Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: Tarih ve Siyer — Sayfa 5

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Tarih ve Siyer(1556) — Sayfa 5/16

Mü’minlerin Tarîhî Mes’ûliyeti nedir?

Ümmetin Hâli ve Müslüman Devlet Başkanlarının Mes’ûliyeti: «küllüküm râ’in ve küllüküm mes’ûlün an raiyyetihî» (Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürünüzden mes’ûlsünüz) — Buhârî, Cum’a 11 (893); Müslim, İmâra 20 (1829); «el-imâmu râ’in ve mes’ûlün an raiyyetih» — modern devlet başkanlarının mes’ûliyeti — Mâverdî, el-Ahkâmu’s-Sultâniyye; İbn Teymiyye, es-Siyâsetü’ş-Şer’iyye; Müslüman ümmetin parçalanmışlığı (Asır 103) ve İttihâd zarûreti — Mevdûdî, Tefhîmü’l-Kur’ân; Said Halim Paşa, Buhrân-ı İslâmî.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Arif Nihat Asya Fetih Marşı, Emirler Sülâlesi ve Mü’minlerin Tarî

Hz. Ali ve Hz. Hüseyin Sevgisi nedir?

Hz. Ali ve Hz. Hüseyin Sevgisi — Ehl-i Beyt Muhabbeti: «Yâ Hasenâhüsne’l-cenneti» — Hz. Ali, Hz. Hasen, Hz. Hüseyn’in ümmete sevdirilişi — Tirmizî, Menâkıb 31 (3768); Ahmed b. Hanbel, Müsned 1/77, 84, 93; «Hasen ve Hüseyn cennet ehlinin gençlerinin efendileridir» — Tirmizî, Menâkıb 30 (3768); Ehl-i Beyt sevgisi — Şûrâ 42/2, 23 («kul lâ es’eluküm aleyhi ecran ille’l-meveddete fi’l-kurbâ»); Mâlik, Muvattâ , Kader 3; «Mübâhele âyeti» Ehl-i Beyt’in tâyini — Âl-i İmrân 3/61; tasavvufta seyyid sülâlesi muhabbeti — Necmüddîn Kübrâ, Fevâihü’l-Cemâl ; Süleyman Çelebi, Mevlid.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Arif Nihat Asya Fetih Marşı, Emirler Sülâlesi ve Mü’minlerin Tarî

Tasavvufî Silsilenin Sıhhati ve Mürşid-i Kâmile İttibâ nedir?

Tasavvufî Silsilenin Sıhhati ve Mürşid-i Kâmile İttibâ: Silsile zincirinin Hz. Peygamber’e ulaşması şartı — Sühreverdî, Avârifü’l-Maârif , bâbu’s-suhbet; Ahmed Sirhindî, Mektûbât 1. cilt 187; «şeyhuna şeyhuna» tekrârı (Nakşî silsilesi tatbîkı) — Ahmed Ziyâeddîn Gümüşhânevî, Câmiu’l-Usûl ; «mürşid-i kâmilin şartları» — Necmüddîn Kübrâ, el-Usûlü’l-Aşara ; modern «şeyh-müfid (faydasız şeyh)» eleştirisi — İbn-i Cevzî, Telbîsü İblîs , bâbu’t-tasavvuf.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Arif Nihat Asya Fetih Marşı, Emirler Sülâlesi ve Mü’minlerin Tarî

Yurtdışı halifelik icazeti verildiğinde misafir halifelere nasıl hitap ve davranış şekli gösterilmelidir?

Âmîn. Hem çayınız için hem sorunu olan varsa sorsun. Selamun aleyküm. Aleyküm selâm. Sorum, malum bu haftaki misafirimizle alakalıydı. Hem bizlere ölçü olması bağlamında. Hem de bilmemiz açından sormak istedim. Malum siz daha önce dergâhımızda üç kişiye yurtdışından halifelik icazeti vermiştiniz. Bu haftada onlardan bir tanesi misafirimizdi. Bu yurtdışından gelen halife misafirlerimize bizim hitap şeklimiz ne olmalıdır, davranışımız şekil olarak ne olmalıdır, ne şekilde görmemiz gerekmektedir. Bunun da böyle bir zaman zaman sıkıntı demeyelim ama nasıl bir hitap şekli, nasıl bir davranış şekli sergileceğimizde bir çekimsellik hal olmuştu. Hem bunu öğrenmek hem arkadaşlar da bu konuda bilgilenmek için sormuştum.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Yurtdışı Halîfelik İcâzetleri ve Karabaş Silsile İrşâdı

Halifelik icazeti verildiğinde dergahın bağlılığı ve silsilede yer alması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Şeyh Hakkında İkincisi siz icazetleri verdiğinizde de böyle birkaç soru gelmişti. efendim halifelik icazeti verdi ama dergâhımızı bağlıyo mu bağlamıyo mu onlar yurtdışında onların dergahları var. Bizim silsilemizde de böyle geçmişte olmuş mudur ya da bundan sonra halifelik verdiğiniz bu kişiler dergâhımızın silsilesinde de halife olarak yer alacaklar mıdır, almışlar mıdır özür dileyerek soruyorum. Bilgi edinmek babından hakkınızı helal edin inşâallâh. Eyvallâh. Bu birincisi normalde Kaçıni Kazım Efendi. Kazım Efendi zaten orada şeyh. Normalde Kazım Efendi şeyhlik yapıyor. O yüzden Kazım Efendi’ye hatırladığım kadarıyla şeyhlik icazeti verildi. O yüzden Kazım Efendi’nin icazeti halifelik değil onun ki şeyhlik icazeti.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Yurtdışı Halîfelik İcâzetleri ve Karabaş Silsile İrşâdı

Halifelik verildiğinde dergahın iç işlerine karışma ve işleyişine etki olur mu?

Bir kimseye şeyhsiniz dediği zaman o kimsenin normalde kendince bağımsız bir dergahı kendince bağımsız bir işlevi olur. Öbür küsü şeyde, Murtaza Üsküp’te. Murtaza evet halife ama orada halife. Burada dergahın iç işlerine karışma noktasında değil. Zaten onu da ilan ederken orada Üsk,üp Halifesi olarak ilan ettik. Burada dergahın iç işleriyle alakalı, dergahın işleyişiyle alakalı bir hükmü olmaz. O da şeyhlik yapıyor orada. Biz ona halifelik verdik ama kendisi orada şeyhlik yapıyor. Çünkü babası şeyh dedesi şeyh dayısı Üsküp Komple Makadünya Meclisi Meşayih Başkanı orada. normalde onun zaten tabiri caizse babası onun şeyhliğini verecekmiş ama ömrü vefâ etmemiş öyle söyleyelim. Normalde babasının halifesi ona zaten halifelik vermiş orada.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Yurtdışı Halîfelik İcâzetleri ve Karabaş Silsile İrşâdı

Halifelik verildiğinde halife ile şeyh arasındaki fark nedir?

Orada dersleri yaptırıyordu. Ondan sonra dersleri yaptırıyordu halifeliğini vermemişler daha doğrusu. O burada bir rüya anlatırdı. O rüya anlatınca hem ders aldı hem de ona halifelik verdik. O Üsküp ile alakalı azimi halife. Normalde gelse buraya otursa halifeliğini icra eder. Şimdi böyle sorulunca dergahla alakalı ben Türkiye’de de var, onun da yakın arkadaşlar biliyorlar. Bu konuda Kappâşî bir halifelik verdi de gitti geldiğinde. O yüzden normalde onu çok dillendirmek istemiyorum ben. Ama bir kimse halife halifedir. Halife olunca ona şeyhe hürmet edilir gibi hürmet edilir, şeyhe itaat edilir gibi itaat edilir. Aslında şeyh değildir ama en yakın şeyh adayıdır. O yüzden normalde halife denilince bir şeyh nasıl davranılıyorsa nasıl ona hürmet edilir, ona da öyle davranılır, hürmet edilir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Yurtdışı Halîfelik İcâzetleri ve Karabaş Silsile İrşâdı

Halifelik verildiğinde halife ile şeyh arasındaki hürmet ve itaat şekli nedir?

Ama kendisi şeyh değildir, rabuta edilmez ona. Ne bileyim şeyh böyle noktasında görülmez, tutulmaz. Bunun da nereden ölçüsü Allâh rahmet eylesin şeyh efendi benden için bazı arkadaşlara bana hizmet ettiğiniz gibi hizmet edin, bana yaptığınız gibi bana davrandığınız gibi davranın. Bizim halifemizdir derdi benden için. Bunu böyle çok herkes açıklamazdı ben de susardım imtihan bu işler derdim. Bir şey demezdim ama normalde öyle davrandırırdı ama hiçbir zaman bir halife şeyh değildir. Öyle olunca da ona edep, adab açısından yaklaşım açısından bir kimse şeyh’e göstermiş olduğu edebi, adabı ona da gösterir. Bu Türkiye’yle alakalı veya dergahla alakalı olanı çok konuşmamamızın bir sebebi de bu. herkes ona şimdi böyle farklı bir davranış içerisine girer.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Yurtdışı Halîfelik İcâzetleri ve Karabaş Silsile İrşâdı

Halifelerin maddî-manevî ihlası ve makâm-mevki-şöhret talepsizliği şartı nedir?

Allâh yardımcısı olsun inşâallâh. Bu benim için şey, mutluluk verici bir şey. Çünkü her bir Üstad kendince böyle bir yetişmiş insan ister arar. Ama sonuçta bu işler sonuç itibariyle Allâh’ın bileceği bir iş. Cenâb-ı Hak ne yapar, ne eder, kimi koyar, kimi getirir, kimi götürür, kim bozulur, kim düzgün gider. Bu Rabbimin işi. Bizim işimiz değil. Ben her zaman için açık açık konuşuyorum bunu. Rüyamda görürsem şakkadana veririm derim ben. Çıkarım işin içinden. Rüyamda bir şey görürsem hiç tereddüt etmem. Veririm giderim. Çünkü bunlar benim nazarımda manevi emanet. O manevi emaneti bir kimsenin saklaması, gizlemesi, onun üzerinde akıl yürütmesi, o emanet manevi emaneti üzerinde bulunduran kimseye de bir manevi sorumluluk getirir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Yurtdışı Halîfelik İcâzetleri ve Karabaş Silsile İrşâdı

Canfer, Adnan, Hüseyin’in diğer dergahların şeyhlerinden daha üstündeki neden?

