Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: Tarih ve Siyer — Sayfa 4

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Tarih ve Siyer(1556) — Sayfa 4/16

Hz. Dâvûd-Süleymân Hikmeti nedir?

Hz. Dâvûd-Süleymân’a Ayrı Hikmet ve Konuşma Kabiliyeti — Peygamberlere Verilen Husûsî Vergiler. Hikmetle beraber tecelli ettiriyor. O yüzden hikmetin bu manada sahibi Allâh Celle Celaluhu. Tabii bu aynı zamanda da Kur’ân-ı Kerîm’i de Cenâb-ı Hak hikmet olarak nitelendirmiş. O zaman Allâh hikmet sahibi, hikmetin sahibi o. Kur’ân da bir başlı başına hikmet. Hakk’a âyet 48. Muhakkak ki Kur’ân Allâh’tan korkanlar için bir hikmet ve öğüttür. Burada da hikmeti ve öğütü yan yana koydu Kur’ân-ı Kerîm için. Kur’ân-ı Kerîm’e bakarken hem bir hikmet hem bir de öğüt olarak önümüzde. Şimdi devam ediyoruz. Cenâb-ı Hak sözün başında dedik ya Peygamberlerine de ne yapmış? Hikmet vermiş. Kitabın dışında, bakın kitabın dışında bir kitap var. Adem aleyhisselama 10 emir olduğu söyleniyor. Değişik peygamberlere suuf verilmiş, sayfalar verilmiş. 10 sayfa verilen var, 30 sayfa verilen var, 50 sayfa verilen var. Bazı peygamberlere bir önceki peygamberin sayfalarına göre hükmetmek, bir önceki peygamberin sayfalarına göre hayatı yaşamak. Ama ayrıca her peygambere hikmet vermiş. Âl-i İmran 81. Bir zaman Allâh peygamberlerde şöyle söz almıştı. Size kitap ve hikmet verdim. Daha sonra size verdiklerimi tasdik eden bir peygamber geldiğinde ona inanıp yardım edecek misiniz diye sorunca onlar da evet diye cevap vermişlerdi. Bakın daha bu ruhlar aleminde henüz daha ben daha da geriye gideyim bu konuda. İlm-i İlâhî de Cenâb-ı Hak peygamberlerini kendine seçti. Kendine seçince onlara dedi ki onlardan söz aldı. Size kitap ve hikmet verdi. Ama siz sizden sonra gelecek olan peygamberleri tasdik edeceksiniz. Son peygamber Muhammed-i Mustafa’yı da tasdik edeceksiniz. Ve Adem’den itibaren bütün peygamberler Muhammed-i Mustafa’yı tasdik ettiler hep. Onun geleceğini söylediler. Sonra ümmetleri yalancı oldu onların kendileri değil. Ve Adem aleyhisselamdan itibaren bütün peygamberler hem kendilerinden sonra gelecek olan peygamberi tasdik ettiler hem de son peygamber Muhammed-i Mustafa’yı sallallâhu aleyhi ve sellemin tasdik ettiler. Çünkü Cenâb-ı Hak onlardan bu sözü almıştı. Ne zaman henüz daha varlığa hiçbir şey geçmemiş iken. Ama biz bunu sufice değil de zahir ilme göre söylersek ruhlar aleminde peygamberlerden özel biat aldı, söz aldı. Demek ki Cenâb-ı Hak henüz daha ilm-i ilâhîde ruhlar alemindeyken peygamberlerine ne verdi? Ne verdi? Kitapla beraber hikmet verdiğini Kur’ân-ı Kerîm bize beyan ediyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Dâvûd-Süleymân Hikmeti, Münâfıkların İnkârı ve Ramazân’ın Son

Münâfıkların İnkârı nedir?

Münâfıkların İnkârı. Rabbim nerede bir Müslüman zulüm görüyorsa, onları zulmedenleri kahr u perîşân eylesin. Âmîn. Zalimlerden Müslümanların hakkını alsın. Âmîn. Dünya üzerinde Müslümanlara kurtuluş nasip eylesin. Hikmet Hakkında Âmîn. Ejme. Semazen kardeşler, hızla hazırlansınlar inşâallâh. Âmîn. Geçen haftadan kaldığımız yerden devam ediyoruz inşâallâh. Peygamberlerin içlerinde öyle nameler vardır ki, o nameleri namelerde isteyenlere değer biçilmez hayat erişir. Cenâb-ı Hak yeryüzüne Adem’le beraber, Adem’den itibaren birçok peygamber göndermiş. Bunun sayısının üzerinde durmaya gerek yok. Konumuz o değil. Ama her peygamberle, ama kitap verilsin, ama kitap verilmesin, kitabın yanında bir de hikmet verilmiş. Peygamberlerin içlerinde, kendi batınlarında öyle nameler vardır ki, o namelerde isteyenlere değer biçilmez hayat erişir. o peygamberlerin, Cenâb-ı Hak ilmi ledününden ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’de kitapla beraber size hikmet verdiğimiz dediği hikmetler verilmiş.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Dâvûd-Süleymân Hikmeti, Münâfıkların İnkârı ve Ramazân’ın Son

Ramazân’ın Son On Günü İtikâfı nedir?

Ramazân’ın Son On Günü İtikâfı. Hikmet Hakkında Âmîn. Ejme. Semazen kardeşler, hızla hazırlansınlar inşâallâh. Âmîn. Geçen haftadan kaldığımız yerden devam ediyoruz inşâallâh. Peygamberlerin içlerinde öyle nameler vardır ki, o nameleri namelerde isteyenlere değer biçilmez hayat erişir. Cenâb-ı Hak yeryüzüne Adem’le beraber, Adem’den itibaren birçok peygamber göndermiş. Bunun sayısının üzerinde durmaya gerek yok. Konumuz o değil. Ama her peygamberle, ama kitap verilsin, ama kitap verilmesin, kitabın yanında bir de hikmet verilmiş. Peygamberlerin içlerinde, kendi batınlarında öyle nameler vardır ki, o namelerde isteyenlere değer biçilmez hayat erişir. o peygamberlerin, Cenâb-ı Hak ilmi ledününden ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’de kitapla beraber size hikmet verdiğimiz dediği hikmetler verilmiş.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Dâvûd-Süleymân Hikmeti, Münâfıkların İnkârı ve Ramazân’ın Son

Münâfıkların Hadîs İnkârı nedir?

Çünkü Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerini göndermeseydi biz Allâh’ın âyetlerini okuyacak bir kimse yok. Hikmeti bize öğretecek kimse yok. Günahlardan arınmanın yolu bize öğretecek olan yok. Ve bize bu noktada kitabı, hikmeti, günahlardan arınmanın yolu bilmediklerimizi öğreten bir Peygamber olmayacaktı. Bunun var olması, gönderilmesi Allâh’ın bize büyük bir lütfu ve ikrama. Büyük bir lütfu. Cenâb-ı Hak diyor ki bu müminlere büyük bir lütuftur.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Dâvûd-Süleymân Hikmeti, Münâfıkların İnkârı ve Ramazân’ın Son

Münafıkların Hadîs İnkârı nedir?

Münafıklar Hazret-i Peygamber’in hadîslerini inkar ediyorlar. Kimler inkar ediyormuş? Münafıklar. Kimler inkar ediyormuş? Ahirete iman etmeyenler. Kimler inkar ediyormuş? İmanı kağıt üzerinde olanlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Dâvûd-Süleymân Hikmeti, Münâfıkların İnkârı ve Ramazân’ın Son

Hz. Peygamber’in Ümmete Lütfu nedir?

Hz. Peygamber’in Ümmete Lütfu: «vemâ erselnâke illâ rahmeten li’l-âlemîn» (Enbiyâ 21/107); «innâ erselnâke şâhiden ve mübeşşiren ve nezîrâ» (Ahzâb 33/45-46); «Hz. Peygamber ümmete şefkatlidir» — Tevbe 9/128 («harîsun aleyküm bi’l-mü’minîne raûfun rahîm»); «sünnet-i seniyye lütfu» — Şâtıbî, el-Muvâfakât ; modern okuma — Bediuzzaman, Mektûbât 19. Mektûb (Mu’cizât-ı Ahmediye).

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Dâvûd-Süleymân Hikmeti, Münâfıkların İnkârı ve Ramazân’ın Son

Hz. Muhammed’in Nûrâniyeti ve Sevgi-Eylem Birliği nedir?

Hz. Muhammed Mustafâ’nın Nûrâniyeti — Yaratılışın Sırrı ve Tasavvufî Tefsîr

Bölük bölük, hepsinin başında komutanları veya padişahları, sultanları, imamları, şehirleri, adına ne dersiniz, her grubun ayrı şeyi vardır, başında bir amiri vardır, hepsinin ayrı ayrı sancağı, bayrağı var, sancaktarları var. Böyle tabiri caizse kimisi attı, kimisi yaya, Beytullah’ı tavafa gelirler. Kadir gecesi. O yüzden Ramazan’ın son 10 günü önemlidir. Son 10 günün içerisinde Kadir gecesini, manada tam hakikat olarak bu gece Kadir gecesi diyebileceğiniz gün, buna aşina olduğunuz gün. Buna aşina olduğunuz zaman o gün Kadir gecesidir. Akşam namazı vaktinde, Kadir gecesi akşam namazı vaktinde, ezan okunur, okunmaz, onlar başlarlar Beytullah’ı tavaf etmeye, ziyaret etmeye. Akşam namazı Allâhu Ekber okundu, eğer perden açıksa bakmışsın, ondan sonra melekler, cinniler, Müslüman cinniler, bir sürü daha varlıklar Beytullah’ı tavaf etmeye başlamışlar. Bu hali 5. Esma’nın sonunda yakalarsınız. Seer-i sülükünüz varsa, bunu görürseniz size de işaret olsun. Sizin önünüz açık, nefsinizi uymayın ama. Nefsinizi uymayın. Aa benim önüm açıldı filan. Nefsinizi uymayın. Sabredin, yolunuza devam edin. Tevhazı elden bırakmayın. Görünürlermiş mi? Görünürlermiş. O yüzden normalde evet. Hazret-iPir diyor ki, insanların normalde perinin namazını işitmez. Çünkü onun sırrına yabancıdır. Yabancı olmayan ne yapar? Perinin namazını işitir mi? Evet. Onu yakalar mı? Evet. Hatta öldürün emri var.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1920. Beyt: Beytullâh’ı Tavâf, Hz. Muhammed’in Nûrâniyeti

Cinlerin yalan söylemesi ve doğru söylemesi hakkında ne söylendi?

Cinlerin yalan söylerler. Kafirlerinde öyle bir yalan vardır. Ama arada bir tane doğru söylerler. Mesela gidersiniz siz bir cinci hocanın yanına ya sudan bakar ya başka bir şeyden başlar vurmaya bir şeyle böyle. Bir de adını söyler onun gel buraya emrediyorum sana filan. Boş muhabbet. Ona ise gelir seninle alakalı söyler şu su var, bu su var, şu oldu, bu oldu. Cinliler çünkü bin kusur sene filan 1300-1400 yıl yaşayanlar var. Mesela sahabeleri gören cinliler var şu anda. öyle yaşlı cinliler var. Ama büyük bir çoğunluğu kafirlerin hepsi de yalancıdır. Arada bir doğru söylerler. Ebu Eyüp cinni tekrar yakaladı. Babam rahmetli bak yakalayamadı ikinciyi. Ve bir daha gelmeyeceğine dair yemin etmesi üzerine onu tekrar serbest bıraktı. Sonra Ebu Eyüp Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e geldi ve Resûlullâh Ekrem esirine ne yaptın diye sordu. Ebu Eyüp cinin söylediğini Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e bildirdi. Resûlullâh Ekrem dedi ki bu sefer doğru söylemiş fakat kendisi yalancıdır. Demek ki buradan da bir işaret var. Evinize Ayet-el Kürsü okursanız, malınızın üzerine Ayet-el Kürsü okursanız, paranızın üzerine Ayet-el Kürsü okursanız, ne cinli taifesi ne şeytan ona dokunamaz.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1920. Beyt: Beytullâh’ı Tavâf, Hz. Muhammed’in Nûrâniyeti

Ayet-el Kürsü’nün cinler ve şeytanlarla ilgisi nedir?

Evinize Ayet-el Kürsü okursanız, malınızın üzerine Ayet-el Kürsü okursanız, paranızın üzerine Ayet-el Kürsü okursanız, ne cinli taifesi ne şeytan ona dokunamaz. Şimdi bazen bunları böyle korkutmak için susarım. Her şeyinizin üzerine Ayet-el Kürsü okuyun. Kendi üzerinize de okuyun. Sabahleyin kalktınız, namazı kıldınız, yedi tane Ayet-el Kürsü, hadiste sabit. Sağına, soluna, önüne, arkana, yukarı, aşağı, yedincisini de içine çeksen okuduktan sonra. O gün şeytanın ve cinli taifenin musallatından muhafaza olursunuz. Hadiste sabit. Sabahleyin kalktınız, namazı kıldınız, normalde zaten şeyde, namaz tespiattan önce okuyorsunuz, namaz tespiattan önce. Ama ayrıca oturacaksınız, yedi tane sağınıza, solunuza, altınıza, üstünüze şeytanın ve kafir cinlilerin musallatından muhafaza olursunuz. Koruma duası bunlar. Koruma ayetleri. Veya da bir yere gideceksiniz, muhakkak böyle sıkıntılı bir şey. Üzerinize Ayet-el Kürsü okuyarak giden. Korunursunuz Allâh’ın izniyle. Yine, bir şey, bir şey, bir şey, bir şey, bir şey, bir şey, bu hadîs-i şerîfi Rudani’den aldım. Ama Rudani nereden nakletti? Bakmadım ona. Bu Rudani yeterli diye durdum. Tirmizî’de mi, İbni Maci’de mi, nerede geçiyor? Ona bakmadım. İbni Ebu Leyla’dan, o da babasından, Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’e evlerine dadanın cinler hakkında sordular. Dadanıyorlar. Evlerinizde cinlerden birini görürseniz şöyle deyin, hadîs-i şerîf, Nuh’a verdiğiniz söz hakkı için, Süleyman’a verdiğiniz söz hakkı için, Allâh aşkına ant veriyorum, eziyet vermeyin ve görünmeyin. Tekrar dönüp gelirlerse, öldürün. Demek ki cinli taifesi diyor, öldürülüyormuş mu? Öldürülüyormuş. Bununla alakalı bir de mahkeme var. Bir böyle zatın birisi, bir hayvanı öldürüyor. Öldürünce gece mahkeme kuruluyor. Mahkeme kurulunca diyorlar ki, bu öldürülen cinliydi, sen bunu zulmederekten öldürdün. Öyle olunca, Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’in hadisini söylüyor. Bu hadîs söylüyor. O laat. Diyor ki, biz zararlı hayvanları öldürülmeye, Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem müsaade etti, bu da zararlı hayvan görüntüsünde geldi. O yüzden ben de bunu öldürdüm. Şerhan, ben bundan sorumlu değilim diye böyle bir vaka var. Normalde. O zaman cinli taifesi, bakın, öldürün dediğine göre, demek ki sahâbe bunu görüyor. Sahâbe bunu görüyor. Görünüyor mu cinli taifesi? Görünüyor. Konuşuluyor mu? Evet. Ama bu büyük bir kısmının böyle konuştukları, yaptıkları, ettirdikleri şey doğru değil. Gerçekten bir cinli taifesiyle, eğer bir insan o normalde irtibata girmek istiyorsa, o normalde belli şeyleri yapması lazım, 40 gün, pehliz edecek bir şeyler okuyacak filan bir sürü şeyleri var onların, o zaman bir irtibata girebilir. Veyahut da işte, mesela belli esmaların hüldamları vardır. Onlar cinli değildir. Onlarla irtibata girmek için belli şeyler yapmak gerekir. Bir de sufilerin manevi hallerinde vardır bu. Normalde, اَمَّرُ الْاِلَيْوَ مَمُ الْهُمَ مُتْمَعِنَّ رَادِيَيَةِ geçince, 5. esmaya geçince, artık o böyle varlıklar ona tanıttırılmaya başlar. سَيْرِ سُلُوكُ وَارِسَةٍ Seyr-i Süluk’u onun 5. esmaya kadarsa göstermezler. 5. esten sonra doğru gidecekse, o normalde varlıklar ona tanıtırılır.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1920. Beyt: Beytullâh’ı Tavâf, Hz. Muhammed’in Nûrâniyeti

Cinli taifelerle irtibat kurmak için neler yapılması gerekir?

Gerçekten bir cinli taifesiyle, eğer bir insan o normalde irtibata girmek istiyorsa, o normalde belli şeyleri yapması lazım, 40 gün, pehliz edecek bir şeyler okuyacak filan bir sürü şeyleri var onların, o zaman bir irtibata girebilir. Veyahut da işte, mesela belli esmaların hüldamları vardır. Onlar cinli değildir. Onlarla irtibata girmek için belli şeyler yapmak gerekir. Bir de sufilerin manevi hallerinde vardır bu. Normalde, اَمَّرُ الْاِلَيْوَ مَمُ الْهُمَ مُتْمَعِنَّ رَادِيَيَةِ geçince, 5. esmaya geçince, artık o böyle varlıklar ona tanıttırılmaya başlar. سَيْرِ سُلُوكُ وَارِسَةٍ Seyr-i Süluk’u onun 5. esmaya kadarsa göstermezler. 5. esten sonra doğru gidecekse, o normalde varlıklar ona tanıtırılır.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1920. Beyt: Beytullâh’ı Tavâf, Hz. Muhammed’in Nûrâniyeti

Hz. Muhammed’in Nûrâniyeti nedir?

Hz. Muhammed Mustafa’nın peygamberliğinin yüceliğini gösterdi. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in yüceliğini kendi velilerine kendi dostlarına gösterdi. Dedi ki ey velilerim, ey dostlarım, ey benim has kullarım. Muhammed Mustafa’yı ben böyle sevdim. Ona sınır koymadım. Ona sınır koymadım. O şehadet alemini de, melekut alemini de geçti. Lef-i muhafuzu da geçti. Kürsü’ü de geçti. Kalemi de geçti. Hepsini de geçti. Bizce meçhul, aklımızın alamayacağı bir hale büründü. İki yay arası kadar. Mesafeye geldi.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1920. Beyt: Beytullâh’ı Tavâf, Hz. Muhammed’in Nûrâniyeti

Varlıkların sınırları neden vardır?

Hepsi de hapis hayatı yaşar. Kendi sınırlarının dışına çıkamaz. Bir melek kendi sınırının dışına çıkamaz. Büyük melekler de olsa onlar kendi sınırlarının dışına çıkamaz. Örnek Cebrâîl aleyhisselâm’dır. Miraç hadisesinde belli bir sınıra kadar gitmiştir. Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve selleme demiştir ki Ya Resulallah bundan sonra sen kendin gideceksin bu yolu. Benim sınırım buraya kadar. Bakın Cebrâîl aleyhisselamın sınırı melekut âleminin en yüce noktasıdır ki onun da sınırı oradadır. Melekut âleminin. O zaman Hz. Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri şehadet âleminden çıkıp melekut âlemini de geçmiştir. Melekut âleminin son sınırı olan Cebrâîl aleyhisselamın oraya kadar gitmiş. Oradan da melekut âleminin ötesine. Melekut âleminin ötesine geçmiştir. Bu Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sınırının olmadığını gösterir. Bu manada. melekutun da üstünde bir haldir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1920. Beyt: Beytullâh’ı Tavâf, Hz. Muhammed’in Nûrâniyeti

Hz. Muhammed’in nuraniyetiyle varlık nasıl ilişkilidir?

Varlığın tamamı onun kendi nuraniyetinden yaratılmıştır. Hâlâ da onun nuraniyetinden yaratılır. Çünkü varlığın tamamı etle, varlığın tamamı etle bütün varlığın üzerine geçirdi. Üzerine getirdi. Ben o yüzden diyorum sınırsızlığa yakın. Sınırsız dersem Allâh’la iş derdi suçamak. Haşa. Ama bu manada gönül olarak Allâh’a hiçbir şeyin geçmesi mümkün değil. Ama desem ki böyle sınırsızlık noktasında böyle atbaşı derler ya, böyle desem ki Allâh Resûlü bir adım geride. Biz bir adım bile çok onda. Özür dilerim.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1920. Beyt: Beytullâh’ı Tavâf, Hz. Muhammed’in Nûrâniyeti

Hz. Muhammed’in sınırlarını neden geçebilmesi önemli?

Hz. Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri şehadet âleminden çıkıp melekut âlemini de geçmiştir. Melekut âleminin son sınırı olan Cebrâîl aleyhisselamın oraya kadar gitmiş. Oradan da melekut âleminin ötesine. Melekut âleminin ötesine geçmiştir. Bu Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sınırının olmadığını gösterir. Bu manada. melekutun da üstünde bir haldir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1920. Beyt: Beytullâh’ı Tavâf, Hz. Muhammed’in Nûrâniyeti

Varlıkların sınırlarını geçmek için ne gerekir?

En büyük kuvvet Allâh’tır. Onun haricinde çıkmaları mümkün değil. Mahpus. Rabbim bizi kendi dairesinde bizim insani dairede hür olanlardan eylesin. Haklarınızı helal edin. Biraz gecikiyoruz böyle kendimizce. O yüzden de hakkınızı helal edin.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1920. Beyt: Beytullâh’ı Tavâf, Hz. Muhammed’in Nûrâniyeti

Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî Allâh Sesi nedir?

2024 Sohbeti #69 — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî Allâh Sesi

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

İbrahim a.s. neden İsmail a.s.’i kurban etmiştir?

İbrahim a.s. kendisi dua ediyor, kendi duasına göre ne yapacak? Kendi duası var çünkü. Bana diyor bir erkek evlat verirsen sana kurban edeceğim bunu diyor. Sana kurban edeceğim deyince bu sefer İbrahim a.s. İsmail’i ne yapıyor? Kurban etme yoluna gidiyor. Ve çocuk büyüyor, Âyet-i Kerîme uzun ve çocuk büyüyor. Ondan sonra büyüyünce koşacak, tabiri caizse 7 yaşına gelince müfessirler öyle söylüyorlar. Ne yapıyor? O da onu kurban etmeye götürüyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

İbrahim a.s. ve İsmail a.s. nerede kurban etmeye gitmişlerdir?

İbrahim Mısır’a doğru yola çıktı. Mısır’a doğru yola çıkınca İbrahim yanında Sağrı annemiz de var. Çünkü Sağrı annemiz de kendine ateş attı. İbrahim ateşe atılınca. İbrahim ateşe atılınca Sağrı annemiz de ateş attı kendini. Bu sefer ateşten Sağrı annemiz de beraber çıktılar. Sağrı annemiz öylesine bir anne. İbrahim aleyhisselama aşık. Öyle şimdikiler gibi seviyorum demesi bir sandviç yiyince kadar değil. Kadın erkek. Şimdi menfaate dayalı sevgilerimiz. Şimdi sevgilerimiz nefsimize dayalı, heva evesimize dayalı. Öyle ateşe atanını görmedik daha hiç.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

İbrahim a.s. ve İsmail a.s. kurban etme sürecinde ne tür bir olay yaşanmıştır?

O zaman şeytan geldi küçük orta büyük şeytan. Önce İsmail’e dedi baban seni bak kurban etmeye götürüyor yapma dedi. Özür dilerim önce Hacer’e geldi. Hacer dedi kurban olsun. Allâh’a her şey. Ondan sonra İsmail’e geldi. İsmail de dedi kurban olsun hepsi de şeytana taş attı. Hem Hacer attı hem İsmail attı. Ondan sonra da kim attı? Ondan sonra İbrahim büyük şeytana attı taşı. Ve nereye gitti? Kurban kesilecek yere gitti. Şimdi hacıların kurban kestiği yer. Oraya normalde İsmail’i yatırdı. Bir sürü bununla alakalı rivayet var. Bıçak kesti, kesmedi, şu oldu bu oldu. Sufilerin rivayeti güzel. Bıçak kesti, fıtrat o. Et kesildi, fıtrat o. Ama kesilen yer arkadan hamur gibi bitti işte. Şeyhim öyle derdi hamur derdi.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Cenâb-ı Hak bir kuluna vasıtasız vahy ediyor mu?

Cenâb-ı Hak bir kuluna vasıtasız vahy ediyor. Peygamberlerine vasıtasız vahyettiği gibi mümin kimselerin de rüya üzerinden vahy ediyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Müminin rüyası neden haktır?

Müminin rüyası haktır. Hadîs-i şerifte diyor ki o salih insanların görmüş olduğu rüyalar yalan olamaz.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Peygamberlerin vahyine ne tür bir vasıta kullanılır?

Peygamberlerin vahyine Cebrâîl aleyhisselamı elçi olarak vasıta kullanılır. Cebrâîl aleyhisselam vasıtasıyla Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin gönlüne ilahi kelam vahyedilir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Hz. Muhammed Mustafa’nın peygamberliği nereden bilinir?

Hz. Muhammed Mustafa’nın peygamberliği henüz daha ilan edilmeden önce varlık, taş, ağaç, yaprak, çiçek, hayvanat, mevcudat onun peygamber olacağını bilirler ve ona salatu selamlar okunur, ona meti senalar ederler, ona dualar ederlerdi.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Cenâb-ı Hak’ın vahyine ne tür üç tür vardır?

Cenâb-ı Hak’ın vahyine üç tür vardır. Birinci tür: rüya üzerinden vahy. İkinci tür: bir perdenin arkasından, bir sütrenin arkasından vahy. Üçüncü tür: elçi vasıtasıyla vahy.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Cenâb-ı Hak’ın vahyine elçi vasıtasıyla ne anlama gelir?

Elçi vasıtasıyla vahy, Cebrâîl aleyhisselamı elçi olarak peygamberlerine ilahi kitapları vahy etmesidir. Bu da üçüncü vahyi hali olarak kabul edilir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Hz. Muhammed Mustafa’nın peygamberliği nereden başlar?

Hz. Muhammed Mustafa’nın peygamberliği henüz daha ilan edilmeden önce varlık, taş, ağaç, yaprak, çiçek, hayvanat, mevcudat onun peygamber olacağını bilirler ve ona salatu selamlar okunur, ona meti senalar ederler, ona dualar ederlerdi. O yüzden o peygamberin şanını şerefini, o peygamberin mukaddesatlığını, o peygamberin mucizelerle donatıldığını görmeyenler o yüzden küfür ehlidir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Müminin rüyası neden Peygamberliğin 46 parçasından birisidir?

Müminin rüyası Peygamberliğin 46 parçasından birisidir. Buhârî’nin rivayetinde ilave var. İlavesi şu, Peygamberlikten cüz olan şey yalan olamaz. Hadîs-i Şerîf. Peygamberlikten cüz olan bir şey yalan olamaz. müminin rüyası haktır.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Cenâb-ı Hak’ın vahyine rüya üzerinden vahy ne anlama gelir?

Cenâb-ı Hak’ın vahyine rüya üzerinden vahy, bir kulun rüyasında doğrudan vahy alması anlamına gelir. Bu tür vahy, mümin kimselerin de rüya üzerinden vahy edilmesiyle mümkündür.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Dünya ve göklerin yapısı nasıl açıklanır?

Dünya 7 göktür. Bütün gezegenler 7 kattır. Güneş de 7 kattır. Ay da 7 kattır. Merih de 7 kattır. Yıldızlar da 7 kattır. Her şey 7 katın üzerine kuruludur. Saman yolu da 7 kattır. Sema da 7 kattır. 1. Sema, 2. Sema, 3. Sema, 4. 5. 6. 7. Sema. Ve Cenâb-ı Hak diyor ki her semayı kendilerine ait hususları vahyettik. Her semaya ve her semanın zerresine kadar Ve her semada yaşayan varlıklara kadar 1. semada yaşayan varlıklar ayrı, 2. semada yaşayan varlıklar ayrı 3, 4, 5, 6, 7 yaşayan varlıklar ayrı 1. semanın melekleri ayrı 2.si, 3.si, 4.si, 5.si, 6.si, 7.si ayrı Şeytan 7 kavim hepsinin de görevleri farklı. Cinliler 7 kavim bunların hepsini de göklerde yaşama var.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Cenâb-ı Hak, Musa’nın annesine ne vahyetti?

Cenâb-ı Hak, Musa’nın annesine vahyetti. Ta haayet 36. Allâh şöyle dedi, Ey Musa, dilediğin sana verildi. Cenâb-ı Hak Musa’ya diyor, direk dilediğin sana verildi. Ayet 37, biz sana bir kere daha lütufta bulunmuştuk. 38, bir zaman biz annene bazı hususları vahyetmiştik. 39, ona şöyle demiştik ki, Musa’yı sandığa koy, Nil Nehirine bırak da nehir onu kıyıya vursun. Onu benim de, onun da düşmeni olan biri alsın. Seni sevimli kıldım ki muhafaza altına yetişesin.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Musa Aleyhisselâm’ın annesine vahyeden neyin verildiği anlatılıyor?

Musa Aleyhisselâm’ın annesine de vahyetti. Aynı şekilde İbrahim’in annesine de vahyetmişti Cenâb-ı Hak. Ne yapıyordu Nemrut? Bütün erkek çocuklarını kılıçtan geçiriyordu. Ne yaptı? İbrahim’in annesine de vahyetti. Doğar doğmaz onu şu an ki insanların turistik ziyaret yaptığı, onu mağaraya götürdü, onu oraya bıraktı. Onu Allâh’ın vahyetmesiyle yaptı.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Hz. Meryem’e vahyeden neyin verildiği anlatılıyor?

Demek ki Cenâb-ı Hak Meryem’e de vahyetti. Ve Meryem’e nasıl davranacağını da vahyetti. Harf harfine vahyetti. Meryem bir hurma ağacının kuru bir hurma ağacı. Kuru. Dalında budanda yeşillik yok, dalında budanda bir meyve de yok. Kup kuru bir hurma ağacı. Kup kuru. Onun dalını sallıyordu, sallayınca da hurmalar dökülüyordu. Tazecik. Tazecik. Ve onunla rızıklanıyordu. Kur’ân-ı Kerîm bize bu tip vahyilerden bahsederken bir vahyi penceresi daha açar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Şeytan ve insanlar ne şekilde vahyin içine karışır?

Bazen şeytanların da ve insanların da vahyinden bahseder. Şeytanların ve insanların diyorum. Enam 112. Sana yaptığımız gibi her peygamber için de insan ve cin şeytanlarından düşmanlar yaratmıştık. Bunlar birbirlerini aldatmak için süslü sözler fısıldarlar. Bunlar birbirlerini aldatmak için süslü sözler fısıldarlar. Eğer Rabbin dilemiş olsaydı bunu yapamazlardı. Onları iftiraları ile baş başa bırak. Enam 113. Bir de ahirette iman etmeyenlerin kalpleri o süslü söze meyletsin. Ondan hoşlansın ve işleyecekleri suçu işlesinler diye böyle yaparlar. Ama enam ne oldu? Bir vahyi daha çıktı orta yere. Bu ne? Şeytan ve insanlar. Bunlar ne yapıyorlar? Bunlar da senin kalbine vahye ediyorlar. Şeytan ne yapıyor? Senin kalbine vesvese veriyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Şeytan ne şekilde Müslümanları kışkırtır?

Şeytan ne yapıyor? Senin kalbine vesvese veriyor. zaman zaman Allâh affetsin büyüklenmek için söylemiyorum. Cenâb-ı Hak büyüklenmekten muhafaza eylesin. Diyorum ya yeryüzünde dolaşan şeytanlaşmış insanlar vardır. Bu şeytanlaşmış insanlar şeytanın vazifesini yaparlar. Senin kalbine vesvese koyar. Seni Kur’ân ve sünnet yolundan uzaklaştırmak için, seni hakikatten uzaklaştırmak için senin kalbine vesvese koyar. bunlar da vahyin içinde. Bakın bunlar da vahyin içinde. O zaman şeytan da insana ne yapıyor? Vahy ediyor. Kime? Dostlarına. O dostları kime vahy ediyor? Müslümanların kalbi sağlam olmayanlara. Kalbi sağlam değil. Kalbi sağlam değilse ona vahy ediyor. Ona süslü sözler söylüyor. Ona dünya hayatını süslü gösteriyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Müslümanlar ne şekilde dünya hayatını süslü göstermekten korunmalı?

Yaz geliyor, plajlara akalım. Bir çimildeyelim, çipildeyelim. Bu da bizim hakkımız. Tatlı geliyor. O Müslümanların da hakkı. Denize girecekler, orada yüzecekler. Tabii olmadı soyunup soğana çevirilecekler. Olmadı gidecekler en lüks. Otellere. Bir de onu diyecekler Müslümanlar yapmasın mı? Tabii gidin beş boyunuzlu değil yedi boyunuzlu otellerde zaman geçirin. Gidin hiç kimsenin görmeyeceği koylar bulun. Yaz geldi. Kimse görmeyecek sizi. Hadi orada soyunun, dökünün. Hadi oralarda da çimildeyim biraz. Hadi götürün eşlerinizi kızlarınızı. Giydirin bikinileri. Dolaştırın orada tabii. Herkes çıplak nasıl olsa orada. Ne olacak ki? Üzüm üzüme baka baka bakar. Çıpla çıpla bakara baka kafir olur gider. Tabii. Meyledin dünyanın o tatlı, şatafatlı, gösterişli, tantanalı, şantanalı hayata. Meyledin. Şeytanın işi bu. Hadi biraz israf edin. Hadi biraz gösteriş yapın. Hadi biraz böyle yüksekten atın. Hadi gidin biraz marka budalası olun. Hadi gidin biraz marka ahma olun. Hadi gidin lüks restoranlarda bilmem nereye kuş konmaz bilmem ne yiyin. Gidin ismini bilmediniz yemekleri yiyeceğiz diye uğraşın. Selfiler yapın oradan. Yediklerinizi gösterin.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî

Silsileye saygı nedir?

Silsileyi kırmak — Mürşid’i kırmak bütünü silsileyi kırmaktır; Manevî Bağ Tehlikesi. Sen onu kırarak bütün silsileyi kırmadın mı zannediyorsun? Sen onu incitince bütün silsileyi incitmedin mi zannediyorsun? Sen onu bir laf söyleyince bütün silsileye laf söylemedin mi zannediyorsun? Hem düzeyde bir laf söyleyince bütün silsileye laf söylemedin mi zannediyorsun?

Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Nisâ 4/86 Selâm Verme Âdâbı, Dervişin Sünnet’i ve Silsileye

Dervişin sünnet’i nedir?

Dervişin sünnet’i, Kur’ân Sünnet mücadelesi veren garip bir kulum. Ben kendimi böyle tanımlıyorum. Birisi şeyh görmüş. Allâh razı olsun görenden de görmeyen de. Öbürü ki şunu görmüş, öbürü ki bunu görmüş. Eyvallâh. Öbürü ki sevmiş, öbürü ki aşık olmuş. Öbürü ki nefret ediyor, öbürü ki düşmanlık yapıyor. Eyvallâh. Hiç umurumda değil.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Nisâ 4/86 Selâm Verme Âdâbı, Dervişin Sünnet’i ve Silsileye

Hz. Adem ve Hz. Muhammed arasında ne benzerlik vardır?

Hz. Adem babamız, zahirde çünkü babamız odur. Hz. Âdem ve Hz. Muhammed: Manevî Babalık ve İnsana Verilen Emânet Manada Hz. Muhammed Mustafa’dır. Hz. Adem bu emaneti üzerine aldı. Örnekliyim ben bunu böyle. Öğlen namazı vaktinde bunu aldı. İkindi namazı vaktinde hata yaptı. Yaklaşma denilen alana yaklaştı. Yaklaştı. Alan. Yok ağaç mıdır, yok buğday mıdır. Yaklaşma denilen yere yaklaştı. Emanet neydi? Emanet. Ben her şeyi bağlarım ya. İlmel yakin, aynel yakin, hakkel yakin. Hepinize malum. Kur’anî tabirdir. Emanetin ilmel yakini. İlmel yakin emanet. Bu nedir? Kur’ân ve sünnetin belirlediği, şeriatın emrettiği, dini işlerdir. Emanettir bunlar Müslümanlar, müminlerin üzerine. Şeriatın belirlediği kaideler emanettir. Bütün kaideler. Ve bunların gözetilmesi ve gözetilirken bu bütün emanetlerin haklarının yerine getirilmesi ve Cenâb-ı Hak’ın mükellef ettiği bütün dini vecibelerin yerine getirilmesi emanettir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr

Emaneti nasıl aktarmak gerekir?

Müslümanlar, müminler bu emanetleri kendilerinden sonra gelecek olan silsilelere doğru bir şekilde aktarmakla mükelleftirler. Sen onu aktarmakla mükellefsin. Vel-Asrî de ne dedi? Hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna dedi. İman edeceksin, salihamel işleyeceksin, hakkı ve sabrı tavsiye edeceksin. Sen birinci derecede ehline, eşine, çocuklarına bu emaneti tebliğ edeceksin. Birinci derecede sen şeyhsen, mürşidsen birinci derecede bu müritlere bunları emanet edeceksin. Emaneti yerine getireceksin. Babasan babalığını yapacaksın, çocuklarını emaneti yerine getireceksin. Emaneti onlara öğretmez, yerine getirmezsen dost doğru babalık yapma. Sen liman babası bile değilsin.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr

Dervişlerin ilmel yakin emanetini nasıl öğretmek gerekir?

Bu ilmel yakin emanet. İkincisi ne? Emanetin ikincisi. Aynı lakin emanet. Bu da nedir? Bu dervişleri ilgilendiren bir emanettir. Burası sufi yolunda yürüyenleri ilgilendiren emanettir. Sen mürşidsen o koltuğa oturduysan sen dervişlerine muhabbeti anlatacaksın, aşkı anlatacaksın, ilahi cezbeyi anlatacaksın. Onlara o birinci emanet mertebesini anlatacaksın. Onlar ikinci emanet mertebesi olarak, ayn-el yakin halini meyva olarak yiyecek. O ilmel yakin emaneti yaşayacak ki doğru bir mürşide intisâb ettiyse ve üstadını dinliyorsa, üstadına tabi ise, şeriatı garranın emrettiği o emaneti müritlerine yaşatacak ki o ayn-el yakin derecede aşk hallerini, muhabbet hallerini, ilahi cezbe hallerini, ilahi varidad hallerini o kimseler meyve olarak yaşayacaklar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr

Emanetin ikinci derecesi nedir?

Emanetin ikincisi. Aynı lakin emanet. Bu da nedir? Bu dervişleri ilgilendiren bir emanettir. Burası sufi yolunda yürüyenleri ilgilendiren emanettir. Sen mürşidsen o koltuğa oturduysan sen dervişlerine muhabbeti anlatacaksın, aşkı anlatacaksın, ilahi cezbeyi anlatacaksın. Onlara o birinci emanet mertebesini anlatacaksın. Onlar ikinci emanet mertebesi olarak, ayn-el yakin halini meyva olarak yiyecek. O ilmel yakin emaneti yaşayacak ki doğru bir mürşide intisâb ettiyse ve üstadını dinliyorsa, üstadına tabi ise, şeriatı garranın emrettiği o emaneti müritlerine yaşatacak ki o ayn-el yakin derecede aşk hallerini, muhabbet hallerini, ilahi cezbe hallerini, ilahi varidad hallerini o kimseler meyve olarak yaşayacaklar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr

Emanetin üçüncü derecesi nedir?

Bir mürşid müritlerine hak-kel yakin emaneti de öğretmekle mükelleftir. Çünkü mürşidin üzerindeki hak-kel yakin hali onun kendi hali değildir. Onun kendisinin malı da değildir. Onun için o anlatılmaması gereken bir şey değildir. O hak-kel yakin ilmidir. Onu da ehline anlatmakla, öğretmekle mükelleftir, emanettir. Çünkü burası vasıtasız. İyi dinleyin. Burası vasıtasız, perdesiz, feyzi ilahi denilen hal ile hallenmektir. ilm-i ledünden almaktır, vasıtasız. Ve bu hal, bu fakirin sözüdür. Öyle kabul edin. Vehbidir. bu çalışmanın neticesinde olacak bir şey değildir. Bu direkt Allâh’ın lütfu, ikramı, ihsanı Cenab-ı Hakk’ın meccanen verdiği bir feyzi ilahidir. Bu vasıtasıdır. Bu hale gelen bir mürşid bunun da ahvalini, bunun da tecelliyatını müridlerine anlatmakla yükümlüdür. Çünkü bu da emanetin haslıdır. Emaneti hassadır. Eğer mürşidin bunlardan haberi yok ise onun üstadlık taslaması da kendi nefsinde küfürdür.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr

Emanetin haslı nedir?

Emaneti hassadır. Eğer mürşidin bunlardan haberi yok ise onun üstadlık taslaması da kendi nefsinde küfürdür.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr

Mürşidin üstadlık taslaması ne anlama gelir?

Eğer mürşidin bunlardan haberi yok ise onun üstadlık taslaması da kendi nefsinde küfürdür.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr

Sahâbe’nin Bey’atı ve Sünnet’e Bağlılık ne anlama gelir?

Hazret-i Peygamber’e biat ettiler, hatta biat ettikten sonra bir daha biat ettiler, sözlerini bozmadılar. Sözlerini bozmadılar. Dervişin hası sözünü bozmayandır. Dervişin hası. Ben bazen derim ya, neler yaşadık gördük biz. Cenâb-ı Hak lütfetti, dimdik durduk. Birinci emanete herkes tabi olacak. Allâh bizi onlardan eylesin.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr

Mü’minin Tarîhî Mîrâsı nedir?

Hazret-i Peygamber’e biat ettiler, hatta biat ettikten sonra bir daha biat ettiler, sözlerini bozmadılar. Sözlerini bozmadılar. Dervişin hası sözünü bozmayandır. Dervişin hası. Ben bazen derim ya, neler yaşadık gördük biz. Cenâb-ı Hak lütfetti, dimdik durduk. Birinci emanete herkes tabi olacak. Allâh bizi onlardan eylesin.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr

Müridin müridliği ne demektir?

Müridin müridliği de, müridin müridliği birinci emanet, anlattığım ilmel yaqin emanetlere sahip olması, bunları üzerinde tecelli ettirmesidir. Verdiği sözünde durmak, bir üstadın elinden tutmuşsun, otur oturduğun yere. Hangi ilminle onu kıyaslayacaksın? Şüphen varsa bırak git. Hakkındır. Ama bir türlü Peygamberi görüp de iman etmeyenlerden veya hatta üstadın dediği gibi, pirin dediği gibi, veliyi görmüşsün ama ders almamışsın, tabi olmamışsın, ders almışsın, dinlememişsin. Dervişler birinci emaneti yerine getirmek ve onu gelecek kuşaklara anlatmakla mükelleftir. O zaman farzlara riayet edecek, haramlardan uzak duracak, nafilelerle Allâh’a yaklaşacak, üstada vermiş olduğu sözleri bozmayacak. Sahâbe öyle yaptı.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr

Hz. Âdem ve Hz. Muhammed (Manevî Babalık) nedir?

Hz. Âdem aleyhisselâm — Bakara 2/30-39; A’râf 7/19-25; Tâhâ 20/115-123; «Âdem fi’l-arzi halîfen» (Bakara 2/30); Hz. Muhammed Mustafâ’nın «manevî baba» olması — Sûfî tâbiri — Mevlânâ, Mesnevî 1. Defter («O hep yenilenir»); İmâm Rabbânî, Mektûbât 1. cilt 121; «emânet» — Ahzâb 33/72; modern okuma — Bediuzzaman, Sözler 23. Söz.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr

Sahâbenin Bey’atı ve Sünnet’e Bağlılık nedir?

Eyyühe’llezîne âmenû ekîmû’s-salâte ve âtû’z-zekâte ve eti’û’r-Resûl» (Bakara 2/43, 83, 110); Hz. Peygamber’e bey’at — Buhârî, Ahkâm 43; Müslim, İmâra 41-43; «Bey’atü’r-Rıdvân» — Feth 48/18; «Akabe Bey’atları» — İbn Hişâm, es-Sîre ; modern bey’at tatbîki — Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu ; «sünnet’e bağlılık» — Şâtıbî, el-İ’tisâm .

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr

Hazret-i Hüseyin Efendimizin şehit edilmesinde hata var mı?

Hazret-i Ali Efendimizin de hatalarının olduğu bu meselede Hazret-i Hüseyin Efendimizin şehit edilmesinde Hazret-i Hüseyin Efendimizin de hatalarının olduğu gibi bazı böyle eleştiriler son dönemde şu olmaya başladı. Ben bunu sormak istiyorum. Bu bir projemi ümmetin içerisindeki ehlibeyt sevgisini zedelemeye yönelik bir algımı bir de ümmet Muhammed’in içerisindeki bu ehlibeyt sevgisi zedelenirse ümmet Muhammed’e ne gibi bir zarar olabilir bu konuda bilgi verir misiniz? Size iki şey bıraktım. Sımsık yapışırsanız sapıtmazsınız. Delalete düşmezsiniz. Kurtuluşa erersiniz. Bu birincisi Allâh’ın kitabı Kur’ân. Kur’ân ikincisi ehlibeytimin yoludur.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Aşı Tavsiyesi, Hac İhdâsı, İngiliz Etkisi ve Şeyh Efendi’nin

Hazret-i Hüseyin Efendimizin hataları neden eleştirilir?

Dedem hatta daha ilerisine söylüyorlar. O da, onun hataları vardı derken şunu da ilave ediyorlar. Mevcut sisteme karşı geldi. mevcut sisteme karşı gelmek demek bayi statüsünde demek. Bayi olunca o kimse aslında küfrüne fetva veriyor. Orada saklı gizli olan örtükleri şey bu. Bir kimseye sen bayi dersen bayinin öldürülmesi hak oluyor. Bayinin öldürülmesi hak olunca nereden onun bayiliği hak oldu? Küfre düştü. O yüzden öldürüldü. Aslında onu küfürle suçluyor. Ama küfürle suçlamış olsa oyun tezgah meydana çıkacak. Oyun tezgah meydana çıkmasın diye haktanmış gibi görünüp onun da hataları kusurları vardı. o Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye aykırı olan devlet başkanını seçimine itiraz etmeyecekti. ilk atanmış devlet başkanı Muaviyenin oğlu Yezid’dir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Aşı Tavsiyesi, Hac İhdâsı, İngiliz Etkisi ve Şeyh Efendi’nin

Ademoğlu cihana sığmaz mı?

Ademoğlu cihana sığmaz. normalde genel olarak baktığımızda Ademoğlu cihana sığmaz. dünyaya sığmaz. Veya da varlığa tamamiyetle, varlığı da içine alsak varlığa sığmaz.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost

Hemdem kelimesi ne anlama gelir?

Hemdem, Farisiçeden bize geçmiş. Birlikte zaman geçirilen dost, arkadaş, haldeş, dildeş. Bu normalde hemdem denilince arkadaştan daha derin dost. Bu normalde bizim dilimize dost olarak geçmiş. Ama Farisiçede baktığımızda daha geniş, muhtevalı bir nokta.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost

Peygamberin manevi halinin tesettürü nedir?

Peygamberin manevi halinin tesettürü, bir peygamber kızının tesettürüdür. Bir peygamber torunun Ehlibeyit’in tesettürüdür bu. Bir peygamber eşinin tesettürüdür. Bir peygamber kızının tesettürüdür. Bir peygamber torunun Ehlibeyit’in tesettürüdür bu.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost

Ümmet-i Muhammed’in Kurtuluşu için ne yapılması gerekir?

Siyonistleri ve Masonları dağıtsın. Doğu Türkistan’a özgürlük nasip eylesin. Bütün ümmet-i Muhammed’e özgürlük nasip eylesin. Ümmet-i Muhammed’i kafirlere karşı tek vücut hale getirsin. Kafirleri dağıtsın. Kafirleri perişan eylesin.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1975. Beyt: Mîrâc Zirvesi, Modern Dejenerasyon ve Ümmet-i

Hayvani ruh nedir?

Hayvani ruh genel olarak insanların o kişinin temelli iç güdülerine ve tabirimi hoş görün ilkel dürtüleri olur insanların. Bunlar hepsi de hayvani ruhla alakalıdır. Ve hayvani ruh genel olarak insanın hayatta kalması, beslenmesi, çok özür dilerim, cinsel ilişkisi ondan sonra normalde bu tip iç güdüleri devamlı dürtükleyen bir şeydir, hayvani ruh.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1975. Beyt: Mîrâc Zirvesi, Modern Dejenerasyon ve Ümmet-i

İnsani ruhun ne işe yaradığı?

İnsani ruh, insanı değerli kılan. Bu normalde hayvani ruhun veya nefsani ruhun öne çıktığı kimselerde bakın nefsani ruh, hayvani ruhla birleşir de bu böyle insani ruhu baskın, baskı altında tutar. Bakın, baskın olurlarsa hayvani ruh, nefsani ruh, bitkisel ruh, insanı ruhun üzerinde baskı yaptı.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1975. Beyt: Mîrâc Zirvesi, Modern Dejenerasyon ve Ümmet-i

Hayvani ruhun baskın olduğu bir kimsenin durumu nasıl olur?

Bakın, bunlardan kurtulur. Artık o din, ahlak, medeniyet, kültür bunlardan normalde hepsinin de dışına çıkar. Ve bu manada o kimseler Âyet-i Kerîme’de heva ve hevesini, nefsini, heva ve hevesini ilah edineni gördün mü noktasında o kimse o nefsaniyetini, o hayvaniyetini artık ilah edinmiş olur. Ne tarafa o çekerse o tarafa doğru gider çünkü nefsani ve hayvani ruh onda baskıladı, onda baskın oldu.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1975. Beyt: Mîrâc Zirvesi, Modern Dejenerasyon ve Ümmet-i

Hayvani ruhun baskın olduğu bir kimsenin ruhuna ne olur?

Bakın, baskın olurlarsa hayvani ruh, nefsani ruh, bitkisel ruh, insanı ruhun üzerinde baskı yaptı. Baskı yapınca o normalde medeniyetmiş, ahlakmış, kültürmüş, utanmaymış, arlanmaymış. Bunlardan kurtulur o kimse. Bakın, bunlardan kurtulur. Artık o din, ahlak, medeniyet, kültür bunlardan normalde hepsinin de dışına çıkar. Ve bu manada o kimseler Âyet-i Kerîme’de heva ve hevesini, nefsini, heva ve hevesini ilah edineni gördün mü noktasında o kimse o nefsaniyetini, o hayvaniyetini artık ilah edinmiş olur.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1975. Beyt: Mîrâc Zirvesi, Modern Dejenerasyon ve Ümmet-i

Hayvani ruhun baskın olduğu bir kimsenin kalbi ne olur?

Kalbine haram yerleşti. Kalbine haram yerleşti. Kalbine haram yerleştiğince harama doğru koştu. Bu normalde o kimsenin hayvani ruhunun nefsani ruhunun baskın olduğunu gösterir. Bir kimse gözünü kırpmadan herhangi bir haramı işliyorsa gözünü kırpmadan hayvani bir şekilde.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1975. Beyt: Mîrâc Zirvesi, Modern Dejenerasyon ve Ümmet-i

Hayvani ruhun baskın olduğu bir kimsenin vücuduna ne olur?

Vücudu haramla beslenince harama doğru koştu. Onun vücudu çünkü haramla beslendi. Vücudu haramla beslenince harama doğru koştu. Onun kalbine haram yerleşti. Kalbine haram yerleşti. Kalbine haram yerleştiğince harama doğru koştu.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1975. Beyt: Mîrâc Zirvesi, Modern Dejenerasyon ve Ümmet-i

Mîrâc Zirvesi nedir?

Tanıdın mı, gördün mü, bildin mi, gittin görüştün mü, gittin konuştun mu, ekmeğini mi yedin, suyunu mu içtin, yanına gittin oturdun mu? Hayır. Ama ne dedin? Töpe attın onu. Aynı Ebû Cehl gibisin. Ne kadar çirkinsin ey Muhammed dedi. O da doğru söylüyorsun dedi. Öbür köyde dedi ki ne kadar güzelsin, ona da doğru söylüyorsun dedi. Neden? O kemalata erdi. Kemalata eren kimse karşıdakine baktı kendisini gördü. Kafir kafiri sevdi, münafık münafığı sevdi. Mümin mümini sevdi. Derviş dervişi sevdi. Sufi sufiyi sevdi. Sufi sufiyi sevdi. Aşık aşığı sevdi. Aşık aşığı sevdi. Dünyayı seven dünyayı seveni sevdi. Hovarda adam hovarda adamı sevdi. Her gece bir kadınla gidecek. Barcı adam barcıyı sevdi. Her gece bara gidecek çünkü. Ona bara gidecek insan lazım. Meyaneci adam meyaneciyi sevdi. Her gece meyaneye gidecek birisi lazım. Eğer bir de adam böyle yancıysa, kim götürecek adamı benim meyaneye ya bugün. Yancı çünkü. Gidecek orada iki dublaya içecek. Satıyor kendine iki dublaya. Örnek, herkes kendince birisini sevdi. Herkes kendince birini gördü, onu dost edindi kendine.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1975. Beyt: Mîrâc Zirvesi, Modern Dejenerasyon ve Ümmet-i

Modern Dejenerasyon nedir?

Onlar bir yerde toplandı. Herkes bir yerde toplanıyor. hacı haciyi Mekke’de buluyor. Derviş dervişi tekke’de buluyor. derler ya derviş dervişi tekke’de bulur, deli deliyi dakikada bulur derler. Dakikada bulur onu. E derviş dervişi tekke’de bulur. Derviş bakar böyle, şehrin içerisinde bir tane derviş varsa onun yanına gider bulursun manevi gözün açıksa. Bir tane vardır, o bir taneyi bulursun sen. Sünnettir mesela bu. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri bir beldeye girmezden önce orada bir mola verir. O beldeye bakar. Mesela beldede ezan okunuyorsa Erni’nin o tarafa doğru savaşa çıktılarsa gazaya o tarafa doğru gitmez de. Bende oldu molası bir hal vardır. Allâh affetsin kendimi orta yere koymak için söylemiyorum.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1975. Beyt: Mîrâc Zirvesi, Modern Dejenerasyon ve Ümmet-i

Ümmet-i Muhammed’in Kurtuluşu nedir?

Yeni bir yere gideyim oranın yüksek bir yerinden tutar, oraya doğru bir okurum ben. Makamlara bağışlarım. Ha derim ki bana burası hayırlısıysa nasip eyle yarabbi diye. Başım başım ağrımazsa bir rahatsızlık duymazsam iyi tamam burası uygun. Bazen öyle yer olur başım ağrır benim çatlayacak gibi zonklayacak gibi olur. Uzaklaşınca hemen geçiyor. Enteresan bir şey evet bazen öyle yerler vardır oraya giren insan manevi hastalığa düçar olur. Bilemezsin. Sen onu böyle anlayacak noktada değilsen oradan manevi hastalık alır gidiyor. Nasıl zahiri hastalıklar var karantinaya alınıyor ya öyle manevi hastalıklı olan yerler de vardır. Mesela Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e de bir vadiden geçerken çabuk olun diyor. Bu vadiden hızlı bir şey olur. Bu vakit bir şey olur. Bu vakit bir şey olur. Mesela Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e de bir vadiden geçerken çabuk olun diyor. Bu vadiden hızla geçin. Bu vadide daha önce bir sıkıntılı bir hal olmuş. Mesela kafir cinlilerin odaklandığı yerler vardır. Şeytanların odaklandığı yerler vardır. Şeytan odaklanır. Mesela deniz kenarları. Deniz kenarları. Şimdi herkes gider bir yazlık alır orada. Ne bileyim deniz kenarında bir villa alır. O sadı şerifte der ki şeytan otağını denize kurar. Her sabah olduğunda ilk önce deniz kenarlarını vurur şeytan. Evlatlarıyla, çocuklarıyla, avanesiyle. Bakın en çok bozulan yerler deniz kenarlarıdır. İnsanların en gevşek olduğu yerleri deniz kenarlarıdır. Din ve dianet deniz kenarlarında daha gevşektir. Daha gevşektir. İçinden muhakkak iyi insanlar çıkar, doğru insanlar çıkar ama deniz kenarlarıdır. Hadi şerifte de der ki siz deniz kenarlarına yurt edinmeyin. ilk su baskınları olacak olan yer orasıdır. Siz ovaları yurt edinmeyin. Siz ovaları yurt edinmeyin depremde ilk yıkılacak olan yerler orasıdır der. Kıyamete yakın. Şimdi insani ruha galip olanlar, insani ruh olarak galip olanlar da bir yerde toplanıyorlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1975. Beyt: Mîrâc Zirvesi, Modern Dejenerasyon ve Ümmet-i

Zikrullâh’tan Tat Alma ve Mü’minin Manevî Yenilenmesi nedir?

Hani gelir zikrullâh’a bunu böyle Allâh affetsin den sufilik yolunda hep gördük bunu. Allâh’ım ne güzel zikrullâh yapıyor. Harika. Çok hoşuma gitti. Çok güzel. Harika. Bir daha derse gelmiyor adam. Ama anlatıyor güzel anlatıyor. Gittim zikrullahlarına katıldım çok hoştu çok güzeldi. Veyahut da geldim sohbete katıldım çok güzeldi çok hoştu. Harika. Arkası gelmiyor ama bunun. Arkası gelmeyince o böyle bir şeker dudağına bulaştı. Tat aldı ama onu devam ettiremedi. Bunu böyle Çavuş, Zakir arkadaşlar birisine yolu dersi, sufili anlatan arkadaşlar daha iyi bir şey yapar. Zakir arkadaşlar birisine yolu dersi, sufili anlatan arkadaşlar daha iyi anlarlar. birisini yalvar, yakar, getirir derse. O derste de birisi böyle bir çıkıntılık yapmasın diye bir de dua eder kendi kendine. Hatta korur onu. Kimle görüştürmeyeyim. Bu filanca ağzının vavı yok lafını bilmez. Ondan uzak tutayım. Fişmanca. Ulan olur olmaz her şey laf söyler. Bunu geri tutayım. Ben yaşarım bunları. Yaşadıklarımı anlatıyorum ben. Ulan öbür kişi böyle dangadak, sanki kırk yıllık dervişmiş gibi senin getirdiğin insan. Bu işler böyle olmaz. Hal görmek lazım. Öbür kişi sorar abi hal ne ya? Ulan sana mı sorduk bu işlerin nasıl olacağını? Bir de onu korur, kollar o kimse mecbur. Öbür kide bakar şimdi böyle görüyor musun kimseyle görüştürmüyor getirdiklerini. Kendine derviş topluyor. Ulan sen bir tane getir. Sen de kimseyle görüştürme. O derdi dertle. birisi senin getirdiğine ayağını bastın onun, kırsın onu incitsin. Sen bir saçını başını yol onun kırıp incitenin boğazını sıkmak iste. Ama boğazını sık ama bir onu yaşa. Ama onun öyle bir derdi yok ki. O gelecek eski derviş ya oraya kaykılacak, oturacak. Her şeyi o bilecek. Her şeyi o bilir. Şeyhten fazla şeyhtir o. Şeyhten fazla şeyhtir. Şeyhin istemediğini o ister, şeyhin yaptırmadığını o yaptırır. Şeyhin söylemediğini o söyler. Tabii canım o biliyor her şeyi. Ömrümce ne çektiysem bu bilenlerden çektim. Dervişlik hayatımda ne çektiysem bilenlerden çektim. Dervişlik hayatımda ne çektiysem bilenlerden çektim. Şeyhten fazla şeyh, zakirden fazla zakir, çavuştan fazla çavuş. Çok biliyor. Her şeyi biliyor. Her şeyi biliyor. Onu bazen böyle zaman zaman şeyhefeninin üzerinden anlatıyorum onu. zannediyorlar herkes bu şeyhefeninin zamanında olmuş. Abdullah Efendi’nin zamanında değil. Bu her zaman var. Onun bilgisi şeyhten de fazla. Tabii şimdi de var ya. internetten iki âyet okuyor, o seni topa tutuyor. İki hadîs okuyor oradan, seni topa tutuyor. Sen hiçbir şey bilmiyorsun. O biliyor her şeyi. Öyle şimdi. Herkes de öyle oldu yani. Çocuklar babadan fazla biliyor, anneden fazla biliyor. O hale geldi. Ha tabii ya babası ne ki Allâh Allâh. Kafası mı çalışıyor? Annesi ne ki kafası mı çalışıyor ya? Veya kadınlar şimdi, kocaları kim ki ya? Kafaları mı çalışıyor? Ne tabi olacağım ki? O da erkek, o da erkek. Hiç önemi değil. Evde iki tane erkek var. Dövüşsün sabahtan akşama kadar. Tabii veya çocuklar kral olmuş. Aziz Şerif var ya, ahir zamanla alakalı.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1975. Beyt: Mîrâc Zirvesi, Modern Dejenerasyon ve Ümmet-i

Hz. Peygamber’in Mîrâcı nedir?

Hz. Peygamber’in Mîrâcı (27 Receb, Bi’set’in 11. yılı) — Buhârî, Bed’ü’l-Vahy 3, Salât 1; Müslim, Îmân 252-253 (162-163); İsrâ 17/1; Necm 53/1-18; «Sidretü’l-Müntehâ»ya yükselmesi — Müslim, Îmân 263 (168); Necm 53/14-18; sufî tasvîri — Sühreverdî, Hikmetü’l-İşrâk ; Necmüddîn Kübrâ, Fevâihü’l-Cemâl ; modern Mîrâc okuması — Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu ; Bediuzzaman, Sözler 31. Söz (Mîrâc Risâlesi).

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1975. Beyt: Mîrâc Zirvesi, Modern Dejenerasyon ve Ümmet-i

Kerbela olayı neden ümmet-i Muhammed’in acısını yaratmıştır?

Kerbela, malum kerbela denilince, ümmet-i Muhammed’in yaklaşık 1400 yıldır acısı, hicri 50. yıldan sonra, ne yazık ki ümmet-i Muhammed böyle bir acıyla tanışıyor. Bunun üzerine, tarihçiler kendilerince bu kerbela olayının tarihini kaleme alıyorlar. Bu hüznü dile getiren ağıtlar, değişler, bu manada hikayeler, tarihi notlar, bunların hepsini üst üste koyduğumuzda, acısı dinmeyecek. Yarası kapanmayacak bir yara.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Hüseyin Efendimiz kimdir?

Hz. Hüseyin Efendimiz, Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin, ehlibeytim dediği, iki torunundan birisinin şehit edilmesi. Kim hangi pencereden bakarsa baksın, kim bunu nasıl yorumlarsa yorumlasın, ortada upuzun yatan Hazret-i Hüseyin Efendimiz var. Ortada ehlibeytin çocuklarını şehit eden ve Hazret-i Hüseyin Efendimiz’i de şehit eden bir sistem var. Yezid ve avanesi.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Kerbela olayının tarihi nereden başlar?

Kerbela olayının tarihi Maviye’den başlıyor. Bunun daha da başlangıcına bakacak olursak, Maviye’nin babasından başlıyor. Sufyan’la Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri hiç anlaşamadığı gibi, Maviye’yle Hazret-i Ali raddellahu anh hazretleri hiç anlaşamamışlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Hüseyin Efendimiz’in şehit edilmesi kimin eliyle olmuştur?

Hz. Hüseyin Efendimiz’in şehit edilmesi Yezid’in eliyle olmuştur. Tabi orada kalmıyor. Emeviler, Ehlibeyt tekrar iktidarı ele geçirmek için, yeniden iktidarı zorlarlar diye Ehlibeyt’e baskıya başlıyorlar. Bu Emeviler yıkılınca kadar, hatta Abbasilerde de bu konuda sıkıntılar var.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Hüseyin Efendimiz’in şehit edilmesiyle ilgili hangi tarihsel olaylar yaşanmıştır?

Hz. Hüseyin Efendimiz’in şehit edilmesiyle ilgili Emeviler, Ehlibeyt tekrar iktidarı ele geçirmek için, yeniden iktidarı zorlarlar diye Ehlibeyt’e baskıya başlıyorlar. Bu Emeviler yıkılınca kadar, hatta Abbasilerde de bu konuda sıkıntılar var. Bu Ehlibeyt’in çilesi, normalde tabi Hazret-i Ali efendimizden başlıyor. İlk önce Muaviyye, Hazret-i Ali efendimizin halifeliğini kabul etmiyor. Halifeliğini kabul etmeyince ümmet ikiye bölünmüş oluyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi nedir?

Bunları böyle sıraladım ki Hazret-i Peygamber’i sallâllâhu aleyhi ve sellem hazretleri Hasan ile Hüseyin efendimizi sevmiş, onlara muhabbet beslemiş ve bu manada onları övücü, ümmet edici sözler kullanmış. Onlara kıymet vermiş hatta meşhurdur hutbe irade ederken Hasan ile Hüseyin mescide girmiş, inmiş hutbeden onları sevmiş. Demiş ki bir de âyet-i kerîme okumuş mal ve evlatlar dünya süsüdür sizin diye. Bunu da söylemiş ve hatta bir gün Cebrâîl aleyhisselâm ile görüşme yapacağı zaman Ümmü Seleme annemize diyor ki kapıda dur, kimseye katma içeri diyor. Ama Hasan ile Hüseyin dalıyorlar içeri o da onları durduramıyor. Durdurmuyor. Birisi bir dizine, birisi bir dizine oturuyor ve rivayet edilir birisinin dudandan öptüğünü, birisinin boynundan öptüğünü. Bu sefer de Cebrâîl aleyhisselâm der, Hasan-ı İt-Tahsin için zehirlenerekten öldürülecek, öbür gün de boynu kesilerekten şehit olacak der. Bunu Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin yüzüne söyler Cebrâîl aleyhisselâm ve o malum olay Kerbela’da tecelli eder. Tabi ondan önce Hazret-i Hasan efendimiz zehirlenir. Zehirlenir muaviye’nin hediye olarak gönderdiği bir cariyedir. Muaviye Hazret-i Hasan efendimiz’e hediye olarak bir cariye gönderir ve o cariye Hazret-i Hasan efendimiz’i zehirler. Sorarlar niçin zehirlediğini. Kıskandığımdan zehirledim der. Benden sonra bir başka bir kadına gitmesin diye der. O cariyedir. Cariye normal nikahlı eşi değildir. Nikahlı eşi olmamasına rağmen onu zehirler. Şimdi bunu emevi tarihçileri veya günün bu vakaya şahit olanlar muaviye’nin baskısı altında bu olayı çok fazla irdelemezler. Çünkü muaviye kendi saltanatını sağlamlaştırmak için ne kadar muhalif kimse var ise hepsinin üzerinde aşırı derecede baskı politikası uygulayan, parayla satın alınabilecek olanları, parayla satın alan, makamla satın alınacak olanları makamla satın alan bir idarecedir. Devlet idaresi açısından Hz. Ebu Bakür Ömer Osman Ali Radıyallâhu Anh Hazretlerinin çizgisini takip etmeyen, dikkat edin, ahşerî mübeşşerenin çizgisini takip etmeyen bir devlet başkanıdır. Böyle olunca muhalifleri sindirme, muhalifleri hatta yok etme, muhaliflerin üzerinde aşırı derecede her türlü entrika ve oyunu yapabilecek kapasitededir. Bir kısım hatta sahabeleri dahi para vererekten kendi safına alabilecek yapıda bir kimsedir. Tabii muaveye yaşlanır, yaşlanınca da henüz daha sağlığında hem saraydaki askerlerin ve bürokratların, emri altındaki valilerin, bürokratların ve askerlerin yezide biat etmelerini emreder. Ve emrinin altındaki bütün herkes yezide biat eder. Tabii önemli olan, o güne kadar hiç sesi soluğu çıkmayan ama bütün Müslümanların teveccühünü kazanmış, bu manada Müslümanların sevgisini kazanmış en önemli muhalif Hazret-i Hüseyin Efendimiz’dir. Hazret-i Hasan Efendimiz vefat etmezden önce Hazret-i Hüseyin Efendimiz’e bu minval üzerinde vasiyetler eder, sözler söyler.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi neden gerçekleşmiştir?

Hazret-i Hasan Efendimiz vefat etmezden önce Hazret-i Hüseyin Efendimiz’e bu minval üzerinde vasiyetler eder, sözler söyler. Öyle olunca normalde bunu çünkü bir yine tarihi bir kitapta Hazret-i Hüseyin Efendimiz’e olan tavsiyelerinden çıkardığım bir sonuç. Ona böyle tavsiye ediyor çünkü öyle tavsiye edince ve ehli beyt’in bu noktada devlet idare ederse, devlet idaresine girerse, o nübüvvet hareketini peygamberi hareketi yerli yerine tam manasıyla oluşturamayacaklarını, insanlara Kur’ân ve sünnet noktasında hizmet edemeyeceklerini anlar Hazret-i Hasan Efendimiz. Ve böylece emevi’lerle barış yapar. Bu barışın icdahını Hazret-i Hüseyin Efendimiz’e yapar. Ki böyle bir hareketin içerisine onun girmesini bir nevze önlemek istediğine inanıyorum. Çünkü sonu gören bir kimse baştan tedbirini alır. Takdiri değiştirir mi bu değiştirmez.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Osmân Şehâdeti olayı nasıl gelişmiştir?

Hz. Osman Efendimiz’in Şehâdeti (35H/656M): Çapulcuların Devlet Başkanını Şehîd Etmesi. Ben şimdi oradan önce notlarıma döneyim, öyle gideyim. Malum olay Kerbelada. Kerbelada Bağdat’ın 100 kilometreye yakın güneybatısında, Küfe’ye 70 kilometrede bulunan Fırat Nehri’nin kenarında bir bölge. Ve tarih boyunca da bu vaka Kerbela vakası olarak nitelendirilmiş. Fırat Nehri’ne uzak değil ama tam böyle çöl, çölün Fırat’ın çölden geçiyor, böyle Fırat Nehri’ne uzak değil hatta kıyı olarak da Fırat Nehri’ne kıyı bir yer. Ve Hazret-i Hüseyin Efendimiz babasının halifeliği sırasında, Hazret-i Ali Efendimiz’in halifeliği sırasında o da Küfe’ye gider, Küfe’ye yerleşir. Hazret-i Ali Efendimiz’in bütün gazalarına, bütün cihatlarına katılır ve Hazret-i Ali Efendimiz vefat ettikten sonra Hazret-i Hasan Efendimiz’in 6 aylık bir halifeliği vardır. Oradaki küfeli Müslümanlar, Hazret-i Hasan Efendimiz’e biat ederler. Muaviye, askerlerini zaten Muaviye’de, Hazret-i Ali Efendimiz’in zamanında da kendince hilafetini ilan eder, devlet başkanı statusundadır. Böylece Hazret-i Hasan Efendimiz de Muaviye ile anlaşır ve anlaşma noktasında Hazret-i Hüseyin Efendimiz her ne kadar bu anlaşmaya itiraz etse de şerhte koysa, Hazret-i Hasan Efendimiz halifedir. Halife biat etme noktasında Hazret-i Hasan Efendimiz’in bu barışını kabul eder ve Küfe’den Hazret-i Hasan Efendimiz’le beraber Medîne’ye göç ederler. Ve Hazret-i Hasan Efendimiz hilafet noktasında ehli beyt’e kalamayacağını, hilafetin kalmayacağını, bu benim kendi öngörüm. Kalmayacağını öngörmüş bir ferasete, bir ilmin ledirine sahip bir kimsedir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Hüseyn’in Kerbelâ Vâkıâsı nasıl gelişmiştir?

Öyle olunca normalde bunu çünkü bir yine tarihi bir kitapta Hazret-i Hüseyin Efendimiz’e olan tavsiyelerinden çıkardığım bir sonuç. Ona böyle tavsiye ediyor çünkü öyle tavsiye edince ve ehli beyt’in bu noktada devlet idare ederse, devlet idaresine girerse, o nübüvvet hareketini peygamberi hareketi yerli yerine tam manasıyla oluşturamayacaklarını, insanlara Kur’ân ve sünnet noktasında hizmet edemeyeceklerini anlar Hazret-i Hasan Efendimiz. Ve böylece emevi’lerle barış yapar. Bu barışın icdahını Hazret-i Hüseyin Efendimiz’e yapar. Ki böyle bir hareketin içerisine onun girmesini bir nevze önlemek istediğine inanıyorum. Çünkü sonu gören bir kimse baştan tedbirini alır. Takdiri değiştirir mi bu değiştirmez. Ve bu anlaşmadan dolayı Hazret-i Hüseyin Efendimiz Medîne’yi münevvere de hayatını devam ettirir. Hazret-i Hasan Efendimiz’in vefatından sonra da Yezid bu manada Muaviye henüz daha sağdır ve Muaviye bu noktada az önce dediğim gibi Yezid’e bir adını herkesin gerçekleştirmesi için baskı yapar. Ve zaman zaman Hazret-i Hasan Efendimiz vefat edince bir kısım Müslümanlar Hazret-i Hüseyin Efendimiz’e gelerekten hem babası Hazret-i Ali Efendimiz’in intikamını alması için hem de abisi Hazret-i Hasan Efendimiz’in intikamını alması için Hazret-i Hüseyin Efendimiz’e gelirler konuşurlar mektuplar gönderirler. Burası neden önemli? insanlar hem Muaviye’nin hem de Yezid’in yönetiminden rahatsızlar ama bir lider arıyorlar. O lider kendilerince Hazret-i Hüseyin Efendimiz ve Hazret-i Hüseyin Efendimiz’e bu noktada ona tabiri caizse baskı yapıyorlar. Muaviye’nin sağlığında Hazret-i Hüseyin Efendimiz’in hiçbir hareketi yok, hiçbir davranışı yok. Ve Hazret-i Hasan Efendimiz vefat ettikten sonra da Muaviye özellikle Hazret-i Hüseyin Efendimiz’e mektup gönderiyor. Diyor ki sakın ha böyle hilafet makamı için bir hareket etme, herhangi bir şey yapma. Hazret-i Ali Efendimiz de Muaviye’ye fitne çıkarmayacağına hatta dine veri tarihçinin sayfa 224 ve 225 oradan küçük bir alıntı yaptım. Muaviye Hazret-i Hüseyin’e fitne çıkarmaması için tavsiyelerde bulunmuş. O da cevab-i mektupta yazılı çünkü bu mektup var. Seninle savaşmak ve sana karşı çıkmak niyetinde değilim demiştir. Şimdi bunları böyle not olarak almamın sebebi şu, Şia kaynaklarda farklı şeyler söyleniyor. Böyle burada Hazret-i Hüseyin Efendimiz sonuçta Muaviye’nin hilafetini abisi Hazret-i Hasan kabul edince o da kabul ediyor. Ve bu biattan, bu anlaşmadan geri dönmüyor. Çünkü çok âyet-i kerîme ve hadîs-i şeriflerde biatından geri dönmek, biatı çözmek, anlaşmadan geri dönmek çünkü büyük günahı kebalilerden birisi. Ve Hazret-i Hüseyin Efendimiz abisinin biatını bozmuyor hiç. Muaviye’ye olan biatlaşmada bir sıkıntı çıkarmıyor. Ama Muaviye’ye karşı takınmış olduğu bu nötr tavır, bir müddet sonra yavaş yavaş bozmak demeyeyim de soğumaya başlıyor. Ne zaman ki Muaviye kendi sağlığında oğlu Yezid’e biat edilmesini isteyince birçok Müslümanın rahatsız olduğu gibi Hazret-i Hüseyin Efendimiz de rahatsız oluyor. bu çünkü kabul edilebilir bir şey değil. Ve Muaviye öldükten sonra halifelik makamına oğlu Yezid çıkıyor. Ve daha öncesinden Yezid’in hilafetliğini herkesin kabul etmesini istiyor. Bir rivayet var. Bunun kaynağını normalde net olarak bulamadım. Bunun da altını çizeyim. Söylenmiştir, söylenmemiştir bir şey diyemem ama birkaç yerde buna rastladım. O yüzden onu da buraya aldım. bir kaynakta değil üç dört kaynakta bu var. Ama şu eserde diye bunu bulamadım. Burası çünkü bu meselenin hemen hemen can damar noktası. Ey oğlum, Yezid’e söylüyor bunu. Ey oğlum senin için her türlü imkanı hazırladım. Düşmanlarını zelil kılarak sana boyun eğdirdim. Kurduğum bu düzende dört kişi hariç kimsenin seninle mücadele etmesinden korkmuyorum. Seninle mücadele etme ihtimali bulunan kişiler dikkat edin buraya. Ali’nin oğlu Hüseyin, Ömer’in oğlu Abdullah, Zübeyir’in oğlu Abdullah ve Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman’dır. Dört kişi var. Seninle diyor mücadele edecek, seninle hilafet noktasında veyahut da dini noktada seninle hil,afet edecek tartışacak dört kişi. Ali’nin oğlu Hüseyin, Ömer’in oğlu Abdullah, meşhur Abdullah var ya hep böyle ben ondan çok hadîs naklederim. Fakih bir kimsedir. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin kayınçosu zaten. Zübeyir’in oğlu Abdullah, malum Zübeyir ilk Müslümanlardan ve çok cengaver bir kimse ve Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman’dır. Bu da Hazret-i Ebû Bekir Efendimiz’in bir oğlan var Abdullah bir de Abdurrahman var. Bu Abdurrahman, Naha Şahin, Hazret-i Ebû Bekir Efendimiz’in oğlu Abdullah alim, o ilk Kur’ân’ı tefsir eden, tefsirci bir kimse. Ama Hazret-i Ebû Bekir Efendimiz’in oğlu Abdurrahman ise daha böyle sert yapıya sahip. Bu konunun belki de en önemli can alıcı, aydınlatıcı bir yeri. Çünkü Muaviyye, oğlunun halifeliği için bütün zemini hazırlıyor. Aslında bu hazırlık ta Hazret-i Osman Efendimiz’in zamanından başlıyor. Malum Hazret-i Osman Efendimiz’in şehadeti zamanında Şam’dan 5000 kişilik asker geliyor Medîne-i Münevvere’ye. Bu 5000 kişilik asker Mısır’dan gelen 3-5 bin kişilik çapulculara karşı değil. Malum Mısır’dan gelen Abdurrahman bin Af’ın, Af mıdır? As mıdır şimdi tam toparlayamadım. Mısır valisi, Mısır valisinin o zaman için Muaviyenin en yakın arkadaşı Abdurrahman bin As olması lazım. O tabi aynı zamanda sonra da hakem olarak Muaviyenin hakemi seçiliyor. Ve oyuna getiriyorlar Hazret-i Ali Efendimiz’in hakemini. Diyor ki ikisi de anlaşıyorlar. Diyorlar ki biz iki halifeliyi de fes edelim. Üçüncü bir şahıs çıksın çıkaralım. Üçüncü bir şahıs çıkararak onu halife yapalım diyor. İkisi anlaşıyorlar. Hazret-i Ali Efendimiz’in hakemi çıkıyor topluluğa. Diyor ki bu yüzüğü çıkardığım gibi Hazret-i Ali Efendimiz’in halifeliğini aldım diyor. İki hakem anlaşmışlar. İkisi de böyle açıklama yapacaklar. Muaviyenin hakemi diyor ki bu yüzüğü parmağıma taktığım gibi Muaviyenin hilafetini de ilan ediyorum diyor. Oyuna getiriyorlar onu. aynı Muaviyye Medîne-i Münevvere dışına beş bin kişilik asker gönderiyor. Ve diyor ki benden haber bekleyin. Sakın bir olaya karışmayın. Benden haber bekleyin. Beş bin kişi Medîne-i Münevvere’nin dışında bekliyor. Mısır’dan gelen üç beş bin kişilik çapulcular Hz.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Osmân Şehâdeti sonrası fitne dönemi nasıl gelişmiştir?

Hz. Osman Efendimiz’in devlet başkanlığını ve evini muasara altına alıyorlar. Özür dilerim. Devlet başkanlığını, binasını muasara altına alıyorlar. Giriş çıkış yasak. İçeriyecek içecek girmesi çıkması yasak. Hazret-i Ali Efendimiz, Hazret-i Hasan ve Hüseyin’le ona her gün o üç beş bin kişilik çapulcular ordusunun arasından geçerekten, ona her gün yiyecek içecek ve su götürüyorlar. Ve ne zaman ki Hazret-i Osman Efendimiz şehit oluyor, şehit olduktan sonra Muaviyye o beş bin askeri Medîne’nin dışından tekrar Şam’a çağırıyor. Ve o beş bin asker Hazret-i Osman Efendimiz’in şehitlerini seyrediyor. Bunları niçin anlatıyorum? İslam dünyasında ayrılıkların, İslam dünyasında fitnelerin başlamasıdır bu. Fitnelerin başlaması.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi konusunu anlatır mı?

Hazret-i Ali Efendimiz, Hazret-i Hasan ve Hüseyin’le ona her gün o üç beş bin kişilik çapulcular ordusunun arasından geçerekten, ona her gün yiyecek içecek ve su götürüyorlar. Ve ne zaman ki Hazret-i Osman Efendimiz şehit oluyor, şehit olduktan sonra Muaviyye o beş bin askeri Medîne’nin dışından tekrar Şam’a çağırıyor. Ve o beş bin asker Hazret-i Osman Efendimiz’in şehitlerini seyrediyor. Bunları niçin anlatıyorum? İslam dünyasında ayrılıkların, İslam dünyasında fitnelerin başlamasıdır bu. Fitnelerin başlaması.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Hüseyn’in Yezid’e biat reddini neden anlatıyor?

Yezîd’in Hz. Hüseyn’den Bey’at İstemesi (60H/680M) — Hz. Hüseyn’in Reddi ve Kerbelâ’ya Yolculuk. Ne diyor? Halkın gönlü senin yanında kılıçları ama emevileri destekliyor. Bu Adem’den itibaren bütün insanları, bütün toplulukları bozan, ifsad eden, sosyolojik, psikolojik, ekonomik, askeri, siyaset anlamında büyük bir hastalıktır. Büyük bir hastalıktır bu. Halkın gönlü senden yana, kılıcı başkasından yana. Biz böyle severiz, muhabbet besleriz ama zorayınca terk ederiz. Zorluğu gördüğümüzde biz o sevdiğimiz, muhabbet beslediğimiz, uğruna her şeyi feda ederiz dediğimiz kimseyi orta yerde yapayalnız bırakıveriz. Güce teslim oluruz. O teslim olanlar da kendilerince maslahata uyduklarını, yapabilecek bir şeylerin olmadığını, mecbur kaldıklarını söylerler. Bu böyle tarih boyunca topluluklar bu maslahata uyma veyahuta güce tapınma veyahuta kılıçtan korkma neticesinde davalarını satarlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Hüseyn’in Yezid’e biat reddi neden önemli?

Hak davasını satar. Bize hep din olarak böyle bir şey söyleyemezsiniz ki, hak davasını satar. Bize hep din olarak böyle bize bunları anlatırız. Kadına bozulma, paraya bozulma, makama bozulma. Biraz size abes gelecek şimdi. Kadına bozul ya. Kadına bozul. Davanı satma. Ye ya ye. Davanı satma. Davanı satma. Bize bunu öğretmezler. Biz maslahata uyarız. Biz deriz ki Müslümanlar olarak. Bakın Müslümanlar, bu Hazret-i Hüseyin Efendimiz’in zamanından itibaren Ümmet-i Muhammed’in içerisinde bu mikrop, bu hastalık, bu böyle omurgasızlık, bu çizgisizlik, bu istikametsizlik bizim içimizde devam eder. En Müslümanımız dahi maslahatçi olur çıkar. En Müslümanımız dahi ne yapalım? Söyleyecek bir sözümüz yok der çıkar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Hüseyn’in Kerbelâ Vâkıâsı neden önemli?

Bu maslahat hastalığı, bu doğruyu haykıramama, doğruyu dile getirememe, doğrunun yanında olmama, hak ve hakikatin yanında durmama hastalığı Hazret-i Hüseyn Efendimiz’in şehadetininle sonuçlanmıştır. Hazret-i Hüseyn Efendimiz ne yazık ki bu maslahatçı zihniyetin aymazlığı, körlüğü, korkaklığı neticesinde yapayalnız kalmıştır. Ama Hazret-i Hüseyn Efendimiz küfeye doğru yola devam eder. O şairin dediği de onun yoldan geri döndürmez. Yolda ayrıca Abdullah bin Cafer’den dönmesi için Allâh adına ant veren bir mektupla Medîne valisi Amr bin Said’den dönmesini ve kendisini koruyacağına ihtiva eden bir başka mektup gelir. Bu iki mektupta isteği de reddeden Hazret-i Hüseyn yoluna devam ediyordu. Yolda bir ara Abdullah bin Muti ile karşılaştı.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Hüseyn’in Kerbelâ Vâkıâsı neden bir fitne olarak kabul edilir?

Yezîd’in Hz. Hüseyn’den Bey’at İstemesi (60H/680M) — Hz. Hüseyn’in Reddi ve Kerbelâ’ya Yolculuk. Ne diyor? Halkın gönlü senin yanında kılıçları ama emevileri destekliyor. Bu Adem’den itibaren bütün insanları, bütün toplulukları bozan, ifsad eden, sosyolojik, psikolojik, ekonomik, askeri, siyaset anlamında büyük bir hastalıktır. Büyük bir hastalıktır bu. Halkın gönlü senden yana, kılıcı başkasından yana. Biz böyle severiz, muhabbet besleriz ama zorayınca terk ederiz. Zorluğu gördüğümüzde biz o sevdiğimiz, muhabbet beslediğimiz, uğruna her şeyi feda ederiz dediğimiz kimseyi orta yerde yapayalnız bırakıveriz. Güce teslim oluruz. O teslim olanlar da kendilerince maslahata uyduklarını, yapabilecek bir şeylerin olmadığını, mecbur kaldıklarını söylerler. Bu böyle tarih boyunca topluluklar bu maslahata uyma veyahuta güce tapınma veyahuta kılıçtan korkma neticesinde davalarını satarlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi konusunda ne söylendi?

İbn Asâkir, Târîhu Dımaşk ; Belâzurî, Ensâbü’l-Eşrâf ; Kerbelâ vâkıâsının ayrıntılı kronolojisi — Asım Köksal, İslâm Tarîhi 13/85-220; «Hüseyn-i şehîd-i Kerbelâ» — Necmüddîn Kübrâ, Fevâihü’l-Cemâl ; Ferîduddîn Attâr, Tezkiretü’l-Evliyâ ; «el-Hüse, minnî ve enâ minel Hüseyn» (Hüseyn bendendir, ben de Hüseyn’denim) — Tirmizî, Menâkıb 31 (3775); Ahmed b. Hanbel, Müsned 4/172.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Hz. Hüseyn’e gönderilen Kûfeli mektûplar ve sosyal eleştiri konusunda ne söylendi?

«Halkın Gönlü Senin Yanında, Kılıçları Yezîd İle» — Sosyal Eleştiri: Hz. Hüseyn’e gönderilen Kûfeli mektûplar (12.000 mektûp) — Taberî, Tarih 5/353-360; Belâzurî, Ensâb ; Kûfelilerin sözünden cayışı (Müslim b. Akîl’in şehîdliği) — İbn Sa’d, Tabakât 6/425; Asım Köksal, İslâm Tarîhi 13/110-150; modern paralel — sözünün arkasında durmamak — Bediuzzaman, Mektûbât 21. Mektûb (gıybet ve helâlleşme).

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Asım Köksal’ın İslâm Tarîhi eseri hakkında ne söylendi?

Asım Köksal (1903-1998) ve İslâm Tarîhi Eserinin Hâli: Asım Köksal, Türk-İslâm tarihçisi — DİA «Köksal, Mustafa Asım» mâdesi; İslâm Tarîhi (1965-1996, 18 cilt, Hz. Peygamber dönemi ve Hulefâ-i Râşidîn) — Türkiye Diyânet Vakfı yayınları; modern tasavvuf sohbetlerinde Asım Köksal’ın eseri kullanılması — Mustafâ Özbağ Efendi sohbetleri; Karabaş silsilesinde tarîhî kaynak değeri — İrşâd Dergisi hâtırâtı.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hz. Osmân Şehâdeti, Kerbelâ Vâkıâsı ve Hz. Hüseyn’in Bey’at Reddi

Haniye suikastı Türkiye’ye mi yapılmıştır?

Haniye’ye yapılan suikast Türkiye’ye yapılmıştır. Ama Türkiye’ye yapılırken Türkiye sınırları içerisinde yapılmadı. Allâh’u alen Türkiye sınırları içerisinde o bir geldiydi. Geldiğinde belki de yapacaklardı o zaman için bir devlet temizlik yaptığı. Belli kimseleri belli noktada almışlardı herhalde tahmin ediyorum. Ve o aralar öyleydi hatırladığım kadarıyla.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Veysel Karânî Hadîsi: «Üveysî’yi Gören Gözü Ziyâret Edin» ve Cumh

İran, İsrail’e karşı nasıl bir ülke olarak görülür?

Farkındasınız. O Haniye’ye gelmezden önce de Mosad’a çalışan bir grup böyle elemanlar yakalandıydı. Mosad’a aşranı olarak yaklaşık 30’a yakın eleman yakalandı. Normalde ama Mosad’ın en rahat hareket ettiği ülkelerden, İslam ülkelerinden birisi İran’dır. Birisi Suudi Arabistan’dır, Ürdün’dür, Mısır’dır, Türkiye vardır. Türkiye ajanlık yapanları topluyor ama Mosad istediği bilgiyi Türkiye’den alıyordu önceden. Çünkü Türkiye ile İsrail arasında güvenlik anlaşması var. Güvenlik anlaşması gereğince Türkiye, İsrail’e ait herhangi bir şeyde bütün bilgileri veriyor. Vermek zorundaydı. Anlaşma duruyordur. Efes edemezler o anlaşmayı kolay kolay.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Veysel Karânî Hadîsi: «Üveysî’yi Gören Gözü Ziyâret Edin» ve Cumh

Türkiye Cumhurbaşkanı Suikast Plânı neden önemlidir?

Çünkü söz konusu olan suikast Cumhurbaşkanı’nın İsrail’e de gireriz sözünün üzerine oldu. Bunu söylerken de Filistin’deki Türkiye’nin en önemli partneri diyebileceğimiz İsmail Haniye’ydi. Çünkü İsmail Haniye Filistin’deki sünni İslami hareketin başındadır. Öbür gün neydi? Bir tane daha vardı ya Arafat’tan sonra gelen. Mahmud Abbas layık bir kimsedir Arafat gibi. O da Moskva’da çalışır. Arafat gibi. Bunlar sizde tabii daha önce söyledim herhalde. Çünkü Arafat da Mossad’ın elemanıdır. O yerine geçen de Mossad’ın elemanıdır. Onları ayıran da, birbirlerinden ayıran da Mossad’dır. bu Hamas’la FKO’yu Filistin Kurtuluş Örgütü denilen örgütü birbirinden ayıran Mossad’dır. Ama ha, Hamas’ın içerisinde Mossad’ın elemanları vardır.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Veysel Karânî Hadîsi: «Üveysî’yi Gören Gözü Ziyâret Edin» ve Cumh

Hamas ve FKO arasında nasıl bir ilişki vardır?

Mossad’ın elemanları Hamas’ın içerisinde vardır. Ne kadardır, ne kadar etkili değildir. Bunlar uzun analizler. Bakın çok uzun analizler. Hamas bir hareket etti mesela. O hareketin neticesinde kim zararı gördü? Hamas. Le-Eksan oldu ortalık. Öyle değil mi mesela? fıkhına göre o hareket edemezsiniz siz. Mağlup olacağınız bir savaşa giremezsiniz. fıkhına göre. İnsanları zayi edemezsiniz. fıkhına göre. Bunlar tabii yabancı devletler giriyor işin içerisinde. Yabancı töre örgütleri kurulmuş yabancı. Onlar giriyor işin içerisine. Bu işin içerisine böyle istihbaratlar giriyor. bunlar böyle tek cepheden bakılarak işin içinden çıkılacak olan şeyler değil. Çünkü bir sürü derinlerde hareketler oluyor. O birbirleriyle alakalı o istihbarat teşkilatları bir sürü şeyler kuruyorlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Veysel Karânî Hadîsi: «Üveysî’yi Gören Gözü Ziyâret Edin» ve Cumh

İsrail, İslam ülkelerine karşı nasıl bir rol oynar?

İsrail, İran’dan daha rahat hareket edebildiği ülkelerden birisi. Farkındasınız. O Haniye’ye gelmezden önce de Mosad’a çalışan bir grup böyle elemanlar yakalandıydı. Mosad’a aşranı olarak yaklaşık 30’a yakın eleman yakalandı. Normalde ama Mosad’ın en rahat hareket ettiği ülkelerden, İslam ülkelerinden birisi İran’dır. Birisi Suudi Arabistan’dır, Ürdün’dür, Mısır’dır, Türkiye vardır. Türkiye ajanlık yapanları topluyor ama Mosad istediği bilgiyi Türkiye’den alıyordu önceden. Çünkü Türkiye ile İsrail arasında güvenlik anlaşması var. Güvenlik anlaşması gereğince Türkiye, İsr, ile İsrail’e ait herhangi bir şeyde bütün bilgileri veriyor. Vermek zorundaydı. Anlaşma duruyordur. Efes edemezler o anlaşmayı kolay kolay.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Veysel Karânî Hadîsi: «Üveysî’yi Gören Gözü Ziyâret Edin» ve Cumh

İngiliz Etkisi modern Türkiye’de nasıl etkili olur?

Hangi kirli bir taşı kaldırsan altından İngiliz çıkar. Geriye doğru gittiğinizde meseleyi öğrenirsiniz. Bugün ışık tutar. Bakın bugün ışık tutar. O yüzden konuşuruz bir sonuç elde etmeyiz. Bir sonuç elde etmeyiz. Çünkü timin ahir zaman ya ahir zaman olunca sendenmiş gibi görünene bir bakıyorsan senden değilmiş. A bir bakıyon satmış seni. Kuran, sünnet, vatan, millet çıkmış yola. Takılmışsın peşine. A bir bakmışsın on yıl sonra başka bir şey çıkmış adamdan. Siyasiler, devlet erkanı ne yazık ki böyle. Her yerde aynı. A bir bakmışsın adam masonlardan madalya takıyor kendine. Yüksek liyakat nişanı. Bakın siyasetçiler hangi masonlardan yüksek liyakat nişanı almış. Hepsine de bakın. Hepsine de bakın.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Veysel Karânî Hadîsi: «Üveysî’yi Gören Gözü Ziyâret Edin» ve Cumh

İslam dünyası ne zaman Batı’nın elemanı haline geldi?

Osmanlı yıkıldıktan sonra İslam dünyası hem fikri planda hem ekonomik planda hem siyasi planda hem dini planda hem kültürel planda komple yenildi. Bozuldu. Ne yazık ki bizim şimdi hem kültür olarak bizde İslam kültürü yok, bizde İslam medeniyeti yok.

Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ümmetimin Velîleri Benî İsrâîl Peygamberleri Gibidir» Hadîsi ve

İslam dünyasının başındaki liderler neden İslami davranmıyorlar?

Ne yazık ki İslam dünyasının başındaki liderler, biz İslam görüyoruz ama onlar İslami davranmıyorlar. İslami davranmıyorlar. Ya da davranamıyorlar. Biz aldanmaya devam ediyoruz.

Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ümmetimin Velîleri Benî İsrâîl Peygamberleri Gibidir» Hadîsi ve

İslam dünyasında ne gibi sorunlar var?

İslam dünyası bu konuda hem dini yaşantı noktasında hem kültür noktasında hem ekonomik olarak hem ahlaki olarak hem de sosyal hayat olarak ne yazık ki kafirlerin önünde yenildi. Komple. İslam dünyası şu anda emperyalistlerin oyuncağı halinde ve İslam dünyasının başındaki âlemi, uleması, siyasetçisi ne yazık ki Batı’nın elemanı.

Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ümmetimin Velîleri Benî İsrâîl Peygamberleri Gibidir» Hadîsi ve

Halîfe Ziyâreti nedir?

Hz. Peygamber’in halîfelere mütekâbil ziyâret tatbîki — Müslim, Birr 32-33; Buhârî, Edeb 27; sûfîlerde halîfe ziyâreti — Sühreverdî, Avârifü’l-Maârif , bâbu’s-suhbet ve’l-ziyâre; Karabaş silsilesinde halîfeler arası karşılıklı ziyâret — İrşâd Dergisi hâtırâtı; «efşû’s-selâm» (Selâmı yayın) — Müslim, Îmân 96 (54); selâmlama konuşması âdâbı — Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu .

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mevlid Kandili Münâsebetiyle Halîfe Ziyâreti ve 250 Yıllık Karaba

Çihâr-yâr-ı Güzîn nedir?

Çihâr-yâr-ı Güzîn (Hulefâ-i Râşidîn): Hulefâ-i Râşidîn (Hz. Ebû Bekir es-Sıddîk, Hz. Ömer el-Fârûk, Hz. Osmân-ı Zinnûreyn, Hz. Aliyy-i Murtazâ) — Buhârî, Fedâilü’l-Sahâbe; Müslim, Fedâilü’l-Sahâbe; «sünenu’l-hulefâ-i’r-râşidîn» — Ebû Dâvûd, Sünnet 5 (4607); Tirmizî, İlim 16 (2676); İbn Mâce, Mukaddime 6 (42); «Çihâr-yâr-i Güzîn» Türkçe-Farsça tâbir — Ahmed Cevdet Paşa, Kısâs-ı Enbiyâ ; tasavvufta Hulefâ-i Râşidîn’in silsile kaynağı — Sühreverdî, Avârifü’l-Maârif ; Ahmed Ziyâeddîn Gümüşhânevî, Câmiu’l-Usûl .

Kaynak: 2024 Sohbeti — Muhammed Âzim Hüseynî Halîfesi Ziyâreti, Karabaş Selâmı ve Toplu

Seyyid Efendimiz, bu üç fiyat alır mı?

Seyyid Efendimiz, bu üç fiyat alır. Belirleyimden evveleden çıkarken bir yaklaşım olur, kervi alır. İlk önce bir fiyat alır, yolun başında. Belki kimeye buradan geri dönsün, ben buradan geri dönmezler. Bu yolun başında. Yanına inen bir kısım döner, bir kısım kalır. Yolun ortasında kötü haberler geliyor. Ben kısadan kesiyorum. O kötü haberler gelince onlar yine yanına iner. Çünkü kendi kendini, hakkımızda lazım. Tecrübeler, onlardan gelip belki dileyen buradan dönsün bitsin. Yolumuz çünkü bir ehli beyim sonunu görmeden yürümez. Tekrar okumuş. Ehli beyim sonunu görmeden yürümez. O sonunu görür, Allâh o alemde bilir. Ortada bir ahiret taşımak, farklı bir yer bulmak olsun ismi yok. O 5. bir yaklaşmadan, bazı rivayetlerde dönülenlerin olduğunu bazı rivayetlerde hiç düşüncenin önüne söylemem. 5. bir yaklaşma, kef ve laf ötesidir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Çorumlu Mustafâ Efendi Dergâhı, Horasânî-Hüseynî Yol ve Esmâ Ziki

Son bir yaklaşmada herkesi toplar mı?

Son bir yaklaşmadır. Son bir yaklaşmada herkesi toplar. Hakk’ın, çiftliğindir, haktır, ölüm, haktır. Bunun şurada nasıl inanıyorsanız, orada böyle toplar yürür, inanmıştır. Üzüldü bir yaklaşma yeteneği. Der ki, dileyen bir gece dönsün bitsin. Dileyen yoksa da yarın kıyamet korkacaktır çünkü. Ve o gece dönen olmaz hiç. Ve ertesi gün kıyamet toplar ve müseyyidiler için bir taraftan baktığımızda acı, bir taraftan baktığımızda şerefli. Ve herkes ertesi gün birkaç kişinin müstesna olarak hastadır. O da hastalığı olduğu için, derisi der ki, tam ucağımızdan, hastalığı çocuğu ölmekten de, öyle olduğunu geri kanalım. Hepsi de şehir olarak. 3 yoluna, 3 bir yaklaşmadır. Ben bunu şimdi herkesi söylerim.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Çorumlu Mustafâ Efendi Dergâhı, Horasânî-Hüseynî Yol ve Esmâ Ziki

Bir kimsenin kendi kendine dersini, niyareyi yürürmesin mi?

Ama o da ki, bir kimsenin kendi kendine dersini, niyareyi yürürmesin, onun için daha selamet edersin. Ama öbür türlü, ben yok değil miyim derim, ona ihanet ettim. Bu daha haince, işte, Allâh’ım affuz eylesin, Allâh’ım eylesin. Zaten, bir sürü takipçilerin, hainin yolunu seçsin, olmasın, isterim. O yüzden birazdan, inşaAllah, tekrar başlatıyoruz. Kutu öğretmenimiz başta, eğer bu kadar normal bir isimlerini yaparız veya yazmıyoruz. Söylediğimiz arkadaşlarla, bu ağır bir şey. Benim neslimimde de bu ağır geldi. Ben bundan, bu düce için, derim, gerçekten sözümden güzel değiliz. Kendi adamın da, bu konuda da en müşkede edemeyiz. Ama belki, yok, burada duyuyor, gidiyorsa, o namussuz nefret etsinler.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Çorumlu Mustafâ Efendi Dergâhı, Horasânî-Hüseynî Yol ve Esmâ Ziki

Anadolu Beş Dergâh Mücâhedesi ve İcâzet Tatbîki nedir?

Anadolu Beş Dergâh Mücâhedesi ve İcâzet Tatbîki — Sünnî Tasavvuf Eğitimi. Onun adım, yarpalama yüzü, yarpalama yüzü veya bu konuda, bunu böyle bir şey değilken, ya ne yapayım, bu seferde böyle oluruz, deme yüzü almasın. Bunu tekrar etmeme gerek yok. O yüzden, alınan tüm ümrümüzün kolaylaştırsın. Âmîn. O kendi, o kolay bir yol değil. Burada töreni katılsın, katılmasın. Ben bütün her yetişim buna aynı şeyi söylüyorum. Bu da böyle, takiller, çalıştılar, baktılar. ben yabancı değilim, ben çocuk değilim, bu tören benim bağımım, ne düşündüğüm. Bu, teriz bağım. Bakın, bu teriz var. Teriz hiç, o uçurdu, rütbesiz, artık bu. Bir sürü bundan çok eğlenmeyip yok. biliyorsun, görüşüyor muyum, ben de soru söylüyorum. Görüşüyor muyum, ben de azabı söylüyorum. Ne ki, göz gürlüğümden bağlı.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Çorumlu Mustafâ Efendi Dergâhı, Horasânî-Hüseynî Yol ve Esmâ Ziki

Hizmetin ne üzerinde olacak?

Himmetin ne üzerinde olacak? Hizmet. Kimlere? Seven insanlara, ya sevmeyen insanlara. İyi bir insanlara, ya kötü bir insanlara. Tüm mahlukata, cüzüden külle her kimseye hizmet yapacaksan. Allâh subhanü teâlâ sıfeti olan kimin, Allâh güneş gibidir rahmeti kerimliğe. Herkese lütfeder. Derviş de o sıfette. Bu sanki ginaat çok önemli. Peygamber-i Zişan sallallâhu aleyhi ve sellem, Zat-ı mübarekiniz efendim biliyor, Efendimiz sohbetlerde de söylemiştiler. O zamanki çok 12 sene Mekke-i Muazzamede çok sıkıntı oldu. Onu dışarıya Şeyh Ebeb-i Talib’e, oraya sürgün ettiler Efendimiz’e. O sıkıntıda çok açlıklar, çok sıkıntılar. Hadice-i Köbrü anamı sallallâhu aleyhi ve sellem, Abdülmü Talib ve çok büyük zatlar orada dünyasında yaşlı vefat etti. Onu söylerdiler ki, efendim, bu gömeklerin üstüne bir şey var, taş bağlardı. Bu Gani sifetinin isminin Allâh’ın temsilcisi, Allâh’tan sonra hiçbir kimseye ihtiyacı duymayan, bu niyazı var, ihtiyacı var, diler ama tek ki Allâh’tan diler.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Çorumlu Mustafâ Efendi Dergâhı, Horasânî-Hüseynî Yol ve Esmâ Ziki

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları