi ayetleri sattı. Başındaki müdürle, amirle, şefle aram bozulmasın dedi ayetleri sattı. Başındaki siyasetçiyle aram bozulmasın dedi ayetleri sattı. Başındaki hacısıyla, hocasıyla, şeyhiyle, aman benim bununla aram bozulmasın dedi ayetleri sattı. Asıl tehlikeli olan Müslümanların içerisinde bu insanlar. Asıl tehlikeli olan bunlar. Çünkü bunlar insanları yoldan sattıran kimseler. Sizden dinden bahseder gibi bahsediyor öyle değil mi? Mesela Cuma gün hutbeyi dinliyorum. Hutbe, Ankebût âyet 45. Ondan sonra namaz sizi kötülüklerden alıkoyar. Ardındaki âyet-i kerîme ne?
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Cuma hutbesinde zikir kelimesinin saklanmasının sebebi nedir?
Allâh’ı zikretmek en büyük iştir. Cuma hutbesinde, Diyânet bunu böyle söyleyemiyor. Allâh’ı zikretmek en büyük iştir diyemiyor. Çünkü Allâh’ı zikretmek deyince bildiğiniz zikir akla gelecek. Zikir akla gelmemesi lazım. Bakın meallere hepsi de şunu der. Allâh’ın zikirle alakalı anmak, dua etmek, yalvarmak, ondan sonra iyilik yapmak. Ya âyet-i kerimenin metninde zikir geçiyor. Neden zikir olarak söylemiyorsun? Zikir olarak söyle. Hayır, zikir olarak söylemezler. Mesela zikir geçiyor orada değil mi? O zikri normalde cümlenin geçtiği yere göre birkaç yerde Cenâb-ı Hak’ın Kur’ân’ını beyan eder. O da zorlamayla beyan eder. Kur’ân’dan Cenâb-ı Hak Furkan olarak söyler. Kitab olarak söyler. Ama o zikir kelimesini bu topluma unutturacaklar. Bakın zikir kelimesini topluma unutturacaklar. Sebep o kimse Allâh’ı çok zikrederse, çok zikrederse, kalbi açılır, hakikati görür. Hakikati görürse şeytanı şeytan olarak görür, meleği melek olarak görür. Kalbi ilham alır onun. Kalbi ilham alınca kötüyü kötü olarak görür, iyiyi iyi olarak görür.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Cuma Hutbesi ve Saklanan «Zikir» Kelimesi konusunda ne anlatılmaktadır?
Bunun bilinmemesi lazım. Ümmet-i Muhammed’in aldanması lazım. Toplumun aldanması lazım. İnsanlar câmie gidip câmide aldanması lazım. Tarikata girip tarikatta aldanması lazım. Cemaate gidip cemaatte aldanması lazım. Partiye gidip partide aldanması lazım. Siz buraya geldiyseniz burada aldanmanız lazım sizin. Evet. Sebep nemâlanacak. Ahir zaman. O bir şeye ulaşmak istiyor. O bir şeyleri basamak ederekten ulaşacak. Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Sülâle Övünmesi ve Hallâc-ı Mansûr Küstahlığı konusunda ne anlatılmaktadır?
Ben şeyh olsaydım böyle yönetmezdim. Tamam. Ya ne dedi birisi? Hallâc-ı Mansûr ile ben karşılaşmış olsaydım. Hallâc-ı Mansûr ile ben karşılaşmış olsaydım. O benim elimi öperdi dedi. Böyle kaldım. Benden teyit bekliyor. Demeseydin iyiydi dedim. Neden Mustafâ Efendi dedi? Her gece 100 rekat namaz kılardı dedi. Kaldı. Günlük 70 bin tevhid çekmeden dışarı çıkmazdı dedi. Bunlar abartılar dedi. Sen günde 70 bin tevhid hiç çekmemişsin o zaman dedi. Kaldı. Günlük dedim bir günden bir güne ömrü hayatında 70 bin tevhid çekseydin abartı demezdin dedim. Sebep dedi eğer uyanıp kalırsan 16 saatte bitiyor çünkü dedim. O yüzden Hallâc-ı Mansûr gecede 70 bin tevhid çekerdi dedim. 16 saat tutar 15 saat tutar dedim. 100 rekat da namaz kılar dedim. O da en az 3 saat tutar dedim. Etti 18 saat. 6 saatte günlük işlerine ve ondan sonra uyumaya kalıyordu dedim. Sen ömrü hayatında 70 bin tevhid hiç çekmemişsin. Ömrü hayatında gece namazı kılmamışsın. Hallâc-ı Mansûr zamanımızda olsaydı elimi öperdi deme. Küstahlığına erişmişsin sen dedim.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
İbn Kesîr Ölçüsü ve Şeytân Kimlere Musallat Olur konusunda ne anlatılmaktadır?
O zaman hakiki önderler, toplumun her kesiminde, Allâh’ın her şeye kadir olduğunu bilen, ona hiçbir şeye ortak koşmayan, Cenâb-ı Hak’ın helal kıldığını helal, dinin helal kıldığını helal, dinin haram kıldığında haram kabul eden, Allâh’ın emir ve tavsiyelerine uyan, ona kavuşacağına din gününe, mahşere inanan ve ilminin hesabının sorulacağına yakinen inanan insandır. Bu kimseler ancak gerçek dosttur, gerçek önderdir, gerçek alimdir, gerçek şeyhtir. Diğerleri onlar ayetleri çok az bir pahaya, değere satan insanlardır. Hatta Hazret-i Pîr devam ediyor. Bu arada şunu da söyleyeyim, kimsenin şeyhiyle, siyasetçisiyle, devlet başkanıyla, başbakanıyla, alimiyle, zalimiyle işimiz yok. Biz Hazret-i Pîr’in beyitlerini okuyoruz, beyitlerini okurken de benim sözüm bu, beyitleri Kur’ân Sünnet dairesinde ve ışığında şerh etmeye çalışıyoruz.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Zuhruf 36-37 ve Ebdâl Hakîkati konusunda ne anlatılmaktadır?
Kafir cinliler toplamış kimisi saçını elliyor, kimisi göğsünü elliyor, kimisi orasını burasını elliyor. Görse kadın onu vallâhi de billâhi de tillâhi de ömür var uyuyamaz. Ama şeytan ona neden musallat olsun ki? Şeytan eteğini kısaltan bir kimseye biraz daha kısalt diyor. Şeytan ona söylüyor. Kısaltın biraz daha kısalt, aç biraz daha aç. Şeytan tesettürü riayet eden kimseyle ne işi var? Tam bir dostsa şeytan ona dokunamıyor. Tam bir mümin ise, tam bir mümine ise şeytan ona dokunmuyor. Çünkü âyet-i kerimede iman edenler, sen diyor iman eden dostlarıma bir zarar veremezsin. Ama öbür türlü Allâh muhâfaza eylesin. Âyet-i kerime Zuhruf 36-37 Âyet-i kerime Zuhruf 36-37 Şeytanın fısıltısına kanmakla kalmaz.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2270-2275 — Tövbe 8-9 ve Sahte Önderlerin Süslü Dili
Devr-i veled ne demektir?
Devr-i veled, Mevlevîlikte semâ esnâsında üstâdın en küçük dervîşin önünde durmasıdır. Bu durum, üstâdın en küçük dervîşin önünde durmasıyla ilgili bir âdâbdır ve bu durumun kibrin nihâyeti mezârda biter şeklinde ifade edilir.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Kibirli Sahte Şeyhler — Mesnevî 2275 ve Devr-i Veled
Mevlevîlikte semâ esnâsında üstâdın en küçük dervîşin önünde durması ne anlama gelir?
Mevlevîlikte semâ esnâsında üstâdın en küçük dervîşin önünde durması, devr-i veled olarak bilinir. Bu durum, üstâdın en küçük dervîşin önünde durmasıyla ilgili bir âdâbdır ve bu durumun kibrin nihâyeti mezârda biter şeklinde ifade edilir.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Kibirli Sahte Şeyhler — Mesnevî 2275 ve Devr-i Veled
Şeyh Abdülkâdir Geylânî Hazretlerinin velâyet yolu nedir?
Allâhu Teâlâ’ya giden yollar iki’dir. Velayet yolu, nübüvvet yolu. Nübüvvet yolu, Resûlullâh ile bitmiştir. Velayet yolu ise, 12 imamın vasıtası ile, Şeyh Abdülkâdir Geylânî Hazretlerine devredilmiştir. Ve kıyamete kadar da, Hz. Mehdî gelinceye kadar, taliplere, Hz. Şeyh Abdülkâdir Geylânî Hazretlerinin, musluğunu açtığı, mührünü vurduğu kişi, velâyet makamlarında yükselir, Erenlerin halkasına dahil olur.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Misafir Sohbeti — Hazret-i Pîr Abdülkâdir Geylânî ve Bâzü’l-Eşheb
Bâzü’l-Eşheb ismi nereden gelmektedir?
Şeyh Abdülkâdir Geylânî, Şeyh Şehri Şehri, Şeyh Abdülkâdir Geylânî. Tasarrufu limitsiz devam eden, Şeyh Akil el Mümbecî, bizim Urfa Suruç’ta metfun bulunan, Şeyh Müslim Sürûcî Hazretlerinin halifesi. O ilk defa diyor ki, ben diyor, o Hz. Şeyh’den yaş olarak yüksektir. Diyor, ben melekût âlemini seyrediyorum. Melekler kendi aralarında Bağdâdlı bir gençten bahsediyorlar. İran Geylânî bir genç, Bağdâd’a gelmiş, ilim tahsil ediyor, ismi Seyyid Abdülkadir’dir. Ama melekler onu anlatırken hep diyorlar, Bâzü’l-Eşheb medreseye gitti, Bâzü’l-Eşheb kitabını aldı, filan alimin dersine gitti. İlk defa Bâzü’l-Eşheb ismini kullanan Şeyh Akil el Mümbecî’dir. Neden öyle diyorlar Şeyh’im? Diyor, çünkü onun müritlerine Şahin kuşundan daha süratli yetişeceğinden dolayı, ona Melekler Bâzü’l-Eşheb ismini koydu.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Misafir Sohbeti — Hazret-i Pîr Abdülkâdir Geylânî ve Bâzü’l-Eşheb
Kasîde-i Hamrâviyye’sinde Hz. Şeyh Abdülkâdir Geylânî’nin ne anlatıyor?
Ben bu yola girdim, Hz. Bâzü’l-Eşheb’e evlat oldum dedinse eğer, Kur’ân ve Sünnet saniyet çizgisinde öğretilerimize devam et, li ahmika fi d-dunya ve yawmal waqi’ati. Ben, Allâhu Teâlâ’nın lahumul buşra fil hayati d-dunya ve fil ahireh ayetinin sırrınca dünyada da sizi kururum, ahirette de ben sizi kururum diyor. Müridi, him, vati, vajtah, vaghanni, matashau diyor, sen benim himayeme sığındın mı, koruqma artık. Gönlünü rahat tut, yolunu da bırakma ama li ahmika vajtah, vaghanni, matashau, fil ismu ali. Ben Ebû Sâlih Gavsü’l-A’zam Abdülkâdir Geylânî’nin benim ismim yücedir. Vekun kadiriya vakti lillahi mukhli madem öyleyse 20. asırda geldin, Hz. Gawsu Geylânî’nin evladı oldun, o zaman bu yolu ikhlasla götür. Benlikle götürme, riayla götürme, gururla götürme, kibirle götürme, tevazu ile götür.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Misafir Sohbeti — Hazret-i Pîr Abdülkâdir Geylânî ve Bâzü’l-Eşheb
Ehl-i Beyt sevgisi neden farzdir?
Ma’lûm Ehli Beyt’i Rabbü’l-Âlemîn sevmeyi bize farz kılmış âyet-i kerîmede. kullâ es’elukum aleyhi ejrem illel vedda tefil kurba Ehli Beyt’i seveceksiniz. Ben bu Peygamberli tebrik hususunda sizden bir ücret talep etmiyorum. Ama Ehli Beyt’i seveceksiniz. İmâm-ı Şâfiî bir şiir söylüyor bununla ilgili. Ya Ehli Beyt’e Resulillah hubbe küm farzun minallâhi l-kur’ani enzelahü. Allâh’ın enzâlında indirdiği ayetiyle sizleri sevmek bize farz kılmış. veyekfikum biqadrikumul azim menlem yusalli aleykum la salâta lahu Sizin değerinizi anlatmak için şu yeter ki kul ile Rab’ı arasında olan namazın içerisine Rabbü’l-Âlemîn sizleri koymuş ve sizlere duayı koymuş. Eğer nammezda Ehli Beyt’e dua etmezseniz namazınız eksiktir. Allâhumme salli alâ Seyyidinâ Muhammed ve alâ alî Seyyidinâ Muhammed demediğin zaman senin namazın eksiktir.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Misafir Sohbeti — Hazret-i Pîr Abdülkâdir Geylânî ve Bâzü’l-Eşheb
Şeyh Muhammed-i Şenbekî’nin menkıbesi nedir?
Şeyh Muhammed-i Şenbekî sohbetine devam ederken Hazreti Gavsi Geylânî kapıdan giriyor. Şeyh Muhammed-i Şenbekî sohbetini kesiyor. Cemaat diyor şu kapının önünde bir genç var diyor. Gelmiş ben sohbetime devam edeceğim ama bu genci dışarı çıkarın. Sonra ben sohbetime devam edeyim. Hazreti Şeyh’i dışarı çıkarıyorlar. Devam ediyor sohbetine. Biraz sonra yine Hazreti Şeyh kapıdan giriyor. Şeyh Muhammed-i Şenbekî sohbetini kesiyor. Cemaat bu genç buradayken ben sohbet etmem. Bunu dışarı çıkarın. Ben sohbetime devam edeyim. Dışarı çıkarıyorlar. Sohbetine devam ediyor. Üçüncü defa Hazreti Şeyh içeri giriyor. İçeri giriyor. Şeyh Muhammed-i Şenbekî diyor cemaat bu gence iyi bakın. Bu gencin ismi Seyyid Abdülkadir. Hem Heseni hem Hüseyinidir. Cedd-i Resûlullâh’tır. öyle der ya Cedd-i Muhammed’dir eğer sorarsan. Abdülkadir gibi bir er bulunmaz. Ey cemaat diyor. melekût âleminde bu gence melekler Bâzü’l-Eşheb diyorlar. Bu gencin başında nurdan bir tac var. Bu ergının bir ucu doğuda bir ucu batıda. Ey cemaat herkesin horuzu öttü ve sustu. Bu gencin horuzu ötecek. Kıyamete kadar susmayacak. Bakın Kuddûsî Hazretleri ne dedi işte. Yedi iklimde sürülür. Eşi derkânı geylâni Kamu buldan da kurulur. Hemen meydanı geylâni Herkesin horuzu öttü ve sustu. Bu gencin horuzu ötecek ve kıyamete kadar susmayacak. Biz Türkiye’de Hazreti Şeyh’e ne diyoruz? Hay Sultan diyoruz. Bir de batmayan güneş diyoruz. O söz Hazreti Şeyh’in kendi sözüne gerçekten uygundur. Çünkü Hazreti Şeyh diyor ki Şemsü kül ahedin talat ve gâbet Herkesin güneşi doğdu ve battı. Ve şemsüne ebeden ala felekil ula la tagrubu Bizim güneşimiz yüce ufuklardadır kıyamete kadar batmayacak.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Misafir Sohbeti — Hazret-i Pîr Abdülkâdir Geylânî ve Bâzü’l-Eşheb
Şeyh Hammâd-ı Debbâs Hizmeti ve Sakaleyn Hadîsi nedir?
Ben derdim Hazreti Şeyh 48-45 yaşına kadar Şeyh Hamad-i Debbâs’ın yanında müritlik yaptı ve dervîşlik yaptı. Hep hayatına bakın 2-3 yerden fazla Abu Sa’id el-Mahzûmî’yi bulamazsınız. Hep olayları Şeyh Hamad-i Debbâs ile geçmiştir.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Misafir Sohbeti — Hazret-i Pîr Abdülkâdir Geylânî ve Bâzü’l-Eşheb
Sahte önderlerin “Yarın” sözü ne anlama gelir?
Onlar da onun başında toplanırlar. Nimet ve ihsan istedikçe yalancı şeyh yarında. Fakat bir türlü o yarın gelip çatmaz. Bu yalancı önderler, siyasetçiler, bürokratlar, şeyhler, alimler etrafında insanları toplarlar. Gelin bir ihsan sofrası var, bu ihsan sofrasından siz de yeyin derler. Ama insanlar toplanırlar, o ihsan sofrasından yemek istediklerinde onlara yarın derler.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Sahte Önderlerin “Yarın” Sözü ve Hakikat Kapısı — Mesnevî 2280
Neden bazı kişiler sahih bir siyasetçiden değil, sahte önderlerden etrafında toplanır?
Kibirlenince de normalde. Onlardan insanlar siyasetçiyse, örneğin siyasetçiden rahat yaşama talep ederler. şu enfeksiyonu durdur, şu faiz belasından kurtar, şu fuhuş belasından kurtar, şu uyuşturucu belasından kurtar. O kimse sahih bir siyasetçideyiz, hep yarın da.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Sahte Önderlerin “Yarın” Sözü ve Hakikat Kapısı — Mesnevî 2280
Neden bazı kişiler sahte önderlerin vaatlerine inanır?
Hep böyle vaat veriyorlar. ondan bir şey istediğinde gelecekte araplar gibi bade sonra yani. Sen diyorsun bu iş araba diyorsun ki bu iş ne olacak? Bade. Bade sabah. Sabahtan sonra, akşamdan sonra tekrar gidiyorsun, pasaportlar elinde gidiyorsun. Diyor ki akşamdan ne o? Gece gelin diyor. Gece gidiyorsun sabah gelin diyor. Sabah gidiyorsun gece gelin diyor. aynı şey bürokrasi de var ya sadece araplarda yok bu.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Sahte Önderlerin “Yarın” Sözü ve Hakikat Kapısı — Mesnevî 2280
Neden bazı kişiler sahte önderlerin vaatlerine inanmaz?
Sen çok soru soruyorsun hacı dedi bana. He ben öyleyim dedim çok soru soruyorum ben dedi. Baktı evraklarda he Mustafa Özbağ sağ olsun demek dedi. He benim dedim. Sonra dedim ya dedi yine kinayesini söylüyor. Ben de söyledim ya dedim sonra ne zaman? Bunlar işinde ehliyetli olmayanlar. Oturmuş oraya ya vatan hâin aslında o. İşini dostluğru yapmıyorsa 657 bir memur vatan ayınır. Başka bir şey değil hırsızdır o.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Sahte Önderlerin “Yarın” Sözü ve Hakikat Kapısı — Mesnevî 2280
Sahte önderlerin ‘yarın’ sözü nedir?
Şeytanın en tehlikeli hilesidir bu. kendisini ve o hak rehber olmayan kimseyi hak rehber gibi gösterir. Ve şeytan onun etrafını toplar herkese. Şimdi herkes zanneder ki o hakikatin peşinde toplandılar değil. O kimse hakikat konuşmuyorsa, o kimse Kur’ân Sünnet konuşmuyorsa, o kimse sufilin hakikatini konuşmuyorsa, o kimse dinin özünü anlatmıyorsa şeytandır onun destekçisi.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Sahte Önderlerin “Yarın” Sözü ve Hakikat Kapısı — Mesnevî 2280
Şeytanın hakikat yolunda gidenleri nasıl etkilediğini anlatır mı?
Şeytan çünkü oraya gidecek olanların önüne sert çeker. Gelir mesela buraya şeytan vesvese verir. Burada dizlerin üzerine mi oturacaksın saatlerce? Ne dinliyorsun ki bu adamı? İnsan kokuyor burası. Hocam çok güzel ama sizin orası insan kokuyor dedi. Doğru söylüyorsun dedim. Biz o kokuyu bir türlü değiştiremedik dedim. hocam böyle bir şeyler yapacak dedi. Vallahi insan kokuyor dedim. Ne yapayım dedim. Allâh onun kendisine söyletiyor. İnsan kokuyormuş. Ulan burası insan yeri zaten. Hayvan kokacak değil ya burası. Burada içi hayvan dışı insan zaten sabredemez bizim içimizde. Bir gün gelir, üç gün gelir, beş gün gelir. Gelir han der. Ne işimiz var burada bizim der. Gelmez. Neden biz ona Kur’ân Sünnet anlatacağız?
Kaynak: 2025 Sohbeti : Sahte Önderlerin “Yarın” Sözü ve Hakikat Kapısı — Mesnevî 2280
Peygamberlerin hak ve hakikatine tabi olanlar neden azdır?
Şeytan bir de azlıktan imtihan eder onları. Bak bunlar doğru olsaydı çok olurlardı. Şeytan bir de azlıktan imtihan eder onları. Bak bunlar doğru olsaydı çok olurlardı. Bunlar doğru değiller ki çok değiller bak işte. Şeytan bir de buradan vurur. Sağdan soldan vurur. Evet. Bir şey bulur şeytan bir kılçık atar ona. Seni hakikat yolundan alıkoymak ister. Zakiri bahane ettirir, çavuşu bahane ettirir. Sıcaklık bahanedir, soğukluk bahanedir. Oradaki görevli kardeş der ki buraya oturma, yolu kapatma şuraya otur. Ben gittim orada bana karıştılar orada. Ne yapsınlar karışmasınlar mı sana? Aman senin nefsin firavunmuş. Bilememişiz biz senin nefsinin firavun olduğunu. Oradan kalk buraya otur deyince sen yolu da kirlettin. Gittin. Çok. Nefsin firavun senin.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Sahte Önderlerin “Yarın” Sözü ve Hakikat Kapısı — Mesnevî 2280
İslam dünyasında 500’ler var mı?
Şeytan ve avânesi seni Kuran ve Sünnet’e yönlendirmez. Sen böyle elini kolunu sallaya sallaya Kuran ve Sünnet’e bağlı olacaksın. Elini kolunu sallaya sallaya bir mürşidin yolunda gideceksin. Bir titriyeceksin yol bitecek. Yok öyle bir yol. Şeytanın yolu o.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Sahte Önderlerin “Yarın” Sözü ve Hakikat Kapısı — Mesnevî 2280
Sahte cezbe ve karışık zikr nedir?
Sahte Cezbe ve Karışık Zikr — Mezarın Altı Sorgusu ve Sessiz Toplum Ne yapıyorsunuz dedim ben? E dedi biz hep beraber zikrullâh yapıyoruz. Ne oluyor? Şeyh Efendi diyormuş ki, onun bir hadcesi varmış. Hadi kızım hadce, bir ilahi söyle bakayım diyormuş. Bizim hadce bir ilahi söylüyor olmuş. Kadınlar, erkekler biz zikir kendimizden geçiyoruz dedi. Şeytan sizi kendinizden geçirir dedi. E dedi dervişiz dedi. Dervişiz dedi aynı yoldayız dedi. Kadın erkek kalır mı dedi. Herkes dedi, ana erkeklikten, kadınlıktan dedi, sıyrılması lazım dedi. Siz dedim ya uçmuşunuz iyice. Caiz değil dedim. Bu haram. Nasıl basbaya dedim ya. Nereden buldunuz bu yolu? Bizim şeyhimizin şeyhide öyle yaparmış dedi. E dedim şeytan öğretmiş onu o zaman. Nasıl basbaya dedim şeytanın öğretisi. Bu başka bir şey değil.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Sahte Önderlerin “Yarın” Sözü ve Hakikat Kapısı — Mesnevî 2280
Şeytan hakikat yolunda gidenleri nasıl aldatır?
Şeytan hakikati öğrenmenizi istemez. Şeytani bir sistem, dinin hakikatini sizin öğrenmenizi istemez. Ya Firavun sizi dinin hakikatin öğretir mi? Kendisi ilahlık taslıyor. Siz şimdi Firav,un sadece şahıs olarak görürsünüz. Firavun’un sistemi var, onun da yanında Diyanet İşleri Başkanı var. Onun da yanında bir Diyanet Dini Kurulu var. 40 tane onun da velisi var. Şeytan Firavun’un, Musa kimin önüne çıktı? 40 tane büyücünün önüne çıktı. Musa tek başına. 40 tane büyücü var. 40 tane veli var. Velinin karşısında şeytanın 40 tane velisi var. 40 tane Kuran Sünnet dairesinde veli var. Şeytanın da 40 tane velisi var. İslam dünyasında 500’ler var. Evliya’dandır. Şeytanın da 500’leri var, evliya’dandır.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Sahte Önderlerin “Yarın” Sözü ve Hakikat Kapısı — Mesnevî 2280
Şeytan hakikat kapısını nasıl kapatır?
O yüzden şeytan, şeytanın bir şey olması lazım. Avanesi olması lazım. O yüzden şeytan sizi hakikate götürmek istemez. Şeytan hakikati öğrenmenizi istemez. Şeytani bir sistem, dinin hakikatini sizin öğrenmenizi istemez. Ya Firavun sizi dinin hakikatin öğretir mi? Kendisi ilahlık taslıyor. Siz şimdi Firavun’u sadece şahıs olarak görürsünüz. Firavun’un sistemi var, onun da yanında Diyanet İşleri Başkanı var. Onun da yanında bir Diyanet Dini Kurulu var. 40 tane onun da velisi var. Şeytan Firavun’un, Musa kimin önüne çıktı? 40 tane büyücünün önüne çıktı. Musa tek başına. 40 tane büyücü var. 40 tane veli var. Velinin karşısında şeytanın 40 tane velisi var. 40 tane Kuran Sünnet dairesinde veli var. Şeytanın da 40 tane velisi var. İslam dünyasında 500’ler var. Evliya’dandır. Şeytanın da 500’leri var, evliya’dandır.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Sahte Önderlerin “Yarın” Sözü ve Hakikat Kapısı — Mesnevî 2280
Şeytan hakikat yolunda gidenleri nasıl yönlendirir?
Şeytan hakikati öğrenmenizi istemez. Şeytani bir sistem, dinin hakikatini sizin öğrenmenizi istemez. Ya Firavun sizi dinin hakikatin öğretir mi? Kendisi ilahlık taslıyor. Siz şimdi Firavun’u sadece şahıs olarak görürsünüz. Firavun’un sistemi var, onun da yanında Diyanet İşleri Başkanı var. Onun da yanında bir Diyanet Dini Kurulu var. 40 tane onun da velisi var. Şeytan Firavun’un, Musa kimin önüne çıktı? 40 tane büyücünün önüne çıktı. Musa tek başına. 40 tane büyücü var. 40 tane veli var. Velinin karşısında şeytanın 40 tane velisi var. 40 tane Kuran Sünnet dairesinde veli var. Şeytanın da 40 tane velisi var. İslam dünyasında 500’ler var. Evliya’dandır. Şeytanın da 500’leri var, evliya’dandır.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Sahte Önderlerin “Yarın” Sözü ve Hakikat Kapısı — Mesnevî 2280
Bunların adam bana rüya anlatacağım diye uğraşıyor Bayındır’da esması ne mesela La ilâhe illallah mübarek bir rüya gördüm dedim dur rüyanı anlat dedim midir?
Bunların adam bana rüya anlatacağım diye uğraşıyor Bayındır’da esması ne mesela La ilâhe illallah mübarek bir rüya gördüm dedim dur rüyanı anlat dedim ne bana anlatıyorsun. Bayındır’ın yukarıda Yörükköy var yukarıda dağda orada şeyh varmış haberimiz yok bizim diyor benim şeyhim Filancaköy’den diyor dağ köyü orası dedim ben evet dedi ne arıyor orada dedim aha mübarek orada bizim dedi halbuki o musgacıymış sonradan öğrendik. Bu şimdi rüya anlatamıyor ona rüya anlatınca benim dersimi çoğaltacak yine diyor ömrü böyle devamlı la ilâhe illallah bir sürü esma vermiş ona her rüya anlattığında bir esma daha vermiş bir zekir vermiş dedim kaç saat sürüyor dedi yetiştiremiyorum dedi 23-24 saat sürüyor dedi.
Kaynak: 2024 Sohbeti : Sahte Şeyhler ve Mürîdin Niyeti — Ameller Niyetlere Göredir
Şeytânın taraftarları neden hüsrândadır?
Âyet-i Kerîme’nin sonunda şeytanın taraftarları mutlaka hüsrandadır der. O yüzden hüsran sadece zarar değildir. Hüsran hem dünyada pişmanlıktır hem de âhirette pişmanlıktır. Onun pişmanlığı hem dünyada devam eder hem de âhirette devam eder. Hüsranla alakalı da çokça âyet-i kerîme var. geçtiği yerlere göre manası değişiyor. Ama genel olarak dünya ve ahiretinin harap olmasıyla alakalı, zararda olmasıyla alakalı.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mücâdele 58/19: «Şeytân Onlara Allâh’ı Zikretmeyi Unutturmuştur»
Zikrullâh meclislerinin ne kadar kıymetli olduğunu anlatan bir cümle nerede verilmiştir?
O Zikrullâh bu kadar kıymetli bu kadar önemlidir. Bu kadar kıymetli bu kadar önemlidir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mücâdele 58/19: «Şeytân Onlara Allâh’ı Zikretmeyi Unutturmuştur»
Zikrullâh meclislerine devam etmeyenlerin ne gibi sonuçları olur?
Zikrullâh meclisi terk edilmez, Zikrullâh meclisi kapatılmaz. Zikrullâh meclisi tatil edilmez. Biz minibüslerde Allâh’ı zikrettik, arkası açık Anadol pikabının arkasında zikrettik, mezarlıklarda zikrettik. Basılıyorduk çünkü. Biz Bayındır’da güllük mezarlığında zikrederdik. Musallanın etrafında, oradan yol geçiyor, millet korkarmış. İkide birde basılıyoruz çünkü. İkide birde basılıyoruz ama asla biz Zikrullâh halakasını terk etmedik. Hiç.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mücâdele 58/19: «Şeytân Onlara Allâh’ı Zikretmeyi Unutturmuştur»
Zikrullâh meclislerinde toplananlara ne gibi bir koruma sağlanır?
Bir topluluk Allâh’ı zikretmek üzere bir araya gelirse melekler onların etrafını sarar, Allâh’ın rahmeti onları kaplar, üzerlerine sekîne diner ve Allâh’ı Teala onları yanında bulunanlara över.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mücâdele 58/19: «Şeytân Onlara Allâh’ı Zikretmeyi Unutturmuştur»
Zikrullâh meclislerinde toplananların günahlarını ne şekilde affedilir?
O yüzden topluca zikrullâh yapmak, zikrullâhı cemâat ile yapmak fazileti sonsuzdur, sayısızdır. O yüzden cemâat ile zikrullâh yapmaya devam, Allâh’ı zikretmeye devam. O yüzden Rabb’im bizlerin gönlümüzü zikirsiz, evimizi zikirsiz, topluluğumuzu zikirsiz olanlardan eylemesin. Bir kimsenin gönlü zikirsizse, evi zikirsizse, topluluğu zikirsizse o kimse karanlık bir hücrede yaşayan insan gibidir. Onun gönlü kararmıştır, onun evi kararmıştır, onun dünyası kararmıştır. O bir bu dünyada karanlıkta kalmış bir hücre hayatı yaşar. Onun etrafı ne kadar kalabalık olursa olsun o karanlığın içinde kalmıştır. O bu dünyada da gözü kör, öbür dünyada da mahşerde de kör olarak haşr olacaklar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mücâdele 58/19: «Şeytân Onlara Allâh’ı Zikretmeyi Unutturmuştur»
Zikrullâh meclislerinde toplananların günahlarını hayra çevirme konusunda hangi hadis-i şerife atıfta bulunulmuştur?
Bir hadîs-i şerîfe göre de onların günahlarını hayra çevirir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mücâdele 58/19: «Şeytân Onlara Allâh’ı Zikretmeyi Unutturmuştur»
Zikrullâh meclislerinde toplananların günahlarını affetmekle ilgili bir hadis-i şerife nerede verilmiştir?
O yüzden topluca zikrullâh yapmak, zikrullâhı cemâat ile yapmak fazileti sonsuzdur, sayısızdır. O yüzden cemâat ile zikrullâh yapmaya devam, Allâh’ı zikretmeye devam. O yüzden Rabb’im bizlerin gönlümüzü zikirsiz, evimizi zikirsiz, topluluğumuzu zikirsiz olanlardan eylemesin. Bir kimsenin gönlü zikirsizse, evi zikirsizse, topluluğu zikirsizse o kimse karanlık bir hücrede yaşayan insan gibidir. Onun gönlü kararmıştır, onun evi kararmıştır, onun dünyası kararmıştır. O bir bu dünyada karanlıkta kalmış bir hücre hayatı yaşar. Onun etrafı ne kadar kalabalık olursa olsun o karanlığın içinde kalmıştır. O bu dünyada da gözü kör, öbür dünyada da mahşerde de kör olarak haşr olacaklar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mücâdele 58/19: «Şeytân Onlara Allâh’ı Zikretmeyi Unutturmuştur»
Zikrullâh meclislerinde toplananların günahlarını affetmekle ilgili bir hadis-i şerîfe nerede verilmiştir?
Bir hadîs-i şerîfe göre de onların günahlarını hayra çevirir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mücâdele 58/19: «Şeytân Onlara Allâh’ı Zikretmeyi Unutturmuştur»
Yalancı Mehdîlerin çıkması neden hadislerle sabit?
«Yalancı Mehdîler-Deccâller-Âhir Zamân Âlimleri Çıkacak» Hadîsi; Suriye-El-Kâide Bahsi
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî Devamı: Sahte Şeyh, İhlâslı Mürîd ve «Allâh İçin Hicret»
Hz. Peygamber’in eşleri neden dünyalık istemediler?
Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin eşleri dünyalık istediler. Hazreti Resûlullâh’tan, Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’den. Allâh Resûlü Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri onlarla tartışmadı, bir şey yapmadı. Evinin damına çıktı. Birinci gün, ikinci gün, üçüncü gün evinin damında yaşıyor. Hz. Ebû Bekir Efendimiz geldi, Hz. Âişe Annemize. siz Allâh Resulüne bir şey mi dediniz? Hazret-i Ömer Efendimiz geldi Esmâ’ya. Siz ne yaptınız Peygamber’e? Dama çıktı, damda yaşamaya başladı. Ve Cenâb-ı Hak üçüncü gün âyet-i kerimesini indirdi. Ey Habibim hepsini de boşa, Allâh sana daha iyisini daha yenisini verecektir dedi. Hatta Hz. Âişe Annemiz dedi ki Allâh Muhammed’e çok cömert.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî Devamı: Sahte Şeyhin Can Kıtlığı vs Sufînin Fukaralığı
Mesnevî Devamı: Bedevî’nin Karısına Sabır-Kanaat-Rıza Tedrîsi nedir?
Mesnevî Devâmı — Bedevî’nin Karısına Sabır-Kanâat-Tevekkül Tedrîsi; Ra’d 13/26
Oradan da sahte önderler, liderler, şeyhler, bunların açıklamasını yaptı Hz. Pîr. Şimdi de Bedevî’nin karısına sabretmesini ve ona sabır ve yoksulluğun faziletini anlatıyor. Kocası dedi ki, daha ne vakte kadar gelir ve mahsul arayıp duracaksın? Zaten ömrümüzden ne kaldı ki? Çoğu geçip gitti. Bedevî eşine sabır ve tevekkülün hakikatini, hikmetini anlatıyor. Diyor ki ona lisanıyla, artık dünyadan fazla bir şey bekleme. Çünkü diyor ömrünün çoğu geçti. Kalan ömrün de zaten hızla yürüp gidecek. İnsan bakıyor tabii gençken bunu idrak edemiyor belki de de. Belli bir yaşa gelince, arkaya dönüp bakınca diyorsun ki ne kadar hızlı geçmiş zaman. Ondan sonra diyorsun ki ne kadarlık bir ömrün kaldı ki zaten.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî Devamı: Bedevî’nin Karısına Sabır-Kanaat-Rıza Tedrîsi
Tövbe + Zikrullâh = Omurga nedir?
Tövbe eden ve Allâh’ı zikreden kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir. temizlenen tövbe eden kimse günahlarından arınan kimse ve Allâh’ı Rabbini zikreden, Allâh’ı zikreden kimse Allâh yolunda dimdik durur. Eğer onda temizlenme tövbe ile onda zikir yok ise o zaman o kimse Allâh yolunda dimdik durması mümkün değil. Burada iki unsur var. İki unsur ne? Tevbe birincisi. temizlenen o zaman temizlenen tezkiye eden kendisini arıtan. Âyet-i Kerîme’yi de Şems Sûresi’nde dedi yok Âyet 15. Nefsini arındıran, temizlenen kurtuluşa ermiştir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Â’lâ 87/14-15: «Tezekkâ ve Zekera ve Sallâ» — Tövbe + Zikrullâh =
Tarih boyunca karakter değişmez mi?
Tarih boyunca karakter değişmez. Âdem’den Beri Kâfir-Münâfık-Mü’min-Âşık Tabakaları. Başlarına bir tane beyaz takke geçirler, bir de Kur’ân-ı Kerîm okurlar, bir de namaz kılarlar. Ama öbür tarafa ağa babalarına giderler, paşa babalarına giderler. Kendi komuta merkezleri, Mason, Siyonist neyse, Sabataist neyse oraya gittiklerinde derler ki biz sizde beraberiz. Kur’ân ve sünnet-i seniyyeyi kendi üzerlerinde elbise olarak tutamazlar. Günün münafıklarıyla dünün münâfıklarının arasında bir fark yoktur. Dünün münâfıkları da mal korkusu vardı, can korkusu vardı. Kafirlerle aralarının bozulmasını istemiyorlardı. Dünün münâfıkları öyleydi. Âdem zamanından itibaren münâfıkların hâlet-i rûhiyyesi değişmez. Karakterleri değişmez onların. Onlar çünkü münâfıklar cemiyetindendir, onlar münâfıklar milletindendir, onlar münâfık bir topluluktur.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Â’lâ 87/14-15: «Tezekkâ ve Zekera ve Sallâ» — Tövbe + Zikrullâh =
Bütün mahlûkât Allâh’ın ailesidir mi?
«Sivrisinekten File Bütün Mahlûkât Allâh’ın Âilesidir» dedi. Bu beyit, her varlığın Allâh’ın ailesi olduğunu ifade eder. Her kimse, her varlık, her şey Allâh’ın ailesidir. Bu yüzden herkesin Allâh’a bağlı olduğunu ve onun ailesi olduğunu belirtir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2295. Beyit: «Sivrisinekten File Bütün Mahlûkât Allâh’ın
Ölüm neden önemlidir?
«Kaçtığınız Ölüm Sizi Yakalayacaktır»: «kul inne’l-mevte’llezî tefirrûne minhu fe-innehû mülâkîküm, sümme türaddûne ilâ Âlimi’l-Gaybi ve’ş-Şehâdeti fe-yünebbiüküm bimâ küntüm ta’melûn» (De ki kaçtığınız ölüm sizi mutlaka yakalayacaktır; sonra gizliyi de açığı da bilen Allâh’a döndürüleceksiniz, dünyâda yaptıklarınızı size haber verecektir)
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2300. Beyit: «Hastalık Ölümün Habercisidir» ve Sufî Abdes
Abdestli olarak ölen şahıs neye denir?
«Abdestli Olarak Ölen Şehîd Hükmünde» Hadîsi: «men bâte tâhiren yübeyyitu fî şi’âri îmânihî, ve men mâte alâ tahârâtin yümâte alâ şehâdetin» (Kim temiz uyursa îmân libâsında uyumuş olur, kim abdestli ölürse şehîdliğe ölmüş gibi olur)
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2300. Beyit: «Hastalık Ölümün Habercisidir» ve Sufî Abdes
Süslü gösterilen dünya ne anlama gelir?
«Süslü Gösterilen Dünyâ»: «züyyine li’n-nâsi hubbu’ş-şehevâti mine’n-nisâi ve’l-benîne ve’l-kanâtîri’l-mukantareti mine’z-zehebi ve’l-fıdda, ve’l-haylü’l-müsevvemeti ve’l-en’âmi ve’l-hars, zâlike metâu’l-hayâti’d-dünyâ ve’llâhu indehû hüsnü’l-meâb» (Kadınlara, oğullara, kantar kantar altın ve gümüşlere, salma atlara, hayvanlara ve ekinlere karşı duyulan aşırı istek insanlara süslü gösterildi; oysa bunlar dünyâ hayâtının geçici malıdır, varılacak güzel yer Allâh katındadır)
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2300. Beyit: «Hastalık Ölümün Habercisidir» ve Sufî Abdes
Ölümde pişmanlık nedir?
«Ölümde Pişmanlık» Hadîsi: «mâ min ehadin yemûtu illâ nedime, in kâne muhsinen lem yezdâd, ve in kâne müsî’en lem yeskıt» (Ölüp de pişman olmayan kimse yoktur; iyi yolda olan «hayrımı arttırsaydım» diye, kötü yolda olan «hatâlarımı bıraksaydım» diye pişmanlık duyar)
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2300. Beyit: «Hastalık Ölümün Habercisidir» ve Sufî Abdes
Devletin Beş Aslî Vazîfesi nedir?
Din, Akıl, Can, Mal, Namûs Emniyetlerinin Korunması. Devletin mi? Bunlar değişkenlik gösterebilir mi? Biz derviş hukuku veya insan hukuk çerçevesinde ilişki kurduğumuz insanlarla Bu ölçüye nasıl dikkat etmeliyiz efendim teşekkür ederim Allâh razı olsun. Bunu normalde devlete ilgilendiren yönü var Aslında devlete ilgilendiren yönüne bakacağım o zaman Hanefîler genelde devletinin vazifesi olarak görürler O kimsenin din emniyeti, akıl emniyeti, namus emniyeti, can emniyeti, mal emniyeti Devlet korumakla zorun korumak zorundadır Bu birinci derecede devlete aittir Devlet tebaasının vatandaşlarının burada din gözetmeksizin Onların din emniyetini sağlar Hristiyanlar orada özgür bir şekilde dinlerine ibadet ederler Yahudiler orada özgür bir şekilde dinlerine ibad, Müslümanlar özgür bir şekilde dinlerine ibadet ederler ve yaşarlar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Devletin Beş Aslî Vazîfesi (Din-Akıl-Can-Mal-Namûs Emniyetle
İslam devletinde din emniyeti nasıl sağlanır?
Ama söz konusu olan İslam devletinde oradaki hukuk Müslümanlar için İslami bir hukuk geçerlidir Hristiyanlar için Hristiyan hukuku, Yahudiler için Yahudiler hukuku geçerlidir. Mesela Osmanlı bu noktada çok hukuklu bir sisteme aittir Osmanlı bu meselede çok hukuklu bir sistem söz konusudur. Ama genel meselelerde mesela herkes İslam hukukuna tabi olur Diğer zımmi dediğimiz veya gayr-i Müslim dediklerimiz kendi içlerine kendi hukukları vardır. Şimdi din emniyeti olunca normalde mesela devlet Müslümanların din emniyetini sağlar Hristiyanlar da Yahudiler de din emniyetlerini sağlar Akıl emniyeti devlet tebaasını aklının da sağlığını sağlar Akıl emniyeti dediğimizde her türlü uyuşturucu her türlü aklı yok edici unsurlardan insanları korur Akıl emniyeti önemlidir Eğer aklı koruyamazsa devlet o zaman aklı koruyamadığında orada akılsızlık hüküm olur Akılsızlık hüküm olunca orada anarşi hüküm olur Orada kimin ne yaptığı belli olmaz Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Devletin Beş Aslî Vazîfesi (Din-Akıl-Can-Mal-Namûs Emniyetle
Akıl emniyeti nedir ve nasıl sağlanır?
Akıl emniyeti dediğimizde her türlü uyuşturucu her türlü aklı yok edici unsurlardan insanları korur Akıl emniyeti önemlidir Eğer aklı koruyamazsa devlet o zaman aklı koruyamadığında orada akılsızlık hüküm olur Akılsızlık hüküm olunca orada anarşi hüküm olur Orada kimin ne yaptığı belli olmaz Allâh muhâfaza eylesin. Bu da ayrı bir şeydir Ardından can emniyeti gelir devlet tebaasının canını korumakla mükelleftir Tebanın canını her şekilde korur her şekilde muhafaza eder böylece can emniyetini de sağlamış olur. Çünkü tebanın can emniyeti sağlanmazsa hiçbir emniyet yoktur Bir de normalde bu hali var kendince o tebaasının canını emniyetini sağlayacak birisi birisini haksız yere öldürdü öldürdüyse onun cezası ölüm Bu sefer de devlet onun İslam devletinden bahsediyorum onun cezasını ölüm olarak biçecek ki Bir daha kimse kimseyi haksız yere öldürmesin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Devletin Beş Aslî Vazîfesi (Din-Akıl-Can-Mal-Namûs Emniyetle
Mal emniyeti nedir ve nasıl sağlanır?
Mal emniyeti önemlidir İslam’da devlet tebaanın malını korumak zorundadır birisi birinin malına çökemez birisi birini aldatamaz birisi birini kandıramaz Sahte çeklerle sahte senetlerle dolandırıcılıkla onun malını çökmez onun malını alamaz gibi Bu da ne mal emniyeti veyahut da çek kanunu onu bir gecede değiştirip ertesi gün çekler kağıt haline gelemez Ben oradan iflas ettim de onu çok iyi biliyorum normalde çek kanunu var ne olmuş ödemezse çekte ceza çıkıyor bir gecede cezayı kaldırdı bir şey çıkardı Tansu Çiller koalisyon hükümeti bir gecede bütün çekler şey oldu kağıt oldu çöp oldu O zamanın parasıyla 600 bin liraya yakın avukat da bekleyen çek vardı benim O zaman avukat Veysel aşkında Veysel ne oldu şimdi çekler dedim çöp oldu dedi. Bir gecede devlet normalde kendince kendi hukukunu kendisi bozdu Tebaasını düşünmedi tebaasında iflas edecek olanları düşünmedi ne yaptı mal emniyeti kalmadı 28 Şubat’ta bazı insanların mallarına çöktüler mal emniyeti kalmadı gibi o kimsenin mal emniyeti yok.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Devletin Beş Aslî Vazîfesi (Din-Akıl-Can-Mal-Namûs Emniyetle
Namus emniyeti nedir ve nasıl sağlanır?
Ardından ne namus emniyeti devlet şahsın namusunu korumak zorundadır Bireyin namusunu koruyacak bireyin namusunu koruyacak dediğinde bir kimse bir kimseye tecavüz etti Tecavüz edenin İslam hukukuna göre cezası ölümdür En son Balıkesir’de Osmanlı orada kadınlara tecavüz eden bir kimseyi asar. Çünkü zina ayrıdır tecavüz ayrıdır Zinanın da suçu vardır zinanın da cezası vardır bir kimse evli bir kadın veya bir adam normalde zina ettiyse bu tespit edildiyse onun da cezası recmedilmektir öldürülmektir Böylece ne yapar normalde devlet insanların tebaanın namusunu da korur Bunlar birinci derecede devlete aittir bu sorumluluklar Bu sorumlulukları yerine getiren bir devlet eksi de gedi de olsa İslam devletidir Eksik gedikleri olabilir hadîs-i şerîfler var çünkü gri olacak diyor tam bir Kuran Sünnet yaşanmayacak Onu bütün herkes Osmanlı olarak nitelendiriyor ondan önce ondan öncesi daha iyiydi ondan öncesi daha da iyiydi Ondan öncesi çok iyiydi Cihariyar-ı Güzin zamanı.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Devletin Beş Aslî Vazîfesi (Din-Akıl-Can-Mal-Namûs Emniyetle
Antidepresan kullanımının akıl emniyetine etkisi nedir?
Antidepresan kullanımı 20 yılda 5000 kat arttıysa 7000 8000 kat arttığı söyleniyor Antidepresan kullanımı o zaman devlet kendi tebaasının akıl emniyetini karşılamıyor Sahlamıyor demektir neden? Çünkü o bir ülkede normalde 20 yılda antidepresan kullanan %7000 %8000 arttıysa bunlar görünmeyen şeyler Bilinmeyenler, görünmeyenler, konuşulmayanlar O zaman orada neden bilinmiyor, konuşulmuyor? Dünya sağlık örgütü denilen dünyanın sağlığını bozan örgüt Dünya sağlık örgütü denilen dünyanın sağlığını bozan örgüt bunları gizliyor, bunları saklıyor Antidepresanla bütün dünya insanlığını salak saf yapıyor, aptal yapıyor, geri zekalı yapıyor Doğlanıyor ortalıkta, atıyor antidepresanı hiçbir şey düşünmeyecek, keder uğramayacak, problem uğramayacak, intihara meyili, iki katil olmaya meyili Üç evli ise evliliğini yıkmaya meyili Dört çocukları varsa çocuklarına bakamaz, beş ailesi dağılır o kimsenin Altı ticaret yapıyorsa ticareti dağılır, antidepresan kullanıyor mu kullanıyor O hayattan koptu o, bakın hayattan koptu o, bitti onun işi Evli mi bu kadın evet bitti, kocasıyla ilişkisi bitti, çocuklarıyla olan ilişkisi bitti bitti Kocasına kadınlık yapamaz, çocuklarına annelik yapamaz, evine hanımlık yapamaz Bir adam antidepresan kullanıyor mu kullanıyor, o asla adamlık yapamaz İşini yönetemez, çocuklarını terbiye edemez, eşini terbiye edemez, eşiyle ilgili geçinemez Yok bitti hayatı bitti onun, antidepresan kullanmıyor kimsenin psikolojisi gitti Aklı korudu mu koruyamadı.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Devletin Beş Aslî Vazîfesi (Din-Akıl-Can-Mal-Namûs Emniyetle
Uyuşturucu kullanımının akıl emniyetine etkisi nedir?
Antidepresan kullanımı 20 yılda 5000 kat arttıysa 7000 8000 kat arttığı söyleniyor Antidepresan kullanımı o zaman devlet kendi tebaasının akıl emniyetini karşılamıyor Sahlamıyor demektir neden? Çünkü o bir ülkede normalde 20 yılda antidepresan kullanan %7000 %8000 arttıysa bunlar görünmeyen şeyler Bilinmeyenler, görünmeyenler, konuşulmayanlar O zaman orada neden bilinmiyor, konuşulmuyor? Dünya sağlık örgütü denilen dünyanın sağlığını bozan örgüt Dünya sağlık örgütü denilen dünyanın sağlığını bozan örgüt bunları gizliyor, bunları saklıyor Antidepresanla bütün dünya insanlığını salak saf yapıyor, aptal yapıyor, geri zekalı yapıyor Doğlanıyor ortalıkta, atıyor antidepresanı hiçbir şey düşünmeyecek, keder uğramayacak, problem uğramayacak, intihara meyili, iki katil olmaya meyili Üç evli ise evliliğini yıkmaya meyili Dört çocukları varsa çocuklarına bakamaz, beş ailesi dağılır o kimsenin Altı ticaret yapıyorsa ticareti dağılır, antidepresan kullanıyor mu kullanıyor O hayattan koptu o, bakın hayattan koptu o, bitti onun işi Evli mi bu kadın evet bitti, kocasıyla ilişkisi bitti, çocuklarıyla olan ilişkisi bitti bitti Kocasına kadınlık yapamaz, çocuklarına annelik yapamaz, evine hanımlık yapamaz Bir adam antidepresan kullanıyor mu kullanıyor, o asla adamlık yapamaz İşini yönetemez, çocuklarını terbiye edemez, eşini terbi, eşiyle ilgili geçinemez Yok bitti hayatı bitti onun, antidepresan kullanmıyor kimsenin psikolojisi gitti Aklı korudu mu koruyamadı.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Devletin Beş Aslî Vazîfesi (Din-Akıl-Can-Mal-Namûs Emniyetle
Can emniyeti nedir ve nasıl sağlanır?
Bu da ayrı bir şeydir Ardından can emniyeti gelir devlet tebaasının canını korumakla mükelleftir Tebanın canını her şekilde korur her şekilde muhafaza eder böylece can emniyetini de sağlamış olur. Çünkü tebanın can emniyeti sağlanmazsa hiçbir emniyet yoktur Bir de normalde bu hali var kendince o tebaasının canını emniyetini sağlayacak birisi birisini haksız yere öldürdü öldürdüyse onun cezası ölüm Bu sefer de devlet onun İslam devletinden bahsediyorum onun cezasını ölüm olarak biçecek ki Bir daha kimse kimseyi haksız yere öldürmesin. Normalde ne oldu can emniyeti oldu. Kalmadı Kalmadı, düşünün şimdi oğullarınız, kızlarınız var Birisi yolda geçerken güm, ne diyor? Bir de serseri kurşunu diyor ya adı serseri kurşunu Öldürdü, değil mi? Tamam, yatacak 5-6 yıl, 7 yıl, 8 yıl Bulursa bazı şeyleri yapabilirse o kadar bile yatmaz Dışarıdan mahkemesi devam eder uygun bir şeyler olursa Can emniyeti kaldı mı? Kalmadı Mal emniyeti kaldı mı? Kalmadı Namus emniyeti kaldı mı? Kalmadı Bir kadın hata yaptı, kusur işledi Fuhuş yaparken yakalandı, paralı fuhuş yaparken yakalandı Bir kağıt onun hakkında, önceden öyleydi şimdi nasıl bilmiyorum Kadın parayla fuhuş yaparken üç sefer yakılınca genel evine yazılıyordu Türkiye’de 2013 rakamlarına göre söylüyorum bunu 2013 rakamları 115.000 kişi var vesikalı genel evinde çalışan 115.000-120.000’e yakında müracaat etmiş biz genel evinde çalışmak istiyoruz diye Enamu semniyeti kaldı mı?
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Devletin Beş Aslî Vazîfesi (Din-Akıl-Can-Mal-Namûs Emniyetle
Mal emniyeti kalmadığında ne olur?
Bir gecede devlet normalde kendince kendi hukukunu kendisi bozdu Tebaasını düşünmedi tebaasında iflas edecek olanları düşünmedi ne yaptı mal emniyeti kalmadı 28 Şubat’ta bazı insanların mallarına çöktüler mal emniyeti kalmadı gibi o kimsenin mal emniyeti yok. Mesela şu anda bütün dünya üzerinde hiçbir tebaanın devletlerin kendi içlerinde mal emniyetleri yoktur Can emniyetleri yoktur bütün dünya üzerinde din emniyetleri yoktur bütün dünya üzerinde Ardından ne namus emniyeti devlet şahsın namusunu korumak zorundadır Bireyin namusunu koruyacak bireyin namusunu koruyacak dediğinde bir kimse bir kimseye tecavüz etti Tecavüz edenin İslam hukukuna göre cezası ölümdür En son Balıkesir’de Osmanlı orada kadınlara tecavüz eden bir kimseyi asar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Devletin Beş Aslî Vazîfesi (Din-Akıl-Can-Mal-Namûs Emniyetle
Namus emniyeti kalmadığında ne olur?
Kalmadı Kalmadı, düşünün şimdi oğullarınız, kızlarınız var Birisi yolda geçerken güm, ne diyor? Bir de serseri kurşunu diyor ya adı serseri kurşunu Öldürdü, değil mi? Tamam, yatacak 5-6 yıl, 7 yıl, 8 yıl Bulursa bazı şeyleri yapabilirse o kadar bile yatmaz Dışarıdan mahkemesi devam eder uygun bir şeyler olursa Can emniyeti kaldı mı? Kalmadı Mal emniyeti kaldı mı? Kalmadı Namus emniyeti kaldı mı? Kalmadı Bir kadın hata yaptı, kusur işledi Fuhuş yaparken yakalandı, paralı fuhuş yaparken yakalandı Bir kağıt onun hakkında, önceden öyleydi şimdi nasıl bilmiyorum Kadın parayla fuhuş yaparken üç sefer yakılınca genel evine yazılıyordu Türkiye’de 2013 rakamlarına göre söylüyorum bunu 2013 rakamları 115.000 kişi var vesikalı genel evinde çalışan 115.000-120.000’e yakında müracaat etmiş biz genel evinde çalışmak istiyoruz diye Enamu semniyeti kaldı mı?
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Devletin Beş Aslî Vazîfesi (Din-Akıl-Can-Mal-Namûs Emniyetle
İslam’ın hukuku nasıl konuşulur?
Bugün İslam denilince namaz oruç bir de haç ve ömre aklınıza gelir Zekat bile aklımıza gelmez fazla zekatı cemaatler tarikatlar cebellez etmek için hatırlatırlar Bugün İslam denilince namaz oruç ondan sonra bir de haç üçgeninde kalır Erkeklerde sakalını bırak şalvaranı giy cüpe giy kadınlarda da çarşaf giy örtün bu kadardır İslâm’ın hukuku konuşulmaz hiç cuma dahildir buna cumanın sıhhat şartları vardır Eda şartları vardır cumanın eda şartlarını siz normal bir ilmi halde bulamazsınız Cumanın eda şartlarını bulmanız için el hidayete bakacaksınız el ihtiyara bakacaksınız Onu dürer dürere bakacaksınız imnabidine bakacaksınız fetavay-i hindiyeye bakacaksınız Eda şartları konuşulmaz asla
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Devletin Beş Aslî Vazîfesi (Din-Akıl-Can-Mal-Namûs Emniyetle
İmam Gazâlî’yi nasıl değerlendirmeliyiz?
Bir şahsı değerlendirmek ya kendi zamanına göre kendi zamandaşlarına göre değerlendirmemiz lazım. Şimdi biz buradan bakınca Gazâlî’yi değerlendirmemiz farklı olur. Mesela Mustafâ Özbağ yaşadı öldü. Mustafâ Özbağ’nın zamanında Mustafâ Özbağ’ı değerlendirmek lazım.
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
Gazâlî’nin zamanında en büyük tartışmaların biri nedir?
Gazâlî’nin zamanda en büyük tartışmalardan birisi Kur’ân mahluk mudur değil midir. Örnek. En büyük tartışma budur Gazâlî’nin zamanda. Gazâlî’nin zamandaki büyük tartışmalardan birisi o zaman için normalde İslam dünyası yeni kapılarını dış dünyaya açmıştır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
Gazâlî’ye hangi açıdan bakılmalıdır?
Felsefi açıdan mı bakacağız Gazâlî’ye? Gazâlî’ye kelam açısından mı bakacağız? Gazâlî’ye hadîs açısından mı bakacağız?
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
Gazâlî’nin zamanında hadîsler nasıl algılanır?
Gazâlî’nin zamanda tabiri caizse bir üniversite seviyesinde bir çalışma yoktur. Hemen hemen Gazâlî o zaman için devlet onu bir üniversite kurulmasını ve başına da geçirilmesini ister.
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
Gazâlî’nin bağlı bulunduğu devleti nasıl değerlendirmeliyiz?
Mevcut devleti tartışmamız lazım o zaman. Onun bağlı bulunduğu devleti tartışmamız lazım. Bağlılığı bulunduğu devlet ne kadar İslam ne kadar değil. İslâm’ın hangi noktasında duruyor? Fıkıhı, kelamı, fıkıh ve kelam olarak, siyaset olarak nerede duruyor?
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
İhyâ öncesi ve sonrasındaki Gazâlî’nin farkı nedir?
İhyayı ölü müddüne bakar, ihya ölü müddüne bakaraktan Gazâlî’yi yorumlar. Peki ama Gazâlî bir önceki Gazâlî kendisini inkar eder. Nasıl inkar eder? Emevi camisinin minaresinin içerisinde kendisini kapatır. İki yıl orada inziva eder. İki yıllık inzivadan sonra bugüne kadar yazdığım bütün kitapları inkar ediyorum, reddediyorum der. İhyayı ondan sonra yazar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
İmâm-ı Gazâlî’nin İslam toplumlarındaki egemen sınıf ve güçlerin elinde nasıl bir ideolojik yönetim aygıtı haline geldiği?
İmam Gazâlî öğretesinin İslam toplumlarındaki egemen sınıf ve güçlerin elinde nasıl bir ideolojik yönetim aygıtı haline geldiği ve bir üst yapı kurumu olarak ideolojinin Doğu İslam toplumlarında devletin, toplumun ve ekonominin gelişimi üzerinde nasıl bir rol oynamıştır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
Gazâlî’nin Selçuklu dönemindeki konumu nedir?
Gazâlî’nin Selçuklu dönemindeki konumu, Selçuklu’nun içsel ve dışsal problemleriyle başa çıkmak için medresenin başını Gazâlî’ye getirerek onun Kur’ân sünnet mücadelesini ve akideyi sağlam tutmasını sağlayarak, siyasi çalkantıların, fikri çalkantıların, ilmi çalkantıların, akidevi çalkantıların bulunduğu bir bölgede ve zamanda yaşamış bir kimse olmasıdır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
Gazâlî’nin devletle olan ilişkisi nedir?
Gazâlî’nin devletle olan ilişkisi, Gazâlî’nin devletten maaş alan bir alim olması ve bu maaşın Selçuklu’dan gelmesiyle, devletin toplumun ve ekonominin gelişimi üzerindeki rolünü anlamaya çalışmasıdır. Ayrıca Gazâlî’nin devletin yanında saf tutmuş bir kimsedir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
Türk demek nedir?
Türk demek zalime kafa kaldıran, baş kaldıran demektir. Türk demek haksızın değil, haklının yanında durmaktır. Türkler hiçbir zaman çok tanrılı bir dine sahip değillerdir. Türkler tek tanrılı dine sahiplerdir. Türkler Tanuh’un oğlundan itibaren müslümandırlar. Evet. Yarın sosyal medyada beni taşıyacaklar. Hiç umurumda değil. Evet.
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
Türklerin dini nedir?
Türkler hiçbir zaman çok tanrılı inanışa sahip değildir. Tek tanrılıdır. Ve Türkler olduğundan itibaren müslümandır. O yüzden İslam’ı çok rahat kabul ederler. Çok rahat kabul ederler. Çok rahat. Mesela Boşnaklar, Pomaklar Türk’tür. Bulgarlar Türk’tür. Macarlar Türk’tür. Onlar Hazer’in üstünden gidenlerdir. Hazer Denizi’nin üzerinden gidenler Avrupa’ya gider. Altından gidenler Anadolu’ya gelir. Ama bunlar normalde çok eski tarihlerde yürümüşlerdir. Dünya tarihi Türk medeniyetiyle kurulmuştur. Müslüman demek Türk demektir. Türk demek de Müslüman demektir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
Nizâmiye Medreselerinin işlevini yitirmesi nedir?
Nizamiye medreseleri sonra önümüzdeki hafta konuşacağım da nizamiye medreseleri başlangıç olarak amaç olarak çok yerinde ama ne yazık ki sonradan işlevlerini yitirmişler. Başka şeyler girmiş işin içerisine. Başka şeyler işin içerisine girince bunu önümüzdeki hafta giriş yapacağım nizamiye medreseleriyle alakalı. başlangıcı çok şey iyi niyetli bir başlangıç. İyi niyetli yola çıkılırken iyi niyetli yola çıkılmış. Ama ne yazık ki İslam dünyasındaki iyi niyetli yola çıkıp sonra yolda bozulma hastalığı onlara da bulaşmış.
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
İmâm-ı Gazâlî kimdir?
İmâm-ı Gazâlî (1058-1111) — «Hüccetü’l-İslâm»: Ebû Hâmid Muhammed b. Muhammed el-Gazâlî, eserleri: İhyâu Ulûmi’d-Dîn (4 cilt — Türkçe tercümesi Mehmet Ali Demirbaş); Tehâfütü’l-Felâsife (Filozofların Tutarsızlığı) — Bekir Sadak tercümesi; el-Munkızu mine’d-Dalâl (Dalâletten Hidâyete) — Hilmi Güngör tercümesi; el-İktisâd fi’l-İ’tikâd ; el-Mustasfâ min İlmi’l-Usûl ; modern okuma — W. Montgomery Watt, Müslüman Aydın: Gazâlî Hakkında Bir Araştırma ; Faruk Karaca, İmam Gazâlî ; Eric Ormsby, Ghazali .
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
Türklerin İslam’a karşı tutumları neden farklıdır?
O yüzden İslam’ı çok rahat kabul ederler. Çok rahat kabul ederler. Çok rahat. Mesela Boşnaklar, Pomaklar Türk’tür. Bulgarlar Türk’tür. Macarlar Türk’tür. Onlar Hazer’in üstünden gidenlerdir. Hazer Denizi’nin üzerinden gidenler Avrupa’ya gider. Altından gidenler Anadolu’ya gelir. Ama bunlar normalde çok eski tarihlerde yürümüşlerdir. Dünya tarihi Türk medeniyetiyle kurulmuştur. Müslüman demek Türk demektir. Türk demek de Müslüman demektir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
Nizâmiye Medreseleri nasıl kuruldu?
Selçuklu Devletinde. Siyasal ideolojik ve toplumsal bakımından. Dirlik ve düzeni sağlamaya çalışan nizamül mülk. Başta Bağdat olmak üzere ülkenin belli başlı bütün kentlerine medreseler kurar. Nizamiye medreselere adı verilen bu okullar. Bu ok, İslam dünyasında devlet eliyle yapılan. Altı çizili buranın devlet bütçesiyle eğitim veren. Müfredatı devlet tarafından belirlenen ilk eğitim kurumlarıdır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu
Nizâmiye Medreseleri hangi amaçla kuruldu?
Selçuklu Devletinde. Siyasal ideolojik ve toplumsal bakımından. Dirlik ve düzeni sağlamaya çalışan nizamül mülk. Başta Bağdat olmak üzere ülkenin belli başlı bütün kentlerine medreseler kurar. Nizamiye medreselere adı verilen bu okullar. Bu ok, İslam dünyasında devlet eliyle yapılan. Altı çizili buranın devlet bütçesiyle eğitim veren. Müfredatı devlet tarafından belirlenen ilk eğitim kurumlarıdır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — İmâm-ı Gazâlî Tedrîsi: «Şüphe Duymayan Hakîkati Bulamaz» ve Selçu