Âmîn inşâallâh. Var mı başka bir şey? Eyvallâh. Şimdi normalde şöyle söyleyeyim, bunu da söyleyeyim. Ben bunu hep yıllardan beri iddia ederim. Bunu böyle de şerh olarak düşerim. Canfer, Adnan, Hüseyin başka bir dergahın şeyhlerinin üstündedir. Tekrar bunun altını çizerekten söyleyeceğim. herhangi bir dergaha gidin, herhangi bir dergahtaki bir şeyhi alın. Canfer, Adnan, Hüseyin o şeyhin üstündedir. Hizmet olarak, maneviyat olarak, bağlılık olarak. Hizmet olarak, maneviyat olarak, bağlılık olarak üstündedir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Yurtdışı Halîfelik İcâzetleri ve Karabaş Silsile İrşâdı

Halifel, dergahın iç işlerine karışma ve işleyişine etki olur mu?

Bizim dergahımızın içerisindeki hemen hemen arkadaş, zakirlik yapan arkadaşların büyük bir çoğunluğu başka bir dergahdaki halife kadar hizmetleri, bağlılıkları vardır. Bunlar sadece Canfer Adnan, Hüseyin Üçücüsü değil. Bir Cemil olsun, bir Hacı Erkan olsun, bir Ertan olsun, hatta daha ileri iki Yusuflar olsun, böyle Çanakkale’dekiler, İsmailo olsun. Bunlar böyle maneviyat olarak, bağlılık olarak öyle geride insanlar değildir. Bunlar böyle şey değildir bizim Sinan olsun, onlar böyle şey değillerdir, Semazenbaşı Ali olsun. Bunlar böyle kale alınmayacak, hafife alınmayacak noktada değillerdir. Böyle bir şey oluştu Türkiye’de bilhassa Canfer bunun üzerinde titizlikle duruyor. Diyor ki bizim içine makam girmesin, burada diyor makam söz konusu olmasın, konuşulmasın diyor. Çünkü gerçekten bu nefis mücadelesi kolay bir şey değildir. O yüzden Canfer onun üzerinde çok fazla sık duruyor, sıkı duruyor tabiri caizse. Ben de anlayış gösteriyorum. Diyorum tamam, hatta onların nakipliklerini Şeyh Efendi kendisi kendi zamanında verdiydi. Üçünü de. Törenlerini sen yap dedi bana, töreni sen yap deyince bir kimsenin halife hükmünde olması lazım ki töreni yapsın. O zaman benim nakibim ne kabbalığım açıklanık. Halifeli mi? o bana söylüyor ama cemaat açıklanık değil. Şimdi bir tören yapsan dergan içi kaynayacak. Diyecekler ki halifeliğini mi ilan ediyor, ne yapıyor?

Kaynak: 2024 Sohbeti — Yurtdışı Halîfelik İcâzetleri ve Karabaş Silsile İrşâdı

Yurtdışı Halîfelik İcâzetleri ve Karabaş Silsile İrşâdı konusunu tartışan metin ne anlatıyor?

Diyorum tamam, hatta onların nakipliklerini Şeyh Efendi kendisi kendi zamanında verdiydi. Üçünü de. Törenlerini sen yap dedi bana, töreni sen yap deyince bir kimsenin halife hükmünde olması lazım ki töreni yapsın. O zaman benim nakibim ne kabbalığım açıklanık. Halifeli mi? o bana söylüyor ama cemaat açıklanık değil. Şimdi bir tören yapsan dergan içi kaynayacak. Diyecekler ki halifeliğini mi ilan ediyor, ne yapıyor?

Kaynak: 2024 Sohbeti — Yurtdışı Halîfelik İcâzetleri ve Karabaş Silsile İrşâdı

Karabaş Silsilesinde Halîfelerin Görev Dağılımı nasıl açıklanıyor?

Sıkıntı olmaz. Bunu böyle yapacağız arkadaşlar dediğinde yapılır. Ve hatta diyelim ki Adnan geldi oraya herkes Adnan’a tabi olacak orada dediğimde Adnan bunu böyle yapacağız dediğinde herkes onu öyle yapar. Şeyh Efendi bunu böyle yapıyordu denmez ona. Adnan oranın o gün hem şeyhi hem piri hem velisi orada bir vazife var çünkü. Ben çok böyle ayrıştırırım karışmam da mesela örneğin İstanbul’un Zakir’i Ertan ben karışmam Ert,ın işine. Ama normalde Ertan’ı oraya İstanbul Zakir olarak tayin etmişim atamışım onu oraya. Ertan dese ki şu ders burada olacak bu ders burada olacak şurası şöyle olacak burası böyle olacak öyle olur. Ben oraya ben illere ilçelere bir yere birisine atadıysam orada çok işine karışmak istemem.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Yurtdışı Halîfelik İcâzetleri ve Karabaş Silsile İrşâdı

Murtazâ Halîfe ve Yurtdışı Hizmet Mes’ûliyeti nasıl açıklanıyor?

Murtaza var. Murtaza da oranın halifesi. Vefat ettik kaldık gitti. O öyle halifelikle kalacak örneğin. o. Ama Cenâb-ı Hak önünü açar bir şey diyemeyiz. Mesela böyle bilhassa Avrupa’dan, ondan sonra Arnavutluk’tan, İtalya’dan böyle halifelik yapıp da veya şeyhlik yapıp da benle şeyhlik halifelik isteyenler var mesela. Onlar bu törenlere bakıyorlar, ediyorlar. hazır bir şey zannediyorlar. yazıyorlar bunu. biz gelsek, ziyaret etsek seni. bize halifelik verir misin? O mukayyetliği de biliyorlar onlar. Ben de diyorum gelin kapımız herkes açık. Ama rüyamda bir şey görmezsem, halimde bir şey görmezsem hiçbir şey vermem diyorum. Bu böyle bunun bir de manevi sorumluluğu var işin içerisinde. Öyle olunca olmamış bir kimseye, olmuş gibi bir şey vermek de benim işim değil.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Yurtdışı Halîfelik İcâzetleri ve Karabaş Silsile İrşâdı

Yurtdışı Halîfelik İcâzetleri ve Karabaş Silsile İrşâdı konusunda halifelik nasıl yönetilir?

Ben çok yumuşak tatlı bir şekilde Şeyh Efendi Hazretleri’ne diyordum ki, efendim hakkınızı helal edin. Siz geldiğinizde bir tören yapalım. Tamam Mustafa Efendi diyordu, yok o zaman bastırsa yap töreni dese yapacağım ben sıkıntı yok. Ben öyle laftan küftan korkacak bir insan değilim ben. Kaynıyorsa kaynansın zıplıyorsa zıplasın der çıkarım ben işin içinden. Kalan sağlam bizimdir derim yürürüm. Dökülmesin yıkılmasın. Ben Şeyh’imden habersiz bir şey yapmadım müddetçe bir sıkıntı yok. Neyse Şeyh Efendi’ye dedim geldiğinizde efendim yapalım tamam geldik. Ben hazırım yapacağım ama Şeyh Efendi’den bir ses seda çıkmadı bir şey demedi. Haydi Nevşehir’e gidildi. Sonra bir daha söyledi bana yapalım törenlerini dedi, ver icazetlerini dedi.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Yurtdışı Halîfelik İcâzetleri ve Karabaş Silsile İrşâdı

Necrân Hristiyanları kimlerdir?

Yahudiler vardır. Hazar Yahudileridir. O bölgede hatta onları Türk olarak nitelendirirler. Hazar Yahudisidir. Onlar Yahudidir. Onlar Türk değildir. Onların üzerinden mossad çalışma yapıyor. Türkler hakkında siz de Yahudisiniz diye.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Necrân Hristiyanları, Mübâhele Âyeti ve Allâh’ın Nûruyla Görme; R

Diyor ki, tohumunu yeraltında diriltti mi?

Tohumunu yeraltında diriltti. Sahâbe vefat etti. Onu tohum olarak görüyor Hazreti Mevlânâ. Diyor ki, tohumunu yeraltında diriltti. Şimdi bir şey, tohum ekersiniz, toprakta dirilir tohum.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Tohum-Toprak-Diriliş ve «Emr-i Mü’minîn» Kabirden Ses; Seher Vakt

Bir dergah içeriden yıkılır mı?

Dergah içeriden yıkılır, dışarıdan değil. Dedikodu, gıybet bilir, bilmez insanlar konuşur, dergah içeriden yıkılır. Dışarıdan yıkılmaz. Dışarıdan birisi gelip yıkamaz orayı. Zaten birisi gelse dışarıdan, burası sağlamsa defans yapar. Konuşma lan, otur oturduğun yere. Bitti, adam bir daha konuşamaz. Adam benim şeyhimle alakalı konuşacak. Otobüsteyiz. Hayırlı yolculuklar kardeşim.

Kaynak: 2024 Sohbeti — «Bana Dünyanızdan Üç Şey Sevdirildi» Hadîsi: Hz. Peygamber’in Dün

Bir ülke içeriden yıkılır mı?

Bir ülke, bir aile, bir dergah içeriden yıkılır, dışarıdan değil. Küçük bir aile içeriden yıkılır. Dışarıdan yıkılmaz o. İçeridekinlerin saflığından, aptallığından, cahilliğinden, içeridekinlerin kibrinden, içeridekinden hevâ-hevesine uymasından, nefsine uymasından yıkılır. Karı koca çocuk örneğin. Birisi nefsine uyar, birisi nefsine uydu mu, öbürkü de nefsine uydu mu, aile yıkılır.

Kaynak: 2024 Sohbeti — «Bana Dünyanızdan Üç Şey Sevdirildi» Hadîsi: Hz. Peygamber’in Dün

Bir dergah içeriden yıkılma nedeni nedir?

Dedikodu, gıybet bilir, bilmez insanlar konuşur, dergah içeriden yıkılır. Dışarıdan yıkılmaz. Dışarıdan birisi gelip yıkamaz orayı. Zaten birisi gelse dışarıdan, burası sağlamsa defans yapar. Konuşma lan, otur oturduğun yere. Bitti, adam bir daha konuşamaz. Adam benim şeyhimle alakalı konuşacak. Otobüsteyiz. Hayırlı yolculuklar kardeşim.

Kaynak: 2024 Sohbeti — «Bana Dünyanızdan Üç Şey Sevdirildi» Hadîsi: Hz. Peygamber’in Dün

Allâh’ın kalbinden perdeyi kaldırması ne anlama gelir?

Allâh dilediği kimsenin kalbinden gayb perdelerini kaldırır. Ona gayb aleminden inciler sunar. Ona gayb aleminin hepsine değil dilediği kadar, Allâh’ın dilediği kadar ona münhasır eyler. Bu muhakkak ki kişinin iman etmesi, namazlarını farzlarını yerine getirmesi, nafilelerini yerine getirmesi, haramlardan uzak durması ve normalde Allâh’ı zikretmesi, Allâh’ı sevmesi bunların hepsi de birer sebep vesile. Ama bu Cenâb-ı Hak’ın onun kalbinden perdeyi kaldırması, onun basiret gözünü açması, onun kalbi aklını çalıştırması bu artık böyle Allâh’ın lütfu ikramı ihsanıdır. Ve o kimse, o kimse o basiret nuruyla görmeye başlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2025: Münkirlerin Gönül Kokusunu Hissedememesi ve Hac 22/

Allâh’ın gayb aleminden inciler sunması ne anlama gelir?

Allâh dilediği kimsenin kalbinden gayb perdelerini kaldırır. Ona gayb aleminden inciler sunar. Ona gayb aleminin hepsine değil dilediği kadar, Allâh’ın dilediği kadar ona münhasır eyler. Bu muhakkak ki kişinin iman etmesi, namazlarını farzlarını yerine getirmesi, nafilelerini yerine getirmesi, haramlardan uzak durması ve normalde Allâh’ı zikretmesi, Allâh’ı sevmesi bunların hepsi de birer sebep vesile. Ama bu Cenâb-ı Hak’ın onun kalbinden perdeyi kaldırması, onun basiret gözünü açması, onun kalbi aklını çalıştırması bu artık böyle Allâh’ın lütfu ikramı ihsanıdır. Ve o kimse, o kimse o basiret nuruyla görmeye başlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2025: Münkirlerin Gönül Kokusunu Hissedememesi ve Hac 22/

Allâh’ın dilediği kadar kimselere münhasır eyler mi?

Allâh dilediği kimsenin kalbinden gayb perdelerini kaldırır. Ona gayb aleminden inciler sunar. Ona gayb aleminin hepsine değil dilediği kadar, Allâh’ın dilediği kadar ona münhasır eyler. Bu muhakkak ki kişinin iman etmesi, namazlarını farzlarını yerine getirmesi, nafilelerini yerine getirmesi, haramlardan uzak durması ve normalde Allâh’ı zikretmesi, Allâh’ı sevmesi bunların hepsi de birer sebep vesile. Ama bu Cenâb-ı Hak’ın onun kalbinden perdeyi kaldırması, onun basiret gözünü açması, onun kalbi aklını çalıştırması bu artık böyle Allâh’ın lütfu ikramı ihsanıdır. Ve o kimse, o kimse o basiret nuruyla görmeye başlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2025: Münkirlerin Gönül Kokusunu Hissedememesi ve Hac 22/

Allâh’ın lütfu, ikramı ve ihsanı ne anlama gelir?

Allâh dilediği kimsenin kalbinden gayb perdelerini kaldırır. Ona gayb aleminden inciler sunar. Ona gayb aleminin hepsine değil dilediği kadar, Allâh’ın dilediği kadar ona münhasır eyler. Bu muhakkak ki kişinin iman etmesi, namazlarını farzlarını yerine getirmesi, nafilelerini yerine getirmesi, haramlardan uzak durması ve normalde Allâh’ı zikretmesi, Allâh’ı sevmesi bunların hepsi de birer sebep vesile. Ama bu Cenâb-ı Hak’ın onun kalbinden perdeyi kaldırması, onun basiret gözünü açması, onun kalbi aklını çalıştırması bu artık böyle Allâh’ın lütfu ikramı ihsanıdır. Ve o kimse, o kimse o basiret nuruyla görmeye başlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2025: Münkirlerin Gönül Kokusunu Hissedememesi ve Hac 22/

Allâh’ın kendi zat-ı uluhiyetinden koptuğu ilm-i ilâhîden ne anlama gelir?

Cenâb-ı Hak’ın kendi zat-ı uluhiyetinden koptu geldi. Onun gönlüne Cenâb-ı Hak akıttı onu. Bu kayda girmeyen bir şeydir. Cenâb-ı Hak varlık aleminde olacak olan bütün her şeyi kitaba yazdı ana kitaba. Eyvallâh. Yaprak şu zaman şurada düşecek, şu zaman şu olacak, şu zaman bu olacak. Eyvallâh. Yazıldı oraya. Bu, peygamberlerin hususi olarak kalplerine gelen Kur’ân ayetinin dışında vahiyet, Kur’ân ayetinin dışında vahiyler, büyük mürşid-i kâmillerinin gönüllerine gelen ilhamlar ilm-i ilâhîden gelir. Onun çıkış yeri orasıdır. Onun çıkış yeri. O yüzden melekler deyip o ilme şaşkın kalırlar. Bilmiyorlar çünkü. Bir şey, o ana kitaba yazıldı ya, o yazılıp da oradan çıktıktan sonra onu bir melek görebilir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2025: Münkirlerin Gönül Kokusunu Hissedememesi ve Hac 22/

İlm-i ilâhîden koptu gelen bilgi ne anlama gelir?

Cenâb-ı Hak’ın kendi zat-ı uluhiyetinden koptu geldi. Onun gönlüne Cenâb-ı Hak akıttı onu. Bu kayda girmeyen bir şeydir. Cenâb-ı Hak varlık aleminde olacak olan bütün her şeyi kitaba yazdı ana kitaba. Eyvallâh. Yaprak şu zaman şurada düşecek, şu zaman şu olacak, şu zaman bu olacak. Eyvallâh. Yazıldı oraya. Bu, peygamberlerin hususi olarak kalplerine gelen Kur’ân ayetinin dışında vahiyet, Kur’ân ayetinin dışında vahiyler, büyük mürşid-i kâmillerinin gönüllerine gelen ilhamlar ilm-i ilâhîden gelir. Onun çıkış yeri orasıdır. Onun çıkış yeri. O yüzden melekler deyip o ilme şaşkın kalırlar. Bilmiyorlar çünkü. Bir şey, o ana kitaba yazıldı ya, o yazılıp da oradan çıktıktan sonra onu bir melek görebilir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2025: Münkirlerin Gönül Kokusunu Hissedememesi ve Hac 22/

İlm-i ilâhîden koptu gelen bilgiyi kim görebilir?

Cenâb-ı Hak’ın kendi zat-ı uluhiyetinden koptu geldi. Onun gönlüne Cenâb-ı Hak akıttı onu. Bu kayda girmeyen bir şeydir. Cenâb-ı Hak varlık aleminde olacak olan bütün her şeyi kitaba yazdı ana kitaba. Eyvallâh. Yaprak şu zaman şurada düşecek, şu zaman şu olacak, şu zaman bu olacak. Eyvallâh. Yazıldı oraya. Bu, peygamberlerin hususi olarak kalplerine gelen Kur’ân ayetinin dışında vahiyet, Kur’ân ayetinin dışında vahiyler, büyük mürşid-i kâmillerinin gönüllerine gelen ilhamlar ilm-i ilâhîden gelir. Onun çıkış yeri orasıdır. Onun çıkış yeri. O yüzden melekler deyip o ilme şaşkın kalırlar. Bilmiyorlar çünkü. Bir şey, o ana kitaba yazıldı ya, o yazılıp da oradan çıktıktan sonra onu bir melek görebilir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2025: Münkirlerin Gönül Kokusunu Hissedememesi ve Hac 22/

Hakîm-i Senâî’nin beyti ne anlatıyor?

Hakîm-i Senâî’nin can elinde cihanın göklerine iş buyuran gökler var. Ruh yolunda nice inişler, nice yokuşlar, nice yüksek dağlar ve denizler var. Beyitlerin tefsîri. can elinde cihanın göklerine dedi, ruh, can dedi. Ve o bazı demek ki ruhlar var. O ruhlar ne yapıyor? Cihanın göklerinde âlemin göklerinde iş buyuruyor göğe. Bir gök başka bir göğe iş buyuruyor. Normalde bunu Senâî’nin beyeti, Hazret-i Pîr bunu şerh ediyor şimdi. Hakîm-i Senâî malum çok ünlü bir sufi. Onun da mesnevisi var. Ama tabi Hazreti Mevlânâ’nın mesnevisinden sonra diğerleri mesnevi hükmü kalkmış onlarda artık.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hakîm-i Senâî Beyti ve Mesnevî 2035: Gayb Âleminin Bulutu, Cürüf-

Gayb âleminin başka bir bulutu, başka bir yağmuru, başka bir göğü, başka bir güneşi vardır ne anlama gelir?

Fakat o ancak havasa görünür. Normalde buna baktığımızda Hazret-i Pîr tabi bu Gayb âlemiyle alakalı bu âlemle alakalı bilgileri, bu âlemle alakalı oradan kopup gelen hikmetleri sıradan insanların bilemeyeceğini, göremeyeceğini söylüyor. Tabi normalde buna baktığımızda Allâh’a yakın olan kimseler bunu ancak görür noktasında duruyor. Burada normalde Gayb dediğimizde Gayb’den anladığımız ne olacak? Buna bu açıdan baktığımızda biz varlığın dereceleri altında biz en son dereceyiz. ne derecesi? Bu insan derecesi, Adem derecesi. Biz bu insan derecesi, Adem derecesinde yaşayan varlıklarız. Bunun bir üst makamı var. O ne? Şehadet mertebesi diyoruz biz oraya. bir şeyin şahitlendiği, görüntüye çıktı.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hakîm-i Senâî Beyti ve Mesnevî 2035: Gayb Âleminin Bulutu, Cürüf-

Gayb’ın anlatımı nedir?

Burası bize Gayb mi? Evet. Allâh bilinmez idi. Burası normalde Gayb Cenâb-ı Hak herhangi bir zahir nokteye bilinirliğe çıkmamış hali. Sonra Cenâb-ı Hak bilinmekliye istedi ilk taayyün. Bunu Aravi ilk taayyün olarak tarif eder. normalde ilk taayyün dediğinde Cenâb-ı Hak’ın bütün sıfatsal tecelliyatları tabirca ise Allâh’ın Allâh olarak Allâh olup, bilinmesi, bilinmekliye geçmesi. Bunun normalde ikinci taayyünü vardır. İkinci taayyün de yine tırnak içerisinde Arabiye’ye göre o ayahını sabite dediğimiz yerdir. Şimdi Gayb alemi dediğimizde, dediğimizde burada herkesin kendince kendi manevi durumuna göre anladığı şey girer orta yere. Bir kimse için gözün burnunun ucu dahi Gayb olabilir. O onun Gayb’ı ile alakalı. Bir kimse için 10 yıl sonrası Gayb olabilir. Bir kimse için 100 yıl sonrası Gayb olabilir. Bir kimse için şahadet mertebesi Gayb olabilir. Ama o şahsı bağlıyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hakîm-i Senâî Beyti ve Mesnevî 2035: Gayb Âleminin Bulutu, Cürüf-

Ruhların mertebesi nedir?

Bunun bir üst mertebenin bir üst mertebesi de taayyünsüzlük. Allâh bilinmez idi hadisi kutsudaki. Allâh bilinmez idi. Burası bize Gayb mi? Evet. Gayb’den benim anladığım şeyler. Burası bize Gayb mi? Evet. Allâh bilinmez idi. Burası normalde Gayb Cenâb-ı Hak herhangi bir zahir nokteye bilinirliğe çıkmamış hali. Sonra Cenâb-ı Hak bilinmekliye istedi ilk taayyün. Bunu Aravi ilk taayyün olarak tarif eder. normalde ilk taayyün dediğinde Cenâb-ı Hak’ın bütün sıfatsal tecelliyatları tabirca ise Allâh’ın Allâh olarak Allâh olup, bilinmesi, bilinmekliye geçmesi. Bunun normalde ikinci taayyünü vardır. İkinci taayyün de yine tırnak içerisinde Arabiye’ye göre o ayahını sabite dediğimiz yerdir. Şimdi Gayb alemi dediğimizde, dediğimizde burada herkesin kendince kendi manevi durumuna göre anladığı şey girer orta yere. Bir kimse için gözün burnunun ucu dahi Gayb olabilir. O onun Gayb’ı ile alakalı. Bir kimse için 10 yıl sonrası Gayb olabilir. Bir kimse için 100 yıl sonrası Gayb olabilir. Bir kimse için şahadet mertebesi Gayb olabilir. Ama o şahsı bağlıyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hakîm-i Senâî Beyti ve Mesnevî 2035: Gayb Âleminin Bulutu, Cürüf-

İlk taayyün nedir?

Bunu Aravi ilk taayyün olarak tarif eder. normalde ilk taayyün dediğinde Cenâb-ı Hak’ın bütün sıfatsal tecelliyatları tabirca ise Allâh’ın Allâh olarak Allâh olup, bilinmesi, bilinmekliye geçmesi. Bunun normalde ikinci taayyünü vardır. İkinci taayyün de yine tırnak içerisinde Arabiye’ye göre o ayahını sabite dediğimiz yerdir. Şimdi Gayb alemi dediğimizde, dediğimizde burada herkesin kendince kendi manevi durumuna göre anladığı şey girer orta yere. Bir kimse için gözün burnunun ucu dahi Gayb olabilir. O onun Gayb’ı ile alakalı. Bir kimse için 10 yıl sonrası Gayb olabilir. Bir kimse için 100 yıl sonrası Gayb olabilir. Bir kimse için şahadet mertebesi Gayb olabilir. Ama o şahsı bağlıyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hakîm-i Senâî Beyti ve Mesnevî 2035: Gayb Âleminin Bulutu, Cürüf-

İkinci taayyün nedir?

İkinci taayyün de yine tırnak içerisinde Arabiye’ye göre o ayahını sabite dediğimiz yerdir. Şimdi Gayb alemi dediğimizde, dediğimizde burada herkesin kendince kendi manevi durumuna göre anladığı şey girer orta yere. Bir kimse için gözün burnunun ucu dahi Gayb olabilir. O onun Gayb’ı ile alakalı. Bir kimse için 10 yıl sonrası Gayb olabilir. Bir kimse için 100 yıl sonrası Gayb olabilir. Bir kimse için şahadet mertebesi Gayb olabilir. Ama o şahsı bağlıyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hakîm-i Senâî Beyti ve Mesnevî 2035: Gayb Âleminin Bulutu, Cürüf-

Havasa görünür ne anlama gelir?

Normalde o gayb alemi dediğimiz başka bir bulutu, başka bir yağmuru, başka bir göğü dediğinde biz şimdi buluta farklı manadan bakacağız. O zaman yağmuru farklı manadan bakacağız. Göğe de farklı mana vermemiz gerekir. Evet zahiren baktığımızda nedir? Bulut buluttur. yağmur taneciklerin öyle söyleyelim. Veyahut da buharlar toplanır, bulut olur. Sonra yağmur halinde tabiatın dengesi değişir. Hava sıcaklığı, soğukluğu değişir. Rutubet değişir. Ondan sonra yağmur olur, yağar. Ama bu nerede olur? Bir de gökte olur.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hakîm-i Senâî Beyti ve Mesnevî 2035: Gayb Âleminin Bulutu, Cürüf-

Tasavvufî Bakış ve Havâss-Avâm Ayrımı nedir?

O zaman tasavvufi manada baktığımızda, sufice baktığımızda o zaman yağmura farklı mana vermemiz lazım. Buluta farklı mana vermemiz lazım. Göğe farklı mana vermemiz lazım. Bir de Hakim Senai’nin söylediği söz var. İş buyuran gökler. İş buyuran gökler deyince o zaman her mertebeyi bir gök olarak al, her mertebeyi. Ve bir üst mertebedeki mesela insan mertebesi, insan mertebesinin üzerinde şehadet mertebesi var. Şehadet mertebesi insan mertebesine tecelli ediyor. O zaman Cenab-ı Hakk’ın ilm-i ilâhîden doğan, ilm-i ilâhîsinden çıkan bir şey, ilm-i ilâhîsinden çıkan bir şey, önce ruhlar mertebesine, çünkü ilm-i ilâhî ayağını sabit eyle anlamamız mümkün. Veyahut da ilm-i ilâhîye baktığımızda Hz. Muhammed Mustafa’nın ruhaniyeti ve nuraniyeti noktasından bakmamız lazım.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hakîm-i Senâî Beyti ve Mesnevî 2035: Gayb Âleminin Bulutu, Cürüf-

İlm-i ilâhî nedir?

Cenab-ı Hakk’ın zatından çıkan olan ilimin ilk tecelli ettiği yer nur-u Muhammediye’nin üzerinde. İlk tecelli ettiği yer. Veyahut da arabice baktığımızda ilk tecelli ettiği yer ikinci tayün. ayağını sabit e. İkinci tayün. Cenab-ı Hakk’ın kendi zat noktasında Allâh Celle Celaluhu ve bütün bilinen bilinmeyen, adı konulmuş konulmuş, bütün sıfatlar onda cemen olmuş, onda toplanmış. Ve oradan gelen ilm-i ilâhî, oradan gelen bütün ilimler ayağını sabit eye tecelli ediyor. Ayağını sabit eden non-ruhlar alemine, ruhlar aleminden misal alemine, misal alemine, şehadet alemine, şehad命 aleminden insan seviyesine, insan alemine tecelli ediyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hakîm-i Senâî Beyti ve Mesnevî 2035: Gayb Âleminin Bulutu, Cürüf-

Havas ehirleri nedir?

Ve burası Cenab-ı Hakk’ın lütfu ikramı. Kul çalışır, gayret eder ama burası bu nokta, bu perde, bu seviye Cenab-ı Hakk’ın lütfu ile alakalı, ikramı ile alakalı. Çalışma sebep ama burası özel bir yer. Bakara süresi âyet 269. Bunun Kur’ân’daki delili. Allâh hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çok hayır verilmiştir. Bunu ancak akıl sahipleri düşünüp anla. Demek ki burası neymiş? Allâh hikmeti dilediğine verir. Sen beğen beğenme, sen kabul etme. Allâh dilediğine bu hikmeti verir. Sen çalış çalışma, gayret etme. Buradan küçük bir Şeyh Efendi ile alakalı not düşeyim mi? Allâh rahmet eylesin. Şeyh Efendi ile böyle sohbet ediyoruz. Özel iki kişiyiz. Usta Efendi dedi, oğlum dedi, niceleri dedi bu vazifeyi bekliyordu dedi. Alimler, hafızlar. Ben diyordum ki dedi, alim insanlar var, hafız insanlar var. Vazifeyi onlara verin. Ama dedi, Cenâb-ı Hak bize nasip etti dedi.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hakîm-i Senâî Beyti ve Mesnevî 2035: Gayb Âleminin Bulutu, Cürüf-

Kur’ân-ı Kerîm okuyarak yolda giden hafız nedir?

Yolda giderken Kur’ân-ı Kerîm okuyarak gider. Bildiğiniz hafız böyle. Ben dervişlik hayatım boyunca öyle disiplinli, hemen hemen günlük 5000 tevhid çeken başka bir kimse tanımadım. Buna da ailem bana. Her sabah Kur’ân-ı Kerîm okur, günlük 5000 tevhidini çeker. Böyle disiplinlidir. Bakın böyle disiplinlidir. Onun bana söylediği şey. Şimdi Şeyh Efendi ile bunu konuştuk baş başa. Usta Efendi dedi, ben görevi bana bekliyordum dedi. Nasıl dedim abi ya? E dedi ben de nakibin-i kabbayım.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hakîm-i Senâî Beyti ve Mesnevî 2035: Gayb Âleminin Bulutu, Cürüf-

Şeyh Efendi ile özel konuşmaların sebebi nedir?

Bu sefer bunları eskiler dahil çoğu kimse bilmez. Sebebi Şeyh Efendi ile bizim özel konuşmalarımızdan.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hakîm-i Senâî Beyti ve Mesnevî 2035: Gayb Âleminin Bulutu, Cürüf-

Nevşehir’de o akşam zahiren açıklanacağını Ali abi bilmiyor mu?

Nevşehir’de o akşam zahiren açıklanacağını Ali abi bilmiyor. Geliyor dergaha oturuyor. Tabii Şeyh Efendi de geliyor. Bombayı tabiri caizse patlatan Ali abi Nevşehir’de. Yine eskiler bilir küçücük bir yer vardı içinden su çıkardı rutubetli.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hakîm-i Senâî Beyti ve Mesnevî 2035: Gayb Âleminin Bulutu, Cürüf-

İbrâhîm Hoca’nın Vedâ Ziyâreti nedir?

Karabaş silsilesinden İbrâhîm Hoca’nın vefâtından önce müridlerini ziyâreti — İrşâd Dergisi hâtırâtı; Mustafâ Özbağ Efendi sohbetlerinden naklî menkıbe; sûfî vedâ âdâbı (helâlleşme, son nasihatlar) — Kuşeyrî, er-Risâle , bâbu’l-vasiyyet; Sühreverdî, Avârifü’l-Maârif , bâbu’l-vefât; Mustafa Kara, Türk Tasavvuf Tarihi Araştırmaları ; «mevtin sırrı» — İbn Atâullah, el-Hikem ; Hz. Peygamber’in vefâtı yaklaşırken Hz. Ebû Bekir’i imâmlığa tâyini — Buhârî, Ezân 39; Müslim, Salât 21.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hakîm-i Senâî Beyti ve Mesnevî 2035: Gayb Âleminin Bulutu, Cürüf-

Zikrullâh’a düşman olanlar neden kâfir sayılır?

Zikrullâh’a düşman olan kâfirdir. Bu ülkede var. Onlar saklı Ermeni, saklı Sebahatiyyat, saklı Mason. Onların normalde ne oldukları belli değil. Bunlar kendilerini kemalizmin arkasına sığınmışlar, layıklığın arkasına sığınmışlar. Onlar din düşmanı. Onlara bakarak biz onları İslam zannediyoruz. Biz onları Müslüman zannediyoruz. Bu ülkenin bütün vatandaşlarını Müslüman zannediyoruz. Değil. İçinde Ermeni dönmeleri var, içinde Yahudi dönmeleri var. Bu ülkede onlar yaşıyorlar. İçinde kafir, kemalistler var. İçinde normalde deistler var, ateistler var, dinsizler var, şeytana tapanlar var. Bu ülkede var bunlar. Başka bir yerde değil. Bunlar zaman zaman İslammış gibi görünüp zikrullâh’a ve yapılan zikir törenlerine bu ibadetlere saldırıyorlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Zümer 22, Kalbin İslâm’a Açılması ve Halaka-i Zikrullâh’ın Sünnet

Zikrullâh halakasından uzak zikri bilmeyen kimselerle evlenen insanlar neden dervişlerdir?

Zikrullâh halakasından uzak zikri bilmeyen kimselerle evlenen insanlar, dervişler. Nereye koştuğunuzun farkında değilsiniz. Bir kimse içinden dahi zikrullaha düşman olsa otomatikman manevi olarak nikahı düşer. Doğan çocuk annesi babası belli veledi zina olur. Ama bu bizim içimizde bu masonic zihniyet, bu gavur zihniyet, bu batıcı zihniyet, bu fuhuşcu zihniyet, bu kumarcı uyuşturucu zihniyet. Bu ne yazık ki batı ahlakını kendisine ahlak etmiş çürük zihniyet bizim içine bunu yerleştirdi.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Zümer 22, Kalbin İslâm’a Açılması ve Halaka-i Zikrullâh’ın Sünnet

Zikrullâh’a düşman olan bir kimse ne durumdadır?

Zikrullâh’a düşman olan kâfirdir. Bu ülkede var. Onlar saklı Ermeni, saklı Sebahatiyyat, saklı Mason. Onların normalde ne oldukları belli değil. Bunlar kendilerini kemalizmin arkasına sığınmışlar, layıklığın ark, sığınmışlar. Onlar din düşmanı. Onlara bakarak biz onları İslam zannediyoruz. Biz onları Müslüman zannediyoruz. Bu ülkenin bütün vatandaşlarını Müslüman zannediyoruz. Değil. İçinde Ermeni dönmeleri var, içinde Yahudi dönmeleri var. Bu ülkede onlar yaşıyorlar. İçinde kafir, kemalistler var. İçinde normalde deistler var, ateistler var, dinsizler var, şeytana tapanlar var. Bu ülkede var bunlar. Başka bir yerde değil. Bunlar zaman zaman İslammış gibi görünüp zikrullâh’a ve yapılan zikir törenlerine bu ibadetlere saldırıyorlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Zümer 22, Kalbin İslâm’a Açılması ve Halaka-i Zikrullâh’ın Sünnet

Bahar yağmuru ne tür bir etki yaratmaktadır?

Bahar yağmuru bağı nazü naim ile besler. Yetiştirir. Güz yağmuru ise bozar, sarartır. Bahar yağmuru malum. Bütün toprağa düştüğünde bereket olur, rahmet olur. Ağaçlar yeşillenir, bitkiler yeşillenir. Meyveler, sebzeler hepsi de yeşillenir. Neş’i nev’a bulur.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1846. Beyt: Bahar/Güz Yağmuru, Ehlullâh’ın Nefesleri ve Ş

Güz yağmuru neden bitkilere zarar verir?

Güz yağmuru dediğimiz kış yağmurları, sonbahar yağmurları bunlar da normalde baktığınız zaman o bana sıtma verir dedi. Zamansız yağan yağmur. normalde o da ne yapıyor? O zamansız yağmurlar da bitkileri bozuyor. Mesela meyveyi bozuyor, zamans nadı dolu yağıyor, zamansız bir yağmur yağıyor. Meyvelleri, bitkileri, mantar yapıyor, ne bileyim çürütüyor, böyle bir şekilde bunun normal gidişatını bozuyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1846. Beyt: Bahar/Güz Yağmuru, Ehlullâh’ın Nefesleri ve Ş

Bahar yağmuru insanlar için ne anlama gelir?

Hatta bahar yağmuru insanın üzerine de berekettir. İlk bahar yağmurunda soyunup yağmur direk bedenine değmesi de sünnettir. Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri baharda ilk yağmurda soyunur, vücuduna o yağmurun değmesini isterdi. Şifadır çünkü. Aynı zamanda bahar yağmuru, o suyunu biriktirse bir kimse, onun suyu da insana şifadır.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1846. Beyt: Bahar/Güz Yağmuru, Ehlullâh’ın Nefesleri ve Ş

Güz yağmuru insan hayatına nasıl benzetilir?

Bu yağmur misali ki bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurur da onu sararmış görürsün. Sonra da çerçöp olur. Cenâb-ı Hak bu ayette de dünya hayatının böyle bir geçici olduğunu ve yağmurla biten bir bitkiye benzetiyor burada da ve normalde bu da güz yağmuru gibi. Bu da sonuçta sararıyor. O yüzden o sararması, kuruması aynı insan hayatı gibi nasıl bahar yağmuru, neşvine vayledi o bütün böyle hayat verdi, can verdi. Sonra da güz yağmuruyla ne oldu? Hayat sona erdi, bitti. bitkinin hayatı sona erdiği gibi insanın da hayatı sona erdi. Güz yağmuru da işine normalde bu meselenin sonu.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1846. Beyt: Bahar/Güz Yağmuru, Ehlullâh’ın Nefesleri ve Ş

Dünya hayatı nasıl bir benzetme ile açıklanmaktadır?

Bu da ayrı bir hayat standardı. Dünya ayrı bir hayat standardı. Anne karnı ayrı bir hayat standardı. Ruhlar ayrı bir hayat standardı. Normalde hayat standardı değişti. Kabir alemine gittin. Kabir alemi ayrı bir hayat standardı. Ya cennetten bir pencer açılacak, cenneti izleyeceksin. Ya da cehennemde bir pencer açılacak, cehennemi izleyeceksin. Kabir hayatı, ne kadar bunu izleyeceksin? Bu senin günahlarınla, kusurlarınla alakalı. O günahları, o kusurları kabir hayatında yaşayacaksın, mahşerde hesabın biraz daha hafifleyecek. Mahşere biraz daha hafiflemiş olarak gidecek. Ümmet-i Muhammed için geçerli bu. Onun orada kabirde ızdırap yaşaması, mahşerdeki hesabını taberi caizse azaltacak onu. Müminler için geçerli. Kafir olarak ölenler için geçerli değil. Bu da ayrı bir hayat standardı.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1846. Beyt: Bahar/Güz Yağmuru, Ehlullâh’ın Nefesleri ve Ş

Kabir alemi ne tür bir hayat standardı sunar?

Kabir alemi ayrı bir hayat standardı. Ya cennetten bir pencer açılacak, cenneti izleyeceksin. Ya da cehennemde bir pencer açılacak, cehennemi izleyeceksin. Kabir hayatı, ne kadar bunu izleyeceksin? Bu senin günahlarınla, kusurlarınla alakalı. O günahları, o kusurları kabir hayatında yaşayacaksın, mahşerde hesabın biraz daha hafifleyecek. Mahşere biraz daha hafiflemiş olarak gidecek. Ümmet-i Muhammed için geçerli bu. Onun orada kabirde ızdırap yaşaması, mahşerdeki hesabını taberi caizse azaltacak onu. Müminler için geçerli. Kafir olarak ölenler için geçerli değil. Bu da ayrı bir hayat standardı.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1846. Beyt: Bahar/Güz Yağmuru, Ehlullâh’ın Nefesleri ve Ş

Mahşer ne tür bir hayat standardı sunar?

Mahşer ayrı bir hayat standardı. Mahşer çünkü öyle kimisine çok hızlı, kimisine çok yavaş. Kimisi hızla mahşerde yürüyüş alanını bitirip hesap yerine uğrayacak. Hatta bazıları hesap yerine uğramadan direkt cennetlik olacak. Bir hesabı görülecek olanlar var, bir de hesabı görülmeyecek olanlar var. Hesabı görülmeyecek olanlar da direkt oradan uyandıkları gibi hızla, onlar da maneviyatlarına göre hızları da değişecek. inşâallâh sizin hızınız en az, en kötü, en kötümüz, hızı en az olan olsun, hesaba çekilmeden en son gidelim. Ne yapalım biz de öyle kör topal gidelim, hızımız az olsun, en son gidelim. Hesaba çekilmeden gidelim biz de inşâallâh. Ümidimiz, umudumuz o.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1846. Beyt: Bahar/Güz Yağmuru, Ehlullâh’ın Nefesleri ve Ş

Dervişlerin cehennemde ne işi vardır?

Dervişin cehennemde ne işi var Allâh’ın izniyle. şey değil yani. Atacak başka kimse bulamadı da dervişleri mi atacak yani. O yüzden atacaksa atsın bütün gavurları bu pis Yahudileri atsın hepsini. Cehennemi onlarla doldursun. Bize ne? Kalmasınlar cahmet ya. İnşallah. Âmîn. Bu da ayrı bir hayat standardı.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1846. Beyt: Bahar/Güz Yağmuru, Ehlullâh’ın Nefesleri ve Ş

Bahar yağmuru insanlar için ne tür bir bereket sunar?

Cenâb-ı Hak rahmetini saçar, lütfunu ikramını ihsanını saçar, hidayetini saçar bahar yağmuru gibi. Bütün böyle insanlar eğer fıtratlarına göre istidaatlarına göre o yağmurdan faydalanırlar. Kış, yel ve güneş de böyledir. Bunların tesirleri de zamanına göre ayrı ayrıdır.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1846. Beyt: Bahar/Güz Yağmuru, Ehlullâh’ın Nefesleri ve Ş

Manevi tecelliyatlara kendisini kapatan bir kalp sahibi ne yapamaz?

O zaman burada rüzgarın bir suçu kabahat yok. O zaman peygamberlerin bir kabahat yok. O zaman normalde velilerin, mürşid-i kâmillerin, evliyaların, müminlerin bu konuda kabahat yok.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Velilerin, mürşid-i kâmillerin gönlüne gelen vahiy nasıl nitelendirilir?

Tabii Peygambere gelen vahiy ile karıştırır diye ulema, cumhûr ulema, velilerin, mürşid-i kâmillerin gönlüne gelen vahiy ilham olarak nitelendirmişler. Bu alimlerin, ulemanın nitelendirmesi.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Allâh’ın Meryem’e vahiy ettiğini nerde okuyabiliriz?

Allâh Meryem’e vahiy etti diyor. Allâh arıya da vahiy etti diyor. Allâh dağın normalde, yere de göğe de vahiy etti diyor. Âyât-ı Kerîme’nin metninde hepsinde vahiy olarak geçiyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Bahar rüzgarlarının manevi manası nedir?

Bu hal onlara böyle bir manevi ilham gelince onların vücutlarına, onların azalarına da tecelleda. Onun görüntülerine de tecelleda.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Müminlerin düşman safına koyanlar ne yaparlar?

Bir Müslüman’ın, bir mümini, bir kimse düşman safına koyduysa kâfirdir o. Çünkü mümin mümine düşmanlık yapmaz. Varsa eksikliği nasihat eder. Mümin mümine düşmanlık yapıyorsa onun kalbi kâfir kalbidir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Manevi rüzgarın tesiri altında kalan bir kimse ne hisseder?

O manevi rüzgar onu Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri gibi onu takip ettirip, öyle sohbet ettirip zikurla yaptırıyor. Ve o halakalarda duran kimseler kendilerini açabildikleri kadar o manevi feyizden nasiplerini alırlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Sütün manevi ilim anlamında ne ifade eder?

Süt çünkü manada ilme yorulur. Rüyada da süt ilimdir. Zikrullâh da halde süt içirildiysen sana ilmi ilahiden ilm-i ledünden verilecektir sana. Ya kazada getirdiler bir tas süt içirdiler değil mi? Sütün tadı ağzında.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Hz. Muhammed Mustafa’nın ümmetindeki manevi ilim nasıl açıklanır?

Ama sen sütü içmek de senin ümmetin dediği ilim ehli olacak manevi ilim. O yüzden Hz. Muhammed Mustafa’nın ümmyette olan manevi ilim, Adem’den bu zamana kadar gelen bütün peygamberlerin ümmetlerinde görülmemiş bir manevi ilim vardır. Görülmemiş.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Kur’ân ve sünnetten uzaklaşmanın etkisi nedir?

Bu Kur’ân ve sünnetten uzaklaştığımızdan kaynaklanıyor. Yoksa hem zahiri ilim noktasında hem de manevi ilim noktasında ümmet-i Muhammed’in önüne geçebilecek olan hiçbir topluluk yoktur.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Bahâr Serînliği Hadîsinin zahiri manası nedir?

Peygamber dedi ki, dostlar, bahar serinliğinden sakın vücudunuzu örtmeyin. Çünkü bahar rüzgarı ağaçlara nasıl tesir ederse, sizin hayatınıza da öyle tesir eder. Fakat güz serinliğinden kaçının. Çünkü o bahar ve çubuklara ne yaparsa, sizin vücudunuza da onu yapar dedi.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Delalette yaşamaya devam edenlerin sonu ne olur?

O dalâlette yaşamaya devam edince de, Cenâb-ı Hak ne yaptı? Onların kalplerini ve kulaklarını mühürledi. Çünkü o delaleti ısrar edenlerden. Tamamiyet de kendini delalete vakfetmiş. Rabbim bizleri onlardan eylemesin.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Manevi tecelliyatlara kendisini kapatan bir kalp sahibi neden bu hidayetten faydalanamaz?

O zaman burada rüzgarın bir suçu kabahat yok. O zaman peygamberlerin bir kabahat yok. O zaman normalde velilerin, mürşid-i kâmillerin, evliyaların, müminlerin bu konuda kabahat yok. Çünkü o kimse kendisini delalete kitledi. Delalette kaldı. Allâh muhâfaza eylesin.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Zeytin çiçeğinden meyve oluşumu nasıl açıklanır?

Bizim orada zeytin çiçek tutar, çiçekten sonra küçücük bir meyve olur, böyle küçücük, çok küçük daha. Çiçeğini döker, küçük küçük zeytin meyvesi olur. Biz ona tohur deriz ona. İzmir’in bayındır dili. Enteresan bizim oranın dili var. Tuhaf, başka yerde başka bir manada olan bizim orada başka bir mana.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Bayındır dili nedir?

Böyle bir kafası kırık bir memleket işte. Siz öğrenin Fatih, muhtar çiçekten meyveye dönünce ne oluyor? Adı tohur. Demirtaşlılar da bir şey demediler. Biz bayındırlıyız diyorlar ama. Ne diyorsunuz? Tohum diyorsunuz. Zeytin tohumu diyorsunuz, tohuma döndü yani, çiçekten tohuma döndü. Tohumla tohurun arasında bir fark yok, hadi kabul ettik. Sıkıntı yok. Bayındır, demirtaş kardeş ya. Oktağından çekilin yalnız.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Bahar serinliği nasıl manevi bir ilim olarak açıklanır?

Tabii Peygambere gelen vahiy ile karıştırır diye ulema, cumhûr ulema, velilerin, mürşid-i kâmillerin gönlüne gelen vahiy ilham olarak nitelendirmişler. Bu alimlerin, ulemanın nitelendirmesi. Yoksa Âyât-ı Kerîme’de Allâh Meryem’e vahiy etti diyor. Allâh arıya da vahiy etti diyor. Allâh dağın normalde, yere de göğe de vahiy etti diyor. Âyât-ı Kerîme’nin metninde hepsinde vahiy olarak geçiyor. o bahar rüzgarlarının manevi manası tasavvufi olarak o arifi billahların, o mürşid-i kâmillerin gönüllerine gelen ilhamlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Velilerin, mürşyid-i kâmillerin gönlüne gelen vahiy nasıl nitelendirilir?

Tabii Peygambere gelen vahiy ile karıştırır diye ulema, cumhûr ulema, velilerin, mürşid-i kâmillerin gönlüne gelen vahiy ilham olarak nitelendirmişler. Bu alimlerin, ulemanın nitelendirmesi. Yoksa Âyât-ı Kerîme’de Allâh Meryem’e vahiy etti diyor. Allâh arıya da vahiy etti diyor. Allâh dağın normalde, yere de göğe de vahiy etti diyor. Âyât-ı Kerîme’nin metninde hepsinde vahiy olarak geçiyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Müminlerin düşman safına koyanlar ne yapar?

Bir Müslüman’ın, bir mümini, bir kimse düşman safına koyduysa kâfirdir o. Çünkü mümin mümine düşmanlık yapmaz. Varsa eksikliği nasihat eder. Mümin mümine düşmanlık yapıyorsa onun kalbi kâfir kalbidir. Allâh muhâfaza eylesin.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Manevi rüzgarın etkisi nedir?

O manevi rüzgar o kimsede cezbe hale getirir. Cezbe hale gelince o kimsenin korkusu kalmaz. Herhangi bir baskıdan, herhangi bir dış etkenden korkusu kalmaz. o kimse o manevi rüzgarın tesiri altında. O manevi rüzgar onu Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri gibi onu takip ettirip, öyle sohbet ettirip zikurla yaptırıyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Sütün manevi ilim olarak nasıl açıklanır?

Rüyada da süt ilimdir. Zikrullâh da halde süt içirildiysen sana ilmi ilahiden ilm-i ledünden verilecektir sana. Ya kazada getirdiler bir tas süt içirdiler değil mi? Sütün tadı ağzında. Sütün tadı ağzında. O sana ilm-i ledünden gelmiştir. Sana manevi ilim veriliyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Hz. Muhammed Mustafa’nın ümmetindeki manevi ilim nedir?

Ama sen sütü içmek de senin ümmetin dediği ilim ehli olacak manevi ilim. O yüzden Hz. Muhammed Mustafa’nın ümmetinde olan manevi ilim, Adem’den bu zamana kadar gelen bütün peygamberlerin ümmetlerinde görülmemiş bir manevi ilim vardır. Görülmemiş. Ne İbrahim’in ümmetinden ne Musa’nın ümmetinden ne İsa’nın ümmetinden. Ne Adem’in ümmetinden ne diğer peygamberlerin ümmetinden.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Kur’ân ve sünnetten uzaklaşma neden önemlidir?

Bu Kur’ân ve sünnetten uzaklaştığımızdan kaynaklanıyor. Yoksa hem zahiri ilim noktasında hem de manevi ilim noktasında ümmet-i Muhammed’in önüne geçebilecek olan hiçbir topluluk yoktur. Bu sütle alakalı oradan dem vuralım. Ama bir kimse de bu manevi tecelliyatları kapalıysa o zaman da ona yapacak bir şey yok.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2044. Beyt: Kuru Ağaç-Bahâr Rüzgârı ve Her Âyetin Zâhiri-

Zâhir ve Batın ayrımı neden önemlidir?

Geçen hafta bu hadisi rivayet edenler zahiri manasını vermişler ve yalnız zahiri manasıyla kanaat etmişlerdir. Buraya ders yapmıştık ve ders bu noktada ayetlerin zahir ve batınıyla alakalıydı. Böyle olunca ayetlerin zahir ve batınları varsa, hadîs-i şeriflerin de zahir ve batınları vardır. Bu manadaydı. Aynı şekilde Hazret-i Pîr bu minval üzerinden devam ediyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2050. Beyit: Zâhir-Bâtın, İlm-i Ledün ve Mürşid-i Kâmil Y

Avamın bazı hakikatleri neden anlamakta zorlanır?

Avam bazı hakikatlerini anlamakta, görmekte güçlük çekiyorlar. Çünkü onların işleri, güçleri, hayatı oturtturttukları alan din değil. Normalde böyle bir şey onlar işin hakikat penceresine baksalar da veya hakikatten bir sırra sahip olsalar onlar o sırrı da götüremezler. Bazı mahrem meseleler vardır. O mahrem meseleyi aslında eski sufiler avamın içerisinde konuşmamışlar. Cebriyeye düşebilir, kaderiyeye düşebilir mesela.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2050. Beyit: Zâhir-Bâtın, İlm-i Ledün ve Mürşid-i Kâmil Y

Nefsi Kuran Sünnet dairesine bağlamak ne anlama gelir?

Nefsini sağlam bir kazığa bağla. Ondan sonra Allâh’a tevekkül et. Sen nefsinin sağlam bir kazığa bağlamadıktan sonra teveykkülün tevekkül değil. Tedbirin tedbir de değil. Doğru tedbir ne? Nefsine deveyi sağlam kazığa bağlamaktan kasıt, nefsinle mücadele et.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2050. Beyit: Zâhir-Bâtın, İlm-i Ledün ve Mürşid-i Kâmil Y

Zahir ulema neden hakikati göremeyen körler olarak görülür?

Zahir ulema, zahir insanlar, zahir dermişler meselenin hakikatini görmekten uzaktırlar. Ve zaten onlar hakikati göremediklerinden dolayı da körleşirler. O körlüklerini de ilim olarak görürler. O karanlığı da aydınlık olarak görür. İşin en acı tarafı da bu. Karanlığın içindedir. Aydınlık görmemiş iş çünkü.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2050. Beyit: Zâhir-Bâtın, İlm-i Ledün ve Mürşid-i Kâmil Y

Peygamberlerin zahiri ve batını nasıl bir bütünlük içinde yer alır?

Bütün İslam, Adem’den Muhammed Mustafa’ya kadar hepsinin zahiri olduğu gibi batını da vardır. Peygamberlerin zahirleri olduğu gibi batınları da vardır. Kitapla beraber onlara hikmet verildi. O hikmet, ilm-i ledündür, işin batın tarafıdır. Onlar meselenin hakikatine vakıftırlar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2050. Beyit: Zâhir-Bâtın, İlm-i Ledün ve Mürşid-i Kâmil Y

Cennetlik olmanın kolaylığı neden vurgulanmaktadır?

Cennetlik olmak isteyenin yolu sonu vardır. Cennetlik olmak kolaydır. İslam’da en kolay şey cennetlik olmaktır. Hele bu zamanda cennet o kadar çok kolaydır ki bu zamanda. Bu zamanda bir kimse haramlardan kendini uzak tutsun, namazını kılsın, farzları yerine getirsin. Ehli cennettir o.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2050. Beyit: Zâhir-Bâtın, İlm-i Ledün ve Mürşid-i Kâmil Y

Gençlerin evliyâlığı nasıl açıklanmaktadır?

Bu zamanda bir kimse iman edip imanında sabit kalıp farzlarını yerine getiriyorsa evliyadır o. O evliyadır. O kimse çünkü haram işlemek o kadar kolay ki elinin altında bütün haramlar. Ben bazen gençler kız erkek ayrıştırmadan zikrullâh gelmiş, derse gelmiş. Ayaklarının altını öpmek lazım. Sebebi gençler için o kadar her şey basit ki. Her şey basit. Hele bugünün gençleri ceplerinde para var rahatları yerinde keyifleri yerinde anne babalar hizmetkar onlara.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2050. Beyit: Zâhir-Bâtın, İlm-i Ledün ve Mürşid-i Kâmil Y

Dervişin avamı neden zahirde kalanları içerir?

Dervişin de zahirde kalanları vardır. İşin hakikatini görmez. Kendi çocuğunu terbiye edeyemeyen gelir orada gelmiş gencecik çocuğu terbiye edeceğim diye uğraşır. Evdeki oğlunu terbiye edemez. Evdeki kızını terbiye edemez. Gelir buradakileri terbiye edeceğim diye uğraşır. Ya sen evdekini terbiye et. Bırak burayı sen. İşin zahir tarafı o.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2050. Beyit: Zâhir-Bâtın, İlm-i Ledün ve Mürşid-i Kâmil Y

Bok böceği benzetmesi neden kullanılmıştır?

Aravi için, Aravi öyle der. İnsanlar kendi hakikatlerine koşarlar. Çok affedersiniz. Bilmem ne böceği, onu yuvarlayacak. Onun için o iş o. Dışarıdan baktığınızda, hakikat noktasından bakmazsak biz onu küçük görürüz. Çok özür dilerim, bok böceği deriz ona. Şimdi gençler bok böceğini de bilmezler. Hiç görmemişlerdir. Çünkü toprak görmediler, hayvan görmediler, gübre görmediler, görmediler. Çocuklar ne yazık ki bir toprağa ayakları değmedi bizim. Bir toprakla neşir olmadılar. Bu aviyane bir sözmüş gibi görünür. Halk dilinde bunun adı bok böceği der.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2050. Beyit: Zâhir-Bâtın, İlm-i Ledün ve Mürşid-i Kâmil Y

İbrâhîm Aleyhisselâm Mancınık Kıssası hangi tasavvuf terimleriyle ilişkilidir?

İbrâhîm Aleyhisselâm Mancınık Kıssası, Halîlullâh, Tevekkül, İmtihân gibi tasavvuf terimleriyle ilişkilidir. Bu terimler Süleyman Uludağ Tasavvuf Terimleri Sözlüğü "Halîlullâh-Tevekkül-İmtihân" maddelerinde ele alınmıştır.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2056: Velinin Sıcak-Soğuk Edebi ve İbrâhîm Aleyhisselâm M

Sıddîka’nın aşkı coşup edeberiyayetle peygambere sordu mu?

Sıddîka’nın aşkı coşup edeberiyayetle peygambere sordu. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri bir sahâbe vefat etmişti. Ve sahâbe vefat edince o günlük güneşcikti. Ama Allâh Rasulü sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri üzerine yağmur yağmış gibi ıslak bir şekilde geldi. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri üzerine yağmur yağmış şekilde gelince, hava güzel öbür günlerin hepsi de  ıslanmadı. Hazret-i Peygamber ıslandı. Konu buydu. Hazret-i Peygamber’e sordu. Ey şu varlığın hülâsası, vücudun züptesi, bugünkü yağmurun hikmeti neydi? Bu yağmur rahmet yağmurlarından mıydı? Yoksa tehdit için mi yağıyordu? Pek yüze pek azametli Allâh’ın adaletinden miydi? Bu yağmur bahara âyet lütuflardan mıydı? Yoksa afetlerle dolu güz yağmuru muydu?

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2060: Sıddîka’nın Yağmurun Sırrını Sorması

Ey şu varlığın hülâsası, vücudun züptesi, bugünkü yağmurun hikmeti neydi?

Sahâbe vefat edince o günlük güneşcikti. Ama Allâh Rasulü sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri üzerine yağmur yağmış gibi ıslak bir şekilde geldi. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri üzerine yağmur yağmış şekilde gelince, hava güzel öbür günlerin hepsi de ıslanmadı. Hazret-i Peygamber ıslandı. Konu buydu. Hazret-i Peygamber’e sordu. Bu yağmur rahmet yağmurlarından mıydı? Yoksa tehdit için mi yağıyordu? Pek yüze pek azametli Allâh’ın adaletinden miydi? Bu yağmur bahara âyet lütuflardan mıydı? Yoksa afetlerle dolu güz yağmuru muydu?

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2060: Sıddîka’nın Yağmurun Sırrını Sorması

Yağmurun hikmeti neydi?

Ey şu varlığın hülâsası, vücudun züptesi, bugünkü Bu yağmur rahmet yağmurlarından mıydı? Yoksa tehdit için mi yağıyordu? Pek yüze pek azametli Allâh’ın adaletinden miydi? Bu yağmur bahara âyet lütuflardan mıydı? Yoksa afetlerle dolu güz yağmuru muydu?

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2060: Sıddîka’nın Yağmurun Sırrını Sorması

Yağmurun niteliği sorgulanıyor mu?

Bugünkü yağmurun hikmeti neydi? Bu yağmur rahmet yağmurlarından mıydı? Yoksa tehdit için mi yağıyordu? Pek yüze pek azametli Allâh’ın adaletinden miydi? Tabii burada yağmurun niteliği sorgulanıyor. bunu Hz. Ayşe Annemiz bugünkü yağmurun hikmeti neydi deyince o günkü yağmurun bu manada niteliği sorgulanıyor. demek ki yağmurun bir tarafı var rahmet, bir tarafı var tehdit, bir tarafı var adalet. Yağmurun bir tarafı var rahmet, yağmurun bir tarafı var tehdit, yağmurun bir tarafı da var adalet.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2060: Sıddîka’nın Yağmurun Sırrını Sorması

Yağmurun hangi yönleri sorgulanıyor?

Bugünkü yağmurun hikmeti neydi? Bu yağmur rahmet yağmurlarından mıydı? Yoksa tehdit için mi yağıyordu? Pek yüze pek azametli Allâh’ın adaletinden miydi? Tabii burada yağmurun niteliği sorgulanıyor. bunu Hz. Ayşe Annemiz bugünkü yağmurun hikmeti neydi deyince o günkü yağmurun bu manada niteliği sorgulanıyor. demek ki yağmurun bir tarafı var rahmet, bir tarafı var tehdit, bir tarafı var adalet. Yağmurun bir tarafı var rahmet, yağmurun bir tarafı var tehdit, yağmurun bir tarafı da var adalet.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2060: Sıddîka’nın Yağmurun Sırrını Sorması

Yağmurun bir tarafı rahmet, bir tarafı tehdit, bir tarafı adalet mi?

Bugünkü yağmurun hikmeti neydi? Bu yağmur rahmet yağmurlarından mıydı? Yoksa tehdit için mi yağıyordu? Pek yüze pek azametli Allâh’ın adaletinden miydi? Tabii burada yağmurun niteliği sorgulanıyor. bunu Hz. Ayşe Annemiz bugünkü yağmurun hikmeti neydi deyince o günkü yağmurun bu manada niteliği sorgulanıyor. demek ki yağmurun bir tarafı var rahmet, bir tarafı var tehdit, bir tarafı var adalet. Yağmurun bir tarafı var rahmet, yağmurun bir tarafı var tehdit, yağmurun bir tarafı da var adalet.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2060: Sıddîka’nın Yağmurun Sırrını Sorması

Dini termoloji olarak gaflet ne anlama gelir?

Bir kimsenin kendi nefsinin arzusuna uyması veya Âyet-i Kerîme’de o heva ve hevesini ilahi dinlediğini gördün mü? Âyet-i Kerîme’si mucibince heva ve hevesini ilahlaştırmak, ilah etmek. Bu tabii gafletten daha ileri bir boyutta ama bunu da biz gaflet olarak nitelendirebiliriz.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2066: Gaflet Âlemin Direği, Akıllılık Sudur

Gafletin neden alemin direği olduğu açıklanıyor mı?

Çünkü bu gaflete düşen insanlar olmamış olsa, normalde şey olarak dünyayı mağmur edecek hiç kimse yok. Bir kısım sufiler bazı şeyleri eksik anlıyorlar. Ve ben sufilik hayatımda bunlarla karşılaştım. Bir kısmı da dünya ile bağlarını kesmişler, dilencilik yapıyorlar. Veya bir kısmı dini dilenmek olarak algılanmış. Veya sufili, dervişli dilenmek olarak algılanmış. Bir kısmı da böyle algılanmış. bu ifrat ve tefretin arasında gidiyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2066: Gaflet Âlemin Direği, Akıllılık Sudur

Akıllı kimsenin vasfı nedir?

Akıllı kimsenin vasfı — Nûr 37 ve Ticârette Allâh’ı Unutmamak. Akıllı kimse odur ki hem ticaretini yapar hem alışverişini yapar hem de Allâh’ı zikretmekten geri kalmaz. Akıllı kimse dünyayı terk etmez, dünya sevgisini terk eder. O akıllı kimse ben evladımı sevmiyorum da demez. Evladını sever Allâh için sever, eşini sever Allâh için sever, arkadaşını sever Allâh için sever, şeyhini sever Allâh için sever. Allâh için sever. O gözünün gördüğü her şeyi sever ama sevgisi Allâh içindir. O sevdikleri onu Allâh’ın zikrinden geri döndürmez. O sevdiklerinden dolayı Allâh’ın zikrini terk etmez.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2066: Gaflet Âlemin Direği, Akıllılık Sudur

Cihadın terk edilmesinin sonuçları nelerdir?

Müslümanlar ne zaman cihadı bıraktılar, batılıların elinde köle oldular. Kafirlerin elinde oyuncak oldular. Cihadı terk ettikleri için. Cihadı terk ettikleri için namuslarının bir kıymeti kalmadı. Cihadı terk ettikleri için topraklarının bir kıymeti kalmadı. Cihadı terk ettikleri için kanlarının bir kıymeti kalmadı. Cihadı terk ettikleri için Müslümanların izzet ve şerefleri kıymet olarak kalmadı. Biz kendi kendimize izzetten şereften bahsediyoruz. Kendi kendimize bahsediyoruz. Bir batılı nezdinde, bir kafir nezdinde bizim izzet ve şerefimiz yok. Diledikleri zaman, diledikleri yerde soykırım yapıyorlar, katliam yapıyorlar. Ve bütün İslam dünyası bunu seyrediyor. Ve İslam dünyasının bu izzet ve şerefine dokunmuyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2066: Gaflet Âlemin Direği, Akıllılık Sudur

Velîlerin gönlü ve yokluktan yaratılış konusunu tartışıyorsunuz mu?

2024 Sohbeti #04 — Mesnevî 2080. Beyit: Velîlerin Gönlü ve Yokluktan Yaratılış. Bizim inancımız budur. Ve normalde Allâh’ın mülkünün dışında da bir şey yaratılması da mümkün değildir. Allâh’ın mülkünün dışına da çıkılması mümkün değildir. Bu da mümkün değil. Rabbim bizim idrakimizi açsın inşallah. Ve en önemli şurası kendince. Yokluk bu manevi anlamda yokluk insan beyninin algılayabileceği bir şey değil. Bunu çok uzun zaman tefekkür ettim. Gelmiş olduğum sonuç şu. Beyin olarak insan beyin olarak bizim yokluğu anlamamız mümkün değil. Birisi anladığını söyleyebilir. Ben derim ki maşallah mübarek olsun. Ne anladın bize anlat yokluktan derim. Ne anladın bize anlat derim. Biz de öğrenelim derim. Ayrı mesele. Ama insan beyin olarak yokluğu tefekkür edip anlaması idrak etmesi benim açımdan mümkün değil.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2080. Beyit: Velîlerin Gönlü ve Yokluktan Yaratılış

Allâh’ın yoktan var etmesi konusunu tartışıyorsunuz mu?

Allâh bizi affetsin. burada normalde Cenâb-ı Hak bütün her şeyi yoktan var etti. biz normalde göklere baksak, yerlere baksak, fiziksel olarak varlığın ve hatta bugünkü dilde ne diyorlar? Evren mi diyorlar Gürkan? Evren diyorlar değil mi? Evrenin bak bu bugünkü bak şey İsmail görüyorsun benim de dilim bak bugünkü dile dönüyor yani. O kadar çok eski klasik değilim. Evrenin fiziksel genişlemesini düşünse ve evrenin normalde yıldızların ve hatta varlıkların hangi düzlem üzerinde yürütüldüğünü daha bulamadı teknolojiyi. Hangi düzlem üzerinde yürüdüğünü düşünseniz bu matematiği bulamadılar daha. düşünebiliyor musunuz? O kadar galaksi var o kadar yıldızlar var. Onların içerisinde yaşayanlar var. Onların üzerinde yaşayanlar var. Ne yerler ne içerler ne giyerler. Bizenkiler Mars’a gideceğiz diye uğraşıyorlar. Mars oluyorlar. Ayağa gittikleri şüpheli. Ayağdaya gittikleri şüpheli. Göbekli tepeyi açıyorlardı kapattılar. Dediler ki bugüne kadar kurguladığımız bütün ilim kendi kafamızdan ürettiğimiz her şey yalanmış. Kapatın dediler kapattılar. Sebep? Ulan bilgisayarı adamı yirmi bin yıl önce bulmuş orada. Bilgisayar var. Yirmi bin yıl önce cep telefonu var. Telefon şeyi var. Yirm, bin yıl önce sperm ile yumurtanın nasıl birleştiğinin resmi var. Kayada kayada. Aynı sperm’in modeli var. Aynı aynı. Yirmi bin yıl önce. Kapattılar. Neden? siz maymundan geldiydiniz ya? Maymun ahlaklılar. Battınız mı? Hiç de maymundan gelmemişiz. Onlar için öyle düşünecekler. Biz Adem’den geldik. Benim sıkıntım yokta. Ama maymundan geldiğini iddia edenlere evet maymuna çevrilmiş kavim var. Onların kalıntılarından olabilir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2080. Beyit: Velîlerin Gönlü ve Yokluktan Yaratılış

Yokluk ve varlık arasındaki ilişkiyi tartışıyorsunuz mu?

Normalde bir varlığın kendi başına var olması mümkün değildir. Herhangi bir varoluş kendi başına olması mümkün değildir. Onu yaratan Allâh’tır. Bizim inancımız budur. Ve normalde Allâh’ın mülkünün dışında da bir şey yaratılması da mümkün değildir. Allâh’ın mülkünün dışına da çıkılması mümkün değildir. Bu da mümkün değil. Rabbim bizim idrakimizi açsın inşallah. Ve en önemli şurası kendince. Yokluk bu manevi anlamda yokluk insan beyninin algılayabileceği bir şey değil. Bunu çok uzun zaman tefekkür ettim. Gelmiş olduğum sonuç şu. Beyin olarak insan beyin olarak bizim yokluğu anlamamız mümkün değil. Birisi anladığını söyleyebilir. Ben derim ki maşallah mübarek olsun. Ne anladın bize anlat yokluktan derim. Ne anladın bize anlat derim. Biz de öğrenelim derim. Ayrı mesele. Ama insan beyin olarak yokluğu tefekkür edip anlaması idrak etmesi benim açımdan mümkün değil. Yokluğu ancak kabul edersin kalbi olarak. Ancak kabul edersin kalbi olarak. Bunu geriye doğru yoklu bu manevi anlamda varoluş anlamında yokluğu söylüyorum. Yoksa ekonomik yokluk değil. Ekonomik yokluk hal oluyor. Biraz çalışırsın gayret edersin mücadele edersin. Allâh sana önünü açar senin. Senin o yokluğun kalmaz. Çalışırsın. Cenâb-ı Hak onun verir karşılığını sana. Benim dediğim o değil. Benim dediğim manevi yokluk. Varlıkla alakalı yokluğu anlamak. Bu insan idrakini insan aklını taberi caizse mat denger. Ve düşündüğün zaman kendi yaradılışını düşün. Diyor ki insanlara siz yoktunuz. Ya bunu düşündüğün zaman bir sefer hadi varlığını ispat et. Yoktunuz diyor çünkü. Seni yaratan Allâh var. Seni yaratan Allâh var. Seni de yoktan yarattı. Seni de yoktan yarattı. Çünkü senin için de diyor yoktunuz. Bunu tefekkür ettiği zaman bir kimse mat oluyor Allâh’ın önünde.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2080. Beyit: Velîlerin Gönlü ve Yokluktan Yaratılış

Gönül kehlibarının ne anlama geldiğini tartışıyorsunuz mu?

Şeyin kehlibarı demek merkezi demek. Çekici. Hakiki kehlibar çeker tozu, toprağı bir şey çeker. Kehlibarın hakiki kehlibarın kehlibarlığı oradan anlaşılır. Böyle önceden kehlibar tespih kullanmak bir özellikti. Böyle böyle otuz üçtük ne bileyim böyle elde çekmelik. Sonra da bu sıkma dandik kehlibarlar çıktı. Kehlibarın özü hakiki kehlibar mıknatıs gibidir. Etrafını etkiler. Çeker kendine göre. İnsanlar vardır, kehlibar gibidir. Çeker kendine insanları. Onun o çekiminden kurtaramazsın kendini. Mıknatıs gibi. Bakarsın peşine düşersin onun. O kehlibar gibidir o insan. Böyle bir Cenâb-ı Hak’tan vergidir o. Bir üzerinde çekicilik vardır. bir de insanların arasında öyle derler ya, şeytan tüyü ver bunda değil. Şeytan tüyü değil o. Çünkü şeytan tüyü üzerinde olanın müminliği çekiciliği olmaz. Müminin onun peşinden gitmez. Kehlibar gibi olanın peşinden gider mümin. O zaman normalde o kehlibar gibi çekme gönülle alakalı. Fizikle alakalı değil. Onun gönlünde o çekicilik var ise onun fiziğine de yansıdı. Gönlünde o çekicilik varsa ona ilham geldi. Ona vahiy geldi. Ona sırlar perde açıldı. Sebep onun gönlünde çekicilik var. Hem fikri olarak hem dil olarak hem de maneviyat olarak o kehlibarlık yapıyor. Çekim gücü fazla. O zaman Allâh nasıl vahiy ediyordu? Allâh’ın vahiy etmesi insanlara vahiy yoluyla. Ya perde arkasından yahut da bir elçi göndererekten vahiy ediyordu. Nereye vahiy? Nereye tecelli ediyor? O kimsenin gönlüne tecelli ediyor. Meryem’in gönlüne tecelli etti vahiy. İbrahim’in annesinin gönlüne tecelli etti vah, İbrahim’in annesinin gönlüne tecelli etti vahiy. Gönlüne tecelli etti. Vahiy Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hz.’in gönlüne tecelli etti. Şimdi velilerin gönlüne tecelli eder, ilham. O da vahiydir. Ama o dozacı aşağıda olduğundan biz ona ilham diyoruz yanlış anlaşılmasın diye. Yoksa o da vahiydir. Normalde tabi denize vahiy etti gibi insanı vahiy etmez. Ayrı mesela göklere vahiy etti gibi insanı vahiy etmez. Her vahyin derecesi vardır. Kendince. biz velilerin üzerine olan vahiy ilham olarak algılıyoruz. Ama bu normalde o zaman gönül öyle bir hale geldi ki sırrı çekti. Öyle bir hale geldi ilhamı çekti kendine. O gönül nasıl o hale gelmesi lazım? Eğer parladıysa, temizlendiysa zikrullâh ile cilallandıysa o gönüldeki sır perdeleri aralandı. Zikrullâh ile temizlendiysa o gönül parladı.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2080. Beyit: Velîlerin Gönlü ve Yokluktan Yaratılış

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları